10 bin tanımı geçen yüzlerce yazar olduğundan yoldaş ve panpişlerinin gözünden kaçtığımı düşünerek müracaatımı buraya bırakıyorum. illa modları öpmek mi lazım. nick altı tanımlarına tavrım belli ama benim de bir yalakalık potansiyelim vardır mutlaka. gerekiyorsa öpeyim. sadece kimi öpeceğimi gösterin.
ayrıca 8 binlere verilecek tişört, kitap hediye çeki işi n'oldu arkadaşlar. hediye çeki sizin olsun ama o tişörtü istiyorum. üstelik kafa sözlük tişörtü istiyorum. orada da sıra var sanırım. o iş için kimi öpüyoruz?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
gemlik/bursa
devamını gör...

bana ne kim şampiyon olmuş
sarhoş gibiyim nasıl araba süreyim
en güzel uykumdan beni
neden uyandırdınız ki hem
zaten uyutmadınız
şimdi ben nasıl uyuyacağım
tekrar
oysa ne güzel sana sarhoştum
tatlı bi rüyadaydım...
devamını gör...

ilk kez 1994 yılında yayınlanan haruki murakami romanıdır.
yazar, tüm eserlerinde gözlem yeteneğinin ne denli iyi olduğunu zaten gösteriyor ama bu kitabı bir başka sanki, yağmurun sessiz yağmasından, kör kuyulara kadar ince detayları sizi yormadan öyle ustaca anlatıyor ki insanın aklına yazarın adını dağlara taşlara yazmak geliyor. merak ve cesaretin iç içe bir olgu olduğunu da anlatıyor aynı zamanda. merak etmek için cesarete ihtiyacımız olduğunu ve yalnızca cesur olanların merak etmekte ısrar ettiğini vurguluyor.


"...yaşam bu işte. belki de hepimiz bir yerlerde tek başımıza kapatılmışız ve yavaş yavaş ölüyoruz."


"..kader, insanın dönüp bakması gereken şeydir, öneden bilmesi gereken değil. ama artık, benim için önemi yok. yaşamayı sürdürmekte görevimi yerine getiriyorum, o kadar."
devamını gör...

(bkz: ne alaka ya ne alakaaa)
devamını gör...

sinkaflı küfürler etmeden bu haber hakkında ne kadar yorum yapabilirim bilmiyorum. diplomamı yakmayı isteyecek kadar beni tiksindiren adalet sistemine mi arabasında ne işi varmış diye soracak kadar aptal insanlara mı bu şeref yoksununa mı neye sövsem içim rahat etmeyecek. şurada kendimizi de parçalasak bir halta yaramayacak olduğunu bilmek kadar çaresiz hissettiren bir şey yok. düşünüyorum bir yol, bir çıkış, bir şey, herhangi bir şey... yok hiçbir şey yok! sadece oturup dehşetle okumaktan başka, ağız dolusu sövmekten başka elimiz kolumuz bağlı öylece durmaktan başka bir şey yapamamak insanın midesini bulandırıyor. tecavüze uğruyor, yakılıyor, gömülüyor, çatıdan veya balkondan aşağı itiliyoruz; bir gece yarısı apartman boşluğunda bıçaklanıyor, sırf o an orada olduğumuz için boğazımız kesiliyor, akrabalarımız hatta iş arkadaşlarımız bazen tanımadığımız insanlar tarafından tacize uğruyor, dövülüyoruz sonra ne giydiğimizden tutun ne içtiğimize kadar suçlu bulunuyoruz. bizi öldürüyorlar ve hepimiz sadece izliyoruz. hayatımızı mahvediyorlar ve mahkeme utanmasa madalya takacak bu heriflere. utanmasalar, ellerine ödül tutuşturup tebrik edecekler. yazık, sadece çok yazık.
devamını gör...

tanımış olduğum en cömert yazardır, var olsun.
devamını gör...

benimdir bu maalesef ki. manavda kalabalık bir andayken manavcı abi benim poşete uzanıp tartmasın mı? o kadar kişi arasından beni seçti diye gözlerimden kalpler fışkıra fışkıra alışverişimi hep oradan yapıyorum.

e bir de minibüsten yolun ortasında inince şoför aman karşıya dikkatli geç demişti ona da bir vurulmadım değil. bu kadar ilgilendiğini belli etmeseydi keşke. hatalı yerde indirmiştir başı yanmasın diye dikkat et demiştir dedi bizim çocuklar ama ben ikna olmadım. kesin aşık bana.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sırtını aksaray'a verecen...
devamını gör...

her zaman mazereti olan, işi yokuşa süren yapıda tutum seyreden, ayak direyici yapıda kişilerde görülen psikiyatrik hastalıktır.

genellikle ağırdan alan bir yapıya sahiptirler.
bir ricada bulunulduğunda kabul etse bile tam olarak yapmaz,yaparsa da genellikle düzgün yapmazlar.
bunun için çeşmeye gitmem demez ama testiyi kırar getirir sözü tam olarak bu kişilik bozukluğunu tarif ediyor desek yanlış olmaz.
devamını gör...

sözlük kurallarından sıkılmış yazar(lar)ın ortaya koyduğu tepki. ama gerçekten film adı gibi olmuş. hatta seri bile yapılabilir. *

mevzuya gelecek olursak kurallardan şikayetçiyiz, kendimizi baskı altında hissediyoruz ve sıkıştırılıyoruz argümanı savunuluyor. ama buna neden hangi kurallar olduğundan bahsedilmemiş. dolayısıyla hangi kuralların değişmesi gerektiği konusunda bir eleştiri yapılmamış. eleştiriyi yuvarlak cümlelerle yapmak eleştiri yapmak değil.

kendimden örnek vermem gerekirse, birkaç haftadır aktif olarak kullanıyorum sözlüğü ama kendimi hiç baskı altında hissetmedim ya da kısıtlandığım hissine kapılmadım. aklıma geleni yazdığım için bir yazar arkadaş tarafından yazarımsı ve troll olarak bile nitelendirildim ancak amacım asla trollük yapmak değil. sadece bilgim olan bir konuda bilgimi paylaşıyorum. arada eğleniyorum, fikrimi beyan ediyorum falan. ama bugüne kadar bir tane tanımım dahi silinmedi.

demem o ki kendini baskı altında hissedip özgürlüğünün kısıtlandığını düşünenler ne konuda olduğunu da söylerse mantıklı ise beraber savunalım. ama burada çok kural var diye hayıflanıyorlarsa biraz öz eleştiri yapmaları gerek sanırım.
devamını gör...

çağlar çorumlu bunlara misafir gelmişti.
*
şehirli bir kızı çok seviyordu.
onla ilgili bir hayal kurmuştu.
tam şöyle bir şeydi.
alırım onu köye getiririm,
anam ona biraz yer verir,
canı ne isterse diker oraya
anam ona hiç karışmaz
bir kadın daha başka ne ister ki.
*
çok kullanırım ben bu repliği.
devamını gör...

1) ali şir nevayi:

çağatay edebiyatının yetiştirdiği en büyük şairdir.

horasan sultanı hüseyin baykara’nın okul arkadaşıdır, onun sarayında çeşitli görevler almıştır.

bilinçli bir türk dili milliyetçisidir.

türkçe şiirlerinde ‘’nevayi’’, farsça şiirlerinde ‘’fani’’ mahlaslarını kullanmıştır.

türk edebiyatında hamse (beş mesnevi) sahibi olan ilk şairdir.

‘’mecalisü’n nefais’’ isimli eseri , türk edebiyatının ilk şairler tezkiresidir (biyografi).
‘’muhakemetü’l lugateyn’’ isimli eserinde türkçenin birçok yönden farsçadan daha üstün olduğunu kanıtlamaya çalışmıştır.

‘’mizanü’l evzan (vezinlerin ölçüsü)’’ isimli eserinde ‘’türkü’’ sözcüğü ilk kez geçmiştir.


2) süleyman çelebi:

bir dönem bursa’daki ulucami’de imamlık yapmıştır.

‘’vesiletü’n necat (kurtuluş sebebi)’’ isimli eseri yazarak ‘’mevlit’’ yazma geleneğini başlatmıştır. bu eseri bir ‘’sehlimümteni’’ örneğidir.

3) şeyhi:

divan edebiyatının ilk büyük şairlerindendir.

asıl mesleği göz doktorluğu olduğu için ‘’hekim sinan’’ olarak da bilinmektedir.

hacı bayram veli’ye bağlandıktan sonra ‘’şeyhi’’ mahlasını almıştır.

‘’harname’’ isimli eleştiri türk edebiyatındaki ilk fabl örneğidir. bu eser aynı zamanda edebiyatımızdaki hiciv türünün en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.

nizami’den çevirdiği ‘’hüsrev ü şirin’’ isimli eseri, edebiyatımızdaki en güzel hüsrev ü şirin mesnevisi olarak bilinir.

4) ahmet paşa:

kendi döneminde ‘’sultanu’ş şuara’’ olarak bilinir.

‘’kerem’’ ve ‘’güneş’’ isimli redifli kasideleri önemli eserlerindendir.
2. beyazıt’a (yıldırım) sunduğu ‘’ab kasidesi’’ ve cem sultan’a sunduğu ‘’benefşe’’ kasideleri de şairin önemli eserlerindenir.

tarih düşürmeyi ve nazireciliği gelenek haline getirmiştir.

5) necati bey:

döneminde ‘’hüsrev-i rum’’ ve ‘’melikü’ş şuara’’ olarak da anılmıştır.

mahallileşme akımının ilk temsilcilerinden biridir.

türk edebiyatında, divanında ön söz (dibace) yazan ilk şairdir.

‘’döne döne’’ redifli gazeliyle ünlenmiştir.


6) hamdullah hamdi:

anadolu’da hamse (beş mesnevi) sahibi olan ilk şairdir.

‘’kıyafetname’’ isimli eserinde insanın fiziksel yapısından karakter analizi yapmıştır. bu özelliğiyle kıyafetname, bu konuda yazılmış ilk manzum eserdir.

‘’hamdi çelebi’’ olarak da bilinmektedir.

7) yazıcıoğlu mehmet:

devrinin en önemli din bilginlerinden biridir.

‘’muhammediye’’ adlı eseri ile tanınmaktadır. bu eserde şair, hz. muhammed’in hayatını anlatmıştır.


tanım: 15. yüzyıl divan şairleri hakkında yükseköğretim kurumları sınavı'na yönelik bilgi içeren başlıktır.

kaynak: edebiyat notlarım.
devamını gör...

oğuz atay-tehlikeli oyunlar.. sırada tutunamayanlar var
devamını gör...

malatyada genelde önce haşlanıp sonra kızartılarak yenilir. kıymalı harca ceviz de konur. lezzeti uçurur.
devamını gör...

yüzümden ummazdım bunu kör oldum.
siz hiç sabunluyken ağladınız mı?


diye biten cemal süreya şiiri. lisede duvara şinasi (kalp) yazan sıra arkadaşımı hatırlatmıştır. üniversite için edebiyat çalışmak ayrı, edebiyatı yaşamak ayrıydı. büyüdük, sadece çalışır olduk.
devamını gör...

"ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur. birincisini zaten bulamazsın, ikincisinde ise, bulduğun her kusur, öğrendiğin her ayıp, sahibini değil, seni çirkinleştirir. her ikisi de seni mutsuz eder. birincisini bulamadığın için, ikincisini ise bulduğun için mutsuz olursun." mevlana
devamını gör...

okumaya başladığımda biraz sıkıcı bulduğum sonrasında elimden düşürmeden tek seferde bitirdiğim adam fawer kitabıdır. bittiğinde çok üzülmüştüm. çok iyi yazılmış bir kitap.
devamını gör...

başlığı görünce, sözlüğün en kıymetli yazarlarını sıralamak istedim. işbu entry'de adını listelediğim yazarların yazdıklarını okumayanlar kendi kaybeder, bana değil kendine ayıp eder:

dopaminendorfin
jonathanlivingston
eyluling
violet
mebus paltosu
blackeyes
zülal_kalender1

dipnot: sevgili zülal_kalender'in ayrıca altını çizmek isterim. okuduklarımdan yaptığım çıkarım doğrultusunda bu genç yaşına rağmen, şahane işler başardığını öğrendim. başarılar diliyorum kendisine, helal olsun genç arkadaş.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim