almanca
agresif bir dil gibi algılanmasının sebebi kelime sonlarına gelen ht vurgusunun agresif bir algıya yol açmasıdır. mesela ingilizce not almanca nicht'dir ve niht diye okunur. buradaki h harfi çok sinirlenmiş bir insanının dişlerinin arasından çıkardığı h sesine benzer. mesela bir sakarlık yaptınız ve karşınızdakinden özür dileyeceksiniz. "enşuldigun ih habe das niht abziht getan!" (entschuldigung ich habe das nicht absicht getan) diyorsunuz. aslında söylediğiniz şey "afedersin, bilerek yapmadım" dır. içerik olarak alttan alıyorsunuz ama fonetik sanki karşınızdakine meydan okuyormuş gibi görünüyor.
devamını gör...
tuhaf dükkan isimleri
aralık sonu ocakbaşı.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
devamını gör...
rüzgaraltı
denizcilikte rüzgarın geldiği değil, "gittiği" yöne verilen isimdir.
edit: işbu tanımlama, orsalesta anafor esas düzeltmeyi yaptığı için kendi kendini yok edecektir. bilemiyorum.*
edit: işbu tanımlama, orsalesta anafor esas düzeltmeyi yaptığı için kendi kendini yok edecektir. bilemiyorum.*
devamını gör...
kurtlar vadisi sahneleri
seni en az,bu kadar mermiden kurtardım ben.
devamını gör...
süleyman çakır
öldüğünde gıyaben cenaze namazı kılınan ilk kurgusal karakterdir.çok güzel fıkra anlatır.
devamını gör...
fuatavni
mustafa koçyiğit ve bülent günay tarafından kullanılan twitter hesabı. ikiside müebbet hapis cezası aldılar. (bkz: mustafa koçyiğit)
devamını gör...
sözlük güncellemeleri
takip ettiğiniz yazar tanım girdiğinde bildirim alma özelliği eklenmiştir. tabi ki opsiyonel olan bu özelliği hesap ayarları kısmından aktive edebilirsiniz.

bu konuda baskılarını esirgemeyen kafatolog'a da teşekkür edebilirsiniz.

bu konuda baskılarını esirgemeyen kafatolog'a da teşekkür edebilirsiniz.
devamını gör...
bitirme tezi
çok ilginç bir şekilde, eğer loopa girecek olursanız ve hayatınız pek iyi gitmiyorsa ve motivasyonunuzu da kaybetmişseniz, onca yazmaya, düzeltmeye, alıntılamaya; hatta ve hatta artistik copy + paste'lere rağmen ilerlemeyendir.
devamını gör...
sürü psikolojisi
ingilizcesi bandwagon effect olan en yalın hali ile sırf insanların çoğu doğru olduğunu düşünüyor diye bir şeyin doğru olduğuna inanmak demektir. temelde “herkes böyle davranıyorsa bende böyle davranmalıyım” şeklindedir. başarılı ve popüler insanların alışkanlıklarını, davranışlarını, inançlarını izlemek insanın doğasında vardır. çünkü bunu yapmışta başarılı olmuş şeklinde düşünmenizi sağlar. başarılı bir insanın popülerliği ve güvenilirliğinden etkilenmiş bir insan, aynı hipnotze olmuş gibi muhakeme yeteneğini kaybeder. politikada sürü psikolojisi ise bir siyasi hareketi sadece popülerliğinden dolayı takip eden seçmenlerde görülmektedir. bu gibi sebeplerle seçmenler kazanması muhtemel görülen adayları desteklerler. (bir yerlerden size tanıdık geliyor mu, epey yakınınızdaki bir yer)
ingilizce adı ise bandwagon yani üzerinde bando olan bir at arabasından gelir. ilk kez amerikalı palyaço dan rice tarafından 1845 yılında kullanılır. o yılın başkanlık kampanyası boyunca rice, “herkesin olduğu yere gelin” gibi bir manaya gelecek şekilde “sürüye katılın” "to jump on the bandwagon" ifadesini kullanır. böylece başkan zachary taylor’ın zaferi elde etmesini sağlar.
ayrıca (bkz: asch deneyi)
ingilizce adı ise bandwagon yani üzerinde bando olan bir at arabasından gelir. ilk kez amerikalı palyaço dan rice tarafından 1845 yılında kullanılır. o yılın başkanlık kampanyası boyunca rice, “herkesin olduğu yere gelin” gibi bir manaya gelecek şekilde “sürüye katılın” "to jump on the bandwagon" ifadesini kullanır. böylece başkan zachary taylor’ın zaferi elde etmesini sağlar.
ayrıca (bkz: asch deneyi)
devamını gör...
hararet
hardan türemiştir. tdk'da "sıcaklık" olarak verilse de anlamı, hararet kelimesini sıcaklık tam olarak karşılamamaktadır.
sıcaktan kavrulmak, yanmak. harlamak eyleminden sonra oluşan.
asırlarca çölleri arşınlamış da tek bir yudum su değmemiş gibi, işte öyle bir hararetle susadım sana
ayrıca coşkunluk, taşkınlık olarak da kullanılabilinir.
öyle hararetli tartışıyorlardı ki araya girsem olan bana olurdu
sıcaktan kavrulmak, yanmak. harlamak eyleminden sonra oluşan.
asırlarca çölleri arşınlamış da tek bir yudum su değmemiş gibi, işte öyle bir hararetle susadım sana
ayrıca coşkunluk, taşkınlık olarak da kullanılabilinir.
öyle hararetli tartışıyorlardı ki araya girsem olan bana olurdu
devamını gör...
sözlük dergi yazılarını bekliyor
bekle aslan bekle geliyorum.
yazdık yolladık, gerisi sizde.
yazdık yolladık, gerisi sizde.
devamını gör...
ece ayhan
“kültürümüz budur abiler” sloganı ile çanakkale'de bir sokağa ve tarihi bir eve adı verilen eceabatlı ikinci yeni şairidir. üslubundan içeriğine her şey söylendiği için ben de bir şiirini iliştireyim istedim.
bir şair tanırım
onunki içler acısı,
kalbini asla vermemiş,
çalmışlar,
kalbi eski bir efsanede saklı...
e. a.
bir şair tanırım
onunki içler acısı,
kalbini asla vermemiş,
çalmışlar,
kalbi eski bir efsanede saklı...
e. a.
devamını gör...
ışık biraz daha ışık
dünya edebiyatının dev isimlerinden, bir yazardan daha fazlası olan, faust gibi bir başyapıt yazarak edebiyatı olduğundan daha yüksek bir yere taşıyan johann wolfgang von goethe’nin bu dünyadaki görevini tamamlayıp ayrılmak üzereyken sarf ettiği son sözleridir.
1832 yılında görevinin yapmış olmanın verdiği huzurla dünyadan ayrılmak üzereyken söyler bu sözleri büyük yazar. bu sözlerin fiziksel olarak muhattabı yardımcısıdır aslında.
ancak bazı insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, yaptıkları şeyi nasıl ve ne amaçla yaparlarsa yapsınlar ortaya mutlaka bir sanat eseri, üzerinde düşünülecek bir felsefi ve edebi bir şaheser çıkarırlar.
goethe de benim için kesinlikle böyle bir insandır. nietzsche’nin übermensch dediği adamdır o. yazdığı her cümlenin derin bir anlamı olduğunu düşündürür. sanki edebi bir mükemmellik örneğidir büyük yazar.
bunları neden söyledim? çünkü yazar ölmeden önce bu sözleri gözlerindeki görme kaybı yüzünden yardımcısında perdeleri açmasını istediği için söylemişti. sadece dünyayı son kez daha aydınlık görmek için.
ama yazarın bu sözleri edebi ve ilahi ışığın peşinden koşmuş bir yazar için göründüğünden daha da anlamlı bir şeydi aslında.
bazı geceler, eğer dolunay varsa perdelerinizi aralık bırakıp goethe okumayı deneyin bence. yazara borcumuzu belki böyle öderiz.
1832 yılında görevinin yapmış olmanın verdiği huzurla dünyadan ayrılmak üzereyken söyler bu sözleri büyük yazar. bu sözlerin fiziksel olarak muhattabı yardımcısıdır aslında.
ancak bazı insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, yaptıkları şeyi nasıl ve ne amaçla yaparlarsa yapsınlar ortaya mutlaka bir sanat eseri, üzerinde düşünülecek bir felsefi ve edebi bir şaheser çıkarırlar.
goethe de benim için kesinlikle böyle bir insandır. nietzsche’nin übermensch dediği adamdır o. yazdığı her cümlenin derin bir anlamı olduğunu düşündürür. sanki edebi bir mükemmellik örneğidir büyük yazar.
bunları neden söyledim? çünkü yazar ölmeden önce bu sözleri gözlerindeki görme kaybı yüzünden yardımcısında perdeleri açmasını istediği için söylemişti. sadece dünyayı son kez daha aydınlık görmek için.
ama yazarın bu sözleri edebi ve ilahi ışığın peşinden koşmuş bir yazar için göründüğünden daha da anlamlı bir şeydi aslında.
bazı geceler, eğer dolunay varsa perdelerinizi aralık bırakıp goethe okumayı deneyin bence. yazara borcumuzu belki böyle öderiz.
devamını gör...
bir idam mahkumunun son günü
ölüme yakın bir adamın neler hissettiğini gözler önüne seren harika kitaptır.
şaheser bir kitap benim gözümde o psikolojiye bu kadar iyi bürünmek herkesin yapabileceği bir iş değil.
şaheser bir kitap benim gözümde o psikolojiye bu kadar iyi bürünmek herkesin yapabileceği bir iş değil.
devamını gör...
reflüyü azdıran şeyler
uç tatlarda yemek. aşırı acı, aşırı ekşi gibi.
devamını gör...


