alışmak.
devamını gör...
bir kadın, ayağını acıtsa bile topuklu ayakkabı giymeye niçin devam ediyorsa, bu sorunun cevabı da odur.
devamını gör...
böyle bir sancı çekmiyorum. bu sancıyı penisi testisine denk, ağzıyla burnuyla trampet çalan sabunu sarı tuzu kuru insanlar çekiyor. bir yıl önce yüz lirayla bir pazar arabasını doldururken bugün iki domates, üç tek pırasa, iki kilo çekirdekli mandalina alabilen, tencerenin dibindeki yağı atmayıp biriktiren ve bir sonraki yemekte kullanan yoksullarınsa böyle sancıları çekecek hali de vakti de yok sanırım.
devamını gör...
yaşamak bazen çok güzel olduğu için. yaşamak, en güçlü dürtü olduğu için.
yaşamak için.
devamını gör...
yok olacağını bildiği için..net..
devamını gör...
çünkü bu dünyadaki en zor şey can vermektir. kimse kendisini arı soksun bile istemez. hem ruhun hem de bedenin hazır olamayacağı tek şey ölmektir.
devamını gör...
öldüğünde iki opsiyondan hangisine layık olacağını bilmediğindendir.
insan bilmediğinden korkar. yok olacağız diyenler bile bunun da inanç olduğunu bilmez. şahsen giden biri anlatabilseydi diğer tarafı belki korkmaz ona göre yaşardım.
devamını gör...
çünkü belirsizlik öbür tarafla ilgili. daha kötüsü olabilir mi. dinlerde var ya. ya daha çok acı çekecekse. hep bir sınav hep bir sorgu sual hep bir acı belkide.
insan güzel bir yemek yiyince bir sigara bir manzara bir sevgi. işte böyle binlerce yıl yaşamak ister.
acı çekiyorsa o an ölse umrunda olmaz.
acılar içindeki bir hasta yaralı o an ölse nolur. ister bunu. eğer çok ümidi yoksa. geride kalanlar için kalmak isteyebilir.

yarım kaldiklari var birde. ailesi arkadaşları dostları. belki çocukları var. büyüdüğünü görmek istiyor. işi olsun ailesi olsun istiyor mutlu olsun istiyor. onlara o ölüm acısını kendi yokluğunu göstermek istemiyor. çünkü kendisi yoksa evde eve çokça yemek yapıp koyup gidenler bunlar. evlatları onlar yokken yesin diye.

her şeye rağmen nefes almak bir şeyler yapmak istemek hep bir ümit olması ...
insan bilmediği yere gitmek ister mi hem. bilmediği sokağa girince tedirgin olan insan, başka bir dünyaya gitmek.
ya oralarda soğuksa.
insan bakmayın özünde korkaktir. kimi kaybetmekten korkar kimi karanlıktan kimi bir kuştan. insan sürekli birilerinden bir şeyden korkar. amirinden ailesinden devletten polisten kanunlardan, başkaları ne derden. bir yaratıcıyı bile bize korkutarak anlattılar. onla korkuttular.
polisle jandarmayla korkuttular.

insan özünde bencildir bakmayın siz. herkes herkesin öleceğini bilir düşünür. kendi öleceğini düşünmez aklına gelmez.

insan muhtaçtır daha doğmadan. süte sevgiye ilgiye paraya sürekli muhtaçtır.
insan hep arar aslında hep daha iyisini. hakettigini düşünür. ya öbür taraflarda yoksa geri gelemezse.
insan kolay kolay bir yerden bir yere tek başına gidemez.

devamını gör...
bunu kirilov'a, hamlet'e falan sormak lazım.
devamını gör...
her başın bir sonu olur ama o sona kendin gitmek veya o sonun gelmesi farklı.
"acaba daha başıma ne gelebilir?"
"çoğu an'ı böyle berbat olmaya devam mı edecek?"
"o kadar zaman içinde hayatım hiç mi istediğim şekilde şekillenmeyecek?.."
içimdeki merakı yitirsem bile bir şekilde hayatta kalabiliyorum. kaldığımda yine merak üst seviyede olur. ve kendi hazırladığım sonla bana hazırlanan son arasındaki farkı da merak ediyorum. ölüm hissi birden fazla tatmak zordur ama imkansız değil. ben bu hissi de merak ediyordum. böyle farklı farklı...
çünkü insan ilk anlarını hatırlamaz ama sonu hatırlar. ben o son saniyelerde düşünce ve hislerimi, nasıl şekilde davranabileceğimi vs.
insanın yaşamın başlangıcında olma yolu bir ama ölme yolu değil. o kadar farklı ölümler varken hangisi beni bulacak ya da ben hangisini seçeceğim?..
ve benim ki gitmek istememekten çok kaldığım zamana tahammül etme...
devamını gör...
giderse var olamayacak ya çünkü? dolayısıyla sancı da çekemeyecek. onun istediği şey zaten sancı çekmek. kendi kendine, suni sancı. iş çıkarıyor işte. sevimsiz buluyorum.
devamını gör...
(bkz: sex)
devamını gör...
insanların genel olarak çok riyakar olduğu kaanatindeyim. kendileri ile alakalı her şeyin en iyisini bildiğini düşünen, egosundan 1 adım ileriyi göremeyen canlılarız ve kendi egomuzu tatmin etme güdüsünün peşinde bir şeyleri elde edemediğimizde, dünyanın en nankör yaratıklarına evriliyoruz. " isyankarlık, dini inanca olan bağlılığın azalması, drama queenlik, dünyanın en kötü olayları hep benim başıma geliyor çarpıklığı.." bu liste böyle uzar gider.

rabbim, her insana yaşadığı her saniye hayatını değiştirmek için şans tanır. insan yolunu bulamadığında, onu iteklemek amacıyla şansı ayağına getirir ki görsün ve hareket etsin.

insan aklı çok limitlidir ve bu limit her şeyi görmeyi ve öğrenmeyi engeller. rabbimin bizi böyle yaratmasının bir sebebi olduğunu düşünüyorum; kısaca bu bir küçük tevekkül ve inanç meselesi çünkü.
her zaman en iyisini rabbinin bileceğine inanıp, hayatını akışına bırakman gerekiyor.

insanlar varlıkla- yoklukla- söhretle- ünvanla- sağlıkla- hastalıkla- evladıyla- kocasıyla ... aklınıza gelebilecek her şeyle sınanır. bu noktada şükürü, tevekkülü ve inancı bırakmamak gerekiyor çünkü bazen biz bir taksinin peşinde koşarken ve illa o taksiye bineyim diye diretirken, rabbimiz önümüze bentley getiriyor.

gelelim konuyu başlığa bağlayacağım noktaya;

var oluş sancısı dediğiniz şey insanın sadece " bireysel tatminsizliğidir".
istediği her şeyi elde edemeyen insan, nankörce düşünmeye ve eleştirmeye başlar ve bu tatminsizlik doğurur ama nedense içinde yaşadığı hayata içinden bağlıdır. bu muntazam bir iki yüzlülüktür aslında.

hiç kimse her istediğine sahip olamaz. hiç kimse istediği her şeyi anında " sadece kendi iradesi dahilinde" elde edemez. dünyanın ve yaradılışın bir kanunu var.


sıfır isyan- sıfır şikayet, %100 rabbine inanç ve tevekkül. sonra olacakları izleyin.
devamını gör...
ya ben gittiğimde hayatında çıkacak sorunlarda/üzüldüğünde gidebileceği, onu sakinleştirecek ve güvende hissettirecek veya onu koruyabilecek, onun mutluluğuna önem verecek, hak ettiği hayatı sunabilmek için çabalayacak biri karşısına çıkmazsa..
devamını gör...
az para sancisidir o, oyuzden varolmakta güçlük çekiyor ve bir gün zengin olurum diye hala burda.
devamını gör...
insan yeni bir adım atmaktan her zaman korkmuştur.
devamını gör...
her gerizekalı bu dünyadan gidebileceği sanrısına sahip. tuhaf. gitmek istemek normal tabii ama gidilecek bir yer yok. bir yere gidebilmen için bir yerden geliyor olman gerekir. o halde? nereden geliyorsun ki? nereye gidebilesin? varoluşla ilgili hiçbir algınız yok. onun içerdiği hiçbir şeyi hissetmiyorsunuz. yani hali hazırda zaten yoksunuz. bilincin gereksiz abartısından başka bir şey değildir, senin varlık dediğin kendin. hiçbir zaman yok olmaz ve var olmaz hiçbir şey. ölüm sadece çocukları uyutmak için anlatılan son masaldan ibarettir, o kadar. hadi mışıl, mışıl uyuyun şimdi. he. he. ölüm var. hepiniz uyuyun hadi. rahat. rahat. horul horul.
devamını gör...
korkudur elbette. tüm insanların hayatta kalmasının en büyük sebebi budur. bilinmezliğe ha diyince gitmek kolay değildir ki.
devamını gör...
ah tatlı can neler istiyor
devamını gör...
100.
acının verdiği zevk.
dünyanın içindekilere rağmen çok güzel bir gezegen olması.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"varoluş sancısı çektiği halde insanın bu dünyadan gitmek istememesinin sebebi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim