bizimkisi gibi coğrafyalarda sanırım cezalar ne kadar ağır olursa olsun, bir suçu işlemekten vazgeçirmek daha çok kültürel nedenlere ihtiyaç duyuyor. bir kan davasını engellemek kanunlarla değil kültürle, örfle, adetle gerçekleşiyor. kanunlar da o coğrafyada yaşayan insanların kültürlerine göre şekillendiğinden temelde bir yanlışımız var gibi görünüyor. kanunları iyileştirmek ya da ceza oranlarını artırmak yerine daha bilinçli/rasyonel insanlar yaratmak cazip geliyor bu noktada.
devamını gör...

internet, mobil cihazlar ve sosyal medyanın yaygınlaştığı döneme rastlayan ve bu yeniliklere aşina olan kuşak. bu sebeple dijital yerliler olarak da adlandırılırlar.
devamını gör...

2,3 kez dinleyince gercekten rahatlıyorsun.
bu evrende bir tozsun,tarih seni unutsun...
devamını gör...

bir nevi yaratma sanatı. dünya üzerinde toplum içerisinde görevi bina yapmak olarak bilinse de aldığı eğitim ile tasarım ve tasarım kültürü sayesinde bir çok meslek dalını gerçekleştirebilecek kalifiyeli tasarımcı, yönetici gibi farklı pozisyonlarda mesleğini icra edebilecek bir nevi problem çözen. işlev-estetik-maliyet gibi başlıkları dengeli bir biçimde ürüne-probleme yansıtmaya çalışan. siyah/beyaz severlikleri ile diğer renklerden ayrıştırılmış elit bireyler gibi gözükseler de her renk ile elit olunabileceğinin farkında, sıcak kanlı, üretmeye çözüme odaklı geleceğin insanları. onları sabun fabrikasından, iç dizayna, yapı tasarımından yöneticilik vasıflarına kadar endüstriyel tasarım, siyaset... gibi bir çok mesleği icra ederken görmeniz mümkün. üniversite eğitimlerinde yaşadıkları zorlu eğitim süreci(sabahlamalar-psikolojik baskılar-sınıf içerisindeki hiyerarşi-maddi zorluklar-uygulamalı derslerin /(gbkz: stüdyo)ların verdiği stres-kaygı-vb )onları yıpratıyor gibi görünse dahi çok da zevkli dönemlerden geçerler. hissettikleri acı onlara zevk verir bir nevi. derslikleri normal bir sınıftan çok ayrı şekilde stüdyo sistemi ile ilerlemekte olup bu yaşam alanını 7/24 kullanabildikleri yaşayan bir organizmaya çevirmişlerdir. aldıkları eğitim ütopik yapı tasarımlarına daha çok ağırlık verse de teknik çizim ve detay bilgileri ile büyük çapta hazırlanması gereken bir projenin her işlevini açıklayabilecek yönetebilecek bilgi ve deneyime sahip yetiştirilirler. deadlinelar onlar için çok önemlidir. dakik bireyler olmak zorundadılar.
(bkz: mimarlık)
(bkz: iç mimarlık)
(bkz: peyzaj mimarlığı)
.
.
.
devamını gör...

yüz yüze iletişimde başarısız olanların isteklerini telefon aracılığıyla daha kolay dile getireceğini düşünmesinin sonucu.

bağırarak işlemlerini daha kolay yaptıracaklarını sanmaktalar.
nedense çağrı merkezinde çalışanların eğitimsiz ya da vasıfsız olduğu düşünüldüğü için bir ego tatmin etme çabası da var.
oysa çağrı merkezinde çalışan pek çok kişi çok çok vasıflı.
devamını gör...

ejderha mızrağı serisi ana olay örgüsü dışında, fazlaca yan kitap ve yan yazar barındırıyor. margaret weis ve tracy hickman'ın başlattığı serüven bu yüzden pek çok okuyucu için bir yerden sonra karmaşıklaşıyor. bu sebeple de kronoloji ve okuma sırası burada önem arz ediyor.

yan kitapları bir kenara bırakırsak, işe her şeyin çıkış noktası olan, ''ejderha mızrağı destanı'' ile başlamak lazım. bu seri 3 kitaptan müteşekkil;

güz alacakaranlığın ejderhaları
kış gecesi ejderhaları
ilkbahar şafağı ejderhaları

sonrasında ''efsaneler üçlemesi''ne yönelmek mantıklı. ilk seriyi tamamlayıcı bir nitelik arz ediyor. raistlin majere ve caramon majere kardeşleri odak noktasına koysa da, diğer mızrak kahramanlarına ilişkin bilgileri ve tamamlayıcı olayları bu seride bulabiliyorsunuz. adı üzerinde bu seri de 3 kitaptan müteşekkil;

ikizlerin zamanı
ikizlerin savaşı
ikizlerin sınavı

bu serinin arkasından ben ''raistlin tarihçeleri''ni okumuştum. zira bana göre kurgunun ruhu olan bu özel karakter üzerine daha fazla bilgi edinmek elzem olmuştu. burada da karşımıza iki kitap çıkıyor;

ruhdöveni
silah kardeşliği

fakat ''raistlin tarihçeleri''ni atlayıp, ''ruhlar savaşı'' serisine de direkt geçebilirsiniz. bu seride 3 kitaptan müteşekkil;

batan güneşin ejderhaları
kayıp yıldızın ejderhaları
yitik ayın ejderhaları

ondan sonra ''yaz alevi ejderhaları'' ve ''ikinci nesil''i okumak suretiyle pek çok şeyi sonuca bağlıyorsunuz, biraz da hüzünleniyorsunuz. tasslehoff amca olmuş daha ne olsun?

takiben karşımıza karanlık havari serisi çıkıyor. bu seri bende diğer serilerin bıraktığı etkiyi bırakmadı. özellikle ''yaz alevi ejderhaları''dan sonra biraz usulen yazılmış gibi geldi. belki de ''yaz alevi ejderhaları'' işin pik noktası olduğu için de öyle hissetmiş olabilirim. yine de okunur mu? elbette okunur. yine 3 kitaptan müteşekkil;

amber ve küller
amber ve demir
amber ve kan

bundan sonrasıysa size kalmış. burada bırakabilirsiniz. lakin bu zehir vücuda bir kere zerk edince, insan diğerlerini de merak etmiyor değil. yan kitapların bazısından bir hayli zevk aldım. bazılarını ise çok vasat buldum.
devamını gör...

sol frame yakında kusturacak. kaliteyi artırmak gerekirken, beyni organında olanların açtığı başlıklara prim yok.
devamını gör...

nikos papazoglou'nun kaneis edo den tragouda adlı şarkısının bestesi üzerine türkçe sözlerle yapılmış fuat saka şarkısı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit: var aslında demek istediğim başlıktır. *
devamını gör...

sonunda -lah eki olmayan kelimeleri sevmiyorlar.
devamını gör...

istanbulda güngören ile bahçelievler arasında kalan ve tekstil ile ön plana çıkan bir semt. 500 bin metrekarelik bir bölgeyi kapsar ve yaklaşık 3700 adet irili ufaklı firmayı bünyesinde barındırır. merter'in komşuları: güneyinde zeytinburnu, kuzeyinde keresteciler sitesi ve güngören, doğusunda topkapı, batısında bahçelievler'dir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel kaynak
devamını gör...

herkese benden istediği renkte mahlas, kartela kafastore'da seçin durun. herkesin bir hakkı var heee!
devamını gör...

evden çıkarken ütünün fişini kontrol et. yok bu o değildi. sağlıklı ve hareketli yaşa diyorum.
devamını gör...

kuşkuculuk olarak da bilinir. mutlak bilginin rölativist (göreceli) olduğunu dolayısıyla da mutlak bilginin mümkün olmadığını savunan felsefi görüştür.

ünlü septiklerden birisi olan protagoras’ın "insan her şeyin, varolan şeylerin varolduklarının ve varolmayan şeylerin varolmadıklarının, ölçüsüdür" ve bir diğer ünlü septik gorgias’ın “hiçbir şey yoktur, olsa da bilemezdik, bilsek de anlatamazdık” sözü bu görüşü özetleyen aforizmalardandır.
devamını gör...

negatifresimler.
devamını gör...

mudar arap kabilesinin konuştuğu arapçadır. kur'an bu arapça ile nazil olmuştur. en fasih arapça olarak kabul edilir. fakat bir kısım, kur'an'da her arapça lehçesinden bulunduğunu söyler. bazılarıysa, kur'an'ın gerçekten mudar lehçesinde(fasih arapça) indirildiğini ama bazı kelimelerin başka lehçelerden olduğunu söyler. hz. peygamber bir hadise göre şöyle buyurmuştur;

ben peygamberim, bunda asla yalan yok. ben abdülmutallib'in oğluyum, ben arapların en fasih konuşanıyım ve kureyş evlatlarındanım. (feyzül-kadîr)

yukarıdaki hadiste hz. muhammed, en fasih konuşan arap olduğunu söylüyor. yine bir başka hadise göre, hz. muhammed lisanını bildiriyor;

ben tam bir arabım. ben kureyş kabilesindenim. benim lisanım (arapçayı en fasih konuşan) benî sa'd lisanıdır. (feyzül-kadîr)

bu hadiste de, hz. muhammed lisanının arapçayı en fasih konuşan benî sa'd lisanı olduğunu söylüyor.

kur'an'ın fasih arapça(kelâm-ı mudar) dilinde indirilip-indirilmediği konusundaki tartışmalara ışık tutacak bir hadis şöyledir;

kur'an yedi harf üzere indirilmiştir. (buhari, müslim)

alimlerin görüşüne göre burdaki harfler, lehçelerdir. yani hadis, kureyş lehçesi ile söylenemeyen kelimeleri, kişinin kendi lehçesiyle söylemesine bir izin veriyor. hz. osman ise, kur'an'ın kureyş lehçesiyle indirildiğini belirtiyor ve yazım aşamasında yazılması zorunlu olan kelimelerin de, kureyş lehçesi esasında yazılmasını emretmiştir. kur'an eğitiminin de kureyş lehçesiyle yapılmasının gerekli olduğunu söylemiştir. fakat bir sonraki nesillerde kur'an farklı lehçelerde de okunmaya başlanmıştır. burdan çıkarılan sonuç, kur'an'da sadece kureyş lehçesinin kullanıldığı şeklindedir.

alimlerin bahsettiği kureyş lehçesi, kureyşlerin mudar'ın soyundan gelmeleri nedeniyle, mudar lehçesinin(fasih arapça) ta kendisi olabilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sanatçı:rimel neffati
teknik:kadraj çalışması
tema:portre/otoportre
(bkz: rimel neffati)
devamını gör...

esprileri de genelde cinsellik üzerine olan tiplerdir.
devamını gör...

kürtaj bir haktır. ayrıca bu konuda herhangi bir erkeğin yorum yapması kadar saçma bi şey yok.
devamını gör...

türkçesi mizofoni olan hastalık. seslere karşı aşırı hassasiyet olarak bilinir. seçici ses duyarlılığı sendromu da deniyor. ağız şapırdatma, sakız çiğneme, ıslık, horlama, korna, komşudan gelen sesler, esneme, konuşma vb seslerden rahatsız olma.

saygısız, bencil insanlarla dolu ülkemde, aşırı gürültüden ötürü bu sendromu her gün yaşıyorum maalesef.
ancak twitter da denk geldiğim şu söz sayesinde kendimle gurur duydum..

"insanın dayanabileceği gürültü miktarıyla zihinsel yetileri arasında ters orantı vardır. kapıyı yavaşça kapatmak yerine gürültüyle çarpan bir insan yalnızca terbiyesiz değil; aynı zamanda bayağı ve dar görüşlüdür." schopenhauer.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim