kapandıktan sonra daha kimseden "titreşim" alamadım.
vücudumdaki elektrik eksikliği de iyice depresif birisi yaptı beni.

nolurdu facebooktan oradan buradan titreşim gönderebilselerdi de şarj olsaydık.
devamını gör...

tırnaklarımı da oje sürmeyi de çok severim. sevmeye de bilirdim. oje sürmek özgüvensizlik değildir lakin kendi yetersizliğinden başkalarının sürdüğü ojeye kadar karışmak yani her şeye memnuniyetsizlik göstermek bence yaşanmamış çocukluğun göstergesidir.

siz önce bir kendinizle barışın sonra başkasının sürdüğü ojeye belki sıra gelir*
devamını gör...

mahlasa bakıp, tahmin yürütüyorsunuz. bir çok yazar dansöz olduğumu ve kadın olduğumu düşünüyor mesela, ilginç....
dansöz öldüren birinin kadın olma ihtimali olduğu kadar erkek olma ihtimali daha yüksektir, arkadaşlar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
lisa hanımefendi oldu kendileri*
devamını gör...

devamını gör...

isteyerek yaptığım çok az şey var zaten . belki seri like . bilemiyorum pek emin değilim ondan da .
devamını gör...

annesini telefonuna "meleğim" diye kaydedip annesini üzen biri olmaktansa, "annem" diye kaydedip annesine iyi davranan biri olmayı yeğlerim çünkü sözlerden ziyade eylemlere önem verilmesi gerektiğini öğreneli çok oldu...
devamını gör...

o saatin 3 milyon tl "değerinde" olduğuna ikna eden kişiyi, onu üretip satabileceğine inanan ve de satan kişiyi düşünüyorum,
bu rakamı hak edecek ne olabilir bu üründe, adam hak görmüş, kendine, ürününe, ve almış da... bakınız hak etmiş demiyorum...
hak görmüş, istemiş, ve satmış...

birde bu zengin oldukları bilinen insanlar, bu saatleri, bu çantaları neden, satın almaları "gerektiğini" düşünüyor,
"benim ne prestij borcum var oğlum size, almıyorum anasını satıyım, al işte lc waikiki nin parfümünü sıkıyorum, naparsınız.. naparsınız lan... "
diyecek özgüven yokmu hiçbirinde acaba,

bence gerçek değil ve esas satış yapmak istedikleri kişilere statü göstergesi olarak zarf atılıyor,

gerçekse de çok acı maalesef, pahalı bir aksesuardan medet umacak durumda olması üzücü, kişinin değeri, rakamlarla doğru orantılı değil maalesef, şıklık yok, asalet yok, zaten bu adam kitap okumadığını filan çekinmeden açıklayan birisi, boş zamanlarında şirket bilançolarını okuyormuş, ne beklenirki, şaşırtmamıştır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kafamı hissetmiyorum...
devamını gör...

çocuğu çağırıp çocuk efendim dedikten sonra bir şey dememek.
devamını gör...

benim bu. repertuarım da çok geniştir bu arada. bir sürü şarkıyı derdimi anlatacak kadar bilirim.
devamını gör...

afrika'da yaşamıyoruz, çocukları bu kadar zorlayıp obez yapmanın bir mantığı olduğunu düşünmüyorum. çocuk gözünüzün önünde açlıktan ölmez, acıkınca zaten yer. sağlıklı beslenmesine dikkat edin yeter.
çocuğunun yemek yediğini görmek elbet anneyi mutlu eder lakin ileriki yaşlarda çocuk obeziteye doğru yol alırken bu sefer isteseniz de fazla yemek veremezsiniz.
devamını gör...

exomania ukdesi.

yazar olmayı seviyorum. yazdıklarımın karşılığını almayı da seviyorum. somut veya soyut. fark etmez.
yer yer sözlükte bir hiçsin, bir b.ksun nidalarını işitsem de, yazar olmayı seviyorum, kırılsam da yazmaya devam ediyorum, bazen geyiğini yapsam da 10000 tanım gireceğim diye, o umrumda değil aslında, yazmaktan başka bir şeye önem vermiyorum burada. bir hakarette kırıldığım doğru, yalnızca azalsın diye ukde doldurmayı bir borç bildiğim halde, sen sözlüğü sahiplenmişsin, ayağını denk al ergen, laflarına boynumu öne büküp acaba artık yazmasam mı? desem de, radikal bir kararla yazmayı, sözlüğü, buradaki her şeyi bırakadabilirim. bünyem hakarete, küfüre, alışık değil ki....
sözlük bana o kadar çok his kattı ki, kelime yetmez.
veda etmiyorum, sadece hissettiklerimi yazmak istedim...
devamını gör...

okumaya üşendiğimiz için okumuş olanlara uyup, onların yorumuna tabi olduğumuz kutsal kitap.
kusurlu olmasına imkan yoktur lakin kusursuz bir kitabın kusurlu bir yaratılmışın ağzından bu kusursuzluğunu koruyarak çıkmasına da imkan yoktur.
yaratıcıya inanıp inanmamak sizin yalnızca sizin sorumluluğunuzda olan bir konudur ama bilmediğin ve hakkında hiç araştırma yapmadığın sadece işler senin istediğin gibi gitmediği, adalet sana göre işlemediği için yaratıcı yoktur demek bana garip geliyor. 'artık' inanmadığını söyleyen arkadaşlarıma kitabı hiç okudun mu dediğimde hep hayır cevabını aldım, hoş inanan birçok insan da zaten anne babasından miras olarak müslüman.
bende mirasyedi bir müslümandım ama bir aşamada bu düzenin böyle olmasının bir sebebi olmalı çünkü her talebe bir arz söz konusuyken ve biz daha ihtiyacımızı bile farketmeden karşılık alabiliyorken, vücudumuz insanın kendi bilincine bırakılamayacak kadar muazzam şekilde tıkır tıkır işliyorken bize aksaklık gibi gelen aslında düzenin parçası olan her şeyin de bir cevabı olmalıydı. haliyle okumaya başladım.
böyle uzun uzun yazdım ama bende her şeyi çözmüş bir aşamada değilim elbette. kendiminde kusurlu biri olduğunu hatırlatmak adına yılbaşından itibaren daha da düzenli hale getirdiğim meal okumalarıma dünyalık işlerim yüzünden pat diye ara verdim. şimdi bunları yazarken kendime de bir hatırlatma yapmış oluyorum iyi oluyor.
imkanınız varsa hazır şu an ramazan ayındayken meal ya da tefsir ya da ikisini birden bir okuyun. önyargılı olmayın, aklınıza yatmayan yeri açın başka mealden okuyun. niye önyargılı olmayın biliyor musunuz? hani çok sevdiğiniz biri için kötü bir şey yaptığına dair haber alırsınız da yapmamıştır dersiniz ya hah o kişiyi size sevdiren, onu yaratan, size can veren hata yapmış olamaz. zihninizdeki tanrı imajı kusurlu bir tanrı bile olsa önyargılı olmayın, insanlar için bile 'belki onu demek istememiştir' diyoruz tanrının sözleri için ikinci belkide üçüncü bir meal/tefsir okumaya değmez mi?
şans vermeden vazgeçmeyin, kimse sizi bir şeye zorlamıyor ama başkasının etkisiyle, sinirle, nefretle değil bilgiyle bir şeyden vazgeçin ya da kabul edin. hayatınızın her alanında bilginizi arttırmaya ve bilerek ilerlemeye gayret edin.
buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim, inşallah size hitap edebilecek faydalı bir yazı olmuştur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ayrıldıktan 2 gün sonra başka erkeklere koşan kadın ile aynı karakterde olan insandır.
devamını gör...

benim tek hayalim bir karavanla her yeri dolaşmak ama tek tabanca olacaksın yani çoluk çocuk olmayacak. paran bitince olduğun yerde kısa süreli çalışacak parayı cebine koyup yola devam edeceksin. hippi misali. gerçekleştirmek için çok geç kalınan bir hayal. şimdi 3 çocukla markete zor gidiyore..

ama adı üstünde hayal. kurması çok zevkli:)
devamını gör...

gayet mantıklıdır ki aklını kullanabilmenin bir yolu da budur. yetiştirilen, kişiye dayatılan bir dinden ise mantığa uygun gelen din yeğlenmelidir.
devamını gör...

biri tarafından yürekten sevilmek güç, birini yürekten sevmek ise cesaret verir.

lao tzu
devamını gör...

eskiden lcw de dahil olmak üzere birkaç mağazada uygun fiyatlı giyim şansı buluyordu insanlar. şimdi hem moda bakımından son derece zevksiz hale geldi bu işler hem de uygun mağaza diye bir şey kalmadı.

ankara'da özellikle de çankaya tarafında yaşayanlar bilir; gaziosmanpaşa, tunalı pahalı olurdu. kızılay biraz daha uygun olurdu. ulus hepsinden daha ucuz olurdu. şimdi hepsi aynı oldu. "şuraya gideyim, orada daha uygun fiyatla bulurum" diyemez hale geldik.

böyle şeylere dış güç falan dendi mi, diyenin ağzına fırıncı küreğini indiresim geliyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim