pazar günü erken kalkmak için bir sebep
kursa gidiyorum. derd-i maişet derlermiş eskiler.
devamını gör...
pablo picasso
ispanyol kübist ressamdır.
muhteşem tabloları herkesin malumudur elbette ama guernica en bilinen eseridir. benim içinse don quijotte eseri büyüleyicidir.
babanın bir resim öğretmeni olması, evde sürekli yağlı boya tablolar yapması ve bize zorla bob ross izletmesi dolayısıyla ressam alemine kalıtsal bir düşkünlüğüm var. dolayısıyla ressamlar her zaman çok ilgimi çekmiştir ve hala da çekmeye devam ediyor.
ayrıca rütbesi bibliyofil olan bir yazar olarak da kitaplara da düşkün olmam doğal bir durumdur diye düşünüyorum. bu yüzden de ressamlar üzerine onlarca kitap okudum, tabii ki pablo picasso’yu da boş geçmedim.
hazret büyük bir ressam olmasına rağmen çok da çekilir bir adam değilmiş aslında. daha ölmeden üne ve zenginliğe kavuşan picasso bunun sefasını da uzun süre sürmüştür.
çevresindeki insanları kolaylıkla etkisi altına alabilen picasso insanları yönlendirme ve kafalarını karıştırma konusunda tam bir usta imiş.
para konusunda ise oldukça eli sıkı olduğu gerçeğini bir kenara atmayacağız elbette. picasso asla nakit para kullanmaz, her ödemesini çek ile yaparmış. bunun nedeni kendini seçkin bir insan olarak göstermek değil, aslında açık bir şekilde cimrilik.
eve teslimata gelen manava bile çek veren picasso’nun düşüncesi, üzerinde imzası olan herkesin “ bu ileride değerlenir” düşüncesi ile çeki bozdurmayacağı ve picasso’nun cebinden beş kuruş çıkmayacağıdır.
yine de severiz picasso’yu.
muhteşem tabloları herkesin malumudur elbette ama guernica en bilinen eseridir. benim içinse don quijotte eseri büyüleyicidir.
babanın bir resim öğretmeni olması, evde sürekli yağlı boya tablolar yapması ve bize zorla bob ross izletmesi dolayısıyla ressam alemine kalıtsal bir düşkünlüğüm var. dolayısıyla ressamlar her zaman çok ilgimi çekmiştir ve hala da çekmeye devam ediyor.
ayrıca rütbesi bibliyofil olan bir yazar olarak da kitaplara da düşkün olmam doğal bir durumdur diye düşünüyorum. bu yüzden de ressamlar üzerine onlarca kitap okudum, tabii ki pablo picasso’yu da boş geçmedim.
hazret büyük bir ressam olmasına rağmen çok da çekilir bir adam değilmiş aslında. daha ölmeden üne ve zenginliğe kavuşan picasso bunun sefasını da uzun süre sürmüştür.
çevresindeki insanları kolaylıkla etkisi altına alabilen picasso insanları yönlendirme ve kafalarını karıştırma konusunda tam bir usta imiş.
para konusunda ise oldukça eli sıkı olduğu gerçeğini bir kenara atmayacağız elbette. picasso asla nakit para kullanmaz, her ödemesini çek ile yaparmış. bunun nedeni kendini seçkin bir insan olarak göstermek değil, aslında açık bir şekilde cimrilik.
eve teslimata gelen manava bile çek veren picasso’nun düşüncesi, üzerinde imzası olan herkesin “ bu ileride değerlenir” düşüncesi ile çeki bozdurmayacağı ve picasso’nun cebinden beş kuruş çıkmayacağıdır.
yine de severiz picasso’yu.
devamını gör...
sonuçta bir insana vurmadım hayvana vurdum bunun suç olduğunu bilmiyordum
suç olmasa yaptığından dolayı en ufak bir pişmanlığı yok kadının. sorun zaten bu zihniyette suç olmasa da senin insan olarak o hayvancağıza bir şey yapmaman gerek. kedi 4 gündür beni takip ediyordu demiş ayrıca kedi lan bu kedi nasıl takip ediyor seni çıldırmamak elde değil.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının elleri
kamu spotu:
lütfen el fotolarınızı eldiven giyerek atınız. nude el fotosu göndermeyiniz. sözlüğümüz nude isteme olaylarından ötürü ziyadesi ile yara almış ve bu durumdan olumsuz etkilenmiştir. sözlüğün akıbeti için düşünceli olup, armullahın harf sistemine riayet etmeniz daha sağlıklı olacaktır. ha illa atacağım diyorsanızda sonuçlarına katlanırsınız, etraf manyak kaynıyor. elinize sahip olun...
lütfen el fotolarınızı eldiven giyerek atınız. nude el fotosu göndermeyiniz. sözlüğümüz nude isteme olaylarından ötürü ziyadesi ile yara almış ve bu durumdan olumsuz etkilenmiştir. sözlüğün akıbeti için düşünceli olup, armullahın harf sistemine riayet etmeniz daha sağlıklı olacaktır. ha illa atacağım diyorsanızda sonuçlarına katlanırsınız, etraf manyak kaynıyor. elinize sahip olun...
devamını gör...
sözlük dergisi duyuruları
sevgili yazarlar! sözlük dergi bildiğiniz üzere yayında ve göndereceğiniz yazıları bekliyor.
peki göndereceğiniz yazıların kriterleri nelerdir, nelere dikkat etmeliyiz? işte cevapları:
ilk ve en önemlisi yazılarınız kafa sözlük'ün ilkelerine ve kurallarına ters düşmemeli.
diğer bir önemli konu özgün olmalı. başka bir yerde daha önce yayınlanmamış olmalı. alıntı yapacaksak kaynak gösterilmeli.
imla kurallarına ve noktalamalara dikkat edilmeli. göndereceğiniz word dosyası times new roman ve 12 punto olmalı.
görseller en az 800x450 boyutunda, çözünürlüğü yüksek ve yatay şekilde bir resim, alıntı ise kaynak gösterilmeli.
mahlaslar mailde belirtilmeli.
gönderdiğiniz yazıları maalesef kaldırma imkanımız bulunmamakta, yazı gönderirken bu da göze alınmalı.
kategori sınırlaması olmadan her türden yazılarınızı, denemelerinizi, dışavurumlarınızı ve iç dökmelerinizi [email protected] adresine gönderebilirsiniz. e gelsin yazılar!
peki göndereceğiniz yazıların kriterleri nelerdir, nelere dikkat etmeliyiz? işte cevapları:
ilk ve en önemlisi yazılarınız kafa sözlük'ün ilkelerine ve kurallarına ters düşmemeli.
diğer bir önemli konu özgün olmalı. başka bir yerde daha önce yayınlanmamış olmalı. alıntı yapacaksak kaynak gösterilmeli.
imla kurallarına ve noktalamalara dikkat edilmeli. göndereceğiniz word dosyası times new roman ve 12 punto olmalı.
görseller en az 800x450 boyutunda, çözünürlüğü yüksek ve yatay şekilde bir resim, alıntı ise kaynak gösterilmeli.
mahlaslar mailde belirtilmeli.
gönderdiğiniz yazıları maalesef kaldırma imkanımız bulunmamakta, yazı gönderirken bu da göze alınmalı.
kategori sınırlaması olmadan her türden yazılarınızı, denemelerinizi, dışavurumlarınızı ve iç dökmelerinizi [email protected] adresine gönderebilirsiniz. e gelsin yazılar!
devamını gör...
30 yaşında aile kurmamış insan
gayet normal bir insandır. sırf aile kurayım, görevimi yerine getiriyim diye evlenmek zorunda değil ki herkes. oyun mu bu, bölümü tamamlamak için bir görev yerine getirir gibi; '30 yaşındayım artık evlenmeliyim' diye bir kural mı var? herkesin paşa gönlü bilir, ne zaman isterse o zaman aile kurar.
devamını gör...
çocukken ip atlayarak sokaklarda gezen kız
"çok paslanmışım be" diye hayıflanıyor şu sıralar.
devamını gör...
feminizm
avrupa'da sonunun geldiğini, okuduğum makaleler ve girdiğim illegal sitelerden anlayabildiğim, amerika'daki sonunu ise; gerçekten merak ettiğim, fransız ihtilali sonrası gelişen sanayi devrimi endeksli düşünce sistemi ve eylemler bütünüdür.
hemen yazılan makalelerin içeriğinin, çocuk çağından beri kadını ön plana alan sistemleri eleştirmekle işe başlayıp bunu bilimsel temellere dayandırma güdümünde olduğunu belirtmeliyim. uzmanlar; erkek çocukların manevi olarak ezilerek büyütüldüğünün, dolayısıyla da yaşama bir sıfır yenik başlayan erkek çocuklarda, ileriki yaşamlarında ortaya çıkan ve daha büyük boyutlara varan özgüven problemleri, varoluş kaygısı, içe kapanıklık, kendini eksik görme gibi sorunlardan uzun uzun bahsetmektedir. hatta bunları çeşitli verilere de dayandırarak bilimsel tüm etkinliklerini ortaya koyuyorken, nesillerinin de tehlikede olduğunun altını çizmektedirler.
cinsiyet ayrımı göstermeksizin, yani hem kadın hem de erkek uzmanların, yazdıklarından yola çıkarak makalelerde: kendi eğitim sistemleri ve çalışma hayatları eleştirilirken, halkın buna bakış açısının da kendileriyle özdeşik olduğunu anlamanız hiç zor olmamakta.
ki oluşmuş bir kalıpları da var aslında onlarda: oprahsın zaten hadi yürü kızım... işte kadının, bu denli feminist bir yaklaşımla yüreklendirilerek yaşama atılması nedeniyle erkek benliğinin, hoşlandığı kadından, kendini fazlasıyla eksik görme ya da sıradan bir açılamama halinin, aslında hiç de sıradan olmadığı ve nesillerinin tehlikede olduğunu açıklıyor ve buna tarihi seyir içerisinde doğum, evlilik ve erkek bireylerden elde edilen verileri de ekleyerek tek tek kanıtlıyorlar.
açıkçası alanım olması halinde bu makaleleri zevkle çevirip bizim sahte feminist dünyasına duyurmayı çok istiyorum lakin alanım dışı ancak ilgim içi. böyle giderse yeni bir üniversite okumaktan ve klinik psikolog hatta kazanabilmem halinde psikiyatri alanlarına yönelmem ihtimal dahilinde görünüyor...
benim yaşam tecrübelerimden gördüğüm kadarıyla; salt bir feminist etkinlikle çocuk yetiştirmek yahut eğitim vermek yerine -ki kendim de yetiştirilirken bu feminizm etkisine çevremdeki hanımlardan bayağı bi'katkı (!) sağlandı- iyi ve kötü olguların salt iyi ve salt kötü ekseninden sıyırarak öğretilmesi gerektiğini düşünüyorum. örneğin erkek eğitiminde; baskıdan, güçlü görünmenin ağlamak, şiddet, mutfaktan uzak kalmak ve yahut çapkınlık gibi itemlerden uzak kalınarak yapılması ile pekiştirileceğini düşünüyorum. yine kadın eğitiminde hanımlara, güçlü olmanın fiziki, maddi hatta psikolojik bir etmene değil, erkek-kadın paylaşımcı yaklaşımdan ve yardımlaşmadan geçtiği öğretilmeli. hatta her erkeği kötü görmek yerine, insanı insan görüp, cinsiyet ayırmaksınızın yaklaşmakla ne feminizme gerek kalacağı ne de kadın cinayetlerinin ve baskılarının devam edeceği kanaatindeyim. ah bir de eğitimi eğitimcilere bıraksalar her şey çok daha güzel olacak ancak bizde eğitim maliyeden işletmeden ve iktisattan geçmekte.
hemen yazılan makalelerin içeriğinin, çocuk çağından beri kadını ön plana alan sistemleri eleştirmekle işe başlayıp bunu bilimsel temellere dayandırma güdümünde olduğunu belirtmeliyim. uzmanlar; erkek çocukların manevi olarak ezilerek büyütüldüğünün, dolayısıyla da yaşama bir sıfır yenik başlayan erkek çocuklarda, ileriki yaşamlarında ortaya çıkan ve daha büyük boyutlara varan özgüven problemleri, varoluş kaygısı, içe kapanıklık, kendini eksik görme gibi sorunlardan uzun uzun bahsetmektedir. hatta bunları çeşitli verilere de dayandırarak bilimsel tüm etkinliklerini ortaya koyuyorken, nesillerinin de tehlikede olduğunun altını çizmektedirler.
cinsiyet ayrımı göstermeksizin, yani hem kadın hem de erkek uzmanların, yazdıklarından yola çıkarak makalelerde: kendi eğitim sistemleri ve çalışma hayatları eleştirilirken, halkın buna bakış açısının da kendileriyle özdeşik olduğunu anlamanız hiç zor olmamakta.
ki oluşmuş bir kalıpları da var aslında onlarda: oprahsın zaten hadi yürü kızım... işte kadının, bu denli feminist bir yaklaşımla yüreklendirilerek yaşama atılması nedeniyle erkek benliğinin, hoşlandığı kadından, kendini fazlasıyla eksik görme ya da sıradan bir açılamama halinin, aslında hiç de sıradan olmadığı ve nesillerinin tehlikede olduğunu açıklıyor ve buna tarihi seyir içerisinde doğum, evlilik ve erkek bireylerden elde edilen verileri de ekleyerek tek tek kanıtlıyorlar.
açıkçası alanım olması halinde bu makaleleri zevkle çevirip bizim sahte feminist dünyasına duyurmayı çok istiyorum lakin alanım dışı ancak ilgim içi. böyle giderse yeni bir üniversite okumaktan ve klinik psikolog hatta kazanabilmem halinde psikiyatri alanlarına yönelmem ihtimal dahilinde görünüyor...
benim yaşam tecrübelerimden gördüğüm kadarıyla; salt bir feminist etkinlikle çocuk yetiştirmek yahut eğitim vermek yerine -ki kendim de yetiştirilirken bu feminizm etkisine çevremdeki hanımlardan bayağı bi'katkı (!) sağlandı- iyi ve kötü olguların salt iyi ve salt kötü ekseninden sıyırarak öğretilmesi gerektiğini düşünüyorum. örneğin erkek eğitiminde; baskıdan, güçlü görünmenin ağlamak, şiddet, mutfaktan uzak kalmak ve yahut çapkınlık gibi itemlerden uzak kalınarak yapılması ile pekiştirileceğini düşünüyorum. yine kadın eğitiminde hanımlara, güçlü olmanın fiziki, maddi hatta psikolojik bir etmene değil, erkek-kadın paylaşımcı yaklaşımdan ve yardımlaşmadan geçtiği öğretilmeli. hatta her erkeği kötü görmek yerine, insanı insan görüp, cinsiyet ayırmaksınızın yaklaşmakla ne feminizme gerek kalacağı ne de kadın cinayetlerinin ve baskılarının devam edeceği kanaatindeyim. ah bir de eğitimi eğitimcilere bıraksalar her şey çok daha güzel olacak ancak bizde eğitim maliyeden işletmeden ve iktisattan geçmekte.
devamını gör...
en güzel günlerimiz
henüz yaşamadıklarımızdır.
devamını gör...
köylerdeki komik lakaplar
kerdız . türkçesi eşşek hırsızı .
devamını gör...
30 yaşını geçmiş ama hala sözlükte yazan insan
tecrübelerini insanlara daha kolay bir şekilde aktaracak yazardır. her sözlüğün ve biz toy yazarların böyle yaşını başını almış ,görmüş geçirmiş insanlara ihtiyacı vardır.
ayrıca 30 yaşından sonra insanlar ot gibi yaşadığını mı sanıyorsunuz arkadaşlar biz gençlerin yaptığı her şeyi yapıyorlardır.
ayrıca 30 yaşından sonra insanlar ot gibi yaşadığını mı sanıyorsunuz arkadaşlar biz gençlerin yaptığı her şeyi yapıyorlardır.
devamını gör...
emiliano zapata
zamanında şişli belediyesinin maçka parkına büstünü yaptırdığı devrimci lider.
devamını gör...
hz. muhammed
(bkz: sallallahu aleyhi ve sellem)
devamını gör...
söylemekten hoşlanılan fakat günümüzde pek kullanılmayan kelimeler
vakıf olmak,
kafi, mihmandar,
gayri ihtiyari,
mütevellit.
çok daha fazlalar da aklıma ilk bunlar geldi. severim ben eski kelimeleri. şu an kullanılan kelimeler çok sığ. her hale karşılık gelmiyorlar.
kafi, mihmandar,
gayri ihtiyari,
mütevellit.
çok daha fazlalar da aklıma ilk bunlar geldi. severim ben eski kelimeleri. şu an kullanılan kelimeler çok sığ. her hale karşılık gelmiyorlar.
devamını gör...
myers-briggs kişilik göstergesi
insan karakterini belirleyen enteresan bilişsel test. insanları temelde içe dönük ve dışa dönük olarak ikiye ayırır. bu tipler de alt dallanmalarla toplamda 16 karakter belirler. bir çok testte olduğu gibi olumsuz sonuçlar fazla olmadığından insanlar kendilerine uygun sonuçlar verdiğini söylüyorlar. intp a bana uyuyor aslında. bilemiyorum altan bilemiyorum. işte o test.
devamını gör...
sevgiliye ithaf edilebilecek en güzel dize
devamını gör...
oğlak burcu
oğlak benim yükselenim,
analiz olayı doğru, temizlikte düzende jilet olayı doğru, iş güç olarak çok şükür esas burcum aslanın tembelliğini dengeliyor, inat da bonus..
analiz olayı doğru, temizlikte düzende jilet olayı doğru, iş güç olarak çok şükür esas burcum aslanın tembelliğini dengeliyor, inat da bonus..
devamını gör...
bir erkeğin giymemesi gereken şeyler
babet çorap.
devamını gör...
sevgisiz büyümüş insan
hayatı boyunca sevgiyi arayan insana dönüşecek insandır. her tanıdığından en saf haliyle sevgi bekler ama her seferinde de yıkımla biten ilişkiler içinde bulur kendisini.
devamını gör...
