41.
bu başlığı gördüm ya aklıma düşürdün. hemen çay koydum. severiz kendisini.
devamını gör...
42.
bağımlı olduğumu düşündüğüm içecek. ramazan ayında sabahları içemediğim için öfkeli oluyorum. normal zamanlarda da uzun süreli içemediysem keyifsizleşiyorum.
devamını gör...
43.
her güne başlangıcımdır. ve sadece demlediğim çayı içerim. pişmiş çayı sevmem.
devamını gör...
44.
çaydaki kafein miktarı kahvedekinin yaklaşık dörtte biri kadardır. örneğin bir fincan kahvede (50ml) yaklaşık 20mg, bir bardak çayda (100ml) yaklaşık 10mg kafein vardır.
devamını gör...
45.
bütün gün demleyip içtiğimdir.
acayip tanım yaparım.
acayip tanım yaparım.
devamını gör...
46.
soğuk kış günlerinin vazgeçilmezi, anavatanı çin olan bitki.
biraz çayın etimolojisine değinmek istiyorum.
çay dünyada söyleniş bakımında ya "ça" ya da "te" sesi kullanarak nitelendirilir.
bunun sebebi diğer milletlerin çayı çin'in hangi bölgesinden aldıklarıyla ilişkilidir.
çin'in kuzey bölgesinde mandarin lehçesi konuşulur ve çaya "ç'a" şekliyle telaffuz edilir.
güneyinde ise amoy lehçesi konuşulur ve "t'e" şekliyle telaffuz edilir.
çayın çinden ticaretini kara yoluyla (kuzeyden) yapanlar "ç'a" sesiyle; kanton limanından (güneyden), deniz yoluyla yapanlar "t'e" sesiyle telaffuz etmiştir.
bu nedenle çayın dünyada iki farklı telaffuzu oluşmuştur.
biraz çayın etimolojisine değinmek istiyorum.
çay dünyada söyleniş bakımında ya "ça" ya da "te" sesi kullanarak nitelendirilir.
bunun sebebi diğer milletlerin çayı çin'in hangi bölgesinden aldıklarıyla ilişkilidir.
çin'in kuzey bölgesinde mandarin lehçesi konuşulur ve çaya "ç'a" şekliyle telaffuz edilir.
güneyinde ise amoy lehçesi konuşulur ve "t'e" şekliyle telaffuz edilir.
çayın çinden ticaretini kara yoluyla (kuzeyden) yapanlar "ç'a" sesiyle; kanton limanından (güneyden), deniz yoluyla yapanlar "t'e" sesiyle telaffuz etmiştir.
bu nedenle çayın dünyada iki farklı telaffuzu oluşmuştur.
devamını gör...
47.
üretiminde ve üretim potansiyelinde üst sıralarda yer almamıza rağmen en pahalı olarak tükettiğimiz bitkidir.
çeşitleri çok fazladır.
çeşitleri çok fazladır.
devamını gör...
48.
vücudu güzel detoks eder ama su yerine geçmez.
devamını gör...
49.
çok fazla tüketiyorsanız kan değerlerini düşürür,demir eksikliğine yol açar.bu yüzden artık sadece kahvaltıda tüketiyorum.
devamını gör...
50.
bir milli içeceğimiz olacaksa bu çaydır.her boşlukta çay içiliyor.
devamını gör...
51.
anavatanı çin midir hindistan mıdır nedir bilmiyorum, bir önemi de yoktur. ulusal içeceklerimiz kategorisindedir. kahvaltıda, akşam yemeğinde, gün ortasında vb. vakitlerde içilir. kültürümüze yaşam biçimimize yer etmiştir, çıkması çok olası değildir.
devamını gör...
52.
her türlü içilen içecek.
devamını gör...
53.
diüretiktir tuvalete çıkartır habire.
devamını gör...
54.
"tavşan kanı bunlar" diye halka sunulan fakat üzerine tükürülen köpürcükcüklü bir halk içeceği.
devamını gör...
55.
bazen hiç canım istemez ama bazen de icmezsem olmaz gibi geliyor
devamını gör...
56.
günün her öğününde içilebilen içecek. içerik aynı olmasına rağmen içildiği zamanlar şöyle adlandırılır;
sabah çayı
keyif çayı
beş çayı
akşam çayı
yorgunluk çayı
sabah çayı
keyif çayı
beş çayı
akşam çayı
yorgunluk çayı
devamını gör...
57.
genellikle kurutulmuş ya da yeşil bitkilerin kaynamış su ile (türüne göre) demleme süresi olan içecek.
sonuçta taze nane çayı da var, zeytin yaprağı çayı da, kurutulmuş kiraz sapı çayı da.
başlıkta bahsedilen çay siyah çay olduğunu düşünerek, bergamot aromalısını tercih ettiğim bitki.
sonuçta taze nane çayı da var, zeytin yaprağı çayı da, kurutulmuş kiraz sapı çayı da.
başlıkta bahsedilen çay siyah çay olduğunu düşünerek, bergamot aromalısını tercih ettiğim bitki.
devamını gör...
58.
milli içeceğimiz olucaksa çay değildir beğler! bizim içkimiz kımızdır kımız! kısrak sütünden mayalanmış, bir çamçak içtin mi dağ gibi adamı esreten kımız! yürek hoplatan, bine yüz savaşa sokturan, ay gibi ak kımız!
çay mı? çinlilerin otu demleyerek yaptığı zifiri şey değil mi o? içtim, içtim pek tatsız tuzsuz bir şey. adamı durgunlaştıran etkisi var, çinlilerden ne beklersin ki, kendileri de savaşta sinip kalıyorlar, hareketsiz. onlara yakışır.
çay mı? çinlilerin otu demleyerek yaptığı zifiri şey değil mi o? içtim, içtim pek tatsız tuzsuz bir şey. adamı durgunlaştıran etkisi var, çinlilerden ne beklersin ki, kendileri de savaşta sinip kalıyorlar, hareketsiz. onlara yakışır.
devamını gör...
59.
yetiştiği bölge yüzünden chai ve icindeki tein yuzunden dunyanın coğu yerinde çay ve tea sözcuklerinin turevleri ile anılan bitki.
devamını gör...
60.
toplumdaki bugünkü anlam ve öneminin büyük çoğunluğunu cumhuriyet kurucularına borçlu olan içecektir.
söz konusu kadro bolca tüketilen ancak hem pahalı hem saklaması zor (tersini ifade etmek gerekirse çabuk bayatlayan) ve ülke topraklarında yetişmesi zor olan ancak tüm bunlara rağmen toplumda oldukça karşılık gören kahveye alternatif bir içecek arayışına girmişlerdir.
bunun sonucunda:
-gerek yağış ve toprak rejiminden dolayı ülke içerisinde üretilerek çiftçiye destek olacak,
-gerek modern ülkelerde de tüketilen (modernizasyona + değer kattı),
-gerekse de yılda birden fazla ürün verebilecek,
-gerekse de milli ekonomi projeleriyle uyumlaşacak,
-son olarak kahveye kıyasla daha geç bayatlayan
bu ürünü keşfetti.. ilk çalışmalar doğu karadeniz'de başladı ve hali hazırda karadeniz iklim+yağış+toprak anlamında çaya uygunken aynı zamanda doğu karadenizde görece yeterli ürün fazlası elde edilemiyordu. cumhuriyet kadrosunun ise hedefi bölgesel kalkınmaydı.. dolayısıyla çay meselesi bir taşla binbir kuş vurma gibi bir şeydi..
neyse başlayan pilot fide yetiştirmeler neticesinde bölge halkına karşılıksız fidan ve devlet eliyle alım garantisi verildi. (dikkat kamu özel ortalığı ile verilen mesele orada köylüye verildi). sonucunda ucuz ve dayanıklı olması neticesinde toplumda karşılık buldu ve kültüre yerleşti..
söylence odur ki ilk fideler/tohumlar resmi olarak çin'den istendi ancak çin tarafından verilmedi. dönemin hindistan'ı da ingiltere hakimiyeti altından olmasından dolayı çin'deki elçiye bir şekilde tohumları getirmesi ankara'dan emredildi. bunun üzerine elçi bey o dönemin modası/iktidar ikonu sayılan bastonuna bir bölme yaptırarak başından-sopası ayrılan bir hale getirttiği ve baş-sopası arasına 3-5cm'lik bir boşluk bırakarak o aralığa karaborsadan/el altından tohum alarak sotelediği rivayet edilir.. sonrasında ise ankara'ya bir ziyaret/tatil dönüş vb. bişi ile yurda sokar ve bugünkü adı ankara ziraat olan o günkü artık neyse oradaki tarım hocalarına emaneti devreder..
bugün parkta-bahçe de vatandaşa çay atanlara duyrulur.. onlar her çay attığında "iki ayyaş ankara'da" kendisine gülmektedir.. ^^
namus gereği ekleyelim... wiki'de farklı bir varyansta anlatılmaktadır hikaye..:
ı. dünya savaşı'nın getirdiği ekonomik buhranı takiben, yöredeki işsizliğin giderilmesi ve ekonomik refah sağlanması amacıyla doğu karadeniz bölgesinde çaycılık faaliyetleri başlatılmıştır. tbmm tarafılan 1924 yılında çıkarılan 407 sayılı kanun ile çay tarımı yasal güvence altına alınmıştır. ziraat umum müfettişi zihni derin tarafından yürütülen çay üretme çalışmalarının başarılı olması sonucu 1937 ve 1940 yıllarında batum'dan getirtilen tohumlarla çay bahçeleri kurulmuştur.[1]
çay üreticiliği takip eden yıllarda da türkiye cumhuriyeti devleti tarafından desteklenmiştir. 1938'de ilk çay mahsülü alınmış, 1947'de ilk çay fabrikası !! geçersiz url !!
söz konusu kadro bolca tüketilen ancak hem pahalı hem saklaması zor (tersini ifade etmek gerekirse çabuk bayatlayan) ve ülke topraklarında yetişmesi zor olan ancak tüm bunlara rağmen toplumda oldukça karşılık gören kahveye alternatif bir içecek arayışına girmişlerdir.
bunun sonucunda:
-gerek yağış ve toprak rejiminden dolayı ülke içerisinde üretilerek çiftçiye destek olacak,
-gerek modern ülkelerde de tüketilen (modernizasyona + değer kattı),
-gerekse de yılda birden fazla ürün verebilecek,
-gerekse de milli ekonomi projeleriyle uyumlaşacak,
-son olarak kahveye kıyasla daha geç bayatlayan
bu ürünü keşfetti.. ilk çalışmalar doğu karadeniz'de başladı ve hali hazırda karadeniz iklim+yağış+toprak anlamında çaya uygunken aynı zamanda doğu karadenizde görece yeterli ürün fazlası elde edilemiyordu. cumhuriyet kadrosunun ise hedefi bölgesel kalkınmaydı.. dolayısıyla çay meselesi bir taşla binbir kuş vurma gibi bir şeydi..
neyse başlayan pilot fide yetiştirmeler neticesinde bölge halkına karşılıksız fidan ve devlet eliyle alım garantisi verildi. (dikkat kamu özel ortalığı ile verilen mesele orada köylüye verildi). sonucunda ucuz ve dayanıklı olması neticesinde toplumda karşılık buldu ve kültüre yerleşti..
söylence odur ki ilk fideler/tohumlar resmi olarak çin'den istendi ancak çin tarafından verilmedi. dönemin hindistan'ı da ingiltere hakimiyeti altından olmasından dolayı çin'deki elçiye bir şekilde tohumları getirmesi ankara'dan emredildi. bunun üzerine elçi bey o dönemin modası/iktidar ikonu sayılan bastonuna bir bölme yaptırarak başından-sopası ayrılan bir hale getirttiği ve baş-sopası arasına 3-5cm'lik bir boşluk bırakarak o aralığa karaborsadan/el altından tohum alarak sotelediği rivayet edilir.. sonrasında ise ankara'ya bir ziyaret/tatil dönüş vb. bişi ile yurda sokar ve bugünkü adı ankara ziraat olan o günkü artık neyse oradaki tarım hocalarına emaneti devreder..
bugün parkta-bahçe de vatandaşa çay atanlara duyrulur.. onlar her çay attığında "iki ayyaş ankara'da" kendisine gülmektedir.. ^^
namus gereği ekleyelim... wiki'de farklı bir varyansta anlatılmaktadır hikaye..:
ı. dünya savaşı'nın getirdiği ekonomik buhranı takiben, yöredeki işsizliğin giderilmesi ve ekonomik refah sağlanması amacıyla doğu karadeniz bölgesinde çaycılık faaliyetleri başlatılmıştır. tbmm tarafılan 1924 yılında çıkarılan 407 sayılı kanun ile çay tarımı yasal güvence altına alınmıştır. ziraat umum müfettişi zihni derin tarafından yürütülen çay üretme çalışmalarının başarılı olması sonucu 1937 ve 1940 yıllarında batum'dan getirtilen tohumlarla çay bahçeleri kurulmuştur.[1]
çay üreticiliği takip eden yıllarda da türkiye cumhuriyeti devleti tarafından desteklenmiştir. 1938'de ilk çay mahsülü alınmış, 1947'de ilk çay fabrikası !! geçersiz url !!
devamını gör...
"çay" ile benzer başlıklar
çay demlemek
99
çay kaşığı
16