akut farenjit
sesi yanlış kullanan, diyaframdan habersiz öğretmenlerin başına da gelir. karnınızdan nefes alırsanız ve devam ettirebilir, yani alışırsanız farenjit olma gibi bir riskiniz kalmaz. öyle daha iyi çıkar sesiniz.
hem sesinizi, tüm sınıfa bağırmadan da duyurabilirsiniz, hem de tiyatrovari olacağı için daha dikkat çeker ve etkili olur...bağırırken de boğazdan bağırmadığınız için yine sıyırırsınız…
bir de boğazlarınız kaşınmaya başladığında bir bardak tuzlu suya bir tatlı kaşığı tuz karışımını denizde su yutmuş gibi hem burnunuzdan çekerek hem de gargara yaparak bu rahatsızlığı yaşamadan atlatabilirsiniz...deneyin..
hem sesinizi, tüm sınıfa bağırmadan da duyurabilirsiniz, hem de tiyatrovari olacağı için daha dikkat çeker ve etkili olur...bağırırken de boğazdan bağırmadığınız için yine sıyırırsınız…
bir de boğazlarınız kaşınmaya başladığında bir bardak tuzlu suya bir tatlı kaşığı tuz karışımını denizde su yutmuş gibi hem burnunuzdan çekerek hem de gargara yaparak bu rahatsızlığı yaşamadan atlatabilirsiniz...deneyin..
devamını gör...
her şeyi kafaya takma sorunu
en ufak bir detaya bile takıldıgım icin,bazen oylesine soylenen sozleri bile kafama takarım..geceleri aklıma takılırsa uyuyamam cogunlukla..allahın cezası iğrenç bir özellik..ama nabıcan bizim de beynin dizaynı bu sekil yaani?
devamını gör...
eski sevgilinin yeni sevgilisinin eski sevgilisiyle sevgili olmak
eş değiştirme.
devamını gör...
kitsch
endüstri devrimi sonrası almanya'da ucuz ve popüler resimleri veya eskizleri betimlemek için kullanılmış bir sözcük. zamanla başka dillerde çevirisi yapılmaksızın kendine yer bulan karmaşık bir kavrama dönüştü. bazılarına göre çirkinliği ve bayağılığı kavramsallaştırıp güzelin mertebesine erişiyor, bazılarına göre güzelin tanımını sarsarak kendine alan açıyor.
devamını gör...
entelijans
devamını gör...
sayısalcı kadınların çok sıkıcı olması
niye öyle diyorsunuz beyfendi? alındım, gücendim.
devamını gör...
uzay ve havacılık tıbbı
tıbbın anabilim dallarından biri. son zamanlarda artan insanlı uzay çalışmalarıyla birlikte daha da önemli hale gelmiştir. hava ve uzay personelinde ağırlıksız ortam*, vakum, basınç ve radyasyon kaynaklı meydana gelebilecek çeşitli hastalıkların tanı, teşhis ve tedavisi ile ilgilenir.
devamını gör...
zaman
insanı yavaş yavaş öldüren şeydir. aynı zamanda yaşamdır da kendisi.
devamını gör...
normal sözlük t-shirtleri
"gece modu" varyasyonuna bir hayli yükseldiğim kafa sözlük mucizesidir. puanlarımı biriktirmeye başladım bile :d
teşekkürler yoldaş!
teşekkürler çocuklar!
teşekkürler yoldaş!
teşekkürler çocuklar!
devamını gör...
saatleri ayarlama enstitüsü
türk edebiyatının yüz akı romanlarındandır. ahmet hamdi tanpınar modernleşme eleştirisi yaparken toplumun durumunu etkileyici, akılda kalıcı karakterlerle kurguluyor. romanda tarihsel dönemler ve değişim süreci çerçevesinde bireylerin yaşadığı kavram karmaşası ve kimlik bunalımı ironik bir dille aktarılmaktadır. aynı zamanda kurumların işlevinin yozlaşması da alaylı bir biçimde ele alınmış tanpınar tarafından. ironi ve alaycılığın yanında trajedi unsuru da bunlarla iç içe geçmiştir. ironik sahnelerle romanın trajik havası bir nebze yumuşatılmış komik bir görünüm kazanmıştır. roman boyunca sistem eleştirisi nasıl yapılmalıdır dersini veren ince dokundurmalar mevcuttur. okuyanları zaman zaman zorlayabilecek eski dilde kelimeler bolca mevcuttur, hatta yanınızda yörenizde bir sözlük bulundurarak okumanız tavsiye edilir.
“saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır… bu da gösterir ki, zaman ve mekân, insanla mevcuttur!”
“saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır… bu da gösterir ki, zaman ve mekân, insanla mevcuttur!”
devamını gör...
yavaş yavaş ölürler
şilili yazar ve şair pablo neruda'nın şiiridir.
yavaş yavaş ölürler
seyahat etmeyenler,
yavaş yavaş ölürler okumayanlar,
müzik dinlemeyenler,
vicdanlarında hoşgörmeyi barındırmayanlar.
yavaş yavaş ölürler,
izzetinefislerini yıkanlar
hiçbir zaman yardım
istemeyenler.
yavaş yavaş ölürler
alışkanlıklara esir olanlar,
her gün aynı yolları
yürüyenler,
ufuklarını genişletmeyen ve
değiştirmeyenler,
elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
girmeyen, veya bir yabancı
ile konuşmayanlar.
yavaş yavaş ölürler
ihtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar,
tamir edilen kırık
kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten
kaçınanlar yavaş
yavaş ölürler.
yavaş yavaş ölürler
aşkta veya işte bedbaht olup istikamet
değiştirmeyenler,
rüyalarını gerçekleştirmek için risk
almayanlar,
hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına
çıkmamış olanlar.
yavaş yavaş ölürler.
yavaş yavaş ölürler
seyahat etmeyenler,
yavaş yavaş ölürler okumayanlar,
müzik dinlemeyenler,
vicdanlarında hoşgörmeyi barındırmayanlar.
yavaş yavaş ölürler,
izzetinefislerini yıkanlar
hiçbir zaman yardım
istemeyenler.
yavaş yavaş ölürler
alışkanlıklara esir olanlar,
her gün aynı yolları
yürüyenler,
ufuklarını genişletmeyen ve
değiştirmeyenler,
elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
girmeyen, veya bir yabancı
ile konuşmayanlar.
yavaş yavaş ölürler
ihtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar,
tamir edilen kırık
kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten
kaçınanlar yavaş
yavaş ölürler.
yavaş yavaş ölürler
aşkta veya işte bedbaht olup istikamet
değiştirmeyenler,
rüyalarını gerçekleştirmek için risk
almayanlar,
hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına
çıkmamış olanlar.
yavaş yavaş ölürler.
devamını gör...
tam kapanmanın bir hafta daha uzama ihtimali
kaosun bir hafta daha devam edip turistlerin yerli muamelesi görme ihtimali.
şu an birkaç çocuk dışarda oturduğum yerde, ben alışveriş harici çıkmıyorum. internet faturası, kart ödemeleri var. bunları ödemeye gidip gitmediğimi mesela kim nerden bilecek? ya da ödemeye giderken ceza yiyip yemeyeceğimi bile bilmiyorum.
yöneteceğiniz sürecin taa...
şu an birkaç çocuk dışarda oturduğum yerde, ben alışveriş harici çıkmıyorum. internet faturası, kart ödemeleri var. bunları ödemeye gidip gitmediğimi mesela kim nerden bilecek? ya da ödemeye giderken ceza yiyip yemeyeceğimi bile bilmiyorum.
yöneteceğiniz sürecin taa...
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
(bkz: tutunamayan)
(bkz: daddy)
(bkz: kuzguncuktaki vişne)
(bkz: belki üstümüzden bir tır geçer)
(bkz: bal porsuğu)
(bkz: bearwithtear)
(bkz: ice)
(bkz: sondaj)
(bkz: the matrix isn't real)
ve daha niceleri.
(bkz: daddy)
(bkz: kuzguncuktaki vişne)
(bkz: belki üstümüzden bir tır geçer)
(bkz: bal porsuğu)
(bkz: bearwithtear)
(bkz: ice)
(bkz: sondaj)
(bkz: the matrix isn't real)
ve daha niceleri.
devamını gör...
take me to church
nakaratıyla insanı uçuran hozier şarkısı.
" i'll tell you my sins and you can sharpen your knife" kısmında biraz burkulurum.
" i'll tell you my sins and you can sharpen your knife" kısmında biraz burkulurum.
devamını gör...
dede yadigarı olup hala saklanan şeyler
minik deri bir çantası var, içinde deri ajandası, tesbihi ve içinde metalimsi hoş antika bir çakmağı vardı.ayrica eski bozuk paralar, yillar önce dünyanın parasını verip aldığı kocaman bi radyosu ve gazete kuponlarını biriktirip aldığı ansiklopediler bulunmaktadır. bana göre en özel olan ise deri ajandası. ben doğduktan sonra ajandasının doğum tarihimin olduğu sayfaya çok güzel notlar düşmüş her bir sayfasına şiirler yazmış yetmemiş onunla beraber çekindiğimiz fotoğraflarla her sayfasını süslemiş. ajandanin tek bir sayfasını şans eseri mi boş birakti bilmiyorum, ya da farketmeyerek mi yapti bilmiyorum koca ajandanın sadece bir sayfasi boştur. o boş olan sayfa da 7 mart 2002 tarihi yazılı sayfadır. onun dışında tüm sayfalar doludur. zaten 1 sene sonra 7 mart 2003 tarihinde de dedemi kaybetmişimdir.
devamını gör...
çorap
ayaklarıyla çıkarabilen başkalarının da olduğunu öğrendikten sonra annemin uzaylı olduğuna dair şüphelerimi boşuna çıkarmış tipsiz küçük giysi.
devamını gör...


