121.
insanların kendisine şart koştuğu zaman biriktirme eylemi.
devamını gör...
122.
sıklıkla ölümü hatırlatır. bir zaman çok önemliymiş gibi gelen şeylerin ne kadar gereksiz olduğunu gösterir. herşeyin bir zamanı olduğunu şu mükemmel beyinlerimize işler.
devamını gör...
123.
kişinin bedeninde ve ruhunda bir şeyleri yitirirken bir şeyleri kazanması durumudur.
yaşadığın her gün hayata dair yeni bir şeyler fark etmek, ders çıkarmak, anlamak ve anladıklarını kılavuz bellemektir.
geride bıraktığın bütün yaşları artık biliyor olmaktır.
biliyor olmanın verdiği güvene sırtını dayamaktır yaşlanmak.
yaşadığın her gün hayata dair yeni bir şeyler fark etmek, ders çıkarmak, anlamak ve anladıklarını kılavuz bellemektir.
geride bıraktığın bütün yaşları artık biliyor olmaktır.
biliyor olmanın verdiği güvene sırtını dayamaktır yaşlanmak.
devamını gör...
124.
sevdiklerimizin yaşlandığını görmek bizi, yaşlandığımızı farketmekten daha fazla etkiler
devamını gör...
125.
çok özeniyorum güzel yaşlanabilmiş insanlara. düşünsene, ölmemiş o zamana kadar. *
benim hayalim bu. torun torbaya karışmış, herkesin gelip duasını aldığı, hürmet ettiği, sevdiği, pamucacık, şefkat ve merhametin insan şubesi, bilge, sakinlemiş, dinginleşmiş ve sağlıklı. sağlıklı kısmı çok önemli.
t: yılların içinde gelişen eylem.
benim hayalim bu. torun torbaya karışmış, herkesin gelip duasını aldığı, hürmet ettiği, sevdiği, pamucacık, şefkat ve merhametin insan şubesi, bilge, sakinlemiş, dinginleşmiş ve sağlıklı. sağlıklı kısmı çok önemli.
t: yılların içinde gelişen eylem.
devamını gör...
126.
ruhun evrimi bedenin değişimi demek olan evre.
oscar wilde diyor ki,
insan ruhu yaşlı doğar ve giderek gençleşir, bu yaşamın komedisidir.insan bedeni ise genç doğar ve giderek yaşlanır, bu ise yaşamın trajedisidir.
trajedi dediysek, yaşamın trajedisi, o düşünsün, biz keyfimize bakalım.
oscar wilde diyor ki,
insan ruhu yaşlı doğar ve giderek gençleşir, bu yaşamın komedisidir.insan bedeni ise genç doğar ve giderek yaşlanır, bu ise yaşamın trajedisidir.
trajedi dediysek, yaşamın trajedisi, o düşünsün, biz keyfimize bakalım.
devamını gör...
127.
güzel olan yaş aldıkça bilgeleşen insanardan olmak. topunu kesrim bak deyip çocukları korkutan nemrutlardan olmamak gerekli. o yüzden hayatın her an tadını çıkar.
devamını gör...
128.
esyanin tabiati gereği kacinilmazdir.
devamını gör...
129.
eşyanın tabiatı mı hasdjaskdkad
efenim biyolojik ve saykolojik açıdan moruklamaktır.
efenim biyolojik ve saykolojik açıdan moruklamaktır.
devamını gör...
130.
özün ait olduğu yere dönme gayretidir yaşlanmak. sana kim olduğunu ve nereye ait olduğunu hatırlatır…
devamını gör...
131.
ben bunu kendi fiziğimdeki değişimlerle değil de çocukluğunu bildiğim insanların serpelmesiyle ve dert sahibi olmalariyla anliyorum.
umut. yegenim. ulen 14 sene evvel ben yurumucem beni eve sirtinda gotur diyordun. tam 2 km seni tasiyordum. ne oldu da bi minik kahpe yuzunden kalp krizi gecirdin lan. senin guzel bi hayatin olmaliydi ama ben de biliyorum ki ailen neyse sen de cogunlukla osun. kurtulmak her insana nasip olan bir sey degil.
neyse ki badiye falan giden bir azman olmasina ragmen beni yiyemeyecegi icin bana kafa tutamiyor.
umut. yegenim. ulen 14 sene evvel ben yurumucem beni eve sirtinda gotur diyordun. tam 2 km seni tasiyordum. ne oldu da bi minik kahpe yuzunden kalp krizi gecirdin lan. senin guzel bi hayatin olmaliydi ama ben de biliyorum ki ailen neyse sen de cogunlukla osun. kurtulmak her insana nasip olan bir sey degil.
neyse ki badiye falan giden bir azman olmasina ragmen beni yiyemeyecegi icin bana kafa tutamiyor.
devamını gör...
132.
korkutucu bir deneyimdir. ama kişinin zihni zaten yaşlıysa beden çok koymaz.
devamını gör...
133.
her şeyi yanlış biliyorsunuz.! yaşlanmak diye bir şey yok.. yaşamak denilen bir şey var. yaşıyorsunuz. yaşayan her şeyle birlikte yaşıyorsunuz. yaşayan her şey değişiyor. tabii ki siz de değişeceksiniz. herkes gibi, herşey gibi.. bunda kötü ya da şaşırtıcı olan ne ki.. kimileri sizden önce çıkmışlar yaşam yolculuğuna, size göre daha çok değişmişler doğru. onlardan bile çok değişenler var. bu hep böyle olacak ve böyleydi zaten. bu kadarcık basit bir meseleyi hüzün konusu yapmak, övünme konusu yapmak tam da insana yakışacak bir kusurdur zaten.
değişeceksiniz, dönüşeceksiniz doğadaki her şey gibi.. önemli olan, bu değişimlere değer bir yaşam sürüp sürmediğiniz. değişime değecek biçimde yaşamıyorsanız, yaşayamıyorsanız değişmemiş olsanız ne fayda, ne anlamı var ki..
yaşayabilip, yaşayamadıklarınıza odaklanın siz.. başkalarının daha az çizgili yüzleri, daha beyaz saçları, titreyen parmakları ya da genç enerjik kahkahalarından size ne kalır ki..
zamanın sizde yaratacağı değişikliklere değecek bir yaşam peşinde olun ve daha da ötesini yaşayacak kadar sağlıklı kalmaya bakın..
yoksa yaşlanmayıp öylece kalsanız ne farkeder, kalmasanız ne eder.
yaşamak var yaşamak..yaşıyorsanız, değer yaşlanmaya hiç korkmayın. kötü olan yaşamadan yaşlanmak unutmayın..
değişeceksiniz, dönüşeceksiniz doğadaki her şey gibi.. önemli olan, bu değişimlere değer bir yaşam sürüp sürmediğiniz. değişime değecek biçimde yaşamıyorsanız, yaşayamıyorsanız değişmemiş olsanız ne fayda, ne anlamı var ki..
yaşayabilip, yaşayamadıklarınıza odaklanın siz.. başkalarının daha az çizgili yüzleri, daha beyaz saçları, titreyen parmakları ya da genç enerjik kahkahalarından size ne kalır ki..
zamanın sizde yaratacağı değişikliklere değecek bir yaşam peşinde olun ve daha da ötesini yaşayacak kadar sağlıklı kalmaya bakın..
yoksa yaşlanmayıp öylece kalsanız ne farkeder, kalmasanız ne eder.
yaşamak var yaşamak..yaşıyorsanız, değer yaşlanmaya hiç korkmayın. kötü olan yaşamadan yaşlanmak unutmayın..
devamını gör...
134.
günümüzün öcüsü. fiziksel ve zihinsel olarak verimin gitgide azalması durumu. fiziksel olarak gözle görülür bir değişim oluşur. pek çok insan buna inanmak istemese de doğamızdır ve olacaktır. bu arada genç yaşlı farketmeksizin değişmeyen tek şey gözlerdir.
ruhsala girmeyeyim.
ruhsala girmeyeyim.
devamını gör...
135.
poetika'yı bi ben okuyom sanırım
aloo gençler size diyooo
aloo gençler size diyooo
devamını gör...
136.
vaay beee....
devamını gör...
137.
yaşlanmayı sindiremeyen human, aynı zamanda ölümün de kendinden çok uzak olduğunu düşünür, bir nefes kadar yakın olan, o, soğuk, keskin, sonun.
beyazların atması yavaş yavaş, o, 20'li yaşlarında olmamak, gözlerdeki ferin yitip gitmesi, kim ne kadar güzel şeyler söylese de, müstehzi gülmek, yaşlandığını bilmek.
harika.
şaire inanalım biz, 35'te yolun yarısı demişse, yarısıdır, kimsenin de ikinci yarıyı tamamlaması garanti değildir, beklenmedik bir sakatlık olur, çıkarsın paşa paşa, dünyadan.
ha bugüm, ha yarın.
beyazların atması yavaş yavaş, o, 20'li yaşlarında olmamak, gözlerdeki ferin yitip gitmesi, kim ne kadar güzel şeyler söylese de, müstehzi gülmek, yaşlandığını bilmek.
harika.
şaire inanalım biz, 35'te yolun yarısı demişse, yarısıdır, kimsenin de ikinci yarıyı tamamlaması garanti değildir, beklenmedik bir sakatlık olur, çıkarsın paşa paşa, dünyadan.
ha bugüm, ha yarın.
devamını gör...
138.
yaşlanmanın bir bedeni bir de ruhi tarafı var. eskiden siyasi hükümlüler, emniyette kendilerine yapılan yoğun işkenceleri anlatırken, psikolojik işkence bedensel işkenceden çok daha ağır derlerdi de vücudun çektiği acının dengi olmayacağını düşündüğüm için inandırıcı gelmezdi.
yaşlılık da tıpkı öyle. kendi adıma kulaklarım net bir şekilde az duyuyor. okuma gözlüğü kullanıyorum ve ufak yazıları artık göremediğim gibi, gözlüksüz kitap harfleri birbirine giriyor. bacaklarım aylarca ağrıdı ve topal karga gibi beni yürümekte çok zorlayan diz ve eklem ağrıları peyda oldu. meğerse iyi huylu tümör varmış. artık cinselliği çok az düşünüyorum. fakat bunlar hep teferruat.
yaşlanmak esasen ölüm ile yaşam arasında bir farkın olmaması hatta ölümün daha tatlı gelmesi hali. yaşamak zorunda olduğum cemiyet ve dünyanın ne aileden gördüğüm ne de eğitim hayatımda edindiğim ahlak, görgü ve etik kurallarıyla hiç bir alakası yok. kendimi yabancı ve azınlık gibi hissediyorum. insanların katıla katıla güldüğü şeyler bana hüzün hatta acıyla beraber, onlar adına utanma duygusu veriyor. zannedersem yaşlılık yaşadığınız dünyaya tamamen bir yabancılaşma hissi.
yaşlılık da tıpkı öyle. kendi adıma kulaklarım net bir şekilde az duyuyor. okuma gözlüğü kullanıyorum ve ufak yazıları artık göremediğim gibi, gözlüksüz kitap harfleri birbirine giriyor. bacaklarım aylarca ağrıdı ve topal karga gibi beni yürümekte çok zorlayan diz ve eklem ağrıları peyda oldu. meğerse iyi huylu tümör varmış. artık cinselliği çok az düşünüyorum. fakat bunlar hep teferruat.
yaşlanmak esasen ölüm ile yaşam arasında bir farkın olmaması hatta ölümün daha tatlı gelmesi hali. yaşamak zorunda olduğum cemiyet ve dünyanın ne aileden gördüğüm ne de eğitim hayatımda edindiğim ahlak, görgü ve etik kurallarıyla hiç bir alakası yok. kendimi yabancı ve azınlık gibi hissediyorum. insanların katıla katıla güldüğü şeyler bana hüzün hatta acıyla beraber, onlar adına utanma duygusu veriyor. zannedersem yaşlılık yaşadığınız dünyaya tamamen bir yabancılaşma hissi.
devamını gör...
139.
saçlarım hızla beyazlıyor ve hayatımda hiç aşk yaşamadım.
gençken sevilmek istiyorum. var olan birkaç güzel yerimi de kaybetmeden sevilmek istiyorum.
gençken sevilmek istiyorum. var olan birkaç güzel yerimi de kaybetmeden sevilmek istiyorum.
devamını gör...
140.
luayik sistemin gençlerinin ruh hali.
sevilmek, sevmek, evlenmek, çocuk sahibi olmak, ev sahibi olmak, araba sahibi olmak, sağlıklı ve özgüvenli olmak parayla.
seni yöneten sistem parayı, boğazdaki aşiret eliyle batı'ya aktarıyor.
sevilmek, sevmek, evlenmek, çocuk sahibi olmak, ev sahibi olmak, araba sahibi olmak, sağlıklı ve özgüvenli olmak parayla.
seni yöneten sistem parayı, boğazdaki aşiret eliyle batı'ya aktarıyor.
devamını gör...