sabahattin ali'nin denk geldiğim gibi çok sevdiğim bir sözü edebiyatın ne işe yaradığı konusunda, bende ivedilikle bir şeyler yazma ihtiyacı uyandırdı, bu vesileyle edebiyat'ın ne işe yaradığını/en azından benim için ne anlam ifade ettiğini birkaç cümleyle ifade etmeye çalışacağım.
öncelikle belirttiğim söz; "unuttum diyemem ama üzerimde bir tesirin kalmamış artık."
bu sözü ilk okuduğumda evet edebiyat bu işte, edebiyat'ın işe yarar kısmı budur dedim. çünkü; bu söz, benim belki sürekli olarak içimde/aklımda bir duygu olarak varlık taşıyan, sürekli dolaşan; ama kelimelere asla dökülemeyen o sözdü. yüreğime su serpmiştir, beni bir duyguda tamamlamış, azad etmiştir. sözgelimi, bir benzetme yapacak olursam, dilimde sürekli dolaşan ama aklıma asla gelmeyen o şarkıya bir yerde rastlamam gibidir bu. anlık da olsa o şarkıyı artık bulmuş olmam beni rahatlatır, bana eşlik ettirir. edebiyat'ın işe yarar kısmı da budur işte, insanın tamamlayamadığı, anlam veremediği, eksik kaldığı o duygunun karşılığıdır.
ve dünya tarihi boyunca insanlar hep benzer hisleri yaşamışlardır, sabahattin ali gibi kıymetli insanlar da bunları sadece yaşamamış; söylemiş, yazmış, bunlara sözcüklerle dokunmuş ve bize kadar ulaştırmış. elbette bu tür duyguların ifade edilmis olması derdimize tamamen derman degil, hiçbir zaman da olmayacak belki ama en azindan bu hislerimizin bir tanımının olduğu, bu hislerin insanlık tarihi boyunca ortaklarının olduğu bilgisi bir nebze de olsa derdimizi hafifletiyor. bu anlamda ben edebiyat'a da sabahattin ali gibi isimlere de her zaman duacıyım. duacı kalacağım.
devamını gör...

yakın zamanlarda müslüman ülkelere çifte standart uyguladığını iddia ettiğimiz ab ülkeleri çin'in uygur politikasını eleştiren ve kınayan bir karar alırken türkiye bu metni imzalama gereği duymadı. zira mazlum halkların sesi, islam aleminin halifesi, çok değerli erdoğan hazretleri çin'i karşısına almaktan korktu. ancak zerre utanması olmayan sözde türk medyası hala çin'in uygur politikasını eleştirip bu olayı üzerinden türkçülük ve ümmetçilik kasıyor.
t: gerçekleşirse şaşırmayacağım olay.
devamını gör...

+lütfen ateş etmeyin, ben polonyalıyım.
-peki neden o lanet alman paltosunu giyiyorsun?
+üşüyorum.

piyanist.
devamını gör...

yukarıdaki yazar kendi sebebi ile destek vermediğini kendince haklı sebebe dayandırarak açıklamış. sen hükümetin bırak 100 çocuğu binlerce çocuğu kurtaracak parayı yutmasına rağmen bu açıklamayı yapabiliyorsan, zihniyetin yerin dibine girsin. bir kaç defa okudum acaba yanlış mı anlıyorum diye. ama bariz saçmalamış.
az önce haberleri izlerken yine küçücük bedenleriyle hayata tutunmaya çalışan bebekleri görünce içim sızladı. bu çocukları böyle bilip, duyup, görüp kılını kıpırdatmayan ve hatta yardım kampanyası yürüten ailelere hakaret eden hükümet yetkilileri, her ne hakkım varsa haram olsun. dilerim ki tez zamanda bin beterini yaşarsınız ve inşallah bizede görmek nasip olur.*
t: vicdanı sızlayan gönlü güzel insanların, bu lanet hastalıkla mücadele eden yavrularımıza destek olmak için çabası.
devamını gör...

“scenes from a memory” albümünü iyi ki kaydetmişler de zaman zaman özleyerek döndüğümüz bu albümden;
fatal tragedy
beyond this life
through her eyes
home
finally free
parçalarıyla başbaşa kalabilmişiz.
devamını gör...

dinlerken başka bir iş yapmamaya ve göz temasına gayret ediyorum ancak her zaman değil. yıllarca bize okullarda çocuklarla konuşurken amerikan sit-com dizilerde olduğu gibi el ele göz göze oturup etkin bir dinleme yapmamızı öğrettiler. bu bir yere kadar doğru. göz teması ve uygun bedensel temas çocuğun rahatlaması kendine ve bana güven duyması kendini rahat ifade etmesi için çok anlamlı gerçekten ama arkadaş ben de o sırada gerçekten yetiştirmek zorunda olduğum bir işle uğraşıyorum. sınıfta isem bir başka cocuga yardım ediyor ya da bir sonraki etkinlik için malzeme hazırlıyorum. evde isem birazdan aç kurtlar gibi üstüme saldirmasinlar diye yemek hazırlıyorum falan. bu yüzden konusmaya başladığında dürüstçe söylüyorum. "eğer anlatacağım şey çok önemli ve uzun bir konu ise biraz sabret önce işimi bitireyim. ya da sen konuş ben hem işimi yapıp hem seni dinlemeye calisayim." burada karar ona ait. ancak her istediğinde karşısında onu dinleyecek birisi olmayabileceğini de bilmek zorunda. arkadaşları onu hep göz teması ve etkin şekilde dinlemeyecek çünkü.

dinlerken yorum yapmak yerine "hmm"
"anladım"
"..... oldu demek."
"sen bu konuda ne hissettin?"
"sence nasıl olmalıydı?"
"sonra ne oldu?" gibi sorularla konuşmaya ve duygu düşüncelerini anlatmaya teşvik etmek benim altın kuralım. ben genelde konuşma bitince "benimle paylaştığın icin teşekkür ederim. ne kadar güzel anlattın. çok iyi anladım."
diyor ve bekliyorum. genelde " sen ne diyorsun bu konuda ?" minvalinde bir soru gelene kadar yorum yapmıyorum. çunku çocuk benden yardım istemiyor sadece paylaşmak istiyor böylece çocuk başka zaman tekrar gelip benimle konuşmak için güven duyuyor. konu ciddi ve önemli ise o zaman elbette "bu konuda ben de kendi düşüncemi söyleyeyim ama karar sana ait" diyerek fikrimi ya da kuralını belirtiyorum.

çocukları dinlemek kolay değil. konudan sapmadan, kekelemeden, dürüst ve adil şekilde bir şey anlatmaları gerçekten zor, çok zor. hatta anlamlı ve gerekli bir şey anlatma olasılıkları da düşük. yalnız bazen o ciddiye almadığınız absurd hikayelerin içinden bilinçaltının kosesinde kıvrılıp kalmış bir canavar da çıkabiliyor.
insanı anlamanin en basit ve iyi yolu onu dinlemek. yüz hatlarını, ses tonunu, el kol hareketlerini, kelimelerini seçerken koyduğu tavrı dinlemek belki de anlattıklarından bile değerli.
devamını gör...

hukuk temalı filmleri izlerken keyif alıyorum. izlediğim ve tavsiye edeceğim filmleri aşağıya yazıyorum. izledikçe ek yapacağım.
12 kızgın adam (12 angry men)
beni suçlu bulun
bir cinayetin anatomisi
birkaç iyi adam
bülbülü öldürmek
dava
hüküm
jüri
şeytanın avukatı
suikast
sanık
the rainmaker
...and justice for all
nuremberg mahkemesi
öldürmek üzerine kısa bir film
devamını gör...

tanım mı yazılıyor, yoksa tanım yazılıyor da benim mi haberim yok. tanımdan daha çok kahve, çay, doğa, kitap vb. içeren fotolar; bir de güne yüksek enerji ile başlatan* mesajlar var sözlükte. üstüne bu tayfadan değilsen yazarlar sana ivana sert gibi "bizimle değilsin" diyor.

kısacası ortada kaliteyi değerlendirecek bir şey yok. vallahi aylardır aynı şeyleri yazıyorum, ben sıkıldım; siz foto atmaktan sıkılmadınız.*
devamını gör...

sözlük jargonları'na yeni yeni kelimeler, cümleler ekleyen mükemmel yazarın, mükemmel montajı.

"gülmekten yiyemediğim noddle'ımın soğumasının hesabını kim verecek bana?!" şeklinde isyan etmeme de sebep olmuştur ama olsundur. yazarın canı sağ olsun. emeğisine sağlık, klavyesine sağlık. *

(bkz: ben de artık bir turunçgilim)
devamını gör...

hayır pardon yapılan açıklamaya mi sinir oldunuz yoksa ermeni soykırımını red ettiğiniz için bu kadar alçaldınız?

yaşadığı coğrafyanın karanlık dönemlerini irdelemeden düşünmeden sorgulamadan hatta reddeden bi insan topluluğu olduğu için karanlıklar hiç bir zaman aydınlığa çıkmayacak bu dönemde dahil.
bi andavalın biri yukarıda ana avrat sövecek kadar alcalmış
hiç olmazsa çoğumuz nereden ve kimden geldiğimizi biliyoruz.
o yüzden hepinize gülümsüyorum.
sana ayrı güldüm andaval.
devamını gör...

tüm erkeklerin ilgi odağıdır. ne istese hemen yapılır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

50li yaşlardaki payvoncu dayılara kızmak yerine 20li yaşlardaki kızlara giydiyoruz , ne değişecek ?
devamını gör...

tanıştığı kişilerin karakterini çabuk anlayacak duruma gelmiş kişiler için söylenen söz.
devamını gör...

2007 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde tayyip erdoğan veyahut başka bir millî görüş kökenli siyasetçinin muhtemel cumhurbaşkanı adaylığına karşı düzenlenmiş ve temelinde siyasi kaygı barındıran mitinglerdir. 3 büyük şehir ve bazı diğer şehirlerde düzenlenmiştir.
mitinglerden önce cumhuriyet halk partisi, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçiminden önce erken genel seçim yapılmasını ve cumhurbaşkanını yeni meclisin seçmesi gerektiğini belirtmekteydi. ak parti ise bu karara katılmamıştır. cumhuriyet halk partisi'nin boykot ettiği cumhurbaşkanlığı seçimi, anayasa mahkemesi'nin 367 kararı gereğince iptal olmuştur. mitinglere katılım yüksek seviyedeydi. bazı kaynaklara göre ankara-anıtkabir mitingi, cumhuriyet tarihinin en kalabalık mitingi olmuştur. istanbul-çağlayan mitingi de yüksek katılım görmüştür. bu mitinglere birçok ünlü aydın katılmıştır. mitinglerin ardından yapılan erken genel seçimde ak parti, oylarını arttırmış ve sonrasında yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde abdullah gül türkiye cumhuriyeti'nin 11. cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir. cumhuriyet mitinglerinin, toplumda kutuplaştırıcı etkisi ve iktidar partisinin lehine olduğu anlaşılmaktadır ancak bu bugünden baktığınız zaman öyle yorumlanabilir. o günleri yaşamış laik türk vatandaşlarının türkiye cumhuriyeti'nin nereye gittiğini görebildiği ve karşılarındaki kahir ekseriyete rağmen çabaladıkları da göz ardı edilmemelidir.

29 nisan çağlayan cumhuriyet mitingi'nden fotoğraflar;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bizim zamanımızda böyle miydi?
devamını gör...

sloganı liberté, égalité, fraternité; "özgürlük, eşitlik, kardeşlik" olan ve çağ kapatıp açan ihtilaldir. fransız bayrağının renkleri de buradan gelir.. mavi renk özgürlük, beyaz renk eşitlik ve kırmızı renk kardeşlik demektir.

fransız ihtilalinin bir sonucuda politikada bugün kullanılan" sağ " ve " sol " tabirlerinin ortaya çıkmasıdır. devirm olduktan sonra kurulan yasama meclisi' nde meşrutiyetçiler ve ihtilalciler diye iki grup vardı.

meşrutiyetçiler : kralın yerinde kalmasını fakat bir meclisle yönetimi paylaşmasını savunanlardı ve bunlar sağ tarafta oturuyorlardı.

cumhuriyet taraftarı ihtilalciler ise krakllığın kalkmasını ve cumhuriyetin ilanını istiyorlardı, tahmin edeceğiniz üzere solda oturuyorlardı.

bundan ne anlıyoruz muhafazakar ve radikalseniz sağ, cumhuriyetçi ve yenilikçi iseniz sol görüşlüsünüz.
devamını gör...

önce "callisto"ydum. söylenişi güzel ve allah'ın jüpiter'inin kendi halinde bir uydusu diye. mitolojik hikayesini pek sallamamıştım. ancak zeus'un tecavüzüne uğrayan callisto uydu olan callisto'dan daha çok biliniyormuş. ben de böyle bilinmek istemediğim için "köşe yastığı" olmaya karar verdim. gayet güzel, rahat, mesaj kaygısız. köşeye oturup seyretmeyi de çok severim ayrıca.
devamını gör...

kuran'daki miras ayetlerinde matematik hatası olduğu ileri sürmek bir loser ateist itemidir.

kendileri keşke bu iddiayı matematik köyünde öğretmen olan ateist salih duman'a söyleseler de ağızlarının paylarını alsalar.

miras ayetlerinde neden hata olmadığının matematiksel ispatı için şu videoya bakabilirsiniz.
devamını gör...

trabzon’da eski bir kilise
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim