bestesi enrico macias'a ait olan, 60'lı yılların retro "sound"'u, fecri ebcioğlu'nun sözleri ve juanito'nun kırık türkçesiyle hatırlanacak şarkı.
devamını gör...

artık şu evrende hiç bir şeye şaşırmıyorum dediğim durumdur. savaştan kaçan ırk bile türkiye'de yaşamak istemiyor sonra kalkmışiz beyin göçünü durduralım.
devamını gör...

meteoroloji diyebilirim kendi adıma. gerek sitelere ödediğim üyelik bedelleri, gerek satın aldığım kitaplar, gerek istasyon kurmak için harcadıklarımı üst üste koyarsam 15 senede herhalde 5000$'a yakın harcamışımdır.
bilim, uğruna harcanan her kuruşu sonuna kadar hak etmiştir bence.
devamını gör...

arkadaşım sevişin sevişin de biraz sessiz olun ya uyuyamıyorum.
devamını gör...

medeniyet kokan muhalif şehir.

şehrin diğer isimleri; amed ve amid dir. amed dendiği zaman, surların içinde kalan eski diyarbakır kastedilir. yani diyarbakır genel bir isim iken, amed ise; surların içinde kalan eski yerleşim bölgesinin ismidir.

şehir dicle nehrinin kıyısına kurulmuş, surlarla çevrili, yedi kapısı olan yerleşkeden oluşmuştur. şehrin dicle nehrinin kenarında kurulmasının nedeni; dışarıdan gelen herhangi bir saldırı anında, nehrin düşman karşısında set oluşturmasıdır. dicle nehrinin bereketi ile şehrin yeme içme ihtiyacı bir asır öncesine kadar hevsel bahçelerinden karşılanırdı. bu durum, şehri hem dışarıya bağımlı olmayan bir şehir haline getirmiştir. hemde bulunduğu bölgede ekonomik açıdan söz sahibi olmasının en büyük nedenidir.

şehrin simge meyvesi karpuzdur. diyarbakır karpuzunu diğer şehirlerde yetişen karpuzlardan ayıran özelliği; kumda yetişmesi ve güvercin gübresi ile gübrelenmesidir. bu özel yetiştirme tekniği ile, 30-40 kilogram ağırlığa varan, kendine has lezzeti olan müthiş bir meyve elde edilir. pirinç*, pamuk, tütün*, domates*, buğday, arpa, üzüm* şehrin kendine özgü lezzetleri olan tarım ürünleridir.

diyarbakır, bölgedeki diğer şehirler gibi osmanlı hakimiyetine geçince; safeviler ile osmanlı arasında set görevi görmüştür. osmanlı; şii safevilere karşı, kürt sünni askerleri ön safta tutarak, safeviler ile arasında set oluşturmuştur. bu durum osmanlı'nın, bölgedeki feodal düzene taviz vermesinin asıl nedenidir. çünkü osmanlı, aşiret reislerini ve ağaları destekleyerek bölgedeki gücü kontrol edeceğini, bölgeye hakim olmanın, aşiret reislerinin ve ağaların insiyatifine bağlı olacağını biliyordu. feodal düzenin, bu bölgede osmanlı ile beraber güç kazandığını söylemek yanlış bir çıkarım olmaz. merkezi yönetim osmanlı nın kontrolünde, yerel yönetim aşiret ağalarının kontrolünde olmak kaidesi ile, bu durum osmanlı yıkılıncaya kadar devam etmiştir. cumhuriyet kurulunca aşiret düzeni güç kaybetmiş, bu durum iç savaşlara neden olmuştur. şeyh sait isyanı, bu perspektif ile değerlendirildiğinde anlam kazanır.

12 eylül 1980 darbesi sonrası, birbirine zıt iki fraksiyon ortaya çıkmıştır. kürt sol hareketi pkk ve kürt islam hareketi hizbullah. bu iki fraksiyonun hareket merkezi ve başkenti diyarbakır dır.

sur içi, şehrin en eski yerleşim yeridir. on gözlü köprü, ulu cami, hasan paşa hanı, unesco dünya kültür mirası listesinde diyarbakır surları ile beraber yer alan hevsel bahçeleri, dört ayaklı minare, meryem ana süryani ortodoks kilisesi, hz. süleyman türbesi * bu bölgede yer alır.

mahalle kültürünün şehre hakim olduğu yıllarda, şehir çocuğu * diye tabir edilen, her mahallenin gençlerinden oluşan belli gruplar vardı. bu gençler gönüllü olarak mahallelerindeki asayişi sağlardı. her mahalle, diğer mahallelerin gençleri ile koordinasyon halindeydi. hırsızlık, gasp vb. gibi olaylarda mahalle gençleri olaylara müdahil olur, belli bir caydırıcılık oluştururdu. tüm dünyada olduğu gibi, mahalle kültürü yerini kentleşmeye bıraktı. kentleşme ile beraber, şehir çocuğu kavramı amacını yitirip, hırsızın uğursuzun kendini tanımladığı bir kimlik haline büründü.

şehrin yemek kültürü gaziantep, şanlıurfa, mardin, adıyaman ile benzerlik gösterse de, kendine has lezzetleri mevcuttur. meftune ve kaburga dolması şehre özel lezzetlerdir. ciğer kebabı; adana, şanlıurfa ve gaziantep ten farklı olarak iri kıyım doğranıp pişirilir. az pişmiş ve az baharatlı tüketilir. burma kadayıf ve son yıllarda popüler olan soğuk baklava diyarbakır'a özel tatlılardır.

gezip, görülmesi gereken bir şehirdir.
devamını gör...

yazılanlardan birkaçını okudum da ben normal arkadaşlarıma da hediye alıyorum, bir şeyler gönderiyorum. gönderirken içine yazılar yazıyorum. yapıyorum yani. ama bu durum benim ondan hoşlandığımı işaret etmiyor. yani kimse de gelip bana "sen benden mi hoşlanıyorsun" demedi. *

hoşlanıyorsam söylerim. benim derdim olup günler, geceler boyu kafayı yiyeceğime, direkt söylerim. bu sefer de onun derdi olur. benim de yüküm hafiflemiş olur. zaten karşılığı yoksa belli olur. daha ne olsun? *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yakın arkadaşları iyi birer oyuncu olduğu için sürekli arkadaşlarıyla film çeken yönetmenlerdir.

mesela cem yılmaz ve tayfası çok iyi hepsi usta oyuncu başarılı oyuncular ve beraber film çekiyorlar hatta eleştiriliyorlar.
martin scorsese dedem ise iki gözde kullanıyor bunlardan bir tanesi eski gözdesi robert de niro diğeri ise yeni gözdesi leonardo di caprio.
tarantino abi ise samuel l. jackson olmadan yapamıyor.
ezel akay her filminde haluk bilginer kullanıyor hatta maalesef kullanıyor diyebiliriz çünkü son filmi 9 kere leyla haluk bilginer olmasına rağmen berbat bir filmdi.
devamını gör...

bugün çok yağ olur mu? tüm kara bulutlarını gökyüzünde istiyorum. şimşekler çaksın her dakika. yıldırımlar düşsün yüreğime. beynim sırılsıklam olsun. zihnim bulanıklaşsın. yağmur canımın içi yağmur bugün çok yağ olur mu? bedenim sellerine kapılıp gitsin bu diyardan. ruhumun tüm şemsiyelerini kaldırdım bak, bugün çok yağ yağmur. ruhumu kopart at bedenimden.
devamını gör...

şimdi çayınızı ve kahvenizi alın gelin, (bkz: game of thrones) tadında bir savaş geliyor.
uzak bir diyarda, fas sultanlığı'da sultan mevlay abdullah vefat eder. bunun üzerine oğlu ebu abdullah, fas sultan'ı olarak tahta çıkar. sultanlıkta hak iddia eden ebu abdullah'ın amcası olan abdülmelik ve küçük kardeşi ahmet el mansur, o dönemdeki osmanlı padişahı (bkz: ııı. murad)'dan destek isterler. bunun üzerine emri alan cezayir beylerbeyi (bkz: ramazan paşa) işe koyularak fas sultanlığını işgal ederek ebu abdullah'ı tahttan indirir ve amcası abdülmelik'i tahta çıkarır.

ebu abdullah, portekiz'e gider ve portekiz'in 26 yaşındaki genç kralı 1. sebastiao'dan (siz deyin sebastian) tahta yeniden çıkmak için yardım ister. bunun karşılığında fas, portekiz'e ultra kapütilasyonlar verecektir. sebastio kendisini hristiyanlığın kutsal şovalyesi olarak görmektedir. endülüs düştüğü gibi, fas sultanlığı'nı da düşürür müyüm diye gizli bir niyet besler. ayrıca osmanlı'nın kuzey afrika'da etki sahasını artırmasından rahatsızdır.

sonunda kral sebastian fas sultanlığı'na 60 bin kişilik ordu ile ayak basar. bu orduya ebu abdullah da küçük bir birlikle eşlik eder. abdülmelik de bunun üzerine cezayir'deki (bkz: ramazan paşa)'dan yardım ister. ramazan paşa 20 bin kişilik ordu ile abdülmelik'e yardıma gelir. fas-osmanlı devleti ittifakındaki askeri sayısı yaklaşık 50 bindir.

ksar'el-kebir (alcazar-quivir) denilen bir yerde iki ordu savaşa tutuşur. portekiz ordusu, ağır zırhlarla hızlı hareket edemez. ancak ramazan paşa ise toplarla oynamayı çok iyi biliyordur. portekiz askerleri birbir (bkz: hz isa)'nın göksel krallığına kavuşturuyordur. fas kuvvetlerinin de hücumuyla portekiz ordusu nehir kenarına sıkıştırılır. çember içine alınacakken portekiz ordusu, nehre kaçmayı başarır. lakin nehir'de gelgit olayı olur. ordunun çoğu boğulur. nehirden kaçmayı başaranlar gemilere sığınır. bu sırada cezayirdeki osmanlı filosu boş durmuyordur. gemileri pusuya düşürerek buradaki askerleri de denize dökerler.

bugün yani 4 ağustos 1578'de yapılan bu savaş portekiz için tam bir hezimettir. tüm ordu toptan yok edilmiştir. osmanlı devleti, denizlerde yenemediği portekiz'i karada yenmeyi başarmıştır. genç kral sebastiaan nehirde boğulur ama cesedi bulunamaz. ebu abdullah da savaş sırasında ölür. abdülmelik de savaşın heyecanı ile kalp krizi geçirir. yani savaşta olan üç kral ölür. bu yüzden vadisseyl savaşına (bkz: üç kral savaşı) da denilmektedir. ramazan paşa'nın forsu 1500'dür. "bir savaş yaptık üçü de öldü bea" diyerek cezayir'de nargilesini tüttürmektedir. ne de olsa bir osmanlı paşası üç krala denk gibi bir şeydir.

yeni fas sultanı (bkz: ahmed el mansur) olur. osmanlı'ya kilo kilo altın gönderir.

portekiz kralsız kaldığı için ispanya'nın işgaline uğrar ve 80 sene ispanya'nın zulmüne maruz kalır. halk bu zulümden bunaldığı için genç kralın (bkz: hz. isa) gibi bir gün geri döneceğine inanmaya başlar. ne de olsa cesedi bulunamaz. işte bu çarpık inanca (bkz: sebastianizm) adı verilir.

(bkz: hande yener)'in (bkz: söyle ona sebastian) şarkısıyla bu inancı benimsediği rivayet edilir. :)
devamını gör...

filmin sonunda stefan zweig'ın eserlerinden esinlendiği belirtilerek biten filmdir.

ralph fiennes'in oyunculuğunu çok beğendiğimi dile getirmek istiyorum.
film savaş nedeniyle göç etmek zorunda kalan mülteci zero olarak the mösyö gustave tarafından mülakat sırasında isimlendirilen gencin the grand of budapest hotel'e nasıl sahip olduğu hikayesini, merak eden birine geri dönük anlatmasını konu alıyor.

savaş zamanlarını anlatan filmde mülteci olduğu için her zaman zor durumlara maruz kalan zero'nun birkez daha avrupa'nın mülteciye karşı sert tutumunu gösteriyor.

akıcı, oyuncularin çoğunun ingilizce aksanlarının kulağa hoş olduğu bir film olmuş.

filmin sonundaki hızlı kendine özgü müziği de farklı olmuş.

tavsiye ederim ,keyifli seyirler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
*.
devamını gör...

şöyle demeliyiz, meselan, yazmış kız güzel bir bilgi içerikli entry, hiç alakamız olmasa bile, demeliyiz ki,

+affınıza mağruren, bu entry karşısında bilgi şelalesinden bir yudum aldım, demek siz de atomlarla ilgileniyorsunuz...

-evet. siz de mi atomlarla ilgileniyorsunuz? ne hoş bir tesadüf...

+evet, adana'da en güzel atom'u kazım büfe yapar, bir gün size ısmarnamak isterim...

-hıı... anladım. teşekkürler.

işte böyle yürünür...
devamını gör...

jack london'ın bitiremeden öldüğü kitaptır, notlarından yararlanılarak sonradan tamamlanmış ve basılmıştır. bu yüzden bir şeylerin eksikliği hissediliyor hikayede. ilk kez jack london okuyacaksanız tercihinizin bundan başka kitapları olmasını tavsiye ederim.
devamını gör...

rahatsızlığınız ciddi değilse de ciddi boyuta çıkartacak eylemdir.
devamını gör...

valla öyle hissediyorum. aynen öyle..
devamını gör...

"ağaç görmüş, yakmışlar
kanat görmüş, kırmışlar
şimdi de düşmüşler insan izine
nerede insan, nerede ışık, vurmuşlar."

diyerek sadece birkaç dizeyle dünya ahvalini anlatabilen şair.
devamını gör...

6 ay boyunca poliklinikler kapalı iken polikliniklerine devam eden tek sağlık kuruluşları oldu. hastanelere olduğu kadar polikliniklere de kovid - 19 temaslı ve pozitif hastalar başvuruyor. şu anda da kovid aşılamasının yüzde 70 kadarı aile hekimliğinde yapılıyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim