yaptıkları görev gerçekten önemli. alınmasınlar. nasıl polislerin kanunu ,2559 no'lu pvsk sı varsa, bekçilerin de 7245 no' lu çarşi ve mahalle bekçileri kanunu var. fazla abartmasınlar. ne desin yani millet. gece kartalları mı desin, gecelerin yargıçları falan mı ?
devamını gör...

tunuslu şarkıcı ve yazardır. naci en palestina adlı şarkısını her dinlediğimde bu dünyadan kopup başka bir dünyaya ışınlanırım. insanlar üzerinde etkisi olan bir şarkıcıdır.
devamını gör...

yiyecek pazarını sevmem, ne atmosferini, ne kokusunu, gitmemde, anlamamda, olsa marketten soyulmuş doğranmış alırım bütün sebzeleri, hatta pişmiş, meyvede aramam,

ama antika pazarı, salı pazarı, bit pazarı, işte oralardan çıkamam, didik didik, turlarca..
devamını gör...

üniversite dönemimde çok yapmışlığım var ve muazzam bir şey. haftada 2-3 kitabı rahatlıkla bitirebilmek de cabası. yöntemi falan da yok aslında, bir kitaptan diğerine geçince karışıklık ya da unutkanlık yaşadığımı hatırlamıyorum.
devamını gör...

mükemmel bir dostoyevski eseridir. dostoyevski'nin ilerde nasıl bir yazar olacağının göstergesidir.

orijinal adı dvoynik olan bu eser türkçeye öteki olarak çevrilmiştir. öteki olmayı çok güzel aktaran dostoyevski kısa ama sarsıcı bu kitabında jakov petroviç golyadkin üzerinden anlatmak istediğini anlatmış.
kitap jakov petroviç golyadkin adlı karakterinin başından geçenleri ve öteki olmasını anlatıyor.

okurken dostoyevski'nin insan psikolojisi üstünde ne kadar hakim olduğunu bir kez daha görmüş oldum. tekrar tekrar hayran oldum. dostoyevski'nin bu kitabı 1864 yılında çıkmasına rağmen fazla ileri görüşlü bir kitap. bir çok filmin , kitabın , şiirin etkilendiğini görüyorum ve düşünüyorum.
anlatmak istediğim kısmı spoilerli kısımda daha net bahsedeceğim.
jakov petroviç golyadkin karakterinin edebiyat dünyası için çok önemli olduğunu düşünüyorum. ayrıca ilk olarak düşünüyorum çünkü bu kurguyu en eski olarak dostoyevskiden okudum. daha öncesi varsa yazar arkadaşlar portakal atabilirler.

kitabın sarsıcı bir diğer tarafı ise dönemin rusya'sını düşünerek yazılmış olması. okuyucu zaten hikayeden etkileniyor dönemin rusya'sını düşünerek okuyunca daha fazla sarsılıyor.
kesinlikle dostoyevski külliyatının okunması gereken kitaplarından birisi.
dostoyevski'nin yolunun nereye gideceğini görmek bu eserde fazlaca belli oluyor.
tavsiye ederim.


kitapta bayıldığım bir diğer kısım ise öteki kavramı. bir insanın beyninde iki insan olması. hayaller krizler geçirmesi çok güzel bir konu. fıght club filminin bu kitaptan esinlendiğini düşünüyorum. yukarıda bahsedeceğim dediğim kısım buydu.
böyle bir konunun 1864 yılında anlatılması çok özel ve değerli.
son 15 sayfada karaktere çok üzüldüm.
o yüzden sarsıcı bir kitap.
bazı kişiler bu konu günümüzde veya son 50 yılda çok yaygın olduğu için kitabı basit bulabilir. ama dönemine göre değerlendirip okurlarsa daha fazla keyif alacaklarını düşünüyorum.
devamını gör...

klavyenize sağlık.

*
devamını gör...

çok sevmeme rağmen, bana zarar veren bu sevgiden vazgeçtim.
çok zor oldu, çok gözyaşı döktüm ama oldu.*
(sanırım o da benden vazgeçti az önce)

şimdi bu boşluktan kurtulmalıyım.
devamını gör...

çok fazla diplomalı amele var diye övünüyor adam.

merkel birde üf falan demiş, üff dedi herhalde bunlar bu kafayla giderse böyle ben daha çooooook yol alırım diye düşünmüştür kadın.

yapacağınız siyasetinde, yöneteceğiniz ülkeninde......*
devamını gör...

kafa sözlük radyosu'nun en popüler radyo yayını. bugün bu konuyu araştıracağım, bu yayın neden bu kadar çok popüler? kafa sözlük yazarları bu programı neden bu kadar çok seviyor? bengaripsengüzeldünyaumutlu kafa sözlük yazarlarının beynini mi yıkıyor? soruların cevapları yayından sonra bu tanımda.*
devamını gör...

çocukluğumuzun geçtiği sokağa gidiyorum bazen,
hala bir yanım eksik
hatırlarsın iki katlı bir evimiz vardı
kapıdan adımını atar atmaz rutubet kokardı,
kırmızı boyalı duvarlar
merdivenleri aşardı.
parklar kahkahalarımızla inler
kediler oyunlarımızda hoplardı
saçlarınla oynar, ellerini severdim
gözlerin güven, sesin huzur verirdi
şimdi ne sesin var ne de nefesin
yakıyor yokluğunun ateşi
3 yıl gözlerimin önünde eridin
tutamadım ellerini
gözlerin karardı, nefesim kesildi.
bugün toprak selam verdi
yağmur yağdıktan sonra güzel kokmasının
meğer senmişsin sebebi

yokluğun her geçen gün büyüyor içimde
olmayan nefeslerin yakıyor yüreğimi
mezarına bile sarılamamak
yavaş yavaş tüketiyor bedenimi
saçlarım kısa gittiğinden beri
sigaralar ağzımda
bir yanım kara
yıllar geçti, yollar bitti
ve sen hala, aklımda...

dostum, bugün sen gideli 1 koca yıl daha doldu. içimdeki hasret büyüdü dağ oldu. bu yıl da gelemedim mezarına özür dilerim, affet beni. bundan seneler önce bugün ilk sigaramı yakmıştım, gidişinin şerefine. yine bu gece senin için içiyorum bu paketi. hayallerimiz ve ben sarılacağız bu gece. sen olmasan bile...
devamını gör...

'sadece bedenleri, şekilleri, görüntüleri sevenlere ne yazık! ölüm her şeyi yok edecek. ruhları sevmeyi deneyin, onlara yeniden kavuşursunuz.'
devamını gör...

“irade”. her ne sıralarsanız sıralayın. disiplin,özveri, hırs, verimli zaman, odaklanma.... mutlaka hepsinin temelinde irade yatar. iradesine hakim olan insan, hayatına ve geleceğine de hakim olan insandır.
devamını gör...

1921 doğumlu, 2013'te kaybettiğimiz aktör. herhalde türk tiyatrosunun en uzun ömürlü aktörlerinden biridir, 92 yıl yaşamıştı.

kabataş erkek lisesi ve ankara musiki muallim mektebinde (daha sonra ankara devlet konservatuvarı) okumuş olup, uzun yıllar muammer karaca tiyatrosunda oynamıştır. ama birçok aktör gibi aslen onu sinemada tanırız. korkusuz korkak'taki müdür, namuslu'daki gazete patronu gibi rollerle de hatırlansa da esas rolleri hep kamera arkasında, dublaj stüdyosundaydı. genellikle de jönün yardımcısı veya ihtiyar balıkçı gibi karakter oyuncuları zafer önen sesiyle duyardık. tabii bir de hayvanları. örneğin sahte kabadayı filmindeki geveze papağan ziya, ya da kaynanalar'ın sinema filminde nöriye gantar'ın dünür tijen'i gıcık etmek için aldığı papağan, zafer abinin seslendirdiği hayvanlar (sanırım ince ve hafif cırtlak sesi sebebiyle tercih edilmiş).

son zamanlarında asgari emekli maaşı aldığı için 80'li yaşlarında bile çalışıyordu (gerçi o yaşında bayağı dinçti ama tabii o yaşta da çalışmak ne kadar sağlıklı olabilir ki). örneğin tatlı kaçıklar'da patron rolüyle görmüştük. ya da arka sokaklar'da hüsnü'nün azgın teke dedesini seslendirirken duymuştuk. derken cem yılmaz, kara şimşek dizisine gönderme yaptığı opet reklamında zafer abiyi ve bir diğer karakter oyuncusu ve dublajör ali rıza pekkutsal'ı oynatmış, onlara kendi ücretine denk birer bütçe talep etmişti. galiba zafer önen de ölene kadar bu reklamdan aldığı parayla geçinmiş. şimdi feriköy mezarlığında yatıyor.
devamını gör...

ünlü ressam vincent van gogh'un gustave doré tarafından yapılmış gravürünü referans alarak çizdiği yağlı boya tablosudur.
doré'nin gravürü:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
van gogh'un tablosu:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

öncelikle van gogh hakkında bir şeyler söyleyeyim. 1889 yılında kendi isteğiyle akıl hastanesine yatırılmış ve bu tabloyu 1890 yılında orada çizmiştir. yine 1890 yılında 37 yaşındayken intihar etmiştir.
hastanede olduğu süre boyunca resim yapması için uygun ortam sağlanmış fakat dışarı çıkmasına izin verilmediğinden o dönemde genelde diğer ressamların tablolarını yorumlayıp çizmiştir.
gelelim tabloya, denilene göre resmin ortasındaki, diğerlerinden daha farklı olan adam van gogh'un ta kendisi. hatta hastanenin avlusunu resmettiği de söylenenler arasında. dikkatli bakarsanız tablonun üstlerine doğru iki kelebek göreceksiniz. bu "her zaman bir umut olduğu"mesajı veriliyor şeklinde yorumlanmıştır.* tablodaki bir diğer detay da tam 37 tane adamın olması. hatırlarsanız intihar ettiği yaş da 37. buradan yola çıkarak her bir adamın bir yaşını temsil ettiği de söylenenler arasında.
devamını gör...

güneş ile rüzgar diyerek katıldığım başlıktır.

ilk okuduğum kitaptır ayrıca güneş ile rüzgar bu sebeple en sevdiğimdir.
devamını gör...

2006 iran yapımı asghar farhadi filmi.

film iran'daki toplumsal, sınıfsal çatışmalar üzerine kurulu. bu hikayeyi bir kadının üst tabakadaki bir ailenin evine temizlikçi olarak işe başlaması ve kendini epey gergin bir aile kavgası içinde bulması ile başlatıyor. kadının, eşini aldatmakla suçlaması ve bunun devamında gelişen kavgalarla birlikte, iran'da kadın olmak, aile yapısı, eşitlik ve sınıf farklılığı gibi temaları haklı haksız aramadan* sorguluyoruz.

iran filmlerinden görmeye alışık olduğumuz taraneh alidoosti bu filmde oldukça çocuksu bir ifadeyle karşımıza çıkıyor. şöyle bi googlelayınca bu filmde 22 yaşında rol aldığını gördüm. özellikle gelinlik denediği sahne ve aynada kendine baktığı ifade uzun süre insanın aklına bir gülümsemeyle kalıyor.

film, gerilim ve tansiyonun yüksek olmadığı sahnelerde dahi insanın üzerine bir tedirginlik yüklüyor garip bir şekilde. bu yüzden filmden sıkılmak ya da bir an için kopmak pek de mümkün değil bence. insanı ekrana kilitliyor ve her an bir şeyler patlayacakmış hissi veriyor. ayrıca filmin açılış sekansını da bir başka sevdim. aslında iran yapımlarından da o romantik tatlılığı yeterli bir şekilde alabileceğimizi net bir şekilde gösteriyor. bence iyi film.
devamını gör...

barış manço, neşet ertaş.
devamını gör...


harry potter serisinin ilk filmi 'harry potter felsefe taşı'nın 20. yıl dönümü sebebiyle, serinin tüm oyuncularının bir arada olduğu ‘return to hogwarts', 1 ocak 2022'de hbo max'te prömiyerini gerçekleştirecek.


bölüme katılan film serisinin yıldızları arasında, helena bonham carter, robbie coltrane, ralph fiennes, jason ısaacs, gary oldman, ımelda staunton, tom felton, james phelps, oliver phelps, mark williams, bonnie wright, alfred enoch, matthew lewis, evanna lynch ve ıan hart yer alacak.
buradan
devamını gör...

sıcaklığın ölçülebilir bir değer olduğunu kanıtlamak için kullanılan yasadır efem. denge kanunu olarakta bilinir.
sadece birbiri ile etkileşen yalıtılmış bir kaptaki iki cisim düşünelim… bu iki cisim birbirleriyle iletişim halinde olmasalar bile; biri odaya ısı verecek, biri alacak vss.. ısı, farklı sıcaklıktaki iki cisim arasında enerji değişimidir.dolayısı ile bu iki cisim arasında bir ısı alışverişi oluyorsa bu iki cisim ısıl temastadır…
bu iki cisim birbirleriyle ısı alışverişi yapmıyorsa bu iki cisim enerji transferi gerçekleştirmiyordur. yani ısıl dengeyi bulmuşlardır.
bununla n'aparız? sıcaklığı tanımlarız..
yasa size derki ;
• sıcaklık geçişlidir..
• sıcaklığı üçüncü bir sistem sayesinde ölçebilirsiniz…
şimdi efenim termodinamik yasaları ;ısı ve iş transferlerinin yapısını açıklamaya çalışır...
birinci yasa;enerji vardan yok yoktan var edilemez der....yani enerjinin korunumundan bahseder..
ikinci yasa ise; hiç bir sistemin verimi 1 den büyük olamaz der ...
şimdi bu iki yasa sisteme verilen enerjilerden ve bu enerjilerin verimlerinden bahsederken, bunları araştırırken; ralph h. fowler denilen bir adam 1931 yılında hele durun kardeşim. enerji alıp vermeyi, sisteme iş yaptırmayı vss açıklıyorsunuzda. daha siz ısıl denge, ısıl temas nedir bunu açıklamamışsınız diyor. ve bunla ilgili ve kaşla göz arasında bir makale patlatıyor. sonra diğerleri düşünüyor: .''yaav hee ... biz bu kadar kapsamlı uğraşlara girdik, bunu yazmayı da akıl edemedik. eh bizimkilerden daha temel bir yasa sonuçta. tamam o zaman buda 'sıfırıncı' yasa olsun bitsin...'' deniliyor.
olay bundan ibaret..
devamını gör...

kaybetmeye mahkum,ne istediğini bilmeyen sevgilidir. insan ilişkileri ilgi ister. daima duyguları sıcak, samimi aktarmak uzun ömürlü bir ilişki olmasını sağlayacaktır. *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim