61.
batmıştır.
hükumet şimdi sineğin kanadından yağ çıkarmaya, müflis bakkal gibi eski defterleri karıştırıp alacaklarını toplamaya çalışmaktadır. sinek kanadından ne kadar yağ çıkarsa o kadar...
hükumet şimdi sineğin kanadından yağ çıkarmaya, müflis bakkal gibi eski defterleri karıştırıp alacaklarını toplamaya çalışmaktadır. sinek kanadından ne kadar yağ çıkarsa o kadar...
devamını gör...
62.
çoh eyidir .
devamını gör...
63.
türkiye'de çalışan yoksulluğunun geldiği seviye dehşet verici.
türkiye'de bir asgari ücretli 6 saatlik ücreti karşılığı 1 kg dana eti satın alabiliyor.
günlük yasal çalışma süresinin 8 saat olduğunu düşünürsek, 1 günlük mesainin 4'te 3'ü...
gerçekte çalışma sürelerinin çok daha uzun olduğunu bildiğimiz için tablo daha da vahimleşiyor.
resmi rakamlara göre, çalışanların yüzde 42'sinin asgari ücretli olduğunu da hesaba katarsak, çalışan yoksulluğunun geldiği seviye akıl almaz.
avrupa'da en yakın takipçimiz bulgaristan'da 3 saatlik asgari ücretle 1 kilo et satın alınabiliyor.
inan mutlu

"iktidarın boykotu milli sorun haline getirmesi dayandığı sınıfın çıkarlarının mecburi bir sonucu. bir günlük kayıp tabii ki şirket batırmaz ama burada durup durmayacağı endişesi başka. bugün "bir gün tüketme"yen, yarın "bir gün iş bırak"ıyorum da diyebilir!
şenay aydemir
"müsiad genel başkanı mahmut asmalı: "(boykot çağrısı) yerli ve milli sermayemizi zayıflatmaya ve küresel sermayeye alan açmaya yönelik açık bir girişimdir."
kaynak
"sermaye grupları ardı ardına boykot karşıtı açıklamalar yapmaya başladı." link
***
"ito başkanı şekib avdagiç: "boykot çağrıları yanlıştır. türkiye'nin yerli ve bağımsız ekonomisinin ürünü ve istihdam kaynağı olan şirketlerine saldırılamaz" link
***
"ali koç'un annesi çiğdem simavi, espressolab'ta markanın kurucusu esat kocadağ ile kahve içmiş. sınıf bilinci var birleşmişler, en alttakiler sallamaya başladığında hepsi düşer ki kenetlenmişler. bu kadın espressolab'ın kapısından geçmez normalde. gelini haremlique'in sahibi, selamlique kahvesi meşhurdur." link
***
"rezil bir geleceğe mahkum ettikleri gençliğin yol açtığı eylemler, örgütlü burjuvaziyi kültürel elbiselerinden arınıp, ekonomik-politik çıkarlarını açıkça savunmaya zorluyor.
fragmanlarını seyrettiğimiz bu servet ve ilişki ağı genel grev yapsak tekmili birden ortaya dökülecek." link
devamını gör...
64.
tefeci, köleci ve tekelci ebu cehil zihniyetinin ekonomisi. müşrikler ve dinsizler, ebu cehil'i çok severler ve izinden giderler.
bir avuç mutlu azınlığı sevindiren, gerisini üzen ekonomi.
kaynakların ,boğazdaki aşiret eliyle kurucu siyonist sermayeye aktarıldığı ekonomi.
siz, yaşam tarzınıza ( içkinize, giysinize, eğlencenize vs) dokunmuyor diye köleci ( sermaye) ayırımını yaptınız ya! siz, size atılan zokayı yutmuşsunuz, daha da iflah olmazsınız. şimdi, sağ cenah da kendi sermayesine sarılır. herkes kendi efendisinin kucağında inadına zıplar!
düzen, milleti nasıl kutuplaştırıp zykiyor deel mi?
bir avuç mutlu azınlığı sevindiren, gerisini üzen ekonomi.
kaynakların ,boğazdaki aşiret eliyle kurucu siyonist sermayeye aktarıldığı ekonomi.
siz, yaşam tarzınıza ( içkinize, giysinize, eğlencenize vs) dokunmuyor diye köleci ( sermaye) ayırımını yaptınız ya! siz, size atılan zokayı yutmuşsunuz, daha da iflah olmazsınız. şimdi, sağ cenah da kendi sermayesine sarılır. herkes kendi efendisinin kucağında inadına zıplar!
düzen, milleti nasıl kutuplaştırıp zykiyor deel mi?
devamını gör...
65.
1930 - 2000 arası, 2000 - 2013 arası, 2013 - 2025 arası diye ayrılır.
2000 - 2013 arası türkiye’nin hızla liberalleştiği ve yatırım aldığı bir dönemdi. orta sınıf aşırı zenginleşti.
bu durum kimi rahatsız etti bilinmez ama amerikancı cenah birkaç senede resmen soykırıma uğradı ve türkiye apar topar eski haline döndü. unutmayın, 2012 - 2018 arası milyonlarca nato yanlısı asker ve memur soruşturma geçirdi. osman kavala ve akın öztürk bunların başında gelir.
2000 - 2013 arası türkiye’nin hızla liberalleştiği ve yatırım aldığı bir dönemdi. orta sınıf aşırı zenginleşti.
bu durum kimi rahatsız etti bilinmez ama amerikancı cenah birkaç senede resmen soykırıma uğradı ve türkiye apar topar eski haline döndü. unutmayın, 2012 - 2018 arası milyonlarca nato yanlısı asker ve memur soruşturma geçirdi. osman kavala ve akın öztürk bunların başında gelir.
devamını gör...
66.
yoktur. evet.
devamını gör...
67.
fenerbahçeliler ali koç'un annesi çiğdem semavi espressolab'i ziyaret ettiği için ne tepki verecekler bakalım? forma alma, maçlara gitme, maçları izleyeceksen kaçak izle.
bakalım köşeye sıkıştıkça daha ne kadar vahşileşip kendi sınıfları olan zengin ve yönetici(siyasetçi) sınıfla kol kola girecekler?
bakalım daha ne kadar sırça köşklerinde otururken beyaz yaka mavi yaka fark etmeksizin çalışan sınıfı ezecekler?
bu iş başından beri sınıf meselesi diyordum, bir avuç insan dışında kimse anlamıyordu. tüm dünyada bu vahşi kapitalizm ve şirketlerle kol kola yürüyen siyasetçiler yüzünden insanlar bıkmış durumda. ev alamıyorlar, kira yetiştiremiyorlar, evlerini ısıtamıyorlar, çocuk yapamıyorlar, yapsalar düzgün besleyemiyorlar, çok çalışıyorlar, az kazanıyorlar. özellikle pandemi ile birlikte zengin daha da zengin oldu, fakir daha da fakirleşti. orta sınıf bile (bkz: yoksulluk)sınırına geriletildi. geç dönem kapitalizm ve onların yarattığı dolar milyarderleri, milyonerleri hep çalışan sınıfın birlik olamadığı bir düzen inşa etti. ingiltere'de de aynı, abd'de de aynı, türkiye'de de aynı. working class denilen kesim kutuplaştırılıyor, yapay gündemlerle oyalanıyor ve koyun gibi güdülüyor. bunun sonu ya yenilgiyi kabul edip tamamen köleleşmemiz olacak, yada 1980'lerden beri bugünleri yaratmaya uğraşmış zengin sınıfını ve siyasetçi sınıfını alaşağı etmemiz olacak. avrupa'da fransız ihtilali gibi bir ihtilal daha olursa şaşırmam, aksine çok sevinirim. yeter ki sonrasında yeni bir faşizan yönetimi engelleyebilelim. ya istiklal ya ölüm!
bakalım köşeye sıkıştıkça daha ne kadar vahşileşip kendi sınıfları olan zengin ve yönetici(siyasetçi) sınıfla kol kola girecekler?
bakalım daha ne kadar sırça köşklerinde otururken beyaz yaka mavi yaka fark etmeksizin çalışan sınıfı ezecekler?
bu iş başından beri sınıf meselesi diyordum, bir avuç insan dışında kimse anlamıyordu. tüm dünyada bu vahşi kapitalizm ve şirketlerle kol kola yürüyen siyasetçiler yüzünden insanlar bıkmış durumda. ev alamıyorlar, kira yetiştiremiyorlar, evlerini ısıtamıyorlar, çocuk yapamıyorlar, yapsalar düzgün besleyemiyorlar, çok çalışıyorlar, az kazanıyorlar. özellikle pandemi ile birlikte zengin daha da zengin oldu, fakir daha da fakirleşti. orta sınıf bile (bkz: yoksulluk)sınırına geriletildi. geç dönem kapitalizm ve onların yarattığı dolar milyarderleri, milyonerleri hep çalışan sınıfın birlik olamadığı bir düzen inşa etti. ingiltere'de de aynı, abd'de de aynı, türkiye'de de aynı. working class denilen kesim kutuplaştırılıyor, yapay gündemlerle oyalanıyor ve koyun gibi güdülüyor. bunun sonu ya yenilgiyi kabul edip tamamen köleleşmemiz olacak, yada 1980'lerden beri bugünleri yaratmaya uğraşmış zengin sınıfını ve siyasetçi sınıfını alaşağı etmemiz olacak. avrupa'da fransız ihtilali gibi bir ihtilal daha olursa şaşırmam, aksine çok sevinirim. yeter ki sonrasında yeni bir faşizan yönetimi engelleyebilelim. ya istiklal ya ölüm!
devamını gör...
68.
kendi halkını besleyemeyen kuru soğana muhtaç eden, emeklilerini çalışmaya mahkum etmiş;falanca ülkeye paraları hibe edebilecek kadar kendinden geçmiş,bir grup azınlığın kesesini doldurup yedi sülalesine de yetecek parası olduran ama hala doldurmaya devam eden bir ekonomidir. fazla bilgiye de gerek yok.
devamını gör...
69.
çökmüştür. son hızla çökmeye de devam edecek, bugünler bile mumla aranacaktır. kıtlık, hatta açlık yaşanacak dönemlerin uzak olmadığını düşünüyorum. ekonomi bilimine göre çöküşün sebepleri; üretim-tüketim dengesinin kurulamaması, az miktardaki üretimin de ithalata bağımlı olması sebebiyle cari açığın hızla artması gibi herkesin basitçe tanımlayabileceği sebeplerdir.
ancak bunun altında yatan asıl neden "birey" olmayı öğrenemeyen toplumsal "kütle"nin varlığıdır (evet kütle. zira bu toplumun geneli kitle bile değildir, kütledir) devlet denilen kuruma resmen tapınan kütleden bi halt olmaz. (sadece devlet de değil, uhdesinde güç barındıran ne varsa hepsine tapınan bir kütleyle aynı havayı soluyoruz) devletin var oluş amacının ve kaynağının kendisi olduğunu öğrenip kütle yerine "toplum" olmayı becerdiğinde ekonomi de zamanla otomatik olarak düzelecektir.
ancak bunun altında yatan asıl neden "birey" olmayı öğrenemeyen toplumsal "kütle"nin varlığıdır (evet kütle. zira bu toplumun geneli kitle bile değildir, kütledir) devlet denilen kuruma resmen tapınan kütleden bi halt olmaz. (sadece devlet de değil, uhdesinde güç barındıran ne varsa hepsine tapınan bir kütleyle aynı havayı soluyoruz) devletin var oluş amacının ve kaynağının kendisi olduğunu öğrenip kütle yerine "toplum" olmayı becerdiğinde ekonomi de zamanla otomatik olarak düzelecektir.
devamını gör...
70.
"diyarbakır-şanlıurfa kara yolunda gerçekleşen kazada, sebze yüklü bir kamyon devrildi. kaza sonucu ağır yaralanan sürücü, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
bölgede yaşayanlar, yola saçılan meyveleri kendi araçlarına doldurdu." vidyolu
***
"antalya'dan mersin’e giden domates yüklü tırın kasaları, alanya'da yola devrildi.
kasa kasa domateslerin yola saçılmasıyla birlikte, çevredeki vatandaşlar olay yerine akın etti." vidyolu
***
yukarıdaki iki olayda yağmacılık yapanların motivasyonu yokluk ve sefalet değil açgüzlülük. ancak gelecekte yaşanacaklar, şu anki durumu aratacak.

türkiye, dünyada ev sahibi olmanın en zor olduğu ülke oldu

enerji enflasyonu, oecd
bölgede yaşayanlar, yola saçılan meyveleri kendi araçlarına doldurdu." vidyolu
***
"antalya'dan mersin’e giden domates yüklü tırın kasaları, alanya'da yola devrildi.
kasa kasa domateslerin yola saçılmasıyla birlikte, çevredeki vatandaşlar olay yerine akın etti." vidyolu
***
yukarıdaki iki olayda yağmacılık yapanların motivasyonu yokluk ve sefalet değil açgüzlülük. ancak gelecekte yaşanacaklar, şu anki durumu aratacak.

türkiye, dünyada ev sahibi olmanın en zor olduğu ülke oldu

enerji enflasyonu, oecd
devamını gör...
71.
"çiğ köfte markası komagene, yeni çiğ köfte formatını “oburgene” ismiyle duyurdu."
85 liraya burger ekmeğiyle ve yeşillikle çiğ köfte
*** *** ***
"türkiye çalışanlar için hakikaten cehennem.
artık dünyanın en prestijli iktisat dergilerinde sömürü oranı en yüksek ülkeler arasında gösteriliyoruz.
incelenen 43 büyük ülke ekonomisi arasında sömürü oranının yüksekliğinde meksika'dan sonra ikinciyiz.
türkiye'deki emek rejimi çin, tayvan, güney kore gibi ülkelere rahmet okutuyor."
inan mutlu
türkiye çalışanlar için değil sadece emekliler için de cehennem. şu anki gençler emekli olabilirse daha da fenasını yaşayacaklar. şunlar henüz fragman:
"istanbul haydarpaşa numune eğitim ve araştırma hastanesi’nde, yürümekte zorlanan yaşlı vatandaş, tek başına gelebildiği hastanede 1 ay sonraya randevu verileceğini öğrenince kendini yere bıraktı:
“ben nasıl dayanacağım. ben ister miyim böyle olmayı.” link
85 liraya burger ekmeğiyle ve yeşillikle çiğ köfte
*** *** ***
"türkiye çalışanlar için hakikaten cehennem.
artık dünyanın en prestijli iktisat dergilerinde sömürü oranı en yüksek ülkeler arasında gösteriliyoruz.
incelenen 43 büyük ülke ekonomisi arasında sömürü oranının yüksekliğinde meksika'dan sonra ikinciyiz.
türkiye'deki emek rejimi çin, tayvan, güney kore gibi ülkelere rahmet okutuyor."
inan mutlu
türkiye çalışanlar için değil sadece emekliler için de cehennem. şu anki gençler emekli olabilirse daha da fenasını yaşayacaklar. şunlar henüz fragman:
"istanbul haydarpaşa numune eğitim ve araştırma hastanesi’nde, yürümekte zorlanan yaşlı vatandaş, tek başına gelebildiği hastanede 1 ay sonraya randevu verileceğini öğrenince kendini yere bıraktı:
“ben nasıl dayanacağım. ben ister miyim böyle olmayı.” link
devamını gör...
72.
valla ne siz sorun ne biz anlatalım. evet böyle bir "şey" de olduğu söyleniyor. ama "olsa bizim de görmemiz gerekmez mi, hiç ekonomi görmedik mi, ne üretir ne satar, alacağı ne borcu ne, bunun bir planı programı, denetleyeni olmaz mı, varsa hani nerede." diyenler olmasa, bizde sessiz kalıp varmış diyeceğiz ama soran da haklı kardeşim.
devamını gör...
73.
ıpsos türkiye’ye göre bireylerin yüzde 68’i 2024’te hane harcamalarını azalttı. nüfusun yarısı yorgun ve 85’i kart borcunun tamamını ödeyemiyor.
haber
turizmde yanlış politika mı uygulanıyor?
kültür ve turizm bakanlığı verilerine göre işletme ve basit belgeli konaklama tesislerinde doluluk oranı mart ayında yüzde 26,79 ile pandemi döneminden bu yana en düşük seviyesine indi.
geçen yıl mart ayında 3 milyon 388 bin 117 olan ziyaretçi sayısı 2025 yılın mart ayında 2 milyon 995 bin 27 ile yüzde 11,60 düşüş gösterdi-bloomberg ht
türkiye'de turizmde günlük kiralamaların yasaklanması, booking, airbnb gibi kiralamaların türkiye'de kısıtlı olmasıyla türk turistlerin zorla otellere yönlendirildiği kanısını oluşturdu.
türk turistler, türkiye'deki fiyatların 1/3 oranına mısır ve balkanlar başta olmak üzere ispanya ve italya'da tatil yapabiliyorlar. bayram tatili için yurt içi değil de yurt dışına yoğun ilgi dikkat çekiyor.
ayrıca yurt dışından yabancılar türkiye'de türklere göre yarı fiyatına rezervasyon yapabiliyorlar. buna rağmen ilginin azalması turizmde planlama ve uygulama yanlışı olduğunu gösteriyor.
rus-en
bloomberg
devamını gör...
74.
tradingle ugrasan biri olarak soyleyebilirim ki, cok stabil ve istikrarli bir ekonmidir.
ornegin dolar-tl yi baz alirsak,cok istikrarli bir sekilde, hic sapma yapmadan dusen bir grafik. trading yatirimcisi icin altin degerinde firsat.
ornegin dolar-tl yi baz alirsak,cok istikrarli bir sekilde, hic sapma yapmadan dusen bir grafik. trading yatirimcisi icin altin degerinde firsat.
devamını gör...
75.
rejim yandaşlarını zenginleştirmek üzerine kuruludur.
paypal yasak, uber yasak, booking yasak, starlink yasak, airbnb yasak. bunlar yetmemiş armut da yasaklanmış. hayatınızı kolaylaştıracak, rekabet getirip fiyatları ucuzlatacak her şey yasak. para yandaşlara akacak illa. yoksa yasaklıyorlar.
link
türk-islamcıların en nefret ettiği şey başkalarıyla rekabet etmek zorunda kalmaktır. bunu başlı başına kendilerine karşı ırkçılık ve islamofobi olarak görürler. her şeyleri garanti olmalıdır bunların. münazaraları bile hep onlar kazanmalıdır, ki asrın tok ile diamond tema tartışması sonra tema'nın binlerce ölüm tehdidi alması, hakkında dava açılması ve tr'yi terk etmek zorunda kalması da türkiye ekonomisinin yapısı hakkında fikir veriyor.
paypal yasak, uber yasak, booking yasak, starlink yasak, airbnb yasak. bunlar yetmemiş armut da yasaklanmış. hayatınızı kolaylaştıracak, rekabet getirip fiyatları ucuzlatacak her şey yasak. para yandaşlara akacak illa. yoksa yasaklıyorlar.
link
türk-islamcıların en nefret ettiği şey başkalarıyla rekabet etmek zorunda kalmaktır. bunu başlı başına kendilerine karşı ırkçılık ve islamofobi olarak görürler. her şeyleri garanti olmalıdır bunların. münazaraları bile hep onlar kazanmalıdır, ki asrın tok ile diamond tema tartışması sonra tema'nın binlerce ölüm tehdidi alması, hakkında dava açılması ve tr'yi terk etmek zorunda kalması da türkiye ekonomisinin yapısı hakkında fikir veriyor.
devamını gör...
76.
77.
bazen ekonomik durumum aklıma geliyor üzülüyorum.
sonra türkiye'nin ekonomik durumuna bakıp "iyi lan ehehe" diyorum. *
daha sonra türkiye ekonomisinin içinde olduğumu hatırlayıp daha da üzülüyorum.
sonra türkiye'nin ekonomik durumuna bakıp "iyi lan ehehe" diyorum. *
daha sonra türkiye ekonomisinin içinde olduğumu hatırlayıp daha da üzülüyorum.
devamını gör...
78.
kısa bir özet geçelim ki 'annaşılsın.'!
demirelli yıllarda dünyanın gıda yönünden kendisine yeten 7 ülkesinden biri olmamızla övünür, ab.ye girme konusunda nazlanır, küçük ameriika olmaya özenirdik. peşinden özal, küçük amerika olduğumuzu ilan ettiğinde, hasımlarını da 'küçük turgut'la ilgilenenler olarak tarif ettiğinde, aniden 'küçük amerika' olmaktan vazgeçtik, unutuldu. akp'den önce, dünya sıralamasında 'ilk on' yakın takipçilerinden olduğumuz ve o yıl ilk on'a gireceğimiz vaadleri yapılırdı hep. ab ile gümrük pazarlığı yapar da nazlanırdık. çiller gümrüğü halletti(!) peşinden akp.de bu hedefi hızla ilk 20'ye yükseltti(!) ve başardı da. ab adaylığından, aday adaylığına oradan da ortadoğulu ab destekçiliğine, giderek ortadoğunun istikbal vaadeden yıldızlığına yükseldik.! tabii ki yetinilmedi, daha önce 'borçlarını ödemekte zorlanan' türkiyeyi, 'borçlarının faizini ödemekte zorlanan' türkiye seviyesine çıkardı. şimdi faiz için de borç bulamaz duruma yükseldik.(!) halen borçlarının faizini ödemek için, fahiş faizle borç arayan, bulursa sevinen ülke durumunda olduğumuzu söyleyenler var. ilkel kabile devletlerinin para biriminden bile daha değersizleşen tl.den sıfır atmayı milli spor haline getirdiğimiz söylenebilir. halk artık bin ne, milyon hangisi, milyar desin mi karıştırır vaziyette. herkes trilyoner.(!) çünkü para daha elinde bakarken eriyip yok oluyor. kağıtlara sıfır yetmedikçe atıyoruz. metal paranın metal değeri, basılacak paradan değerli olduğundan, bozuk para sıkıntısı çekiliyor.
gelin görün ki resmi ağızlar, ekonomimizin uçtuğunu, uzaya dayandığımızı, türkiye yüzyılı olarak gezegene artık sığmadığımızı söylüyorlar.
halimize bakılırsa da (laf aramızda) gerçekten artık dünyalılara falan benzemiyoruz.
kısaca kafalar ziyadesiyle karışık, kırk yıllık ülkücüler apo sempatizanı, tescilli şeriatçılar papa sevdalısı halde, ortodoks ayininde ilahi meşkediyorlar. ama ingiliz vatandaşı ekonomi majeste şeysimize bakılırsa, bir umut üç beş bedeviden bi şeyler kopartabilirsek, haftayı çıkartma umudumuz var gibi sanki diyor. papa bile bizim için duaya geldi. o derece yani.
ama hamdossun eyiyiz miş mişiz yani.! miş..
(ama tabii ki bütün bunlar hep cahapa'nın ve solcuların yüzünden.. yoksa biz var yaa...! yirmibeş yıl önce ikinci el araba alacak paraya bugün bi küçük rakı alamayacak 'melmeket'mi olurduk yaf.)
demirelli yıllarda dünyanın gıda yönünden kendisine yeten 7 ülkesinden biri olmamızla övünür, ab.ye girme konusunda nazlanır, küçük ameriika olmaya özenirdik. peşinden özal, küçük amerika olduğumuzu ilan ettiğinde, hasımlarını da 'küçük turgut'la ilgilenenler olarak tarif ettiğinde, aniden 'küçük amerika' olmaktan vazgeçtik, unutuldu. akp'den önce, dünya sıralamasında 'ilk on' yakın takipçilerinden olduğumuz ve o yıl ilk on'a gireceğimiz vaadleri yapılırdı hep. ab ile gümrük pazarlığı yapar da nazlanırdık. çiller gümrüğü halletti(!) peşinden akp.de bu hedefi hızla ilk 20'ye yükseltti(!) ve başardı da. ab adaylığından, aday adaylığına oradan da ortadoğulu ab destekçiliğine, giderek ortadoğunun istikbal vaadeden yıldızlığına yükseldik.! tabii ki yetinilmedi, daha önce 'borçlarını ödemekte zorlanan' türkiyeyi, 'borçlarının faizini ödemekte zorlanan' türkiye seviyesine çıkardı. şimdi faiz için de borç bulamaz duruma yükseldik.(!) halen borçlarının faizini ödemek için, fahiş faizle borç arayan, bulursa sevinen ülke durumunda olduğumuzu söyleyenler var. ilkel kabile devletlerinin para biriminden bile daha değersizleşen tl.den sıfır atmayı milli spor haline getirdiğimiz söylenebilir. halk artık bin ne, milyon hangisi, milyar desin mi karıştırır vaziyette. herkes trilyoner.(!) çünkü para daha elinde bakarken eriyip yok oluyor. kağıtlara sıfır yetmedikçe atıyoruz. metal paranın metal değeri, basılacak paradan değerli olduğundan, bozuk para sıkıntısı çekiliyor.
gelin görün ki resmi ağızlar, ekonomimizin uçtuğunu, uzaya dayandığımızı, türkiye yüzyılı olarak gezegene artık sığmadığımızı söylüyorlar.
halimize bakılırsa da (laf aramızda) gerçekten artık dünyalılara falan benzemiyoruz.
kısaca kafalar ziyadesiyle karışık, kırk yıllık ülkücüler apo sempatizanı, tescilli şeriatçılar papa sevdalısı halde, ortodoks ayininde ilahi meşkediyorlar. ama ingiliz vatandaşı ekonomi majeste şeysimize bakılırsa, bir umut üç beş bedeviden bi şeyler kopartabilirsek, haftayı çıkartma umudumuz var gibi sanki diyor. papa bile bizim için duaya geldi. o derece yani.
ama hamdossun eyiyiz miş mişiz yani.! miş..
(ama tabii ki bütün bunlar hep cahapa'nın ve solcuların yüzünden.. yoksa biz var yaa...! yirmibeş yıl önce ikinci el araba alacak paraya bugün bi küçük rakı alamayacak 'melmeket'mi olurduk yaf.)
devamını gör...
79.
türkiye neyi?
devamını gör...
80.
avrupalıların daha az doğurması, bunun yanında yeni kuşaklarının daha az gelire sahip olmasının olumsuz sonuçlarını yaşayacak ülkelerden birisi türkiye olacak. avrupalı turistlerin sayısı ilerleyen yıllarda oldukça azalacak türkiye için. aslında daha uzun vadede bu yeni kuşakların alım gücünün düşmesi tüm dünya turizmini etkileyecek (hatta turizm bitecek diyen manyaklar var). muhtemelen sanal turizm turları satmaya başlayacaktır bazı şirketler. birkaç bin dolar harcama yerine yüz dolarla veya azına avrupa turu yapacaksın. ama organik ve gerçek olmayacak bu. aslında geldiğimiz noktada, kanlı canlı insanların gezip tozması de pek farklı değil bu sanal gezintiden. bizzat tanıdığım arkadaşlarımdan hatta akrabalarımdan biliyorum.
türkiye'deki genç girişimciler bence bu konuda, yani sanal turizm konusunda düşünürse fena olmaz. yoksa senin coğrafyanı ve tarihi eserlerini başkaları sanal olarak pazarlar.
***
gerek avrupa ülkelerinin yaşadığı bazı sorunlar gerekse de başka ülke ve birliklerle yaptıkları anlaşmalar türkiye'yi diğer konularda da zorlayacak gibi görünüyor. türk otomotiv sektörü için erdoğan ab lideri von der leyen'e mektup yazmış. link
bu sektörden hiç anlamam. ama türkiye'deki otomotiv sektörü naneyi yiyebilir diyor işi bilenler. burada da devreye yeni kuşakların alım gücünün düşmesi giriyor, ama hindistan ve güney amerika gibi yeni ortakların sahneye çıkacak olması daha etkili olabilir.
***
türkiye, osmanlı'nın bir zamanlar coğrafi keşiflerle ticari önemini kaybetmesi sürecinin daha ağırı ile karşı karşıya. daha fazlası, iç pazarı da hiç iç açıcı değil.
"mersin marangozlar ve mobilyacılar esnaf ve sanatkârlar odası başkanı bekir yücesoy, artan evlilik maliyetleri ve ekonomik belirsizliklerin mobilya sektöründe ciddi daralmaya yol açtığını belirterek, birçok esnafın kepenk kapatma noktasına geldiğini söyledi."
arçelik, bsh, dyson, electrolux, haier europe, miele, samsung, versuni (philips) ve vestel gibi yerli, uluslararası, ithalatçı ve üretici firmaları bünyesinde barındıran türkbesd’in paylaştığı bilgilere göre, 2025 yılında 6 ana ürün grubunda geçen yıla kıyasla iç satışlarda %3 oranında daralma yaşandı.
2025 yılı iç piyasa satışları 9,9 milyon adet olarak gerçekleşti. ihracatta ise son yıllarda gözlemlenen gerileme trendi devam ederken 2025 yılında ihracat, bir önceki yıla kıyasla 2,2 milyon adet, yani %10 oranında azaldı. ihracatta devam eden düşüş üretim adetlerine de yansırken 2025 yılı üretim miktarı geçen yıla göre %9 oranında geriledi.
kaynak
"mobilyacı da günü siftahsız geçiriyor.
köklü firmalar kapanıyor."
video haber
şunların daha fazlasının yaşanması, bu çizgide devam edilirse gerçekleşecek.
türkiye'deki genç girişimciler bence bu konuda, yani sanal turizm konusunda düşünürse fena olmaz. yoksa senin coğrafyanı ve tarihi eserlerini başkaları sanal olarak pazarlar.
***
gerek avrupa ülkelerinin yaşadığı bazı sorunlar gerekse de başka ülke ve birliklerle yaptıkları anlaşmalar türkiye'yi diğer konularda da zorlayacak gibi görünüyor. türk otomotiv sektörü için erdoğan ab lideri von der leyen'e mektup yazmış. link
bu sektörden hiç anlamam. ama türkiye'deki otomotiv sektörü naneyi yiyebilir diyor işi bilenler. burada da devreye yeni kuşakların alım gücünün düşmesi giriyor, ama hindistan ve güney amerika gibi yeni ortakların sahneye çıkacak olması daha etkili olabilir.
***
türkiye, osmanlı'nın bir zamanlar coğrafi keşiflerle ticari önemini kaybetmesi sürecinin daha ağırı ile karşı karşıya. daha fazlası, iç pazarı da hiç iç açıcı değil.
"mersin marangozlar ve mobilyacılar esnaf ve sanatkârlar odası başkanı bekir yücesoy, artan evlilik maliyetleri ve ekonomik belirsizliklerin mobilya sektöründe ciddi daralmaya yol açtığını belirterek, birçok esnafın kepenk kapatma noktasına geldiğini söyledi."
arçelik, bsh, dyson, electrolux, haier europe, miele, samsung, versuni (philips) ve vestel gibi yerli, uluslararası, ithalatçı ve üretici firmaları bünyesinde barındıran türkbesd’in paylaştığı bilgilere göre, 2025 yılında 6 ana ürün grubunda geçen yıla kıyasla iç satışlarda %3 oranında daralma yaşandı.
2025 yılı iç piyasa satışları 9,9 milyon adet olarak gerçekleşti. ihracatta ise son yıllarda gözlemlenen gerileme trendi devam ederken 2025 yılında ihracat, bir önceki yıla kıyasla 2,2 milyon adet, yani %10 oranında azaldı. ihracatta devam eden düşüş üretim adetlerine de yansırken 2025 yılı üretim miktarı geçen yıla göre %9 oranında geriledi.
kaynak
"mobilyacı da günü siftahsız geçiriyor.
köklü firmalar kapanıyor."
video haber
şunların daha fazlasının yaşanması, bu çizgide devam edilirse gerçekleşecek.
devamını gör...
