kopya çekerken yaşanan talihsizlikler
başlık "tutunamayan" tarafından 17.11.2020 16:53 tarihinde açılmıştır.
61.
ortaokulda şort etek giyiyorduk ve din dersinin sınavında bir dua soracaktı hoca, uzundu ezberleyemedim ben de duayı kağıda yazıp uhu ile külotlu çorabıma yapıştırdım eteğimin altında kalsın diye. sınav güzel geçti lakin kağıdı bacağımdan çıkarmaya çalışırken çok canım yandı. cidden aptalmışım.
devamını gör...
62.
ben değil ama yakın bir arkadaşımın başına gelen bir olay var. lisede ortak sınavlardan biri atölyede olduğumuz bir güne denk geldi atölyede de yeterince kolçaklı sandalye yok bazıları bilgisayar masalarına geçti. benim akıllı arkadaş da kopya hazırlayıp klavyenin altına koymuş aklınca oradan kopya çekecek. sınav başlayınca da bakmış sorular çok kolay kopyaya gerek yok. tutmuş kopyaları klavyenin altından almaya çalışmış. sonuç olarak yakalandı. sıfır aldı.
devamını gör...
63.
lise zamanları... e kopya çekmek liseli olmanın şanında vardır. üniversitede kopya çeken insan net söylüyorum yıkıktır. bir insan hayatına şekil vereceği evrede kopya çekmemeli bence. neyse liseye dönelim... kızlar eteği kaldırıp dizlere yazarlardı falan o zamanlar... e haliyle benim öyle bir seçeneğim yok. ama bir yandan da pragmatist bir çözüm bulmam lazım... malum kitap açma falan çok risk kokan eylemler... böylelikle ben de kollarımın içerisine kopya yazmakta karar kıldım. gömleğin manşetlerini iliklemeyecektim böylelikle el çabukluğu veya smooth hareketlerle cekedi sıyırıp kopyalara bakacaktım... bir gece öncesinden tükenmez kalem ile (buraya dikkat etmeniz için bir kere daha zikrediyorum ''tükenmez kalem'') kopyaları güzelce yazdım iki koluma... bildiğiniz böyle japon yakuzası gibi oldu benim kollar... yattım uyudum...
ertesi gün... sınav başladı sınıfta... bir açtım kolları bir de ne göreyim ?! benim tükenmez kalemin mürekkebi olduğu gibi yayılmış kola... kopyalar da maya hiyeroglifine dönmüş hiçbir şey okunamıyor... sabah giyindim ettim okula gittim falan tenefüstü derken sınav saatine kadar benim kopyalar olmuş mokoko... tam da sınavda farketmiştim ne kötüydü...
ama sonrasında hatamdan ders alıp işi ilerlettim. ve deriye yazdıktan sonra yıkanmadığı müddetçe dağılmayan asetat kalemleri keşfettim. mavi yeşil kırmızı... paşa gönlüm hangi rengi isterse seçip ince uçlu olanı ile gene kolları yakuza gibi yaptım ve sınavlarda başarıyla kopya çekmeye devam ettim.
ertesi gün... sınav başladı sınıfta... bir açtım kolları bir de ne göreyim ?! benim tükenmez kalemin mürekkebi olduğu gibi yayılmış kola... kopyalar da maya hiyeroglifine dönmüş hiçbir şey okunamıyor... sabah giyindim ettim okula gittim falan tenefüstü derken sınav saatine kadar benim kopyalar olmuş mokoko... tam da sınavda farketmiştim ne kötüydü...
ama sonrasında hatamdan ders alıp işi ilerlettim. ve deriye yazdıktan sonra yıkanmadığı müddetçe dağılmayan asetat kalemleri keşfettim. mavi yeşil kırmızı... paşa gönlüm hangi rengi isterse seçip ince uçlu olanı ile gene kolları yakuza gibi yaptım ve sınavlarda başarıyla kopya çekmeye devam ettim.
devamını gör...
64.
öğretmen duvarda yazılı kopyayı görmüştü. kopyayı yazan kişi utancından gık bile diyemedi. sonra ne mi oldu? öğretmen ağzını büzüştürerek önlere doğru gider, gider ve gider...
devamını gör...
65.
kağıdı düşürmek,
kağıtların sırasını karıştırmak ve
tabii ki de saklamak,
sanattır efem sanattır.
kağıtların sırasını karıştırmak ve
tabii ki de saklamak,
sanattır efem sanattır.
devamını gör...
66.
hiç çalışmadığım bir fizik sınavında bütün soruları boş bırakıp kağıdı öyle vermiştim. meğerse hocamız hamile olduğunu o gün öğrenmiş ve bol keseden notları dağıtmıştı. saçmalayanlara bile geçer not 45 vermişti. benim kağıt boş olunca 0 almıştım. kepazelik.
devamını gör...
67.
kağıda yazarsan genelde koyduğun yerden çıkmaz çıksa da yere düşer.
devamını gör...
68.
kopya çekmediğim ve çekmeye kalkışmadığım için hiç başıma gelmeyen bir durumdur. siz de kopya çekmeyin, sizin de yakalanma veya başka talihsizlik gibi bir durumunuz olmasın. yalan mı?
devamını gör...
69.
arkadaşlar durun size ne anlatacağım.
kopya çekmekten nefret eden biri olarak yaşadığım talihsiz bir olay. şimdi efenim bilmeyenler için söyleyeyim ben sayısalcıyım. ama sayısalcı olmama rağmen harika(!) eğitim sistemimiz sağolsun bazı sözel dersleri* zorunlu olarak görüyorum. sayısallar zaten zorluyor bir de oturup bunlara çalışmak kelimenin tam anlamıyla işkence.
neyse konuya döneyim.
o talihisiz gün tarih yazılısına girdik. ama sorular o biçim. * sınıftaki herkes kalacaktı, bu belliydi yani. gözetmen öğretmen baktı kimse kalem oynatamıyor*hangi soruda takıldınız dedi. ayy biz bir mutlu olduk hoca yardım edecek, geçeceğiz diye. herkes takıldığı soruları soruyor ama görmeniz lazım ortalık bayram yeri.
ben de bir sorudan emin değildim. sordum hocaya "e" dedi hoca."hocam emin misiniz a'da mantıklı gibi" dedim. bildiğiniz yazılıda soru tartışıyoruz, öyle bir rezillik. hoca soruya tekrar tekrar baktı ve sonunda benim dediğim gibi "a" dedi. neyse efenim herkes o soruyu "a" yapıp çıktı. sınıfta ben dahil 3 kişi kaldık. ben son kontrolleri yapıyorum falan. hoca birden "o soru e olacak!" diye yükselmesin mi?
ben:hocam emin misiniz?
hoca: evet, kesinlikle.
neyse hocadan daha mı iyi bileceğim diyip sildim "e" yaptım. tabii çok düşünceli bir arkadaş olduğum için şöyle dedim " hocam arkadaşlar "a" yapmıştı. yazıktır, düşük almasınlar. değiştirebilir miyim hepsininkini?"*
hoca da onayladı beni. büyük ihtimal ne kadar harika bir arkadaş olduğumu düşündü.*
neyse efenim ben herkesin kağıdını alıp o soruyu değiştirdim. büyük bir gururla sınıftan çıktım. dışarıda herkes çok mutlu. "cevap a'ymış, zümrüt doğru söylemiş." diye. bilmiyorlar ki zümrüt onlara ne yaptı.
baya linç ve küfür yedim dostlar. ama olsundu. hatırlayınca güleceğim bir anım oldu.
"güzel anılar biriktirin."
zümrüd-ü anka *
kopya çekmekten nefret eden biri olarak yaşadığım talihsiz bir olay. şimdi efenim bilmeyenler için söyleyeyim ben sayısalcıyım. ama sayısalcı olmama rağmen harika(!) eğitim sistemimiz sağolsun bazı sözel dersleri* zorunlu olarak görüyorum. sayısallar zaten zorluyor bir de oturup bunlara çalışmak kelimenin tam anlamıyla işkence.
neyse konuya döneyim.
o talihisiz gün tarih yazılısına girdik. ama sorular o biçim. * sınıftaki herkes kalacaktı, bu belliydi yani. gözetmen öğretmen baktı kimse kalem oynatamıyor*hangi soruda takıldınız dedi. ayy biz bir mutlu olduk hoca yardım edecek, geçeceğiz diye. herkes takıldığı soruları soruyor ama görmeniz lazım ortalık bayram yeri.
ben de bir sorudan emin değildim. sordum hocaya "e" dedi hoca."hocam emin misiniz a'da mantıklı gibi" dedim. bildiğiniz yazılıda soru tartışıyoruz, öyle bir rezillik. hoca soruya tekrar tekrar baktı ve sonunda benim dediğim gibi "a" dedi. neyse efenim herkes o soruyu "a" yapıp çıktı. sınıfta ben dahil 3 kişi kaldık. ben son kontrolleri yapıyorum falan. hoca birden "o soru e olacak!" diye yükselmesin mi?
ben:hocam emin misiniz?
hoca: evet, kesinlikle.
neyse hocadan daha mı iyi bileceğim diyip sildim "e" yaptım. tabii çok düşünceli bir arkadaş olduğum için şöyle dedim " hocam arkadaşlar "a" yapmıştı. yazıktır, düşük almasınlar. değiştirebilir miyim hepsininkini?"*
hoca da onayladı beni. büyük ihtimal ne kadar harika bir arkadaş olduğumu düşündü.*
neyse efenim ben herkesin kağıdını alıp o soruyu değiştirdim. büyük bir gururla sınıftan çıktım. dışarıda herkes çok mutlu. "cevap a'ymış, zümrüt doğru söylemiş." diye. bilmiyorlar ki zümrüt onlara ne yaptı.
baya linç ve küfür yedim dostlar. ama olsundu. hatırlayınca güleceğim bir anım oldu.
"güzel anılar biriktirin."
zümrüd-ü anka *
devamını gör...
70.
allah affetsin din kültürü kitabının üstüne oturup öyle çekerdim.
bu dünya için değil ama muhtemelen öbür dünya için büyük talihsizlik olmuştur.
bu dünya için değil ama muhtemelen öbür dünya için büyük talihsizlik olmuştur.
devamını gör...
71.
zeka işidir yoksa zorlamayın, çok komik görünüyorsunuz. yakaladığım zaman pis gülüyorum. once (bkz: komser mesut) gibi sonra (bkz: erol taş) oluyor. değmez.
devamını gör...
72.
suların kesilmesi.
devamını gör...
73.
ben kopya verirken hocaya yakalanmıştım.
en ön sırada oturuyorum. sınıf g.t kadar sınıf ve bir avuç sözelci, edebiyat dersinde almanca sınavı oluyoruz. * edebiyat o zaman en çok sevdiğim ders hocaya hayranım çünkü. 100 olan dersten yıllık ödev almıştım. * neyse ben sınavı yaptım. oturuyorum kafam fır dönüyor. herkes "deli şu ne" diyip duruyor. hoca 2 kere uyardı ben yine arsız arsız kopya vermeye devam ediyorum. en sonunda "senin sınavın bitti galiba git öğretmenler odasında otur" dedi kağıdımı aldı.
bende arsızlık hat safhada tabii gittim oturdum oda boş diye. çat diye odaya coğrafya hocası girdi baktı ben koltukta yayılmış oturuyorum. haliyle nolduğunu sordu bende x hocanın gönderdiğini söyleyince kopya verdiğimi anlayıp iyi yapmış deyip teneffüs ziline kadar nasihat etmişti.
sonuç olarak ben sınavdan 85 aldım bir kişi bile bana yaklaşamadı puanda ve şimdi onların hiçbiriyle görüşmüyorum*
en ön sırada oturuyorum. sınıf g.t kadar sınıf ve bir avuç sözelci, edebiyat dersinde almanca sınavı oluyoruz. * edebiyat o zaman en çok sevdiğim ders hocaya hayranım çünkü. 100 olan dersten yıllık ödev almıştım. * neyse ben sınavı yaptım. oturuyorum kafam fır dönüyor. herkes "deli şu ne" diyip duruyor. hoca 2 kere uyardı ben yine arsız arsız kopya vermeye devam ediyorum. en sonunda "senin sınavın bitti galiba git öğretmenler odasında otur" dedi kağıdımı aldı.
bende arsızlık hat safhada tabii gittim oturdum oda boş diye. çat diye odaya coğrafya hocası girdi baktı ben koltukta yayılmış oturuyorum. haliyle nolduğunu sordu bende x hocanın gönderdiğini söyleyince kopya verdiğimi anlayıp iyi yapmış deyip teneffüs ziline kadar nasihat etmişti.
sonuç olarak ben sınavdan 85 aldım bir kişi bile bana yaklaşamadı puanda ve şimdi onların hiçbiriyle görüşmüyorum*
devamını gör...
74.
vakti zamanında, sıra arkadaşınla kağıtları degistirirken kağıdın ön sıraya düşürmesi. eyvahlar olsundu ! neyse ki isimleri kontrol etmeye ihtiyaç duymayan öğretmen sayesinde hafif şüpheli olan durum atlatıldı.
devamını gör...
75.
kopya çekmekte en başarısız insanım bir sınavda hoca sınavdan geçmem için kopyayı kendi önüme koydu yine de bakmakta zorlandım. baktım mı onu bile hatırlamıyorum.
devamını gör...
76.
kopya çekmek yanlış ve ben o yanlışı hoca bak yaz dese bile elime yüzüme bulaştıran biriydim. yani çekmedim çekmek isteyene de yardımcı olmayan o kağıdını kapatan öğrenciyim ben.
devamını gör...
77.
sıranın altına açtığın kitabı yakalanacağım korkusuyla yere düşürmek. o sessizlikte çok tuhaf olmuştu.
devamını gör...
78.
ortaokulda hayatımda bir kere kopya çekeyim dedim,sandalyeye yazmıştım ,hoca başka yere yerleştirdi, giderken hızlıca yazıyı dağıttım elimle.zaten hep sınıfa kopya vermişimdir genelde. hocanın arkası dönük iken kağıdımı sıranın yanından sarkıtırdım, bakan bakardı.
devamını gör...
79.
yanlış duyum. akabinde yanlış konulardan kopya.
devamını gör...
80.
duvara küçük küçük not yazan öğrencinin talihsizliğidir. öğretmen sakin sakin çekti gitti sonra.
devamını gör...