gülseren budayıcıoğlu
yaptıklarını etik bulamadığım ve psikolojiyi, psikiyatriyi farklı da olsa tanıtmayı becermiş tüccar - doktor kişi
devamını gör...
ölmeden önce yapılacak bir şey
aşık olmak.
devamını gör...
ilginç etimolojik bağlantılar
ingilizcede, latincede "s" ekinin çoğul anlam vermesine benzer bir işlev türkçede de "z" ekiyle görülüyor. siz, biz, göz, omuz, diz sözcüklerinin sonunun z harfiyle bitmesi bu sebepten. tarihin eski dönemlerinde latince ve türkçenin aynı kaynaktan kökler aldığı düşünülüyormuş.
devamını gör...
bütün zamanların en geçersiz bahanesi
a banyodaydım duymadım.
devamını gör...
meja (yazar)
tam adı meja anna pernilla kullersten olan isveçli şarkıcı ve besteci.
müzisyen bir ailenin çocuğu olan meja, henüz 7 yaşındayken tanıştı sahneyle. daha sonra okumak üzere gittiği ispanya'da şan dersleri almaya başladı. 4 sene sonra isveç'e geri döndü. 2 sene sonra vokal dersleri almak için amerika'ya taşınacaktı ancak 2 sene süresince isveçli bir grupla beraber yedek şarkıcı olarak turneye katıldı, farklı gruplarla da şarkılar söyledi.
amerika'dan vokal eğitimini alıp döndükten sonra çeşitli dans ve albüm çalışmalarında bulundu. farklı sanatçılarla albümler çıkardıktan sonra ilk solo albümünü 1996'da çıkardı. ace of base'i ilk sıraya taşıyan douglas carr, ricky martin gibi ünlü isimlerle çeşitli çalışma ve düetlere imza attı.
her ne kadar çoğumuz kendisini all 'bout the money şarkısıyla tanıyıp sonra piyasadan silindiğini sansak da, meja 2000'li yıllarda da kariyerini devam ettirdi.
90'lı yıllarda dans ve şarkı kategorilerinde grammy'e aday gösterildi. japonya'da yılın pop albümü ödülüne layık görüldü ve ondan 3 yıl sonra da yılın şarkıcısı seçildi. yine aynı yıl japonya'da altın disk ödülünü aldı. japonya ve isveç'te bunlardan başka ödüller de kazandı.
sanatçı 1969 doğumlu ve şu anda 52 yaşında.
***
yüzünü çok tatlı bulmuştum klibini ilk izlediğimde. meja ismi de ayrıca sevimli gelmişti kulağıma. o nedenle o günden beri oyunlarda olsun, sosyal medyada olsun kullandığım bir isimdir*.
meja iskandinav dillerinde "güç, kuvvet, güçlü" gibi anlamlara gelirken urbandictionary. com'da "başkalarının kendisi hakkında ne dediğini umursamayan güzel ve eşsiz kadın" anlamına gelir.
geç de olsa nickimin hakkını vermiş olmayı umuyorum bu tanımı girerek.

görselin kaynağı
müzisyen bir ailenin çocuğu olan meja, henüz 7 yaşındayken tanıştı sahneyle. daha sonra okumak üzere gittiği ispanya'da şan dersleri almaya başladı. 4 sene sonra isveç'e geri döndü. 2 sene sonra vokal dersleri almak için amerika'ya taşınacaktı ancak 2 sene süresince isveçli bir grupla beraber yedek şarkıcı olarak turneye katıldı, farklı gruplarla da şarkılar söyledi.
amerika'dan vokal eğitimini alıp döndükten sonra çeşitli dans ve albüm çalışmalarında bulundu. farklı sanatçılarla albümler çıkardıktan sonra ilk solo albümünü 1996'da çıkardı. ace of base'i ilk sıraya taşıyan douglas carr, ricky martin gibi ünlü isimlerle çeşitli çalışma ve düetlere imza attı.
her ne kadar çoğumuz kendisini all 'bout the money şarkısıyla tanıyıp sonra piyasadan silindiğini sansak da, meja 2000'li yıllarda da kariyerini devam ettirdi.
90'lı yıllarda dans ve şarkı kategorilerinde grammy'e aday gösterildi. japonya'da yılın pop albümü ödülüne layık görüldü ve ondan 3 yıl sonra da yılın şarkıcısı seçildi. yine aynı yıl japonya'da altın disk ödülünü aldı. japonya ve isveç'te bunlardan başka ödüller de kazandı.
sanatçı 1969 doğumlu ve şu anda 52 yaşında.
***
yüzünü çok tatlı bulmuştum klibini ilk izlediğimde. meja ismi de ayrıca sevimli gelmişti kulağıma. o nedenle o günden beri oyunlarda olsun, sosyal medyada olsun kullandığım bir isimdir*.
meja iskandinav dillerinde "güç, kuvvet, güçlü" gibi anlamlara gelirken urbandictionary. com'da "başkalarının kendisi hakkında ne dediğini umursamayan güzel ve eşsiz kadın" anlamına gelir.
geç de olsa nickimin hakkını vermiş olmayı umuyorum bu tanımı girerek.

görselin kaynağı
devamını gör...
uğur böceği
“uç uç böceğim
yarın düğün olacak
annem sana terlik pabuç alacak
uç uç böceğim “ sözleri ile pencereden uçurduğum geldi aklıma. sarı veya kırmızı üzerine siyah benekleri olan böcek.
yarın düğün olacak
annem sana terlik pabuç alacak
uç uç böceğim “ sözleri ile pencereden uçurduğum geldi aklıma. sarı veya kırmızı üzerine siyah benekleri olan böcek.
devamını gör...
karı koca sözlükte yazmak
evlilik cüzdanı fotokopisini [email protected]'a mail atarak sorunsuz bir şekilde yapabilecekleri eylemdir*
devamını gör...
ayıp olmasın diye yenilen şeyler
misafirliğe gidilen evlerde ikram edilen yemekler . tadı tuzu illa bir noktasından beğenmezsin ama yemek zorunda kalırsın. nadir olarak iyi örneklerine denk geldiğimde de hakkını vererek masadan ayrıldığım yemekler.
devamını gör...
siyahın bir renk olmadığı gerçeği
beyaz için de geçerli olan bir gerçek.
genellikle ya bilmeden ya da ağız alışkanlığı olarak siyahı da beyazı da renk sınıfına sokarız ama aslında ikisi de renk değildir.
ışıkta beyaz, ana ve ara renklerin bir karışımıdır. örneğin güneş ışığı beyaz ışık olarak değerlendirilir, ancak bu ışığı bir prizmadan geçirirseniz birçok farklı renk görürsünüz. kristal avizelerde, cd'lerin arka yüzlerinde, gökkuşağında gördüğünüz renkler bunun bir tezahürüdür. yani ışıkta beyaz dediğimiz sıfat tek bir renk değil tüm renkler anlamına gelir.
bir cismi ışık altında ne renk görüyorsanız, cismin rengi odur. fakat beyaz gördüğünüz şey, üzerine düşen bütün ışığı yansıttığı, yani herhangi bir renge sahip olmadığı için beyaz görünür.
karışım durumunda ışıkta beyaz elde ederken boyaları birbirine karıştırdığınızda siyah elde edersiniz. ışıkta ana renkler (kırmızı, mavi, yeşil) boyada ara renkleri oluştururken, ışıkta ara renkler (sarı, cyan, magenta) boyada ana renkleri oluşturur. yani boyadan bahsediyorsak siyah tek bir renk değil, tüm ana ve ara renklerin karışımıdır.
aynı zamanda siyahı bir cismin üzerine düşen bütün bu renklerin tamamını soğurması yani "yutması" olarak da tanımlayabiliriz. bir başka deyişle siyah bir renk değil, renksizliktir aslında.

görselin kaynağı
genellikle ya bilmeden ya da ağız alışkanlığı olarak siyahı da beyazı da renk sınıfına sokarız ama aslında ikisi de renk değildir.
ışıkta beyaz, ana ve ara renklerin bir karışımıdır. örneğin güneş ışığı beyaz ışık olarak değerlendirilir, ancak bu ışığı bir prizmadan geçirirseniz birçok farklı renk görürsünüz. kristal avizelerde, cd'lerin arka yüzlerinde, gökkuşağında gördüğünüz renkler bunun bir tezahürüdür. yani ışıkta beyaz dediğimiz sıfat tek bir renk değil tüm renkler anlamına gelir.
bir cismi ışık altında ne renk görüyorsanız, cismin rengi odur. fakat beyaz gördüğünüz şey, üzerine düşen bütün ışığı yansıttığı, yani herhangi bir renge sahip olmadığı için beyaz görünür.
karışım durumunda ışıkta beyaz elde ederken boyaları birbirine karıştırdığınızda siyah elde edersiniz. ışıkta ana renkler (kırmızı, mavi, yeşil) boyada ara renkleri oluştururken, ışıkta ara renkler (sarı, cyan, magenta) boyada ana renkleri oluşturur. yani boyadan bahsediyorsak siyah tek bir renk değil, tüm ana ve ara renklerin karışımıdır.
aynı zamanda siyahı bir cismin üzerine düşen bütün bu renklerin tamamını soğurması yani "yutması" olarak da tanımlayabiliriz. bir başka deyişle siyah bir renk değil, renksizliktir aslında.

görselin kaynağı
devamını gör...
patlıcanı tuzlu suya koyunca tüm acısını dışarı atması
insan olarak imrenilesi bir durum.
bazen patlıcan olmak istiyor insan.
bazen patlıcan olmak istiyor insan.
devamını gör...
etsiz çiğ köfte yiyen insan
evde yapılıp, tepsiden direk marula sarılıp yenildiğinde çok iyi olmaktadır. etsiz çiğ köfteyi hiç sevemedim.
devamını gör...
portakal sözlük
sözlüğümüze en çok yakışacak yeni isim olabilir. umarım bu şekilde olur.
devamını gör...
takvim
bunun tarihten bu yana sümer, asur, helen, 12 hayvanlı, jülyen, miladi, hicri, gregoryen, rumi gibi çeşitli örnekleri vardır. medeniyet, toplum ve milletlerin takvimleri farklı olsa da, aslında hepsinin amacı ortak sayılır. zaman içinde belli bir akış ve döngüyü yakalamak. bu döngü suların ve mevsimlerin hareketleri, en fazla da ay ve güneştir.
devamını gör...
üzülme ölünce geçer
bütün gümrük,kurum ve kuruluş girişlerine yazılması gereken muhteşem ötesi söz.
sahi ölünce geçmeyen ne var ki?
sahi ölünce geçmeyen ne var ki?
devamını gör...
solvent
bir dönem benzinin içine karıştırılan kimyasal. şuan da daha çok mazot üzerinden kaçak işi yürütülüyor.
devamını gör...
cimri.com
12 mayıs 2008 tarihinde piyasaya girmiş olan, ilk sahibi gitti gidiyor firması olan, şu anda ilab ventures isimli firmanın sahibi olduğu alışveriş uygulaması.
oldukça faydalı bir web sitesi aslında, mobil uygulamaları da var. ekonomik olarak bizlere yardımı dokunabilir.
şimdi gelelim bu web sitesinin/ mobil uygulamanın işlevine. bir ürün adı giriyorsunuz ve size o ürünün birçok sitedeki fiyatlarını gösteriyor.
lakin bence birçok eksiği var. kargo ücretlendirme bilgisini vs. paylaşsalardı güzel olurdu çünkü atıyorum bir yerde 50 lira olan ürün diğer bir sitede 40 lira. evet çok güzel ama 10 lira da kargo ücreti çıkıyor, bu da biraz gereksiz umut vermek gibi oluyor aslında.
bir eksiği de ağırlıklı olarak isim yapmış web sitelerine ve alışveriş platformlarına yer vermesi. belki ürünü kargo dahil de olsa diğer sitelerden daha ucuza alabileceğiz ama site pek popüler olmadığı için cimri.com içinde yer almıyor.
e tamam onlar da haklı, her siteyi barındırmak oldukça zor ama madem bir iş yapıyoruz, en sağlam şekilde, en faydalı şekilde yapalım değil mi?
yani buradan bir ürünü ucuza bulduysanız veya ucuza satın aldıysanız muhtemelen popüler siteler içerisinde en ucuza bulmuşsunuzdur veya satın almışsınızdır.
yani demem o ki eğer mağaza çerçevelerini geliştirirseler ve kargo ücret ilgilerini eklerseler gerçekten tadından yenmez bir platform olur.
oldukça faydalı bir web sitesi aslında, mobil uygulamaları da var. ekonomik olarak bizlere yardımı dokunabilir.
şimdi gelelim bu web sitesinin/ mobil uygulamanın işlevine. bir ürün adı giriyorsunuz ve size o ürünün birçok sitedeki fiyatlarını gösteriyor.
lakin bence birçok eksiği var. kargo ücretlendirme bilgisini vs. paylaşsalardı güzel olurdu çünkü atıyorum bir yerde 50 lira olan ürün diğer bir sitede 40 lira. evet çok güzel ama 10 lira da kargo ücreti çıkıyor, bu da biraz gereksiz umut vermek gibi oluyor aslında.
bir eksiği de ağırlıklı olarak isim yapmış web sitelerine ve alışveriş platformlarına yer vermesi. belki ürünü kargo dahil de olsa diğer sitelerden daha ucuza alabileceğiz ama site pek popüler olmadığı için cimri.com içinde yer almıyor.
e tamam onlar da haklı, her siteyi barındırmak oldukça zor ama madem bir iş yapıyoruz, en sağlam şekilde, en faydalı şekilde yapalım değil mi?
yani buradan bir ürünü ucuza bulduysanız veya ucuza satın aldıysanız muhtemelen popüler siteler içerisinde en ucuza bulmuşsunuzdur veya satın almışsınızdır.
yani demem o ki eğer mağaza çerçevelerini geliştirirseler ve kargo ücret ilgilerini eklerseler gerçekten tadından yenmez bir platform olur.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
puzzle parçaları kayıp. önünde örnek resim de yok. birleştiremeyeceksin parçaları zaten biliyorsun.
bu duygu hasta eder insanı. her ne kadar normal görünse de bazıları sanki her an bir hastalık kapısının önünde içeri girecekmiş gibi tetikte bekleyerek yaşar. her gün ona yakalanmamak için mücadele eder. yaşamak onun için süre kazanmaktır sadece.
melankoli ile dalga geçmişlik arası bir yer gibi ama pek tarif de edilemez.
hiçbir duyguya sığamamak..
birine sığınamamak..
bir düşüncede kalamamak..
cümlelerin başını boş bırakmış..
son sözleri yok..
ne yapıyor?
nereye gidiyor?
o gitmiyorsa kim götürecek onu ?
...cevap yok.
duruyorsun ama sanki kırk alemi aynı anda dolaşıyorsun.
bomboş ve dopdolu bu iki zıtlığı aynı anda yaşıyorsun.
insan olmak mı bu yoksa sadece sana ait bir durum mu bilemiyorsun.
yine sorulara bıraktı kendini asi ruh değil mi?
evet, biliyorum uslanmaz o.
bu duygu hasta eder insanı. her ne kadar normal görünse de bazıları sanki her an bir hastalık kapısının önünde içeri girecekmiş gibi tetikte bekleyerek yaşar. her gün ona yakalanmamak için mücadele eder. yaşamak onun için süre kazanmaktır sadece.
melankoli ile dalga geçmişlik arası bir yer gibi ama pek tarif de edilemez.
hiçbir duyguya sığamamak..
birine sığınamamak..
bir düşüncede kalamamak..
cümlelerin başını boş bırakmış..
son sözleri yok..
ne yapıyor?
nereye gidiyor?
o gitmiyorsa kim götürecek onu ?
...cevap yok.
duruyorsun ama sanki kırk alemi aynı anda dolaşıyorsun.
bomboş ve dopdolu bu iki zıtlığı aynı anda yaşıyorsun.
insan olmak mı bu yoksa sadece sana ait bir durum mu bilemiyorsun.
yine sorulara bıraktı kendini asi ruh değil mi?
evet, biliyorum uslanmaz o.
devamını gör...
displacement
yer değiştirme anlamına gelen, sigmund freud'un psikolojik savunma mekanizmalarından biri.
[diğer savunma mekanizmaları: [repression, denial, reaction formation, projection, regression, rationalization ve sublimination]. anksiyete ile başa çıkmak için bu savunma mekanizmalarını geliştiririz fakat bunların sık kullanımı fazlasıyla zararlıdır.
uygunsuz dürtüleri veya duyguları daha az tehdit edici veya daha kabul edilebilir bir nesneye/kişiye aktarmaktır. bizim halk arasında buna ''sinirini benden çıkarma'' denir.
aile yapısında da ne yazık ki fazla gözlemlenebilir. işteki sinir stresle birlikte eve gelen anne veya baba, bu siniri çocuklarından çıkarabilir. çünkü patronlarına sinirlerini aktaramazlar, çocuk ise uygun bir yer değiştirme aracıdır.
birkaç örneğe daha bakalım:
- ailesinin koyduğu kurallardan sıkılan veya buna sinirlenen çocuğun kendinden küçük kardeşiyle agresif bir şekilde konuşması. [ailesine sinirini yansıtma gücü yok, kardeşi ondan daha güçsüz olduğundan ve kendisine karşı koyamayacağından sinirini ona yansıtıyor]
- eşiyle restoranda tartışma yaşayan bireyin garsona bağırması. [yine aynı şekilde, eşiyle aralarının bozulmaması için ona bağıramaz]
- öğretmeniyle tartışan öğrencinin duvarı yumruklaması. [öğretmeni yumruklayacak hali olmadığına göre?]
[diğer savunma mekanizmaları: [repression, denial, reaction formation, projection, regression, rationalization ve sublimination]. anksiyete ile başa çıkmak için bu savunma mekanizmalarını geliştiririz fakat bunların sık kullanımı fazlasıyla zararlıdır.
uygunsuz dürtüleri veya duyguları daha az tehdit edici veya daha kabul edilebilir bir nesneye/kişiye aktarmaktır. bizim halk arasında buna ''sinirini benden çıkarma'' denir.
aile yapısında da ne yazık ki fazla gözlemlenebilir. işteki sinir stresle birlikte eve gelen anne veya baba, bu siniri çocuklarından çıkarabilir. çünkü patronlarına sinirlerini aktaramazlar, çocuk ise uygun bir yer değiştirme aracıdır.
birkaç örneğe daha bakalım:
- ailesinin koyduğu kurallardan sıkılan veya buna sinirlenen çocuğun kendinden küçük kardeşiyle agresif bir şekilde konuşması. [ailesine sinirini yansıtma gücü yok, kardeşi ondan daha güçsüz olduğundan ve kendisine karşı koyamayacağından sinirini ona yansıtıyor]
- eşiyle restoranda tartışma yaşayan bireyin garsona bağırması. [yine aynı şekilde, eşiyle aralarının bozulmaması için ona bağıramaz]
- öğretmeniyle tartışan öğrencinin duvarı yumruklaması. [öğretmeni yumruklayacak hali olmadığına göre?]
devamını gör...

