normal sözlük yazarlarının tuttuğu futbol takımı
devamını gör...
ilk başta sevilmeyip zamanla alışılan şeyler
rakı.
anason kokusundan ölesiye tiksinirken, mide sorunum nedeniyle 15-20 şişe (belki daha fazla) içmek zorunda kaldığım anasonlu şurup sayesinde alıştım.
şimdi tek başına rakı içecek olsam bile bir güzel sofra hazırlıyorum kendime.
teşekkürler (bkz: antepsin)
anason kokusundan ölesiye tiksinirken, mide sorunum nedeniyle 15-20 şişe (belki daha fazla) içmek zorunda kaldığım anasonlu şurup sayesinde alıştım.
şimdi tek başına rakı içecek olsam bile bir güzel sofra hazırlıyorum kendime.
teşekkürler (bkz: antepsin)
devamını gör...
mabed fahişesi
miladın başlarına kadar tanrının evi sayılan ibadethanelerde rahibeler ikiye ayrılırdı. birincisi halka hizmet eden, kutsayan, baş rahiplere yardımda bulunan ve hayatı boyunca hiç cinsellik yaşamayacak ve evlenmeyecek olan rahibelerdi.
diğeri ise mabed fahişesi olarak bilinen, halka bedenini sunan rahibelerdi. bu rahibeler hiçbir şekilde hakir görülmeyen, aksine halk arasında çok fazla saygı duyulan kişilerdi. mabed fahişelerine diğer rahibelere verilmeyen bir hak olan (o zamanlarda başörtüsü bir elitlik göstergesiydi) örtünme hakkı verilmişti. çünkü bu rahibeler yapabilecekleri en büyük fedakarlığı yapıp bedenlerini tanrıya adamıştı. ücretsiz bir şekilde tapınağa gelen, evli olmayan, evlenme hakkı olmayan papazlarla, savaş gazilerine, eş bulamayanlara bedenlerini sunuyorlardı. bu kadınlar cinsel ilişkiye girseler bile bakire sayılıyorlardı...
diğeri ise mabed fahişesi olarak bilinen, halka bedenini sunan rahibelerdi. bu rahibeler hiçbir şekilde hakir görülmeyen, aksine halk arasında çok fazla saygı duyulan kişilerdi. mabed fahişelerine diğer rahibelere verilmeyen bir hak olan (o zamanlarda başörtüsü bir elitlik göstergesiydi) örtünme hakkı verilmişti. çünkü bu rahibeler yapabilecekleri en büyük fedakarlığı yapıp bedenlerini tanrıya adamıştı. ücretsiz bir şekilde tapınağa gelen, evli olmayan, evlenme hakkı olmayan papazlarla, savaş gazilerine, eş bulamayanlara bedenlerini sunuyorlardı. bu kadınlar cinsel ilişkiye girseler bile bakire sayılıyorlardı...
devamını gör...
ankara deyince akla gelenler
anıtkabir' i, soğuğu, meclis, bazı düşük bütçeli atv ve star dizilerinin çekildiği yer, simit, güzel yerler, ( edit' hiç gitmedim tamamen sallıyorum)
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
ve allah, ademoğluna bir çift omuz daha verseydi
yükler bu kadar ağır gelmez
bel, beller böyle bükülmezdi
haftanın sekizinci günü
ayın beşinci haftası
yılın on üçüncü ayı
takvimlerin; yazılmamış, yazılmayacak
basılmamış, basılmayacak yapraklarında kaldı
bu dünyada gerçeği söylemek ikinci dile bırakıldı
ve ikinci dil yaratılmadı
gerçeği; duymaya, dinlemeye, tahammül gücünü
üçüncü kulağa bıraktılar
üçüncü kulak yaratılmadı
alkışlamaktan ve alkışlamaktan hoşlananlar
insanın bir çift eli daha olmasını
kim bilir ne kadar isterlerdi
fakat benim merakım sadece şu ki
suratlarda üçüncü elin tokadı acaba nasıl şaklardı
bunlar olacak şey mi diyeceksiniz
bunları ancak altıncı ayağın tekmesini yiyenler düşünebilir
belli ki siz yememişsiniz
arif nihat asya
yükler bu kadar ağır gelmez
bel, beller böyle bükülmezdi
haftanın sekizinci günü
ayın beşinci haftası
yılın on üçüncü ayı
takvimlerin; yazılmamış, yazılmayacak
basılmamış, basılmayacak yapraklarında kaldı
bu dünyada gerçeği söylemek ikinci dile bırakıldı
ve ikinci dil yaratılmadı
gerçeği; duymaya, dinlemeye, tahammül gücünü
üçüncü kulağa bıraktılar
üçüncü kulak yaratılmadı
alkışlamaktan ve alkışlamaktan hoşlananlar
insanın bir çift eli daha olmasını
kim bilir ne kadar isterlerdi
fakat benim merakım sadece şu ki
suratlarda üçüncü elin tokadı acaba nasıl şaklardı
bunlar olacak şey mi diyeceksiniz
bunları ancak altıncı ayağın tekmesini yiyenler düşünebilir
belli ki siz yememişsiniz
arif nihat asya
devamını gör...
iyi niyeti suistimal etmek
iyi niyetle yapılan davranış, eylem ve duyguları bilerek veya bilmeyerek kötüye kullanmaktır. bu tip insanlar kendi kredisini tüketen insanlardır.
devamını gör...
sadi şirazi
"bir gece sevdiğim içeri girdi. yerimden öyle bir fırlamışım ki elbisemin eteği mumu söndürdü. güzelliği ile karanlığı dağıtan sevgilim sordu : ben gelince neden ışığı söndürdün.? dedim ki : güneş doğdu zannettim.." sözlerinin sahibi.
devamını gör...
karanfil
şiire ve şaire en fazla yakışan çiçektir.
hemen hemen bütün şairler, yakalarında karanfil taşırlar veya ağızlarının kenarında karanfil çiğnerler.
hemen hemen bütün şairler, yakalarında karanfil taşırlar veya ağızlarının kenarında karanfil çiğnerler.
devamını gör...
kgb
açılımı devlet güvenlik komitesi ( komitet gosudarstvennoy bezopasnosti) demektir. 1917 yılında çeka ismiyle kurulmuş. temelleri bolşevik devrimci felix dzerzhinsky tarafından temelleri atılan çeka, 1930'lu yıllarda stalin döneminde nvkd'ye dönüşmüş. ikinci dünya savaşı sonrası da nikita kruşçev liderliğinde 1954 yılında kgb kurulmuş ve sovyet sisteminde devlet içinde devlet haline gelmiş. bu gelenek de bugünkü rusya'nın baş güvenlik teşkilatı olarak fsb ismiyle devam ediyor.
girdiği ortama kolaylıkla uyum sağlamış, düşmana kök söktürmüş ve kızıl kabus lakabını almış bir istihbarat örgütü olmuştur. sovyetler birliği ve rusya dışındaki
uydu ülkelerde komünizm düşmanı hareketleri belirleyip ve hatta aşırı şiddet kullanarak, muhalifleri saf dışı etmiştir. örnek olarak 1956 yılında budapeşte'de hareket liderlerini tutuklayarak macar devrimini bastırmışlardır. yıllar sonra da çekoslovakya'da benzer hareketlerin bastırılmasında öncü olmuşlardır.
kgb, sovyetler zamanında muhaliflere sopalarla saldırıp döven bir teşkilatmış. bir gizli servis için enteresan olduğu kadar da barbarca ve ayıp sayılan bu saldırı yöntemi artık sscb dağılınca, yerini muhalifleri zehirleme şeklinde daha ince yöntemlere bırakmıştır. zamanında cin, büyü, zihin kontrol, hayvan istihbaratı gibi fantastik uygulamalara da girişmiş, abd ve ingiliz istihbaratlarına ters taklalar attırmış süper dünya örgütü olmuştur.
girdiği ortama kolaylıkla uyum sağlamış, düşmana kök söktürmüş ve kızıl kabus lakabını almış bir istihbarat örgütü olmuştur. sovyetler birliği ve rusya dışındaki
uydu ülkelerde komünizm düşmanı hareketleri belirleyip ve hatta aşırı şiddet kullanarak, muhalifleri saf dışı etmiştir. örnek olarak 1956 yılında budapeşte'de hareket liderlerini tutuklayarak macar devrimini bastırmışlardır. yıllar sonra da çekoslovakya'da benzer hareketlerin bastırılmasında öncü olmuşlardır.
kgb, sovyetler zamanında muhaliflere sopalarla saldırıp döven bir teşkilatmış. bir gizli servis için enteresan olduğu kadar da barbarca ve ayıp sayılan bu saldırı yöntemi artık sscb dağılınca, yerini muhalifleri zehirleme şeklinde daha ince yöntemlere bırakmıştır. zamanında cin, büyü, zihin kontrol, hayvan istihbaratı gibi fantastik uygulamalara da girişmiş, abd ve ingiliz istihbaratlarına ters taklalar attırmış süper dünya örgütü olmuştur.
devamını gör...
normal sözlük'ün yönetim binası
geçen gün beni kahve içmeye çağırdılar, gittim gördüm. kapı güzel, merdiven otantik. başka da bir şey yok zaten, para tınne dediler.
devamını gör...
alışveriş yaptıktan sonra gelen pişmanlık hissi
dışarıda yemek yedikten sonra yaşıyorum bu hissi. "ne gerek vardı bu yemeğe 30,40 tl vermeye, gidip baska bir sey alsaydın ya" diye kendime kızıyorum ama aynı zamanda yemek siparis verirken kendimden geçiyorum.
devamını gör...
neden ünlü olduğu bilinmeyen ünlüler
kerimcan durmaz.
bahar candan
cicişler.
murat övüç.
bahar candan
cicişler.
murat övüç.
devamını gör...
normal sözlük'ün üç beş geveze arasında dönmesi
acı ama gerçek bir durum.
3-5 yazar arasında dönüyor dediysek onlarda kendi aralarında şakalaşıyorlar birbirlerinin mahlaslarına yorum yapıyorlar.
zeka desen sıfır.
kalite desen yok.
bilgi akışı desen imkanı yok.
al gülüm ver gülüm birbirlerini güzelliyorlar, körler sağırlar birbirlerini ağırlar durumu yani.
24 eylül de yapılacak istanbul zirvesinde bulunacağım. bu yazarlardan birileri karşıma çıkarsa onları rencide ederim.
3-5 yazar arasında dönüyor dediysek onlarda kendi aralarında şakalaşıyorlar birbirlerinin mahlaslarına yorum yapıyorlar.
zeka desen sıfır.
kalite desen yok.
bilgi akışı desen imkanı yok.
al gülüm ver gülüm birbirlerini güzelliyorlar, körler sağırlar birbirlerini ağırlar durumu yani.
24 eylül de yapılacak istanbul zirvesinde bulunacağım. bu yazarlardan birileri karşıma çıkarsa onları rencide ederim.
devamını gör...
türk kadınlarını tecavüz etmekle tehdit eden suriyeli
la arkadaş biz mevlana değiliz ki. ne olursan ol gel demedik kimseye, bunlar niye geliyor bu ülkeye ya. kapatın şu kapıları artık.
devamını gör...
internet kafe kültürü
birçok çocuğun gelişiminde olumlu/olumsuz çok fazla etkisi olan bir kültürdür.
günümüzde popülerliğin ve paranın, manevi dünyaya da mutlak hakimiyet kurmaya başlamasıyla görüldü ki paradan ve maddiyattan hiçbir şey kaçamaz. bundan, hayatın en kayıtsız dönemi olan ergenlik dönemleri dahi kaçamadı. o yüzden bugünün internet kafe gençliği, ancak bir e spor takımında oynamak hedefiyle birleşiyor. bireyselcilik her tarafı sarmış, millet daracık alanda sigara içerken bile birbirinin yüzüne bakmıyor. bizim zamanımızda bu böyle değildi, şahane bir yerdi.
ben internet kafeye 6. sınıfta başladım ve lise son sınıfa kadar bu ortamdan hiç kopmadım. okuldan çıkardık, çantaları fırlatır internet kafenin önünde toplanırdık. önce ben giderdim, bakardım iki kişi var, muhabbet bir başlardı, bir iki bir iki derken bir bakardık ki merdiven, kafenin önü arkadaşlarla dolmuş. müthiş bir ortam, bir enerji vardı.
bireyselliğin içinden geçmiştik adeta. küçük bir komün gibi davranıyorduk, parası olmayana döner ısmarlanırdı, herkesten bozuk toplanıp kola çekirdek alınırdı ama parası olmayanlar da bundan faydalanırdı. ortama sonradan gelebilecekler için her daim fazladan bir pet bardak alınırdı, bu bana miras kalmıştır; her daim fazladan biri gelecekmiş ve soframa oturacakmış gibi bir yaklaşımda bulunurum; müthiş bir kazanım bana göre.
bir tane mühendis, uluslararası ilişkiler, edebiyat ve ingilizce öğretmenliği okuyan abilerimiz vardı. gerek futbol, basketbol, gerek siyaset, gerek hayat hakkında müthiş konuşmalarla büyüyorduk; o günlerde size neler kazandırdıklarını fark etmeyeceğiniz ama size taş gibi bakış açıları kazandıran müthiş konuşmalardı bunlar. neye merhamet edilmeliydi, neye kızılmalıydı, hangi konularda kitlesel hareket edilmeliydi ve kitlesel tepki gösterilmeliydi öğreniyorduk. topluluk içinde nasıl davranılması gerektiğini, sınırlara saygı gösterilmesi gerektiğini öğreniyorduk, bugün baktığımda adeta hepsi birer altın değerinde.
ergenlik sürecinde özellikle hayatta yeni keşfettiğimiz duygularımızı, alışkanlıklarımızı da test etme imkanı buluyorduk. sevdiğimiz kıza karşı neler yapmalıydık, kuru bir mesajla değil gözlerimizdeki ışıltıyla soruyorduk. her şeyi ben bilirimci davranmıyorduk çünkü etrafımızda babalar vardı, bu adamlar sevmişti, sevilmişti, bergen dinlemeyi, gülden karaböcek dinlemeyi onlardan öğrenmiştik bir defa. haddimizi aşarsak kulaklarımızdan tutar geçmişimizi s..ip atarlardı. saygıyı öğrenmiştik, sevgiyi öğrenmiştik, abilik ve kardeşlik öğrenmiştik.
bu dönemlerde internet kafe ortamı ikinci ailesi gibi olmuş arkadaşlar çok iyi bilirler ki bu ortamların o samimiyeti, o güzellikleri bir daha asla geri gelmeyecek. hayatımızın belli bir dönemine imza atan internet kafelere saygı ve sevgilerimi sunmak istiyorum; hayatımın sonuna kadar unutmayacağım.
günümüzde popülerliğin ve paranın, manevi dünyaya da mutlak hakimiyet kurmaya başlamasıyla görüldü ki paradan ve maddiyattan hiçbir şey kaçamaz. bundan, hayatın en kayıtsız dönemi olan ergenlik dönemleri dahi kaçamadı. o yüzden bugünün internet kafe gençliği, ancak bir e spor takımında oynamak hedefiyle birleşiyor. bireyselcilik her tarafı sarmış, millet daracık alanda sigara içerken bile birbirinin yüzüne bakmıyor. bizim zamanımızda bu böyle değildi, şahane bir yerdi.
ben internet kafeye 6. sınıfta başladım ve lise son sınıfa kadar bu ortamdan hiç kopmadım. okuldan çıkardık, çantaları fırlatır internet kafenin önünde toplanırdık. önce ben giderdim, bakardım iki kişi var, muhabbet bir başlardı, bir iki bir iki derken bir bakardık ki merdiven, kafenin önü arkadaşlarla dolmuş. müthiş bir ortam, bir enerji vardı.
bireyselliğin içinden geçmiştik adeta. küçük bir komün gibi davranıyorduk, parası olmayana döner ısmarlanırdı, herkesten bozuk toplanıp kola çekirdek alınırdı ama parası olmayanlar da bundan faydalanırdı. ortama sonradan gelebilecekler için her daim fazladan bir pet bardak alınırdı, bu bana miras kalmıştır; her daim fazladan biri gelecekmiş ve soframa oturacakmış gibi bir yaklaşımda bulunurum; müthiş bir kazanım bana göre.
bir tane mühendis, uluslararası ilişkiler, edebiyat ve ingilizce öğretmenliği okuyan abilerimiz vardı. gerek futbol, basketbol, gerek siyaset, gerek hayat hakkında müthiş konuşmalarla büyüyorduk; o günlerde size neler kazandırdıklarını fark etmeyeceğiniz ama size taş gibi bakış açıları kazandıran müthiş konuşmalardı bunlar. neye merhamet edilmeliydi, neye kızılmalıydı, hangi konularda kitlesel hareket edilmeliydi ve kitlesel tepki gösterilmeliydi öğreniyorduk. topluluk içinde nasıl davranılması gerektiğini, sınırlara saygı gösterilmesi gerektiğini öğreniyorduk, bugün baktığımda adeta hepsi birer altın değerinde.
ergenlik sürecinde özellikle hayatta yeni keşfettiğimiz duygularımızı, alışkanlıklarımızı da test etme imkanı buluyorduk. sevdiğimiz kıza karşı neler yapmalıydık, kuru bir mesajla değil gözlerimizdeki ışıltıyla soruyorduk. her şeyi ben bilirimci davranmıyorduk çünkü etrafımızda babalar vardı, bu adamlar sevmişti, sevilmişti, bergen dinlemeyi, gülden karaböcek dinlemeyi onlardan öğrenmiştik bir defa. haddimizi aşarsak kulaklarımızdan tutar geçmişimizi s..ip atarlardı. saygıyı öğrenmiştik, sevgiyi öğrenmiştik, abilik ve kardeşlik öğrenmiştik.
bu dönemlerde internet kafe ortamı ikinci ailesi gibi olmuş arkadaşlar çok iyi bilirler ki bu ortamların o samimiyeti, o güzellikleri bir daha asla geri gelmeyecek. hayatımızın belli bir dönemine imza atan internet kafelere saygı ve sevgilerimi sunmak istiyorum; hayatımın sonuna kadar unutmayacağım.
devamını gör...
14 şubat 2021 13 vatandaşımızın şehit edilmesi
kalleş pkk'nın yine masum sivilleri hedef almasıdır. verdikleri ağır kayıplar ile kan denizinde boğulacaklar. dünyanın en aşağılık yaşam formları ölümden kaçamayacak.
devamını gör...




