güneş kremi
ilk gördüğü güneşte, çillenen kızaran benim gibi soluk benizliler için
icat olmuş krem.
icat olmuş krem.
devamını gör...
insanların kendilerinde olmayan şeylere düşman olması
bir insanı hazımsızlık ve kıskançlıkta master düzeyde olmasını ispatlayan düşmanlık.
dikkat ederseniz eğer sözlüğümüzde de bu tiplerden çokça mevcut olduğunu göreceksiniz.
dikkat ederseniz eğer sözlüğümüzde de bu tiplerden çokça mevcut olduğunu göreceksiniz.
devamını gör...
zengin bir eş bulma hayali
o zaman güzel ve gerçekten yaşanmış bir olayı alıntılayarak bu başlığa güzel bir tanımla katkıda bulunalım.
--- alıntı ---
çok ilginç bir yazışma bu; belki daha önce okumuş olanlarınız vardır. fakat internette dolaşan bu yazıyı sizlerle paylaşmaktan kendimi alamadım. adam, dünyanın en ünlü finans şirketlerinden birinin başkanı olabilir. ama burada “güzin abla”lık yapıyor. hem de çok yerinde ve tam benlik bir cevap veriyor, zengin koca peşindeki kıza. bu sıkıntılı günlerde biraz gülümsemek hiç de fena olmayacak sanırım.
dünyanın en büyük finans şirketlerinden j.p. morgan’ın ceo’su james dimon, zengin koca avcısı bir kızın attığı elektronik postaya bakın nasıl cevap veriyor.
önce kızın j.p. morgan’a yolladığı elektronik postaya bir göz atalım:
“sayın morgan, size karşı dürüst olacağım. bu yıl 25 yaşına giriyorum. çok güzelim, iyi bir stilim var ve kaliteli şeyleri severim. yıllık geliri en az 500 bin dolar veya daha fazla olan bir adamla evlenmek istiyorum.
açgözlü olduğumu düşünebilirsiniz, fakat new york’ta yıllık geliri 1 milyon dolar olan insanlar maalesef orta sınıf sayılıyor. çok şey istemiyorum.
sizin sitenizde yıllık geliri 500 bin dolar veya daha fazla olan birileri var mı? hepiniz evli misiniz? bu konuları merak ediyor ve sormak istiyorum, sizin gibi zengin insanlarla evlenmek için ne yapmam gerek?
bugüne kadar birlikte olduğum erkekler arasında en zengini yılda 250 bin dolar kazanıyordu. central park’ın batı yakasında, yüksek bütçeli rezidanslarda yaşamak isteyen biri için yıllık 250 bin dolar yeterli değil.
size alçak gönüllülükle soruyorum;
1) zengin bekârlar nerede takılır? (lütfen bar, restoran, spor salonu, kulüp vs. gibi mekânların isimlerini ve adreslerini yazar mısınız?)
2) hangi yaş kategorisine odaklanmalıyım? 3) çoğu zenginin eşleri neden ortalama güzellikte? birkaç kızla tanıştım; güzel veya ilgi çekici değiller ama zengin erkeklerle evlenebilmişler.
4) kimin karınız, kimin yalnızca sevgiliniz olabileceğine nasıl karar veriyorsunuz? benim hedefim evlenmek. zengin bir adamla evlenebilmek için ne yapmalıyım?”
saygılarımla
bayan güzel
işte dımon’un kıza yanıtı
“sevgili bayan güzel, yazınızı büyük bir ilgiyle okudum. tahmin ediyorum ki sizin gibi aynı soruları soran pek çok genç kız vardır.
lütfen profesyonel bir yatırımcı olarak durumunuzu analiz etmeme izin verin. benim yıllık gelirim 500 bin doların üzerinde, sizin kriterlerinize uyuyor, bu sebeple zamanınızı boş yere çalmadığımı umut ediyorum.
bir işadamı gözünden bakarsak, sizinle evlenmek kötü bir fikir. nedeni ise çok basit, lütfen açıklamama izin verin.
detayları bir kenara bırakırsak, yapmaya çalıştığınız şey ‘güzellik’ ile ‘para’ ikilisini takas etmek: a kişisi güzelliği sağlar, b kişisi de bunun için ödeme yapar, gayet adil.
fakat burada ölümcül bir problem var; sizin güzelliğiniz kaybolacak ama benim param iyi bir sebep olmadıkça tükenmeyecek.
aslına bakarsanız, benim gelirim yıldan yıla artabilir, ancak siz yıldan yıla güzelleşemezsiniz. bu sebeple, ekonomik açıdan bakarsak, ben değer kazanan bir varlıkken siz değer kaybeden bir varlıksınız. hem de sıradan bir değer kaybı değil, katlanarak artan bir değer kaybı.
eğer güzellik sizin tek varlığınızsa, değeriniz 10 yıl sonra çok daha düşük olacak.
wall street’te kullandığımız bir terimden yola çıkarsak, sizin için ‘takas pozisyonu’ diyebiliriz, ‘satın al ve bekle’ değil.
sizi satın almak iyi bir fikir değil, bu sebeple kiralamayı tercih ederim. çünkü alışveriş değeri düşen bir şeyi uzun süre elde tutmak hiç de akıllıca değildir. şüphesiz; aynı şey sizin istediğiniz evlilik için de geçerli.
bu yazdıklarım size zalimce geliyorsa bir de şöyle düşünün; tüm paramı kaybetseydim, beni terk etmez miydiniz? aynı şekilde güzelliğinizi kaybettiğinizde, benim de çıkış yolunu bulmam gerekmez mi?
yıllık geliri 500 bin doların üstünde olan insanlar aptal değil; sizinle yalnızca çıkarız ama evlenmeyiz. size, zengin bir adamla evlenme fikrini unutmanızı öneririm.
bu arada, yılda 500 bin dolar kazanan o zengin siz olabilirsiniz. zira o kadar parayı kazanmak, zengin bir aptal bulabilme ihtimalinizden daha yüksek.”
ceo j.p. morgan
--- alıntı --- kaynak burdan buyrunuz
evet adam resmen seni napayım. zaten ben zenginim kiralarım on sene sonra bi daha kiralarım demiş. yani güzel hanımlar boşverin zengin kocayı falan, çalışın çabalayın emek verin kendi ayaklarınızın üzerinde durun. başkalarının attığı temellerin üzerinde durmayın. zengin kadın bulurum diye gezen hemcinslerime zaten tek kelime etmeyeceğim. (bkz: suratınıza tükürmek isterdim,ama ondan da anlamazsınız ki siz)
--- alıntı ---
çok ilginç bir yazışma bu; belki daha önce okumuş olanlarınız vardır. fakat internette dolaşan bu yazıyı sizlerle paylaşmaktan kendimi alamadım. adam, dünyanın en ünlü finans şirketlerinden birinin başkanı olabilir. ama burada “güzin abla”lık yapıyor. hem de çok yerinde ve tam benlik bir cevap veriyor, zengin koca peşindeki kıza. bu sıkıntılı günlerde biraz gülümsemek hiç de fena olmayacak sanırım.
dünyanın en büyük finans şirketlerinden j.p. morgan’ın ceo’su james dimon, zengin koca avcısı bir kızın attığı elektronik postaya bakın nasıl cevap veriyor.
önce kızın j.p. morgan’a yolladığı elektronik postaya bir göz atalım:
“sayın morgan, size karşı dürüst olacağım. bu yıl 25 yaşına giriyorum. çok güzelim, iyi bir stilim var ve kaliteli şeyleri severim. yıllık geliri en az 500 bin dolar veya daha fazla olan bir adamla evlenmek istiyorum.
açgözlü olduğumu düşünebilirsiniz, fakat new york’ta yıllık geliri 1 milyon dolar olan insanlar maalesef orta sınıf sayılıyor. çok şey istemiyorum.
sizin sitenizde yıllık geliri 500 bin dolar veya daha fazla olan birileri var mı? hepiniz evli misiniz? bu konuları merak ediyor ve sormak istiyorum, sizin gibi zengin insanlarla evlenmek için ne yapmam gerek?
bugüne kadar birlikte olduğum erkekler arasında en zengini yılda 250 bin dolar kazanıyordu. central park’ın batı yakasında, yüksek bütçeli rezidanslarda yaşamak isteyen biri için yıllık 250 bin dolar yeterli değil.
size alçak gönüllülükle soruyorum;
1) zengin bekârlar nerede takılır? (lütfen bar, restoran, spor salonu, kulüp vs. gibi mekânların isimlerini ve adreslerini yazar mısınız?)
2) hangi yaş kategorisine odaklanmalıyım? 3) çoğu zenginin eşleri neden ortalama güzellikte? birkaç kızla tanıştım; güzel veya ilgi çekici değiller ama zengin erkeklerle evlenebilmişler.
4) kimin karınız, kimin yalnızca sevgiliniz olabileceğine nasıl karar veriyorsunuz? benim hedefim evlenmek. zengin bir adamla evlenebilmek için ne yapmalıyım?”
saygılarımla
bayan güzel
işte dımon’un kıza yanıtı
“sevgili bayan güzel, yazınızı büyük bir ilgiyle okudum. tahmin ediyorum ki sizin gibi aynı soruları soran pek çok genç kız vardır.
lütfen profesyonel bir yatırımcı olarak durumunuzu analiz etmeme izin verin. benim yıllık gelirim 500 bin doların üzerinde, sizin kriterlerinize uyuyor, bu sebeple zamanınızı boş yere çalmadığımı umut ediyorum.
bir işadamı gözünden bakarsak, sizinle evlenmek kötü bir fikir. nedeni ise çok basit, lütfen açıklamama izin verin.
detayları bir kenara bırakırsak, yapmaya çalıştığınız şey ‘güzellik’ ile ‘para’ ikilisini takas etmek: a kişisi güzelliği sağlar, b kişisi de bunun için ödeme yapar, gayet adil.
fakat burada ölümcül bir problem var; sizin güzelliğiniz kaybolacak ama benim param iyi bir sebep olmadıkça tükenmeyecek.
aslına bakarsanız, benim gelirim yıldan yıla artabilir, ancak siz yıldan yıla güzelleşemezsiniz. bu sebeple, ekonomik açıdan bakarsak, ben değer kazanan bir varlıkken siz değer kaybeden bir varlıksınız. hem de sıradan bir değer kaybı değil, katlanarak artan bir değer kaybı.
eğer güzellik sizin tek varlığınızsa, değeriniz 10 yıl sonra çok daha düşük olacak.
wall street’te kullandığımız bir terimden yola çıkarsak, sizin için ‘takas pozisyonu’ diyebiliriz, ‘satın al ve bekle’ değil.
sizi satın almak iyi bir fikir değil, bu sebeple kiralamayı tercih ederim. çünkü alışveriş değeri düşen bir şeyi uzun süre elde tutmak hiç de akıllıca değildir. şüphesiz; aynı şey sizin istediğiniz evlilik için de geçerli.
bu yazdıklarım size zalimce geliyorsa bir de şöyle düşünün; tüm paramı kaybetseydim, beni terk etmez miydiniz? aynı şekilde güzelliğinizi kaybettiğinizde, benim de çıkış yolunu bulmam gerekmez mi?
yıllık geliri 500 bin doların üstünde olan insanlar aptal değil; sizinle yalnızca çıkarız ama evlenmeyiz. size, zengin bir adamla evlenme fikrini unutmanızı öneririm.
bu arada, yılda 500 bin dolar kazanan o zengin siz olabilirsiniz. zira o kadar parayı kazanmak, zengin bir aptal bulabilme ihtimalinizden daha yüksek.”
ceo j.p. morgan
--- alıntı --- kaynak burdan buyrunuz
evet adam resmen seni napayım. zaten ben zenginim kiralarım on sene sonra bi daha kiralarım demiş. yani güzel hanımlar boşverin zengin kocayı falan, çalışın çabalayın emek verin kendi ayaklarınızın üzerinde durun. başkalarının attığı temellerin üzerinde durmayın. zengin kadın bulurum diye gezen hemcinslerime zaten tek kelime etmeyeceğim. (bkz: suratınıza tükürmek isterdim,ama ondan da anlamazsınız ki siz)
devamını gör...
güzel kızların yalnız olmaları
sebebi bu güzeldir, kesin hayatında birş vardır düşüncesinde olan erkeklerdir.
kesin bu kıza yürüyen 10 kişi vardır diye düşünüp yalnız olduğuna inanmazlar.
napalım bu da böyle bir kadersizlik.
kesin bu kıza yürüyen 10 kişi vardır diye düşünüp yalnız olduğuna inanmazlar.
napalım bu da böyle bir kadersizlik.
devamını gör...
çocuklar için tuvalet eğitimi
her ebeveynin bir gün yüzleşeceği korku dolu bir dönemdir. maalesef ki tamamen çocuğun karakterine huyuna kalmış bir durum. hiç uğraşmadan 3 günde halleden de oluyor 3 ayda beceremeyen de oluyor. bu konuda yazılmış çizilmiş yabancı dilden türkçeye çevirilmişler dahil bir çok kitap var. 200 sayfalık kitabı okuduk ama hiç birisini uygulamaya fırsat/gerek kalmadan bizim ufaklık 3 günde halletti bu işi büyük ölçüde.
tamamlandıktan sonra ebeveyn büyük ölçüde rahatlıyor. sürekli bez/ıslak mendil taşıma derdi ortadan kalkıyor. günde 2 kez boklu bezi açıp her seferinde burnunuzun çürümesi gibi dertler ortadan kalkıyor. bez masrafı da ortadan kalkıyor.
gece ıslatması ise bu eğitimin dışında bence. çocuğun bunun bilincine varması ve gece çişini tutması 1-2 yıl alabiliyor.
tamamlandıktan sonra ebeveyn büyük ölçüde rahatlıyor. sürekli bez/ıslak mendil taşıma derdi ortadan kalkıyor. günde 2 kez boklu bezi açıp her seferinde burnunuzun çürümesi gibi dertler ortadan kalkıyor. bez masrafı da ortadan kalkıyor.
gece ıslatması ise bu eğitimin dışında bence. çocuğun bunun bilincine varması ve gece çişini tutması 1-2 yıl alabiliyor.
devamını gör...
tarihi şahsiyetler yazar olsa açacağı başlıklar
jul sezar-(bkz: veni vidi vici'nin gezi programlarında kullanılmasından hoşnut olmamam). (bkz: biz onu siz roma'da diyin diye mi dedik)
devamını gör...
geceye bir poyraz karayel repliği bırak
“dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması, kimsenin sana benim gibi dokunamayacağının kanıtıdır!”
devamını gör...
domestic hıyar
deli ama aynı zamanda dopdolu yazarimizdir kendileri. tanımlarını büyük bir zevkle ve gülümseme ile okuyorum. yazılarının büyük takipçisiyiz dostlar.
devamını gör...
pinky ve android ile pembe robotik sakız radyo yayını
benim gibi aklı karışanlar için ilk iki tanımın mealini yazayım :)
1. kısaltması "pink" olan arkadaş ressam artemisia gentileschi 'yi anlatacak,
2. kısaltması "robotik" olan arkadaş ise heykeltraş camille claudel' ı anlatacak.
3. arada şarkılar olacak ( istek ve/veya playlistte ne tür şarkılar olacağı belli değil ama kahtalı mıçı veya ankaralı namık beklemek nafile olur gibi, haberiniz ola)
4. bilgi seviyesi yukarda olacak gibi, en azından bize yansıtılan o.
5. pink denilen arkadaş robotik denilen arkadaşı 14 şubatta selam yollamış (bizden de selam olsun) o da hem sözlüğe gelmiş, hem de pink'in yayın ortağı olacak.
6. güzel bir yayın olsun, şimdiden başarılar :) bekliyoruz efendim.
1. kısaltması "pink" olan arkadaş ressam artemisia gentileschi 'yi anlatacak,
2. kısaltması "robotik" olan arkadaş ise heykeltraş camille claudel' ı anlatacak.
3. arada şarkılar olacak ( istek ve/veya playlistte ne tür şarkılar olacağı belli değil ama kahtalı mıçı veya ankaralı namık beklemek nafile olur gibi, haberiniz ola)
4. bilgi seviyesi yukarda olacak gibi, en azından bize yansıtılan o.
5. pink denilen arkadaş robotik denilen arkadaşı 14 şubatta selam yollamış (bizden de selam olsun) o da hem sözlüğe gelmiş, hem de pink'in yayın ortağı olacak.
6. güzel bir yayın olsun, şimdiden başarılar :) bekliyoruz efendim.
devamını gör...
arasta
çeşitli malların satıldığı çarşılarda, aynı türden ürünleri satan dükkânların bir arada bulunduğu bölüm. farsça kökenli bir kelimedir.
devamını gör...
il olması gereken ilçeler
kesinlikle edremit. balıkesir’in sanayisini de kapatın ilçe yapın.
devamını gör...
fazla kahve içmenin kötü hissettirmesi
bilmiyorum bu durum sadece bende mi oluyor ?
bünyem yüksek doz kafeine garip bir tepki veriyor, baş ağrısı,halsizlik hissi,t,titreme ile görülen terleme,gözlerde kızarıklık,nefes darlığı,mide bulantısı,hüzün,depresif ruh hali,pişmanlıkları düşünmek,huzursuzluk,boyunda kasıntı.
içmiyorum lan bundan sonra kahve falan
bünyem yüksek doz kafeine garip bir tepki veriyor, baş ağrısı,halsizlik hissi,t,titreme ile görülen terleme,gözlerde kızarıklık,nefes darlığı,mide bulantısı,hüzün,depresif ruh hali,pişmanlıkları düşünmek,huzursuzluk,boyunda kasıntı.
içmiyorum lan bundan sonra kahve falan
devamını gör...
sıradan şeylerin absürt karşılanması
bana batan durumlardır.
kadınların bir erkeğin yanında yahut aile bireyi yanında sigara içmesinin saygısızlık olarak görülmesi bana uymuyor. bu düşünce yapısında olan insanların yanında bir dakikadan fazla durduğumda boğuluyorum. fikirlerini değiştiremeyeceğini bildiğim içinde hiç açıklama yapıp kendimi yormak istemiyorum. bilmem kaçıncı yüzyıldayız sayın moron dinazor kafası da diyemiyorum. saygıyı bozma sudoku, o şöyle bir büyüğümüz, yok böyle saygıdeğer bir tanıdığımız... saygısınına da şöyle koyayım, değerlerine de böyle koyayım!
yeter ulan, bitmedi bu kafalar. bir sigarayamı bağlı benim namusum? üstelik her gün görmediğim bir dinazor için ben neden kendimden, prensiplerimden ve yaşam tarzımdan ödün vereyim ulan? sökerler öyle hayatı.
bir de sevgililiğe karşı olmak var. ayyyyyyyyyyyy bu gerçekten varya dinazor devrininde ötesinde, mağara çağından kalma bir namus ölçütü. ne demek sevgilin var? senin sevgilin olamaz. direkt evlenmen lazım. hoşlanmak ne kelime, birine kazara baksan yolcusun. eee saygıdeğer dinazorcum, bu kısımda sana yine içimden bazı şeyler saydırıyorum, hayatına kaydırıyorum suratım asıkken ama içeriyi bir gör. bir küfür şelalesi akıyor içeride. nasıl zevkli sana salak salak bakarken beynim boşmuş gibi davranıp, içerisinin bu denli cümbüşlü olması biliyor musun?
isterdim omuzlarından tutup seni silkelerken saçma düşüncelerinin beyninden toz taneleri şeklinde boşalmasını. yapamıyorum, sen de böylesin ve seni böyle kabullenmeliyim diyemiyorum. midem bulanır iki yüzlülükten. el mahkum kaçıyorum happy place'ime sığınıyorum ama senin yine de bir çağa ayak uydurmayı gözden geçirmen gerek. sen ve senin gibi olan sözde avrupa görmüş dinazorlar.
kadınların bir erkeğin yanında yahut aile bireyi yanında sigara içmesinin saygısızlık olarak görülmesi bana uymuyor. bu düşünce yapısında olan insanların yanında bir dakikadan fazla durduğumda boğuluyorum. fikirlerini değiştiremeyeceğini bildiğim içinde hiç açıklama yapıp kendimi yormak istemiyorum. bilmem kaçıncı yüzyıldayız sayın moron dinazor kafası da diyemiyorum. saygıyı bozma sudoku, o şöyle bir büyüğümüz, yok böyle saygıdeğer bir tanıdığımız... saygısınına da şöyle koyayım, değerlerine de böyle koyayım!
yeter ulan, bitmedi bu kafalar. bir sigarayamı bağlı benim namusum? üstelik her gün görmediğim bir dinazor için ben neden kendimden, prensiplerimden ve yaşam tarzımdan ödün vereyim ulan? sökerler öyle hayatı.
bir de sevgililiğe karşı olmak var. ayyyyyyyyyyyy bu gerçekten varya dinazor devrininde ötesinde, mağara çağından kalma bir namus ölçütü. ne demek sevgilin var? senin sevgilin olamaz. direkt evlenmen lazım. hoşlanmak ne kelime, birine kazara baksan yolcusun. eee saygıdeğer dinazorcum, bu kısımda sana yine içimden bazı şeyler saydırıyorum, hayatına kaydırıyorum suratım asıkken ama içeriyi bir gör. bir küfür şelalesi akıyor içeride. nasıl zevkli sana salak salak bakarken beynim boşmuş gibi davranıp, içerisinin bu denli cümbüşlü olması biliyor musun?
isterdim omuzlarından tutup seni silkelerken saçma düşüncelerinin beyninden toz taneleri şeklinde boşalmasını. yapamıyorum, sen de böylesin ve seni böyle kabullenmeliyim diyemiyorum. midem bulanır iki yüzlülükten. el mahkum kaçıyorum happy place'ime sığınıyorum ama senin yine de bir çağa ayak uydurmayı gözden geçirmen gerek. sen ve senin gibi olan sözde avrupa görmüş dinazorlar.
devamını gör...
çilemek
bülbülün şakıması, ötmesine denir. çile bülbülüm de şakı, neşeyle öt ey bülbül anlamına gelir. şarkıda gülüyor içim dışım derken çoğunun yanlış düşündüğü gibi dertlenmek olmaz.
devamını gör...
aşı üretse korkmadan alınacak markalar
eyüp sabri tuncer
devamını gör...
parasite
sanatsal açıdan ve oyunculuk performansları olarak çok iyi bir iş çıkaran film
güney kore sinemasını pek bilmeyen izleyiciler için bazı sahneler abartı gelebilir ama film zaten traji-komik olduğundan bunlar çok göze batmıyor
o kadar ince düşünülmüş ve hayatın içinden olabilecek sahneleri var ki (özellikle koku ve çadır olayı) filme hayranlığı onlar arttırıyor
baştan sona anlatılmak istenen şey çok güzel resmedilmiş
güney kore sinemasını pek bilmeyen izleyiciler için bazı sahneler abartı gelebilir ama film zaten traji-komik olduğundan bunlar çok göze batmıyor
o kadar ince düşünülmüş ve hayatın içinden olabilecek sahneleri var ki (özellikle koku ve çadır olayı) filme hayranlığı onlar arttırıyor
baştan sona anlatılmak istenen şey çok güzel resmedilmiş
devamını gör...
sözlüğün en kaliteli 5 yazarı
adam kendini iki kere koymuş.
neyse allah'tan beni de koymuş listeye.
bir an çarpacaktım, sonra affettim.
şimdi gencolar napıyoruz,
ben, artı istediğiniz herkese oy veriyorsunuz, ortada bir emek var, zayi olmasın.
neyse allah'tan beni de koymuş listeye.
bir an çarpacaktım, sonra affettim.
şimdi gencolar napıyoruz,
ben, artı istediğiniz herkese oy veriyorsunuz, ortada bir emek var, zayi olmasın.
devamını gör...
takip etmenin ne işe yaradığını çözememek
gün içinde telaştan okuyamazsınız herkesi. tanımlarını beğenip takibe aldığınız kişinin müsait zamanda profiline kolayca girip yazdıklarına göz atarsınız. ya da atmazsınız bir tanımına hayran kalıp sırf takipçisi olduğunu hissettirirsiniz falan filan. varsa kullanmak lâzım bu özelliği dediğim başlıktır.
devamını gör...
yalnızlık paylaşılmaz
“öncesinde yenidendim, sonrasında eskidendim. geldim gördüm betikleri, anladım bir nedendim. bir oyunda üşüdüm, bir oyunda terledim. birine merdivendim, öbürüne gidendim.”
devamını gör...
