çözeltilerin asitlik veya bazlık derecesini gösteren, ingilizcede "hidrojenin gücü" anlamındaki "power of hydrogen" kelimelerinin baş harflerinden kısaltma olarak gelen terimle ifade edilen ölçek.

ph değerleri 0'dan 14'e kadar sıralanır. değer küçüldükçe çözelti asit, büyüdükçe baz karaktere doğru evrilir. ph = 7 durumunda çözelti nötr olur. içtiğimiz ya da yıkandığımız suyun ph derecesinin 7'den az olmaması gerekir.

mide salgımızın ph derecesi 1,5 ile 2 arasında olduğundan bu salgıya mide asidi diyoruz. ince bağırsaklarımızda ph değeri 8 - 9 civarında olduğundan bu ortam da baziktir.

cildimizin ph seviyesi düştüğünde egzama gibi sorunlarla karşılaşma nedenimiz de ortamın asidik hale gelmesidir.
devamını gör...

çanlar kimin için çalıyor...
devamını gör...

ne yaparsan yap ne kazanırsan kazan parayı o sisteme iade edeceğini bilerek büyümektir.

paranın ne kadar önemli olduğunu bilerek büyümektir.

emeğin ne kadar ucuz olduğunu bilerek büyümektir.

ne kadar istemesen de sisteme uyum sağlamak zorunda olacağını bilerek büyümektir.

insanların para için ne kadar acımasız olacağını ve olduğunu görerek büyümektir.

ama ne olursa olsun istediğin gibi büyüyemessin.

kapital, para demektir.

sistemin adı bile para yani.

insana insan olduğu için değer verir mi hiç?3

sadece gücüne değer verir.

işe yarayıp yaramadığına bakar.

işe yaramıyorsan bir değerin yoktur.

ama ne olursa olsun bitecektir bu adi, bu alçak düzen.

nazım ustanın da dediği gibi:

'sabahın sahibi vardır.
gün daima bulutta kalmaz.
herhal ilerdedir
yaşanacak günlerin
en güzelleri...'.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yadsınamaz bir gerçek. 8 saattir yok efendim senin saçın kırmızı sen faşistsin yok efendim ben naziyim çocuk gibi didişip didişip duruyorlar. başımızın etini yediler, sözlükten soğudum vallahi. bu adamlardan, evet yanlış duymadınız moderatörlerin hepsi erkektir, bu adamlardan bırak moderatörü, çaylak bile olmaz. mafyaya katılmak için bir sebep daha.

çözüm:
(bkz: kafa sözlük'teki mafya organizasyonu)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1990 tarihinde çıkmış efsanevi megadeth albümü. nerde o eski metaller? hey gibi hey. (bkz: megadeth)
devamını gör...

"türkiye" kelimesi, ii. haçlı seferleri sırasında anadolu'ya gelen italyan askerleri tarafından ilk kez ortaya atılmıştır. seferler sırasında olan biteni kaydeden memurlar bulunur. örneğin osmanlı devleti'nde sultan'ın gölgesi gibi yanında olan, ne olursa kaydeden kişilere vakanüvis denmiştir. anadolu'ya yüksek ihtimalle ilk kez gelen italyan askerleri buralarda türk-islam nüfusun yoğunluğunu görünce "türklerin yaşadığı yer" anlamında buralara "turchia" demişlerdir. zamanla bu deyim selçuklu'ya geçerek 1077'de "türkiye selçuklu devleti" ismi de verilen devlete adını vermiştir (bkz: anadolu selçuklu devleti). aslında selçuklu, osmanlı ve ilk dönemde cumhuriyet'e de bu kelime "türkiya" şeklinde geçmiştir ki bunun iki sebebi vardır. birinci sebebi kelimenin italyanca'dan geçmiş olması ve italyanlar'ın da kelimeyi turchi"a" şeklinde ifade etmiş olmalarıdır. ikinci sebep ise tamamen o dönemlerde kullanılan alfabe ile ilgilidir. anadolu selçukluları döneminde islamiyet'i halen tam benimseyememiş ve şamanizm'den geçiş sürecini yaşayan türk halkı kelimeyi "türkiya'dan" "türkiye'ye" evirmiş olmasına rağmen alfabeden dolayı 1 kasım 1928'deki harf devrimi olayına dek belgelerde kelime "türkiya" şeklinde de okunabilecek şekilde yazmıştır. arap alfabesindeki "he" harfi osmanlı türkçesi kurallarına göre kelimenin sonuna geldiğinde "a" veya "e" sesi okutabiliyordu. dolayısıyla cumhuriyet'teki harf inkılabına dek kelime tam anlamıyla halk arasında okunduğu gibi yazılamamıştır. günümüzde italyanca'da türkiye kelimesinin karşılığı halen "turchia'dır".
devamını gör...


susturamassın nefretinle 
güneşin ozanlarını 
boyun eğmem asla sana 
yaksan bile bedenimi 
ben doğarım küllerimden 
gücün varsa durdur beni!


her sene bu zamanlar bir ateş kaplıyor yüreğimi ancak
" incinsek de incitmeyiz, zulm ile
geldik size, dikensiz bir gül ile
can veririz, can almayız, biz canız. "
devamını gör...

sezai karakoçun çok sevdiğim bir şiiri
şair şiirin her bölümünü
"sevgili
en sevgili
ey sevgili
uzatma dünya sürgünümü benim" diye bitiriyor.
~~~~~
senin kalbinden sürgün oldum ilkin
bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında
sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
af dilemeye geldim affa layık olmasam da
uzatma dünya sürgünümü benim
güneşi bahardan koparıp
aşkın bu en onulmazından koparıp
bir tuz bulutu gibi
savuran yüreğime
ah uzatma dünya sürgünümü benim
nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
ayaklarımdan belli
lambalar eğri
aynalar akrep meleği
zaman çarpılmış atın son hayali
ev miras değil mirasın hayaleti
ey gönlümün doğurduğu
büyüttüğü emzirdiği
kuş tüyünden
ve kuş sütünden
geceler ve gündüzlerde
insanlığa anıt gibi yükselttiği
sevgili
en sevgili
ey sevgili
uzatma dünya sürgünümü benim
bütün şiirlerde söylediğim sensin
suna dedimse sen leyla dedimse sensin
seni saklamak için görüntülerinden faydalandım salome'nin belkıs'ın
boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin
kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
ey gönüllerin en yumuşağı en derini
sevgili
en sevgili
ey sevgili
uzatma dünya sürgünümü benim
yıllar geçti saban olumsuz iz bıraktı toprakta
yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
çatı katlarında bodrum katlarında
gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
hep kanlıca'da emirgan'da
kandilli'nin kurşuni şafaklarında
seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
af dilemeye geldim affa layık olmasam da
ey çağdaş kudüs (meryem)
ey sırrını gönlünde taşıyan mısır (züleyha)
ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
sevgili
en sevgili
ey sevgili
uzatma dünya sürgünümü benim

dağların yıkılışını gördüm bir venüs bardağında
köle gibi satıldım pazarlar pazarında
güneşin sarardığını gördüm konstantin duvarında
senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
verilmemiş hesapların korkusuyla
sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
af dilemeye geldim affa layık olmasam da
sevgili
en sevgili
ey sevgili
uzatma dünya sürgünümü benim
ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
yoktan da vardan da ötede bir var vardır
hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
o şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
sevgili
en sevgili
ey sevgili
devamını gör...

“kötü iyiyi bir bakışta anlar, ama iyi kötüyü yıllarca anlayamaz.” *
devamını gör...

karadeniz ve akdeniz bölgelerine baktığımızda ormanların dağılışı iç kesimlere çok giremiyor. ege bölgesi'ne baktığımızda ise ege ormanları iç kesimlere kadar hatta iç anadolu'ya kadar girebiliyor.

akdeniz* ve karadeniz'de* dağların kıyıya paralel şekilde uzanması iklimin iç kısımlara girmesini engelliyor. ege bölgesi'nde ise dağların denize dik uzanması denizel iklimin rahat bir şekilde dağların arasından geçerek iç kısımlara kadar etki etmesine sebep oluyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mezopotamya olarak görünse de farklı kesin olmayan başka buluntular da var. geçmiş ile ilgili yazılı belge olmadıktan sonra tarihi sadece tahmin edebiliriz. yani araştırmaları yorumlayarak ilerlemekte ve tabiki bu da tarihi yorumlayan kişiden kişiye değiştirir. burdan çıkaracağımız sonuç ise tarih tarafsız yazılamaz. yani her ülkenin tarihi kendine güzel.

alkol ile ilgili bilgim yok ama merak etmekteyim ilk alkollü yapan kişi ne amaçla nasıl bir hizmet vermek istemiştir? kaza sonucu mu kafalarının bir milyon olduğunu keşfettiler yoksa bilinçli olarak bunu araştırarak mi buldular? bu alkollü diğer ülkelere ticaret yoluyla satıldı mı? ülkelerin alkol üzerindeki etkisi nedir? gibi gibi sorular insanlarda merak uyandırıyor.

alkolü tüketmiyorum ama bu benim için merak konusu oldu. tatlarına baktım bir kaç çeşit alkolün. beğendiğim bir lezzet değil. lezzet amaçlı tüketilecek birşey de değil açıkçası. kimisi unutmak için, kimisi ise hatıralarını tazelemek için içer. alkol öyle bir madde ki; insanın içinde ne varsa herşeyi apaçık ortaya çıkarıyor. iyi insan saflaşıp bir çocuk gibi ağlarken, içinde kötülük sahibi insan ise; esip kükrer ve etrafını yıkar döker.

bilgi sahibi olmadığım konu olduğu için buraya yazılacak alkol ile ilgili deneyim veya tarihi bilgilerinizi okumak için bekliyor olacağım. lezzetli alkol önerisi olanlar varsa eğer; onların isimleri ve lezzetini de anlatabilirsiniz bana.
devamını gör...

londra- ingiltere'de büyüyen labi siffre, ingiliz bir anne ve nijeryalı bir babanın oğludur. taksi şoförlüğü, teslimatçılık vb. işleri yapmış labi siffre sonradan ingiltere'den ayrılmış ve müzik hayatına geçiş yapmıştır.60'ların sonunda ingiltere'ye yeniden dönüş yapmış ve 1972'de "crying, laughing, loving, lying" solo albümünü çıkartmıştır. albümün içinde bulunan watch me şarkısı this is us dizisinin en tatlı müziklerindendir. dizinin benim için duygusal anlamı fazla olduğundan dizi sayesinde labi siffre tarafımdan keşfedilmiştir. ''watch me'', belki birkaç dakika dünyanın sevimli bir yer haline gelmesini sağlayabilir niteliktedir. (kişisel bir yorumdur.)
devamını gör...

türk milletinin neden hiçbir zaman adam olamayacağını, bu kadına ve bilimine yapılan muameleden anlayabilirsiniz. kötülük yapanların kötülük yapması değil sadece olay, bu kadının bir noktada sahipsiz bırakılması. celal hocanın çok sevdiğim bir lafı var, “ biz uğraşıyoruz ama halkın da umrunda değil ki “.
devamını gör...

#743212
9- bilimin bardağından içilen bir yudum su sizi ateist yapar sözüne katılıyor musunuz? sizce bu sözle ne denmek isteniyor?
-katılmıyorum. bilimsel gerçekler öğrenildiğinde tanrıya varlık atfetmenin anlamsızlaşacağı kastediliyor.
yaşadığımız evrende bir uyumun varlığından söz edebiliriz sanırım. ben bu uyumun ilk sebebinin tanrı olduğu kanısındayım. bu bağlamda bilim de tanrının sanatını izah etmeye çalışıyor.
açıkçası bu konu tercih meselesi. ne inananlar varlığını ispat edebilir ne inanmayanlar var olmadığını...

7- toplum olarak karamsar bir yapıya sahibiz. peki neden bu karamsarlıktan kurtulamıyoruz sizce?
-bir radyo programında dinlemiştim. annenin mutsuz, moralsiz olduğu zamanlarda asık yüzüyle bebeğiyle iletişime geçmemesi gerektiğinden ne yapıp edip mutlu bir yüz ifadesi takınması gerektiğinden bahsediyordu. bebekle anne arasındaki iletişimin nasıl olacağı, karamsarlıktan kurtulma konusunda yol gösterebilir.

3- bilimin bir toplumda gelişebilmesi için sizce neye ihtiyacımız var?
- soru kendi içinde bilimin bir toplumda gelişmesi gerektiği varsayımına dayanıyor. fen bilimleri kastediliyor zannımca.
açıkçası bilimin gelişmesi tek başına bir şey ifade etmez. öncelikle bireylerin objektif düşünebilmesi, herhangi bir konuyu duygulardan bağımsız ele alabilmesi gerekir. bunu yapamadıktan sonra bilimde ne kadar ilerlediğinizin bir önemi yok.
bu temel üzerine sosyal bilimler de olması gerektiği gibi inşa edilebilir.
peki bu nasıl gerçekleşecek? dayatmadan tamamen uzak, neden ve nasıl sorularını soran nesnel bir eğitim sistemi ile.

soruları için orsalesta anafor'a teşekkür ederim.
devamını gör...

motörhead’in ‘91 cikisli 1916 albumunden guzide agit.

“everyone guilty, no one to blame”

solosu gitarda degil de cigerimin ustunde atiliyor sanki, oyle de etkileyici.

geceyi mahvedecek şarkı önerileri #1, sahip cikalim gozyasina:
devamını gör...

sapık olduğunuzun alametidir.
devamını gör...

yo, yo yo, 148-3 to the 3 to the 6 to the 9, representing the abq, what up biatch? leave it at the tone
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim