gökyüzündeki herhangi bir şey olabilir
devamını gör...

(bkz: romada roman okuyan roman'ın son entry'sinin güzelliği)
(bkz: ıvanmılınskı'nin profilindeki dedenin çekiciliği)

gibi başlıklarımla ermolettin'den sonraki ikinci başkan olmaya hak kazandığımı düşündüğüm kulüp.
yaz beni meriç avcısı.
devamını gör...

audiotest!
arkadaşlar neler yapıyorsunuz ya??
sözlük radyosu şarkı yarışması'nı iple çekiyoruz... güzelcim birçok şeyde olduğu gibi bu konuda da insanların aklına karpuz kabuğu düşürmüş olabilir mi? ay pardon, retorik soru di' mi? geçelim.
devamını gör...

henüz çocuk yaşta ise gayet normal bir durumda olan insandır.

eğer ki 20 yaşına gelmiş ve geçiyorsa ve karakteri hala oturmamışsa, karakterini oturtmak için bir çaba sarf etmiyorsa vay halinedir.
devamını gör...

çöpleridir efendim. evet evet.. yanlış okumadınız.... çöpleri.

bir semtin, bir şehirin, hatta hatta bir ülkenin medeniyet seviyesini belirlemek istiyorsanız, bakacağınız ilk şey; ne evleri, ne düşünceleri, ne araçları, ne görüntü ve ne de örüntüleridir... bakacağınız ilk şey; çöpleri olmalıdır. bir medeniyetin anlık durumunu da, esrarını da, sürecini de buradan rahatlıkla kestirebilirsiniz.

misal; zengin bir semtte, atılan yiyecek ve içecek türevlerinin haddi hesabı yoktur.
dolayısıyla o semtin, sokak hayvanları da, gelişmiş hatta semrilmiştir.

yine kısmen, daha fakir bir semtin çöpüyse; bu çöpler ya azdır ya da kokar. çünkü dişiriciler onu çoktan dişirip götürmüşlerdir. götürülmeyen, beğenilmeyen atıklarsa; bir sonraki çöp kamyonuna kadar, kokmaya ve semtin durumunu gözler önüne sermeye devam edecektir.

haa siz şimdi diyeceksiniz ki: eyh hincime!.. kendine gel bre.... görece daha fakir olan bir semtin çöpü dişiriliyor da, kısmen daha zengin olan semtin çöpü dişirilmiyor mu? .. onların çöp kutularına; kağıt toplayanlar, çöp karıştıranlar, cümle karışık argümanı olanlar konuk olmuyor mu?.. maalesef ki hayır efendim. hayır!..
onların çöpleri ayrıştırılır ve dönüştürülür. dişirilme; yalnızca medeniyetin uğramadığı özgün mekanların, şatafatlı ve de çetrefilli kumaşıdır...
devamını gör...

bazen, yemek yapmak için buzdolabından çıkardığınız dondurulmuş gıda olabilmektedir bu...
aylar önce sizin için özenle hazırlanmış, dondurucuda bekleyen taze fasulyedir belki de bu, memleketten gönderilmiş...
pişen taze fasulyeyi yerken bir yandan hıçkıra hıçkıra ağlarsın, boğazından da geçmez zaten...
devamını gör...

her yaz mevsiminde köye giden birisi olarak bu isteğin en fazla 21 gün sürdüğü test edilip onaylandi. telefon da cekmiyorsa bu süre 14 güne kadar düşmekte.
devamını gör...

haberin başlığı aynen bu şekilde.
70 yaşındaki adamın savunmasını okuyunca bile içim ürperdi. bu haysiyetsiz canavarları hadım etmek lazım.

gaziantepli y. a., henüz 6 aylıkken geçirdiği havale nedeniyle yüzde 50 zihinsel engelli kaldı. ailenin en küçük çocuğu olan y.a., 7 yaşındayken annesini kaybetti. 5 yıl önce mahalleden bir çocuğun dövmesi üzerine sığındığı elektronik eşya dükkânında, dedesi yaşındaki işyeri sahibinin tecavüzüne uğradı. ve yaşadıklarına dayanamayıp kendini 5. kattan aşağıya attı, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.



a.a. (69) adlı işyeri sahibi tarafından götürüldüğü dükkânın arka tarafından silah tehdidiyle tecavüze uğrayan çocuğa daha sonra arkadaşının ağabeyi, komşusu ve mahalleden esnaf olmak üzere 5 kişi daha tecavüz etti. tecavüzleri evde, araba, evin çatısında ve dağlık alanda bazen tek bazen de toplu olarak defalarca tekrarlayan şahısların istismarına dayanamayan çocuğun yaşadıkları, yakınlarına ve komşularına anlatmasına rağmen kimseyi ikna edemeyince mahallenin muhtarına anlattı. kadın muhtarın durumu, aile ve sosyal politikalar il müdürlüğüne bildirmesine üzerine zalimlik son buldu.

"acıyıp yemek verdik"
uzman nezaretinde alınan ifadesinde şahısların istismarı nerede, ne zaman ve nasıl gerçekleştirdiklerini tek tek anlatan çocuğun beyanı üzerine şahıslar farklı tarihlerde gözaltına alındı. haklarında "çocuğun nitelikli cinsel istismarı", "birden fazla kişiyle çocuğun birden fazla kez nitelikli cinsel istismarı", "cinsel amaçla çocuğu hürriyetinden yoksun bırakma" gibi farklı suçlardan dava açılan şahıslar, gaziantep 11. ağır ceza mahkemesi'ndeki duruşmalarda verdikleri ifadelerde suçlamaları reddederek, "çocuğa acıdıkları için yemek veya para verdiklerini" iddia ederek kendilerini savundular.

torunu yaşındaki çocuğa tecavüz etti
torunu yaşındaki çocuğu ilk kez işyerinde istismar ettiği iddia edilen ve daha önce de kardeş olan 2 kız çocuğunu da işyerinde elle taciz edip cinsel bölgelerine dokunduğu yönünde hakkında şikâyet bulunan sanık a.a. ifadesinde, "y.a., zaman zaman işyerime gelip benden para isterdi. sonra torunlarım dünürlerime benim hakkımda laf taşıdığını söyleyince bir daha işyerime gelmemesini söyledim. ailesi kendisine gerekli özeni göstermiyordu. aleyhimde şikayetçi olan g. ve d. isimli çocukları da mahalleden tanırım, işyerime kumanda almaya gelmişlerdi. 10 liralık kumanda aldılar ama 5 lira verdiler. anneleri benim kızımın arkadaşıdır, neden şikâyetçi olduklarını bilmiyorum" diyerek kendisini savundu.

"engelli çocuğu varmış"
küçük kızların ailesinin de hakkında ayrıca şikayeti olduğu "ayı" lakaplı sanık m.ı. ise her iki suçlamayı da kabul etmezken, mahallede elektrikçi olarak çalıştığını, neden kendisinden şikayetçi olduklarını bilmediğini iddia etti. y.a.'nın okuldan arkadaşı olduğunu ve m. ile birlikte bir kez kendisine sigara ve yemek alacağını söyleyerek tecavüz ettiğini söylediği ü.a.z ise ifadesinde tecavüzü reddedip mağduru tanımadığını iddia etse de m.ı'nın yanında çalıştığı ve ağabeyinin de suça karıştığı ortaya çıktı. sanıklardan s.a. ise, istismar suçunu işlemediğini, çünkü kendisinin de engelli bir çocuğunun olduğunu, bir kez evine gelen mağdura yemek ve 2 lira da harçlık verdiğini iddia ederek kendisini savundu. sanık h.z, mağdurun kendi kardeşi yaşında olduğunu, istismar olayını gerçekleştirmediğini iddia ederken komşusu olan t.a. de istanbul'da yaşadığını, eşiyle kavga edince gaziantep'e geldiğini belirterek istismar olayına katılmadığı gibi diğer şahısları tanımadığını iddia etti ancak sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlarda sanıklardan m.ı. ve h.z. ile pikniğe gittikleri fotoğraflar kendisini yalanladı.

ceza yağdı
27 kasım 2020 tarihinde görülen davanın karar duruşmasında mahkeme heyeti bir üyenin şerhiyle sanıklardan a.a. hakkında "silah zoruyla nitelikli cinsel istismar" suçundan 24 yıl, "cinsel amaçla silah zoruyla çocuğu hürriyetinden yoksun bırakma" suçundan da 9 yıl olmak üzere toplam 31 yıl hapis cezası verdi. sanıklardan h.z, m.ı. ve t.a.. hakkında, "birden fazla kez fazla kez, toplu olarak nitelikli cinsel istismar" suçundan 30 yıl, "birden fazla kez cinsel amaçla silah soruyla çocuğu hürriyetinden yoksun bırakma" suçundan da 11 yıl ay olmak üzere toplam 41 yıl 3'er ay hapis cezası hapis cezası veren mahkeme sanık s.a. hakkında ise "birden fazla kez nitelikli cinsel istismar" suçundan 20 yıl hapis cezası verdi. mahkeme suça sürüklenen çocuk ü.a.z. hakkında ise olay tarihinde 15 yaşından küçük olması nedeniyle verdiği cezayı en üst sınır olan 7 yıla indirdi.

yaşadıklarına dayanamadı
yaşadıklarından dolayı agresifleşen ve kendisine zarar vermeye başlayan çocuk, babasının da talebi üzerine devlet korumasına alındı. 12 ocak 2021 tarihinde vasi davasıyla ilgili rapor işlemleri için gaziantep üniversitesi şahinbey araştırma ve uygulama hastanesi'ne götürülen çocuk, hastaneye getirildikten sonra pandemi kuralları gereği izolasyon evine yerleştirildi. burada izolasyon süresinin tamamlanması beklenirken17 şubat günü öğle saatlerinde bakım personeli odada temizlik yaparken personeli itip yeniden kaçarak inşaat halindeki metruk bir binanın 5. katından kendisini aşağıya attı. olay yerine çağrılan ambulansla abdulkadir yüksel devlet hastanesi'ne kaldırılan y. a, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.
y.a.'nın cesedi adli tıp kurumu'nda yapılan otopsinin ardından toprağa verildi.
intihar olayıyla ilgili soruşturma başlatıldı.



kaynak
devamını gör...

biraz önce farkettim, çok yeni bir olay.
yanlış hatırlamıyorsam dün bir başlıkta görmüştüm ve o kişiye içten de olsa katılmıştım.hatirlarsam ismini de eklerim.
edit: trevor philips fikrin sahibi arkadaş imiş.
ve eklenmiş.. buradan yazarların düşüncelerine önem veren bir yönetim görüyorum ve alkışlıyorum. ellerinize sağlık.
devamını gör...

bir insan neden homofobik olur ya? doğru bulmuyormuşmuş abi sanane milletin kimle seviştiğinden kimi sevdiğinden? eşcinsel arkadaşlar sizin kadar lgbti lafı etmiyordur be. homofobikler sabah akşam eşcinsel lafı edip duruyor insanın fikri neyse zikri de odur bu kadar lafını etmenin bir sebebi olmalı. ya tamam hoşlanmazsın ona da tamam ama neden hakaret ediyorsun? saygı duymayı başkalarının hayatına karışmamayı öğrenemediniz bir türlü. size karıştıkları ettikleri yok rahat bırakın insanları.
devamını gör...

zevkle dinlediğim hoş yayın.merak ettiğim,sevdiğim yazarların seslerini duymak da ayrı bir güzellik.
devamını gör...

ben de yazmayı çok seviyorum ama iq derecesi ayakkabı numarasıyla yarışan bir tip yazdıklarımla alay edip, komik olduğunu düşünüyor.
benim de yazmaya elim gitmiyor maalesef.
devamını gör...

bunu çevresindeki insanlardan işitiyorsa elbette farkında olacaktır.
10 kişi oturduğu masada tek kesik alansa ya da kahvaltı yaparken yan yana oturan iki kız tarafından süzülüyorsa,güzel olmasına rağmen karşı cinsten"ben seninle baş edemem"sözünü duyuyorsa ve bunları belirli aralıklarla yaşıyorsa tabi ki bilecek.
sakal bıyık bırakmaz genelde,gerek kalmaz.
sürekli dile getirmiyor ve kasılmıyorsa sorun yok.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çirkin de olsa benim kedim. iyi ki var.

aşağıda yazıda tanışma hikayemizi anlattığım prenses kendisidir.

#1309349
devamını gör...

2001 yapımı las vegas'taki en büyük casinonun erişilmesi imkansız görünen kasasına yapılan ince plan ve alanında en iyi bir grup tarafından soygunun işlendiği film.
başrolde brad pitt,george clooney,matt damon bulunmakta.
son ana kadar heyecanlı ve eğlenceli olan bu film soygun filmlerini seven kişiler için çok zevkli olacaktır.
las vegas'a daha önceden gidenler içinse hafif bir anıları hatırlama şeklinde bir serüven olabilir.
soygun en lüks otellerden biri olan bellagio'da gerçekleşmekte.
keyifli seyirler.
devamını gör...

cheyenne'lerin ok yenileme ritüelleri kabile açısından çok büyük önem arz eder. bu ritüel esnasında heammawihio'ya yakarırlar. lakotalılar için ''wakan tanka'' ne ise cheyenler içinde ''heammawihio'' odur. yani kutsal ruh...

ok yenileme ayini bir nevi kabile ruhunu ayakta tutmak için yapılan bir moral ritüelidir. yaşanmış/yaşanacak olan sıkıntıların giderilmesi, düşmana karşı gücü tazelemek, bereketi ve bolluğu yükseltmek gibi amaçlar güderler. bu ayin ile eski savaşçılarının ruhlarının tılsımlı oklara aktarıldığını düşünürler. böylece kabilenin gücü her daim diri tutulmaktadır. geçmişteki kahramanları yeni savaşçılarla bütünleşmekte ve onlara yol göstermektedir.

bir diğer enteresan özellikleri ise bizde ''baba evine dönmek'' diye tabir edilen olayın onlarda resmen boşanma sebebi sayılmasıdır. bir cheyenne kadını babasının çadırına döndüğünde ve burada kocası olmadan -başka bir zaruret hali yoksa- geceyi geçirirse, kocasını boşamış sayılır. erkekler ise eşlerinden boşanmak isterlerse omaha dansı yapar ve bizdeki düngür'ün benzeri bir davulu çalarak boşanma kararlarını tüm kabileye duyururlardı.

cheyenne kabilesi için en büyük suç kabilenin düzenine karşı işlenen suçlardır. bu tarz suçları işleyen kabile üyeleri sürgüne gönderilir ve tek başlarına bırakılırdı. bunda amaçlanan şey; suçu işleyenin, işlediği suç üzerine düşünmesi, bu suç için heammawihio'dan af dilemesidir. ıslah olduğuna inanılan ve nedameti samimi bulunan kabile üyesi tekrar kabileye kabul edilirdi.

cheyenne ritüellerinde güneş dansı ve massaum yani hayvan dansı da önemli bir yer tutuyordu. bu danslar doğanın yenilenmesi, doğadaki canlılarla ters düşmemek için yapılırdı. eski bir görselini de aşağıya ekliyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

dibine not: adamson heobel'in cheyenne'lerle ilgili yazdığı türkçe'ye çevrilmiş bir kitap mevcuttur. merak eden arkadaşlar için iyi bir kaynak olabilir.

ayrıca george bird grinnell'in yazdığı iki kitabı daha önerebilirim (ilki seridir); ''the cheyenne indians'' ve ''the fighting cheyennes''
devamını gör...

asıl adı angela anaïs juana antolina rosa edelmira nin y culmell olup, on bir yaşından itibaren yazmaya başladığı günlükleri daha yaşarken yayınlanmış, yazdıklarının değerinin bilindiğini kendi gözleriyle de görmüş ilk kadın yazarlardan biri. 21 şubat 1903 tarihinde, fransa’da kübalı sanatçı bir aile içinde dünyaya gelen anais nin, yaşamını fransa, ispanya ve amerika’da sürdürüp, bu çok kültürlülüğü ve çok yönlülüğü pek çok türde yazdığı zengin metinlere de yansıtmıştır.

kendisi henüz iki yaşındayken anne ve babasının ayrılığının ardından annesiyle amerika’ya gelen anais nin, okulda katolik bir öğrenim görür. günlüğünde yazdıklarına göre 16 yaşında hem okuldan hem de kiliseden ayrılarak modellik yapmaya başlar. 1923 yılında küba havana’da aşık olup hayatını birleştirdiği bankacı ve sinemacı hugh parker guiler ile paris’e yerleşir. yine günlüklerinden anladığımız kadarıyla edebiyat macerası da bu zamanlarda başlar.

anais nin'in kendi adıyla basılmış ve yayınlanmış olan ilk profesyonel çalışması, yazdıkları yüzünden türlü yasak ve sansürle mücadele etmek zorunda kalan şair yazar d.h. lawrence’ın çalışmaları üzerine kapsamlı bir deneme ve eleştiri niteliğindedir. bu çalışmayla ilerleyen dönemlerde edebiyat dünyasını hayli sarsacağının da ilk işaretlerini vermiş olur. savulun anais geliyor!

psikanalizle de çok yakından ilgilenen anais nin, otto rank’le bu konu üzerine yaptığı çalışmalar sayesinde, kendi deyimiyle, söyleyebildikleriyle söyleyemedikleri arasında kalan, hislerin salındığı büyük boşluğu keşfeder. yaşadığı aydınlanmayı günlüğünde şöyle anlatacaktır. “o konuştukça yazarken ne kadar zorlandığımı düşündüm. ifade edilmesi zor hisleri yazıya dökerken daha anlaşılır hale getirmekte ne kadar zorlandığımı…kendi içlerinde tarifsiz, gizil ve sössüz olan o sezi, his ve içgüdüler için anlaşılır bir dil bulmak adına verdiğim mücadeleyi…”

bu engin düşünceler ve kendi aklıyla girdiği mücadele onu batı edebiyatının bilinen ilk kadın erotik yazarı olmaya sürükler. yazar henry miller’la para için başlayıp sürdürdükleri yazın ortaklığı sırasında yazdıkları, yazar kimliğini ve edebiyat dünyasında edindiği rolü değiştirecek yapıtların ilkleridir. bir koleksiyoner için ve hiç yayınlanmamak üzere yazdıkları erotik öykülere dönüp baktığında, hepsinin erkek sesiyle yazılmış olduğunu fark eder anais nin. bir erkeğin içsesiyle, bir erkeğin hislerini, bir erkeğin sözleriyle tariflediğini keşfettikten sonra tüm koleksiyonu bir kadın yönelimiyle, bir kadın rolü üstlenerek, bu kez kendisi için, yeniden yazmaya karar verir.

bir kaşif gibi yaşadığı tutkulu aşkları ve ilişkileri çok kültürlülüğü ve çok yönlü düşünce yapısıyla birleştirip yazdığı erotik öyküleri ve tüm şeffaflığıyla içini döktüğü günlükleri bu gün hepimiz için yol ve ufuk açan bir ışık.
devamını gör...

serengeti yaylalarının sırtlanları bunu beğendi:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"biz" dedin, "sen" gittin, "ben" kalakaldım.
devamını gör...

başıma ne işler açtım...
kuzguncuk trafik denetleme şube müdürlüğündeyim. vişne'yi fena attırmışım. arabaların camlarına denk geldi hep zincirleme bir şeyler oldu. birazdan kısıklı karakoluna geçeceğiz. oradan bakırköy yapalım mı ne dersiniz gençler diye bir öneride bulundum.eğlenceli ve kalabalık bir ekip çünkü ama terslediler beni çok üzüldüm. bir bilseniz bunlar çok tuhaf insanlar hiç anlamıyorlar beni. her yer vişne lekesi olmuşmuş nasıl çıkartacaklarmış. belediyeden temizlik ekibi çağırdılar. onlarda arkamdan küfür etmişler. her şey'e rağmen iyi niyetimle yardım etmek istedim. tuz ruhu ile çamaşır suyu önerdim. iyice çitileyin dedim yerleri. komser şekspir, senin kafa iyice gitmiş dedi. balık kraker verdiler biraz önce bana midemde yanma yaptı. yanına vişne suyu alabilir miyim dedim. başlatma vişne'ne dediler bu çok kırıcı. yangın söndürücü tüpü kullanabilir miyim dedim sonuçta bir yangın var ortada. izin vermediler.. anlayacağınız bugün başım belaya girdi.
gelin alın beni buradan!
sakın ateist kaplumbağa gelmesin o yola çıkana kadar 10 karakol değiştiririm. kaşkolnikov gelsin boğaz havası sert kaşkol istiyorum. süngerbob çorabı giyen yiğit çorap getirsin. vişnelerimi ve hunimi vermiyorlar. onlar suç aleti sayılıyormuş. inanabiliyor musunuz? dışınnn dışınnnları var bunların hazırlıklı gelin...

not: vişnelerim bitti zannediyorlar halbuki stok yaptım. yer:kuzguncuk bostanı. emanetlerime sahip çıkın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim