beklemesi keyif veren kuyruklar
maç kuyruğu.arkadan gelen yüklennn sesi tribünlerdeki coşkuyu görmeden hissetmek turnike girişindeki köfteciden gelen koku.tarifi eşsiz bi haz.
devamını gör...
çalıkuşu (2013)
dizi olarak sunulan feride ile kitaptaki feride arasında farklar var. feride öğretmeye ve hizmete tüm olumsuzluklarla savaşarak göğüs geriyordu. anadolu’nun içinde var olmanın, insanı en saf haliyle görmenin sancılarını çekiyordu. kitabın ilk bölümü o kadar hızlı ilerler ki diziyse bu bitmeli dersiniz.
reşat nuri için “genç kız” romanınızı demeleri yerinde olmuş. feride’yi tanıyıp bir köy öğretmeni olmayı hayal etmeyen kadın yoktur.
kitaptaki en güzel yerlerden biri maarif müdürünün batı hayranlığı ile sürekli olarak kendi ülkesini yerip bir an da fransızcaya kendisinden daha hakim bir öğretmen ile karşılaşınca susmasıydı. iki üç yabancı sözcükle kendini avrupalı sananlara ve yetişen öğretmenlerin niteliklerine göz yuman maarif müdürlerine iyi bir göndermeydi.
kamuran sorunsalında hiç girmeyeceğim. zira sonunda da başında da pek değişmemişti. kitabını okumanızı tabii ki tavsiye ederim. ama dizisini izlemek isterseniz 1986 yapımı aydan şener’in başrol olduğu dizi kitapla daha uyumlu ve insanı sıkmayan ayrıntılardan uzak, kısa süreli yayını ile şimdiki dizilerin yarısı bir zamanda 22 bölümdeki finali vermiştir. başarılıdır.
reşat nuri için “genç kız” romanınızı demeleri yerinde olmuş. feride’yi tanıyıp bir köy öğretmeni olmayı hayal etmeyen kadın yoktur.
kitaptaki en güzel yerlerden biri maarif müdürünün batı hayranlığı ile sürekli olarak kendi ülkesini yerip bir an da fransızcaya kendisinden daha hakim bir öğretmen ile karşılaşınca susmasıydı. iki üç yabancı sözcükle kendini avrupalı sananlara ve yetişen öğretmenlerin niteliklerine göz yuman maarif müdürlerine iyi bir göndermeydi.
kamuran sorunsalında hiç girmeyeceğim. zira sonunda da başında da pek değişmemişti. kitabını okumanızı tabii ki tavsiye ederim. ama dizisini izlemek isterseniz 1986 yapımı aydan şener’in başrol olduğu dizi kitapla daha uyumlu ve insanı sıkmayan ayrıntılardan uzak, kısa süreli yayını ile şimdiki dizilerin yarısı bir zamanda 22 bölümdeki finali vermiştir. başarılıdır.
devamını gör...
normal sözlük erkeklerinin aşırı kaba ve kırıcı olmaları
tüm genellemeler gibi yanlış olan genelleme. kadınlar için yapılan genellemelere ne kadar kızıyorsam, erkekler için olanlara da o kadar kızıyorum. başlığın açılış maksadı trollük olsa da, yazmak istedim.
1 tanesine denk geldim sadece öyle hadsiz ve terbiyesiz olan. onun dışında herhangi bir nedenle mesaj atan, soru soran insanların hiçbiri bir kabalık ya da saygısızlık yapmadı. kendi adıma teşekkür ediyorum hepsine.
1 tanesine denk geldim sadece öyle hadsiz ve terbiyesiz olan. onun dışında herhangi bir nedenle mesaj atan, soru soran insanların hiçbiri bir kabalık ya da saygısızlık yapmadı. kendi adıma teşekkür ediyorum hepsine.
devamını gör...
üniversitenin girişine asmak istenen cümle önerisi
zümer suresi, 9: “de ki: hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”
devamını gör...
bursa uçağı
1975 yılında izmir - istanbul seferini yaparken atatürk havalimanını ( o zamanki adıyla yeşilköy) pas geçtikten sonra marmara denizi'ne düşen yolcu uçağı. kazada 42 kişi yaşamını yitirmiş. uçağın enkazı hala denizin altında duruyor. iç burkan kazada ölen yolcular arasında şarkıcı seyyal taner' in kız kardeşi ile fatih terim'in kayınpederi de bulunuyor.
devamını gör...
yazarların en türk özelliği
yumurtalıkta yarım limon her zaman bulundururum.
devamını gör...
erkeklerin regl olması durumunda yaşanabilecekler
erkek futbolcular, sporcular da ped reklamında oynardı. **
devamını gör...
jonbenét ramsey
26 aralık 1996'da evinin bodrumunda ölü bulunan 6 yaşındaki amerikalı çocuk güzellik kraliçesi.
25 aralık 1996 akşamı ailecek bir akşam yemeğinden dönerlerken jonbenét arabada uyuyakalıyor. eve varınca da anne babası onu yatağına yatırıyorlar kendileri de gidip yatıyorlar.
26 aralık sabahı jonbenét'i yatağında bulamıyorlar. anne(patsy ramsey) büyük bir telaşla 911'i arayıp kızının kayıp olduğunu haber veriyor. 911'le yapılan telefon konuşmasına buradan ulaşabilirsiniz. telefon konuşması daha sonra ayrıntılı incelendiğinde son 6 saniyede annenin babaya (john ramsey) dönüp "tamam, polisi aradık. şimdi napıyoruz?" dediği duyuluyor.
polis geliyor evin etrafını arıyor. babaya ise evin içini araması söyleniyor. baba bodrumda jonbenét'in cesedini buluyor. ağzında bir bant, elleri bileklerinden başının arkasına bağlanmış ve boynuna sıkıca bir ip bağlanmış şekilde. çocuğu ağzındaki bandı çıkardıktan sonra kucağına alıp yukarı çıkarıyor. tabi bu da olay yerindeki bazı kanıtların bozulmasına neden oluyor.
polis 2,5 sayfalık bir kaçırılma notu buluyor. notta fidye isteniyor. notun yazıldığı kağıdın patsy ramsey'nin defterinden alındığı, kullanılan kalemin patsy ramsey'nin olduğu ve nottaki el yazısının patsy ramsey'nin el yazısına çok benzediği ortaya çıkıyor.
otopside jonbenét'in iç çamaşırında bir erkek dna'sı bulunuyor ama bunu kimseyle eşleştiremiyorlar. iç çamaşırında kendi kanı da bulunuyor fakat cinsel saldırıya uğradığına ilişkin bir onay çıkmıyor. aile polisle bir görüşme yapmayı reddediyor. kızlarının ölümünden sonra 3 hafta hiçbir şekilde polisle görüşmüyorlar. tv programlarına çıkıp kızlarının ölümü hakkında konuşuyorlar. bir yıl sonrasına kadar da polisin jonbenét'in kıyafetleri üzerinde inceleme yapmasına izin vermiyorlar. ilerleyen yıllarda jonbenét'i öldürdüğünü iddia eden bazı kişiler ortaya çıksa da bu itirafların doğru olmadığı ortaya çıkıyor. jonbenét'in katilinin kim olduğu hâlâ bilinmiyor.
bu entryde aşağıdaki kaynaklardan yararlanılmıştır.
buradan
buradan
25 aralık 1996 akşamı ailecek bir akşam yemeğinden dönerlerken jonbenét arabada uyuyakalıyor. eve varınca da anne babası onu yatağına yatırıyorlar kendileri de gidip yatıyorlar.
26 aralık sabahı jonbenét'i yatağında bulamıyorlar. anne(patsy ramsey) büyük bir telaşla 911'i arayıp kızının kayıp olduğunu haber veriyor. 911'le yapılan telefon konuşmasına buradan ulaşabilirsiniz. telefon konuşması daha sonra ayrıntılı incelendiğinde son 6 saniyede annenin babaya (john ramsey) dönüp "tamam, polisi aradık. şimdi napıyoruz?" dediği duyuluyor.
polis geliyor evin etrafını arıyor. babaya ise evin içini araması söyleniyor. baba bodrumda jonbenét'in cesedini buluyor. ağzında bir bant, elleri bileklerinden başının arkasına bağlanmış ve boynuna sıkıca bir ip bağlanmış şekilde. çocuğu ağzındaki bandı çıkardıktan sonra kucağına alıp yukarı çıkarıyor. tabi bu da olay yerindeki bazı kanıtların bozulmasına neden oluyor.
polis 2,5 sayfalık bir kaçırılma notu buluyor. notta fidye isteniyor. notun yazıldığı kağıdın patsy ramsey'nin defterinden alındığı, kullanılan kalemin patsy ramsey'nin olduğu ve nottaki el yazısının patsy ramsey'nin el yazısına çok benzediği ortaya çıkıyor.
otopside jonbenét'in iç çamaşırında bir erkek dna'sı bulunuyor ama bunu kimseyle eşleştiremiyorlar. iç çamaşırında kendi kanı da bulunuyor fakat cinsel saldırıya uğradığına ilişkin bir onay çıkmıyor. aile polisle bir görüşme yapmayı reddediyor. kızlarının ölümünden sonra 3 hafta hiçbir şekilde polisle görüşmüyorlar. tv programlarına çıkıp kızlarının ölümü hakkında konuşuyorlar. bir yıl sonrasına kadar da polisin jonbenét'in kıyafetleri üzerinde inceleme yapmasına izin vermiyorlar. ilerleyen yıllarda jonbenét'i öldürdüğünü iddia eden bazı kişiler ortaya çıksa da bu itirafların doğru olmadığı ortaya çıkıyor. jonbenét'in katilinin kim olduğu hâlâ bilinmiyor.
bu entryde aşağıdaki kaynaklardan yararlanılmıştır.
buradan
buradan
devamını gör...
fikret kızılok'u hayata döndüren hemşireye yazdığı şiir
bu şiir ölümün şiiri olmakla beraber aynı zamanda(bkz: fikret kızılok) u hayata az bir süreliğine de olsa döndüren hemşire yıldız atılgan a yazılmıştır.
gidiyordum
gitme dön dedin
...
peki dedim döndüm
peki şimdi ne olacak
....
sağım, solum
ne desem ki
artık zor olacak
anlaşalım bak
geceler benim olsun
ama sabah yine sen..
yıllar önce geçirdiği kalp krizini atlatan kızılok 2001 yılında geçirdiği kalp krizini maalesef atlatamadı ve ondan geriye sayısız şarkı ve şiirler kaldı.
gidiyordum
gitme dön dedin
...
peki dedim döndüm
peki şimdi ne olacak
....
sağım, solum
ne desem ki
artık zor olacak
anlaşalım bak
geceler benim olsun
ama sabah yine sen..
yıllar önce geçirdiği kalp krizini atlatan kızılok 2001 yılında geçirdiği kalp krizini maalesef atlatamadı ve ondan geriye sayısız şarkı ve şiirler kaldı.
devamını gör...
edebiyat
kelimeleri kullanarak insanın iç dünyasına, yaşamına vs. etki eden, uğraşılması en zevkli sanat dalıdır.
kelimeler insanın her şeyidir. bunu bilen edebiyat temeline dili alır. dili kullanarak duygusunu, düşüncesini, iç dünyasında olanı, ruhunu, kağıda, oradan da edebiyatseverlere ulaştırır. kelimelerin bir insana neler yapabileceğini gösterir.
edebiyat, bir yanda yazmak demektir. eskilerden günümüze birçok yazar/şair "yazın olmasaydı olmazdım, minvalinde şeyler söylemiştir. mesela hepimizin tanıdığı, sevdiği ve yazımını gönül verdiği sabahattin ali... der ki; "gitseydim istikbalimi kaybedecektim fakat dursaydım aklımı." ve o yazar kaldı, aklını kaybetmemek için yazmaya başladı. tıpkı sait faik abasıyanık gibi;
"söz vermiştim kendi kendime; yazı bile yazmayacaktım. yazı yazmak da hırstan başka ne idi? burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. hırs hiddet neme gerekti? yapamadım. koştum tütüncüye, kağıt kalem aldım, oturdum. ada'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. kalemi yonttum. yonttuktan sonra tuttum, öptüm. yazmasam deli olacaktım."
budur. edebiyat azıyla çoğuyla böyledir.
kelimeler insanın her şeyidir. bunu bilen edebiyat temeline dili alır. dili kullanarak duygusunu, düşüncesini, iç dünyasında olanı, ruhunu, kağıda, oradan da edebiyatseverlere ulaştırır. kelimelerin bir insana neler yapabileceğini gösterir.
edebiyat, bir yanda yazmak demektir. eskilerden günümüze birçok yazar/şair "yazın olmasaydı olmazdım, minvalinde şeyler söylemiştir. mesela hepimizin tanıdığı, sevdiği ve yazımını gönül verdiği sabahattin ali... der ki; "gitseydim istikbalimi kaybedecektim fakat dursaydım aklımı." ve o yazar kaldı, aklını kaybetmemek için yazmaya başladı. tıpkı sait faik abasıyanık gibi;
"söz vermiştim kendi kendime; yazı bile yazmayacaktım. yazı yazmak da hırstan başka ne idi? burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. hırs hiddet neme gerekti? yapamadım. koştum tütüncüye, kağıt kalem aldım, oturdum. ada'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. kalemi yonttum. yonttuktan sonra tuttum, öptüm. yazmasam deli olacaktım."
budur. edebiyat azıyla çoğuyla böyledir.
devamını gör...
özofageal manometri
motilite bozukluğu düşünülen hastalarda özofagus kontraksiyonlarının ve basınç değişikliklerinin tespit edilmesi için kullanılır.
motilite bozukluklarının kesin tanısı bu yöntemle yapılır.
motilite bozukluklarının kesin tanısı bu yöntemle yapılır.
devamını gör...
mesleğini söylemeden üç kelime ile anlat
örgü..atm..gıybet..
devamını gör...
evlenmek isteyip çocuk sahibi olmak istememek
kendince haklı nedenleri vardır elbette. çocuk sevmiyor olabilir, bakacak gücü ve enerjiyi veya maddi gücü bünyesinde barındırmıyor olabilir, sorumluluk almak istemiyor olabilir. bozuk düzene bir isyan etme şekli olabilir. olabilir de olabilir. velhasılı üstte ki yazara katılıyorum, “herkesin hayatına kimse karışamaz.”
devamını gör...
sonunda iyiler mutlaka kazanır
bizim toplumda herkes iyi insan olduğu için* biz hep kazanan taraftayız sıkıntı yok.
devamını gör...
(tematik)
akustik gitar
yabancıların "steel string" dedikleri enstrüman. klasik gitar ile çok karıştırılır.
ikisinin de çalınma mantığı akustiktir, ancak akıllının biri böyle adlandırmıştır.*
gelelim ikisinin arasındaki farklara,
akustik gitarın telleri çeliktir. metaldir yani. klasik gitarın ise plastiktir. yine yabancılar klasik gitara bu yüzden "nylon string" derler.
headstock denen kısımlara bakın, mesela bu klasik bu da akustik.
akustik gitarların headstocklarında boşluk olmaz.
köprülere bakın, mesela bu klasik bu da akustik. klasik gitarda teller düğüm atarak köprüye sabitlenir. akustik gitarda ise, ne deniyor bilmiyorum, farklı bir yöntem kullanılır.
ikisinin de çalınma mantığı akustiktir, ancak akıllının biri böyle adlandırmıştır.*
gelelim ikisinin arasındaki farklara,
akustik gitarın telleri çeliktir. metaldir yani. klasik gitarın ise plastiktir. yine yabancılar klasik gitara bu yüzden "nylon string" derler.
headstock denen kısımlara bakın, mesela bu klasik bu da akustik.
akustik gitarların headstocklarında boşluk olmaz.
köprülere bakın, mesela bu klasik bu da akustik. klasik gitarda teller düğüm atarak köprüye sabitlenir. akustik gitarda ise, ne deniyor bilmiyorum, farklı bir yöntem kullanılır.
devamını gör...
moderatör hy my i run'ın yaptığı ırkçılık
mahlası benzeyen fakat ben olmayan modun yaptığı ırkçılık. insan gerçekten hayret ediyor doğrusu.
devamını gör...


