zaman bu saatte bir kedi videosudur.
devamını gör...
gerçek olmasa algılayabilir miydin?*

zaman gerçek değilse neden hepimiz 7 yaşında kalmadık?*

zaman bütün algıları yıkan bir gerçekliktir...
devamını gör...
hareket ile ölçülebilen, soyut bir kavramdır. her şeyin ışıktan daha hızlı hareket ettiği yada durağan olduğu yerlerde algılanması imkansıza yakın olan bir olgudur. görelilik göz önünde bulundurulduğunda bir algı diyebileceğimiz zaman, maddenin ve hareketin olduğu yerde bir algıdan daha fazla nitelik hatta nicelik sahibidir. kısacası zaman bir algıdır ama algıdan fazlasıdır.
edit; evrenin holografik bir algı olduğuna inandığımdan şunu rahatlıkla diyebilirim ki zaman, madde kadar gerçek, ve evrenin tamamı gibi sadece bir algıdır.
devamını gör...
zaman, biz insanlar için algılayabılecegımız kadarını tanımlarla sınırlandırdıgımız gerçekliktir. algımızın dışındaki kısmı ölçemediğimiz için zaman tanımlarına sayamamamız, zamanın tek gerçek ölçü olduğunu değiştirmiyor.
devamını gör...
ben yaşar geçerim algısına gerçeğine bakmam! neden mi? çünkküüüüüüü *
devamını gör...
olması muhtemel tüm zamanların en doğru anındayız, zamanını boşa harcama.
devamını gör...
uzay-zaman düzlemine göre gerçek olan şeydir.
zamanın diğer boyutlardan farkı tek bir yöne doğru ilerlemesidir.
bu yüzden geleceği değil geçmişi hatırlarız.
çünkü geçmişten geleceğe doğru bir akış vardır.
devamını gör...
kırabiliyorsan gerçektir.*
devamını gör...
cehaletinizi biraz toplayın da anlatayim; zaman sayi tabanına göre belirlenmiş bir varsayım değildir. saat derseniz kabul ederim. mesela mısır uygarlığının halt etmesi. matematik bilenler bilir 60 lik sayı tabanı diye bir durumları var o yüzden 1 saat 60 dk 1 dk 60 sn şeklinde sıralanır. aynı şey acılar için de geçerlidir. bu nedenle yaşınız yıllar günler saatler vs uydurmadir. ama zaman vardır. eğilir bükülür bir şey olmadığı için süre olarak kabullenebilir hale getirilmisizdir. haydi hayırlı tıraşlar.
devamını gör...
pencere ve saatin olmadığı bir odada kalarak üzerine fikir yürütülebilecek kıyas.

zamanı algılamamızı sağlayan araçlar ve kavramlar ortadan kalkarsa kalan gerçeklik nasıl ve neyle ölçülür?


bu soruyu bir müebbet cezalıya sormayı çok isterdim. eminim ki bir fizikçiden daha sert cevaplar verir.
devamını gör...
zaman bir algıdır diyenler, zaman bir algıysa yıllar seni nasıl yaşlanırabiliyor?
gerçek olmasa bu mümkün mü?

bence değil.
devamını gör...
zaman zehirli bir salgıdır; öldürür. gerçeğe mercektir; görürsün.
devamını gör...
konuyla alakam yok ama ışık varsa zaman var gibi geliyor.uydurdum.
devamını gör...
totomla güldüğüm sorunsal.
gerçek nedir sorusunu önce cevaplayın sonra böyle sorunsallar yaratın kendinize derim.
devamını gör...
zaman algısaldır, real değil. ekvator çizgisini düşündüğümüzde elbette çok net bir şeyi belirtir ama gel gör ki dünyanın ortasından bir çizgi geçmez. zaman sadece bir oluşumun insan beyni açısından kavranabilmesi için gerekli olan algı prensibidir. nasıl ki dünyanın ortasından bahsetmek için ekvatora başvuruyoruz (çünkü her seferinde onu tanımlayacak ,algıyı yöneltecek uzun cümleler kurmak yorucu olurdu) zamana da o denli ihtiyacımız var . örnek vermek gerekirse "birisinin 1 saat önce sizi sorduğunu" farklı örneklerle anlatabilirsiniz (güneşin şuradan şuraya geldiği süre boyunca, bir ırmaktaki akıntının bir yerden bir yere ulaştığı süre boyunca vs) ama belirttiğimiz gibi bu örnekler hem tam nokta atışı açıklayıcı olmazdı hem de bu örneklerle geçen süreyi kavramak çok zor olurdu. zamanın algısal veya real olup olmamasının diğer önemli yanı ise bugünlerde ışık hızının geçilince zamanında önüne geçilebileceğini düşüncesidir. ki buda yanlıştır. evet 300b kmyi geçmiş bir hız sizin zaman algınızın çok önündedir en basit örnekle arkadaşınızın herhangi bir icatla 10 snde veya 1 sn amerika'dan geldiğini düşünün evet insan beyni için kavraması çok güç bir zaman aralığı ama yinede ortada geçen bir zaman var zira o amerikadan 1 sn de gelince nasıl aynı anda zamandan bağımsız olabilir ki (bir saniyede kaç hücre, kaç alp vs üremiştir kimse o adam amerikadan gelince bunların durduğunu düşünebilir mi? veyahut o kişinin zamanı durdurup onlara müdahale edebileceğini?) zaman kavramının ,özellikle uzay alanında hayal edilen hedeflerin tam doğru gerçekleşebilmesi adına üzerinde etraflıca düşünülmesi ve hem bilim hem felsefe araçları kullanılarak tanımlanması gerektiğini düşünüyorum.
devamını gör...
bence yaşarken algı, ölünce gerçekliktir.
devamını gör...
4 yılın değerini anlamak için şu anda ayrı olan lise aşıklarına sorun.
1 yılın değerini anlamak için final sınavını geçemeyen bir ögrenciye sorun.
9 ayın değerini anlamak için yeni doğum yapmış bir anneye sorun.
1 ayın değerini anlamak için dünyaya prematüre bebek getiren bir anneye sorun.
1 haftanın değerini anlamak için haftalık gazetenin editörüne sorun.
1 saatin değerini anlamak için buluşmak için birbirini bekleyen aşıklara sorun.
1 dakikanın değerini anlamak için uçak, tren veya otobüsü kaçıran birine sorun.
1 saniyenin değerini anlamak için kaza geçirmiş bir insana sorun.
1 milisaniyenin değerini anlamak için olimpiyatlarda gümüş madalya almış birine sorun...”
demek ki neymiş?
zaman hiç kimseyi beklemez.
sahip olduğumuz her an, bizim en büyük hazinemizdir.

(böyle yazılar prim yapıyor)
devamını gör...
keşke algı olsaydı ama maalesef dibine kadar gerçektir.
iki durum ve iki olay arasında geçen olumsal boşluk daima vardır ve adı zamandır.
devamını gör...
aristoteles'e göre algılanabilen bir gerçekliktir.
aristo sorunsalı kabaca şöyle değerlendirir:
birbirlerinden ilham alan fizik ve matematik ele alındığında zamanı bir doğru parçası olarak görmek zorunda kalırız ve bu da bizim, zamana fiziksel bir açıklama yapmaya çalışırken matematiksel bir takım yargılara ulaşmamıza sebep olur. anlardan oluşan zamana matematik değerler atfettiğimizde, rakamlardan oluşan sayılabilir evren ne kadar sembolikleşiyorsa, zaman da o kadar sembolik bir hale gelir.

ancak biz biliyoruz ki, matematik icad edilmeden önce de, zihnimiz dolayısı ile de algımız aynı işlevi doğanın bir parçası olarak görüyordu (kendi yordamınca). evreni tam olarak keşfedemedik ama matematik ve fizikten şüphe duymuyoruz. elimiz alıştı ve iş görüyor. evrene hükmümüz nasıl geçmiyorsa zamana da hükmümüz geçmiyor. evren gerçek ise zaman da gerçektir.
atom görülemiyordu. gördük. parçalanamıyordu. parçaladık. dünya düzdü ve fezaya gidilemiyordu. gittik. bunların hepsi için, aslında gerçek değil deniliyordu, gerçek olduklarını artık gözlerimizle görüyoruz.
zamanın ne ve nasıl olduğunu anladığımız günler geldiğinde, yine, şaşıra şaşıra gerçeği göreceğiz.

olan bir şey var ise o da gerçektir. gerçeklik, gerçeğin homojenitesi gibi bir şeydir. hani şu terminatör filmindeki, sıvı hidrojen midir, nitrojen midir nedir, işte, bir makine var ya, varlık bize karşı öyledir. karşısına geçip anlamaya çalıştığımız sürece tabi..
devamını gör...
levinas, "tanrı, ölüm ve zaman" kitabında aristotelesçi ölçülebilir hareket olan zaman tanımlamasına alternatif olarak (galiba bergson'dan uyarlama emin değilim) süre kelimesi üzerinde duruyor. akma ve akış fikirlerinden farklı yorumluyor süreyi. "zaman içinde akan şey" ile zamanın kendisi arasındaki farka değiniyor.

"hiçliği var eden şey" vardı ya hani işte süre'yi varlık-hiçlik çiftini aşmak için kullanıyor. zamanın sabrı ölümdür derken yaptığı pasiflik vurgusu varolanların zamanının (haliyle deneyimsel ya da algısal) kökeninde aslında "meçhulün içinde sonsuz yolculuk" olduğuna işaret etmek için yapılmış gibi.

"şey" işte bu meçhul. bildiğimiz daha doğrusu bilemediğimiz tek bir meçhul var o da ölüm. levinas, ölüm'ü ne bir son ile ne de hiçlik ile özdeşleştirmek istiyor. deneyimleyemediğimiz bir şey olan ölüm anladığım kadarıyla "zamanın meydana gelebilmesi için gereken cevapsız soru". muamma.

işte zamanı süre olarak algılamak (dünyadayız yani) ancak ve ancak meçhulün karşısında gösterdiğimiz sabır ile mümkün. süre, yönelimsel (bir şey hakkındalık) olmayan ama yine de statik olmayan "şey.

zaten bütünsellik vurgusu ön planda olduğu için süre'nin bir şey hakkında olmaması ama yine de "her şey"e zamanla yakınlaşması levinas'ın tanrı ve ben arasında kurduğu ilişkiyi özetliyor.

özetle, bir tür meditasyon hali ile ruhani yolculuk süre kavramıyla karşılanıyor. levinas, ölümün hala bize uzak olduğu varoluşumuzda "tanrı-önünde-olmak" tanrı'nın huzurunda olmak gibi kavramları çokça kullanıyor. "her şey" ve sonsuzluk olan tanrı'ya kavuştuğumuzda zaman denilen kaygıdan azade olup hakkın rahmetine kavuşuyoruz galiba. heidegger'in "zaman nedir?" sorusunun sorulamayacağı fikrini takip ederek "zaman kimdir?" diye soran bir zat kendisi.

kişisel görüşüm ise valla bazen çok çekici gelse de meçhule yolculuk fikri şu koduğumun huzurunu yeryüzünde de yaşasak mı acaba diye de aklımdan geçirmiyor değilim.

godot'u beklerken'e genç yaşta maruz kalmanın bir sonucu olarak ortaya çıkan saçma bir diyalog:

- hani var ya adını sen söyle
- ney?
- şey işte ya
- ne diyon oğlum?
- yaa, yok mu böyle, acayip bir şey
- neyden bahsediyorsun?
- öff, dilimin ucunda bir türlü gelmiyor
- hiç bir fikrin yok di mi?
- yok
- niye boş boş konuşuyorsun o zaman?
- boş
- bilmemek ayıp değil, sus
- neyi?
- şey işte ya
- ne diyon oğlum?
- yaa, yok mu böyle, acayip bir şey
- neyden bahsediyorsun?
...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"zaman bir algı mıdır yoksa gerçek mi sorunsalı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim