101.
guzel sanatlar fakultesi yerine resim is bolumune sinava gittim haliyle sinav yalan oldu , hevesim kacti . universiteyide 4 yil boyunca bam baska bolumde ( iletisim fakultesi ) okudum ..
edit : guzel sanatlar fakultesi baska bir semtteydi
devamını gör...
102.
elektrik direğine kafa attıktan sonra özür dilemiştim.
devamını gör...
103.
adana soğuğunu bilen bilir.*
dün, tam kaba etlerin varlık nedenini sorgulatan soğukta, üzerime montumu almayı unuttum ve dışarıda bir aydınlanma geldiğinde de dönmek için çok geçti. sonrası, kendime gelemediğim bir titreyiş serüveni.

ben daha büyüğünü anımsayana kadar en büyüğü bu.
devamını gör...
104.
telefon kulağımda, arkadaşımla konuşuyorum, bi dk telefonu bulamıyorum dedim. o da ayrı bi salak, la benimle nasıl konuşuyorsun da demedi, tamam bulunca ara dedi kapadı.
devamını gör...
105.
arada yazmayı unutmak. yazmaktan çok keyif almama rağmen yazmayı unutuyorum.
devamını gör...
106.
lisede iken ara ara mobilya işleri de yapardım. öyle bir daldım ki; parmağımın ucu gitti makina da çalışırken.
devamını gör...
107.
tarihleri karıştırıp hastaneye gitmek.
az evvel yaptım ve dünyanın en sevimli aklı karışığı olduğum için doktor dayanamayıp öğleden sonraya randevu yazdı.
gittim kapıyı tıklattım serin serin, sakin kimse de yok girdim içeri muayene oluyorum. sekreter adam ısrarla diyor ki "isminizin yarasa olduğundan emin misini bakın çıkmıyor?" * randevumun bugün olduğuna kendimi ve insanları öyle inandırmışım ki.
doktor en sonunda dediki "şu sistemi aç bakalım hanımefendinin randevusu ne zamanmış?"
yarınmış sözlük. "hayır ya bugün ayın 18'i" diyorum utanmadan. *
doktor ve sekreter güldüler epey. sonra doktor dayanamadı "muayene ettik madem öğleden sonra gel halledelim." dedi. beleşten de randevu kaptım * yarın gitseydim ileri tarihe atacaktı randevumu. harika bir dalgınlık ya.
devamını gör...
108.
kulaklığı takıp şarkıyı açmamak
devamını gör...
109.
sadece göz kalemi ve rimel sürdüğüm bir göz makyajı yapmıştım. uyumadan önce silmek istedim ve pamuğa yanlışlıkla aseton dökmüşüm, tabi bunu asetonlu pamukla gözümü silmeye çalışırken fark ettim.
devamını gör...
110.
telefonumu üst üste üç gün bir yerlerde unuttum geri dönüp almak bir saat sonra aklıma geldi.
birde bunun anahtarlı durumuda var. akıllanmam uzun sürüyor.
devamını gör...
111.
aynı gün içinde 2 kez anahtarı içeride unutup evden çıkmak.
devamını gör...
112.
alış veriş sonrası, şampuanı buzdolabına, sütü banyoya koymuştum.
allahtan elimde süt ile banyoya giderken, kapısında elimdeki süte baktım süt bana baktıd a uyandım.
devamını gör...
113.
telefonum çalıyor diye elimde kurcaladığım telefonu yarım saat aradım bu sabah.
devamını gör...
114.
kahveyi kupa yerine salatanın içine dökmek.
devamını gör...
115.
kameralı telefonların olmadığı fi tarihinde son model sony kamera almıştık. tatile çıkmadan şarja taktım ve evde unuttum. boğaz köprüsünü geçtikten sonra fark edip tekrar eve dönüp aldık.
devamını gör...
116.
evlenen arkadaşlara tebrik ederim diyecektim, başarılar diledim..
devamını gör...
117.
öğrencilerimin annesine kanka diyorum olur olmadık zamanlarda
devamını gör...
118.
geçen aldım elektro gitarı elime, amfiye bağladım. amfi üzerinden distortion açıyorum, drive açıyorum vesaire hiçbir efekt yok. resmen açabileceğim en ağır efektleri açtım sorunu çözmek için ama asla değişim yok. gain açıyorum gelmiyor, tone ile oynuyorum tizleştiriyorum gelmiyor efekt, çok zayıf kalıyor yani neredeyse yok gibi.
meğerse önceki gün daw üzerinden çalışırken farklı bir ton elde etmek için gitar üzerinden ton potunu sıfıra almışım ve bütün efektleri yutmuş.. amfim gitti allah kahretsin diye söylenirken ben gerizekalıymışım.
devamını gör...
119.
sürekli ocağa bi şeyler koyduğumu unutuyorum. kaynaya kaynaya içinde su kalmamış çaydanlıklar, taşan kahveler... bak yine fenalık geldi.
devamını gör...
120.
mutfağa girdim.
ketılın düğmesine bastım. başında beklemek gibi bi huyum var. kaynayana kadar oradayım.
dışarı bakasın geldi akşam üstü saatleri.
baktım.
"oha aya bak ne kadar büyük" diye dev tepkiler verdim ve h a y r e t l e cama doğru yürüdüm.
o bikaç adımlık mesafede aklımdan şu geçiyordu; "ah işte dünyanın sonu geldi bu kadar büyük ay mı olur?"

"aman efendim kıyamet kopacak ben hala kahve çay derdindeyim yazık ettim kendime."

"bi koca bile bulamadın oğlm gencecik yaşında hadi şindi bakayım ölüp gitme keyfi..."

"kariyerimde acaba iyi bir noktada mıydım öleceğiz gideceğiz belki bu bir meteordur." ahan da filmler noldu gerçek oldu.

"böyle büyük bir ay nasıl olabilir yuh artık yetti be mahvettik dünyayı yazık yazık dizlerimi dövem bi sn."

cama yansıyan sadece mutfak lambasıydı.
lambaları yeni değiştirttiğim için kendisine alışsam da camdaki yansımasına alışamamıştım ve akşam üstünün o bulanık rengiyle yansıma birleşince yüksek aklım, eşsiz deham bunun bir dünya-sonu olduğuna inanmıştı.

beni gerçekten sevin.
çok ihtiyacım var.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların yaptığı en büyük dalgınlık" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim