kopya çekerken yaşanan talihsizlikler
ön sırada oturuyordum ve küçük kopya kağıtlarım ayağa kalkmamla etrafa saçılmıştı.*
devamını gör...
davulda temel pedal kullanım teknikleri
davulda pedal 2 işe yarar. birincisi hi-hat açıp kapamaya, ikincisi bass davulu kontrol etmeye. burada bass davul olayına değineceğiz.
çift pedal {twin ya da double cross}*, gerek caz olsun gerek metal, tüm müzik dallarında güzel sonuçlar verebilen bir tekniktir. şimdi biraz ayrıntılara inelim. öncelikle vücut pozisyonunu.
davul koltuklarında arkalık olmadığı için arkamıza yaslanarak bacaklarımıza kuvvet bindirmeyi unutmamız gerekir. pedal kullanımında maksimum bacak kuvveti için oturuş pozisyonumuz, bacaklarımız ile vücudumuzun 95-100 derece civarı bir açıda sabit olmasını gerektirmektedir. pedallara basarken kesinlikle ayak tabanının tamamı pedala temas etmemeli, zaten mantık olarak pedalın ortasında tek bir noktaya baskı uygulayarak sağlam ses çıkarabiliriz, yani pedala ayaklarımızın parmak ucu ile basmamız gerekir (aslında tam olarak ayak parmağı eklemlerimizin başladığı yerde çıkıntı yapıyor ya ayak, orası. ama her seferinde bunu yazamayacağım, ben parmak ucu diyeyim, siz anlayın), topukların havada olması önemli. diz açısı ise yine bahsedilen açı civarında olacak şekilde ayarlanmalı.
kullanımına geçersek, yukarıda anlattığım şekilde davulun başına oturduktan sonra parmak uçları ile pedallara yerleşmek gerekmektedir, daha açık bir şekilde anlatmam gerekirse, parmak uçlarınızı yere koyun ve sabit bir metronomda parmak uçlarınızı kaldırmadan topuklarınızı sırayla yere vurun. aşağı yukarı buna benzemesi gerek. başlangıçta stabiliteyi sağlamak için kesinlikle metronom gerekecektir ama, metronom sizin dostunuzdur. kardeşinizdir. ancak zamanla bu gereksinimi atacaksınız. kesinlikle çabuk hızlanmamak, hatta mümkünse 50 bpm'den başlamak hayati öneme sahip.
her davul tekniğinde olduğu gibi, pedallarda da istemeden hızlanmak en sık karşılaşılan hatalardan biridir.
burada bir başka önemli olan şey de çalarken ayakların tamamını yerden kaldırıp indirerek yapmaya çalışmamaktır.. zira bu şekilde tek şarkıyı bile bitirmek imkansızdır, 1 dakikanın sonunda baldırlara kramp girer. altın kural parmak uçlarının hep pedal üzerinde kalması. teknik sadece baskıyı arttırıp azaltma esasına, stabilize olmaya ve düzgün kas kontrolüne dayanıyor yani.
buraya kadar anladık.
peki pedala bastığım zaman, basılı mı tutacağım? (bury) yani bir sonraki beat'e kadar tokmak, deriye yapışık mı kalacak? yoksa ayağımı vuruş sonrası gevşetip tokmağı salacak mıyım? (come off)
güzel soru.
bunda doğru ya da yanlış bir cevap yok. tamamen müzik stilinize göre, kendinizin karar vereceği bir nokta.
ben çalarken bury tercih ediyorum. kısa sustainli, keskin, tok beatler verebilmemi sağlıyor. ayrıca istemeden ghost note yaratma riskinizi de ortadan kaldırıyor. ancak seçim sizin.
bundan bir sonraki teknik ise kaydırma tekniği. (slide) üst üste seri 2 beat çıkarmanızı {tak.....tatak.....tak....tatak şeklinde} sağlıyor. ancak bunu davul başında anlatmak daha kolay olacağından aşağıya bir video bırakıyorum. daha iyi anlaşılacaktır.
iyi davullar efendim.
çift pedal {twin ya da double cross}*, gerek caz olsun gerek metal, tüm müzik dallarında güzel sonuçlar verebilen bir tekniktir. şimdi biraz ayrıntılara inelim. öncelikle vücut pozisyonunu.
davul koltuklarında arkalık olmadığı için arkamıza yaslanarak bacaklarımıza kuvvet bindirmeyi unutmamız gerekir. pedal kullanımında maksimum bacak kuvveti için oturuş pozisyonumuz, bacaklarımız ile vücudumuzun 95-100 derece civarı bir açıda sabit olmasını gerektirmektedir. pedallara basarken kesinlikle ayak tabanının tamamı pedala temas etmemeli, zaten mantık olarak pedalın ortasında tek bir noktaya baskı uygulayarak sağlam ses çıkarabiliriz, yani pedala ayaklarımızın parmak ucu ile basmamız gerekir (aslında tam olarak ayak parmağı eklemlerimizin başladığı yerde çıkıntı yapıyor ya ayak, orası. ama her seferinde bunu yazamayacağım, ben parmak ucu diyeyim, siz anlayın), topukların havada olması önemli. diz açısı ise yine bahsedilen açı civarında olacak şekilde ayarlanmalı.
kullanımına geçersek, yukarıda anlattığım şekilde davulun başına oturduktan sonra parmak uçları ile pedallara yerleşmek gerekmektedir, daha açık bir şekilde anlatmam gerekirse, parmak uçlarınızı yere koyun ve sabit bir metronomda parmak uçlarınızı kaldırmadan topuklarınızı sırayla yere vurun. aşağı yukarı buna benzemesi gerek. başlangıçta stabiliteyi sağlamak için kesinlikle metronom gerekecektir ama, metronom sizin dostunuzdur. kardeşinizdir. ancak zamanla bu gereksinimi atacaksınız. kesinlikle çabuk hızlanmamak, hatta mümkünse 50 bpm'den başlamak hayati öneme sahip.
her davul tekniğinde olduğu gibi, pedallarda da istemeden hızlanmak en sık karşılaşılan hatalardan biridir.
burada bir başka önemli olan şey de çalarken ayakların tamamını yerden kaldırıp indirerek yapmaya çalışmamaktır.. zira bu şekilde tek şarkıyı bile bitirmek imkansızdır, 1 dakikanın sonunda baldırlara kramp girer. altın kural parmak uçlarının hep pedal üzerinde kalması. teknik sadece baskıyı arttırıp azaltma esasına, stabilize olmaya ve düzgün kas kontrolüne dayanıyor yani.
buraya kadar anladık.
peki pedala bastığım zaman, basılı mı tutacağım? (bury) yani bir sonraki beat'e kadar tokmak, deriye yapışık mı kalacak? yoksa ayağımı vuruş sonrası gevşetip tokmağı salacak mıyım? (come off)
güzel soru.
bunda doğru ya da yanlış bir cevap yok. tamamen müzik stilinize göre, kendinizin karar vereceği bir nokta.
ben çalarken bury tercih ediyorum. kısa sustainli, keskin, tok beatler verebilmemi sağlıyor. ayrıca istemeden ghost note yaratma riskinizi de ortadan kaldırıyor. ancak seçim sizin.
bundan bir sonraki teknik ise kaydırma tekniği. (slide) üst üste seri 2 beat çıkarmanızı {tak.....tatak.....tak....tatak şeklinde} sağlıyor. ancak bunu davul başında anlatmak daha kolay olacağından aşağıya bir video bırakıyorum. daha iyi anlaşılacaktır.
iyi davullar efendim.
devamını gör...
ama kafamız nasıl güzel biliyor musun
sarı mikrofonun güldüren videolarından.
edit:
bu da güldüren parodisi.
edit 2: videodaki abimiz yunus dönertaş’ın 2021 temmuz’dan beri kayıp olduğu ve aylar sonra bugün kemiklerinden alınan örneklerle dna sonuçlarına göre aramızdan ayrıldığını öğrendim. üzülmemek elde değil. artık moralimiz bozulduğunda açacağımız bir video daha maziye karıştı. ışıklar içinde uyusun.
edit:
bu da güldüren parodisi.
edit 2: videodaki abimiz yunus dönertaş’ın 2021 temmuz’dan beri kayıp olduğu ve aylar sonra bugün kemiklerinden alınan örneklerle dna sonuçlarına göre aramızdan ayrıldığını öğrendim. üzülmemek elde değil. artık moralimiz bozulduğunda açacağımız bir video daha maziye karıştı. ışıklar içinde uyusun.
devamını gör...
at avrat yunan guard
basketbol dunyasinda, ozellikle avrupa'da oynayan takimlar arasinda basarili oyunlari ile sivrilen yunan oyuncular icin kullanilan turk tabiri.
parkedeki muhtesem oyun kurma yetenekleriyle takimi domine edisleri, gerektiginde aldiklari sorumluluk bilinciyle karsi takimi canindan bezdirir; yunan guard'im olsun, 5 milyon $ borcum olsun dedirtir.
en guncel ornekleri;
(bkz: vassilis spanoulis)
(bkz: kostas sloukas)
(bkz: nick calathes)
dinozorlar icin*;
(bkz: dimitrios diamantidis)
parkedeki muhtesem oyun kurma yetenekleriyle takimi domine edisleri, gerektiginde aldiklari sorumluluk bilinciyle karsi takimi canindan bezdirir; yunan guard'im olsun, 5 milyon $ borcum olsun dedirtir.
en guncel ornekleri;
(bkz: vassilis spanoulis)
(bkz: kostas sloukas)
(bkz: nick calathes)
dinozorlar icin*;
(bkz: dimitrios diamantidis)
devamını gör...
kurtuluş ayini
2020 yılı ispanya yapımı film. 16. yy avrupasına bakış tutan film, zor bir hikayeyi başarılı bir şekilde yansıtıyor. film hakkında spoiler vermeyeceğim, verenide sevmem zaten.
tarihin en karanlık dönemlerinden biri de engizisyon mahkemeleridir. kadınları cadı olarak suçlayarak, binlerce kişiyi infaz etmişlerdir. cadı derken şu saçma hollywood filmleri akla gelmesin, sadece müzik dinleyip dans ettiği gerekçesiyle cadı ilan edilip yakılarak öldürülen kadınlar var.
aslında kadın olmak, tarihin her devrinde zormuş dedirten bir film.
yönetmen pablo agüero zor bir işin hakkını vermiş. güzel filmdir öneririm.
tarihin en karanlık dönemlerinden biri de engizisyon mahkemeleridir. kadınları cadı olarak suçlayarak, binlerce kişiyi infaz etmişlerdir. cadı derken şu saçma hollywood filmleri akla gelmesin, sadece müzik dinleyip dans ettiği gerekçesiyle cadı ilan edilip yakılarak öldürülen kadınlar var.
aslında kadın olmak, tarihin her devrinde zormuş dedirten bir film.
yönetmen pablo agüero zor bir işin hakkını vermiş. güzel filmdir öneririm.
devamını gör...
biyolojik birikim
pestisit gibi doğaya zararlı olan maddelerin, canlı organizmalarda birikerek canlıya da zarar verecek seviyeye yükselmesi.
besin piramidinin en altındaki, vücudunda pestisit bulunan canlılar, piramidin üst kısmına doğru gidildikçe başka canlılar tarafından tüketildiğinde, pestisit zincirin en üstündeki canlılara kadar iletilir. bu madde vücutta parçalanıp atılamadığından birikir ve piramidin en üstündeki canlılarda zararlı olacak bir konsantrasyona ulaşır. canlılar tarafından tüketilip vücuttan atılamayan benzer türdeki tüm maddelerin neden olduğu sonuç bu şekildedir. böylece çeşitli hastalıklar ortaya çıkar.
besin piramidinin en altındaki, vücudunda pestisit bulunan canlılar, piramidin üst kısmına doğru gidildikçe başka canlılar tarafından tüketildiğinde, pestisit zincirin en üstündeki canlılara kadar iletilir. bu madde vücutta parçalanıp atılamadığından birikir ve piramidin en üstündeki canlılarda zararlı olacak bir konsantrasyona ulaşır. canlılar tarafından tüketilip vücuttan atılamayan benzer türdeki tüm maddelerin neden olduğu sonuç bu şekildedir. böylece çeşitli hastalıklar ortaya çıkar.
devamını gör...
normal sözlük'e üye olmak isteyenlere nick tavsiyeleri
(bkz: neşeyle alınıp kelek çıkan karpuz)
oldu mu bilemedim tam.
oldu mu bilemedim tam.
devamını gör...
salıncak
çocukluğumdan beri bayıldığım, her gördüğümde hala içimin gittiği, beni hep gökyüzüne ulaştırdığını düşündüğüm bi eğlence aracı. genelde parklarda oluyor ama bazı bahçelerde, piknik alanlarında özellikle yapılmış ve süslenmiş olanlar da var ve resmen aşığım onlara. her salıncak gördüğümde içim gidiyor gerçekten, içimdeki çocuğu tutamıyorum*.
yaşıma rağmen bulduğumda sallandığım da çoktur ama dayanamıyorum napıyım .
yaşıma rağmen bulduğumda sallandığım da çoktur ama dayanamıyorum napıyım .
devamını gör...
uzaylılar hadi atla bizim oraya gidelim dese tamam diyeceğim gerçeği
çekirdek çıtırdatır atmosfere doğru atardık ne güzel. 10/10 aktivite valla neden gitmeyelim ki?
devamını gör...
ülkede youtube kanalı açmayan takribi 10 kişi kalması
ah ah zamanında açamadık kafama tüküreyim diye tepki verdiğim başlıktır.
ulan açsaydık 5 yıl önce kafamızı kavanoza soksaydık minecraft oynasaydık şu an sözlüğe zenginlikten hologram yansıtmıştım kafama tüküreyim.
ulan açsaydık 5 yıl önce kafamızı kavanoza soksaydık minecraft oynasaydık şu an sözlüğe zenginlikten hologram yansıtmıştım kafama tüküreyim.
devamını gör...
lord of the portakals miğfer dibi
halbuki biiiz lince uğrar öyle düşerdiiik. bu sefer okla olmuş.* hahayt izlerken kıkır kıkır güldüren eser olmuş. emeğine sağlık yazarımızın.*
devamını gör...
mutsuz insanların ortak özellikleri
mutsuzluğun içsel ve dışsal nedenlerden kaynaklandığını düşünüyorum; yani hem çevreye karşı duyulan hoşnutsuzluk hem de kişinin karakteri ve dünyaya bakış açısı mutsuzluk üzerinde etkili.
örneğin mutsuzluğa neden olan içsel nedenler;
-kişinin kendinden çok başkalarının iyiliğini ve mutluluğunu düşünmesi, kendisini hep ikinci plana atması.
-insanları tam tanımadan çok değer vererek hayatının merkezine koyup sonrasında verdiği değeri hak etmediğini görmesi. (böyle böyle güvensiz olmaya başlıyoruz zaten)
-kişinin kendini çevresinde, kendinden üst düzeyde olan insanlarla kıyaslayıp halinden hoşnutsuz olması/hissetmesi.
-kişinin an'da kalamaması; sürekli yarını, biraz sonrayı düşünmesi.
mutsuzluğa neden olan dışsal nedenler ise;
-malum günümüz pandemi şartları.
-kişinin zamanının çoğunu geçirdiği iş yerinde huzursuz hissetmesi.
-kişinin kendini rahat hissedeceği bir arkadaş/aile ortamının olmaması.
-son olarak da bozuk uyku ve yeme düzeni diyebilirim.
örneğin mutsuzluğa neden olan içsel nedenler;
-kişinin kendinden çok başkalarının iyiliğini ve mutluluğunu düşünmesi, kendisini hep ikinci plana atması.
-insanları tam tanımadan çok değer vererek hayatının merkezine koyup sonrasında verdiği değeri hak etmediğini görmesi. (böyle böyle güvensiz olmaya başlıyoruz zaten)
-kişinin kendini çevresinde, kendinden üst düzeyde olan insanlarla kıyaslayıp halinden hoşnutsuz olması/hissetmesi.
-kişinin an'da kalamaması; sürekli yarını, biraz sonrayı düşünmesi.
mutsuzluğa neden olan dışsal nedenler ise;
-malum günümüz pandemi şartları.
-kişinin zamanının çoğunu geçirdiği iş yerinde huzursuz hissetmesi.
-kişinin kendini rahat hissedeceği bir arkadaş/aile ortamının olmaması.
-son olarak da bozuk uyku ve yeme düzeni diyebilirim.
devamını gör...
benim karşımda sigara yakma
şimdi bu adama bakınca tepkisini dile getiriş biçiminden, giyim tarzında vs direkt onu eleştiriyoruz ama biz değil miyiz mini etek giyen görünce saldıranlara tepki gösteren bu adama sırf kıyafeti yüzünden tepki gösterenlere de aynı şekilde tepki göstermeliyiz.* yemek yemek bir şeyler içmek tamam artık ramazanda kabul edilir buna ben de katılıyorum ama arkadaşlar sigara bambaşka bir olay. sigara içen bir insanın bunu bilip buna göre saygılı olması gerekir bence. ha sigara içmeyip eleştirenleri anlarım çünkü durumun vehametini anlamayabilirler ama sigara içen biri bence oruç tutan birine saygı göstermeli hep medeniyetten bahsediyoruz bu da bir medeniyettir.
devamını gör...
tansu çiller
tansu çiller'in yıllar sonra ilk kez 15 temmuz sonrası yapılan mitinglerde ortaya çıktığını hatırlıyorum. o zamanlar sebebini anlayamamıştım ama şimdi olan bitene bakınca anlaşılır duruyor. zamanı gelince tansu çiller'in de yargılanması gerekecek deyip burada bırakıyorum.
devamını gör...
makyajını sil tecavüzden kurtul
kırmızın rujun hafifletici sebep olması geldi birden aklıma.çokta söylenecek söz yok ya neyse.
devamını gör...
orphan black
okurken öh böyle de dana gibi spoiler verilmez ki demeyiniz. spoiler sayılmayacak bu. yine de ‘ay ben spoiler'in se - sini göremem prens/prensesiyimci’ hemen gözünü yum ve scroll!! *
bi düşünsene metro istasyonundasın, kendinle karşılaşıyosun yani daha doğrusu izliyorsun. saniyeler içinde izlemekte olduğun "kendin" tren önüne atlayarak intihar ediyor. neyse, sorun yok çünkü (bkz: senden çok var).
klonlarımız, canlarımız:
- charlotte bowles - 8 yaşında, uzun yıllar sonrası başrolümüz sarah'nın genlerinden yapılan ilk klon.
- sarah - başrol
- beth
- katja
- alison - tertip, multitasking, sanarsın başak burcu
- cosima - minnoş
- helena - en sevdiğim şizofren, sırf bu ortak nokta yüzünden cenk'in arka bahçesi bana sestram diyor. bacım yani. *
- rachel - kötü karakter püü!
- jennifer
- tony
- krystal
- veera
bir de ilerleyen sezonlarda üç erkek klon dahil oluyor kötü karakter olarak ama oralara da başkası değinsin canım, her şeyi sestra’nız mı yazsın şimdi? *
saydığım tüm klonları tatiana maslany canlandırıyor. hem de müthüş bi iş çıkarıyor. gerçekten hem çok yetenekli, hem de cenkle dibimizin düştüğü bir kadın. *
konusu, işlenişi, sürükleyici olması ile beni cezbetti dizi, kesinlikle tavsiye ederim. 8/10 benden.
bi düşünsene metro istasyonundasın, kendinle karşılaşıyosun yani daha doğrusu izliyorsun. saniyeler içinde izlemekte olduğun "kendin" tren önüne atlayarak intihar ediyor. neyse, sorun yok çünkü (bkz: senden çok var).
klonlarımız, canlarımız:
- charlotte bowles - 8 yaşında, uzun yıllar sonrası başrolümüz sarah'nın genlerinden yapılan ilk klon.
- sarah - başrol
- beth
- katja
- alison - tertip, multitasking, sanarsın başak burcu
- cosima - minnoş
- helena - en sevdiğim şizofren, sırf bu ortak nokta yüzünden cenk'in arka bahçesi bana sestram diyor. bacım yani. *
- rachel - kötü karakter püü!
- jennifer
- tony
- krystal
- veera
bir de ilerleyen sezonlarda üç erkek klon dahil oluyor kötü karakter olarak ama oralara da başkası değinsin canım, her şeyi sestra’nız mı yazsın şimdi? *
saydığım tüm klonları tatiana maslany canlandırıyor. hem de müthüş bi iş çıkarıyor. gerçekten hem çok yetenekli, hem de cenkle dibimizin düştüğü bir kadın. *
konusu, işlenişi, sürükleyici olması ile beni cezbetti dizi, kesinlikle tavsiye ederim. 8/10 benden.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
ah aydınlıklardan uzaktayım
kafamda o dağılmayan sükûn.
ölmedim lâkin, yaşamaktayım
dinle bak: vurmada nabzı ruhun.
yarasalar duyurmada bana
kanatlarının ihtizazını.
şimdi hep korkular benden yana
bekliyor sular, açmış ağzını.
ah aydınlıklardan uzaktayım
kafamda dağılmayan sükûn.
ölmedim lâkin, yaşamaktayım
dinle bak vurmada nabzı ruhun.
siyah ufukların arkasında
seslerle çiçeklenmede bahar
ve muhayyilemin havasında
en güzel zamanın renkleri var.
ölmedim hâlâ.. yaşamaktayım.
dinle bak: vurmada nabzı ruhun!
ah aydınlıklardan uzaktayım
kafamda o dağılmayan sükûn.
ruhum ölüm rüzgarlarına eş,
ışık yok gecemde, gündüzümde.
gözlerim görmüyor... lâkin güneş
o her zaman, her zaman yüzümde.
orhan veli kanık- güneş.
kafamda o dağılmayan sükûn.
ölmedim lâkin, yaşamaktayım
dinle bak: vurmada nabzı ruhun.
yarasalar duyurmada bana
kanatlarının ihtizazını.
şimdi hep korkular benden yana
bekliyor sular, açmış ağzını.
ah aydınlıklardan uzaktayım
kafamda dağılmayan sükûn.
ölmedim lâkin, yaşamaktayım
dinle bak vurmada nabzı ruhun.
siyah ufukların arkasında
seslerle çiçeklenmede bahar
ve muhayyilemin havasında
en güzel zamanın renkleri var.
ölmedim hâlâ.. yaşamaktayım.
dinle bak: vurmada nabzı ruhun!
ah aydınlıklardan uzaktayım
kafamda o dağılmayan sükûn.
ruhum ölüm rüzgarlarına eş,
ışık yok gecemde, gündüzümde.
gözlerim görmüyor... lâkin güneş
o her zaman, her zaman yüzümde.
orhan veli kanık- güneş.
devamını gör...
sözlükteki dağınıklığın toplanması gerekliliği
ya vücut parçaları ya da nickalti* biri el atsın* yoo bu oldu.ama kastım toparlama için olan el.
devamını gör...
köyde yaşama isteği
pire ısırığının ne demek olduğunu bilmeyen insanların hayalide diyebiliriz.
odadaki soba sabaha karşı uzatmalara oynarken titremenin ne demek olduğunu bilmeyen insandır.
işin özü bırakın efendim romantizmi, elinizdekinin kıymetini bilin.
köy yaşamı öyle sizin zannettiğiniz gibi çok da matah bir şey değil.
odadaki soba sabaha karşı uzatmalara oynarken titremenin ne demek olduğunu bilmeyen insandır.
işin özü bırakın efendim romantizmi, elinizdekinin kıymetini bilin.
köy yaşamı öyle sizin zannettiğiniz gibi çok da matah bir şey değil.
devamını gör...
