gece tam bu saatlerde ışıkları kapatıp kulaklıkla son ses müzik dinlemek.
tabi sonrasında uzun bir uyku. sahi uyku her şeyin ilacı değil mi?
devamını gör...

şevval sam'ı biliriz, tanırız, severiz de; hilal kaplan kim bilmiyorum. tarzından kendi zeka seviyesini ortaya koymuş şahsiyet. zira bir insanı alışverişte, tatilde ve tartışma ortamındaki tepkilerinden, adabından tanırız. merak edip ismini arattığımda, tanımadığım için de bir şey kaybetmememiş olduğumu hissettirdi.
devamını gör...

"kralların hastalığı ve hastalıkların kralı" olarak adlandırılır. hipokrat zamanından (mö 5.yy) beri bilinmektedir. ürat (monosodyumürat monohidrat) yada ürik asit kristallerinin birikimi ile ortaya çıkan, akut ve tekrarlayan artrit ataklarıyla karakterize bir klinik tablodur. erkeklerin yaklaşık %0.7, kadınların %0.1’inde gut görülür. en çok 45 yaş üstü erkeklerde ve obezlerde görülür. ataklar çok hızlı olarak gelişir ve ilk atak genellikle gece olur. tüm romatizma türleri içinde en ağrılı olanıdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

gut hastalığı dört klinik evreden oluşur;
1. asemptomatik hiperürisemi (gut’a göre 10 kat daha yaygın):hastalık değil, sadece bir risk faktörüdür. serum ürat konsantrasyonunun >6.8mg/dl olması ile ürat kristalleri oluşmaya başlar ve bu kristaller organ hasarına katkıda bulunur. bu durum genellikle tedavi gerektirmez ancak; hastanın böbrek fonksiyonlarının yakından izlenmesi gereklidir.
2. akut gut artriti: eklem çevresinde yeterli ürat kristali oluşumu ve bazı travmatik tetikleyicilerin kristalleri eklem arasına salmalarından sonra hasta akut gut atağı şeklinde, genellikle monoartiküler(ayak baş parmağı eklemi ve diğer küçük ayak parmakları, ayak bileği, dirsek ve diz eklemleri) ve düşük dereceli inflamasyon ile gözlenen, kendiliğinden geçip tekrar oluşma eğilimindeki ataklardır.
3. kritik evre: gut ataklarının akut alevlenmeleri arasında geçen süredir, eklemlerde kristaller hala mevcuttur.
4. ilerlemiş gut / kronik tofüslü gut / gut nefropatisi: kontrol edilemeyen hiperüriseminin, kronik artrit ve tofüs ile karakterize uzun dönem komplikasyonlarını içerir. tofüs, vücutta farklı yumuşak dokularda birikir. genellikle bu evre, (tedaviler sebebiyle hastalarda) gözlenmez. ancak; etkili tedavi sağlanamazsa ciddi komplikasyon olan gut nefropatisi gözlenebilir.

gutlu hastaların %10-20’sinde fizik muayenede saptanabilen tofüs gelişmektedir. ilk artrit atağından 10-15 yıl sonra ortaya çıkar. en sık görüldüğü yerler dış kulak, aşil tendonuve olekranon bursaları’dır. saf ürat içerirler. tofüslerin kendileri ağrısız olmasına karşın, eklem içinde ve çevrelerinde bulunmalarından dolayı eklem hareketlerini kısıtlarlar ve artropatiye neden olurlar.
devamını gör...

costa rica-san jose.
devamını gör...

yeşil ve değerli bir yaprağını * daha dökmüş olan ulu çınar. tabii böyle giderse çınarlıktan kavaklığa doğru evrilecek. hani derler ya; kavakta da boy var ama işe yaramaz bir ağaçtır genel olarak.

açıkçası buraya ne yazarsam yazayım, fayda edeceğini düşünmüyorum. faydası olsaydı, benden önce yazanlar işi çözmüş olurdu. yine de birkaç kelam etmeyi hakkım olarak görüyorum, özellikle ilk başlarda açtığım başlık ve girdiğim tanımlar dolayısıyla. epey emek verdiğimi düşünüyorum zira.

una nocte'nin yazdıklarına %99 oranında katılıyorum, altına da imzamı atabilirim. iyi kötü bilenler, tanıyanlar, trollük konusundaki düşüncelerimi de bilir: sevmem. geldiğimiz noktadan geriye bakıldığında ise görünen -en azından bana görünen- şu ki, ilk başlarda karşı çıktığım trollüğü neredeyse ben bile özleyeceğim. zira şu an öyle bir profil var ki ne yazdıklarından bir şey anlaşılıyor ne formatın f'si var ortalıkta ne de yazılanların büyük bir kısmı bir anlam içeriyor. bir noktadan sonra "hangi birini şikayet edeceğim bunların?" diyerek bıraktım.

evet, bir sözlükte baştan aşağıya aynı tarzda yazan insanların olması mümkün değil. evet, bir kısım insanlar açıp wikipedia'da bulabileceğinizi sansanız da her zaman öyle olmayan tanımlar girip uzmanlıklarını paylaşırken, bazılarının da eser miktarda goygoy peşinde olması ortama renk katabilir. fakat geldiğimiz noktada denge, ikinci grup lehine fena halde bozulmuş durumda.

şimdi burada hangi grubun ya da kimlerin böyle takıldığını tek tek yazmama gerek yok. ancak buraya "kafa forum" muamelesi yapan insanlar sayesinde, beğenmediğimiz o troller bile kendilerini geri çekmiş, doğru dürüst yazmaz olmuşsa, konu trollükten çıkmış ve daha ciddi bir üst boyuta taşınmış demektir. burayı yeni gelecek aklı başında insanlar için tercih edilebilir olmaktan çıkaran olumsuz bir boyut...

yönetim durumdan memnun ise ona diyecek hiçbir şeyim yok. mahalle maçlarında evden topu kim getirirse o haklıdır ya hani... o hesap işte. fakat içten içe "yahu gerçekten nereye gidiyor bu iş acaba böyle?" diyorlarsa mutlaka akıllarında tutmaları gereken şey, batan gemilerde kaptana yapılan uyarıları kaptanın dinlememiş olması. birileri hâlâ buranın iyiliğini düşünüp kendi çapında uyarma gereği hissediyorsa kulak verilmeli çünkü bu kulak vermeme sorununun iyi bir noktada sonlandığı, hiçbir sözlükte görülmedi henüz.

"aman ne ciddiye aldınız... yazın geçin işte!" diyenler de çıkacaktır illa ki. ancak insanın içinde tırnak ucu kadar bile sorumluluk ve adil olmak adına yanlış bulduğunu söyleme hissiyatı varsa, susmak o kadar da kolay olmuyor. üstelik "yazıp geçmek" için yazma isteğine halel gelmemiş olması gerekir. biz de yazıp geçemeyenler olarak bu noktada düğümleniyoruz zaten. istek vardı ama nem çok nem...

her neyse. şimdilik buralarda olan tayfadanım. hep kötüyü söylemeyelim. mesela dergi ve radyo projelerini gayet güzel buluyorum. sürekli yenilikler yapılmaya çalışılması da güzel. başlığım silindi, tanımım silindi diyen arkadaşlar formatı okumamış ya da kurallarda yazmasa da ortamın genel huzuruna ilişkin konularda, moderasyonun alacağı inisiyatifi anlayamamış olabilirler. 1000'den fazla başlık açtım, 2000'den fazla tanım girdim. başlıkların taşınmasını gerektiren bkz. tanımlarım haricinde henüz silinen olmadı. bu noktada herkesin kendisine de bir dönüp bakması gerekiyor diye düşünüyorum.

puan tablosu olayında da değişikliğe gidilmesi gerektiğini düşünüyorum. başkalarına yapılan beğeniden puan kazanmak ilk bakışta beğeniye teşvik etmek amacına hizmet ediyor gibi görünse de seri beğeniciler yüzünden geldiğimiz nokta ortada. gerçekten yazdığı şeylerin çoğunu okuduktan sonra seri olarak beğenmeye değer bulduğumuz insanları bile beğenemez olduk sayelerinde. insanları çok sıkmak da çok serbest bırakmak da iyi değil. ayarını iyi tutturmak ve ortasını bulmak lazım.

mutlaka unuttuğum için yazmadıklarım vardır. tanım yeterince uzadı. onları da hatırladıkça daha sonra yazmak üzere cebime atıyorum.
devamını gör...

her şeyin azı karar çoğu zarar kapsamında değerlendirilecek zararlardır ama asıl soru şu standart olarak neyi alıyoruz mesela ülkemizde 1.70 uzun sayılabilirken bir slav ülkesinde 1.70 boy bodur muamelesi görebilir.

zararına gelince daltonlar diyeyim zararını siz anlayın artık.
devamını gör...

en önemlisi sanırım zeka.

tamam, hepiniz recep ivedik gibi gelip, ruhlar aleminde de yaşamıyoruz ama diyeceksiniz ama en nihayetinde muhatap olacağınız kişinin zeki olması şart gerçekten. zeki birisi size ihanet etmez, zeki birisi sizin değerinizi bilir, zeki birisi yanınızda olur.

tabii bir de şey var, ben çok mu şeyim de zeki birisini arıyorum? herkes kendine şey arkadaşlar.

siz sanki çok şeysiniz
devamını gör...

geceden daha kara.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir bilen kim ki?
boyle kisa gorunumlu paragraf seklinde cumle kurarim pislikler. hepinizden tiksiniyorum ama tek basina canım sıkılıyor.
devamını gör...

türkçesi doğrusal cebir olan , istatistik bölümünde okuyanların da aldığı derslerden biridir. modern doğrusal cebirin geçmişi 1843 ve 1844 yıllarına dayanır. 1843'te william rowen hamilton kuaterniyonları keşfetti. arthur cayley, doğrusal cebirin en temel fikirlerinden birisi olan dizeyleri 1857 yılında tanıttı. ne var ki doğrusal cebir, asıl büyük atılımlarını 20. yüzyılda yapmıştır.
bir sorusunun cevabı bazen sayfalarca olan ve ayrıca ablamın okulunu 4 sene uzatmasına neden olan can sıkıcı derstir kendisi.
devamını gör...

körpeliği kalmamış olan demektir.

kart zampara bana hep komik gelmiştir.
devamını gör...

erdoğan'a"soru" sorabilen gazeteci olsa reisin ambalajının içinin boş olduğu anlaşılır. zira erdoğan o tip sorularda çabuk sinirleniyor. bu yüzden rahat rahat manipülasyon yapacağı çanak sorular soruyorlar.

bu da öyle bir yayın işte. kara propaganda bizzat en tepedeki ismin liderliğinde yapılıyor. hadi bakalım her şeyi chp'ye yıkalım, tek suçlu chp.
devamını gör...

su samurları uyurken akıntıda kaybolmamak için birbirlerinin elini tutarlar.
devamını gör...

adana ziyaretimde muzlu sütü ilk kez ve bir defa içtim, öyle güzel içecekti, çok hoşuma gitti, tadı damağımda kaldı. ama başlıktaki büfede değil. altıkat kavşağı otobüs acentelerinin arkasındaki büfe de güzelinden yapıyor. büyükşehir olunca yolumuz her yere düşmüyor. tekrar gittiğimde deneyeceğim inşallah.
devamını gör...

yoldaşın bizi yazmaya davet ettiği poster.* ben yaptım nasıl olmuş?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
orijinali böyle
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1994’de kurulan ve o günden bu güne hiçbir üyesinin ayrılmadığı alman endüstriyel müzik grubu. malumunuz böyle büyük gruplarda muhakkak ciddi ayrılıklar yaşanır, kadroya 1 ya da 2 kişi dahil olurdu.
adamlar orijinal, müzikleri hala aynı tatta aynı kalitede.
devamını gör...

(bkz: bu kalp seni unutur mu)

devamını gör...

devrimsel özellik. böyle devam sözlük.
devamını gör...

zamanın birinde, bizim oraya gelmiş, trabzonsporlu olmuş, keşan takmış olan abla.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim