bilmek ezberlemektir, akıl sadece bilgiyi tekrar eder ve anlama çabası yoktur. öğrenmek ise daha çok muhakemeden geçmiş ve üzerine başka bilgilerin eklenmesiyle oluşur. öğrenmek düşünmektir, bilmenin aksine daha fazla uğraş ister.
devamını gör...

herhangi bir dildeki bir sözcüğü / bir ismi doğru telaffuz edemediğiniz için bilgiçlik taslayan denyo arkadaşlarınız oldu mu hiç? ben ki bir insanın başka bir dildeki özel ismi doğru telaffuz edememesini çok normal, yadırganmasını çok abes bulurum; sizlere bu metnin son paragrafında bir tüyo vereceğim. açıklama çok uzun gelirse en azından son paragrafa bakın ki bu duruma karşı küstahsavar bir argümanınız olsun. evet sözüm sana, "o bikeram çopin değil tamam mı şopeeğn. şopenhayır mı, hahaha yok daha neler. schopenhauer nasıl okunur bilmiyon mu sen?" diyen denyo arkadaş!

rusça öğrenmeye başlamadan önce okuduğum yorumların çoğunun bu dile başlamanın çok zor olmasıyla ilgili olduğu, ancak ilk seviyeyi bitince sıfırdan başlamayı kesinlikle zor bulmadığım doğu slav dil ailesine mensup lisandır. yalnız önceden belirteyim, yalnızca ilk seviyeyi bitirdim ve izlenimlerim derine inmemiş birinin ufku kadar olacak. orta ve ileri seviyede öğrenenler birtakım konularla ilgili bu lisanın aşırı zor olduğu yorumunu yapsa da, başlangıç seviyesi için de aşırı zor diyenlere rağmen aslında o kadar zor olmadığını görünce bunu üç sebebe bağladım.

birincisi, henüz daha türkçe konuşurken hangi cümle öğesinin, hangi ekin ne anlama geldiğini kavramamış bir kimsenin herhangi bir lisanı zaten öğrenmesi çok zor. rusça'da padejleri anlamak için öncelikle türkçe'deki ismin hallerini bilmek şart. başlangıç seviyesinde padejlerde zorlanan bir arkadaşın aslında ismin hallerini tam bilmediğini fark etmiştim.

ikincisi ise bizim lisanımızda konuşurken belirtmeyi yeğlemediğimiz bazı detayların bu lisanda var olması durumu. örneğin rusça'da bir yere gitmek, ama o yere atıyorum bir daha dönmemek üzere gitmek veya oraya koşarak gitmek gibi detaylar "gitmek" eyleminin içinde çözülüyor. bizdeki gibi ilave sözcük ekleyerek bu detayı vermiyorlar. fakat herhangi iki dili kıyaslarken bu mevzu zaten var. örneğin atıyorum bir alman, türkçe öğrenir iken "ulan ne kasıntı dil, adamlar ay ışığı denizden yansıyor dememişler, ona bir de yakamoz diye isim takmışlar" diye söylenmesi ne kadar abes ise, rusça'daki veya herhangi dildeki bu detaylara takılmak bana göre aynı şekilde abes. bu gibi kuralları ben daha çok bir toplumun genetik koduna inen mistik bir yol gibi algılıyor ve bundan keyif alıyorum. kendi lisanımda olmayıp da başka lisanlarda bulunan bu gibi garip kuralların, aslında iki toplum arasındaki yaşanmışlıkların, yaşanmışlıklar karşısındaki reaksiyonların, ve hatta belki tüm sevinç, acı, coşkunluk ve kederler arasındaki nüansların izi olması hasebiyle ilginç buluyorum. eminim tüm bunların bilimsel açıklamaları vardır, ancak lütfen beni uyandırmayınız. böyle hissetmek şu anda daha keyifli.

üçüncüsü ise, istisnaların çok olması ve bunların ezberlenmesinin zor bulunması. mesela bizde "-in -ın" geleceği zaman kelimenin son ünlüsüne göre ek seçilmesi gerekirken, (yanlışsam uyarınız) arapça kökenli ve l harfi ile biten sözcüklerde istisna var (edit: yanlıştım düzeltildim. (gbkz: gönlü geniş kafadar) sayesinde doğruyu bulduk, türkçe'ye yabancı dilden giren sözcüklerin genelinde bu kural geçerli. daha fazla bilgi için buradan)."bilal'ın halından hiç memnun değiliz" demiyoruz, "bilal'in halinden hiç memnun değiliz" diyoruz. türkçe öğrenen bir yabancı "bir de türkçe'ye arapça'dan girip l ile biten ünlüleri nasıl ezberleyeyim lan!??!" deyip zorlanabilir. biz de rusça'ya yabancı dillerden giren sözcüklerin cinsiyetinin rod kuralına uymamasından, bu yüzden bu sözcükleri ezberlemeksizin bir kelimenin cinsiyetini tayin edememekten yakınabiliriz. ancak bir dili öğrenmenin doğal zorluğu budur, herhangi bir dili öğrenmek için aşılması gereken bir adımdır.

herhangi bir dili öğrenirken o dilin zor olup olmaması, öğrenen kişinin ana diliyle ilgilidir kuşkusuz. ana dili türkçe olan biri için rusça, ingilizce'den daha kolaydır. daha fazla ortak kural vardır ve bu yüzden kavraması daha kolaydır. anlamını bilmeseniz bile karşınıza çıkan bir sözcüğü yazıdan telaffuz ederken doğru telaffuz etmeniz daha mümkündür (tek bir kural dışında). emergency görüp de imörcınsiy demeyi kavramak, prepodavatelnitsa * görüp prepadavatelnitsa demeyi kavramaktan daha zordur bence. ingilizce öğrenme zorluğu ile rusça öğrenme zorluğu arasında kıyas yaparak ifade etme gerekirse;

okunduğu gibi yazılır (az önce tek bir kural dışında dediğim o kural, birazdan değineceğim)
yalnızca 3 tane zaman vardır. (geçmiş, şimdiki ve geniş, gelecek)
rusça'da düzensiz eylemler yoktur. fiil çekimleri türkçe'deki gibi eklerle yapılır.

şimdi yukarıda iki yerde "tek bir kural" diye değindiğim bir abuk kural var ki dostlar, bir dili öğrenmenin tüm meşakkatlerini mazur görmeme rağmen bu kurala karşı acayip bir sinirim ve zaafım var. rusça'da bir kelimedeki ünlülerden birinin üzerinde vurgu vardır ve siz o sözcüğü telaffuz ederken o heceyi biraz daha yavaş söylersiniz. şayet cümlede o harfi var ise ve vurgu o harfinin üzerinde değil ise, o harfini a diye okumalısınız. örneğin "voda" diye yazılır, fakat vurgu a harfinde olduğu için "vada" diye okunur (bunun bir kuralı yok). örneğin "professiya" diye yazılır, vurgu e harfinde olduğu için "prafessiya" diye okunur. bir kitabı sesli okurken vurgu nerede bilmez iseniz, yanlış telaffuz edersiniz. veya bir rus size gelip bir kâğıda "vada" yazmanızı istese, vurguyu tam duyamayıp yanlış yazabilirsiniz.

o zaman sorarım size bre troykaların haşin düzlüklerde çırpınıp durduğu yüce rus halkı, neden voda yazıp vada okuyacağına direkt vada yazmazsın? yani bana çok anlamsız geliyor. lisanı yazıya dökerken, söyleniş halihazırda hep "vada" iken; hangi soysuz mujik çıktı "biz bunu o harfiyle yazalım da, vurgu zaten o harfinde olmayacağı için vada diye okunsun" dedi, rus dili için toplanan komisyonları tehdit etti, bu kuralı kabul ettirdi de yattığı yerde rahat uyudu? eğer bir hece zaten "a" ile söyleniyorsa neden "a" ile yazılmaz da "o" ile yazılır ki yeni öğrenenler sancılar içerisinde kıvransın kıvransın da sezgilerine rağmen bulamasın doğrusunu?

şimdi son olarak size bir tüyo vereceğim. bence bir insanın yabancı bir dildeki bir ismi doğru telaffuz edememesi gayet doğal. bu yüzden efendi gibi doğrusunu öğreteceğine, sırf küstahlık olsun diye çıkıntılık yapan biriyle karşılaştığınızda konuyu bir şekilde rus edebiyatına getirin. denyo arkadaş ne zaman ki "ben dostoyevski ve tolstoy çok seviyorum lan" diyecek, siz hemen orada kendilerinin sözünü kesip "bre mendebur! bre kalkacağı koltukta bile cehaletinden karalar bırakacak, bre ortamdaki nesnelerin bile cahilliğine sessiz kalmaktan çatır çatır çatlayacağı melun! sen ki bana schopenhauer diyemedim diye bilgiçlik tasladın, şimdi ananı laciverte boyadım. o bir defa dostoyevski değil, dastayevski; tolstoy değil talstoy diye okunur! rusça'da bir sözcükte iki o harfi asla olmaz çünkü vurgu hangi o harfinde ise a diye okunur!" diyebilirsiniz. "o zaman fyodor nasıl oluyor" derse de "fyodor'da iki tane sesli harf var. biri o, öteki ise yo harfidir. o sensin, yo da sana g..." evet herneyse. ahan şunlar da kanıtı:
dostoyevski'nin doğru telaffuzu
tolstoy'un doğru telaffuzu
devamını gör...

mecbur olmayan erkektir. boş beleş işlere ayıracak vakti yoktur.
devamını gör...

nazım hikmet tarafından yazılmış kitaptır.

ilk yayınlanma tarihi 1976 dır.
içinde seçme şiirler bulunan herkesin kitaplığında bulunması gereken bir eserdir.
kitaba ismini veren o muhteşem şiiri bırakayım aşağıya.


henüz vakit varken, gülüm
paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm,
yüreğim dalındayken henüz,
ben bir gece, şu mayıs gecelerinden biri
volter rıhtımında dayayıp seni duvara
öpmeliyim ağzından
sonra dönüp yüzümüzü notrdam'a
çiçeğini seyretmeliyiz onun,
birden bana sarılmalısın, gülüm,
korkudan, hayretten, sevinçten
ve de sessiz sessiz ağlamalısın,
yıldızlar da çiselemeli,
incecikten bir yağmurla karışarak.
henüz vakit varken, gülüm,
paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm,
yüreğim dalındayken henüz,
şu mayıs gecesi rıhtımdan geçmeliyiz
söğütlerin altından, gülüm,
ıslak salkım söğütlerin.
paris'in en güzel bir çift sözünü söylemeliyim sana,
en güzel, en yalansız,
sonra da ıslıkla bir şey çalarak
gebermeliyim bahtiyarlıktan
ve insanlara inanmalıyız.
yukarda taştan evler,
girintisiz, çıkıntısız,
birbirine bitişik
ve duvarları ayışığından
ve dimdik pencereleri ayakta uyukluyor
ve karşı yakada luvur
aydınlanmış ışıklarla
aydınlanmış bizim için
billur sarayımız...

henüz vakit varken, gülüm,
paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm,
yüreğim dalındayken henüz,
şu mayıs gecesi rıhtımda, depolarda
kırmızı varillere oturmalıyız.
karşıda karanlığa giren kanal.
bir şat geçiyor,
selamlıyalım gülüm,
geçen sarı kamaralı şatı selamlıyalım.
belçika'ya mı yolu, hollanda'ya mı?
kamaranın kapısında ak önlüklü bir kadın
tatlı tatlı gülümsüyor.

henüz vakit varken, gülüm,
paris yanıp yıkılmadan,
henüz vakit varken, gülüm...
parisliler, parisliler,
paris yanıp yıkılmasın...
devamını gör...

"bir nehirde iki kere yıkanılmaz ve değişmeyen tek şey değişimin kendisidir." sözleriyle meşhur olan efesli filozof.
arkesi ateştir.
devamını gör...

bağzıları - zaten kırılmış bir kızsın şarkısının sözleri de ah muhsin ünlü'nün "yaşasın ne kadar da ideolojik yaklaşıyoruz birbirimize" siirindendir.

oysa seni sevmem toplumu meşru kılar
ve gitmen beni dile indirger sevgilim
zaten kırılmış bir kızsın
dövülmüş bir av...

diye devam eder.
devamını gör...

alfabeyi 3000 küsur yıl önce fenikeliler icat etmiş. etraftaki varlıkların 25 kadarını alıp, her birini adının ilk sesini simgelemek için kullanmışlar.

öküz anlamına gelen 'aleph', 'a' olmuş.

ev anlamına gelen bet 'b', cirit sopası anlamına gelen gmel 'g', kapı anlamına gelen dalt 'd' olmuş...

fenikelilerin bu icadını önce komşuları olan ibraniler, sonra da yunanlılar taklit etmişler. ibrani alfabesinin ilk dört harfi aleph, bet, gımel, dalet. yunan alfabesinin ilk dört harfi ise alpha, beta, gamma, delta...

arap alfabesi de, bugünkü süryanicenin atası olan aramiceden etkilenmiş. ya arami alfabesi nereden geliyor?.. tabii ki fenike'den.

arapça harf isimlerinin elif, ba, cim, dal olması bu yüzden. aramice gim'in arapça cim olması normal, çünkü aramice g sesi arapçada daima 'c'ye dönüşmüş.

link

not.: yani elifim elifim diye çığırdığımız türkülerin altında bir öküz varmış arkadaşlar.
devamını gör...

kamyon önü yazısı ama olsun, bir de ki'yi ayrı yazsa mükemmel olacakmış.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kahvaltı alışkanlığı olmayan şahsım için, mikemmel bir ritüeldir.
kokusu bile içimi açmaya yeter..
eşe dosta da bolca kahve fotisi atıp beraber olmasını dilerim. sevdiğim aktivitelerden biri haline gelen durumdur.
devamını gör...

100 milyon doların uzay çalışmaları için çok da büyük bir para olmadığını bilmeyen insan beyanıdır. bazı ülkeler milyar dolarlar ayırıyor da yetmiyor.
devamını gör...

katılmadığım bir önerme. tecavüz ne olursa olsun çok kötü bir şey, hatta eskorta bile tecavüz edilse, bence yine kötü bir şey. bir insanı bir köşeye sıkıştırıp, ona zorla sahip olmaya çalışmak korkunç bir şey. * bu yüzden, müge anlı'ya katılamayacağım.
devamını gör...

entrylerini severek okuduğum bir yazar.
devamını gör...

* asla iki kişinin yanında bir üçüncü kişiyi çekiştirme.

* iyi ve parlak fikirlerini kendine sakla ve ihtiyaç halinde kullan. kimse kendinden daha akıllı ve zeki kızları sevmez, özellikle de erkekler.

* haklıyken savunma yapma.

* sürekli işinden ve yöneticilerinden şikayet eden, insanın enerjisini ve ruhunu sömüren iş arkadaşlarından uzak dur.

* grupların götürüleri getirilerinden her zaman daha fazladır gülümseyerek özgür ol. böylelikle evlilerin esprilerinden ve becerilerinden yararlanırken, bekar gruplarıyla gezersin.

* whatsapp gruplarına zorunda kalmadıkça kurabiye tarifi dışında bir şey yazma.

* merak etme, güvenme ve daima gülümse.

epeyce oldu ama hepsi önemli bulduklarım ve yapmaya özen gösterdiklerim.
devamını gör...

cep boy şemsiye misali çantada taşıması portatif silah. aman emniyet kilidini kapalı tutun çantada açılır falan hadi çantayı geçtim bir yerinizi deşersiniz maazallah.
devamını gör...

ha böle gündemleri takip edemeyen biri olarak, benden önce tanım yazanlara duacı olduğum başlık. allah ne muradınız varsa versin. *
videonun ilk beş dakikasını ortancamla seyrettim. kendisi 17 yaşında tüm diğer videoları izlemiş. ülkede neler oluyor anne baksana, dedi.
baktım, sedat peker'in tarzı muhteşem, tam ata demirer-cem yılmaz ayarında. üç beş gazete okuyup araya yorumlar katarak, biraz da kuyruğuna basana çamur atarak hazırlanabilecek bir metni, stand up tarzında, full özgüvenli bir şekilde okuyor.
halka inmesi kısmı ise borsa gibi olmuş. arz ediyor bize kendini. önemliyiz biz çünkü. kim izler yoksa o videoları.*
zamanında o saydıklarına nemalanırken de biz aynı halktık. ama dün dündür bu gün bu gün de mi?
video severler için yeni eğlence. tik yok instagram sıkmıştı, netfix desen aynı şeyler dönüyor. bakalım biz dıklaya dıklaya aydınlanırken kim bu işten karlı çıkacak. onun için de yeni bir video gelir muhakkak. izleyenler buraya yazmaya devam etsin lütfen.* bende aydınlanayım,sevaptır.
devamını gör...

anlık aşılanan insan sayılarını takip edebileceğiniz link.
devamını gör...

40 yapar.
devamını gör...

faydalı olacağını düşündüğüm başlık.
mitolojiye yeni başlayanlar, say yayınlarının: "mitoloji 101" kitabından başlayabilir.
çok derine inmeden, kafa karıştırmadan belli başlı tanrı ve tanrıçaları, onlarla ilgili bazı söylenceleri bulabileceğiniz bir kitap.
yunan ve roma mitolojisini ele alıyor ama roma mitolojisine çok az yer verilmiş, bunu belirtmekte fayda var.
ek olarak mitolojiye ilgi duyan birinin mutlaka, azra erhat'ın, "mitoloji sözlüğü" adlı kitabını elinde bulundurmalıdır.
başta anadolu efsaneleri olmak üzere, yunan ve latin mitolojisini gayet anlaşılır bir dille anlatan, cevher niteliğinde bir kitaptır.
devamını gör...

süleyman demirel olsaydı "yasaklayalım da millet bizi mi sevsin?" derdi.
devamını gör...

mandala yapıyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim