zaman tüneli
sözlüğe sürekli veda eden yazarlar
zorunluluktan ediyorum, önceki 2 mahlasımı da kullandığım mail adresini de unuttuğumdan yeni hesap açmak zorunda olma saflığından tamemen.
devamını gör...
barış manço
henüz 18 yaşında olan özkan uğur'a kariyerinin başındayken ilk jazz bas gitarını hediye etmiş. özkan hiç değiştirmemiş gitarını. güzel adamların, en doğru notada buluşması.
(bkz: vefa)
(bkz: vefa)
devamını gör...
çaylak olduğu halde tanım girmek
(bkz: ben insan değil miyim)
yıllardır bir sürü sözlükte yazdım. en keyif aldığım süreç çaylaklık süreci oluyor. her zaman mantıklı şeyler yazılamıyor çünkü, çaylak entryleri de genelde pek okunmadığından yazması daha rahat oluyor. ama bazen de insan ciddiye alınmak istiyor tabii o noktada ehhhh deyip tanımları arttırmaya başlıyor çaylaklıktan kurtulmak için, mecbur.
yıllardır bir sürü sözlükte yazdım. en keyif aldığım süreç çaylaklık süreci oluyor. her zaman mantıklı şeyler yazılamıyor çünkü, çaylak entryleri de genelde pek okunmadığından yazması daha rahat oluyor. ama bazen de insan ciddiye alınmak istiyor tabii o noktada ehhhh deyip tanımları arttırmaya başlıyor çaylaklıktan kurtulmak için, mecbur.
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
iyi yayınlar arkadaşlar. dinlemedeyim.
noldu la, ses gitti.
noldu la, ses gitti.
devamını gör...
sözlüğe sürekli veda eden yazarlar
sayılmayız parmak ile, tükenmeyiz gırmak ile hey canım.
çok özür diliyorum, bir dahakine yazıyı kısa tutarım.
çok özür diliyorum, bir dahakine yazıyı kısa tutarım.
devamını gör...
superlux hd681
görünüş olarak 80'lerin kulaklık tasarımlarına benzeyen, 50mm sürücülere sahip yarı-açık stüdyo referans kulaklık. asıl amacı monitör olsa da yıllardır bilgisayar kulaklığı olarak kullanmakta olduğum model, alışınca standart kulaklıklar keyif vermemekte. malzeme kalitesi orta karar olsa da sesi gerçekten olağanüstüdür, iyi bir ses kartınız varsa ya da bilgisayarınıza dac bağlıysa müzikte aldığınız ses katlanarak artar. detaylar muazzamdır, enstrümanlar, sesler birbirine karışmaz olması gerektiği gibi katmanlıdır. görece bas, mid, tiz dengeli olsa da arada tizler bir miktar ıslıksı gelebilir, ekolayzır ile halledilebilecek bir şeydir tabii. rekabetçi oyunlarda da ses kasabilmeyi sağlıyor bir oyuncu kulaklığı kadar berrak ve nokta atışı duyabiliyorsunuz rakibin sesli hamlelerini, ayak seslerini vb. bu konuda da oldukça iyi. 2.5 metre kablosu ile kablo yetişmeyecek derdi de olmuyor. işin komiği 2 bin lira civarlarına satılan bu kulaklığın performansını alabilmek için diğer markalarda 5-10 katını ödemek zorunda kalmanız, bu da onu eşsiz yapıyor. kutu yerine şeffaf vakumlu bir ambalaj içinde, taşıma kesesi ve standart 3.5 jak'a döndürülerek eklemlenen ve profesyonel kullanım amaçlanan 6.3mm adaptörle geliyor.
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
tarkandan çalın lütfen. karma album gecesi yaparken kendıme sizlere de nostaljinin tadı yansısın:)
devamını gör...
iltifat mı hakaret mi belli olmayan kelimeler
son sevgilimle mesajlasma donemleri.
aksiyon almadan o birkac ay mesaj telefon trafigi oldu.
bana dedi ki:
-cok zarifsin. cok bilgilisin. normalde kibirli olman lazım. benim de o kibri alasagı etmem lazım. hep boyle yaparım kadınlara. ama sen ustune o kadar mutevazısın ki insan senle konusurken incitmiyim diye iki kere dusunuyor.
-ben hayatın en basında cok havalıydım. insanlar yanıma yaklasmaya cesaret edemezdi. ama sonra bana hayat ugradı. hayatta gormus gecirmis biri kibirli olamaz. ne haddime.
aksiyon almadan o birkac ay mesaj telefon trafigi oldu.
bana dedi ki:
-cok zarifsin. cok bilgilisin. normalde kibirli olman lazım. benim de o kibri alasagı etmem lazım. hep boyle yaparım kadınlara. ama sen ustune o kadar mutevazısın ki insan senle konusurken incitmiyim diye iki kere dusunuyor.
-ben hayatın en basında cok havalıydım. insanlar yanıma yaklasmaya cesaret edemezdi. ama sonra bana hayat ugradı. hayatta gormus gecirmis biri kibirli olamaz. ne haddime.
devamını gör...
yazarların an itibarıyla borç durumu
20 lira borcum var çiğköfteciye. aslında adam lafını bile yapmadı, olur mu öyle şey falan dedie , ben veriririm 2.kez gittiğimde.
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
başlıyor.
devamını gör...
anal
tehlikelidir kondom ve prep gereklidir. hıv kaparsınız.
devamını gör...
anal
severim. sevmeyeni sevmem.
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
birazdan ''nerede o eski bayramlar'' adlı konumuzla sizlerleyiz.
biz kimiz?
dinleyince öğrenirsiniz. *
biz kimiz?
dinleyince öğrenirsiniz. *
devamını gör...
yazarların an itibarıyla borç durumu
37000 alacak. deli ettiler. namusu kalmamış adamlar var. ne diyeyım kendı ağzıyla namussuz olana?
devamını gör...
cevaplandığı an sırra dönüşen bir soru
(bkz: ne yiyelim)
dünyanın en zor sorusu. herhangi biri sorana kadar kimsenin böyle bi derdi yokken sorulduğu an dünya duruyor, büyük bir sırra dönüşüyor. hele cevap (bkz: fark etmez) olursa asıl şamata başlıyor.
dünyanın en zor sorusu. herhangi biri sorana kadar kimsenin böyle bi derdi yokken sorulduğu an dünya duruyor, büyük bir sırra dönüşüyor. hele cevap (bkz: fark etmez) olursa asıl şamata başlıyor.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
'benim niye söylemek istediğim bu kadar çok şey oluyor lan' diye düşünürken yalnızlığımda çürümeye yüz tuttuğum aklıma geldi.
şimdi bu yalnızlık mıdır bilmiyorum fakat adına başka bir kılıf düşünmeye de üşeniyorum şu an açıkçası.
anlatıyorum, bence okumaya da üşenip yol alın buradan çünkü saçmalayacağım biraz.
şimdi efenim insanların konuşa konuşa kurduğu iletişim şeysinin bana yüklendiğini düşünmüyorum çünkü insanlarla yüzyüze konuşarak iletişim kurmaya çalışmak* benim için işkence gibi bir şey.
o an hem düşünüyorum, düşünürken aynı zamanda karşımdaki insanla konuşmaya ve mimiklerimi vs kontrol etmeye devam ediyorum, aynı zamanda kafamdaki binbir türlü düşünceleri toparlayıp bir şekilde sansürlemeye, duruma uygun hâle getirmeye çalışıyorum, bunu yaparken aynı zamanda konuşmaya devam etmeye çalışıyorum..
wtf?
hangisine odaklanayım derken hiçbirine odaklanamadan içine edip bırakıyorum efenim.
sonra da kaçarak uzaklaşıyorum.
işte bu yüzden yüzyüze iletişim bana uzak olan bir konu.
ve bu yüzden de bu gibi platformlar yardımıma koşabiliyor.
insanlara anlatmak istediğim ama anlatamadığım 989348 farklı konuyu gelip buraya anlatıyorum.
ve bu durum da beni yalnızlığımla daha çok baş başa bırakıyor.
bugün kiminle konuştuğumu bile uzun uzun düşündüm mesela.
hmm kolay gelsin denildi..
kedilerle konuşuldu..
müsait bir yerde inebilir miyim denildi..
biraz daha kedilerle konuşuldu..
çakmak istendi..
ve sanırsam dahası yok.
benim isteğimle mi yoksa istemsiz mi yok kısmını da uzunca düşündüm çünkü hayatımın büyük bir çoğunluğunda kendimi insanlardan. soyutlayarak geçirdim/geçirmeye çalıştım.
ilk başta bir huzura erdim gibi hissettim, sonra yalnızlığın dibine çökünce benim isteğimden bağımsız olarak yalnızlığa sürüklendim ve asıl bataklık kısmı orasıydı sanırım.
telefon rehberimde insan bile olmadığı dönemlerdi, insan olsa bile arar mıydım bilmiyorum gerçi.
bu yüzden bunu hak etmişim sanırım biraz.
hiç değilse o dönemler.
sonra büyüdüm, yeni insanlar tanıdım falan derken bu sefer tanıdığım insanlar benim isteğim dışında birdenbire ortadan kaybolmaya başladılar.
geriye de her insandan biriktirdiğim saçma anılar ve anı kutumdaki çöpler, fişler kaldı.
özlüyorum da açıkçası, yalan yok.
birisine bir şey anlatırken kaygılarda boğulmama hissini özlüyorum aslında daha fazla.
yolda yürürken öylesine arayabilmeyi ve neden aradığım konusunda bahane üretmek zorunda kalmamayı özlüyorum.
başa dönelim, bu yüzden anlatmak istediğim tonlarca şey oluyor.
siz benim hayali npc karakterlerimsiniz.
şimdi bu yalnızlık mıdır bilmiyorum fakat adına başka bir kılıf düşünmeye de üşeniyorum şu an açıkçası.
anlatıyorum, bence okumaya da üşenip yol alın buradan çünkü saçmalayacağım biraz.
şimdi efenim insanların konuşa konuşa kurduğu iletişim şeysinin bana yüklendiğini düşünmüyorum çünkü insanlarla yüzyüze konuşarak iletişim kurmaya çalışmak* benim için işkence gibi bir şey.
o an hem düşünüyorum, düşünürken aynı zamanda karşımdaki insanla konuşmaya ve mimiklerimi vs kontrol etmeye devam ediyorum, aynı zamanda kafamdaki binbir türlü düşünceleri toparlayıp bir şekilde sansürlemeye, duruma uygun hâle getirmeye çalışıyorum, bunu yaparken aynı zamanda konuşmaya devam etmeye çalışıyorum..
wtf?
hangisine odaklanayım derken hiçbirine odaklanamadan içine edip bırakıyorum efenim.
sonra da kaçarak uzaklaşıyorum.
işte bu yüzden yüzyüze iletişim bana uzak olan bir konu.
ve bu yüzden de bu gibi platformlar yardımıma koşabiliyor.
insanlara anlatmak istediğim ama anlatamadığım 989348 farklı konuyu gelip buraya anlatıyorum.
ve bu durum da beni yalnızlığımla daha çok baş başa bırakıyor.
bugün kiminle konuştuğumu bile uzun uzun düşündüm mesela.
hmm kolay gelsin denildi..
kedilerle konuşuldu..
müsait bir yerde inebilir miyim denildi..
biraz daha kedilerle konuşuldu..
çakmak istendi..
ve sanırsam dahası yok.
benim isteğimle mi yoksa istemsiz mi yok kısmını da uzunca düşündüm çünkü hayatımın büyük bir çoğunluğunda kendimi insanlardan. soyutlayarak geçirdim/geçirmeye çalıştım.
ilk başta bir huzura erdim gibi hissettim, sonra yalnızlığın dibine çökünce benim isteğimden bağımsız olarak yalnızlığa sürüklendim ve asıl bataklık kısmı orasıydı sanırım.
telefon rehberimde insan bile olmadığı dönemlerdi, insan olsa bile arar mıydım bilmiyorum gerçi.
bu yüzden bunu hak etmişim sanırım biraz.
hiç değilse o dönemler.
sonra büyüdüm, yeni insanlar tanıdım falan derken bu sefer tanıdığım insanlar benim isteğim dışında birdenbire ortadan kaybolmaya başladılar.
geriye de her insandan biriktirdiğim saçma anılar ve anı kutumdaki çöpler, fişler kaldı.
özlüyorum da açıkçası, yalan yok.
birisine bir şey anlatırken kaygılarda boğulmama hissini özlüyorum aslında daha fazla.
yolda yürürken öylesine arayabilmeyi ve neden aradığım konusunda bahane üretmek zorunda kalmamayı özlüyorum.
başa dönelim, bu yüzden anlatmak istediğim tonlarca şey oluyor.
siz benim hayali npc karakterlerimsiniz.
devamını gör...
ensar
kelime anlamı ne kadar hoş olsada, duyunca irkildiğim kelime.
devamını gör...
yazarların utandıkları zevkleri
yılan hikayesi izliyorum.
bok gibi bir dizi. 90'ların amerikan polisiye senaryo şablonu üzerine köylü kızını oturtmuşlar. ama izlemeden duramıyorum. bağımlısıyım. yemin ediyorum bonsai bağımlılığı gibi bir şey.
bok gibi bir dizi. 90'ların amerikan polisiye senaryo şablonu üzerine köylü kızını oturtmuşlar. ama izlemeden duramıyorum. bağımlısıyım. yemin ediyorum bonsai bağımlılığı gibi bir şey.
devamını gör...
yazarların an itibarıyla borç durumu
330k civari
devamını gör...