yazar: george orwell
yayım yılı: 1949
george orwell kitabı 1947 yılında yazmaya başladığında hasta ve yalnızdır. birçok zorluklarla yazdığı kitabı 1948 yılında tamamlar ve 48'i ters çevirip kitabın adını 1984 olarak belirler.
kitapta 3. dünya savaşı sonrasında dünya yeni bir şekle bürünür; okyanusya, avrasya ve doğu asya.
okyanusya'da mutlak hakimiyet büyük birader'dedir ve insanlar bu diktatör yönetim tarafından manipüle edilir. manipülasyonlara ve kontrol edilmelere karşı ayaklanma winston smith tarafından gerçekleşir.
''düşünün. çünkü henüz yasaklanmadı.''
yayım yılı: 1949
george orwell kitabı 1947 yılında yazmaya başladığında hasta ve yalnızdır. birçok zorluklarla yazdığı kitabı 1948 yılında tamamlar ve 48'i ters çevirip kitabın adını 1984 olarak belirler.
kitapta 3. dünya savaşı sonrasında dünya yeni bir şekle bürünür; okyanusya, avrasya ve doğu asya.
okyanusya'da mutlak hakimiyet büyük birader'dedir ve insanlar bu diktatör yönetim tarafından manipüle edilir. manipülasyonlara ve kontrol edilmelere karşı ayaklanma winston smith tarafından gerçekleşir.
''düşünün. çünkü henüz yasaklanmadı.''
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "gloria" tarafından 07.11.2020 19:35 tarihinde açılmıştır.
61.
kitapta iktidarın söylediklerini doğrulamak amacıyla ve insanları daha kolay yönetebilmek adını tarihin değiştirldiği yazıyor. yakın zamanda buna benzere bir bilgi edindim türk tarihi ile ilgili. defineciler tarafından bulunan gümüş bir parada osmanın babası ertuğrul,onın babası gündüzalp yazıyor. çok korkunç
devamını gör...
62.
güzel kitaptır lakin bu kadar popüler olmayı hak etmiyor. gidin biraz da cesur yeni dünya okuyun, biz okuyun. nedir bu george orwell sevdası kardeşim? daha güzelleri de var. okuyun, okutun.
devamını gör...
63.
george orwell'ın 1984 distopyasını başarılı bir şekilde kalemine aldığı romandır. kitap çok felsefik kitaplar okumayan insanlar için ağır gelebilir fakat düşünüldükçe yazarın kastettiği anlamlar soğuk su gibi yüze çarpar. okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
64.
bilim kurguda en sevdiğim kitaplardan biri. kesinlikle kendinizi kaybedeceğiniz zaman kavramını unutacağınız bir kitap. “insan kendi iktidarını bir başkasının üstünde nasıl gösterir winston? winston düşündükten sonra , ‘acı çektirerek’ dedi” en sevdiğim kısımdı. kendinizi sorgulamaya hazır mısınız. okuduğunuzda düşünce yapınız değişeceğinden eminim.
devamını gör...
65.
kitabın sonlarına doğru
winston ve o'brien arasındaki hapishane konuşmaları
insanın içindeki umudu, sirtaki yapar gibi kırıyor. (bkz: kütahya porselen) . o güzel winstonlar o güzel atlara binip gittiler....
winston ve o'brien arasındaki hapishane konuşmaları
devamını gör...
66.
ülkede herhalde okumayanın "aman cahil kalırım, okuyayım..." diye alıp hışımla okuduğu kitaptır. can yayınları artık öyle gözlü mözlü bir kapak yaptı ki kitap son 5 yılda peynir ekmek gibi delicesine sattı. ülkede entelektüellik ölçütü 1984, hayvan çiftliği, fahrenheit 451 ve cesur yeni dünya'yı okumak oldu. bir kitap influencerların elinde gezmeye başladıysa zaten artık o kitap ağırlığını da yitiriyor bana göre
kitap alın okuyun. tamam kitap okumak güzel bir şeydir. ama çıkıp da allah rızası için "aaaa aynı bizim ülke laaa. büyük birader de o şey işte bizimki aynı" demeyin. her okuyup bitiren mi aynı şeyleri söyler abicim... cidden hayret bir şey ya. okuyan herkes komplo teorisyeni kesiliyor.
o kitaptaki insanların bir seçme ya da karar verme şansları yok. veyahut iradeleri de yok. adam ibret olsun diye yazmış kitabı. "aaaa aynı biz lan" deme diye yazmış adam.
kitap alın okuyun. tamam kitap okumak güzel bir şeydir. ama çıkıp da allah rızası için "aaaa aynı bizim ülke laaa. büyük birader de o şey işte bizimki aynı" demeyin. her okuyup bitiren mi aynı şeyleri söyler abicim... cidden hayret bir şey ya. okuyan herkes komplo teorisyeni kesiliyor.
o kitaptaki insanların bir seçme ya da karar verme şansları yok. veyahut iradeleri de yok. adam ibret olsun diye yazmış kitabı. "aaaa aynı biz lan" deme diye yazmış adam.
devamını gör...
67.
dil bilenlerin kesinlikle ana dilinde (ingilizce) okuması gerektiğini düşündüğüm eser. can ve iş kültür yayınları çevirileri başarılı olmakla beraber hala orijinalindeki dilin etkileyiciğini tam yakalayamıyorlar bence; orijinalde her satırın arkasında başka bir satır var ve bu, maalesef, çeviriyle biraz aksıyor. onun dışında bir an önce okunması gereken kitaplar listesinin başında gelir, okuduktan sonra etrafa bakışınızda değişiklik olacağına emin olabilirsiniz.
devamını gör...
68.
geçenlerde zincir bir markette 3.95 etiketiyle gördüm toplu alıp tüm velilerime dağıtayım dedim ama şimdi acaba o benim okuduğum 1984 mü birde bu konu hakkında milli eğitim ne düşünür diyip vazgeçtim.
bu kitap hakkı ile okunursa bende yaptığı etkiyi yapar mı herkeste acaba ben politika ve ideolojilerden nefret etmiş ne kadar kaldırıldığımı öğrenmiştim.
bu kitap hakkı ile okunursa bende yaptığı etkiyi yapar mı herkeste acaba ben politika ve ideolojilerden nefret etmiş ne kadar kaldırıldığımı öğrenmiştim.
devamını gör...
69.
george orwell’ın açık ara en iyi romanıdır.
özgürlük iki kere ikinin dört ettiğini söylemekse eğer o kadar da matah bir şey olmasa gerek diye düşünebilirsiniz, ben öyle düşünmüştüm, belki hala da öyle düşünüyorum. bize sunulan özgürlükle zihnimizde çırpınan özgürlük fikri arasında azgın sularla çağlayan bir nehir akmakta. özgürlük okuduğun kitabın ne anlama geldiğine kendi kendine karar verebilmektir belki de.
smith günümüzün bir insanı. çok da eskilerde kalmadı o. hala aramızda. hatta neden gerçeği söylemiyoruz ki: smith içimizde. her tarafımızda bize izleyen gözlerle totaliterliği kabul edilebilir bir şey gibi gösteren hükümetlerin postalları altında derin bir hüzünle özgürlüğün tadını çıkarıyoruz.
ne acı! insan kime güveneceğini şaşırmış durumda. muhbirlik saygın bir mesleğe dönüşme yolunda çok uzun bir yol aldı.
dahası kelimelerimizi almaya başladılar elimizden. dilediğimizce düşünemiyoruz kelimesizlikten.
yalanlarla sarmalanmış bir dünyada elimizi bizi saran halatların arasındaki bir boşluktan çıkarıp özgürlüğü hissetmeye çalışıyoruz. ne bitmez yılmış şu 1984.
özgürlük iki kere ikinin dört ettiğini söylemekse eğer o kadar da matah bir şey olmasa gerek diye düşünebilirsiniz, ben öyle düşünmüştüm, belki hala da öyle düşünüyorum. bize sunulan özgürlükle zihnimizde çırpınan özgürlük fikri arasında azgın sularla çağlayan bir nehir akmakta. özgürlük okuduğun kitabın ne anlama geldiğine kendi kendine karar verebilmektir belki de.
smith günümüzün bir insanı. çok da eskilerde kalmadı o. hala aramızda. hatta neden gerçeği söylemiyoruz ki: smith içimizde. her tarafımızda bize izleyen gözlerle totaliterliği kabul edilebilir bir şey gibi gösteren hükümetlerin postalları altında derin bir hüzünle özgürlüğün tadını çıkarıyoruz.
ne acı! insan kime güveneceğini şaşırmış durumda. muhbirlik saygın bir mesleğe dönüşme yolunda çok uzun bir yol aldı.
dahası kelimelerimizi almaya başladılar elimizden. dilediğimizce düşünemiyoruz kelimesizlikten.
yalanlarla sarmalanmış bir dünyada elimizi bizi saran halatların arasındaki bir boşluktan çıkarıp özgürlüğü hissetmeye çalışıyoruz. ne bitmez yılmış şu 1984.
devamını gör...
70.
sürükleyici bir distopya, politik korku romanı da denilebilinir aslında. geçmişin silindiği yaşanılan zamanın tamamen kontrol altında alınarak kişinin kendi geleceğininde yok edildiği bir dünya'yı anlatıyor. mesajları çok net ve ağır. düşünce suçu kavramının ön plana çıktığı bu kitap ruhunuzu daraltabilir fakat baş karakterin içinde kalanları kendi içinizde haykırmadan da duramazsınız.
henüz yasaklanmadan düşünmeye devam.
henüz yasaklanmadan düşünmeye devam.
devamını gör...
71.
kelimelerin ve düşüncenin aslında hayatımızda ne kadar önemli olduğunu suratımıza balyoz gibi vuran, (bkz: george orwell) tarafından yazılan distopik romandır.
ayrıca gerçekliğin ne denli çarpıtılabileceğine yönelik verdiği örnekler ile kan donduran cinsten bir kitaptır. okunması ve okutulması gereken bir eserdir..
ayrıca gerçekliğin ne denli çarpıtılabileceğine yönelik verdiği örnekler ile kan donduran cinsten bir kitaptır. okunması ve okutulması gereken bir eserdir..
devamını gör...
72.
okumakta bitirmekte zorlandığım bir kitaptı kendisi, bir süre sonra o kadar kasvet kasavetli bir hale geliyor ki hikaye akmıyor. yine de sevdiğim başarılı bulduğum bir kitaptır.
devamını gör...
73.
bu kitabı bilenler bilir. komşusunu hatta anne ve babasını bile yeri geldiğinde ihbar eder insan. ısın kötüsü yazar orwell bu kitaptan bir yıl sonra chaplin (bkz: charlie chaplin) ve chaplinin 38 arkadaşını komunist bunlar diye ihbar etmistir. sen de mi brutus? adam kitabın sonundaki kahramanin dönüştüğü adama donmuş resmen 2+2 5 edercilerden olmuş. ısın kötüsü bu adam oyle bi arada kalmis ki bu kitap yayınlandığında abd komünist kitabı deyip yasaklamış. sovyetler komunizmi kotuluyor diye.uzun yıllar yasaklı kalmis bu kitap.
devamını gör...
74.
bazı kitaplar vardır ya anlamak için hayat görüşünün ve yaşının oturması gerekir. 1984 kesinlikle böyle bir kitap. asla lise çağındaki çocuklara ödev için verilmemeli. çünkü o yaş aralığında çok nadir öğrencinin tek düşündüğü kitap ve içinde bulunduğu toplumu mukayese etmek. kitapta anlatılanları düşünürsek her toplum kendinden bir parça bulacaktır.
devamını gör...
75.
george orwell'ın yazdığı, distopya türündeki kült kitap. nedir bu distopya: üçüncü dünya savaşı sonrası 3'e bölünen dünyada okyanusya'da diktatör egemenliğinin toplum üzerindeki etkisi diyelim. yazar da ileride bu ve buna benzer toplumlar olabileceğini yazıyor açıkçasıkitapla ilgili en bilinen şey big brother (büyük birader) tarafından izleniyor oluşumuz. hatta yıllar sonra biri bizi gözetliyor programları çıktığında işte orwell'ın yazdıkları falan diye geyik konusu olmuştu. bir iktidarın kendi çıkarları için neler neler yapabileceğini orwell yıllar yıllar önce yazmış ve şimdi yapılan en büyük geyiklerden biri kitabı okurken "yaa abi aynı şey şuan ülkemizde oluyor yaaa" geyiği. bir diktatör nasıl oluyor görüyoruz işte. black mirror'da da gördüğümüz televizyon (şimdilerde akıllı telefonlar) tarafından izleniyor oluşumuz ve televizyon tarafından sistemin propagandasının yapılıyor oluşu, her şeyin ama her şeyin yani iktidarın tersine giden her şeyin yasaklanması gibi konular günümüzle neredeyse bire bir örtüşüyor. distopya severler için müthiş bir kitap, distopya eserleri okumak istiyorum diyenler için de ideal bir başlangıç kitabı diyebilirim. orwell'ın diğer kitabı (bkz: hayvan çiftliği) , aldous huxley 'in (bkz: cesur yeni dünya), yevgeni zamyatin'in (bkz: biz) kitapları da yine distopik kitaplar arasında tavsiye edeceklerim arasındadır.
orwell'ın 2021'de telif hakklarının bitmesi sebebiyle 1984'ü bir çok yayın evi basmaya başladı. o yüzden şuan küçük marketlerde bile karşınıza çıkıyor. çeviriler farklı olabilir. iyi bir çeviri için can yayınları yine tavsiyemdir.
orwell'ın 2021'de telif hakklarının bitmesi sebebiyle 1984'ü bir çok yayın evi basmaya başladı. o yüzden şuan küçük marketlerde bile karşınıza çıkıyor. çeviriler farklı olabilir. iyi bir çeviri için can yayınları yine tavsiyemdir.
devamını gör...
76.
george orwell'ın kaleme aldığı düşünmenin ve mutluluğun yasak olduğu diktatörlüğün olduğu distopik dünyada bir şeylere uyanan winston smith'i anlatan bir eserdir. okunduğunda bu böyle devam ederse sonumuz bu olur gibi bir his yaratır ve belki sizin de bir şeylere uyanmanızı sağlar.
devamını gör...
77.
distopya türünde, harika olan george orwell tarafından yazılmış müthiş kitap. ama bende şöyle bir yan etkisi oldu. artık her yerde kameralar var ve bizi izliyormuş hissine çok fazla kapılıp paranoyaklaştım. zamanla bu hafiflese de hala gittiğim yerlerde kameralar var mı diye kontrol ederim . oturacağım yeri ona göre belirlerim.
devamını gör...
78.
ingilizce olarak okuduğum için zaman zaman anlamadığım kısımlar olmuştur. ama felsefi olarak oturup düşünülmesi gereken bir kitaptır. ingilizceniz iyiyse orijinal dilinde okumanızı tavsiye ederim. okudukça durup durup düşüneceğinize eminim. bu nasıl bir hayat, bunu nasıl kabul etmişler diyeceksiniz.
devamını gör...
79.
okurken ne oluyoruz dediğim ve günümüzle çok güzel bağdaştırdığım fakat tek başına okunmaması gerektiği yanında cesur yeni dünya, biz, fahrenheit, robot, mülksüzler, damızlık kızın öyküsü gibi kitaplarında okunması gerektiğini düşündüğüm bir kitaptır tam olayları kavramak distopya, ütopya ne demek bunları görebilmek için.
devamını gör...
80.
george orwell'ın kült kitaplarından biri.
dikkat spoiler! :okurken şeyden korkmuştum, insanlar bir şeyi bilirken inkar edip sürekli olarak geçmişi değiştirmeleri. bundan korkma sebebim de ya gerçek hayatta da böyleyse algısı şu an hiçbir şeyi unutmamak için dehşet çabalıyorum.
dikkat spoiler! :okurken şeyden korkmuştum, insanlar bir şeyi bilirken inkar edip sürekli olarak geçmişi değiştirmeleri. bundan korkma sebebim de ya gerçek hayatta da böyleyse algısı şu an hiçbir şeyi unutmamak için dehşet çabalıyorum.
devamını gör...