geçmişe özlem duymak
asla mutlu olamayacak insandır.
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
çevreme söyleyemediklerimi içimde kalanları başka insanların sesimi duymasını sağlamak, beni iyi hissettiriyor.
devamını gör...
lazım olur düşüncesiyle atılmayan eşyalar
düzenlenmeleri gerekir:
dikiş kutusu
elektronik kutusu
tamir kutusu
belge kutusu
yedek eşyalar
...
sanıldığı gibi gereksiz değiller,
tüketimden önce elimizdekilerle idare edebilirsek gayet faydalıdır.
yabancıların diy dediği kendin yap videolarına baktığınızda neden onları atmadığınızı anlayacaksınız.
herşey biriktirilmemeli mi?
bazı belgeler evet,bazı anılar evet
hediye edin fazla kıyafetiniz çantanız ... varsa fakat yenisini de almayın.
hediye de edilemiyorsa;
atacaksanız geri dönüşüme göre atın...!
not!
evdeki eşyaların envanterini çıkarın
alacağınız eşyaları sorgulamadan geçirin.
çeşitli tekniklerle az eşya çok zaman daha çok yaşam oluşacaktır.
minimalizm
kanaat
konmari
...
dikiş kutusu
elektronik kutusu
tamir kutusu
belge kutusu
yedek eşyalar
...
sanıldığı gibi gereksiz değiller,
tüketimden önce elimizdekilerle idare edebilirsek gayet faydalıdır.
yabancıların diy dediği kendin yap videolarına baktığınızda neden onları atmadığınızı anlayacaksınız.
herşey biriktirilmemeli mi?
bazı belgeler evet,bazı anılar evet
hediye edin fazla kıyafetiniz çantanız ... varsa fakat yenisini de almayın.
hediye de edilemiyorsa;
atacaksanız geri dönüşüme göre atın...!
not!
evdeki eşyaların envanterini çıkarın
alacağınız eşyaları sorgulamadan geçirin.
çeşitli tekniklerle az eşya çok zaman daha çok yaşam oluşacaktır.
minimalizm
kanaat
konmari
...
devamını gör...
yazarların vatan için yaptıkları
türkiye'ye yatırım yapacak yabancı kişilere/kurumlara gerekli evrakları çevirdim. yabancıların türkiye'de ihalelere katılabilmeleri için gerekli binlerce sayfalık ihale dosyalarını tercüme ettim. yurtdışından gelenlerin türkiye'deki işlemlerinde (tapu, emlak, vize, pasaport, noter, tercüme vb.) yardımcı oldum. işim gereği türkiye tanıtım elçisi gibi bir şeyim. daha ne yapayım?
devamını gör...
uzaya çıkan ilk türk kızı
merakla beklediğim insan.
benden geçti artık...
edit: aynen kopyalıyorum diğer mesajı buraya.
"özür dileyerek flood yapacağım çünkü bunu paylaşmayı unuttum ve herkes görsün isterim. görüldükten sonra gerekirse ilk mesajımı editleyip ona ekleyebilirim:
uzaya gidecek ilk adanalı astronot kadın
tam türk olmasa da yavaş yavaş yaklaşıyoruz hedefe."
benden geçti artık...
edit: aynen kopyalıyorum diğer mesajı buraya.
"özür dileyerek flood yapacağım çünkü bunu paylaşmayı unuttum ve herkes görsün isterim. görüldükten sonra gerekirse ilk mesajımı editleyip ona ekleyebilirim:
uzaya gidecek ilk adanalı astronot kadın
tam türk olmasa da yavaş yavaş yaklaşıyoruz hedefe."
devamını gör...
söz büyüğün sus küçüğün
geleneklerimize göre bir konu hakkında konuşulacaksa büyüklere öncelik verilmeli, büyükler kendi aralarında konuşurken söz hakkı istenmeli, söz hakkı verilmeden, saygısızlık edip lafa girilmemeli anlamına gelen atasözüdür.
zaman içerisinde bahse konu atasözünün farklı versiyonları oluşmuştur,ancak ilk ve doğrusu hangisi bilinmemektedir.*
örnek olarak vermek gerekirse;
su küçüğün, sofra büyüğün
su küçüğün, yemek büyüğün
örnek olarak verilebilir.
zaman içerisinde bahse konu atasözünün farklı versiyonları oluşmuştur,ancak ilk ve doğrusu hangisi bilinmemektedir.*
örnek olarak vermek gerekirse;
su küçüğün, sofra büyüğün
su küçüğün, yemek büyüğün
örnek olarak verilebilir.
devamını gör...
normal sözlük moderasyonu
sözlüğe kayıt olan herkese hoş geldin mesajı atıyorlar. bence çok sempatik.
devamını gör...
tam kapanma günlükleri
bahar mevsimi yerini hızlıca yaza bırakacak gibi.
bu sıcakta evde durulmaz. hadi markete gidelim. zaten herkes markete gidiyor.
şöyle kafa dinleyecek bir yer fena olmazdı.
biraz dolaştıktan sonra aradığım şeyi buluyorum.
iki arabanın geçebileceği bir sokak. kaldırıma bir bank koyulmuş. tam dedikodu yapmalık. kola-çekirdek de olur.
dedim ya sıcak diye. gölgede bir bank bulduğuma seviniyorum.
kulağımda kulaklık. müziksiz olmaz tabii. boş boş oturacak değilim ya.
acaba sait faik bizimle aynı dönemde yaşasaydı o da kulaklık bağımlısı olur muydu?
gözlem yaparken bir şeyler dinler miydi acaba?
neyse biz kendi gözlemimize odaklanalım.
bir apartman.
böylesini daha önce görmedim.
zeminden çatı katına kadar her daire farklı bir görünüme sahip.
dış sıvanın üstüne boya atılmamış. renk gri. zamanla çokça değişime uğramış gibi duruyor.
oturuyorum banka.
çatı katının penceresinden bir adam dışarıyı seyrediyor.
ama nasıl biliyor musunuz? iki elini pencerenin alt kenarlarına koymuş.
gözleri gökyüzünde. sanki bir gemi gelecek de hava kontrolü yapıyor.
çok ciddi. düşünceli.
içimden diyorum, bu adamda bir iş var.
sonra adam teras kısmına geçiyor.
o ara dikkatim dağılıyor.
çocuklarını gezdirmeye çıkan aileler falan...
tekrar baktığımda ise güvercinleri görüyorum.
meğer adam güvercin besliyormuş.
şimdi oldu diyorum.
düşünceli haller devam ediyor yalnız.
dikkatli şekilde güvercinleri izliyor adam.
ikinci katta yine bir adam. o da ellerini balkon demirlerine koymuş.
o da düşünceli. seyrediyor dışarıyı. baktığı tarafta park var. diğer taraf sokağa bakıyor zaten. ne diye o tarafa baksın.
bir süre sonra aşağıya iniyor. hala düşünceli. bir taraftan güneş de vuruyor. bir sağa bir sola yürümeye başlıyor.
abicim terleyeceksin bu sıcakta.
birini bekliyor desem kapanma zamanı kim beklenir ki? var bir derdi herhalde diyorum.
esas kimi unuttum ben?
bahsettiğim sokağa gelmeden bir tane yaşlı amca sandalyesinde oturuyordu.
öylesine, tek başına.
zaten bir şey gördüysem illa bir anlamı olacak değil mi?
yani o amca orda oturuyorsa boş boş oturamaz. kesin bir şey düşünüyordur.
kesin pişmanlıkları vardır.
bir acısı, hüznü.
vardır değil mi?
bu yazıda herkes düşünüyor.
artık başka ara sokaklara dalmanın vakti geldi.
bu arada bu satırları yazarken aklımdaniron maiden'dan empire of the cloudsgeçti.
bulutların imparatoru bu sefer güvercin besleyen adam olsun. güvercinlerle mutlu bir hayat geçirir umarım.
bu sıcakta evde durulmaz. hadi markete gidelim. zaten herkes markete gidiyor.
şöyle kafa dinleyecek bir yer fena olmazdı.
biraz dolaştıktan sonra aradığım şeyi buluyorum.
iki arabanın geçebileceği bir sokak. kaldırıma bir bank koyulmuş. tam dedikodu yapmalık. kola-çekirdek de olur.
dedim ya sıcak diye. gölgede bir bank bulduğuma seviniyorum.
kulağımda kulaklık. müziksiz olmaz tabii. boş boş oturacak değilim ya.
acaba sait faik bizimle aynı dönemde yaşasaydı o da kulaklık bağımlısı olur muydu?
gözlem yaparken bir şeyler dinler miydi acaba?
neyse biz kendi gözlemimize odaklanalım.
bir apartman.
böylesini daha önce görmedim.
zeminden çatı katına kadar her daire farklı bir görünüme sahip.
dış sıvanın üstüne boya atılmamış. renk gri. zamanla çokça değişime uğramış gibi duruyor.
oturuyorum banka.
çatı katının penceresinden bir adam dışarıyı seyrediyor.
ama nasıl biliyor musunuz? iki elini pencerenin alt kenarlarına koymuş.
gözleri gökyüzünde. sanki bir gemi gelecek de hava kontrolü yapıyor.
çok ciddi. düşünceli.
içimden diyorum, bu adamda bir iş var.
sonra adam teras kısmına geçiyor.
o ara dikkatim dağılıyor.
çocuklarını gezdirmeye çıkan aileler falan...
tekrar baktığımda ise güvercinleri görüyorum.
meğer adam güvercin besliyormuş.
şimdi oldu diyorum.
düşünceli haller devam ediyor yalnız.
dikkatli şekilde güvercinleri izliyor adam.
ikinci katta yine bir adam. o da ellerini balkon demirlerine koymuş.
o da düşünceli. seyrediyor dışarıyı. baktığı tarafta park var. diğer taraf sokağa bakıyor zaten. ne diye o tarafa baksın.
bir süre sonra aşağıya iniyor. hala düşünceli. bir taraftan güneş de vuruyor. bir sağa bir sola yürümeye başlıyor.
abicim terleyeceksin bu sıcakta.
birini bekliyor desem kapanma zamanı kim beklenir ki? var bir derdi herhalde diyorum.
esas kimi unuttum ben?
bahsettiğim sokağa gelmeden bir tane yaşlı amca sandalyesinde oturuyordu.
öylesine, tek başına.
zaten bir şey gördüysem illa bir anlamı olacak değil mi?
yani o amca orda oturuyorsa boş boş oturamaz. kesin bir şey düşünüyordur.
kesin pişmanlıkları vardır.
bir acısı, hüznü.
vardır değil mi?
bu yazıda herkes düşünüyor.
artık başka ara sokaklara dalmanın vakti geldi.
bu arada bu satırları yazarken aklımdaniron maiden'dan empire of the cloudsgeçti.
bulutların imparatoru bu sefer güvercin besleyen adam olsun. güvercinlerle mutlu bir hayat geçirir umarım.
devamını gör...
her şeyi açıklayan en kısa söz
yoruldum.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
23 nisan için bütün yazarlarına kurucu unvanı veren genel kurucu. ne demişler iş aş benjamin yoldaş.
seviyoruz seni yoldaş.*
seviyoruz seni yoldaş.*
devamını gör...
kadınların öz saygısı var mıdır
bu arada başlıkların tamamında özsaygı şeklinde yanlış yazılmış. öz saygı olmalı.
devamını gör...
yeşilçam
türk sineması. türkiye'deki film endüstrisine dair faaliyetleri ve sinema kültürünü kapsamaktadır.
yeşilçam denme sebebi ise; 1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri taksim yeşilçam sokağında bulunduğu için kısaca yeşilçam denmiştir.
yeşilçam denme sebebi ise; 1980 öncesinde film film şirketlerinin çoğunluğunun yazıhaneleri taksim yeşilçam sokağında bulunduğu için kısaca yeşilçam denmiştir.
devamını gör...
normal sözlük'te herkesin fakir olması
fakirim ama iyi bir yazarım diyebiliyorum. ama senin bu yazma işi hiç olmuyor be kardeş, oralet bile daha başarılıydı arada güldürüyordu.
devamını gör...
sözlükteki ateistleri müslüman yapacak bilgi
şimdi en yakındaki pilot kalemi elimize alıyoruz...
devamını gör...
normal sözlük'teki kaliteli yazarların sözlüğü bırakması
katılmadığım başlıktır.
benim takip ettiğim kaliteli yazarların büyük çoğunluğu hala burda. ama tanımları akışta uzun süre kalamadığı için sadece meraklısı okuyor onları.
geceye bir at bırak türü başlıklara herkes yazdığı için o tür başlıklar uzun süre göz önünde iken bilgi içeren başlıklar kaybolup gidiyor.
sadece yazar değil okur da olmayı başarsak bence sorun kalmayacak.
benim takip ettiğim kaliteli yazarların büyük çoğunluğu hala burda. ama tanımları akışta uzun süre kalamadığı için sadece meraklısı okuyor onları.
geceye bir at bırak türü başlıklara herkes yazdığı için o tür başlıklar uzun süre göz önünde iken bilgi içeren başlıklar kaybolup gidiyor.
sadece yazar değil okur da olmayı başarsak bence sorun kalmayacak.
devamını gör...
sokak ortasında öpüşen sevgililer
buna ahlaksızlık diyenlerin türlü pisliği yaptığını görünce helal olsun diyorum bu manzaraya.
zira sevgiden korkacak kadar insafsız değilim!!
zira sevgiden korkacak kadar insafsız değilim!!
devamını gör...
pencere (yazar)
şiiri ve nazım hikmeti seven,* kibar, bilgili, hem tanımlarını hem kendisini sevdiğim yazar.
devamını gör...
mültecilere çocuk yapma yasağı getirilmesi
dünya alem bilir beni. muhalifliğin dibine dibine vuran biri olarak söylememem gerekir ki; saçmalamayın. mültecileri sınırlardan sürüyle alan hükümet bu sorunları bilmiyor muydu?
siz ne hakla çocuk sahibi olmaya hakkı olan insanları böyle itham edersiniz? siz kimsiniz? ne sanıyorsunuz kendinizi?
insanlar inek, köpek ve ya herhangi bir hayvan mı ki kısırlaştıracaksınız?
bu mültecilerin en çok gitmesini ben isterim, gitsinler de, çölde yaşıyormuş gibi hissetmeyelim. gitsinler ki araplaşmayalım. ama çözüm kısırlaştırmak değil, insanlık suçudur.
ayrıca olmamış şeyler hakkında olmuş gibi başlık açmak tamamen boştur.
siz ne hakla çocuk sahibi olmaya hakkı olan insanları böyle itham edersiniz? siz kimsiniz? ne sanıyorsunuz kendinizi?
insanlar inek, köpek ve ya herhangi bir hayvan mı ki kısırlaştıracaksınız?
bu mültecilerin en çok gitmesini ben isterim, gitsinler de, çölde yaşıyormuş gibi hissetmeyelim. gitsinler ki araplaşmayalım. ama çözüm kısırlaştırmak değil, insanlık suçudur.
ayrıca olmamış şeyler hakkında olmuş gibi başlık açmak tamamen boştur.
devamını gör...
