ibrahim melih gökçek
psikoloji biliminde kendisine ne denir merak ettiğim, ankara'nın ex başkanı.
büyük puntolarla, o kadar çok mansur yavaş twiiti atıyor ki, muhtemelen gece rüyasında da mansur yavaş'ı görüyordur. takıntılı aşık gibi tabiri caizse.
twitter'da da yorumları sınırlandırmış yazamadım şunu, içimde kalmasın.
#mansur gündem olmuş twitter'da, bakiyim dedim, ard arda bir sürü gökçek twiti. yüreğim daraldı, en son interneti felan komple kapatacaktım neredeyse. hayır eleştir onda da değilim ama takıntı haline getirmek nedir?
kendisiyle nasıl yaşıyor acaba?
büyük puntolarla, o kadar çok mansur yavaş twiiti atıyor ki, muhtemelen gece rüyasında da mansur yavaş'ı görüyordur. takıntılı aşık gibi tabiri caizse.
twitter'da da yorumları sınırlandırmış yazamadım şunu, içimde kalmasın.
#mansur gündem olmuş twitter'da, bakiyim dedim, ard arda bir sürü gökçek twiti. yüreğim daraldı, en son interneti felan komple kapatacaktım neredeyse. hayır eleştir onda da değilim ama takıntı haline getirmek nedir?
kendisiyle nasıl yaşıyor acaba?
devamını gör...
kalbin babasızlıktan kıpkırık olması
bir gecede kıpkırık kalmak..
devamını gör...
cenk’in arka bahçesi
konuyla alakam yok ama ben de sevincem.
devamını gör...
efsane dizi replikleri
senin ağzından çıktığınla kulağının duyduğu aynı şey mi.
devamını gör...
barsel
11 saat içerisinde 392 adet tanım yapmış, durmak nedir bilmeyen, kırmızı ışıklarda bile gaza basan cesur ve çılgın yazarımız. bu bence bir rekor.
devamını gör...
alfa ışıması
kararsız, yani büyük kütle numaralı atomların, daha kararlı çekirdeklere sahip olabilmek için yaptıkları radyoaktif bozunma.
bu ışıma türüne çoğunlukla proton sayısı 83'ten fazla olan atomlarda rastlanır. çekirdekten bir alfa parçacığı, yani +2 yüklü bir helyum iyonu fırlatılması olayıdır. bunun sonucunda söz konusu atomun kütle numarası 4 azalırken, atom numarası da 2 azalır.
alfa ışımalarında yayılan alfa parçacıkları düşük hızlıdır. havada yalnızca birkaç santimetre ilerleyebilirler. bu ışınım, bir kâğıt parçası ile dahi durdurulabilir, yani girişim yeteneği son derece düşüktür. eğer parçacıklar bir elektrik alanı içerisine girerlerse, pozitif yüklü oldukları için negatif kutuplara doğru sapma gösterirler.
bu ışıma türüne çoğunlukla proton sayısı 83'ten fazla olan atomlarda rastlanır. çekirdekten bir alfa parçacığı, yani +2 yüklü bir helyum iyonu fırlatılması olayıdır. bunun sonucunda söz konusu atomun kütle numarası 4 azalırken, atom numarası da 2 azalır.
alfa ışımalarında yayılan alfa parçacıkları düşük hızlıdır. havada yalnızca birkaç santimetre ilerleyebilirler. bu ışınım, bir kâğıt parçası ile dahi durdurulabilir, yani girişim yeteneği son derece düşüktür. eğer parçacıklar bir elektrik alanı içerisine girerlerse, pozitif yüklü oldukları için negatif kutuplara doğru sapma gösterirler.
devamını gör...
düzen
belli bir kurala, uyuma göre oluşturulan uyum durumu.
kişisel olarak, bozulduğu zaman sinir krizlerine sokan uyum hali.
yalnız olmaya alışınca, insan kendi düzenini oturtunca dışarıdan yapılan her müdahale çıldırtıcı olabiliyor. ailemi severim, yanıma geldikleri ana kadar.
sanırım ebeveynlerin anlayamadığı şey çocuklarının düzenini olabileceği ve bu düzene müdahale etmemeleri gerektiği. her şeyin iyisini onlar biliyor olamaz öyle değil mi? yok efendim. kabul etmiyorlar.
3 gündür internetim bozuk, bu sefer benim aptallığım değil, gerçekten bozuk. arıza kaydı oluşturdum bugün neyseki gelip yaptılar. canım babam dün bu duruma el atmak istedi, gelip internet kablolarını söktü (elektrikçiye yaptırmıştım, kablolarda bir sorun falan yoktu.) ancak herşeyi bilen babam kabloların sorunlu olduğunu iddia etti ve tüm itirazlarıma rağmen hepsini söküp hem modemin hem bilgisayarın yerini değiştirdi. laf anlatamadım ve başımı iki elimin arasına alıp oturup saatlerce babamı izledim. kendi kafasında uygun gördüğü düzeni verdi ve interneti dahada bozarak akşam saatlerinde yanımdan ayrıldı.
bugün işim başımdan aşkındı, hastalara yetişmeye çalışırken bir yandan d smart laneti ile uğraşıyor, internetimi gelip yapmaları için bekliyordum. sinirlerim iyice tavan yapınca çaresizce annemi aradım, yoksa sinir krizi geçirip hiçbir işe yetişemeyecektim. geldi sağolsun. teknik ekip gelene kadar sehpamı ve üzerindekileri, koltuklarımın düzenini, mutfağımı alt üst etti. yahu kirli olsa, temizlik yapıyor olsa anlayacağım ama hayır efendim ben gayet temiz bir kızım. herşeyin yerini değiştirdi, kitaplar bir yerde, dergiler bir yerde, mutfaktaki bardaklar boyumun asla yetmediği dolapta. ona da direndim ancak olmadı, herşeyi mahvetti. yine başımı iki elimin arasına aldım ve sessizce oturup izledim.
internetim tamir edildi, bilgisayarı ve modemi eski yerine aldım. şimdi annemin gitmesini bekliyorum çünkü o varken eski düzene dönsem küsecek. kalbim sıkışıyor sözlük.
kişisel olarak, bozulduğu zaman sinir krizlerine sokan uyum hali.
yalnız olmaya alışınca, insan kendi düzenini oturtunca dışarıdan yapılan her müdahale çıldırtıcı olabiliyor. ailemi severim, yanıma geldikleri ana kadar.
sanırım ebeveynlerin anlayamadığı şey çocuklarının düzenini olabileceği ve bu düzene müdahale etmemeleri gerektiği. her şeyin iyisini onlar biliyor olamaz öyle değil mi? yok efendim. kabul etmiyorlar.
3 gündür internetim bozuk, bu sefer benim aptallığım değil, gerçekten bozuk. arıza kaydı oluşturdum bugün neyseki gelip yaptılar. canım babam dün bu duruma el atmak istedi, gelip internet kablolarını söktü (elektrikçiye yaptırmıştım, kablolarda bir sorun falan yoktu.) ancak herşeyi bilen babam kabloların sorunlu olduğunu iddia etti ve tüm itirazlarıma rağmen hepsini söküp hem modemin hem bilgisayarın yerini değiştirdi. laf anlatamadım ve başımı iki elimin arasına alıp oturup saatlerce babamı izledim. kendi kafasında uygun gördüğü düzeni verdi ve interneti dahada bozarak akşam saatlerinde yanımdan ayrıldı.
bugün işim başımdan aşkındı, hastalara yetişmeye çalışırken bir yandan d smart laneti ile uğraşıyor, internetimi gelip yapmaları için bekliyordum. sinirlerim iyice tavan yapınca çaresizce annemi aradım, yoksa sinir krizi geçirip hiçbir işe yetişemeyecektim. geldi sağolsun. teknik ekip gelene kadar sehpamı ve üzerindekileri, koltuklarımın düzenini, mutfağımı alt üst etti. yahu kirli olsa, temizlik yapıyor olsa anlayacağım ama hayır efendim ben gayet temiz bir kızım. herşeyin yerini değiştirdi, kitaplar bir yerde, dergiler bir yerde, mutfaktaki bardaklar boyumun asla yetmediği dolapta. ona da direndim ancak olmadı, herşeyi mahvetti. yine başımı iki elimin arasına aldım ve sessizce oturup izledim.
internetim tamir edildi, bilgisayarı ve modemi eski yerine aldım. şimdi annemin gitmesini bekliyorum çünkü o varken eski düzene dönsem küsecek. kalbim sıkışıyor sözlük.
devamını gör...
anın fotoğrafı
şuraya annemin lif ipiyle oynarken modelin üstünde uyuya kalan bir adet kedi bırakalım.

gece bayağı bayağı alıştı bize. bizde ona. o bizim içinde bety yok. cokcok eh işte bir seviyor bir dövüyor. casper alışkın tabi üstüne kedi gelmesine onun keyfi parçalı bulutlu.
neysem bizim evin halleri hep kedili. bizden iyisi yok yani.
öptüm şekerler.

gece bayağı bayağı alıştı bize. bizde ona. o bizim içinde bety yok. cokcok eh işte bir seviyor bir dövüyor. casper alışkın tabi üstüne kedi gelmesine onun keyfi parçalı bulutlu.
neysem bizim evin halleri hep kedili. bizden iyisi yok yani.
öptüm şekerler.
devamını gör...
nilgün marmara
düz yazı şeklinde yazsa 12'den vuracak mızrak cümleleri serbest şiire zorlayarak yazık etmiştir.
sylvia plath gibi bir denizin içine girebilmiş, ama bu denizden kendini beslemek yerine intiharına öykünerek (en azından medyaya böyle yansıdı) buna da yazık etmiştir.
sylvia plath gibi bir denizin içine girebilmiş, ama bu denizden kendini beslemek yerine intiharına öykünerek (en azından medyaya böyle yansıdı) buna da yazık etmiştir.
devamını gör...
hayata keyif katan şeyler
kafasözlük'ü yer imlerine kaydettikten sonra saatlerce o entry senin bu entry benim dolanmak. bir de güzel kadınlarla çay çorba içmek.
edit: hayata keyif katan işler desem ne kaybederdim bilmiyorum, uykulu olduğuma verin, türkçemi eleştirmeyin. *üzgün sıfat*
ikinci edit: cansın mod...
edit: hayata keyif katan işler desem ne kaybederdim bilmiyorum, uykulu olduğuma verin, türkçemi eleştirmeyin. *üzgün sıfat*
ikinci edit: cansın mod...
devamını gör...
erteleme hastalığı
ertelemeye, beynimizin limbik sisteminin, frontal loba karşı baskın gelmesi sebep olur. yani, limbik sistem beynimize " yarın yaparsın, acelen yok, vaktin var, boş ver, keyfini yaşa" der. ama frontal kısım, bunun aksine " amaçların için kendini geliştirmene bak" der.
devamını gör...
ömür hanımla güz konuşmaları
ömür hanım
güzelliğin geçici olmadığını senden öğrendim
emeğin aşktan büyük bir hazine olduğunu senden
zaman, kaküllerinden doğar topuklarından batardı
al yeşil soluğum, yarasına döndüğüm, sözümün sahibi
sevmenin, dünyayı sevmek olduğunu senden öğrendim.
2015
güzelliğin geçici olmadığını senden öğrendim
emeğin aşktan büyük bir hazine olduğunu senden
zaman, kaküllerinden doğar topuklarından batardı
al yeşil soluğum, yarasına döndüğüm, sözümün sahibi
sevmenin, dünyayı sevmek olduğunu senden öğrendim.
2015
devamını gör...
depresyon hırkası
liseden taa universite bitimine kadar evde tüm gün onunla dolaştığım, eve ilk girdiğim an üzerime çektiğim hırka. nasıl kutsamışsam artk ,bütün bir ailemin hırka- i şerif diye benimle dalga geçtikleri hırka . (kutsal emaneti tenzih ediyoruz yanlış anlaşılmasın)
devamını gör...
ansızın kendinizi idam sehpasında bulsanız son isteğiniz ne olur sorunsalı
tarih asanları değil asılanları hatırlar , onları yazar.
asarsanız asın, yaşam hakkımı elimden almışsınız bunun yanında diğer isteklerimin zerre önemi var mı? bir tabak yemek su falan filan. rakibini şaşırtarak ölmek daha iyisi. belki o zaman hatasının farkına varır sizi asanlar.
asarsanız asın, yaşam hakkımı elimden almışsınız bunun yanında diğer isteklerimin zerre önemi var mı? bir tabak yemek su falan filan. rakibini şaşırtarak ölmek daha iyisi. belki o zaman hatasının farkına varır sizi asanlar.
devamını gör...
yunus emre
gayrı biz gider olduk kalanlara selam olsun.
devamını gör...
türk tarihinin en büyük lideri
çinli prenseslerdir.
devamını gör...
lucifer (yazar)
sözlükte yazması artık zora girecek olan yazar.
demişti dersiniz.
#714965 #626043
entelektüel sözlük yazarlarımız bir bir sözlükten ayrılıyor lucifer. kadın hakları savunucuları zaten her an rahatsız. peki neden buraya yazıyorum bunları ? çünkü direk lucifer'den bahsederek gidiyorlar. sözlük yönetimi bir bir ayrılan yazarları izleyeceğini sanmıyorum. mutlaka bir çare düşüneceklerdir. o çare de lucifer'den başlar gibi bir his var içimde.
demişti dersiniz.
#714965 #626043
entelektüel sözlük yazarlarımız bir bir sözlükten ayrılıyor lucifer. kadın hakları savunucuları zaten her an rahatsız. peki neden buraya yazıyorum bunları ? çünkü direk lucifer'den bahsederek gidiyorlar. sözlük yönetimi bir bir ayrılan yazarları izleyeceğini sanmıyorum. mutlaka bir çare düşüneceklerdir. o çare de lucifer'den başlar gibi bir his var içimde.
devamını gör...
duvarın içindeki kurtlar
bu kitapla ilk karşılaşmam canım üniversitemin güzel kütüphanesinin raflarında olmuştu. birkaç sene sonra gon çizgi roman dükkanında denk geldiğimde ise tabii ki hemen satın aldım. kocakarı sen çocuk musun, neden çocuk kitabı satın alıyorsun diye düşünenler olabilir aranızda. bebeğim neil gaiman tarafından yazılıp bir diğer bebeğim dave mckean tarafından resimlenmiş bu kitap, çocuk kitabı olarak geçse de alışkın olduğumuz çocuk kitaplarından elbette çok çok farklı. neil gaiman’ın hafif absürd, eğlenceli ve tehlikeli hikayesi ile dave mckean’in muhteşem yeteneği birleşince ortaya bir görsel şölen çıkıyor.
dave mckean'in en takdir edilesi yönlerinden bir tanesi bence çok yönlü bir sanatçı olması. resimleme tarzını her hikayeye göre değişiyor ancak yine de gördüğünüz zaman onun bir mckean çalışması olduğunu anlıyorsunuz. üslubunu kaybetmeden her hikayenin özünü yakalıyor.
tabii ben satın aldığım zaman sadece ingilizcesi vardı, o yüzden kendileri benim kitaplığımda the wolves in the walls olarak bulunmakta. güzel ama ingilicce diyorsanız daha sonra türkçeye çevrilip yayınlandı ancak çevirisi ile ilgili herhangi bir yorum yapamayacağım maalesef çünkü inceleme fırsatım olmadı.
hikayemiz ise oldukça sıradan bir ailenin büyük çocuğu olan lucy’nin yaşadıkları evin duvarlarından gelen sesleri duyması ile başlıyor. lucy duvarların içinde kurtlar olduğundan emindir ama maalesef kimseyi buna inandıramaz.

ailesi gelen seslerin fareler, sıçanlar ya da yarasalar olduğundan emindir. sonunda bir gece tüm kurtlar duvarlardan çıkıp evi ele geçirdiklerinde… eh.. ne derler bilirsiniz işiniz bitmiş demektir.

ailesi canını zor kurtarıp kendilerini bahçeye attıklarında çöle, kutuplara ya da uzaya taşınmaları gerektiğinden emindirler. ancak lucy küçük domuzcuğunu ve evini kurtarmak için kurtları postalamaya kararlıdır!
bu arada kitap bir yetişkin gözü ile incelenmiş ve bayılınmıştır. çocukların üzerinde ne tarz bir etkisi olur bilemeyeceğim için; "kocakarı yiğenime doğum günü hediyesi aldım iki saattir ağlıyor susturamıyoruz çocuğu" ya da "kardeşim duvarın içinde kurtlar çıkacak diye bütün gece uyumayı reddetti, iki gündür uykusuz geziyoruz" diye gelirseniz mesuliyet kabul etmediğimizi peşin peşin beyan edeyim.

son olarak duvarlarınızdan gelen tıkırtılara karşı dikkatli olun sevgili yazarlar!
dave mckean'in en takdir edilesi yönlerinden bir tanesi bence çok yönlü bir sanatçı olması. resimleme tarzını her hikayeye göre değişiyor ancak yine de gördüğünüz zaman onun bir mckean çalışması olduğunu anlıyorsunuz. üslubunu kaybetmeden her hikayenin özünü yakalıyor.
tabii ben satın aldığım zaman sadece ingilizcesi vardı, o yüzden kendileri benim kitaplığımda the wolves in the walls olarak bulunmakta. güzel ama ingilicce diyorsanız daha sonra türkçeye çevrilip yayınlandı ancak çevirisi ile ilgili herhangi bir yorum yapamayacağım maalesef çünkü inceleme fırsatım olmadı.
hikayemiz ise oldukça sıradan bir ailenin büyük çocuğu olan lucy’nin yaşadıkları evin duvarlarından gelen sesleri duyması ile başlıyor. lucy duvarların içinde kurtlar olduğundan emindir ama maalesef kimseyi buna inandıramaz.

ailesi gelen seslerin fareler, sıçanlar ya da yarasalar olduğundan emindir. sonunda bir gece tüm kurtlar duvarlardan çıkıp evi ele geçirdiklerinde… eh.. ne derler bilirsiniz işiniz bitmiş demektir.

ailesi canını zor kurtarıp kendilerini bahçeye attıklarında çöle, kutuplara ya da uzaya taşınmaları gerektiğinden emindirler. ancak lucy küçük domuzcuğunu ve evini kurtarmak için kurtları postalamaya kararlıdır!
bu arada kitap bir yetişkin gözü ile incelenmiş ve bayılınmıştır. çocukların üzerinde ne tarz bir etkisi olur bilemeyeceğim için; "kocakarı yiğenime doğum günü hediyesi aldım iki saattir ağlıyor susturamıyoruz çocuğu" ya da "kardeşim duvarın içinde kurtlar çıkacak diye bütün gece uyumayı reddetti, iki gündür uykusuz geziyoruz" diye gelirseniz mesuliyet kabul etmediğimizi peşin peşin beyan edeyim.

son olarak duvarlarınızdan gelen tıkırtılara karşı dikkatli olun sevgili yazarlar!
devamını gör...
normal sözlük yönetimi vs ak parti
ak parti ülkeyi uçuruyor. ( ironi canım sakin ol)
sözlük bizi. (bu gerçek)
sözlük bizi. (bu gerçek)
devamını gör...
