41.
defalarca affederim, defalarca affettiğim yerden aynı kazığı yerim.
devamını gör...
42.
sözlük anlamı suç ceza vb gibi şeyleri bağışlamak olan affetmek toplumumuzda daha çok allah'a mahsus bir durum olarak görülür.
yalnızca bağışlayan o'dur.
ancak affetmek büyüklüktür. affetmek karşınızdakini tanımaktır. affetmek sizi siz yapandır.
yalnızca bağışlayan o'dur.
ancak affetmek büyüklüktür. affetmek karşınızdakini tanımaktır. affetmek sizi siz yapandır.
devamını gör...
43.
merhametsize merhamet edince, nefsime zülmettiğimin farkına vardım
devamını gör...
44.
küçük suçlar affedilebilir ama büyük suçların affedilmemesi tarafındayım. geçen yıllarda bir kadın oğlunu öldüren katili affetmişti, bence affetmemeliydi. verilen cezaların bir de toplumsal tarafı vardır. şimdi bunu gören bir insan bir cinayet işlese kalbinin bir tarafında "belki de affedilirim" düşüncesi gezecek. bu da cezaların yaptırım gücünü azaltacak.
devamını gör...
45.
basarabilen icin buyuk saygi duydugum birsey
devamını gör...
46.
affetmiyor aklıma her geldiğinde küfür ediyorum
devamını gör...
47.
her şeyi unutup sil baştan yapabilen biriyse affeden kişi, ya muhtaç ya da gerçekten seviyordur. aksi takdirde yaptığı affetmek değil intikam için fırsat kollamaktır.(yapılan hatayı unutmayıp dile getirmek bile bir intikamdır)
devamını gör...
48.
zordur. evet ciddi bir konu var burada.
affeden için zor olduğu kadar affedilen içinde zordur . ben affeden tarafından bakmalıyım.
kin güdemem olmuyor yani. ha unutmam hafızam iyidir. sürekli küs kaldığım biri olmaz. ama yakında olmam. kimleri nasıl affediyor insan. ailesine özellikle küsemez herhalde çok büyük şeyler yoksa . bir anormallik yoksa.
ben kendimi değersiz hissettirenleri de affederim. ortada affedilecek bir şey var mı . ama soğurum.
bu yüzden örneğin eski iki kız arkadaşımla öylesine konuşuyorum. hatta birini bayağı sevmiştim. ama o an işte hiç unutulmuyor. böyle yarıda kalmışlık değersizlik hissi.
birden sanki nasıl desem en sevdiğin yemeğin içinden sinek çıkmış gibi bir tiksinti bile değil.
o değersizlik hissi yüzünden bazı arkadaşlarımla da görüşmüyorum öyle.
kin gütme yok hırs intikam yok . hatta dünyada bir ben bir o kalsa yine bir soğunmuş durum.
saygı duyarsın seversin bile . ama orda öylece durması gerekir.
yapım bu . bazı konularda kişiliğimden taviz vermek istemiyorum . uyumlu olsam da istemiyorum. herkesin bir bam teli bir sınırı vardır.
hep derim de herkesin bir suçu vardır. bunun cezasını yeri gelir devlet verir bazen kendisi yaşar bazen başka türlü cezalar yaşar. bir ömür o suçla suclanmaz insan. ama gerçekler böyle değil tabi. afffetmek allah a mahsus işte. insanız bir gururumuz bir benliğimiz, egomuz var.
gurur değil bu.
kendinden güçsüzlere kötü davranan insanlar görürsünüz soğursunuz onlardan.
güçlü olmak için güçlüden mi yana olmak lazım güçsüzden mi. haklıdan mı haksizdan mı.
affetmek için aynı şeyi yaşamak mı .
ha kimin umrunda affedilmek affetmek işte o da var. insanlar affedilmeyi affetmeyi beklemiyor. o belirsiz durum insanın aklını kurcalıyor ve bu durum bitsin istiyor bir süre sonra. işte mesele bu.
affeden için zor olduğu kadar affedilen içinde zordur . ben affeden tarafından bakmalıyım.
kin güdemem olmuyor yani. ha unutmam hafızam iyidir. sürekli küs kaldığım biri olmaz. ama yakında olmam. kimleri nasıl affediyor insan. ailesine özellikle küsemez herhalde çok büyük şeyler yoksa . bir anormallik yoksa.
ben kendimi değersiz hissettirenleri de affederim. ortada affedilecek bir şey var mı . ama soğurum.
bu yüzden örneğin eski iki kız arkadaşımla öylesine konuşuyorum. hatta birini bayağı sevmiştim. ama o an işte hiç unutulmuyor. böyle yarıda kalmışlık değersizlik hissi.
birden sanki nasıl desem en sevdiğin yemeğin içinden sinek çıkmış gibi bir tiksinti bile değil.
o değersizlik hissi yüzünden bazı arkadaşlarımla da görüşmüyorum öyle.
kin gütme yok hırs intikam yok . hatta dünyada bir ben bir o kalsa yine bir soğunmuş durum.
saygı duyarsın seversin bile . ama orda öylece durması gerekir.
yapım bu . bazı konularda kişiliğimden taviz vermek istemiyorum . uyumlu olsam da istemiyorum. herkesin bir bam teli bir sınırı vardır.
hep derim de herkesin bir suçu vardır. bunun cezasını yeri gelir devlet verir bazen kendisi yaşar bazen başka türlü cezalar yaşar. bir ömür o suçla suclanmaz insan. ama gerçekler böyle değil tabi. afffetmek allah a mahsus işte. insanız bir gururumuz bir benliğimiz, egomuz var.
gurur değil bu.
kendinden güçsüzlere kötü davranan insanlar görürsünüz soğursunuz onlardan.
güçlü olmak için güçlüden mi yana olmak lazım güçsüzden mi. haklıdan mı haksizdan mı.
affetmek için aynı şeyi yaşamak mı .
ha kimin umrunda affedilmek affetmek işte o da var. insanlar affedilmeyi affetmeyi beklemiyor. o belirsiz durum insanın aklını kurcalıyor ve bu durum bitsin istiyor bir süre sonra. işte mesele bu.
devamını gör...
49.
kendime saygım yok davranışıdır. bunu yapan ezik büzük tipler hayatta her zaman kaybetmeye mahkumdur. biraz duruşunuz olsun hayatta.
devamını gör...
50.
kendin için yapabileceğin en iyi şeydir. affederek kafandan atar kendi yoluna bakarsın . affedilecek yanlışı yapanı kendi haline bırakır ,daha fazla zihnini meşgul etmezsin.
devamını gör...
51.
insanın meşrebine göre değişken bir olgu.bin asırlık ömrümde her ne zaman "insandır hata yapmıştır,affedeyim demişsem",bunun karşılığını kısa ve uzun vadede sömürülmek ve aptal yerine konmakla aldım.dolayısiyle bu mevzuda kendi mottom: to live well,is the best revenge.
affetmem,atarım en derin hafızaya. reaksiyon vermeden yoluma da bakarım.zira bilirim evrenin ona hak ettiği geri dönütü bir gün bir şekilde vereceğini.
affetmem,atarım en derin hafızaya. reaksiyon vermeden yoluma da bakarım.zira bilirim evrenin ona hak ettiği geri dönütü bir gün bir şekilde vereceğini.
devamını gör...
52.
bir davranışı suçu olmamış saymak boşvermek, cezalandırmamak ya da cezayı kaldırmak, salıvermektir. birini affetmek kolaydır bu sebepten. olmamış yapmamış sayar salıverirsiniz geçer gider. peki ya kendinizi nasıl affedersiniz işte zor olan budur o yok saydığımız olay olana kadar neden müsama ettiğimizdir .ya da neden olan olaya müdahale edemediğimizdir. her iki süreçte de sonrasında da kendimize yaptığımız kötülüklerdir .
kısacası affetmek başkasıyla değil kendimizle olan kavgamızdır.
kısacası affetmek başkasıyla değil kendimizle olan kavgamızdır.
devamını gör...
53.
friedrich schiller der ki; "affetmek ve unutmak iyi insanların intikamıdır."
zordur affetmek, hele affedip de hiç kırılmamış gibi davranmak...
insan unutmaz çünkü, yeni şeyler olur üzülecek, sevinecek, gündeminiz değişir, gerilere itersiniz bu konuyu.
sakın merak buyurmayınız, çünkü o hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak derin bir kesik gibidir ve zamanı gelince hatırlatır kendini...
ama affetmek mi zor affedilmeyi dileyecek kadar bir insanı kırmış olmak mı zor derseniz, ben ikinci seçeneğin bir insan için hep daha ağır olduğunu düşünürüm. tabii bu hassas kalpler için böyle, insan kırmamak için kendini paralayanlar için böyle.
diğerleri var bir de sadece kendi başına gelince her şeyi önemseyen. ah onlar...
bu çekilmez hallerine rağmen bile sevmekten vazgeçmediğimiz ve bunu bilenler, allah sizi nasıl biliyorsa öyle yapsın emi? *
*** ponçik kalpli yazarımız burada genel geçer, günlük kalp kırıklıklarından bahsetmiyor elbette ama onlar bile zamanla birikip kocaman topaklara dönüşebiliyor. yapmayın yahu şunu! *
zordur affetmek, hele affedip de hiç kırılmamış gibi davranmak...
insan unutmaz çünkü, yeni şeyler olur üzülecek, sevinecek, gündeminiz değişir, gerilere itersiniz bu konuyu.
sakın merak buyurmayınız, çünkü o hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak derin bir kesik gibidir ve zamanı gelince hatırlatır kendini...
ama affetmek mi zor affedilmeyi dileyecek kadar bir insanı kırmış olmak mı zor derseniz, ben ikinci seçeneğin bir insan için hep daha ağır olduğunu düşünürüm. tabii bu hassas kalpler için böyle, insan kırmamak için kendini paralayanlar için böyle.
diğerleri var bir de sadece kendi başına gelince her şeyi önemseyen. ah onlar...
bu çekilmez hallerine rağmen bile sevmekten vazgeçmediğimiz ve bunu bilenler, allah sizi nasıl biliyorsa öyle yapsın emi? *
*** ponçik kalpli yazarımız burada genel geçer, günlük kalp kırıklıklarından bahsetmiyor elbette ama onlar bile zamanla birikip kocaman topaklara dönüşebiliyor. yapmayın yahu şunu! *
devamını gör...
54.
"bir elektron tanesinin gelecekte yapacagi bir davraniş geçmişini değiştirir" der kuantum
biz yinede umutsuz olmayalım...
"umut fakirin ekmeğidir"
biz yinede umutsuz olmayalım...
"umut fakirin ekmeğidir"
devamını gör...
55.
büyük erdemliktir öyle böyle değil. yusuf'u kuyuya kardeşleri atmıştı. satıldı köle oldu hapse girdi. en son kardeşleriyle yüz yüze gelince ben affettim dedi. hatta size dua ediyorum dedi. sordular ne diye dua ediyorsun allah affetsin diyemi diye. yok dedi yusuf, allah affeder sizi korkmayın. ben bu bana yaptıklarınızı unuttursun diye dua ediyorum dedi.
devamını gör...
56.
ünsüz türemesi olan bir kelimedir.
devamını gör...
57.
meşhur bir sözde geçtiği üzre asil kimselerin intikamı.
devamını gör...
58.
ınsanı özgürleştiren eylem. kırgınlıklarım ve kızgınlıklarım ile yüzleşmek istemediğim için affetme çalışmalarını geciktiriyorum. meditasyon ve olumlamaların ruh ve beden sağlığına iyi geldiği söyleniyor. mesela söyleyemediklerimiz boğazımızda hastalıklara yol açıyormuş. ruhsal her şey bedensel sağlığımızı etkiliyor aslında. affetmek demek hadi barışalım eskisi gibi olalım demek değil. affetmek o anda yaşananları yaşatan kişiyle beraber o anda bırakmak demek. seni hayatımdan çıkarıyorum. seni de beni de özgürleştiriyorum demek. içinde bir kin ve öfke olması sürekli aynı konulara takılmak insanın kendisini yoruyor.
devamını gör...
59.
affetmem. bu kin benimle beraber. ölene denk. affedersem unuturum.
devamını gör...
60.
kindar bir yumurtayim, ozur dilerim. unutmuyorum.
sacma sapan seyler yuzunden kizdiysam cok da buyutmuyorum. ama cidden kafami bozduysa, bir baskasina yapilan bir haksizlik sozkonusu ise unutmuyorum. o yuzden `kindar nesil yetistirecegiz` diyenlere karsi kin doluyum. yaptiklari, caldiklarim, goturdukleri bu memleketin 80 senede disinden tirnagindan artirarak yarattigi seyler, kurumlar... hepsinin icine ettiler ve uzerine de alkis aliyorlar. bunu unutmam, gormezden gelmem mumkun degil. dusunce ozgurlugu baglaminda degerlendirilebilecek bir sey de degil buna riza gosterenleri hos gormek. onlar da ayni bok gozumde.
hayatimda cidden bogmak isteyecek kadar nefret ettigim iki insan oldu. birini gecen sene tamamen tesaduf, aklima hic gelmeyecek bir yerde gordum. bayagi cokmus herif, ayagi hafif aksiyor. ya bir operasyon gecirmis ya da bir kaza. hep sinekkaydi olan surati, ay'daki kraterlere donmus. utusuz bir gomlek giymis ve korkunc bir acik kahverengi pantolon. beni suzdugunu farkettim once. ates kulaklarima cikti ama gidip selam vermedim. sonra karim farketmis, `bu adam niye bize bakiyor? taniyor musun?` dedi. dedim `sana hep bahsettigim nedim bu.` neyse, ben gidip selam verdim, bir ara goz goze geldik cunku. kacari yok. son derece sicak karsiladi. sanki iki sene mobbing'i o yapmamis, ise aldirdigim bir arkadasimi kovmamis, toplantilarda beceriksizligini yuzune vurulunca sinirden kuplere binen o olmamis, istifa etmeme o neden olmamis gibi. karima `beraber calismistik` dedi. ben bu tanistirilma mevzuunda bir adab olmasi gerektigini dusunuyorum. benim yanimdaki biri, karsimizdakini tanimiyorsa, o tanimi ben yapmaliyim. sen tutup `beraber calismistik` diyemezsin. ben belki `eski bir arkadas` diyecegim ve calisma mevzuunu soykemeyecegim, nerden biliyorsun. bu cok basit bir adab-i muaseret kurali. ama herif okuz, hep okuzdu. bilmiyor. gecistirdim. sonra dokuk haline baktim ve acidim. karma, ilahi adalet... ne derseniz deyin. olan olmus adama. kizima bir cikolata almak icin israr etti, zorla aldi. sonra numarami istedi, verdim. `acma nedim` diye kaydettim. kimse kimseyi aramadi tabii.
ikinci kisiyle bir yerde karsilasma ihtimalim sifir. iyi ki sifir, cunku ana avrat kufredecegimi biliyorum. karsilassak da umarim karimla cocugum yanimda iken olmaz.
sacma sapan seyler yuzunden kizdiysam cok da buyutmuyorum. ama cidden kafami bozduysa, bir baskasina yapilan bir haksizlik sozkonusu ise unutmuyorum. o yuzden `kindar nesil yetistirecegiz` diyenlere karsi kin doluyum. yaptiklari, caldiklarim, goturdukleri bu memleketin 80 senede disinden tirnagindan artirarak yarattigi seyler, kurumlar... hepsinin icine ettiler ve uzerine de alkis aliyorlar. bunu unutmam, gormezden gelmem mumkun degil. dusunce ozgurlugu baglaminda degerlendirilebilecek bir sey de degil buna riza gosterenleri hos gormek. onlar da ayni bok gozumde.
hayatimda cidden bogmak isteyecek kadar nefret ettigim iki insan oldu. birini gecen sene tamamen tesaduf, aklima hic gelmeyecek bir yerde gordum. bayagi cokmus herif, ayagi hafif aksiyor. ya bir operasyon gecirmis ya da bir kaza. hep sinekkaydi olan surati, ay'daki kraterlere donmus. utusuz bir gomlek giymis ve korkunc bir acik kahverengi pantolon. beni suzdugunu farkettim once. ates kulaklarima cikti ama gidip selam vermedim. sonra karim farketmis, `bu adam niye bize bakiyor? taniyor musun?` dedi. dedim `sana hep bahsettigim nedim bu.` neyse, ben gidip selam verdim, bir ara goz goze geldik cunku. kacari yok. son derece sicak karsiladi. sanki iki sene mobbing'i o yapmamis, ise aldirdigim bir arkadasimi kovmamis, toplantilarda beceriksizligini yuzune vurulunca sinirden kuplere binen o olmamis, istifa etmeme o neden olmamis gibi. karima `beraber calismistik` dedi. ben bu tanistirilma mevzuunda bir adab olmasi gerektigini dusunuyorum. benim yanimdaki biri, karsimizdakini tanimiyorsa, o tanimi ben yapmaliyim. sen tutup `beraber calismistik` diyemezsin. ben belki `eski bir arkadas` diyecegim ve calisma mevzuunu soykemeyecegim, nerden biliyorsun. bu cok basit bir adab-i muaseret kurali. ama herif okuz, hep okuzdu. bilmiyor. gecistirdim. sonra dokuk haline baktim ve acidim. karma, ilahi adalet... ne derseniz deyin. olan olmus adama. kizima bir cikolata almak icin israr etti, zorla aldi. sonra numarami istedi, verdim. `acma nedim` diye kaydettim. kimse kimseyi aramadi tabii.
ikinci kisiyle bir yerde karsilasma ihtimalim sifir. iyi ki sifir, cunku ana avrat kufredecegimi biliyorum. karsilassak da umarim karimla cocugum yanimda iken olmaz.
devamını gör...