261.
ne olduğunu nasıl olduğunu neler yaptığını felan bilmek istemiyor insan kendine hakim olamıyor ki başkasından onane
devamını gör...
262.
benim bu. yaş oldu artık 37. bu yaşıma kadar o kadar çok insanla tanıştım ki,insanlardan soğudum. insanlar kötü varlıklardır. siz seversiniz ,yüzünüze güler arkanızdan konuşur,aldatır,dolandırır,sizi satar vs. tüm bunları tekrar tekrar yaşamaya gerek yok.
devamını gör...
263.
eskiden korkardı insan yeni biriyle tanışmadan önce.
"beni sever mi? anlar mı? eğlenceli mi? agresif mi?" gibi sorulara yanıt bulmak eğer ortak bir mecrada bulunmuyorsanız mümkün değildi. emin olunamazdı nasıl biri olduğundan, belki de bu yüzden yeni biriyle tanışmak daha heyecan verici gelirdi.
şimdi ise buna lüzum yok. merak edilen kişinin sosyal medyada hesabına bakıp karakteri hakkında iyi kötü bir izlenim sahibi olabilmek mümkün. ve herkesin silikon vadisinde bir verisi var, 68 yaşında ki münevver teyzenin bile. hal böyle olunca tanımanın "teması" değişti. yıllarca beraber olduğu insanı bile tanıyamadığını düşünen insanların, katalog olarak interneti kullanıp birileri hakkında fikir sahibi olmakla yetinmesi! doğal olarak tembelleştirdi bizleri. tanışmak yüzyüze yapılamaya gerek kalmayacak kadar basitleşince buna üşenir olmak normalleşti haliyle.
devamını gör...
264.
pek çok sebepten epeyce yorgun ve tükenmiş hisseden günümüz insanı için son derece anlaşılır olan durumdur. hayat güzellikler sayesinde yaşamaya değer bir şeydir şüphesiz fakat güzel olan bir şey de bir şekilde yük olabilir omuzlarınızda. sevmek mesela şahane bir şeydir ama kocaman bir ağırlıktır da. bu bakımdan yeni insanlarla tanışmak, en güzel tarafıyla dahi kişiyi yoran bir şeydir ve enerji ister. dolayısıyla son derece normal bir üşengeçliktir. olumsuz yönlerini hiç saymıyorum bile. ama yine de her şeye rağmen, tüm yorgunluklara rağmen kişi yaşamaya, gerçekten yaşamaya çalışmalıdır. bu yaşamanın içini herkes istediği yükle doldurabilir. kimi insanla, kimi sanatla, kimi eşyayla filan
devamını gör...
265.
güvenemiyorum artık sırtımdan vuran vurana
devamını gör...
266.
kesinlikle benim bu. çok zor geliyor artık bana.
devamını gör...
267.
belli bir yaştan sonra kaçınılmaz gerçektir
devamını gör...
268.
kim uğraşıcak yeni insan demek yeni sorun demek yeni dertler yeni kederler yeni uğraşlar demek eskidenmiş o güzellikler.
devamını gör...
269.
şimdi kim uğraşacak kendini tanıt falan çok uzun iş. introyu atla kısmı yok mu?
devamını gör...
270.
tüketmek giderek yaygın bir yaşam biçimi oldu. ünlülerle bile konuşulabilir erişilebilirken sıradan olumlulerle uğraşmak emek harcamak o kadar zor ki
devamını gör...
271.
olduğu gibi tanıyabiliyorsan ve olduğun gibi tanıyabiliyorsa güzeldir.
devamını gör...
272.
eskiler arıyor açmak gelmiyor içimden, yeni insanı ne yapayım.
devamını gör...
273.
yeni bir kediyle bile tanışmak zor geliyor.
devamını gör...
274.
alt benlik cayır cayır aradığınız kişiye ulaşamıyor diyor. ahh bi ulaşsak.

üşenme eylemi faso fiso. teoman kitabı gibi ne çok anlatıyorsun müziğini yapsana birader derler adama.

düşük sosyal beceriye sahip gururlu ama kibrinden öleceklerin arkasına sığındığı bir kalıp bu, kabak tadı verdi artık. bakıyorsun herkes üşeniyor. isteseler gülücükleriyle ordu kurarlardı ama kimseler dengi değil bunların. kimsecikleri o derme çatma dünyalarına almıyorlar. internet böyle bir kitle yarattı. sokakta ben süperim diyemeyen herkes anonim hesaplardan olmak istedikleri karaktere bürünüyor. olmuyor.

idealize ettiği arkadaş ortamı çok farklı hayal dünyasında.

neyse devam edicem bu yazıya, yola çıkmam lazım. dursun şimdilik.
devamını gör...
275.
bengi dönüş başlığına tekrar girdiğimde kendi içimde de sürekli yaşadığımı hissettiğim kavram. o başlığa yazmak için girdim, ama yazmışım.
biriyle tanışmanın heyecanı, biriyle tanışmaya üşenmek. hatta yeni bir hobiye başlamanın heyecanı ve buna üşenmek. ileride pişmanlık duyma ihtimalini düşünmek, düşünmeye de üşenmek.
işin korkunç tarafı ya tüm bunlar bengi dönüş içindeyse. bengi dönüş ya gerçekse, ve her üşenmede, her anlaşmazlıkta tüm bu olan her şey yeniden ve yeniden olmak zorundaysa.

içgüdüler farklı mesela. bir kedi yavrusunu bir odanın içinde annesini görmeden de büyütseniz, çiftleşip yavrulayacağı zaman biliyor ne yapması gerektiğini.

ama biz, bilinçdışını unutuyoruz. sanki veri orada ama orada olduğunu bilmiyoruz. sanki orada olduğunu bilmediğimizi bile bilmiyoruz.
açıklanamayan, tuhaf hisler oluşuyor bazen biriyle tanışınca. bahsettiğim romantizmle ilgili değil ya da sadece romantizm değil. hani bir iletişim kurunca mesela, bunun çok zamandır beklenen bir şey olduğunu düşünüp özel anlamlar yüklüyorum. diyorum ki bu kez bu iletişim olmalı. elbette her iletişim değerlidir, ama bu kez bu anlaşmazlık bitmeli. bazen dedim ama itiraf ediyorum, bunu sadece bir kez yaşadım. sanki yanlış bir kodun düzelmesi için buradaymışım gibi, o kodu düzeltmem lazımmış gibi hissettim. hatta tüm yaşadıklarımın toplamı beni bu ruhu tanımak için hazırlamış gibi. yani hayaller, hayaller. ama sonrasında hemen idrak etmem gereken sadece hayal gücümün geniş olduğu oluyor. çünkü acı çekmeyi sevmiyorum. süslemeyi, şiirselleştirmeyi, canım yanacağı zaman gitmeyi seviyorum. ama sonra yine korkuyorum. yine aynı hisler. toz olup başka bir yere savrulmaktan korkuyorum. çok güzel bir şeyi kaçırmaktan korkuyorum. değişik bir duygu. ama seviyorum da böyle duyguları. dolu şeyler. yaşadığını hissettiren gel gitler.

bazen olur. sanki senin yaşam sürende bir daha göremeyeceğin bir gökyüzü olayı gibi. bir ruhla tanışmak bu aslında. oradan hareketle de enerjiyle tanışmak diyebilirim. o enerjiye bir nebula fotoğrafı gibi bakmak istersin. hayata doymak istercesine bakmak istersin. orada bazen ölümlü olmak, kendini kandırmış olma ihtimalin, gerçeklerin, kuralların ve her şey hükümsüz kalır. sadece döngüye katılırsın. ama işte bazen kendimi çok kötü kandırıyorum. bunu biliyorum.

tüm her şeyin, tesadüflerin ve ihtimallerin sonsuz olduğu bir gerçeklikteyiz ve oturduğumuz yerde hissedemesek de büyük bir hızla evrenin içinde savruluyoruz. ne garip.

iş bu tanım aşağıdaki şarkının etkisinde yazılmıştır.
buradan
devamını gör...
276.
biraz önce son istasyon radyo yayını'nda da yazdığım gibi; üşenmek değildir o, tanışmak isteyeceğin enerjide birisi çıkmamıstır bir süredir. bu süre uzadıysa, psikolojik olarak insan böyle düşünüyor olabilir. çıksa, o heyecan tüm hücrelerini sarar.
devamını gör...
277.
korkak insanların bahanesidir. geçmişte yaşamış olduğu kötü deneyimler yüzünden sığınılmış bir gerekçe.
bırakın aksın zaman, gönlü gül olanın yaşayacakları da gül olur.
devamını gör...
278.
canım hiç öpmiğim ya? altı üstü ben buyum sen kimsin? ben de buyum memnun oldum gibi basit bir şey tanışmak. tanışmaya üşenir ama nefret etmeye gelince kim olduğuna bile bakmaz insan. pes doğrusu.
devamını gör...
279.
alışkanlık yaptı artık kimseyle tanışamıyorum.
devamını gör...
280.
üşenmekten çok insanı kendi rutini dışına çıkmak korkutur.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yeni bir insanla tanışmaya üşenmek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim