441.
sadece kedi fotileri için kullandığım platform.
çok sevgili 17 takipçim* ve ben bu durumdan memnunuz diye düşünüyorum.
çok sevgili 17 takipçim* ve ben bu durumdan memnunuz diye düşünüyorum.
devamını gör...
442.
akmasa bile damlıyor çok şükür dediğim kendini pazarlama uygulaması. işler yolunda çok şükür. potansiyel yenge adayınız ile de ınstagram vesilesi ile tanıştık
devamını gör...
443.
bir garip mecra. envai çeşit insan var ve hepsi tüm kadınların dm kutusuna dağılmış vaziyette gibi duruyor. kimisi 3-5 kadına dağılmış.
biz müstakbel eniştenizle henüz tanışmadık yeri gelmişken...
biz müstakbel eniştenizle henüz tanışmadık yeri gelmişken...
devamını gör...
444.
john d. rockefeller sempatizanı teyzem takip isteği atar korkusundan tüm sülaleyi engelledim.
devamını gör...
445.
keyifli bir mecra.. güzel kullandığımı düşünüyorum. benim için dostları takip etmek, aile etkinliklerinden haberdar olmak, mesleki sayfaları takip etmek, gezilerim ve özel günler için bir andaç oluşturmak demek..
devamını gör...
446.
herkesler çok kasmasa çok daha güzel bir platform olacak ama akımlar, filtreler, birbirinin tıpkısı postlar olsun çöplük gibi bir uygulamaya evriliyor. yine de hala özgün ve emek verip içerik üreten çok güzel insanlar var. içerik üretme kısmı ise gerçekten çalışkan kullanıcıların işi, rutin bir işim olmasa kesinlikle kafayı bununla bozup güzel şeyler ortaya çıkarırdım.
devamını gör...
447.
o ne ?
devamını gör...
448.
yeni uygulamaya geçen "şip-şak" özelliği nedeniyle andavala dönmüş tipler yaratmış. istemsiz tüm bakanlara görünen selfiler söz konusu. infial yaratmış diyollaa...
devamını gör...
449.
aylardır kullanmıyorum. ama kullanırken de kimseye salça olmuyordum. kızların dm kutusundaki 4927. erkek olarak ne halt edeyim ki diyordum. bana yazan kızlara yazıyordum sadece.
zaten sosyal medyada oldum olası kimsenin peşinden koştuğumu hatırlamıyorum. çocukken bazı arkadaşlarım internet kafelerde msn'de kızlardan istediğini alabilmek için maymuna dönerdi. geri kalanımız yarım saat uzata uzata saatlerce oyun oynardık. (çocuk başımıza ne özgürmüşüz aslında. memleket baya güvenliymiş demek) ben msn yerine herkes içinde reddedilme pahasına gidip eski usül hoşlandığım kıza çıkma teklif ederdim. çoğu reddetti, olsun. o zamanlar koysa da tecrübe oldu, bakış açımı genişletti. arada kabul edenlerle de güzel ilişkilerim olmuştu. ama yürümedi, çocukluk ergenlik işte. ayrılmasak o kızlardan biriyle evliydim muhtemelen.
neyse, msn ve facebook'un bir süre sonra sarmaması gibi instagramı da bıraktım. reklamlar bir yandan, reel'ler(reels'ler) bir yandan baya can sıkıcı olmuştu. aslında ilgi alanlarıma göre gayet güzel profilleri takip ediyordum. ama çok vakit kaybettiriyor. bir de ne biçim algoritması varsa beğenmediğim bir şeye yorum yapsam ona benzer bir sürü başka hedeyi karşıma çıkarıyor. ana sayfa zaten takip etmediğim tavsiye edilen hesaplarla doldu. uygulamada zaman geçirtmek için her hinliği yapıyorlardı. bunlara ek olarak instagramı kullanmamak için daha pek çok sebebim var.
o yüzden olumsuz eleştirenleri anlıyorum. mesela gerçek hayatta 10 tane arkadaşınız varsa ne ala. ama 1000 takipçinizden 10 kişi gönderinizi beğenince sanki hiç kimse beğenmemiş gibi olumsuz tarafa odaklanabiliyorsunuz. uygulama zaten ne pahasına olursa olsun etkileşimi ödüllendiriyor, az takipçili az beğenili güzel profillerin güzel gönderilerini public hesap bile olsa ararsanız buluyorsunuz. insanları ve ilişkileri içi boş etkileşime indirgiyor. o da gerçek hayatta algılarımızı ve hayatımızı olumsuz yönlendiriyor.
zaten sosyal medyada oldum olası kimsenin peşinden koştuğumu hatırlamıyorum. çocukken bazı arkadaşlarım internet kafelerde msn'de kızlardan istediğini alabilmek için maymuna dönerdi. geri kalanımız yarım saat uzata uzata saatlerce oyun oynardık. (çocuk başımıza ne özgürmüşüz aslında. memleket baya güvenliymiş demek) ben msn yerine herkes içinde reddedilme pahasına gidip eski usül hoşlandığım kıza çıkma teklif ederdim. çoğu reddetti, olsun. o zamanlar koysa da tecrübe oldu, bakış açımı genişletti. arada kabul edenlerle de güzel ilişkilerim olmuştu. ama yürümedi, çocukluk ergenlik işte. ayrılmasak o kızlardan biriyle evliydim muhtemelen.
neyse, msn ve facebook'un bir süre sonra sarmaması gibi instagramı da bıraktım. reklamlar bir yandan, reel'ler(reels'ler) bir yandan baya can sıkıcı olmuştu. aslında ilgi alanlarıma göre gayet güzel profilleri takip ediyordum. ama çok vakit kaybettiriyor. bir de ne biçim algoritması varsa beğenmediğim bir şeye yorum yapsam ona benzer bir sürü başka hedeyi karşıma çıkarıyor. ana sayfa zaten takip etmediğim tavsiye edilen hesaplarla doldu. uygulamada zaman geçirtmek için her hinliği yapıyorlardı. bunlara ek olarak instagramı kullanmamak için daha pek çok sebebim var.
o yüzden olumsuz eleştirenleri anlıyorum. mesela gerçek hayatta 10 tane arkadaşınız varsa ne ala. ama 1000 takipçinizden 10 kişi gönderinizi beğenince sanki hiç kimse beğenmemiş gibi olumsuz tarafa odaklanabiliyorsunuz. uygulama zaten ne pahasına olursa olsun etkileşimi ödüllendiriyor, az takipçili az beğenili güzel profillerin güzel gönderilerini public hesap bile olsa ararsanız buluyorsunuz. insanları ve ilişkileri içi boş etkileşime indirgiyor. o da gerçek hayatta algılarımızı ve hayatımızı olumsuz yönlendiriyor.
devamını gör...
450.
(bkz: insan vitrini)
devamını gör...
451.
takip ettiğim sayfaların tamamı yabancı olduğu için bir nebze ülke varoşluğundan sıyrılabiliyorum.
devamını gör...
452.
görmediğim bildirimlerim varmış..
anlamadım ?
anlamadım ?
devamını gör...