141.
canan karatay’ı gördüm ya!
öfff!
devamını gör...
142.
meydan gibi bi yerde 4 kişi 101 oynuyoruz. 3 ü de tanıdığım insanlar. azcık ilerimizde de okan bayülgen oturuyo başka bi masada. neyse birisi elden bitti, taş çaldığını düşündük. tartışmaya başladık. o sırada polis geldi ama başka bi olay için. bi binaya girmeye çalışıyorlar, silah sesleri de geliyo. ben tedirgin oldum gelin arkadaşın evi var şurda eve çıkalım dedim, kaldırdım çocukları. okan hala oturuyo masasında hiç umrunda değil sanki olanlar. arkadaşın evinin olduğu binanın önüne gelince dedim okan'ı da bırakmıyım şimdi orda, başına bi iş gelmesin. cepten aradım okan'ı. bende telefon numarası nasıl var bilmiyorum. dedim böyle böyle cem'in evi var burda ona çıkıyoruz, gel sen de. bu dedi hangi cem falan, ya hu bizim cem işte yılmaz olan dedim. alarm çalmaya başladı sonra.
birebir yaşanmıştır.
devamını gör...
143.
yatağımda portakal ağacı çıkmıştı
devamını gör...
144.
dexter gibi seri katil olmuştum arkada iz bırakmamaya çalışıyordum.bütün gün dexter izlersen olacağı bu.
devamını gör...
145.
dun gece firindan mis gibi cikmis ev pogacasinin uzerinde dikenli dikenli tuyler vardi, gece uyurken kediler suratima falan mi yatti acaba?
devamını gör...
146.
ne zaman çok stresli olsam askere götürüyolar beni rüyamda.
oğlum diyorum ben yaptım. yeminler ediyorum sabaha kadar anlamıyorlar.
sayılmamışmış benim askerliğim de tekrar yapmam gerekiyormuş.

çıldırırsın.
devamını gör...
147.
rüyamda varşovada taksiye bindim, bi baktım taksici ezhel gardaşımdı? allah allah yaw bilinçaltı işte.
devamını gör...
148.
dün gece cringe’lerden cringe’lere koştuğum rüyalardır. hatırladıkça bir gülme tutuyor beni. dedim olmayacak, en iyisi bir girdi yazayım da okuyanlar da benim yerime utansınlar azıcık. *
o zaman başlıyorum;

üniye gidiyorum, gitmişim ve gitmekteyim. her zamanki gibi en ön sol taraftaki sırada yerimi almışım. inek olduğumdan değil, gözüm görmüyor arka sıralardan. gelmiş ders arası çatmış. herkeslerde bir muhabbet bir goygoy. ben ise öyle garip garip tahtaya bakınıyorum. bu arada hemen sağımda iki sıra ötede bir hanım oturuyor ve içten içe vurulmuşum kendisine. gözlerimden kalp çıksa yeridir yani. gerçi hiç de belli etmiyorum ve soğuk soğuk takılıyorum. sıfır muhabbet, sıfır hareket. derken sınıfta bir şamatadır kopuyor ve bu hanım elindeki kitabı arkaya doğru fırlatıyor. arkadakinin kafasından “bonk” diye seken kitap benim önüme düşmesin mi…(fizik kuralları çöpte bu sırada)
beni bir heyecan basıyor, acele acele kitabın adına bakıyorum falan. kırmızılı kırmızılı.. en sevdiğim…
neyse efendim o an geliyor. önünde hiç yoktan bir adet kırmızı gül peydah oluyor. ben de romantik olacağım ya, hemen kimseciklere göstermeden gülden bir yaprak koparıyorum ve çevik bir hareket ile kırmızı kitabın arasına sıkıştırıyorum. akla bak, hanımefendi hemen farketmesin diye de kitap ayracının olduğu sayfanın çok çok ötesine koyuyorum. zeka fışkırıyor maşallah. çöpteki fizik hortluyor ve kendimi bir an için zeki bir birey olarak düşünüyorum. içimden diyorum ki “şimdi görmez, anca eve gidince fark eder, gülümserse ne mutlu, o bile bana yeter.”

ama kader ağlarını örmüş çoktan. bahse konu hanım alıyor kitabı ve başlıyor çevirmeye.. neden ki ey hanım, diyorum içimden. görüyor da gül yaprağını. şaşırıp soruyor; kim koydu ki bunu, diye. işte o anda arkada oturan be kitabın kafasından “bonk” diye sektiği yakın arkadaşım olaya giriyor ve sınıfın popüler çocuklarından birini işaret ederek; o koydu gülü, gördüm diyor… ben şok, ben bitik…
işbu popüler eleman da inkar etmiyor ve evet diyor. “ne eveti popüler çocuk ne eveti?!” diyorum içinden. olay burada bitse iyi. hanımefendi de gülmesin mi popi çocuğa. benim içimde ısıya duyarlı bir füze geziniyor ve kalbimde infilak ediyor sanki. velakin dışımdan çok neşeliyim, gülüyorum ve hatta şakalar yapıyorum konu ile alakalı. istemeden de olsa bir yuva kurmuş gibi de mağrurum aynı zamanda.
içime en çok oturan şey ise kitabın adını hatırlayamamak oluyor.
sen kim, romantik olup kitap aralarına gül koymak kim ey bubble. bak yine cringe oldum. *
devamını gör...
149.
psikopat olma sorgulamalarımı yaşatan rüyalardır. telaş yapmayın değilim. hani delilik kontrolü yapar ya her insan ve sizde yapıyorsunuz biliyorum acaba delirdim mi bu yaptığım deli hareketleri mi diye aynı hesap. neyse konuya dönelim. korkunç rüyalardan bazen zevk alıyorum. bazen diyim çünkü şimdi büyük konuşup kabuslarla boğuşmayayım. çünkü ücretsiz netflix gibi. günlük hayatta izlediğim korku filmlerinden pek korkmuyorum ve korku filmlerini de severim.bazen. bazen ama. işte bu gördüğüm korku rüyalarında da dibine kadar yaşıyorum korku faktörünü zaten uyanınca bir şey kalmıyor o histen. o yüzden atraksiyon oluyor, adrenalin oluyor bu tür rüyalarda.
devamını gör...
150.
bu aralar hep ya birini öldürdüğümü ya da öldürme planları yaptığımı görüyorum.dün gece de yine birini öldürdüm etinden de kıyma yaptırıyorum anneme.sonra pişirip toprağa gömmeyi planlıyorum.neden pişirip gömüyorsun diye sormayın ben de bilmiyorum.asıl tuhaf olan da öldürdüğüm kişinin breakingbad’deki mike olması.bu adamın rüyamda ne işi var cidden.bilinçaltıyla, rüya anlamlarıyla ilgilenen bir arkadaş varsa ulaşabilir mi bana.
devamını gör...
151.
rüyamda sırf döner yemek için hatay'a gitmiştim. hatta hataylı arkadaşımı arayıp nerde yiyeyim döneri diye bile soruyorum aşırı mutluyum. hatay'a bir iniyorum ki ı am legend filminden hallice. hatay'daki bütün dönerciler kapanmış. ben de merkezdeki bir taşın üstüne çıkıp ağlıyorum allah'ım burada döneri yiyemeyeceksem al canımı diye sonra ağlaya ağlaya terminale geri dönüp hatay'dan ayrılırken de haberlerde tüm dönercilerin tekrar açıldığını öğreniyorum. bu şekilde korkunç bir rüyaydı.
devamını gör...
152.
geneli düşününce ortalamaya göre aşırı saçma değildir ama taze olduğu için bırakmak istedim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
153.
bu gece rüyamda sirius black'i gördüm. kendisine kurulan tuzaktan ve sihir bakanlığına gitmemesi gerektiğinden bahsettim. dinlemedi kâfir!
devamını gör...
154.
bende şey olmuştu birgün böyle eski halıların olduğu bir yerde büyücü vardı yanına çağırdı beni sonra odaya iki çocuk girdi hangisi ölecek seç dedi bende seçtim çocuklardan birini sonra çocuk gözümün önünde öldü adam öbür çocuğu odadan çıkardı çocuk çıktığı gibi iki tane hamile kadın içeri girdi birinin karnından kan süzülüyordu çocuğumu öldürdün deyip üzerime koştu ben hemen tuhaf bir dilde sözcükler mırıldandım sonra kadının karnı patladı öldürdüğüm çocuk çıktı içinden ağlamaya başladı ben korkudan uyandım bayağı etkisinden çıkamamıştım rüyamın
devamını gör...
155.
zombinin inine inip sırf canımız sıkıldı diye, babamla zombinin kafasını kestik.
devamını gör...
156.
aksam bir türlü uyuyamadım, çok garip değişik şeyler gördüm ve her uyanıp tekrar uyumaya çalıştığımda sanki yeni bölük bi rüya başladı.
devamını gör...
157.
bu konuda kitap yazmam gereken bir durumdayım. ama aksiyonsuz hayatıma aksiyon katıyorlar.
devamını gör...
158.
dün gördüm. nadir rüya görürüm anlatayım mı? anlatayım. inanılmaz saçma. benim rüyalarımda bütünlük asla yoktur. yılda bikaç kez, üç dört defa görürüm ve hiçbir mana taşımaz.

çok çok eski ve artık görüşmediğim bi dostumun salonundayım. saçlarını çok severdim onun simsiyahtı. saçlarını tarıyor. sonra aynı anlar bütünü içinde tavşanı ölmüş kapının eşiğinde durmuş ağlıyor. beyaz bi tavşanı varmış hakikaten ama çocukken varmış biz tanıştığımızda çoktan ölmüş hayvan. ben görmedim onu anlatıyordu sadece.

neyse. tavşana bakıp; "ölmemiş olabilir" diyorum tavşanı seviyorum diriliyor. bu sahne kesiliyor burada. tepkisini falan görmüyorum.

başka bi ortama geçiyoruz rüyada. paraya kıymışım. mekan bol.

yatağımdayım. uyumak üzereyim. dümdüz yatıyorum ama en sevdiğim pozisyon. benim odam ama aile evimdeki odam. o dostum yatağıma oturmuş beni izliyor. çok kıpırtısız. hareketsiz. sahne bitiyor.

tekrar onların salonundayız tavşan ölüyor ama bu sefer de tepki vermiyor. kapının hemen eşiğinde öylece duruyor tavşan. birbirimize bakıyoruz. sahne bitiyor.

bahçedeyiz. elime bikaç ince uzun kurumuş bitkilerden veriyor. demet halinde. "atayım mı bunları napayım" diyorum. "bekle" diyor.
sahne bitiyor.
içerdeyiz. karşı karşıya oturmuşuz ama susup öylece birbirimize bakıyoruz. pencere açık. dışarıdan sesler geliyor. kalkıp pencereye doğru yöneliyorum sesleri anlayabilmek için. geri bakıp onu çağıracakken uyanıyorum.

hepsi bu.
benim rüyalarım berbattır. bi keresinde de saatler boyunca süren bir araba yolculuğu yapmıştım ve sadece oturuyordum. yanımda arabayı süren ve sürekli gülümseyen beyaz gömlekli bi adam.

ne alaka dimi?
devamını gör...
159.
ayy sözlük hiç sorma bugün bir rüya gördüm ama ne felaket bir rüya anlatamam. leş gibi kar yağıyordu dışarıda. annem ben ve ablam deli gibi evimizi neredeyse kapatmaya başlayan bu lanet karı dışarı atmaya çalışıyorduk. sonra annem ablamı uyarıyor nisa dikkat et düşeceksin diye tam bunu derken benim gerizekalı ablam balkondan aşağıya bir anda çakılıyor ve rüyamdan uyanıyorum.
tekirdağ çok soğuk geceleri rüyamı buna yordum. kalktığımda g*t*m donmuştu.
devamını gör...
160.
bu gece gördüğüm rüya ile bir örnek verebilirim. göle düşüyordum ve robert pattinson gelip beni kurtarıyordu. bu ne? hayır batman'e de gitmedim nerden girdi bilinçaltıma imdat!
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının gördüğü en saçma rüya" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim