en utandığım anımı buraya yazacak kadar sıkıntılı değilim henüz.
devamını gör...
utanma gibi bir huyum olmadığı için bilemiyorum.
devamını gör...
5.sınıftayken bütün yazılılarda kopya çekerek 1. dönem teşekkür belgesi almıştım ve okul hayatım boyunca başka hiçbir taktir yada teşekkür almadım pişmanda değilim en azından bir teşekkürümüz var neyse 2. dönem başladı benim hedefim artık takdir almak ve ilk sınavda yakalandım ve önümdeki çocuğun ispiyonlamasıyla ismi adem idi dombili bebe yazılıdayken öğretmeni yanına çağırdı bir şeyler söyledi sonra öğretmen geldi sıranın altını boşalt dedi ben afalladım ve benim kopya kağıtlarımı çıkardı aldı ve gitti ama ben kıpkırmızı oldum yazılı bitti yerimden bile kalkamadım kimsenin yüzüne bakamıyordum.
devamını gör...
imla hatası yapınca çok utanırlar.

ben yazar olmadığım halde çok utanıyorum imla hatası yapınca, gerisini siz düşünün.
devamını gör...
dopdolu bir otobüste ayakta duruyordum ani fren sonucu bir adamın kucağına düştüm adam dondu tabi ama o kadar utanç vericiydi ki gördüğüm ilk durakta indim.
devamını gör...
onunla ilk görüntülü konuştuğumda . çok tatlıydı , bayılıyorum ona pek yakında buluşucaz onu görünce ne yaparım bilmiyorum ama bi gülüşü var ben sizlere ömür ...
devamını gör...
bir kaç sene önce bir arkadaş 18. yaşına girdiğinde başkasına atmam gereken mesajı yanlışlıkla o 18. yaşa giren kişiye atmıştım mesaj da şöyleydi ''ulan bu i*** ye bak. biz daha 17 ye girdik sayılmaz bu 18 olmuş.
devamını gör...
her şeyi unuttuğum için bunu da hatırlamıyorum, belki de hiç o kadar utanılacak bir durumla karşılaşmadım.
devamını gör...
lisede hocam herkesin içerisinde embesil demişti bana*, çok utanmıştım o zaman. o günden beri nefret ederim edebiyat dersinden, babamın da edebiyat öğretmeni olması cabası, iyice soğumuştum bu dersten.
devamını gör...
üniversitede gestalt kuramını işlerken hoca bir anda sinirlenip "ulan 2. sınıfa gelmiş gestalt'ı hala adam sanan var" diye celallendi. arkadaşıma dönüp bir anda "oha kadın mıymış?" dedim hoca ters ters baktı o an bizim sınıfa dair bütün ümitleri son buldu, fark ettim. bir dakika gözlerini kapatıp transa geçti. gestalt bir kişi değilmiş kuramın adıymış orda öğrendim beynime kazınan bir bilgi oldu tabi. dilimi tutamadığım için hocanın beni tüm sınıflarına anlatacağı ve herkesin "ehehehe salak" diyeceği bir anı oldum işte.
devamını gör...
dükkandayım, elimde bozuk bi kilit var onu tamir etmeye çalışıyorum. o sırada içeriye bi müşteri girip "kolay gelsin, anahtar yaptıracaktım" diyor. müşteri kadın bu arada. ben de elimdeki işi bırakmadan "hemen bakıyorum" diyorum. 5 saniye falan sonra elimdeki kilidi bırakıp müşteriye dönüyorum, kadın o kadar güzeldi ki 2 saniyelik awkward bi sessizlikten sonra yaşadığım şokun etkisiyle şu tepkiyi veriyorum: uyy
evet kadına bildiğiniz uyy dedim arkadaşlar, hem de normal bir uyy değildi bu, bir karadenizli ağzıyla söylenmiş uyy düşünün.
kadın şaşırdı, ben şaşırdım, kıpkırmızı oldum böyle. ne diyeceğimi bilemedim, yer yarılsa da içine girsem diyecek kadar utandığım tek anım budur. özür diledim, bişeyler saçmaladım, istemsizce oldu dediğimi hatırlıyorum, şu satırları yazarken bile kıpkırmızı oldum. allah'tan kadın geyik biriydi de gülüp, şaka falan yaptı.
devamını gör...
‘en utanç verici’ miydi bilmiyorum ama gerçekten utanmakla gülmek arasında bir yerlerde sıkışıp kaldığımı hissettim ve daha yeni oldu bu olay dün yani. eve yeni sinema sistemi aldım, 1 hafta annemlerde kalacağım için annemlerin adresini verdim. baya da merak ettiğim bir ürün, bugün gelir diye bekliyorum fakat takip ettiğimde ‘şubede bekliyor’ yazısı çıktı. neyse aradım kargo şubesini ‘bugün gelmeyebilir pazartesi gelir’ ee o zaman gidip kendim alayım dedim, atladım arabaya kargoya doğru gidiyorum, yakın olduğu için yanıma tabi telefon, cüzdan falan almadım, kargo annemin adına geleceği için belki sorarlar diye kimlik numarasını ezberledim. kargoyu aldım, kargo görevlisi kimlik numarası sordu, ben annemin kimlik numarası ile kendi kimlik numaramı karıştırıp söylemişim hava sıcak, beklediğim de bir kargo olunca kafa gitti tabi. ya dedim ben karıştırdım, unuttum sanırım, o ara gerçekten kendi kimlik numaram aklıma gelmedi, 15-20 saniye gülme, utanma arasında kalıp en son söyledim. tabi o kalabalıkta 15-20 yıl gibi geldi o süre. gerçekten hem gülüp hem utandım, baya zor anlardı.
devamını gör...
ilkokul 2. sınıftayım. yıl 1988. okul bahçesinde öğretmen gözetiminde mendil kapmaca oynuyoruz. erkek takımı vs kız takımı. kızlar bizden iyi oynuyor. kızlara yenilmek ne demek be! erkek adam kızlara yenilir mi? öyle gaza geliyorum ki anlatamam. benim adım söyleniyor ve o şanssız kızın adı. nevin! ikimiz birden depara başlıyoruz. maşallah ben de küheylan gibi koşuyorum. boyum kısa ama kelter gibi kafam var o zamanlar. mendile öyle odaklanmışım ki son anda nevin'in masum yüzünü görüyorum. kendi yüzümü korumak için kafamı eğip nevin'e öyle bir kafa atıyorum ki anlatamam. nevin yere cansız düşüyor. hemen başına herkes toplanıyor. ben elimde mendil öylece yerde cansız yatan kıza bakıyorum. elmacık kemiğinin ve kaşının üstünde kızarıklık peyda oluyor. okul bahçesinde allahtan sağlık ocağı var. zavallı kızı apar topar sağlık ocağına gönderiyorlar. bütün gözler üzerimde cık cıklar, ayıplamalar gırla.

bir buçuk gün sonra nevin geliyor ama terminatör gibi, suratının yarısı allı morlu. gözler tekrar bana dönüyor. ağlıyorum. erkek adam ağlıyor. anneme babama okulu bırakmak istediğimi söylüyorum.

nitekim de okulumu değiştiriyorum. ama gittiğim okulda da nevin'e yaptıklarım vicdanımı rahat bırakmıyor. bir daha hiç oyun oynamıyorum.
devamını gör...
başkasına onun dedikodusunu yapacakken müdürün kendisine com dan' ibo varya yine ne yapti biliyor musun' diye yazmam. müdürüm adı ibrahimdi.
devamını gör...
stajyerlik yaptığım okulda liseli zannedilip koridorda yürüdüğüm için azar yemiştim. kızıııım geç sınıfına diye bağırmıştı hoca ya. unutamıyorum hâlâ.
devamını gör...
pazarda domates yere düşünce alıp tezgaha koymak isterken bu sefer diğer taraftan yere düşmüştü satıcı da bana baktı ne salaksın der gibi anlık bir utançla teşekkür ederim demiştim hay aksi falan demek yerine djdnncnncnd
devamını gör...
lise 1. sanırım 16-17 yıl önce.
hoşlandığım kız mahallenin ve okulun belalı kızlarındandı. hem çok güzel lakin sıkıntıli bir kızdı. eve dönerken birlikte giderdik derken ben bir gece evine gittim mahalleden arkadaşlar ile gece gece bağırıyorum beyza! beyza! diye . beyza aşağı indi ne olduğunu hatırlamadığım bir şey sordum derken, bana sorduğum sorunun cevabını verdi içten içe öfkeden delirse de göstermeden eve gitti.
öteki gün beyza sınıfa geldi, ağzıma s*cti. öfkeden delirmiş vaziyette bana demedigini bırakmadı. herkes bana bakıyor beyza deliriyor küfrediyor. çıkışta beni bıçaklayacak falan diye bekledim. neyse gönlünü aldım. ama onu sevdiğimi söylesem de tam bu iki olay arasında eski erkek arkadaşını çok ciddi şekilde dövmüştüm ondan dolayı beni kabul etmedi. hem önceki yaptığım hareketten bir de erkek arkadaşını acınacak hale getirmem kız da hakkımda negatif etki bıraktı.
redddedildim! halbuki epey yakışıklı adamdim lan masmavi gözler sarı saçlar uzun boy!
devamını gör...
lisedeyken kısıtlı harçlığımla abur cubur alışverişine çıkmıştım. bir süre sonra çok şey aldığımı farkedip param yetmez diye reyonlara bakıyormuş gibi yapıp fiyat hesaplıyordum kafamda. insanlar bana garip garip bakıyordu üstümde başımda mı bir şey var acaba diye düşünürken bir de baktım ki kondom reyonunun önünde yapıyomuşum bu işlemi. kasada rezil olmayayım derken reyonda rezil olmuştum. şimdi olsa asla utanmam ama o zaman yerin dibine girmiştim.
devamını gör...
lise stajı ve ilk staj alanım yoğunbakım tabii ben bilmiyorum hiç birşey . hiç sahaya çıkmamışım hep dizi filmr gördüğüm kadar hastanın yaşamının cıhaza bağlı olduğunu düşğnüyorum neyse genel takip alırken bir hastanın monütöründen sesler gelince koşarak hemişerelerin yanına gidip hata öldü ama yaşıyor demiştim b,bütün bir yoğun bakım ekibi koşarak hastanın yanına gelmişti ve bana bakarak probu taktılar .
teşekkür ederim hayatıma
devamını gör...
100.
elbette en utanç verici anımı anlatmayacağım zira kendisi yurtdışındaki bir bankanın kiralık kasasında ben ölene dek güven içinde saklanacaktır.

o kadar lezzetli olmasa da yine çipetpet olan biraz daha az utandırıcı anım ise ilkokul yıllarıma ait. ilkokuldayken sınıfın en ufak tefek çocuğu olmamdan mütevellit öğretmen masasının dibindeki en ön sıranın demirbaşı idim. aynı zamanda dışarıdan oldukça uslu sanılan ve akıllı da bir çocuk olduğumdan öğretmenimiz sınıfın en haşarısı olan oğlunu nedense benim dengeleyebileceğimi düşünmüş olmalı ki büyük itirazlarımı kulak arkası ederek yanıma oturtmuştu. tabii yan yana oturmaya başladıktan bir süre sonra kendisinden hoşlanmaya başlamıştım çünkü some serseri boy problems ben daha okuma yazma bile öğrenmeden alnıma yazılmıştı. ama bu utanç verici anılar sevgili sıra arkadaşım emrah ile değil, müstakbel kayınpederim sınıf öğretmenimiz ile alakalı.

elbette öğretmenimi çok seviyor onun da beni sadece öğrencisi olarak değil gelecekteki kızı olarak da görmesini istiyordum*. yaklaşan öğretmenler günü ise bunun için bir fırsat olabilirdi; alacağım hediye ile kalbine giden yolu kazanabilirim diye düşündüm. ancak başımda beni kendi ayakları üzerinde durabilen bir birey olarak yetiştirme konusunda takıntılı ponçik annemin kendime güvenebilmem adına verdiği sorumluluklar bazen biraz gereksiz sonuçlara yol açabiliyordu, ki bu hediye de bunlardan sadece birisidir.
öğretmenler günü gelip çattığında annem bana şimdinin yüz lirası gibi bir para vererek öğretmenim için kendi istediğim hediyeyi seçmem, satın almam, paket yaptırmam ve öğretmenime vermem için beni okul saatinden bir iki saat önce hazırlayıp uğurladı. elbette sadece sekiz yaşında olmam dışında bunda bir sıkıntı yok.
dükkanları gezerken beğendiğim hiçbir şey bulamıyor ve okul saati yaklaştıkça paniklemeye başlıyordum. en sonunda öğretmenimi gözümün önüne getirerek nelerden hoşlanabileceğini hayal etmeye çalıştım ve gözümün önüne bulduğu her boşlukta sigarasına sarılması geldi.
allahım bunu neden daha önce düşünememiştim ki! uygun hediyeyi bulmanın mutluluğu ile bir tekel bayii’ye girip satılan en ucuz sigarayı alıp paket yaptırdım. hayır o zamanlar gerçekten tüm yetişkinlerde çocuklara karşı aşırı bir güven varmış herhalde ki durumla ilgili hiçbir sorgulama yapmadan satışı gerçekleştirdi. hoplaya zıplaya okula koşup büyük bir heyecanla öğretmenimin verdiğim hediyeyi açtığındaki yüz ifadesini görünce bir şeylerin ters olduğunu anlamıştım ama ne olduğunu idrak edememiştim. akşam eve gittiğimde para üzerini anneme verdiğimde elbette bu kadar fazla olmasına şaşırarak ne aldığımı sordular ve anlattığımda sadece uzunca bir süre babamla aralarında gülmekle yetindiler. sigaranın markasını öğrendiğinde babam biraz daha güldü.

ertesi sene elbette biraz daha büyümüş ve olgunlaşmıştım. neredeyse dokuz yaşıma gelmiştim! akşamları ailemin izlediği haberlerde uğur mumcu’nun öldürüldüğünü duymuş ve bunun üzerine kendi aralarında gerçekleşen konuşmalara kulak misafiri olmuştum. her gün okula giderken önünden geçtiğim dükkanın vitrininde ise uğur mumcu’nun fotoğrafı ile iki kıtalık şiirin basılı olduğu bir seramik vardı. şiiri her geçerken okur ve tam anlayamasam da içimi bir hüzün kaplardı. evet bu sefer hediyemi haftalar öncesinden belirlemiştim bile. artık peter pan okumak yerine siyasetle ilgileniyor ve sigaradan daha kalıcı bir şey alarak öğretmenimin dikkatini çekmek istiyordum. öğretmenler günü geldiğinde büyük bir heyecanla hediyemi paketlettirip öğretmenime verdiğinde ne kadar beğeneceğinden başka bir şey düşünemiyordum. ama müstakbel kayınpederimin paketi açması ile hediyeyi kimse görmesin diye bir yerlere tıkıştırması bir oldu. akşam eve gittiğimde aldığım hediyeyi anlattım ve bizimkilere yine oldukça eğlenceli bir akşam yaşattım… sanıyorum o dönem için siyasi konjonktüre pek uygun bir hediye değilmiş.

neyse öğretmenim sonunda emrah'ı öğretmenler gününde güzel süveterler getiren nazlı'nın yanına yerleştirdi.

okuldan çıkınca çubuk krakerden bir efkar sigarası yakıp içimden vurulduk ey halkım şiirini okuya okuya eve döndüm.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların yaşadığı en utanç verici anı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim