normal sözlük yazarlarının gördüğü en saçma rüya
başlık "yere düşen dondurma" tarafından 10.11.2020 03:29 tarihinde açılmıştır.
141.
cihangir ceyhan'la yat turu yaparken gözümüzde güneş gözlüğüyle denize balıklama atliyorduk.
devamını gör...
142.
bu gün gördüğüm rüyayı yazayım
evime çok yakın bir bölgede eğlence vardı. rakı, karı kız falan havada uçuşuyordu. neyse sonra çıktım oradan ve bizim eve geldim. sonrada salona doğru ilerledim. salonda yaklaşık olarak 8-9 kişi vardı. içlerinden bir tanesi de muharrem inceydi. 5 tanesi yerde, 4 tanesi kanepede duruyordu (muharrem ince kanepede idi) ve salonun bir köşesinde de cübbeli bir hoca duruyordu. yeşil bir cübbesi var. sandalyeyi masayı kurmuş vaaz veriyor. gece yarısı saatleri. neyse dinleyeyim dedim bende salonun diğer köşesine geçip hocayı dinlemeye başladım. baktım cübbeli hoca, elon musk ve mars hakkında konuşuyor. ardından da film tavsiyeleri vermeye başladı. sonrada hz. ademden konuyu açtı. neyse sonra vaaz bitti ve evlerine gittiler. ancak muharrem ince, benim evimin mutfağında volta atıp duruyordu. çok umursamadım ve uyudum. 3 saat sonra sabaha karşı 04.00 gibi bana facebooktan mesaj geldi. cübbeli hoca bana ''derhal uyan çok önemli bir konu hakkında vaaz vereceğim'' dedi.
neyse işte sonra uyandım.
evime çok yakın bir bölgede eğlence vardı. rakı, karı kız falan havada uçuşuyordu. neyse sonra çıktım oradan ve bizim eve geldim. sonrada salona doğru ilerledim. salonda yaklaşık olarak 8-9 kişi vardı. içlerinden bir tanesi de muharrem inceydi. 5 tanesi yerde, 4 tanesi kanepede duruyordu (muharrem ince kanepede idi) ve salonun bir köşesinde de cübbeli bir hoca duruyordu. yeşil bir cübbesi var. sandalyeyi masayı kurmuş vaaz veriyor. gece yarısı saatleri. neyse dinleyeyim dedim bende salonun diğer köşesine geçip hocayı dinlemeye başladım. baktım cübbeli hoca, elon musk ve mars hakkında konuşuyor. ardından da film tavsiyeleri vermeye başladı. sonrada hz. ademden konuyu açtı. neyse sonra vaaz bitti ve evlerine gittiler. ancak muharrem ince, benim evimin mutfağında volta atıp duruyordu. çok umursamadım ve uyudum. 3 saat sonra sabaha karşı 04.00 gibi bana facebooktan mesaj geldi. cübbeli hoca bana ''derhal uyan çok önemli bir konu hakkında vaaz vereceğim'' dedi.
neyse işte sonra uyandım.
devamını gör...
143.
gece vakti karanlık bir mezarlıkta yürürken zombiye dönüşen babaannem mezarların arasından çıkarak bana saldırdı. ben de elimdeki kürekle kafasına vura vura kafasını patlattım. sonra "hazır mezarlıktayız" diyerek kendisine güzel bir mezar açıp gömdüm. garip ve bir o kadar da komik bir rüyaydı. hala aklıma geldikçe gülerim.
devamını gör...
144.
sıklıkla ünlüleri görürüm rüyalarımda ve istisnasiz hepsiyle selfie çekinmeye çalışırım ama telefonu bulamam, telefonu bulsam fotoğrafı çekmek için bastığım nokta çalışmaz. o fotoğraf asla çekilmez rüyam bana dert olur. gerçek hayatta bir kaç ünlüyle karşılaşmışlığım oldu, değil gidip tanışmak yüzlerine bakmaya bile çekindim. rahatsız olurlar diye düşündüm hep. bilinçaltımdan rüyalarıma akan bu ünlülerle tanışma ve selfie çektirememe sorunumun altyapısında ne var merak ediyorum.
bunları neden mi yazdım, başlığı görünce aklıma geldi bu sabah rüyamda burak özçivit'le karşılaşıyorduk ve ben çantamda selfie çekinmek için telefonumu ararken çantamın içi kızarmış hamurlarla doluydu ve telefonum yine yoktu. yine olmadı.
bunları neden mi yazdım, başlığı görünce aklıma geldi bu sabah rüyamda burak özçivit'le karşılaşıyorduk ve ben çantamda selfie çekinmek için telefonumu ararken çantamın içi kızarmış hamurlarla doluydu ve telefonum yine yoktu. yine olmadı.
devamını gör...
145.
canan karatay’ı gördüm ya!
öfff!
öfff!
devamını gör...
146.
meydan gibi bi yerde 4 kişi 101 oynuyoruz. 3 ü de tanıdığım insanlar. azcık ilerimizde de okan bayülgen oturuyo başka bi masada. neyse birisi elden bitti, taş çaldığını düşündük. tartışmaya başladık. o sırada polis geldi ama başka bi olay için. bi binaya girmeye çalışıyorlar, silah sesleri de geliyo. ben tedirgin oldum gelin arkadaşın evi var şurda eve çıkalım dedim, kaldırdım çocukları. okan hala oturuyo masasında hiç umrunda değil sanki olanlar. arkadaşın evinin olduğu binanın önüne gelince dedim okan'ı da bırakmıyım şimdi orda, başına bi iş gelmesin. cepten aradım okan'ı. bende telefon numarası nasıl var bilmiyorum. dedim böyle böyle cem'in evi var burda ona çıkıyoruz, gel sen de. bu dedi hangi cem falan, ya hu bizim cem işte yılmaz olan dedim. alarm çalmaya başladı sonra.
birebir yaşanmıştır.
birebir yaşanmıştır.
devamını gör...
147.
yatağımda portakal ağacı çıkmıştı
devamını gör...
148.
dexter gibi seri katil olmuştum arkada iz bırakmamaya çalışıyordum.bütün gün dexter izlersen olacağı bu.
devamını gör...
149.
dun gece firindan mis gibi cikmis ev pogacasinin uzerinde dikenli dikenli tuyler vardi, gece uyurken kediler suratima falan mi yatti acaba?
devamını gör...
150.
ne zaman çok stresli olsam askere götürüyolar beni rüyamda.
oğlum diyorum ben yaptım. yeminler ediyorum sabaha kadar anlamıyorlar.
sayılmamışmış benim askerliğim de tekrar yapmam gerekiyormuş.
çıldırırsın.
oğlum diyorum ben yaptım. yeminler ediyorum sabaha kadar anlamıyorlar.
sayılmamışmış benim askerliğim de tekrar yapmam gerekiyormuş.
çıldırırsın.
devamını gör...
151.
rüyamda varşovada taksiye bindim, bi baktım taksici ezhel gardaşımdı? allah allah yaw bilinçaltı işte.
devamını gör...
152.
dün gece cringe’lerden cringe’lere koştuğum rüyalardır. hatırladıkça bir gülme tutuyor beni. dedim olmayacak, en iyisi bir girdi yazayım da okuyanlar da benim yerime utansınlar azıcık. *
o zaman başlıyorum;
üniye gidiyorum, gitmişim ve gitmekteyim. her zamanki gibi en ön sol taraftaki sırada yerimi almışım. inek olduğumdan değil, gözüm görmüyor arka sıralardan. gelmiş ders arası çatmış. herkeslerde bir muhabbet bir goygoy. ben ise öyle garip garip tahtaya bakınıyorum. bu arada hemen sağımda iki sıra ötede bir hanım oturuyor ve içten içe vurulmuşum kendisine. gözlerimden kalp çıksa yeridir yani. gerçi hiç de belli etmiyorum ve soğuk soğuk takılıyorum. sıfır muhabbet, sıfır hareket. derken sınıfta bir şamatadır kopuyor ve bu hanım elindeki kitabı arkaya doğru fırlatıyor. arkadakinin kafasından “bonk” diye seken kitap benim önüme düşmesin mi…(fizik kuralları çöpte bu sırada)
beni bir heyecan basıyor, acele acele kitabın adına bakıyorum falan. kırmızılı kırmızılı.. en sevdiğim…
neyse efendim o an geliyor. önünde hiç yoktan bir adet kırmızı gül peydah oluyor. ben de romantik olacağım ya, hemen kimseciklere göstermeden gülden bir yaprak koparıyorum ve çevik bir hareket ile kırmızı kitabın arasına sıkıştırıyorum. akla bak, hanımefendi hemen farketmesin diye de kitap ayracının olduğu sayfanın çok çok ötesine koyuyorum. zeka fışkırıyor maşallah. çöpteki fizik hortluyor ve kendimi bir an için zeki bir birey olarak düşünüyorum. içimden diyorum ki “şimdi görmez, anca eve gidince fark eder, gülümserse ne mutlu, o bile bana yeter.”
ama kader ağlarını örmüş çoktan. bahse konu hanım alıyor kitabı ve başlıyor çevirmeye.. neden ki ey hanım, diyorum içimden. görüyor da gül yaprağını. şaşırıp soruyor; kim koydu ki bunu, diye. işte o anda arkada oturan be kitabın kafasından “bonk” diye sektiği yakın arkadaşım olaya giriyor ve sınıfın popüler çocuklarından birini işaret ederek; o koydu gülü, gördüm diyor… ben şok, ben bitik…
işbu popüler eleman da inkar etmiyor ve evet diyor. “ne eveti popüler çocuk ne eveti?!” diyorum içinden. olay burada bitse iyi. hanımefendi de gülmesin mi popi çocuğa. benim içimde ısıya duyarlı bir füze geziniyor ve kalbimde infilak ediyor sanki. velakin dışımdan çok neşeliyim, gülüyorum ve hatta şakalar yapıyorum konu ile alakalı. istemeden de olsa bir yuva kurmuş gibi de mağrurum aynı zamanda.
içime en çok oturan şey ise kitabın adını hatırlayamamak oluyor.
sen kim, romantik olup kitap aralarına gül koymak kim ey bubble. bak yine cringe oldum. *
o zaman başlıyorum;
üniye gidiyorum, gitmişim ve gitmekteyim. her zamanki gibi en ön sol taraftaki sırada yerimi almışım. inek olduğumdan değil, gözüm görmüyor arka sıralardan. gelmiş ders arası çatmış. herkeslerde bir muhabbet bir goygoy. ben ise öyle garip garip tahtaya bakınıyorum. bu arada hemen sağımda iki sıra ötede bir hanım oturuyor ve içten içe vurulmuşum kendisine. gözlerimden kalp çıksa yeridir yani. gerçi hiç de belli etmiyorum ve soğuk soğuk takılıyorum. sıfır muhabbet, sıfır hareket. derken sınıfta bir şamatadır kopuyor ve bu hanım elindeki kitabı arkaya doğru fırlatıyor. arkadakinin kafasından “bonk” diye seken kitap benim önüme düşmesin mi…(fizik kuralları çöpte bu sırada)
beni bir heyecan basıyor, acele acele kitabın adına bakıyorum falan. kırmızılı kırmızılı.. en sevdiğim…
neyse efendim o an geliyor. önünde hiç yoktan bir adet kırmızı gül peydah oluyor. ben de romantik olacağım ya, hemen kimseciklere göstermeden gülden bir yaprak koparıyorum ve çevik bir hareket ile kırmızı kitabın arasına sıkıştırıyorum. akla bak, hanımefendi hemen farketmesin diye de kitap ayracının olduğu sayfanın çok çok ötesine koyuyorum. zeka fışkırıyor maşallah. çöpteki fizik hortluyor ve kendimi bir an için zeki bir birey olarak düşünüyorum. içimden diyorum ki “şimdi görmez, anca eve gidince fark eder, gülümserse ne mutlu, o bile bana yeter.”
ama kader ağlarını örmüş çoktan. bahse konu hanım alıyor kitabı ve başlıyor çevirmeye.. neden ki ey hanım, diyorum içimden. görüyor da gül yaprağını. şaşırıp soruyor; kim koydu ki bunu, diye. işte o anda arkada oturan be kitabın kafasından “bonk” diye sektiği yakın arkadaşım olaya giriyor ve sınıfın popüler çocuklarından birini işaret ederek; o koydu gülü, gördüm diyor… ben şok, ben bitik…
işbu popüler eleman da inkar etmiyor ve evet diyor. “ne eveti popüler çocuk ne eveti?!” diyorum içinden. olay burada bitse iyi. hanımefendi de gülmesin mi popi çocuğa. benim içimde ısıya duyarlı bir füze geziniyor ve kalbimde infilak ediyor sanki. velakin dışımdan çok neşeliyim, gülüyorum ve hatta şakalar yapıyorum konu ile alakalı. istemeden de olsa bir yuva kurmuş gibi de mağrurum aynı zamanda.
içime en çok oturan şey ise kitabın adını hatırlayamamak oluyor.
sen kim, romantik olup kitap aralarına gül koymak kim ey bubble. bak yine cringe oldum. *
devamını gör...
153.
psikopat olma sorgulamalarımı yaşatan rüyalardır. telaş yapmayın değilim. hani delilik kontrolü yapar ya her insan ve sizde yapıyorsunuz biliyorum acaba delirdim mi bu yaptığım deli hareketleri mi diye aynı hesap. neyse konuya dönelim. korkunç rüyalardan bazen zevk alıyorum. bazen diyim çünkü şimdi büyük konuşup kabuslarla boğuşmayayım. çünkü ücretsiz netflix gibi. günlük hayatta izlediğim korku filmlerinden pek korkmuyorum ve korku filmlerini de severim.bazen. bazen ama. işte bu gördüğüm korku rüyalarında da dibine kadar yaşıyorum korku faktörünü zaten uyanınca bir şey kalmıyor o histen. o yüzden atraksiyon oluyor, adrenalin oluyor bu tür rüyalarda.
devamını gör...
154.
bu aralar hep ya birini öldürdüğümü ya da öldürme planları yaptığımı görüyorum.dün gece de yine birini öldürdüm etinden de kıyma yaptırıyorum anneme.sonra pişirip toprağa gömmeyi planlıyorum.neden pişirip gömüyorsun diye sormayın ben de bilmiyorum.asıl tuhaf olan da öldürdüğüm kişinin breakingbad’deki mike olması.bu adamın rüyamda ne işi var cidden.bilinçaltıyla, rüya anlamlarıyla ilgilenen bir arkadaş varsa ulaşabilir mi bana.
devamını gör...
155.
rüyamda sırf döner yemek için hatay'a gitmiştim. hatta hataylı arkadaşımı arayıp nerde yiyeyim döneri diye bile soruyorum aşırı mutluyum. hatay'a bir iniyorum ki ı am legend filminden hallice. hatay'daki bütün dönerciler kapanmış. ben de merkezdeki bir taşın üstüne çıkıp ağlıyorum allah'ım burada döneri yiyemeyeceksem al canımı diye sonra ağlaya ağlaya terminale geri dönüp hatay'dan ayrılırken de haberlerde tüm dönercilerin tekrar açıldığını öğreniyorum. bu şekilde korkunç bir rüyaydı.
devamını gör...
156.
157.
bu gece rüyamda sirius black'i gördüm. kendisine kurulan tuzaktan ve sihir bakanlığına gitmemesi gerektiğinden bahsettim. dinlemedi kâfir!
devamını gör...
158.
toprağa kadın saçı dikmek
devamını gör...
159.
bende şey olmuştu birgün böyle eski halıların olduğu bir yerde büyücü vardı yanına çağırdı beni sonra odaya iki çocuk girdi hangisi ölecek seç dedi bende seçtim çocuklardan birini sonra çocuk gözümün önünde öldü adam öbür çocuğu odadan çıkardı çocuk çıktığı gibi iki tane hamile kadın içeri girdi birinin karnından kan süzülüyordu çocuğumu öldürdün deyip üzerime koştu ben hemen tuhaf bir dilde sözcükler mırıldandım sonra kadının karnı patladı öldürdüğüm çocuk çıktı içinden ağlamaya başladı ben korkudan uyandım bayağı etkisinden çıkamamıştım rüyamın
devamını gör...
160.
zombinin inine inip sırf canımız sıkıldı diye, babamla zombinin kafasını kestik.
devamını gör...