dünyanın en büyük acısı
evlat acısı.
kimsenin anlayamayacağı bir acı.
adet, gelenek, görenek vesaire nedeni ile çocuğun ayakları ebeveynlere yıkatılır imiş. meftanın yıkanışında.
anne babaya nasıl bir eziyettir, nasıl bir kıyımdır...
bir babanın günler sonra sözü...
-ayakları hala ellerimde... hala minicik...
kimsenin anlayamayacağı bir acı.
adet, gelenek, görenek vesaire nedeni ile çocuğun ayakları ebeveynlere yıkatılır imiş. meftanın yıkanışında.
anne babaya nasıl bir eziyettir, nasıl bir kıyımdır...
bir babanın günler sonra sözü...
-ayakları hala ellerimde... hala minicik...
devamını gör...
overthinking
gereğinden fazla, detaylıca düşünme eylemidir. aynı zamanda ciddi sonuçlar doğurabilecek (bkz: depresyon, anksiyete, kaygı, mutsuzluk, stres) psikolojik bir rahatsızlıktır.
iki tipi vardır: geçmişe dayalı ve geleceğe dayalı. adından da anlaşılacağı üzere geçmişe dayalı overthinking geçmişte yaşanılan olaylar üzerine kuruluyken geleceğe dayalı overthinking gelecek hakkındadır.
bir "overthinker*"ın belirgin birkaç özelliği şunlardır:
1) sürekli eski anılarına dönüp "keşke şunu şunu yapmasaydım" diyordur.
2) "ya şöyle olsaydı, ya böyle olsaydı" gibi yakınma hallerinde bulunuyordur.
3) kontrol edemediği şeyleri sürekli kafasında oynatıyordur.
4) insanların sevmediği davranışlarını aklında tekrar tekrar canlandırıyordur.
5) mesajlarını tekrar okuyup, o ana dönüp, olayı düşünmeye çalışıyordur.
birde bunu aşmaya yardımcı olabilecek birkaç yol* da mevcuttur. örneğin: sosyal medyadan uzak kalınabilir, egzersize zaman yaratılabilir, yeni sosyal bir ortama girilebilir, kariyere odaklanılabilir...
tabi ki her şeyin başında durumu kabul etmek vardır.
kaynakça
iki tipi vardır: geçmişe dayalı ve geleceğe dayalı. adından da anlaşılacağı üzere geçmişe dayalı overthinking geçmişte yaşanılan olaylar üzerine kuruluyken geleceğe dayalı overthinking gelecek hakkındadır.
bir "overthinker*"ın belirgin birkaç özelliği şunlardır:
1) sürekli eski anılarına dönüp "keşke şunu şunu yapmasaydım" diyordur.
2) "ya şöyle olsaydı, ya böyle olsaydı" gibi yakınma hallerinde bulunuyordur.
3) kontrol edemediği şeyleri sürekli kafasında oynatıyordur.
4) insanların sevmediği davranışlarını aklında tekrar tekrar canlandırıyordur.
5) mesajlarını tekrar okuyup, o ana dönüp, olayı düşünmeye çalışıyordur.
birde bunu aşmaya yardımcı olabilecek birkaç yol* da mevcuttur. örneğin: sosyal medyadan uzak kalınabilir, egzersize zaman yaratılabilir, yeni sosyal bir ortama girilebilir, kariyere odaklanılabilir...
tabi ki her şeyin başında durumu kabul etmek vardır.
kaynakça
devamını gör...
kaladyum
dekoratif yaprak döken bitkiler, çoğu zaman dünyanın subtropikal veya tropikal bölgelerinden gelir. caladium, amerika kıtasının tropikal bölgelerinden 15 ayrı tür içeren oldukça küçük fakat oldukça parlak bir cinstir.evde, çok yıllık otsu bitkiler, ormanın gölgelik altında yaşamakta olup, burada rahat koşullarda yoğun kalın perdeler meydana gelmektedir.https://media.normalsozluk.com/up/2021/05/24/u34m1grabvckxhlp.jpg
devamını gör...
babayla olan ilişki
soruma başka bir soru ile cevap verir.
devamını gör...
sertab erener'in artık doğurmamamız gerekiyor sözleri
artık doğurmamamız değil artık imkanlarımız ölçüsünde doğurmalıyız diye anlamak isterim.
ben 3 çocuk annesiyim, temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyor, ruhsal açıdan da onlara destek olabilmeyi başarıyorum. 3 çocuğum daha olsaydı yapmam mümkün olur muydu emin değilim.
bir dilim ekmek, biraz peynir ile karnını doyurabiliyorum diye sürekli üremek bana da doğru gelmiyor. öte yandan iyi yetiştirilmiş, doğru eğitilmiş, düşünen, hayata artı değerler katabilen gençlere ihtiyacımız yok mu? çok var.
özetle, fiziksel ve ruhsal olarak ihtiyaçlarını karşılayabileceğiniz, doğduğu andan ömrünüzün sonuna kadar destekleyebileceğiniz, en önemlisi çok seveceğiniz kadar çocuk doğurun.
ben 3 çocuk annesiyim, temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyor, ruhsal açıdan da onlara destek olabilmeyi başarıyorum. 3 çocuğum daha olsaydı yapmam mümkün olur muydu emin değilim.
bir dilim ekmek, biraz peynir ile karnını doyurabiliyorum diye sürekli üremek bana da doğru gelmiyor. öte yandan iyi yetiştirilmiş, doğru eğitilmiş, düşünen, hayata artı değerler katabilen gençlere ihtiyacımız yok mu? çok var.
özetle, fiziksel ve ruhsal olarak ihtiyaçlarını karşılayabileceğiniz, doğduğu andan ömrünüzün sonuna kadar destekleyebileceğiniz, en önemlisi çok seveceğiniz kadar çocuk doğurun.
devamını gör...
yazarların en dindar özelliği
intihar etmemem.
devamını gör...
dünyanın en büyük yalanları
sana dönemeyecek kadar meşguldüm.
devamını gör...
başörtüsüyle okumak isteyenler arabistan'a gitsin
ama aynı görüşte olan erkekler okuyabilir,çalışabilir.
neresi mantıklı bunun?
neresi mantıklı bunun?
devamını gör...
fındığım
güzeller güzeli sevgilime seslenirken kullandığım hitap sözcüğüdür. bakın arkadaşlar "fındık ordu'nun mu giresun'un mu" geyiğine ben hiç girmeyeyim... tek bildiğim: benim "fındığım" yalnız benim fındığım.
t: fındık kelimesinin birinci tekil kişi iyelik ekiyle çekimlenmiş halidir.
t: fındık kelimesinin birinci tekil kişi iyelik ekiyle çekimlenmiş halidir.
devamını gör...
her şeyi ilerleterek izlemek
söz konusu video türk dizisi ise size yaklaşık bir buçuk saat kazandırır ve konu bütünlüğü ile alakalı hiçbir kaybınız olmaz.
devamını gör...
kopenhag yorumu
günümüzde kullanılmakta olan kuantum mekaniğinin temel prensiplerini ortaya koyan, temelleri niels bohr tarafından atılmış olan ve sonrasında werner heisenberg, max born gibi ünlü fizikçilerin de katkılarıyla gelişen ilkeler bütünü.
bu ilkeler şöyle özetlenebilir; atom altı parçacıklar, aynı zamanda sahip oldukları dalga karakteri nedeniyle bir dalga fonksiyonu ile tanımlanırlar. bu dalga fonksiyonu schrödinger denklemi ile gösterilir. bu dalgalar herhangi bir engele çarpana kadar bu eşitlikle ifade edilecek durumdadır ve dedektör gibi bir engele çarptıklarında dalga fonksiyonu çöker.
dalga dedektöre çarptığında, yani gözlem yapıldığında dalganın parçacık gibi davrandığını görürüz çünkü gözlem sonucunda, dalganın var olması olasılığını barındıran tüm yerler yani dalganın süperpozisyon durumu, tek bir yere yani tek bir olasılığa inmiştir ve buna yukarıda da dediğim gibi, dalga fonksiyonunun çökmesi denir. bu çöküşün nasıl gerçekleştiğini açıklayamadığımızdan buna ölçüm problemi deriz. biz hiçbir zaman dalga fonksiyonunu görmeyiz, sadece çöktüğü zamanki sonucu görürüz.
yukarıdaki duruma istinaden kopenhag yorumu, bunun çok da dert edilecek bir durum olmadığını, dalga fonksiyonunun fiziksel bir gerçek olup olmamasının önemsiz olduğunu ve gerçekliğin ölçüm sonucunda saklı olduğunu söyler.
tabii ki fizikçiler bu durumu, yani dalga fonksiyonunun fiziksel bir gerçeklik olmadığı yorumunu pek çekici bulmamış ve kopenhag yorumuna ek olarak farklı yorumlar getirmeye devam etmiştir. örneğin çoklu dünyalar yorumu, çöken durumların gözleyemediğimiz versiyonlarının evrende bölünmeye neden olduğunu ve gözlemlediğimiz sonuç dışında kalan tüm olasılıkların başka evrenlerde gerçekleştiğini söyler.
elbette yorumlar bunlarla da kalmaz ve farklı bakış açılarıyla yeni yorumlar getirilmeye devam edilir. tüm bunların sonucunda da günümüzde bildiğimiz kuantum mekaniğinin temelleri atılmış olur.
bu ilkeler şöyle özetlenebilir; atom altı parçacıklar, aynı zamanda sahip oldukları dalga karakteri nedeniyle bir dalga fonksiyonu ile tanımlanırlar. bu dalga fonksiyonu schrödinger denklemi ile gösterilir. bu dalgalar herhangi bir engele çarpana kadar bu eşitlikle ifade edilecek durumdadır ve dedektör gibi bir engele çarptıklarında dalga fonksiyonu çöker.
dalga dedektöre çarptığında, yani gözlem yapıldığında dalganın parçacık gibi davrandığını görürüz çünkü gözlem sonucunda, dalganın var olması olasılığını barındıran tüm yerler yani dalganın süperpozisyon durumu, tek bir yere yani tek bir olasılığa inmiştir ve buna yukarıda da dediğim gibi, dalga fonksiyonunun çökmesi denir. bu çöküşün nasıl gerçekleştiğini açıklayamadığımızdan buna ölçüm problemi deriz. biz hiçbir zaman dalga fonksiyonunu görmeyiz, sadece çöktüğü zamanki sonucu görürüz.
yukarıdaki duruma istinaden kopenhag yorumu, bunun çok da dert edilecek bir durum olmadığını, dalga fonksiyonunun fiziksel bir gerçek olup olmamasının önemsiz olduğunu ve gerçekliğin ölçüm sonucunda saklı olduğunu söyler.
tabii ki fizikçiler bu durumu, yani dalga fonksiyonunun fiziksel bir gerçeklik olmadığı yorumunu pek çekici bulmamış ve kopenhag yorumuna ek olarak farklı yorumlar getirmeye devam etmiştir. örneğin çoklu dünyalar yorumu, çöken durumların gözleyemediğimiz versiyonlarının evrende bölünmeye neden olduğunu ve gözlemlediğimiz sonuç dışında kalan tüm olasılıkların başka evrenlerde gerçekleştiğini söyler.
elbette yorumlar bunlarla da kalmaz ve farklı bakış açılarıyla yeni yorumlar getirilmeye devam edilir. tüm bunların sonucunda da günümüzde bildiğimiz kuantum mekaniğinin temelleri atılmış olur.
devamını gör...
çoğu insanın mış gibi yapması
benim çevremde mi fazlaca var bilemiyorum. ama “mutluymuş” , “sevinçliymiş” , “hüzünlüymüş”, “sinirliymiş” gibi yapıyor çoğu insan. az önce derin bir depresiflikte konuşan arkadaşım instagram hikayesinde gayet eğleniyor. ya topluca bipolar olduk ya da göstermelik yaşıyoruz artık. anlayamıyorum.
devamını gör...
800 tanım giren 101. kişi olmak
800 tanıma ulaşan 3. kişide başlık açmaz umarım.
devamını gör...
40 yaşında olup 20 yaşında gösteren insan
20 yaşında olup 40 yaşında göstermekten iyidir.
devamını gör...
lady godiva
ingiliz ressam john collier'in 1898'de tamamladığı tablo dur. eskiden britanya'da bildiğimiz ingilizlerin çok daha eski versiyonları varken (vikings izleyenler aşinadır, northumbrialar, wessexler falan dönemi) mercia diye bir krallık varmış, tam olarak şuradaymış. tablodaki kadın işte mercia'nın kontesi godiva.
efsaneye göre godiva'nın kocası leofric halkın sırtına o kadar yüksek bir vergi yüklemiş ki halk artık isyan noktasına gelmiş. karısı godiva da halktan yana tavır alınca leofric karısına asla kabul etmeyeceğini düşündüğü bir teklifte bulunmuş: "sadece saçlarına sarılarak, cıbıldak halde at sırtında sokaklarda gezersen vergileri indiririm". tablo da bu teklifi kabul eden godiva'yı gösterir. // yazar notu: aslında bütün süsün püsün, mücevheratın, kraliyeti simgeleyen kaftanların falan kullanılmadan yürünmesi zaman içinde değişerek "çırılçıplak yürüdü" efsanesine evrilmiş olabilir. o dönemlerde soyluluk bazı eşyalar üzerinden taşınan bir paye idi. "madem halkın yanındasın o zaman sıradan halk ol, soyluluğunu ve kraliyet kimliğini bırak da sıradan halk ol, yanlarında yürü bakalım" da denilmiş olabilir dük leofric tarafından (ki bu daha muhtemel olan senaryo).
tablo yıllar yılı bilinirliğini yitirmeden günümüze kadar ulaşmış, hatta heaven shall burn isimli bir grubun da veto isimli albümüne kapak fotoğrafı olmuştur (albümün ilk şarkısının ismi de godiva'dır hatta). şarkı için gerekli olan çilekli link
efsaneye göre godiva'nın kocası leofric halkın sırtına o kadar yüksek bir vergi yüklemiş ki halk artık isyan noktasına gelmiş. karısı godiva da halktan yana tavır alınca leofric karısına asla kabul etmeyeceğini düşündüğü bir teklifte bulunmuş: "sadece saçlarına sarılarak, cıbıldak halde at sırtında sokaklarda gezersen vergileri indiririm". tablo da bu teklifi kabul eden godiva'yı gösterir. // yazar notu: aslında bütün süsün püsün, mücevheratın, kraliyeti simgeleyen kaftanların falan kullanılmadan yürünmesi zaman içinde değişerek "çırılçıplak yürüdü" efsanesine evrilmiş olabilir. o dönemlerde soyluluk bazı eşyalar üzerinden taşınan bir paye idi. "madem halkın yanındasın o zaman sıradan halk ol, soyluluğunu ve kraliyet kimliğini bırak da sıradan halk ol, yanlarında yürü bakalım" da denilmiş olabilir dük leofric tarafından (ki bu daha muhtemel olan senaryo).
tablo yıllar yılı bilinirliğini yitirmeden günümüze kadar ulaşmış, hatta heaven shall burn isimli bir grubun da veto isimli albümüne kapak fotoğrafı olmuştur (albümün ilk şarkısının ismi de godiva'dır hatta). şarkı için gerekli olan çilekli link
devamını gör...
aldattıktan sonra yapılmaması gerekenler
gidip karşıdakinden özür dileyin ve eğer ayrılmak istiyorsa saygı duyun. bir saçmalık yaptınız bari arkasında durun.
devamını gör...
bim firması araba üretirse olabilecek şeyler
aynı gün bozulurdu.
devamını gör...


