roman / edebiyat
8.9 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

101.
1984'de geçmişi yeniden yazabilmek için kanıtların sürekli olarak yok edilmesi fikri ne kadar da gereksizmiş. halbuki bugün internet var ve kanıtlar her an herkesin ulaşabileceği yerde duruyor ve hiçbir şey de olmuyor. ben 17-25 tapelerini dinleyebiliyorum hala. asıl distopya bu.
devamını gör...
102.
totaliter ve baskıcı rejimlere eleştiri niteliğinde yazılmış distopik kitaptır. teknolojinin gelişiminin bu totaliter rejimlerin önünü açacağını ön gören george orwell komünizmin son safhasının nasıl olacağını anlatmaya çalışmıştır.

kitaptaki evren öyle bir evrendir ki insanlar bırakın söyledikleri düşüncelerinden dolayı suçlu ilan edilmeyi söylemedikleri hislerinden dolayı bile suçlu olabilirler. büyük birader bu totaliter rejimin en üstündeki varlık olarak tasvir edilir. büyük birader'i sevmeden ölebilmek özgürlüktür. çünkü herkes büyük birader'i sevmelidir.

otoriteye itaat bireylere konfor alanı sağlar. kitapta geçen “özgürlük köleliktir.” cümlesi bunun bir özetidir. bu cümlenin tam tersi de kitaba göre geçerlidir. “kölelik özgürlüktür.” köle olursan bir konfor alanın olur yani.

çok beğendim, döneminin ötesinde bir kitaptır ve abartıldığı kadar güzeldir.
devamını gör...
103.
anlattığı ile ve de anlatım tarzı ile beni derinden etkileyen, tüm sosyal medyadan -sözlük hariç- uzak durmama neden olan roman. hele hele her şeyin başlangıcının ne olduğunu öğrendiğimiz yeri unutamıyorum.
devamını gör...
104.
george orwell'in "1984" adlı eseri totaliter bir distopya içinde geçer. kitap, bireyin özgürlüğünün ve düşünce özgürlüğünün baskı altında olduğu bir geleceği tasvir eder. ana karakter winston smith, devletin kontrolü altındaki okyanus ülkesinde yaşamaktadır ve devletin sürekli gözetim altında olduğu bir ortamda bireyin düşünce ve eylemlerini kontrol etme çabasına karşı gelir.kitap, propaganda, sansür, tarih yeniden yazma ve sürekli savaş gibi temaları işleyerek totaliter bir rejimin nasıl işlediğini gösterir. "büyük birader" adlı lider, devletin mutlak kontrolünü simgeler. ifade özgürlüğünün olmaması ve halkın gerçekleri sorgulayamaması, kitabın temel konularındandır.ayrıca, çift düşünce kavramı da önemlidir; insanların kendi düşüncelerini bile sorgulamadan, devletin dayattığı görüşlere uygun şekilde düşünmeleri beklenir. kitap, güç ve kontrol arzusunun insan doğasına nasıl müdahale ettiğini eleştirir.

tercihen önce "hayvan çiftliği" akabinde "1984" okunabilir. okuyunuz okutturunuz, başlarda sıkılabilirsiniz ama sıkılmamayı deneyin akıyor sonrası.
devamını gör...
105.
düşünmek, aşık olmak, şehvetle seks yapmak... bunlar büyük birader distopyasında yasak. biri devamlı insanları gözetliyor. ama büyük biraderin insanları sürekli gözetlemesinin nedeni, kurallara uyup uymadıklarını takip etmek değil kesinlikle. insanları sürekli gözetlemesinin nedeni, korkularını öğrenmek. düşün, aşık ol, sev... büyük biradere zarar vermediğin sürece istediğin kadar bunları yapabilirsin. insanların ne düşüneceğini, ne hissedeceğini kontrol etmek imkansız çünkü. büyük birader bunları görmezden gelecektir. eyleme geçmemiş hiçbir düşünce bir anlam ifade etmiyor çünkü. sisteme karşı gelmek için harekete geçmek istedin. işte o zaman ümüğüne basıyorlar. seni vazgeçirmelerini sağlamak çok zamanlarını almayacak. çünkü seni sürekli izlediler. seni korkularından tanıyorlar. korkularını biliyorlar. ve seni dizginlemek için, aşağılık bir şekilde korkularını sana karşı kullanıyorlar. korku deyip geçme. hayatta, harekete geçmenizi engelleyen en güçlü duygudur korku.
devamını gör...
106.
üniversitede okurken ulan yazar amma sallamış dedirten, ama yıllar sonra tekrar okuduğunda ulan adam nede haklıymış sonucuna vardıran o mükemmel yapıt. orwel siyasi dünyanın kahinidir o kadar.
devamını gör...
107.
aslında çok da uzakları değil günümüzdeki hayat çerçevemizi anlatan, birçok farklı türdeki esere de esin kaynağı olmuş, okurken gerginlik, sinir, hayatını sorgulama gibi evrelere neden olan kitap.
devamını gör...
108.
george orwell’e ait, 1949 tarihinde yayınlanan politik kurgu roman. kurgusu 1984 yılına ve distopik bir dünyaya ait. değişik dönemlerde ingiltere, abd ve rusya’da (stalin dönemi) yasaklanmış bir eser.

üçüncü dünya savaşı sonrası üçe bölünmüş bir dünya; okyanusya, avrasya ve doğu asya.

düşüncenin, kıyafetin tek tip olduğu, korkular, yasaklar, işkencelerle mümkün kılınan şartsız itaat ile hüküm sürebilen bir otokrasi ülkesi olan okyanusya kurgulanmakta 1984 te.

okyanusya diktatörü büyük birader (big brother), sistemin devamlılığı için dört bakanlık ön görmüştür; savaştan sorumlu barış bakanlığı, her türlü bilinçsel çarpıklıkları, yalanları yöneten, tarihi bile silen gerçek bakanlığı, yoksulluğu besleyen, güçlendiren varlık bakanlığı ve işkenceler için de sevgi bakanlığı.

evlerin içlerinde dahi yer alan tele ekranlar ile herkesin gözlendiği, en ufak bir eleştiri, muhalefet, itiraz, isyan durumunun vatana ihanet sayıldığı, “big brother is watching you (büyük birader seni gözetliyor)” algısıyla yürütülen bir biliçaltı operasyonunun hüküm sürdüğü okyanusya.

insanların yüksek sesle “savaş barıştır, özgürlük köleliktir, cahillik güçtür” sloganına zorlandığı, kişisel soruşturma için slogan esnasında samimi olunmadığına ilişkin bir ihbarın yeterli olduğu…

sakıncalı kelimelerin sözlükten çıkarılması gibi muhalif olabilecek dilin gücünü azaltmaya yönelik akıl almaz çalışmaların süregeldiği…

çelişik iki düşüncenin zihinde aynı anda tutulmasının ikisinin de kabulü anlamına gelmesi dolayısıyla suç teşkil ettiği bir okyanusya.

sadece proleter işçi sınıfı için iktidar partisi kontrolü ile ve üreme amaçlı evliliklere izin verilmekte iken parti görevleri dolayısıyla irtibat kurmaları ve hatta yan yana gelmeleri dahi yasak olan, yaşadıkları aşkı gizlemek zorunda kalan winston smith ve julia’nın, sisteme isyanları ile ümitlendiğimiz bir distopya şaheseri.
devamını gör...
109.
kitabı okuyanlar içinde yaşadığımız şu dönemin kitapta yazılanlarla pek de farklı olmadığını anlamışlardır. bazı yazarlar bunun sovyet rusya'ya bir eleştiri olarak düşünmelerini anlamakla beraber, esasında tüm totaliter rejimlere yönelik bir eleştiri olduğunu gözden kaçırmamak gerekir.

kaç senedir yaşadıklarımızı bir düşünelim.
zamanında bulgaristan'tan göçmek zorunda kalan soydaşlarımıza ağıza alınmayacak galiz şeyler söyleyerek gelmemelerini isteyen kişiyi alkışlayan kitle, aynı kişi şimdi de "afgan, paki, suriyeli, afrikalı ne kadar millet varsa hepsine kapımız açık" diyor yine alkışlıyorlar.

yirmi yıl birlikte yiyip içip türlü türlü ortaklıklar yapıp, sonunda bu kişi dönüp de "bunlar haşhaşî, bunlar terörist!" deyince topluca "evet terörist" deyip yuhalıyorlar.

yıllarca birbirilerine cono kavgalarında bile denmeyecek şeyleri diyenler, son kertede müttefik olup herkese "vatan haini" deyiveriyor. alayımız birden vatan haini oluyor, onlarsa can ciğer kuzu sarması.

birgün "ak" dedikleri iyi, etesi gün "kara" dedikleri iyi, sonraki gün ise "ne ak, ne de kara var kim uydurdu bunları hangi vatan haini? tek bir renk var o da yeşil." diyorlar. bunlar yine şak şak şak alkış kıyamet.
içlerinden hiçbiri "üstündeki takım elbise kara, içindeki gömlek de ak" demiyor. karşı taraftan ne duyarlarsa can-ı gönülden inanarak yalan söylüyorlar.

bu ülke için endişe duyup, insanlara bir şeyler anlatarak değişeceklerini sanan insanları anlıyorum. yine de bu beyhude çabaları için çok üzülüyorum. ben de çok uğraştım ama bu insanların idrak edeceği falan yok. çünkü bu yalana gönüllü inaniyorlar. insanımız zaten zeka seviyesi olarak pek de parlak değildi. üstüne de sistematik bir çalışma yapıldı daha da iflah olmazlar.
bazı şeyleri çoktan kaybettiğimizi kabul etmek gerek.

gazi mustafa kemal atatürk'ün "türk milleti çalışkandır, türk milleti zekidir." sözü temennî gibi bir şey olmuş durumda. gerçeği gözlerine de soksak anlamıyor, anlamak istemiyorlar.
devamını gör...
110.
ankara'da 90'ların başında aldığım ve parçalanana kadar bende duran refik özdek tercümesinin üzerine bir tercüme okumadığım kitap. peygamber olmayan ama kitap sahibi adam george orwell.
devamını gör...
111.
başta sıkıcı gibi gelsede özellikle 30. sayfadan sonra zevkli olmaya başlayan kitap.
bence yazar sizi bir ütopyanını içine sokacak ve iktidarların gücü elinde tutabilmek için yapabileceği sınırsız yasaklar ve cezalarda ne kadar ileriye gidebileceğini göreceksiniz ... düzenin değişmediği taktirde tüm insani özelliklerimizi kaybedeceğimiz ve gittikçe makineleşeceğimiz bir hayatın içine gireceğimizi anlatıyor kısaca..
devamını gör...
112.
tek oturuşta okuduğum kitap. bir akşam başlayıp ertesi gün sabaha kadar okumuştum. inanılmaz keyifli bir okumaydı. seneler oldu okuyalı bir daha mı okusam acaba diyorum.
devamını gör...
113.
bu romanda, geleceğin totaliter bir devletindeki hayat anlatılır, stalinist komünizmi hicveden bu eserde totaliter devletin hakikat bakanlığı'nın ön cephesinde, mermer üzerine oyulmuş -tek- siyasi partinin şu üç sloganı okunur : savaş barıştır! hürriyet esarettir! cehalet kuvvettir!
devamını gör...
114.
çok iyi gidiyordu ama ne zaman kızla çayırda öpüşmeye başladılar kitabı kapattım. tabi bu insanlar öbüşüp koklaşmasın mı? koklaşsın ama zamansız geldi... normalde bi kitabı bırakmak için böyle soğumam yeterli ama bu kitabı tek hatasında silip atamayacağım güçlü bir konusu var. okudukça ne kadar da tanıdık diyorum.
devamını gör...
115.
orwel'ın anti-komünist kitabıdır. kitabın bence en büyük eksisi, merkezileşen hegamonyayı, her şeyi kontrol ve denetim altına almak isteyen büyük baskıyı, evrensel bir olgu olarak değil, tarihsel * ve reel bir durum olarak ele alması. *

bunun altında, orwell'ın sıkı bir komünist ve gönüllü olarak katıldığı ispanya iç savaşı'nda, stalin'in ihanetine * tanık olarak, batılı bir çok aydın gibi büyük bir hayal kırıklığı yaşaması ve sonucunda bir anti-komünist olarak eve dönmesi yatıyor. sonradan yazdığı hayvan çiftiliği de 1984 gibi reel komünizm eleştirisidir.
devamını gör...
116.
aslında stalin’in elinden geleni yaptı ispanya iç savaşı için el altından silah ve savaş konusunda uzman elemanlar gönderdi. bunları el altından yaptı çünkü açık bir destek verirse fransa ve ingiltere'yi karşısına almaktan korkuyordu.
hitler sscb'ye saldırırsa bu iki ülkeye ihtiyacı vardı.
eğer stalin,ispanya’da açıkça bir komünist devrim başlatır veya orayı tamamen kendi kontrolüne alırsa, ingiltere ve fransa’nın "komünizm tehdidine karşı" hitler ile ittifak yapmasından endişe ediyordu.
bu kitap yorumunun dışına çıktı ama sebebini bilin istedim..
devamını gör...
117.
günümüz sol görünümlü liboşlarını anlatan bir sloganı vardır (bkz: cehalet özgürlüktür)
devamını gör...
118.
orwel'in romanında insan, hiç değilse özgür olup olmadığının farkına varabilme imkanına sahipti. şimdiki dünyada bunu anlama imkanı bile yok .
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"1984 (kitap)" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim