bir kedinin öğrenmesi gereken şeyler
caddede karşıya geçerken yolu iyice kolaçan etmeleri, boşsa geçmeleri. sabah yine gördüm yolun ortasında kazaya uğramış bir can, içim acıdı.
devamını gör...
alev tahtakurusu
bir de kırmızı japon böceği var. o da bu böceğe benzer. fakat onun rengi kırmızı siyah, bununla karıştırmayın. o da fotoğraftaki gibi.
devamını gör...
claranın dağdan aşağı yuvarlanan tekerlekli sandalyesi
aranızdan bir kişi sütlü'yü üzecek olursa beni kızdırmış olur ve inanın dostlarım beni kızdırmak istemezsiniz. aynı nickaltına ikinci kez tanım girmekten kaçınırım normalde. bu yüzden umarım ciddiye alırsınız uyarımı.
devamını gör...
bir öğrencinin gece 12'de öğretmenine soru sorması
birincisi, gece 12 o kadar da geç bir saat değildir ama bir an için hocanın ballı sütünü içip, dişlerini fırçalayıp ninni eşliğinde akşam 9'da yatağa girdiğini varsayalım. o zaman hoca 12'de nasıl cevap verebiliyor. hayır, gördüysen bile cevap vermezsin yani. bu kadar sorun edilecek bir şey değil. madem uykuna bu kadar düşkünsün ve rahatsız edilmek istemiyorsun, yarın cevaplayıverirsin olur biter. öğrenci hemen şimdi cevapla diye bir şey dememiş.
ikincisi, hocanın verdiği cevaplar çok terbiyesizce.
üçüncüsü, öğrenci haklı olsa bile hocasına ironi amaçlı kalp atmamalı, (!) bu işareti kullanmamalı. her ne olursa olsun karşısındaki bir öğretmen ve kendisinden yaşça büyük.
bence, öğrenci haklıyken haksız duruma düşmüş.
edit: ben de ahlaki olarak 12'de yazılmasını doğru bulmuyorum, fakat yetişkin bir bireyin ortalama uyku süresi 6-8 saat. böyle düşününce çok da şey olmuyor tabii.
başka bir edit: ikna oldum. herkesin hayatını bilemeyebiliriz, hocanın attığı mesajları saymazsak öğrenci kesinlikle haksız.
ikincisi, hocanın verdiği cevaplar çok terbiyesizce.
üçüncüsü, öğrenci haklı olsa bile hocasına ironi amaçlı kalp atmamalı, (!) bu işareti kullanmamalı. her ne olursa olsun karşısındaki bir öğretmen ve kendisinden yaşça büyük.
bence, öğrenci haklıyken haksız duruma düşmüş.
edit: ben de ahlaki olarak 12'de yazılmasını doğru bulmuyorum, fakat yetişkin bir bireyin ortalama uyku süresi 6-8 saat. böyle düşününce çok da şey olmuyor tabii.
başka bir edit: ikna oldum. herkesin hayatını bilemeyebiliriz, hocanın attığı mesajları saymazsak öğrenci kesinlikle haksız.
devamını gör...
z raporu
yakın bir arkadaşımın, gece 00.00’dan sonra, halen dışarıdaysa karısına düzenli olarak verdiği rapordur aynı zamanda.
devamını gör...
müslüman yazarlara sorular
altında çokça tartışmak istediğim ama mümkün olamayacak başlıktır. zira burada sadece iki soru sorulduğu halde başlığın altı bu vaziyete gelmiş. eğer kur'an'ın sümer uygarlığı'ndaki kökenlerine ve evrim teorisi ile olan münasebetlerine gelirsek bu tartışma uzar da uzar. buradan bağdat'a yol olur. müslüman arkadaşları dm'den beklerim ama, kapım her daim açık.
edit: tabii ki soracaksanız da gece vakti olmazsa sevinirim. kusura bakmayın uykum geliyor valla.
edit: tabii ki soracaksanız da gece vakti olmazsa sevinirim. kusura bakmayın uykum geliyor valla.
devamını gör...
değersiz hissetmek
çok uzun zamandır yaşadığım durumdur. kiminle konuşsam aynı. insan hayattan bıkıyor.
devamını gör...
türkiye'de normalleşen anormallikler
gelen zamları kabullenmek.
devamını gör...
kedi sevgisi
başka hiçbir şeye benzemez.
"benim de şu cihana gelişim bir güzelden ötürü" dizelerindeki "güzel" aslında kedidir.
"benim de şu cihana gelişim bir güzelden ötürü" dizelerindeki "güzel" aslında kedidir.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
sorulan soruyu cevapsız bırakmamak. bilmiyorsan da bilmiyorum dersin öyle bi şey denmeden gidilmez
devamını gör...
aşk 101
ilk sezonu geçen sene yayınlanan ve ikinci sezonu bugün yayınlanan türk yapımı netflix dizisidir.
ilk sezonu izleyip keyif almıştım hatta yeni sezonu heyecanla beklemiştim bugün çıkar çıkmaz hayatsız gibi sekiz bölüm izleyerek bitirdim.
dizinin senaryosu meriç acemi tarafından kaleme alınmış, yönetmenliğini ahmet katıksız ve deniz yorulmazer'in birlikte yapmışlar.
dizinin oyuncuları alina boz, mert yazıcıoğlu, pınar deniz, müfit kayacan, kubilay aka, ipek filiz yazıcı, selahattin paşalı, bade işçil, kaan urgancıoğlu, tuba üstün gibi başarılı isimler.
dizi bir gençlik dizisi doksanlarda geçiyor ve dönemi iyi yansıttığını söyleyebilirim. kostümler, mekanlar, üslup olarak gayet başarılı bir iş olmuş.
ilk sezonu çok beğenmiştim ama ikinci sezon maalesef ilk sezon kadar iyi değildi. iyiydi ama ilk sezon kadar iyi değildi. ellerinde bol ve iyi malzeme varken ortalama bir sezon çıkarmışlar. sebeplerine spoiler kısmında geleceğim.
dizi sürekli güzel mesajlar vermeye çalışıyordu bu hoşuma gitti. o mesajları verdi mi vermedi mi den ziyade mesaj vermek gayreti hoşuma gitti. özellikle sınavla ilgili olanlar nefisti. her öğrenci o durumlara sokuldu her öğrenci o ailelere maruz kaldı. dizi bir süre sonra şöyle ilerledi. diyalog diyalog güzel bir müzik. diyalog ve güzel müzik. bir süre sonra sıkmaya başladı.
genelde dizilerde ve filmlerde müzik kullanımı sahneyle uyumlu olur ama burada böyle değildi. sahnelerle uyumlu olan sadece iki müzik duydum gerisi güzel parça diye konulmuş.
bazı sahnelerde ve diyaloglarda sosyal medya ağzıyla konuşmak gerekirse cringe oldum. çok gereksiz ve çok boktan diyaloglar vardı. hikaye iyi bir çizgide ilerliyordu ama diyaloglar çok basitti. hikayenin çizgisini beğendim. bence iyi başladılar iyi bitirdiler iki sezon olarak düşünüyorum.
dizideki kötü ve iyi çelişkisi güzeldi karakterler dozundaydı. dönemin gözlemlenmesi ve seyirciye aktarılması güzeldi. her şeye rağmen güzel ve keyifli bir diziydi. eksikleri vardı ama olsun. ellerinde olan malzeme ve hikayeden daha iyi bir şey beklerdim.
oyuncuların büyüklük hallerini beğendim. hepsi iyi oyuncular ve yakışan oyunculardı. ayar olduğum ve sinirlendiğim konulara gelirsek. diyaloglar çok ucuzdu. aşırı sinirlendiğim kısımlar oldu. son bölümdeki isyan sahnesi tamamen gereksizdi. gördüğüm en kötü sahnelerden biriydi. tepki koysalar okey ama okulu yıkmak ne alaka lan.
dizide birbirlerine ilgi duyan gençlerin birbirleriyle oturup konuşmamasına sinir oldum. ulan seviyorsunuz işte neden birbirinize köpek çekiyorsunuz.
müzik kullanımı ve popüler müziklerin ortaya saçılması hoşuma gitmedi. twitter tayfa övsün diye yapmışlar gibi bir sezon izledim. hikaye iyi sonlanmasaydı iyice berbat olurdu ama iyi final yaptıkları için sevdim.
öğrencilerin aileleriyle olan ilişkileri ve sorunları güzel yansıtılmıştı. iyi göndermeler ve mesajlar vardı. sevdim. burcu hoca ve kırmızı elbisesi arkaya yatırdığı saçları kırmızı ruju derken tanımı sonlandırıyorum. ha bir de tadını kaçırmadan iki sezonda bitirdiğiniz için teşekkür ederim.
ilk sezonu izleyip keyif almıştım hatta yeni sezonu heyecanla beklemiştim bugün çıkar çıkmaz hayatsız gibi sekiz bölüm izleyerek bitirdim.
dizinin senaryosu meriç acemi tarafından kaleme alınmış, yönetmenliğini ahmet katıksız ve deniz yorulmazer'in birlikte yapmışlar.
dizinin oyuncuları alina boz, mert yazıcıoğlu, pınar deniz, müfit kayacan, kubilay aka, ipek filiz yazıcı, selahattin paşalı, bade işçil, kaan urgancıoğlu, tuba üstün gibi başarılı isimler.
dizi bir gençlik dizisi doksanlarda geçiyor ve dönemi iyi yansıttığını söyleyebilirim. kostümler, mekanlar, üslup olarak gayet başarılı bir iş olmuş.
ilk sezonu çok beğenmiştim ama ikinci sezon maalesef ilk sezon kadar iyi değildi. iyiydi ama ilk sezon kadar iyi değildi. ellerinde bol ve iyi malzeme varken ortalama bir sezon çıkarmışlar. sebeplerine spoiler kısmında geleceğim.
dizi sürekli güzel mesajlar vermeye çalışıyordu bu hoşuma gitti. o mesajları verdi mi vermedi mi den ziyade mesaj vermek gayreti hoşuma gitti. özellikle sınavla ilgili olanlar nefisti. her öğrenci o durumlara sokuldu her öğrenci o ailelere maruz kaldı. dizi bir süre sonra şöyle ilerledi. diyalog diyalog güzel bir müzik. diyalog ve güzel müzik. bir süre sonra sıkmaya başladı.
genelde dizilerde ve filmlerde müzik kullanımı sahneyle uyumlu olur ama burada böyle değildi. sahnelerle uyumlu olan sadece iki müzik duydum gerisi güzel parça diye konulmuş.
bazı sahnelerde ve diyaloglarda sosyal medya ağzıyla konuşmak gerekirse cringe oldum. çok gereksiz ve çok boktan diyaloglar vardı. hikaye iyi bir çizgide ilerliyordu ama diyaloglar çok basitti. hikayenin çizgisini beğendim. bence iyi başladılar iyi bitirdiler iki sezon olarak düşünüyorum.
dizideki kötü ve iyi çelişkisi güzeldi karakterler dozundaydı. dönemin gözlemlenmesi ve seyirciye aktarılması güzeldi. her şeye rağmen güzel ve keyifli bir diziydi. eksikleri vardı ama olsun. ellerinde olan malzeme ve hikayeden daha iyi bir şey beklerdim.
oyuncuların büyüklük hallerini beğendim. hepsi iyi oyuncular ve yakışan oyunculardı. ayar olduğum ve sinirlendiğim konulara gelirsek. diyaloglar çok ucuzdu. aşırı sinirlendiğim kısımlar oldu. son bölümdeki isyan sahnesi tamamen gereksizdi. gördüğüm en kötü sahnelerden biriydi. tepki koysalar okey ama okulu yıkmak ne alaka lan.
dizide birbirlerine ilgi duyan gençlerin birbirleriyle oturup konuşmamasına sinir oldum. ulan seviyorsunuz işte neden birbirinize köpek çekiyorsunuz.
müzik kullanımı ve popüler müziklerin ortaya saçılması hoşuma gitmedi. twitter tayfa övsün diye yapmışlar gibi bir sezon izledim. hikaye iyi sonlanmasaydı iyice berbat olurdu ama iyi final yaptıkları için sevdim.
öğrencilerin aileleriyle olan ilişkileri ve sorunları güzel yansıtılmıştı. iyi göndermeler ve mesajlar vardı. sevdim. burcu hoca ve kırmızı elbisesi arkaya yatırdığı saçları kırmızı ruju derken tanımı sonlandırıyorum. ha bir de tadını kaçırmadan iki sezonda bitirdiğiniz için teşekkür ederim.
devamını gör...
her entry'i beğenen yazarın amacı
ülkedeki seksüel ve duygusal normlar yüzünden her türlü geri dönüşün "bana yürüyor" sanılması.
arkadaşlar insanlar konuşurlar, konuşurken jest ve mimikler devreye girebilir, karşınızdaki size gülümseyebilir.. sakin olun. bunlar yürüme fantezisi değil aksine insan olma göstergesidir.
"bana güldü kesin hoşlanıyor"
"saçıyla oynuyordu kesin gönlü var"
"elini kolunu koyacak yer bulamadı, bu kız/erkek bana aşıııkkk"
evet herkes size yürüyor, tapıyor, ölüyor..
gelelim sözlüğe beğenir ya b e ğ e n i r ne var bunda? ne olabilir? napsın her giridiyi mesajla mı tebrik etsin?
adına girdiler açıp aşkını mı ilan etsin :))
yapmayın çocuklar bakın burada beşik sallarken yazıyorum yapmayın aa.
arkadaşlar insanlar konuşurlar, konuşurken jest ve mimikler devreye girebilir, karşınızdaki size gülümseyebilir.. sakin olun. bunlar yürüme fantezisi değil aksine insan olma göstergesidir.
"bana güldü kesin hoşlanıyor"
"saçıyla oynuyordu kesin gönlü var"
"elini kolunu koyacak yer bulamadı, bu kız/erkek bana aşıııkkk"
evet herkes size yürüyor, tapıyor, ölüyor..
gelelim sözlüğe beğenir ya b e ğ e n i r ne var bunda? ne olabilir? napsın her giridiyi mesajla mı tebrik etsin?
adına girdiler açıp aşkını mı ilan etsin :))
yapmayın çocuklar bakın burada beşik sallarken yazıyorum yapmayın aa.
devamını gör...
türk kadınlarının kendini prenses zannetmesi
ben tek seferde lavaboda kalan artıkları elimle alabiliyorum, hangi prenseslikten bahsediliyor burada. kül kedisiydim prenses olamadan balkabağı oldum olarak yorumladım şu an.
devamını gör...
normal sözlük haykırma köşesi
vakityle radyo d de polat labar 'ın programından esinlenerek açtığım başlık, programa katılan insanlar, ilgili kişiye, makama, geçmişe ulaşmayacağını bilseler bile, bazı olayları durumları pişmanlıkları keşkeleri içlerinde tutmak yerine radyoda haykırıyorlardı, arada hepimizin böyle birt bölgeye ihtiyacı olur diye düşündüm, ufak bir çakıl taşı ile başlıyorum
bu sabah trafikte şeridine girmemem için önündeki aracın tamponuna yapışan arkadaşa sesleniyorum,* ulan beni önüne almadın da işe 30 dakika erken mi gittin, kahvaltının en güzel yerine mi yetiştin, çayın ilk deminin sana mı verdiler, patron konfetiylemi karşıladı seni, prim mi aldın, her sabah birlikte çekiyoruz bu zıkkımı yol istiyorum ya yol, canını değil.
bu sabah trafikte şeridine girmemem için önündeki aracın tamponuna yapışan arkadaşa sesleniyorum,* ulan beni önüne almadın da işe 30 dakika erken mi gittin, kahvaltının en güzel yerine mi yetiştin, çayın ilk deminin sana mı verdiler, patron konfetiylemi karşıladı seni, prim mi aldın, her sabah birlikte çekiyoruz bu zıkkımı yol istiyorum ya yol, canını değil.
devamını gör...
evlenmek için beklenilen şey
beyninde dirayet, kalbinde cesaret, ruhunda da asalet olan bir kadını bekliyorum.
bu kadar bekledim, umrumda değil, bulamazsam da evlenmeyip yalnız ölüp toprağa gübre olmak bile sırf evleneyim diye evlenmiş olmaktan daha faydalıdır.
bu kadar bekledim, umrumda değil, bulamazsam da evlenmeyip yalnız ölüp toprağa gübre olmak bile sırf evleneyim diye evlenmiş olmaktan daha faydalıdır.
devamını gör...
mankurtlaştırma
türk, altay ve kırgız destanlarında bahsedilen bir işkence yönteminin uygulamasıdır.
"mankurt haline getirilmek istenen kişinin başı kazınır, başına ıslak deve derisi sarılır ve böylece elleri kolları bağlı olarak güneş altında bırakılır. deve derisi kurudukça gerilir. " wikipedia'dan alıntı
cengiz aytmatov bir kitabında mankurt kavramını düşmanın kuklası haline gelen hain insanlar için kullanınca "sosyal kimlik değiştirme ve öz köküne yabancılaşma" temalarını karşılayan bir terim olarak sosyal psikoloji literatürüne girmiştir.
sosyolojide'ki asimilasyon terimiyle benzer noktaları vardır. her iki terim de "öz kültüründen uzaklaşma, sosyal kimlik değiştirme" anlamları vardır. ben bazen yazılarımda bu anlama denk olan sınıfının insanı kalıbını da kullanıyorum. bunu bsm tv isimli youtube kanalında görmüştüm. orada "sınıfının insanı" kavramı bir toplumsal kahramanı tanımlamak için kullanılıyorken ben belirli bir zümreye ait olmak, yaranmak için her türlü lafı söyleyen insanlar için kullanırım bu kalıbı.
"mankurt haline getirilmek istenen kişinin başı kazınır, başına ıslak deve derisi sarılır ve böylece elleri kolları bağlı olarak güneş altında bırakılır. deve derisi kurudukça gerilir. " wikipedia'dan alıntı
cengiz aytmatov bir kitabında mankurt kavramını düşmanın kuklası haline gelen hain insanlar için kullanınca "sosyal kimlik değiştirme ve öz köküne yabancılaşma" temalarını karşılayan bir terim olarak sosyal psikoloji literatürüne girmiştir.
sosyolojide'ki asimilasyon terimiyle benzer noktaları vardır. her iki terim de "öz kültüründen uzaklaşma, sosyal kimlik değiştirme" anlamları vardır. ben bazen yazılarımda bu anlama denk olan sınıfının insanı kalıbını da kullanıyorum. bunu bsm tv isimli youtube kanalında görmüştüm. orada "sınıfının insanı" kavramı bir toplumsal kahramanı tanımlamak için kullanılıyorken ben belirli bir zümreye ait olmak, yaranmak için her türlü lafı söyleyen insanlar için kullanırım bu kalıbı.
devamını gör...
kitap kulübü hakkında her şey
dostlarım,
kafa sözlük kitap edebiyat kulübü olarak birlikte okuyacağımız ilk kitaba kıran kırana süren bir oylama sonucunda karar vermiş bulunmaktayız.
ilk kitabımız h.g.wells'ten zaman makinesi.
buluşma tarihimiz ise 29 haziran salı saat 21.00.
kulübümüzden yeni haberdar olup ''allah beni kahretmesin neden haberim olmadı,bu mükemmel kulübü nasıl kaçırdım'' diye hayıflanan sevgili yazarlar,sizler için de buluşma tarihini uzun tuttuk,hala vakit varken bize katılabilin,kitabı okuyup bize yetişebilin diye.
kapımız açık efendim bekliyoruz!
kulübe katılmak için de : buradan tık tık
kafa sözlük kitap edebiyat kulübü olarak birlikte okuyacağımız ilk kitaba kıran kırana süren bir oylama sonucunda karar vermiş bulunmaktayız.
ilk kitabımız h.g.wells'ten zaman makinesi.
buluşma tarihimiz ise 29 haziran salı saat 21.00.
kulübümüzden yeni haberdar olup ''allah beni kahretmesin neden haberim olmadı,bu mükemmel kulübü nasıl kaçırdım'' diye hayıflanan sevgili yazarlar,sizler için de buluşma tarihini uzun tuttuk,hala vakit varken bize katılabilin,kitabı okuyup bize yetişebilin diye.
kapımız açık efendim bekliyoruz!
kulübe katılmak için de : buradan tık tık
devamını gör...
türk kadınındaki kayınvalide düşmanlığının sebebi
özellikle kadına yönelik baskıların ağır olduğu erkek egemen toplumlarda bana stockholm sendromunun yansıması gibi gelir. hayatı boyunca ezilen, baskı gören, hayallerini yaşama şansı olmayan, hayatını baskı ve kurallar hapishanesinde geçiren kadın, oğlan çocuğu doğurup anne olduğunda övülür. oğlu üzerinden değer kazanır. yaşlandıkça söz hakkı artar. kocası dahil hiç kimse tarafından dinlenmeyen kadını, oğul ana hakkı der dinler.
oğlan evlendiğinde başlayan güç kavgasında hayallerini yaşayamayan ve biz kaynanamızın yanında oturamazdık bile diyen kadın kendi nemesisine döner. gelin-kaynana-oğul ilişkisi taraflardan biri bu kısır döngüyü kırana kadar devam eder.
kişiliği yeterince oturmamış ve anne-oğul, anne-sevgili ilişkilerin ayrı tutamayan erkeklerin bu kısır döngünün devamında rolü büyüktür.
oğlan evlendiğinde başlayan güç kavgasında hayallerini yaşayamayan ve biz kaynanamızın yanında oturamazdık bile diyen kadın kendi nemesisine döner. gelin-kaynana-oğul ilişkisi taraflardan biri bu kısır döngüyü kırana kadar devam eder.
kişiliği yeterince oturmamış ve anne-oğul, anne-sevgili ilişkilerin ayrı tutamayan erkeklerin bu kısır döngünün devamında rolü büyüktür.
devamını gör...
istanbul'u çekici yapan detaylar
boğaziçi.
devamını gör...
