geceye bir şarkı bırak
metallica-the unforgiven.
devamını gör...
romeo ve juliet
yarayla alay eder, yaralanmamış olan.
bak nasıl da sararıp soluvermiş tanrıça kederden
sen ondan çok daha güzelsin diye.
bak nasıl da sararıp soluvermiş tanrıça kederden
sen ondan çok daha güzelsin diye.
devamını gör...
okunması gereken birçok kitap olduğu halde yeni kitaplar satın almak
2 kitap fazlam varsa hemen ceza veririm kendime. bitirmek için sıkıştırırım kendimi. çok vicdansızım bu konuda. insan kendine bu kadar çektirir mi?* yapıyorum böyle şeyler. bence siz de yapın. çabuk bitirirsiniz kitapları. en fazla artı iki kitabınız olsun. birikince daha çok gözünüzde büyüyor okumak. benim için sorumluluk gibi bir şey oluyor, ki öyle olmamalı. yavaş yavaş sindire sindire okumak varken o kadar kitabın gözümün önünde ne zaman biteceğini bilmeden, vicdan azabını çekerek, sıkıştırırak okumak
çok mantıksız oluyor. bakın işi vicdana vurdum. sırf bu yüzden okuyamayacağımı bildiğim zamanlarda kitap bile almıyorum.
arkanızdan ağlıyor o kitaplar.. yazık..
o kitapları okumakta zorlandığınızda yazımı tekrar tekrar okuyabilirsiniz. depresyona sokarak okuturum.* bir motivasyon gibi düşünün. haydiiii ne bekliyorsun.. başla okumaya..
kamu spotu: önce elinizdeki kitapları bitiriniz sonra yenisini alınız.
çok mantıksız oluyor. bakın işi vicdana vurdum. sırf bu yüzden okuyamayacağımı bildiğim zamanlarda kitap bile almıyorum.
arkanızdan ağlıyor o kitaplar.. yazık..
o kitapları okumakta zorlandığınızda yazımı tekrar tekrar okuyabilirsiniz. depresyona sokarak okuturum.* bir motivasyon gibi düşünün. haydiiii ne bekliyorsun.. başla okumaya..
kamu spotu: önce elinizdeki kitapları bitiriniz sonra yenisini alınız.
devamını gör...
şokopop
kavga, polemik, basitlik, skandal mottosuyla yola çıktığı günden beri türkiye'nin en derin magazin çukuru olan youtube kanalıdır. başarılarının devamını dileriz, pek seviyoruz kendisini.
devamını gör...
yabancı kucak
ıan mcewan kitabıdır.
ayrıntı yayınlarının, gotik romanları bizle buluşturan kara ayrıntı setinin nadide bir parçasıdır yabancı kucak. ıan mcewan ingiltere’nin en büyük yazarlarında biri sayılmaktadır ve aldığı booker ödülü bu şanını pekiştirmiştir.
romanda mary ve colin bir tatile çıkarlar ve tatil mekanı olarak seçtikleri yer tam da gotik romanlara uygun bir kent olan venediktir. venedik sokaklarında gezinmeye başlayan çift sürekli birbirleriyle tartışırlar ama bu tartışmalar onların arasını açmaz aksine birbirlerine yakınlaştırmaya başlar onları. evli olmayan ama yedi senedir güzel bir birliktelik yaşayan çiftin birbirlerine olan bağımlılıkları yavaş yavaş alışkanlığa dönüşmüştür. colin oldukça yakışıklı bir adamdır. colin ve mary sokaklarda dolaşırken karşılarına robert isimli bir adam çıkar ve onları içmeye davet eder, çift bu daveti kabul eder. robert’tan ayrıldıktan sonra oteln yolunun bulamayan mary ve colin uykusuz ve yorucu bir gecenin sonunda robert’la tekrar karşılaşırlar.
robert’ın evine giden çift sabah kendilerine çıplak bir şekilde bulurlar. caroline -robert’ın karısı- onları karşılar bir türlü elbiselerini alamazlar. caroline çok garip bir kadındır. belindeki bir sorundan dolayı bir türlü rahatça oturamaz ve hareket edemez. evden ayrılmayı zorlanmadan başaran çift, okuyucuya bu esnada rahat bir nefes aldırır. zira caroline’le kaldıkları ve sohbet edilen bölüm oldukça gergin geçer. bu eve tekrar dönen çift bu sefer aynı rahat soluğu aldırmayacaklardır.
kitabın başında pavese’nin şu sözleri yer alır;
“yolculuk bir yabanıllıktır. sizi yabancılara güvenmeye, evinizde ve dostlarınızın yanındayken duyumsadığınız bütün o alışılmış huzurdan uzaklaşmaya zorlar. sürekli olarak başınız döner. temel şeyler dışında -yani hava, uyku, düşler, deniz ve gök dışında- hiçbir şey size ait değildir, her şey sonsuza ya da bizim sonsuz diye düşlediğimiz şeye yönelir.”
eğer dikkatli bir okursan bu sözleri okudaktan sohra kitabın sonunda seni affalatacak olan sahneye hazırlık yapmış olursun.başrollerinde oskar ödülü sahibi iki oyuncu vardır helen mirren ve christopher walken.
eğer kitabı okuyacak sabır ve incelik sende yoksa filmi mutlaka izlemelisin.
kitap 1990 yılında harold pinter’ın senoryolaştırmasıyla filme alınır. yönetmenliğini paul schrader yapar.
ayrıntı yayınlarının, gotik romanları bizle buluşturan kara ayrıntı setinin nadide bir parçasıdır yabancı kucak. ıan mcewan ingiltere’nin en büyük yazarlarında biri sayılmaktadır ve aldığı booker ödülü bu şanını pekiştirmiştir.
romanda mary ve colin bir tatile çıkarlar ve tatil mekanı olarak seçtikleri yer tam da gotik romanlara uygun bir kent olan venediktir. venedik sokaklarında gezinmeye başlayan çift sürekli birbirleriyle tartışırlar ama bu tartışmalar onların arasını açmaz aksine birbirlerine yakınlaştırmaya başlar onları. evli olmayan ama yedi senedir güzel bir birliktelik yaşayan çiftin birbirlerine olan bağımlılıkları yavaş yavaş alışkanlığa dönüşmüştür. colin oldukça yakışıklı bir adamdır. colin ve mary sokaklarda dolaşırken karşılarına robert isimli bir adam çıkar ve onları içmeye davet eder, çift bu daveti kabul eder. robert’tan ayrıldıktan sonra oteln yolunun bulamayan mary ve colin uykusuz ve yorucu bir gecenin sonunda robert’la tekrar karşılaşırlar.
robert’ın evine giden çift sabah kendilerine çıplak bir şekilde bulurlar. caroline -robert’ın karısı- onları karşılar bir türlü elbiselerini alamazlar. caroline çok garip bir kadındır. belindeki bir sorundan dolayı bir türlü rahatça oturamaz ve hareket edemez. evden ayrılmayı zorlanmadan başaran çift, okuyucuya bu esnada rahat bir nefes aldırır. zira caroline’le kaldıkları ve sohbet edilen bölüm oldukça gergin geçer. bu eve tekrar dönen çift bu sefer aynı rahat soluğu aldırmayacaklardır.
kitabın başında pavese’nin şu sözleri yer alır;
“yolculuk bir yabanıllıktır. sizi yabancılara güvenmeye, evinizde ve dostlarınızın yanındayken duyumsadığınız bütün o alışılmış huzurdan uzaklaşmaya zorlar. sürekli olarak başınız döner. temel şeyler dışında -yani hava, uyku, düşler, deniz ve gök dışında- hiçbir şey size ait değildir, her şey sonsuza ya da bizim sonsuz diye düşlediğimiz şeye yönelir.”
eğer dikkatli bir okursan bu sözleri okudaktan sohra kitabın sonunda seni affalatacak olan sahneye hazırlık yapmış olursun.başrollerinde oskar ödülü sahibi iki oyuncu vardır helen mirren ve christopher walken.
eğer kitabı okuyacak sabır ve incelik sende yoksa filmi mutlaka izlemelisin.
kitap 1990 yılında harold pinter’ın senoryolaştırmasıyla filme alınır. yönetmenliğini paul schrader yapar.
devamını gör...
ömür hanımla güz konuşmaları
her cümlesi birbirinden güzel bir eser. çoğu şeye değinilmiş, çoğu duyguyu işlemiş bir eser.
gökyüzünü öpmek isterdim ömür hanım, gözlerimle değil dudaklarımla. yoruldum bulutları kirpiklerimde taşımaktan. delilik mi dedin? kim bilir...belki de yerde sü- rünmenin bir tepkisidir bu, ya da ne bileyim bilinçsiz bir aykırı olmak duygusu. gökyüzü de olmak isteyebilirdim değil mi? kim ne diyebilir ki?
(en sevdiğim kısımlarından)
gökyüzünü öpmek isterdim ömür hanım, gözlerimle değil dudaklarımla. yoruldum bulutları kirpiklerimde taşımaktan. delilik mi dedin? kim bilir...belki de yerde sü- rünmenin bir tepkisidir bu, ya da ne bileyim bilinçsiz bir aykırı olmak duygusu. gökyüzü de olmak isteyebilirdim değil mi? kim ne diyebilir ki?
(en sevdiğim kısımlarından)
devamını gör...
murathan mungan
bir çok şiiri bağıra bağıra söylenen şarkılara dönüşmüş bir şairimizdir kendisi, o muhteşem şiirlerinden birini bırakayım buraya..
hani erken inerdi karanlık,
hani yağmur yağardı inceden,
hani okuldan, işten dönerken,
ışıklar yanardı evlerde,
eskidendi, çok eskiden.
hani ay herkese gülümserken,
mevsimler kimseyi dinlemezken…
hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken,
eskidendi, çok eskiden.
hani hepimiz arkadaşken,
hani oyunlar tükenmemişken,
henüz kimse bize ihanet etmemiş,
biz kimseyi aldatmamışken,
eskidendi, çok eskiden.
hani şarkılar bizi bu kadar incitmezken,
hani körkütük sarhoşken gençliğimizden,
daha biz kimseye küsmemiş,
daha kimse ölmemişken,
eskidendi, çok eskiden.
şimdi ay usul, yıldızlar eski
hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden
geçen geçti,
geçen geçti,
geceyi söndür kalbim
geceler de gençlik gibi eskidendi
şimdi uykusuzluk vakti.
hani erken inerdi karanlık,
hani yağmur yağardı inceden,
hani okuldan, işten dönerken,
ışıklar yanardı evlerde,
eskidendi, çok eskiden.
hani ay herkese gülümserken,
mevsimler kimseyi dinlemezken…
hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken,
eskidendi, çok eskiden.
hani hepimiz arkadaşken,
hani oyunlar tükenmemişken,
henüz kimse bize ihanet etmemiş,
biz kimseyi aldatmamışken,
eskidendi, çok eskiden.
hani şarkılar bizi bu kadar incitmezken,
hani körkütük sarhoşken gençliğimizden,
daha biz kimseye küsmemiş,
daha kimse ölmemişken,
eskidendi, çok eskiden.
şimdi ay usul, yıldızlar eski
hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden
geçen geçti,
geçen geçti,
geceyi söndür kalbim
geceler de gençlik gibi eskidendi
şimdi uykusuzluk vakti.
devamını gör...
yazarların alkol limitleri
bütün bunlardan sonra küçük bir kesim hariç kimse ayık dolaşmıyomuş - kendim dahil- *. limitler high level hepimizde.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
ömrümüz ayrılıkların toplamıdır. yahu arkadaşlar bakın siz bu kadar güzel şiirler şarkılar seçiyorsunuz sonra pastirmalicoreğin adı zevzeğe çıkıyor. olmuyor.
devamını gör...
islamcıların sevdiği her şeyden nefret etmek
parayı severler en çok. evet ben de severim. lan yoksa ...
devamını gör...
elmalı çocuk istismarı davası
bakmadım . sırf karşıma o resimler çıkmasın diye twitter'a girmedim. dayanamıyorum. tekrar tekrar yazmaktan bıktım . çocuk istismarına idam istiyorum. ne olacak o çocukların psikolojisi biraz büyüdüklerinde yaşadıklarını hatırladıkça ne yapacaklar. nasıl insanlarla bir arada yaşıyoruz. yazıp yazıp siliyorum . o hakimler neye dayanarak serbest bırakmışlar . adalet neden işlemiyor. bu karar alıcıların vicdani yok mu. kokuşmuş bir toplum daha ne diyeyim
devamını gör...
hayatınızdaki en pozitif şey
hayatımda sihirli bir pozitiflik var. bazen görünmez oluyor bazen de meydana çıkıp göbek atıyor.
seviyorum kendisini, o da olmasa hayatım iyice yaşanmaz olurdu.
tek sorun kaynağını bilmemem.*
seviyorum kendisini, o da olmasa hayatım iyice yaşanmaz olurdu.
tek sorun kaynağını bilmemem.*
devamını gör...
erkekler neden uzun yaşamaz sorunsalı
hareketsiz yaşam, obeziteye varacak kadar dengesiz beslenme, sigara- alkol kullanımı, rutin sağlık kontrollerinden kaçınma, stres.
devamını gör...
bugün sözlük için ne yaptın sorusu
çok güzel bir e-kitap arşivi hazırladım saldım sözlüğümüze hadi yine iyisiniz sayın yazarlar.
devamını gör...
türkçe imla bilgisini bir üst seviyeye çıkaracak taktikler
''-ki'' bulunan kelimeye ''-ler'' veya ''-lar'' eki getirdiğinizde ;
sözcük anlamsız oluyorsa ayrı ,
sözcük anlamlıysa bitişik yazılır.
seni öyle sevdim ki... sevdimkiler anlamsız (ayrı)
seninki nasıl ? seninkiler anlamlı (bitişik)
kaynak
sözcük anlamsız oluyorsa ayrı ,
sözcük anlamlıysa bitişik yazılır.
seni öyle sevdim ki... sevdimkiler anlamsız (ayrı)
seninki nasıl ? seninkiler anlamlı (bitişik)
kaynak
devamını gör...
golden ticket
charlie’nin çikolata fabrikası'nda willy wonka'nın sınırlı sayıda ürettiği ve bulunduğu taktirde çikolata fabrikasına girmeye, fabrikanın vârisi olmaya hak kazandıran bilet. sadece 5 tane mevcut. 4 çocuk, zengin ailesi sayesinde yüzlerce çikolata satın alarak golden ticket'ı elde etmesine rağmen son bileti charlie isminde bir çocuk, sadece sonuna kadar içinde hiç sönmeyen umudunu barındırarak bulmuştur.
umarım hepimiz bir gün charlie gibi kendi golden ticket'ımızı bulabiliriz.
umarım hepimiz bir gün charlie gibi kendi golden ticket'ımızı bulabiliriz.
devamını gör...
kendini ispatlayan genç iş bulur
ne yapsınlar sıradan bir iş bulmak için süper kahraman mı olsunlar?
evet,kalifiye olmalı girmek istediği işte ama asgari ücret ve asgari ücret altında maaş dayatmasıyla değil.
bunun yanı sıra insanlar kpss,ales,yds gibi sınavlardan çok yüksek puan alıp sistemin içine giriş yapamıyor. bu insanlar kendini ispatlamamış mı oluyor?
kendini ispatla diye yapılıyor mesela bu sınavlar.
kendi içinde çelişkiler yumağı olan siyasal islam sözü.
evet,kalifiye olmalı girmek istediği işte ama asgari ücret ve asgari ücret altında maaş dayatmasıyla değil.
bunun yanı sıra insanlar kpss,ales,yds gibi sınavlardan çok yüksek puan alıp sistemin içine giriş yapamıyor. bu insanlar kendini ispatlamamış mı oluyor?
kendini ispatla diye yapılıyor mesela bu sınavlar.
kendi içinde çelişkiler yumağı olan siyasal islam sözü.
devamını gör...


