sözlük radyosu
artık bir discord kulübü olan radyodur. allah için katılım artsın, çıkın gelin ahali. geçen şarkı adı sordum, cevaplayacak kimse yoktu. el mahkum dinlediğim cümleyi aklımda tutmak zorunda kaldım. iki üç kere tekrarlayamasaydım içimden uçup gidecekti o şarkı. benim için ne büyük ızdırap bilemezsiniz. şöyle bir beş yüz on milyon kişi olsa discord sunucusunda, sorduğum şarkı anında cevaplansa, beynimi kullanmaktan kaçsam? nasıl olur? müzikli olur. gelin hadi içerde çekirdek dağıtıyor gomercan, ben şahidim.
devamını gör...
değeri bilinmeyen anlar
zaman geçip giden bir kavramdır ve anın değeri bilinmelidir. çünkü geri dömülmeyecektir.
devamını gör...
olmak istenen cansız varlık
deniz feneri olmak isterdim. aylarca yıllarca bıkmadan denizi seyredeyim isterdim.
devamını gör...
çirkef insanla baş etme yöntemleri
sadece 2 yöntem vardır.
ya hızla oradan uzaklaşacaksınız ya da oradan uzaklaşana kadar siz de çirkef biri gibi davranacaksınız. başka çaresi yok.
ben yerine göre her iki yöntemi de kullanıyorum. ikisi de etkili oluyor ama çirkef biri gibi davranmaya mecbur kalınca kısa süreliğine kendimden nefret ediyorum.
ya hızla oradan uzaklaşacaksınız ya da oradan uzaklaşana kadar siz de çirkef biri gibi davranacaksınız. başka çaresi yok.
ben yerine göre her iki yöntemi de kullanıyorum. ikisi de etkili oluyor ama çirkef biri gibi davranmaya mecbur kalınca kısa süreliğine kendimden nefret ediyorum.
devamını gör...
damızlık kızın öyküsü
düşünce tarzımla çok uyuştuğuna inandığım margeret atwood distopyası. hemen hiç konuşma olmuyor, tamamen kızın zihnindeyiz.bu nedenle de kadının bildiği,gördüğü ve yaşadıkları haricinde başka bir bilgimiz olamıyor.ilk sayfalarda neredeyim ne yapıyorum gibi amnezik bir his yaşatıyor ama bir süre sonra o dünyaya alışıyoruz.kadınlara sözde korunaklı ve özel varlıklar oldukları, kıymetli olduklarını söyledikleri bir yaşantı kurulmuş.burada biçilen değer ise tamamen doğurganlık üzerine. ne kadar doğurursa ederi de o kadar kadınların. şimdi kapalı kapılar ardında vücut bulan yaşantılardan ve anlayıştan pek de farkı yok bu açıdan. farkı,bunun bir öte-gelecekte yaşanıyor olması. çarpıcı bir kitaptı fikrimce. okumasam ciddi bir kayıp olurdu diye düşünüyorum.
devamını gör...
tüp bebek tedavisi yapan doktorun 49 çocuğun babası çıkması
tıp tarihinde farklı bir çığır açmak isten doktor.
hollanda'da kısırlık tedavisi yapan bir doktor, tedavi ettiği hastalardan dünyaya gelen 49 çocuğun babası çıktı.
bbc'nin haberine göre, yapılan dna testleri, iki yıl önce ölen doktor jan karbaat'ın rotterdam yakınında bijdorp'deki kliniğinde tedavi gören hastalardan dünyaya gelen 49 çocuğun babası olduğunu doğruladı. tedaviyle doğan bir grup çocuk ve ebeveynlerinin jan karbaat hakkındaki iddiaları, yargıya taşınmıştı. buradan
hollanda'da kısırlık tedavisi yapan bir doktor, tedavi ettiği hastalardan dünyaya gelen 49 çocuğun babası çıktı.
bbc'nin haberine göre, yapılan dna testleri, iki yıl önce ölen doktor jan karbaat'ın rotterdam yakınında bijdorp'deki kliniğinde tedavi gören hastalardan dünyaya gelen 49 çocuğun babası olduğunu doğruladı. tedaviyle doğan bir grup çocuk ve ebeveynlerinin jan karbaat hakkındaki iddiaları, yargıya taşınmıştı. buradan
devamını gör...
türk dizilerinin olmazsa olmazları
lüks hayatı sadece şerefsizler elde edebilecek gibi göstermek.
fakirlik kutsalmış gibi göstermek.
fakirlik kutsalmış gibi göstermek.
devamını gör...
kolay gibi görünen ama çok zor olan şeyler
plank.
uzadıkça tüm vücudu acıyla saran ama dışarıdan bakan gözlere hiçbir şey yapmadığınız hissî veren hareket.
uzadıkça tüm vücudu acıyla saran ama dışarıdan bakan gözlere hiçbir şey yapmadığınız hissî veren hareket.
devamını gör...
normal sözlük'ün başarılı olma nedeni
başarı nedeni söyleyebilmek için ortada bir başarı olması gerekli. online sayısının sebebi bu kadar insanın kendini başka bir mecraya ait hissetmemesi olabilir ve tabi ki sözlüğün kullanışlı oluşu da etkili tabi ki.
devamını gör...
lgbt
hastalık olduğunu düşünenler veya topluma zararlı olduğunu düşünenlere sorsak hümanist, özgürlükçü ve aydın olduğunu söyleyeceklerdir muhtemelen. sizin bakış açınız örneğin köpekleri sevmediği için miyavlamalarını istemek gibi bir şeydir. şimdi biz filmlerden izleyince yuh zencilere ne zulmetmişler veya yahudiler neler çekmiş diyoruz ya, ileride de bizim torunlarımız bizim lgbt’ye bakış açımız için de aynı şeyleri düşünecekler.
devamını gör...
61 sayısı edebiyatı yapmak
trabzonlu olmanın ya da trabzonsporlu olmanın gereği olandır.
61 gördüğü zaman durup bir daha bakabilen olmaktır.
matematik hocası olunca da, her sonucu 61 çıkarmaktır.
çünkü;
hayat bizi 61 kenara
ya da bize her yer trabzon
ve, favori emojisi bordo mavi kalp olandır. *
61 gördüğü zaman durup bir daha bakabilen olmaktır.
matematik hocası olunca da, her sonucu 61 çıkarmaktır.
çünkü;
hayat bizi 61 kenara
ya da bize her yer trabzon
ve, favori emojisi bordo mavi kalp olandır. *
devamını gör...
gece on ikiden sonra zamanın hızla akması
güzel bir insanla konuşuyorsanız maalesef gerçek olan olaydır.
hoşunuza giden bir eylem yaparken gerçekten zaman hızlı geçiyor ve üzülüyor insan.
psikolojide adı ne bu olayın sözlüğün psikoloji okuyan tayfası açıklayın lan.
hoşunuza giden bir eylem yaparken gerçekten zaman hızlı geçiyor ve üzülüyor insan.
psikolojide adı ne bu olayın sözlüğün psikoloji okuyan tayfası açıklayın lan.
devamını gör...
yedi numara
yedi numara dizisin de haydar'ın armagan'a aşkını ifade etmek icin söylediği sözlerle dizinin ne kadar muhteşem bir dizi olduğunu varın siz düşünün yazar kardeşlerim
"sıfır bir değer değildir. bir sayı bile degildir. ancak başka bir sayının yanına gelince değer yaratır, tıpkı sevda gibi. sevdanın da tek başına değeri yok. ille de biri olmalı. sıfır ne kadar çoksa sayı o kadar çoğalır. sevda ne kadar çoksa insan o kadar çoğalır, büyür.
sana dese ki biri, "sevdamı al, kendine ekle, bir ömür ile çarp, sonra sonsuza eşitle". yine değeri sıfır mı olur senin için?"
"sıfır bir değer değildir. bir sayı bile degildir. ancak başka bir sayının yanına gelince değer yaratır, tıpkı sevda gibi. sevdanın da tek başına değeri yok. ille de biri olmalı. sıfır ne kadar çoksa sayı o kadar çoğalır. sevda ne kadar çoksa insan o kadar çoğalır, büyür.
sana dese ki biri, "sevdamı al, kendine ekle, bir ömür ile çarp, sonra sonsuza eşitle". yine değeri sıfır mı olur senin için?"
devamını gör...
aleyna çakır'ın tırnağından çıkan dna ve spermin ümitcan uygun'a ait olduğunun tespit edilmesi
nedense aklıma cem garipoğlu geldi. sanki sonu bu cocuk gibi olacak hapiste öldü denip sonra yurtdışına çıkartılacakmış gibi geliyor. umarım hak ettiğini bulur.
devamını gör...
ince ama ufuk açıcı kitaplar
simyacı, dönüşüm, çavdar tarlasında çocuklar, şeker portakalı, satranç.
devamını gör...
çok güzelsiniz sizi buralara düşüren nedir sorusu
(bkz: cennetten düşerken canınız acıdı mı) klişesiyle kapışır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
(bkz: yüzyıllık yalnızlık)
(bkz: gabriel garcia marquez)
ilk başlarda sabır isteyen bir kitap, şimdi öyle keyifli ilerliyor ki bitmesin istiyorum.
(bkz: gabriel garcia marquez)
ilk başlarda sabır isteyen bir kitap, şimdi öyle keyifli ilerliyor ki bitmesin istiyorum.
devamını gör...
pencereden bakmak
insana hayat karşısında korunaklı ve görece özgür bir konum sağlayan asosyallik içerdiği kadar merak da içeren bir eylemdir.
franz kafka sokağa bakan pencere isimli bir öyküsünde bunu kendine göre açıklamıştı. kafkaya göre pencereden bakan kişi hem dışarıdan gelecek tehditlere karşı kendini korumaya almış hem de dışarıdaki hayata katılmak için bir imkan elde etmiş olur. pencere bir eşiktir kafka için. bu eşik fikri başka birçok yazısında da karşımıza çıkar.
1954 yapımı bir alfred hitchcock filmi olan rear windowda da pencerenin korunaklı konumunda bir suça şahit olan bir adamı izliyoruz ancak hitchcock pencerenin o kadar büyük bir güvenlik sağladığını düşünmüyor. çünkü pencere o korunaklı ortama açılan tek giriş değil.
büyük öykücü o.henry’nin muazzam öyküsü the last leaf ise pencereden bakmanın bizi hayata bağlayabileceğini anlatıyor. eğer bunu bizim için yapabilecek biri varsa pencereden dışarı bakıp gördüğümüz şey hayatımızı kurtarabilir yazara göre.
bir umur bugay eseri olan kapıcılar kralı ve bu filmden hareketle çekilen bizimkiler dizisinde de hep pencerede birisi vardır. ya meraklı bir mahalle teyzesi ya da olan biteni izlemeye bayılan meraklı bir sarhoş.
demem o ki pencere bize çok şey vaat eder ve vaatlerinin çoğunu da yerine getirir. güvenlik ya da tehdit, merak öğesi ya da bilgi kaynağı.
o zaman pencerenin perdesini aç bana göster yüzünü.
franz kafka sokağa bakan pencere isimli bir öyküsünde bunu kendine göre açıklamıştı. kafkaya göre pencereden bakan kişi hem dışarıdan gelecek tehditlere karşı kendini korumaya almış hem de dışarıdaki hayata katılmak için bir imkan elde etmiş olur. pencere bir eşiktir kafka için. bu eşik fikri başka birçok yazısında da karşımıza çıkar.
1954 yapımı bir alfred hitchcock filmi olan rear windowda da pencerenin korunaklı konumunda bir suça şahit olan bir adamı izliyoruz ancak hitchcock pencerenin o kadar büyük bir güvenlik sağladığını düşünmüyor. çünkü pencere o korunaklı ortama açılan tek giriş değil.
büyük öykücü o.henry’nin muazzam öyküsü the last leaf ise pencereden bakmanın bizi hayata bağlayabileceğini anlatıyor. eğer bunu bizim için yapabilecek biri varsa pencereden dışarı bakıp gördüğümüz şey hayatımızı kurtarabilir yazara göre.
bir umur bugay eseri olan kapıcılar kralı ve bu filmden hareketle çekilen bizimkiler dizisinde de hep pencerede birisi vardır. ya meraklı bir mahalle teyzesi ya da olan biteni izlemeye bayılan meraklı bir sarhoş.
demem o ki pencere bize çok şey vaat eder ve vaatlerinin çoğunu da yerine getirir. güvenlik ya da tehdit, merak öğesi ya da bilgi kaynağı.
o zaman pencerenin perdesini aç bana göster yüzünü.
devamını gör...
