an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
kanepede ayaklarımı uzatmış battaniyemle beraber
masumlar apartmanı seyrediyorum.
zalım safiye'yi izliyorum.
bir yandan da sözlüğe yokluyorum.
*
boğazımda düğümlenen hıçkırık olayım
unutma beni unutama beni.
*
güzel şarkı.
masumlar apartmanı seyrediyorum.
zalım safiye'yi izliyorum.
bir yandan da sözlüğe yokluyorum.
*
boğazımda düğümlenen hıçkırık olayım
unutma beni unutama beni.
*
güzel şarkı.
devamını gör...
rauf denktaş
bugün, vefatının 9. yıl dönümü olan koca toros.
devamını gör...
yeraltı edebiyatı
gazapizm'in inanılmaz kıyak albümünün ismidir.
devamını gör...
ponza taşı
suda batmayan bir taştır. gözenekli bir yapısı olduğu için suyun yüzeyinde kalır.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın canlarım. bugün içimdeki çocuk zıp zıp zıplayarak uyandırdı beni:

dedi ki bugün günlerden bayrammış, bize mustafa kemal atatürk’ten yadigarmış:

biz bilemeyip değerini, onun adını anmaktan korkan aşağılık, şerefsiz, omurgasız, haysiyetsiz iki yüzlülere teslim etmişiz oysa ülkemizi, ama yine de çocuklarımıza, gençlerimize anlatmaya devam etmişiz aslında ne olduğumuzu/olmadığımızı.
nihayetinde avaz avaz bağırmışız:

dedi ki bugün günlerden bayrammış, bize mustafa kemal atatürk’ten yadigarmış:

biz bilemeyip değerini, onun adını anmaktan korkan aşağılık, şerefsiz, omurgasız, haysiyetsiz iki yüzlülere teslim etmişiz oysa ülkemizi, ama yine de çocuklarımıza, gençlerimize anlatmaya devam etmişiz aslında ne olduğumuzu/olmadığımızı.
nihayetinde avaz avaz bağırmışız:
devamını gör...
sözlük yazarlarından denemeler
"yolculuk sırasında el çantasından başka bagajı olmaması gereken biri, o ana kadarki yaşamını geride bırakırken yanında geçmiş hayatına dair ne alabilirdi ki?" a. k.
duyduğum an kendimi sorgulamama neden olan cümle. şu an kapıdan çıkacak olsam yanıma ne alırdım ki? düşünüyorum ne biriktirmişim hayata dair diye. maddesel hiçbir şeyin gözümde değeri yokmuş meğerse. 6 ev değiştirirken özenle kutuladığım, her taşınmada yine de eksilterek azalttığım dünyevi ihtiyaç malzemeleri sadece hepsi. kitaplarımdan vazgeçmek zor gelirdi belki. çünkü onlar büyürken en büyük arkadaşım oldular ama onları da bırakırdım, yeni birilerine yoldaşlık etsinler diye. fotoğraflar, anılarımın kalıtsallığı, hemen hepsi dijital ortamda vardı. herhalde kahve kupam, yeğenimin ilk hediyesi el izleri olan ahşap kutu dışında bir şeyim yok yanımda olmasını isteyeceğim. ama valizimi toplayıp gidemiyorum. bir yanım yol almak, yolda olmak istiyor. yepyeni bir başlangıç yapmak. ama geride bırakacamayacağım hislerim var benim. yalnız uyumak istemiyorum mesela. 9 yıl boyunca aynı kokuyla uyuduğunuzda yoksunluk hissedeceğinizi düşünüyorsunuz. tencerenin dibi tutmuş, tuzu çok kaçmış olsa bile elinizden öpüp ellerine sağlık diyen bir adamı bırakamıyorsunuz. uyanır uyanmaz kahveni hazırlıyorum deyip yarı mahmur gözlerle elinize tutuşturulan kahvenin tadı hiçbir kahvede olmuyor.
onca acı, sizi düşürdüğü zor zamanlar aklınıza geliyor. heybeme bir ömür sürecek aşkı da acıyı da kattın be adam, ben şimdi ne yapacağım diyorsunuz. bazen o kapıyı çat diye vurup, çıkıp geri dönmek istemiyorsunuz. yaptığı bir yanlışın tüm doğruları götürdüğünü, artık inancınızı yitirmenize sebep olduğunu fark ediyorsunuz. kalbinizde bir boşluk oluşturmasa bile beyninizi kemiren sorular ile hayatın devam etmesinin çok zor olduğunu düşünüyorsunuz. sonra tutuyor elleriyle yüzünüzü, sevgi dolu gözlerle bakıyor. "seni çok seviyorum sakın gitme. " diyor. içinizde biriken öfke ve sevgi öyle bir terazide kalıyor ki... ne affedebiliyorsunuz, ne de o valizi toplayabiliyorsunuz.
duyduğum an kendimi sorgulamama neden olan cümle. şu an kapıdan çıkacak olsam yanıma ne alırdım ki? düşünüyorum ne biriktirmişim hayata dair diye. maddesel hiçbir şeyin gözümde değeri yokmuş meğerse. 6 ev değiştirirken özenle kutuladığım, her taşınmada yine de eksilterek azalttığım dünyevi ihtiyaç malzemeleri sadece hepsi. kitaplarımdan vazgeçmek zor gelirdi belki. çünkü onlar büyürken en büyük arkadaşım oldular ama onları da bırakırdım, yeni birilerine yoldaşlık etsinler diye. fotoğraflar, anılarımın kalıtsallığı, hemen hepsi dijital ortamda vardı. herhalde kahve kupam, yeğenimin ilk hediyesi el izleri olan ahşap kutu dışında bir şeyim yok yanımda olmasını isteyeceğim. ama valizimi toplayıp gidemiyorum. bir yanım yol almak, yolda olmak istiyor. yepyeni bir başlangıç yapmak. ama geride bırakacamayacağım hislerim var benim. yalnız uyumak istemiyorum mesela. 9 yıl boyunca aynı kokuyla uyuduğunuzda yoksunluk hissedeceğinizi düşünüyorsunuz. tencerenin dibi tutmuş, tuzu çok kaçmış olsa bile elinizden öpüp ellerine sağlık diyen bir adamı bırakamıyorsunuz. uyanır uyanmaz kahveni hazırlıyorum deyip yarı mahmur gözlerle elinize tutuşturulan kahvenin tadı hiçbir kahvede olmuyor.
onca acı, sizi düşürdüğü zor zamanlar aklınıza geliyor. heybeme bir ömür sürecek aşkı da acıyı da kattın be adam, ben şimdi ne yapacağım diyorsunuz. bazen o kapıyı çat diye vurup, çıkıp geri dönmek istemiyorsunuz. yaptığı bir yanlışın tüm doğruları götürdüğünü, artık inancınızı yitirmenize sebep olduğunu fark ediyorsunuz. kalbinizde bir boşluk oluşturmasa bile beyninizi kemiren sorular ile hayatın devam etmesinin çok zor olduğunu düşünüyorsunuz. sonra tutuyor elleriyle yüzünüzü, sevgi dolu gözlerle bakıyor. "seni çok seviyorum sakın gitme. " diyor. içinizde biriken öfke ve sevgi öyle bir terazide kalıyor ki... ne affedebiliyorsunuz, ne de o valizi toplayabiliyorsunuz.
devamını gör...
her şeyi açıklayan en kısa söz
az insan,çok huzur.
devamını gör...
yağmura en çok yakışan şey
bir tık artırıyor ve yağmurda yürümek diyorum toprağın kokusunu içine çeke çeke
devamını gör...
komagene
beni senden ayrı komagene .
devamını gör...
wright kardeşler
her ne kadar havacılığa olan büyük katkılarıyla ünlü olsalar da, dönemlerinde havacılığın gelişmesine büyük darbe de vurmuş olan kardeşler.
icat ettikleri uçuş yöntemi için patent alırken, "uçacak herhangi bir aracın yapacağı yan yatma hareketi için, kanat burma yöntemi yerine başka yöntemler de kullanılabilir" şeklinde çok genel bir ifadeyi patentlerine eklettiler. bu nedenle kendilerinden sonra, hangi yöntemle uçuş sağlarsa sağlasın, havacılık alanında çalışan herkesle davalık oldular. bu nedenle uzun yıllar boyunca havacılık alanında kimse bir yenilik yapamadı. patentin geçerlilik tarihi 1917'de sona erene dek de, kimse bu konuda rahat bir nefes alamadı.
icat ettikleri uçuş yöntemi için patent alırken, "uçacak herhangi bir aracın yapacağı yan yatma hareketi için, kanat burma yöntemi yerine başka yöntemler de kullanılabilir" şeklinde çok genel bir ifadeyi patentlerine eklettiler. bu nedenle kendilerinden sonra, hangi yöntemle uçuş sağlarsa sağlasın, havacılık alanında çalışan herkesle davalık oldular. bu nedenle uzun yıllar boyunca havacılık alanında kimse bir yenilik yapamadı. patentin geçerlilik tarihi 1917'de sona erene dek de, kimse bu konuda rahat bir nefes alamadı.
devamını gör...
feri cansel
1944 yılında lefkoşa'da doğdu feriha cansel... yeşilçam'ın vamp kadınlarından olan cansel'i türkiye feri adıyla, seks furyası döneminde tanıdı. ... 1964'te ilk olarak “kan ve gurur” isimli filmdeki küçük rolüyle yeşilçam'a adımını attı.
bir çok erkeğin hayranı olduğu kadın oyuncuy'du.
hizliresim.com/KxntIY
bir çok erkeğin hayranı olduğu kadın oyuncuy'du.
hizliresim.com/KxntIY
devamını gör...
siyasilerin unutulmayan sözleri
demokrasilerde çare tükenmez. demirel
devamını gör...
hidano
pembe gezegenden olduğunu iddia eden , bu kişide kessin şeytan tüyü var dediğim yazar.
en son 'benim kitabım' diye bir şeylerden bahsediyordu, fakat kitaba nasıl ulaşabileceğim hakkında bir bilgi alamadım..
t: ben bizim demedim benim dedim dediği için düzeltme yapılmıştır.
en son 'benim kitabım' diye bir şeylerden bahsediyordu, fakat kitaba nasıl ulaşabileceğim hakkında bir bilgi alamadım..
t: ben bizim demedim benim dedim dediği için düzeltme yapılmıştır.
devamını gör...
matematik yapamıyorsan çöpsün
en berbat olduğumuz konuya en büyük önemi verince böyle saçma sapan bir şey çıkmış ortaya. ülke matematiksel dehası dolu olsa da yapamayan dışlansa aklım alabilir. lakin bu konuda eleştiri yapanlar genelde türkçe konuşamayan tipler oluyor.
devamını gör...
arkadaşın ölmesi
sabah haberini duyar duymaz kendimi mezarlıkta buldum. gün boyu filmi geriye sarıp yaşadıklarımız güzel günleri düşünmeye çalıştım. etkilenmemek elde değil, alışması zor.
devamını gör...
erkin koray
anadolu rock janrasının güneşi, pusulası. kendisi politize olmamış, medyanın kendisini politize etmesine de izin vermemiştir. aynı zamanda ülkeyi psychedelic rock ile de (bkz: mesafeler) tanıştırmıştır. akrebin gözleri parçası da türk rock tarihinin en iyi parçalarındandır.
devamını gör...
gece açlıktan uyuyamamak
askerdeyken çok kez başıma gelmiş olaydı. kardan yollar kapanınca levazım gelemezdi. erzak tükenince bisküvi ile yaşamaya çalışırdık. hey gidi günler...
devamını gör...


