721.
arkadaşlarının bir bir evlenmesi, hatta bazılarının çocuklarının olması. yaşıtlarının yuva kurduğunu görmek cidden bir garip yapıyor beni.
devamını gör...
722.
bizim mevzular çok hızlı gelişti usta bir bakmışım bir şeylerin içindeyim
devamını gör...
723.
şaşırmıyorum. en son neye şaşırdığımı dahi hatırlamıyorum.

ve “x yapmaz” gibi bir cümle artık ağzımdan çıkmıyor. yaparlar gülüm, yaparlar annem…
devamını gör...
724.
yaşlarımız kaç?...14 mü? 15 mi?...

yok mu burda büyüdüğünü bilen birileri?!...yoksa çoğunluk biberonu daha yeni bırakmış tipler mi?..

hocam,madem öyle, buraya bi "ergenler bölümü" açın, bu tipler kendi aralarında orada zırvalasınlar. ben bu ergen başlıklarıyla her an karşılaşmak zorunda mıyım?!...
devamını gör...
725.
abi diyecekken sana abi diye hitap edilmesi.
devamını gör...
726.
başkası adına sevinmeyi, başkasının acısına üzülmeyi öğrendiğinizi fark ettiğiniz andır.
devamını gör...
727.
hastaliklarin ortaya cikmasi diyebiliriz.
devamını gör...
728.
emekli site yönetici albay moduna girdiğimi farkediyorum bazen. kavşakta kavşak içindekine yol vermiyor basıyorum kornayı, sipariş veriyorum pos cihazı göndermiyor al abisi yemeğide git diyorum, yolda yürürken karşı tarafıda işgal edenlere yol vermiyorum artık. önceden o kadar da takmazdım bunları.
devamını gör...
729.
evlen baskısı.
devamını gör...
730.
kar yağdığında sevindirik olmamak. kartopu oynasam bile o sevinç oluşmuyor. çocuklar gibi şen olamıyorum.
devamını gör...
731.
bir şeyleri artık senin için halledecek insanların artık yanında olmaması
devamını gör...
732.
bugün bir devlet görevlisi kartını uzatıp, çocuklarınızla birlikte misafirliğe bekleriz dedi.....
insan bazen bazı şeyleri açıklama ve dile getirmekten aciz mi kalır yoksa utanır mı? veya kendi yaşam seçimleri başkasının hor görüşünden mi saklar?
bence insan, cevabını yutkunduğu soruları sindirirken büyüdüğünü fark eder ve anlar.
devamını gör...
733.
öpücükle veya ağlayınca istediğini elde edemiyorsun.
devamını gör...
734.
aileniz size bir takım şeyler sormaya başladığında ya da aile ile alakalı bir takım hassas görevler ister istemez üzerinize kaldığında, artık yetişkin bir insan olduğunuzu anlıyorsunuz.

türk aile sisteminde çocuk her zaman fikri olarak yok sayılır. çocugun sorumluluk algısının oturtulmasına değer verilse de, bu sorumluluklar sadece çocuğun kendi hayatını kapsayan, minimal düzeyde prensipleri veya değerleri kapsar. misal: ödevlerini zamanında yapmak, derslerine ve sınavlarına sıkı çalışmak, oyun oynamayı limitlendirebilmek, haylaz olmamak vb gibi.

yani cocuga sorumluluk verilse de, bu çocugu tamamen insani anlamda geliştirecek düzeyde olmaz. aslında çocugun yaşının üzerinde gelişebilmesini sağlayacak sorumluluklar ebeveynler tarafından çocuga asla verilmez. örnek vermek gerekirse: bir cocuk gitmek istediği okulu seçemez. bu konuda fikir beyan etse de, ailesi ciddiye almaz. sonunda yine ebeveynin dediği olur. cocugun şahit olduğu herhangi bir olay ciddiye alınmaz. çocuk sayısız kez hakkında konuşsa da, o durum kulak arkası edilir ( cünkü cocuktur ve cocuga güven olmaz diye düşünülür ki en büyük yanılgı burada başlar). cocugun aile içi bir konuda veya herhangi bir hususta verdiği öneri kabul edilmez( cocuk bir birey olarak görülmediği için dikkate alınmaz).

fakat... avrupa ve amerika'nın cocuk yetiştirme sistemine baktığınız zaman ise tam tersini görüyorsunuz. çocuklar en başından birey olarak konumlandırılıyorlar. küçük yaşlarda fikirlerinin ve aile içerisindeki varlıklarının önemli olduğu hususu aşılanıyor ve çocuklar ne istediklerini bilen, özgüveni tam insanlar olarak büyüyorlar. 16-17 yasında araba kullanıp, lisede okurken başka işlerde part time çalışıp, istedikleri üniversiteleri kazanıp bir de üstüne üniversite okurken evlenebiliyorlar. amerika'da sayısız 18-20'li yaşlarda olan bireylerin çocukları var..

sorumluluk algısına bakar mısınız? iyi bir üniversitede okumak? bir eve bakmak, aile kurmak ve baba/ anne olmak?

kısaca: türkiyede bir insanın 25'den sonra ancak yapabildiği her şeyi bizden çok çok önce yapmaya başlıyorlar. bu yetiştiriliş farkıdır. doğal olarakta bu insanlarla dünya görüşümüz ve entelektüel kapasitemiz bir olmuyor. onların 35 yaşındaki bireyleri, kafa olarak bizdeki 60-70'lere denk oluyor. bu yüzden kaybediyoruz.

işin özü: en başından beri yetişen bir birey olduğumuzun hissettirilmesi gerekiyordu. gerçekten koca koca insanlar olduğumuzda değil.
devamını gör...
735.
atlet giydim kazağımın altına geçen gün. ondan önce de gömleğimin altına giymiştim. artık atlet giymek istiyorum.
devamını gör...
736.
küçükken büyüklerin düğününe giderdim şimdi küçüklerin düğününe gidiyorum.
küçükken abi dediğim yaşa geldim şimdi bana abi diyorlar.
psikologlarım dawn.
devamını gör...
737.
zihnen daha fazla büyümeme olanak yok. ancak tartıda gördüğüm her artış fiziksel büyümeyi fark ettiğim anlardan oluyor. bazı büyümeler acı veriyor.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kişinin büyüdüğünü fark ettiği anlar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim