101.
ayrım yapmadan bütün inanışlar.
devamını gör...
102.
(bkz: bir lokma bir hırka edebiyatı)

en azından bu zamanda…
devamını gör...
103.
para insanı saptırır.
devamını gör...
104.
"şükredin onu bulamayanlar var" sözü. ayar olurum anında sinirlerimi gerer, askerdeyken bomboş yağsız tuzsuz makarna yollarlardı çıldırırdım. bir keresinde arkadaşım onu bulamayanlar var diyince hepten dellendim, yav a** köpeğin önüne koy yemiyor onu, ben yemek zorunda mıyım? şuna iki kaşık salça atsanız ölür müsünüz?
devamını gör...
105.
zenginler bunun tadını bilmez, zenginler şu samimiyeti bulamaz, zenginlerin çevresi hep yalan dolan, zenginler mutsuz, gibi yalanlar. neredeyse zenginler için üzülecekler.
devamını gör...
106.
zenginliğin hoş bir şey olmadığı edebiyatı.
devamını gör...
107.
adalette esas kanunlardır.
devamını gör...
108.
kurumsal din

milliyetçilik

devlet

kurumsal dini çıkarın , milliyet yerine evrenselliği koyun, devlet yerine işçi sınıfı devrimini köyün,alın size mis gibi dünya.
devamını gör...
109.
üzülme be oğlum öteki tarafta kralsın.
devamını gör...
110.
(bkz: banka)
devamını gör...
111.
bizim ülkenin de coğrafi konumu iyi ya.
ulan üç tarafın denizle çevrili, denize bile giremiyorsun andaval...
devamını gör...
112.
dinler.

ne örnek verirseniz verin, sonu buna çıkar.

şükretmek,
yetinmek,
onun parası var ama bak;
şöyle şöyle dertleri var, onun da imtihanı o.

bla bla bla...
devamını gör...
113.
her şey para değil safsatası.
devamını gör...
114.
huriler,

biri de 'gılman' uydurmuş ki

yok daha neler...
devamını gör...
115.
"din, fakirler bu dünyada zenginleri katletmesin diye onlara öbür dünyada eşit bir cennet vaat eder.” napolyon bonaparte.
devamını gör...
116.
herkesin kendine göre bir derdi vardır.

yok ulan yok!
herkesin bir derdi falan yok!

sen her adımda düşüne düşüne anksiyete sahibi olurken o hiç düşünmeden yaşıyor. senin şiddet ve akran zorbalığına, ebeveyn ihmaline uğradığın zamanlar o annesi bakmasa da dadısı ile vakit geçiriyor. senin kendi kendine sabah uyanıp, kendi saçını kendin tarayıp da uyuyan annene eğilerek üniformanın fermuarını çeksin diye iki büklüm olduğun saatlerde onun dadısı saçlarını çeşit çeşit örgüler ve tokalarla süslüyor. o portakal suyu içtiği, ülkenin dört bir yanından ve yurt dışından getirtilen yiyecekleri yiyor.
senin evinin yakınlardaki kaynakçının çırağının peşine takılıp da korku hengamesi ile gittiğin okula, o şoförü ile gidiyor.

beslenme saatinde bile babası bin lira fazla kazanan çocuğun kim olduğu belli olur.

bir kere zengin insan çirkin olamaz.
hem "fakirin hastası, zenginin oro...pusu sorulmaz" derdi anneannem.

yani unutun türk sinemasının klişelerini, onların hepsi sizi uyutmak için uydurulan şeylerdi.
devamını gör...
117.
kanunlar.
devamını gör...
118.
din yazıldı mı?
yazıldıysa piknik diyorum ben.
devamını gör...
119.
ne zaman; adaletsizlikten, yoksulluktan, açlıktan, asayişsizlikten, kürt- türk tefrikasından, kölelikten, tefecilikten şikayet ederek rejimi eleştirsem, luayikçiler " kemal paşa olmasa olmayacaktık" dediler.
devamını gör...
120.
kader, kısmet vd vd..
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"fakirleri avutmak için uydurulmuş şeyler" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim