usul usul sevmek diye bir şey var mı?
ben seni taaa çok eskiden sevmeye başladım işte usul usul,
sen bilmezken,
ben de bilmezken...
biriktire biriktire,
hani eski zamanlarda şu kadar kupon diyordu gazeteler,
mega kuponlar veriyorlardı hatta arada gazete almayı unutanlar için,
ben seni biriktirmeyi hiç unutmadım biliyor musun?

hani bir de çok sevince bitmesin diye yavaş yavaş okuduğumuz kitaplar vardı,
canımız yana yana az okurduk onları,
tam da böyle belki işte tarifi...
çabuk bitme diye seni ömrüme yaydım ben belki de farkında olmadan,
bu yüzden kışın pişen mutfaklardan çıkmayan balık kokusu gibi ömrüme asılı kaldın belki de...
ne yaptımsa çıkmadı o koku.

leyla ile mecnun’da hiç de öyle bir insan olmayan yavuz’un eylül’e sorduğu gibi sen neden beni sevmedin ki?
biz ikimiz neden "biz" olamadık?

küçücüktüm ve sırf bu yüzden bile sevilebilirdim bence.
sevmenin boyutla alakası olamayacağını bilemeyecek kadar küçük!
oysa fiyat/fayda orantısı gerekiyordu çağımızda bir insanın başka bir insanı sevebilmesi için.
bense yanımda sen olmak koşuluyla nereye olsam orada tamamdım tüm göstergelerden bağımsız olarak.
yan yana güzel duracaktık biz çünkü,
hani beraber iyi giden müthiş ikililer gibi...

sahi neden?

artık sormuyorum biliyor musun?
artık bir önemi yok,
belki de eksik kalmalıydı bir şeyler tıpkı şu an gibi, tıpkı biz gibi..


olur o zaman... *
devamını gör...

çocuklara yaptığımda yüzlerindeki ifadeye bayılıyorum.

o mahçup, pembemsi gülümseme dünyanın en lezzetli tatlısı gibi.
devamını gör...

engelsiz bir kadınla evlendikten sonra evlendiği kişinin hiçbir zaman engelli olmayacağına dair kontrat imzalamış erkeklerin karşılaşmayacağı durum.
devamını gör...

başladığı ilk günden beri severek aynı zamanda da çok eğlenerek takip ettiğim yayın.
fakat bu hafta başka. srebrenitsa'yı konuşacağız. zaman zaman sesimiz titreyecek belki, kendimizi kontrol etmekte zorlanacağız.* onun için şimdiden "sürçülisan" edersem affola.* ve yeşilevham bin teşekkür sana.* duyguları buluşturmak dileğiyle.
devamını gör...

ayaklarının işlevselliğini kullanan kız.
devamını gör...

dünyada ölümden başkası yalan!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bebeklerini doğu berlin'deki anne babalarına gösteren aile,

1961 yılında utanç duvarı olarak da adlandırılan 46 km uzunluğundaki beton sınır..
devamını gör...

manyak olmaya karar verdim bugün aniden. ali erbaşın ayasofya kılıcı gibi bir kenarda sopa misali kaskatı durmaktansa, atını arayan jokey gibi deli deli etrafta dolanmak ve bir şeyler aramak çok daha eğlenceli olmalı. buhayatbenim sonuçta, kim ne diyebilir ki? tomris uyar gibi öykü yazamam belki ama tomris umay gibi yorumlar yazarım bir sözlükte. "i love kafa sozluk" diyerek dalarım mesela ortama, 4-3-3 oynatan aykut gibi yeni bir şeyler denerim. biri çıkıp "bak şimdi o öyle değil" derse "boş ver, sen bak dalgana!" der geçerim.

belki acılıvegankebabı pişiririm kendime. mahlasdüşünürkenkararsızkalanzat gibi şaşkın beklerim bazı günler kapında, meczuptanhallice...

soran olursa "ofsaytı biliyorum" derim ama nereden bildiğimi sorana "bilemedimkibirden, biraz düşüneyim." cevabını yapıştırırım. otobandakiyanlizdusakabin misali bir başıma dolaşırım ortalıkta ama yine de görenler normalbiri zanneder beni. normalbiri değilim halbuki artık. normalbirininkankası sayılırım belki ancak...

selamsız sabahsız yanımdan geçen serserilerden bir farkım yok şimdi, çünkü dedim ya; manyak olmaya karar verdim ben. az sonra sokağa çıkıp var gücümle "viva zapata!" diye bağıracağım. içine viski taşı attığım bardağımı şerefinize kaldırırken turnayı gözünden vuracağım belki de bu gece. fakat şimdilik sadece bütün pencereleri ardına kadar açmakla yetineceğim çünkü bu kış soğuğuna rağmen i am melting lannn melting!

*
devamını gör...

çalışılan iş kolunda ki müşteriler. kibarlığınız ve gösterdiğiniz nezaket sonrası , kendilerine iltimas geçilmesini bekleyen kurnaz insanlar ve absürt istekleri.
devamını gör...

dillerine pelesenk ettikleri 'resmi tarihe inandırıldık' gevezelikleriyle, bilerek veya bilmeyerek, okuma yazma bilmez bir toprak ağasını dahi bir kahraman,bir önder gibi gösterdiklerinin farkında olmayan insanları bize gösteren başlık.

uzunca bir süredir, akıllarınca işlerine gelmeyen her tarihi hadiseyi; ''bu resmi tarihtir'', ''bu zırvadır'' minvalinde geveleyerek kendini tarih ve belge okuma uzmanı sanan bilgisizlere sormak gerekir: peki siz nereden okuyorsunuz bu tarihi? ingiliz resmi tarihinden mi? yaşamınız boyunca kaç tarihi vesika okuyup yorumladınız? ya da hepsini bırakın bir tarafa,resmi tarih diye bir şey var mıdır? eğer varsa çıkarırsınız resmi bir belgeyi,bu da yetmez; eksik kalan hususları siyasi ve ideolojik saplantılarınızdan sıyrılarak tarafsızca, tarihçilik metodu çerçevesinde yorumlayıp doğru tarihi ortaya koyarsınız.hoş,bu cenahın tarihçileri genelde mustafa armağan,kadir mısırlıoğlu gibi zevatlar olduğu için bu da pek mümkün görünmemektedir.bir de bu gerizekalılara ve onların tarihçiliğine paralel olarak bölücü terör örgütünün sözde ileri gelenleri bu konuda onları destekleyici yaklaşımlar ve tarihi değerlendirmelerde bulunurlar. bu teröristlerin ağzından ''resmi tarih'', ''kemalist tarih'' kavramlarını sık sık duyarsınız.oysa ki bunların hedeflerine tam olarak neyi koydukları ve karın ağrılarının ne olduğu çok net anlaşılabilir şeylerdir.

şıh sait ya da şeyh sait denilen okuma yazma bilmez bu cahil; yobaz ,gerici ve din kurumunu kullanarak aşiretinin gücüne güç katmış, bu güç ve nüfuzla da yerel bir servet değerindeki hayvanlarını,insanlara karın tokluğuna otlatan tipik bir feodal beyidir.cumhuriyetle birlikte ilerde bu nüfuzunu ve gücünü kaybedeceğini düşünüyordu.kimi yabancı istihbarat örgütlerinin raporlarında saitin ,öteden beri ingiliz istihbaratıyla ortak çalıştığı ve ayrılıkçı kürt hareketinin liderliğini üstlendiği yazsa da bu çapsızın bunu başarabilecek bir kabiliyetinin olmadığı ve bu sebeple doğrudan türkiye cumhuriyeti devleti sınırları içinde sözde bağımsız kürdistan amacıyla başlatılmış bir isyan olmadığı zaten bilinmektedir. söz konusu isyancı zaten mahkeme süreci boyunca bu kalkışmayı bir ''kıyam'' olarak nitelendirmekte ve diğer aşiret önderlerine gönderdiği mektupların çoğunda bunun bir cihat ve dini kurtarma hareketi olduğunu açıkça beyan etmektedir.dönemin bölücü örgütleri 'azadi' ve kürt teali cemiyeti nin planlama safhasında olayın direkt içinde olduğuna dair hiç bir belge ve bilgi bulunmamaktadır. hatta azadi örgütünün, söz konusu kalkışma neticesinde devletin isyanı bastırmak suretiyle bölgede gücünü artıracağından çekindiği ve ilk aşamada kalkışmaya engel olmak istediği bir çok belge ve delilde mevcuttur.elbette klasik bölücü huyları sonucu sonradan isyanın parçası ve destekleyicisi haline gelmişler ve isyan gerici ve ayrılıkçı bir niteliğe bürünmüştür.yine doğrudan saitin ingiliz istihbaratına çalıştığına dair belge olmamasına rağmen dönemin gizli ve askeri istihbarat servislerinin raporlarında ve bizzat gazi atatürk 'ün değerlendirmelerinde ingilizlerin isyanda parmağı olduğu, hatta bizzat tertipleyicileri olduğu vurgulanmıştır.lozan'da net bir bir çözüme kavuşturulamayan musul sorununun milletler cemiyeti'ne intikal etmesinden kısa bir süre sonra bu isyanın başlaması, sebep sonuç ilişkisi kurabilen azıcık zeka sahibi insan için bile durumu gayet özetler niteliktedir.

tüm bunları bir yana bıraktığımızda insanı hayretler içinde bırakan başka bir şey vardır ki; o da bölücülerle dinden geçinen siyasal anlayışın, cumhuriyete ve onun getirdiği yeni düzene karşı aynı içi boş eleştirel yaklaşımlarda nasıl ağız birliği ettiği ve nasıl bir kenetlenme halinde bulundukları gerçeğidir.bu şaşkınlığı üstümüzden atmak için ise emperyalizm kavramını ve onun kullandığı araçları iyi bilmek yeterli olacaktır.
devamını gör...

kadınlı kızlı başlık açan yazarlar hiç uğramamış.

şaşırtmamıştır.


emeği geçen herkesi tebrik ederim. yarın ilgili yazarlar ile iletişime geçeceğim.
devamını gör...

islam kadına o kadar değer verir ki evlenmeden elini dahi süremezsin. saçının telini dahi göremezsin. hatta islam'da kadının çocuğunu emzirmesi dahi farz değildir. isterse emzirmez süt anne tutulmasını isteyebilir. temizlik ve ev işi de yapmayabilir. erkek olarak temizlikçi tutmak zorundasınız. yani erkek resmen kadının kölesidir.
devamını gör...

taaşşuk-ı talat ve fitnat talat bey ile fitnat hanım'ın sonu hüsranla biten aşklarının acıklı hikâyesidir. aşkı için kadın kılığına giren koca yürekli talatbey aşk ne olduğunu bilmeyen senden öğrenir.
devamını gör...

ben değilimdir. bir bilen geldiğim an hoşgeldin demiş ve sözlüğün gönlümü fethetmesine kapı aralamıştır.*
devamını gör...

anasayfada denk geldim. cevapları okudum. içimdeki o iğrenç acı yine gün yüzüne çıktı. ilk tacize uğradığımda hatta tecavüzün köşesinden döndüğümde daha 14-15 yaşlarındaydım. hemde teyzemin kkocası tarafından. üstelik ramazan ayında. o zamanlar taciz ne tecavüz ne erkeğin organı nedir hiç bilmiyorum ki. o zamanlar şimdiki zamanlar gibi her şey açık seçik değildi. ama bir şeylerin yanlış olduğunu zararlı olduğunu her şey başladığında içime düşen korkuyla anlamıştım. ramazan ayında ve yaz mevsimindeydik. ortaokuldayım. evimiz iki katlı ikinci katı teraslı. orda teyzemle kocası kalıyordu. annem babam ben yaz oldugu için terasta uyuyorduk. teyzemde anneanneme gitmişti bir iki haftalığına. gece annemler sahura kalktılar. ben o gün oruç tutmayacaktım nedendir bilmiyorum. uyuyorum tek. eniştemde de içeride salonda uyuyordu. en azından ben öyle sanıyordum. sonra adım seslerini duyup uyandım ama gözlerimi açmadım. yavaşça bana yaklaşan o nefes sesi. kıyafet hışırtısı. üzerimdeki pijamanın yavaşça indirilişi. organının tenime hafifçe sürtünmesi. her tarafımın titrediğini hatırlıyorum. uyanıp kalkmaya ne yappıyorsun demeye cesaretim yok. sadece kıpırdanmakla yetindim. kıpırdanınca içeri kaçtı gitti. bende bir hışımla aşağı annemgilin yanına indim. ama nasıl ağlıyorum. ne olduğunu ne yapmaya çalıştıgını bilmiyorum ama hissediyorum kötü bir şey yapacaktı bana. babam soruyor kızım noldu diye karnım ağrıyor demekle yetiniyorum. ve o gün susuşumla bu yaşıma kadar susuyorum. yıllar geçti hatırlayınca midem bulanır. işin kötü tarafı ben hala kimseye söyleyemedim ve sürekli görüşüyoruz teyzemlerle. o şerefsizle sürekli yan yanayım. içimi deldi geçti de kimselere diyemedim. şimdi düşünüyorum o gün kıpırdanmasam yaşayacağım şey bütün hayatımı mahvedecekti. susmayın olur mu. ben bir kere sustum ömür boyu diyet ödüyorum siz susmayın.
devamını gör...

bu coğrafyanın insanı.
islamcısından sekülerine, osmanlıcısından atatürkçüsüne, türkünden kürtüne, ateistinden dincisine, alevisinden sünnisine kadar fark etmeksizin ortak bir protip.
önemli olan hangi görüşe sahip olduğu değildir.

kendi fikri dışındakine saygı göstermeye tenezzül etmez, inandığı ve savunduğu şeyi kendine neredeyse tanrı bellemiştir. eleştirilmez, sorgulanmaz ve kutsaldır.

linç kültürü yaygındır, demokrasiden ve insan haklarından bihaberdir. "oh olsun" kafasında yaşadığı için hak-hukuk gibi kavramlara uzaktır. onun gözünde cahil olmanız birkaç kelimenize bakar, işin gerçeği en akıllısı odur.

bu prototip değişmedikçe ne ülke değişir, ne sistem ne de düzen. nasılsanız öyle yönetilirsiniz, iğneyi de çuvaldızı da herkes kendine batırmalıdır.
devamını gör...

çok isterdim. kedim geldi kucağıma yattı mesela ama ben alsaydım kalkar giderdi. bir duruşu var yani. sabah 6-7 arası acı acı miyavlıyor. kalkıyorum oturuyorum yatağa kucağıma zıplıyor. bıkana kadar kendisini öpmem için kafasını havaya kaldırıyor. öpüyorum öpüyorum sıkılınca yastığıma ilerliyor. yastığa kafamı koyar koymaz kafama sarılıp uyuyor. kızamıyorum. kedi olmak böyle sevilmek isterdim.
devamını gör...

spoiler'ı nerede ve nasıl verildi, bilen mesaj kutuma portakal atabilir mi lütfen?

çok heyecan vericidir efendim. sözlük depar atarken yazarlarını da unutmamakta, en güzel fikirlerle bizleri kalpten götürmeyi amaçlamaktadır. *
umarım istenilen hedef kitleye ulaşılır, zira yoldaş ve ekibi bunu hak ediyor. tabii bizler de.
devamını gör...

"aramazdım" dediğim başlık. evlatlık veren birini ben neden arayıp bulmaya çalışayım ki? ailem belli zaten, yabancılar umrumda bile olmaz. kan bağıyla falan insan yabancı olmaktan kurtulamıyor ayrıca. kalsınlar kaldıkları yerde.

beni evlatlık veren hayâli kişilere kızgınım şu an*.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim