bir kadının sustuğu an
karşımdaki insanı dünyada, yok saydığım zaman.
bir kere oldu.
daha da olmadı.
susmadığım insanlar, şanslı olduklarının farkındadır inşalah. *
bir kere oldu.
daha da olmadı.
susmadığım insanlar, şanslı olduklarının farkındadır inşalah. *
devamını gör...
bol giyimli kukla
sözlükte kimliği bilinmeyen kimseler tarafından tacize uğrayan yazarım.
bilinmesini isterimki kimselere yedirmem*
bilinmesini isterimki kimselere yedirmem*
devamını gör...
faraday kafesi
içerisine koyacağınız, kendiniz de dahil herhangi bir cismi dışındaki elektrik alanından koruyan iletken metal ağı.
elektrik alan, yüklü parçacıklar içerir. faraday kafesi, kendisiyle temas eden yükleri kafesin dış kısmına dağıtır ve iç bölgedeki elektrik alanı sıfırlar. böylece kafes içerisinde bulunan kişi ya da diğer cisimler elektrik akımından korunmuş olur. özellikle büyük bir tesla bobini ya da benzer aletlerin yakınında son derece hayati bir önem kazanır.
elektrik alan, yüklü parçacıklar içerir. faraday kafesi, kendisiyle temas eden yükleri kafesin dış kısmına dağıtır ve iç bölgedeki elektrik alanı sıfırlar. böylece kafes içerisinde bulunan kişi ya da diğer cisimler elektrik akımından korunmuş olur. özellikle büyük bir tesla bobini ya da benzer aletlerin yakınında son derece hayati bir önem kazanır.
devamını gör...
en sevilen dizi çifti
poyraz ve ayşegül.
devamını gör...
erkekler nasıl kadınlardan hoşlanır sorunsalı
nasıl kadınlardan hoşlanıyorsunuz dökülün beyler de öyle olmayalım.
devamını gör...
eski sevgilinin evlenmesi
lisedeyken ben böyle aşık maşık değildim öyle hevesvari bir ilişkiydi açıkcası hatta sevgili bile olduğumuz söylenemez o zamanlar flört kavramı yoktu şimdi olsa flört derdik yani ve çok üzülmedim dolayısıyla. ama bana 1 hafta konuşmayalım demişti 1 hafta sonra yanına gidince yüzüğünü göstermişti ben sözlendim demişti. tamam çok sevmiyoruz falan ama yine de insan bir afallıyor yüzüğü takmış evleniyor bakın hele şu kahpeye moduna girdim tabi. neyse depresyona kolay girilirdi bir de o zamanlar. şimdi hayatımızın altı ğstüne geliyor bir kahve yapıp yanında sigara içiyoruz geçti diyoruz. o zamanlar her şey çooook büyük geliyordu ben nasıl yaşayacağım tribine giriyorduk hemen. neyse ben girdim bu tribe kalktım şehir dışına ablamın yanına gidip tatil yaptım güya. ama bir gör nasıl üzgünüm geçmişe gitsem kendime salak sevgilin bile sayılmaz kendine gel derdim. memlekete döndüm arkadaşlarım dedi ki x de buluşalım. x de dış çekim mekanı yani her gelin damat lrda çektirecek o fotoğradı yoksa nikah memuru nikahı geçerli saymıyor. neyse kapalı koyu pembe gelinlikli kız geliyor. damatın kravatıyla uyumlu. aaa dedim ne güzelmiş rengi... biraz daha yaklaştılar dedim ki ben senin kravatının rengine de sana da... insan gözüme sokmaz. sanki bilerek gelmişler ya. ergen egosantrizmi diyoruz bu duruma. ergen dünyadaki her şey kendine inat ya da kendine özel oluyor sanıyor... beni üzen nokta şu olmuştu babamı yeni kaybetmiştim ve çökük yaşlarımdı. hayatından 3 yıl sil deseler hiiiç düşünmeden o yılları silerim o kadar berbattı ki. ve ben o ilk yüzüğü gösterdiği gün sorduğumda senin psikolojin bozuk, benim ailem senim gibi birini niye istesin falan gibi şeyler söylemişti... neyse bu hikaye böyle bitti.. yani bitti sanıyordum yıllaaar sonra yazdı bana . ben senin ahını aldım hiç mutlu olamadım diye. karısı aldatmış. bir kızı varmış ama kendisinden olduğuna bile emin olamadığı için görmek istemiyormuş. benimle olan bir tanecik resmi vardı. çerçeveletmiş yeni evinin resmini atmıştı televizyonun yanında duruyor. o ne dedim içip içip günlerce onla konuşmuş öyle dedi.. ah ettim mi hayır asla etmedim. dediğim gibi zaten benim yıkık yıllarımda yaşandı bu ve daha büyük sıkıntılarım vardı. benim ahım değil ama allahın adaleti bu yaşanan yani.herkes hakettiğini er ya da geç yaşıyor yani canlarım.. teşekkürler okuduğunuz için.
devamını gör...
kendinden 10 yaş büyük erkekle birlikte olmak
kadının akranı olan erkeklerin nispeten daha fazla saldırdığı ilişki biçimi. mesela 34 yaşında erkek ve 24 yaşında kadın ilişkisine en çok 24 yaş civarı erkekler bok atar, bin tane manasız laf eder. ne kadının gold digger'lığı kalır ne erkeğin karaktersizliği. fakat biri de efendi efendi çıkıp "o yaştaki adamın benim mıntıkamdan, benim menzilimden kadınla birlikte olmasını hazmedemiyorum" demez. diyemez. iki ucu bokluk değnek çünkü. fakat hocam o kafayı ilişkinin erkek tarafındaki şahıs biliyor, tanıyor. o adamın aslında ne demek istediği rahatça anlaşılıyor. kadın tarafından da anlaşılıyor ve anlaşıldıkça sizin çabanız daha da komik görünüyor.
yapman etmen. rahat olun biraz. kuğul olun.
yapman etmen. rahat olun biraz. kuğul olun.
devamını gör...
misc radyo yayını
skandal, bugün için dinleyemeyeceğim yayındır.
“ilk elin günahı mı” olmuyordu.
yeni konseptin isteyeni, istediği rotaya hem de cenk’in arka bahçesinden yola çıkarak mı…. ve hatta otostopçular mı alınacak.
sevgili robnaja ile muazzam bir başlangıç olacağına eminim
“ilk elin günahı mı” olmuyordu.
yeni konseptin isteyeni, istediği rotaya hem de cenk’in arka bahçesinden yola çıkarak mı…. ve hatta otostopçular mı alınacak.
sevgili robnaja ile muazzam bir başlangıç olacağına eminim
devamını gör...
türkiye'nin düzelmesinin tek yolu
milletin cebine ellerini daldırmış yöneticilerin def olup gitmesidir.
devamını gör...
michelangelo merisi da caravaggio
1571 doğumlu italyan ressam. ismini doğduğu kasabadan almıştır. "michelangelo merisi caravaggio" gerçek ismidir. 6 yaşında annesini 15 yaşında babasını kaybetmiştir daha sonra hayatı bir türlü rayına girmez zaten .1584’te bergamolu bir ressam olan simone peterzano’nun yanına 4 yıllığına çırak olarak girmiş, ilk deneyimlerini lotto ve giovanni girolama savoldo (1480-1548) gibi sanatçıların yaptılarını incelemekle kazanmış, tiziano’nun öğrencisi iken venedik okulu'yla da ilişki kurmuştur. roma’da çalıştığı dönem yapıtları dramatik bir anlatım sunmayan kendi portreleri ve ölü doğa resimleridir. oldukça çalkantılı bir hayatın izlerini tablolarına yansıtmıştır . caravaggio aynı zamanda güçlü ışık-gölge kullanımı ve resimsel düzenlemeyi dramatik bir açıdan ele alışıyla barok sanatının en özgün uygulayıcılarından biri olmuştur. geleneksel resim ögretilerine ve kilisenin doktrinlerine karşı çıkmış azizleri de sıradan insanlar gibi betimleyerek belayı yine üzerine çekmiştir . zaten çalkantılı olan hayatı 1606 yılında işlediği cinayet ile iyice içinden çıkılmaz bir hâl aldıktan sonra 1610 yılında ölümü eski bir dost gibi selamlamıştır.
(bkz: david with the head of goliath) caravaggio'nun kiliseye kendini affetirmek için çizdiği fakat ne yazık ki yerine ulaştıramadan öldüğü eser olması sebebiyle bende yeri ayrıdır.
(bkz: souper à emaüs)
(bkz: bacchus)
(bkz: the seven works of mercy)
(bkz: the beheading of st john the baptist)
(bkz: scudo con testa di medusa)
(bkz: david with the head of goliath) caravaggio'nun kiliseye kendini affetirmek için çizdiği fakat ne yazık ki yerine ulaştıramadan öldüğü eser olması sebebiyle bende yeri ayrıdır.
(bkz: souper à emaüs)
(bkz: bacchus)
(bkz: the seven works of mercy)
(bkz: the beheading of st john the baptist)
(bkz: scudo con testa di medusa)
devamını gör...
her güne bir kitap
çünkü;
kışı andıran bir yürektense..bir yangın yeğdir..
istanbul kırmızısı
(bkz: ferzan özpetek)
can sanat yayınlarının şubat 2014 de yapmış olduğu ilk basımından 20.000 adet oluşturulan,
bir ferzan özpetek romanıdır.
kitap iç kısmının sayfa konumları tasarım olarak hazırlanmış olup,
kapak tasarımı da dahil olmak üzere utku lomlu imzası taşımaktadır.
kitap ilk girişinde annesi simone ye ithaf edilmiş ve şu cümle ile dikkati üzerine okuyucu da çekmiştir.
"çünkü aşk gerçekten hayattaki en önemli şeydir.."
henüz daha çok başında olduğum kitap,
dostane bir kitapsever in
şiddetle oluşturduğu tavsiyesi üzerine kitaplığımla ve gözlerimle buluşmuştur.
bildiğiniz üzere,
(bkz: ferzan özpetek) i
fimleri ile adini tanımıştık.
bilgilendirmeye göre sevginin ve hüznün romanı olan istanbul kırmızısı
sanatçının sinema eğitimi için gitmiş olduğu italya ya gidişine kadarki istanbul yaşantısından izler taşıyor.
önemli olanın bir şehr-i yasamak değil
yaşatmak olduğunun gerekliliğini de aktarıyor.
ve şu soruyu soruyor..
insan iki şeyi aynı anda sevebilir mi?
iki insanı..?
iki şehr-i.?
iki ülkeyi.?
kışı andıran bir yürektense..bir yangın yeğdir..
istanbul kırmızısı
(bkz: ferzan özpetek)
can sanat yayınlarının şubat 2014 de yapmış olduğu ilk basımından 20.000 adet oluşturulan,
bir ferzan özpetek romanıdır.
kitap iç kısmının sayfa konumları tasarım olarak hazırlanmış olup,
kapak tasarımı da dahil olmak üzere utku lomlu imzası taşımaktadır.
kitap ilk girişinde annesi simone ye ithaf edilmiş ve şu cümle ile dikkati üzerine okuyucu da çekmiştir.
"çünkü aşk gerçekten hayattaki en önemli şeydir.."
henüz daha çok başında olduğum kitap,
dostane bir kitapsever in
şiddetle oluşturduğu tavsiyesi üzerine kitaplığımla ve gözlerimle buluşmuştur.
bildiğiniz üzere,
(bkz: ferzan özpetek) i
fimleri ile adini tanımıştık.
bilgilendirmeye göre sevginin ve hüznün romanı olan istanbul kırmızısı
sanatçının sinema eğitimi için gitmiş olduğu italya ya gidişine kadarki istanbul yaşantısından izler taşıyor.
önemli olanın bir şehr-i yasamak değil
yaşatmak olduğunun gerekliliğini de aktarıyor.
ve şu soruyu soruyor..
insan iki şeyi aynı anda sevebilir mi?
iki insanı..?
iki şehr-i.?
iki ülkeyi.?
devamını gör...
israil
her şehirde arabalar gelin alayı gibi tura çıkmış...
konsolosluğun önüne bakıyorum, skandal.
akıllanmaz efendim bu toplum. akıllanmaz.
yarın bir gün uzun biri çıkacak ve diyecek ki ''biz mi eylem yapın dedik''....
birazzzz yakın tarih yolculuğuna çıkalım.
mavi marmara saldırısı, bu olayın sonuçlarından bahsetmek istiyorum. gerçekten insani yardım için çıkıp giden bir çok insan katledildi. ölüm hiç bir şekilde hak edilmiyordu, fakat uluslarası hukuktan, ilişkilerden bihaber kesim yine ve yeniden mağdur oldu, şu allahın işine bakın sonunda israil özür diledi ve öyle eften püften bir özürle kalmadı. o günün parası ile hayatını kaybeden insanlar için toplamda 20 milyar dolar para ödemesi gerçekleştirdi.
para burada çok ama çok önemsizdir, bir ölünün arkasından verilen meblağ değersizdir benim için öyle, aklı-selim herkes için öyledir,
lakin kiiiiii
akp hökkkümeti ne yaptı dersiniz?
israilin ödediği paranın eşit bir şekilde ailelere dağıtılmasının haksız kazanç olacağını öne sürdü ve her bir aileye 300 milyar verdi.
toplamda 9 insanımız vefat etmişti. ışıklar içinde uyusunlar. vah ki gidene, sabırlar kalanlara....
bakınız giderken bana mı sordunuz cümlesi, dönemin başbakanı tarafından kameraların önünde dile getirildi.
siz en iyisi hemen gaza gelmeyin, hem gaza gelip demiröreni neden zengin ediyorsunuz ki?*
ortadoğu kanseri mi? ortadoğuyu anlamadan, sadece haritaya bakıp, oradan buradan duyduğunuz bilgilerle ahkam kesemezsiniz.
kefenle sınıra filan gitsenize ya siz.....
hem buradan klavye delikanlılığı, kahrolsun israiller, aynn knk aynn kahrolsun israil. smiley was here!!!!!
konsolosluğun önüne bakıyorum, skandal.
akıllanmaz efendim bu toplum. akıllanmaz.
yarın bir gün uzun biri çıkacak ve diyecek ki ''biz mi eylem yapın dedik''....
birazzzz yakın tarih yolculuğuna çıkalım.
mavi marmara saldırısı, bu olayın sonuçlarından bahsetmek istiyorum. gerçekten insani yardım için çıkıp giden bir çok insan katledildi. ölüm hiç bir şekilde hak edilmiyordu, fakat uluslarası hukuktan, ilişkilerden bihaber kesim yine ve yeniden mağdur oldu, şu allahın işine bakın sonunda israil özür diledi ve öyle eften püften bir özürle kalmadı. o günün parası ile hayatını kaybeden insanlar için toplamda 20 milyar dolar para ödemesi gerçekleştirdi.
para burada çok ama çok önemsizdir, bir ölünün arkasından verilen meblağ değersizdir benim için öyle, aklı-selim herkes için öyledir,
lakin kiiiiii
akp hökkkümeti ne yaptı dersiniz?
israilin ödediği paranın eşit bir şekilde ailelere dağıtılmasının haksız kazanç olacağını öne sürdü ve her bir aileye 300 milyar verdi.
toplamda 9 insanımız vefat etmişti. ışıklar içinde uyusunlar. vah ki gidene, sabırlar kalanlara....
bakınız giderken bana mı sordunuz cümlesi, dönemin başbakanı tarafından kameraların önünde dile getirildi.
siz en iyisi hemen gaza gelmeyin, hem gaza gelip demiröreni neden zengin ediyorsunuz ki?*
ortadoğu kanseri mi? ortadoğuyu anlamadan, sadece haritaya bakıp, oradan buradan duyduğunuz bilgilerle ahkam kesemezsiniz.
kefenle sınıra filan gitsenize ya siz.....
hem buradan klavye delikanlılığı, kahrolsun israiller, aynn knk aynn kahrolsun israil. smiley was here!!!!!
devamını gör...
bir yazar sizi takip etmeye başladı
devamını gör...
tartışmada zeki olmayan insanların yaptıkları
tezden ayrı bir şekilde, tezi sunana saldırmak. (bkz: ad hominem)
devamını gör...
efendi erkek vs allahsız kitapsız serseri it şerefsiz erkek
başlığa göre yaptığım çıkarım, allahsız olunca direkt şerefsiz oluyorsun.
devamını gör...




