kitap okuyan insanı belli eden detaylar
başlık "hürgeneraliye" tarafından 07.01.2021 01:10 tarihinde açılmıştır.
201.
bence kitap konusu açılınca gözlerinin içinin gülmesi, heyecanlı heyecanlı okuduğu kitapları anlatmak için sıranın ona gelmesini beklemesi.
devamını gör...
202.
mesela açtığı başlıklar. salak salak başlık açmaz okuyan insan.
girdiği tanımların doluluğu (en azından ciddi konular) da var tabi.
belli eder.
girdiği tanımların doluluğu (en azından ciddi konular) da var tabi.
belli eder.
devamını gör...
203.
konuşurken çok fazl kelime bilgisine sahip olduğunun bilinmesi, analiz yeteneğinin gelişmiş olduğunun fark edilmesi, az zamanda uzun uzun cümleler kurabilmesi gibi...
devamını gör...
204.
kitap okumayı romantize etmemesi.
insan neden okur? öğrenmek, düşünmek, sorgulamak veyahut hoş bir roman ile keyifli vakit geçirmek için yapar bunu. bu romantize edildiği vakit olduğundan daha ulaşılamaz ve oldukça zor bir şey gibi gösterilmesi bir yana dursun, herkesin yapamayacağı bi azınlıkmış gibi davranılması biraz tuhaf hissettiriyor insana... halbuki kitap okumak öyle romantize edilecek bir şey değil ki, film izlemek, dizi izlemek, müzik dinlemek kadar basit ve herkesin yapabileceği; yapması gereken bir şey değil midir?
kitap okumayı bir gösteriş meselesi haline getiren insanların genelde okumadıklarını düşünüyorum ben... misal yakın, sevdiğim bir dostumla konuştuk geçenlerde. bir elektronik kitap okuyucu alıp rahat rahat okuduğumdan, son zamanlarda kitap almanın zorluğundan bahsettim, ''olm efsanevi bi kütüphane yaptım ben, sana fotoğrafını atarım, resmen içerisinde yok yok...'' deyiverdi, ''en son ne okudun?'' diye sorduğum vakit herkesin yaptığı gibi ''ya iş yüzünden okuyamıyorum pek, 1 sene olmuştur...'' dedi. doğru ya, kitaplar evde gösteriş için kütüphanede durması gereken araçlar değil miydi, sahi?
bir de ''ben dokunmadan okuyamıyorum, kokusunu içine çekiyorum.'' diyen bir tayfa var ki okuduklarını da pek sanmıyorum.
insan neden okur? öğrenmek, düşünmek, sorgulamak veyahut hoş bir roman ile keyifli vakit geçirmek için yapar bunu. bu romantize edildiği vakit olduğundan daha ulaşılamaz ve oldukça zor bir şey gibi gösterilmesi bir yana dursun, herkesin yapamayacağı bi azınlıkmış gibi davranılması biraz tuhaf hissettiriyor insana... halbuki kitap okumak öyle romantize edilecek bir şey değil ki, film izlemek, dizi izlemek, müzik dinlemek kadar basit ve herkesin yapabileceği; yapması gereken bir şey değil midir?
kitap okumayı bir gösteriş meselesi haline getiren insanların genelde okumadıklarını düşünüyorum ben... misal yakın, sevdiğim bir dostumla konuştuk geçenlerde. bir elektronik kitap okuyucu alıp rahat rahat okuduğumdan, son zamanlarda kitap almanın zorluğundan bahsettim, ''olm efsanevi bi kütüphane yaptım ben, sana fotoğrafını atarım, resmen içerisinde yok yok...'' deyiverdi, ''en son ne okudun?'' diye sorduğum vakit herkesin yaptığı gibi ''ya iş yüzünden okuyamıyorum pek, 1 sene olmuştur...'' dedi. doğru ya, kitaplar evde gösteriş için kütüphanede durması gereken araçlar değil miydi, sahi?
bir de ''ben dokunmadan okuyamıyorum, kokusunu içine çekiyorum.'' diyen bir tayfa var ki okuduklarını da pek sanmıyorum.
devamını gör...
205.
mıknatıslı gözlük.
devamını gör...
206.
diyaloglarının keskin çizgiler içerisinde ve akıcı olması. daldan dala atlamaz böyle insanlar sizle konuşurken. belli bir çerçevede geniş kelime dağarcığıyla çoğu zaman daha siz sormadan cevabı verir ve diyaloğu öyle ustalıkla yönetir ki bir zaman sonra onun istediklerini düşünmeye ve konuşmaya başlamışken bulursunuz kendinizi.
devamını gör...
207.
kelime dağarcığı geniştir. geriye söylenecek her şey o insanın karakteri ya da zekasıyla ilgilidir. çok okuyor diye bilgili olacağının da garantisi yok. bizim oğlan bina okur, döner döner bir daha okur diye bir laf vardır.
devamını gör...
208.
bunun reklamını yapmaz ve kendilerini yüceltmezler.
devamını gör...
209.
210.
cok gazoz icmesi. evet.
devamını gör...
211.
ince siyah külotlu çorabın hanımefendileri çekici ve şık yaptığını bilir ama fazla anlam yüklemeden, sıradan bir tekstil ürünü olduğunun da farkındadır. farkındalığı yüksek birey olması gibi irice bir detaydadır her şey.*
devamını gör...
212.
belirli bir sakinlikte olmaları.
devamını gör...
213.
okumayınca eksikliğini hissetmeleri
devamını gör...
214.
kendini güzel ifade eder,ufku-dağarcığı genişler,bilgili-kültürlü bir insan (birey) haline gelir.
devamını gör...
215.
hep kitap ayracı taşımaları
devamını gör...
216.
göremediğim detaylar.
ben okurum. etrafımda öyle manyaklar oldu ki, hiç okumuyor gibi hissettim arkadaşlar. hiç birinin ortak özelliği yok. yazılanlara baktım, göz gezdirdim. küfür edeni var, etmeyeni var. 1 tanesi var kafa zehir gibi, okuyor da ama adamı sözlük ve kullanma kılavuzu ile dolaştırmak gerek anlamak için. hayatını 5 kelime ile idame ettiriyor.
okuyup empati kurmayı reddedeni var.
yok yani, ben ortak yönler göremedim etrafımdaki okuyanlarda.
ben okurum. etrafımda öyle manyaklar oldu ki, hiç okumuyor gibi hissettim arkadaşlar. hiç birinin ortak özelliği yok. yazılanlara baktım, göz gezdirdim. küfür edeni var, etmeyeni var. 1 tanesi var kafa zehir gibi, okuyor da ama adamı sözlük ve kullanma kılavuzu ile dolaştırmak gerek anlamak için. hayatını 5 kelime ile idame ettiriyor.
okuyup empati kurmayı reddedeni var.
yok yani, ben ortak yönler göremedim etrafımdaki okuyanlarda.
devamını gör...
217.
şu kelime dağarcığı zenginleşir veya kendini iyi ifade eder gibi klişe söylemler kadar kolpa bir şey yok. kitabı mucizevi iksir sanmaktan ne zaman vazgeçecek bu insanlık merak ediyorum. bir insanın kapasitesi ne ise odur. sonradan eklenen hiçbir şey öyle gözle görülür tesirler yaratamaz. mal gelen mal gider. bir hayat realitesi.
devamını gör...
218.
diksiyonu
devamını gör...
219.
1000 tane wattpad kitabı okuyan insanda kitap okumuş sayılıyor mu ? yoksa kitap okuyucuları arasında da tier list var mı ?
devamını gör...
220.
bizim üst sokakta var öyle bir ablamız. konuşurken kurduğu cümleler öyle güzel inşaa edilmiş oluyor ki bir film repliği gibi bir süre aklımda yankılanıyor
bir de hep bilmediğim bir yazar tanımış oluyor; al bak deyip yeni yazarın bir kitabını veriyor. ohha oluyorum. nerden öğreniyor bu kadar yepisyeni yazarı? geçen sene iki yazar tanıdım sayesinde: ian mcewan ve annie ernaux.
saptayabildiğim ona özgü başka bir detay yok ama hayat gailesi ile debelenmeleri, tutum teklemeleri, yargı kusurları, insan kırmaları, hısım akraba hasımlıkları hemen hepimiz gibi
bir de hep bilmediğim bir yazar tanımış oluyor; al bak deyip yeni yazarın bir kitabını veriyor. ohha oluyorum. nerden öğreniyor bu kadar yepisyeni yazarı? geçen sene iki yazar tanıdım sayesinde: ian mcewan ve annie ernaux.
saptayabildiğim ona özgü başka bir detay yok ama hayat gailesi ile debelenmeleri, tutum teklemeleri, yargı kusurları, insan kırmaları, hısım akraba hasımlıkları hemen hepimiz gibi
devamını gör...