bu ve benzeri başlıklar açan lüzumsuz asalakları çoğalmadan ayıklamanızı tavsiye ederim sayın sözlük yöneticileri.
bu başlıklar anayasaya göre suçtur ve insanları kin ve nefrete sürükler.
türkiye cumhuriyeti anayasasına göre:
madde. herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. 14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir. kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.
devamını gör...

vay be millet zirve yapıyor, toplanıyor. bizse çok uzaklarda yalnızlığımızı zirveye taşıyoruz.
devamını gör...

alman u bot kodlarını çözen ingiliz matematikçi.
kendisi homoseksüeldi. o dönemde ingilterede homoseksüellik yasaktı ve bir akıl hastalığı olarak görülüyordu. turning ingiliz hükümeti tarafından yoğun baskıya maruz kaldı. 1954 yılında manchester'daki evinde ölü olarak bulundu.


homoseksüellik ingiltere’de yasa dışıydı ve bir akıl hastalığı olarak dikkate alınmakla birlikte ceza-i yaptırımı olan suç sınıfına girmekteydi. ocak 1952’de turing’in 19 yaşında bir genç olan alan murray ile bir sinemada tanıştı ve alan murray birkaç defa turing'in evine giderek onunla birlikte kaldı. birkaç hafta sonra alan murray bir tanıdığı ile birlikte turing'in evini soymaya gitti. turing bu hırsızlığı polise bildirdi. polis hırsızları yakaladı ve soruşturma sırasında alan murray'in turing ile homoseksüel ilişkisi olduğu gerçeği ortaya çıktı. turing de bunun gerçek olduğunu itiraf etti. turing ve murray 1885 ceza kanunu'na ek yasa'nın 11. kısmı gereğince müstehcen uygunsuzluktan suçlanıp mahkemeye verildiler. turing pişman değildi ve 50 yıl önce oscar wilde'ın başına geldiği gibi aynı suçtan mahkûm edildi.

turing’e mahkûmiyet ve durumuna bağlı olarak libidosunu azaltmak için devam eden hormonal tedavisinde göz hapsi arasında bir tercih sunuldu. hapisten kaçmak için, bir yıl içinde kendini hadım edecek östrojen hormonu iğnelerini kabul etti. suçlu bulunması dolayısıyla devletin gizli işleri için güvenilirlilik izni kaldırıldı ve o zamanlar çok gizli olan gchq’daki kriptografik konular üzerine devam eden danışmanlığı da sona erdirildi. o dönemde ingiltere hükûmeti cambridge beş adlı çoğu akademik eğitimleri sırasında oxford-cambridge'de tahsil yaparken sovyetler birliği hesabına casusluk yapmayı kabul etmiş ve sonradan ingiliz entelejans kurumunda en yüksek rütbeleri almış olan (guy burgesss ve donald maclean) bir grup ajanlar sorunu ile uğraşmaktaydı. casuslar ve sovyet ajanlarının önemli mevkilerde bulunan homoseksüelleri tuzağa düşürmelerinden endişe edilmekteydi. turing o kadar yıl sonra bile çok gizli olan bletchley park'ta çok önemli mevkilerde çalışmıştı ve homoseksüel olma suçundan mahkeme tarafından hüküm giymişti.

8 haziran 1954’te temizlikçisi onu manchester'deki evinde ölü buldu. bir gün evvel, yatağının kenarında bıraktığı yarı-yenmiş siyanür-zehirli elmayı yemek suretiyle siyanür zehirlenmesinden öldüğü açıklandı. elmanın kendisi nedense hiçbir siyanür zehiri testine tabi tutulmadı. ölüm sebebinin siyanür zehirlenmesi olması iddiasına rağmen naaşına post-mortem yapılmadı.
devamını gör...

çok nazik bir davranıştır. şahsen ben okuyorum da beğeniyorum da.
devamını gör...

tam adı* sir christopher frank carandini lee olan efsane ingiliz aktör. 1922'de doğmuş, 2015'te hayatını kaybetmiştir. oynadığı en bilinen karakterler dracula ve saruman'dır.* genelde kötü karakterleri* canlandırmıştır.* söylediğine göre bu kendi tercihi değildir; uzun boyu* yüzünden kendisine hep "anormal" rol teklifleri gelmiştir.*

2. dünya savaşı döneminde çeşitli gizli servis oluşumlarında çalıştığını iddia etmiştir. bazıları bunun yalan veya değilse de abartılı bir söylem olduğunu* söylemiştir. anlatılana göre, kendisinin ağzından bazı gizli servis sırlarını almaya çalışan bir röportöre: "sır tutabilir misin?" demiştir. adam heyecanla "evet!" demiştir. lee de adama doğru, sır verecekmişçesine eğilip: "ben de tutabilirim." demiştir.*

kendisi çeşitli hollywood filmlerinde de oynasa da, bu parıltılı sinema dünyasına eleştirisini sunmaktan da geri durmamıştır. hollywood'un bazı genç oyunculara, kaldırabileceklerinden ağır roller yüklediğini söylemiştir. yeterli deneyimi olmayan oyunculara, sadece fiziksel çekicilikleri sebebiyle önemli roller verilmesinin yanlış olduğundan, bunun o oyuncuların ileriki kariyerleri için zararlı ve tehlikeli olabileceğinden dem vurmuştur.

oyunculuğu kadar, karizmatik ses tonu da kendisini öne çıkartır. dramatik sesini kimi zaman şarkı söyleyerek de kullanmıştır. zaten kendisinin esasen bir opera şarkıcısı olmak için doğduğunu düşünmüştür hep.
devamını gör...

bildigim kadariyla cildimize renk veren melanin pigmentlerini olusturan hucrelerin fazla sayica bolunup cogalmasiyla olusan kanser tipidir. en hizli yayilan kanser turlerinden neredeyse basi cekmektedir. her yas tiplerinden gorulmekle birlikte gencler arasinda da oldukca yaygin gorulmektedir. ozellikle atmosferi yeryuzune yakin ulkelerde oldukca sik goruldugu de yapilan arastirmalarca gorulmus.
belirtilerine gelecek olursak; ciltte olusan sebepsiz yaralar, asiri hassiyet ve kizariklik, ciltte olusan benlerin yayilmasi kanserin teshis edilmesinde gorulen yaygin etkenler. onleme yollari ise;
- gunes isinlarinin yeryuzune dik aciyla vurdugu saatlerde gunese cikmamak (ozellikle beyaz tenliler icin cok buyuk risktir bu)
-uva ve uvb korumali minimum 30+ faktorlu gunes kremi kullanmak, (yazin 3 saatte bir tekrarlanmali)
- ozellikle oglen saatlerinde uzun ve acik renkli kiyafetler giyinmek,
-solaryumdan uzak durmak.
devamını gör...

sevmiyordur o, başka açıklaması olamaz. insan sevdiği zaman çarpmasın diye masanın altına eli uzatmasından bile gösterir sevdiğini. seviyorsan göstermeden duramazsın kardeşim!

sonra yok efendim ben yengeç burcuyum, gösteremiyorum, ay ben şu burcuyum belli edemiyorum falan filan... sedat peker gibi "laaannn bıraaakk!" diyesim geliyor.
devamını gör...

uykumu kaçıran sınavdır
devamını gör...

dönemlerinin ötesini görüp yazıldıkları için klasik olmuşlardır.klasik denilince akla gelenler: sefiller,suç ve ceza,anna karanina,savaş ve barış gibi kitaplardır.
devamını gör...

hayat kısa, kadayıflar uçuyor.

canım abim yaklaşık bir aydır 'oraya gelip künefe yapacağım. künefe yapma aleti aldım gelince künefe yapacağım. sen künefe peyniri bulsana ben gelince künefe yapacağım bla bla 'sözlerine beni maruz bıraktığından bu iğrenç espriyi az önce ben yaptım.

yerleşmiş evin merkezine bir de. yahu ev zaten 34 derece hissedilen 82. erimiş yerlere yapışmışım bir de gelmiş şu vantilatörü kapa diyor.

bana diyor bana bana banusuna.* beynim yandı ve kulaklarımdan aktı inanabiliyor musunuz? ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi herkes eridi.

neyse efem işte en son vantilatörü başka yöne çevirmede anlaştık. üst kattan çamaşırları asıp gelmiş ve cehennem sıcağının ruhunu kavurduğu anam gelip vantilatörü eski haline çevirdi.
abim yahu kapatın şunu kadayıflar uçuyor dedi.

ve ben gözlerinin içine bakarak olsun abi 'hayat kısa, kadayıflar uçuyor' dedim.

yaşadığım dramı anlatabildim mi sayın yazarlar? canım mutfağım şuan 115 dereceye yükseldi. annem bir yandan şerbet yapıyor diğer ocağada çay koymuş.

yarın için çok geç olabilir bunu söylemek için sizleri seviyorum. *

ben göçüyorum hade hepiniz bir şeylere emanet.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...


“faiz ayeti okununca 'sen ekonomist değilsin, işine bak' deniyor. içki-kumar ayeti okununca 'benim zevkime karışma' deniyor. zina ayeti okununca 'burası özgürlükler ülkesi karışma' deniyor. miras ayeti okununca 'hangi çağda yaşıyoruz' deniyor. eş cinselliğin haram olduğuna ilişkin ayetler okununca 'eş cinsellik bir insan hakkıdır, lgbt'cileri hedef gösterdin' deniyor”


benim üzerinde duracağım konu bu paragraf olucaktır. dokunulmazlık talebi hakkında bu durumu olumlu bulmuyorum. diyanetin bazı fetvaları veya fetva verme konusundaki yaklaşımlarından dolayı dokunulmazlığı ne derece sâlim kullanıcakları meçhuldür. değinmek istediğim yere gelicek olursam:

bir camii imamı hutbesinde veya namaz öncesi verilen kısa vaazlarında kişiselin aksine belirlenmiş olan dini konular üzerine konuşma yapar. bu konular da tahmin edilebileceği gibi dini konulardır. yani içeriği âyet ve hadislerden temel alınmış, halkın anlayabileceği kıvama getirilmiş sohbetlerdir.

evet camii devlet malı ve imam da devlet memurudur fakat devlet memuru olması onu diğer devlet memurlarıyla aynı kefeye koymaz. devlet memuru onun sistemsel statüsüdür ve kendi içlerinde doğal olarak görevleri vardır.
doktor da bir devlet memurudur ama görevi insan sağlığı üzerinde tedavi uygulamak ve tedavi metodları üretmektir. avukat da bir devlet memurudur ama görevi adalet sağlamaktır. öğretmen de bir devlet memurudur ama görevi insan yetiştirmektir. imam da bir devlet memurudur ve görevi de hakkı söylemek, dinî gereklilikleri tebliğ etmek, cennetle müjdeleyip cehennemden haberdar etmek, insaların maneviyatlarına dokunmaktır.

başka devlet memurlukları varken kalkıp da sadece "sen imamsın, her kesime hitab etmen lazım" demek bir çözüm değil, kuru bir cümledir. din, temelde bazı sağlıksızlık gibi zarurtler harici kişiden kişiye değişiklik göstericek bir kavram değil. eğer kişiden kişiye değişiklik göstericek olsaydı ortada din diye bir şey kalmazdı. herkesin din anlayışı maalesef farklı. eğer adalet de kişiden kişiye değişicek olsaydı seri katiller de suçsuz sayılırdı öyle değil mi? çünkü ona göre öldürmek suç değil aksine bir zevk. mesela bergen'i kocası öldürdüğü için hala pişman değil. herkesin her durumu, suçu veya ahlakî, toplumsal gereklilikleri algılaması farklıdır. biri için yere ufacık bile çöp atmak hassas bir konuyken biri için bütün yediği, içtiği pislikleri olduğu gibi yediği yerde bırakması umursamazca. şimdi çıkıp bu durumda "çevreyle ilgili belirli kuralların gelmesi lazım, ormanlarımız yok oluyor" gibi bir cümle kurulması tabii bir şey. ama dinî konularda belirli haramlar veya gereklilikler toplumun selameti için iki cümle kurulduğunda "hocaaa sen bu işlere karışma, benim özgürlüğümden sanane, git sen camide otur" demek çok kolay oluyor. çöpü atan köle veya özgür mü değildi?

yahu adam sana ayetle, hadisle geliyor. hadi sen bunlara inanmıyorsan bile içkinin, zinanın toplumsal olarak yıkıcı ve kötü alışkanlık, davranışlar olduğunu anlayamıyor musun? allah kimsenin başına vermesin ama kim kocasının,karısının veya sevgilisinin başka biriyle yatmasını ister? kim içki yüzünden şiddet görmek, geçimsizlik, huzursuzluk veya aile yıkımı yaşamak ister? içki içen baba da kendi hür iradesiyle yapıyor, zina eden eş, baba, sevgili de? neden peki bu seni de günlük hayatta yıkan durumlar dînî olarak yapılmaması gerektiği söylendiğinde bir anda özgürlük oluyor? neden imam konuşmasın oluyor? maden "devlet memuru" olan imamın görevini yapmasını istiyorsun e sen o zaman baştan gereksiz yere isyan ediyorsun? imam günahı-sevabı, haramı-helali söyleyerek zaten görevini yapıyor. sen imamın hutbede çorba tarifi vermesi için mi görevli olduğunu sanıyorsun? o yüzden nasıl ki iki kitap okumakla doktor olunmuyor, iki kitap okumakla da hoca olunmuyor. dini artık bi hocalara bırakın allah aşkına. din hakkında doğru düzgün bilgisi olmayanlar dini konulara ahkam kesiyor, dini dillerine pelesenk yapıyor. bu insana "sen kimsin?" diye bir sorulur. aynı doktorun yanında tıbbi olarak ahkam kesmek gibi. bu durumda da "sen kimsin, eğitimin, bilgin ne de böyle konuşabiliyorsun?" diye sorarlar.

din evrensel bir şeydir, yani sadece şahıslara değil dünyadaki bütün insanlara hitap eder. ahmet'e farklı murat'a farklı din olmaz. kendisi farklı yaşıyorsa o kendisini bağlar. 1443 yıldır diğer yahudilik ve hıristiyanlık gibi tahrif olmadan bugüne gelmiş olan islam dini burda sığ bir anlayışmış gibi olmanın aksine ne kadar yüce olduğunu bize gösterir. çünkü 1443 yıl önce insanın manevi ve ahlaki olarak neye ihtiyacı varsa bugün, 21.yy'da da aynı şeye ihtiyaç vardır. bu ihtiyacın karşılığını da islam dini hala verebilmektedir. islamı hakkıyla temsil edemeyen, müslüman kimliğine yakışmayacak davranışlarda bulunan kişilerden dolayı da dini kötülemek kişilerin kalpleriyle alakalı bir durumdur. dini kişilere değil, kuran'a ve onun elçisi peygamberimiz (sav)'in yaşantısına bakarak öğrenebiliriz.
#1666243 bu tanımımdan "müslüman kişi" tanımlamamı da okuyabilirsiniz. allah yâr ve yardımcımız olsun.
devamını gör...

farkında olmadığımız ve yavaş yavaş gerçekleşen eylemdir. birkaç yıl öncesine gittim. şimdi kim var, kim kaldı? hiç kimse. bir süre sonra belki de farklı bir şehirde yaşayacağım ve çevremdeki insanlar yine azalacak, eksilecek. ama şu söze inanırım hep: ölene dek sorumlusun, gönül bağı kurduğun her şeyden.
devamını gör...

eğer ki sırf engelli diye koşarak kaçıyorsanuz karakter ile alakalıdır, yorum yapmam.
ancak kendinizde onda destek olacak, hayatı paylaşacak, derdine ortak olacak gücü göremiyorsanız derhal mevcut ilişkiyi de sonlandırıp kalp kırmamalısınız. evet hepimiz bir engelli adayıyız, hayatın bize neler getireceğini bilemeyiz. hayatınızdaki insan zaten engelli ise sağlam bir psikolojiye ihtiyacınız var. hiç kimse oyuncak değil, evlilik de bir oyun değil ancak bu insanlara bir tık daha hassas olunmalı diye düşünmekteyim.
devamını gör...

yıldız tilbe'ye öykünen yazar hareketi. onun gibi dans da ederse ben kendisine eşlik eder kırık kalbini güldürürüm. sonra da oturur iki bira, bira içmezse de ayran eşliğinde entrylerimizi girer goygoy yaparız. ben hazırım kalbi kırık yazar, ya sen?
devamını gör...

bu elemanın amacı inanılmaz belli, sözlükte nefes alan ne varsa ilişkiye girmek için and içmiş bir arkadaş.
ergenlik öncesi cinsel travma yaşamış olabilir, saygı duymak gerekir.
muhtemelen karşı cinsleri tarafından bir dönem reddedilmiş ve ted bundy edası ile, arıyor adam yemeden içmeden arıyor.
devamını gör...

toksik insanlardır. ivedilikle hayatınızdan çıkartmanız gerekir, size ancak zarar verirler.
devamını gör...

„you only live once, but if you do it right, once is enough.“

meali;
“ulen zaten bir kere dünyaya geliyorsun, insan gibi yaşa işte. öyle yaşayana bir yaşam yeter! hasta etmeyin beni” demektir.
devamını gör...

freuda ait psikoseksüel gelişim kuramındaki evrelerinin ilki.

salt sigara ve alkol değil, tırnak yeme, küfürbaz, patavatsız olma ve öpüşme isteği de dönemi sağlıklı atlatamamanın göstergeleridir.

ayrıca freud emicenin puro içmesine göndermeli efsaneler de vardır konudan ötürü. *
devamını gör...

instagramdaki nurdigindi veya nurdisina isimli hesaplar sayesinde eskisinden daha çok aklıma gelen, plaka kodu 69 olan güneydoğu anadolu ili. *kahsjs şimdi haritadaki yerine baktım, güneydoğu anadoluda değilmiş karadeniz bölgesindeymiş, bayburt nasıl güneydoğu anadolu'da olmaz aa şaşkınım
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim