israil'in mescid-i aksa'ya saldırması
her fırsatta türkleri sırtından vuran araplardan bana ne diyen kardeşlerim gelin sarılalım.
devamını gör...
tanımlarını okuyarak bir yazara aşık olmak
hayran olmak ya da ilgi duymak belki, aşk ise güçlü bir duygu.
devamını gör...
yakışıklı erkek tarafından reddedilmek
reddedilmek reddedilmektir. yakışıklı, güzel, çirkinden ret olayı farklılaştırmaz ki.
devamını gör...
klişe youtube yorumları
nobody:
kanal sahibi kişinin adı: bla bla bla
kanal sahibi kişinin adı: bla bla bla
devamını gör...
cumhurbaşkanı erdoğan'ın halktan helallik istemesi
haram zıkkım olsun. öbür tarafta bile iki elim yakanda olacak.
devamını gör...
cahille sohbeti kesmek
cahil benle kesmiyor. help.
devamını gör...
iş bulamadığından evinden olan adamın oğluyla parkta kalması
kayseri'de yaşanan olaydır. şaşırtmamıştır. pandemi nedeniyle iş yapamayan seyyar satıcı kirasını da ödeyemeyince evinden atılmış. 15 yaşındaki oğluyla beraber parkta yaşamaya başlamış. karısını 1 ay önce kaybetmiş, oğlunun eli ameliyatlıymış. kendisine de yaşın geçti diyerek iş vermiyorlarmış. böyle o kadar çok insan var ki.. umarım yardım ederler ne diyeyim.

buradan

buradan
devamını gör...
güne bir başkent bırak
(bkz: ankara)
devamını gör...
laiklik
okullarda, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması diye ezberletilmiştir hep fakat laiklik'in en doğru tanımı; akılcılık ve bilimselliktir.
devamını gör...
bilgi güçtür
eski tıp hocalarının veya eski hocalar tarafından yetiştirilen hocaların ağzından ara sıra duyulabilen anlamı büyük cümledir.sözün tamamlanmış hali ise şudur:"bilgi güçtür,fakat yapabilmek daha büyük güçtür."
devamını gör...
hayat felsefeniz olan sözler
yüz kere yere düşmüş olayım; başkalarına çelme takan biri olmayacağım. ben kazanan değil, insan olmak istiyorum.
frida kahlo ne güzel söylemiş.
devamını gör...
aileden birinin özlü sözleri
annannemden;
"fakirin hastası zenginin *r*spusu sorulmaz."
babaannemden;
"b*k kıymetli bir şey olsa, fakir g*tsüz doğardı."*
"fakirin hastası zenginin *r*spusu sorulmaz."
babaannemden;
"b*k kıymetli bir şey olsa, fakir g*tsüz doğardı."*
devamını gör...
tenturdiyot (yazar)
tanımlarını okurken keyif aldığım yazar. yazmış olmak için yazmadığı her halinden belli.
devamını gör...
tarih obası
yangın ekoloğu olan ismail bekar ile youtube canlı yayını yapan kanal
devamını gör...
memleketinin adını söylemeden anlat
finduk var, hamsi var, kara lahana var.
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
başka bir mecradan tanıdığım oldukça sağlam karakterli adamdır. tanımlarıyla alakalı söylenecilecek her şey söylenmiş zaten, kişiliği de aynı şekilde pırlantadır.
keyifli sözlükler.
keyifli sözlükler.
devamını gör...
türkçeden türkçeye çeviri şiirler
"şiir, öyle ayrı bir dildir ki başka hiçbir dile çevrilemez, hatta yazılmış göründüğü dile bile." der jean cocteau. bu başlığa en uygun cümlelerden biri budur zannımca.
ay karanlık şiirinde geçen,
maviye
maviye çalar gözlerin…
dizeler için, “bu iki mısra var ya, belki bir on yıl değil, daha fazla, çok daha fazla bekledi.” der ahmed arif. bir başka dilde nasıl bulur insan aynı şiiri, birkaç sözcük uğruna on yıllar beklemeyi? eksilir o şiir. bu sebeple, sırf bir şiiri ana dilinde okuyabilmek için yeni diller öğrenmek heyecan veriyor bana.
şiiri, bizzat şairi çevirse dahi, o şiir başka bir şiir olmuştur artık.
ay karanlık şiirinde geçen,
maviye
maviye çalar gözlerin…
dizeler için, “bu iki mısra var ya, belki bir on yıl değil, daha fazla, çok daha fazla bekledi.” der ahmed arif. bir başka dilde nasıl bulur insan aynı şiiri, birkaç sözcük uğruna on yıllar beklemeyi? eksilir o şiir. bu sebeple, sırf bir şiiri ana dilinde okuyabilmek için yeni diller öğrenmek heyecan veriyor bana.
şiiri, bizzat şairi çevirse dahi, o şiir başka bir şiir olmuştur artık.
devamını gör...
esaretin bedeli
ımdb top 50 - ımdb top 100 - ımdb top 250 sıralamalarında, tüm zamanların en iyi filmi olmayı 9.3/10 puanla dibine kadar hak eden, frank darabont tarafından senaryosu yazılmış ve yönetilmiş, başrollerini tim robbins ve morgan freeman'ın paylaştığı, 1994 yapımı dram/polisiye/gizem tarzında efsane filmdir. türkiye'de film esaretin bedeli ismi ile yayınlanmıştır. filmin uyarlandığı eser ise stephen king'in rita hayworth ve shawshank'in kefareti kitabıdır. 1994'teki oscar ödülleri törenine 7 dalda aday gösterilen bu film, en iyi film ödülünü tom hanks'in oynadığı forrest gump'a kaptırmıştır.
film, tim robbins ve morgan freeman'ın üstün başarılı oyunculuklarının yanı sıra bir çok yardımcı karakterde de aynı üstün başarıyı göstermiş ve bir başyapıt olarak sanat dünyasında yerini en üste taşımıştır. filmin neredeyse tamamı pek iç açıcı olmayan bir hapishanede çekilmiş olsa da görüntü yönetmeni roger deakins'in ustalığı sayesinde her sahnesi ayrı bir hava ve güzellik içermektedir. baştan sona tüm sahneleriyle akıllara kazınsa da dikkatimi çeken bir nokta oldu. şöyle ki;
morgan freeman'ın canlandırdığı red karakterinin hapishaneden çıktığı sahnede kamera içeriden dışarıyı gösterirken, james whitmore'un canlandırdığı brooks'un çıktığı sahnede kamera dışarıdan içeriyi göstermektedir. hatta kapıdaki parmaklıkların gölgesinin brooks'un önüne düştüğünü görüyoruz. bu da brooks'un, red'in aksine hâlâ esaretten kurtulamadığını, kurtulamayacağını; dışarıdaki hayatının, hapishanenin ve esaretinin gölgesinde kalacağını temsil ediyor fikrimce. bu da brooks'un esaretinin bedelidir.
film, tim robbins ve morgan freeman'ın üstün başarılı oyunculuklarının yanı sıra bir çok yardımcı karakterde de aynı üstün başarıyı göstermiş ve bir başyapıt olarak sanat dünyasında yerini en üste taşımıştır. filmin neredeyse tamamı pek iç açıcı olmayan bir hapishanede çekilmiş olsa da görüntü yönetmeni roger deakins'in ustalığı sayesinde her sahnesi ayrı bir hava ve güzellik içermektedir. baştan sona tüm sahneleriyle akıllara kazınsa da dikkatimi çeken bir nokta oldu. şöyle ki;
morgan freeman'ın canlandırdığı red karakterinin hapishaneden çıktığı sahnede kamera içeriden dışarıyı gösterirken, james whitmore'un canlandırdığı brooks'un çıktığı sahnede kamera dışarıdan içeriyi göstermektedir. hatta kapıdaki parmaklıkların gölgesinin brooks'un önüne düştüğünü görüyoruz. bu da brooks'un, red'in aksine hâlâ esaretten kurtulamadığını, kurtulamayacağını; dışarıdaki hayatının, hapishanenin ve esaretinin gölgesinde kalacağını temsil ediyor fikrimce. bu da brooks'un esaretinin bedelidir.
devamını gör...

