501.
"ı am not man"
çok karizmatik bir sahneydi
devamını gör...
502.
goooodmorniing vietnammm..
devamını gör...
503.
“düşünün… çünkü henüz yasaklanmadı.”

schindler’in listesi
devamını gör...
504.
eylül, lambadan çıkan cin dile benden ne dilersen dediğinde istenecek üç şeyin üçü de sensin. (bkz: patron mutlu son istiyor)
devamını gör...
505.
-bak şimdi akıntılı bir nehre düşmüşsen yapılacak en akıllıca şey kendini akıntıya teslim etmek, bırakmak.
-yani
-yani suda yalnızca batmamaya çalışanlar batar; yoksa sen de su, su da su, su nasıl batırsın suyu (bkz: patron mutlu son istiyor)
devamını gör...
506.
şiddete meyyallim vallahi dertten.

(bkz: polis)
devamını gör...
507.
çirkin insanlar görünmez olmaya o kadar alışıktırlar ki… tek bir bakışla çirkin bir insan, onu fark edene umutsuzca âşık olur (bkz: bir küçük eylül meselesi)
devamını gör...
508.
ınsan bir mucizeyi nasıl tekrarlar bilmiyorum. (bkz: bir küçük eylül meselesi)
devamını gör...
509.
-işte bitti.
-evet bitti!

-peki bunu değil de diğerini seçseydi, hayatı cok mu farklı olurdu? bunu herkes için soruyorum. gercekten farklı mı olurdu hayat?
-evet farklı olurdu ama sadece öyküsü. bunu yaşıyacağına öbürünü yaşamış olurdu!
-yani?
-yani sonuç seçimlerde hep aynıdı. acı.. her neyi seçersen seç, seçemediğin hep üzüntü kaynağı olacaktır, aklın hep o seçemediğinde kalacaktır. o seçemedigini seçmiş olsaydi yine bana bu soruyu sormuş olcaktın. hayatta herşey yüzde ellidir. aklınla davransan yüreğin, yüreğinin sesini dinlesen aklın bu soruyu sana hep soracaktır. seçemediğin hep acı verecek bu sabit acı hep olacak!
-bu kadar mi umutsuz yani? güzel bir yönü yok mu bu seçimlerin?
-olmaz olur mu? var! acını seçmekte özgürsün...
(bkz: o kadın)
devamını gör...
510.
'brooke was here so was red'
devamını gör...
511.
they drew first blood, not me!... they drew first blood!
devamını gör...
512.
film değil dizi ama bu da gayet güzel
''bu adam bu sabah uyandığında beyazdı'' (theodore bagwell) prison break
devamını gör...
513.
hiç çıkarmicam dedin, eee kolye nerde?
hiç çıkarmicam dedin, eee kolye nerde?
hiç çıkarmicam dedin, eee kolye nerde?
hiç çıkarmicam dedin, eee kolye nerde?
hiç çıkarmicam dedin, eee kolye nerde?
devamını gör...
514.
sanki çok ömrümüz varmış gibi beklemeyi öğretiyor hayat bize.
(bkz: the pianist)
devamını gör...
515.
koşmak diye plan olmaz plan tutmazsa koşarsın.
yeraltı canavarı
devamını gör...
516.
mükemmeli yakalamaya uğraş, başarı zaten seni kovalar.
'3 ıdiots' en sevdiğim film.
devamını gör...
517.
-why the fucking coat? (neden o lanet palto?)
-ı am cold.(çünkü üşüyorum.)
devamını gör...
518.
esaretin bedelinden bir alıntı da ben yapayım

"korktukça tutsak umut ettikçe özgürsün"
devamını gör...
519.
yaşamak müjgan gibi birşeydi...
devamını gör...
520.
maalesef sen delisin, çatlaksın, sıyırmışsın.
ama sana bir sır vereyim mi; iyi insanların çoğu öyledir...
-alice in wonderland
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların unutamadığı film replikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim