zaman tüneli

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mavi vatan tarzı bir şeyler zırvalamış bulunmaz hint kumaşı.
onu kaynatana söylesene sen.
devamını gör...

12 mart döneminde, yurt baskınları ve polis müdahaleleri sırasında başına aldığı öldüresiye cop darbelerini ve gördüğü şiddeti görmezden gelebilirseniz, tıpkı resmi kayıtlara geçtiği gibi, 5 mayıs 1973'te, henüz 25 yaşında iken yolda yürürken düşüp başını çarptığı için beyin kanaması geçirip öldüğünü kabul edebilirsiniz.

yırtarak geçiyor kalbimizden
hayatı da törpüleyen zaman

şuramızda bir şey var
acıya benzer
umuda benzer
böyle günlerde hayat
hem acıya, hem acıya benzer
devamını gör...

bence sevan nişanyan yada hafize gaye erkan olmalı.
sevan nişanyan'ın kars, ağrı ve van'ı ermenistan'a ihtimali var ama cbaşkanı olmak için pkk ile anlaşma yapmayacak bir insan.

hafize gaye aşırı popüler olmuştu. yolsuzluk dosyası yok, kk ve öö gibi akpye seçim kazandırmak için 8 takla atmayacak.

mansur yavaş hatta bence 3ü birden aday yapılmalı. böylece akpyi 3 koldan bombalama şansı olur.
devamını gör...

dünyanın en güzel kızları.
devamını gör...

ne ile uğraşıyorsun?
devamını gör...

bugün sabahtan beri kafamı kurcalayan sorunsal. öğrenmenin tek bir yolu var değil mi ? yine başlıyoruz.

dünya çapında çeşitli makaleler, bilgi birikimi ile zeka arasında bir korelasyon olduğunu gösteriyor. bu da şu anlama geliyor, istatistiksel olarak zeki kişilerin çoğunluğu bilgili de oluyor. ama korelasyonun nedensellikle asla karıştırılmaması gerektiğini zaten biliyoruz. korelasyon eş zamanlılıktır ve bilgili insanların aynı zamanda zeki olmaya eğilimli olduğunu gösterir. zekanın getirdiği öğrenme arzusu ve öğrenmekten edinilen haz, kişiyi bilgili olmaya eğilimli yapar. ama bu bize zekanın bir insanı bilgili yapabileceğini gösterir sadece. bizim problemimiz ise tam tersi. bilgi, bir insanı daha zeki yapabilir mi ? yani "geri zekalı bu" deyip geçtiğiniz o insan, o tahammül edemediğiniz cahil insan; acaba eline birkaç kitap alsa değişebilir mi ? ne kadar değişebilir ?

nörologlar, kitap okumanın beynin düşünme ve analiz etmeye yarayan neokorteks bölgesindeki aktiviteyi artırdığını tespit etmiş. beyinde bir bölgenin sık kullanımı da beynin bu bölgesinde gelişme ve büyüme görmemize olanak sağlıyor. buna tıpta (bkz: nöroplastisite) denir, yani beyin esnekliği. beynin kendisini kullanış şeklimize göre adapte etmesi. harika bir şey, değil mi.

londra taksi şoförleri üzerinde yapılan bir araştırmaya göre; şehrin binlerce karmaşık sokağını ezberleyen şoförlerin, beynin mekânsal hafıza ve yön bulmadan sorumlu bölgesi olan hipokampus alanlarının normal insanlara göre belirgin şekilde daha büyük ve gelişmiş olduğu tespit edilmiş.

beyin gelişiminde en kritik evre 0-6 yaş arası, olgunlaşma evresi 6-25 yaş arası olarak belirlenmiş. 25 yaşından sonra beyin esnekliğinin yine devam ettiğini ama eskisi kadar hızlı olmadığı görülmüş.

bizim asıl konumuza dönelim. bir insan bir şeyler öğrenerek zekasını hakikatte ne kadar artırabilir ?

cevap; nasıl öğrendiğine bağlı.

farklı türlerden kitaplar okumak beyin için müthiş bir egzersiz demektir. kişinin dünyayı algılayış şekli, bilgiyi analiz etmekteki becerisi, sorgulama kabiliyeti, farklı perspektifleri görebilme yeteneği bu sayede gelişir. bu gelişimin tek sebebi bilgi değildir. kitap okuyan insan sırf bilgi edindi diye zekileşmez. beynine idman yaptırdığı için gelişir. düşündükçe insan, düşünmeyi öğrenir ve öğrendikçe düşünmek hakkında düşünür. böylelikle daha önce düşündüğü şeyleri hangi koşulda düşündüğünü düşünmeye başlar. anlatabildim mi ?

bilgi eğer hazır olarak geliyorsa, internet ya da makale gibi kaynaklardan ediniliyorsa ve tek bir konu üzerineyse o biçimdeki bilgi ediniminin zekaya katkısı ne yazık ki yok denecek kadar az olur. ben ne entelektüeller gördüm, safsata yapmadan argüman sunamayan. bilgiyi edinmek herkesin yapabileceği bir şeyken, bilgiyi değerlendirmek ve sorgulamak herkesin harcı değildir.

ve işte bugün bunu anladım. bilgili olmak, zeki olmayı sağlamaz.

ama ne sağlar ? kitap okumak.
devamını gör...

sonkullanmatarihçisi: maalesef giymiyorsun.
ben: atlet giymem.
devamını gör...

hiç.

giymem.
devamını gör...

gayet kelimesinin nasıl bir ima taşıdığını anlamlandıramadığım sözlük başlığı.
devamını gör...

x'te önüme düştü ama meğerse 2022 yılına ait bir habermiş. ulan bana iş yerinde kadın amir ( cinsiyetçi bir saldırıysa karşı cinsten gelmesi gerekir) '' seni gidi pis kel'' dese, gülerek '' benzini schell'den malafatı kelden'' alacaksın derim. bu 3. dalga feministler, sjw'ler duyar kasa kasa bizi de kendilerine çevirecekler. ayrıca konuyla ilgili olarak gerçek bir taciz aranıyorsa buraya bakılsım.

(bkz: samsunspor başkanı yüksel yıldırıma keline attırayım denmesi)
devamını gör...

eseri aslına sadık kalarak okuyan isimlerden biri de üstadımız doğan dikmen...

eserin güzelliği notaya sadık kalındığı zaman ortaya çıkıyor. bin kere dinlesem bıkmam...



edit, eserin sahibi fehmi tokay, şarkısının alem olmuş haliyle okunmasından hiç hoşlanmaz, şarkıcıların kendilerinden kattıkları eklemeleri, süslemeleri beğenmez ve bu konudaki üzüntüsünü, sitemini yeri geldiğinde dile getirirmiş...
bu şarkının bestekarını sıkıntıya sokanlar artık öbür tarafta hesabını verirler diyelim...
devamını gör...

slife5r(yazar) da gelsin sahne şenlensin
devamını gör...

kış kurda geçirdi.
şimdi geçirme sırası kurtta.

(dinamik brazilian phonk müzik başlar)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
*
devamını gör...



tercihen vişneli ekmek kadayıfıyla birlikte.
devamını gör...

hiç yok. sadece bu. bu sözlüktekilere başka türlü yaklaşıp kendimi gizlememe gerek yok. kimin benimle problemi varsa yüzüme söyler, ben zaten hepinize gerekirse biraz sansürleyerek, bu sözlükte yasak o, sallıyorum...haaa ben sizin sevginizin de delisi değilim, yamuk yapan kadınlara da dayadım, okuyanlar var...

neden başka nick aliim ki?!...sizden mi korkucaam ?;;))
devamını gör...

herhangi bir şeyi istemeyen insanın "istemiyorum", bir soru sorulduğunda ayıp olur (!) diye "hayır" diyememesi.
devamını gör...

kötü bir şey değil aslında, askere gittim, temel eğitimler, yanaşık düzen zart zurt hepsi yapıldı, silahlarımız verildi, atış matış da yaptık. bir bölük subayı geldi, kelenderis....silahını ver bakıma göndereceğiz dedi...bende verdim. 1 hafta, 2 hafta, 1 ay silah yok...silahlı hareketleri ben bir sopayla yapıyorum, silah olmayınca nöbette yok tabi....misss. meğer dosyam gelmiş....döhöşköpöcö sempatizanı...kebap gibi askerlik yaptım.
devamını gör...

devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim