sürekli hasta olma tehlikesi geçirdiğim iki bahardan soğuk olanıdır. romantikliği dillere destandır ancak bende işlemeyen bir destandır bu. bu yüzden pek de önemsemediğim zamanlardır. mevsimdir işte, diğerleri gibi..
devamını gör...
mevsimlerin en güzelisinn
devamını gör...
bu dünyanın en güzel nimetlerinden.

3 ay boyunca önce hafif hafif sonra cayır cayır yakan yaz mevsimi artık insana daha fazla nefes aldırmazken bir anda serin bir rüzgar çıkagelir hiçlikten ve sonbahar ben buradayım der.

hafif hafif yağan yağmurlar, rengarenk kurumuş yapraklar, gece yatarken üşüyüp yumuşacık battaniyeye sarılmak, hem rahat hem şık kıyafetler, havadaki o hüzün ve huzur hissi, eminönü kadıköy vapuruna binip sıcak bir çayla istanbul'u seyretmek... iyi ki varsın sonbahar, şimdiden hoş geldin.
devamını gör...
yağmurla taçlandırıldığında mis gibi olur. eylül ile başlar kasım ile biter. keşke hiç bitmese… yakmaz kavurmaz fazlası ile üşütmez ilkbahar gibi saçma sapan bi neşesi de yoktur. vakurdur.
devamını gör...
sweatshirt ve polar giyme mevsimidir.
devamını gör...
kışın kapıda olduğunun habercisidir.
devamını gör...
ekim ayıyla birlikte kendisini göstermeye başlayan mevsim.
devamını gör...
en sevdiğim mevsim olur kendisi
devamını gör...
bazı kronik rahatsızlıklarımı tetiklese de en sevdiğimdir. yaralarımı onardığım, bana ait olanları da genellikle aldığım ve de pek çok hobimin daha sıklıkla hayata geçtiği mevsimdir.
devamını gör...
sonbahar içine döndürür insanı. bu bir bakıma kendine gelmek demektir, geçip giden hayatın muhasebesini yaparsınız.

dem bu demdir / mustafa kutlu
devamını gör...
bağ bozumu mevsimi. hüzün, şarap ve aşk. üzümlü başlar, üzümle devam eder, üzümle sene boyu devam eder. böylesine salkım saçak olmasına rağmen ölümü temsil eder. toprağa uzanır ve kendini kara kışın boranına teslim eder, diriliş mevsimine, cemrelere değin uyur.

sonbahar mevsiminde yapraklar sararır ama sarının kırk tonu var.

bakış açımız çok fani. rabbani bir nazarla bakmayı mı bilmiyoruz ne.
devamını gör...
bir sonbahar akşamı camlar hafif buglu şöminemde yanan odunların çıtırtısı elimde iki fincan çay ve karşımda bir sonbahar kadar güzel sen...
devamını gör...
üstteki yazarın doğum günümde yazdığı tanımı üstüme alınarak teşekkür ediyorum. *
geldi yine güzelim sonbahar. sarı, turuncu ve kırmızı renkleri ağaçlara çok yakışmıyor mu ama!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
halil sezai mevsimi.
devamını gör...
hüznün mevsimi diyor şairler.bomboş bankların,kimsesiz parkların yahut yalnız sokak lambalarının mevsimi sonbahar.bütün yılın hüznünü biriktirmişim de sonbahar'a saklamışım gibi bir çelişki.ayrılığın bir mevsimi varsa bu hep sonbahar...
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

devamını gör...
hep garip bir hüznün kollarında gelen ve hep hüznü çağrıştıran bir mevsimdir sonbahar. sonbahar hep hüzün müdür, pekala?
bu soruya “evet” dersek, sonbahara biraz haksızlık etmiş oluruz, gibi geliyor bana.

sonbahar, bir anlamda, yazın aldatıcı sarhoşluğundan hayata ve gerçeklere ayılmaktır, aslında. güneşli, sıcak ve uzun yaz günlerinin günlük yaşantılarımızda dağıttığı her şeye sonbaharın bir çeki düzen verişini sevmişimdir, hep.

sonbaharda aradığınız her şey yerli yerindedir ve ulaşmak istediğiniz herkes olmaları gereken yerdedir. sonbahar bir kanadıyla hüzün getirirken diğer kanadıyla da hareket getirir hayatımıza. insanlar yeniden şehirlere dönüp yazın bıraktıkları işlerine sarılırlar ve bir kez daha çalışmanın ve bir şeyler üretmenin keyfini yaşarlar. caddeler yeniden kalabalıklaşır; okullar gerçek sahipleriyle yeniden hayat bulur.
devamını gör...
gelsin yazlar gitsin kışlar bitmedi mi yani şimdi bahar.
devamını gör...
herkesin bir sonbaharı vardır; kiminin yaşamadan yaşlandığı kiminin yaşlanmadan yaşadığı…
devamını gör...
usta bir ressamın birkaç fırça darbesiyle bir manzarayı değiştirmesi gibi, hayatımızdaki her şeyi birdenbire değiştiriveren bir mevsimdir, sonbahar. güz yağmurları birbiri ardınca düşerken bacalardan da dumanlar yükselmeye başlar. sokak lambalarının aydınlattığı yollar sonsuza uzanan nehirler gibi uzayıp kaybolur gecenin kollarında. yaz mevsiminin o coşku veren, hayat veren sıcaklığından, canlılığından, hareketliliğinden sonra bir kez daha bir ölüm sahnesinin içinde buluruz kendimizi. çok değil, daha birkaç hafta öncesinde bize meyvelerini sunan o yemyeşil o canlı ağaçlar, şimdi sararmış yapraklarıyla ruhumuza ölüm duygusunu fısıldar. her sonbahar gibi bu sonbahar da hayata bir ölüm sarılığı serper.

soğuk teşrin rüzgarlarından, iri taneli yağmurlardan, yerlerdeki sapsarı, kuru yapraklardan başka da sonbaharın habercileri vardır. pazaryerlerindeki tezgâhların üzerinde yaz meyvelerinin yerini, kırmızı kırmızı narlar, sapsarı ayvalar ve alıçlar, siyah taneli üzümler alır. uzun bir yaz tatilinden sonra tekrar okullarına dönmek için evlerinden çıkan çocuklar, bir süredir tenhalaşmış olan sokakları yeniden doldururlar. bir parktaki oturduğumuz bankın önüne düşen at kestaneleri bizi daldığımız hayallerden uyandırır. deniz de, yaz mevsimindeki gibi süt liman değildir, artık. dalga dalga sahile vuran hırçın deniz suları yüzümüze çarpar, bizi ıslatır.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sonbahar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim