kahvaltıda yaş pasta yemek
dün geceden kalma yaş pastayı buzdolabında görünce dayanamayıp bir çatal alayım ya dersin ve ayaküstü yerken kendini kaybettiğin için ne kadar yediğini anlayamazsın. yedikten yarım saat sonra gelen mide bulantısı, doyurmadığı için hala aç hissetme ve boş mideye gönderdiğin sağlıksız şey için duyulan pişmanlık.. çabuk avni görmeden, zaman geriye aksın!
devamını gör...
erkeklerin dert görünce koşarak uzaklaşması
cinsiyetçi açılan başka bir başlıktır. dert görünce kaçmak cinsiyetsel bir olgu değildir, karakterle alakalıdır. ki kimse kimsenin derdini de dinlemek zorunda değildir.
devamını gör...
atforvendetta
dinlediğimiz playlist ile müzik zevkinin mükemmel olduğunu öğrendiğimiz yazar arkadaşımız.
not: başka arkadaşların şarkıları da varmış çalan listede, herkesin yüreğine sağlık.
not: başka arkadaşların şarkıları da varmış çalan listede, herkesin yüreğine sağlık.
devamını gör...
sözlük troll veri tabanı
(bkz: ermolettin) (bkz: abdulseyidbincabbar) başı çeken bunlar.
devamını gör...
sabah üçte otobüs molasında 4 çeşit yemek yemek
ayrı bir keyiftir.bütün lokmaları boğazina hızlı hızlı dizer,biteremediklerini ekmeğin arasına sarar,otobüsteki çay molasinda yersin.otobüs yolculuklarında ne hikmetse sürekli yersin.
devamını gör...
kızını istismar eden genci eve çağırıp öldüresiye döven baba
tacizci çocuğun adı cemil'miş. yahu gitmişsin çoğu insanın gidemediği ülkeye, rahat dursana cemil.
bu ismi duyunca aklıma cemil'in iffet'i müjde ar sıkıştırması geliyor.
bu ismi duyunca aklıma cemil'in iffet'i müjde ar sıkıştırması geliyor.
devamını gör...
söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil
çaresizliğin en anlamlı ifadesidir bu söz… gönül susmasa da sesini duyan yoktur. ona gerçekleri anlatırız ama onun kayıtsız kalması yok mu… kimi zaman çekip giden eski sevgilinin ardından söyleriz bu sözü. “sevgili derdimi bilmez, beni güler sanır. hakkı vardır, mutlu olan herkesi sevinçli sanır (fuzuli).”
kimi zaman ise "sussam gönül razı değil" diye ülkeyi yönetenlerin yanlışlarını destekleyenlere söyleriz. bir kez olsun anlamaya çalışsalar keşke. onlara laf anlatmanın imkansızlığını kabulleniriz nihayet… susarız ama gönlümüz bir türlü susmak istemez.
bu sözü daha iyi anlamak için fuzuli'nin beyitlerine bakalım. bu sözü neden söylemiş, nasıl söylemiş, çok da güzel söylemiş.
beyhude gamlanma divane gönül!
cümle alemin rızkını veren vardır.
yaptığın hatayı görmüyor sanma.
kalpte gizli en derin sırları bilen vardır.
mal-i emlakim var deyü güvenme!
arkam var deyü dayanma!
sırt üstü insanı yere varan vardır.
beyhude gamlanma divane gönül!
cümle alemin rızkını veren vardır.
derdime vakıf değil canan.
beni handan bilir.
hakkı vardır şad olanlar.
herkesi sadan bilir.
söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
çektiğim alamı bir ben bir de allah'ım bilir.
kimi zaman ise "sussam gönül razı değil" diye ülkeyi yönetenlerin yanlışlarını destekleyenlere söyleriz. bir kez olsun anlamaya çalışsalar keşke. onlara laf anlatmanın imkansızlığını kabulleniriz nihayet… susarız ama gönlümüz bir türlü susmak istemez.
bu sözü daha iyi anlamak için fuzuli'nin beyitlerine bakalım. bu sözü neden söylemiş, nasıl söylemiş, çok da güzel söylemiş.
beyhude gamlanma divane gönül!
cümle alemin rızkını veren vardır.
yaptığın hatayı görmüyor sanma.
kalpte gizli en derin sırları bilen vardır.
mal-i emlakim var deyü güvenme!
arkam var deyü dayanma!
sırt üstü insanı yere varan vardır.
beyhude gamlanma divane gönül!
cümle alemin rızkını veren vardır.
derdime vakıf değil canan.
beni handan bilir.
hakkı vardır şad olanlar.
herkesi sadan bilir.
söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
çektiğim alamı bir ben bir de allah'ım bilir.
devamını gör...
thomas jefferson
washington dc'de kendisi adına yapılmış thomas jefferson memorial bulunmaktadır.
anıtın içerisinde merkezde thomas jefferson'un heykeli bulunmaktadır.

ilkbahar başlarında yakınlarında yetişen cherry blossom(kiraz çiçeği) turistlerin her zaman ilgi odaklarından biridir.
ayrıca bu görüntü washington dc ile ilgili postcardların vazgeçilmezlerinden birifir.
malesef o çiçekleri görmek isteyip zaman uyuşmadığı için göremeyenler arasındayım. ancak görüntü için aşağıya fotoğraf bırakıyorum.
anıtın içerisinde merkezde thomas jefferson'un heykeli bulunmaktadır.

ilkbahar başlarında yakınlarında yetişen cherry blossom(kiraz çiçeği) turistlerin her zaman ilgi odaklarından biridir.
ayrıca bu görüntü washington dc ile ilgili postcardların vazgeçilmezlerinden birifir.
malesef o çiçekleri görmek isteyip zaman uyuşmadığı için göremeyenler arasındayım. ancak görüntü için aşağıya fotoğraf bırakıyorum.
devamını gör...
olric
içimdeki toxiği salıcam kusura bakabilirsiniz.
o kadar romantize edildiki bu “iç ses” yıldım. vallahi bezdim. tamam hepimiz okuduk, sevdik, ettik. yeter ya. bence buraya kadar yetsin artık.
kitap o kadar uzundu ki hele hele ortalarında okuduğum yerde dalıyor, aynı cümleyi beş kez okuyordum. bitince üzerimden yük kalktı resmen.
yine söylüyorum çünkü öh geldi;
kitap o kadar uzundu ki, olric bu kadar konuştu mu? olric neyi ne kadar söyledi? artık biz mi olric söylemiş gibi cümleler sallıyoruz? emin olamıyorum, çünkü bin sene geçti üzerinden. salın artık ya, lütfen artık salın da tutunabilelim.
o kadar romantize edildiki bu “iç ses” yıldım. vallahi bezdim. tamam hepimiz okuduk, sevdik, ettik. yeter ya. bence buraya kadar yetsin artık.
kitap o kadar uzundu ki hele hele ortalarında okuduğum yerde dalıyor, aynı cümleyi beş kez okuyordum. bitince üzerimden yük kalktı resmen.
yine söylüyorum çünkü öh geldi;
kitap o kadar uzundu ki, olric bu kadar konuştu mu? olric neyi ne kadar söyledi? artık biz mi olric söylemiş gibi cümleler sallıyoruz? emin olamıyorum, çünkü bin sene geçti üzerinden. salın artık ya, lütfen artık salın da tutunabilelim.
devamını gör...
ünlülerin isimleri ile hemhal olmuş objeler
demet akalın- gucci olan her şey.
devamını gör...
vahiy kitabı
vahiy içerik olarak incilin diğer bölümlerinden ayrılır, incilin son bölümüdür. kesinlikle önce yeni antlaşmayı daha sonra eski antlaşmayı okumalısınız (böylece eski antlaşmada neyin ne için söylendiğini anlayacaksınız). konudan bağımsız olarak direkt vahiy kitabını okumak sizin hiçbir şey anlamamanıza sebep olacaktır. kutsal kitap'ta yetkinleştikten sonra daha iyi anladığınızı göreceksiniz.
gerçekleşmiş ve gerçekleşmemiş bir sürü kehanet bulunur ve bu kitabın yazılışınının üzerinden 2000 yıl geçmesine rağmen hâlâ anlayamadığımız birçok simge içerir.
aziz yuhanna bu kitabı patmos adasında yazmıştır. diğer elçiler işkencelerle öldürülmüş ve kendisi de vahiy'i yazma görevi için hayatta kalmıştır. eceliyle ölen tek havaridir.
vahiy, tanrı'nın yargısından bahseder. bu yargı; yedi mührün açılması, yedi borazanın çalınması ve yedi tasın dünyaya boşaltılmasıyla gerçekleşir.
ejderha (şeytan) gökten yeryüzüne atılır. şeytan ve yandaşları bir süre güçlerini sergileyip daha sonra yenilgiye uğrarlar.
her şeyin sonunda ölüler yargılanır, adları yaşam kitabında yazılı olanlar tanrı'ya kavuşur. artık tanrı'dan uzakta değil, onunla yüz yüze olacaklardır.
tahttan yükselen gür bir sesin şöyle dediğini işittim: “işte, tanrı'nın konutu insanların arasındadır. tanrı onların arasında yaşayacak. onlar o'nun halkı olacaklar, tanrı'nın kendisi de onların arasında bulunacak. onların gözlerinden bütün yaşları silecek. artık ölüm olmayacak. artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak. çünkü önceki düzen ortadan kalktı.” tahtta oturan, “işte her şeyi yeniliyorum” dedi. sonra, “yaz!” diye ekledi, “çünkü bu sözler güvenilir ve gerçektir.” bana, “tamam!” dedi, “ alfa ve omega , başlangıç ve son ben'im. susayana yaşam suyunun pınarından karşılıksız su vereceğim. galip gelen bunları miras alacak. ben onun tanrısı olacağım, o da bana oğul olacak."
vahiy 21:3-7
gerçekleşmiş ve gerçekleşmemiş bir sürü kehanet bulunur ve bu kitabın yazılışınının üzerinden 2000 yıl geçmesine rağmen hâlâ anlayamadığımız birçok simge içerir.
aziz yuhanna bu kitabı patmos adasında yazmıştır. diğer elçiler işkencelerle öldürülmüş ve kendisi de vahiy'i yazma görevi için hayatta kalmıştır. eceliyle ölen tek havaridir.
vahiy, tanrı'nın yargısından bahseder. bu yargı; yedi mührün açılması, yedi borazanın çalınması ve yedi tasın dünyaya boşaltılmasıyla gerçekleşir.
ejderha (şeytan) gökten yeryüzüne atılır. şeytan ve yandaşları bir süre güçlerini sergileyip daha sonra yenilgiye uğrarlar.
her şeyin sonunda ölüler yargılanır, adları yaşam kitabında yazılı olanlar tanrı'ya kavuşur. artık tanrı'dan uzakta değil, onunla yüz yüze olacaklardır.
tahttan yükselen gür bir sesin şöyle dediğini işittim: “işte, tanrı'nın konutu insanların arasındadır. tanrı onların arasında yaşayacak. onlar o'nun halkı olacaklar, tanrı'nın kendisi de onların arasında bulunacak. onların gözlerinden bütün yaşları silecek. artık ölüm olmayacak. artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak. çünkü önceki düzen ortadan kalktı.” tahtta oturan, “işte her şeyi yeniliyorum” dedi. sonra, “yaz!” diye ekledi, “çünkü bu sözler güvenilir ve gerçektir.” bana, “tamam!” dedi, “ alfa ve omega , başlangıç ve son ben'im. susayana yaşam suyunun pınarından karşılıksız su vereceğim. galip gelen bunları miras alacak. ben onun tanrısı olacağım, o da bana oğul olacak."
vahiy 21:3-7
devamını gör...
uğur mumcu
türkiyede araştırmacı gazeteciliği hakkı ile yapan 24 ocak 'ta arabasına konan bir bomba ile haince öldürülen cumhuriyet gazetesi yazarı.
ilk okudugum kitabı sakıncalı piyade olmalı. askerlik zamanlarında orduda solcu olduğu için yaşadığı zorlukları komik bir şeklide anlatır.
tekrar tekrar okunması gereken türkiye' nın erken kaybettiği değeri.
ilk okudugum kitabı sakıncalı piyade olmalı. askerlik zamanlarında orduda solcu olduğu için yaşadığı zorlukları komik bir şeklide anlatır.
tekrar tekrar okunması gereken türkiye' nın erken kaybettiği değeri.
devamını gör...
yolda yürürken yapılmaması gerekenler
gülmek de bunlardan biri. yolda gülünce deli damgası yiyor insan. tabi tek başınaysa.
devamını gör...
psikolojik şiddet
ihmal, örtülü veya açık aşağılama, değersiz ve suçlu hissettirme, aklından şüpheye düşürme, korkutma, mahrum bırakma, umut verip yarım bırakma falan.
devamını gör...
neyse
bütün ciddi konuşmaların çöpe gittiği ifade. konuşursun konuşursun sonra neyse dersin. belki de mantıklı olan neyse diyebilmektir.
devamını gör...
sarılmaya ihtiyaç duymak
en güzel ihtiyaçtır insanı rahatlatır.
devamını gör...
bireysel silahsızlanma
dünyanın daha güzel bir yer olması için gerekendir.
insanların cinayet, katliam, saldırı, tehdit gibi haberlere 'bireysel silahlanma şart' tepkisiyle yaklaşması, tam aksini düşünmemesi bana çok korkunç geliyor.
2016-2018 yılları arasında ankara'da işlenen cinayet suçlarının % 68,6'sı ateşli silahlarla gerçekleştirilmiş. [ dergipark.org.tr/tr/downloa... ] 2016 yılı için bursa'da intihar vakalarında en çok kullanılan ikinci yöntem yine ateşli silahlarla olmuş. [ dergipark.org.tr/tr/downloa... ] silaha erişim türkiye'de kurallara bağlı ama hiç de zor değil. silaha erişimin kolaylığı ile suç arasındaki ilişkiyi kurmak gerçekten zor değil.
.png)
umut vakfı'nın hazırladığı yukarıdaki haritaya göre 2020 yılında işlenen bu silahlı cinayet suçlarının % 85'i ateşli silahlarla işlenmiştir. [ www.umut.org.tr/umut-vakfi-... ]
bu bilgi önemli çünkü ateşli silah öldürmenin en kolay aracıdır. katil her türlü öldürür denilmemeli, anlık sinir ya da cinnet hali için eline maktülün kanının bulaşacağı bıçaklamaya, ellerinin altında kurbanının çırpınışını ve direnişini hissedeceği boğmaya kıyasla tetiğe basmak en kolay iştir.
silahlı şiddetten korunmanın yolu silahsız olanların da silahlanması olarak görülürse, ülke olarak aşağıdaki grafikte abd ile aynı seviyelerde bir yere yerleşeceğimizden şüpheniz olmasın.

bu da bonus:

2017 yılı verilerine göre bireysel silahlanma oranı japonya’da %0,6 ingiltere’de %6,2 abd’de ise %88,8 oranında. silahlanma oranı ile suç arasındaki ilişkiyi görmemek için kör olmak gerek.
burada japonya'nın bulunduğu seviye çok dikkat çekici ve irdelenmeyi hakediyor. japonya bunu nasıl başarıyor anlamak için japon siyasi tarihine kısaca bakmak gerek. japonya modernleşmesinin başlangıcı sayılan 1868 meiji restorasyonuna kadar feodal bir düzenle yönetilmiştir. yani tüm ülke imparatorluk altında birleşene kadar, bakufu ya da şogun denilen güçlü derebeylerinin yönetiminde olmuştur. hükümranlık hakkı için diğer derebeyleri ile savaşan ve galip gelen bu güçlü derebeyleri aynı şekilde alaşağı edilmemek için ülke çapında kılıç avı (kataganari) denilen silah toplama ve halkı silahsızlandırma faaliyetlerine girişmişlerdir. en bilineni hideyoshi toyotomi’nin 1588 yılında başlattığı kılıç ve ateşli silah toplatma faaliyetidir. sonraki tokugawa periyodu (1603–1867) boyunca bu faaliyetler kapsamı genişletilerek çeşitli yasalarla düzenlenmiştir. çok kanlı savaşların sonunda 1868 yılında tokugawa periyodu sona erdirilip, meiji dönemi başladığındaysa bu sefer de yeni kurulan imparatorluk düzeninin tehditlere karşı ilk aldığı önlem yine kılıç ve ateşli silahlarla ilgili düzenlemelere gitmek olmuştur. imparatorluk ı. dünya savaşı öncesinde bu yasalarda bir revizyon yaptıktan sonra, ıı. dünya savaşının ardından anayasal monarşiye geçmiş, son olarak 1959 yılında da bu konudaki düzenlemelere son halini vermiştir. burada önemli olan nokta 1959’daki düzenlemede ülke açısından hiçbir iç tehdit olmamasına karşın, silah yasalarının geçmişteki gerekçelerinden farklı olarak, japon sivil halkının silahlardan uzakta bir yaşamı benimsemesi ve çok ağır şartlar içeren silah düzenlemelerine itiraz etmemesidir. halkın da yüzyıllar süren bu uygulamayı benimsemiş olmasından ötürü ne o gün ne de bu gün japon halkının silah yasalarının gevşetilmesi konusunda bir talebi olmamıştır.
japonya'da silah sahibi olmak gerçekten çok zordur. tabanca siviller için kesinlikle yasak, sadece avcılık ya da spor faaliyeti için av tüfeği ve havalı tüfek edinilebiliyor. bunun için de, ruh sağlığı ve uyuşturucu testlerinden geçilmesi, sabıka kaydının kesinlikle olmaması ve iş arkadaşları, yakın arkadaşlardan uzak akrabalara kadar bütün çevreyi araştıran teftiş sürecinden başarıyla geçmiş olmak gerekiyor. silah ruhsatı alındıktan sonra da bu kişiler düzenli olarak psikolojik ve yeterlilik kontrollerinden geçmek, her yıl silahlarını kontrol ettirip poligonda güvenli kullanım konusunda ehil olduklarını göstermek zorundalar. ayrıca silah sahipleri polis tarafından ikamet çevresinde soruşturulabiliyor ve polislerin bu kişiler için geniş arama yetkileri bulunuyor.
japonya’da tabanca taşımak ya da bulundurmak başlı başına bir suçtur ve cezası ağırdır. silah bulundurmaktan yedi yıla kadar hapis cezası ile yargılanılabiliyor. sadece güvenlik güçlerinin tabanca taşıma yetkisi vardır. haliyle güvenlik güçlerinin taşıdığı bu silahların da kullanımı çok nadir oluyor. 2014 yılında ateşli silahla sadece altı cinayet vakası raporlanmış. 2015 yılında tek bir polis memurunun silah kullandığı raporlanmış. bu durum japon resmi polis tabancalarının seçiminde de etkili olmuştur. japonya, kolluk kuvvetlerine toplu tabanca dağıtan nadir ülkelerdendir. bunun sebebi polislerin tabancalarını nadiren kullanmaları, bunun da güvenlik açısından tutukluk riski oraya çıkarmasıdır. pistol (şarjörlü) gibi icra yayı gücüyle çalışan tabancaların uzun süre kullanılmaması yaydaki gerginliğin azalmasına ve silahın doğru çalışamamasına yol açabiliyor, toplu tabancalarda böyle bir sorun yoktur.
silah konusunda getirilen kısıtlamalar mühimmatı da kapsıyor ve daha önce alınan mühimmatın tamamının tüketildiği kanıtlanmadan (boş mermi/fişek kovanları teslim edilmeden) yeni istihkak kesinlikle verilmiyor. tabanca yasak olduğu için tek bir tabanca mermisi dahi bulundurmak hapis cezası ile sonuçlanabiliyor. en büyük cezalar ise silah ve mühimmat temini ile ilgili.
olayın özü şu ki, silahlar öldürmek içindir, ateşli silahlar daha kolay öldürmek içindir. ne kadar az ateşli silah o kadar az suç.
insanların cinayet, katliam, saldırı, tehdit gibi haberlere 'bireysel silahlanma şart' tepkisiyle yaklaşması, tam aksini düşünmemesi bana çok korkunç geliyor.
2016-2018 yılları arasında ankara'da işlenen cinayet suçlarının % 68,6'sı ateşli silahlarla gerçekleştirilmiş. [ dergipark.org.tr/tr/downloa... ] 2016 yılı için bursa'da intihar vakalarında en çok kullanılan ikinci yöntem yine ateşli silahlarla olmuş. [ dergipark.org.tr/tr/downloa... ] silaha erişim türkiye'de kurallara bağlı ama hiç de zor değil. silaha erişimin kolaylığı ile suç arasındaki ilişkiyi kurmak gerçekten zor değil.
.png)
umut vakfı'nın hazırladığı yukarıdaki haritaya göre 2020 yılında işlenen bu silahlı cinayet suçlarının % 85'i ateşli silahlarla işlenmiştir. [ www.umut.org.tr/umut-vakfi-... ]
bu bilgi önemli çünkü ateşli silah öldürmenin en kolay aracıdır. katil her türlü öldürür denilmemeli, anlık sinir ya da cinnet hali için eline maktülün kanının bulaşacağı bıçaklamaya, ellerinin altında kurbanının çırpınışını ve direnişini hissedeceği boğmaya kıyasla tetiğe basmak en kolay iştir.
silahlı şiddetten korunmanın yolu silahsız olanların da silahlanması olarak görülürse, ülke olarak aşağıdaki grafikte abd ile aynı seviyelerde bir yere yerleşeceğimizden şüpheniz olmasın.

bu da bonus:

2017 yılı verilerine göre bireysel silahlanma oranı japonya’da %0,6 ingiltere’de %6,2 abd’de ise %88,8 oranında. silahlanma oranı ile suç arasındaki ilişkiyi görmemek için kör olmak gerek.
burada japonya'nın bulunduğu seviye çok dikkat çekici ve irdelenmeyi hakediyor. japonya bunu nasıl başarıyor anlamak için japon siyasi tarihine kısaca bakmak gerek. japonya modernleşmesinin başlangıcı sayılan 1868 meiji restorasyonuna kadar feodal bir düzenle yönetilmiştir. yani tüm ülke imparatorluk altında birleşene kadar, bakufu ya da şogun denilen güçlü derebeylerinin yönetiminde olmuştur. hükümranlık hakkı için diğer derebeyleri ile savaşan ve galip gelen bu güçlü derebeyleri aynı şekilde alaşağı edilmemek için ülke çapında kılıç avı (kataganari) denilen silah toplama ve halkı silahsızlandırma faaliyetlerine girişmişlerdir. en bilineni hideyoshi toyotomi’nin 1588 yılında başlattığı kılıç ve ateşli silah toplatma faaliyetidir. sonraki tokugawa periyodu (1603–1867) boyunca bu faaliyetler kapsamı genişletilerek çeşitli yasalarla düzenlenmiştir. çok kanlı savaşların sonunda 1868 yılında tokugawa periyodu sona erdirilip, meiji dönemi başladığındaysa bu sefer de yeni kurulan imparatorluk düzeninin tehditlere karşı ilk aldığı önlem yine kılıç ve ateşli silahlarla ilgili düzenlemelere gitmek olmuştur. imparatorluk ı. dünya savaşı öncesinde bu yasalarda bir revizyon yaptıktan sonra, ıı. dünya savaşının ardından anayasal monarşiye geçmiş, son olarak 1959 yılında da bu konudaki düzenlemelere son halini vermiştir. burada önemli olan nokta 1959’daki düzenlemede ülke açısından hiçbir iç tehdit olmamasına karşın, silah yasalarının geçmişteki gerekçelerinden farklı olarak, japon sivil halkının silahlardan uzakta bir yaşamı benimsemesi ve çok ağır şartlar içeren silah düzenlemelerine itiraz etmemesidir. halkın da yüzyıllar süren bu uygulamayı benimsemiş olmasından ötürü ne o gün ne de bu gün japon halkının silah yasalarının gevşetilmesi konusunda bir talebi olmamıştır.
japonya'da silah sahibi olmak gerçekten çok zordur. tabanca siviller için kesinlikle yasak, sadece avcılık ya da spor faaliyeti için av tüfeği ve havalı tüfek edinilebiliyor. bunun için de, ruh sağlığı ve uyuşturucu testlerinden geçilmesi, sabıka kaydının kesinlikle olmaması ve iş arkadaşları, yakın arkadaşlardan uzak akrabalara kadar bütün çevreyi araştıran teftiş sürecinden başarıyla geçmiş olmak gerekiyor. silah ruhsatı alındıktan sonra da bu kişiler düzenli olarak psikolojik ve yeterlilik kontrollerinden geçmek, her yıl silahlarını kontrol ettirip poligonda güvenli kullanım konusunda ehil olduklarını göstermek zorundalar. ayrıca silah sahipleri polis tarafından ikamet çevresinde soruşturulabiliyor ve polislerin bu kişiler için geniş arama yetkileri bulunuyor.
japonya’da tabanca taşımak ya da bulundurmak başlı başına bir suçtur ve cezası ağırdır. silah bulundurmaktan yedi yıla kadar hapis cezası ile yargılanılabiliyor. sadece güvenlik güçlerinin tabanca taşıma yetkisi vardır. haliyle güvenlik güçlerinin taşıdığı bu silahların da kullanımı çok nadir oluyor. 2014 yılında ateşli silahla sadece altı cinayet vakası raporlanmış. 2015 yılında tek bir polis memurunun silah kullandığı raporlanmış. bu durum japon resmi polis tabancalarının seçiminde de etkili olmuştur. japonya, kolluk kuvvetlerine toplu tabanca dağıtan nadir ülkelerdendir. bunun sebebi polislerin tabancalarını nadiren kullanmaları, bunun da güvenlik açısından tutukluk riski oraya çıkarmasıdır. pistol (şarjörlü) gibi icra yayı gücüyle çalışan tabancaların uzun süre kullanılmaması yaydaki gerginliğin azalmasına ve silahın doğru çalışamamasına yol açabiliyor, toplu tabancalarda böyle bir sorun yoktur.
silah konusunda getirilen kısıtlamalar mühimmatı da kapsıyor ve daha önce alınan mühimmatın tamamının tüketildiği kanıtlanmadan (boş mermi/fişek kovanları teslim edilmeden) yeni istihkak kesinlikle verilmiyor. tabanca yasak olduğu için tek bir tabanca mermisi dahi bulundurmak hapis cezası ile sonuçlanabiliyor. en büyük cezalar ise silah ve mühimmat temini ile ilgili.
olayın özü şu ki, silahlar öldürmek içindir, ateşli silahlar daha kolay öldürmek içindir. ne kadar az ateşli silah o kadar az suç.
devamını gör...
1 aralık 2020 sputnik v covid aşısı olanların covid olması
dün başka bir başlık altında aşı konusunda soner yalçın'ın 26 kasımda yazdığı yazısını referans göstermiştim.
oradaki bilgilere göre,
aşıların güvenli biçimde kullanıma alınması için yıllar geçiyor , öyle 8-10 ayda üretilen bir aşı şimdiye kadar olmadı.
konuşmaya gelince şöyle akıllıyız böyle akıllıyız deyip , mangalda kül bırakmıyoruz.
ıste o aklı kullanmanın tam da zamanı.
her hıyarım var diyene tuzlukla koşmaya gerek yok.
sor, sorgula, araştır, öğren ve kendinle ilgili kararı kendin ver ...
oradaki bilgilere göre,
aşıların güvenli biçimde kullanıma alınması için yıllar geçiyor , öyle 8-10 ayda üretilen bir aşı şimdiye kadar olmadı.
konuşmaya gelince şöyle akıllıyız böyle akıllıyız deyip , mangalda kül bırakmıyoruz.
ıste o aklı kullanmanın tam da zamanı.
her hıyarım var diyene tuzlukla koşmaya gerek yok.
sor, sorgula, araştır, öğren ve kendinle ilgili kararı kendin ver ...
devamını gör...
sözlüğün en sevilen yazarı
insanın olduğu yerde gruplaşma her daim oluyor. genelde bunlar ilerleyen süreçte hep olaylı bitiyor.
şimdi burada beni oylamis veya benim oyladigim her yazar cok değerli. herkes zamanını ayırıyor neticede. ama tabi bir tane favorim var isim vermicem. ama değinmek istediğim şu. bu yazarların sözlüğü artık yazma dışında sadece ama sadece sosyalleşme ve birbirlerini iyi oylarla yükseltme ya da olumsuz oyun olduğu sözlüklerde olduğu gibi dibe çekme durumu olursa sözlük ilerleyen süreçte bakın bok oluyor.
yani kimse alınmasın hemen bir örnek vereyim.
mesela genelde daha eski yazarlar, işte sözlüğün diğer fonksiyonları sebebi ile iletişim kurmuş yazarlar ya da bir şekilde kaynaşmış olan yazarlar bunu sadece nickaltinda tutmayıp her başlığa taşıdığında, ya da birbirlerinin yazmış olduğu jdjdjdjfjfj kadar boş bir içeriği oyladiginda bu sözlüğe yeni katılacak yazarlar için bir engel teşkil ediyor.
öncelikle ilk 10 listesi var mesela. çok değerli bir hedefle düşünülmüş ama sonuçta neredeyse listedeki çoğu kişi benim sözlükte daha üç gün içinde adını elli farklı yerde gördüğüm yazarlar. bu bildiğin algı yönlendirmesi oluyor.
diyelim ki bir konuda biri ünlü diğeri genç yazarımız tanım girmiş. genç yazar detaylı çalışmış dosemis yorum yazmış tanım yazmış kaynakça koymuş resmen bilgi kaynağı. popüler yazar ayh hiç sevmediğim şey yazmış. cidden bak. üstteki başlığı açan arkadaş 5 oy iki favori alttaki hele bir de bir şekilde cinsiyeti tahmin edilmişse 30 oy 13 favori.
şimdi ağa bu genç yazardan bir daha böyle tanım yazmasını nasıl beklersiniz? o da gider millete seri artı basar, kanka olmaya çalışır, başka yollara girer sonrasında da tek cümlelik ayh yazar 30 beğeniyi alır.
böyle olursa da ne olur sözlüğün kalitesi p.c olur. bunca moderatorun, kurucuların, iyi niyetlerle buraya yüzlerce tanım yazan yorumunu katan insanın emeği hiç olur.
yani uzun vadede altın yumurtlayan sözlüğü kısa vadeli kazanç için kesecekseniz buyrun. genelde dahil olduğum her sözlükte bunu gördüm. o belli bir kilit kesim en son birbirleriyle kalıyor ve iş anlamsız bir hale bürünüyor.
şimdi buraya kadar okuduysan bana sanane diyebilirsiniz. olabilir dostum ama haklı olduğumu biliyorsun. fazla samimiyet tez ayrılık getirir demişler. aman dikkat.
beğenilme editi: bu yazdıklarımı beğenen bütün arkadaşların fikrime katılması açıkça beni çok mutlu etti. umarım elimizde olan böyle değerli bir platformu hiç kaybetmeyiz. eskiden sözlük zirveleri olur insanlar birbirine güvenir dost arkadaş hatta eş olurlardı. umarım o günleri tekrar yaşarız. beğenen ve fikrime katılan herkese sonsuz teşekkürler.
şimdi burada beni oylamis veya benim oyladigim her yazar cok değerli. herkes zamanını ayırıyor neticede. ama tabi bir tane favorim var isim vermicem. ama değinmek istediğim şu. bu yazarların sözlüğü artık yazma dışında sadece ama sadece sosyalleşme ve birbirlerini iyi oylarla yükseltme ya da olumsuz oyun olduğu sözlüklerde olduğu gibi dibe çekme durumu olursa sözlük ilerleyen süreçte bakın bok oluyor.
yani kimse alınmasın hemen bir örnek vereyim.
mesela genelde daha eski yazarlar, işte sözlüğün diğer fonksiyonları sebebi ile iletişim kurmuş yazarlar ya da bir şekilde kaynaşmış olan yazarlar bunu sadece nickaltinda tutmayıp her başlığa taşıdığında, ya da birbirlerinin yazmış olduğu jdjdjdjfjfj kadar boş bir içeriği oyladiginda bu sözlüğe yeni katılacak yazarlar için bir engel teşkil ediyor.
öncelikle ilk 10 listesi var mesela. çok değerli bir hedefle düşünülmüş ama sonuçta neredeyse listedeki çoğu kişi benim sözlükte daha üç gün içinde adını elli farklı yerde gördüğüm yazarlar. bu bildiğin algı yönlendirmesi oluyor.
diyelim ki bir konuda biri ünlü diğeri genç yazarımız tanım girmiş. genç yazar detaylı çalışmış dosemis yorum yazmış tanım yazmış kaynakça koymuş resmen bilgi kaynağı. popüler yazar ayh hiç sevmediğim şey yazmış. cidden bak. üstteki başlığı açan arkadaş 5 oy iki favori alttaki hele bir de bir şekilde cinsiyeti tahmin edilmişse 30 oy 13 favori.
şimdi ağa bu genç yazardan bir daha böyle tanım yazmasını nasıl beklersiniz? o da gider millete seri artı basar, kanka olmaya çalışır, başka yollara girer sonrasında da tek cümlelik ayh yazar 30 beğeniyi alır.
böyle olursa da ne olur sözlüğün kalitesi p.c olur. bunca moderatorun, kurucuların, iyi niyetlerle buraya yüzlerce tanım yazan yorumunu katan insanın emeği hiç olur.
yani uzun vadede altın yumurtlayan sözlüğü kısa vadeli kazanç için kesecekseniz buyrun. genelde dahil olduğum her sözlükte bunu gördüm. o belli bir kilit kesim en son birbirleriyle kalıyor ve iş anlamsız bir hale bürünüyor.
şimdi buraya kadar okuduysan bana sanane diyebilirsiniz. olabilir dostum ama haklı olduğumu biliyorsun. fazla samimiyet tez ayrılık getirir demişler. aman dikkat.
beğenilme editi: bu yazdıklarımı beğenen bütün arkadaşların fikrime katılması açıkça beni çok mutlu etti. umarım elimizde olan böyle değerli bir platformu hiç kaybetmeyiz. eskiden sözlük zirveleri olur insanlar birbirine güvenir dost arkadaş hatta eş olurlardı. umarım o günleri tekrar yaşarız. beğenen ve fikrime katılan herkese sonsuz teşekkürler.
devamını gör...
güneş (yazar)
yazdıklarıyla sözlüğe güneş etkisi yaratan, beğenileriyle de şahsen beni memnun etmiş yazarımız.
güzel yazanlar ailesinde olduğunuz için teşekkürler efendim.
güzel yazanlar ailesinde olduğunuz için teşekkürler efendim.
devamını gör...