101.
duyguların en savruk, kontrol dışı, tesirli ve tehlikeli olduğu yaşlarda, yaşarken uhrevi, sonradan bakınca tü kaka duygu.
devamını gör...
102.
uçmak gibi birşey. her teneffüste onu görmek için türlü türlü bahaneler üretir ve ona ulaşırsın. karşılıklı ise kuytu köşe yerlerde görüşürsünüz. ben boş sınıfta iken matematik öğretmenine yakalanmıştım.
devamını gör...
103.
çok şükür bunu yaşamadım. lise yıllarım bu yüzden harikaydı zaten. insanda eğitim hayatı ve psikoloji bırakmayan şey olur genelde. elinizden geldiğince uzak durmaya çalışın.
devamını gör...
104.
sivilcelerle mücadele için çözüm arayışlarına hız vermek
devamını gör...
105.
ya lisede aşık olmak ne lanet bişeymiş ya. bir de aynı sınıftaydık. aşkım geçiyordu, aynı sınıfta gördükçe tekrar başlıyordu. bu kısır döngü yıllarca devam etti. bir sonuca da bağlanmadı. hayır yaşandı bitti dicem hala rüyama giriyor artık gerçekten sıkıldım, öyle oturup onu düşündüğüm falan da yok, yıllar geçmiş görmüyorum etmiyorum neyini düşünücem. fakat bilinçaltından mıdır nedir habire rüyalar vasıtasıyla kendini hatırlatıyor, umarım artık seni rüyamda görmem çünkü bir his de kalmadı zaten, anlamsız o yüzden.
devamını gör...
106.
5 yıl çıkmıştık, karşılıksız, içtenlikle sevdik, para yok, iş yok, kariyer yok, babalarımızın verdiği harçlığı beraber harcadık hep, yarım tost alırsın ayranı o alır, beraber yerdik. üvey anne baskına rağmen, dersleri hep iyi idi, ben ise okulun şımarık atarlı serserisi. tek derdim onu korumak ve sevmekti. derslerine iyi çalış ben öğretmen olacağım bırak artık kavga etmeyi derdi. uzun zamandır görmemiştim. geçen yaz gelmişler memlekete , sevgi yolunda denk geldik, geçen zaman da göz göze geldiğimiz de kullenmiş aşk ve sevgi kırıntıları ile sonsuz saygının olduğunu hissettim. ayak üstü konuştuk. öğretmen olmuş, çok sevindim, çocuğunu kucuklayip sevdim. annesi gibi yeşil gözleri ışıl ışıl bakarak öptü yanaklarımdan teşekkür edercesine, merakla sen neler yaptın dedi. biraz mutluluk biraz hüzünlü olarak vedalaştık....
devamını gör...
107.
sınıfımda hoşlandığım bir çocuk vardı. aynı sınıftaydık ama hiç konuşmuşluğumuz yoktu. o en arkada, ben en ön sırada otururdum. her arkaya döndüğümde göz göze gelirdik, sürekli yakalanan kaçamak bakışlar olurdu. ikimizde birbirimize boş değildik ama bir türlü birbirimize açılamadık 1 seneyi öyle bakışarak geçirdik. şimdi düşünüyorum da bizim ki uzaktan bakışma aşkıymış, keşke açılsaymışız birbirimize, ergenlik işte diyorum geçiyorum. şimdi ne yapıyor, evlendi mi hiçbir fikrim yok.
devamını gör...
108.
insanin manevi olarak oturmaya baslayan karakterine dogrudan ettigini dusunuyorum, cunku liseye giden cogu ergen duygusal olarak savunmasiz oluyor.

aski tecrube ettikce taslar yerine oturana kadar ne oldugunu sasirabilirsiniz, sasirin da zaten bi sakincasi yok bilmedigin bi seyi anlamamak gayet dogal.

velhasili lisede asik olmak bireye etki eden bir takim olaylar dizisidir
devamını gör...
109.
hiç olmadım.
tek derdim vardı bahçede futbol oynamaktı. gerçi bir esmer kız vardı. bütün okul ona aşıktı. bir dönem okulda bulunmuştu. bir keresinde bahçede basketbol oynuyorduk. basketbolu hiç sevmezdim. ben bu spordan anlamıyorum demiştim. o da evet. sen çok iyi top oynuyorsun ama demişti.
doğru. havamda olduğum zaman çok iyi top oynuyordum. değişik bir yetenek vardı bende.
herhalde beni izlemişti.
çok güzel bir mizacı vardı.

bir keresinde de beden eğitimi dersindeydik.
hoca yoktu. herkes oraya buraya dağılmıştı. bahçede bir arkadaşla frikik mi çalışıyorduk ya da ayakta konuşuyor muyduk bilmiyorum.

üst katlardan iki üç kız niye manken gibi duruyorsun alooo? kasma oğlum kendini heyyy kime diyoruz. pıştttt. baksana heey?
diye laf atmışlardı.
bakar gibi yaptım. duymazdan geldim.
sana diyoruz. evet sen higihhihihi!

tabi ben s.klemedim. duymazdan geldim. yanımda başka bir sınıftan okulun serserilerinden biri vardı. kafasına göre derse giren tiplerden biriydi.
neyse ki o, girin lan içeri! filan dediydi.
yakışıklı ya da kalıplı değildim. atletik duruyordum belki o gün birazcık. ne biliyim. benimle sevişesi, uğraşası geldi o an hepsinin belki de. canları sıkılıyordu kızların. yazık.
sonra hangi sınıftan olduklarını merak edip de gitmedim tabii. zira bunları seven erkekler olabilirdi ve çok fena dayak yiyebilirdim. zaten kızlarla iletişim kurmayı sevmezdim. dedim ya, tek derdim okulun bahçesinde futbol oynamaktı. kızlar kardeşim olsundu.

kızlar da zaten genel olarak paçozdu yahu.
asil bulduğum tipler yok denecek kadar azdı. onlarla da kardeşlik ilişkisinin ötesine geçmek mümkün olamazdı. hepimiz çocuktuk. o yüzden kimseye bir şey hissetmedim lisede.

karakter olarak çok fazla değistiğimi söyleyemem.
devamını gör...
110.
sevgiliyi seks yapmayı istemeyecek kadar çok sevdiğin dönemlerdir. belki yetişme tarzından dolayı seksi kötü bir şey gibi kodladığımızdan seks düşünmüyor olabiliriz o dönem ama nasıl desem ergenliğe yeni girildiğinden mütevellit çadır kuruluyor yine de düşünmesek bile.
devamını gör...
111.
lise aşkı olup olmaması, nasıl olduğu, tüm sonraki hayatımızın duygu durumunu belirler
devamını gör...
112.
insanın hayatını cennete çevirebilir de skip atabilir de. tamamen şans işi.
devamını gör...
113.
lise dediğin yaşadığın o bok gibi toksik aşkla nam salan bir dönem.
aşksız geçen lise hayatı olmaz, olmamalı. aşık olmadan çıkmayacaksın oradan, kuralı bu.
#2996411 okulu birincilikle bitirmiştim
devamını gör...
114.
çok şükür onu da yaşamadım, üniversitede de aşık olmadığım gibi. *
devamını gör...
115.
aşık olduğumu sandığım oldu şimdi düşününce
devamını gör...
116.
benimki biraz enteresan olmuştu. liseye başladığım gün, aşık olmaya karar verdim. yani madem artık liseliydim aşık olmalıydım. bir nevi benim için gençliğin nişanesi gibiydi. tarih şöyle milattan önce civarı. okulun ilk günü sınıfa girdim. tabi kimseyi tanımıyorum. çünkü eve uzak bir okula, sırf muhabbetimin çok iyi olduğu mahallede benden 3 yaş büyük bir arkadaş gittiği için kaydolmaya ailemi ikna etmişim. baktım, şöyle kahverengi saçlarını at kuyruğu yapmış, 1.70 boylarında bir güzel kız var. dedim ben buna aşık olacağım. mal gibi de 3 sene aşık aşık dolaştım. tabi kıza bu arada o dönemin tabiriyle çıkma teklif ettik ama babayı aldık.

yıllar sonra aklıma düştü. ulan şuna bir facebook'tan bakayım dedim. evlenmiş ama o kadar geç evlenmiş ki daha minicik bir kızı var. kocası da şu sinan engin'in sürekli telegol'de selam yolladığı ebru yaşar'ın eski dikicilerinden zengin bir hanzo vardı, ona benziyor. adını google'da aramaya üşendim. ulan buna mı kesik gitmişiz 3 sene deyip kendime bir küfür savurdum. sonra yattım.
devamını gör...
117.
aşık olmadan lise mi biter?
çok yazık edilir hormonlara
vah vah
devamını gör...
118.
haram, helal, kültür, namus gibi kavramlara takılı kalmış zamanlarımdı.
devamını gör...
119.
lisede aşk mı? güldürmeyin beni.
devamını gör...
120.
lisedeyken fitnısçı ufak tefek bi arkadaş vardı. genel olarak hep kalabalık arkadaş gruplarım olur. bu fitnısçı arkadaş da o tip bi gruba dahildi.
garibim bana atkı örmüştü. yüne alerjim var diyemedim üzülmesin diye. hapşırarak gün sonuna kadar takmıştım. mutfağa çok meraklıydı. kek yaptı. bu kez de cevize alerjim var diyemedim. bütün gün kaşınarak gezdim. ufak bir iki şeyden sonra bu kez, seninle çok iyi anlaşıyoruz. en iyi arkadaşımsın diyerek mıknatıslı çift kolyelerinden almıştı. kolyelerin teması melek ve şeytan kanadı üzerineydi. bana şeytanı vermişti. bilader sen üzülme diye cevizli kek yedim ben. biz burda iyilik timsali olalım sen bize şeytanı reva gör... her neyse. geçtiğimiz kış örgü örmeyi deneyeyim, yeni hobi edinmiş olurum dedim. o zaman bu arkadaşın aslında arkadaş ayağına bana doğru depar attığını net bir şekilde anlamış oldum. birine atkı örmek için ya aşık olacaksın ya da deli. gerçi ikisi de aşağı-yukarı aynı kapıya çıkıyor.
gastronomi istiyordu. umarım kazanmıştır.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"lisede aşık olmak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim