yeniden açılışı muhteşem olan sözlük radyosunda pazar akşamı pame zamanı!

radyomuz geri geldi, ne çok mutlu etti dinleyenlerini...

bu hafta ne için mutluluk duyuyorsak onu kutluyoruz karşı kıyının hayli hareketli ezgileriyle. radyomuzun dönüşünü, baharın yaza evrilişini, halen alabildiğimiz derin nefesleri, bitirebildiğimiz ya da bitiremediğimiz işleri, sevdiklerimizden aldığımız iyi haberleri, keyfini çıkarabildiğimiz kısa anları, duyabildiğimiz ezgileri kutluyoruz! hem de tüm olumsuzluklara, kısıtlamalara, bahanelere rağmen!...

kıpır kıpır şarkılarla keyfinizi arttırmak için yayındayız, sizi de bekliyoruz!*
pame, saat 22:30'da sözlük radyosunda!
devamını gör...

biz dünyadan gider olduk
kalanlara selam olsun
ama hep böyle gidecekse bu dünya
kalanlara haram olsun.

bedri rahmi eyüboğlu
devamını gör...

büyüyünce kızımı sana vereceğim. buna hala inanıyorum ve bekliyorum.
devamını gör...

once baskiyla elestiriyle fazla korumacilikla ya da hor davranarak kafayi yedirirler. sonra da sagda solda memnuniyetsizliklerini paylasip bu oglan/kiz bizi bitirdi derler. nesilden nesile gecen bir sey. kurbanlarin kurbaniyiz. dededimin dedesinin dedesine kufur ettigimi bilirim. bu donguyu kirmak elinizde.
devamını gör...

her gün biraz daha gecikiyorsun dün ölmüş olabilirdim.
devamını gör...

mola yerinden pişmaniye alırken bir gözün kapıda bir kulağın da anonsta olma durumudur.
devamını gör...

akademisyenlerin ısrarla bütün sorunlara öğrencinin en mağdur olacağı şekilde "çözüm" getirmeleri, daha iyi bir çözüm önerisi önlerine gelirse de egolarına yediremediklerinden mütevellit "ben yaptım oldu" havasında kestirip atmaları. gerçekten insanın hayatına dokunan o ufak kesimi tenzih ediyorum ancak diğerleri, öğrencilere sinir stres vermekten başka ne işe yararsınız?
devamını gör...

bugün tüm yazarların boyun bölgesinde kendiliğinden fular oluştuğu söylentileri de dillendiriliyor.
devamını gör...

britanya adaları'nın en büyüğüdür. irlandanın doğusunda yer alır. ingiltere, galler ve iskoçya bu adadadır.
devamını gör...

son derece doğru bir mantıktır. buraya kezban falan yazanlara bakmayın. türkiye gibi
cinsel açlığın afrikası olan bir yerde fiziksel olarak ortalama bir kadının bile bir günde kaç farklı kişiden kaç farklı mesaj aldığından, sabah işte masum bir gülümsemeyle günaydın dediği adamın bile akşamına mesaj atıp yavşama ihtimali bulunduğundan haberi olmayan insanların bu konuda yorum yapması abes bir durum. sırf bu sebeplerden dolayı erkeklerle arkadaşlık kurmakta zorlanan tanıdıklarım var. kadınlar da haliyle bu tarz savunma mekanizmaları geliştirmek durumunda kalıyorlar, anlayabilene olay bu kadar basit aslında.
devamını gör...

alman otomobillerinin çok rahat kazanacağı versustur.

adamlar otomobil değil tank yapıyor.
devamını gör...

türk işi amy winehouse.
devamını gör...

insanların can sıkıntısına dışarı çıkıp, markete cips almaya çıktığı bir gün daha.
bizimkiler dizisindeki benim adım cemilgibi oturdum, caddeye bakan pencereden dışarıyı izliyorum, çekirdeğim yanımda. her gün aslında haftasonları nerdeyse aynı insanları görüyorum, bir yandan da analiz yapıp küçük hikayeler yazıyorum kafamda.
bir amca var yaş 50-60 arası haftasonları aynı saatlerde çıkıyor. nasılsa kimse yok diye maskesi de yok. sen böyle rahat dolaş diye biz evdeyiz amca. sağlıkçılar da sen böyle rahat dolaş diye çalışıyorlar...
başka biri de markete girdi, cips almış poşette sadece cips var. yahu kadınlar hadi anlıyorum ekmek almaya gönderiyorsunuz erkekleri de, cips için göndermeyin bari. sonra neden erkekler virüsten daha çok ölüyor??
çöpleri karıştırıp işe yarar bişey var mı diye bakanlar... aynı çöpü iki kere kontrol ediyorlar bi günde nerdeyse. hijyen önemli diyoruz ama bu insanlar napsın? evde bile kolonya ile geziyoruz biz...
bir sürü araba geçiyor, anormal günlerden bir farkı yok bu günün... çocukken plakalardan kelime ya da cümle türetmece oynardık. hadi dedim oynayayım. daha bi cümle kuramadan diğer araba geçiyor...
motorcu kuryeler ekmek parası peşinde ama “kalbim tatilde” şarkısını çalan bir araba sahibinin neyin peşinde olduğunu çözemedim...
yürüyüşe çıkan kadınlar. afferin size bizim aklımıza gelmemişti bu güzel havada çıkıp yürümek.
6 kişilik bir aile de çıkmış yürüyüşe. çoluk çocuk dışarda...

mahallenin bıçkın delikanlısı bobittin ve arkadaşları öğrendi bir tek karantinayı, geçen arabaların arkasından koşturup havlıyorlar. herkesin başına bir bobittin dikelim o halde...

yahu düşünüyorum da ben niye evdeyim??
devamını gör...

şiir gibi bölümdür. en sevdiğim (bkz: love death robots) bölümüdür. bilim kurguyla felsefenin birlikteliğinin zaten hastasıyız ancak meramını bu kadar kısa ve öz anlatabilmesi zima mavisini bir adım öne çıkarıyor.

zima mavisi hepimiziz. hikayenin sonunda kendimizi nerede bulursak bulalım, nerede ne zaman nasıl olursak olalım, kendimizi nasıl tanımlarsak tanımlayalım bize çok önceden kazınmış 'öz' oralarda bir yerde. ve ondan ne kadar uzaklaşırsak huzursuzluğumuz o kadar artıyor. ondan kopamıyor, ayrılmıyoruz. zaten şimdiye kadar bizden başka da kopmaya çalışan olmamıştı. özden kopuş bir modern dünya problemidir. bizi izleyebilen insan sayısı artınca bir şeyler gösterme isteğimiz, gösterme isteğimiz artınca sahteliğimiz arttı. çünkü 'beğenilmek' zorundaydık, takdir ve kabul görmeliydik. zima mavisi modern bir martin eden, başarıyı yakalayıp merdivenleri tırmandıkça kendinden uzaklaşan ama bunu aslında hiç istemeyen ve zaten beceremeyen. martin eden'den daha dengeli bir kişilik olduğu için özüne dönmeyi seçti, ancak martin eden gibi çoğu insan için de bu çatışmanın sonu parçalanmadır. biz, modern zamanın kayıp insanları, özümüzden uzaklaştıkça derinleşen bir melankoliye ve ölüme doğru sürükleniyoruz. aslımıza dönmek ise tek çıkış yolumuz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

/ biz bir ceviz ağacıyız, tüm parklarda! /

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...


latince anlamı ''dik insan'' olan bundan 250 bin yıl önce yaşamış atalarımızdır. aynı zamanda ateşi ilk defa bilinçli olarak kullanan insan türüdür. ateşi bilinçli olarak kullanabilmeleri, etleri pişirerek yemelerine ve bu sayede çene yapılarının zayıflayıp, beyin gelişimlerinin önünün açılmasına fayda vermiştir. bunun yanı sıra ateşi kullanmak, gece yolculuk yapmak ve mağralarda üşümeden hayat sürmek anlamında homo erectus türüne yarar sağlamıştır.

bu atalarımız aynı zamanda cinselliği üreme dışında zevk için yapan ilk atalarımızdır. homo erectus'dan önce dört ayak üzerindeyken çiftleşmek için dişilerin verdiği koku zamanlarını beklerdik. ama dört ayaktan iki ayağa geçince koku alma duygusu yerini görme duyusuna bırakmıştır. cinsel organların sürekli olarak görünür açıklıkta olması devamlı bir cinsel birleşme arzusu uyandırmıştır.

nereden nereye geldi insanlık. o günlerden, günümüzün en mucizevi icatları olan tanga don ve fileli çoraplara. iyi ki de gelişti ama.
devamını gör...

16. yüzyıla halk edebiyatına ait hikaye, eser
merak edenler için;
--- alıntı ---

bir zamanlar yaşlı bir isfahan padişahı, mirasını bırakacak bir erkek evladı olmadığı için üzülmektedir. padişahın "keşiş" diye hitap ettikleri bir yardımcısı vardır. keşiş padişah için bir elma ağacı diktirtir ve senesinde padişahın herkesi kıskandıracak derecede yakışıklı bir erkek evladı dünyaya gelir. bu çocuğa yiğitliği ve mertliği dolayısı ile kerem adı verilir. keşişin de aslı adında dünyalar güzeli bir kızı vardır. bu iki genç çocukluklarını beraber geçirirler. kerem'in sofu adında bir arkadaşı vardır. kerem bir gün sofuyla gezerken aslı'yla karşılaşır. kerem'in nutku tutulur ve bir daha konuşamaz. bir süre sonra aslı ortadan kaybolur. kerem aslı'yı bulmak için yollara düşer. yolda karşısına çıkan herkese aslı'yı sorar. yolda karşılaştığı kızları aslı'ya benzetir. bir gün sofu kerem'in yanına gelir. kerem'e, aslı'nın başkasıyla evleneceğini söyler. kerem bunu duyar duymaz aslı'nın evine gider. aslı ile kerem o gece evlenirler. keşiş düğün sırasında kerem'e büyü yapar, düğünden sonra kerem ile aslı yorgun bir şekilde evlerine dönerler. kerem üstündeki mintanı çıkarmak için düğmeleri açar fakat düğmeler tekrar iliklenir. daha sonra kerem birkaç kez mintanı çıkarmayı denese de başaramaz. artık daraldığı için yorgunluktan bir "ah" çeken kerem ağzından yayılan ateşle yanmaya başlar. aslı kerem'i söndürmek için ona su verir fakat bu sefer ateş daha da güçlenir. birkaç dakika içinde kerem yanmaktan kül olur. aslı da kahrından haykırırken saçları kerem'in külüne değerek tutuşur ve o da yanarak can verir.

--- alıntı ---
kaynak: vikipedi
devamını gör...

iyi de kendi düşenin ağlaması mantıklı mı yani millet babında diyorum. kudurmuş kuduz köpek gibi tam kapanmada bile sokağa hücum eden halk ve bunu dizgin altına alamayan bir yönetim varken daha çok gölgede kalırız. sizin benim gibi yaşlar da kurunun yanında böyle yanar gider.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim