81.
ilgilenmemiş gibi yapıp yahu ne konuşuyorsunuz deyip herşeyi öğrenmek.
devamını gör...
82.
acizlik olarak görüyorum ben. yazıktır, günahtır. kendisine saygısı olan insan, kendine değer veren insan ne dedikodu yapar, ne yapılan ortamda bulunur.
devamını gör...
83.
zeki her insan dedikodu yapar. dedikodu dediğimiz şey birinin arkasından olmayan bir şeyi söylemek değildir. olan şeyleri doğrucu konuşmaktır. bu bazen saygınlık artırır ama yaptığın şey kötüyse de saygınlığını düşürür. grup içindekile hilekarları dedikodu sayesinde atarsınız. emrah safa gürkan'ın da dediği gibi dedikodu yapmayan beyin durgun bir beyindir.
devamını gör...
84.
boş insanların çok zevk aldığı bir konudur. sabah başlarlar akşama kadar konuşurlar.
devamını gör...
85.
çok severim, yanınada türk kahvesi birde aşk tanem kız arkadaşlarım varsa sabahtan akşama kadar gülmekten katıla da biliriz ortamı ağlayarakta terk edebiliriz.
yapmıyorum, sevmiyorum diyen yalan söyleme yalan söylemee
yapmıyorum, sevmiyorum diyen yalan söyleme yalan söylemee
devamını gör...
86.
gıybet, gıyabında konuşma, fiskos, arkadan laf taşıma, abartılmış olması muhtemel yaşanmışlıkların kulaktan kulağa yolculuğudur.
eski dilde: kîl u kâl
eskiden hemen her evde görülebilen yuvarlak bir sehpasının dahi olduğu aktivitedir.
fiskos masası
(bunlara annelerimiz ne danteller ne örtüler hazırlamış, gereken önemi ihtimamı vermiş, günlerde koltuk aralarına çıkartılmış, dedikodular yapılmıştı ama gün sonunda en fazla kahve bardağını ve okuduğun kitabı bıraktığın bir sehpaya dönüp demodeleşmişti bu sehpalar.)
eski dilde: kîl u kâl
eskiden hemen her evde görülebilen yuvarlak bir sehpasının dahi olduğu aktivitedir.
fiskos masası
(bunlara annelerimiz ne danteller ne örtüler hazırlamış, gereken önemi ihtimamı vermiş, günlerde koltuk aralarına çıkartılmış, dedikodular yapılmıştı ama gün sonunda en fazla kahve bardağını ve okuduğun kitabı bıraktığın bir sehpaya dönüp demodeleşmişti bu sehpalar.)
devamını gör...
87.
adi ustunde dedikodu.
dedi ve koydu lafi. dedi kodu.
dedi ve koydu lafi. dedi kodu.
devamını gör...
88.
duyunca gözlerime, kulaklarıma ve bilimum duyu organlarıma inanamadığım haberleşme aracı. bizim yeni taşındığımız evin yanında allah'ım affetsin ben çok güzelim sanrısında bir kadın yaşıyor. tam bir orta yaş bunalımı örneği gibi ortalarda geziyor. onun yanındaki evde de aşırı çapkın nefes alan her şeye yürüyen bir ırz düşmanı yaşıyor. bu ırz düşmanı aşırı zeki, hanımefendi çok güzel bir kadınla evli ve tahmin edebileceğiniz gibi bu iki midesiz birlikte oluyor. tabii bu uçana kaçana yürüyen aynı anda bir sürü kadınla birlikte olduğu için bu diğer kadının hiçbirinden farkı olmayacağını düşünüyor ama kadın o günden sonra alakalı alâkasız adamla eşinin yaşadığı eve gidiyor. terasta sohbet etseler kendi terasından dahil oluyor. adam buna ölü taklidi yapsa da bir gram utanmadan şiddetle adamın dikkatini çekmeye çalışıyor.
asıl komik olansa ben bu kadının sitenin başındaki villanın kızının dedikodusunu yaparken duydum. kadının namus, şeref hiçbir şeyini bırakmıyordu. suçu da evinin önünde nişanlısını dudağından öpmekti. hani bir insan dedikodu yapar, utanmaz olur da bu kadar mı kendinden habersiz olur!
kamu spotu: dedikodu yapmayın.
asıl komik olansa ben bu kadının sitenin başındaki villanın kızının dedikodusunu yaparken duydum. kadının namus, şeref hiçbir şeyini bırakmıyordu. suçu da evinin önünde nişanlısını dudağından öpmekti. hani bir insan dedikodu yapar, utanmaz olur da bu kadar mı kendinden habersiz olur!
kamu spotu: dedikodu yapmayın.
devamını gör...
89.
rivayet, söylenti demektir. ve bu rivayetler hiçbir zaman dini kaynak değildir.
dinin tek kaynağı kutsal kuran'dır:
www.kurandakidin.com/
dinin tek kaynağı kutsal kuran'dır:
www.kurandakidin.com/
devamını gör...
90.
rivayet demek degildir.
rivayet sozunu halk arasindaki soylenti anlaminda alip araplara gore de oyle sanacak kadar cahilsin ve hadislere karsi cikiyorsun. ılginc.
rivayet sozunu halk arasindaki soylenti anlaminda alip araplara gore de oyle sanacak kadar cahilsin ve hadislere karsi cikiyorsun. ılginc.
devamını gör...
91.
"mış" ekiyle pratik şekilde yapılan eylemdir.
devamını gör...
92.
din kardesinin etini yemek gibidir. haramdir.
devamını gör...
93.
kiminle beraber yaptığınız ve sonucunda dedikodusunu yaptığınız kişinin hayatını etkileyecek sonuçlar doğurup doğurmayacağına göre faydalı veya zararlı olan eylemdir.
örneğin bir arkadaşım hakkındaki olumsuz düşüncelerimi anneme paylaşabilirim çünkü hiçbir sosyal etkileşimleri olmadığı için dedikodusunu yaptığım kişi annemin umrunda bile olmayacaktır ve bu konuşma annemle benim aramda kalacaktır. ama başka bir arkadaşımla o kişinin dedikodusunu asla yapmam çünkü onunla aynı sosyal çevreyi paylaşan birini manipüle etmiş olurum ve basit bir dedikodunun o sosyal çevrede yayılarak dedikodusunu yaptığım kişinin hayatını zor bir duruma sokabileceğini bilirim.
örneğin bir arkadaşım hakkındaki olumsuz düşüncelerimi anneme paylaşabilirim çünkü hiçbir sosyal etkileşimleri olmadığı için dedikodusunu yaptığım kişi annemin umrunda bile olmayacaktır ve bu konuşma annemle benim aramda kalacaktır. ama başka bir arkadaşımla o kişinin dedikodusunu asla yapmam çünkü onunla aynı sosyal çevreyi paylaşan birini manipüle etmiş olurum ve basit bir dedikodunun o sosyal çevrede yayılarak dedikodusunu yaptığım kişinin hayatını zor bir duruma sokabileceğini bilirim.
devamını gör...
94.
bana çok yorucu geliyor nedense ya etiktir değildir kısmını geçtimde
devamını gör...
95.
bir takım erkek müsveddesi bunu iyi taşıyor ama haklarını vereyim o müptezellerin.
devamını gör...
96.
dedikodu, insan ilişkilerinin kaçınılmaz bir parçasıdır. çoğu zaman olumsuz bir anlam yüklenen bu kavram, aslında toplum içinde iletişimi güçlendiren bir araç da olabilir. araştırmalar, insanların günlük konuşmalarının yaklaşık %60-70’inin başkaları hakkında olduğunu gösteriyor. peki, dedikodu her zaman kötü müdür?
bir mahkeme salonunu düşünelim. tanık ifadeleri, gerçeği ortaya çıkarmak için kullanılır. ancak aynı ifadeler, kasıtlı olarak çarpıtıldığında bir kişinin hayatını mahvedebilir. dedikodu da böyledir; doğru kullanıldığında insanları bilinçlendirir, yanlış kullanıldığında ise zarar verir. örneğin, bir iş yerinde olumsuz bir söylenti çalışan motivasyonunu düşürebilirken, olumlu bir dedikodu birinin emeğinin takdir edilmesini sağlayabilir.
dedikodu, antik çağların haberleşme aracı olan söylentiler gibi, bazen faydalı bilgiler içerirken bazen de yıkıcı olabilir. tıpkı bıçak gibi: yemek yaparken işe yarayan bir araçken, yanlış kullanıldığında tehlikeli hale gelir.
sonuç olarak, dedikodu ne tamamen faydalıdır ne de tamamen zararlıdır. onu nasıl kullandığımız belirleyicidir. gerçekleri çarpıtmadan ve başkalarına zarar vermeden yapılan dedikodu, toplumsal bağları güçlendirebilir. ancak yalan veya art niyetle yapıldığında, telafisi zor hasarlar bırakabilir. dedikodu, elimizde şekillenen bir araçtır; onu nasıl kullanacağımıza biz karar veririz.
bir mahkeme salonunu düşünelim. tanık ifadeleri, gerçeği ortaya çıkarmak için kullanılır. ancak aynı ifadeler, kasıtlı olarak çarpıtıldığında bir kişinin hayatını mahvedebilir. dedikodu da böyledir; doğru kullanıldığında insanları bilinçlendirir, yanlış kullanıldığında ise zarar verir. örneğin, bir iş yerinde olumsuz bir söylenti çalışan motivasyonunu düşürebilirken, olumlu bir dedikodu birinin emeğinin takdir edilmesini sağlayabilir.
dedikodu, antik çağların haberleşme aracı olan söylentiler gibi, bazen faydalı bilgiler içerirken bazen de yıkıcı olabilir. tıpkı bıçak gibi: yemek yaparken işe yarayan bir araçken, yanlış kullanıldığında tehlikeli hale gelir.
sonuç olarak, dedikodu ne tamamen faydalıdır ne de tamamen zararlıdır. onu nasıl kullandığımız belirleyicidir. gerçekleri çarpıtmadan ve başkalarına zarar vermeden yapılan dedikodu, toplumsal bağları güçlendirebilir. ancak yalan veya art niyetle yapıldığında, telafisi zor hasarlar bırakabilir. dedikodu, elimizde şekillenen bir araçtır; onu nasıl kullanacağımıza biz karar veririz.
devamını gör...
97.
aslında insanların birbirini tanıma ve sosyal bağ kurma yoludur ama genelde kötü niyetle şekillenir. başkalarının hayatına dair anlattığın "küçük hikayeler", bazen fazlasıyla büyür ve birdenbire herkesin ilgisini çeker. gerçek mi, değil mi, kimseye pek de önemli gelmez.
devamını gör...
98.
ilk defa gökçeada/kaleköyde duyduğum parçanın adı, levent yüksel de ayrı bir hava ile söylüyor.
devamını gör...
99.
bir olayla ilgili en yüksek ihtimalleri sıralayarak yapılan arkadan konuşmadır. çıkarımdır. bazen doğru çıkar bazen ise yanlış çıkar. ama bunu yapan insanın umrunda değildir. aldığı keyfe bakar.
devamını gör...
100.
balkonda kahve, kek, sigara eşliğinde yapılması elzem olan gerekli ve zevkli eylem .
devamını gör...