141.
142.
yani kendinize layık gördüğünüz hayat buysa bekleyin tabi bizlik bir sorun yok.
devamını gör...
143.
farklı bir bakış açısı:

“beklenmeyeni beklemezsen, onu bulamazsın. çünkü ne bir iz vardır ne de bir yol.” herakleitos
devamını gör...
144.
özellikle gelmeyeni bekleyen ruh hastaları vardır bir de..
onlar zaten gelmesin ya da gelsin ama çektire çektire gelsin isterler...
ablacım, abicim, gözünü sevdiklerim, ne malum gelenlerin gelmeyenlerden daha hayırlı ve daha güzel olmadıkları? sırf gelmemeleri sizi çekiyor, biliyorum. ama artık bir kendinize gelin yalvarırım.
gelenlere fırsat verin.
bak hala, kime diyorum ben, alo!
devamını gör...
145.
var böyle bir hatamız gerçi hâlâ var
devamını gör...
146.
beklenmez. otobüs değil bu.
ya denk gelir, ya da gider bulursun.

kimsenin ayağına gidemem ben.
devamını gör...
147.
kimi zaman fark edilmese ya da görmezden gelinse dahi bekleneni de gün geçtikçe üzen ve sırtına binen bu yükten soğutan olaydır.

yollar güzeldir güzel olmasına da, sen yürürken. başkasının ayak izlerini takip etmek, özlemek ve gözlemek acı, amaçsız ve içini çürüten bir eylemdir. hatta giden de zikzak çizer, kimi zaman gökte ilerler, sırf görülmesin diye...

çok sevdiğim iki şiiri düşüreyim madem buraya, zihnime düşüşü gibi:

ne hasta bekler sabahı,
ne taze ölüyü mezar.
ne de şeytan, bir günahı.
seni beklediğim kadar.

geçti istemem gelmeni,
yokluğunda buldum seni;
bırak vehmimde gölgeni,
gelme, artık neye yarar?

beklenen//necip fazıl kısakürek (1937)

sen, kaçan bir ürkek ceylânsın dağda,
ben, peşine düşmüş bir canavarım!
istersen dünyayı çağır imdada;
sen varsın dünyada, bir de ben varım!

seni korkutacak geçtiğin yollar,
arkandan gelecek hep ayak sesim.
sarıp vücudunu belirsiz kollar,
enseni yakacak ateş nefesim.

kimsesiz odanda kış geceleri,
için ürperdiği demler beni an!
de ki: odur sarsan pencereleri,
de ki: rüzgâr değil, odur haykıran!

göğsümden havaya kattığım zehir,
solduracak bir gül gibi ömrünü,
kaçıp dolaşsan da sen, şehir şehir,
bana kalacaksın yine son günü.

ölürsün... kapanır yollar geriye;
ben mezarla sırdaş olur, beklerim.
varılmaz hayale işaret diye,
toprağında bir taş olur, beklerim...

bekleyen//necip fazıl kısakürek (1930)

not: kronolojik olarak 1. benim yazma sırama göre 2. şiirin bir tık korkunç olduğunun farkındayım lakin hatadan dönen şairimiz artık gelmesen de olur diyerek noktayı koymuş en nihayetinde.
devamını gör...
148.
çok sevince ve çok isteyince bütün imkansızlar mümkün sanıyorsun.
devamını gör...
149.
(bkz: godot)
devamını gör...
150.
gelmeyeceginden eminseniz bi ihtimal bile yoksa yavas yavas o bekleme hali bitip gider ya da belki aliskanliga donusur ama yine biter. bi sabah uyanip beklemediginizi fark edersiniz artik. ama acaba gelicek mi gelir mi ihtimali varsa bi omur pesinizi birakmaz bu durum. gecmis olsun denir sadece
devamını gör...
151.
bu hiç kelimesi çok sert ve kati bir kelimedir. o yüzden hiç gelmeyecek biri yalnızca ölü biri olabilir.
ben hiç gelmeyecek bir çok insanı bekliyorum. en azından rüyama gelsinler diye bekliyorum...
devamını gör...
152.
hayat hiç gelmeyecek birini beklemek için çok kısa.
devamını gör...
153.
iyi bir insan olursaniz şirinleri bile görebilirsinjz bu kadar sabırla.

benim beklediklerim öldüğü icin gelemez ama ölmeyen bekledikleriniz varsa devam etsin cunku gelmek zorundalar, hayat bir sekilde sizi karsilastiracaktir asla şaşmaz.
devamını gör...
154.
geleceğim bazen, uykudayken sen
beklenmedik, uzak bir konuk gibi
sokakta bir başıma koyma beni
kapıyı sürgüleme üstümden
usulca girecek, bir yere ilişeceğim
bir zaman karanlıkta bakacağım yüzüne
görüntün doyasıya dolunca gözlerime
seni kucaklayacak ve çıkıp gideceğim

(bkz: nikola vaptsarov)

devamını gör...
155.
bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,
bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.

(bkz: yahya kemal beyatlı)
devamını gör...
156.
en başından kaybettiğimizin işaretidir.
devamını gör...
157.
umudun sonudur. sabırla, sükunetle bekliyorsun. "gelmeyecek." diyorsun ama umudunun sesi yüksek çıkıyor. elbet bir gün vazgeçiyor tabi insan.
devamını gör...
158.
insana yaşama sevincini kaybettiren her şey maalesef bizi hem bir yandan çok çok zorluyor, hem de bir şeyler öğretiyor işte. öğrenmek ister miydim? hayır. elimde değil zaten; hak yazmış oluyor işte... şu an bu yazıyı yazarken bile aklından insan "biri etkilenecek, biri beğenecek" diye umut ediyor. hastalıklı bir umut sanırım bu. hastalık dediğimiz şeyin bir de tedavisi olmalı. ama bu tedavi edilebilen cinsten bir hastalık mı ki acaba? ahh ahhh, neden yazıyoruz biz bu sözlükte? hayatımıza bakmak varken. zaten bakabilseydik yazar miydik? (bakabilenlere saygım ayri) kendi kendini yiyip bitiren çocuk, yeni nick'imi bu yapicam galiba. sadef, içine düşen yağmur damlasının acısıyla bir salgı salgılarmış ve o yağmur damlası bir inci tanesine dönüşürmüş. seller aldı götürdü içimi , o kadar acıdan ben de bir şeyler salgılamış olmalıyım. ne olur bari incilerim verilsin bana yeter, gerçi o da ne işime yarayacak, istediğim şeyler olmadıktan sonra, hep aynı terane zaten bu hikayeler. düzelicem ama inşallah. söz.
devamını gör...
159.
kendini beklemektir.
devamını gör...
160.
çok bekledim...
beklerim de sanırım.
leyla ile mecnundaki ismail abi gibi olmak belki de.

belki ben beklediğim kişi için ben çoktan ölmüşümdür, veya beklediğim kişi "aslında" çoktan ölmüştür de haberim yoktur...

bilmiyorumdur, haberim yoktur. ben canlı tutuyorum belki de ölmüş bir şeyi... ben bekliyorumdur bilmeden asla gelmeyecek bir şeyi veya kimseyi.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"hiç gelmeyecek birini beklemek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim