bir kadının erkek berberine gitmesi
bugün bizzat yaşadığım çılgınlık, yaşatanlar sağolsun..
sebebi ise: sadece kahkul kestirmek için fiyat sorduğum kadın kuaförü dünya para(!) isteyince, yolumun üstündeki berbere sordum "yaparız, ne kadar verirseniz" dedi ve bahçede sıra bekledim, sıra bana geldi ve 'müthiş' sonuç, saç kırıkları içinde ikna ettim*'gelmeden arayın ama' dedi cınımm.. forever burhan berber*
+ve sonuca gelirsek;
uzuuun süren durgunluk sonrası 'hazır bulmuşuz, yolalım' zihniyetle piyasayı şişirip kazıklamalı mı? yoksa gerçekten emeğin karşılığı olanı mı istemeli..?
sebebi ise: sadece kahkul kestirmek için fiyat sorduğum kadın kuaförü dünya para(!) isteyince, yolumun üstündeki berbere sordum "yaparız, ne kadar verirseniz" dedi ve bahçede sıra bekledim, sıra bana geldi ve 'müthiş' sonuç, saç kırıkları içinde ikna ettim*'gelmeden arayın ama' dedi cınımm.. forever burhan berber*
+ve sonuca gelirsek;
uzuuun süren durgunluk sonrası 'hazır bulmuşuz, yolalım' zihniyetle piyasayı şişirip kazıklamalı mı? yoksa gerçekten emeğin karşılığı olanı mı istemeli..?
devamını gör...
fuckbuddy'e aşık olmak
fuckbuddye aşık olmaktan daha kötü bir şey varsa o da aşık olduğun kişinin seni fuckbuddy olarak görmesidir
devamını gör...
evladını kendisiyle tartışabilecek konumda görmeyen baba
oo daddy issues, alırım bi’ dal.
babamı gömdüm ben. daha doğrusu onlar gömdü ben gömemedim önce. herkes başka türlü yaşıyormuş yasını, acısını. bunu anlayamadım, algılayamadım başlarda. özlemedim ben daha babamı diye geçti kafamdan, bundan daha uzun seyahatlere çıkıyordu daha kaç gün oldu ki diye düşündüm. ağladılar, özlediler, dövündüler ben durdum öyle. acı, sızı hatta öfke vardı ama özlem, yok. keder, hayır. depresyon, standart dışı. kimseye tutarlılık yemini etmedim. 32 yaşımda duydum bu lafı ilk olarak. çok etkilendim. evet, etmedim. hiçbiriniz de etmediniz. hislerinizle savaşmayın. ve çelişkilerinizle de.
sonra zaman geçti, onlar normalleşti ben dağıldım. hatta hala da dağınığım. daha uzun süren seyahatleri yok bundan. özlemenin güzel bir yanı yok ölüyü. gelmeyecek eli kolu dolu bir yerlerden bir daha. “bıktım valla bu işten bi’ daha gitmeyeceğim bir yere, gerekirse basarım istifayı” diye sızlanıp daha üç ay dolmadan yine düşemeyecek yollara. gitmeyi seviyorsun işte havan kime? sanki biz bilmiyoruz. ama ölmeyi sen de istemedin. daha erkendi. daha mezar yerini bile almamıştın. “sizi bunlarla uğraştırdığım için özür dilerim kızım.” önemli değil baba. bırak da bir şeyleri kızların halletsin.
babam üç kız çocuk büyüttü. belki annemden daha çok ayakları yere basan, ne istediğini bilen, kimseye eyvallahı olmayan kadınlar olmasını isteyerek büyüttü çocuklarını. başardı da. ama ceremesini de en çok kendi çekti. biz böyle kadınlar olacakmışız ama onun da sözünden çıkmayacakmışız. nasıl olacak o tam olarak anlatsana bir? hayır anlamıyorum ki, bana haksız yere ceza verdiğin bir gün, ben tek ayak üstünde yüzüm duvara dönük durup cezam bitince de inadımdan ayağımı yere indirmedim diye benimle gururlanan, “aferin, haklı olduğunu düşünüyorsan kimseye, babana bile ezdirme kendini” deyip duygulanan adamsın sen, yetişkinliğimde seninle tartışmalarımda bana cevap verme nasıl diyebiliyorsun yani? ben mi büyüttüm beni böyle? sorarlar adama. sordum da zamanında. ah deli çağlar... “valla benden memnun değilsen aynaya bak baba, kırıp dizini oturacak, vur kafasına al ekmeğini biri değilsem sorumlusu sensin.” sanki adam yaşadığı kadar daha yaşayacak gerizekalı... bırak çelişkileriyle baş başa onu, he de geç. mutlu mesut yaşasın. ama yok, olmaz. illa söylenecek. illa adam o sorgulamaya sokulacak.
sal baba. boş ver. kimseye tutarlılık yemini etmedin.
babamı gömdüm ben. daha doğrusu onlar gömdü ben gömemedim önce. herkes başka türlü yaşıyormuş yasını, acısını. bunu anlayamadım, algılayamadım başlarda. özlemedim ben daha babamı diye geçti kafamdan, bundan daha uzun seyahatlere çıkıyordu daha kaç gün oldu ki diye düşündüm. ağladılar, özlediler, dövündüler ben durdum öyle. acı, sızı hatta öfke vardı ama özlem, yok. keder, hayır. depresyon, standart dışı. kimseye tutarlılık yemini etmedim. 32 yaşımda duydum bu lafı ilk olarak. çok etkilendim. evet, etmedim. hiçbiriniz de etmediniz. hislerinizle savaşmayın. ve çelişkilerinizle de.
sonra zaman geçti, onlar normalleşti ben dağıldım. hatta hala da dağınığım. daha uzun süren seyahatleri yok bundan. özlemenin güzel bir yanı yok ölüyü. gelmeyecek eli kolu dolu bir yerlerden bir daha. “bıktım valla bu işten bi’ daha gitmeyeceğim bir yere, gerekirse basarım istifayı” diye sızlanıp daha üç ay dolmadan yine düşemeyecek yollara. gitmeyi seviyorsun işte havan kime? sanki biz bilmiyoruz. ama ölmeyi sen de istemedin. daha erkendi. daha mezar yerini bile almamıştın. “sizi bunlarla uğraştırdığım için özür dilerim kızım.” önemli değil baba. bırak da bir şeyleri kızların halletsin.
babam üç kız çocuk büyüttü. belki annemden daha çok ayakları yere basan, ne istediğini bilen, kimseye eyvallahı olmayan kadınlar olmasını isteyerek büyüttü çocuklarını. başardı da. ama ceremesini de en çok kendi çekti. biz böyle kadınlar olacakmışız ama onun da sözünden çıkmayacakmışız. nasıl olacak o tam olarak anlatsana bir? hayır anlamıyorum ki, bana haksız yere ceza verdiğin bir gün, ben tek ayak üstünde yüzüm duvara dönük durup cezam bitince de inadımdan ayağımı yere indirmedim diye benimle gururlanan, “aferin, haklı olduğunu düşünüyorsan kimseye, babana bile ezdirme kendini” deyip duygulanan adamsın sen, yetişkinliğimde seninle tartışmalarımda bana cevap verme nasıl diyebiliyorsun yani? ben mi büyüttüm beni böyle? sorarlar adama. sordum da zamanında. ah deli çağlar... “valla benden memnun değilsen aynaya bak baba, kırıp dizini oturacak, vur kafasına al ekmeğini biri değilsem sorumlusu sensin.” sanki adam yaşadığı kadar daha yaşayacak gerizekalı... bırak çelişkileriyle baş başa onu, he de geç. mutlu mesut yaşasın. ama yok, olmaz. illa söylenecek. illa adam o sorgulamaya sokulacak.
sal baba. boş ver. kimseye tutarlılık yemini etmedin.
devamını gör...
normal sözlük bahar etkinliği
çimlerde yuvarlanacağız sanmıştım.
₺: çiçeklerin kopmayacağı bahardır.
₺: çiçeklerin kopmayacağı bahardır.
devamını gör...
belçika'da cinsel ilişki rıza yaşının 14 olması
yalnız çok komik entryler bulunuyor, zannediyorlar ki bir belçikalı genç 14 yaşındaki türk genci gibi, belçikalı en iyi şeyleri yerken türk genci kuru ekmeğe tamah ediyor, yani fiziksel olarak çok farklı ve olgunlar, ama tabii ki bu 14 yaşının çok küçük olduğunu değiştirmiyor.
ki bu legal olmasa bile avrupalı gençlerin pek çoğu cinsel hayata 14-15 yaşlarında atılıyor.
ki bu legal olmasa bile avrupalı gençlerin pek çoğu cinsel hayata 14-15 yaşlarında atılıyor.
devamını gör...
sütyenin günlük hayatta kullanıldığı alanlar
kışın kulaklık niyetine.
devamını gör...
kafaperest yazarın vedası
kafaperest t: kafa sözlüğe taparcasına kısa sürede bağlanan, fazla ehemmiyet veren*
baktım başka şeyle uğraşırken bile turuncu ekran gözlerimin önünde, tanımlar sanki ekran akışında değil de beynimde akıyor, her birini yakalamaya çalışıyorken buluyorum kendimi. ‘böyle olmaz’ dedim sonra yaşamanınacemisi, bir yığın perestliğin vardı birde bunu mu ekledin hayatımıza? dünyaperestliğin, eşyaperestliğin, sözcükperestiğin, gezmeperestliğin yetmezmiş gibi birde kafaperestlik mi çıktı? bir şeyi de tadında bırak, yok arkadaş olmuyor, başka şey yazarken tanım odaklı çalışıyor beynim, suya yazı yazarken buluyorum kendimi. en büyük büyünün sözcük olduğuna inandığım için, alamet-i farikam da diğerkamlık (diğer insanların hislerini en az kendi hisleri kadar merak eden anlamında kullanılmıştır) olduğu için ve iyi bir kelime dilencisi olduğum için o kadar çok vakit geçirdim ki şu bir haftada kafa dünyasında tamam diyip kenara çekiliyorum çok kısa sürdü bu muydu diyeceksiniz, yetersiz olmamak, yeterlilik seviyesine ulaşıp öyle gelmek için şimdilik veda edelim.
her bir yazarın sözcüğüne sağlık keyifle okudum, harflerden, sözcüklerden oluşmuş şatolarınız arasında dolaşmak çok güzeldi, şimdilik hoşçakalın
bir tatlı huzur aldık ve gidelim.
baktım başka şeyle uğraşırken bile turuncu ekran gözlerimin önünde, tanımlar sanki ekran akışında değil de beynimde akıyor, her birini yakalamaya çalışıyorken buluyorum kendimi. ‘böyle olmaz’ dedim sonra yaşamanınacemisi, bir yığın perestliğin vardı birde bunu mu ekledin hayatımıza? dünyaperestliğin, eşyaperestliğin, sözcükperestiğin, gezmeperestliğin yetmezmiş gibi birde kafaperestlik mi çıktı? bir şeyi de tadında bırak, yok arkadaş olmuyor, başka şey yazarken tanım odaklı çalışıyor beynim, suya yazı yazarken buluyorum kendimi. en büyük büyünün sözcük olduğuna inandığım için, alamet-i farikam da diğerkamlık (diğer insanların hislerini en az kendi hisleri kadar merak eden anlamında kullanılmıştır) olduğu için ve iyi bir kelime dilencisi olduğum için o kadar çok vakit geçirdim ki şu bir haftada kafa dünyasında tamam diyip kenara çekiliyorum çok kısa sürdü bu muydu diyeceksiniz, yetersiz olmamak, yeterlilik seviyesine ulaşıp öyle gelmek için şimdilik veda edelim.
her bir yazarın sözcüğüne sağlık keyifle okudum, harflerden, sözcüklerden oluşmuş şatolarınız arasında dolaşmak çok güzeldi, şimdilik hoşçakalın
bir tatlı huzur aldık ve gidelim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği çileler
mental olanlara değinmek istemiyorum zira geçmişe dönüp bakmayı hiç sevmem.
fiziksel olarak mide gribi üç senedir yılda bir kez belli bir süre yaşadığım en büyük çile.
fiziksel olarak mide gribi üç senedir yılda bir kez belli bir süre yaşadığım en büyük çile.
devamını gör...
evli çiftlerin itici davranışları
sadakatsiz olmaları. hayır madem sadık kalamayacaksınız bu neyin fantazisi? evlenmeyin o zaman. evlilik sosyal bir kurumdur ilkesini savunanlardanım. bu kuruma ihanet eden topluma ihanet eder.
dipnot: genelleme değildir, üzerine alınanlar için geçerlidir. *
dipnot: genelleme değildir, üzerine alınanlar için geçerlidir. *
devamını gör...
evde kaybolan eşyalar
nereye koyduysan ordadır.
devamını gör...
2 yaşındaki tecavüz mağduru
insanlığımdan utandım, bu cümleleri okurken utandım. sen nasıl bir varlıksın bunu yapabilecek kadar nasıl gözün dönmüş olabilir. diyecek söz bulamıyorum senin ben cibilliyetini mikeyim. ülke değil nerden baksan bok çukuru ...
devamını gör...
yanlış kişiye mesaj atmak
mesaj atmaya bahane arayan insanların uydurduğu yalan.
böyle birşey yok.
sakince de ki sana yazmak istedim, evet aynen öyle.
kocaman ismim yazıyor orada, profil fotoğrafım var, nasıl yanlışlıkla bana atmış olabilirsin?
kendimi bildim bileli salağım ben bile böyle birşey yapmadım.
böyle birşey yok.
sakince de ki sana yazmak istedim, evet aynen öyle.
kocaman ismim yazıyor orada, profil fotoğrafım var, nasıl yanlışlıkla bana atmış olabilirsin?
kendimi bildim bileli salağım ben bile böyle birşey yapmadım.
devamını gör...
pers mitolojisi
karakterler güçlü bir biçimde ikiye ayrılmıştır. iyi olanlar ve kötü olanlar. bu iyi- kötü anlayışı pers mitolojisinde hikâye, figür ve motiflere de yansır.
pers mitolojisi ve destanlarındaki en ünlü iyi karakter rüstem olarak karşımıza çıkar.
rüstem (veya zaloğlu rüstem) – iran (pers / fars) mitolojisinin efsanevî kahramanıdır. iran şairi firdevsî'nin şehname adlı eserinde büyük bir kahraman olarak gösterilir. rüstem, türk edebiyatında rüstem-i zâl, halk ağzında da zaloğlu rüstem diye tanınır.
iyi figürüne karşı bir başka ünlü figür de despotizmin sembolü olan zahhâk’tır.
zahhâk’ın en önemli özelliklerinden biri de onun omuzlarından bulunan ve onu koruyan iki engerek yılanıdır.
ruhunu ehrimen’e teslim etmekten sakınan merdas’ın oğludur, aynı zamanda baba katilidir. şeytanın ona aşçı kılığında yaklaşarak kendi kötü huyunu ve insanların etini yemesi için güzel bir şekilde onu eğitmektedir.daha sonra ehrimen’in öpücüğü ile iki omzunda siyah iki yılanın çıktığı korkunç bir canavara dönüşmektedir. bu iki yılanın tek yiyeceği her gün iki gencin beynidir, iki gencin başı vurularak beyinleri bu yılanlara verilmektedir. tuhaftır ki firdevsi şahnâme’de sadece bununla yetinmemiş ayrıca bu iki yılanın ortaya çıkmasından sonra zahhâk’tan bazen ejderha olarak da bahsetmiştir. çoğu yerde zahhâk’ı ejderhalarla birlikte bir tutmuştur. zahhâk, avestadaki ejderhaların mutasyona uğramış şekli ya da onun yerini alandır.
pers mitolojisinin en önemli ve büyük kaynağı olan avesta, günümüze kadar gelen en önemli ve kapsamlı pehlevîce olan dînkert, ııı/ıx. yüzyılda yazılmış ve pehlevîce metinlerden oluşan bundehişn, sâsânîler döneminin en önemli tarihi eseri ve şâhnâmelerin temel çekirdeğini oluşturan hudâyinâme ve ııı/ıx. yüzyılda farsçayı, fars edebiyatını ve fars değerini canlandırmak için yazılan şâhnâme gibi eserlerin ortaya çıkmasını sağlayan kutsal kitabın adıdır.
kaynak: pers mitolojisi ve despotizm sembolü zahhâk (link: dergipark.org.tr/tr/downloa... park
makalesi)
fotoğraflar: özhan öztürk pers mitolojisi arşivleri
ekstra olarak diğer mitolojilerden ayıran temel fark pers mitolojisinde birçok hayvanın bulunmasıdır. ejderha,yılan,kartal gibi hayvanlar mitolojinin baş kahramanlarıdır. her geçen gün bu anlatımlara ve millî destanlara konu olan konular gelişmiş; asırlar geçince de doğa üstü özellikler bu hikayelere egemen olmuş ve yetenekli şairlerin dizelerinde kahramanlık efsaneleri olarak işlenmiştir.
devamını gör...
deniz salyası
vahim bir meseledir, çok başımızı ağrıtacaktır.
sanıldığı üzere asıl can yakıcı olan şey o kusmuk, köpük gibi görünen yüzeyin yüzeyde yarattığı görüntü ve çevre kirliliğinden çok öte bir şeydir. bataklıkla çok benzer bir oluşumdur. ilgili mikroorganizmaların yarattıkları o yumurta akı gibi oluşum, içlerine hava kabarcıkları vb. şeyleri hapsederek ağırlaşır ve deniz yüzeyine doğru çöker. yüzeyde bulunan ve dibe doğru çöken o katman, güneş ışınlarının derinlere ulaşmasını da engelleyerek deniz altındaki yaşamı da çok ağır bir şekilde olumsuz yönde etkiler... yüzeye yakın yerlerde bulunan balık yumurtalarını tehlikeye sokar, yaşam dengesi alt üst olur... yani aslında denizin altında durum yüzeyde gördüklerimizden çok çok daha korkutucu bir durumdadır.
bu durum ayrıca 1-2 haftada olan bir durum da değildir. uzman görüşleri, 1989 yılından beri marmara denizi'nin ölmekte olduğunu söylemektedir. en büyük sebebi çevre kirliliği, atıklardır. yani doğada tüketmekten başka hiçbir halta yaramayan, yaradığı her şey de sadece kendisi gibi insanlığa yarayan insanlardır...
bir şeyler düşünmesi, harekete geçmesi gereken tüm yetkililer; her zaman olduğu gibi üç maymunu oynamaktadırlar. bu coğrafyada yumurta kapıya dayanmadan iş yapıldığını görmek; öyle zannediyorum ki bana nasip olmayacak...
marmara'da yaşanan ve acil müdahale gerektiren bu hadiseyi, umarım en az zararla atlatabiliriz...
sanıldığı üzere asıl can yakıcı olan şey o kusmuk, köpük gibi görünen yüzeyin yüzeyde yarattığı görüntü ve çevre kirliliğinden çok öte bir şeydir. bataklıkla çok benzer bir oluşumdur. ilgili mikroorganizmaların yarattıkları o yumurta akı gibi oluşum, içlerine hava kabarcıkları vb. şeyleri hapsederek ağırlaşır ve deniz yüzeyine doğru çöker. yüzeyde bulunan ve dibe doğru çöken o katman, güneş ışınlarının derinlere ulaşmasını da engelleyerek deniz altındaki yaşamı da çok ağır bir şekilde olumsuz yönde etkiler... yüzeye yakın yerlerde bulunan balık yumurtalarını tehlikeye sokar, yaşam dengesi alt üst olur... yani aslında denizin altında durum yüzeyde gördüklerimizden çok çok daha korkutucu bir durumdadır.
bu durum ayrıca 1-2 haftada olan bir durum da değildir. uzman görüşleri, 1989 yılından beri marmara denizi'nin ölmekte olduğunu söylemektedir. en büyük sebebi çevre kirliliği, atıklardır. yani doğada tüketmekten başka hiçbir halta yaramayan, yaradığı her şey de sadece kendisi gibi insanlığa yarayan insanlardır...
bir şeyler düşünmesi, harekete geçmesi gereken tüm yetkililer; her zaman olduğu gibi üç maymunu oynamaktadırlar. bu coğrafyada yumurta kapıya dayanmadan iş yapıldığını görmek; öyle zannediyorum ki bana nasip olmayacak...
marmara'da yaşanan ve acil müdahale gerektiren bu hadiseyi, umarım en az zararla atlatabiliriz...
devamını gör...
klitoris
kadınların, cinsel ilişkiden zevk almaması için sünnet edildiklerinde kesilen organ.
devamını gör...
gençlere tavsiyeler
gençlerin tavsiyeye ihtiyaçları yok, umuda, saygıya, sevgiye, anlayışa ve en önemlisi hukuka ve alım gücüne ve paraya ihtiyacı var diye bir yerlerimi yırttığım başlıktır.
tanrım sen benim aklımı ve gençlerin aklını koru.
tanrım sen benim aklımı ve gençlerin aklını koru.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
tanımlarının çok ilgi çekici olduğu herkesce malum olan, yazışmalar da gayet beyefendi bir yazarın aramızdan ayrılmasına çok üzülürüm. her ne olduysa tatlıya bağlanır dilerim.
devamını gör...
termos
içine konulan sıvının ısısını muhafaza eden harika alet.
iç içe geçmiş iki kabın arasındaki hava emilerek oluşturulan vakum ortamı sayesinde termosun içi ve dışı arasında oluşacak ısı transferi engellenir. böylelikle içindeki sıvının ısısı muhafaza edilmiş olur.
iskoç bilim insanı james dewar 1892 yılında icad ettiği bu kabı sadece bilimsel çalışmalar için labaratuarda kullanmıştır. dewarın yardımcısı reinhold burger ise bu kabın yiyecek ve içeceklerin de ısısını uzun süre koruyacağını anlayarak kendisi de ayrıca üretip patentini almış ve yunanca therme'den gelen thermos markası adı altında satışa sunmuştur. dewar kendisine dava açsa da kaybetmiştir.
termos kelimesi aslında ürün ismi olarak değil marka olarak ortaya çıkmıştır.
en değer verdiğim kişisel eşyalarım arasında ilk üçe yazacağım mucizevi alettir. uzun süredir kullandığım stanley, thermos ve penguen(yerli) gibi üç farklı marka ısı koruma süreleri farklı olsa da henüz beni hayal kırıklığına uğratmamıştır.
edit : noktalama
iç içe geçmiş iki kabın arasındaki hava emilerek oluşturulan vakum ortamı sayesinde termosun içi ve dışı arasında oluşacak ısı transferi engellenir. böylelikle içindeki sıvının ısısı muhafaza edilmiş olur.
iskoç bilim insanı james dewar 1892 yılında icad ettiği bu kabı sadece bilimsel çalışmalar için labaratuarda kullanmıştır. dewarın yardımcısı reinhold burger ise bu kabın yiyecek ve içeceklerin de ısısını uzun süre koruyacağını anlayarak kendisi de ayrıca üretip patentini almış ve yunanca therme'den gelen thermos markası adı altında satışa sunmuştur. dewar kendisine dava açsa da kaybetmiştir.
termos kelimesi aslında ürün ismi olarak değil marka olarak ortaya çıkmıştır.
en değer verdiğim kişisel eşyalarım arasında ilk üçe yazacağım mucizevi alettir. uzun süredir kullandığım stanley, thermos ve penguen(yerli) gibi üç farklı marka ısı koruma süreleri farklı olsa da henüz beni hayal kırıklığına uğratmamıştır.
edit : noktalama
devamını gör...
otuz beş yaşındayım
“35 yaşındayım… daha hiç bir şey yaşamadım ki ortasında olayım hayatın. ama kenarındayım o kesin; hem de en kenarında, bizim mahalle gibi… hayatta en çok askerliği sevdim. ben askerken çok sevda mektubu yazdım; başkalarına. çok mektup okudum; başkalarının. elin gariplerine de eziyet ettim. niye? çünkü ben şehirliydim. nüfusumda buranın adı yazıyor; ama şehir beni takmıyor…”
yusuf (yeditepe istanbul-1. bölüm)
devamını gör...
