zaman tüneli

saat: 09:00
mw: 5,6
derinlik: 4.4

derinliği çok az olduğu için fazla hissedilmiş. elazığ, adıyaman, kahramanmaraş, adana, tunceli ve şanlıurfa'da da hissedilmiş. umarım yine aynı acıları yaşamayız. geçmiş olsun herkese.
devamını gör...

kedisever olduğundan şüpheleniyorum... bazen.
devamını gör...

bunun adı ister yeni osmanlıcılık olsun, ister romacılık hatta sovyetçilik olsun isterse başka şeyler olsun özetle bu hissiyatın adı nostaljidir, "eskiden günler ne kadar güzeldi, keşke saati geri çevirsek" isteğidir.

ancak ortada ne aynı saat var, ne de o günler o kadar güzeldi.

osmanlı imparatorluğu ortaçağda kurulmuş olması hasebiyle o dönemin modern imparatorluklarından birisidir. avrupalı ve asyalı çağdaşları ile kıyasla yenilikçi fikirleri olan bir imparatorluktur üstelik. feodal avrupa köylünün eline "aman isyan eder" korkusuyla silah vermezken, savaşlar genelde paralı asker silsileleri ile yapılırken; devlet-i ali osmani'nin tımarlı sipahiler ve sonradan gelen yeniçeriler gibi sabit bir ordusunun bulunması bu alandaki başarılarının sebeplerinden birisidir.

ama ekonomi diye bir gerçek de var. bu başlığı canlandıran entry'deki alıntıya cevaben şunu yazabiliriz. olayın sebebi gayrimüslim sayısının sabitlenmesi olarak görmek yanlıştır - nüfus arttı ama vergi toplama sistemi çöktü - hatta tüm ekonomik kanalları çöktü diyebiliriz. zira osmanlı imparatorluğunun ekonomisini çeviren şeyler fetih döneminde savaş ve ganimet, ele geçirilen yerlerden alınan ticaret yolu vergisi ve nüfustan alınan üretim vergisiydi. bunların üçü de aynı anda işleyen sistemlerdi.

savaşılarak ele geçirilecek toprağın ve ganimetin bitmesiyle birinci kalem denklemden çıkıyor, ipek yoluna alternatif yollar bulunmasıyla ikinci kaleme de elveda diyoruz son olarak kalan üretim vergisi de iltizam ve malikane ile zayıflayınca bunun sonucu geri dönülmez bir ekonomik kriz oluyor. iltizam dediğimiz şey tımarlı sipahi sistemi çökünce devletin belli bir bölgenin vergisini "tahmin edilen bir tutar" üzerinden bir müteahhide (mültezim - iltizamcı) satar. 150000 akçe toplarsa mesela 50000'i kar olarak kendine kalır. malikane ise iltizamın ömür boyu olan ve hatta babadan oğula geçen halidir. 1695'te devlet nakde sıkışınca "şimdi para lazım" denilerek uzun vadeli gelir, peşin fiyatına satılıyor. bu satış ile de daha sonra tanzimat ve ıslahat fermanlarında göreceğimiz ayan sınıfı doğuyor. yani öyle "he" diyerek geçilebilecek bir durum değil bu iş.

ki bunlar iç faktörler, dahası dünyanın geçirdiği bir üretim devrimi de var. kılıcın yerine ateşli silahlarla, el işi yerine makineleşmeyle, buhar gücüyle çalışan lokomotiflerle ve gemilerle dünyanın iyice "küçülmesiyle" sonuçlanan bir devrim bu. bu devrimden yalnızca osmanlı değil, avusturya-macaristan da nasibini alıyor. zira çok uluslu imparatorluklar, merkezi bürokrasiye sahip yapılar tarım ekonomisinden sanayiye geçişte zorlanıyorlar. ingiltere ise bu devrimin lokomotifi, ancak "imparatorluk" statüsü farklı: deniz aşırı koloniler, içsel siyaset reformları ile beraber 'güneşin batmadığı' yapının çöküşü 20. yüzyıla sarkıyor.

özetle geçmişe özlem duymak çok insani bir şey - ama geçmiş orada ekrarlanması beklenen bir olaylar silsilesinden ziyade "bunları yaptık, olmadı. niye olmadı?" diye sormak için var.

okuduğunuz için teşekkürler.
devamını gör...

dün akşam bunu düşünmüştüm bu sabah kardeşimle telefonda konuşurken deprem oldu, kız yer gök yıkılıyor diye çığlık attı, halen kötüyüm, hissedenlere geçmiş olsun.
devamını gör...

eskinin kahvehaneleri, bugünün kahvecileri…buralar toplumun her kesiminden insanın sosyalleştiği ortak alanlar.. evde de kahveni içersin elbette ama mesele kahve değil, bir iki insan görmek ya da bir arkadaşla muhabbet etmek.. ama işte insanların en küçük mutluluklarına bile bir bedel biçilmesi gerekiyor. talep arttı diye bazı sömürücü işletmeler bunu fırsata çevirecek.. çünkü yetinmeyi bilmiyor bu simsarlar.. bu ülkede deprem zamanı çadır fiyatları üçe katlanmıştı bu rezillikten sonra bu kazıklar hafif geliyor.
devamını gör...

dün salı pazarı yerine (19 mayıs 1919 - 2026 107. yıl münasebetiyle;) -tam- "istiklâl masamızı" taşıdık, kutlu olsun.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

güzel şehir. film ve romanlara da konu olmaktadır.
devamını gör...

nacizane bunu onem veren kızlara bir tavsiyede bulunmak istiyorum: riskli ortamlara girmeyin.

bende bazı konularda acayip bir ozguven vardır. celik gibi iradem olduguna inanırım. ama iste unıttugum kimsrnin iradesi sonsuz degil.

benim hikayem soyle oldu.

1-ilk sevgilimle aynı evde kaldık. evlenmeden dudagımdan bile opemezsin dedim evden kactım.
2-sonra japon sevgilimle bas basa kaldık. sevişmek istedi. evlenmeden mumkun degil dedim kactım.
3-sonra isvecli sevgilimle bas basa kaldık. evlenmeden mumkun degil dedim kactım.
4-sonra turk sevgilimle 3-4 defa bas basa kaldık. ben evlenmeden mumkun degil demeyi bsarıyordum. 5. defa bas basa kaldıgımızda oldu.

kendinizi sonsuz iradeli bir tanrıca sanmayın.
devamını gör...

basketbol zonguldak’tır.
devamını gör...

zaten bunun için reddetmiyor muyuz? aksi durumlar yedekte bekletmeye girer.
devamını gör...

darısı başıma.. tepemde bir tane var, evlere şenlik..
devamını gör...

şey gibi mi?

onlar matbaaya karşı çıktı ama bak biz internete karşı değiliz.
devamını gör...

isyerimin son gunu bir dunya guzeli zenci kızdan ve dunya tatlısı zenci erkekten aldıgım ki cok mutlu etti. kalp:

erkek:
-melek gibi kalbin var. cok fedakarsın. cok iyisin. umarım hayat sana guzellikler ve kendin gibi iyi insanlar getirir.

kız:
-bir senedir seni uzaktan izliyorum. ne dedikodu yaptıgını gördüm ne kimsenin arkasından konustugunu. guleryuzlu neseli kendi dunyandasın hep. bence harikasın.

tatlıslar ya.
cok mutlu olmamın bir sebebi de su. hani bazen biz kendimizi gorunmez zannediyoruz ya. degil aslında. herkes her seyin o kadar farkında ki.
devamını gör...

ahmet geri gel…

devamını gör...

e tabii öyle olacak. çünkü bizim kafamız basmaz, reyiz ekonomisttir...ekonomist reyizlerin ülkelerinde o tür şeyler olabiliyor..."maalesef" diyeceem de, maaleseflik bi durum yok, ülke bunu bilerek ve isteyerek seçiyor...öyle bir ülkeye ne denir, ben pek bilmiyorum.

siz biliyosunuzdur, siz bi diyiverin....
devamını gör...

normal.

bende hep soyle oluyor. hem reddidiyorlar hem de yıllarca yasını tutmamı bekliyorlar.
adamlar kırıcı gittiyse genelde uc gune yeni sevgili yapma eylimi var bende.
saygılı ve sevgi dolu gitmişlerse genelde bi sene yas tutuyorum.
neyse.
2015 yılıydı.
tam yeni bosanma filan.
bi cocukla mesajlasıyorduk bir senedir. cat diye gitti. cok da kırıcı sekilde.
bir iki hafta içinde bi cocuk buldu beni. yuzumde guller actı. kendisi zaman zaman arka planda baska sebepler oldugundan itibar kaybı yapmaya calıssa da gercekten cok romantik bir hikayeydi o iki uc ay. tutkulu. içten.
sonra işte diger cocuk bana kızdı filan.

yaptıklarınızla kadınlardan beklentileriniz bize biraz haksızlık degil mi?

ha 10 sene sonrasında aynı seyleri yasayacak olsam ne yapardım? bilmem;)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

iki tane köpüşümüz oldu. susamışlar su verdim, öğlen kaybolmazlarsa mama getiricem, gitmeyin lan bir yere.
devamını gör...

günaydın sözlük. kürkçü dükkanı gibi döndüğümüz yer burası oluyor hep. çünkü ne "dı oricinıl" sözlük gibi keşmekeş, kaos ve saçmalıklar dolu, ne de bir şeyleri okurken kendimi insanlık dışı tepki verirken buluyorum burada.
devamını gör...

mert fırat bir video paylasmıs:
kadınların guzel elbiseler giyip 3 cocugunun yanında yemek pişirdigi bir dunya ataerkil duzenin pazarlaması. basınızı oksayarak sizi evde oturtuyorlar. caresizlikten siddete ve aldatılmaya gıkınız cıkmıyor.

guzel elbiseler giyip iki cocuguma yemek pişirdigim bi dunya cok uyardı bana yaa. haftada uc gun de işe gitsem ideal.
submissive miyim neyim? ihih.
devamını gör...

ortaçağ seviciliğin ve gericiliğin yenisi eskisi olmaz. her zaman olduğu gibi ortaçağa ait olanların ortaçağda kalması gerekir.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim