21.
22.
bu akşam istanbul'da fazlaca hissedilen. durakta otobüs beklerken o kadar üşüdüm ki otobüsün adını yanlış okudum, doğru olduğundan emin olduğum için de telefondan kafamı kaldırmadan ciddi bir süre seyahat ettim.
akılsız başın cezasını hakikaten de ayaklar çekiyor.
(bkz: deneyimle atasözü doğrulamak)
akılsız başın cezasını hakikaten de ayaklar çekiyor.
(bkz: deneyimle atasözü doğrulamak)
devamını gör...
23.
severizzzzz
devamını gör...
24.
sene 2010, askerdeyim. o zaman nöbet 12 saat karakolda. gece mangası gidiyoruz mevziye.
neyse yürürken nefes alıyorum, ciğerimden çıtır çıtır ses geliyor. dedim bu ne?
dediler ki bu kadar soğukta böyle oluyor.
neyse merak ettim kaç derece diye, termometreye baktım -48 dereceyi gösteriyor du.
açıkta kalan deriyi yakan bir soğuktu.
ben böyle soğuk daha hayatımda görmedim.
neyse yürürken nefes alıyorum, ciğerimden çıtır çıtır ses geliyor. dedim bu ne?
dediler ki bu kadar soğukta böyle oluyor.
neyse merak ettim kaç derece diye, termometreye baktım -48 dereceyi gösteriyor du.
açıkta kalan deriyi yakan bir soğuktu.
ben böyle soğuk daha hayatımda görmedim.
devamını gör...
25.
kıyaslanılan şeyden daha sıcak olma durumu.
şu anda gezegenimizin benim tarafımda kalan kısmı 3 santigrat derece sıcaklığında. 36.5 santigrat derecelik bedenimle koca atmosferi ısıtmaya çalışıyor gibiyim. şu anda buralar biraz daha soğuk değilse burada ben varım diyedir. ben olmasam biraz daha soğuk olabilirdi, biraz, ölçek meselesi biraz.
buz dolabım da +3 santigrat dereceye ayarlı olduğu için kendimi yaz günü pazardan alıp yıkadıktan sonra dolaba koyduğum o taze, kıtır kıtır, dipdiri kırmızı biber gibi hissediyorum.
günlerim güzel ama sabahlarım çok kötü. yorganın içinde gözlerimi açtığım an göğsüm sıkışmaya başlıyor. sağ olsun soğuk beni hayata geri döndürüyor. bugün kombiyi iyice kapatarak kendime ısı yoksunluğu saykoterapisi gibi bir şey yapacağım.
ya donarım da ya da biraz gülerim.
şu anda gezegenimizin benim tarafımda kalan kısmı 3 santigrat derece sıcaklığında. 36.5 santigrat derecelik bedenimle koca atmosferi ısıtmaya çalışıyor gibiyim. şu anda buralar biraz daha soğuk değilse burada ben varım diyedir. ben olmasam biraz daha soğuk olabilirdi, biraz, ölçek meselesi biraz.
buz dolabım da +3 santigrat dereceye ayarlı olduğu için kendimi yaz günü pazardan alıp yıkadıktan sonra dolaba koyduğum o taze, kıtır kıtır, dipdiri kırmızı biber gibi hissediyorum.
günlerim güzel ama sabahlarım çok kötü. yorganın içinde gözlerimi açtığım an göğsüm sıkışmaya başlıyor. sağ olsun soğuk beni hayata geri döndürüyor. bugün kombiyi iyice kapatarak kendime ısı yoksunluğu saykoterapisi gibi bir şey yapacağım.
ya donarım da ya da biraz gülerim.
devamını gör...
26.
-273 derece ile +20 derecedeki arasındaki nesneler için söylenen şey. tuhaf bir şekilde eğer -274 derece olabilse o da çok sıcak olacak. ben 25 ile 30 arasını tercih ederim.
devamını gör...
27.
birazının ayıltıcı etkisi güzeldir, fazlasının uyutucu etkisi tehlikelidir.
devamını gör...
28.
hiç sevmediğim hava durumu
devamını gör...
29.
yakın ve içten olmayan anlamını da içeren kelime.
devamını gör...
30.
şu an tam anlamıyla içime işlemiş haldedir.
parka marka dinlemiyor, üşütüyor.
kahvecide dinleniyorum şimdi, sonrasında biraz daha üşütsün.
personele yeni yıl promosyonları gelmiş ajanda-takvim vs.
iyi niyetime kalpli öpücük atayım diye kendime kızıyorum.
"x bey, siz uğraşmayın ben nasıl olsa öğleden sonra ofise çıkacağım. ben götürürüm" dedim.
sırt çantam da var.
hem soğuk, hem çanta dolu hem elimde ajandalarla dolu bir kağıt poşet(buna ne deniyordu ya?)
alsancakta böyle eli dolu, diğer eli cepte, üşümüş şekilde parkasıyla gezen dağ gibi seksi bir erkek görürseniz (tanımın burasına kadar kendimi hiç övmediğimi fark ettim) bilin ki arthur'unuz o.
hemen sıcak bir yere alıp, mamasını suyunu verin.
ısırmaz.*
parka marka dinlemiyor, üşütüyor.
kahvecide dinleniyorum şimdi, sonrasında biraz daha üşütsün.
personele yeni yıl promosyonları gelmiş ajanda-takvim vs.
iyi niyetime kalpli öpücük atayım diye kendime kızıyorum.
"x bey, siz uğraşmayın ben nasıl olsa öğleden sonra ofise çıkacağım. ben götürürüm" dedim.
sırt çantam da var.
hem soğuk, hem çanta dolu hem elimde ajandalarla dolu bir kağıt poşet(buna ne deniyordu ya?)
alsancakta böyle eli dolu, diğer eli cepte, üşümüş şekilde parkasıyla gezen dağ gibi seksi bir erkek görürseniz (tanımın burasına kadar kendimi hiç övmediğimi fark ettim) bilin ki arthur'unuz o.
hemen sıcak bir yere alıp, mamasını suyunu verin.
ısırmaz.*
devamını gör...
31.
servise bin işe git, servisten in eve git yapmaktan bunaldım. hava da soğuk diye iyice içeri çekildim. bu sebepten az önce dışarı çıkayım bir hava alayım dedim. don dum.. duma duma dum..
devamını gör...
32.
aslında iyi yönleri de var, mesela kışın balkonu buzdolabı gibi kullanabiliyoruz. *
devamını gör...
