141.
taş diye mi geldim yalan dünyaya?
ne şad oldum, ne ağladım, ne öldüm.
meylim düşdü bir vefasız leyla'ya,
ne şad oldum, ne ağladım, ne öldüm.
mehmetozdogan.com.tr/
devamını gör...
142.
başım köpük köpük bulut,
içim dışım deniz ,
ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkında.
budak budak, serham serham
yaşlı bir ceviz.
ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında..
devamını gör...
143.

canlar cânını buldum bu cânım yağma olsun
assı ziyandan geçtim dükkanım yağma olsun
ben benliğimden geçtim gözüm hicabın açtım
dost vaslına eriştim gumanım yağma olsun
devamını gör...
144.
yalnızım, ne kadar aranıp dursam
baş ucumda seni bulamıyorum
güneşten vazgeçip susuz olsam da
seninle olmadan olamıyorum.

şu yollar bilmem ki dağ mı, ova mı?
gitsem bulur muyum kendi yuvamı?
kuş! yolun nereye? bizim eve mi?
sen götür, ben haber salamıyorum.

her gece orda bir yaslanan mı var?
sessizce kirpiği ıslanan mı var?
uzaktan bana bir seslenen mi var?
ne diyor? sesini alamıyorum.

acaba yaşlı mı kara gözlerin?
içimde bir derin yara gözlerin,
daldı mı uzak bir yere gözlerin,
görmüyor, bilmiyor, bilemiyorum.

günleri sayarım, geceler iner;
beklerim geceyi, yıldızlar söner;
gizli bir yaram var, durmayıp kanar;
neresi? bulup da silemiyorum.

ulaşsa da sana yolların ucu,
varmaya yetmiyor atsız'ın gücü,
içimde dururken bu kadar acı,
hâlâ yaşıyorum, ölemiyorum

hüseyin nihal atsız
devamını gör...
145.

the monsters were never
under my bed.
because the monsters
were inside my head.


ı fear no monsters,
for no monsters ı see.
because all this time
the monster has been me.

~nikita gill
devamını gör...
146.
güzel şiir ama katılmadığım bir konu var

mekan tutmak ve her akşam aynı ufukta
güneşin batışını seyretmek ölümdür biraz
ölümdür biraz hep aynı yatakta
aynı kadınla sevişerek sabaha varmak
kitapları hep aynı raflara sıralamak
aynı eşyayı kullanmak eskimektir biraz
soluk soluğa yaşamalı insan
her sabah yeni bir şeyler görebilmeli
ve cehenneme dönse de bir ömür
mutlaka bir şeyler değişmeli her/gün


(bkz: ahmet telli - soluk soluğa)
devamını gör...
147.

biz bu kendimizi boşuna soruyoruz kendimize
boşuna asıyoruz onları, boşuna öldürüyoruz
bu bizim gözlerimizden ufacık şeyler geçiyor — acaba?
evet, çok değil, bakışırken düzeltiyoruz
biz ne garip şeyleriz ki; doluyuz, bazıyız, avuntuluyuz
ve bizim en güzel öldüğümüzdür bu: yaşamak
ben biliyorum, yalan mı, siz de biliyorsunuz.


edip cansever - çoğullama.
devamını gör...
148.
"başka türlü bir şey benim istediğim:
ne ağaca benzer, ne de buluta.
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..

bir başka yolculuk dalından düşmek yere
yaşadığından uzun

bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
ağacın yüksekliğince
dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür
vardığın çimen yeşilliğince

nerde gördüklerim?
nerde o beklediğim
rengi başka
tadı başka.."
devamını gör...
149.
dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne;
allı pullu bir balon gibi verelim;
oynasınlar oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında dünyayı çocuklara verelim;
kocaman bir elma gibi verelim, sıcacık bir ekmek somunu gibi, hiç değilse bir günlüğüne doysunlar.
bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı;
çocuklar dünyayı alacak elimizden,
ölümsüz ağaçlar dikecekler.

(bkz: nazım hikmet)
devamını gör...
150.
"benim geçmiş zaman içinde yan gelip yattığıma bakma
ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim
bir tek köşen bile ayrılmamışken bana
var olan ve olacak olan bütün köşelerinin sahibi benim
ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim
sen kaç köşeli yıldızsın"


köşe, sezai karakoç.
devamını gör...
151.
"şehir karanlığı seviyordu, bizler yalnızlığı
şehir karanlığa sığındı
bizler de yalnızlığa..."
devamını gör...
152.
"ben ölürsem karakutumu bulamayacaklar
ne bir aşk zerafeti
ne bir hayal tabiri.. küçücük ömrüm
hep rüzgar gülleri kokacak!

bir sinek cenazesinden dönmüşüm de sanki
ağzım burnum kanyak
denizden yeni çıkartmışlar yağmurun ölüsünü
mevsimlerden napalm günlerden ilkbahar

hummalı sabrımın glayöllü dağ köyleri
sana hasret şakımak mı yakışacak
çok arayacak çocukluğum esas sırrını
benim yüzüm bir kedi amipidir
ben ölürsem o kendiliğinden çoğalacak !

ben ölürsem karakutumu bulamayacaklar
ne bir buz yorgunluğu
ne bir sinema perdesi yırtık… küçücük kabrim

bir çocuk kalbi gibi haylaz olacak!"
devamını gör...
153.
"ıslığımı denesen hemen düşürürsün
gözlerim hızlandırır tenhalığını
yanlış şehirlere götürür trenlerim
ya ölmek ustalığını kazanırsın
ya korku biriktirmek yetisini
acılarım iyice bol gelir sana
sevincim bir türlü tutmaz sevincini
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ümitsizliğimi olsun anlasana
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim"


atillâ ilhan.
devamını gör...
154.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
155.

tabiat ayrılığınla küskün, benim gönlüm ise harap geldi amma neyleyim sensiz baharın şevki yok

şevki yok - recaizâde mahmut ekrem
vefat eden çocuğunun ardından yazdığı şiirlerden biri.
devamını gör...
156.
konacak dal bulamaz
içimde
çırpınan topal güvercinler

mahşeri bekler
...
devamını gör...
157.
yorgun, solgun ve bitkin
kendi viraneme gidiyorum
vallahi şehrinizden
perişan kalbimi götürüyorum

götürüyorum o uzak noktaya ki
arındırayım günahın renklerinden
temizleyeyim aşkın lekesinden
böylesi boş ve beyhude isteklerden

senden uzaklara götürüyorum
senden, ey imkansız ümitlerin cilvesi
diri diri gömmeye götürüyorum ki
olmasın bir daha kavuşma hevesi..
~füruğ f.
devamını gör...
158.

gül yüzlü bir afetti ki her pusesi lale;
girdik zaferin koynuna, kindik ovisale
dünyaya veda ettik, atıldık dolu dizgin;
en son koşumuzdur bu! asırlarca bilinsin!


yahya kemal beyatlı
devamını gör...
159.
kime ait olduğunu bilmiyorum çok hoşuma gitti…
kaç gece daha yalvarılır bir mucize için?
kaç gece daha bir şans ister insan gökten?
kaç gece daha sorgulanır hayat?
kaçıncı gece bu uyumadığım

dikmişim gözlerimi, sert sert bakıyorum
sorma nedenini, ben ne şanslı doğanım
ne şanslı ölen.
el içlerimdeki nasırlarımdan tanı bahtımı

bana sorma mutsuzluğumun sebebini
ben ne pesimistim, ne sevda çiçeği
saymadım kaç yüze gülüp kaçtığımı
saymadım kaç defa çelme takıldığını

ve zor günlerim oldu mapushane uçlarında
dört tarafından kilitlenmiş kafamda,
prangalar zincirli tüm fikirlerimde
kaç gece yalvarırsın bir pivot arasında?

yalvardım tanrıya, bir defa yüzüme gül diye
yaş oldu kırk, yolun yarısı çoktan geçer
ne bahtıma var yeni yazı, ne yarınıma gülen
bir umuttur insanın dayandığı
bir kara topraktır unutup baktığı

ne aşktır, ne maldır ne de mülktür dilediğim
seyran edip şu dünyada gezer iken
bir kayadır ayağımın takılmadığı
bir yoldur bacaklarımın kırılmadığı
bir tahta sandalyedir oturup dinlendiğim

ah ilahi dostum, senden tek ricamdır
gülmese de hayat, gülmese de yüzler
gülmese de tanrı ve gülmese de kader
bazen, bazı şeyler ters gider.
bir umuttur insanın dayandığı
bir kara topraktır unutup baktığı.
unutma yeter.
devamını gör...
160.
umursamıyorum yılgınlığımı filan
çünkü sessizce yaşanmalı her şey
bir devrim sessizce olmalı mesela
ve her sözcüğüne inanmalı bir palyaçonun
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"şiir alıntıları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim