21.
ne kadar güzel bir konu. herkesin kendi yaşamında karşılaştığı ve kulaktan doldurma bilgileri ile düşük profilli narsistleri belli bir şekilde kurallar bütününe bağlı olarak anlatmaya çalıştığı bir şey olmuş.
gelin birde yüksek işlevli bir narsist olan benden dinleyin.
kesinlikle aynı dünyada yaşamıyoruz ve bir narsist'in düşünceleri sizinkiler ile uyuşmayacak (sözde siz sağlıklı bireylersiniz ya ha ha ha)
bir konu üzerinde konuşulurken sizi dinlemiyor değiller sizi sandığınızdan daha fazla dinliyorlar, analiz ediyorlar, nelerden hoşlandığınızı, mimiklerinizi, neye ne tepki verebileceğinizi ölçüyorlar.
konuşma sırasında ne anlattığınız değil ne anlatmadığınıza bakıyorlar o yüzden size asla sizi dinlemiyormuş gibi geliyorlar çünkü farklı şeyler duyuyorlar ve bu edindikleri bilgiler ile konuşmayı kendi istek ve çıkarlarına göre eğip büküyorlar.
bir narsist her şeyi bilmez ama çok şeyi bilir çünkü hayatının merkezinde ki oyun insanlar ile oynanır ve sizi yakalamak için bir çok konuda ortalama bir fikre erişmesi gerekir yoksa avcı olarak av bulmakta zorlanır.
empati yapamıyormuş, hadi canım sen de :)) bir narsistin yaptığı empati sizi anlamak için değil sizi yönlendirmek içindir muhtemelen düşük profilli narsistler ile karşılaştığınız için böyle bir şeye inanıyorsunuz. yüksek profilli bir narsist kesinlikle tanıştığınız andan itibaren çok kısa bir sürede yıllardır özlemini çektiğiniz o sıcak ve güvenli yuva izlenimi verecektir. '' bu benim en çok eğlendiğim kısım şahsen''
gelelim narsistler ne ister. öncelikle iki tip olarak ayrışıyoruz. bir ne yaptığını bilmeyen tamamen içgüdüsel yapanlar bi de farkında olup bundan zevk alanlar.
1. kısım çok önemli değil onlar takılıyorlar ve insanların hayatını zehir ediyorlar.
2. kısımda ise bir tatmin olanlar ve tutuk olanlar var (bunlar tamamen kişisel deneyimlerimden gördüğüm)
ben tatmin olan kısımdayım efendim. beni tatmin edeceğiniz sürece doğru sizinle uzun ve zekice bir kapışmadan keyif alırım çünkü seksüel ihtiyaçlarım dışında tatmin edilmesi gereken sizden daha zeki olduğum hissi (ki muhtemelen öyleyim)
tutuk olanlar ise takıntılıdır. bunlar sizin kemikleriniz ile oynamak isterler. elde etmek istedikleri net bir şey yoktur sizi bitirmek için çabalarlar en ufak fikir kırıntınıza bile zerk etmek ve orada yuvalanmak, enerjinizden beslenmek isterler. (itiraf edeyim oturmaktan ve konuşmaktan en keyif aldığım insan tipi bitmeyen bir mücadele ne kadar tatmin edici.)
ha madem narsistsin niye kendini ifşalıyorsun diyeceksiniz. okumuyorsunuz ki bunu buraya bırakacağım ve bir dakika sonra tam burada anlattığım şekilde birisi size yaklaşıp sizi mahvedecek. aptal olduğunuzu bana ispatlayacaksınız ve sizden zeki olduğumun bilincinin ne kadar haklı olduğunu bana ispatlayarak beni tatmin edeceksiniz. aslında bu yazıda bile sizi manipüle ediyorum :))
bol şans
gelin birde yüksek işlevli bir narsist olan benden dinleyin.
kesinlikle aynı dünyada yaşamıyoruz ve bir narsist'in düşünceleri sizinkiler ile uyuşmayacak (sözde siz sağlıklı bireylersiniz ya ha ha ha)
bir konu üzerinde konuşulurken sizi dinlemiyor değiller sizi sandığınızdan daha fazla dinliyorlar, analiz ediyorlar, nelerden hoşlandığınızı, mimiklerinizi, neye ne tepki verebileceğinizi ölçüyorlar.
konuşma sırasında ne anlattığınız değil ne anlatmadığınıza bakıyorlar o yüzden size asla sizi dinlemiyormuş gibi geliyorlar çünkü farklı şeyler duyuyorlar ve bu edindikleri bilgiler ile konuşmayı kendi istek ve çıkarlarına göre eğip büküyorlar.
bir narsist her şeyi bilmez ama çok şeyi bilir çünkü hayatının merkezinde ki oyun insanlar ile oynanır ve sizi yakalamak için bir çok konuda ortalama bir fikre erişmesi gerekir yoksa avcı olarak av bulmakta zorlanır.
empati yapamıyormuş, hadi canım sen de :)) bir narsistin yaptığı empati sizi anlamak için değil sizi yönlendirmek içindir muhtemelen düşük profilli narsistler ile karşılaştığınız için böyle bir şeye inanıyorsunuz. yüksek profilli bir narsist kesinlikle tanıştığınız andan itibaren çok kısa bir sürede yıllardır özlemini çektiğiniz o sıcak ve güvenli yuva izlenimi verecektir. '' bu benim en çok eğlendiğim kısım şahsen''
gelelim narsistler ne ister. öncelikle iki tip olarak ayrışıyoruz. bir ne yaptığını bilmeyen tamamen içgüdüsel yapanlar bi de farkında olup bundan zevk alanlar.
1. kısım çok önemli değil onlar takılıyorlar ve insanların hayatını zehir ediyorlar.
2. kısımda ise bir tatmin olanlar ve tutuk olanlar var (bunlar tamamen kişisel deneyimlerimden gördüğüm)
ben tatmin olan kısımdayım efendim. beni tatmin edeceğiniz sürece doğru sizinle uzun ve zekice bir kapışmadan keyif alırım çünkü seksüel ihtiyaçlarım dışında tatmin edilmesi gereken sizden daha zeki olduğum hissi (ki muhtemelen öyleyim)
tutuk olanlar ise takıntılıdır. bunlar sizin kemikleriniz ile oynamak isterler. elde etmek istedikleri net bir şey yoktur sizi bitirmek için çabalarlar en ufak fikir kırıntınıza bile zerk etmek ve orada yuvalanmak, enerjinizden beslenmek isterler. (itiraf edeyim oturmaktan ve konuşmaktan en keyif aldığım insan tipi bitmeyen bir mücadele ne kadar tatmin edici.)
ha madem narsistsin niye kendini ifşalıyorsun diyeceksiniz. okumuyorsunuz ki bunu buraya bırakacağım ve bir dakika sonra tam burada anlattığım şekilde birisi size yaklaşıp sizi mahvedecek. aptal olduğunuzu bana ispatlayacaksınız ve sizden zeki olduğumun bilincinin ne kadar haklı olduğunu bana ispatlayarak beni tatmin edeceksiniz. aslında bu yazıda bile sizi manipüle ediyorum :))
bol şans
devamını gör...
22.
kaç kaç kaç. bu şeytanlarla uğraşılmaz. en tehlikeli kişilik bozukluğudur. ancak toplum, gülemseyen ve iyi giyinen herkesi normal kabul ettiğinden bu arkadaşlar asla damgalanmaz. bunlar da buraya oynar zaten.
devamını gör...
23.
kendini aşırı beğenen, başkalarının düşünce ve isteklerini önemsemeyen, sürekli ve her konuda kendisini haklı sayan, emek vermese bile istediğini mutlaka alma hakkını kendinde gören, beklentilerine ulaşamadığında büyük çöküntü yaşayan insan türü. bu tür davranışlar sergileyen insanlar giderek kendilerini tapılacak kadar bulunmaz görmeye başlarlar. önemli ve giderilmesi çok özel tedavi gerektiren bir kişilik bozukluğudur.
devamını gör...
24.
(bkz: bilge tonyukuk (yazar))'dır.
bunu hayatımda ilk kez bu kadar net ifade ediyorum ve buna hazır olup olmadığıma şüpheliyim. daha önce hiçbir şekilde ağzımla ya da yazmak suretiyle bunu dillendirmemiştim. evet, ben bir narsistim. bunu anlamam bayağı zaman aldı benim için, hayatımın son birkaç yılına kadar farkında bile değildim.
kötü bir izlenim yarattığımın farkındayım. burası mahkeme salonu değil, ben de kendimi savunmak için burada değilim. ömrümün büyük bir kısmı kendimin insanların geri kalanının çoğunluğuna kıyasla daha iyi kalpli biri olduğuma inanarak geçirdim. belki de gerçekten öyleydim, bunu asla bilemeyiz. insanlara ciddi manada beni incitmedikleri sürece bir kötülük yaptığımı hatırlamıyorum. aksine, bana yapılan birçok kötülüğü karşılıksız bırakmışımdır. ne kimseyi bana bağlı kalsın diye manipüle ettim, ne de kimseden boktan huylarıma katlanmasını bekledim. sanırım bu yazının nereye gittiğini anladığını düşünüyorsun ama hayır anlamıyorsun. gerçekten iyi bir narsist olduğumu falan iddia etmiyorum. bu bence iyiden ne anladığına bağlı. kendi psikolojisini tüketen biri nasıl iyi olabilir mesela ? öz değerini hep başkasının gözünden sorgulayan, mutlu olmak için onaylanmayı bekleyen birisi nasıl iyi olabilir ? kendine kötülük etmek de bir kötülük cinsi değil midir ?
eleştiriye genelde kapalıyım. eleştiren insana çevremde yer yok. bu kendimi mükemmel sandığım için değil, alakası bile yok. ben zaten kusurlarımın farkındayım. ama bana hatırlatılmasından rahatsız oluyorum. çünkü bana yapılan her eleştiri içimdeki gururun yarasına tuz basıyor. sürekli beni öven insanları da etrafımda tutmuyorum çünkü güvenemiyorum. dolayısıyla etrafımda zaten pek bir insan kalmıyor.
başka insanlardan beni övmelerini bekliyor muyum ? evet. lakin sadece gerçekten iyi olduğum konularda iyi olduğumu söylemelerini istiyorum. bana biat etmelerini ve kölem olmalarını falan değil. buna karşılık ben de karşımdaki insanın iyi yönlerine iltifat etmeyi seviyorum. benim kendime övgü bekleyişim, hakikaten bu övgüye layık olduğuma dair kuvvetli inancımdan kaynaklanıyor.
harika biri olduğumu düşündüğüm zamanların dışında ne işle meşgulüm diye sorarsanız o ara rezalet biri olduğumu düşünüyorumdur muhtemelen. çünkü ben ya çok iyi olmalıyım ya da çok kötü. biraz iyi ya da biraz kötü olamam. ortalama hiç olamam. çünkü tanrı beni özel olarak yarattı, bana bir fırsat verdi. ben bu fırsatı ya kullanmışımdır ya da kullanamamışımdır. ya başarılıyım ya da başarısız. benim bu düşünceyi terk etmem ne demek, farkında mısınız ? çocukluğumdan yetişkinliğime, tüm dini ve manevi inançlarımın yıkılması demek. benliğimin yok oluşu demek.
ben eğer özel biri olmasaydım, özel biri olduğumu düşünmezdim. çünkü hakikaten de bu düşünceye sahip olmak çok yorucu bir şey. bunun beni ne kadar tükettiğini size anlatamam, zaten anlamazsınız.
akıl sağlığım yerinde değil. bunu inkar etmiyorum. fakat belki de yerinde olmaması gerekiyordur.
tanrı'nın planını hiçbir zaman bilemeyiz.
vesselam.
bunu hayatımda ilk kez bu kadar net ifade ediyorum ve buna hazır olup olmadığıma şüpheliyim. daha önce hiçbir şekilde ağzımla ya da yazmak suretiyle bunu dillendirmemiştim. evet, ben bir narsistim. bunu anlamam bayağı zaman aldı benim için, hayatımın son birkaç yılına kadar farkında bile değildim.
kötü bir izlenim yarattığımın farkındayım. burası mahkeme salonu değil, ben de kendimi savunmak için burada değilim. ömrümün büyük bir kısmı kendimin insanların geri kalanının çoğunluğuna kıyasla daha iyi kalpli biri olduğuma inanarak geçirdim. belki de gerçekten öyleydim, bunu asla bilemeyiz. insanlara ciddi manada beni incitmedikleri sürece bir kötülük yaptığımı hatırlamıyorum. aksine, bana yapılan birçok kötülüğü karşılıksız bırakmışımdır. ne kimseyi bana bağlı kalsın diye manipüle ettim, ne de kimseden boktan huylarıma katlanmasını bekledim. sanırım bu yazının nereye gittiğini anladığını düşünüyorsun ama hayır anlamıyorsun. gerçekten iyi bir narsist olduğumu falan iddia etmiyorum. bu bence iyiden ne anladığına bağlı. kendi psikolojisini tüketen biri nasıl iyi olabilir mesela ? öz değerini hep başkasının gözünden sorgulayan, mutlu olmak için onaylanmayı bekleyen birisi nasıl iyi olabilir ? kendine kötülük etmek de bir kötülük cinsi değil midir ?
eleştiriye genelde kapalıyım. eleştiren insana çevremde yer yok. bu kendimi mükemmel sandığım için değil, alakası bile yok. ben zaten kusurlarımın farkındayım. ama bana hatırlatılmasından rahatsız oluyorum. çünkü bana yapılan her eleştiri içimdeki gururun yarasına tuz basıyor. sürekli beni öven insanları da etrafımda tutmuyorum çünkü güvenemiyorum. dolayısıyla etrafımda zaten pek bir insan kalmıyor.
başka insanlardan beni övmelerini bekliyor muyum ? evet. lakin sadece gerçekten iyi olduğum konularda iyi olduğumu söylemelerini istiyorum. bana biat etmelerini ve kölem olmalarını falan değil. buna karşılık ben de karşımdaki insanın iyi yönlerine iltifat etmeyi seviyorum. benim kendime övgü bekleyişim, hakikaten bu övgüye layık olduğuma dair kuvvetli inancımdan kaynaklanıyor.
harika biri olduğumu düşündüğüm zamanların dışında ne işle meşgulüm diye sorarsanız o ara rezalet biri olduğumu düşünüyorumdur muhtemelen. çünkü ben ya çok iyi olmalıyım ya da çok kötü. biraz iyi ya da biraz kötü olamam. ortalama hiç olamam. çünkü tanrı beni özel olarak yarattı, bana bir fırsat verdi. ben bu fırsatı ya kullanmışımdır ya da kullanamamışımdır. ya başarılıyım ya da başarısız. benim bu düşünceyi terk etmem ne demek, farkında mısınız ? çocukluğumdan yetişkinliğime, tüm dini ve manevi inançlarımın yıkılması demek. benliğimin yok oluşu demek.
ben eğer özel biri olmasaydım, özel biri olduğumu düşünmezdim. çünkü hakikaten de bu düşünceye sahip olmak çok yorucu bir şey. bunun beni ne kadar tükettiğini size anlatamam, zaten anlamazsınız.
akıl sağlığım yerinde değil. bunu inkar etmiyorum. fakat belki de yerinde olmaması gerekiyordur.
tanrı'nın planını hiçbir zaman bilemeyiz.
vesselam.
devamını gör...
"narsist" ile benzer başlıklar
narsist anne
12