"action speaks louder than words"
devamını gör...

john fante’nin 1933 berbat bir yıldı ismini taşıyan güzel sayılabilecek romanında geçen ilginç tanımlamasıdır.

dünyada birçok boş iş vardır ve var olmaya devam edecektir ve bunları listelemeye kalksak eminim altından kalkamayız. ama aklımıza geldikçe bunları küçük notlar halinde yazabilirsek belki günün birinde bu gezegende bizden sonra yaşayacak olan insanlara güzel bir antoloji bırakmış olabilirsek, tabii eğer bizden sonra dünya diye bir gezegen hala var olmaya devam ederse.

çölde ortasında diş gıcırdatmak da john fante’nin bomboş bir iş olarak gördüğü bir eylem. haklı olabilir mi, bilmiyorum. hiç çöl görmedim ve diş gıcırdatmaksa çok nefret ettiğim bir şeydir. ancak üzerinde biraz derin düşününce -ki o kadar gereksiz şeyler üzerinde düşünme alışkanlığım var ki- bunun çok boş bir etkinlik olabileceğine ikna oldum.

bence terasta ayakkabı bağlamak da eşit oranda saçma bir etkinlik. yapılması gereksiz olduğu kadar faydasız da. anlam vermek için uğraşıp bir çözüm bulunamayacak bir eylem. böyle şeylere gerek yok bence. çölde fiş gıcırdatıp terasta ayakkabı bağlamayın, hiçbir şey olmasa bile mutlaka bir şey olur.
devamını gör...

çok yüksek ihtimaldir.

bu sözlüğe saldıran deyyuslar yoldaş ve tayfasını çok yakından tanıyor olmalı.

lan iko diyoruz. bu adam tahminlerime göre 7/24 bilgisayar başında olan birisi olmalı.
bu adamın 1-2 saat bilgisayar başından kalkmasını nasıl bilip saldırdı bu adamlar.

içeride köstebek var. birisi ikoyu tuzağa çekmiş. sonra kahpece saldırmışlar.

yoldaş sen en iyisi bi araştır bu konuyu.
devamını gör...

öğretmenken bela bir sınıfta ders doldurmuştum, sınıfın hocası raporluydu. yani cidden inanılmaz sıkıntılı bir sınıftı. sonunda kendimi kaybettim ve "kendimi ahırda gibi hissediyorum," dedim. çocuğun biri şak diye, "çiftçi biz mi oluyoruz?" dedi. çocuğu takdir ettim ama öğretmenlik vasfımı da gösterdim ve "umarım bu zekanızı akademik alanlarda da görürüz," dedim. yalnız hakikaten iyi laf sokmuştu çocuk bana. helal olsun.
devamını gör...

eleştirmek ne zamandan beri zorbalık oldu? bu kadar mı eleştiriye tahammülünüz yok? ortada hakaret yok linç yok nerden zorbalık oluyor bu. hepimiz insanız iyi yönlerimiz de var kötü yönlerimiz de. hep övülmeyi bekleyip ufacık bir eleştiriyi bile kabullenmeyip sizi eleştiren yazarı linç ederek asıl zorbalığı siz yapıyorsunuz kusura bakmayın. geçenlerde bir yazarın nickaltına gayet kibar ve yumuşak bir dille hafif bir eleştiri yazdım hatta alınmasın diye iyice yumuşattım ki zaten kolay kolay sivri dilli bir üslup kullanmam. o küçücük eleştiriyi bile kaldıramayıp bana yazdığımı silmemi ima etti. hatta birkaç yazar da anında laf sokmaya çalıştı. ne diye? ufacık bir eleştiride bulundum diye. silmiyorum ulan silmeyeceğim de. bu kadar öz güvensiz, pohpohlanmayı bekleyen tiplerseniz böyle sosyal mecralardan uzak durun.

benim de nickaltımda hem iyi şeyler yazıyor hem kötü. bir kere de kalkıp bunu sil demedim kimseye* hatta beğenip geçtim. o onun düşüncesi çünkü herkes beni sevmek, onaylamak zorunda değil ki. eleştiriye açık olun biraz.
devamını gör...

ana sınıfları hariç de lan!
ana sınıfında çocuğu olanları ilgilendirmeyen durumdur.
sanırım kreşleri kastediyor. ben artık anlamıyorum hangi okul ne. deli saçmasına dönmüştür.

--- alıntı ---

cumhurbaşkanlığı kabine toplantısı’nda alınan karar gereği, ana hariç, tam gün hizmet veren resmî ve özel tüm anaokulları, kovid-19 tedbirleri kapsamında belirlenen koşulları yerine getirmek kaydıyla yarından itibaren yüz yüze eğitime geçecektir.

--- alıntı ---

link
devamını gör...

pilot olmak isterdim. bi kereliğine de olsa bulutların üstüne çıkmak, uçağa bindiğimizde duyduğumuz “merhaba ben kaptan pilotunuz...” diye açıklama yapmak ve o anın tanıdı çıkarmak isterdim kesinlikle.*
devamını gör...

tırnaklarda displazi, boyun ve gövdenin üst kısmında hiperpigmentasyon ve aşırı gözyaşı oluşumu ile karakterize genetik bir hastalıktır.
telomeraz disfonksiyonu görülür.
devamını gör...

nahif ruhlu, düşünceli, mahlasıyla da epey yaratıcı bir zihne sahip olduğunu düşündüğüm yazar arkadaşımız.
içinde kara bulutlar gezse de güneş ışığını bilen, kaybetmeyen yazarımız.
okurken "what" demediğim, akıcı ve samimi kalemiyle bizi onurlandırdı.
teşekkür ediyorum ve sağlıcakla, bol huzurla kalma diliyorum.
devamını gör...

aman (bkz: jahrein) görmesin, duymasın dediğim olay. sonra bu olaydan bile bir yolsuzluk hikayesi, yalanı ve algısı çıkarıp, bir şekil ibb ve imamoğlu'na saldıracak bir şey bulur.

eğer görürse kesin şöyle tivit atar;
"ya ülkede onca aç çocuk varken, ibb metro süslüyor. olacak şey değil"
veya "o kadar bayrak asılmış. acaba kime ihale edildi. ulaşıma zam yapıyorsun ama ekrem"

++

o değil de milli bayramlara düşman, hazmedemeyen bir zihniyetten sonra, milli bayramlara sahip çıkan bir yönetim görmek ilaç gibi geldi. ne de güzel görüntüler.
devamını gör...

pembe bir mezarlık gördüm rüyamda
aşık cesetler şekerden tabutta.

|model - pembe mezarlık
devamını gör...

" buna mı alındın"
lan o zamana kadar onca şeye sabretmişim ben, o kadar şeyi içime attıktan sonra bir yerde patlayınca o mu battı gözünüze?.
devamını gör...

isveç ürünü popüler çanta markası. kanken modeli ile öne çıkan markanın ülkemizde fiyatları epeyce yüksektir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dört adedine sahip olduğum, bana hediye edilmiş bitkidir.
vazoda su içerisinde tutulduğunda çok güzel görünür, iyi bakıldığında büyür, yuvarlanarak yada çubuk halinde büyümesini isterseniz sarmanız gereklidir, ancak sarmadan da uzayan kısımları yapraklı olacak şekilde büyütebilirsiniz.
güneşi çok seven bir bitkidir. direkt güneş ışığını çok sever ancak yaz aylarında öğle saatlerinde alması yaprakların uçlarından yanmasına neden olur. sabah yada akşam güneşi alan bir noktada olduğunda misler gibi mutlu mutlu büyümektedir. her suyunu değiştirdiğinizde güneşe doğru bakan yönünü de değiştirirseniz dümdüz değil yuvarlanarak büyümektedir. yaprakları açmış hali daha çok hoşuma gittiğinden ben sarmadan büyüttüm ancak sık sık yönünü değiştirdiğim için uzayan yaprakları bir sağa bir sola doğru uzayıp tatlı bir s zinciri şeklinde büyüdü.
vazoda su içerisinde iki yıl yaşamaktadır, daha sonra toprağa aktarabilirsiniz. bu iki yılda köklerinin gelişimi izlenmelidir. vazo dibinde çakıl taşları koyarsanız güzel durur ancak köklerini çakıl taşlarının içerisine batırarak yerleştirmeniz durumunda kökler gelişmeyecektir. bastırmadan, çakıl taşlarının üzerine bırakarak yerleştirmelisiniz ki köklerinde baskı olmasın ve kökleri gelişsin.
keserek çoğaltabilirsiniz, ancak kesilmesi/budanması durumunda mantar vs. oluşumu olmaması için kesik mum ile kapatılmalı ve açılmamalıdır. bu nedenle dışarıdan aldığınız bambuların üst kısmında genelde yeşil renkli bir mum tabakası vardır. yapraklar ve büyüyen kısımlar bu tabakanın sağından yada solundan patlamaya başlar. eğer odunsu yapıda devam etmesini istiyorsanız bu yapraklar büyümeye başlamadan yada başladıktan hemen sonra şekillendirmek için sarmalısınız.
çin kültüründeki inanışa göre, aşk için 2 adet, mutluluk için 3 veya 5 adet, sağlıklı bir ömür için 7 adet servet için 8 adet , iyi bir gelecek için ise 9 adet şans bambusu tek bir vazoya konmalıymış. benim 4 tane olduğundan pek şans getirmedi sanırım siz öyle yapmayın.

bu kadar uzun anlattığıma bakmayın, bakması kolaydır ve evinizin havasını değiştirir.
devamını gör...

üzerinden 24 saat geçen aşım.
hala yaşıyorum.
keyfimi yerine getirdi, kafa yapıyor olabilir.
sabah buz kristalleri ile konuştum.
soğuktan donan ellerimi sevdim.
baş ağrısı, ateş yerine kafa bulduruyor olabilir.
bende çay bile kafa yapıyor.
bende böyle bir modelim işte.
sıfır da değilim,
az biraz kol ağrısı var.
başka da bir şey yok.
bana da olan herkese de yarasın inşallah.
devamını gör...

hiçbiri aşağıdaki karizmaya sahip değildir:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

deniz gezmiş idamla yargılandığı mahkemede birden gülmeye başlar. hakim "neye gülüyorsun?" diye sorduğunda "duvarda adalet yazıyor ona gülüyorum." der.

hayatım boyunca bundan daha iyi bir cevap duyacağımı zannetmiyorum. hatta bundan dolayı bir mahkemeye çıksam kesin aklıma gelir gülmeye başlarım.

şunu da şuraya bırakayım.
devamını gör...

bir haluk levent şarkısı, bir feridun düzağaç şarkısı. bir haluk levent - feridun düzağaç ortak şiiri? garip saçmasapan bişi.

önce 2002'de haluk beyefendi bu şehir şarkısının başında söylüyor.

sonra 2003'te feridun düzağaç efendi şarkı gibi bişi yapıyor, azcık farklı sözlerle. herhalde haluk efendinin değiştirdiği yerleri beğenmemiş. söz müzik f.d. yazıyor.

valla bugün burda da cumartesi efendiler. umarım siz de bir cumartesi günü mevzuyu kendi aranızda çözmüşsünüzdür.
devamını gör...

"gözlerin, dudakların alev alev çağırıyor yangınlara. öyle bir şey var ki sende çözemediğim, insanı çılgınlıklara sürüklüyor."
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim