ekşi sözlükte kendisi hakkında önceden açılan başlıklara bir bakmanızı öneririm. kendisi lgbt nin arkasına saklanarak her haltı yemeyi hak gören bir kişi. ayrıca twitter hesabında biraz dolanın bir doktordan ziyade escort hesaplarına benziyor.
kısacası duyar kasan ve yediği haltlara kılıf bulan bir kişidir, devletimiz arada doğru kararlar verebiliyor sanırım.

edit: şunu belirteyim, bu kişi kanada veya isveç hariç (almanyadan da emin değilim) bütün batı ülkelerinde işinden kovulurdu. kimse kimsenin özel hayatına karışamaz yani sana şunu yap bunu yapma diyemez. fakat yaptığın bazı şeylerden dolayı seni tercih etmeme hakkına sahiptir.
devamını gör...

çok normal bir şey nüfusun öyle veya böyle eğitim düzeyi arttıkça doğurganlık azalır.
devamını gör...

sen ve senin gibilerin derdi iktidarla değil, doğrudan allah ile. insanların inandığı ve her şeyin sahibi olarak gördüğü bir varlığa, sevdiklerini emanet etmesi seni neden bu kadar rahatsız ediyor? çünkü senin savaşın doğrudan allah ile. iktidar falan hikaye. sen ve senin gibiler böyle yaptıkça bu ülkede siyasal islam daha çok yer edinir. bir bitmediniz.
devamını gör...

mesaj atmasını ya da aramasını dilediğin (beklediğin) kişiden gelen mesaj ya da arama. ergenlik heyacanı her yaşta.
devamını gör...

olayın mizahi tarafını görebilmeyi başarmaktır. bakış açını değiştirebilmektir. trajikomik durumlarda komik kısmına odaklanmaktır. biraz da izahı olmayan şeyleri mizahı olurdur.

yer yer ironiktir. ağlanacak hale gülmektir. normal olmayan şeylerin normalleştirilmesi ve sıradanlaşmasıdır, yapabileceğin başka bir şey olmamasıdır.

hele ki türkiye'deyseniz gerçekliğin absürd komedi tadında yaşanmasından kaynaklı mecburi kazanmanız gereken özelliktir, kaçış noktasıdır. bazense üzerinize basılan dramla yaratılmaya çalışılan algıya karşı çıkmaktır. yurdum insanını vurabileceği tek yer olan vicdanlarından; hep daha kötülerini göstererek vuranlarla, manipüle etmeye çalışanlarla taştaş geçmektir. çoğu zaman büyük resmi görebilmektir. biraz da hayatı o kadar ciddiye almamaktır. ne olursa olsun sahip olunduğu takdirde sizi 1 adım öne taşır.
devamını gör...

(bkz: asla gerçek olmayacak şeyler)
devamını gör...

bir çemberin başlangıcı yoktur.yani ne yumurta,ne de tavuk bir diğerinden önce gelir.
devamını gör...

1993 yılında çıkan levent yüksel şarkısı ,sözleri çok güzeldir.
devamını gör...

1 saat, bir paket ve son...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sol framede sıkça karşılaşmaya başladığım yazar. ışıl ışıl maşallah, hoş gelmiş.*
devamını gör...

küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkilerini göstermesi durumu.
her geçen kış arkadaki farkı bu kadar somut bir şekilde hissediyor olmamız ürkütücü ve ciddiye alınmalı.
ciddi önlemler alınmadığı sürece daha zor günler bizi bekliyor olacak.
devamını gör...

talihim yok bahtım kara.
devamını gör...

hoşgörü sahibi, anlayışlı ve nazik bir sözlük yazarı.
devamını gör...

hakkında bu kadar az tanım girilmesine şaşırdığım bir umberto eco şaheseridir.ben bu kitabı bitirdiğimde açıkçası büyük bir boşluğa düşmüştüm. manastırda geçen, yedi bölümden oluşan bir cinayet romanıdır esasen fakat gerek ortaçağ mimarisi gerek hristiyanlık dinindeki bazı karşıt görüşler ve görüşlerin takipçileri arasındaki çatışmalar çok detaylıca anlatılmıştır. bu sebeple kitabın başlangıcı biraz sıkıcıdır. fakat eco bizzat kendisi temponun biraz ağır olacağını zira ortaçağda bir manastırda gelişen bir hikayeyi okuyan kişilerin bu hayatın monotonluğuna dair bir kefaret ödemeleri gerektiğini belirtmektedir. orta çağ üzerine bunca kafa yormuş bir insanın buna hakkı var diye düşünüyorum ben naçizane. bazen uzun tasvirler sebebiyle sıksa da kesinlikle mükemmel bir kurguya sahiptir ve belirli bir yerden sonra akıp gitmektedir. kitap hakkında bazı bilgiler de verelim:
eco kitabın girişinde olayın geçtiği manastırı anlayalım diye manastırın bir haritasını da çizmiştir. dönüp dönüp bakmanıza gerek yok bi zaman sonra anlıyorsunuz zaten.
kitap bir kütüphane etrafında dönmektedir ve kütüphaneyi kör bir kütüphaneci idare etmektedir. bu kör kütüphaneci borges'ten başkası değildir. borges de arjantin ulusal kütüphanesinin müdürü iken gözleri görmüyordu. borges'in o meşhur sözünü de bu vesileyle hatırlayalım: ''bana aynı anda hem 800bin kitabı hem de karanlığı veren tanrının muhteşem ironisi...''
kitabın adı başta farklıdır, farklı birkaç isim bulmuştur eco. bunu kitabın sonunda izah eder ve bu ismi vermesinin sebebi olarak isme takılmamamız gerektiği açıklamasını yapar. zira bu ismi romeo ve juliet'ten alıntıdır ve bu alıntının meali de bu açıklamadan farklı bir şey değildir aslında:
''adın ne önemi var?
gülün adı gül değil de başka bir şey olsaydı
yine aynı güzellikte kokmaz mıydı?''

ayrıca kitabın filmi de çekilmiştir. henüz izlemek nasip olmadı.
yarım bırakanı çoktur bu kitabın, bitirenler pişman değildir. okuması biraz emek ister, özel vakit ayıramayacakların uzak durmasını tavsiye ederim.
devamını gör...

boşa geçirilen zaman..
devamını gör...

nasıl olacak bu işler'dir.
devamını gör...

legal kölelik.
devamını gör...

huşu dolu, emek dolu, entry dolu mutluluktur. artık huzur içinde geri dönebilirim*. teşekkürler beğenilerini eksik etmeyen güzel yazarlar, teşekkürler canım kendim.
devamını gör...

burada kimse new york times çok satanlar listesine girmeyi beklemediğinden (onu istiyorsanız youtube instagram tiktok falan oraları deneyeceksiniz annem. ya da ekşi sözlüğe girip kendinizi ayda 10 bin dolar kazandığınıza inandıracaksınız) yazıp paylaşmak istiyordur sadece.
devamını gör...

birçok aksiyon filminde şahit olduğumuz bir sinema klişesidir.

malkoçoğlu, kara murat, tarkan filmlerinde kahramanlarımızın üzerine onlarca bizans askeri saldırır ancak sayıları ne kadar fazla ise kahramanlarımız o kadar az zarar görür. elbette insanlar bu filmleri izlerken eleştirmiş, on kişinin bir adamı öldürememesini saçma bulmuş, bu kadar çok düşmanla mücadele eden kahramanların bir çizik bile almaması ile dalga geçmişlerdir. ancak bu dalga geçilecek bir şey değildir. nasıl ki havaya attığımız bir nesne yerçekimi yasası gereği yere düşmek zorunda ise kahramanımızda ters ninja kanunu yüzünden tek sıyrık almadan kurtulmak zorundadır.

aynı kanun gereği hain kostok ya da artık ağzının yerini birliğimiz anton’a yaklaştıkça ve düşman sayısı azalmaya başladıkça mücadeleler uzamaya ve kahramanlarımız ciddi darbeler ve yaralar almaya başlar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hollywood filmlerinde de bolca rastladığımız ters ninja kanunu için en iyi örneklerden biri kill bill diğeri ise john wick’tir. kill bill filminde the bride onlarca kişiye kılıçla saldırdığında nadiren yaralansa da filmin hemen başında vernita green tarafından epey hırpalanır. john wick ise yakın mesafeden headshotlarla sıka sıka ilerlerken italyan takımları kırışmazken kütüphanede karşılaştığı ernest tarafından az da olsa hırpalanır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
dolayısıyla filmlerle dalga geçmeden önce kanunları öğrenmekte fayda var. kanundan kaçılmaz, gidelim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim