bir nevi tatlı dil. yazarak kandırma.
devamını gör...
edeb'i sanattır.
devamını gör...
atanamayan öğretmen branşıdır. üzücüdür.
devamını gör...
kelimeleri kullanarak insanın iç dünyasına, yaşamına vs. etki eden, uğraşılması en zevkli sanat dalıdır.

kelimeler insanın her şeyidir. bunu bilen edebiyat temeline dili alır. dili kullanarak duygusunu, düşüncesini, iç dünyasında olanı, ruhunu, kağıda, oradan da edebiyatseverlere ulaştırır. kelimelerin bir insana neler yapabileceğini gösterir.

edebiyat, bir yanda yazmak demektir. eskilerden günümüze birçok yazar/şair "yazın olmasaydı olmazdım, minvalinde şeyler söylemiştir. mesela hepimizin tanıdığı, sevdiği ve yazımını gönül verdiği sabahattin ali... der ki; "gitseydim istikbalimi kaybedecektim fakat dursaydım aklımı." ve o yazar kaldı, aklını kaybetmemek için yazmaya başladı. tıpkı sait faik abasıyanık gibi;
"söz vermiştim kendi kendime; yazı bile yazmayacaktım. yazı yazmak da hırstan başka ne idi? burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. hırs hiddet neme gerekti? yapamadım. koştum tütüncüye, kağıt kalem aldım, oturdum. ada'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. kalemi yonttum. yonttuktan sonra tuttum, öptüm. yazmasam deli olacaktım."

budur. edebiyat azıyla çoğuyla böyledir.
devamını gör...
insana başka türlü bir bilgi verir. kanımca belli bir formasyondan geçmeden edebiyat okumak biraz eksikliktir. o yüzden tarih ve sosyoloji alanlarında az buçuk birikime sahip olarak okuduğum metinleri okudum sayıyorum. öncesinde okuduğum birçok şeyi hiç okumamış gibiyim.
devamını gör...
sıradan günlük konuşmadan biraz farklı yapılandırılmış kelime'leri kapsar.
devamını gör...
duygu ve düşüncelerin etkili ve güzel bir biçimde ifade edilme sanatıdır, edebiyat.
anlatma ihtiyacıdır insanın, anlaşılma ihtiyacı. zihinden geçen fikirleri, yüreğinde kopan fırtınaları kaleme dökme çabasıdır.
ölümden korkan insanoğlunun kalıcılığı yakalama, yok olmaktan korkan faninin dünyada iz bırakma endişesidir.
tesir etme hissidir; bir başkasının kalbine, aklına dokunmaktır.
mücadele ettiğimiz birçok duyguyu, birkaç satırda ifade edebilme çabasıdır.
kaleme aktarırken de özgün olmayı, dili doğru ve güzel kullanma yeteneğine sahip olmayı ve yazılan ürünün sanat eseri seviyesine taşınmasını kotarabilmektir.
devamını gör...
kelimelerin bir araya gelerek anlam kazandığı, ahenkle dans ettiği sanat türüdür.
devamını gör...
(bkz: edeb) kökünden gelmektedir. edeb ise eline, diline, beline sahip olmaktır. böyle de incedir. sanattır.
devamını gör...
ruha nefes aldırandır.


yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir?
yaşamayabileydim yazar mıydım hiç şiir?
-yaşama!
-ya bileydim?
yazar: mıydım
hiç: şiir.
der ismet özel
devamını gör...
kelimelerin yazanıyla davranış ve usul hususlarında harbidir.
devamını gör...
bir toplumun yazılı ve sözlü kültürünü yansıtan sanattır..
devamını gör...
edebiyat nedir?

virginia woolf'un ceplerini taşlarla doldurarak ouse nehrine bıraktığı bedenidir.

sylvia plath'in fırına sokup boğduğu, dünyaya "ağır" gelen kafasıdır.

lev nikolayeviç tolstoy'un çok sevdiği tren garında donarak ölürken, üç gün sonra bulunan yırtık ayakkabısıdır.

ömrün ortasına 35 yaş şiiri yazıp 46'sında ölen cahit sıtkı tarancı'nın kederi.

istanbul'u gözleri kapalı dinlerken belediye çukurunu görmeyip düşerek ölen orhan veli kanık'ın kaderidir.

edebiyat keyif almak için, yoksulluktan ve yoksunluktan bihaber yapılamaz.

murat gülen
devamını gör...
insan var oldukça ebediyete kadar varlığını kaybetmeyecek olan sanat türüdür. bana edebiyat yap-ma diyenleri oldum olası anlamamışımdır. bir kişi edebiyat yapabiliyorsa onu susturmak yerine devam etmesini sağlamak gerekir.
devamını gör...
bu bölümden mezunum.
devamını gör...
yalnızca mutsuz ailelerin çocuklarının girebildiği bir sığınaktır.
devamını gör...
hayattan kaçayım derken zihin çürümemi hızlandırsa da kaçışım yok kendisinden.
devamını gör...
bir kültürdür. öyle birkaç şair bilmek, o şairin de birkaç şiirini bilmekle edebiyat kültürüne sahip olunmaz.

gerçekten edebi kültürü olan bir kişiyi *oturuşundan kalkışından, üslûbundan, konuşma tarzından tanırsınız. plazalardaki yapay nezaketin aksine, insan ruhuna bir incelik, davranışlarına da bir kibarlık katar.

hayatta insanı insan olmak merhalesine yaklaştıran en nadide şeylerden biridir.

edit: yazım yanlışı giderildi.
devamını gör...
herkes bilir ya;
new york'ta kör bir dilenci, bir şairin dikkatini çeker. dilencinin boynunda asılı bir tabela vardır. şair, dilenciye günlük kazancının ne kadar olduğunu sorar. dilenci de sekiz dolar kadar olduğunu söyler.

bunun üzerine şair, dilencinin boynuna asılı tabelayı ters çevirerek bir şeyler yazar "şimdi buraya senin kazancını arttıracak bir şeyler karaladım. bir hafta sonra yanına geldiğimde bana sonucu söylersin" der.

şair, bir hafta sonra dilencinin yanına uğrayınca, dilenci: "bayım size ne kadar teşekkür etsem azdır. bir haftada kazancım ikiye katlandı. çok merak ediyorum tabelaya neler yazdınız?" bunun üzerine şair gülümser ve tabelada "doğuştan körüm, yardım edin, yazıyordu. bense; bahar gelecek, ama ben yine göremeyeceğim, diye yazdım. "der.

evet neyi, nasıl söylediğimiz önemli, seçtiğimiz sözcükler insanları etkiliyor, biraz edebiyat parçalamak fena olmaz, ama fazla parçalamayalım samimiyetimiz kaçar.
devamını gör...
sözün özü, sözün güzelidir. kaynağı gönüldür. dalları gökleri kaplayan, serin gölgeleriyle huzur bahşeden ulu ulu ağaçların buram buram hoş râyihalı lezzetli yemişleriyle, insanları cezbeden asûde bir bahar ülkesidir.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"edebiyat" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim