bu adetin kökenini bir kaç noktada temellendirmek mümkün olabilir; bunlardan birincisi yarsub yani yer-su ruhları ile ilintili bir inancın günümüze değişerek gelmiş hali olabilir zira yer-su ruhları iyi ruhlardır. koruyucu ve gözetici olduklarından bahsedilir. bu sebeple de yolculuğa çıkan insanların onlar tarafından korunup, gözlenmesi ve yolculuğunu güven içinde tamamlayarak, geri dönmesini sağlamak için bu ritüele başvurulmuş olabilir.

bir diğeri bu ritüelle yayık han'a bir atıf yapılıyor olabilir. kendisi denizlerin hakimi ve ölen ruhları koruyan bir figür olması ile öne çıkar. türklerdeki su kültünün en önemli ögelerinden birisidir. yine bu ritüelle yolculuğa çıkanın yolculuk esnasında başına bir şey gelirse, daha doğru bir tabirle ölürse, yayık han tarafından ruhunun korunmaya alınması ve kötü ruhlardan uzak tutularak, huzur içinde kalmasının sağlanması amaçlanmış olabilir.

ya da uygurlardaki yol tengri kavramı ile bu mevzu arasında bağ kurabilirsiniz. yol tengri kavramı bazılarının öne sürdüğü gibi ırk bitig ile ortaya çıkmış bir kavram değildir. uygurların maniheizm'e geçmeden önce de kullandıkları bir kavram ve ata inancıdır. orada da su serpme ve benzeri hareketlerin bu noktada değişim geçirip, günümüze geldiği gibi bir yorum yapılabilir. burada da yol tengri'nin yolcuları koruması için diğer 17 ulunun desteğine sahip olması niyetiyle hareket edildiğinden bahsetmek belki mümkün olabilir.

elbette bunların hiçbirisi kesinlik taşımaz. ancak türklerin su kültü ile ilgili bilgileri ve eserleri incelediğinizde bir takım uygulamaların arasında bağ kurarak, bu sonuçlara ulaşabilirsiniz. çünkü bu uygulamaya benzer olarak kamların yaptıkları bazı ritüeller, ölülerin ardından yapılan yine benzer bazı ritüeller mevcuttur. sonuç olarak, bu uygulamanın temelinin kök tengri inancına ve eski türk kültürüne dayanıyor olduğu söylenebilir. özellikle anadolu'daki türkmenlerin ve yörüklerin su ile ilgili günümüze taşıdığı adetlerin kökeni genelde eski türk kültüründe kendisini bulur. tabi burada enteresan nokta şu; birileri her ne kadar sizin toplumsal belleğinizin bazı hususları unutması için çabalıyor olsa da, geçirdiğiniz dönüşüme rağmen pratikte bu değerleri bir türlü kaybetmiyorsunuz. menşei farklıymış gibi hareket etmenize rağmen bu ritüelleri uygulamaya devam ediyorsunuz. tarihi bellek hasar almış ama pratik olarak halen bir şekilde bu adetler devam ediyor. bu durumda, geçmişe ve gerçeğe dair yeniden bilinç kazanılabilmesi için halen bir kapının açık olduğunu gösterir. yani halen umut var diyebiliriz *
devamını gör...

uyandın mı?
geldin mi?
uyandığınızı veya geldiğinizi gözleriyle gören kişiler tarafından sorulunca çileden çıkarır.
devamını gör...

edebiyatta olmaması gereken olması mümkün olmayan şeylere rastlamaktır.

mesela osmanlı zamanında taksiyle birisi yanınıza yanaşıverir ve buna şaşırmazsınız. büyücüler fantastik olaylar anlatılır ve sizi şaşırtmaz.
uzun ihsan efendi bunu çok iyi yapar. (bkz: ihsan oktay anar)

ayrıca şu an okuduğum yüzyıllık yalnızlık kitabı bu şekilde bir kitaptır. okurken aşırı zorlanıyorum o ayrı.
devamını gör...

takip ettiğimiz yazarları aynı kolaylıkla takipten çıkarabilmek.

olmuyor çoğu zaman, tik işaretini kaldırıyorum, refresh yapıyorum, hoop işaret geri geliyor ve takipten çıkmıyor.

listemde hangi kafayla aldığımı bilmediğim ya da sonradan gıcık olduğum bir sürü fazlalık insan var ve çok sıkılıyorum onlardan.

cep telefonu / android.
devamını gör...

karşısında duracak tek bir kemalist yok muydu ? buna bu kapanma günleri bitene kadar gülebilirim.

ulan mustafa kemal atatürk'ün ruhunu çağırıp konuştum diyerek tarihçilik yaptığını zanneden bir adam karşısında en fazla, akılla, mantıkla , bilimle tarih yapan birileri kendini küçültmek istemediğinden konuşmaz.
devamını gör...

sorunu sadece siyasilerde aramak. insanların %90'ı kitap dahi okumuyor fakat ülkenin gelişmesinin önündeki tek engel iktidar partisi olarak görülüyor. böyle halka böyle hükümet.
devamını gör...

iyi bir egitim ve ahlak bilgisi verilmeyen,anne babanın sıkıntılı bireyler olması sonucunda psikolojik sıkıntıları olan çocuklar yetişiyor.ilerde kendine yararı olmuyor ki çevresine yarari olsun.bu bir kısır döngü böyle bir ehliyet olsa keske dediğim durum.
devamını gör...

teknoloji çok ilerlesin ve keşfedilsin istediğim alan. kedim ne düşünüyor acayip merak ediyorum.
devamını gör...

öncelikle eti güzel bir şekilde marine etmektir

etin suyunu kaçırmadan pişirebilmek bir sanattır.

bulabilirseniz eğer portakal ağacı kömürü mükemmel iş görür.
devamını gör...

içine konulan sıvının ısısını muhafaza eden harika alet.

iç içe geçmiş iki kabın arasındaki hava emilerek oluşturulan vakum ortamı sayesinde termosun içi ve dışı arasında oluşacak ısı transferi engellenir. böylelikle içindeki sıvının ısısı muhafaza edilmiş olur.

iskoç bilim insanı james dewar 1892 yılında icad ettiği bu kabı sadece bilimsel çalışmalar için labaratuarda kullanmıştır. dewarın yardımcısı reinhold burger ise bu kabın yiyecek ve içeceklerin de ısısını uzun süre koruyacağını anlayarak kendisi de ayrıca üretip patentini almış ve yunanca therme'den gelen thermos markası adı altında satışa sunmuştur. dewar kendisine dava açsa da kaybetmiştir.

termos kelimesi aslında ürün ismi olarak değil marka olarak ortaya çıkmıştır.

en değer verdiğim kişisel eşyalarım arasında ilk üçe yazacağım mucizevi alettir. uzun süredir kullandığım stanley, thermos ve penguen(yerli) gibi üç farklı marka ısı koruma süreleri farklı olsa da henüz beni hayal kırıklığına uğratmamıştır.

edit : noktalama
devamını gör...

büyük sıçrayış değil büyük sıçışa imza atmış şişman salak lider.

ama ho chi minh öyle miii değil tabi ki ho chi minh adamdır.
devamını gör...

cok fedakarlik...verdiginiz her bir taviz,yaptiginiz her bir fedakalik dozunu astiginda sizi degersizlestirecektir,tecrubeyle sabit.
devamını gör...

toplumun en dezavantajlı ve risk altında bulunan gruplarıyla çalışmanın yanı sıra onlara, bu duruma gelmelerine neden olan tüm olumsuzlukları yaşatan medeniyetten nasibini almamış her türlü suçlu, istismarcı ve ayrımcı insan müsveddesi ile de çalışmak zorunda olmaktır.
devamını gör...

pek kimsenin haberi yok biliyorum ama izmir'in merkez ilçelerinden buca'nın yukarı mahallelerinde vuku bulan hadisedir. izmir'de kar kalınlığı 1 cm'i geçerek biz izmirlileri, daha doğrusu bucalıları hatta yukarı bucalıları korku dolu endişelere büründürmüş, adeta teyakkuza geçirtmiştir. aşağıdaki görüntüler buca'nın oyak sitesi taraflarından.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazen bir şey okuyorum beni çok heyecanlandıran ki, bu artık çok nadir oluyor. kimseye anlatamıyor yahut tekrar okuyamıyorum heyecanimı paylaşamıyorum. üstelik yakınımda birileri de oluyor çoğunda. yalnızlığa zorlanmak böyle bir şey olsa gerek. en kötüsü de işte bu sanırım.
devamını gör...

epifiz bezi olarak da bilinen pineal bez melatonin salgılayarak vucüdun biyolojik ritmini düzenleyen beynin derinliklerinde yer alan vucüdun en küçük organıdır.
devamını gör...

gölge fesleğeni (bkz: didem madak)


sonra içime ve hatta dışıma kapandım. küsmek gibi bir şey.
bir çeşit gölge fesleğeni.
bir çeşit olmayan hayat.
zaten hiçbir şeyi kararında bırakamamak ve ortasını bulamamak gibi bir sorunum var benim.
epeyce göçebe yaşadım, sadece iki valizim oldu. bir yığın insan tanıdım.
ama hep yalnızdım.
devamını gör...

sözlükte ukde bırakmada son samuray ile yarışan yazar. herhalde ukdelerini bir kaç yıla ancak bitirim.*
devamını gör...

geçici süreyle olmasa olunur da, süreli olunca değmez gibi geliyor bana. 5000 puan verip 1 aylığına değmez bence. bir de soyulmuş hıyar rengi olunca ister istemez soğuyorsun.*
devamını gör...

mabel matiz-aldanıyor
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim