neden yaptığını anlamadığım yazardır. artı oy konusunda cömert olan yazarın okumadan artı oy verdiğini düşünmek istemem.

edit : girilen tanımlardan sonra yeterince açık anlatamadım sanıyorum. fikirler tabii ki ifade edilebilmelidir ve saygı duyulmalıdır. fakat artı oy ben bu görüşe katılıyorum, destekliyorum demektir diye düşünen biri olarak ikisini de aynı anda savunamayacağınız iki tanıma da artı oy vermek mantık hatası olur.
ayrıca tanımımdan karşıt fikirlere kapalı olduğumu çıkarmak komik.
devamını gör...

bu gece olacak yayında ben de varım dostlar. sesimi duyup bana meftun olacağınıza eminim (!). şimdiden keyifli dinlemeler, bekleyin beniii. *
ayrıca yayına daha saatler var ama 23 nisanda şiir okuyacak ilkokul çocukları gibi heyecanlıyım.
devamını gör...

bu konuda geniş bir yelpazeye sahibim herhalde*.o zaman sıralayalım:
-bakkalda "yoğurt bulunur" yazısını okuyup yoğurdun kaybolduğunu zannetmek. milletin bakkala gidip beraber yoğurdu aradıklarını sanmak.
-pişmaniyeyi koyun yünü sanmak.
-yeşil jel deterjanı renginden ve görüntüsünden dolayı pis zannedip annemin detarjanla yıkadıkları malzemelerden yemek yememeye gayret göstermek.
-televizyonda siyah beyaz filmlere denk gelince eskiden bütün hayatın siyah beyaz olduğunu sanmak.
-meyvenin çekirdeğini yiyince mideden ağza doğru bir ağaç çıkacağını sanmak.
-gece arabada giderken yıldızların ve ayın beni takip ettiğini sanmak.
devamını gör...

birini tanımanın en iyi yolu olarak tatile çıkmak, birlikte yaşamak, kavga etmek vs gibi şeyler öneriyorlar genelde. ama bir de şu gerçek var sen birini tanırken o kişi değişmeye devam ediyor.
sen onun eski hallerini tanıyor olacaksın.

birini tanımak imkansız bence.
devamını gör...

merhaba sözlük ahalisi.
bu akşam 20.30'da eurovision saati'nde buluşmak üzere. bayraklarınızı unutmamanız şiddetle ve hiddetle tavsiye edilir.

not: beşiktaş taraftarı dinleyicilerim bu hafta izinlidir. *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gençlik.
devamını gör...

alev alatlı, konu hakkında şunları söylüyor: ''ben buna toplumsal afazi diyorum. çünkü kimsenin başına taş düşmedi, ama türkiye insanlarının tıpkı travma geçirmiş afazi hastaları gibi, söylenenleri söylendiği biçimde anlamadıkları, ağızlarından çıkanı formüle edemedikleri, söylemek istediklerini istedikleri gibi söyleyemedikleri bir duruma itilmiş olduklarını düşünüyorum, görüyorum.''
devamını gör...

karşıt kavramı olan diğerkamlıktan daha değerli/değersiz değildir. mutluluğun mutsuzluktan yada yalnızlığın kalabalıktan daha değerli/değersiz olmadığı gibi ancak bir gerçeklik var ki o da; bir şeylerin başka bir şeyler karşısında daha kıymetli olduğu yanılgısıyla yaşlanıp ölmemiz. kavramlara bu kadar anlam yüklemeyi acilen bırakmamız gerek.
devamını gör...

kimi çevreler, çevirinin zor olması sebebi ile türk dilini suçlamaktalar.

çeviriden yola çıkarak bir dil hakkında konuşmak dilbilim hakkında bir halt bilinmediği manasına gelir. hiç bir dil, tam olarak başka bir dile çevrilemez. o zaman sen de şu cümleyi çevir bakalım ingilizceye: "anı tanrı yaşar, kişi oğlu hep ölümlü türemiş"
bu cümlenin hiçbir zaman tam karşılığı ingilizce de veyahut başka bir dil de olmayacaktır. dil bilimden anlamadan ve bir dilin fonetik ve aritmetik değerlerini bilmeden konuşmamak lazım.
devamını gör...

sigara ve alkol.
devamını gör...

pentagram (yurt dışında kullandığı isim ile mezarkabul) grubunun 2012 tarihli mmxii isimli albümündeki bir şarkı olup, gerek müziği gerekse sözleri ile en iyi eserlerinden biridir:

devamını gör...

güzel vakit geçireceğimiz bir gün olması dileğiyle, herkese günaydın...
(bu arada usul usul yağmur yağıyor ve biraz hüzünlü bir hava var)
devamını gör...

imago kelimesi, resim anlamına gelen latince bir sözcük.imago etkisi ise kısaca,kişinin ebeveynlerine veya bakımını sağlayan kişilere benzeyen insanları eş olarak seçme durumudur.bunun temel sebebi,bebeklik ve erken çocukluk döneminde kişiye bakım sağlayan insanların sahip olduğu olumlu ve olumsuz niteliklerin bileşiminin çocuğun bilinçaltında 'imaj şemaları' halinde depolanmasıdır.zaten küçük çocuklara sorulursa kızlar babaları gibi,erkek çocuklar ise anneleri gibi bir eş seçeceklerini söyler.yani en yakındaki insan, ideal bir model şeması halinde zihnin arka planına kodlanır.ancak imago'lar, net ve keskin hatlara sahip fotoğraflara benzemez.bunlar daha muğlaktır ve daha dikkatle yaklaşmak gerekir.
imago aslında bebekte normalde gelişmesi gereken hayati bir özelliktir ki böylece annesini veya bakıcısını tanıyabilsin,onu diğer insanlardan ayırt edebilsin. yetişkinlik döneminde ise kişideki bu içsel şemalar,artık bilinçdışına ve tercihlere yansır.kişiler kendi bakımını sağlayan insanlara ait iyi veya kötü,olumlu veya olumsuz niteliklere sahip veya kendisine bunları anımsatan insanlara yakınlık duyar ve onları daha çekici görür.ilişki terapilerinde de bu konu ele alınır(imago ilişki terapisi).kişi her ne kadar iyi ve güzel vasıflara sahip bir insan ile ilişki kurmayı istese de bu sebeplerden dolayı tam tersine soğuk,kaba,ilgisiz partnerleri seçebilir. yani çözümlenmemiş çocukluk yaraları,bir anlamda evlilik ile tedavi edilmeye çalışılır. tabi bu durum, erken çocukluktaki olumsuz anıların tekrar sahnelenmesiyle sonuçlanır.
maalesef imago şemaları bilinçaltından silinemez birer damgadır.işte tam olarak bu yüzden zihinlerimiz istemsizce bunların tedavisini arar.o özel kişinin gelip tüm erken yaşam travmalarını yenilemesini ve iyileştirmesini bekler.
fakat imagolarımızın etkisi bununla da sınırlı değildir.kendimizde olmayan nitelikleri de ararız partnerlerimizde.çok utangaç insan bunun zıttına arsız insanı;düzensiz insan ise çok planlı birini seçebilir.
aslında bu noktaya kadar söylediklerimden imago etkisinin olumsuz olduğu ve boşanmalarla sonuçlanacak ilişkilere yol açtığı sonucu da çıkabilir fakat bu konuyu araştıran bilim insanlarına göre yaşamlarının aynı dönemlerinde yaralanan insanları biraraya getiren ve birbirlerinde çözümü aramaları ve ilacı bulmaları 'romantik aşk' ,araştırmacı harville hendrix'in deyimiyle de 'doğanın anestezisi' de olabilmektedir.yani bir kök aile ilişkisindeki problem ancak başka bir aile ilişkisiyle çözümlenecektir.tüm bu çözümlenme aşamasında ise çatışmaların yaşanacağını unutmamak gerekir.çatışma doğaldır.boşanma ise o ilişkinin sorununu çözmez ve kişi bunları sonraki ilişkisine de taşır.
devamını gör...

izmir bayraklida tam yarim saat tuvalet ariyodum. her yer kapali ve o kadar pis ki keşke erkek olsaydim dedim bi an için..
devamını gör...

5 ay önce kilosu 60 lira olan ciğerin fiyatının, 100 liraya çıkması ile gerçekleşen şey.

kahvaltıda bile ciğer yiyen bir kentin, pahalılık karşısında alışkanlıklarından vazgeçmesi durumu da denebilir.

haber
devamını gör...

midem bulandı gerçekten. bu kitaplar basılmadan önce denetlenmiyor mu ya? nasıl böyle bir kitap piyasaya sürülebilir, yayınevi nasıl bu kitabı basmayı kabul etmiş? nasıl bir ülke olduk biz? pes doğrusu.
devamını gör...

sevdiklerinizle birlikte yapıyorsanız harika bir etkinliktir.

piknik bittikten sonra çöplerinizi toplamanız rica olunur.
devamını gör...

kuşlar hariç her şeyi çekmişim. tatlı canım sağ olsundu. *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit: çok sevdiğim bir arkadaşım (!)” babam gibi fotoğraf çekmişsin.” dedi. dıptıdıptıs
devamını gör...

babacım sen bu madalya konusuna çok taktın kafayı aman diyeyim.

t: normal olan editördür. ayna karşısında bakarak takıyormuş. gururla.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim