biraz boşvermiş olmak gerekiyor en ucuzu bu.
devamını gör...

siyasal islam, islam dininin kültürümüzün parçası olduğunu kabul edip bu dinin söylemlerini ulusal sembollerde kullanmak demek değildir. siyasal islam, islamı siyasi söylem için kullanıp, bu söylemlere rağmen kendi yanında konsolide olmayan kitleleri mürted ilan eden geri kafalı zihniyetin ideolojisidir.
tanım: boş yazar beyanı.
devamını gör...

- arkadaşının seni düşünerek yemek hazırlamasıdır.

- biyere erken varıp, on dakika bekleme keyfidir. bacak bacak üstüne atılır, soğuk kahvenin ambalajı açılır, sigara ile kombinlenir.

- iş çıkışı maskenin hunharca fırlatılmasıdır.

- yorgun argın eve dönmeden önce ziyaret ettiğin annenin sarılması ve şefkat vermesidir.

- araba kullanırken klima açmak değil, pencereleri indirip rüzgarı yüzünde hissetmektir.
devamını gör...

bugün siyasal islamcı retoriğin zulüm olarak nitelendirdiği, kuruluş dönemi chp kadrolarını suçladığı, ibadet dilinin türkçe olması gerekliliğidir. bu talep cumhuriyet öncesi tanzimat ve meşrutiyet dönemlerinde ‘’dinin millileşmesi’’ ekseninde tartışılmıştır.
ziya gökalp'in 1918 yılında yeni hayat dergisinde yayınlanan vatan şiiri buna en iyi örnektir.
--- alıntı ---

bir ülke ki, camiinde türkçe ezan okunur.
köylü anlar manasını namazdaki duanın...
bir ülke ki, mektebinde türkçe kur'an okunur.
küçük, büyük herkes bilir buyruğunu hüdâ'nın...
ey türk oğlu, işte senin orasıdır vatanın!.

--- alıntı ---
devamını gör...

gereksiz iştigal. burada sayıp, sövdüğünüz, sataştığınız insanlar size sadece kısmi rahatlama sağlar. geçicidir yani. zaten o yüzden sataşma isteğiniz, bitip tükenmek bilmiyor. oysa gerçek yaşamınızda dişlerinizi gıcırdattığınız, yumruklarınızı sıkıp kıpkırmızı kesildiğiniz ama bir şey söyleyemeyip, sonrasında ''diyemedim ya la!'' diyerek etrafında gezindikleriniz var ya! onlarla hesaplaşın. o daha kalıcı çözüm. sizi rahatlatır. ama biraz paça istiyor tabi. burada ekrana karşı, say, söv, uğraş. bu işin kolay kısmı. bir insanın gözlerinin içine bakarak, içinizdekileri bir dökün hele, bunların hiç birine gerek kalmaz. yani sözün özü boşa lakırdı edip, iki dakika rahatlamak için bu kadar kendinizi kasmanıza gerek yok. asıl mevzular burnunuzun dibinde, onlara odaklanın. kurtuluş gerçek yaşamda *
devamını gör...

şiir adam.
şiire olan bu özel sevgi ve ilgisi bitiriyor beni.

şiir okuyacaktı bize sözü var***.
devamını gör...

(bkz: davşan olmuş gidiyorsun)
devamını gör...

canım izmir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

paragrafın anlam bütünlüğünü bozan kişidir. yeme içmeye de gelmiş olabilir sosyolojik bir gözlem yapmaya da. erkek tarafı tarafından aile yakınımız diye tanıtılır. aile yancısıdır.
devamını gör...

bugün çin'den covid aşısı bekleyen türkiye, 1938 yılında çin'e kolera salgını sebebiyle aşı gönderiyor.

' 83 yıl önce çin'e aşı göndermek başarıydı, 83 yıl sonra çin'den aşı getirmek başarı oldu '

bakın 18 ocak 2021 tarihinde sinan meydan konuyu nasıl aktarmış.
buradan

edit: konu çok açık, bunun altında komplo teorisi aramak veya yok biz ona verdik o da bize veriyor şeklinde bir yaklaşım sergilemek gereksiz.

bu ülke 80 sene önce aşı üretebilirken, bugün aşıya muhtaç duruma nasıl geldi? bütün mesele bu...
devamını gör...

söz ve müziği canım barış manço'ya ait muhteşem eser.
barış manço

mehmet erdem
devamını gör...

eğlenceli bir cinayet kurgusu olan filmdir. klişe polisiye, cinayet filmlerini tiye almakla birlikte bu türün karşıtı olan bendenizi bile hizaya getirmiştir.

spoiler vermek istemiyorum. yalnızca, ünlü bir yazarın ölümünden sonra miras derdine düşen parazit bir aileden bahsetmekte beis görmüyorum.

konu bakımından ivan ilyiç'in ölümü (kitap) kitabını andırıyor tabii mizahı öğeleri pek daha fazla. sırf eleştiri değil.

izleyiniz.
devamını gör...

ülkeye genel olarak bakardı ve ben size bir şey öğretememişim deyip utanmamızı beklerdi. tabi utanacak yüzümüz varsa.
devamını gör...

mantıklı bir aşk evliliği.
devamını gör...

sezen aksu muhteşem olma yolunda ilerleyen bir şarkısında şöyle diyor:”yetinmeyi bilir misin sana verdiği kadar hayatın?..” buradan yola çıkarak düşündüm bir konuda hissettiklerimi aktarmak istiyorum.

tam anlamıyla bilmenin, bir şey hakkındaki tüm bilgilere sahip olmanın mümkün olmadığı kanısına varmış biri olarak bir konuda her şeyi bilmenin imkansız olduğunu düşünüyorum. o halde geriye güvenilir tek bilgi olarak bilmediğini bilmenin bilgisi kalıyor. madem herhangi bir şeyi her yönüyle bilemiyoruz o halde ne istediğimizi bilmenin, önümüze bir hedef koyup onun pesinde koşmanın hevesi nereden geliyor? o kadını, o işi, o arabayı istemenin arkasında yatan içgüdünün kaynağı ne?

bir insanın belli bir hedefe odaklanmasının, bir şeyi çok istediği fikrine kapılmasının ancak önündeki seçeneklerin kısıtlı olmasıyla mümkün olacağı kanısındayım. köyünde yaşayan komşu kızına gönlünü kaptıran gence veya instagramda tanıştığı sevgilisine instagram kullanmayı yasaklamaya çalışan bir çomara sorulduğunda aradığı aşkı buldugunu söyleyebilir. ancak istegini bulmanın ancak milyarlarca seçenek arasından hepsini deneyimleyip optimum seçenekte karar kılmış olmakla mümkün olduğu fikrindeyim. o halde bu bilmeme hali ancak tüm bilinmeyen bilgilere sahip olmakla ortadan kalkabilir.

insanın bu bilmeme hali heyecan verici bir serüven gibidir. her arayış bir umut taşır, fakat bulduğunu zannettiği anda bilinmeyene doğru sürüklenmeye devam eder. o halde istediğini bulmak diye bir şeyden bahsetmemiz mümkün değildir. bizim icin değerli olan, bu heyecan verici arama hali ve bu arama sırasında yaşadığımız çeşitli maceralardır.

o halde şarkı sözümüze tekrar dönelim ve devamını getirelim:

yetinmeyi bilir misin
sana verdiği kadarıyla hayatın?
hoş bilsen de bilmesen de
yara bere içinde bu yollardan geçeceksin...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her gecen yıl birer birer masadan eksiliyor dostlar..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kandil günlerinde pastane ve ekmek fırınları vasıtasıyla aklımıza düşürülen, asıl bizi çekenin içindeki mahlep olduğunu düşündüğüm, iyi yapan bir yerden almazsanız akabinde midenizi yakacak olan, genel olarak 5'er adet susamlı ve sade şeklinde paketlenen, sevilen bir simit çeşididir. ben her iki halini de severim. yanlış mı hatırlıyorum bilmiyorum ama sanki eskiden kutular renk renk rafyalarla kapatılırdı ve onun bile ayrı bir güzelliği vardı.
biz çay ve peynir eşliğinde yedik * * ve evet midemiz yandı, ki aldığımız yer yılların fırını, ekmek ve normal simitleri harika yapar ama bunu yapamamış. *.
devamını gör...

bir de son dumanını çekip, otobüsün basamağında üfleyenler vardır. sigara içmeme rağmen, çok rahatsız edicidir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim