161.
trafiği bok gibi bir şehir. cinnet getirmemek için her 10 dakikada bir kendinizi sakinleştirmeniz gerekiyor. bu kadar trafik sevdalısı iseniz çok daha iyi ve görkemlisi var. istanbul.
devamını gör...
162.
kışı inanılmaz soğuk olan memleket. zamanında orada okuyan psikopat bir sevgilim vardı, bir şubat gecesi tren garına giderken sinirlenip kulağıma yumruk atmıştı, hayatımda yaşadığım en büyük acıydı o soğukta. yok böyle bir soğuk.
devamını gör...
163.
hakan günday'ın anlattığı piçliği eskişehir'de yaşadım ben. piçliğimin başkentidir.
devamını gör...
164.
mekan sahiplerinin sırf bir kadına sadece selam verdiği için güvenliğe verdiği emirlerle döve döve öldürten ya da sakat bıraktıran şehirdir. geçen yıl 4-5 ay kadar orda yaşadım ve duyduklarımdan sonra hiçbir mekana adım dahi atmadım, atmam. sonrasında güvenlik görevlilerini ortalık yatışana kadar başka şehirlere gönderip saklıyorlarmış. hatta tam ben ordayken bir asteğmenin bacaklarını kırmışlardı. polis geldiğinde de güvenlik kameraları çalışmıyor yalanıyla biraz da rüşvetle yırtıyorlar bu arkadaşlar.
adana'da mekan açıp böyle bir mevzuyu yapmaya cesaret ederlerse şaşkaza o dükkanı yerinde bulamazlar muhtemelen. torpidosunda el bombası taşıyan insanlar var orada. sağ bırakmazlar.
başka bir konuda eyyorlayalım efendim, günün birinde duş alırken bir anda suyunuz kesilebilir. hayır faturanızı ödemeyi unutmadınız çünkü fatura yok. kontör yükler gibi su parası yüklüyorsunuz. telefondan hallederim iki dakikada demeyin, öyle bir teknoloji henüz ilerlememiş. gidip elden yatırmanız lazım. bu gözler saçı köpüklü şekilde giden insanlar gördü çünkü.
kapınıza su mu sipariş etmek istiyorsunuz? hayır arkadaşlar su arabaları geziyor şehirde, damacana ile kapının önünde yolunu gözleyebilirsiniz.
adana'da mekan açıp böyle bir mevzuyu yapmaya cesaret ederlerse şaşkaza o dükkanı yerinde bulamazlar muhtemelen. torpidosunda el bombası taşıyan insanlar var orada. sağ bırakmazlar.
başka bir konuda eyyorlayalım efendim, günün birinde duş alırken bir anda suyunuz kesilebilir. hayır faturanızı ödemeyi unutmadınız çünkü fatura yok. kontör yükler gibi su parası yüklüyorsunuz. telefondan hallederim iki dakikada demeyin, öyle bir teknoloji henüz ilerlememiş. gidip elden yatırmanız lazım. bu gözler saçı köpüklü şekilde giden insanlar gördü çünkü.
kapınıza su mu sipariş etmek istiyorsunuz? hayır arkadaşlar su arabaları geziyor şehirde, damacana ile kapının önünde yolunu gözleyebilirsiniz.
devamını gör...
165.
hayatim bosanmadan onceki donem ve sonraki donem olarak ikiye ayrilir benim.
bosandiktan sonraki donemimde, son 10 senede, en yasanasi buldugum sehir. degisecek gibi de durmuyor;)
bosandiktan sonraki donemimde, son 10 senede, en yasanasi buldugum sehir. degisecek gibi de durmuyor;)
devamını gör...
166.
hayatımın yaklaşık 20 yılının geçtiği; üniversite okuduğum, evlendiğim, boşandığım, çalıştığım, sonunda terk edip ara ara ziyaret ettiğim şehirdir.
eskişehir öğrenci dostu bir şehir değil, para dostu bir şehirdir ve şehirlerin geneli (belki de tamamı) parayı nereden kazanırsa, onun dostudur.
90'lı yıllarda, şortlu erkeklerin bile dayak yediği, 2000'li yıllarda eşcinsellere bile kapılarını açan, geçtiğimiz yıl gördüğüm kadarıyla fuhuş cennetine dönüşmüş; üniversiteler olmasa bilecik'ten pek de farklı bir atmosferi olmayacak şehirdir eskişehir.
benim için eskişehir'in en güzel yanı hasan polatlan (yeni adıyla atatürk) bulvarı'dır. bir diğer güzel yanı ise iklimidir. hava soğuksa, soğuktur; sıcaksa, sıcaktır. gün içerisinde sürpriz beklemezsiniz.
devlet memurları için yaşaması kolay, özel sektör çalışanları içinse her sabah bir kabus gibidir çünkü en büyük şirketi (eti) bile bir patron şirketi olup, işten çıkarılırsanız yeni bir iş bulmanız (vasıflı işler için konuşuyorum) zordur.
devamını yazmaya üşendim.
eskişehir öğrenci dostu bir şehir değil, para dostu bir şehirdir ve şehirlerin geneli (belki de tamamı) parayı nereden kazanırsa, onun dostudur.
90'lı yıllarda, şortlu erkeklerin bile dayak yediği, 2000'li yıllarda eşcinsellere bile kapılarını açan, geçtiğimiz yıl gördüğüm kadarıyla fuhuş cennetine dönüşmüş; üniversiteler olmasa bilecik'ten pek de farklı bir atmosferi olmayacak şehirdir eskişehir.
benim için eskişehir'in en güzel yanı hasan polatlan (yeni adıyla atatürk) bulvarı'dır. bir diğer güzel yanı ise iklimidir. hava soğuksa, soğuktur; sıcaksa, sıcaktır. gün içerisinde sürpriz beklemezsiniz.
devlet memurları için yaşaması kolay, özel sektör çalışanları içinse her sabah bir kabus gibidir çünkü en büyük şirketi (eti) bile bir patron şirketi olup, işten çıkarılırsanız yeni bir iş bulmanız (vasıflı işler için konuşuyorum) zordur.
devamını yazmaya üşendim.
devamını gör...
167.
aynalı delisini, kalabak suyunu, amelesini, yılmaz büyükerşen'ini, o öğrenci yaşamını, gece hayatını, gündüzünü, yazını, kışını, adalarını, doktorlarını, trafik kurallarına uyulmasını, kültürünü, etkinliklerini, heykellerini, bahçelerini, parklarını, esnafını, sinemalarını, köprülerini, lokma kebabını, çiğböreğini, porsuk'unu seviyorum! daha sayamadığım bir sürü şey... ben eses aşığıyım.
devamını gör...
168.
bilmem ne kadar şehirsin, istanbul iş çıkış saati gibi trafiğin var. ne karın ağrısı bir şehirsin lan sen! bir saatte 2 km'lik yol gidemedim. bir sürü şehir gezdim, ben böyle balon bir şehir görmedim yeryüzünde.
not: eskişehir'liyim.
not: eskişehir'liyim.
devamını gör...
169.
2 gün önce dönüş yaptığım şehir. "sıkıldım" deyip gidiyorum bir kaç yılda bir bu şehirden. bir kaç ay uzak kalınca yine özlüyorum.
devamını gör...
170.
askerliğimin 5 ayını geçirdiğim şehirdir.
bir iç anadolu kenti olmasına ve bazı kronik altyapı sorunlarına karşın, yaya dostu ve düzenli kentleşmesi, parkların ve bisiklet yollarının çokluğu ile göze çarpan, estetik doku'nun korunduğu ve bu bakımlardan türkiye'nin en avrupai şehri gibi hissettiren yerin adıdır. bugünkü görünümüne kavuşmasında şüphesiz yılmaz büyükerşen hocanın 25 yıllık imzası var.
öte yandan anadolu üniversitesi, eskişehir osmangazi üniversitesi ve estü gibi üniversitelerin varlığı ile öğrenci şehri olma ünvanını da taşır. coğrafi olarak da kritik bir konumdadır. istanbul, ankara ve bursa gibi önemli büyükşehirlere yakındır.
şimdi her bir noktasını ayrı ayrı sayamayacağım için seçili birkaç yerden bahsedeyim;
1 - odunpazarı. bu ilçe gerçekten başka bir seviyedir bana göre. tarihi evlerin arasındaki daracık sokaklarda dolaşmak, o dönemlere ışınlanmış gibi hissettiriyor. buraya kadar gelmişken civardaki müzeleri ziyaret etmeden çibörek yemeden ve met helvası almadan geçmeyin derim. (tabi bir şeker/sindirim ile ilgili bir sağlık sorununuz yoksa)
2 - adalar. burası da bambaşka bir atmosfer... kitap & kahve severler için burası nokta atışı yerdir. insancıl kitabevi aklıma gelir hemen. öte yandan porsuk çayı genelde çok temiz olmuyor bunu da söylemeliyim. ancak yine de, şehre bir venedik havası katıyor. üzerindeki köprülerden instagram'lık kareler çekebilirsiniz.
3- çarşı/es-es olarak bilinen nokta. bir an için eminönü - mahmutpaşa'yı hatırlatır. şehrin nabzının attığı yerlerden birisi olduğu için, eskişehir'li vatandaşların günlük temposunu gözlemleyebilirsiniz rahatlıkla. oradan da dilerseniz şehrin ünlü hamamyolu caddesi'ni boydan boya yürüyebilirsiniz.
özetle böyle.
not 1: şehir soğuk diye eleştirilir ancak bu çok doğaldır. denize kıyısı olmadığından karasal iklim hüküm sürmekte. deniz görmeye alışkın bireyleri üzebilir bu durum.
not 2: savaş uçaklarının (bilhassa f-16) sesleri daima duyulur. çünkü 1. ana jet üs komutanlığı buradadır. tabi eskişehir'liler bunu kanıksamıştır.
not 3 (kritik): eskişehir'e büyük beklentilerle gitmenizi asla önermem. evet, statü olarak büyükşehir'dir, ancak "istanbul, ankara ve izmir'deki imkanların aynısını burada da rahat bulurum" demeyin. çünkü bulamazsınız. hele alpu, inönü, sivrihisar gibi ilçeler anadolu köylerini andırır.
final not: eğer burada yaşamayı düşünüyorsanız memur olun atanın ya da işiniz hazır olsun. aksi takdirde şu sıralar açıkta kalmanız olasıdır.
bu da porsuk'tan bir anı olarak kalsın:
bir iç anadolu kenti olmasına ve bazı kronik altyapı sorunlarına karşın, yaya dostu ve düzenli kentleşmesi, parkların ve bisiklet yollarının çokluğu ile göze çarpan, estetik doku'nun korunduğu ve bu bakımlardan türkiye'nin en avrupai şehri gibi hissettiren yerin adıdır. bugünkü görünümüne kavuşmasında şüphesiz yılmaz büyükerşen hocanın 25 yıllık imzası var.
öte yandan anadolu üniversitesi, eskişehir osmangazi üniversitesi ve estü gibi üniversitelerin varlığı ile öğrenci şehri olma ünvanını da taşır. coğrafi olarak da kritik bir konumdadır. istanbul, ankara ve bursa gibi önemli büyükşehirlere yakındır.
şimdi her bir noktasını ayrı ayrı sayamayacağım için seçili birkaç yerden bahsedeyim;
1 - odunpazarı. bu ilçe gerçekten başka bir seviyedir bana göre. tarihi evlerin arasındaki daracık sokaklarda dolaşmak, o dönemlere ışınlanmış gibi hissettiriyor. buraya kadar gelmişken civardaki müzeleri ziyaret etmeden çibörek yemeden ve met helvası almadan geçmeyin derim. (tabi bir şeker/sindirim ile ilgili bir sağlık sorununuz yoksa)
2 - adalar. burası da bambaşka bir atmosfer... kitap & kahve severler için burası nokta atışı yerdir. insancıl kitabevi aklıma gelir hemen. öte yandan porsuk çayı genelde çok temiz olmuyor bunu da söylemeliyim. ancak yine de, şehre bir venedik havası katıyor. üzerindeki köprülerden instagram'lık kareler çekebilirsiniz.
3- çarşı/es-es olarak bilinen nokta. bir an için eminönü - mahmutpaşa'yı hatırlatır. şehrin nabzının attığı yerlerden birisi olduğu için, eskişehir'li vatandaşların günlük temposunu gözlemleyebilirsiniz rahatlıkla. oradan da dilerseniz şehrin ünlü hamamyolu caddesi'ni boydan boya yürüyebilirsiniz.
özetle böyle.
not 1: şehir soğuk diye eleştirilir ancak bu çok doğaldır. denize kıyısı olmadığından karasal iklim hüküm sürmekte. deniz görmeye alışkın bireyleri üzebilir bu durum.
not 2: savaş uçaklarının (bilhassa f-16) sesleri daima duyulur. çünkü 1. ana jet üs komutanlığı buradadır. tabi eskişehir'liler bunu kanıksamıştır.
not 3 (kritik): eskişehir'e büyük beklentilerle gitmenizi asla önermem. evet, statü olarak büyükşehir'dir, ancak "istanbul, ankara ve izmir'deki imkanların aynısını burada da rahat bulurum" demeyin. çünkü bulamazsınız. hele alpu, inönü, sivrihisar gibi ilçeler anadolu köylerini andırır.
final not: eğer burada yaşamayı düşünüyorsanız memur olun atanın ya da işiniz hazır olsun. aksi takdirde şu sıralar açıkta kalmanız olasıdır.
bu da porsuk'tan bir anı olarak kalsın:
devamını gör...
171.
ahhhh eskişehir. benden çok şey aldın ama bana tek şey verdin. şimdi hesap yapamıyorum ama sanırım 26 yıl oldu. teşekkürler eskişehir. bana sen öğrettin sevmeyi. ve seni seviyorum. kavgamın çiçeği.
devamını gör...
172.
üniversite okumaya gelen escort kizlarla doludur.
devamını gör...