ben sende ardı arkası kesilmeyen bir korku sevdim. ben bir cüce çocuk sevdim sende sıska. şiddetli ve hayret uyandıran manevralarla kendi kanına olan saplantılı aşkını sevdim. o rutubet kokan loş yüzündeki kanalizasyonları, az kelimeyle kurduğun cümlelerdeki gizli soru işaretlerini, barlardan çatlak bardak gibi atılmayı beklemeni, serserice patlamalarını, yuttuğun toplu iğneleri ve bir film hilesi hissi uyandıran utangaç hasret pozlarını sevdim. dokunamadım sana. parmakuçlarım neşterdi çünkü. kırılan bir kemiğin sesiyle veda ederken..
devamını gör...
cemil'in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu nazlı. ev; iplik parçalarıyla kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle... yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde cemil'in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. sessizlikler vardı. hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş cemil'in kuytuya köşeye bıraktığı sessizlikler, yutkunmalar ve toz...

... ev cemil için hayal ile gerçeğin birbirlerinden nöbeti devraldıkları yerdi.


sinek ısırıklarının müellifi, barış bıçakçı.
devamını gör...

kafamdakileri kusmam gerekiyor. yoksa kulaklarımdan fışkırıp insanların suratlarında son bulacak. onlar da bir bok anlamayacak

(bkz: kanlı lağım fareleri'nden)
devamını gör...

kötü hissediyorum
kötü his armağan ediyorsun benliğime

küçük temas
devamını gör...
"artik evinde bile tehdit altindaydi"

hz. muhammed'in mekke donemlerini anlatirken lesley hazleton'un sozu
devamını gör...
"yeterince büyümedik biz lucía. bu iyi bir şey ama çok pahalıya mal oluyor. çocuklar oyun oynar birlikte, sonra da saçlarını çeker, can yakarlar.bu da böyle bir şey olmalı."

seksek- julio cortazar
devamını gör...

harika, hislerini tarif ederken, "sanki ben geriye çekildim ve başka bir kadın ışığa adım attı," cümlesini kuracaktı aylar sonra. bu diğer kadın, kararlı, kendine güvenen ve başkalarının ne düşündüğüne aldırmayan biriydi. sürekli kafasının içinde ona yeteri kadar iyi olmadığını söyleyip duran ses yok olmuş ve sırtındaki yük kalkar kalkmaz ruhu hafiflemişti.


harika bir hayat.
devamını gör...
"o doğma büyüme istanbullu hatta doğma büyüme kadıköylüydü. istanbulluluğun ötesinde kadıköylülük diye bir şey vardır ve kadıköy az çok taşra koksa da, nasıl oluyor bilmem, kadıköylüler avrupalı kokarlar."

denizli pencere - afşar timuçin
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yaşantım, zenginleştikçe demek istemiyorum; şu yaşadığımı zenginlik olarak görmüyorum ama yaşantım arttıkça, çoğaldıkça benliğimin dar sınırlarının zorlandığını, gerildiğini, dayanma gücümün ciddi biçimde sarsıldığını duyumsuyorum ve bunu bir mutsuzluk olarak yaşıyorum. böylece mutsuzluğu tadıyorum ama bunun, o mutsuzluk duygusunun ancak bir kırıntısı olacağından da korkuyorum. kırıntısına bile dayanma gücüm yetmezken büyüyen bir mutsuzluk karşısında nasıl ezileceğim, nasıl tükeneceğim düşüncesi, algılarıma, duygularıma çullanıyor, benliğimi kıskıvrak zincirlere vuruyordu.


ben aranıyor, yüksel pazarkaya.
devamını gör...
öznesi size kalmış

..
düşmanlaşırlar o zaman, beni en çok sevdikleri sırada bana en düşmanca yanlarını gösterirler, benim de canımı acıtmaya uğraşırlar, hiç olmazsa acıyı paylaşalım, bir ortaklığımız olsun diye çabalarlar, işte tam da orada bırakırım onları, acılarıyla baş başa, yapayalnız kalırlar.

yalnızlığın özel tarihi
devamını gör...
günah benden gitti...

"ışık hızına ulaşmaya ya da onu aşmaya karşı olan yasaklamaya aslında uyulur, fakat beklediğimiz şekilde değil. özel görelilik, uzay gemilerinin dünya çizgisinin daima onun yerel ışık konisi içinde olmasını gerektirir. bu aslında alcubierre uzay zamanında doğrudur. ancak uzay zaman görülmedik bir şekilde eğri olduğu için, warp kabarcığının içindeki yerel ışık konileri, kabarcığın dışındaki yerel ışık konilerine göre bir açıyla eğiktir."

zaman yolculuğu ve ışıktan hızlı sürüşler - allen everett ve thomas roman
devamını gör...
kordona köyündeki komşularının bakış açısına göre yaz kış aynı elbiseyle dolaşan toto zaung müthiş bir insandı .toto asla soğuk almaz diyorlardı , toto bir şey demiyordu . soğuk alıyordu . alamadığı tek şey paltoydu . eduardo galeneo -tepetaklak .
devamını gör...
yazmakla uğraşamadım. okuyun.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
aşık kadınlar, elfriede jelinek.
devamını gör...
anne suyu sıkılmış bir portakal gibidir de aynı zamanda. ah ah.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
aşık kadınlar, elfriede jelinek.
devamını gör...
"anlarlarsa" diyorsun. anlasınlar umurumda değil.
keşke anlayabilseler..


ümit yaşar oğuzcan
devamını gör...
"sevgili seçmek, terapist seçmeye benzer," demişti.
"kendimize sormamız lazım: bana karşı dürüst davranacak biri mi, eleştiri dinleyecek, hata yaptığını kabul edebilecek ve imkânsız olan için söz vermeyecek biri mi?"
devamını gör...
insan ne yaradır, ne değildir,
bunu hemen ilk sıyrıklarla öğrenemiyor.
belki de insanın nasıl yaralanabileceğini,
ne zaman kendini yara almış sayması gerektiğini, yaralandığında ne yapılabileceğini veya yapılamayacağını ben de o gecenin ardından öğrenmiş olabilirim.


ahmet cemal
dokunmak adlı öykü kitabından.
devamını gör...
+katır bile senin yanında pamuk gibi kalır. başkası olsa şimdiye kadar çoktan gelmişti kapıya "medet cemal ağa" diye. sen dikenli tel gibi ısırıyorsun

- bizim bir şeye ihtiyacımız yok. olsa bile bunun için şu kapıya gelmem. bunu sakın unutma

+ aferin sana aferin. aferin. çoluğunu çocuğunu kıytırık bir çiftlik evine sıkıştırdın. bugün yarın mahsulün böceğe keserse ne yapacaksın merak ediyorum kiraya mı çıkacaksın ha? bide bana bak. şu konağa bak. sen sülalenin sahip olduğu her şeyi batırdın. ben kazandım. senin devrin geçti ihsan görmüyor musun

-evet benim devrim geçti devir parayla satın alınan şeylerle gurur duyanların devri oldu

+gurur duyarım tabi atadan dededen kalma değil bunlar bana

-doğru sen 10 yıldır kuytudan karanlıktan giderek yaptın bu serveti

+devir değişiyor ihsan. devir toprağın değil paranın devri. insanlar paranın geldiği yere bakmıyorlar. paranın kimde olduğuna bakıyorlar. para toprağı da insanı da satın alıyor. kör müsün sen
devamını gör...
yedi derviş bir posta oturur,
iki hükümdar dünyaya sığmazmış.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"şu an okuduğun kitaptan bir alıntı bırak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim