robert redford
şu zamana kadar kafa sözlükte bu abimiz ile ilgili başlık açılmamış oluşu çok büyük bir skandaldır. aynı zamanda 5 aydır bu başlığın açılmamış olduğunu fark edemem de benim ayıbımdır. şimdi bu ayıbı temizleyeceğiz.*
kendileri 84 yaşındadır. isminden de tahmin edebileceğiniz üzere abd vatandaşıdır. kendisi hem oyuncu hem de yönetmen olarak oscar ödülünü kazanan nadir kişilerden birisidir. oldukça fazla filmde yer almıştır ancak kafamda en çok yer eden filmleri burada paylaşmak istiyorum:
(bkz: three days of condor)
(bkz: spy game)
(bkz: the great gatsby) (1974 versiyonu tabii ki de)
belki de en önemlisi, kendisi bağımsız sinemaya yön veren ve bağımsız sinemanın en önemli festivali olan sundance film festivali'nin kurucusudur. genç kardeşlerimiz ise kendilerini captain america: the winter soldier filmindeki alexander pierce rolü ile hatırlayabilirler.
saymış olduğum bu sebeplerden ötürü sinema sektöründe oldukça önemli işlere imza atmıştır ve gerçek anlamda isminin daha çok zikredilmesi gereken bir şahsiyettir. adam gençliğinde brad pitt'e taş çıkartırken, yaşlılığında da oldukça karizmatiktir.
kendileri 84 yaşındadır. isminden de tahmin edebileceğiniz üzere abd vatandaşıdır. kendisi hem oyuncu hem de yönetmen olarak oscar ödülünü kazanan nadir kişilerden birisidir. oldukça fazla filmde yer almıştır ancak kafamda en çok yer eden filmleri burada paylaşmak istiyorum:
(bkz: three days of condor)
(bkz: spy game)
(bkz: the great gatsby) (1974 versiyonu tabii ki de)
belki de en önemlisi, kendisi bağımsız sinemaya yön veren ve bağımsız sinemanın en önemli festivali olan sundance film festivali'nin kurucusudur. genç kardeşlerimiz ise kendilerini captain america: the winter soldier filmindeki alexander pierce rolü ile hatırlayabilirler.
saymış olduğum bu sebeplerden ötürü sinema sektöründe oldukça önemli işlere imza atmıştır ve gerçek anlamda isminin daha çok zikredilmesi gereken bir şahsiyettir. adam gençliğinde brad pitt'e taş çıkartırken, yaşlılığında da oldukça karizmatiktir.
devamını gör...
yazarların en son okuduğu kitap
attila ilhan elde var hüzün.
hep yanlış anlaşılmıştır.
hayalleri yasaklanmış
hep yanlış anlaşılmıştır.
hayalleri yasaklanmış
devamını gör...
turgay şeren
asıl ismi "türkay sabit şeren" olan eski galatasaray ve milli takım kalecisi. galatasaray lisesinde fransızca eğitim verildiği için ve fransız alfabesinde k harfi g sesi ile okunduğu adı günümüze "turgay" olarak gelmiştir.
devamını gör...
makinist ile son istasyon radyo yayını
bu akşam saat 23:45 de sözlük radyosunda buluşacağız.
yine acayip acayip müzikler çalınacak.
yazarların dilemek istedikleri özürler isimli başlıktan konuşacağız.
katılmak için başlığa yazabilirsiniz.
dinlemek için 23:45 de tıkla
faithfully yours...
yine acayip acayip müzikler çalınacak.
yazarların dilemek istedikleri özürler isimli başlıktan konuşacağız.
katılmak için başlığa yazabilirsiniz.
dinlemek için 23:45 de tıkla
faithfully yours...
devamını gör...
kartlı telefon
özellikle sıcak havalarda ahizeleri buram buram nefes ve ter kokan nostalji.
devamını gör...
değişik kelimeler ve anlamları
aysar ayın etkisiyle huyunun değiştiğine inanılan kişi demekmiş.
umarım wattpad kurt adam hikayesi yazarları bu kelimeyi öğrenip erkek mafya kurt adam karakterlerine aysar ismini vermez. *
umarım wattpad kurt adam hikayesi yazarları bu kelimeyi öğrenip erkek mafya kurt adam karakterlerine aysar ismini vermez. *
devamını gör...
sınavda ikinci kağıdı isteyen öğrenci
6 sayfa cevap kağıdı verip de 100 üzerinden 17 almışlığı da vardır.
devamını gör...
ölüm oyunu
japon yazar koushun takami'nin ilk romanıdır. 1996'da tamamlanmasına rağmen 1999'a kadar yayımlanmadı. hikâye, doğu asya cumhuriyeti olarak bilinen otoriter japon hükûmeti tarafından yürütülen bir programda birbirleriyle savaşmaya zorlanan ortaokul öğrencilerini ele almaktadır.
eveet gelelim benim şahsi yorumlarıma öncelikle bol kan ve gerilim var kitapta
abi bu çocuklar kaç yaşında ya ortaokul öğrencisi ve birbirlerini öldürüyorlar aralarından sadece biri yaşayacak
21'i kız 21'i erkek tam 42 öğrenci
kitap konu olarak bakınca basit dursada iç metin hiç de öyle değil . kitapta bol siyasi göndermeler de var hatta amerika' dan
insanlan kontrol altında tutmak önemli.
aksi halde amerikan imparatorluğu gibi üçüncü dünya ülkesi oluruz. o ülkenin uyuşturucu, şiddet ve eşcinsellik gibi problemlerle çalkalandığını biliyorsun, değil mi?
diye bahsediliyor . ve daha birçok gönderme var yazarın amerika'dan pek hoşlanmadığını rahatlıkla görebilirsiniz.
insani yönüne gelecek olursak bu kitapta "can havli" denilen duyguyu çok derinden hissettim ben okurken . küçücük çocukların yaşayabilmek için mücadeleleri , arkadaşlarına karşı acımazsızlıklarını gördükçe aslında doğamız gereği hepimizin içinde yatan bir canavar olduğunu görmek biraz korkutucuydu. biraz diyorum çünkü kitapta o kadar ürkünç detaylar var ki.
kitabın 2005 yılında japon yapımı aynı isimde bir de filmi var ayrıca ( " battle royale" kitabın ve filmin orijinal ismi türkçeye "ölüm oyunu" diye çevrilmiş . battle royale :bir tür güreş müsabakası demekmiş(u: kitabın giriş kısmında bununla ilgili ayrıntılı bir ön söz (giriş kısmı mevcut) ) ama ben izlemeye açıkçası cesaret edemedim . normalde testere izlerken bile fazla gerilmeyen ben bu kitabın filmini izlemekten korktum açıkçası çünkü yazar cidden bazı yerlerde öyle iyi betimlemeler yapmış ki okurken görüntüler yeterince gözümün önünde canlandı . e malum uzak doğu sinemasında sağ olsunlar holluwood gibi basit sahneler olmuyor adamlar hissettiriyor duyguyu gerçekmişçesine . filmi seyredemeyeşimde bunun da büyük payının olduğunu söyleyebilirim.
devamını gör...
dune
duncan idaho için kendi ağzından yazdığım bir şiir(muhtemel spoiler içerir);
manasını yitirmiş bir ölüm,
almıştı beni altına o solucan gibi,
defalarca.
kaçıncı kez oluyordu bu.
her biri ilk seferki gibi,
son kez olması dileği ile.
olamayacağını bilerek.
boşlukta bir bilincim ben,
tekrar tekrar bedenlenen,
yabancı bedenlerde.
her biri ayrı ayrı benim,
toplayınca ben yapıyor.
zihnimde eskinin tarihini taşıyan
bir antikayım ben.
vazgeçilmez olacak kadar iyi,
neyim vardı ki.
bir zamanlar ölesiye olan sadakatim,
dönüşünce nefrete,
suçlanabilir miydim ki gerçekten.
sebeplerin hepsi o tiran iken,
sonuç olan ben,
hata yapabilir miydim ki zaten.
antikayım ben,
bin yılların üzerinden geçtiği.
tüm hayatlarımın yaşanmışlığının,
yorgunluğu var genç bedenimde.
bilgeliğim delip geçiyor zamanı,
takılıyor kişiliğimin,
parçalanamaz keskinliğine.
kendi değerlerime ters düşüyorum.
varoluşum,
gayemle çelişiyor.
ben bir suçum,
işlenmiş, işlenmekte, işlenecek.
suçlulara olan sadakatim,
beni bitirecek.
sonra yeniden doğacağım.
manasını yitirmiş bir ölüm,
almıştı beni altına o solucan gibi,
defalarca.
kaçıncı kez oluyordu bu.
her biri ilk seferki gibi,
son kez olması dileği ile.
olamayacağını bilerek.
boşlukta bir bilincim ben,
tekrar tekrar bedenlenen,
yabancı bedenlerde.
her biri ayrı ayrı benim,
toplayınca ben yapıyor.
zihnimde eskinin tarihini taşıyan
bir antikayım ben.
vazgeçilmez olacak kadar iyi,
neyim vardı ki.
bir zamanlar ölesiye olan sadakatim,
dönüşünce nefrete,
suçlanabilir miydim ki gerçekten.
sebeplerin hepsi o tiran iken,
sonuç olan ben,
hata yapabilir miydim ki zaten.
antikayım ben,
bin yılların üzerinden geçtiği.
tüm hayatlarımın yaşanmışlığının,
yorgunluğu var genç bedenimde.
bilgeliğim delip geçiyor zamanı,
takılıyor kişiliğimin,
parçalanamaz keskinliğine.
kendi değerlerime ters düşüyorum.
varoluşum,
gayemle çelişiyor.
ben bir suçum,
işlenmiş, işlenmekte, işlenecek.
suçlulara olan sadakatim,
beni bitirecek.
sonra yeniden doğacağım.
devamını gör...
her şeyin üst üste gelmesi
insan hayatında bazı dönemler vardır; olumsuz bir şey olur ona üzülürken bir bakmışsın başka bir olumsuzluk daha olmuş, tam onları sindirmeye çalışırken başka bir şey daha gelir başına ve her şeyin düzeleceğine olan inancın azalır. içinden bir ses 'hepsi geçecek' dese de o dönemi yaşarken hissettiğin duygular baki kalacaktır.
devamını gör...
her tür müziği dinleyen kişi
benim bu. hala müzik zevkimi oturtamadım. aşure gibi müzik zevkim. her şeyi dinlerim.
devamını gör...
memleketinin adını söylemeden anlat
patatesimiz meşhurdur .
devamını gör...
fıtı fıtı
hızlıca bir yer gelmek- gitmek, çarçabuk bir şeyi yapmak anlamında kullanılır. işler güçler dizisi ile de daha da sık kullandığımız bir pekiştirme hali.
dayanamayıp örnekde vereceğim.
“ fıtı fıtı yanımızda bitiverdi.”
dayanamayıp örnekde vereceğim.
“ fıtı fıtı yanımızda bitiverdi.”
devamını gör...
efendi erkeğe aşık olma sebebi
aklı başında olan kimsenin hayatını kaydıracak insan istememesinden ötürüdür. ama her efendi duran kişinin efendi olmadığı gerçeği göz önüne alınmalıdır.
devamını gör...
küçük eller
bir andres barba romandır.
ışıklar ülkesi isimli boyutundan çok daha büyük bir etkiye sahip olan mükemmel kitabında çocukların doğası gereği acımasız olduğu gerçeğini gözümüze gözümüze sokan yazar aynı fikri bu sefer sadece kız çocuklarının olduğu bir roman üzerinden savunuyor ve bunu yine mükemmel bir anlatımla yapıyor.
kendisinden içinde bulunduğu arabada babasını hatalı bir sollama yapması üzerine büyük bir kaza yaşayan küçük kızın babası olay yerinde annesi ise hastanede ölür.
ama babasının olay yerinde annesinin ise hastanede ölmesi kız çocuğunu o kadar da etkilemez. tedavisi bitince yerleştirildiği yetiştirme yurdunda bu olay hakkında sadece bir kez konuşur.
diğer kız çocukları olan ilişkisi ise masum ve sevimli bir ilişki değildir. yanından ayırmadığı bebeği ile ayrıksı bir görüntü oluşturan kız çocuğu diğer çocukların hem hayranlığını hem de nefretini kazanır en sonunda.
ve bu bebek kız çocuğu ve diğer kız çocukları arasında akıl almaz bir oyunun fikir kaynağını oluşturur.
çocukların dünyasına bir masal ülkesi muamelesi yapmayı bırakmamız için iyi bir çıkış noktası olabilir bu kitap.
ışıklar ülkesi isimli boyutundan çok daha büyük bir etkiye sahip olan mükemmel kitabında çocukların doğası gereği acımasız olduğu gerçeğini gözümüze gözümüze sokan yazar aynı fikri bu sefer sadece kız çocuklarının olduğu bir roman üzerinden savunuyor ve bunu yine mükemmel bir anlatımla yapıyor.
kendisinden içinde bulunduğu arabada babasını hatalı bir sollama yapması üzerine büyük bir kaza yaşayan küçük kızın babası olay yerinde annesi ise hastanede ölür.
ama babasının olay yerinde annesinin ise hastanede ölmesi kız çocuğunu o kadar da etkilemez. tedavisi bitince yerleştirildiği yetiştirme yurdunda bu olay hakkında sadece bir kez konuşur.
diğer kız çocukları olan ilişkisi ise masum ve sevimli bir ilişki değildir. yanından ayırmadığı bebeği ile ayrıksı bir görüntü oluşturan kız çocuğu diğer çocukların hem hayranlığını hem de nefretini kazanır en sonunda.
ve bu bebek kız çocuğu ve diğer kız çocukları arasında akıl almaz bir oyunun fikir kaynağını oluşturur.
çocukların dünyasına bir masal ülkesi muamelesi yapmayı bırakmamız için iyi bir çıkış noktası olabilir bu kitap.
devamını gör...
the lord of the portakals
uzun zamandır izlediğim en iyi 4 dakika 6 saniye bu videodur. troller limonsa uçurulanlar da limonata olsun diye de öneride bulunuyorum. keyfim kaçtıkça gelir izlerim bunu.
devamını gör...
in the army now
orjinali hollandalı rob ve ferdi bolland kardeşlere ait olan ama genelde herkesin ingiliz grup status quo ya ait olduğunu sandığı şarkıdır. bolland biraderler şarkıyı 1981 yılında besteleyip, kaydetmişler. 1986 yılında ise status quo kendi yorumları ile aynı adlı albümde yayınlamışlar. yeni nesil belki bu şarkıyı bilmeyebilir ama güzel şarkıdır. aşağıdaki kısımda şerefsiz çavuşun stand up and fight diye bağırması, şarkıya başka bir güzellik katar:
shots ring out in the dad of night
the sergeant calls stand up and fight
you're in the army now
oh, oh, you're in the army now
şarkının kliplerine gelince, önce bolland biraderlerin orjinal şarkısı:
sonra status quo'nun ki:
shots ring out in the dad of night
the sergeant calls stand up and fight
you're in the army now
oh, oh, you're in the army now
şarkının kliplerine gelince, önce bolland biraderlerin orjinal şarkısı:
sonra status quo'nun ki:
devamını gör...
10.000 tanıma ulaşan ilk yazara iko'nun hediye edilmesi
hiçbir teknik sorumlu robot değil, hele ki satılık hiç değildir !
devamını gör...
her şeyi kafaya takma sorunu
en ufak bir detaya bile takıldıgım icin,bazen oylesine soylenen sozleri bile kafama takarım..geceleri aklıma takılırsa uyuyamam cogunlukla..allahın cezası iğrenç bir özellik..ama nabıcan bizim de beynin dizaynı bu sekil yaani?
devamını gör...
