161.
seshayvani, sen anlarsın. davulcunun işi iyi olunca kasnağa vururmuş diyorlar. doru mu?
devamını gör...
162.
@sıfır sıfır sıfır:
iyi ki döndün be, canım sister'ım, tatlı cadım. vallahi hep aklımdaydın. <3
iyi ki döndün be, canım sister'ım, tatlı cadım. vallahi hep aklımdaydın. <3
devamını gör...
163.
dahlvier'a katılıyorum nick de verdim güçlü bir türkiye için ben de varım
devamını gör...
164.
galiba bende benden önceki yazar arkadaşlarıma hak vererek üstüne oy vererek güzeller güzeli sıfırın da bir değeri olan arkadaşıma sesleniyorum...
sen bu sözlükteki çok kıymetli en kıymetli en özel en pamuk insanlardan birisin...
yerin çok ayrı.
çok başka...
güzel kalbinle sakın gitme...
seni burada göremeyince çok üzüldüm. burada olduğunu bilmek bana yetiyordu. iyi ki geldin gözüm gönlüm açıldı şükür.
ayyy hoş geldiniz ayollllll.
sen bu sözlükteki çok kıymetli en kıymetli en özel en pamuk insanlardan birisin...
yerin çok ayrı.
çok başka...
güzel kalbinle sakın gitme...
seni burada göremeyince çok üzüldüm. burada olduğunu bilmek bana yetiyordu. iyi ki geldin gözüm gönlüm açıldı şükür.
ayyy hoş geldiniz ayollllll.
devamını gör...
165.
victory06
akşam bira içek mi?
akşam bira içek mi?
devamını gör...
166.
@tool
valla hem yakışıklı hem de karizmatik adamsın. hatta şu son paylaştığın selfie'ni #3816141 çekerken "ayna ayna, söyle bana, benden daha karizmatik ve yakışıklısı var mı dünyada?" desen, "yok" yanıtı alman da gayet olası. beni de karizmatik bulurlar genelde de işte biraz "weirdo"luk olduğundan bende (ve kel olduğumdan), yakışıklılıkta iddialı değilim. baş editörümüz armysuzy, seni editör ekibimize alırken bas bas bağırdım, isyan bayrağını bile çektim: "benden daha karizmatik olabilecek bir yazarla aynı ekipte olamam, ya tool ya da ben!!!" dedim. army de ikiniz bir arada olun ama söz, ben tool'un çok çirkin olduğunu ve karizma konusunda da dahlvier'ın eline su dökemeyeceğini söyleyeceğim, dedi. kaç ay geçti, hala söylemedi. sanırım kandırıldım. :((((((
şaka bir tarafa, biliyorsun ki seninle özelden henüz 0 (sıfır) etkileşimimiz varken ben önermiştim army'ye. çok düzgün bir adama benziyor, ekip çalışmasına bence çok uyumlu, türkçesi ve kendini ifade etme becerisi de top seviyede, yani tool'u düşünebilirsin demiştim. insan olun biraz nick'li editör ahbabım da tool'un aramızda olması bence de şahane olur demişti. army de okey, bir gözlemleyeyim, dedi. bir editöre ihtiyaç doğdu ve army bize sürpriz yapıp tool'u aramıza getiriverdi. tool'un da bunu kabul etmesine ayrı sevindik tabii. sonuçta istemeyebilirdi veya editörlük aktivitelerine vakit yaratamayacak kadar başka meşguliyetleri olabilirdi. bu arada ben önermesem de tool bence army'nin radarına girerdi ya. yani dikkat çekmeyecek gibi değildi. sadece ilk benim dikkatimi çekmiş herhalde diyebilirim.
tool grubunu hiç sevmediğimi biliyorsun, birçok insanın sandığı aksine senin de yılmaz bir tool fanı olmandan ziyade, çok sevdiğin birçok gruptan biri olduğunu biliyorum tool'un.
her neyse. şimdi kalp atarsam falan kesin gene gündem olurum bu konuda. haha.
hem ne demişler? tool en ingilizce araçtır. *
valla hem yakışıklı hem de karizmatik adamsın. hatta şu son paylaştığın selfie'ni #3816141 çekerken "ayna ayna, söyle bana, benden daha karizmatik ve yakışıklısı var mı dünyada?" desen, "yok" yanıtı alman da gayet olası. beni de karizmatik bulurlar genelde de işte biraz "weirdo"luk olduğundan bende (ve kel olduğumdan), yakışıklılıkta iddialı değilim. baş editörümüz armysuzy, seni editör ekibimize alırken bas bas bağırdım, isyan bayrağını bile çektim: "benden daha karizmatik olabilecek bir yazarla aynı ekipte olamam, ya tool ya da ben!!!" dedim. army de ikiniz bir arada olun ama söz, ben tool'un çok çirkin olduğunu ve karizma konusunda da dahlvier'ın eline su dökemeyeceğini söyleyeceğim, dedi. kaç ay geçti, hala söylemedi. sanırım kandırıldım. :((((((
şaka bir tarafa, biliyorsun ki seninle özelden henüz 0 (sıfır) etkileşimimiz varken ben önermiştim army'ye. çok düzgün bir adama benziyor, ekip çalışmasına bence çok uyumlu, türkçesi ve kendini ifade etme becerisi de top seviyede, yani tool'u düşünebilirsin demiştim. insan olun biraz nick'li editör ahbabım da tool'un aramızda olması bence de şahane olur demişti. army de okey, bir gözlemleyeyim, dedi. bir editöre ihtiyaç doğdu ve army bize sürpriz yapıp tool'u aramıza getiriverdi. tool'un da bunu kabul etmesine ayrı sevindik tabii. sonuçta istemeyebilirdi veya editörlük aktivitelerine vakit yaratamayacak kadar başka meşguliyetleri olabilirdi. bu arada ben önermesem de tool bence army'nin radarına girerdi ya. yani dikkat çekmeyecek gibi değildi. sadece ilk benim dikkatimi çekmiş herhalde diyebilirim.
tool grubunu hiç sevmediğimi biliyorsun, birçok insanın sandığı aksine senin de yılmaz bir tool fanı olmandan ziyade, çok sevdiğin birçok gruptan biri olduğunu biliyorum tool'un.
her neyse. şimdi kalp atarsam falan kesin gene gündem olurum bu konuda. haha.
hem ne demişler? tool en ingilizce araçtır. *
devamını gör...
167.
posetindegame
yeğenim yarin işin yoksa gel öğlen etli ekmek yiyelim. bir yer keşfetmişim on numara beş yıldız. bugün geldiğin sokağın hemen paralelinde. yeni açıldı. bu sefer ben ismarlayacagim ama. kitap için de teşekkür ederim güzel kardeşim. zahmet oldu, eksik olma.
yeğenim yarin işin yoksa gel öğlen etli ekmek yiyelim. bir yer keşfetmişim on numara beş yıldız. bugün geldiğin sokağın hemen paralelinde. yeni açıldı. bu sefer ben ismarlayacagim ama. kitap için de teşekkür ederim güzel kardeşim. zahmet oldu, eksik olma.
devamını gör...
168.
dahlvier, linç loading kardeşim. bu defa yanında durmam da mümkün degil.
devamını gör...
169.
hayır, ben daha yakışıklıyım.
hayır, ben.
hayır ben.
hayır, araya virgül koyman gerekiyordu!
nihayet ben, daha yakışıklıyım…
hayır, ben.
hayır ben.
hayır, araya virgül koyman gerekiyordu!
nihayet ben, daha yakışıklıyım…
devamını gör...
170.
paranoyak deli
ilk defa nick vererek sesleniyorum.
sen bir insanı mutlu ederken mutlu oluyorsun. bu herkeste olmayan sihirli bir şey biliyor musun?
bu benim için çok değerli. yeni yıl dileğimi aldım. üstelik 90 lar çocuğuyuz biz kızım..
kış hüznü bu haftalık iptal edildi.
şerefe anlık güzel her şeye..
ilk defa nick vererek sesleniyorum.
sen bir insanı mutlu ederken mutlu oluyorsun. bu herkeste olmayan sihirli bir şey biliyor musun?
bu benim için çok değerli. yeni yıl dileğimi aldım. üstelik 90 lar çocuğuyuz biz kızım..
kış hüznü bu haftalık iptal edildi.
şerefe anlık güzel her şeye..
devamını gör...
171.
#3827525 al, oku, açıl.
söylemediğim şeyleri söylemişim gibi gösterip konuyu kendi konfor alanına çekmeye çalışman, aslında argümanlarımın ne kadar isabetli olduğunu ama senin bunu kabullenmek istemediğini gösteriyor. çeyrek asırlık tecrübeni; meseleyi ''iyi yazarlar her yerde var'' gibi zaten aksini iddia etmediğim sığ bir noktaya hapsetmek için kullanman, bunu bir vizyon eksikliğiyle tepside sunman fena.
ben sözlük formatının disiplininden ve zorluğundan bahsediyorum, kalkmış bana ''ama forumda da iyi yazarlar var'' diyorsun; ne alaka? ''çeyrek asırdır forumlardayım'' deyip konuyu benim argümanlarımdan koparıp kendi özgeçmişine getiriyorsun; ne alaka? ben ''kolektif bellek'' diyorum, sen ''chatbox'la karıştırdınız sanırım'' diyerek meseleyi sığ bir teknik kıyaslamaya indirgiyorsun; ne alaka? konuyu kişiler ve tecrübeler üzerinden sığ bir tartışmaya çekip kendi çeyrek asrını mı kahramanlaştırmaya çalışıyorsun? ne alaka!
ben kişilerin kalitesini değil, formatın o kişileri neye dönüştürdüğünü anlatıyorum. senin ''arama motoru'' diye basitleştirdiğin şey aslında bir kütüphane disiplini; benim ''zihinsel mesai'' dediğim şey ise bir konuyu car car car diyalog gürültüsünden kurtarıp kayda geçirme çabası.
forum ne kadar kaliteli olursa olsun bir etkileşim alanıdır, sözlük ise bir ''kayıt'' alanıdır. harika bir tartışma yürütmüş olman, ortaya kült bir kaynakça bıraktığın anlamına gelmez. zaten bilmem kaç asırlık birikimi, anlık bir sohbetin uçuculuğuyla aynı kefeye koyabiliyorsan; aslında kendi emeğini ve bunca yılını benim yerime sen değersizleştiriyorsun demektir; paşa keyfin bilir.
kimin ne kadar iyi yazdığından ziyade, geriye neyin, ne şekilde kaldığına bakarsan farkı zaten görürsün; tabii 25 yıllık alışkanlıkların buna izin verirse. kendini bir forumun sadık koruyucusu ilan edip, her farklı analizi ''saldırı'' sanarak savunma hattı kurman senin tercihin; ama bu durum senin 25 yıldır içinde olduğun yapının sınırlarını benim vizyonumla genişletmeyeceği gibi, sadece senin o yapının içinde ne kadar hapsolduğunu kanıtlar.
okuduğunu zerre anlamlandıramamışsın, daha fazla söyleyecek bir şeyim yok. manipülasyonunu ifşa ettim, tecrübe oscar'ını verdim, kapımı da kilitledim; hayırlı etkileşimler.
-silinecek, çok net!
söylemediğim şeyleri söylemişim gibi gösterip konuyu kendi konfor alanına çekmeye çalışman, aslında argümanlarımın ne kadar isabetli olduğunu ama senin bunu kabullenmek istemediğini gösteriyor. çeyrek asırlık tecrübeni; meseleyi ''iyi yazarlar her yerde var'' gibi zaten aksini iddia etmediğim sığ bir noktaya hapsetmek için kullanman, bunu bir vizyon eksikliğiyle tepside sunman fena.
ben sözlük formatının disiplininden ve zorluğundan bahsediyorum, kalkmış bana ''ama forumda da iyi yazarlar var'' diyorsun; ne alaka? ''çeyrek asırdır forumlardayım'' deyip konuyu benim argümanlarımdan koparıp kendi özgeçmişine getiriyorsun; ne alaka? ben ''kolektif bellek'' diyorum, sen ''chatbox'la karıştırdınız sanırım'' diyerek meseleyi sığ bir teknik kıyaslamaya indirgiyorsun; ne alaka? konuyu kişiler ve tecrübeler üzerinden sığ bir tartışmaya çekip kendi çeyrek asrını mı kahramanlaştırmaya çalışıyorsun? ne alaka!
ben kişilerin kalitesini değil, formatın o kişileri neye dönüştürdüğünü anlatıyorum. senin ''arama motoru'' diye basitleştirdiğin şey aslında bir kütüphane disiplini; benim ''zihinsel mesai'' dediğim şey ise bir konuyu car car car diyalog gürültüsünden kurtarıp kayda geçirme çabası.
forum ne kadar kaliteli olursa olsun bir etkileşim alanıdır, sözlük ise bir ''kayıt'' alanıdır. harika bir tartışma yürütmüş olman, ortaya kült bir kaynakça bıraktığın anlamına gelmez. zaten bilmem kaç asırlık birikimi, anlık bir sohbetin uçuculuğuyla aynı kefeye koyabiliyorsan; aslında kendi emeğini ve bunca yılını benim yerime sen değersizleştiriyorsun demektir; paşa keyfin bilir.
kimin ne kadar iyi yazdığından ziyade, geriye neyin, ne şekilde kaldığına bakarsan farkı zaten görürsün; tabii 25 yıllık alışkanlıkların buna izin verirse. kendini bir forumun sadık koruyucusu ilan edip, her farklı analizi ''saldırı'' sanarak savunma hattı kurman senin tercihin; ama bu durum senin 25 yıldır içinde olduğun yapının sınırlarını benim vizyonumla genişletmeyeceği gibi, sadece senin o yapının içinde ne kadar hapsolduğunu kanıtlar.
okuduğunu zerre anlamlandıramamışsın, daha fazla söyleyecek bir şeyim yok. manipülasyonunu ifşa ettim, tecrübe oscar'ını verdim, kapımı da kilitledim; hayırlı etkileşimler.
-silinecek, çok net!
devamını gör...
172.
@alen
siz nick verememişsiniz ama ben vereyim. yeni gördüm aşağı bağlantısını koyduğum tanımınızı ve bence lüzumsuzca anormal agresif bir mod'a girmişsiniz. sakince yanıtlamaya çalışayım.
#3828120
"zaten bilmem kaç asırlık birikimi, anlık bir sohbetin uçuculuğuyla aynı kefeye koyabiliyorsan; aslında kendi emeğini ve bunca yılını benim yerime sen değersizleştiriyorsun demektir; paşa keyfin bilir."
hala "anlık sohbet uçuculuğu" diyorsunuz internet forumlarında olan şeyler için ve demediklerinizi demişsiniz gibi göstermekle itham ediyorsunuz beni.
chatbox'larda oluyor o anlık sohbet uçuculuğu. forumlarda yazılan şeyler kalıcıdır. sözlüklerdeki kadar efektif arama fonksiyonu forumlarda yoktur, bu yüzden geri sayfalara düşen başlıklar o kadar güncel kalmaz genelde ama yok olmaz, uçmaz. kaldı ki ben hala takıldığım kimi forumlarda arama yaparak 20 ve üzeri sene önce açılmış kimi başlıklara bakıp yazılanları okuyorum. ayrıca uygun anahtar kelimelerle aratılınca google'da da çıkabiliyor birçok forum post'u.
"dünyanın en iyi yazarı bile forumda sadece havadan sudan konuşmuş olur" demişsiniz ve işte bunun böyle olmadığını, forumlarda da çok kaliteli yazılar yazıldığını belirtiyorum.
ekşi'nin ilk zamanlarında gerçekten de işler çok farklıymış denir ancak o zamanların entry'lerinin bile ciddi kısmı dandik. yani herkes sizin ciddiye aldığınız kadar ciddiye almamış bu "sözlük yazarlığı" olayını gibi görünüyor.
belirttiğim gibi interaktif sözlük formatını sözlük formatından daha iyi buldum; daha çok sevdim demişim ama daha iyi olduğundan daha fazla sevdiğimi ima etmiştim. bu, bu tür platformların fonksiyonel olarak daha iyi olmasıyla sınırlı ama büyük oranda, benim gözümde. benim noktam, ikisindeki "yazarlık" titrinin nitelik bakımdan çok farklı olmadığıydı. yani evet, kolay kayıt olunup yazılmaya başlanabilen platformlar, ikisi de. ekşi'de de eskiden yazar olabilmek çok basitti. sizin öz disiplininizle entegre önemli motivasyonlarınız olabilir tabii çok iyi yazmak, kültürel dünyaya bir imza atmak gibi, ama bunun her sözlük yazarı için geçerli olduğu kanısında değilim. yani mesela gerçek yazarlıkta kendinizi geliştirmelisinizdir, hele ki profesyonelseniz. yani rekabet var, okur beklentileri var vb. sözlük yazarlığında ise böyle bir disiplin şart değildir. şartsa da beni aydınlatın. ben birçok teneke gelip teneke giden sözlük yazarı görüyorum ve hiçbirinin kuralları delmedikleri takdirde yazarlığına son verilmiyor sanıyorum.
tekrarlayayım, ben interaktif sözlük formatını internet forumlarından daha iyi buldum. forumları savunmak gibi bir gayem yok bu yüzden. formatların sağladığı fonksiyonların ötesine geçersek ise ikisinin de nitelik bakımından birbirinin muadili olduğunu düşünüyorum. başlangıç noktalarında forumlar sadece etkileşim/sohbet, sözlükler de kültürel miras bırakmak güdümlü olabilse de, internet forumları bunun ötesine geçebilen platformlar ve demiş olduğum gibi albüm ve film kritikleri, hatta book review'lar için koca koca bölümler ayrılan internet forumları bile var ve sözlükler de o başlangıç amacındaki gibi değil, ki bunu siz de kabul ediyor gibi görünüyorsunuz. ayrıca daha dün, bilgisayarla ilintili, bir türlü çözemediğim bir sorunun çözümünü bilmem kaç sene önce yazılmış bir forum yazısı sayesinde bulabildim. google'dan yaşadığım sorunu yazıp arattığımda aradığım çözüm bir tek bir forum yazısında karşıma çıktı. burada forumlar sözlüklerden iyidir dediğim çıkmasın elbette, sadece "uçucu sohbet" argümanınızı yanlışlayan güncel bir deneyim yaşadığım için bundan bahsediyorum.
bir formatı diğerine karşı savunacak olsam interaktif sözlüklerin daha iyi olduğunu savunurdum. zaten ilk yazımda da öyle yapmıştım. hatta seneler önce de bunu başka başlıklarda belirtmiştim. yani onca yıllık forumculuk geçmişime ve sıfır sözlük yazarlığı deneyimime rağmen, sözlük yazarlığını deneyimlemeye başlar başlamaz "bu format internet forumu formatından daha iyi" demiştim. ve evet, sözlüklerde, format gereği ve arama fonksiyonunun da yardımıyla yazılanlar geçerliliğini hep koruyabiliyor ve bu beni de motive eden bir şey yazmamda, ki buna da seneler önce sözlükte bir başlıkta veya bazı başlıklarda değinmiştim. bu tartışmanın çıkış noktasını oluşturan tanımımda da buna aykırı bir şey söylememiştim zaten. bence ise bilakis siz, ben aksi hiçbir şey söylememişken benim değindiğim konuda bana ders vermeye yeltenmiştiniz ve zaten bildiğim konuları bana anlatmış oldunuz bu bağlamda ilk yazdığınız yazıda. benim bu konuda dediğim tek şey şuydu: "bana göre interaktif sözlük yazarlığı ve internet forumculuğu arasında çok da aman aman bir fark yoktur. ikisinin de aradığı "yazarlık/üyelik" nitelikleri çok minimaldir, ancak ikisinde de süper ve gerçek bir yazar olarak da var olabilirsiniz." - burada çizdiğim kapsam belli ve hangi yönden ikisi arasında bir nitelik farkı görmediğim net. sonrasında forumları savunmuş gibi görünmüşsem de bu sizin forumları yeterince doğru yansıtmamanız hasebiyleydi.
bu arada ben yerlilerden bir tek turkrock.com'un forumunda çok aktiftim. orada gayet kaliteli tartışmalar, bilgi dolu, uzun uzun yazılar gördüğümü ve yazdığımı rahatlıkla söyleyebilirim. ağırlıkla takıldığım yabancı forumların bazılarında da durum aynı şekildeydi.
siz nick verememişsiniz ama ben vereyim. yeni gördüm aşağı bağlantısını koyduğum tanımınızı ve bence lüzumsuzca anormal agresif bir mod'a girmişsiniz. sakince yanıtlamaya çalışayım.
#3828120
"zaten bilmem kaç asırlık birikimi, anlık bir sohbetin uçuculuğuyla aynı kefeye koyabiliyorsan; aslında kendi emeğini ve bunca yılını benim yerime sen değersizleştiriyorsun demektir; paşa keyfin bilir."
hala "anlık sohbet uçuculuğu" diyorsunuz internet forumlarında olan şeyler için ve demediklerinizi demişsiniz gibi göstermekle itham ediyorsunuz beni.
chatbox'larda oluyor o anlık sohbet uçuculuğu. forumlarda yazılan şeyler kalıcıdır. sözlüklerdeki kadar efektif arama fonksiyonu forumlarda yoktur, bu yüzden geri sayfalara düşen başlıklar o kadar güncel kalmaz genelde ama yok olmaz, uçmaz. kaldı ki ben hala takıldığım kimi forumlarda arama yaparak 20 ve üzeri sene önce açılmış kimi başlıklara bakıp yazılanları okuyorum. ayrıca uygun anahtar kelimelerle aratılınca google'da da çıkabiliyor birçok forum post'u.
"dünyanın en iyi yazarı bile forumda sadece havadan sudan konuşmuş olur" demişsiniz ve işte bunun böyle olmadığını, forumlarda da çok kaliteli yazılar yazıldığını belirtiyorum.
ekşi'nin ilk zamanlarında gerçekten de işler çok farklıymış denir ancak o zamanların entry'lerinin bile ciddi kısmı dandik. yani herkes sizin ciddiye aldığınız kadar ciddiye almamış bu "sözlük yazarlığı" olayını gibi görünüyor.
belirttiğim gibi interaktif sözlük formatını sözlük formatından daha iyi buldum; daha çok sevdim demişim ama daha iyi olduğundan daha fazla sevdiğimi ima etmiştim. bu, bu tür platformların fonksiyonel olarak daha iyi olmasıyla sınırlı ama büyük oranda, benim gözümde. benim noktam, ikisindeki "yazarlık" titrinin nitelik bakımdan çok farklı olmadığıydı. yani evet, kolay kayıt olunup yazılmaya başlanabilen platformlar, ikisi de. ekşi'de de eskiden yazar olabilmek çok basitti. sizin öz disiplininizle entegre önemli motivasyonlarınız olabilir tabii çok iyi yazmak, kültürel dünyaya bir imza atmak gibi, ama bunun her sözlük yazarı için geçerli olduğu kanısında değilim. yani mesela gerçek yazarlıkta kendinizi geliştirmelisinizdir, hele ki profesyonelseniz. yani rekabet var, okur beklentileri var vb. sözlük yazarlığında ise böyle bir disiplin şart değildir. şartsa da beni aydınlatın. ben birçok teneke gelip teneke giden sözlük yazarı görüyorum ve hiçbirinin kuralları delmedikleri takdirde yazarlığına son verilmiyor sanıyorum.
tekrarlayayım, ben interaktif sözlük formatını internet forumlarından daha iyi buldum. forumları savunmak gibi bir gayem yok bu yüzden. formatların sağladığı fonksiyonların ötesine geçersek ise ikisinin de nitelik bakımından birbirinin muadili olduğunu düşünüyorum. başlangıç noktalarında forumlar sadece etkileşim/sohbet, sözlükler de kültürel miras bırakmak güdümlü olabilse de, internet forumları bunun ötesine geçebilen platformlar ve demiş olduğum gibi albüm ve film kritikleri, hatta book review'lar için koca koca bölümler ayrılan internet forumları bile var ve sözlükler de o başlangıç amacındaki gibi değil, ki bunu siz de kabul ediyor gibi görünüyorsunuz. ayrıca daha dün, bilgisayarla ilintili, bir türlü çözemediğim bir sorunun çözümünü bilmem kaç sene önce yazılmış bir forum yazısı sayesinde bulabildim. google'dan yaşadığım sorunu yazıp arattığımda aradığım çözüm bir tek bir forum yazısında karşıma çıktı. burada forumlar sözlüklerden iyidir dediğim çıkmasın elbette, sadece "uçucu sohbet" argümanınızı yanlışlayan güncel bir deneyim yaşadığım için bundan bahsediyorum.
bir formatı diğerine karşı savunacak olsam interaktif sözlüklerin daha iyi olduğunu savunurdum. zaten ilk yazımda da öyle yapmıştım. hatta seneler önce de bunu başka başlıklarda belirtmiştim. yani onca yıllık forumculuk geçmişime ve sıfır sözlük yazarlığı deneyimime rağmen, sözlük yazarlığını deneyimlemeye başlar başlamaz "bu format internet forumu formatından daha iyi" demiştim. ve evet, sözlüklerde, format gereği ve arama fonksiyonunun da yardımıyla yazılanlar geçerliliğini hep koruyabiliyor ve bu beni de motive eden bir şey yazmamda, ki buna da seneler önce sözlükte bir başlıkta veya bazı başlıklarda değinmiştim. bu tartışmanın çıkış noktasını oluşturan tanımımda da buna aykırı bir şey söylememiştim zaten. bence ise bilakis siz, ben aksi hiçbir şey söylememişken benim değindiğim konuda bana ders vermeye yeltenmiştiniz ve zaten bildiğim konuları bana anlatmış oldunuz bu bağlamda ilk yazdığınız yazıda. benim bu konuda dediğim tek şey şuydu: "bana göre interaktif sözlük yazarlığı ve internet forumculuğu arasında çok da aman aman bir fark yoktur. ikisinin de aradığı "yazarlık/üyelik" nitelikleri çok minimaldir, ancak ikisinde de süper ve gerçek bir yazar olarak da var olabilirsiniz." - burada çizdiğim kapsam belli ve hangi yönden ikisi arasında bir nitelik farkı görmediğim net. sonrasında forumları savunmuş gibi görünmüşsem de bu sizin forumları yeterince doğru yansıtmamanız hasebiyleydi.
bu arada ben yerlilerden bir tek turkrock.com'un forumunda çok aktiftim. orada gayet kaliteli tartışmalar, bilgi dolu, uzun uzun yazılar gördüğümü ve yazdığımı rahatlıkla söyleyebilirim. ağırlıkla takıldığım yabancı forumların bazılarında da durum aynı şekildeydi.
devamını gör...