bir rivayete göre erkin baba bu şarkıyı çöpçülerin zulayı süpürmesi üstüne yazmıştır olay şöyle;
polis erkin abinin olduğu eve baskın düzenler.evdekiler de bu haberi alınca evde ki maddeleri gazeteye sarıp camdan aşağı atarlar. baskından sonra aşağı inip baktıklarında çöpçülerin,yerdeki gazeteleri süpürüp gittiğini görürler.
kör olası çöpçüler aşkımı süpürmüşler...
devamını gör...

bu ne saçma, sığ bir düşünce, o 65 yaş üstü dediğin insanlarda görmüş geçirmişlik var, tecrübe var. ıstisnalar elbette vardır ama istisnalardan dolayı bu çıkarımın yapılması mantıksız.
devamını gör...

mesele bu güruhun var olması değil, kollanması ve prim verilmesi asıl problem.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nickaltıma tanım yazan herkese cok teşekkür ederim. kimisi güldürdü, kimisi de gururlandırdı. girilen tanımlara bakınca sahiden tanıyor beni insanlar. hele de o sinir olayı çık oturdu.*
nereden anladınız sevgili yazar?
bu karikatürü de bir arkadaşım bana benziyor diye atmıştı. onu da bırakayım tam olsun.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

küçükken içinde olmaktan büyük bir keyif aldığım internet platformu idi. hürriyet çocuk ile bağlantılıydı. bir sanal dünya oyunuydu, karakterinizi yaratıp, evinizi döşeyip çeşitli etkinliklere katılırdınız. sanalika, habbo gibi oyunların müptelası olarak bayılmıştım.

ilk olarak sizi süslü bir ana sayfa karşılardı. forum, haberler, oyunlar ve çeşitli etkinlikler bulunurdu. ve elbette ki sanal dünyaya giriş kısmı. 7-8 yaşlarında bir velet olarak büyülenmiştim. oyunun para birimi olan tippuan'ı biriktirmek için bazı aktiviteleri gün boyu yapardım. bu oyunu diğer sanal dünya oyunlarından ayıran şey, çocuklar için geliştirilmesi ve çok fazla aktivitenin bulunmasıydı. kendi filminizi yapabilir, fotoğraf albümü düzenleyebilir, sosyalleşebilir veyahut yazılarınızı paylaşabilirdiniz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

oyunun en ünlü kişisi ise bay tipeez isimli karakterdi. oyunun yöneticilerinin kontrolünde olan bir avatar idi ancak herkes onu görmek için sıraya girerdi ve oyun, yanlış hatırlamıyorsam bay tipeez'in teşrif ettiği çarşamba günleri çökme noktasına gelirdi. belki oynamış olan ve hatırlayan vardır, jacob marley adında da kötü bir karakter vardı. tipeez oyuncuları en çok o karakteri sevmez ve ona karşı kampanyalar düzenlenirdi. şimdi çok tatlı şeyler olarak görsem de gerçekten gayet başarılı bir projeymiş. çocukların kendilerini özgürce ifade edebildiği, yaratıcılığını sergileyebildiği eğlenceli bir ortamdı. tabii ben tam bir bağımlı idim, 12 saat tipeez'in başında oturur ve orgazmdan daha zevkli anlar yaşardım. hayatımda hiçbir oyundan o kadar zevk aldığımı hatırlamıyorum.



tanım: orta doğu, avrupa ve amerika kıtalarında faaliyet gösteren, israil temelli, genel adı tweegee olan çocuk ve gençlik temalı sitelerin türkçe versiyonudur. 21 aralık 2018'de kapanmasıyla son tweegee sitesi de son buldu.
devamını gör...

bu hiyerarşi de bir madde de yer alan cinsellik kısmı var. dersteyiz tam oraya geldik hoca sordu: "cinsel ihtiyaçlarınızı karşılıyor musunuz?" herkes bir şok oldu birbirine bakıyor besyocu bir sivri övünerek el kaldır "evet hocam" diye. neler yapıyorsun dedi "eh işte kız arkadaşlarım var falan" dedi. hoca onu oturtarak arkadaşlar görüyorum ki aslında hepiniz karşılıyorsunuz bunu öndeki kıza dönüp "sen dedi mini etek giymiyor musun ruj sürmüyor musun evet yapıyorsun bunu kadınlar mı yapar erkekler mi o halde sen cinsel ihtiyaçlarını karşılıyorsun demek ki, cinsiyetiniz neyse bir kadın ya da bir erkek gibi yaşıyorsanız bu ihtiyacı karşılıyorsunuzdur " dedi. tabi ilk duyunca herkesin algısı bambaşkaydı orası ayrı. bu da böyle bir anım teşekkürler.
devamını gör...

ölen kişiye üzüldüm yakınlarının tekrar başı sağ olsun ama bir futbol müsabakasını bu kadar hayatının ortasına koymak, kalp krizi geçirebilecek kadar değer vermek ne derece doğrudur orası tartışılır.


koyu bir fenerbahçe taraftarı olan adnan alkış’ın, gençlerbirliği mağlubiyetinin ardından çok üzüldüğü ve ardından kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği öğrenildi


link
devamını gör...

o duyduğumuz içinde sargı bezi unuttular, yanlış bacağı kestiler, yanlış taraftaki organa müdahale ettiler gibi olaylar malpraktis denir.

mesela; buradan
devamını gör...

eğer tektaş alamadım diye sevgilim benden ayrılacaksa, hiç beklemesin hemen şimdiden ayrılsın. dünya hali bu, diyelim bugün durumum iyi, gittim en güzel tektaş yüzüğü aldım taktım parmağına, evlendik falan filan. sonra yarın bir gün işlerim kötü gitti, maddi sıkıntıya girdim. eee ne olacak benden boşanacak mı bu yüzden? en zor zamanımda yanımda olup, benimle mücadele etmeyecek mi yani? ne anladım ben o zaman o hayat arkadaşlığından? bu durum patron- işçi ilişkisi gibi olmaz mı? maaşını ödeyemediğim için ayrılmak zorunda kalmış olacak öyle mi? bir insanı sevecekseniz karakterini sevin. gerisi faso fiso.
--- alıntı ---

-vahit emmi, evlilik nasıl bir şeydir?

+evlilik dağdaki keçi yolu gibidir evlat.

-anlamadım.

+şimdi bir dağ düşün yalçın mı yalçın. sivri kayaları var. işte doğar doğmaz bizi “hadi bu dağı aş” diye eteklerine bırakıveriyorlar.

-hayat yani?

+aferin! ilk başlarda iş kolay. ama yükselmeye başladıkça dağ sarpa sarıveriyor… dimdik kayaların, uçurumların arasında kalıveriyorsun. gücün azalıyor… derken senin gibi bir yolcu daha çıkıyor. yoldaşınla omuz omuza, can cana verip bir keçi yolu açıyorsun kendinize. artık tek başına değilsin. biliyorsun ki artık o yolu iki kişi yürüyeceksin… dağ yine yalçın. ama artık yürümek zevkli. nefesim tükenecek diye korkmuyor insan. çünkü yanında kendi nefesin gibi bir nefes daha var… anladın mı?

-her evlilik sizinki kadar mutlu mudur?

+yoldaşına bağlı. biz zeliha'mla yan yana yürürken, dikenleri değil çiçekleri derdik, canımız yanınca ağladık, bir yandan türkü söylemeyi bildik. ben “pes” deyince o “hadi” dedi, o yorulunca ben sırtımda taşıdım.

-peki geçim sıkıntısı insanı mutsuz etmez mi?

+bilmiyorum. biz mutluluğu ne parada ne handa bulduk evlat. bak bugün deniz kenarında zeliha'mla beraber çekirdek çıtlatıp, çay içerken, mutluluk da bizimle masada oturuyordu sanki.



--- alıntı ---
devamını gör...

yunanistan'da insanı hüzünlere gark ettirmek için kurulmuş grup.
sürekli dinlenir mi dinlenir de o gün toparlayamaz insan kendini. beyinde döner durur o melodiler.
ilk dinlendiğinde dünyanın en kötü şeyleri başınıza gelmiş gibi hissettirir veya en acı deneyimlerinizi hatırlatarak tekrar acı çekmenizi sağlar.

dream is destiny albümünden static, imaginary you, a new sun
meds albümünden when you're not here celeste gönlümün sahipleridir.

spend my evenings down the riverside , my favorite place when you're not here. awaiting dusk to throw a tinted smile
for every nightfall brings you near sözlerine sahip şarkısı için buradan
devamını gör...

benim için 2009’da otel odasında cep telefonumun kaybolmasıdır.

kemer’e arkadaşlarımın yanına tatile gitmiştim. nemden gece gündüz neredeyse odadan dışarıya adım atamıyorum, 2-3 günde bir arkadaşların çalıştığı club’a gidiyorum sadece, bazen de sabah kahvaltı yapıyoruz.

bir sabah kapım resmen yumruklanıyordu da, ona uyandım. arkadaşlar bana ulaşamamış cep telefonumdan, delirmişler. telefonumun nerede ve neden kapalı olduğunu soruyorlar, ben telefon yatakta diyorum. neyse çok uzatmayayım, telefonu aradık ettik (iğne deliğine kadar) bulamadık. şaşkınız hepimiz. aslında daha çok tırstık. en son uyumadan önce telefonu kurcaladığıma adım gibi emindim, hala da eminim.

o gece dışarı çıkmamıştım. yanımda kimse yoktu, yalnızdım (ki bu yüzden telefonla uğraşıyordum zaten). alkol sıfır. hiçbir şekilde uyuşturucu madde kullanımı yok (hiçbir zaman), antidepresan gibi uyku yapan ilaç yok. her şey sıfır. odaya giren yok, olsa duyarım, ne kadar derin uyursam uyuyayım kapı sesine karşı hassasım.

sonuç; telefon yok. buhar olup gitti.
devamını gör...

sanki küçükken bütün çocuklar babaya benziyormuş gibi geliyor bence büyüyünce fark ortaya çıkıyor
devamını gör...

öğretmenlerde öğrencilerde açılırsa ekime modunda. fazlasıyla bıktırdınız her yaştan, her kesimden insanı. kalabalıklarda aşısız kalasınız.
devamını gör...

umut etmeyi kendini kandırmak,

umutsuzluğu pes etmek gibi hissettiren zamanları vardır insanın.

hangisine inanacağını bilemez, önünü bile göremez hale gelirsin.

şu durumda umut etmekte en az umutsuzluk kadar yorucudur.

allah'tan ümit kesilmez dersin bir gayretle, ama aklında kendini kandırma lan diyen bir çok soru işareti vardır.

bu başlık bir rahatsız ukdesidir, ama doldurulmak için bırakılan değil bizatihi kendi içinde kalandır.
devamını gör...

bu ara arkadaşlarının nickaltlarını sevimli kuş fotoğrafları ile süsleyen yazar. ben de kendisi için bir şiir yazayım madem:>

kuşa gider, gece gündüz demeden,
geçer tepe, ırmak, haşin dereden.
minnoş gönüllerde naçizane yer eden,
sevilesi insan, canım dostum yayladağ.

taş gibin vücudu, o bülbül sesi,
sanki dersin bir masal prensesi,
ama biraz hırçın, benden demesi.
ayakkabı numaran kaç ki yayladağ.

harcandı nice yiğitler, senin yolunda,
yer etmek için o biricik solunda.
bahtsız babıl türkü yazdı sonunda,
yine de bana mısın demez yayladağ.
devamını gör...

çok komik bir tweetti. bir abla s'k'ş var burada s'k'ş demesi üzerine bir abimiz bu şekilde (bkz: nerede lütfen söyleyin)cevap vermişti. baya gülürmüştü çoğu insanı.
devamını gör...

uğruna mitolojide tanrı yaratılmış tek besin maddesidir. (bkz: dionysos) bambaşka bir kültürdür.

"öğrendim" demeyi imkansızlaştıracak bir derinliğe sahiptir. şarabın ne demek olduğunu bilmek için biraz bağcılığı tanımak gerekir. şaraplık bir üzüm en iyi çorak topraklarda binbir zahmetle yetiştirilir. verimli toprağa ekilen asma bitkisi köklerini yüzeysel tutar. ama çorak topraklarda asma beslenmek için mecburen köklerini derinlere uzatır, buradaki gizli kalmış mineralleri damla damla çekip üzümlerine enjekte etmeye başlar. iş bu kadarla bitmez, bağcı çok daha kaliteli üzümler elde etmek için yeni tomurcuklanan üzümlerin yarısını keser. böyle olunca asma topraktan aldığı mineralleri geriye kalan üzümlere çok daha zengin olacak şekilde aktarmaya başlar. ardından üzümler toplanır ve zorlu bir süreçle fermante edilir. şarap üretimi bununla da bitmez, bazen yıllarca sürecek bir dinlendirme süreci başlar. çoğunlukla fransız meşe odunundan yapılan fıçılarda dinlendirilir, çeşitli periyotlarda tadımlar yapılarak sağlıkları kontrol edilir. tüm bu süreçler sona erdiğinde şarap şişelenir, ve kadehlerimize ulaşır.
devamını gör...

site değil ancak telegram'ı kullanabilirsiniz.

grup tavsiyesi olarak:

e - kitap paylaşım*

t.me/joinchat/VzzN3-Mf0SEYSG0O
devamını gör...

yeni başlamış bir youtuber kendisi, videolarını izlerken çok keyif alıyorum haberi yok ama arkadaşız bence
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim