kaplan kedisi
ingilizce oncilla olarak bilinen bu kediler, güney amerika'daki vahşi kedilerin en küçüğüdür. kahverengiden koyu sarıya kadar farklı renklerde, kalın ve yumuşak bir kürkü vardır ve bazen tropikal ormanın alacalı güneş ışığına karışmasına yardımcı olan, ortası açık rozet şeklinde desenler bulunur.
yalnız ve gece yaşayan bir tür olan oncilla, çevik bir ağaç tırmanıcısıdır ve yoğun ormanlık bir yaşam alanını tercih eder. kertenkeleler, kuşlar ve kemirgenlerle beslenir, avını belli bir mesafeden takip eder ve menziline girdikten sonra atlar. bilim adamları, oncilla’nın ekosistemdeki rolünü araştırmamışlardır, ancak bu türün kemirgen popülasyonlarını kontrol etmede rol oynayabileceğine inanılıyor.
yine aynı şekilde, gebelik süresinin 74-76 gün arasında olması ve dişisinin 1-3 yavru doğurması dışında, bu türün üremesi hakkında çok az şey bilinmektedir.
bir de tatlı mı tatlı bir şeydir. * * yavrusuna bakar mısınız, insanın alıp besleyesi geliyor gerçekten. *

kaynak
yalnız ve gece yaşayan bir tür olan oncilla, çevik bir ağaç tırmanıcısıdır ve yoğun ormanlık bir yaşam alanını tercih eder. kertenkeleler, kuşlar ve kemirgenlerle beslenir, avını belli bir mesafeden takip eder ve menziline girdikten sonra atlar. bilim adamları, oncilla’nın ekosistemdeki rolünü araştırmamışlardır, ancak bu türün kemirgen popülasyonlarını kontrol etmede rol oynayabileceğine inanılıyor.
yine aynı şekilde, gebelik süresinin 74-76 gün arasında olması ve dişisinin 1-3 yavru doğurması dışında, bu türün üremesi hakkında çok az şey bilinmektedir.
bir de tatlı mı tatlı bir şeydir. * * yavrusuna bakar mısınız, insanın alıp besleyesi geliyor gerçekten. *

kaynak
devamını gör...
normal sözlük kullanım kılavuzu
merhaba sevgili romalılar! iş bu entry ile size bir nebze de olsa yardımcı olarak görselli şeyler aktaracağım...
öncelikle anasayfadan başlayalım...

size sözlüğü 5 parçaya bölerek anlatmayı amaçlıyorum.
turkuaz renginden başlayalım. karşımızda kafa sözlük yazısı mevcut, kendisine her bastığımızda sayfayı yenilemiş oluruz. hemen altında; akış, gündem, online, rastgele, radyo, kitap-film, sözlük içi, bilgi, müzik, yardım, takip, tematik ve portakal sekmeleri mevcut...
***bu sekmeler mobilde şu şekildedir***

online yazısının yanındaki üç noktaya tıklayıp kalan sekmeleri açabilirsiniz.
akış: yazılan son tanımları sol frame'e getiren butondur.
gündem: haber başlıklarının yoğun olduğu ve belli bir tanım sayısına ulaşan başlıkların bulunduğu popüler mekan.
online: anlık sözlükte aktif yazarların listelendiği sekmedir.
rastgele: tanım yazmak istiyorum ama başlık da açasım yok ne yapsam sorunsalına birebir gelen ilaç gibi sekme, kendisine tıkladığınız takdirde size birbirinden farklı 50 başlık sıralayacak, siz butona her bastığınızda başlıklar değişecektir.
radyo: 7/24 yayın yapılan, kulağınızın pasını silebileceğiniz muhabbetli veyahut müzikli sekmemiz. bazen her ikisi de oluyor elbet. kim bilir? konuk bile olabilirsiniz.
kitap-film: kitap ve film adlarını kolayca bulabileceğiniz sekmemiz.
sözlük içi: sözlük içi meseleleri yakınen takip edebileceğiniz sekmemiz.
bilgi: fularımı takarım tanımlarımı okurum tadında biriyseniz bilgi sekmesi tam size göre! ışıl ışıl olmak isterseniz tıklamanız yeterli.
müzik: ruhu biraz olsun yatıştırabilmek adına uğranılan sekmemiz. içinde tür tür parçalar bulabilirsiniz.
yardım: herhangi bir acil durum, duyurulması gereken fikir alınması gereken bir konuda başvurulan etiket. hızlıca verim almak için yardım kategorisi ile ilgili modlardan yardım alabilirsiniz. üstelik sizden yardım talebinde bulunan yazarlar olacaktır. onları da bu sekmeden rahatlıkla bulabilir, belki dertlerine derman olabilirsiniz.
takip: takip ettiğiniz yazarları veyahut başlıkları gösteren sekmedir. sözlük içerisinde yazar takibinin yanı sıra başlık takibi de mümkündür. bunu hemen başlığın sağ üst köşesindeki takip et butonu ile yapabilirsiniz.
tematik: sol cenah ile ilgilenmiyor ve ışıl ışıl olmak istiyorum boğulacaksam da teknik bilgilerde boğulayım diyen yazarlarımızın isteklerine kulak verilerek hazırlanan pırıltılı sekmemiz.
portakal: portakallı içerik cenneti. son 48 saatin en beğenilen tanımlarının sıralandığı sekmedir.
üstteki uzun çubuktan dilediğimiz başlığı arayabilir veyahut başlık açıp @ ile yazar arayabiliriz. arama çubuğumuzun yanındaki büyüteçin bir yanında yer alan aşağı ok işareti detaylı arama butonumuzdur.
mobilde de şu şekilde...

böylece turkuaz rengi çerçeveyi bitirmiş bulunuyoruz.
***
fıssstık yeşili alanımıza gelelim, burası sözlüğümüzün sol frame'idir ve pek bir ekşını yoktur. siz hangi sekmeye tıklarsanız oranın başlıklarına geçiş sağlar, istatistiklere geçerseniz de o bölümün kendi sekmelerine bölünür.
bu alanın en altına indiğinizde devamı... butonu gelir. tıklarsanız 2. sayfaya geçersiniz.
böylece fıssstık yeşili kutucuğumuzu da bitirmiş bulunmaktayız.
***
hemen altındaki pespembe alanımıza gelelim. bu kısım mobilde şöyle görünür...

karşımıza istatistikler, puan tablosu, iletişim maili ve instagram ikonu çıkıyor.
iletişim mailine tıklarsanız sizi mail uygulamanıza yönlendirir.
haftalık puan tablosu: bu tablomuz her hafta güncellenir. kraliyet arması için arada bakınız.
instagram ikonu: sizi sözlüğün instagram hesabına ışınlar.
istatistikler: yazar sayıları, tanım sayıları, başlık sayıları, yazarların lokasyonları, ikametleri, yaşları ve daha sayamadığım bir çok özelliği barındıran sekmedir.
bkz:

böylece pespembe kutucuğumuzu da bitirmiş bulunmaktayız.
***
mavi mavi masmavi, bildirimli, mesajlı, kokpitli alanımıza gelelim şimdi de...
bildirim butonu aldığımız oylardan silinen veyahut yayınlanan tanımlarımıza varası bize her şeyi rapor geçen butonumuzdur.
mesaj ise gelenin gidenin uçanın kaçanın yazdığı veyahut bizim cevapladığımız mesajlardan oluşan kısımdır.
bir de kokpit var ki bu kısım bir miktar kompleks. görünümü şöyledir...

profilim: sözlük içi size dair her şeyin var olduğu sekmedir. şöyle bir şeydir...*

*
hakkında & istatistikler sekmesine göz atalım...

*
bir de bana özel sekmesi altındaki yayında olmayanlar kısmına göz atalım...

taslaklarım: o anlık yazmak istemediğimiz ve sonraya bıraktığımız tanımlarımızı içeren sekmedir.
sabaha bıraktıklarım: akşamdan yazıp sabah 5 civarı yayınlansın sıcak sıcak görünsün istediğimiz tanımlar için kullanılan sekmedir. tanım butonları arasındaki seçeneklerden bulabilirsiniz.
sildiklerim: öz eleştiri yapıp veyahut artık görünmesin istediğimiz tanımlar için var olan sekmedir.
uçurulanlar: format kurallarına uymayan tanımlarımızın moderasyon tarafından gönderildiği sekmedir. buradan tanımı düzenleyip onaya tekrar sunabilirsiniz.
onay bekleyenler: silinip tekrar düzenlediğimiz tanımların onay sırasında beklerken göründüğü sekmedir. burada tanımımızın onaylanıp onaylanmadığına bakabiliriz.
profil ayarları: lokasyon cinsiyet yaş ve sosyal medya hesaplarımızı ekleyebileceğimiz sekmedir.
*

hesap ayarları: sözlük esabınızla bağlantılı birtakım ayarlar silsilesidir...
*

kafa store sekmesine de göz atalım.

*
takip listem: 1500 karma puanı basıp kafa store'dan takipçi görme özelliğini satın aldığınız takdirde kısa yoldan ulaşabileceğiniz hayran kitlenizin listesidir.
silinenler: formata aykırı görülen ve dahi silinen tanımlarınıza bir şans daha verilen listeye verilen isimdir.
onay bekleyenler: tanım silindiii, düzenlediniz, yayına alınıp alınmadığını takip edeceğiniz sekmedir.
sildiklerim: bunu ben mi yazmışım hiç sanmıyorum deyip de hoşunuza gitmeyen, veya sonra düzenlerim şimdi kimse görmesin dediğiniz tanımların toplandığı alan.
son olarak ukde bırakma olayını anlatıyorum. başlık açma kutucuğuna ilgili başlığı yazıp enterladığınız takdirde karşınıza şöyle bir şey çıkar...
canımız kanımız turunculu bölümümüzde bizi sözlüğümüzün sloganı veee sıkça sorulan sorular karşılıyor.
slogana alıştık ama nedir bu sıkça sorulan sorular?
formattan, radyoya, küfür sınırlarımızdan, benjaminin rus olması ihtimaline kadar her sorunun aydınlığa kavuştuğu alandır. giriniz okuyunuz aydınlanınız.

ukde bırak derseniz kokpit sekmesindeki ukte sekmesine gidecektir.
keyifli sözlükler dilerim.
edit görünümlü büdüt: ayrıca bkz. kafa sözlük arama çubuğu fasiliteleri
ayrıca bkz. entry butonları hakkında
öncelikle anasayfadan başlayalım...

size sözlüğü 5 parçaya bölerek anlatmayı amaçlıyorum.
turkuaz renginden başlayalım. karşımızda kafa sözlük yazısı mevcut, kendisine her bastığımızda sayfayı yenilemiş oluruz. hemen altında; akış, gündem, online, rastgele, radyo, kitap-film, sözlük içi, bilgi, müzik, yardım, takip, tematik ve portakal sekmeleri mevcut...
***bu sekmeler mobilde şu şekildedir***

online yazısının yanındaki üç noktaya tıklayıp kalan sekmeleri açabilirsiniz.
akış: yazılan son tanımları sol frame'e getiren butondur.
gündem: haber başlıklarının yoğun olduğu ve belli bir tanım sayısına ulaşan başlıkların bulunduğu popüler mekan.
online: anlık sözlükte aktif yazarların listelendiği sekmedir.
rastgele: tanım yazmak istiyorum ama başlık da açasım yok ne yapsam sorunsalına birebir gelen ilaç gibi sekme, kendisine tıkladığınız takdirde size birbirinden farklı 50 başlık sıralayacak, siz butona her bastığınızda başlıklar değişecektir.
radyo: 7/24 yayın yapılan, kulağınızın pasını silebileceğiniz muhabbetli veyahut müzikli sekmemiz. bazen her ikisi de oluyor elbet. kim bilir? konuk bile olabilirsiniz.
kitap-film: kitap ve film adlarını kolayca bulabileceğiniz sekmemiz.
sözlük içi: sözlük içi meseleleri yakınen takip edebileceğiniz sekmemiz.
bilgi: fularımı takarım tanımlarımı okurum tadında biriyseniz bilgi sekmesi tam size göre! ışıl ışıl olmak isterseniz tıklamanız yeterli.
müzik: ruhu biraz olsun yatıştırabilmek adına uğranılan sekmemiz. içinde tür tür parçalar bulabilirsiniz.
yardım: herhangi bir acil durum, duyurulması gereken fikir alınması gereken bir konuda başvurulan etiket. hızlıca verim almak için yardım kategorisi ile ilgili modlardan yardım alabilirsiniz. üstelik sizden yardım talebinde bulunan yazarlar olacaktır. onları da bu sekmeden rahatlıkla bulabilir, belki dertlerine derman olabilirsiniz.
takip: takip ettiğiniz yazarları veyahut başlıkları gösteren sekmedir. sözlük içerisinde yazar takibinin yanı sıra başlık takibi de mümkündür. bunu hemen başlığın sağ üst köşesindeki takip et butonu ile yapabilirsiniz.
tematik: sol cenah ile ilgilenmiyor ve ışıl ışıl olmak istiyorum boğulacaksam da teknik bilgilerde boğulayım diyen yazarlarımızın isteklerine kulak verilerek hazırlanan pırıltılı sekmemiz.
portakal: portakallı içerik cenneti. son 48 saatin en beğenilen tanımlarının sıralandığı sekmedir.
üstteki uzun çubuktan dilediğimiz başlığı arayabilir veyahut başlık açıp @ ile yazar arayabiliriz. arama çubuğumuzun yanındaki büyüteçin bir yanında yer alan aşağı ok işareti detaylı arama butonumuzdur.
mobilde de şu şekilde...

böylece turkuaz rengi çerçeveyi bitirmiş bulunuyoruz.
***
fıssstık yeşili alanımıza gelelim, burası sözlüğümüzün sol frame'idir ve pek bir ekşını yoktur. siz hangi sekmeye tıklarsanız oranın başlıklarına geçiş sağlar, istatistiklere geçerseniz de o bölümün kendi sekmelerine bölünür.
bu alanın en altına indiğinizde devamı... butonu gelir. tıklarsanız 2. sayfaya geçersiniz.
böylece fıssstık yeşili kutucuğumuzu da bitirmiş bulunmaktayız.
***
hemen altındaki pespembe alanımıza gelelim. bu kısım mobilde şöyle görünür...

karşımıza istatistikler, puan tablosu, iletişim maili ve instagram ikonu çıkıyor.
iletişim mailine tıklarsanız sizi mail uygulamanıza yönlendirir.
haftalık puan tablosu: bu tablomuz her hafta güncellenir. kraliyet arması için arada bakınız.
instagram ikonu: sizi sözlüğün instagram hesabına ışınlar.
istatistikler: yazar sayıları, tanım sayıları, başlık sayıları, yazarların lokasyonları, ikametleri, yaşları ve daha sayamadığım bir çok özelliği barındıran sekmedir.
bkz:

böylece pespembe kutucuğumuzu da bitirmiş bulunmaktayız.
***
mavi mavi masmavi, bildirimli, mesajlı, kokpitli alanımıza gelelim şimdi de...
bildirim butonu aldığımız oylardan silinen veyahut yayınlanan tanımlarımıza varası bize her şeyi rapor geçen butonumuzdur.
mesaj ise gelenin gidenin uçanın kaçanın yazdığı veyahut bizim cevapladığımız mesajlardan oluşan kısımdır.
bir de kokpit var ki bu kısım bir miktar kompleks. görünümü şöyledir...

profilim: sözlük içi size dair her şeyin var olduğu sekmedir. şöyle bir şeydir...*

*
hakkında & istatistikler sekmesine göz atalım...

*
bir de bana özel sekmesi altındaki yayında olmayanlar kısmına göz atalım...

taslaklarım: o anlık yazmak istemediğimiz ve sonraya bıraktığımız tanımlarımızı içeren sekmedir.
sabaha bıraktıklarım: akşamdan yazıp sabah 5 civarı yayınlansın sıcak sıcak görünsün istediğimiz tanımlar için kullanılan sekmedir. tanım butonları arasındaki seçeneklerden bulabilirsiniz.
sildiklerim: öz eleştiri yapıp veyahut artık görünmesin istediğimiz tanımlar için var olan sekmedir.
uçurulanlar: format kurallarına uymayan tanımlarımızın moderasyon tarafından gönderildiği sekmedir. buradan tanımı düzenleyip onaya tekrar sunabilirsiniz.
onay bekleyenler: silinip tekrar düzenlediğimiz tanımların onay sırasında beklerken göründüğü sekmedir. burada tanımımızın onaylanıp onaylanmadığına bakabiliriz.
profil ayarları: lokasyon cinsiyet yaş ve sosyal medya hesaplarımızı ekleyebileceğimiz sekmedir.
*

hesap ayarları: sözlük esabınızla bağlantılı birtakım ayarlar silsilesidir...
*

kafa store sekmesine de göz atalım.

*
takip listem: 1500 karma puanı basıp kafa store'dan takipçi görme özelliğini satın aldığınız takdirde kısa yoldan ulaşabileceğiniz hayran kitlenizin listesidir.
silinenler: formata aykırı görülen ve dahi silinen tanımlarınıza bir şans daha verilen listeye verilen isimdir.
onay bekleyenler: tanım silindiii, düzenlediniz, yayına alınıp alınmadığını takip edeceğiniz sekmedir.
sildiklerim: bunu ben mi yazmışım hiç sanmıyorum deyip de hoşunuza gitmeyen, veya sonra düzenlerim şimdi kimse görmesin dediğiniz tanımların toplandığı alan.
son olarak ukde bırakma olayını anlatıyorum. başlık açma kutucuğuna ilgili başlığı yazıp enterladığınız takdirde karşınıza şöyle bir şey çıkar...
canımız kanımız turunculu bölümümüzde bizi sözlüğümüzün sloganı veee sıkça sorulan sorular karşılıyor.
slogana alıştık ama nedir bu sıkça sorulan sorular?
formattan, radyoya, küfür sınırlarımızdan, benjaminin rus olması ihtimaline kadar her sorunun aydınlığa kavuştuğu alandır. giriniz okuyunuz aydınlanınız.

ukde bırak derseniz kokpit sekmesindeki ukte sekmesine gidecektir.
keyifli sözlükler dilerim.
edit görünümlü büdüt: ayrıca bkz. kafa sözlük arama çubuğu fasiliteleri
ayrıca bkz. entry butonları hakkında
devamını gör...
zeki kayahan coşkun'un sözlükte yazar olması
benim de kulağıma gelen, henüz hangi yazar olduğunu çözemediğim hadise.
(bkz: izindeyim bulucam)
(bkz: izindeyim bulucam)
devamını gör...
şaka maka öğretmenlerin 1 senedir yatıyor olması
devamını gör...
iş hayatının ilk kuralı
ilk günden taviz vermeyeceğini göstermektir. herkes bu çok safmış diye işleri bir yükler üstüne, ne olduğunu anlamazsın.
devamını gör...
å isimli köy
norveç'te moskenes belediyesine bağlı bir köydür. balıkçı köyü olmasına rağmen son yıllarda turizm de gelir kaynakları arasında yer alır.


devamını gör...
çoğunluğun eğitimsiz olduğu toplumlarda demokrasinin anlamsızlığı
demokrasi türkiye'ye geldiğinden beri bir işe yaramıyor. ki bu gidişle bi' 30-40 yıl daha yaramayacağı aşikar. bazen bu vakitleri bir geçiş dönemi, bazen de gittikçe dibe batış dönemi olarak görüyorum, bilmiyorum. sokrates bile kendi zamanında demokrasinin mantıksızlıklarını ortaya koyuyor. dünyanın bu halini görse intihar ederdi herhalde.
türkiye demokrasiye uygun değil maalesef. yapacak bir şey yok, gerçek bu. bu durumu atatürk de biliyordu tabii. zamanla oturur diye düşünmüştür. ama eminim ki biraz daha yaşasaydı, sistemde değişiklikler yapardı. zaten bir şeyleri radikal olarak değiştirebilecek tek kişiydi, maalesef artık yok. bu sistem belli ki uzun yıllar devam edecek, ya batacağız ya da sancılarını çekerek ileride düzelmesini umacağız.
eğitimli bir toplum değiliz. bırak eğitimliyi, okuma-yazmayı 80 yıl önce çözdük. hadi nüfusumuz az olsa gam yemeyeceğim, bir şekilde halkı eğitirsin. az nüfus derken 40 milyona bile razıyım. elde ne var: 80 küsur milyon nüfus; 55 milyonu seçmen, önümüzdeki seçimlerde 60 milyonun üzerinde seçmen. iyi geceler.
"eğitim cehaleti alır, eşeklik bakidir" derseniz, tam olarak öyle değil işte. eğitim eğitimdir, az buçuk farkındalık oluşturuyor. "gecenin bi' köründe niye bunu dert edindin şimdi?" derseniz, bilmiyorum. birkaç gündür ülkenin gündemi hasebiyle düştüğüm umutsuzluktan veya içime aysun kayacı kaçtığından olabilir.
gereğinden fazla duygusalız, mantıklı karar almada son derece büyük sorunlarımız var. her konuda ikiye bölünmüş durumdayız. e, doğal olarak siyasette de böyle. akp'li değilsen chp'lisin. bazılarına göre mhp'liysen aynı zamanda akp'lisin, bazılarına göre de hdp'liysen chp'lisin. böyle bir düşünce nakıslığına sahip insanlardan -ki bu insanlar toplumun genelinden de fazlasını içeriyor- nasıl sağlıklı bir zihne sahip olduklarını varsayıp etraflıca düşünüp karar vererek oy kullanmalarını bekleyebilirsin ki? tabii, bu durum siyasilerin işine geliyor, orası ayrı.
ya referandum oldu, 49'a 51 mi neydi oranlar. demokrasi bu mu yani?
türkiye demokrasiye uygun değil maalesef. yapacak bir şey yok, gerçek bu. bu durumu atatürk de biliyordu tabii. zamanla oturur diye düşünmüştür. ama eminim ki biraz daha yaşasaydı, sistemde değişiklikler yapardı. zaten bir şeyleri radikal olarak değiştirebilecek tek kişiydi, maalesef artık yok. bu sistem belli ki uzun yıllar devam edecek, ya batacağız ya da sancılarını çekerek ileride düzelmesini umacağız.
eğitimli bir toplum değiliz. bırak eğitimliyi, okuma-yazmayı 80 yıl önce çözdük. hadi nüfusumuz az olsa gam yemeyeceğim, bir şekilde halkı eğitirsin. az nüfus derken 40 milyona bile razıyım. elde ne var: 80 küsur milyon nüfus; 55 milyonu seçmen, önümüzdeki seçimlerde 60 milyonun üzerinde seçmen. iyi geceler.
"eğitim cehaleti alır, eşeklik bakidir" derseniz, tam olarak öyle değil işte. eğitim eğitimdir, az buçuk farkındalık oluşturuyor. "gecenin bi' köründe niye bunu dert edindin şimdi?" derseniz, bilmiyorum. birkaç gündür ülkenin gündemi hasebiyle düştüğüm umutsuzluktan veya içime aysun kayacı kaçtığından olabilir.
gereğinden fazla duygusalız, mantıklı karar almada son derece büyük sorunlarımız var. her konuda ikiye bölünmüş durumdayız. e, doğal olarak siyasette de böyle. akp'li değilsen chp'lisin. bazılarına göre mhp'liysen aynı zamanda akp'lisin, bazılarına göre de hdp'liysen chp'lisin. böyle bir düşünce nakıslığına sahip insanlardan -ki bu insanlar toplumun genelinden de fazlasını içeriyor- nasıl sağlıklı bir zihne sahip olduklarını varsayıp etraflıca düşünüp karar vererek oy kullanmalarını bekleyebilirsin ki? tabii, bu durum siyasilerin işine geliyor, orası ayrı.
ya referandum oldu, 49'a 51 mi neydi oranlar. demokrasi bu mu yani?
devamını gör...
19 yaşındakilere tavsiyeler
herhangi bir şey için geç kaldım hissine kapılacağınız anlar gelebilir, insanlarla hayatınızı kıyaslamayın ve kendi yolculuğunuza odaklanın.
devamını gör...
uzayın sesi
uzay o kadar derin ki herhangi bir sesi insan kulağı ile duyabilmemiz mümkün değildir. abd havacılık ve uzay ajansı (nasa), evrenin ultrason verilerden oluşturulmuş müziğini yayınlamış; bu müziğe sanal ortamda “uzayın sesi - the sound of space” denilmiştir.
hubble teleskobunun çektiği galaksi kümelerinin fotoğrafları sese dönüştürülmüş ve her bir öğeye bir ses verilmiştir. çıkan biraz ürpertici ses için nasa "bu, muhtemelen, şimdiye kadar duyduğunuz en sıra dışı müzik türü" diye açıklama yapmıştır.
hubble teleskobunun çektiği galaksi kümelerinin fotoğrafları sese dönüştürülmüş ve her bir öğeye bir ses verilmiştir. çıkan biraz ürpertici ses için nasa "bu, muhtemelen, şimdiye kadar duyduğunuz en sıra dışı müzik türü" diye açıklama yapmıştır.
devamını gör...
hatıra olsun diye saklanan garip nesneler
bir arkadaşım gittiği her restorandan birşeyler alıyordu hatıra olsun diye. mendil, kürdan, araklayabilirse süs olsun diye konmuş küçük bir şey.
devamını gör...
çenesiz balık
şu balığı ifade eden terim;

çene ve diş yapısına sahip değildirler. (varmış efendim, vikipedi öyle diyor.)
edit: meraklısına.

çene ve diş yapısına sahip değildirler. (varmış efendim, vikipedi öyle diyor.)
edit: meraklısına.
devamını gör...
gta oynarken arabaya binen kadını dövmek
7 yıl önce gta oynarken yaptığım eylemdir.
öyle herkesin arabasına binilir mi lan gevşek.
edit: kadına şiddete girer mi bu beyler
öyle herkesin arabasına binilir mi lan gevşek.
edit: kadına şiddete girer mi bu beyler
devamını gör...
öz güveni azaltan şeyler
kafanda yaşattığın insanla, bilincinle, aynadaki yansımanın arasında dağlar kadar fark olması. ıstediğin şeyi alırken etikete bakmayacak kadar zengin olana kadar ve kendini kabullenip sevene kadar neredeyse bir ömür bitiyor, ikincisi, bu bir şey bilmiyor diyerek sizi hiç dinlememeleri, tek çocuk olmadığınız için payınıza düşen her sevginin her ilginin kardeş sayısına bölünmesi. anlatacak çok şeyi olmak ama kimsnin hikayenizi okumak ve bilmek ve dinlemek istememesi, bundan dolayı da yavaş yavaş içinizdeki çocuğun günbegün öldüğünü, artık çocuksu heyecanlar duyamadığınızı, hayatta en sevdiğiniz şey olan yeni kitap almanın ve yazmanın bile sizi sevindiremediğini görmek.
devamını gör...
neo
1. keanu reeves'ın canlandırdığı bir matrix filmi karakteri.
2. çin, şanghay merkezli kripto para. 8 aralık 2020 tarihi itibaryile 1 neo= 132.99 tl'dir.
-
7 şubat 2020 tarihi itibariyle: 174,74 tl'dir.
2. çin, şanghay merkezli kripto para. 8 aralık 2020 tarihi itibaryile 1 neo= 132.99 tl'dir.
-
7 şubat 2020 tarihi itibariyle: 174,74 tl'dir.
devamını gör...
hayvancılık gezegene zarar veriyor iddiası
yıllardır anlata anlata dilimde tüyün bittiği, iddia ile uzaktan yakından bir ilgisi olmayan rasyonel gerçekliktir.
izninizle bir de burada açıklayayım.
endüstriyel hayvancılık, gezegenimiz için kapitalizmin yarattığı ekolojik yıkımın en büyük pay sahiplerinden birisidir. benim et tüketmememin tek sebebi elbette bu değildir, ama ekolojik yıkım da bunun bir sebebidir.
size şu açıklıkla ifade edeyim, kapitalizmin üretim ilişkilerinin tümü, enerji üretim yolları ve endüstriyel hayvancılık sürdüğü sürece insan ve insan dışı bütün türler ve varlıklar için bir yaşam, sürdürülebilir bir şey değildir. fakat bunun çözümünün bill gates'in yapay eti olduğu kanaatinde değilim. bunu savunmak gülünç olurdu.
niye mi?
çünkü gezegenimizi yok eden şey, tek başına endüstüriyel hayvancılık değildir. gezegenimizi yok eden şey kapitalizmdir.
zira kapitalizm, özgür bilimin ve yaşamın önüne sermayeyi ve burjuvazinin çıkarlarını koymak gibi var oluşsal bir eğilime sahiptir.
aşı adaletsizliği ve patent sistemi buna en yakın çeperden kanıt olarak sunulabilir. zira covid 19 pandemisi sürecinde aşının bulunduğu ilk günden bu güne milyonlarca insanın ölümüyle devam eden süreç de bunu kanıtlar niteliktedir.
çünkü kapitalizm sermayeyi yaşamın önünde tutmak zorunda olan üretim ilişkileri ile var olur.
şöyle açık olarak bir kere daha ifade edeyim bill gates'in yapay eti yaygınlaşsa dahi yalnızca dünyanın ayrıcalıklı bir azınlığı için ulaşılabilir olmaktan uzağa düşemeyecektir.
fakat kapitalizmin bütün üretim ilişkilerinin tarumar edildiği, yani yeryüzünde cenneti yarattığımız bir yarında bilimin önünden sermayenin boyunduruğu çekildiğinde elbette endüstüriyel hayvancılığın terk edilmesi için alternatif proteinler yaratılabilir ve ulaşılabilir kılınabilir.
peki yeniden endüstüriyel hayvancılığın gezegende yarattığı tahribata ve iklim değişikliği, suların tükenişi, ormanların yok oluşu ve ekolojik talan noktasındaki payına dönersek, siz sevgili yazarlarımıza bilimsel verilerle bir miktar daha bu konuyu açıklamak sorumluluğunda olduğumu düşünüyorum.
sera gazlarını kısmından başlarsak, hayvancılık ve yan ürünlerinden kaynaklanan karbondioksit (co2) yıllık 32.000 milyon ton ve bu miktar dünya çağındaki sera gazı emisyonunun %51’ini oluşturmakta.
ayrıca 20 yıllık çerçevede, metan gazı, karbondioksit gazından 86 kat daha fazla küresel ısınmaya sebep olma potansiyeline sahip. ve ineklerin tümü her gün 150 milyar galon (567 milyat litre) metan gazı üretiyor. bu ortalama dünya çapında günlük 150 milyar galon methan gazı (ch4) demek.
ve biz endüstüriyel hayvancılıkla bu rakamı her gün daha çok arttırıyoruz.
fakat daha korkunç olanıysa hayvancılık, insan kaynaklı diazot monoksit gazı (nitroz oksit-n2o) emisyonun %62’sinden sorumlu. diazot monoksit gazı, karbondioksitten 296 kat daha fazla iklim değişikliğine sebep olabilecek bir sera gazı çeşidi ve atmosferde kalış süresi 150 yıl.
son olarak bütünüyle fosil yakıtların vazgeçsek dahi, endistüriyel hayvancılığın bu boyutlarıyla 565 gigatonluk karbondioksit limitini hayvan yetiştirme ile 2030 yılında geçmiş olacağız.
su bahsindeyse tablo yine aynı korkunçlukla devam ediyor. hayvansal tarım için kullanılan su yıllık 34-76 trilyon galon.
bunun oransal dağılımını yapmak gerekirse, hayvancılık için kullanılacak yemler için yapılan ekim, amerika’nın su harcamasının %56’sını oluşturuyor. abd’nin su harcamasında kişisel ev kullanımları ise %5’ten ibaret.
şöyle özetleyelim, 450 gram etin üretimi için 2.500 galon suya ihtiyaç duyuluyor.
450 gram yumurta için 477 galon, 450 gram peynir içinse yaklaşık 900 galon suya ihtiyaç var. 1 galon süt için 1.000 galon suya ihtiyaç duyuluyor.
bu korkunç tabloyu şöyle bağlayabiliriz; bugün dünyadaki temiz su harcamalarının %20-33’ünün sebebi, hayvansal tarımcılık ve endüstriyel hayvancılık sektörü.
tarım alanları bahsinde ise hayvancılık ve hayvancılık için yem üretimi, yeryüzünün donmamış buzsuz alanının 3’te 1’i, yeryüzü toprağının ise %45’i gibi rakamlara tekabül ediyor.
ve canlı türlerinin yok olmasının, okyanus ölü alanlarının oluşmasının, su kirliliğinin ve habitat bozulmasının başlıca nedeni de yine hayvansal tarımcılık ve endüstriyel hayvancılık. zira hayvansal tarım, ağaçları yok ederek hayvancılıkta kullanılacak yemlerin ekimi için alanlara, otlaklara, meralara dönüştürüyor.
bu gelinen nokta ise gezegenimizin 65 milyon yıldır yaşadığı en büyük soy tükenişi.
tarım alanlarının kullanımı basinde şu netlikte ifade etmem gerekirse, her inek için 2-5 dönüm arazi kullanılıyor.
ve örneğin abd’nin neredeyse sınırlarının yarısı hayvansal tarıma tahsis edilmiş durumda. oysa herhangi bir toprakta, bitki temelli kaynaklardan elde edilecek protein miktarı, etten elde edilecek miktarın 15 katı kadar.
türlerin yok oluşu noktasında ise okyanuslardan her yıl 90-100 milyon ton balık çıkarılıyor. halbuki okyanuslardan her yıl çıkarılan canlı miktarı 2.7 trilyon.
bu; yakalanan her 450 gram balık için, yaklaşık 2.5 kilo hedef olmayan deniz canlısı da yakalanıyor ve ıskartaya çıkıyor ve üretim fazlası olarak atılıyor, demek.
bu bakımdan gezegenimizdeki tür çeşitliliğindeki azalmanın ve büyün yok oluşların sebeplerinden birisi de balıkçılık sektörü.
bir diğer büyük yok oluşu ve türlerin tükenişini yaratan faktör de hayvansal tarımcılık ve endüstriyel hayvancılık kaynaklı yağmur ormanlarının yok edilişi.
şöyle rakamlandırabiliriz; hayvansal tarım, amazon katliamının %91 kadarından sorumlu. ve her saniye yağmur ormanlarından 1-2 akre yok olmakta.
yağmur ormanlarının yok edilmesinin sebebi de yine endüstriyel hayvancılık ve hayvancılıkta kullanılan yemlerin üretimi için ortaya çıkan tarım alanı ihtiyacı.
ve yağmur ormanları katliamına bağlı olarak her gün yok olan tür sayısı ise 137.
son olarak hayvansal tarım nedeniyle bugüne kadar yok edilen yağmur ormanı 136 milyon dönüm gibi korkunç bir rakama ulaşmış bulunmakta.
buraya kadar okumayı sürdüren olur mu bilmem ama, bu karanlık tabloyu dönüştürmek için size son bir kaç kıyas vereyim sevgili sözlük. * belki aklınızda bazı şeyler netleşir.
1 kişiyi 1 yıl beslemek için ihtiyaç duyulan toprak, hayvansal ürün tüketmediğinde 650 metrekare. hayvansal ürün tüketildiğinde ise bu oran bunun 18 katı.
şöyle de ifade edilebilir, 1.5 akrelik bir arazide 16.700 kilo bitki bazlı yiyecek üretilebilirken, aynı büyüklükte bir arazide üretebilecek et miktarı 170 kilo.
daha da uzatılabilecek bu kıyasları şöyle özetleyeceğim;
bütün bu tablodaki faktörleri toptan değerlendirirsek, hayvansal ürün tüketmeyen bir kişi, hayvansal ürünlerle beslenen bir kişiden %50 daha az karbondioksit üretiyor, 11’de 1’i kadar fosil yakıtı tüketiyor, 13’te 1’i kadar su tüketiyor ve 18’de 1’i kadar toprak kullanıyor.
yani uzun lafın kısası, evet endüstüriyel hayvancılığın gezegene zarar verdiği bir iddia değildir. ayan beyan bir gerçekliktir.
şimdi buraya geniş bir kaynakça havuzu da bırakayım da laf olmasın. hem belki gerçekten bu upuzun tanımı okuyup gerisini merak edenler de olur.
pandemi ve endüstriyel hayvancılık ilişkisi
vegan yaşamak hangi yok oluşu önler
hayvancılık endüstrisi
iklim ve çevre
değişim tabaktan başlar
elbette kaynak metinler daha da genişletilebilir. samimiyetle daha fazlasını merak eden varsa bir mesaj uzağınızdayım. *
izninizle bir de burada açıklayayım.
endüstriyel hayvancılık, gezegenimiz için kapitalizmin yarattığı ekolojik yıkımın en büyük pay sahiplerinden birisidir. benim et tüketmememin tek sebebi elbette bu değildir, ama ekolojik yıkım da bunun bir sebebidir.
size şu açıklıkla ifade edeyim, kapitalizmin üretim ilişkilerinin tümü, enerji üretim yolları ve endüstriyel hayvancılık sürdüğü sürece insan ve insan dışı bütün türler ve varlıklar için bir yaşam, sürdürülebilir bir şey değildir. fakat bunun çözümünün bill gates'in yapay eti olduğu kanaatinde değilim. bunu savunmak gülünç olurdu.
niye mi?
çünkü gezegenimizi yok eden şey, tek başına endüstüriyel hayvancılık değildir. gezegenimizi yok eden şey kapitalizmdir.
zira kapitalizm, özgür bilimin ve yaşamın önüne sermayeyi ve burjuvazinin çıkarlarını koymak gibi var oluşsal bir eğilime sahiptir.
aşı adaletsizliği ve patent sistemi buna en yakın çeperden kanıt olarak sunulabilir. zira covid 19 pandemisi sürecinde aşının bulunduğu ilk günden bu güne milyonlarca insanın ölümüyle devam eden süreç de bunu kanıtlar niteliktedir.
çünkü kapitalizm sermayeyi yaşamın önünde tutmak zorunda olan üretim ilişkileri ile var olur.
şöyle açık olarak bir kere daha ifade edeyim bill gates'in yapay eti yaygınlaşsa dahi yalnızca dünyanın ayrıcalıklı bir azınlığı için ulaşılabilir olmaktan uzağa düşemeyecektir.
fakat kapitalizmin bütün üretim ilişkilerinin tarumar edildiği, yani yeryüzünde cenneti yarattığımız bir yarında bilimin önünden sermayenin boyunduruğu çekildiğinde elbette endüstüriyel hayvancılığın terk edilmesi için alternatif proteinler yaratılabilir ve ulaşılabilir kılınabilir.
peki yeniden endüstüriyel hayvancılığın gezegende yarattığı tahribata ve iklim değişikliği, suların tükenişi, ormanların yok oluşu ve ekolojik talan noktasındaki payına dönersek, siz sevgili yazarlarımıza bilimsel verilerle bir miktar daha bu konuyu açıklamak sorumluluğunda olduğumu düşünüyorum.
sera gazlarını kısmından başlarsak, hayvancılık ve yan ürünlerinden kaynaklanan karbondioksit (co2) yıllık 32.000 milyon ton ve bu miktar dünya çağındaki sera gazı emisyonunun %51’ini oluşturmakta.
ayrıca 20 yıllık çerçevede, metan gazı, karbondioksit gazından 86 kat daha fazla küresel ısınmaya sebep olma potansiyeline sahip. ve ineklerin tümü her gün 150 milyar galon (567 milyat litre) metan gazı üretiyor. bu ortalama dünya çapında günlük 150 milyar galon methan gazı (ch4) demek.
ve biz endüstüriyel hayvancılıkla bu rakamı her gün daha çok arttırıyoruz.
fakat daha korkunç olanıysa hayvancılık, insan kaynaklı diazot monoksit gazı (nitroz oksit-n2o) emisyonun %62’sinden sorumlu. diazot monoksit gazı, karbondioksitten 296 kat daha fazla iklim değişikliğine sebep olabilecek bir sera gazı çeşidi ve atmosferde kalış süresi 150 yıl.
son olarak bütünüyle fosil yakıtların vazgeçsek dahi, endistüriyel hayvancılığın bu boyutlarıyla 565 gigatonluk karbondioksit limitini hayvan yetiştirme ile 2030 yılında geçmiş olacağız.
su bahsindeyse tablo yine aynı korkunçlukla devam ediyor. hayvansal tarım için kullanılan su yıllık 34-76 trilyon galon.
bunun oransal dağılımını yapmak gerekirse, hayvancılık için kullanılacak yemler için yapılan ekim, amerika’nın su harcamasının %56’sını oluşturuyor. abd’nin su harcamasında kişisel ev kullanımları ise %5’ten ibaret.
şöyle özetleyelim, 450 gram etin üretimi için 2.500 galon suya ihtiyaç duyuluyor.
450 gram yumurta için 477 galon, 450 gram peynir içinse yaklaşık 900 galon suya ihtiyaç var. 1 galon süt için 1.000 galon suya ihtiyaç duyuluyor.
bu korkunç tabloyu şöyle bağlayabiliriz; bugün dünyadaki temiz su harcamalarının %20-33’ünün sebebi, hayvansal tarımcılık ve endüstriyel hayvancılık sektörü.
tarım alanları bahsinde ise hayvancılık ve hayvancılık için yem üretimi, yeryüzünün donmamış buzsuz alanının 3’te 1’i, yeryüzü toprağının ise %45’i gibi rakamlara tekabül ediyor.
ve canlı türlerinin yok olmasının, okyanus ölü alanlarının oluşmasının, su kirliliğinin ve habitat bozulmasının başlıca nedeni de yine hayvansal tarımcılık ve endüstriyel hayvancılık. zira hayvansal tarım, ağaçları yok ederek hayvancılıkta kullanılacak yemlerin ekimi için alanlara, otlaklara, meralara dönüştürüyor.
bu gelinen nokta ise gezegenimizin 65 milyon yıldır yaşadığı en büyük soy tükenişi.
tarım alanlarının kullanımı basinde şu netlikte ifade etmem gerekirse, her inek için 2-5 dönüm arazi kullanılıyor.
ve örneğin abd’nin neredeyse sınırlarının yarısı hayvansal tarıma tahsis edilmiş durumda. oysa herhangi bir toprakta, bitki temelli kaynaklardan elde edilecek protein miktarı, etten elde edilecek miktarın 15 katı kadar.
türlerin yok oluşu noktasında ise okyanuslardan her yıl 90-100 milyon ton balık çıkarılıyor. halbuki okyanuslardan her yıl çıkarılan canlı miktarı 2.7 trilyon.
bu; yakalanan her 450 gram balık için, yaklaşık 2.5 kilo hedef olmayan deniz canlısı da yakalanıyor ve ıskartaya çıkıyor ve üretim fazlası olarak atılıyor, demek.
bu bakımdan gezegenimizdeki tür çeşitliliğindeki azalmanın ve büyün yok oluşların sebeplerinden birisi de balıkçılık sektörü.
bir diğer büyük yok oluşu ve türlerin tükenişini yaratan faktör de hayvansal tarımcılık ve endüstriyel hayvancılık kaynaklı yağmur ormanlarının yok edilişi.
şöyle rakamlandırabiliriz; hayvansal tarım, amazon katliamının %91 kadarından sorumlu. ve her saniye yağmur ormanlarından 1-2 akre yok olmakta.
yağmur ormanlarının yok edilmesinin sebebi de yine endüstriyel hayvancılık ve hayvancılıkta kullanılan yemlerin üretimi için ortaya çıkan tarım alanı ihtiyacı.
ve yağmur ormanları katliamına bağlı olarak her gün yok olan tür sayısı ise 137.
son olarak hayvansal tarım nedeniyle bugüne kadar yok edilen yağmur ormanı 136 milyon dönüm gibi korkunç bir rakama ulaşmış bulunmakta.
buraya kadar okumayı sürdüren olur mu bilmem ama, bu karanlık tabloyu dönüştürmek için size son bir kaç kıyas vereyim sevgili sözlük. * belki aklınızda bazı şeyler netleşir.
1 kişiyi 1 yıl beslemek için ihtiyaç duyulan toprak, hayvansal ürün tüketmediğinde 650 metrekare. hayvansal ürün tüketildiğinde ise bu oran bunun 18 katı.
şöyle de ifade edilebilir, 1.5 akrelik bir arazide 16.700 kilo bitki bazlı yiyecek üretilebilirken, aynı büyüklükte bir arazide üretebilecek et miktarı 170 kilo.
daha da uzatılabilecek bu kıyasları şöyle özetleyeceğim;
bütün bu tablodaki faktörleri toptan değerlendirirsek, hayvansal ürün tüketmeyen bir kişi, hayvansal ürünlerle beslenen bir kişiden %50 daha az karbondioksit üretiyor, 11’de 1’i kadar fosil yakıtı tüketiyor, 13’te 1’i kadar su tüketiyor ve 18’de 1’i kadar toprak kullanıyor.
yani uzun lafın kısası, evet endüstüriyel hayvancılığın gezegene zarar verdiği bir iddia değildir. ayan beyan bir gerçekliktir.
şimdi buraya geniş bir kaynakça havuzu da bırakayım da laf olmasın. hem belki gerçekten bu upuzun tanımı okuyup gerisini merak edenler de olur.
pandemi ve endüstriyel hayvancılık ilişkisi
vegan yaşamak hangi yok oluşu önler
hayvancılık endüstrisi
iklim ve çevre
değişim tabaktan başlar
elbette kaynak metinler daha da genişletilebilir. samimiyetle daha fazlasını merak eden varsa bir mesaj uzağınızdayım. *
devamını gör...
belediye başkanının takipçi karşılığında tatil çekilişi düzenlemesi
ilk başta şaka olduğunu düşündüğüm ama detayı okumamla beni dumura uğratan başlık.
devamını gör...
evrim teorisinin çürümüş olması
evrim teorisi'nin ne olduğu ve neyi açıkladığı hakkında zerre kadar fikri bulunmayan birey beyanıdır.
evrim teorisi, evrimin varolup olmadığı üzerine değildir zira evrim, tartışmaya mahal vermeyecek biçimde kanıtlanmış bir gerçektir. evrende, mikroorganizmalardan dev kütleli gök cisimlerine kadar her şeyde evrimsel bir süreç gözlemlenebilir durumdadır.
evrim teorisi ile açıklama getirilmeye çalışılan şey ise, evrimin nasıl gerçekleştiğidir.
evrim teorisi, evrimin varolup olmadığı üzerine değildir zira evrim, tartışmaya mahal vermeyecek biçimde kanıtlanmış bir gerçektir. evrende, mikroorganizmalardan dev kütleli gök cisimlerine kadar her şeyde evrimsel bir süreç gözlemlenebilir durumdadır.
evrim teorisi ile açıklama getirilmeye çalışılan şey ise, evrimin nasıl gerçekleştiğidir.
devamını gör...
osmanlı döneminde sözlük olsaydı alınabilecek nickler
hatice'nin halini hiç beğenmiyorum.
devamını gör...
yazarlar ilkokulda olsa açılacak başlıklar
ben yine aynı başlıkları açardım.
devamını gör...