gözlemlediğim acı bir gerçek. şiirleri okuyan, anlamaya çalışan, umursayan kimse kalmadı artık. iğrenç bir devirde yaşıyoruz. herkes birbirine benziyor. kimse kimsenin içini, düşüncelerini umursamıyor. sokakta bir bakın erkekler de kadınlar da birbirleri içinde aynı giyiniyorlar. kadınlarda sarı düz saç, crop, ispanyol paça bir kot. erkeklerde uzun çorap ve bel çantası, klasik bir şort. bir şey "moda" olunca ve onu herkes yapınca havalı olmuyorsunuz. asıl moda bence özgün olmakta. biz farklılar çok az kaldık. bu iğrenç dünyada kayboluyoruz.
.
edit: burada okuma alışkanlığından bahsetmiyoruz. başka sanat dallarından bahsetmiyoruz. artık şiir okunmamasından bahsediyoruz, sıradanlıktan bahsediyoruz. böyle giyinen insanlar cahil demiyoruz. konuları birbirine karıştırmayın. bazı arkadaşlar yanlış anlamışlar da...
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
clubhouse da sürekli okurdum ama bir yerden sonra sıkıyor 2 tek atıp okumaya başlıyordum sjsjsj
devamını gör...
iri ve diri memeli seksi bir hanımefendiyle şömine başına geçme fırsatımız oldu da biz mi okumadık be kardeşim.
devamını gör...
şiir okumaz ama başka bir şey okur. okuduğu sürece sıkıntı yok gibi.
ben de severim şiir okumayı ama mesela şu an şiir okumak istediğim bir dönemde değilim ve bu yüzden tercih etmiyorum. hatta uzun bir süredir okumuyorum. gün gelir okumak isterim , açar okurum. bazıları da hiç sevmez şiiri ve bu yüzden başka bir şey okur. olay şiirde değil yani fikrimce.
devamını gör...
giyimden, tekdüzelikten şiire nasıl bağlandık anlamadım çünkü şiir dışında felsefe,tiyatro,roman pek çok tür var ama ülkemizde okuma oranı düşük maalesef. bir kısım okumalar da wattpad türü gibi bence çok edebiyat sayılamayacak bir alanda ama en azından onu okuyan da belki okuma alışkanlığı kazanıyor diye umut edelim.

düzeltme: okudum. hala da modayla şiir okuma arasında bir bağlantı göremiyorum. yani şiir okunmuyordan bahsetmek için moda konusuna girmek gerektiğini düşünmüyorum.

şiir okunmuyor gibi çok genel bir iddiayı da altyapısız buluyorum. misal ben modaya da uyan bir insanım ama füruğ ferruhzad da pablo neruda da okumuş bir insanım.

şiiri yazılı bir sanat olarak görüyorum ve diğer yazılı türlerden, sanat türlerinden de çok farklı tutmuyorum. önemli olan düşünmek, gelişmek bence.

yani özün sözü başlığı açan yazarın fikrine katılmıyorum ve dolayısıyla yanlış anladığımı da düşünmüyorum. bir fikre karşı olmak yanlış anladınız demek değil nihayetinde. ha birde ne anlatmak istediğiniz kadar nasıl anlaşıldınız gibi bir durum var ki ben bile bazen okuduğumu sonrasında anlamıyorum öyle bir çorba anlatmışım. ondan belki yazılandan da farklı bir anlamı vardır yazının ama ben göremedim.
devamını gör...
artık "okuyan" kimsenin kalmaması tanımının açılması gereken başlıktır. her şeyi o denli hızlı tükettik ki şiir ya da düzyazı farketmeksizin okuma kültürü denen şeyden çok fazla uzaklaştık.
devamını gör...
herkes yoga yapıyor ne şiiri.
devamını gör...
nur sürer'in anlattığı bilgi acı gerçeği vurguluyor: gittiği kitapçıda şiir kitabı almış. kitapçı ''nur hanım, burada iki yıldır şiir kitabı satılmadı'' demiş.

yoğa yapsan ne pilates yapsan ne? şiir olmadan ruhunu doyuramazsın!

bu yozlaşan bir sosyal yapının işaretidir. şiirini yitiren toplumdan bir halt olmaz. üzüldüm elbet. şairler de suçlu bunda. belki de...

ama en çok ''üst yapının'' alt yapıya inmesidir olayın aslı.
devamını gör...
sevenlerine saygım sonsuz ancak bi yerde oh iyi ki kurtulduk diyorum. bi ara şiir sokakta diye kafa silken çok oluyordu. şiir konusunda daha önce de demiştim, cem yılmaz ile aynı noktadayım. inanamıyorum gerçekliğine.
devamını gör...
çok şükür gerçekten. şiir olayı bana aşırı itici, sefilce ve sapıkça geliyor.
bir de böyle çok önemli çok romantik bir şey söylediğini düşünen özlü sözlü, göndermeli konuşanlar ortadan kalksa aşırı sevinirim.
hikayeden adamlar diye iki tip var arada instagramda önüme düşüyor, allahım böyle çiğ samimiyetten uzak romantizm ve şiirsel şeyler komple internetin karanlık tarihine gömülse keşke. romantizm bu değilll.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
kalmaz tabi. ruhsuz bi toplum olduk. bok gibi bi sürecin içindeyiz, herkes bunalımda. herkes dibe vurmuş. umutlar sönmüş, kimin umrunda lan bi mısra? herkes koştur koştur, cepler sıfır. nerde o eski kafa kafaya muhabbetler, sabaha kadar dertleşen tayfa? şimdi hepimiz ekrana çakıldık, sahte gülüşler, iğrenç suratlar. şiir mi kaldı ulan, kim dinler bi avuç hayalperesti.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
ben eskiden de okumazdım. lisansta ingiliz dili ve edebiyatı okudum, yüksek lisansta da aynı bölüm... yani ama edebiyatın şiir dalı hiç benlik olmadı hiçbir zaman. zaten üniversitede kaldığım tek bölüm dersi de şiir idi. :d

düzyazı seviyorum. şiir ile cidden hiçbir zaman ilgilenmedim.
devamını gör...
kitap okuyan da yok zaten. elinde telefon tüm gün bidi bidi mesaj yazan birisinin kitap okumaya zaman ayıracağını sanmıyorum.
devamını gör...
şiiri küçümseyenler hayatlarında asla binbir acıyı tek mısrada anlatan şairlerin dizelerini okumamış demektir. saçma sapan kişilerin birkaç kelimeyi bir araya getirip kendini şair ilan ettiği zırvalıkları saymıyorum. ama şiir yazması en zor edebiyat türüdür. şair, roman ve öykü yazarları gibi kelimelere karşı yeterince özgür değildir. eli açık davranamaz. tek veya çok derdini dizelere sığdırır. birçok nitelikli roman ve hikaye sayabilirim belki ama tam da bu yüzden söz konusu şiir olunca bu sayı oldukça düşer.
devamını gör...
şiir her zaman vardır. okuyanlar da.. öyle olmasa nasıl direnir, nasıl sıkar dişlerimizi, nasıl umutlanabilirdik,
"yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek"
diye haykırarak nasıl beklerdik yarınları..
devamını gör...
bazen soruları değiştirip tersinden bakmak, tümevarım yerine tümdengelim yapmak sonuca daha iyi ulaştırır.
insanlar niye şiir yazmaya başladı. neden şiir okuyorlardı.
radyonun tvnin telefonun olmadığı devirde şiir para ediyordu.
bugün elindeki telefonu açıp müzik dinlemek varken kimse şiir okumazki.
elektrikleri keser telefonları yasaklarsan tekrar şiir okuyanda olur, yazanda bulunur.
devamını gör...

ah, kimselerin vakti yok
durup ince şeyleri anlamaya

kalın fırçalarını kullanarak geçiyorlar
evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya
yitenler olduğu görülüyor bir türküyü açtılar mı
bakıp kapatıyorlar
geceye giriyor türküler ve ince şeyler


*
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"artık şiir okuyan hiç kimsenin kalmaması" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim