121.
122.
vallahi feleğim şaştı. uzun zamandır atraksiyona hasretti bu bünye. selam olsun tüm adana'lı sözlükdaşlara.
devamını gör...
123.
an itibariyle bulunduğum yeme içme konusunda (alkol hariç) gayet başarılı şehir. 1-2 gün daha bıralardayım tavsiyeleri bekliyorum. adanalılar mesaj kutumu patlatabilir.
devamını gör...
124.
burnumda tüten memleketim.
bir gün yine bir ucundan diğerine yürüyebilmek dileğiyle.
bir gün yine bir ucundan diğerine yürüyebilmek dileğiyle.
devamını gör...
125.
adanalı ve orada yaşayan arkadaşım daha şimdiden sıcaklardan bunalmış durumda. güneşe ateş edecek duruma gelmelerini anlayabiliyorum açıkçası. cidden o kadar sıcak da zor.
eskiden firmasında çalıştığım sonrasında adanaspor'un başkanı olan bayram bey arada eşinin yaptığı içli köfteleri getirirdi, suda haşlayarak pişirirdi. çok lezzetliydi. içli köfteyi öyle sevdim. yağda kızarmış ağır geliyor. adana yemeklerine bayılırım.
eskiden firmasında çalıştığım sonrasında adanaspor'un başkanı olan bayram bey arada eşinin yaptığı içli köfteleri getirirdi, suda haşlayarak pişirirdi. çok lezzetliydi. içli köfteyi öyle sevdim. yağda kızarmış ağır geliyor. adana yemeklerine bayılırım.
devamını gör...
126.
adana deyince aklıma 3 şey geliyor
1-adana kebap dürüm
2-haberlerdeki olaylar(kavga v.s)
3-karpuz
1-adana kebap dürüm
2-haberlerdeki olaylar(kavga v.s)
3-karpuz
devamını gör...
127.
güzel yiyen insanların diyarı. yemekten bu kadar keyif alan insanları başka yerde kolay kolay bulamazsınız. gece gündüz yiyorlar çok enteresan.
devamını gör...
128.
komik ve sıcak insanların şehri ve bir o kadarda sinirli insanlar.... aman dikkat genel olarak şeker gibiler ama... sakın ha sulu şaka yapmayın, ya erirler yada buhar olup sizi uçururlar...
devamını gör...
129.
temmuzda yolumun geçeceği şehirdir. temmuz adana sıcağı için motosikletle sorunlu bir tarih olsa da pek alternatifim yok gibi.
yerel yemeklerinin tadına doyum olmayan esnaf lokantası tadındaki salaş mekan tavsiyeleri için bir turuncu uzağınızdayım hacı abiler.
yerel yemeklerinin tadına doyum olmayan esnaf lokantası tadındaki salaş mekan tavsiyeleri için bir turuncu uzağınızdayım hacı abiler.
devamını gör...
130.
sıcağı şimdiden çekilmez olan memleket. yazın gelmeyin..
devamını gör...
131.
cehennem sıcaklarının geldiği şehir. bu daha başlangıç şu an sadece fragman izliyoruz bir ay sonra asfalta yapışacağız yemin ederim. kışın gözünü seveyim. insafsız adana
devamını gör...
132.
adanaya 3 defa gittim. birincisinde taciz edildim ve seni takip edip bıçaklayacağım tehtidleri aldım, 2.sinde korkudan kuzenime takip uygulaması yüklettirdim (çalışmadı)
3.sünde arabadan inmedim
3.sünde arabadan inmedim
devamını gör...
133.
gidildiğinde neden güneşe ateş edildiğini anlayacak kadar yakan sıcağa sahip o şehir.
devamını gör...
134.
akıllarda olumsuz ve saçma gündemleriyle yer etmiş şehir. insanı da ilginçtir.
devamını gör...
135.
nemden yapış yapış olduğun şehir.
devamını gör...
136.
bnim icin yok hükmünde olan sehir.cekici hicbir tarafi yok ne yazik ki!
devamını gör...
137.
sıcağının aşırı abartıldığını düşündüğüm şehir.
istanbul'da yaşamayan da sıcak gördüm demesin bi zahmet.
ne izmir, ne adana, ne antalya, ne çanakkele'nin sıcağı istanbul'un bunaltıcı sıcağının yanından geçemez..
reddediyorum. yalan, inanmıyorum.
istanbul'dan daha sıcağı cehennem. o da bu dünyada değil. okey?
istanbul'da yaşamayan da sıcak gördüm demesin bi zahmet.
ne izmir, ne adana, ne antalya, ne çanakkele'nin sıcağı istanbul'un bunaltıcı sıcağının yanından geçemez..
reddediyorum. yalan, inanmıyorum.
istanbul'dan daha sıcağı cehennem. o da bu dünyada değil. okey?
devamını gör...
138.
allah, kitap ve peygamber üçlüsüne bol bol sövülen bir yer. mesela kişi cumadan çıkmıştır; allahını s....yim belim koptu der. öyle bir yerdir işte.
devamını gör...
139.
en son dolandırıldığım şehir.
geçen yıl sonunda yayladağ lokumunu görmeye gittik hanımla birlikte. uçaktan indik ayağımızı bastık, ilk dakikadan sorunlar patladı. valizi gelmemiş hanımefendinin, gecenin yarısında havaalanını birbirine kattı. alandaki görevli hanımefendi de zaten baktı ki bizim kıza laf anlatamıyor, bana anlatıyor falan. kaptım hatunu, atladık taksiye eldeki çantayla valizle falan, tutanağı tuttuk gittik otogara. saat gece 3, ben sinirli o benden daha sinirli. sabah 6da mı ne antakyada olmamız lazım, daha vakit de var, dedim gel 1 aydır diyettesin, 2 gündür sadece sıvı besleniyorsun falan. gel biz adanaya gelmişken yerinde bi adana yiyelim. taksinin kapısını açar açmaz zaten aşti gibi "giieel abim giel nereye" diye birileri yabıştı paçamıza. ya şimdi perondaki otobüse binin ya da 1 saat sonra gelecek olana dediler, biz de o arada adananın adanada tadına bakmayı seçtik.
şimdi efendim bir düşünün. ben turuncu saçlı avrupai bir oğlan, yanımda süslenmiş püslenmiş bir kız, sırtımız elimiz çanta valiz dolu, yere ayak basar basmaz "aha bunlar euro. vallahi de euro billahi de euro" diye bütün otogar içinden geçirmediyse ben de büyücü değilim. o saatte açık iki yer var, biri çay ocağı diğeri bitişiğindeki kebapçı. uzatmayayım, girdik yedik.
arkadaşlar bizi bir kazıkladılar, bir kazıkladılaarr... kişi başı ödediğim fiyata istanbulda 3 kişi yer. öyle bir kazık. az daha soksalar bodrumdaki kazık mekanlar gibi olacak. el mahkum, ödedik çıktık otobüsü beklemeye. firmanın yazıhanesinde (bakın yürüyen euro olduğumu bu kelimeden bile anlarsınız. yazaaaaane değil, yazıhane) muhabbet ediyoruz dayılarla. anlattık durumu, neymiş efendim orası arkadaşınınmış da şu an çalışan adam bize iki kat fiyat çekip yarısını cebe indirecekmiş. yarın patrona söyleyeceklermiş, bundan sonra kimseye nanik yaptırtmayacaklarmış. sert bir dille uyaracaklarmış da falan. "birader sen ne anlatıyon, git konuş al fazla kestiği parayı getir bana o zaman, alacan mı yok. sus tamam kaptırdığımız para başımızın gözümüzün sadakası olsun tatavasını yapma artık" dedim de anca durdular.
abi sen cidden ne anlatıyodun bana ya. dolandırılmamak için tavsiye falan verdiler. ulan desenize biz geleni öpüyoruz gideni öpüyoruz, böyle de ahlaksız insanlarız diye. ben ahlaksızım ama sen bunu yeme dediler resmen. neyse meramıma geleyim, uzun zaman oldu dolandırılmadım. misafir edecek varsa otobüs biletimi alıp gelebilirim, bir de sizin şehrinizde dolandırılayım.
geçen yıl sonunda yayladağ lokumunu görmeye gittik hanımla birlikte. uçaktan indik ayağımızı bastık, ilk dakikadan sorunlar patladı. valizi gelmemiş hanımefendinin, gecenin yarısında havaalanını birbirine kattı. alandaki görevli hanımefendi de zaten baktı ki bizim kıza laf anlatamıyor, bana anlatıyor falan. kaptım hatunu, atladık taksiye eldeki çantayla valizle falan, tutanağı tuttuk gittik otogara. saat gece 3, ben sinirli o benden daha sinirli. sabah 6da mı ne antakyada olmamız lazım, daha vakit de var, dedim gel 1 aydır diyettesin, 2 gündür sadece sıvı besleniyorsun falan. gel biz adanaya gelmişken yerinde bi adana yiyelim. taksinin kapısını açar açmaz zaten aşti gibi "giieel abim giel nereye" diye birileri yabıştı paçamıza. ya şimdi perondaki otobüse binin ya da 1 saat sonra gelecek olana dediler, biz de o arada adananın adanada tadına bakmayı seçtik.
şimdi efendim bir düşünün. ben turuncu saçlı avrupai bir oğlan, yanımda süslenmiş püslenmiş bir kız, sırtımız elimiz çanta valiz dolu, yere ayak basar basmaz "aha bunlar euro. vallahi de euro billahi de euro" diye bütün otogar içinden geçirmediyse ben de büyücü değilim. o saatte açık iki yer var, biri çay ocağı diğeri bitişiğindeki kebapçı. uzatmayayım, girdik yedik.
arkadaşlar bizi bir kazıkladılar, bir kazıkladılaarr... kişi başı ödediğim fiyata istanbulda 3 kişi yer. öyle bir kazık. az daha soksalar bodrumdaki kazık mekanlar gibi olacak. el mahkum, ödedik çıktık otobüsü beklemeye. firmanın yazıhanesinde (bakın yürüyen euro olduğumu bu kelimeden bile anlarsınız. yazaaaaane değil, yazıhane) muhabbet ediyoruz dayılarla. anlattık durumu, neymiş efendim orası arkadaşınınmış da şu an çalışan adam bize iki kat fiyat çekip yarısını cebe indirecekmiş. yarın patrona söyleyeceklermiş, bundan sonra kimseye nanik yaptırtmayacaklarmış. sert bir dille uyaracaklarmış da falan. "birader sen ne anlatıyon, git konuş al fazla kestiği parayı getir bana o zaman, alacan mı yok. sus tamam kaptırdığımız para başımızın gözümüzün sadakası olsun tatavasını yapma artık" dedim de anca durdular.
abi sen cidden ne anlatıyodun bana ya. dolandırılmamak için tavsiye falan verdiler. ulan desenize biz geleni öpüyoruz gideni öpüyoruz, böyle de ahlaksız insanlarız diye. ben ahlaksızım ama sen bunu yeme dediler resmen. neyse meramıma geleyim, uzun zaman oldu dolandırılmadım. misafir edecek varsa otobüs biletimi alıp gelebilirim, bir de sizin şehrinizde dolandırılayım.

devamını gör...
140.
2 milyon civarında nüfusa sahip şehir diyorlar. çok sıcakmış.
devamını gör...