41.
hep çıkmaz sokaklara çıkar yolu.
devamını gör...
42.
mide bulandırır.
devamını gör...
43.
yazılan çizilen yazılar, çekilen o saçma reelslar bilirkişi olduğuna inanan insanlar tarafından genelde er kişi üzerinden anlatıldığından ortada toksik bir şey varsa sorumlusu er kişi olarak etiketleniyor. maalesef önce iğneyi bir kendine batırmak lazım bu toksikliğe kadın katkısı nedir? evet ortada toksik ilişki var ama ilişkilenmek karşılıklı bir eylem olduğundan tek sorumlusu er kişi olmamalı bence de. kadının duruşu aldığı kararlar vs toksikliği aşırı pekiştiriyor.
hayırlısı tabi.
hayırlısı tabi.
devamını gör...
44.
anlaşılamayan şey, her ilişkinin gereğinden fazla uzadığında toksiklik evresine girdiğidir. her ilişki dönem dönem kırılmalar, kavgalar, büyük tartışmalar görür. olması gereken, ilk büyük tartışmada olayı bitirip en azından birbirini güzel hatırlayacak bir kaç düzgün anı bırakmaktır. zira sürdükçe, güzel anılardan çok hatırlanmak istenmeyen olaylar kalıyor geride.
devamını gör...
45.
akbaba güzel tarif eder: "yaz günü çok susamışsındır, buz gibi su istersin, masaya kan gibi sıcak su gelir, sen de ölmemek için mecbur içersin."
mecbur hissettiren mecburen devam eden ilişki.
mecbur hissettiren mecburen devam eden ilişki.
devamını gör...
46.
seninle cebellesecegim diye butun guzel huylarim degisti. bu iliskiyi anlatan en iyi tarif bu diye dusunuyorum
devamını gör...
47.
dunyanin en igrenc seyi.
devamını gör...
48.
aynı evde üçüncü şahıssanız sürekli çıkan huzursuzluklar ve kavgalardan travmalar oluşur. devamında sinirleriniz harap olur. merâmınızı anlatabilirseniz bile değişen hiçbir şey olmaz çünkü tarafların derdi birbirleriyle olduğu kadar kendileriyledir. olan size olur.
devamını gör...
49.
sadece romantik ilişkilerle kalsa iyi. bu kepazelik artık her arkadaşlıkta ve akrabalıkta var.
insanlar bugün sevgiyi her türlü rezilliği örten bir pelerin sanıyor. birbirini incitmemek uğruna herkes bir diğerinin ayıplarına göz yumuyor. atışın serbest olduğu bu toplum düzeninde en karaktersiz ve en çirkef olan hiyerarşide en tepeye oturuyor.
sokakta, kafede avazı çıktığı kadar bağıran, etrafa saldıran saygısız bir çocuk görüyorsun. büyükleri arkasından "aman kırılmasın, çocuktur" derler. terbiyesizliği sevgiyle meşrulaştırdıklarını sanıyorlar. sınır çekmeyi bilmeyen ebeveynler, yarının narsist canavarlarını kendi elleriyle besliyor. o çocuğun ikaz edilmeye, eğer nezaketle yola gelmezse de dayak yemeyi ihtiyacı var.
asıl büyük tiyatro dostluklarımızda. yanındaki insanı aşağılayan, hakaret eden ama hemen arkasından "şaka yaptım, beni tanımıyor musun?" diyerek sıyrılan tiplerle dolu etraf. saygısızlığı şaka maskesiyle gizlemek yeni nesil samimiyet oldu. kendi ezikliğini karşısındakini küçülterek tatmin eden bu asalaklara arkadaş diyoruz. karşı çıktığınızda ise hemen "biz seni seviyoruz" savunması geliyor.
ne yapmalı ? kim olduğuna bakmaksızın sizi rahatsız eden her türlü söze karşı sınır çekmelisiniz. sizin neyden rahatsız olacağınızı da siz belirlersiniz başka kimse değil.
insanlar bugün sevgiyi her türlü rezilliği örten bir pelerin sanıyor. birbirini incitmemek uğruna herkes bir diğerinin ayıplarına göz yumuyor. atışın serbest olduğu bu toplum düzeninde en karaktersiz ve en çirkef olan hiyerarşide en tepeye oturuyor.
sokakta, kafede avazı çıktığı kadar bağıran, etrafa saldıran saygısız bir çocuk görüyorsun. büyükleri arkasından "aman kırılmasın, çocuktur" derler. terbiyesizliği sevgiyle meşrulaştırdıklarını sanıyorlar. sınır çekmeyi bilmeyen ebeveynler, yarının narsist canavarlarını kendi elleriyle besliyor. o çocuğun ikaz edilmeye, eğer nezaketle yola gelmezse de dayak yemeyi ihtiyacı var.
asıl büyük tiyatro dostluklarımızda. yanındaki insanı aşağılayan, hakaret eden ama hemen arkasından "şaka yaptım, beni tanımıyor musun?" diyerek sıyrılan tiplerle dolu etraf. saygısızlığı şaka maskesiyle gizlemek yeni nesil samimiyet oldu. kendi ezikliğini karşısındakini küçülterek tatmin eden bu asalaklara arkadaş diyoruz. karşı çıktığınızda ise hemen "biz seni seviyoruz" savunması geliyor.
ne yapmalı ? kim olduğuna bakmaksızın sizi rahatsız eden her türlü söze karşı sınır çekmelisiniz. sizin neyden rahatsız olacağınızı da siz belirlersiniz başka kimse değil.
devamını gör...
50.
sizi siz olmaktan çıkarır… arkanıza bakmadan topuklayın. toksiği ait olduğu yerde bırakın.
devamını gör...
51.
bunu sevdiğini söyleyen insanlara kendilerine bir uğraş bulmaya davet ediyorum. bunun normalleştirilmesini de kınıyorum. manyak oldu herkes iyice, gerçekten çok rahatsız edici. insanın yalnızlaşması için bir sebep daha çıkıyor çünkü etraf sirk gibi.
devamını gör...
52.
benim en toksik ilişkim soyle oldu.
once etrafımda dört dondu.
iltifatlar. her gun arayıp program yapmaya calısmalar. saatlerce sohbetler. beraber dans kursu. sinemalar. yemekler. kitap okumalar.
sonra aniden ortadan kabolup baska kızla sevgili oldu.
ben cok agır bunalıma girdim. ilk cok buyuk depresyonum.
baska bi cocuk bana sevgililik teklif etti. kafam dagılsın diye kabul ettim. ki bu tatlı cocuga ne kadar tesekkur etsem az. o olmasa ölüyordum.
sonra birkac ay sonra benimki aradı:
-seni ozledim. seni almaya gelim mi? bi seyler yaparız.
once etrafımda dört dondu.
iltifatlar. her gun arayıp program yapmaya calısmalar. saatlerce sohbetler. beraber dans kursu. sinemalar. yemekler. kitap okumalar.
sonra aniden ortadan kabolup baska kızla sevgili oldu.
ben cok agır bunalıma girdim. ilk cok buyuk depresyonum.
baska bi cocuk bana sevgililik teklif etti. kafam dagılsın diye kabul ettim. ki bu tatlı cocuga ne kadar tesekkur etsem az. o olmasa ölüyordum.
sonra birkac ay sonra benimki aradı:
-seni ozledim. seni almaya gelim mi? bi seyler yaparız.
devamını gör...
53.
hepinizin manyak gibi sevdiği şey.
kafanıza saygım sonsuz ama benlik değil.
az ileride tatlım, az ötede lütfen.
kafanıza saygım sonsuz ama benlik değil.
az ileride tatlım, az ötede lütfen.
devamını gör...
54.
sanayi tostu gibi bir şey.
uzun süre yemedikten sonra yerseniz midenizi bozar ama tadını alınca da diğerleri kesmez ya hani öyle.
insanlar her zaman meditasyon, kişisel gelişim ve entelektüel yollarla tekamül etmiyor öyle durumlarda toksik ilişkinin ciddi anlamda ivmelendirici bir etkisi oluyor.
uzun süre yemedikten sonra yerseniz midenizi bozar ama tadını alınca da diğerleri kesmez ya hani öyle.
insanlar her zaman meditasyon, kişisel gelişim ve entelektüel yollarla tekamül etmiyor öyle durumlarda toksik ilişkinin ciddi anlamda ivmelendirici bir etkisi oluyor.
devamını gör...