bahar gelmiş kesin emin oldum. az önce balkona çıktım, nasıl buram buram iğde kokusu geliyor anlatamam.
içime çektim, ohh misss, kokusunda cennet gizli heralde. sıkıntımı bir anda alıp götürdü.
hayatı sevdiren minicik bir andı. paylaşmak istedim.
devamını gör...

yine tesadüfen karşılaşıp kahkaha atmama sebep olan başlıklardan/tanımlardan bir tanesi. *
ben kim efendi kim sevgili bhara, aklına gelenleri görsellerle ile paylaşan bir yazar tanesiyim ancak. yüce gönüllüğünüz ile yaptığınız bu tanım ve benzetme için saygıyla eğiliyorum efendim, eksik olmayın.*
devamını gör...

ne yazıyorsanız doğru düzgün yazın be kardeşim. aşağılamadan yapamıyor musunuz? bıktık bu ego tatmininden ben de bu yazım tarzına isyan ediyorum. eline sazı alan gerizekalısınız bir kere ben çok zekiyim türküsünü çalıyor. üslup deyip susuyorum. haklılık payı olsa bile bu yazım tarzıyla yaptığınız faydalı olmuyor inanın buna artık.
devamını gör...

ah mary vah mary.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

rıfat ılgaz eseri hakkında şöyle bir yorumda bulunmuştur: "eskiden idamlar sabaha karşı yapılırmış. belli bir süre sonra idam yaklaştığında tüm dükkanlar açılmaya, esnaf satış yapmak için bağırıp çağırmaya başlamış.bunun üzerine aileler de o saatlerde sokağa çıkmaya başlamış ve idam vakitleri panayır havasına bütünmüş. sonuçta da ölen bir adama bakarak gülen bir halk görüntüsü oluşmuş.ben de çöken eğitim sistemini anlattım. hepimiz ölen bu sisteme bakarak güldük."

rıfat ılgaz, hababam sınıfına gülünmesi ile bu duruma gülünmesi arasında bir fark görmemiştir. tokat gibi yüzümüze çarpan gerçek de budur. aslında üstat, bizi bize anlatmıştır. her karakter, her olay aslında bir eleştiridir. farklı kültürden, farklı ekonomik düzeyden öğrencilerin, aynı yerde kalıp beraber kopya çekmesi toplumcu anlayışa bir atıftır aynı zamanda. hababam sınıfı'nda üç şeyin eleştirisi yapılmıştır: kopyanın, ezberin, uydurma saygının. rıfat ılgaz da röportajlarında ben komedi düşünmüyorum, yergi yapıyorum demiştir. bütün ülke izledik bu başyapıtı. güldük, eğlendik, bir kez olsun düşündük mü?
devamını gör...

şuuru kapalı hastaya tedavi ister misin diye sorulmaz.
laiklik düşmanları sinirinden kudurangillerden olmaya devam etsin.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insanların davranışları gibi, yüz ifadelerini de değiştiren bir duygudur.
bebeği karnında anne adayının karnını okşarken ya da doğum yapmış bir annenin yavrusunu kucağına alırken yüzünde bir ışıltı, hoş bir bakış, tatlı bir gülüş, merhametli bir duruş vardır.
devamını gör...

arkadaş zekai özger'e selam olsun.

aşkla sana
alnını
dağ ateşiyle ısıtan
yüzünü
kanla yıkayan dostum
senin
uyurken dudağında gülümseyen bordo gül
benim kalbimi harmanlayan isyan olsun
şimdi dingin gövdende
uğultuyla büyüyen sessizlik
birgün benim elimde
patlamaya sabırsız mavzer olsun
başını omzuma yasla
göğsümde taşıyayım seni
gövdem gövdene can olsun
söyle bana ey
ölümün açıklayıcı pervanesi
hangi yavru tek başına yiğittir
hangi yangın bir başına söndürülür
ah herkes susuyor
hiçkimse bilmiyor içimin yangınını
ah herkes mi susuyor
kalbimi kalbine bağladım dostum
ah herkes mi susuyor
kalbi kalbimize benzeyen dostlar
bir çarmıh gibi bırakıyorken kendini dünyaya
hayatın ateş renkli kelebekleri
bir bir tutuluyorken korkunç koleksiyonlar için
ah herkes mi susuyor
bağırsam içimdeki dehşeti
hırsım deler mi toprağı
beni
acısıyla onduran
dostumu
aşkla vurduran hayat
sana
yaşananla harlanan bağrımın sevdasını akıttım
dünyanın yeni baharına
çatlarken kadim güneş
bağrım delinirken fidanların kanıyla
anamın doğurgan karnıdır diye
sevgilimin sütlenecek göğsüdür
diye
dostumun üretken gülüdür diye
sana bağlandım
sana sarıldım
beni umutsuz koma
tarihle avutma beni
çünki aşkla sınanmışım sana
sana yangınla, suyla, ateşle
ölümle, yaprakla, şiirle sınanmışım
ey yaşarken kanayan acı
şimşekli gök, tufan, kan fırtınası
uçurum kıyısında hızla büyüyen ot
yapraksız bir ölümün anısı için
körpecik kuzuların derisi için
beni tarihle avutma
umutsuz koma beni
akıtsam deliren sevdamı
köpürür mü hayatı besleyen su
ey benim
yedi başlı kartalım
her başını
bir dağ başlangıcında koyanım
senin
böyle diri bir akarsu gibi kıvrılan gövdendir
bizim aşkımızı solduranların korkusu
çünki elbette bir su
kendi akacağı toprağın sertliğini bilir
ve suyun gövdesiyle yırtılınca toprak
artık ırmak mı ne denir
işte devrim
ona benzer bir akışın hızına denir
yarın ne olur bilirim ben
bahar gelir, otlar büyür
ölüm de yapraklanır
bir dağ bulur uzun uzun bakarım
bir çam ağacı gölgesi
güzel kokular veren
bir damla güneş görünce
sana da gülümseyeceğim yarın
şimdi senin uzanıp yattığın otlarda
yarın yeni bir yeşillik büyüyecek

devamını gör...

benim bildiğim bu ve benzeri platformlara ve dahi içeriklerine sadece talep eden erişebiliyor. yani cem küçük görmek istemediği bir şeyi görmek istemiyorsa netflix izlemez. netflix'i varsa da bahsi geçen kişilerin yapımlarını izlemez. her türlü anlamsız bir tweet. ben de mal görmek istemiyorum mesela.
devamını gör...

çoğu zaman beynin ufak bir oynu sonucu gelişen ve "hissediyorum" kelimesini kullandığımız cümleler kurduran bilinçaltı oynu.


çoğu zaman beynin ufak bir oynu sonucu gelişen[...]

şunu şöyle açıklayayım; diyelim ki biri önünüze 6 cisim koydu ve bunlar farklı renkte olan cisimler. size dedi ki; "sence benim seçtiğim hangisiydi?" cisimlere bakarsınız, renklerden biri öyle çarpıcıdır ki, içinizden bir ses size onu seçmeniz gerektiğini söyler. ve bam! sonuçta siz doğru olanı seçmiş olursunuz lakin burada işlemi altıncı his gerçekleştirmez, seçtiğiniz cisim daha renkli/güzel şekilli olduğundan beyniniz uyarıcı vari bir tepki alır. böylece siz altıncı hissinizin kuvvetli olduğunu sanırsınız. halbuki her şey ufak bir beyin oynudur. *)
devamını gör...

ben : bayram bitti, doğum günü bitti.anneanneden para almak yok. verirse teşekkür edip iade edeceksiniz.
oğlum: ama almayınca üzülüyor.
ben: olsun, kötü alisacaksiniz böyle. hem paraya ihtiyacınız yok ki,ne isterseniz alıyoruz.o da biraz üzülür ama sonra alışır.
oğlum: yaşlı hasta kör bir kadını üzerek günaha girmemizi mi istiyorsun ? bu yaştan sonra alışamaz yeni şeylere.
devamını gör...

an itibarıyla domestic hıyar semtin sokaklarında bunu söylüyormuş diyorlar:

modlara uyarı editi: domestic kırmızı çizgimizdir, başlıklarını seyre çıkarmayınız.
devamını gör...

marcus aurelius, platon' un 'devlet' kitabında hayal ettiği filozof yöneticidir.

içinde bir iyilik pınarı var. sen kazdıkça o fışkırarak akacak.

düşün ki bir imparatorsun,
istediğin güce, ünvana, paraya sahipsin.
hâl böyle olunca bilgeliğin insana daha zor ulaşması gerekir. çünkü bu ihtişam beraberinde kibir de getirir.
marcus bir imparator olmasına rağmen sert yataklarda yatmış, doymadığı sofralardan kalkmıştır. o imparator olmasının yanında stoacı bir yaşamı benimsemiş bir filozoftur. tabii hayatta bizi yetiştiren, eğiten karşılaştığımız insanlarında bizi etkileme gücünden bahsetmek gerekecek. marcus'un hocası, fikirleriyle özgürleşen köle epiktetos tur. ondan etkilenmemek mümkün değildir.

marcus, bilgelik, cesaret, adalet ve ölçülülük paralolarına sadık kalmıştır.

marcus aurelius, öfkeden çokça bahseder. öfkenin doğaya aykırı olduğunu, sürekli öfke takınan birinin gün gün solmaya başladığını söylemiştir. öfke akıl dışıdır. ve bu duygu zarar vermeden bırakmaz. marcus öfkesini gösterebilecek konuma sahipken bu yolu tercih etmemiştir.

mutluluk ve düşünce biçimimiz arasında bir bağ vardır. içinde karanlık duygular varsa hayatın ona göre şekillenir. her şey düşüncene bağlı, düşüncen sana bağlı. o hâlde değişim için yola koyulmalı. hakikate ulaşmak için değişime açık olmalı.

istediğin şeyi aramaktansa onun önündeki engelleri kaldırmak daha mantıklıdır. bu engellere göğüs germek ise cesur bir harekettir. ilgilendiklerin, isteklerin senin insanlar üzerindeki intibandır. değerin ilgi duyduğun şeylerle ölçülür.

bugün liderliğini çok doğru bir şekilde kullanmış, topluma ışık olan filozoflardan marcus aurelius'u anlattık.*ilkelerinden, ideallerinden ve karakterinden ödün vermeyen değerli bir önderi konu alarak rengime renk kattım.. bir de allah yürü ya kulum derse tamamım. **
devamını gör...

olacak o kadar bu akşam değil miydi ya.
devamını gör...

doğum, yaşam ve ölüm. üçü de mucize. acı bir mucize.
devamını gör...

2 tanedir. birisi bu espiriyi yapmak zorundaydı, tamam vurmayın.
devamını gör...

hahah "günah dolu geceler" dediği de demet akalın'ın ayaklarını konuşmak he

gecikmeli de olsa iyi yayınlar. herkese sevgiler. geldiğim gibi gidiyorum. büfeci'ye ayrıca sevgiler.*
devamını gör...

kesinlikle bu saatler. kinci, nefret kusan tayfa yok ortalarda. huzur çökmüş sözlüğe. mis gibi ortam.
devamını gör...

and dağları'nın en yüksek kesimlerinde yaşayan, camelidae* familyasından memeli bir hayvan türü. bilimsel tür adı vicugna vicugna. görünüş ve özellik bakımından lama'ya çok yakın, omuzdan yere yüksekliği 90cm kadar, sarımsı kahverengi postlu bir hayvandır. boynunun altında beyaz, ince bir sakal bulunur. ipeksi kürkü yün olarak kullanıldığı için değerlidir. vikunyalar sürü halinde yaşar, ot ve geniş yapraklı bitkiler ile beslenirler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim