ince sesli insanlar oluyor genelde, birde yavaş yavaş mıy mıy konuşuyorlar, duyduklarını anlamaları da uzun sürüyor, allahım yavaş insanlar gerçekten çok sıkıcı... sabredip dinleyince de kayda değer bir şey söylediklerini görmedim.
devamını gör...

rosetta taşı m.ö. 305 - m.ö. 30 yılları arasında mısır'ı yöneten hellenistik ptolemaios hanedanlığı'nın yazıt taşıdır.
antik mısırlılarla ilgili bir çok şey tam bir gizemdi. ‘firavunların kutsal metinleri’ olarak adlandırılan hiyerogliflerde ne yazdığı bilinmiyordu.
mühendis yüzbaşı bouchard, 1799’da “reşit kasabası” yakınında yazılı bir taş buldu. taşa, fransızlar’ın “rosetta” dediği reşit kasabası nedeniyle “rosetta taşı” adı verildi. 118 cm uzunluğunda, 77 cm genişliğinde, 30 cm kalınığında ve 762 kg ağırlığındadır.
taş, kahire’ye gönderilerek fransızlar’ın kurduğu “mısır enstitüsü”nde incelendi. bu siyah granit taşın üzerinde 3 farklı dille yazılmış metin bulunmaktaydı: en başta hiyeroglif yazısı, ortada bilinmeyen başka bir dil ve en alttaysa antik yunanca bir metin vardı.
bilinmeyen dilin çözülmesiyle rosetta taşının rahiplerin toplantısını özetleyen bir ferman olduğu ortaya çıktı. fermanın başlangıcında, kral’ın mısırlılara ve ülkesine olan sevgisinden bahsedilmekte ve kral övülmektedir. vergi borçlarının affedildiği anlatılmaktadır.
şifreyi çözen jean-francois champollion bu taşta bulunan ve özel isimler içerdiği saptanan kartuşlardan, eski mısır koptik dilinden, yunanca çeviriye sahip olan filay dikili taşından ve mısırlı tarihçi monetho’nun mısır firavunlarınının soy ağacını çıkarırken anlattıklarından yola çıkarak geniş bir dilbilim çalışması yürütmüştür.
ve hiyerogliflerde yazılanlar çözülmüş, dünyanın bilinmeyen 3.000 yıllık tarihini aydınlanmıştır.
bu taş eski zamanlarda bile toplumsal kargaşanın ekonomik sıkıntılar ve artan vergilerden kaynaklandığına dair bilgiler içermektedir. halk fakirleşirse isyan çıkartır, kral tahtının gideceğini anlarsa halkı çok sevdiğini söyler, vergi affı yapar.
"halk cebindeki para azalınca kral falan tanımaz."
devamını gör...

anlamlandıramadığım insan kültürü

bu kişiler bir eşyayı ne kullanır ne kullandırırlar, varsa yoksa dursun derler

bu yüzden o kimseleri dursuncu olaraktan nitelendiyorum

kitabı var okumuş veya okumamış, vazgeçmiş
- ileride diyorum okumayı düşünüyormusun
- hayır
- öyleyse ya sat yada hediye et, başka insanın işi görülsün
- yok dursun
- niye
- işte

enstrümanı var, bırakmış çalmayı yıllar olmuş, yada bi heves etmiş, vazgeçmiş, ööölee duruyor, yıllardır

- ya diyorum bi çocuğa ver şu enstrümanı heves eder, müzik öğrenir, hem iyiliktir hem sevaptır
-yok dursun
- sat öyleyse , başka birinin işi görülsün, hem sende para kazanırsın
- yok dursun
- çalmayı düşünüyormusun
-hayır
-e niye dursun o zaman
-işte

yanlış anlmayın ileride kullanıcak olursa tamamımda, bunlar çürümeye yüz tutmuş, sahibinin oralı olmadığı eşyalar için söylüyorum

yeni birşey almış arkadaş, eskiside var aynı türden, kullanmıcak

- napçam bunla ( eskiyi kastederek )
- bilmem
- ver birine yük olmasın sana
- yok vermem
- niye
-işte

okulda kütüphane kurcam, ders kitaplarından ki , yeni üniversite öğrencileri aynı kitaba para vermesin, e bu ders kitabı , dersi geçen ömür billah o kitabı okumaz.

dedim bağışlayalım, hocaların birini kafalarım ben orada kitaplar dursun, seneye de diğer öğrenciler para vermesinler, alsınlar buradan

kitap aynı kitap, hem bende dersi geçtim, napaçam bu kitabı

yapaalım diyoruz

-olmaz
- neden
-okurum belki
- abartma, sen o kitabı dersi alırken okumadın

bu arada kitap alabildiğine sıkıcı sadece dersle alakalı bir kitap , ama mecburi, paralı, almalı öğrenci

-ya ver
- niye
-dursun

müzede eser var, dışarıda antik kent veya tatihi osmanlı evi

git gör yakın sana hem bedava olan gün de var yada bedava olan

-yok
- niye
- dursun


ihtiyaçları olmayan hiçbirşeylerini vermiyorlar, paylaşmıyorlar

o sana yük kullanmıyorsun

var senin bilmem kaç kıyafetin, diyelim 30 , kaçını giyiyorsun

- on , on beş anca
- diğerleri
- duruyor işte
- ya durmasın şurda bi gariban var yüzü gülsün, en nefret ettiğn en sevmediği versen bile olur
-yok
-neden
-dursun
- e ama sen giymiyorsun ki, sana yük o, senin için çöple eşdeğer
- belki giyerim
-kaç yıldır giymiyorsun
-oldu baya
- niye giymedin
-işte
-işte değil, biliyorsun cevacı sevmiyorsun ver gitsin
- yok, dursun

biri vardı malımı alma canımı al derdi

bu eşyalar, birer araç sadece, o anlık işimizi görsünler diye var ,işini görmüyorsa senin için belki faydasız ama başka birinin işine yarar

herhalde bi ben bölye düşünüyorum

dursun
dursun
dursun

herşey dursun hiç ilerlemesin, aman kimse gülmesin, kar etmesin, dursun o da durduğu yerde diye diye böyle olduk

ekonomi böyle herkes dursun dursun diye diye durdu, herkes heeşey dursun istiyor

adam istiyor, malım dursun mülküm dursun, geleneğim dursun ( kast ettiğim ,ilerlemesin, gelişmesin )

iyi dursun

ama öbür tarafa gizli mal kaçırma yolu varda benim haberim yoksa allaha ispitlerim haberiniz olsun

bu da burada dursun
devamını gör...

dırın dırın dırııın, yine ben sevgili sözlük ahalisi.

yeni bir haftada yeni bir yayında yeni sanatçılarımızla saatler 18:00'ı gösterdiğinde yeniden sizlerle olacağım. bu haftaki misafirlerimiz ülkemizde süperstar olarak bilinen ajda pekkan ve anadolu rock babası cem karaca'dır sevgili yazarlarımız. çok karışık ve bi o kadar keyifli olduğunu düşündüğüm bi çalma listesi hazırladım. lakin sizlerin de bu sanatçılarımızdan dinlemek istediği şarkılar varsa başlık altında yazarak ya da mesaj kutuma portakal atarak listeye ekletebilirsiniz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

o halde teşrif eden herkese çok teşekkürler; bol keyifler!



| sözlük radyosu için tıklamanızı reca ettim

| instagram adresimiz için tıklamanızı reca ediyorum

| twitter adresimiz için tıklamanızı reca edeceğim
devamını gör...

fizikten kaldığımı düşünüyor iken 86 puan ile ba alarak geçmem.*
devamını gör...

ya da philip, filipus, philippos, philippe. isa'nın 12 havarisinden biridir. milattan sonra 80 yılında hristiyanlığı yaymak adına geldiği hierapolis'te romalılar tarafından çivili bir fıçı ile yamaçtan atılarak ya da çarmıha gerilerek öldürülmüştür. milattan sonra hierapolis'in resmi dininin hristiyanlık olması ile birlikte öldürüldüğü yere aziz philippus matriyonu denen şehitlik yapılmıştır. sekizgen planlı olarak inşa edilen bu yapı dini ve ruhi tedavi merkezi olarak yapılmıştır. ortasında azizin mezarının olduğu düşünülürdü. (bazı kaynaklarda mezar hala burada, şehitliğin ortasındaki mermer alanda, bulunuyor fakat 2011 yılında yapılmış italyan arkeolog francesco d'andria tarafından yürütülen bir araştırmaya göre philippus'un mezarı 5. yüzyıla tekabül eden bir zaman diliminde adına yapılan kiliseden çıkartılarak yakınlardaki bir başka mezara konmuş. bahsi geçen yerde (kendi adına yapılan şehitlik) yapılan kazılarda ve hatta mezarın varlığına dair yapılan testlerde de olumlu bir sonuç çıkmamıştır. kaynak taramasında bir eleme yapamadığım için iki bilgiyi de yazıyorum fakat 2011 yılındaki bilginini doğru olduğu kanaatindeyim.) günümüzde de 14 kasım aziz philippus günü olarak doğu ortodoks kilisesi tarafından kutlanmaktadır. aziz genelde yan çevrilmiş haç işareti ile simgelenmektedir.

kaynakça ve daha fazlası için: ntv - 2011 araştırmasının haberi, ortodokslartoplulugu.org, wikipedia, kulturelcisi.com
devamını gör...

erken kalkmak.
şekeri azaltmak.
her gün kitap okumak.
özgüven açısından ilerlemek.
devamını gör...

yahya kemal beyatlı'nın ''bir tepeden'' şiirinde esas anlamını bulmuş soylu kadındır. yahya kemal beyatlı'nın türk kadınına dair görüşlerini en yakın arkadaşı olan nihad sami banarlı şöyle anlatıyor:

''türkiye'de bir güzel kadın veya bir genç kız gördüğünüz zaman, bu türkiye güzelini size diğer bütün dünya güzellerinden daha alımlı, daha sıcak gösteren sırrı çözebilir misiniz ?

bu sırrı, türk edebiyatı'nda yine yahya kemal'in bir şiiri çözmüştür. o'nun ''bir tepeden'' şiirinde bu tılsım musîkîleşir. buna göre, türk kadını hem türk vatanına hem de türk tarihine benzediği için güzeldir :

''ırkın seni iklimine benzer yaratırken,
kaç fethe koşan tuğlar ufuklarla yarışmış
târihini aksettirebilsin diye çehren
kaç fâtihin altın kanı mermerle karışmış'' yahya kemal beyatlı

bu dört mısra türk şiiri'nin dört mucizesidir ki onda en keskin çizgileriyle, bir türk târihi, bu arada, yontulmuş mermer beyazlığı ve heyecanlı bayrak pembeliğiyle derin ve mânâlı türk kadınının güzelliği toplanır. esâsen şâirin gözünde her türk kızı bir fethin hayâlidir.''
devamını gör...

divan şiirinde güneş," aynı zamanda parlaklığından ve yüzüne bakılmaz oluşundan dolayı sevgili ile ilişkilidir. aşığı başka hiçbir şeyi göremez hale getiren, aşığın gözlerini kamaştıran bir varlıktır. ( bkz göz kamaştıran sevgili) sevgilinin yüzü, yanağı, kendisi güneşe benzetilir." ne güzel bir hitaptır.
devamını gör...

kanun sesi çok hoşuma gidiyor. bir de duduk balaban duyguların bire bir sese aktarılmasını sağlıyor.
devamını gör...

hücrelerin yapısını inceleyen ve hücre bilimi olarak da tanımlanan bilim dalının ismi.
devamını gör...

her konuda fikri olup bilgisi olmayan standard memleket insanının küçük bir örneği olan sözlük yazarlarının yaptığı eylem.

bunun bir de sözlük yazarlarının okuduğunu anlayamaması var ki daha beter.
devamını gör...

t: protein yapılı biyolojik katalizörlerdir.

özellikleri:
•bir reaksiyonu başlatmazlar, başlayan reaksiyonu hızlandırırlar.
•bir tepkimeden sonra tekrar kullanılabilirler.
•takımlar halinde çalışırlar.
•hücre içinde sentezlenirler. ama hem hücre içinde hem de hücre dışında kullanılırlar.
reaksiyondan etkilenmeden(değişmeden) çıkarlar.
•tersinir* çalışırlar.(sindirim ve solunum hariç.)
•enzimler dna tarafından subustrata* uygun olarak ribozom organelinde sentezlenir.
aktivasyon enerjisini düşürür. şu şekil;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

enzimler yapı olarak iki sınıfta inceleniyor;
basit enzim:sadece protein kısmından meydana gelen enzimlerdir. yani sadece apoenzime* sahiptir.
bileşik enzim(haloenzim):protein yapılı kısımlarla birlikte yapısında kofaktör*de barındıran enzimlerdir. yani;
apoenzim + kofaktör = haloenzim

apoenzimler, enzimlerin ptotein yapısına sahip olan kısımlar olduğu için canlılar kendilerine özgü apoenzim üretir.

her apoenzim kendine özgü bir kofaktör ile çalışır. ancak her kofaktör birden çok apoenzim çeşidiyle çalışabilir. bu yüzden hücre içinde apoenzim çeşidi sayısı kofaktör çeşidi sayısından fazladır.

enzimlerin çalışmasını etkileyen faktörleri şöyle sıralayabilirim;
1-sıcaklık: enzimler protein yapılı oldukları için sıcaklık değişiminden etkilenirler. enzimlerin en verimli çalıştıkları sıcaklık derecesine optimum (en uygun) sıcaklık denir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

2-su miktarı:enzimler belirli miktarda suyun bulunduğu ortamlarda aktiftir. hücrelerde su miktarı %15'in altına düşerse enzimler çalışmaz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

3-aktivatör ve inhibitör:enzimlerin etkinliğini arttıran maddelere aktivatör* yavaşlatan maddelere ise inhibitör* denir.

4-ph değeri
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

5-enzim-subustrat yoğunluğu
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

6-subustrat yüzey alanı
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
not: görsel kaynaklar aşağıdadır.
kaynak 1kaynak 2kaynak 3kaynak 4kaynak 5kaynak 6
edit: düzenleme.
devamını gör...

insanların ne güzel heyecanları var be. biz de ot gibi yazıp yazıp duruyoruz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ilkokul 2. sınıfa gidiyorum, daha yeni yeni matematik problemleri ile haşır neşirim ve klasik matematik korkusu bende de var.
kendi öğretmenimiz raporlu olduğu için sınıfımıza başka bir öğretmen giriyor geçici olarak.
verdiği ev ödevini yaparken takıldığım bir soru var ve babama soruyorum, babam soruda küçük bir eksiklik olduğunu öğretmenime ertesi gün bunu sormam gerektiğini söylüyor.
ertesi gün okula gidiyorum, elimdeki soru ile birlikte "öğretmenim, "bu soruda eksik mi var?" diyorum.
kağıdı eline alıyor, "sen önce adını düzgün yazmayı öğren sonra benim sorduğum soruda eksik bul, ne olmuş eksik varsa!" diyor.
sanırım hayatımda ilk defa o gün başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
ismimin bir harfini ters yönde yazmıştım ve sadece soruda eksik olduğunu söyledim diye egosu sarsılan öğretmenim bunu tokat gibi yüzüme vurmuştu. çocuğum yahu daha, 7-8 yaşındayım ne bekliyorduk ki?
her neyse, işte ben o günden sonra hiç "sınav kağıdımı görebilir miyim?" demedim.
ve yine ben o günden sonra bir öğrencinin neden özgüvenini zedelememeliyim ve nasıl bir öğretmen olmamalıyım'ı öğrendim.
devamını gör...

behzat ç.
devamını gör...

karanlıktan çok korkarım. ben küçükken canım babamla annem beni karanlık odaya kitlemişler. 20 senedir korkarım..
devamını gör...

atmosferin, elektromanyetik tayftaki hangi ışınımları geçirdiğine ilişkin bir çeşit şema.

dünya'ya, başta güneş olmak üzere uzaydaki çok çeşitli cisimlerden çok çeşitli dalgalar ulaşır. bunların hepsi atmosferden geçip yeryüzüne ulaşamaz.

gama ışını, x ışını ve morötesi ışın, üst atmosferde tutulur ve bunların geçişine izin verilmez. bu nedenle, uzayda bu tür ışınlar yayan cisimleri gözleyebilmek için atmosfer dışına uzay teleskopları yolluyoruz. ozon tabakasının inceldiği ve delindiği bölgeler, bu ışınımları tutamaz ve geçirir.

tayfta görsel bölge dediğimiz kısımdaki ışınlar doğrudan yeryüzüne ulaşır. bu sayede bazı astronomi gözlemlerinin büyük bir kısmını dünyadan yapabiliyoruz.

kızılötesi ışınların küçük bir kısmı yeryüzüne ulaşır. kalan kısım atmosfer tarafından tutulur.

radyo dalgası dediğimiz dalgaların görece kısa dalga boylu kısmının tamamı atmosferden geçerek yüzeye ulaşır. büyük radyo teleskopları bu sayede rahatlıkla kullanılır. ancak çok uzun dalga boylu radyo dalgaları atmosferden geçemez.
devamını gör...

sefa behçet aysan.
1949 ankara doğumlu şair ve doktor.
girit göçmeni şair edip aysanın oğlu. ilk okulu demirlibahçe*de, orta okulu selimiye kışlası*nda, liseyi kuleli askeri lisesi*nde okuyarak ankara tıp fakültesine askeri öğrenci olarak girmiştir. tek çocuğu olan kızı, şair ve dramaturg eren aysandır.

12 mart muhtırası zamanında ceza yasasının 141. maddesi*ne dayatılan iddia ile tutuklanmış ve tıp öğrenimine ara vermek zorunda kalmıştır. 5 ay harbiye, selimiye, kartal, maltepe, ankara/mamak ve ankara/merkez cezaevlerinde yattıktan sonra aklanarak cezaevinden çıkmıştır. bir dönem çeşitli dergilerde ve özel kurumlarda çalışmış daha sonra fakülteyi bitirip ankara numune hastanesinde psikiyatri bölümünden uzmanlık alarak ruh ve sinir hastalıkları uzmanı olmuştur.

orta okul yıllarında yazmaya başladığı şiirleri lisedeyken biraz daha geri planda kalmıştır. içine girmemesi mümkün olmayan öğrenci olayları kendisine hareketli bir gençlik yaşatmıştır. cezaevinde ve sonrasında çalıştığı dergilerde yazmaya devam eden aysan şiirlerinde de hep vurguladığı iyiliğe ve sevgiye inanıyordu.

' şiir, mutlak iyileşmenin mümkün olduğu bir tür değildir fakat yazınsal olarak insanın iç dünyasını pek çok açıdan harekete geçirebilir. bizim edebiyatımız da şiirin geçtiği türlü yollardan geçerek kendini var etmiş, ilerletmiştir.'

aysanın şiirleri de bu yolun yolcusuydu. o da benim gibi dünyadan gelip geçen her şeyin; örneğin bir güvercinin bile sevindirilmesi, mutlu edilmesi gerektiğini düşünüyordu. çünkü yaşanmış ve yaşanacak olanların mutlak sonsuzluğu, onu yaşayan herkesin hissettiklerinden doğan güzelliklerle mümkündü. bizim edebiyatımız böylesi bir duygunun çocuğuydu ve bunu en iyi bilenlerden biriside aysandı..

ülkemizde ki cehaletin silinemez kara lekesi olan sivas katliamında ölene kadar şiirleriyle yaşama yön vermeye çalışmıştır. ölümünden sonra türk tabipler birliği tarafından her yıl düzenli olarak behçet aysan şiir ödülü düzenlenmeye başlanmıştır.

eserleri;
karşı gece, şairin ilk kitabı. 1983
sesler ve küller, şairin ikinci kitabı. yaşar nabi nayır şiir ödülü almıştır. 1984
eylül, şairin üçüncü kitabı. ceyhun atuf kansu şiir ödülü almıştır. 1986-1988
deniz feneri, şairin dördüncü kitabı. abdi ipekçi barış ve dostluk ödülü almıştır. 1987
şiirler, kitabı. 1990
behçet aysan, kitabı. 1993
üç kardeştiler, radyo oyunu. 1995
düello, bütün şiirleri. 2013

- gandalfgillerden ukdesi -
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim