yazarların yaptığı en büyük dalgınlık
başlık "visal" tarafından 16.12.2020 00:14 tarihinde açılmıştır.
121.
biraz önce başıma geldi.
lokantaya gittim...
kafamı kaldırmadan dalgın bir şekilde arabamdan indim.
birde baktın kasaptayım.
lan ben lokantaya gitmeyecekmiydim.
bu nasıl bir akıl oyunudur diye bir iki saniye şaşkınlıktan sonra,
kendimi toparladım.
dalgınlıkla lokanta yerine, yanındaki kasaba girmişim.
vallahi, allah akıldan, fikirden etmesin.
inşallah, amin.
insan çok zor durumlarda kalabiliyor.
lokantaya gittim...
kafamı kaldırmadan dalgın bir şekilde arabamdan indim.
birde baktın kasaptayım.
lan ben lokantaya gitmeyecekmiydim.
bu nasıl bir akıl oyunudur diye bir iki saniye şaşkınlıktan sonra,
kendimi toparladım.
dalgınlıkla lokanta yerine, yanındaki kasaba girmişim.
vallahi, allah akıldan, fikirden etmesin.
inşallah, amin.
insan çok zor durumlarda kalabiliyor.
devamını gör...
122.
bir değil ki aklıma gelsin de yazayım. günümün yüzde 60'ı dalgınlık. heyecanlansam heyecandan dalıyorum mutsuzsam mutsuzluktan dalıyorum dalmak için sebep çok bende.
devamını gör...
123.
adımı unutmak*
devamını gör...
124.
ıngilizce sözlü sınavında bütün hard fiilleri bildim, run'a yürümek dedim.
devamını gör...
125.
iş yerinde wcye giderken dalgınlığıma gelip pisuvar diye çöp kutusuna işeyecektim az daha.
devamını gör...
126.
pandemi zamanı, sıcak bir gün.
bahçede güneşin altında toprakla uğraştım, yoruldum.
duş aldım, köpeği gezmeye çıkarttım derken köpeği unuttuğumu 10 dakika sonra fark ettim.
bahçede güneşin altında toprakla uğraştım, yoruldum.
duş aldım, köpeği gezmeye çıkarttım derken köpeği unuttuğumu 10 dakika sonra fark ettim.
devamını gör...
127.
internet kablosunu kopardım. evet yanlışlıkla yaptım. sürekli kopuyordu internet ben de modemi kapatıp açarken sürekli çekiştiriyordum kabloyu diğer odadan bağlantısı olduğu için. sonra sinirlenip bi çektim elimde kaldı.
sanırım evren bana artık bir süre internetten uzak durmam gerektiğini söylüyor olabilir.
yaptırsam mı yoksa biraz daha böyle kalsa ben de daha çok kitap okur muyum diyorum.
zaten tatil (güya) yapacağım. kalsın madem diye düşünüyorum.
her gün sabahtan akşama internette olmak sağlıklı değil.
sanırım evren bana artık bir süre internetten uzak durmam gerektiğini söylüyor olabilir.
yaptırsam mı yoksa biraz daha böyle kalsa ben de daha çok kitap okur muyum diyorum.
zaten tatil (güya) yapacağım. kalsın madem diye düşünüyorum.
her gün sabahtan akşama internette olmak sağlıklı değil.
devamını gör...
128.
benimkiler genelde basit oluyor ama geçen ps4 makinasını açmıştım tamir için içe geçen bir mekanizma olduğu için birleştirmek hayli zor neyse bir parçası elimde kaldı en son sonra çalıştırdım çalıştı ben de hiç tekrar açmadım. tabi parça elimde kalınca bir iki kere baktım nereye uyar diye ama maalesef yerini bulmak çok zordu. ben de boş verdim.
devamını gör...
129.
anadolu lisesi sınavına giriş belgemi sınıfta unutmak... bizim zamanımızda anadolu liseleri çok değerliydi arkadaşlar. yani ilkokuldan hemen sonra haftada 20 küsur saat ingilizce görüyorduk; o hazırlık senesi müthiş bir ingilizce temeli katıyordu insana.
bunu sınav günü kalkınca fark etmek. pazar günü sabahın en köründe zorla hademeye ulaşmak, onun okula gelmesini beklemek, ona okul kapılarını açtırıp sıramın altından belgeyi alabilmek. yalnız sınav için, şehir merkezine kaldırılan otobüsü tabii ki kaçırmak ve arabayla, biraz sürat yaparak son anda sınava yetişebilmek.
düz ortaokul-lise okusaydım şu anda bambaşka biri olacaktım. iyi veya kötü demiyorum ki bilemem; başka biri olacaktım.
bunu sınav günü kalkınca fark etmek. pazar günü sabahın en köründe zorla hademeye ulaşmak, onun okula gelmesini beklemek, ona okul kapılarını açtırıp sıramın altından belgeyi alabilmek. yalnız sınav için, şehir merkezine kaldırılan otobüsü tabii ki kaçırmak ve arabayla, biraz sürat yaparak son anda sınava yetişebilmek.
düz ortaokul-lise okusaydım şu anda bambaşka biri olacaktım. iyi veya kötü demiyorum ki bilemem; başka biri olacaktım.
devamını gör...
130.
ameliyathaneye hasta gönderilecek hazırlanması gerekiyor, angarya diye stajyer hemşire olan bana kitlediler. hasta dosyasını inceledim ama o kadar dalgınım ki hastanın yaşına dikkat etmedim. hasta odasına gittiğimde hastanın kendisi yoktu, hasta yatağında oğlu oturuyordu*. ameliyathaneye gidecek hastanın o olduğunu zannettim. tansiyonunu ölçtüm, bonesini verdim, önlüğü nasıl giymesi gerektiğini anlattım ama hiç ses çıkmıyor, neredeyse giyinip yatacak sedyeye. bir anda odadaki tuvaletten hasta çıktı, oğluna sorular soran beni gördü, "hasta benim" dedi. neredeyse yanlış hastayı teslim ediyordum. anlattığım her şeyi tekrar anlattığıma mı yanayım yoksa hasta bakıcılara rezil olduğuma mı?
devamını gör...
131.
okula terlikle gitmek...
devamını gör...
132.
iş yeri kartları vardır ya hani. boynumda asılı gezerdim eve gelene kadar. o kartla bolca evin kapısını açmaya çalışmışlığım vardır.
devamını gör...
133.
çantayı evde unutup birde okula getirdiğimi zannetmiştim orta okulda çantayı gün boyu açmadığım için okul çıkışında çantam kayıp diye okulu ayağa kaldırmıştım.
devamını gör...
134.
telefonla konuşurken telefonumu nereye koyduğumu aramak.
devamını gör...
135.
diş telim varken hamburgeri ısırarak yemeye çalışmıştım kötü bir deneyimdi.
devamını gör...
136.
su kaynatırken düğmeyi kapatmayı unuttuğum için halıyı yaktım. bir kere de gözüme diş macunu kaçmıştı.
devamını gör...
137.
balkon kapısını kapatıp duşa girmiştim ama unuttuğum bir şey vardı ki ev halkı balkonda oturuyordu. *
devamını gör...
138.
geçenlerde başıma geldi.
sabah otoparka indim, araba anahtarımı almadığımı fark ettim.
üşendim tekrar asansör falan.
atladım vapura...
neyse yoğun bir gün, akşam toplantıdan çıktım bindim metroya.
planım metro-izban-otobüs ile eve en az trafik ve mümkünse hiç yürümeden ulaşmak. yorgunum çünkü.
metroya bindim, halkapınar'da izban'a aktarma yaptım ve eve yakın durakta indim.
otobüs durağına geçtim, evin önünden geçen otobüse bindim.
bir süre geçti, kafamı kaldırdım deniz solumda ve biz ilerliyoruz.
ulan?! denizin sağımda kalması gerekiyordu!
dikkatlice bakınca bostanlı iskeleye doğru gittiğimi fark ettim.
neyse dedim, iskeleden eve yakın giden bir otobüs bulurum.
hop, otobüse 25 dakika var.
beklemek yerine dedim tramvayla yunuslar yapayım, oradan otobüsle geçerim bir şekilde.
kafamı yine kaldırdım, yunusları geçmişim artık karşıyaka iskeledeyim*
hayda!
neyse indim mecbur, evimin olduğu mahalleyi gördüm bir otobüsün üst ekranında.
normalde evin önünden geçen otobüs kalkıyor oradan, o da elma bu da elma diye düşündüm.
aha dedim atla arthur!
neyse bindim, kaptan hiç de benim evle alakası olmayan yollara girdi.
sordum.
tarif etti şuradan geçiyorum diye...
dedim dayı dur sen dur, ben yürüyeyim.
şöyle tarif edeyim, "normalsözlük" kelimesini mahalle olarak düşünün, ben n harfinde oturuyorum ama otobüs k harfinin kıyısından geçiyor.
eve geldim, akşam 20:30!
3 saat sürmüş bu koşturmaca*
ondan sonra asansöre üşenmemeyi öğrendim.
sabah otoparka indim, araba anahtarımı almadığımı fark ettim.
üşendim tekrar asansör falan.
atladım vapura...
neyse yoğun bir gün, akşam toplantıdan çıktım bindim metroya.
planım metro-izban-otobüs ile eve en az trafik ve mümkünse hiç yürümeden ulaşmak. yorgunum çünkü.
metroya bindim, halkapınar'da izban'a aktarma yaptım ve eve yakın durakta indim.
otobüs durağına geçtim, evin önünden geçen otobüse bindim.
bir süre geçti, kafamı kaldırdım deniz solumda ve biz ilerliyoruz.
ulan?! denizin sağımda kalması gerekiyordu!
dikkatlice bakınca bostanlı iskeleye doğru gittiğimi fark ettim.
neyse dedim, iskeleden eve yakın giden bir otobüs bulurum.
hop, otobüse 25 dakika var.
beklemek yerine dedim tramvayla yunuslar yapayım, oradan otobüsle geçerim bir şekilde.
kafamı yine kaldırdım, yunusları geçmişim artık karşıyaka iskeledeyim*
hayda!
neyse indim mecbur, evimin olduğu mahalleyi gördüm bir otobüsün üst ekranında.
normalde evin önünden geçen otobüs kalkıyor oradan, o da elma bu da elma diye düşündüm.
aha dedim atla arthur!
neyse bindim, kaptan hiç de benim evle alakası olmayan yollara girdi.
sordum.
tarif etti şuradan geçiyorum diye...
dedim dayı dur sen dur, ben yürüyeyim.
şöyle tarif edeyim, "normalsözlük" kelimesini mahalle olarak düşünün, ben n harfinde oturuyorum ama otobüs k harfinin kıyısından geçiyor.
eve geldim, akşam 20:30!
3 saat sürmüş bu koşturmaca*
ondan sonra asansöre üşenmemeyi öğrendim.
devamını gör...
139.
mermiye kafa atmistim.
-ibrahim tatlises.
evet.
-ibrahim tatlises.
evet.
devamını gör...
140.
bir sinek sağ tarafımda monitörün biraz uzağında uçmuştu. ben de mouse'un kürsörü sandım. "nereye gidiyorsun?!" diye söylenerek mouse'i sola doğru çekiyordum ki, sinek çıktığı monitöre geri dönsün.
devamını gör...