siyah nokta sıkmayı çok seven insanlar
eşimdir. gözümden yaş gelene kadar sıkar kızıncada seninkiler kolayca fırt diye çıkıyor der. eline vurmadan duramaz.
devamını gör...
sözlüğü evi gibi görmek
hani eve gidersin ve rahatlama seansı daha kapıda başlar ya. ayakkabıyı çıkarırsın. odana yönelip üstünü başını değiştirir ve pijamaları üstüne çekersin. işte sözlüğe giriş yaptığında da insan öyle hissedebilmeli. şahsen ben tam da böyle hissediyorum.
devamını gör...
boşanan yazarlar veri tabanı
dullar kavuşuyor diye de açın efendim, sıkın suyunu çıkarın iyice!
tanım: saçma sapan veri tabanı.
tanım: saçma sapan veri tabanı.
devamını gör...
ioanna kuçuradi
kaddafi'nin öldürülme şeklini insan haklarına aykırı bulan,
marifet arkadaşının haklarını korumak değildir, marifet karşı fikirde olduğun insanın haklarını korumaktır diyen,
9-11 yaş çocukları için düzenlediği insan hakları kampında,
ben insanım, ben insan hakları ihlali yapmam mottosunu çocuklara aşılamaya çalışan, yapılan insan hakları ihlalinin, yapanın insanlığından aldığını söyleyen, 83 yaşında dünya tatlısı filozof.
marifet arkadaşının haklarını korumak değildir, marifet karşı fikirde olduğun insanın haklarını korumaktır diyen,
9-11 yaş çocukları için düzenlediği insan hakları kampında,
ben insanım, ben insan hakları ihlali yapmam mottosunu çocuklara aşılamaya çalışan, yapılan insan hakları ihlalinin, yapanın insanlığından aldığını söyleyen, 83 yaşında dünya tatlısı filozof.
devamını gör...
pan
yunan mitolojisinde adı geçen bir arkadaş. şimdi bu herif arkadhia'da yaşayan çoban tayfasının tapındığı keçiboynuzlu, keçi ayaklı bir herif olup hermes ve penelope'nin oğlu olduğu söylenmekte. mevzuya bak, oğlun olsun sonra keçi olsun.
ayrıca yunan dilinde "pan" tüm anlamındadır. panik sözcüğü de buradan gelir. abicim yolda gidiyorsun, karşıdan böyle keçi ayaklı ve keçi boynuzlu bir tuhaf adamı geliyor. herhalde panik olursun.
ayrıca yunan dilinde "pan" tüm anlamındadır. panik sözcüğü de buradan gelir. abicim yolda gidiyorsun, karşıdan böyle keçi ayaklı ve keçi boynuzlu bir tuhaf adamı geliyor. herhalde panik olursun.
devamını gör...
göbeklitepe
şanlıurfa merkezden yaklaşık 20 km ötede ören köyü civarında keşfedilmiş tapınak. bir çiftçinin t şeklinde bir kaya bulup bunu müzeye götürmesiyle burada kazı çalışmaları yapılmaya başlanıyor. ve t şeklinde bir çok taş bulunuyor. iki tanesi diğerlerinden daha büyük ve karşılıklı şekilde konumlanmış durumda. digerleri ise iki büyük taşın çevresinde yuvarlak bir biçimde dizilmiş. bu da buranın tapınak olduğu iddialarını güçlendiriyor. göbekli tepeden önce bilinen en eski tapınak 7 bin yıl öncesine ait bir tapınaktı. göbekli tepe 12 bin yıl öncesine ait bir tapınak yani milattan önce 10 binli yıllarda. göbekli tepeyi bu kadar özel ve gizemli yapan detaylardan biri de insanların yerleşik hayata geçmeden önce tapınak yapmaları. bilim adamları insanların önce yerleşik hayata geçip ondan sonra dinlerin oluştuğu görüşündeydiler. bırakın ibadet etmeyi o zamanın insanlarının avcı toplayıcı bir yasam sürdüğü ve belirli bir yerde toplanmadığı düşünülüyordu. ama göbekli tepe tüm bu düşünceleri çürüttü. insanların yılın belirli bir zamanı burada toplandığı ve ibadet ettiği düşünülüyor. yazı bile mö 3200 yılında bulunmuşken bu insanlar nasıl mesajlaşıyordu? neye göre, hangi zaman dilimine göre toplanıyordu? bunu henüz bilmiyoruz. yapılan kazılarda bulunan kafataslarının üzerinde bir takım oyma, kesme ve delik açma gibi bir takım işlemler yapıldığı da ortaya çıktı. eğer bu işlemler kişi ölmeden önce yapılmışsa ilk beyin ameliyatı, kişi öldükten sonra yapılmışsa ilk otopsi ile karşılaştık demektir. işin tuhaf yanı o dönemde insanların basit aletleri bile kullanmada acemi oldukları ve tekniklerinin çok zayıf olduklarını bilinmesiydi. bu da akıllara şu soruyu getiriyor. cilalı taş devrindeki insanlar sandığımız kadar ilkel değil miydi? insan düşündükçe işin içinden çıkamıyor. göbekli tepe, insanların geçmişte bir çok defa gelişip medeniyet kurduktan sonra pik noktaya ulaşıp sıfırdan her şeye başladığını iddia eden kesimin elini de güçlendiriyor. bölgede çalışmalar hala sürüyor. umarım bir çok soruyu cevaplayabiliriz.
ek bilgi: iki büyük t figürünün kadın ile erkeği temsil ettiği görüşü hakim.
ek bilgi2: bu t figürlerinin üzerinde çeşitli hayvan resimleri var. bu hayvanlar aslan, boğa, maymun ve yaban domuzu.
ek bilgi3: milattan önce 8 binli yıllarda bu yapının üstü kasıtlı şekilde toprakla örtülmüş. yani insanlar bazı sebeplerden orayı terketmişler. neden olduğu bilinmiyor.
ek bilgi: iki büyük t figürünün kadın ile erkeği temsil ettiği görüşü hakim.
ek bilgi2: bu t figürlerinin üzerinde çeşitli hayvan resimleri var. bu hayvanlar aslan, boğa, maymun ve yaban domuzu.
ek bilgi3: milattan önce 8 binli yıllarda bu yapının üstü kasıtlı şekilde toprakla örtülmüş. yani insanlar bazı sebeplerden orayı terketmişler. neden olduğu bilinmiyor.
devamını gör...
lucifer adlı yazar sözlükten uçurulsun kampanyası
çok eskidi bu kampanya aynen alevlendirmek şart.
daha çok adımı anın dahaa çook.
her türlü işime geliyor. sakın vazgeçmeyin etkisi çok büyük.
daha çok adımı anın dahaa çook.
her türlü işime geliyor. sakın vazgeçmeyin etkisi çok büyük.
devamını gör...
erkeklerin zengin kadınla evlenme isteği
söz konusu durumun tersi kadınlar için normal karşılanıyorsa erkekler için de aynı şekilde normal karşılanması gereken durum.
(bkz: cinsiyet eşitliği)
(bkz: cinsiyet eşitliği)
devamını gör...
millet aç diyorlar buyrun siz de doyuruverin
kanki milleti doyurmak devletin görevi ama sen bilirsin...
edit: hayır bir de bunlar yardım yapmak isteyen belediyeleri sırf muhalefetin diye engellemediler mi ya? halüsinasyon mu görüyoruz biz, ne yaşıyoruz?
edit: hayır bir de bunlar yardım yapmak isteyen belediyeleri sırf muhalefetin diye engellemediler mi ya? halüsinasyon mu görüyoruz biz, ne yaşıyoruz?
devamını gör...
yalnız yaşamak
kendi kendine bile konuşamamaktır.
devamını gör...
en çabuk unuttuğumuz şey
genelde en güzel olan şeylerdir.
acılar daha kalıcıdır, malum yaralar hemen kapanmaz.
acılar daha kalıcıdır, malum yaralar hemen kapanmaz.
devamını gör...
mükemmeliyetçilik
kimileri tarafından bir rahatsızlık olarak görülse de öyle değildir.
aynı zamanda bilinmelidir ki "çok iyi, iyinin düşmanı değildir"
her ne yapılıyorsa, insan aklı ve gücü el verdiği en iyi şekilde yapılmalıdır.
aynı zamanda bilinmelidir ki "çok iyi, iyinin düşmanı değildir"
her ne yapılıyorsa, insan aklı ve gücü el verdiği en iyi şekilde yapılmalıdır.
devamını gör...
türkiye
"türkiye" kelimesi, ii. haçlı seferleri sırasında anadolu'ya gelen italyan askerleri tarafından ilk kez ortaya atılmıştır. seferler sırasında olan biteni kaydeden memurlar bulunur. örneğin osmanlı devleti'nde sultan'ın gölgesi gibi yanında olan, ne olursa kaydeden kişilere vakanüvis denmiştir. anadolu'ya yüksek ihtimalle ilk kez gelen italyan askerleri buralarda türk-islam nüfusun yoğunluğunu görünce "türklerin yaşadığı yer" anlamında buralara "turchia" demişlerdir. zamanla bu deyim selçuklu'ya geçerek 1077'de "türkiye selçuklu devleti" ismi de verilen devlete adını vermiştir (bkz: anadolu selçuklu devleti). aslında selçuklu, osmanlı ve ilk dönemde cumhuriyet'e de bu kelime "türkiya" şeklinde geçmiştir ki bunun iki sebebi vardır. birinci sebebi kelimenin italyanca'dan geçmiş olması ve italyanlar'ın da kelimeyi turchi"a" şeklinde ifade etmiş olmalarıdır. ikinci sebep ise tamamen o dönemlerde kullanılan alfabe ile ilgilidir. anadolu selçukluları döneminde islamiyet'i halen tam benimseyememiş ve şamanizm'den geçiş sürecini yaşayan türk halkı kelimeyi "türkiya'dan" "türkiye'ye" evirmiş olmasına rağmen alfabeden dolayı 1 kasım 1928'deki harf devrimi olayına dek belgelerde kelime "türkiya" şeklinde de okunabilecek şekilde yazmıştır. arap alfabesindeki "he" harfi osmanlı türkçesi kurallarına göre kelimenin sonuna geldiğinde "a" veya "e" sesi okutabiliyordu. dolayısıyla cumhuriyet'teki harf inkılabına dek kelime tam anlamıyla halk arasında okunduğu gibi yazılamamıştır. günümüzde italyanca'da türkiye kelimesinin karşılığı halen "turchia'dır".
devamını gör...
pame radyo yayını
bazı mutlu anlarda o anın biteceği hissine kapılır ve durduk yerde bir hüzne boğuluveririz. bu yayına o kadar alıştım ki bazen ya bir gün biterse diye korkuyorum*. evet daim olsun.
devamını gör...
asklepios
yunan mitolojisi'nde tıbbın ve sağlığın tanrısıdır.
asklepios'a hekimlik sanatını öğreten de kheiron'dur. kherion doğada yaşayan, doğanın sırrına ermiş bir at adamdır. sağlığın kaynağı da doğadadır. asklepios böylece usta bir hekim olarak yetişir. asklepios'un kheiron'a verilmesi de oldukça ilginç bir hikayedir.
--- alıntı ---
teselya kralı’nın kızı koronis tanrı apollon ile ilişkiye girer ve ondan gebe kalır. ne var ki, tanrının çocuğunu karnında taşırken arkadya’dan gelen bir yabancıyı da yatağına alır. bu haberi tanrıya kutsal kuşu olan karga verir.apollon kız kardeşi artemis'i koronis'i cezalandırmak üzere görevlendirir. artemis de kadını bir odun yığınının üzerinde diri diri yanmaya mahkûm eder. o ateş öyle büyüktür ki, o zamanlar köpükler gibi ak olan karga tüyleri, o günden sonra is karası rengi olur. kadın alevler üzerinde can vermek üzeredir ki; apollon çocuğunu koronis’in karnından alır. çocuğu yetiştirmesi için at adam kheiron’a verir.
bu olay hekim-tanrının son anda kurtarıcı olarak yetişmesinin simgesidir.
--- alıntı ---
bugün tıbbın simgesi olarak bildiğimiz yılan dolanmış asa da asklepios'un asasıdır. asklepios bu asasını hiç yanından ayırmaz, her yere onunla gidermiş. bu asa onun hastadan hastaya yorulmadan koşmasına yardım edermiş. daha da ileriye giderek bu asa ile ölüleri diriltmeye de çalışmıştır. bu olay mitolojide şöyle anlatılır:
--- alıntı ---
tanrıça athena, gorgon canavarı öldüğü zaman bedeninden akan kanı toplamış ve asklepios’a vermiştir. gorgon’nun sağ tarafındaki damarlarda zehirli, sol tarafındaki damarlarda şifalı kan varmış. asklepios bu şifalı kanla ölüleri diriltme yoluna gitmiş.
ancak insanların ölümsüz olması fikri hem zeus'un iktidarını sarsmış, hem de yeraltınının tanrısı hades'i çok kızdırmış. ve hades kardeşini bir şeyler yapması konusunda kışkırtmış, zeus da asklepius'un başına bir şimşek fırlatarak onu öldürmüş. derler ki o an asklepius'un elinde reçete yazılı olan kâğıt toprağa düşmüş ve yağan yağmurla üzerindeki yazılar toprağa karışmış. oradan da her derde deva sarımsak bitmiş. apollon da, zeus’a yıldırımları bağışlayan kykloplar’ı öldürerek, oğlunun öcünü almış.
--- alıntı ---
asklepios ağrıları azaltan tanrıça olarak bilinen epione ile evlidir. bu evlilikten dört erkek, altı da kız çocuğu dünyaya gelmiştir. çocuklarının da sağlıkla ilgili görevleri vardır.
agleae doğal güzellikten, meditrina uzun yaşamdan, hygieia temizlik ve hastalıklardan korunmadan, aceso, panacea ve laso ise iyileşmeden sorumlu tanrıçalardır.
en önemlisi ise kızı hygieia'dır. babasının yok oluşundan sonra hekimlik sanatını devam ettirmiştir.
asklepios adına tapınaklar da kurulmuştur. atina'da, bergama'da ve izmir'de adına tapınaklar dikilmiştir. bergama'da bulunan ve asclepion olarak bilinen sağlık sitesi ise antik yunan'daki üç büyük sağlık sitesinden biri olarak kabul edilir. günümüze kadar ayakta kalan tek asklepion bergama’dakidir.
asklepios'a hekimlik sanatını öğreten de kheiron'dur. kherion doğada yaşayan, doğanın sırrına ermiş bir at adamdır. sağlığın kaynağı da doğadadır. asklepios böylece usta bir hekim olarak yetişir. asklepios'un kheiron'a verilmesi de oldukça ilginç bir hikayedir.
--- alıntı ---
teselya kralı’nın kızı koronis tanrı apollon ile ilişkiye girer ve ondan gebe kalır. ne var ki, tanrının çocuğunu karnında taşırken arkadya’dan gelen bir yabancıyı da yatağına alır. bu haberi tanrıya kutsal kuşu olan karga verir.apollon kız kardeşi artemis'i koronis'i cezalandırmak üzere görevlendirir. artemis de kadını bir odun yığınının üzerinde diri diri yanmaya mahkûm eder. o ateş öyle büyüktür ki, o zamanlar köpükler gibi ak olan karga tüyleri, o günden sonra is karası rengi olur. kadın alevler üzerinde can vermek üzeredir ki; apollon çocuğunu koronis’in karnından alır. çocuğu yetiştirmesi için at adam kheiron’a verir.
bu olay hekim-tanrının son anda kurtarıcı olarak yetişmesinin simgesidir.
--- alıntı ---
bugün tıbbın simgesi olarak bildiğimiz yılan dolanmış asa da asklepios'un asasıdır. asklepios bu asasını hiç yanından ayırmaz, her yere onunla gidermiş. bu asa onun hastadan hastaya yorulmadan koşmasına yardım edermiş. daha da ileriye giderek bu asa ile ölüleri diriltmeye de çalışmıştır. bu olay mitolojide şöyle anlatılır:
--- alıntı ---
tanrıça athena, gorgon canavarı öldüğü zaman bedeninden akan kanı toplamış ve asklepios’a vermiştir. gorgon’nun sağ tarafındaki damarlarda zehirli, sol tarafındaki damarlarda şifalı kan varmış. asklepios bu şifalı kanla ölüleri diriltme yoluna gitmiş.
ancak insanların ölümsüz olması fikri hem zeus'un iktidarını sarsmış, hem de yeraltınının tanrısı hades'i çok kızdırmış. ve hades kardeşini bir şeyler yapması konusunda kışkırtmış, zeus da asklepius'un başına bir şimşek fırlatarak onu öldürmüş. derler ki o an asklepius'un elinde reçete yazılı olan kâğıt toprağa düşmüş ve yağan yağmurla üzerindeki yazılar toprağa karışmış. oradan da her derde deva sarımsak bitmiş. apollon da, zeus’a yıldırımları bağışlayan kykloplar’ı öldürerek, oğlunun öcünü almış.
--- alıntı ---
asklepios ağrıları azaltan tanrıça olarak bilinen epione ile evlidir. bu evlilikten dört erkek, altı da kız çocuğu dünyaya gelmiştir. çocuklarının da sağlıkla ilgili görevleri vardır.
agleae doğal güzellikten, meditrina uzun yaşamdan, hygieia temizlik ve hastalıklardan korunmadan, aceso, panacea ve laso ise iyileşmeden sorumlu tanrıçalardır.
en önemlisi ise kızı hygieia'dır. babasının yok oluşundan sonra hekimlik sanatını devam ettirmiştir.
asklepios adına tapınaklar da kurulmuştur. atina'da, bergama'da ve izmir'de adına tapınaklar dikilmiştir. bergama'da bulunan ve asclepion olarak bilinen sağlık sitesi ise antik yunan'daki üç büyük sağlık sitesinden biri olarak kabul edilir. günümüze kadar ayakta kalan tek asklepion bergama’dakidir.
devamını gör...
sözlükte yazmak ama okumamak
başkaların fikirlerine önem vermeyip, kendi fikrini bildirip çıkan tipler bence
devamını gör...
naked
1993 senesi yapımı, david thewlis'in cayır cayır bir oyunculukla karşınıza çıktığı film. ancak bunların aslında hiçbir önemi yok. çünkü film eleştirel, gerçekçi, gerçekçi olduğu için rahatsız edici ve bu yüzden de aslında oldukça sıradan.
senaryo okuyucuyu çok güzel kaşıyor. diyaloglar, asla atlanmamalı. film uzun. ancak bittikten sonra içinden çıkılamayası bir hale getiren şey filmin uzunluğu değil elbette ki.
bütün gerçekliği ile ekranın içinde ilerleyen bu film bana çok gıcık bir haz vermişti. bazı kareleri bir fotoğraf halinde aklımda duruyor hala. kesinlikle didaktik bir tarzı yok tamamen gösterici, işaret edici bir tavırla yazılmış.
özellikle şirin bünyelere ısrarcıyım lan, izleyin. sarsılmak çok tatlı gelecektir.
senaryo okuyucuyu çok güzel kaşıyor. diyaloglar, asla atlanmamalı. film uzun. ancak bittikten sonra içinden çıkılamayası bir hale getiren şey filmin uzunluğu değil elbette ki.
bütün gerçekliği ile ekranın içinde ilerleyen bu film bana çok gıcık bir haz vermişti. bazı kareleri bir fotoğraf halinde aklımda duruyor hala. kesinlikle didaktik bir tarzı yok tamamen gösterici, işaret edici bir tavırla yazılmış.
özellikle şirin bünyelere ısrarcıyım lan, izleyin. sarsılmak çok tatlı gelecektir.
devamını gör...
regl anıları
komikli bir anım yok, genelde çok rahat geçiririm periyotlarımı. ancak hiç unutamayacağım tek bir anı var.
yeni bir eve taşınıyordu, ilk kez kendi evinde yaşayacaktı. tüm eşyalar kargoda olduğundan evde sadece iki battaniye var, bir de aile evinden getirdiği bir yastık. film izlerken sırtımıza koymak için. o gün hava nasıl yağmurlu, regl oldum. karnım ilk kez öylesine ağrıyor, yerde oturuyoruz bir de. battaniyeyi çekti üstümüze, başladı karnımı ovmaya. 15 dakika sonra uyuyakalmışım, uyandığımda ağrım falan da geçmişti. o ise hiç uyumamış, beni seyretmiş uyanana kadar. öyle bir anı.
yeni bir eve taşınıyordu, ilk kez kendi evinde yaşayacaktı. tüm eşyalar kargoda olduğundan evde sadece iki battaniye var, bir de aile evinden getirdiği bir yastık. film izlerken sırtımıza koymak için. o gün hava nasıl yağmurlu, regl oldum. karnım ilk kez öylesine ağrıyor, yerde oturuyoruz bir de. battaniyeyi çekti üstümüze, başladı karnımı ovmaya. 15 dakika sonra uyuyakalmışım, uyandığımda ağrım falan da geçmişti. o ise hiç uyumamış, beni seyretmiş uyanana kadar. öyle bir anı.
devamını gör...

