intihar etmemek için sebepler
kedilerim ve annem bensiz ne yaparlar?
başkaları üzülmesin diye yaşamaya devam ediyoruz.
gayet de yaşamaya devam ederler. hiçbir şey olmaz. bu sebep benim için geçerliliğini yitirdi. herkes bir şekilde bir şeylere alışıyor sonuçta.
başkaları üzülmesin diye yaşamaya devam ediyoruz.
gayet de yaşamaya devam ederler. hiçbir şey olmaz. bu sebep benim için geçerliliğini yitirdi. herkes bir şekilde bir şeylere alışıyor sonuçta.
devamını gör...
katharsis
purification (saflaştırma) and purgation (tasfiye) of the emotion olarak tanımlanabilir katharsis. yani "ağla ağla açılırsın" halk arasındaki tabirle.
şimdi efendim, canınızı sıkan bir durum var ise ve bunu bastırıyorsanız bu sağlığa zararlı. hep derim, "içinde kalıp kanser olacağına dışına çıksın konser olsun". işte içine içine attığın o olaylar var ya anacım, onlar gün yüzüne çıktığında kendini tutamayıp ağlamaya başlıyorsun ya hani. hah işte o katharsis.
yalnız burada ufak bir durum var. bu duygu boşalmasını olay anında yaşayamazsınız. yani şey, bastırılıp sonradan ortaya çıkmış olması lazım. o kadar bastırırsınız ki, o kadar bilinçaltına itersiniz ki bu durumu... dışarı çıkarken yırtar. işte ağlama bu yüzden (değil de, öyleymiş gibi yapıyorum şu an. gönlünüzü alacağım az sonra).
misal, çocukluk çağında tacize uğramışsındır büyük biri tarafından. hem de aile eşrafından, yakından yamacından birinden. ne kadar büyük bir travma değil mi. hah işte bunu kimseye anlatamazsın, bastırırsın bastırırsın taa korteksin dibine, hatta medulla oblongataya, elinde olsa cauda equinaya kadar gömersin (sallıyorum, takılmayın. beyni yandan düşünün, korteks beynin en üst kısmı. medulla oblongata ise beyincik. kafamızın arkasında bulunur. cauda equina ise omuriliğin bittiği yer. belimizde falan. hani gömebilsek oraya kadar derine gömeriz, magmaya indiririz anlamında. hatta bakın şu sacral yazan yerlerde bir yerler)
. üstünden 20 yıl geçer, evleneceksindir, söz olur konu gelir anlatmak zorunda kalırsın. anlatırsın ama ne anlatmak... bir yandan ağlayıp bir yandan sinirden kudurup bir yandan öfkeden delirirsin. anlatırsın da anlatırsın. bütün o bastırılmış enerji açığa çıkar, salınır, üstünden öküz kalkmışa dönersin. sonra yürüyecek gücü bulamazsın kendinde. sevdicek kucağında taşır (hehe). katharsis bu işte.
bir örnek daha verelim ki pekişsin. ebeveynlerin ölmesi de güzel bir örnek olabilir. baba vakitsiz ölür, genç yaşta evin en büyük erkeği olarak dımdızlak ortada kalıverirsin. sorumluluk artar, hatta altında ezilirsin. babanın ölümüne üzülemezsin bile. sorumluluklarını düşünürsün, küçük kardeşini düşünürsün, anneni düşünürsün. bütün üzüntünü gömersin içine. baban ölmüştür, daha birlikte bir futbol maçına gidemeden, ilk aşk acını anlatamadan, ilk kavganda kaşın patladığında 2 tokat da babandan yiyip üstüne pansuman yaptıramadan, sana tavuk döner kendine peynirli poğaça alıp parka götüremeden göçmüştür bu dünyadan. halbuki daha büyüyecektin, üniversiteye gidecektin, gururlandıracaktın babanı. evlenecektin. çocuğun olacaktı. "torunum oldu lan, ç*künü duvara asarım ben bunun" diyecekti. dede olacaktı. sen 10 yaşındayken göçtü bu dünyadan, sen de kış günü açıkta kalmış çingene g*tü gibi ortada kaldın bir anan bir kardeşinle he mi? aha öyle bir durumda üzülemezsin. üzülemiyorsun. içine atıyorsun herşeyi. sanki yüzyıllardır ölüydü, sanki annen partenogenezle doğurdu seni gibi davranıyorsun. yaşayamadığın bütün o güzel hayallere üzülmeyi bir kenara bırak, düşünmek bile aklına gelmiyor. ta ki tetiklenene kadar. belki psikiyatr tetikler, belki bir sevgili, belki ev arkadaşının babasının ölümü, belki patronun...
işte o an gelince ya oturur ağlarsın. gözlerin kuruyana kadar ağlarsın hem de. ya da 7 milyar insanı yan yana dizsek hepsini yumruklayacak kadar öfkeden yanarsın. sonunda da yorgunluktan hareket edecek gücün kalmaz.
işte katharsis budur.
"there's no "one size fits all" definition of "catharsis", therefore this does not allow a clear definition of its use in therapeutic terms." demiş powell kaynak. belki de yukarıda uzun uzadıya anlattığım herşey palavradır. belki de değildir. kim bilir.
şimdi efendim, canınızı sıkan bir durum var ise ve bunu bastırıyorsanız bu sağlığa zararlı. hep derim, "içinde kalıp kanser olacağına dışına çıksın konser olsun". işte içine içine attığın o olaylar var ya anacım, onlar gün yüzüne çıktığında kendini tutamayıp ağlamaya başlıyorsun ya hani. hah işte o katharsis.
yalnız burada ufak bir durum var. bu duygu boşalmasını olay anında yaşayamazsınız. yani şey, bastırılıp sonradan ortaya çıkmış olması lazım. o kadar bastırırsınız ki, o kadar bilinçaltına itersiniz ki bu durumu... dışarı çıkarken yırtar. işte ağlama bu yüzden (değil de, öyleymiş gibi yapıyorum şu an. gönlünüzü alacağım az sonra).
misal, çocukluk çağında tacize uğramışsındır büyük biri tarafından. hem de aile eşrafından, yakından yamacından birinden. ne kadar büyük bir travma değil mi. hah işte bunu kimseye anlatamazsın, bastırırsın bastırırsın taa korteksin dibine, hatta medulla oblongataya, elinde olsa cauda equinaya kadar gömersin (sallıyorum, takılmayın. beyni yandan düşünün, korteks beynin en üst kısmı. medulla oblongata ise beyincik. kafamızın arkasında bulunur. cauda equina ise omuriliğin bittiği yer. belimizde falan. hani gömebilsek oraya kadar derine gömeriz, magmaya indiririz anlamında. hatta bakın şu sacral yazan yerlerde bir yerler)
. üstünden 20 yıl geçer, evleneceksindir, söz olur konu gelir anlatmak zorunda kalırsın. anlatırsın ama ne anlatmak... bir yandan ağlayıp bir yandan sinirden kudurup bir yandan öfkeden delirirsin. anlatırsın da anlatırsın. bütün o bastırılmış enerji açığa çıkar, salınır, üstünden öküz kalkmışa dönersin. sonra yürüyecek gücü bulamazsın kendinde. sevdicek kucağında taşır (hehe). katharsis bu işte. bir örnek daha verelim ki pekişsin. ebeveynlerin ölmesi de güzel bir örnek olabilir. baba vakitsiz ölür, genç yaşta evin en büyük erkeği olarak dımdızlak ortada kalıverirsin. sorumluluk artar, hatta altında ezilirsin. babanın ölümüne üzülemezsin bile. sorumluluklarını düşünürsün, küçük kardeşini düşünürsün, anneni düşünürsün. bütün üzüntünü gömersin içine. baban ölmüştür, daha birlikte bir futbol maçına gidemeden, ilk aşk acını anlatamadan, ilk kavganda kaşın patladığında 2 tokat da babandan yiyip üstüne pansuman yaptıramadan, sana tavuk döner kendine peynirli poğaça alıp parka götüremeden göçmüştür bu dünyadan. halbuki daha büyüyecektin, üniversiteye gidecektin, gururlandıracaktın babanı. evlenecektin. çocuğun olacaktı. "torunum oldu lan, ç*künü duvara asarım ben bunun" diyecekti. dede olacaktı. sen 10 yaşındayken göçtü bu dünyadan, sen de kış günü açıkta kalmış çingene g*tü gibi ortada kaldın bir anan bir kardeşinle he mi? aha öyle bir durumda üzülemezsin. üzülemiyorsun. içine atıyorsun herşeyi. sanki yüzyıllardır ölüydü, sanki annen partenogenezle doğurdu seni gibi davranıyorsun. yaşayamadığın bütün o güzel hayallere üzülmeyi bir kenara bırak, düşünmek bile aklına gelmiyor. ta ki tetiklenene kadar. belki psikiyatr tetikler, belki bir sevgili, belki ev arkadaşının babasının ölümü, belki patronun...
işte o an gelince ya oturur ağlarsın. gözlerin kuruyana kadar ağlarsın hem de. ya da 7 milyar insanı yan yana dizsek hepsini yumruklayacak kadar öfkeden yanarsın. sonunda da yorgunluktan hareket edecek gücün kalmaz.
işte katharsis budur.
"there's no "one size fits all" definition of "catharsis", therefore this does not allow a clear definition of its use in therapeutic terms." demiş powell kaynak. belki de yukarıda uzun uzadıya anlattığım herşey palavradır. belki de değildir. kim bilir.
devamını gör...
bir kedinin öğrenmesi gereken şeyler
içinde marul, roka, maydanoz olan su dolu kapların su içmesi için değil salata yapmak için mutfakta bulunduğu gerçeği..
devamını gör...
sevgi eksikliği
bir süre sonra hayattaki tek amacının birinin sevmesi olmasıdır.farkettiğinde çok canın yanar.
devamını gör...
lucifer (yazar)
peçeteden kendi imkanlarıyla doğduğunu tahmin ettiğim yazarımsı.*
devamını gör...
yoldaş'ın yaşını tahmin etmek
37 veya 29 yaşında.
sesinden tahmin ettiğim kadarıyla.
sesinden tahmin ettiğim kadarıyla.
devamını gör...
turkish english isim soyad kombinasyonu
mustafa kemal the father of turks.
ıts so cool my man.
ıts so cool my man.
devamını gör...
yalanlarla yaşayıp mutlu olmak vs gerçeklerle yaşayıp mutsuz olmak
bırak gerçekler incitsin seni dostum, bir yalan avutacağına.
devamını gör...
maço erkek
bazı kızların bayıldığı"ay böyle yumruğunu masaya vuracak sert olcak, sevmediğim erkeklere sert yapacak ihihi" diyerek ilişki kurduğu erkek tipi. sonrasını biliyoruz...
şiddete meyilli insanlarla ilişki kuranlara anlam veremiyorum. başka adam bulun kendinize. sizin yüzünüzden ürüyor bunlardan toplum kurtulamıyor. niye yüz veriyorsunuz? başka erkek yok mu?
şiddete meyilli insanlarla ilişki kuranlara anlam veremiyorum. başka adam bulun kendinize. sizin yüzünüzden ürüyor bunlardan toplum kurtulamıyor. niye yüz veriyorsunuz? başka erkek yok mu?
devamını gör...
kilo almak
diyette bile başardığımdır,
artık kilo almanın vermenin kitabını yazacak kıvama geldiğim halde, yediğim herşeyin psikolojik etkilerine kadar bildiğim halde, beslenme şeklimi tamamen değiştiremiyorum, hala canım çayın yanında kurabiye, kek yemek istiyor...
sadece kilo vermek için diyet yapıyorum, zaten kilo versem de asla ince görünmüyorum, bunu nasıl beceriyorum bilmiyorum ama, ya kilo alıyorum, yada diyette olduğum için vermeye çalışıyorum,
evdekiler sürekli tatlı da yiyor, kızartma da yiyor, pilav hamur işi fiks yerler zaten herşeyle, herkes aynı duruyor, ne şişmanlıyorlar, ne zayıflıyorlar, o tartı salona geliyor bazen herkes çıkıyor tek tek, (ben hariç) hepsi aynı kilosunda, hele pandemide gece 12 de 3 te sofra kuruluyor, ben limonlu su, kahve sigara, aç aç, hep aç, zar zor 70-75 arası kilo bandımı, 65-70 arasına çektim, boyum 1,70 ama 60 kilo olmayı çok isterdim, şu an yine diyetteyim 70 kiloya dayanınca el mecbur, başlıyorum yine aynı telaşeye, diyet alışverişi, sebze yemekleri filan, ömrümü yedi bu kilo işleri benim ömrümü...
artık kilo almanın vermenin kitabını yazacak kıvama geldiğim halde, yediğim herşeyin psikolojik etkilerine kadar bildiğim halde, beslenme şeklimi tamamen değiştiremiyorum, hala canım çayın yanında kurabiye, kek yemek istiyor...
sadece kilo vermek için diyet yapıyorum, zaten kilo versem de asla ince görünmüyorum, bunu nasıl beceriyorum bilmiyorum ama, ya kilo alıyorum, yada diyette olduğum için vermeye çalışıyorum,
evdekiler sürekli tatlı da yiyor, kızartma da yiyor, pilav hamur işi fiks yerler zaten herşeyle, herkes aynı duruyor, ne şişmanlıyorlar, ne zayıflıyorlar, o tartı salona geliyor bazen herkes çıkıyor tek tek, (ben hariç) hepsi aynı kilosunda, hele pandemide gece 12 de 3 te sofra kuruluyor, ben limonlu su, kahve sigara, aç aç, hep aç, zar zor 70-75 arası kilo bandımı, 65-70 arasına çektim, boyum 1,70 ama 60 kilo olmayı çok isterdim, şu an yine diyetteyim 70 kiloya dayanınca el mecbur, başlıyorum yine aynı telaşeye, diyet alışverişi, sebze yemekleri filan, ömrümü yedi bu kilo işleri benim ömrümü...
devamını gör...
islam'ı bilmeyen yazarların islam'ı kötüleyici başlıklar açması
üzüldüğüm ve katıldığım başlıktır.
aslında durum islam ile ilgili değildir herkes bir şeyleri kötülemek için yaşıyor maalesef.
durum tamamen bu şekilde işliyor gül gibi yaşamak bizim genlerimizde yoktur.
inananı kötülersin ama inanmayanı da kötülersin.
hep kendin gibi düşünmeyeni kötülemeye çalışırsın.
biz en iyisi toplanıp insan denen canlıyı kötüleyelim hak ediyor çünkü!
aslında durum islam ile ilgili değildir herkes bir şeyleri kötülemek için yaşıyor maalesef.
durum tamamen bu şekilde işliyor gül gibi yaşamak bizim genlerimizde yoktur.
inananı kötülersin ama inanmayanı da kötülersin.
hep kendin gibi düşünmeyeni kötülemeye çalışırsın.
biz en iyisi toplanıp insan denen canlıyı kötüleyelim hak ediyor çünkü!
devamını gör...
kitap alıntıları
ben de zweig'dan gideyim.
--- alıntı ---
insan bir şey bekliyordu, sabahtan akşama kadar bekliyordu ve hiçbir şey olmuyordu. insan tekrar tekrar bekliyordu. hiçbir şey olmuyordu. insan bekliyor, bekliyor, bekliyordu, düşünüyor, düşünüyordu, şakakları ağrımaya başlayana kadar düşünüyordu. hiçbir şey olmuyordu. insan yalnız kalıyordu. yalnız. yalnız.
--- alıntı ---
(bkz: satranç)
--- alıntı ---
insan bir şey bekliyordu, sabahtan akşama kadar bekliyordu ve hiçbir şey olmuyordu. insan tekrar tekrar bekliyordu. hiçbir şey olmuyordu. insan bekliyor, bekliyor, bekliyordu, düşünüyor, düşünüyordu, şakakları ağrımaya başlayana kadar düşünüyordu. hiçbir şey olmuyordu. insan yalnız kalıyordu. yalnız. yalnız.
--- alıntı ---
(bkz: satranç)
devamını gör...
gölge
gölgesinden başka sığınacak bir şeyi yoktu.
ismi lazım değildi.
güneşten ve diğer şeylerden korunurdu gölgesi sayesinde.
gölgesini almadan yanına bir adım dahi atmazdı dışarı.
hatta karanlıkta uyuyamazdı. illa ki gölge olmalıydı uyuması için. yatağına girdiğinde, dönerdi duvarına, duvara düşen kuş gölgesine bakarken konuşurdu onunla, konuşurken öylece dalardı uykuya.
rüyaları gölgeden ibaretti. gölgeli rüyalar şenlendirirdi uykularını.
ismi lazım değildi.
güneşten ve diğer şeylerden korunurdu gölgesi sayesinde.
gölgesini almadan yanına bir adım dahi atmazdı dışarı.
hatta karanlıkta uyuyamazdı. illa ki gölge olmalıydı uyuması için. yatağına girdiğinde, dönerdi duvarına, duvara düşen kuş gölgesine bakarken konuşurdu onunla, konuşurken öylece dalardı uykuya.
rüyaları gölgeden ibaretti. gölgeli rüyalar şenlendirirdi uykularını.
devamını gör...
arabesk
ana dilde depresyona girme yöntemi olarak dinlenebilecek müzik türü.
devamını gör...
(tematik)
kongre
''çeşitli ülkelerden delegelerin katılması ile yapılan uluslararası toplantı'' anlamına da gelen sözcüktür.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
masumlar apartmanı sezon finalinde inci'nin kaldığı bağdat resort
yalova
tavsiye ederim görüldüğünden daha güzel, çok daha fazla aktivitesi olan bir kampüs.
yalova
tavsiye ederim görüldüğünden daha güzel, çok daha fazla aktivitesi olan bir kampüs.
devamını gör...
ingilizceden sonra öğrenilmesi gereken dil
tabi ki javascript
devamını gör...


