(bkz: adnan oktar'ın kedicikleri)
devamını gör...
(bkz: kedicikler)
devamını gör...
bağdat caddesinde tüm kadınlar aynı, kürdan bacak küçük emrah kaş kontur, dudaklar için bi şey demeyim siz anlayın ve ne hikmetse burunlar aynı.

bunların hepsi nine olduğunda güzel ülkem çok daha renkli olacak
devamını gör...
etmeyin bacılar.
devamını gör...
keşke azıcık kendılerıyle mutlu olsalar. güzelliğin aslında enerjılerınden kaynaklandıgını farketseler. yüzlerine bastıkları dolguların botoksların aslında vucuda yabancı bır madde enjekte oldugunu kabul etseler. azıcık baksalar yıllarca yapılan bu uygulamalarla ınsanların nasıl yavas yavas tanınmaz ve yuzune bakılmaz hale geldıklerıne. zerafetin güzelliğin gölgesınde asla kalmayacagını anlasalar. keşke aynadaki yüzlerini beğenıp mutlu olsalar. başkalarının beğenisine kurban gitmemeyi öğrenseler.
devamını gör...
tüm kadınlar travesti gibi görünmeye çalışıyor ne hikmetse .
devamını gör...
yav erkekler azıcık dürüst olun. göze hoş geliyorlar. buradaki herkes abi doğal estetiksiz kızlar daha güzel der ama dudak dolgulu estetikli pelinsuların peşinden koşar.

estetik bir bakımdır ve bakımda kadına daha fazla kadınsılık katar ki bu da erkeğe daha hoş gelir.
devamını gör...
bağdat caddesi, caddebostan hattında aynı fabrikadan çıkmış gibi görünen onlarca birbirinin aynı kadın.

kaşlara kontr, kalkık burun, siyah tayt dar tişört, zayıflık.
devamını gör...
bellirli güzellik standartları var bu standartları yakalamaya çalışan kadınlar doğal olarak birbirine benziyor.
artık gözlerim yunan burnu, badem olmayan gözler, dip boyası gelmemiş kızıl kızıl sarı sarı saçlar arıyor.
devamını gör...
bu iğrenç woke çağının da kurbanı her zamanki gibi kadınlar. kadınlara dayatılan güzellik algısı yüzünden erkek doktorlar zengin olurken, kadınlar o doğal güzelliklerini kaybediyor ve suratları şişik balonlara dönüyor. ülkemizde kadın hakları feministler sağolsun "bayan değil kadın" seviyesinde tıkanıp kaldığı için kadınların yıkanan beyinleri kimsenin umurunda değil. kadın bedeni hiç olmadığı kadar meta olmuş durumda. örneğin bir kadının namusuyla, şerefiyle çalışması mümkün değilmiş gibi onlyfans güzellemeleri yapılıyor memlekette, yapanlar da bizzat feministler. neymiş kadın özgürlüğüymüş! kapitalizm kadın bedenini sömüre sömüre şişti patlayacak ulan! hele bu estetik furyası kadınlara atılan iğrenç bir kazıktır!
devamını gör...
basur dudak görmektense 'sinsi insan dudağı' olarak isimlendirilen ince dudak görmeye razıyım, hatta hasretim.
dozunda güzel her şey
devamını gör...
benim tıynetim güzeldir. annemi gören kadınlar ne güzel kadın, babamı gören ne yakışıklı adam der. sen, bir boka benzemiyorsun der... der der...

birkaç güzel kuzenim var. daha yaşları kaç? dudakları o biçim.

anne dedim, bu ne iş? oğlum şişirdiler bu yaşta dedi...
vah. ne güzeldiniz oysa. hiçbir şey demedim. sizin estetiğe, dolguya ihtiyacınız yoktu ki, dünya güzellerim.

üzücü. bir şey diyemezsin. gülşen bubikoğlu gibi kuzenim vardı benim. namerdim daha az güzelseydi.
bana gösterdiler. tebessüm ettim geçtim.

lanet olsun. harika kız. herkes gibi artık. senin yaşın kaç yahu? ağlattın beni.
devamını gör...
o yüzden minik, nokta atışı estetik müdahaleler fark yaratır. çok sayıda işlemden geçince ruhsuzlaşıyor insanın sıfatı.
herkes gibi plastik suratlı oluyorlar.

insan kendi karakterini muhafaza ederek güzelleşmenin imkanını aramalı. bambaşka birine dönüşerek değil.
devamını gör...
ve olumune yerip peslerinden himhizli kosan erkekler..
devamını gör...
ortalama 1 kadin. mahalle yansa sacini tarar.
devamını gör...
estetik operasyonlar ile kapitalist sistem arasında oldukça güçlü, katmanlı ve eleştirel biçimde analiz edilebilecek bir bağ var olduğu yadsınmaz bir gerçek. bu ilişki, yalnızca kişisel tercihlerle ilgili değil. kültürel normlar, tüketim alışkanlıkları ve ekonomik çıkarlarla birlikte şekillendiği açık.

“güzellik” endüstrisi aslında tüketim kültürünün bir tezahürüdür. çünkü kapitalist sistem, sürekli tüketim yaratmak üzerine kuruludur. estetik operasyonlar da bu tüketimin bir parçasıdır. güzelliği, satılabilir bir ürün haline getir ve böylelikle burunlar, dudaklar, kalçalar, çene hatları artık birer "pazar segmenti" haline gelsin. buyrun size yeni pazar!

insanlara son zamanlarda çok sık şekilde şeytanca fısıldanan “kendinin daha iyi bir versiyonu ol” söylemi, kişisel gelişim maskesi takınmış bir ajan ifadesidir. bunun altında sürekli bir eksiklik duygusu yaratılır ve bu eksikliğe “çözüm” olarak estetik müdahaleler önerilir.

kapitalizm, arz-talep dengesi yaratmaya çalışırken standart güzellik normları üretmiştir. medya ve sosyal medya üzerinden bu üretimlerini yayar ve pompalar. filtrelerin şekillendirdiği yüzler, estetikli sahte vücutlar, tek tipleşmeye başlayan güzellik kalıpları sürekli baskılanır. algoritmalar kapitalizmin idealize ettiği estetik görünüm içindeki içerikleri öne çıkarır. çıkardıkça baskı artar. sonuç mu? insanlar özgür tercihleri gördükleri estetik operasyonu tercih etmeye başlamıştır. ancak bunlar bir tercih değil tamamen sistemin dayatmasıdır!

ve tebrikler, sermayeleştirilmiş bir beden üzerinden yatırım alanına dönüştünüz! estetik her müdahale bir kariyer yatırımı gibi pazarlanmaya başlar. daha kabul gören, daha güzel, daha başarılı vs. vs... özellikle influencer'lık, modellik, oyunculuk gibi sektörlerde beden bir sermaye aracı haline gelmiştir. kadınlar ise bu sistemin en çok hedef alınan figüranlarıdır. fakat estetik, erkeklerde de ciddi anlamda gelişen bir pazar durumuna geldi. sergen yalçın'a bir bakın bakalım. eski haliyle alakası yok. adamı görünce sürekli irite oluyorum. kendi kendime "bu sergen değil ya" demeden duramıyorum.

sağlık hizmetleri özelleşti ve kar odaklılık arttı malum. estetik cerrahi de tamamen kapitalist bir mantıkla işliyor. maliyetler yüksektir ancak arz-talep arttıkça rekabet de artar. yeni teknikler, cerrahi işlemler, botokslar, dolgu işlemleri adeta bir 'ürün' gibi sunulur. hızla büyüyen estetik, en kârlı alanlardan biri haline gelmiştir bile.

"özgürlük" retoriği ve gerçek seçim arasındaki fark nedir sizce? kapitalizm size estetik operasyonlarını dayattı ve bu kararı özgür iradenizle aldığınızı sandınız değil mi? görünmeyen bir baskıyı içselleştirdiniz oysa. sistemin bilinçli olarak biçtiği rolü benimsediniz. çünkü estetik operasyonlar, satılabilir, standartlaştırılmış, tekrarlayan, ve sisteme kazanç sağlayan bir döngünün parçasıdır.

güzellik artık doğuştan gelmek zorunda olmayan bir kavram. paranız varsa onu satın alabilirsiniz. bu da kapitalist sistemin temel mottosunu doğrular: “yeterince paran varsa her şeye sahip olabilirsin – hatta istediğin, hayal ettiğin kendine bile.”

türk kadını çirkin falan değil. gayet güzel kadınlarımız var. ya da vardı. artık öcü gibi, gece görsek korkar hale geldiğimiz tek tip acayip kadınlar olmaya başladı. o kadar doğal, kendine has güzellikleri nasıl yok ettiniz anlamak mümkün değil. işin garibi nasıl bunu 'güzellik' zannediyorlar hiç anlamıyorum. keşke bu kadar instagram takip etmeseydiniz...
devamını gör...
sıradanlar. sıradan, herkes gibi olmak için dünya kadar para döküyorlar. bir de bunu, özgün olmanın, bireyselleşmenin yükseldiği bir zamanda yapıyorlar. gerçekten hiç aklım almıyor. yürüyen bir pazarlama başarısı hepsi. son ürün olarak ama.

(bkz: insan gerçekten hayret ediyor)
devamını gör...
parmak izleri hala farklı ama.............
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"estetik ameliyatla birbirine benzeyen kadınlar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim