ölmeden evlatlarıma mal paylaşımı yapmak. çünkü mezarımda ters dönmek istemiyorum.
torunlarıma bırakabildiğim kadar kitap bırakmak.
kendilerini geliştirsinler, tabletle karın doymuyor.
emekliysem kendi seramı ve bahçemi kurmak.
toprakla uğraşmak insanın negatif enerjilerini alıyor.
ve son olarak da hakkı rahmetine kavuşmak.
devamını gör...

tam bir genelleme olmasa da, kendi kendime yaptığım bir istatistik diyebiliriz. pek tabii bunları bir çok mühendisle arkadaş ve sevgili olmuş biri olarak söylüyorum:).
başlıyorum :

mesela kafaları hep karışıktır, ne istediklerine bir türlü karar veremezler. bu yüzden sizin aklınızı da karıştırırlar. hatta kendinizden şüphe etmenize bile yol açabilirler.
sürekli düşündükleri ve kendi içlerinde analiz yaptıkları için ,arka planda bir çok sekme açık kalmıştır.
beyin bu kadar çalışırken her şeyi kaldıramayıp error verir çoğu zaman. bir bakmışsınız saçma bir an da yalnız kalmak isterler. ya da zaten asosyal olan hayatlarını daha da izole edip içlerine kapanırlar.
sonra bir şeyi yaparken(bakın herhangi bir şeyi); sanki bir görev icra eder gibi, kitabına uygun ve kullanım kılavuzundaki talimatları yerine getirirmişçesine yaparlar. tamam düzgün ve eksiksiz gibi görünebilir ama duygusuz ve robotça olur.
bana göre dünyevi bir çok şeyden de bayağı uzaklar. bence bunun nedeni de; çevrede olan biten bir çok şeyin saçma ve zaaflarla ilgili olduğunu düşünmeleri ve komik bulmaları.(e.g : watsapp mesajlarına bakmazlar, çok fazla sosyal medyayla ilgilenmezler).
son olarak da kendilerince çoğu kişiden zeki olduklarını düşündükleri için etrafındakileri küçümseyip, içten içe salak olduklarıyla dalga geçerler.
devamını gör...

tam olarak bu çalıyor şuan.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kafa sözlük ahalisine, sevgilerimi yolluyorum.
devamını gör...

medyan sınırın(n.medianus) seyri sırasında oluşan hasara bağlı oluşan durumdur.
yurt dışında maymun eli olarak adlandırılır.
lezyonunda el bir şeyi kavramaya çalışırken ulnar sinirle çalışan sağlam kas grubunun kavrama hareketi yapması sonucu oluşan harekettir.
devamını gör...

yıllar önce trt kanalında pazar sabahları rahmetli hikmet şimşek'in sunumuyla ekrana gelmiş olan klasik müzik konseri programı.
devamını gör...

eskiden sevgiliniz olan kişiye duyduğunuz özlemdir. tarif edilemeyecek bir duygudur özlem o yüzden tanımı yoktur. herkes kendince sevdiği insanı özler farklıdır yani. sevdiğin insanın fotoğraflarını ezberlemektir özlem. ses kayıtlarını ezbere bilmektir özlem. onunla olduğunuz sokakları görünce boğazının düğümlenmesidir. kelimelerini özlemektir. mimiklerini özlemektir. rüyanızda görmek istemektir. rüyanızda görünce üzülmektir. ona çok kızıp aynı zamanda kızamamaktır. onu özleten her şeyden kaçmaya çalışıp kaçamamaktır. insanların sizi anlamamasıdır özlemek. kaç ay kaç gün geçti özleme artık laflarını işitmektir. işittiğiniz laflardan dolayı çekinip bir yerlere özleminizi kusmaktır özlemek. onun adını duyduğunuz zaman kalbinizin bass drum gibi atmasıdır özlemek. aziz nesin diyor ya hani "bazen insan öyle bir özlenir ki özlenen bilse yokluğundan utanır" aynen durum öyle işte. özlemek garip mevzu tanımı bile yok. tanımı olsa onun tersini yapmaya çalışırız özlemi yok etmeye çalışırız garip duygu maalesef. binlerce şairin hissettiği binlerce aşığın hissettiği boktan ama tatlı bir duygu özlemek. bazen insanın içine gelir özlem duygusu içinize böyle 5-6 kilo portakal oturur ağırlık çöker. gelin buraya tanım girin rahatlayın anonimsiniz rahatlarsınız belki. çünkü özlemek eski sevgiliyi özlemek çözümü olmayan boktan bir durumdur.
devamını gör...

aile evinde az buçuk olan özgürlük kısıtlanıyor, sevgiliyken dünyanın en iyi insanı olanlar evlendiği an değişebiliyor şeytana dönüyor, bir şey istemese dövülür öldürülür acı çeker boşanıp gitse baskı görür. kendi ayakları üzerinde durmak yerine neden evlenip hayatını mahvetsin?
devamını gör...

bir rakam/sayı.

her ne kadar bugün bildiğimiz şekliyle olmasa da, ilk işaretlerine yaklaşık 5000 yıl önce mezopotamya uygarlıklarında rastlanmış. mesela 307 yazarken ortadaki sıfırın yerine, ilk başlarda boşluk bırakırken, sonra bunun kafa karıştırıcı olduğunu düşünerek, sıfırı sembolize eden farklı işaretler koymaya başlamışlar. ancak onu bir rakam olarak düşünmemişler hiçbir zaman.

bundan birkaç yüz yıl sonra maya uygarlığı da benzer bir yöntem kullanmaya başlamış ama sadece takvimlerde... matematiksel eşitliklerde sıfır kullanılmazmış.

bir rakam olarak ortaya çıkışı ilk kez hindistan'da olmuş. fakat yine bugün kullandığımız 0 şeklinde değil.

günümüzde kullandığımız eliptik şekliyle sıfır, hârizmî olarak bildiğimiz iranlı bilim insanının önerisi. bu sayede cebir konusunda da bolca çalışma yapmış hârizmî.

ardından avrupa'ya taşındı ve fibonacci tarafından aritmetikte bolca kullanıldı.

her ne kadar orta çağ'da kilise tarafından şeytani olarak görülse, italya'da bir dönem kullanımı yasaklansa da günümüzde bildiğimiz haliyle de kabul edilmiş sonunda.
devamını gör...

güven ve huzur versin.
devamını gör...

türkçe, sessiz harflerin sonuna “e” ünlüsü getirilerek okunan bir dildi. daha sonra nedeni bilinmeyen bir sebepten k’yi “ka” olarak değiştiren kimliği belirsiz bir grup insan, uzun bir aradan sonra h’yi de “ha” olarak okumaya başladı. sıradaki şanssız harfin hangisi olduğunu ilerleyen zamanlarda göreceğiz.
devamını gör...

yanlız, herkez, dinazor, kürt böreği, yalnış
devamını gör...

bugüne değin, kocasını aldatan ceren'i * haklı çıkarmak uğruna söylenmemiş şey kalmadı. yok mustafa anlayışsız, yok despot, yok kadın ilgiye gereksinim duyuyordu, bin tane zırva. toplanın şimdi size gerçekleri anlatıyorum.

--! spoiler !--

bu kadınlara asla yaranamazsın. olmaz yani mümkün değil. filmi seyredenler bilir. mustafa, yoksullukla geçen çocukluk döneminde meseleye uyanmış ve türk milletinin bir arpa boyu yol alamamasının nedenlerini çözmüştür. bu nedenleri filmde defalarca yüzümüze vurur mustafa. örneğin iletişimsizlik konusu; kendisini dinlemeyip kaparili makarna getiren garson veya birbirleriyle konuşup anlaşmadıkları için yanlış iş yapan çalışanlar. mustafa her iki gruba da hak ettikleri gibi derslerini verir. vizyonsuzluk ve küçük hesapçılıkta da bizim milletin üzerine yoktur. üç kuruş parayı kitabına uydurup cebine indirmeye çalışan, mustafa'nın deyimiyle "küçük kemirgen" sözümona beyaz yakalı. yine aynı şekilde paranın köpeği olma mevzuu. rüşvet gelecek diye hastalarla ilgili bilgi toplayan hademe mesela. böyle uzar gider bu...

mustafa, türk toplumunun geri kalmaya yol açan tüm bu özelliklerini iyice kavramış ve kendini arındırmayı bilmiştir. fukara bir aileden gelmiş olmasına karşın çok çalışmış, azmetmiş ve başarmıştır. kendi işini kurmuş, ünlü bir iş insanıdır o. patrondur. güzel bir villada oturmaktadır. karısının eli soğuk sudan sıcak suya değmemektedir. bir eli yağda bir eli baldadır kadının. filmin başında mustafanın karısını aniden kucaklayıp yatak odasına kadar götürmesinden anlayabileceğimiz üzere cinsel açıdan da tatmin olmaktadır.

fakat en başta ne demiştik. bu kadınlara yaranılır mı? yaranılmaaz. 10 yılı aşkın süredir mustafa sayesinde yediği önünde yemediği arkasında olan kadın, sıkılmıştır. niçin efenim? mustafa anlayışsızmış. kendisini dinlemiyormuş. bak hele. ulan bu filmde mustafa sırf dişlerini fırçaladığı için bile suçlu gösterildi be. yok neymiş, akşam yemeğine giderken, mustafa kıyafetini beğenmeyip başka bir elbise alıp vermiş. ulan, adam sana sürpriz yapıyor. senin yemekte güzel giyinmeni istiyor. senin için çalışıyor çabalıyor ama yok. prensesimiz heyecan istiyor. gördü zaten en sonunda heyecanı.

kocasının parası sayesinde otobüs minibüs yerine taksiye binebilen (kendi arabası da olan aynı zamanda) kadın, yine mustafadan sıkıldığı bir gün gider sırf güleryüzlü diye muhtemelen leş gibi kokan taksiciyle arabada birlikte olur. küsküyü çok sevmiş olacak ki aylar boyunca cebinde beş kuruş parası olmayan bir baltaya sap olamamış taksiciyle orda burda yatar sevişir. e madem taksiciyi çok sevdin, boşa mustafayı git taksiciyle evlen. yook, prensesimiz o kadar salak mı? burada merkez bankası gibi para basan, kendisine lüks bir hayat yaşatan mustafayı bırakır mı hiç? taksiciden hevesini aldıktan sonra, son bir sevişmeyi ihmal etmeden, kimsenin yüzüne bakamıyorum, kendimi suçlu hissediyorum, mustafayı seviyorum gibi ayaküstü kırk tane yalan uydurup taksicinin götüne tekmeyi basar. çünkü bilir ki taksici ipsiz sapsızdır. ondan alacağı artık kalmamıştır. sırada yeni maceralar vardır. fakat bilmez ki bir tır karşıdan usul usul yaklaşmaktadır.

karısı için yıllar boyu didinip durmuş eh biraz da yaşlanmaya başlamış mustafa, her şeye rağmen aşık olduğu kadının kendisini aldattığına inanmaz. taksicinin tecavüz ettiğini düşünür yine de karısının böyle bir şey yapabileceğine inanmaz. ama ne dedik işte en başta. kadınlara iyilik yaramaz birader.

--! spoiler !--
devamını gör...

içimde her bir satırına ayrı öyküler yazma isteği uyandıran şiirdir. ister şiir olarak oku, ister sayın musa eroğlu'ndan dinle; olmayan aşkın bile acısını çekersin.
devamını gör...

barış manço tek başına bütün duygularımı karşılıyor enerjiksen dinle mutluysan dinle mutsuzsan dinle her şekilde dinlenir aşırı keyifli
*barış manço severlere sesversus acapellasını öneririm
devamını gör...

bakın bu da o dersin hocası. ahlak dağıtırken görüntülenmiş. (bkz: silahlı fotoğraf paylaşan din kültürü öğretmeni)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kopardıkça çoğaldıkları rivayet edilen saç telleridir. ne kadar doğru bilemem ama denemeye değer.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"saygının olduğu yerde korku vardır."

vurgusunun dikkatimi çektiği ve sokrates usulü konulara temas metodunu manipülatif gibi görünmesine karşın sevdiğim kitap.
devamını gör...

astrobiyolog prof. dr. betül kaçar, nasa bünyesinde evrende yaşam arama çalışmalarını yürütecek 12 araştırma grubundan oluşan ekibin başkanı oldu. nasa’da böyle bir pozisyona getirilen ilk türk olan kaçar, sosyal medyadan yaptığı paylaşımında “çok çalışın, inat edin, direnin. hadsiz hayaller kurun” dedi.
devamını gör...

her birinin çözümünün değeri 1 milyon dolar olan 7 adet matematik problemidir.bu soruları 2000'de massachusetts clay matematik enstitüsü, şimdiye kadar çözümlenememiş matematik sorularının en zorlarından seçip belirlemiş ve çözümleri için ödül koymuştur. bu problemlerin bazılarının sadece matematiği ilgilendirmeyip hayattaki birçok gizemi çözebileceği düşünülüyor. mesela daha gelişmiş uzay mühendisliği ve siber güvenlik yöntemleri ile şimdikilerden daha etkili ilaç tedavileri bunlardan sadece birkaçı.bazılarının ise evrenin işleyiş düzenini felsefi açıdan anlamak için katkı yapabileceği sanılmakta. bu problemler;
1)yang-mills ve kütle aralığı problemi
2)riemann hipotezi
3)p,np'ye karşı problemi
4)navier-stokes denklemleri
5)hodge kestirimi
6)poincare kestirimi
7)biech ve swinnerton-dyer kestirimi'dir.

bu soruların 6 tanesi henüz çözülememiş olsa da 6.soru dr.grigoriy yakovlevich perelman tarafından 2002'de çözülmüştür.zaten perelman bu çözümüyle matematiğin nobel'i olan fields madalyası'ını kazanmıştır.fakat kendisi hem 1 milyon dolarlık ödülü,hem de fields madalyası'nı reddetmiştir.
umut verici birkaç hipotez çözüm mevcut olsa da henüz kesin çözümü olan başka milenyum problemi yok. zaman daralıyor efendim. tik tak.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim