eğer toplum dilinde ruh diye tabir ettiğimiz şey varsa,
kendimizi bedenden ayrı görürsek, öldükten sonra toprağın altında olmayabiliriz.
nerede olacağımız ya da bir yerde olacak mıyız orası muamma ?
ama bedenimizin ne hâle geldiğini şu iki videodan birini izleyerek bir kanıya varabilirsiniz.

not: mideniz bulanabilir.
kıymanın zaman içinde çürümesi

bifteğin zaman içinde çürümesi


videoları izledikten sonra insan ister istemez şunları düşünüyor:

kendimizde bedensel özellik olarak noksan gördüğümüz şeylerin dert edilecek bir önemi var mı ?
ya da bir kişiyi sırf bedensel güzelliği için sevenler o kişi bu hâli aldığında ne düşünecek ?

sonuç olarak bedenimiz çürüyor ve toprağa karışıyor. diğer canlılar için bir besin görevi görüyor.

"ben öldükten sonra üzerimde otlar bitsin, çiçekler açsın. biten otlardan koyun yesin et olsun, kuzu yesin süt olsun, arı götürsün bal olsun. benim toprağım da milletime hizmet etsin." - aşık veysel
devamını gör...

zeka çok yüksek olmasa bile ortamdaki diğer insanlardan daha iyi durumda olduğunu anlayınca ve kendini ifade edemeyince doğal olarak zekasızlığa indiğimiz durum.
devamını gör...

dünyanın en zevkli işi bunun koleksiyonunu yapmak falan olabilir. ama tabii güzel ülkem ona bile zar zor izin veriyor bir çizgi roman olmuş 40 lira. görsele dayalı bir sektör olduğu için baskıları genelde çok güzel olur. elde tutmak, çizimlere bakıp çizerin ruh halini çözmeye çalışmak keyifli bir aktivitedir.

birisi "günümüzün mitolojisi çizgi romanlardır gelecek nesiller bizim destanlara baktığımız gibi çizgiromanlara bakıp bizi anlamaya çalışacaklar" demişti. altına imzamı atarım. filmleri her ne kadar güzel olabilse de bence genel olarak yüzeysel kalıyor. her şeyin kendi alanında anlamlı olduğunu düşünenlerdenim. (bkz: medium is the message)
devamını gör...

gençliğimi geri verseler,
bu kez en çok kendimi severim..*

buradan
devamını gör...

an itibariyle fark ettiğim durumdur. bir kaç yazar ve modun nick6sına minnoş minnoş yazarak kederli olduğunu düşünüyorum. radyo ağır gelmiş veya 14 şubat yalnızlığı da olabilir.
devamını gör...

yeni keşfedenler için... en sevdiğim...
devamını gör...

eğer zahmet edip bu kitabı edinir ve kıymetli zamanınızdan biraz - yaklaşık olarak iki saat kadar- ayırırsanız efsanevi güçlere sahip bu hacimsiz ama tahrip gücü yüksek kitap hayatınızı tam olarak değiştirmese bile sizi geri dönüşü olmayan bir yola sokacak dersem çok abartmış olabilirim elbette ama en azından kitabı ne kadar beğendiğimi anlatma yolunda da ciddi adımlar atmış olurum.

size kitabın içeriğini - ki çok dolu dolu bir içerik bu- anlatacak değilim, buna niyetim olmadığı için değil sadece keyfinizin kahyası olmadığım ve dolayısıyla bu keyfi bozmaya hakkım olmadığı için. ancak şu kadarını söylemeliyim ki her kitap başlangıcında hissettiğimiz o beklenti duygusunu karşılayan bir kitap değil okuyacak olduğunuz kitap.

yanlış anlaşılmak istemem, kitap size vaat ettiklerini vaat etmediği bir şekilde karşılıyor. o zaman özetle şöyle söyleyelim; rahatsız edici derecede huzur verici, korkutucu ölçüde sevimli, bilim kurguya çok yakın bir gerçeklik, göz yaşartıcı derecede komik, insanda şaşkınlık yaratacak kadar olağan bir kitap. kitap bittiğinde keşke hiç okumamış olsaydım dediğim bir kitap. ama kötü olduğu için değil aksine muhteşem olduğu için çünkü kitabı okurken aldığı zevk paha biçilmezdi.
devamını gör...

amaçların gerçekleştirmek için değil de sadece hayatta kalabilmek için var oldugunu düşündürten durum. o boşluk hissi olmasın diye amacımız var sanki.
devamını gör...

evet ben de troller futbol kulübünden feyz alarak entelleri bir araya topladığım enteller kitap kulübünü kuruyorum. simgemiz don kişot'un yel değirmeni. açılışa katılan yazarlara küçük prens kitabı hediye, ayrıca açılışımızda fularlarınızı kapıdan temin edebilirsiniz. prosecco şampanya servisimiz oluk oluk akacaktır. şampanya kadehi elinde şuh kahkaha atmak mecburidir, bu konuda sıkıntı çeken entellerimize ücretsiz eğitim verilecektir.
devamını gör...

"cepte" tabiri pek hoş olmasa da maalesef yerine geçecek daha iyi bir kelime yok.
nedir cepte olmak?
karşıdaki kişi size ne yaparsa yapsın gidememek demektir, size saygı duymayan ve hatta sevgisi dahi olmayan birine bile bağımlı olmak demektir. şunu unutmamalıyız ki, kimsenin hayatı bir diğerine bağlı değildir. vakti geldiği zaman, bize saygı duyulmadığı zaman ve de ilişkinin bize, kişiliğimize zarar verdiğini anladığımız an gitmek gerekiyor.
şimdi gelelim bizi cepte yapacak cümlelere:
- senden başka kimsem yok.
- sensiz yaşayamıyorum.
- beni bırakmaaa noooğluuur.
- sen gidersen ölürüm.
- sensiz yaşayamam
- seni kaybetmekten çok korkuyorum
bu noktada freud reise söz vermek istiyorum:
"bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinizde, ilk vazgeçeceği kişi siz olursunuz."
devamını gör...

yeni olduğumdan dolayı kimse görmedi herhalde. yine de teşekkürler.
devamını gör...

"the white horse"
john constable, 1819

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

geri döneceğini umut ettiğim yazar arkadaşımız. eğer ki kepenkleri kilitleyip bir daha geri gelmemek üzere gittiyse böyle bir yazarı çok arayacağız. sözlüğün ağır, oturaklı ve kıdemli yazarları arasında bir kafa izni modası baş göstermeye başladı. umarım bu furya haline dönüşmez.
devamını gör...

aspiratörün ninni gibi sesine eşlik eden, gözü okşayıcı ışık. ben sarı ışık tutkunu biriyim. gel gör ki aspiratörün ışığı yanmaz oldu, sadece sesi kaldı, o an da keyfim de kaçtı.
devamını gör...

yazmak dünyanın en güzel eylemidir diyerek başlayabilirim. fantastik roman yazarı olmadığım da düşünülürse ki sadece kendi halime duygularımı ifade eden yazılar yazam biri olarak cevaplamak isterim. bazen kendinizi ifade ettiğinizde en yakınınızdaki insan bile anlayamayabiliyor. hislerinizin en güzel ifadesidir bence yazmak. herkesten sizi anlamasını beklemediğiniz gibi yakınlarınız, çevrenizdekiler, eşiniz, dostunuz gibi kavramlarda siz o sözleri söylerken sizi anlamayabilirler efendim. asıl kitabı yazdıran klişe cümleler kurup hayal dünyasını oluşturmak olmadığı gibi insanın o anki ruh halidir. kimseye bişey anlatamazsanız yazarsınız, anlaşılmadığınızı düşünürseniz yazarsınız, sevinirseniz yazarsınız, özlerseniz yazarsınız. bu sizin için yazmanın neyi anlattığına göre değişir. yazdıklarınızı okuyan biri belki ne demek istediğinizi anlar ya da o an sizi hisseder inanın bunu bilmek bile mutlu eder emin olun. o yüzden yazın, paylaşın. kaleminiz kuvvetli olsun efendim
devamını gör...

matematiği sevdirmesidir.toplama çıkarma işlemini miting alanında ustalıkla yapıp üstüne birde alkış almasıdır.
devamını gör...

can insanlardır. çocuk gülümsemesine sahiptir kendileri. genel olarak güzel yürekli, merhametli insanlardır. gülmek, bir devrimci eylemse, güzel gülmek o devrimin gerçekleşmesini sağlamaktır. gülüşü güzel insanlar, lütfen gülümseminizi esirgemeyin. umutlarımızı canlı tutun.
devamını gör...

sol ayağım'ı okurdum.

motivasyon için inanılmaz harika bir kitaptır tavsiye ederim.
devamını gör...

(bkz: fight club)
devamını gör...

+delisin..
-teşekkürler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim