gırtlak derdine düşmek
devamını gör...
diger yazılan bütün entrylere katılmakla beraber midem yanıyor mide şurubu var mı ama benim kullandıgım olandan seklinde isteklerde bulunmak. ev sahibide saf valla kekik kaynatıyor şurup bulamayınca. saatlerce oturma kalk evine git iç surubunu dimi. bu kadın milleti birbirlerini evine sokmuyor. taziye ziyaretlerinde bir araya gelip patlama yaşıyorlar. konuşmaktan kendilerinden geciyorlar. kadın sabah başka bi yerde zıkkımlanmıs yedigi midesine dokunmus ikindi saati gezmesinde kendine taziye evinde ilac arattırıyor. şuursuzsunuz, cahilsiniz. bunlar adet gelenek görenek degil.
devamını gör...
pilava karabiber istememek.
devamını gör...
saatlerce oturmak ve gösteriş için dövünmek.*
devamını gör...
yemek yemek, misafirliğe gelmiş gibi bir şeyler istemek, yasta olan insanlarla alakasız konularla ilgili sohbet etmeye çalışmak, yıllanmış gibi oturmak. daha çok şey var ama benim aklıma gelenler bunlar.
devamını gör...
ikinci tabağı istemek, dedikodu
devamını gör...
ay hangi birini yazsam bilmiyorum ama en önemlisi hizmet beklemeyin. kimse sizin uşağınız değil. o insanları biraz yalnız bırakın zaten acıları taze. illa ki yalnız bırakmam derseniz bari yardım edin.
devamını gör...
lahmacunu fazla kaçırmak.
devamını gör...
allah aşkına, ümmetin selameti için, nasıl oldu niye öldü diye sormayın. kıyıda kenarda kredi araba borçlarınızı konuşmayın. mümkünse çocuk getirmeyin. getirdiniz tok getirin. çay var mı demeyin çaydanlığı kafanıza atmak isteyebiliriz. canımız yanıyor canımız. yeni gelin gibi süzülüp durmayın. ağlama demeyin. aslında çok basit. yapabileceğiniz birşey görüyorsanız lütfen sessizce yapın. yoksa susup oturun. biz onunla böyle yaptık söyle yaptık anılarınızı anlatmayın. şahsen ben buna dayanamıyorum.
devamını gör...
helvayi ölçülü yiyin.karin doyurmak icin geldiginiz anlasilirsa sağlam dayak yersiniz.
devamını gör...
yapılması gereken = gitmemek.
allah aşkına acısı taze insanların yanina gidip 'seni anlıyoruz'. ayaklarına yatmaktan zevk mi alıyorsunuz ..? cenazeye gidersin ;
başsağlığı diler evine çekilirsin, bir süre sonra (1ay -1 hafta ) arar durumunu sorarsın .. iyimisin gibi ..
ınsanları rahat bırakın , sahte duygusuz suratlarınızı görmek , size hizmet etmek , boktan sorularınızı cevaplamak zorunda değiller ... bir salın'da yaşayıp bitirsinler acılarını .
devamını gör...
candy crush oynanmamalı mesela. torununun 258. fotoğrafını ve 352. tiktok videosunu dünyadaki tek torun sahibi kendisiymiş gibi taziye için gelen kişilere zorla gösterilip/izletilmemeli. bunu yapan insanlar cidden var arkadaşlar. dedemin cenazesinde dayım yapmıştı mesela. ne hayırlı evlatmış.

eski mevzular, kavgalar büyücü ve fitne fesat yenge tarafından ulu orta herkesin içinde açılmamalı. çok gaza gelmeyin amacı kavga çıkartmak, kendince mal bölüştürmek.

taziye evine gidiyorsanız mümkünse ona göre giyinin. kafanızı kapatın, siyah giyinin. bir tanıdık kuzenleriyle ruj kavgasına girmişti mesela. neymiş taziye için gelenleri pembe rujla o karşılayacakmış. yemin ediyorum millet kafayı yemiş. kendinize saygınız yok anladık da bari vefat eden kişiye saygınız olsun.

kimse sizin karnınızı doyurmak zorunda değil, tok gidin. buna daha önce de değinmiştim. #407826. ülkenin aydınlık yüzü aksaray'da cenaze yemekleri yasaklanmış mesela. buradan kendilerine saygılar sevgiler hürmetler.
devamını gör...
adam çayına şeker istiyor şeker, açık çay istiyor demli çay istiyor.

allah gecinden versin de, bak yarın birgün hasbelkader annem babam benden önce ölür, o zaman göreceğim dostumu düşmanımı.

biliyorum, anneannemden, dedelerimden, babaannemden, amcamdan biliyorum. köpek gibi çalıştım hepsinde milleti mutlu etmek için.

bak allah sıralı ölüm verdiyse, ben ne yapacağım millete. allah kitap sövüp hepsini kovalamazsam adım berat değil, bak ben nasıl dağıtıyorum çadırı, benim canım gitmiş senin çayının şekerine sokayım merdbazın çocuğu, senin ben limonuna sokayım,

ölmez de yaşarsam, herkesi döve döve yollayacağım o çadırdan, kitabını dürdüklerim.

bunlar, arsız ha, bunlara kanmayın bunlar oraya çay çorbaya gelmiyorlarsa tüm adana beni sksin.

ben bunlara ölmüşlerimin zamanından kinliyim. hepsini rezil edeceğim.
devamını gör...
bir yakınımızın cenazesinde kur'an okunurken açık açık dedikodu yapmaya devam eden birtakım teyzeler vardı. en sonunda duruma dayanamayan birinin "kur'an okunurken bari susun." uyarısına "e ama siz de sürekli kur'an okuyorsunuz." cevabı gelmişti. (cenaze evinde)
sizin için fazla önemi olmayabilir, inançlı biri olmayabilirsiniz. ama bu başka insanların değerlerine, sevdiklerine, ölülerine saygısızlık yapma hakkı tanımaz kimseye.
devamını gör...
sizin ne yaptığınızla alakadar olamayacak kadar derin bir matem içinde olan insanlar hiç dikkat etmeyeceğiniz için dilediğinizi yapabilirsiniz bence ama sizin yakınınızın vefatında da insanlar size bunu yapınca şaşırmayın.

ne demişti peygamber?
"utanmadıktan sonra dilediğini yap"
devamını gör...
bu imamlar 7' sinde 40' ında gelip okuyup üste para alıyorlar ya bahşiş adı altında. gerçi o da eskidendi bahşiş .
artık tarife açıklıyorlar. yasin-i şerif şu kadar , o bu kadar, şu şu kadar.
ölmüş adamdan, acılı insanlardan menfaatin dibine kadar menfaat.
en çok helvayı da onlar yer. bir eve de tok girin.
yozlaşmanın, kokuşmuşluğun daniskası.
devamını gör...
cenaze evine tok gidilir. hatta elin boş g.tün yaş da gidilmez, yiyecek içecek bir şeyler götürülür.

dedem öldüğünde eve taziyeye gelenlere tavuk-pilav dağıtırken biri bana "benimkinin tavuğu az olsun canım yaa" dedi. bir şey demedim, gittim sabırla istediği gibi başka bir tabak getirdim. tam verirken bu sefer de karabiber istedi. şaşırarak yüzüne baktım, pişkin pişkin gülümsedi. götürmedim tabii o geri zekalıya karabiberi. düşünüyorum da 20 sene önce gerçekten çok sakinmişim. şimdi olsa "lokantaya mı geldin? b.k ye!" derdim.

sözün özü; mümkünse sadece aç karnınızı doyurmak için geldiğinizi bu kadar belli etmeyin. mal mal kaprislerinizi defolun gidin evde size aynen böyle davrananlara yapabiliyosanız yapın; en yakınını kaybetmiş, önünüze yemek getiren insanlara değil.
devamını gör...
ölmeyin
adamlar 2. yi kaldıramaz
devamını gör...
daha 4 gün önce dedemi kaybetmiş biri olarak yazıyorum. anneannemi de çok yakın bir zamanda kaybettiğimiz için ailem harap haldeydi. art arda olduğunda mütevellit.
onca üzgünlüğümüzün arasında öncelikle milletin de aç karnını düşündük. inanılmaz kalabalık bir ortam oluşmuştu fakat kimsede yemek yapacak ne hal vardı ne kafa. misafirler dahil herkese dışardan yemek söyledik. bence asıl gelenlerin "bunlar onca sıkıntıda yemeği mi düşünecekler" diyerek iki parça börek dâhi olsa getirmesi gerekirdi. herkesten kendim kadar düşünceli olmayı beklemeyi bırakmam gerekiyor sanırım. ama aman ayranını eksik etmeyelim aman herkes yemek aldı mı derken çok saçma bir akşam geçirdik.

dedem tüm gece hastanede fenalaşmış haldeydi ve çocukları, torunları olarak hiçbirimiz uyumamışken, üzüntüden yıkılıyorken akşamın, gecenin 11'inde hâlâ yoldayız, geliyoruz diyenler vardı. insanlara dinlenmeleri için alan yaratılması gerektiğini düşünüyorum. bedenimizin her tarafı yorgunluktan sızlıyorken hepimiz gelecek var diyerek taziye evinde kaldık, ayaktaydık. tüm çocuklar torunlar olarak eksiksiz olalım diye en son algılarımız kapalı şekilde misafir ağırlıyorduk. teşekkürler, eyvallah, yanımızda olmak istemeniz ne hoş; fakat bunu yarın sabah da pekâlâ yapabilirdiniz. düşüncesizlik kötü bir şey.

cenaze evine zorda kalmadıkça çocuk getirmek.
çocuklar zaten ölümü kavrayamıyor. kötü bir ortamda çocukların boğazı sıkılası gelinebiliyor..

çok uzun kalmak.
abi kalk git tamam taziyeni sundun havadan sudan da konuştun. ihtiyacı olan aileye orada olduğunu belli edip taziyeni sunduktan sonra kalkmalısın. basit.

iki arada bir derede dedikoduya başlamak, kendinden bahsetmek, hayatını anlatmak... oofff.... ne kadar düşüncesizler. canın sıkılacaksa kalkıp gidebilirsin. evin perdelerinden tut insanların cenaze evine geldiklerinde giydikleri şeye kadar konuşmak nedir? ne kadar aşağılıksınız.

ne diyeceğini bilemeyip gereksiz konuşmak.
"ölüm haktandır, zaten gidecekti, çok üzülmeyin, isyan etmeyin, ağıt yakmayın, zaten hepimiz bir gün öleceğiz" gibi o an kimsenin ihtiyacı olmayan, doğru olsa bile kimsenin duymaya ihtiyacı olmayan şeyler söylemek kötü oluyor.
herkes rasyonel ve kaldırabilir olmuyor. ben kendi adıma, ölüme üzülmem. dedeme de üzülmedim. evet insanlar, özlenir. fakat allah çektirmeden aldığı için memnunum. bu tarz sözler beni etkilemese bile en basit örnek olarak; inanılmaz duygusal bir annem var, daha bu cümlenin başında sana acayip kırılıp nefret etmeye başlayabilir senden. o an insanlar sadece sıkı bir sarılma ve allah sabır versin sözünü bekliyor. "çok iyi biriydi, allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun." kâfi.
dil tutmak elzem.

bir de yaraya tuz basar gibi eski güzel anıları hatırlatmak, "daha dün şurada oturuyordu yav.." tarzında iç çekmeler...
keyif mi alıyorsunuz, zevk mi alıyorsunuz bilmiyorum gerçekten.

ağlayana ağlama demek, ağlamayana üzülmedin mi diye saçma sorular sormak. gülmek... bu gözler neler gördü..

telefondan oyun oynamamak ya da tiktokta kaydırmamak.
kalkıp gidip evinde de bakabilirsin telefonuna. çok ayıp.

bir de üstüne ismailağa cemaatinin şeyhi de o gün ölmüştü. bizim öğle namazında kılınacak olan cenazemiz için bize akşam 11 gibi haber verildi ki bu camiiye gelen yolları kapatacağız, cenazenizi başka camiiye taşıyın, namazı başka yerde kıldırın, ikindi namazında burası dolu olacak.
yâhu! bir vakit öncesinde bizimki kılınacaktı, ne diye gece gece gelip cenaze taşı diyorsunuz bize? şaka gibilerdi ya. başka şehirlerden gelen akrabalarımız vardı yolda, esnaf ve cemaatten herkese haber salınmıştı dedemin ölümü. tutup bizi inanılmaz zor durumda bıraktılar. gece vakti başka camii aradık yarın öğle namazında müsait misiniz diye. neymiş efendim bütün semtin giriş çıkışlarını bile neredeyse kapatıyorlardı. arabayı çok uzak bir yere bırakıp öğle namazındaki dedemin cenazesine yürüyerek çıkıp son anda yetiştim. gelemeyen de çok oldu. semtte herhangi bir şekilde araç girmiyor, yakın yollar da kilit durumdaydı. ismailağa cemaatinin yaptığı da büyük hakka girmek oldu. biz orada, özellikle de aile büyüklerim anne ve babalarını art arda kaybetmenin üzüntüsüyle gözleri açılmazcasına ağlarken gecenin bir vakti ikindi namazında cenazemiz olacak, tamamen yolları bile kapatıyoruz, cenazenizi alın demeleri çok büyük hakka girmekti. bunu da unutmayacağız.
devamını gör...
" taziye evi" diye bir olgu yoktur.

ölüm, arkasından isyan edilecek/ ağlanılacak bir olgu değildir. her doğum gibi, ölümünde vakti var. bu gerçeği bilerek yaşıyoruz. herkesin zamanı geldiğinde, davranışlarımızda aşırıya kaçmamalı, ölümü kabullenmeli ve rezalet çıkarmadan acımızı sakince yaşamalıyız.

cocukluğumdan beri ölü evinde bir şey yemem ve içmem. içimde almaz zaten. ölü evine yemek yemeye gidilmez. orası açık büfe restaurant değil. kimse acısını yaşamak varken, kimseye çay/kahve hizmeti vermek zorunda değil hatta evini açmak zorunda da değil. bazı yüzsüzler, ölü evinden yemek bile paketleyip götürüyorlar. ben anlamıyorum nasıl alıyor mideniz o yemekleri.

türk kültürü, ince baktığınız zaman; çok kaba- düşüncesizliği içerisinde fazlasıyla barındıran bir kültürdür. insanlar buna " samimi/ içten olmak" diyor ama ne samimiyet ne içtenlik böyle bir şey değil. bu dümdüz suistimal. otur yemeğini evinde ye, evinde çayını/kahveni talep et; acısı olan insanların ocağına çöküp, mideni doldurmanın bir alemi yok.

böyle durumlarda, usule en uygun olanı; mezarlıkta ya da camide toplanmak ve oradan dağılmaktır. vefat eden kişinin yakınlarında herhangi bir duygusal çöküntü ya da olumsuz bir eylemi ortaya çıkaracak durum mevcut ise, 1-2 kişi onunla kalabilir / yanında gidebilir o kadar.

aslında ben bir tık mevlüt olayına da karşıyım. dini gerekliliklerimizi sonuna kadar yerine getirelim, buna boynum kıldan ince fakat orada olay oturup kur'an dinlemek ya da okumak değil yine yemek yemek oluyor. saatlerce ölü evinde insanların hizmet ettiği belki çay/kahve yapmaktan oturup, mevlüt'e dahil olamadığı bir ortam doğuyor. ne gereği var? kimse kimseyi beslemekle yükümlü değil ki. siz kur'an okumaya toplanıyorsunuz, piknik yapmaya değil.


insanlar her şeyi kendi kılıflarına göre uydurmuşlar.
bilmiyorum ya ben çok ince düşünen bir insanım ya da bizim toplumumuz çok suistimalci.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"taziye evinde yapılmaması gerekenler" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim