141.
142.
143.
144.
145.
146.
147.

doğdu önce, bir pembeyaz hikayenin içine. yavrum dediler, kızım dediler, canım dediler, karım dediler. okula gitti, öğrendi, öğretti, anladı..
yaşın olmuş 20 dediler, evlen artık dedi büyükleri. öğretmendi o kız çocuğu, kendisi gibi bir öğretmen buldu sonra hayatını birleştirdi onunla. üç kuruş kazandı aslında, çok da memnundu halinde. o az kazanan adam gül gibi bakıyordu ona. bebeği oldu, anne oldu. baktı, büyüttü..
yaşlandı sonra, evlendirdi bebeğini. dedik ya üç kuruş, anca kıt kanaat geçindiler. yaş ilerledi, ev büyüdü. pencere pervazında, kapı önünde bebeklerini belki nasılsınız der diye beklediler. gelmedi hiç..
artık yaş kemale erdiğinde, yosun kokan toprak aldı kırk senelik sevdasını. bir kırk sene daha severdi ama hak bu ya, bir başına kaldı hayatta. seneler geçti aradan tabi, kapıyı çalan bile olmadı. bir akşam, azıcık yaptığı yemeğinin bulaşıklarını yıkadı, israf olmasın diye leğene koydu bulaşık suyunu. süngeri sıktı, tezgahı sildi, bezini katladı, köşesine çekildi. bir daha hiç o köşeden kalkamadı kız, hep o köşede kaldı..
not: cc
devamını gör...
148.
149.
150.
151.
152.
153.
154.
155.
156.
157.
158.
159.
160.
devamını gör...