vücudun geri kalanında bulunabilen kıllar gibi genetikle alakalıdır, doğaldır istenilirse kolay bir şekilde alınır. kadınların vücundaki kılların neden başkalarına bu kadar dert olduğunu anlamıyorum. sana ne kardeşim bak işine yaa...
devamını gör...

3 ay kadar sonra tekrar döndüğüm sözlüktür.
bu 3 ayda oldukça fazla alternatif denemiş birisi olarak, tecrübe ile sabittir : ne kadar kaliteden şikayet etsem de, buradan daha kaliteli bir ortamı olan sözlük de ne yazık ki yok.

bu 3 ayda ben sözlüklerden ne istediğimi de öğrenmiş oldum.
sözlük = kütüphane değil. (değilmiş)

önemli olan mizahı da bilgiyi de tek potada eritmek.
kafada da bu var.

ben buradan giderken, diğer yazarlar gibi uzun uzadıya tanımlar bırakmadım, insanlara özel mesaj atarak saf tutturmadım.
yönetime yazarak sessiz sedasız çektim gittim.

ama görüyorum ki benden sonra burada çok şeyler değişmiş. tasarımlar değişmiş, radyo almış başını gitmiş, dergi gelmiş.
hala reklamsız, küfürsüz kalınması konusunda yönetim kararlı durmuş, troller birbir uçurulmuş.

kendimin de dahil ederek, bazen biz yazarların da fazla şımarık davrandığını düşünüyorum.
nedir abi bi sözlükten beklentin? biz kafamızdaki küçük dünya gibi olsun istiyoruz sözlük.
halbuki burada ben giderken 3 bin yazar vardı, şimdi 6 bin olmuş.
bu kadar insanla başa çıkmak ne derece kolay?

bir de bu kadar yazara rağmen çizgiyi bozmamak esas mesele bence.
bozmamışlar işte, uzatmaya gerek yok.

aha kapı aha sapı.
ben geldim, belki ben gelirken bazıları da bambaşka düşüncelere gark olmuş gidiyorlardır.
doğal olan da budur. önemli olan sözlükte benden 6 bin tane daha olduğunun farkına varmak.

uludağ gibi çük ve vajina üzerine kurulmuş sözlük ya da kulzos gibi 50 kişinin tekelinde bir sözlük olmaktansa kafa sözlük gibi sürekli üzerine koyan bir sözlüğü tercih ederim.

muck the system manifestosu
devamını gör...

bazen sadece ağız içi bakterilerden, bazen de mide problemlerinden kaynaklanabilen dayanılması güç koku.

çürümemiş bile olsa, yirmilik dişler de genelde bu kokuların birincil nedeni olabilir. çektirin, kurtulun.
devamını gör...

ah ah sevgili halkım siz bilmezsiniz bu chp e varya bu chp camileri ahıra , geneleve çevirmişti, biz kurtardık, aynı zamanda karne ile ekmek dağıtıyorlar di,biz geldik bolluk bereket oldu hatta ilk buzdolabı bizim sayemizde evlerinize girdi, ah ah bir bilseniz daha neler neler var.
bunlar olay değil ama bu söylemler yıllardır söyleniyor ve unutulacak sözler değil.
devamını gör...

bir karacaoğlan şiiridir. aynı zamanda ayna grubu bu şiirden güzel bir şarkı çıkarmıştır.
"ölünce sevemezsem seni" çok saçma söz değil mi la? diyenleri duyuyorum. bildiğim kadar bu sözü açıklayacağım.
cümlede kafa karıştıran yapı 'ölünce' sözcüğünde bulunmaktadır. bilindiği üzere -ınca, -ince zarf-fiil eki eylemi yaptıktan sonraki zamanı belirtir. tabii bu günümüzde öyledir. örneğin; 'eve varınca ara beni'. buradaki örnekte de görüldüğü üzere -ınca zarf fiil eki, eylem tamamlandıktan sonrasını karşılıyor. 'eve vardıktan sonra' desek de çok fazla anlam kaybına uğramamakla beraber hemen hemen aynı anlama gelmektedir.
dil, canlı bir varlıktır der bilim insanları. uzun zamanların ardında sözcükler, ekler gelişip değişebilir, hatta yok olabilirler. buradaki durum da bundan ibarettir. -ınca, -ince zarf fiil eki çok önceleri şimdiki anlamda değil, 'eylemin yapılacağı zamana kadar' gibi bir anlam taşıyordu. karacaoğlan'ın yaşadığı dönemde şimdiki türkiye türkçesi kullanılıyor olsaydı, karacaoğlan bu cümleyi 'ölünceye kadar sevemezsem seni' ya da 'ölene dek sevemezsem seni' şekillerinde yazabilirdi.
devamını gör...

dün geceden kalma yaş pastayı buzdolabında görünce dayanamayıp bir çatal alayım ya dersin ve ayaküstü yerken kendini kaybettiğin için ne kadar yediğini anlayamazsın. yedikten yarım saat sonra gelen mide bulantısı, doyurmadığı için hala aç hissetme ve boş mideye gönderdiğin sağlıksız şey için duyulan pişmanlık.. çabuk avni görmeden, zaman geriye aksın!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hep yaptığım ama bir kere olsun bana yapılmayandır. ayıp ya, şu kızı bir kere mutlu etmediniz. oysaki uncacık şeyle bile mutlu olabilen bir kadınım...
devamını gör...

hemen hemen hepimizin gündelik yaşamda karşılaştığımız kötülüklere karşı tepkisiz kalmamızın nedeni olan durumdur.
herhangi bir haksızlık, yanlışlık doz doz artılırak verildiği için duyarsızlaşıyoruz. komplo teorisyenleri gibi ahkam kesmek istemiyorum ancak farkındaysanız birçok yanlış durumu kolayca kanıksayabiliyoruz. kadına şiddet, çocuk istismarı, intihar, yolsuzluk ve sayabileceğimiz birçok olumsuzluk olağanlaşmış durumda. şundan bahsetmiyorum elbette içimiz cız ediyor, üzülüyoruz ama bu durumu, toplumun düzelmeyeceğini kabul etmiş bir haldeyiz. yani bakınca "bal tutan parmağını yalar." diye bir atasözümüz var. birileri hak yiyor. yiyor. onlar yiyor. biz izliyoruz.
devamını gör...

kendi el yazısı ile yazdığı yalnız' ın durumları şiirinden dizeler
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

en azından iş bulabiliyorlar sigortasız yevmiyeli falan dediğim isyan. yüzsüz herifler.

bugün sabır günü.(bkz: swh)
#988657 yahu güzide yazarlarım herkese açık başlık, benim nickaltıma hakaret edeceğine buradan konu hakkındaki engin siyasal bilgilerin ile cevap, fikir versene herkes okusun. suriyelilerin bu işsizlikte bu ülkeden kayıt dışı ekmek yemesi ırkçılıksa evet ben ırkçıyım sayın ordanaryüs.
devamını gör...

cassano can't miss...
cassano...
goal for cassano!
hat trick.
devamını gör...

bodrum.
devamını gör...

birçok kişinin "ya bir şey eksik ama ne?" dediği eksiklik bu işte. sözlükte hiç kaos yok, kavgaya izin yok. hep bir düzen, hep bir nizam var. böyle olmaz bu. biraz kaos olsun, skandal yaşansın. bu kadar insan sıkışmış bak, gerginiz hep. bu sıkışma, gerginlik kedi fotileriyle gitmez. bize arenanın kapılarını açın.
devamını gör...

1972 yılında sait faik hikâye armağanı kazanmış, türk edebiyatının önemli yazarlarından biri olan füruzan kitabıdır. ilk yayım yılı 1988 olan, 2. dünya savaşı temalı hüzün dolu bir romandır.

kızı ve oğlu tarafından yalnız bırakılan, almanya'yı hiçbir zaman benimseyemeyen yaşlı bir alman kadın olan frau elfriede lemmer ile selman ile güldane korkmaz çifti ve çocukları arasında, almanya'da bir apartmanda geçen ilişkiyi konu edinmektedir. korkmaz ailesi türkiye'den çeşitli sebeplerle almanya'ya konuk işçi olarak gider ve alman halkı tarafından dışlanır, soyutlanırlar. apartmanda elfriede lemmer ile aynı kata taşınmaları ile aralarında bir bağ oluşmaya başlar. türk ailesi ve alman kadın arasındaki bu samimiyet diğer apartman sakinlerini rahatsız eder ve birçok komşusu elfriede lemmer'i bu tutumundan dolayı aşağılar.

berlin'i ikiye ayırdığı düşünülen ve "utanç duvarı" olarak anılan berlin duvarına, almanya'nın birçok sokağına, kültürüne, tarihine ve nazi almanyasına yer vermektedir. yazar bütün bunları daha çok zamanda geriye dönüş tekniğini kullanarak, elfriede lemmer'i, almanya ordusunda yer alıp savaşarak bir kolunu kaybeden ve sonrasında vefat eden eşi hermann'ı ve kadının aklından silinmeyen hatıralarla dolu çocukluk ve ilk gençlik anılarını anlatmaktadır.

pek güzel bir sonu olmayan kitabın birçok kısmında almanca kelimelere/cümlelere yer verilmiş ve bana göre bu bölümler okuyucuda gerçek bir alman apartmanındaki diyaloglara şahit oluyormuş hissiyatı yaşatıyor.
devamını gör...

en efsaneolan james bond filmi. bundan sonrası hafif spoiler içerebilir;

--! spoiler !--

sadece türklerin anlayabileceği mantıksızlıklarla dolu açılış sahnesinden sonra, adele nin buğulu sesiyle renklenen, efsaneleşen jenerikle birlikte, james bond 'un, unutulmuş, önemsenmemiş bir ajan haline geldiğini anlıyoruz. dönüşü de aslında beklenen heyecanı ve sevinci yaşatmıyor. zira mi6 büyük yara almış, james bond ise eski meziyetlerini büyük ölçüde kaybetmiştir. artık yaşlanmaya başlamış, psikolojisi bozulmuş, ağırlaşmış, neredeyse işe yaramaz olarak görülmüş, adeta feda edilerek ölüme eşdeğer bir göreve gönderilmiştir. sonra düşmanı olan eski ajanla karşılaşır, eski ajan javier bardem ona bir fare hikayesi anlatır. farelerin doğalarının değişip nasıl hemcinslerini yediklerini anlatır ve karşı karşıya duran biri eski biri gözden düşmüş iki ajanın aslında birbirlerini yemeye hazır birer fare olduğunu göstermeye, inandırmaya çalışır. bence filmin zirve anlarından biridir bu.

--! spoiler !--

bunların dışında, filmi diğer 007 filmlerinden ayıran, james bond karakterinin, diğer filmlerdeki gibi her işi kusursuz yapan, hiç yanılmayan kimliğinden kurtulup, insani kimliği üzerine yoğunlaşılması. yani bu yeni 007, nişan alamıyor, barfiks çekemiyor, yanlış kararlar alıyor, hatalar yapıyor. gerçi sonunda bir şekilde toparlıyor her şeyi ama en azından yıllardır ilahlaştırılan bir karakterin aslında içimizden biri olduğu gerçeği, filmi her anlamda daha inandırıcı hale getiriyor.

sonrası ise, bol bol aksiyon, patlamalar, atlamalar, silahlı çatışmalar, ölümler, yaralanmalar falan filan. o cephede değişen çok fazla bir şey yok açıkcası.
devamını gör...

kırklareli valisi gelecek diye ortalık karışık.

sel felaketi olduğu için. tüm kurumlar burda. afad, umke, kızılay.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

reklamdaki erkeklerlede gerçek hayatta karşılaşılmaması durumuyla eş değerdir.güzel ve yakışıklı oldukları için reklamdalar.
devamını gör...

ateşin sönmesi için yanması gerek. yasını tutup yaşamaya devam et. bir parça hüzün kalır, o kadar da olsun artık.
devamını gör...

çağan ırmak tarafından yönetilmiş tarihsel televizyon dizisi. 12 eylül 1980 öncesi türkiye'sindeki yaşamdan kesitleri sunan 2004 yılında yayınlanan, çok beğenilmesine rağmen sadece 1 sezon çekilen ,tam tadında biten ve beni de çok etkileyen bir dizi.
' her yaşam bir hikayedir bazıları anlatılmaya değer'.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim