361.
aile, çocuğunu her türlü kötülükten koruması gerekirken, çocuğun kendisini ailesinden korumak zorunda kalmasıdır. bakın bu öyle büyük bir dramdır ki; çocuk, zaten en çok ailesine güvenmek, zor durumlarda ailesine sığınmak, ailesinden destek görmek ister ama çocuğa zarar veren ailenin bizzat kendisi olunca, çocuğun dünyası başına yıkılır. çaresizlik, kimsesizlik ve ümitsizlik duygularını dibine kadar yaşar. üstüne üstlük bu durumu tamamen kendi değersizliği ve yetersizliği ile ilişkilendirir; kendi suçu olarak görür.

bir gün yetişkin olacak, kendisine yapılanların "istismar" olduğunun farkına varacak, boşu boşuna suçluluk, değersizlik ve yetersizlik duygularıyla boğuştuğunu anlayacak, onu istismar eden aile üyelerine sınır koymayı becerebilecek ki ancak tüm bu süreçlerden sonra, normal bir şekilde hayatına devam edebilecektir...
devamını gör...
362.
doğurması.
devamını gör...
363.
sürekli arkasını toplaması.
devamını gör...
364.
kardeş yapmamak.
devamını gör...
365.
duygusal olarak aç bırakması. duygusal açlık çeken insanlar büyüdüklerinde midelerini doyursalar dahi tamamlanamıyorlar. üzücü.
devamını gör...
366.
maddi ve manevi anlamda yetersiz olup yine de çocuğu dünyaya getirmesi.
devamını gör...
367.
dünyaya getirmek. ailesine onu yaptıkları için dava açan hintli bir çocuk vardı bence gayet de haklıydı. bu dünyaya gelirken bize sorsalar muhtemelen gelmek istemezdik.
devamını gör...
368.
zamanında benim olmadı, onun olsun diyerek çocuğun istediği her şeyi alması. öğretmenine , akrabalarına karşı yaptığı saygısızlığı ,cevap vermesini ,özgüven sanması. kısacası doyumsuz, şımarık ve itici bir birey yetiştirmesi.
devamını gör...
369.
sevgisini ve ilgisini esirgemesi. öz güvenini kırması, mahcup etmesi, ilk ve doğru eğitimi vermemesi.
devamını gör...
370.
psikolojik şiddet uygulamak. kanıtlayamıyorsun da hani anlatsan anlaşılmaz.
devamını gör...
371.
cinsel istismar
devamını gör...
372.
çocuğu umursamamak, ona sevgi yerine öfke ve nefret aşılamak, başka çocuklarla güle oynaya muhabbet edip onları severken kendi çocuklarına şefkatin ş'sini bile göstermekten aciz kalmak. sonra da ailenin insanî duyguları esirgedikleri o masum çocuklardan sevgi ve merhamet bekledikleri noktada ben çıldırıyorum işte.
devamını gör...
373.
seçeneksiz bırakmak. dayatmak.
devamını gör...
374.
istediği şeyi ona kolayca sunmak.
devamını gör...
375.
onun birey olmasına izin vermemektir. ondan sonra gelsin travmalar, aile içi şiddet, intihar haberleri.
devamını gör...
376.
yakınlarımın birinin kızına bakarak, rahatça söyleyebilirim ki her istediğini elde etmesine izin vermektir. gak deyince suyu guk deyince yemeği ayağına gelen çocuklar ebeveyn değil hizmetçi muamelesi yapıyorlar. alışveriş yapmakla ilgili konuşurken daha on iki yaşındaki kız çocuğunun "marka olmayan bir şeyle işim olmaz" dediğini duydum.
birey olsun aman öz güveni sarsılmasın diye tüketim delisi, ruh hastası ergenler ordusuna sahip olduk.
devamını gör...
377.
onun adına konuşmak ya da karar almaktır.
devamını gör...
378.
ayrılmaları. tamam ayrıldınız birbirinize eş olamadınız bari iyi birer ebeveyn olun.
devamını gör...
379.
dünyaya getirmesi.
devamını gör...
380.
sevgi ve şefkat göstermemek.
çocuğun değerli olduğunu hissettirmemek.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"bir ailenin çocuğuna yapacağı en büyük kötülük" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim