herhangi bir inanç.. farketmez tüm inançlar soyuttur.
kişinin inancı ne olursa olsun; inancıyla ve inancına bağlı ritüelleriyle alay etmek ahlaksızlık, edepsizlik ve şerefsizliktir.

evrensel ahlak ve görüşün dışında adi bir eylemdir.

altta biri hakaret ve sövmeyi "ifade özgürlüğü" olarak algılıyor.. yarın başka bir başlık altında kendi fikrini eleştirecek.
"türk'ten ateist olmaz.. olamaz" irtifa düşük.

ilave: müslümanın rabbi "onların ilahlarına sövmeyin" der.. işte islam ile fırdöndü ahlak arasındaki fark.
devamını gör...

kan kusma olayıdır. hemoptizi ile karıştırılmaması gerekir.
devamını gör...

türk kültürü içinde canlılığını koruyan, bahar bayramı niteliğinde kutlanan mevsimlik bayramımızdır. kışın bitişi yazın başlangıcı olarak kabul edilir bir nevi yılbaşıdır.
hıdırellez günü kuzular kesilir, eğlenceler düzenlenir, sağmal hayvanı olmayan evlere süt dağıtılır, sütten börek veya sütlaç yapılır. ip atanır, salıncakta sallanılır hatta salıncakta sallanırken saçını tarayanların saçlarının uzun olacağına inanılır. kazan kurulur toplu yemek yenir.
hıdırellez gecesi bir gül fidanının dibine dilekler adanır. dileklerin gerçekleşmesi için de buna canı gönülden inanılması gerekir.
hıdırellez günlerinde bir sürü adet ve inanma vardır. ne derece inanılır bilemem ama eskiden epey inanılıp gerçekleştirilirmiş.
virüs münasebetiyle birçok kutlama ya da rituel gerçekleştirilemeyecek olsa da üzülmeyin. niyet önemli. iyi bayramlar.
devamını gör...

hemen hemen bir kredi kartı büyüklüğünde olan, üzerinde mikro işlemci, bellek, ses kartı gibi bilgisayar özelliklerinin bulunduğu tek bir karttan oluşan ve fonksiyonel bir bilgisayarın tüm özelliklerine sahip olan mini bilgisayar devresi. kimilerinde ram yerleşik olarak gelirken kimilerine ram takviyesi yapılabilir. geri kalan elemanlar ise kart üzerine sabitlenmiştir ve değiştirilemez.

single board computer ya da sbc olarak da anılan bu bilgisayarlar, programlama öğrenmek, medya oynatmak gibi kişisel amaçlarla ya da endüstriyel alanlarda kullanılabilir. genellikle mobil telefonlar gibi farklı araçlar üzerinden kullanabileceğiniz için mouse, klavye gibi aracı donanım elemanlarına ihtiyaç duymayan bu bilgisayarların maliyetleri de diğer bilgisayarlara kıyasla düşüktür.

sbc'lerin bazı modelleri tek başına kullanılabilirken bazıları da daha büyük devrelere takılarak bütünleşik şekilde, yani gömülü sistemlerle çalışabilir. bu aletler bir masa üstü bilgisayarın yerine getirdiği birçok görevi yerine getirebilir. büyük bir sıcaklık aralığına karşı dirençli olduklarından, ayrıca titreşim ve sarsıntılarla baş edebilecek şekilde tasarlandıklarından oldukça sağlamdır.

sbc sistemleri piyasaya ilk kez 1976 yılında dyna-micro mmd-1 adlı modelle sürüldü. günümüzde ise en çok bilinen ve kullanılan sbc, raspberry pi adını taşıyor.

aşağıda ilk sbc olan dyna-micro mmd-1 görülüyor:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

bir çok işi devlet dairelerinde sıra beklemek yerine internet üzerinden halledebileceğiniz sistem.
devamını gör...

çok sevdiğim bi sözün içinde geçen meyve.

“portakal’ı mandalina’ya çeviremezsin.”

burda ele alınan konu insan karakteridir.
devamını gör...

munistir kesin. tanıdığım tüm tamir yapan erkekler sinirli idi ve yakınlarındaki herkesi hem çırak hem şamaroğlanı ilan ederdiler.
devamını gör...

okudugum programin online egitime gecmesi. bu olay bana gunluk ortalama iki saat kazandirdi.
devamını gör...

tam olarak bu çalıyor şuan.
devamını gör...

çok güzel geçen bir kim milyoner olmak ister mülakatımda duyduğum sözdür.
hayatım boyunca çok fazla mülakata girdim ve az buçuk sonucu kestirebilen birisiyim ancak yanılmıştım.



nedenini bilememekle beraber umuyorum bu bizden çok para alır diye elemişlerdir, yoksa üzülürüm.*
belkide marjinal bir tip değildim reyting için, kim bilir..
devamını gör...

bu cümleyi kuran kişiye "aferin, iyi b*k yiyorsun" diye karşılık verip geçiniz.
devamını gör...

bazı mutlu anlarda o anın biteceği hissine kapılır ve durduk yerde bir hüzne boğuluveririz. bu yayına o kadar alıştım ki bazen ya bir gün biterse diye korkuyorum*. evet daim olsun.
devamını gör...

bir kez daha düşünceler diyeceğim ama ekleyeceğim de. sahte olan şeyler de tüketir insanı.
düşünceler, bakış açımızı ve bakış acımızı etkiliyor. bazen farklı pencereler açıyor güzel manzaralar izletiyor. bazen ise bütün pencereleri kapatıp bizi karanlığa mahkum ediyor.
karanlıklar içinde dahi bir umut ışığı görebilirsek ne mutlu bize.

filizler yeşermek için baharın geleceğini umut eder. ve bahar her zaman gelir. umut hiç tükenmez.
umudunuz hiç solmasın.
devamını gör...

yoldaş benjamin franklin *.)
devamını gör...

adı liste olan ama liste namına bir şey barındırmayan başlık.

bana yürüyenleri yazsam ortalık karışmaz. muhtemelen bana yürüyenlerle size yürüyenlerin büyük kısmı aynı kişiler. yoksa kendinize özel mi sanıyorsunuz? eğer öyleyse erkekleri hiç tanımamışsınız demektir.
devamını gör...

en nefret ettiğim, özellikle küçük yerleşim yerlerinde laf söz olmasın diye mahalle baskısının getirdiği endişe sonucu kullanılan, genelde annelerin söylediği cümle.
sırf bu yüzden yeni yetişmekte olan gencimiz elalem ne der demesin diye, merak ettiği ve yapmak istediği şeyleri elalemin görmediği yerlerde yapar ve bu çoğu zaman kötü sonuçlar doğurur.
çok sevdiğim sıdıka dizisinden görünce nedense hüzünlendiğim bir karikatür bırakmak istiyorum buraya da;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: allah'ım sen konuyu biliyorsun amin)
devamını gör...

hayatla inatlaşan bir adam ve köpeğinin öyküsü. evet tam anlamıyla böyle bir tanım yapmak gerekiyor zira amcamız ve köpeği adeta hayatla inatlaşıyorlar. sen mi galip geleceksin yoksa ben mi yarışına giriyorlar. şimdi hikayeyi biraz baştan alacak olursak buradan sonrası için yola spoiler uyarısı ile devam edeceğiz.



amcamız en başta köylüler ayrılırken biraz tembellik ediyor gibi geldi bana. şimdi kim kalkıp buradan gidecek teee o kadar yolu yahu der gibiydi sanki. yani o tarlada bulduğu bir fidan bana çok da gerçekçi gelmedi orada kalması adına üşengeçliğinin bir kılıfıydı sanki.

fakat sonra amcamızın samimiyetine inanmaya başladığımız bir dizi olaylar oldu ki yahu bu adam resmen hayatla inatlaşıyor ölüme meydan okuyor dedim kendime okuduğum her satırda. öykü ile ilgili benim canımı sıkan en büyük nokta çeviri oldu.

küfürler bana çok geçmedi açıkçası. şimdi tabii kitap çince, hal böyle olunca orjinal dilinden okuyamıyorum e çeviriyi yapan çevirmen de bu işin uzmanı bir itirazım yok. ama ne bileyim küfürler bana çok geçmedi kitapta. neyse çok küfür yoktu zaten.

kitapla ilgili en güzel şey şuydu kitap hayal satmıyordu. tamam inatçılığı, hayata tutunmayı, mücadeleyi vs öğretiyordu belki ama şunu da alt metin olarak kocaman puntolarla aslında yazıyordu zihnimize: "hayata karşı mücadelenizde kazanan hayat olur. kıçı ile inatlaşan altına sıçar."

nihayetinde de öyle oldu, mısır büyüdü ama mısırın büyüdüğünü kim gördü ki? bana geçmedi hikayenin sonu. şu eleştiriyi yapacaklar olacaktır bu entryimi okuyunca. yahu işte oldu adam kazandı mısır yetişti kendisi gübre oldu. oldu kardeşim olmadı demiyorum ama nihayetinde adam öldü. o mısır mahsulünü alıp köpeciği ile yiyebildi mi? hayır.



işte böyle bir öyküdür bu kitap. lianke yazı dili olarak betimlemelerinde çok başarılı değildi bence bu öyküsünde. bana öyle geldi en azından. betimlemeler bana pek geçmedi. daha düz bir anlatımı vardı zihnimde çok canlanmadı o öykü. ama inatlaşması bana geçti hoşuma gitti inatlaşan insanları severim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yahu senelerdir bu ülkenin televizyonlarında tecavüz ve maço erkek güzellemeleri yapıldı. bu ülkede kızlar annelerinin babalarından şiddet gördüğünü görerek büyüdü. seven erkek kıskanır dendi. o kızın bilinçaltı bunlarla yoğuruldu.
ne bekliyordunuz paşam bunları yaşayan kadınlar tabii ki yanlış erkeği seçer. kimse kimseyi kandırmasın bu ülkenin çoğunluğunun mensubu olduğu din kadın dövmeyi teşvik etti ayet olmasa bile islam dünyasına göre kadın aşağıdır görüşü yaygındır. (bana o ayet öyle değil o hadisler uydurma demeyin) anadolunun bir kasabasından bunları görerek yetişmiş bir kıza yanlış erkek seçimini anlatamazasınız.
hem o bazı erkekler belli etmezler kendilerini çok iyi rol yaparlar. türkiye'de baba figürü çoğu kızda eksiktir. sahiplenen erkek sevmek de bu aslında. önce iyi bir eş sonra iyi bir baba olun ondan sonra yanlış erkek tercihini konuşursunuz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim