daha önce de beyan ettiğim üzere dedemdir. #394813 zaten beni tanıyanlar dedemin hikâyesine de vakıftır. bununla birlikte benden büyük iki kardeşim var. agnostik kaplumbağa ve deist kaplumbağa, tosbağalar aleminde ziyadesiyle ünlüler. peşlerinden bayağı bir kaplumbağayı sürükleyebilecek konuma ve niteliğe sahipler. bu sebepten ötürü ben onların kabuklarının gölgesinde kalmış vaziyetteyim. elbette bizim de tosbağalar aleminde kendimize göre şeklimiz var lakin onlardaki star ışığı bende olmadığı için, ben daha kıyılarda köşelerde gezinmeyi tercih ediyorum. görünür olmayı onlar kadar sevmiyorum. zaten fıtratımız gereği çok görünür olmamamız lazım. etrafınızdaki kalabalıklaşmayı hissettiğiniz an kafayı kabuğunuza çekmelisiniz ki, kaplumbağa olduğunuz anlaşılsın. bu konuda yapacak çok fazla bir şey yok, onlar da öyleler işte. ben marul severim, onlar bal kabağına bayılır. ben asma yaprağına bayılırım, onlar elma diye tutturur. yakında estetik ameliyatla kabuklarını aldırırlarsa hiç şaşırmam. ama ikisi de candır. ünlüler diye kalkıp ikisini de gömmenin alemi yok. sadece başka dünyaların tosbağalarıyız o kadar.
devamını gör...

neredeyse tüm insanlık tarihi boyunca hiç yok olmayarak sürekli isim ve biçim değiştirerek var olan koca bir ana tanrıça inanışının ortalarında bir yerlerinde bulunan tanrıça.

kendisinden önce iştar vardı, astarte iştar'ın değişmiş ama içinde her zaman bir iştar taşıyan versiyonuydu. kendisinden sonra da aphrodite geldi. aphrodite de her zaman içinde bir astarte taşıyordu. roma'nın aphrodte'si olan venüs de aynı kültür ve inanışın bir devamıydı.

astarte, cinsellik, bereket ve verimliliği temsil ediyordu. astarte'nin betimlemelerine baktığımızda ise en genel manasında ayakta çıplak ve göğsünü tutar biçimde tasvir edilen bir kadın betimlemesi ortaya çıkar. çoğunlukla da boyunda kolye veya gerdanlık benzeri betimlemeler olur. astarte tipi figürinlerin en yaygın betimleme biçimi de bu söylediğimiz şekildedir.

astarte'nin ismi üzerinde biraz düşündüğümüzde ise karşımıza star yani yıldız kelimesi çıkar. bu da yine bizi venüs'e götürür.

fenikeli tüccarlar sayesinde doğu ve batı kültürleri arasında bir alışveriş yaşanırken astarte de bu fırsatı kaçırmayarak yayılım alanını genişletmiş.

tevrat'ta da çokça adı geçen tanrıça ''aşera'' ile ilişkilendiriliyor bu tanrıça. nitekim israil'de yapılan bir çok kazıda özellikle evlerde bulunan astarte plaka ve figürinleri de bu savı destekliyor. tam burada bahsedilmesi gereken bir şey daha var. astarte'nin ev kültlerinde de tapınımı görülüyor, yeni doğum yapan kadınları ve bebekleri korumak için evlerin duvarlarındaki bir niş içerisinde astarte figürinleri bulundurulurdu.

tevrat'tan sonra da astarte'yi görmeye devam ediyoruz. çok fazla kabul görmese de bazı araştırmacılar astarte'yi meryem ana ile ilişkilendirirler.

ortaçağ'a geldiğimizde ise cadıların uğradığı zulümden astarte de nasibini alır ve bir şeytan olarak tasvir edilmeye başlanır. diğer bir çok mitolojik öğe gibi rönesans'ın resim sanatında da tasvirlerini görebiliyoruz astarte'nin. #959014 şu entry'de bahsedilen tabloda astarte ne kadar değişse de hala eli göğüslerine doğru giden ayakta ve cepheden tasvir edilen bir kadındır.
devamını gör...

yepisyeni alenen yazılabilecek 2 kelimeye daha serbesti getiren ve kural güncellemesi yapılan format bütünüdür.
devamını gör...

var, ümit besen.



değiştirin len şu kaseti
devamını gör...

devlet planlama teşkilatı'nın kuruluşu, 30 eylül 1960 tarihinde tbmm'de onaylanmış ve 5 ekim 1960 tarihli, 10621 sayılı t.c resmi gazetesinde ilan edilmiştir.
27 mayıs 1960 askeri müdahalesinin ardından yönetimi ele geçiren milli birlik komitesi , çoğunluğu sivillerin oluşturduğu bir bakanlar kurulu kurmuştur. profesörlerin oluşturduğu bilim kurulu, anayasa hazırlamakla görevlendirilmiştir. bu anayasanın bir ürünü olan devlet planlama teşkilatı, başbakanlığa bağlı olarak kurulmuştur.
görevleri
a memleketin tabii, beşeri ve iktisadi her türlü kaynak ve imkanlarını tam bir şekilde tesbit ederek takip edilecek iktisadi ve sosyal politikayı ve hedefleri tayinde hükümete yardımcı olmak;
b muhtelif bakanlıkların iktisadi politikayı ilgilendiren faaliyetlerinde koordinasyonu temin etmek için tavsiyelerde bulunmak ve bu hususlarda müşavirlik yapmak;
c hükümetçe kabul edilen hedefleri gerçekleştirecek uzun ve kısa vadeli planları hazırlamak;
d planların başarı ile uygulanabilmesi için ilgili daire ve müesseselere mahalli idarelerin kuruluş ve işleyişinin ıslahı hususunda tavsiyelerde bulunmak;
e planın uygulanmasını takip etmek, değerlendirmek ve gerekli hallerde planda değişiklik yapmak;
f özel sektörün faaliyetlerini planın hedef ve gayelerine uygun bir şekilde teşvik ve tanzim edecek tedbirleri tavsiye etmek.
buradan
*27 mayıs 1960-6 ocak 1961 arasında geçen dönem askeri rejimin kontrolünde olduğu için olağanüstü hal şartlarında geçici anayasa ile yürütülmüştür. 9 temmuz 1961 tarihinde, kurucu meclis tarafından hazırlanan anayasa, halk oylamasına sunulmuştur. halkın yüzde 60.4'ü tarafından kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. 15 ekim 1961 tarihinde yapılan genel seçimle birlikte, sivil demokrasiye adım atılmıştır. demokrat parti'nin devamı olan adalet partisi ve chp tarafından kurulan koalisyon hükümeti dönemi yaşanmıştır.
devlet planlama teşkilatı kurulur kurulmaz, kalkınma planlarına hemen başlanılmasa da yönetici kadrosu ve elemanları ekonomi alanında tahsil görmüş, yalçın küçük, güngör uras, hikmet çetin gibi kişilerden oluşuyordu. kuruluşundan itibaren geçen iki yıl süresince, sistem oluşturulmaya çalışılmıştır. oluşturulan sisteme göre; 15 yıllık bir perspektif için 5'er yıllık planlar hazırlanmıştır. her sene sonunda kontrol edilecek planlar, nüfus artış hızları ve şehirlerin büyüme oranlarına göre belirlenmiştir.
buradan
1961 anayasasındaaçıkça belirtildiği üzereplanlı kalkınma modeli hedef olarak belirlenmiştir. birinci beş yıllık kalkınma planı, 1963-1977 yılları için uygulanmaya konulmuştur. birinci plandan beklenilen verim alınmıştır.
türkiye cumhuriyet'i, ''planlı kalkınma'' modeline yabancı değildir. 1930 yılında, atatürk tarafından beş yıllık planlı kalkınma modeli hazırlanmış, 1934-1938 yılında uygulanmıştır. 1930'lu dönemde, dünyayı sarmış olan ekonomik buhranın etkisiyle gümrük duvarları yükselmiş, devletçilik ilkesi benimsenmiştir. 1963 yılında ise devlet ile özel sermayenin birlikte çalışabileceği bir karma ekonomi modelibenimsenmiştir.
ilhan tekeli ,devlet planlama teşkilatı'nın kuruluşunu ve 1961 anayasasının ruhunu şöyle tanımlamaktadır:
1961 anayasası ile gelen sosyal devlet, refah devleti anlayışı ve ülke ekonomisinin planlı olması ilkesi, beraberinde devlet planlama teşkilatı'nın kurulmasını getirdi. bu anlayış ülkede genel olarak bilimsel araştırmalara dayanan planlı yaklaşımlara verilen önemi arttırdı. (bkz: istanbul'un planlanmasının ve gelişmesinin öyküsü)
1963 yılında uygulamaya konan birinci beş yıllık kalkınma planı beklenilen verimi sağlamıştır.
1965 yılında yapılan genel seçim ile birlikte demokrat partinin ruhunun ve ideallerinin devamı olan adalet partisini başında bulunan süleyman demirel tek başına iktidara gelmiştir.
süleyman demirel , adnan menderes döneminde devlet su işlerinin başkanı olarak demokrat partisinin anlayışı ile yetişmiş bir bürokrattır. bu dönemde başbakan olan süleyman demirel, turgut özal'ı devlet planlama teşkilatı'nın müsteşarı olarak atamıştır. teşkilatta turgut özal'ın getirdiği diğer bazı isimler ise şunlardır:
beşir atalay, temel karamollaoğlu, hasan celal güzel swh
devlet planlama teşkilatı , yalnızca birinci beş yıllık kalkınma planda anayasa'da belirtildiği çalışabilmiştir.
2011 yılına kadar faaliyette kalsa da aslında turgut özal müsteşarlığı dönemi boyunca yani ikinci beş yıllık kalkınma planı ile birlikte esneklikler göstermeye başladı. örneğin; ikinci beş yıllık kalkınma planında karayolları için ayrılan bütçe belirli olmasına rağmen; süleyman demirel, adnan menderes dönemi'nin projesi olan boğaz köprüsü için bütçeyi aşan projeyi uygulamaya koymuştur. ikinci beş yıllık kalkınma planı dönemi tamamlanmadan 1971 muhtırası yürürlüğe kanmış, planlanan bütçeleri aşacak dış borçlar alınmıştır. sonrası zaten tufan, ımf ülkemizin içinden geçmiştir. 70 cente nasıl mı muhtaç kaldık ?
devamını gör...

yamulmuyorsam aynı yazara 5 favoriden fazla verilmeye çalışıldığında alınan uyarı. bize de mi lolo sözlük?
devamını gör...

onları her ne kadar çok sevsem de seçmezdim. evet bugün kü ben olmama sebep katkıda bulanan en büyük etmenlerdendir. ama ben onlardan uzaklaştıkça kendimi buldum. onlarda ki eksikliği yada yanlışlığı gördükçe uzaklaştım. herşey çok farklı olabilirdi. onlara hasret kalmadan, onların desteğinin, sevgisinin verdiği güven içerisinde yol alabilirdim. hem o zaman içimdeki savaşlarla mücadele etmezdim. savaşım kendimle olmaz, gardımı sadece çevreye karşı alırdım. çok güzel insanlar var görüyorum, çok güzel anne babalar var. bir gün onlardan olmak dileğiyle...
devamını gör...

tükenmiş.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

küçükken oyunlara dahil edilmeyen, hep kenarda bekleyen, büyüdüklerinde de bu kaderi yaşayan canımız yazarlardır. ne olurdu bir kere de biz "tanımlarıyla ışık saçan yazar" olsaydık ha ne olurdu.
devamını gör...

korku çoğu zaman insanın kontrol edebileceği bir şey değildir o yüzden bu konuda bir bozukluğu olan insan korkabilir. beyinde bazı bölgelerin gereksiz yere uyarılması bu tarz hisselere sebep olabiliyor.
devamını gör...

burayı ilerideki eşimin ismi için rezerve etmek istiyorum efendim. gün geldiğinde sevgili yönetim editlemem konusunda yardımcı olacaktır diye düşünüyorum.
devamını gör...

ülkemizde 2010 yılında cartoon network'de yayınlanmaya başlayan animasyon serisidir. bir balina (bubbie) ve içinde yaşayan jack adlı çocuk ile kaptan yosun'un şeker adası'na ulaşmak için maceradan maceraya koşmasını konu alır.
kardeşimle favori çizgi filmlerimizden (animasyon ama biz çizgi film derdik) biriydi.

bu da açılış şarkısı.
devamını gör...

başka sözlüklerde 16 yı gördük, doğukanın performansını düşük buldum o yüzden, bizimle deyılsın doukan
devamını gör...

biraz körsünüz değerli yazarlar. prezervatif, doğum kontrol hapı, kürtaj falan diyorsunuz da sizce bu kadın " 33 yaşında 5 çocuk sahibi olan " cinsel ilişkiye girerken söz sahibi olabiliyor mudur diye düşünmüyorsunuz hiç. evlenirken, doğururken, büyütürken söz sahibi olabilmiş midir diye düşünmüyorsunuz hiç. kürtaj yaptırabilecek söz hakkı olsa çatıdan mı atar kendini?
devamını gör...

diyalog önerisi beklentisiyle açılmış başlık fakat öncelikle bir iki şey söylemek isterim bu konuda. tabii ki bu projelendirmeyi yapan insanlar bunları da göz önünde bulunduruyordur ancak ben yine de söyleyeyim. otizmli bireylerde konuşma bozukluğu görülebilir, sistemin bunu algılayabilecek hassasiyette yapılandırılmasını öneririm. tabii bu ne kadar mümkündür, nasıl yapılır bilmiyorum.

diyalog konusunda önerim, otizmli bireyde sürekli aynı sözcüğü veya cümleyi tekrarlama davranışı sık görülebilir bu nedenle bir sözcük bir veya ikiden çok tekrarlandığında standart cevap yerine "x bu demektir, şunu öğrenmek ister misin?" minvalinde bir yanıt hazırlanabilir diye düşünüyorum.

çok güzel bir düşünce, umarım sağlıklı bir şekilde, uygulanabilir nitelikte geliştirilebilir. fikir ve emek sahiplerini tebrik ediyorum.
devamını gör...

gayet anlaşılır ve net biçimde ifade edilmesinden dolayı 10 üzerinden 10 verdiğim bir açıklamadır. resmen yapısal reformdur. kgb ajanı muhabbetine önce de gülmüştüm şimdi de güldüm.* malum yazar sonuca ulaşınca bizi de bilgilendirsin benjamin’in kgb ajanı olup olmadığı konusunda lütfen, rica ediyorum.*
devamını gör...

bu ne lan, sabahın aynısı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sadece karşı cinste değil tüm insanlarda, zeka..
devamını gör...

bana yaz aksamlarinda en sevdiğim şeyi;balkonda oturup an'ın tadını çıkarmayı özleten yazar. yaz akşamlarında balkona oturuyorsun, yanında buz gibi karpuz, zeytin ekmek bir de ıspanaklı semirsek.üstüne bir de winston light.
kendisi de karsi balkondan el ediyor. başlıyorsun muhabbete. o anlatıyor, sen dinliyorsun, moleskine defterine notlar aliyorsun, hafif bir meltem esintisi burnuna müstakil evlerin hanımeli kokularını getiriyor bir an. yoldan dondurma yemeye giden aileler, opel corsa'dan son ses nankör kedi dinleyenler geçiyor falan. ömür boyu unutulmayacak bir mutluluk.
daha ne olsun...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim