zaman bir algı mıdır yoksa gerçek mi sorunsalı
başlık "100 numaralı adam" tarafından 31.12.2020 17:21 tarihinde açılmıştır.
61.
bunu anlamak için zamanın dışına çıkmak, yani ölmek gerekir.
bir şeyin içindeyken neyin içinde olduğunu anlamak hep zordur, zor gelir.
zaman bir algı mı, yoksa gerçeklik mi, onu bence yalnızca artık yaşamayanlar biliyor.
bir şeyin içindeyken neyin içinde olduğunu anlamak hep zordur, zor gelir.
zaman bir algı mı, yoksa gerçeklik mi, onu bence yalnızca artık yaşamayanlar biliyor.
devamını gör...
62.
zaman dediğimiz şey biz insanlar tarafından isimlendirilen bir kavram. bundan dolayı büyük patlamadan önce "zaman" kavramı geçerli değildi. zaman, büyük patlama ile birlikte başladı. dört boyutlu uzayda zaman kavramını uzay ile birlikte kullanmamızın da sebebi bu. uzay varsa zaman vardır. büyük patlamadan önce ne olduğu bilimin bir soru işareti. şu an hiçbiri kanıtlanmamakla birlikte bir sürü teori var bu konuda. zamanın yokluğu dendiğinde ise kavraması çok güç bir şey olduğundan dolayı üzerine fazla düşünmenin bir anlamı yok. şey gibi düşünün. doğmadan önceki kendini hatırlıyor musun? hayır. çünkü yoktun. tekillik, yokluk, karanlık, hissizlik, kavrayamayış... aynı şey.
devamını gör...
63.
einstein izafiyet kuramı işte bu noktada bize bir şeyler öğretiyor.zaman gerçekliğin algısıdır aslında.hani hep aynı örneği verirler ya.insan sevdiği bir şeyi yaparken vakit hızlıca tükenir, algıyamazsiniz ama diğer türlü saniyeleri bile sayarsınız.eğer gerçekliğin algısındaysanız zaman epey bir uzundur,yaşamak istemeyecek kadar çok gelir insana.
devamını gör...
64.
kafayı yersiniz manyak olursunuz. neyse netlik getireyim size arkadaşlar yemek siparişinizi beklerken geçen zaman ile sahilde kız keserken geçen zaman aynı hızda olmadığı için algıdır yani kara delik görürseniz çamaşır suyu atın.
devamını gör...
65.
kisinin kendisine kalan durumdur. lakin bir mutlak gercek vardir ki yasanmis zamana donulmez..
devamını gör...
66.
algısal gercek. zaman bir imbikten gecer, damıtılır ve arta kalanıyla sex on the beach yapılır. nasıl geçiyor her şey nasıl? sonsuzluklar birbiri içinde eriyor.
tanpınar'ın hepimizin içinde bıraktığı bir iz, bir leke, bir tahayyül bozumu var.
tanpınar'ın hepimizin içinde bıraktığı bir iz, bir leke, bir tahayyül bozumu var.
devamını gör...
67.
bir söylentiye göre geçmiş veya gelecek yok her şey anda olup bitiyor. benim pek kafam almıyor ama üzerine düşünüyorum.
devamını gör...
68.
her şey algı bence. duyu organlarımız bize oyun oynuyor.
devamını gör...
69.
zaman belki algıdır evet olabilir. ama sadece öyle olsaydı canımız acımazdı.
o sebepten zamanı, yeri geldiğinde her anlamda canımızı acıtan gerçek bir algı olarak tanımlayabiliriz belki.
o sebepten zamanı, yeri geldiğinde her anlamda canımızı acıtan gerçek bir algı olarak tanımlayabiliriz belki.
devamını gör...
70.
derealizasyon ve derealizasyon belirtileri yaşayan benim için cevaplaması zor bir soru.
devamını gör...
71.
devamını gör...
72.
abicim saat daha 11, mikail köyün delisi gibi çıkarmış aleti sallayıp duruyor sen zamandan bahsediyorsun. tamam kliman olabilir ortamın şahane olabilir ama bizim değil. rengim değişti ulan. mikaaaaillll allahsız mikaillllll.
devamını gör...
73.
zaman aslında geriye doğru akıyor. biz onu ileri akıyor sanıyoruz. eğer iler doğru aksaydı ölümsüz olurduk. geriye doğru aktığı için ölüyoruz.
devamını gör...
74.
gerçek sandığın algı.(bence)
devamını gör...
75.
velev ki tatmin edici bir cevap aldık diyelim. ne farkedecek? yani bu sorunun cevaplanması neyi değiştirir?
mesela ilahi veya bilimsel bir kanıtla yanıtlandı diyelim. “hsktr zaman algıymış” veya “hsktr zaman gerçekmiş” dedik. ne değişecek bizim için ne olacak?
(bkz: sormak için sorulan sorular)
böyle bir şey ancak teknoloji/bilimsel açıdan insan hayatına dokunacak sonuç oluşturacaktır, yoksa bireysel manada bu sorunun cevabı (bkz: uslu olursak şirinleri görebilir miyiz) sorusundan daha gereksiz ve boştur.
mesela ilahi veya bilimsel bir kanıtla yanıtlandı diyelim. “hsktr zaman algıymış” veya “hsktr zaman gerçekmiş” dedik. ne değişecek bizim için ne olacak?
(bkz: sormak için sorulan sorular)
böyle bir şey ancak teknoloji/bilimsel açıdan insan hayatına dokunacak sonuç oluşturacaktır, yoksa bireysel manada bu sorunun cevabı (bkz: uslu olursak şirinleri görebilir miyiz) sorusundan daha gereksiz ve boştur.
devamını gör...
76.
zaman, değişimi organize etme biçimidir. aslında bir zihin faaliyetidir. olaylar arasında öncelik-sonralık sıralaması oluşturmamızı sağlar. neden sonuç ilişkisi kurmamızı kolaylaştırır.
aslında bir algıdan ibarettir. o yüzden sabit değildir. her an her yerde değişkendir. bu değişimin aracı ise ışıktır. ışığı anlayamadan zamanı anlamak mümkün değildir.
ışık; bir maddenin görünümüdür. ışığın aktarımı ise zamanı ifade eder.
her neyse bu konu çok uzayacak. neticede zaman bizim olayları organize edebilmek adına kullandığımız bir düşünme biçimidir. kısacası algıdır. o yüzden herkes açısından farklıdır.
not: bu sözlüğe yazdığım en zor entry budur.
aslında bir algıdan ibarettir. o yüzden sabit değildir. her an her yerde değişkendir. bu değişimin aracı ise ışıktır. ışığı anlayamadan zamanı anlamak mümkün değildir.
ışık; bir maddenin görünümüdür. ışığın aktarımı ise zamanı ifade eder.
her neyse bu konu çok uzayacak. neticede zaman bizim olayları organize edebilmek adına kullandığımız bir düşünme biçimidir. kısacası algıdır. o yüzden herkes açısından farklıdır.
not: bu sözlüğe yazdığım en zor entry budur.
devamını gör...
77.
zaman algı değil gerçeğin ta kendisiyse o halde algılayan kimdir? algılayan algılanan olamaz, gerçeklikten daha gerçeği olamayacağı gibi.
zaman psikolojik bir algıdan ibarettir. kimisi için hızlı ya da yavaş geçen bir şey nasıl gerçek olabilir? bir çocuğun zaman algısıyla yetmiş yaşındaki birininki bir değildir. zamanın algılsal olduğunu ancak onun dışına çıktığımızda fark edebiliriz.
bizler oluşları hafızada tutar ve buna zaman deriz. yarısından fazlasını unuttuğumuz anılarımız, silikleşen çehreler, olaylar hakkında yazdığımız senaryolara bürünen anılarımız ve geçmişin ızdırabı ve geleceğin endişesi... işte bizim gerçek saydığımız zaman bundan ibarettir.
bilim zamanı tam olarak anlamadı ve tam olarak anlamayacak, her yeni on yıl değişmekte olan teknoloji ile sadece bu gün canhıraş savunduğu vargıyı yıkıp yeni bir bakış açısı getirmeye, zamanı insan bazlı, 'insana göre' ele almaya, algıyla tanımlamaya devam edecek. ne de olsa zaman dediğimiz şey de insan yapımıdır. çağdan çağa ortak zaman algısı da değişkendir.
şu soruya bir kaç saniyenizi ayırın.
şimdi ne zamandır?
tüm saatler şu an'ı göstersin diye yapılmıştır, baktığınız hep şu andır, yaşadığınız ve yaşayacağınız tek şey şu an'dır. her şey şimdi'de vuku bulur. tüm evren an'da hareket etmektedir, her şey şimdinin içinde olacaktır. şu an sahip olduğumuz biricik gerçekliğimizdir. bir çok şeyden emin olamayabiliriz, hakkımızdaki her şey tartışmaya açıktır. tüm bölünmeler ayrılıklar çelişkiler zamandadır. yanlızca şimdi hiç bir ayrılığın bulunmadığı tüm insanlığın hatta evrenin ortak noktasıdır. an sabittir, o öylesine sabittir ki zihin tarafından fark edilemez. buraya kadar okuyup bir şey anlamadıysanız zihninizle çok özdeşleşmişsinizdir demektir. zihin yalnız hareketi fark eder, oysa an hareketsizdir ve tüm hareketi içerir. zamanın arka fonudur, her şey şimdi'de yaşanır ve şimdi'de sona erer. o sizin gerçek kimliğinizdir.
bizler akıp gitmekte olan doğrusal bir zaman çizgisi üzerinde bir noktada bulunuyor değiliz, ne öyle bir çizgi ne de nokta var. algılanan doğrusal zaman bile şu an algılanmaktadır.
zamanın dışında duran ve tüm zamanı kapsayan sonsuz şimdi'dir. siz zihniniz değilsiniz, an'ın mevcudiyetine bürünün, kadim şimdi'ye girin. zamanı algılayanın şimdi olduğunu göreceksiniz.
zaman psikolojik bir algıdan ibarettir. kimisi için hızlı ya da yavaş geçen bir şey nasıl gerçek olabilir? bir çocuğun zaman algısıyla yetmiş yaşındaki birininki bir değildir. zamanın algılsal olduğunu ancak onun dışına çıktığımızda fark edebiliriz.
bizler oluşları hafızada tutar ve buna zaman deriz. yarısından fazlasını unuttuğumuz anılarımız, silikleşen çehreler, olaylar hakkında yazdığımız senaryolara bürünen anılarımız ve geçmişin ızdırabı ve geleceğin endişesi... işte bizim gerçek saydığımız zaman bundan ibarettir.
bilim zamanı tam olarak anlamadı ve tam olarak anlamayacak, her yeni on yıl değişmekte olan teknoloji ile sadece bu gün canhıraş savunduğu vargıyı yıkıp yeni bir bakış açısı getirmeye, zamanı insan bazlı, 'insana göre' ele almaya, algıyla tanımlamaya devam edecek. ne de olsa zaman dediğimiz şey de insan yapımıdır. çağdan çağa ortak zaman algısı da değişkendir.
şu soruya bir kaç saniyenizi ayırın.
şimdi ne zamandır?
tüm saatler şu an'ı göstersin diye yapılmıştır, baktığınız hep şu andır, yaşadığınız ve yaşayacağınız tek şey şu an'dır. her şey şimdi'de vuku bulur. tüm evren an'da hareket etmektedir, her şey şimdinin içinde olacaktır. şu an sahip olduğumuz biricik gerçekliğimizdir. bir çok şeyden emin olamayabiliriz, hakkımızdaki her şey tartışmaya açıktır. tüm bölünmeler ayrılıklar çelişkiler zamandadır. yanlızca şimdi hiç bir ayrılığın bulunmadığı tüm insanlığın hatta evrenin ortak noktasıdır. an sabittir, o öylesine sabittir ki zihin tarafından fark edilemez. buraya kadar okuyup bir şey anlamadıysanız zihninizle çok özdeşleşmişsinizdir demektir. zihin yalnız hareketi fark eder, oysa an hareketsizdir ve tüm hareketi içerir. zamanın arka fonudur, her şey şimdi'de yaşanır ve şimdi'de sona erer. o sizin gerçek kimliğinizdir.
bizler akıp gitmekte olan doğrusal bir zaman çizgisi üzerinde bir noktada bulunuyor değiliz, ne öyle bir çizgi ne de nokta var. algılanan doğrusal zaman bile şu an algılanmaktadır.
zamanın dışında duran ve tüm zamanı kapsayan sonsuz şimdi'dir. siz zihniniz değilsiniz, an'ın mevcudiyetine bürünün, kadim şimdi'ye girin. zamanı algılayanın şimdi olduğunu göreceksiniz.
devamını gör...
78.
kesin bir cevabının olduğunu söyleyemeyeceğimiz, üzerine sayısız teori ve makale yazılacak kadar geniş bir konu.
zaman algımız veya gerçeğimiz; ülkeden ülkeye bile farklılık gösterirken kesin bir cevap verebileceğimizi düşünmüyorum.
zaman dünyada başka, uzayda başka ilerliyor.
ikizler paradoksu bunu kanıtlamıştır.
yerçekimi olmasaydı belki gerçeklik olabilirdi, eğer zaman yerçekiminden ayrı düşünülemeyecekse.
(bence)
esas soru şu, bizim için gerçeklik olan tanrı için nedir, zaman tanrı için nedir?
zaman algımız veya gerçeğimiz; ülkeden ülkeye bile farklılık gösterirken kesin bir cevap verebileceğimizi düşünmüyorum.
zaman dünyada başka, uzayda başka ilerliyor.
ikizler paradoksu bunu kanıtlamıştır.
yerçekimi olmasaydı belki gerçeklik olabilirdi, eğer zaman yerçekiminden ayrı düşünülemeyecekse.
(bence)
esas soru şu, bizim için gerçeklik olan tanrı için nedir, zaman tanrı için nedir?
devamını gör...
79.
algıdır, görecelidir, boyutsaldır, gerçekliği de tartışılır.
devamını gör...
80.
acele ettiğim zaman,bir yere geç kaldığım vakit, dakikalar saniye gibi geçiyor. sıkıldığım ,bitse de gitsek dediğim zaman, dakika oluyor saat. bana göre zaman göreceli. tamamen algı ile alakalı.
devamını gör...