zaman tüneli
içmedeyiz normal sözlük
bugün benim yerime içmenize gerek yok, istediğim kadar gömebileceğim (sonunda)
devamını gör...
içmedeyiz normal sözlük
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
çok entrysini görmüyorum. yalnız yazarları analiz ettiği bir-iki entrysini okumuştum bir vakit ve beğenmiştim. iyi bir gözlemci ve analizci sanıyorum. kalemi daim olsun..
devamını gör...
herkes yanlış yapıyor ben de yapmalıyım
yanlışsız bir hayat diye bir şey yok. hatta bazen hiç hata yapmayan insanlar yaşamaktan çok sürekli kendini korumaya çalışıyormuş gibi geliyor bana.
insan bazı kararları alırken sonucunun kötü bitebileceğini bile bile giriyor o yola. yine de giriyor. çünkü her şeyi hesaplayarak yaşamak bir noktadan sonra hayattan çok simülasyona benziyor. sürekli kontrollü, sürekli temkinli, sürekli sağlamalı ilerlemek dışarıdan doğru hayat gibi görünebilir ama insanın içinde acaba hiç yaşamadım mı hissi bırakabiliyor.
bence bazı yanlışlar insanın kendi deneyimini oluşturması için gerekli. başkasının anlattığı acıyla kendi yaşadığın şey aynı olmuyor çünkü. bazen bile bile düşüyorsun ki o düşüş sana ait olsun. cezasını çekiyorsun, utanıyorsun, pişman oluyorsun belki ama en azından gerçekten yaşamış oluyorsun.
insan bazı kararları alırken sonucunun kötü bitebileceğini bile bile giriyor o yola. yine de giriyor. çünkü her şeyi hesaplayarak yaşamak bir noktadan sonra hayattan çok simülasyona benziyor. sürekli kontrollü, sürekli temkinli, sürekli sağlamalı ilerlemek dışarıdan doğru hayat gibi görünebilir ama insanın içinde acaba hiç yaşamadım mı hissi bırakabiliyor.
bence bazı yanlışlar insanın kendi deneyimini oluşturması için gerekli. başkasının anlattığı acıyla kendi yaşadığın şey aynı olmuyor çünkü. bazen bile bile düşüyorsun ki o düşüş sana ait olsun. cezasını çekiyorsun, utanıyorsun, pişman oluyorsun belki ama en azından gerçekten yaşamış oluyorsun.
devamını gör...
başbakan sanchez'in partisine yolsuzluk baskını
abd ve siyonist oyunu olduğuna eminim ama ispatlayamam. bu dünyada dik durmanın bedeli var o yüzden sanchez başkan güçlü olmalı yoksa onu yiyecekler.
devamını gör...
başbakan sanchez'in partisine yolsuzluk baskını
ispanya’yı da karıştırıyorlar, geçmiş olsun…
başbakan pedro sanchez’in liderliğini yaptığı sosyalist işçi partisi’nin (psoe) madrid’deki genel merkezine, dün yolsuzluk soruşturması kapsamında polis baskını düzenlendi. mahkeme kararıyla gerçekleştirilen operasyonda, partinin olası yasa dışı finansman faaliyetlerine ilişkin belge ve bilgilere el konulmuş.
ayrıca sanchez’in eşi ve kardeşi hakkında “nüfuz kullanma” iddialarıyla yürütülen soruşturmalar sürerken, eski bir bakan ile üst düzey bir parti yöneticisinin de covıd-19 döneminde kurulduğu öne sürülen bir rüşvet ağıyla bağlantılı olduğu iddia ediyormuş. suçlanan isimler ise tüm iddiaları reddetmiş.
başbakan sanchez, kendisi ve ailesine yönelik suçlamaların siyasi amaçlı bir “karalama kampanyası” olduğunu savunuyor. muhalefet ise süreçte şeffaflık ve hesap verilmesi gerektiğini savunuyor. operasyonun bir mahkeme kararıyla yürütülen adli soruşturmanın parçası olduğu, şu an için iddiaların ve soruşturmaların devam ettiği, baskının tek başına suçun kesinleştiği anlamına gelmediğini de belirtmişler nihai değerlendirmeyi yargı sürecinin sonucunun belirlemesi bekleniyor.
youtube.com/shorts/rTmyGJeB...
başbakan pedro sanchez’in liderliğini yaptığı sosyalist işçi partisi’nin (psoe) madrid’deki genel merkezine, dün yolsuzluk soruşturması kapsamında polis baskını düzenlendi. mahkeme kararıyla gerçekleştirilen operasyonda, partinin olası yasa dışı finansman faaliyetlerine ilişkin belge ve bilgilere el konulmuş.
ayrıca sanchez’in eşi ve kardeşi hakkında “nüfuz kullanma” iddialarıyla yürütülen soruşturmalar sürerken, eski bir bakan ile üst düzey bir parti yöneticisinin de covıd-19 döneminde kurulduğu öne sürülen bir rüşvet ağıyla bağlantılı olduğu iddia ediyormuş. suçlanan isimler ise tüm iddiaları reddetmiş.
başbakan sanchez, kendisi ve ailesine yönelik suçlamaların siyasi amaçlı bir “karalama kampanyası” olduğunu savunuyor. muhalefet ise süreçte şeffaflık ve hesap verilmesi gerektiğini savunuyor. operasyonun bir mahkeme kararıyla yürütülen adli soruşturmanın parçası olduğu, şu an için iddiaların ve soruşturmaların devam ettiği, baskının tek başına suçun kesinleştiği anlamına gelmediğini de belirtmişler nihai değerlendirmeyi yargı sürecinin sonucunun belirlemesi bekleniyor.
youtube.com/shorts/rTmyGJeB...
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
çocukların bayram harçlıklarını çamaşırlarla beraber yıkamışım. hay ben böyle kafanın..
devamını gör...
severken ayrılmak
adabı vardır severek ayrılmanın. öyle ergenden hallice zayıf karakterlerle yaşanmaz böyle şeyler. hele ki; güzel temennilerle ayrıldıktan hemen bir gün sonra orası burası ayrı oynamaya başlayanlarla hiç yaşanmaz. ulan nasıl bir açlıkmış bu. bazı insanların tek odağı kafasını dağıtıp iyi hissetmek. inanılmaz bir sığlık. "ben şu an kendimi avutayım da hangi yolla olursa olsun. başka bir değer algım falan yok benim."
neyse ki ayrılınca maskeler düşer. acısını 3 gün bile hakkıyla sahiplenerek yaşayacak yüreğe sahip olmayıp gevşeklik peşinde kendini avutan bir zavallı çıkıverir karşına. çıplak gerçeği görmenin şükranıyla sıradaki yalan dolan beyhudeliklere yelken açarsın. ayrılık karakter turnusoludur.
neyse ki ayrılınca maskeler düşer. acısını 3 gün bile hakkıyla sahiplenerek yaşayacak yüreğe sahip olmayıp gevşeklik peşinde kendini avutan bir zavallı çıkıverir karşına. çıplak gerçeği görmenin şükranıyla sıradaki yalan dolan beyhudeliklere yelken açarsın. ayrılık karakter turnusoludur.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
event islerinde calistigini varsayarsam, allah kolaylik versin derim. 7/24 naz ve kapris cekiliyordur.*
devamını gör...
normal sözlüğü tanımlamak
(bkz: yalnız ve güzel ülke)
devamını gör...
erteleme hastalığı
bugün olmaz ali belki yarın. li li li ali desidero..
devamını gör...
yüzyıllık yalnızlık
çeklip yayınlanan dizisi de harika olmuş ayrıca. keşke sekiz değil on bölüm yapsalarmış da daha fazla detayı ekleselermiş.
son yüz yılda yaratılmış en iyi şey bu. tarihsel sosyoloji, kültürel antropoloji ve evrimsel psikoloji alanlarında ders olarak okutulmalı.
son yüz yılda yaratılmış en iyi şey bu. tarihsel sosyoloji, kültürel antropoloji ve evrimsel psikoloji alanlarında ders olarak okutulmalı.
devamını gör...
bodrum
mavinin bu isimle bir parfümü var. hediye gelmiş, yazlık hafif bir kokusu var. sanırım kızçeye vereceğim.
devamını gör...
yüzyıllık yalnızlık
yüzyıllık yalnızlık bir aile hikayesi gibi başlayıp insanlığın hikayesine dönüşen bir kitap bence. olaylar, buendía ailesinin kurduğu macondo kasabasında geçiyor ve roman yaklaşık yüz yıllık bir dönemi anlatıyor. ama düz bir aile anlatısı bekleyen biraz afallayabilir çünkü kitap sürekli gerçekle hayal arasında gidip geliyor.
ailenin kurucuları jose arcadio buendia ile ursula kuzen. daha en baştan ailede bir lanet korkusu oluşuyor ve akraba evliliği yüzünden domuz kuyruklu çocuk doğacağına inanıyorlar. roman boyunca da bu korku aslında ailenin kaderini simgeliyor gibi. çünkü nesiller değişse bile insanlar aynı hataları tekrar ediyor.
macondo’nun değişimi de baya etkileyici anlatılmış. başta dış dünyadan kopuk, sakin, neredeyse masalsı bir yer. sonra savaşlar geliyor, siyaset geliyor, şirketler geliyor ve kasaba yavaş yavaş bozuluyor. özellikle muz şirketiyle ilgili bölümler baya doğrudan latin amerika’daki sömürü tarihine gönderme gibi..
kitapta en kafa karıştıran şeylerden biri aynı isimlerin sürekli tekrar etmesi olabilir. sürekli jose arcadio ve aureliano çıkıyor karşımıza. kim kimdir diye anlayana kadar kafayı yedim bir süre itiraf etmem gerekirse. bu durum ilk başta zorlayabiliyor ama bir süre sonra bunun bilinçli yapıldığını anlıyorsun. çünkü yazar aslında karakterlerin kaderlerinin de tekrar ettiğini hissettirmek istiyor.
bir de büyülü gerçekçilik meselesi var tabii. normalde absürt gelecek olaylar romanda aşırı doğal anlatılıyor. yıllarca süren yağmur, hayaletlerle konuşmalar, göğe yükselen insanlar falan var ama kimse (yani ben) dönüp ama bu imkansız demiyor. garip olan şu ki sen de okurken bunu yadırgamamaya başlıyorsun. bana doğal bir şeymiş gibi geldi yani.
bence romanın en güçlü tarafı yalnızlık hissi. kitaptaki hemen herkes bir şeye saplanıp kalıyor: aşk, savaş, hırs, geçmiş… mesela albay aureliano buendia’nın durmadan altın balık yapıp sonra eritmesi baya unutulmaz bir detay. adamın bütün hayatı bir döngüye dönüşüyor resmen.
finalde ise roman boyunca yaşanan her şeyin aslında yıllar öncesinden yazılmış olduğu ortaya çıkıyor. ve bu son hissi gerçekten insanın içinde kalıyor. sanki bütün karakterler kaderlerinden kaçmaya çalışmış ama en başından beri sona doğru yürüyormuş gibi.
tamam kabul ediyorum, kolay okunan bir kitap değil bence ama okunması gerekli klasiklerden.. aşağıya kitaptan birkaç alıntı cümlesi bırakıyorum efenim. iyi okumalar..
“insanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın insanı değildir.”
“bir ilişkiyi kadın başlatır, kadın bitirir. ama başlatan ve bitiren, aynı kadın olmayabilir.”
“yüreğini kolla, aureliano,” dedi, “ölmeden çürüyorsun.”
ailenin kurucuları jose arcadio buendia ile ursula kuzen. daha en baştan ailede bir lanet korkusu oluşuyor ve akraba evliliği yüzünden domuz kuyruklu çocuk doğacağına inanıyorlar. roman boyunca da bu korku aslında ailenin kaderini simgeliyor gibi. çünkü nesiller değişse bile insanlar aynı hataları tekrar ediyor.
macondo’nun değişimi de baya etkileyici anlatılmış. başta dış dünyadan kopuk, sakin, neredeyse masalsı bir yer. sonra savaşlar geliyor, siyaset geliyor, şirketler geliyor ve kasaba yavaş yavaş bozuluyor. özellikle muz şirketiyle ilgili bölümler baya doğrudan latin amerika’daki sömürü tarihine gönderme gibi..
kitapta en kafa karıştıran şeylerden biri aynı isimlerin sürekli tekrar etmesi olabilir. sürekli jose arcadio ve aureliano çıkıyor karşımıza. kim kimdir diye anlayana kadar kafayı yedim bir süre itiraf etmem gerekirse. bu durum ilk başta zorlayabiliyor ama bir süre sonra bunun bilinçli yapıldığını anlıyorsun. çünkü yazar aslında karakterlerin kaderlerinin de tekrar ettiğini hissettirmek istiyor.
bir de büyülü gerçekçilik meselesi var tabii. normalde absürt gelecek olaylar romanda aşırı doğal anlatılıyor. yıllarca süren yağmur, hayaletlerle konuşmalar, göğe yükselen insanlar falan var ama kimse (yani ben) dönüp ama bu imkansız demiyor. garip olan şu ki sen de okurken bunu yadırgamamaya başlıyorsun. bana doğal bir şeymiş gibi geldi yani.
bence romanın en güçlü tarafı yalnızlık hissi. kitaptaki hemen herkes bir şeye saplanıp kalıyor: aşk, savaş, hırs, geçmiş… mesela albay aureliano buendia’nın durmadan altın balık yapıp sonra eritmesi baya unutulmaz bir detay. adamın bütün hayatı bir döngüye dönüşüyor resmen.
finalde ise roman boyunca yaşanan her şeyin aslında yıllar öncesinden yazılmış olduğu ortaya çıkıyor. ve bu son hissi gerçekten insanın içinde kalıyor. sanki bütün karakterler kaderlerinden kaçmaya çalışmış ama en başından beri sona doğru yürüyormuş gibi.
tamam kabul ediyorum, kolay okunan bir kitap değil bence ama okunması gerekli klasiklerden.. aşağıya kitaptan birkaç alıntı cümlesi bırakıyorum efenim. iyi okumalar..
“insanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın insanı değildir.”
“bir ilişkiyi kadın başlatır, kadın bitirir. ama başlatan ve bitiren, aynı kadın olmayabilir.”
“yüreğini kolla, aureliano,” dedi, “ölmeden çürüyorsun.”
devamını gör...
malazlar ve kav kibritleri
vasati 40 çöptür.
devamını gör...
seçici günahkar
ben sadece ve sadece içki günahı işlerim. insanları da bu günaha sürüklerim.
öyle yerim dar merim dar gelmeyeyim filan bana sökmez.
sevdiğim bir ağabeyim. sevdiğim insanları yanımda isterim.

mesela benim hak yeme günahım hiç yoktur.
zebani bana "sen niye buradasın yav" diye üzülünce, "yapacak bir şey yok. çok içtik zamanında... allah ne derse o."
araya gideceğiz.
öyle yerim dar merim dar gelmeyeyim filan bana sökmez.
sevdiğim bir ağabeyim. sevdiğim insanları yanımda isterim.

mesela benim hak yeme günahım hiç yoktur.
zebani bana "sen niye buradasın yav" diye üzülünce, "yapacak bir şey yok. çok içtik zamanında... allah ne derse o."
araya gideceğiz.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
babinne niye beni izliyorsun tiktok izlesene
devamını gör...
muşlettin amca
hurdadan g.t bezi (kâğıt) üretim procesi vardı rahmetlinin ama ömrü vefa etmedi maalesef.
güzel insandı.
güzel insandı.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
bu fondöten ne büyük bir şeymiş yahu. ben normalde sadece göz altlarım için kapatıcı kullanıyordum. bu nimetten hiç haberim yoktu - teoride biliyordum da pratikte yoktu yani - ahajjshaj. dün kardeşimin fondötenini kullandım ve vay canına böyle şeyler mi varmış dedim. tabii onun ten rengi benimkinden biraaz koyu olduğu için tam verimi alamadım. bugün kendime güzel bir tane fondöten alacağım. herhalde kapatıcıdaki gibi porcelen ya da fair almam gerekiyordur diye düşünüyorum. yemin ediyorum yüzümde kapatılacak pek bir şey olmadığı halde direkt +2 puan. net yani. işinizi biliyorsunuz kızlar. ahahjks.
devamını gör...