rte'nin 2021'i şahlanış senesine döndüreceğiz açıklaması
(bkz: ay ben gülerim)
devamını gör...
feminizmdeki inanılmaz mantık hatası
dönemin şartları gereği erkek avlanırken kadın mağarayla, çocuklarla uğraşan bir cinsti. bunların temel nedenlerinden bazıları; kas gücü, farklı yetiler, doğuran cins ya da içsel dürtüler gibi şeylere bağlanabilir. zannediyorum ki sahiplenme dürtüsünü keşfeden ilk insan da, cinsel ilişkiye girdiği eşinden doğan çocuğu kendisine benzetmesiyle birlikte keşfetti. haliyle eşini de sahiplenip onlara karşı bir sorumluluk hissetti. fakat o zamanlarda kimsenin aklına zannetmiyorum ki kadın-erkek eşit olmalıdır, faruk bugün ben avlanacağım sen mağaraya göz kulak ol demek gelmemiştir. çünkü ihtiyaç olarak görülmemiştir bu. herhangi bir iyi niyet ya da kötü niyet arandığını da sanmıyorum.
fakat insan gelişimi bu zamandaki formuna, mevcut forma evrildikçe, akıl kapasitesi ya da algısı değiştikçe şartlar da değişmiştir. kolektif ve bireysel örgütlenmeler, ideolojiler ya da fikir ayrılıkları da döneme göre değişiklikler göstermiştir. feminizm, kadın-erkek eşitliği, sınıf eşitliği ya da sadece eşitlik -adına ne derseniz deyin- bu şekilde türetilmiş ve geliştirilmiştir.
fakat kolektif bilincin feministleri akıl almaz yerlere sürüklediği göz ardı edilemez bir gerçektir. kendini feminist olarak tanımlayanların bireysel olarak kendilerine sorması gereken ''ben neyi savunuyordum ve kolektif bir beyin olarak neyi savunuyoruz?'' olmalıdır. aradaki farkın anlaşılması son derece önemlidir.
kapitalist bir düzene geçilmesiyle birlikte, kadınların da üretime katılmaları mümkün oldu. fakat bu aile temellerinin sarsıldığı ya da yıkıldığı anlamına gelmemelidir. kapitalizm kadınların özgürleşmesi ya da kurtuluşuyla ilgilenmez çünkü. sadece ekonomik olarak bağımsız olmalarını sağlayabilir. en temel eşitsizlik olarak görülen sınıf eşitsizliğinin ortadan kalkması gerekir ki sınıf eşitsizliğini ortadan kaldırmak da kapitalist bir düzen içerisinde ne kadar mümkün bunu bir düşünmek gerekir. en azından sosyalist feminizmin görüşü bu sınıf kavramını ortadan kaldırınca eşitsizliğin çözülebileceği yönündedir.
aç ile tokun, mülk sahibi ile mülksüzün, siyah ile beyazın ya da burjuva ile işçinin arasındaki eşitsizlik ortadan kalkmadığı sürece, hem kadınların erkeklerle hem de tüm kadınların birbirleriyle eşitliğinden bahsetmek pek mümkün olacakmış gibi görünmüyor. çelişki de zaten tam olarak bu.
fakat insan gelişimi bu zamandaki formuna, mevcut forma evrildikçe, akıl kapasitesi ya da algısı değiştikçe şartlar da değişmiştir. kolektif ve bireysel örgütlenmeler, ideolojiler ya da fikir ayrılıkları da döneme göre değişiklikler göstermiştir. feminizm, kadın-erkek eşitliği, sınıf eşitliği ya da sadece eşitlik -adına ne derseniz deyin- bu şekilde türetilmiş ve geliştirilmiştir.
fakat kolektif bilincin feministleri akıl almaz yerlere sürüklediği göz ardı edilemez bir gerçektir. kendini feminist olarak tanımlayanların bireysel olarak kendilerine sorması gereken ''ben neyi savunuyordum ve kolektif bir beyin olarak neyi savunuyoruz?'' olmalıdır. aradaki farkın anlaşılması son derece önemlidir.
kapitalist bir düzene geçilmesiyle birlikte, kadınların da üretime katılmaları mümkün oldu. fakat bu aile temellerinin sarsıldığı ya da yıkıldığı anlamına gelmemelidir. kapitalizm kadınların özgürleşmesi ya da kurtuluşuyla ilgilenmez çünkü. sadece ekonomik olarak bağımsız olmalarını sağlayabilir. en temel eşitsizlik olarak görülen sınıf eşitsizliğinin ortadan kalkması gerekir ki sınıf eşitsizliğini ortadan kaldırmak da kapitalist bir düzen içerisinde ne kadar mümkün bunu bir düşünmek gerekir. en azından sosyalist feminizmin görüşü bu sınıf kavramını ortadan kaldırınca eşitsizliğin çözülebileceği yönündedir.
aç ile tokun, mülk sahibi ile mülksüzün, siyah ile beyazın ya da burjuva ile işçinin arasındaki eşitsizlik ortadan kalkmadığı sürece, hem kadınların erkeklerle hem de tüm kadınların birbirleriyle eşitliğinden bahsetmek pek mümkün olacakmış gibi görünmüyor. çelişki de zaten tam olarak bu.
devamını gör...
ağlanılan en ilginç yer
iş yerinden çok sevdiğim bir arkadaşım ile tartışıp, konunun içinden çıkamayınca gündüz vakti ofisten yanıma çanta vs almadan çıkıp çiftehavuzlar-caddebostan migros arası sahilde deli gibi yürümüştüm, yağmur yağıyordu, ben ağlıyordum. ıslandım, ağladım, sakinledim, geri döndüm. iyi gelmişti...
devamını gör...
kişide kaçma isteği uyandıran sözcükler
devamke.
bunu bulanın yatacak yeri yok.
bunu bulanın yatacak yeri yok.
devamını gör...
korku filmi klişesi
-yeni taşınan gizemli komşu ve tuhaf hareketleri
-lanetli ev.genelde ormanın içindedir.kapılar,pencereler kendi kendine çarpar.
-lanetli ev.genelde ormanın içindedir.kapılar,pencereler kendi kendine çarpar.
devamını gör...
esprili kızların erkekler tarafından tercih edilmemesi
ilişkinin iplerini elinde tutmak isteyen ve korkak er kişisidir. espri yeteneği zeka gerektirir. düşünce şekli bu yönde olan er kişisi zeki kadından korkar, su altından saman yürütemeyeceğinin farkındadır. bu farkındalık zekasından ötürü değildir. köylü kurnazıdır sadece.
küçük bir not: bu kızlarımız tercih edilmezler, tercih ederler.
küçük bir not: bu kızlarımız tercih edilmezler, tercih ederler.
devamını gör...
sözlüğün yeni haline alışamama sorunsalı
ben aşırı sevdim valla. daha işlevsel.
devamını gör...
normal sözlük’ün umutları yeşertmesi
destek olduğu kampanya ve düzenleyeceği etkinliklerle kalbimizi kazanmıştır. iyi ki geldin kafa sözlük!
devamını gör...
engelli biriyle evlenmemek
arkadaşlarımın ebeveynleri var. birinin hem annesinin hem babasının işitme yetisi farklı, diğerinin ise babasının işitme yetisi farklı. insanlar sevdiği zaman seviyor. yeteneklerin farklı olması bu kişilerin sevmesine ve sevilmesine engel değil. doğru insanı bulmak herkes için zor. eminim bu ilişkiler pek çok farklı zorluğu beraberinde getiriyordur ancak bu yalnızlığa mahkum bir hayat sürmeleri gerektiği anlamına gelmiyor.
pek çok engelli derneğinin kendi klüpleri, sosyalleşme aktiviteleri var. yurtdışındaki kadar fazla olmamakla birlikte bunlar türkiye'de de mevcut.arkadaşlarımın aileleri bu aktivitelerde tanışmışlar. içinde bulunduğum için zorlukları, ihtimallerin ne olduğu hakkında yazamam ancak bu konuda yazarken ben olmam, olamam ya da bu insanların birlikte olma şansı yok tarzında yorumlarda bulunmanın hassasiyetle bağdaşmayacağı görüşündeyim. yazılarınızı okuyan kişinin umutlarının yıkılmasına, kendini yalnızlığa mahkum hissetmesine neden olabilir. bazı konularda söyleyecek iyi bir şeyiniz yoksa yorum yapmamak çok daha olgun bir davranıştır.
edit - ekleme: bu arada üniversitede kızlar arasında son derece popüler olan arkadaşımı hatırladım. yetenekleri farklıydı ama kadın mıknatısıydı. yine gazetecilik yapan görme engelli bir iş arkadaşımız evlenerek mutlu bir yuva kurmuştu. ben sadece iki dakika düşünmekle 4 tane çifti hatırladığıma göre yetenekleri farklı olan kişilerin doğru insanları bir yerlerde onları bekliyor olmalı.
pek çok engelli derneğinin kendi klüpleri, sosyalleşme aktiviteleri var. yurtdışındaki kadar fazla olmamakla birlikte bunlar türkiye'de de mevcut.arkadaşlarımın aileleri bu aktivitelerde tanışmışlar. içinde bulunduğum için zorlukları, ihtimallerin ne olduğu hakkında yazamam ancak bu konuda yazarken ben olmam, olamam ya da bu insanların birlikte olma şansı yok tarzında yorumlarda bulunmanın hassasiyetle bağdaşmayacağı görüşündeyim. yazılarınızı okuyan kişinin umutlarının yıkılmasına, kendini yalnızlığa mahkum hissetmesine neden olabilir. bazı konularda söyleyecek iyi bir şeyiniz yoksa yorum yapmamak çok daha olgun bir davranıştır.
edit - ekleme: bu arada üniversitede kızlar arasında son derece popüler olan arkadaşımı hatırladım. yetenekleri farklıydı ama kadın mıknatısıydı. yine gazetecilik yapan görme engelli bir iş arkadaşımız evlenerek mutlu bir yuva kurmuştu. ben sadece iki dakika düşünmekle 4 tane çifti hatırladığıma göre yetenekleri farklı olan kişilerin doğru insanları bir yerlerde onları bekliyor olmalı.
devamını gör...
kafa kafaya radyo yayını
ilk yayın için güzel iş çıkartan kafadarları tebrik etmek lazım. diyaloglar akıcı çok az es var. beğendiğim bir yayın oluyor. sonrası için ümit verdi.
bu arada dağınıklığı kafaya takmayın daha samimi bir hava katıyor. önemli olan akıcılık. akmıyorsa dağınıklık sıkıntı...
bu arada dağınıklığı kafaya takmayın daha samimi bir hava katıyor. önemli olan akıcılık. akmıyorsa dağınıklık sıkıntı...
devamını gör...
koleksiyon yapmak
devamını gör...
esogü tıp öğrencilerinin sınav mağduriyeti
gündemde tutulması ve öğrencilerin mağduriyetlerinin giderilmesi gereken bir konudur.
gecesini gündüzüne katarak çalışan öğrencilerin emekleri, bu şekildeki basit hatalar ile hiçe sayılmamalıdır.
gecesini gündüzüne katarak çalışan öğrencilerin emekleri, bu şekildeki basit hatalar ile hiçe sayılmamalıdır.
devamını gör...
kız istemenin kadınları aşağılaması
"kadın bir erkeğe varmaz, kadın bir erkeğe verilmez ve bir erkek bir kızı almaz. almak, vermek; bu tabirler kadını kıymetten düşüren, ona ahkar mahiyeti veren şeylerdir. ve her şeyden evvel bu zihniyeti kadınlarımız kafalarından çıkarmalıdır. bilmelidirler ki iki cins birbiriyle hayatlarını birleştirirken yuvaya getirdikleri aynı kıymette şeylerdir ve koca mal sahibi değil, hayat ortağı demektir. bu hukuk müsavatı kadınlarımızın şuurunda yer ettikten sonra onların kuvvetli ve hakiki bir insan olmak için dimağı ve fikri sahada da yükselmek isteyecekleri tabiidir. memleketimizin kadın ve erkeklerini, biri diğerini sürükleyen ve taşıyan değil, el ele ve aynı tempoda yürüyen iki mahluk olarak göreceğimiz günün uzak olmamasını dilerim."*
aklıma ilk bu sözler geldi. şahsen bu paragrafta en çok ilk cümleye katılıyorum. kadın bir erkeğe verilmez ya da ona varmaz. hatta zaten aslında kız istemede kadının fikri sorulmaksızın direkt babaya hitap edilmesi de saygıdan dolayı gösterilse de çok doğru değil aslında. ama şöyle bir şey var ki bu eski bir adet. o zamanki mantığı çok da kötü ya da aslında o zamanki mantığı işte kadınları bir malmış gibi alıp verelim olayı değildi bence. yani ben öyle olduğunu düşünüyorum. sadece büyüklere saygıdan gibi duruyor bu adet. ki zaten artık çok fazla da bir numarası kalmadı. zaten babalar değil esasında kadınlar karar veriyor yollarını birleştirmek istedikleri erkeğe. erkek de aynı şekilde. bu yüzden bu kadar büyütmeye gerek yok aslında. hani öyle eskilerden bir adet ve kötü yorumlanmadığı sürece ve kötü bir şekilde uygulanmadığı sürece çok da büyük bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. bence asıl sıkıntı zihniyette. yukarıdaki yazıda olduğu gibi bir kadının alınıp verilebileceği gibi bir zihniyet varsa asıl sorun orada. ve eğer bu adet o zihniyetlerce yanlış yorumlanıyorsa işte sıkıntı burada. yoksa artık bu adeti böyle görmeye gerek yok. formalite gibi gelip geçiliyor. bunu nasıl yorumladığınıza bağlı. hem biraz da tanışmak olsun maksat. yoksa karar zaten verilmiş. o yüzden de önemli olan adetler değil önemli olan zihniyet. bu adete de bu kadar çok takmayın derim. sonuçta artık bunun çok da bir önemi de kalmadı. ister bu adeti yerine getirin ister getirmeyin. ama artık o kadar değeri ve önemi de kalmadığı için aşağılama gibi bir durum da yok aslında. siz sadece sabahattin ali'nin sözlerine dikkat edin derim*.
aklıma ilk bu sözler geldi. şahsen bu paragrafta en çok ilk cümleye katılıyorum. kadın bir erkeğe verilmez ya da ona varmaz. hatta zaten aslında kız istemede kadının fikri sorulmaksızın direkt babaya hitap edilmesi de saygıdan dolayı gösterilse de çok doğru değil aslında. ama şöyle bir şey var ki bu eski bir adet. o zamanki mantığı çok da kötü ya da aslında o zamanki mantığı işte kadınları bir malmış gibi alıp verelim olayı değildi bence. yani ben öyle olduğunu düşünüyorum. sadece büyüklere saygıdan gibi duruyor bu adet. ki zaten artık çok fazla da bir numarası kalmadı. zaten babalar değil esasında kadınlar karar veriyor yollarını birleştirmek istedikleri erkeğe. erkek de aynı şekilde. bu yüzden bu kadar büyütmeye gerek yok aslında. hani öyle eskilerden bir adet ve kötü yorumlanmadığı sürece ve kötü bir şekilde uygulanmadığı sürece çok da büyük bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. bence asıl sıkıntı zihniyette. yukarıdaki yazıda olduğu gibi bir kadının alınıp verilebileceği gibi bir zihniyet varsa asıl sorun orada. ve eğer bu adet o zihniyetlerce yanlış yorumlanıyorsa işte sıkıntı burada. yoksa artık bu adeti böyle görmeye gerek yok. formalite gibi gelip geçiliyor. bunu nasıl yorumladığınıza bağlı. hem biraz da tanışmak olsun maksat. yoksa karar zaten verilmiş. o yüzden de önemli olan adetler değil önemli olan zihniyet. bu adete de bu kadar çok takmayın derim. sonuçta artık bunun çok da bir önemi de kalmadı. ister bu adeti yerine getirin ister getirmeyin. ama artık o kadar değeri ve önemi de kalmadığı için aşağılama gibi bir durum da yok aslında. siz sadece sabahattin ali'nin sözlerine dikkat edin derim*.
devamını gör...
kara kuruş
17. yüzyıldan önce osmanlı ülkesinde geçerli olan alman gümüş sikkesi. bu sikkeler, osmanlı kuruşu şeklindeydi. bir buçuk alman sikkesinin değeri, bir osmanlı altını ediyordu. altının değeri 120 akçe iken, bu sikkenin değeri de 80 akçeye tekabül ediyor.
devamını gör...
sözlüğün iyice wikipedia'ya dönmesi
direk kopyala yapıştır yaptıkları için bende karşıyım. kendi fikirleri , bildiklerini ve konu hakkında yorumlarınızı yazsalar zaten bu kadar hızlı başlık açılmaz . hatta bazıları kopyalayıp yapıştırdığı şeyleri okuduğunu bile düşünmüyorum.
devamını gör...
marie curie (yazar)
çok cici resimler yapıyormuş, çok yetenekli bir fizikçiymiş, bura kesmemiş onu, ınstagrama açılmış öyle diyor onun hakkında kuşlar.
devamını gör...
zengin müslümanların gösteriş meraklısı olması
zengin laik/dindar/liberal/faşist/ülkücü/yobaz zenginlerin gösteriş meraklısı olması ile aynı durumdur. algıda seçicilik ve inceleyenin inancına ters davranışlar nedeniyle daha çok göze batmaktadır. görgüsüz her inançta/inançsızlıkta görgüsüzdür ya da görgüsüzlüğün dini olmaz da diyebiliriz.
devamını gör...
apeiron
anaksimandros için her şeyin nedeni olan ilk varlık. apeiron sonsuzluk anlamına geldiği gibi belirsizlik anlamına da gelmektedir. arkhe sorusunun cevabı bu belirsiz-sonsuz olan şeydir. aslında bu şekilde evrenin ortaya çıkışındaki belirsizliğine vurgu yapılır. yani evrenin neyden oluştuğunu bilemeyiz o halde bu şey sonsuzluktur.
bu kavram soyut bir kavramdır her ne kadar tartışmalar yapılsa da. thales'in problemi su ile çözmeye çalışması anlamsızdı anaximandros için. çünkü nedenler silsilesinde illaki başka bir şeye ihtiyaç duyulacaktı. bundan dolayı çare: apeiron idi.
bu kavram soyut bir kavramdır her ne kadar tartışmalar yapılsa da. thales'in problemi su ile çözmeye çalışması anlamsızdı anaximandros için. çünkü nedenler silsilesinde illaki başka bir şeye ihtiyaç duyulacaktı. bundan dolayı çare: apeiron idi.
devamını gör...
eski sevgiliden öğrenilen bir şey
tecrübe. bir de tavsiye, o an ayıla bayıla yaşadığınız ilişkilerinizi sonradan fazla gömmemeye çalışınız, saygıyı hak eder hepsi. anı yaşamayı becerebilmek için büyük bir çaba harcanan şu hayatta recorder a anı diye kaydedip geçiniz. buradan sonradan kötülediğim ilişkilerime özür yolluyorum.
devamını gör...
normal sözlük'ün en nefret edilen yazarı
kimseden nefret etmiyorum. üşenirim ki ben nefret etmeye.
devamını gör...