güzel bir kadının merhaba demesi
merhaba! *.
devamını gör...
tazmanya canavarı
soyu tükenme tehlikesi altında olan, diğer ismi tazmanya şeytanı olan yeryüzü üzerinde soyunu sürdürebilen en büyük yırtıcı keseli memeli hayvan. avustralya'ya dışarıdan getirilen yabani dingo cinsi köpeklerin saldırıları sonucu soyu azalma göstermiş. şu an tazmanya adası denilen bölgede soylarını devam ettirmek için uğraşılıyor. bir arı büyüklüğünde doğan yavruları, yetişkin hale geldiğinde 8 kiloluk küçük bir köpek boyutuna ulaşıyor. birçok zehir ve bakteriye dayanıklı olan bir keseli hayvan olduğu için de, bu yavrular hiç hastalanmıyor.
birçoğumuz bunu looney tunes çizgi film karakteri olarak düşünürdük ilk baştan. bu alışık olmadığımız hayvan avustralya'nın tazmanya adası denen bölgesinde yaşıyor. tiz bir sese sahip olup bir fareyi andırmasına rağmen keseli bir hayvan ve koala ve kanguru ile aynı familyadan geliyor. siyah renkli ve kuvvetli çene yapısına sahiptir.
insana saldırmayan, kedilere ve tilkilere saldıran öfkeli bir hayvan. küçük bir köpek ebatlarında ama kaslı ve vücutlu yapıda yeryüzündeki en büyük etobur keseli. mükemmel de bir koku duygusuna sahiptir. yüzündeki bıyıklar karanlıkta avlanırken ve diğer avlarını yerini bulmada kolaylık sağlar.
birçoğumuz bunu looney tunes çizgi film karakteri olarak düşünürdük ilk baştan. bu alışık olmadığımız hayvan avustralya'nın tazmanya adası denen bölgesinde yaşıyor. tiz bir sese sahip olup bir fareyi andırmasına rağmen keseli bir hayvan ve koala ve kanguru ile aynı familyadan geliyor. siyah renkli ve kuvvetli çene yapısına sahiptir.
insana saldırmayan, kedilere ve tilkilere saldıran öfkeli bir hayvan. küçük bir köpek ebatlarında ama kaslı ve vücutlu yapıda yeryüzündeki en büyük etobur keseli. mükemmel de bir koku duygusuna sahiptir. yüzündeki bıyıklar karanlıkta avlanırken ve diğer avlarını yerini bulmada kolaylık sağlar.
devamını gör...
hes kodunun dijital kelepçeye dönüşmesi
yine hiç şaşırmadığımız bir olay. durmak yok yola devam...
devamını gör...
küçük bir çocuğa ölüm nasıl anlatılır sorunsalı
en sevdiğim çiçeğim solup, bu diyarlardan göçüp gittiğinde saatlerce solmuş ve kurumuş yapraklarına bakmıştım. saksısını incelemiş onun artık bir daha yeşermeyeceğini ve geri dönmeyeceğini anlamıştım. birkaç gün sonra da bomboş saksına sağlıklı bir çiçek ektiğimde, eski solan çiçeğimin yerini doldurmasa da sadece saksısı boş kalmasın diye saksısının içine yeni toprak koyup başka bir çiçeğimi ekmiştim. önce bu durum yanlış gelse de saksısının bomboş kalması daha yanlıştı fikrimce. boş saksı sürekli onu hatırlatıyordu çünkü. ve bu durumda beni çok üzüyordu. zamanla yeni saksısıyla buluşturduğum çiçeğim saksısını sevince ve alışınca büyümeye devam etti. eminim bu yaptığımı görse solan çiçeğimde sevinirdi. sonuçta uzaktan akrabasına yeni bir ev bulunmuş, o evde mutlu mesut yaşıyordu.
ölüm aslında çok sevdiğimiz birini kaybedince yaptıklarımızda saklıdır. solan çiçeğimin bir daha yeniden yeşermeyeceğini anlamam gibi. boş saksısına başka bir çiçek ekip hayatıma kaldığım yerden devam etmem gibi. ölüm aslında solan umutların yeniden yeşermesi gibidir. tıpkı solan çiçeğimin saksısında başka bir çiçeğin yeşermeye devam etmesi gibi. belki bir gün o da solup gidecek ama saksısı hep başka çiçekleri ağırlayacak. tıpkı saksı görevi gören hayatın içine bir sürü insan sığdırması gibi.
ölüm aslında çok sevdiğimiz birini kaybedince yaptıklarımızda saklıdır. solan çiçeğimin bir daha yeniden yeşermeyeceğini anlamam gibi. boş saksısına başka bir çiçek ekip hayatıma kaldığım yerden devam etmem gibi. ölüm aslında solan umutların yeniden yeşermesi gibidir. tıpkı solan çiçeğimin saksısında başka bir çiçeğin yeşermeye devam etmesi gibi. belki bir gün o da solup gidecek ama saksısı hep başka çiçekleri ağırlayacak. tıpkı saksı görevi gören hayatın içine bir sürü insan sığdırması gibi.
devamını gör...
mutlu olamamak ve bundan kurtulamamak
"nasıl mutlu olunur?" sorusu ile ilgili olduğunu düşündüren eylem, durum.
çünkü "gerçekten" bu soru cevaplanabilirse, "gerçekten" mutluluk bulunabilir.
bu da özel olarak kişinin kendine diktiği bir kıyafettir; yardım alınmaz, başkasına olmaz.
çünkü "gerçekten" bu soru cevaplanabilirse, "gerçekten" mutluluk bulunabilir.
bu da özel olarak kişinin kendine diktiği bir kıyafettir; yardım alınmaz, başkasına olmaz.
devamını gör...
whatsapp'ı silen insan
önemli şahsiyettir aynı zamanda çipte taktırmayacaktır.
devamını gör...
meridyen
başlangıç merkezi ingiltere’den geçen ve dünya’yı bir uçtan diğer uca dikey olarak kesen çizgi, boylam. saat hesaplamaları ve ülkelerin konumunu bulmaya yardımcı olur.
zamanında coğrafya notlarımında itinayla içinden geçmiştir.
zamanında coğrafya notlarımında itinayla içinden geçmiştir.
devamını gör...
deniz benim değil kürdistan’ın kızıdır
o halde ne işin var izmir'de sayın terör sevici git sana o çok sevdiğin kürdistan dağlarına.
tanım: terör örgütünün propagandasını yapmaktan kodese tıkılması gereken şeref yoksunu birinin sözleri.
tanım: terör örgütünün propagandasını yapmaktan kodese tıkılması gereken şeref yoksunu birinin sözleri.
devamını gör...
uğultulu tepeler
1847 yılında yayımlanan (bkz: emily bronte)' nin yazarın tek romanıdır uğultulu tepeler. yazar ilk önce şiirler yazmıştır ancak (bkz: victoria dönemi) ndeki katı kurallar yüzünden ve kadının ikinci planda tutulmasından dolayı, şiir kitabını erkek takma adıyla (bkz: emily ellis bell) yayımlamak zorunda kalmıştır. aynı şekilde bu romanınıda takma adıyla yayımlamak zorunda kalan yazarın kardeşi (bkz: charlotte brontë) tarafından gerçek ismiyle 1867 yılında yeniden yayımlanmıştır.*
bu eserde gerek romantik akım gerekse gotik özelliklerden izler görürüz. o dönemin en büyük özelliklerinden biri kadın sosyal olarak yüksek ve zengin bir eşle evlenmelidir. ancak romanın başkahramanı catherine, dönemin bu düşüncesiyle tamamen zıt giden ailesinin kim olduğu bilinmeyen, dışlanmış 'öksüz, buluntu, garip' olan heathcliff' e aşık olur. bu yönden toplumun koyduğu ahlaki ve etik kurallara uymadığı için o da toplum tarafından günahkar ve kötü olarak addedilir. bu yüzden heatchliff ile şehir ve toplum hayatından uzakta tutkulu ve yasak bir ilişki yaşamaya çalışır ancak victorya gelenekleri, değer yargıları ve sosyal baskı catherine'nin istediği aşka kavuşmasına izin vermez. bu yüzden catherine sosyal baskılardan, dayatmalardan ve toplumun öngördüğü kadın modelinden kurtulmak için ölümü seçer. çünkü yaşarken gerçek aşkına kavuşamamışsada ölüm sevgisine "vampir kadın" olarak da olsa kavuşma fırsatıdır ve hayalet olarak sevdiğine gerçek aşkına ulaşabilecektir.
bu eserde gerek romantik akım gerekse gotik özelliklerden izler görürüz. o dönemin en büyük özelliklerinden biri kadın sosyal olarak yüksek ve zengin bir eşle evlenmelidir. ancak romanın başkahramanı catherine, dönemin bu düşüncesiyle tamamen zıt giden ailesinin kim olduğu bilinmeyen, dışlanmış 'öksüz, buluntu, garip' olan heathcliff' e aşık olur. bu yönden toplumun koyduğu ahlaki ve etik kurallara uymadığı için o da toplum tarafından günahkar ve kötü olarak addedilir. bu yüzden heatchliff ile şehir ve toplum hayatından uzakta tutkulu ve yasak bir ilişki yaşamaya çalışır ancak victorya gelenekleri, değer yargıları ve sosyal baskı catherine'nin istediği aşka kavuşmasına izin vermez. bu yüzden catherine sosyal baskılardan, dayatmalardan ve toplumun öngördüğü kadın modelinden kurtulmak için ölümü seçer. çünkü yaşarken gerçek aşkına kavuşamamışsada ölüm sevgisine "vampir kadın" olarak da olsa kavuşma fırsatıdır ve hayalet olarak sevdiğine gerçek aşkına ulaşabilecektir.
devamını gör...
habertürk sunucusunun işçiye tokat atması
işçi patron ilişkisinin türkiye'deki acı karnesidir. kim bilir daha neler yapıyordur sözlerinle hareketlerinle. simdi çıkıp kamuoyuna özür dilese ne olacak yaptığı belli davranışı belli.
devamını gör...
bu da böyle bir anımdır
hikayem bitti işte şimdi reaksiyon gösterebilirsin cümlesidir. bu anı çok uzun olduğunda karşıdakinin hafiften mayışma ihtimalini göze alarak arada dinleyecinin de konuşmaya katılmasını sağlayın ki sonunda üç beş cümle söylemesine takati kalsın.
devamını gör...
akraba
bazen akbaba olduklarına şahit olmuşumdur.
devamını gör...
aşık olmak
kalbinin anahtarını teslim etmektir. *
devamını gör...
anın fotoğrafı
yürümek; hayatımda yapmaktan bıkmayacağım eylemlerden bir tanesidir. ayakta güzel bir ayakkap, ayağının altında ezilen uzun bir yol olduktan sonra gittiğin yerin bir önemi yok. buna ek olarak çalışmaya başlamadan önce her gün yürüyordum. her defasında rotam biraz daha uzuyordu. insanlar bana “deli” gözüyle bakarken ben, yolumun bitmesinden her daim korkuyordum.
yine bir yol tutturdum, gidiyorum ve bitmeyen yollar diliyorum. güzel insanlarla yürünecek upuzun bir yol…
yine bir yol tutturdum, gidiyorum ve bitmeyen yollar diliyorum. güzel insanlarla yürünecek upuzun bir yol…
devamını gör...
humus
eski usul mermer havanda dövülüp yapılırsa, lezzeti üst seviyeye çıkaracaktır. sıcak ve soğuk seçenekleri olan meze çeşidi.
devamını gör...
tıbbın çare bulamadığı hastalıklar
hastalık hastalarıdır,hangi doktora giderlerse gitsinler farketmez o doktorlar iş bilmez 6 sene boşuna okuyup birde boşuna uzmanlık yapmışlardır kesin.
devamını gör...
oksijen
bir andrew miller kitabıdır.
hayatımızı idame ettirmek için ihtiyaç duyduğumuz oksijen bambaşka anlamlara sahip olabilir bambaşka kişiler için.
mesela ölümcül bir hastalığın son evresinde iseniz, ölümünüz o kadar da beklenmedik değilse artık, hatta son anın gelmesini beklemekte yorulup bunaldıysanız ve sizi hayatta tutan şey bir tüpün içine hapsedilmiş zavallı tutsak oksijense bünyenizde ve zihninizde bambaşka bir anlam barındırabilir.
bir çevirmen olarak üzerinde çalıştığınız bir metnin adı da olabilir oksijen ve siz uğraşmaya devam ettikçe metin zihninize giden gerçek oksijeni kurgusal yanılsaması ile günden güne azaltabilir.
ya da oksijen sadece oksijendir. hayatta kalmak için onu solur ve ne olduğunu, sizin için ne anlamada geldiğini, ne kadar önemli olduğunu düşünmezsiniz bile. ta ki bir gün ciğerleriniz eski randımanını kaybedip oksijen için gerekli gücü kendinde bulamayana kadar.
son yıllarda okuduğum en büyük ingiliz yazarlardan biri andrew miller. daha önce saf isimli kitabına da tanım yazmıştım. okumaktan asla sıkılmayacağınız büyük bir yazar. bence mutlaka en az bir kitabını okumalısınız. ve ben sizin yerinizde olsam okumaya bu kitabı ile başlardım.
hayatımızı idame ettirmek için ihtiyaç duyduğumuz oksijen bambaşka anlamlara sahip olabilir bambaşka kişiler için.
mesela ölümcül bir hastalığın son evresinde iseniz, ölümünüz o kadar da beklenmedik değilse artık, hatta son anın gelmesini beklemekte yorulup bunaldıysanız ve sizi hayatta tutan şey bir tüpün içine hapsedilmiş zavallı tutsak oksijense bünyenizde ve zihninizde bambaşka bir anlam barındırabilir.
bir çevirmen olarak üzerinde çalıştığınız bir metnin adı da olabilir oksijen ve siz uğraşmaya devam ettikçe metin zihninize giden gerçek oksijeni kurgusal yanılsaması ile günden güne azaltabilir.
ya da oksijen sadece oksijendir. hayatta kalmak için onu solur ve ne olduğunu, sizin için ne anlamada geldiğini, ne kadar önemli olduğunu düşünmezsiniz bile. ta ki bir gün ciğerleriniz eski randımanını kaybedip oksijen için gerekli gücü kendinde bulamayana kadar.
son yıllarda okuduğum en büyük ingiliz yazarlardan biri andrew miller. daha önce saf isimli kitabına da tanım yazmıştım. okumaktan asla sıkılmayacağınız büyük bir yazar. bence mutlaka en az bir kitabını okumalısınız. ve ben sizin yerinizde olsam okumaya bu kitabı ile başlardım.
devamını gör...


