çekçe bir sözcüktür. her konuda şanslı olan, hangi işe girişirse girişsin şansının yaver gitmesi anlamına gelmektedir.

-seçilmiş kişi olarak görebiliriz.
devamını gör...

halihazirda taninanlarin agizda biraktigi tat ile orantili artan usengeclik.
devamını gör...

ampirizme göre , insan bilgiye yalnız deneyimlediği zaman ulaşabilir. doğuştan bir bilgi getiremez. bir şeyi de deneyimlemedikçe bilemez. bu düşünce çok mantıksız. çünkü halihazırda şuan yaşadığımız dönemde bir bilgiyi deneyimlemeden bilmek çocuk oyuncağı. en basitinden : seks. seks yapmadan seksin ne olduğunu bilmek mümkün müdür. tabiki mümkündür. sonuçta dünyada evrensel bir şekilde insanların genel deneyimleri aynıdır bu konuda ve hiç seks yapmamış insan bu bilgileri öğrenebilir. demek ki ampirizm burada çöker. ancak burada şöyle bir deneyimcilik olabilir ; dünyada seksin nasıl yapıldığı , hangi pozisyonda yapılabildiği ve ortalama kadınların ve erkeklerin ne sürede boşalacağı gibi konular genel olarak bilinir ve bunlar için ampirizme gerek yoktur. lakin , kişi kendi deneyiminde neler yaşayacağını yapmadan bilemez. böylece deneyimcilik kısmen haklıdır. bu yüzden en mantıklı olan akılcılıktır. akılcılık , insanın bilgiyi duyular yoluyla değil doğuştan getirdiğini ve zihinde mevcut olduğunu söyler. bu doğrudur çünkü deneyim şartı olsaydı , tarihteki ilk seksi yapanlar bunu yapamazlardı. dolayısıyla içgüdüler bile doğuştan , zihinde kategorize bir şekilde geliyor olmalıdır. sadece bu bilgileri ortaya çıkarmak için insan zihni bunlara sıfatlar takıp somutlaştırmak zorundadır.
devamını gör...

tarantino sinemasının göz bebeği film.

gogo gibi süper bir karakteri vardır.

devamını gör...

yeni fark ettiğim. biraz hüzün biraz doğruluk biraz da hayal kırıklığı barındıran yazar.

umarım hayatını bir an önce düzene sokar. ya da nasıl desem bilemiyorum ki umarım hayatı istediği yöne doğru bir an önce akıp gider.

akışta adını gördüğüm ve tanımlarını okuyup 'acaba neden böyle hüzün kokuyorlar?' dediğim için yazmak istedim buraya. normalde hemen yazmam, biraz konuşur, tanır az takip ederim. ama akışta adını görünce sevgili yazara bir iki kelam etmek istedim. umarım beni mazur görürür ve yanlış bir cümle kurduysam bile görmezden gelir.

bunun dışında gayet az öz tanımlar giriyor. açıkçası beğenerek okuyorum.

#1129792 hepimiz bazen olmadık şeyler yaşıyor, olmadık kıyılarda bulunuyoruz. umarım seninki de kısa sürer sayın yazar.

sanırım sağlık sorunları da yaşıyor. öncelikle geçmiş olsun diyor.
sağlıklı, huzurlu bir ömür diliyorum.
keyifli sözlükler sayın yazar.
devamını gör...

"hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, beyefendi! ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var..."
-sabahattin ali, kuyucaklı yusuf.
devamını gör...

yazdığı şiirler.
sonra kırmızı renkli atkısı ve her şeker yediğimde aklıma gelir çöplerini yüzüne atmak beni çok eğlendiridi.
bi de onunla olan arkadaşlığımızın sokakta kalsak ve yiyecek yemek bulamasak bile bana verdiği o sıcaklığı sadece bir anı ve özlem olarak kaldı.
iyi ki vardı o, umarım ruhun ve sen hâlâ iyisinizdir.
devamını gör...

ortama bıçak atarak girmek, en sevdiği aktivitelerden biridir. (bkz: lost)
devamını gör...

insanoğlu hep bir şeyleri daha iyi hatırlamak ister. günümüz ezbere dayalı eğitim sisteminde yetişen onlarca insanın böyle istemesi de oldukça doğaldır aslında. ancak kuvvetli bir hafızaya sahip olmanın hayatınızı kâbusa çevireceği aklınıza gelmiş miydi hiç ?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

insana verilmiş bir lütuftur unutmak.
seneler sonra dahi yaşadığınız acıyı o gün gerçekleşmişçesine hatırladığınızı düşünün.
o günkü duyguları aynen hissettiğinizi...
kulağa çok da hoş gelmiyor öyle değil mi?

işte karşınızda hypertimesia* hastalığı.
bu hastalığa sahip kişiler otobiyografik bellek denilen, * normal insanlardan çok daha fazla gelişmiştir.
bu da her şeyi normal insanlardan kat be kat daha iyi hatırlamalarını sağlar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


ilk kez nöropsikoloji dergisi neurocase’de 2006 yılında elizabeth parker, larry cahill, dr paul tejera ve james mcgaugh tarafından kaleme alınan bir makalede tanımlandı. makaleye göre hipertimezinin iki belirleyici özelliği şunlardır;

1-) kişi kendi kişisel geçmişi hakkında düşünmeye anormal miktarda zaman harcamaktadır

2-) kişi kendi kişisel geçmişinden belirli olayları hatırlamak için olağanüstü bir kapasiteye sahiptir.

hipertimezili kişiler kendilerine bir tarih verildiğinde o tarihin hangi güne düştüğünü ve o tarihte kişisel bir bilgi olup olmadığını hatırlayabilirler. bu bireyler yaşadıkları günleri mükemmele yakın ayrıntılarla hatırlarlar. bunun yanı sıra bazı kişisel öneme sahip kamusal etkinlikleri de hatırlayabilirler. bu kontrol edilemeyen dürtü sayesinde bir tarihle karşılaştıklarında o günün anılarını tekrar yaşıyor gibi hatırlayabilirler. bu anımsama tereddüt ya da bilinçli bir çaba olmadan gerçekleşir.



buraya da konuya değinen hoş bir video bırakıyorum
devamını gör...

puan tablosu ne ki dünyayı ben yöneteceğim *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şaka bir yana ben çok yazmayı seviyorum siz de yazdıklarımı seviyorsunuz. beni seveni ben de seviyorum böyle bir döngü işte. bütün büyüyü bozdum iyi mi! bu arada evet kafa sözlük ekibine de katılmak istiyorum o ayrı. yetkililere bin beş yüzüncü defa çığırıyorum.

uyarı: hürrem sultan fotoğrafını koydum ama ben erkeğim arkadaşlar. inanmıyorsunuz ama evet öyleyim.
devamını gör...

koltuğa kurulup bira & patates kızartması eşliğinde slam dunk ve fairy tail batağına düşüp durduğum için içinde olduğum topluluk. yaşlanıyorum sözlük.
devamını gör...

(bkz: ejderhanı nasıl eğitirsin)
devamını gör...

0330 ile olan maçımızı tamamladık, teşekkür ederim rakibime.*
maçlarını tamamlamayan arkadaşlar bir an önce bitirirlerse yeni maçlarımızı yapabiliriz.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

keşke maaşımızı dolarla alsaydık. en azından her gün daha az maaş almazdık. **
devamını gör...

--koca dev kocaman sevgi--

iki gönül var idi;
biri kocaman devin kalbi,
biri ise minik cücenin yüreği...

koca dev cüceye aşık olur,onu hayatının merkezine koyar
cücenin bundan haberi yoktur lakin.
koca dev söyleyemezdi bunu ona ,
ya onu reddetseydi ya kocaman kalbi parçalansaydı...
korkardı öylece,söyleyemedi senelerce
korurdu onu, ancak bundan da haberi yoktu cücenin.
başına küçük bi şey dahi gelsin istemezdi.
severdi onu, çok severdi,kocaman kalbiyle , kocaman severdi...

dev de artık sevilmek istiyor, cüceyi istiyordu.
bi gün söyleyiverdi
meğer cüce de seviyomuş onu
minik yüreğiyle...

sevdiler birbirlerini
devin her geçen gün sevgisine sevgi katılıyordu
ya cücenin öyle miydi?
sevilmek çok güzeldi onun için
yanlız o devin onu sevişini sevmişti
devi değil ki

cüce; bi gün bırakıp gider koca devi,parçalanmış yüreğiyle...

dev bunu hak etmemişti oysaki
böyle mi olcaktı hep
öylece parçalanacak mıydı her şey


cücenin yüreğine ağır gelmişti kocaman sevgi.
taşıyamazdı bu kadar sevgiyi
oysa dev az sevseydi cüce hep sevecekti belki
ya da gidecekti şu anki gibi

fazla sevgi, fazla mıydı ki
olmaz mı öyle

devin kaybettiği seneleri vardı elinde
ve hala cüceye olan aşkı var dı kalbinde...


devler kadar sevme hiç bir zaman minik cüceyi,
çünkü hak etmez o, kocaman sevgiyi.
devamını gör...

niskat'ın annesi. 2026 yılında kişiliğine ve karakterine uygun bir kahramanlık sonucu ölmüştür. hath bakalım.

~

kendisi de benim gibi bir sözlük dinazoru. zat-ı alilerini tanıma şansına erişeli geçtiğimiz günlerde tam 11 yıl olmuş**. bu 11 yıla dayanarak söyleyebilirim ki, miko’nun insanı olduğunuz her an için kendinizi çok şanslı; hayatınıza değmediği her dakika içinse çok şanssız hissedersiniz. görmesini ve tanımasını bilen insanlar için, fazlasıyla güzel ancak yukarıdaki sebepten bir miktar tehlikeli biridir kendileri. yani demem o ki, buraya kadar geldiyseniz en azından entry'leriyle hayatınıza dokunmasına izin verin.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gökçeada'ya giderseniz muhakkak kaleköy'deki mustafa'nın kayfesi'ne uğrayıp damla sakızlı suyla birlikte ikram edilen dibek kahvesini içmenizi öneririm.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

maşukiye
devamını gör...

grevuja (bizans ateşi); kızgın kömür, kükürt ve zift karışımından oluşan bir karışımdır. ms 660'larda zift, reçine, kükürt, nafta, kireç ve güherçileyle içeriği kallinikos tarafından zenginleştirilmiştir.

deniz savaşlarında birtakım aletler vasıtasıyla uzak mesafelere püskürtmek suretiyle kullanılmıştır. suda yandığı gibi karada da rahatlıkla yanabilmektedir. su dökülünce sönmemekte, aksine alevi şiddetlendirmektedir. vasfı hızlı bir şekilde yangın çıkartmaktır. içerisindeki yağ sebebiyle suda sönmediği için denizin üzerinde yanmaya devam etmiş ve düşman gemilerinin ilerleyişine engel olmuştur. persler yunanistan'ı işgal ettiğinde bir deniz savaşı (peloponez savaşı) sırasında kullanılmıştır. dönemin güçlü pers ordusu, gemilerinin yanmasını engelleyememiştir. sönmediği için bu ateşe maruz kalan tüm insanlar ölüme terk edilmiştir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim