at hırsızı (yazar)
yaşını bilmiyorum ama sanki bir abi gibi ağırlığı var sözlükte. ben de pek küçük sayılmam ama okurken, nickini her gördüğümde bu ağırlığı hissediyorum. sevdiğim kalemlerden.
süslü cümleler kurmayı beceremeyen birisi olarak, yine de okumaktan zevk aldığımı belirtmek istedim. buna da şu an tesadüfen denk geldiğim eski bir entrysi vesile oldu.
varlığı daim olsun.
süslü cümleler kurmayı beceremeyen birisi olarak, yine de okumaktan zevk aldığımı belirtmek istedim. buna da şu an tesadüfen denk geldiğim eski bir entrysi vesile oldu.
varlığı daim olsun.
devamını gör...
deniz salyası önergesinin reddedilmesi
buradan
hidrobiyolog levent artüz, marmara denizi'nin yüzeyini kaplayarak endişeye neden olan müsilajına (deniz salyası) ilişkin olarak yaptığı açıklamada, "bu münferit bir olay değil, bir zincir, bir sonuç. bundan sonra da böyle anomaliler göreceğiz. marmara denizi 1989 yılında öldü. gördüğümüz, bir cesedin çürümesidir" dedi.
hidrobiyolog levent artüz, marmara denizi'nin yüzeyini kaplayarak endişeye neden olan müsilajına (deniz salyası) ilişkin olarak yaptığı açıklamada, "bu münferit bir olay değil, bir zincir, bir sonuç. bundan sonra da böyle anomaliler göreceğiz. marmara denizi 1989 yılında öldü. gördüğümüz, bir cesedin çürümesidir" dedi.
devamını gör...
sürekli bozulmasına rağmen yenisi alınan ürün
kulaklık.
devamını gör...
sabarlar
sabarlar (sabirler); önceleri hunlar’a bağlı olarak yaşamışlar, daha sonra avarların baskısı üzerine ural bölgesine yerleşmişlerdir. sasanilerle birleşerek bizanslılar ile yaptıkları savaşlar sırasında ankara, kastamonu yörelerine kadar gelmişlerdir. bugünkü sibirya bölgesinin adı sabirlerden gelmektedir.
kaynak: tarih dersi notlarımdır. bana ait değildir.
kaynak: tarih dersi notlarımdır. bana ait değildir.
devamını gör...
x mahlaslı yazar sizi gözledi bildirimi
x mahlaslı yazar sizi özledi bildirimi daha acildir.
devamını gör...
yeni nesil kızların çoğunda meme olmaması
( bkz : böyle başlıklar açanlarda beyin olmaması )
devamını gör...
leyla ile mecnun replikleri
at mı var arkamda?
devamını gör...
fotoelektrik olay
öncelikle basit tanım ile başlamak gerekirse fotoelektrik olay ışığın (genellikle metal yoksa her atomda olabilir) metal bir yüzeyden elektron kopartması olayı.
ışık çarpıyor (bkz: güneş panelleri) elektron kopuyor ve elektrik oluşuyor. bu sadece düz mantık anlatımı.
einsten'ı herkes bilir. ve nobel ödülü sahibi olduğunu da. fakat herkes ''özel görelilik'' teoremiyle nobel sahibi olduğunu sanar. halbuki ''fotoelektrik etki'' ile nobel almıştır.
gelin biraz derinine inelim fotoelektrik olayının. her ışık (bundan sonra foton diye anılacak) bir frekansa dolasıyla enerjiye sahiptir. fotonlar bu enerjilerini bize renk olarak gösterirler.(biz öyle algılarız) aslında kızılötesi/mor ötesi vb tabirler buradan gelir. belli frekansın ötesi.
insan gözünün görebildiği renk skalasında kırmızı en düşük, mor en yüksek frekansa sahip renklerdir. ve bu fotonlar düştükleri yüzeylerdeki (basitçe anlatım) elektronlara çarparlar. bu elektron freni boşalmış fakat hızını hiç azaltmamış kamyon gibi atomun en dış ( örnek için geçerli. yoksa en dışı pas geçip iç katmandaki bir elektrona da denk gelebilir.) katmanındaki elektrona çarpar. momentum gereği bir saçılma (compton) oluşur. eğer fotonun enerjisi , elektronu çeken atom çekirdeğinin yani bağlanma enerjisinden büyük ise elektron bulunduğu katmandan fırlar. burada mühim olan şunun bilinmesidir. bir fotonun enerjisi ( frekansı ) ne kadar yüksek olursa olsun sadece bir elektron koparabilir. yani 1-1. peki nasıl daha fazla elektron koparabiliriz bu yüzeyden? şöyle ki efendim ; foton enerjisini arttırarak. ee hani bir elektron sadece bir foton ile kopuyordu? hemen izah edelim. aslında başta anlattıklarımız doğru fakat bu sistemler karşılıklı iki metal levha olduğu için fotonların düştüğü levhadan kopan elektronların karşı levhaya ulaşması gerekmekte. newton fiziğine göre hareket ancak enerjiyle mümkün. peki elektron bu enerjiyi nereden alacak. fotondan. foton çarpınca karşıya gitmeye mecali olmayan fotonlarımıza daha fazla enerji lazım. bu enerjiyi kırmızı ışık yerine daha yüksek enerjili mor ışığı tercih ederek sağlayabiliriz.
burada bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek istiyorum. yukarıdaki yazarlarımızdan birisi zahmet edip konuyu açıklamışlar. ellerine sağlık. fakat fotoelektrik olay sadece ''mor'' ışık için geçerli bir olay değildir. gelin formüllere bakalım
e(foton)=e(bağlanma)+e(elektron)(ev'elektrovolt) ''e=enerji''
formülde görüldüğü üzere fotonun enerjisi eşitmiş neye? elektronun kopma enerjisi +koptuktan sonra kazandığı enerjiye. burada sabit bir metal için yani sabit bir atom için e(bağlanma) değişmezdir. atıyorum x atomu için bu enerji 6 iken y atomu için bu enerji 4 olabilir. yani sayın yazarımızın dediği kırmızı renk fotonunun sökemediği elektronu mor söker değil. kırmızı renk fotonu başka ve daha düşük bağlanma enerjili bir atomun elektronunu sökebilir. yani kısaca her metalin elektronunu sökmek için belirli bir eşik değer var. her dalga boyunun (frekansın tersi)(1/frekans) bir enerjisi var. gücü yeterse söküyor yetmezse sökemiyor.
gelelim fotonun enerjisi (frekansı) artarsa ne oluyor? gene bir elektron söküyor. fakat artan enerjiyi elektrona kazandırıyor. yani hız kazandırıyor. karşılıklı duran levhalardan birinden kopan elektron diğer levhaya ulaşacak enerjiyi buluyor ve hoooop diğer levhaya çarpıyor. ne mi oluyor? elektrik akımı oluşmuş oluyor. güneş panellerindeki olay ise tamamen bundan ibaret.(tabi basitçe)
son olarak bu olayda fotonun dalga olarak değil tanecik olarak görüyoruz. eğer dalga özelliğinden faydalanarak bu etkiyi gerçekleştirseydi ; bir fotonun onlarca belkide yüzlere elektron kopartması gerekecekti. bunu şöyle düşünebiliriz. bir pompalı tüfekten çıkan saçmaların karşısındaki birçok hedefe isabet etmesi yerine. aynı silahın tek bir domdom kurşunu atması gibi. bir kurşun=bir hedef.
toparlayacak olursak: foton gelir elektrona çarpar , gücü yetiyorsa kopartır kopan elektron uçaaaar gider :)
kullanıldığı alanlar: sensörlü her şey! otomatik kapı ,fotoselli lambalar, güneş panelleri vb
minik bir örnek

bu yazı kendini güncelleyecektir.
edit1:
enerjinin küçük enerji paketleriyle yayılmasını (bkz: kuanta) ilk kez planck ortaya atmış. 1905 yılında einstein fotoelektrik olaylarını açıklarken planck'in kuanta fikrini kullanmış ve nobel ödülünü bu çalışmayla almış. yalnız einstein'ın fotoelektrik açıklamasına ilk karşı çıkanlardan biri planck imiş. böyle de ironik bir adam.
ışık çarpıyor (bkz: güneş panelleri) elektron kopuyor ve elektrik oluşuyor. bu sadece düz mantık anlatımı.
einsten'ı herkes bilir. ve nobel ödülü sahibi olduğunu da. fakat herkes ''özel görelilik'' teoremiyle nobel sahibi olduğunu sanar. halbuki ''fotoelektrik etki'' ile nobel almıştır.
gelin biraz derinine inelim fotoelektrik olayının. her ışık (bundan sonra foton diye anılacak) bir frekansa dolasıyla enerjiye sahiptir. fotonlar bu enerjilerini bize renk olarak gösterirler.(biz öyle algılarız) aslında kızılötesi/mor ötesi vb tabirler buradan gelir. belli frekansın ötesi.
insan gözünün görebildiği renk skalasında kırmızı en düşük, mor en yüksek frekansa sahip renklerdir. ve bu fotonlar düştükleri yüzeylerdeki (basitçe anlatım) elektronlara çarparlar. bu elektron freni boşalmış fakat hızını hiç azaltmamış kamyon gibi atomun en dış ( örnek için geçerli. yoksa en dışı pas geçip iç katmandaki bir elektrona da denk gelebilir.) katmanındaki elektrona çarpar. momentum gereği bir saçılma (compton) oluşur. eğer fotonun enerjisi , elektronu çeken atom çekirdeğinin yani bağlanma enerjisinden büyük ise elektron bulunduğu katmandan fırlar. burada mühim olan şunun bilinmesidir. bir fotonun enerjisi ( frekansı ) ne kadar yüksek olursa olsun sadece bir elektron koparabilir. yani 1-1. peki nasıl daha fazla elektron koparabiliriz bu yüzeyden? şöyle ki efendim ; foton enerjisini arttırarak. ee hani bir elektron sadece bir foton ile kopuyordu? hemen izah edelim. aslında başta anlattıklarımız doğru fakat bu sistemler karşılıklı iki metal levha olduğu için fotonların düştüğü levhadan kopan elektronların karşı levhaya ulaşması gerekmekte. newton fiziğine göre hareket ancak enerjiyle mümkün. peki elektron bu enerjiyi nereden alacak. fotondan. foton çarpınca karşıya gitmeye mecali olmayan fotonlarımıza daha fazla enerji lazım. bu enerjiyi kırmızı ışık yerine daha yüksek enerjili mor ışığı tercih ederek sağlayabiliriz.
burada bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek istiyorum. yukarıdaki yazarlarımızdan birisi zahmet edip konuyu açıklamışlar. ellerine sağlık. fakat fotoelektrik olay sadece ''mor'' ışık için geçerli bir olay değildir. gelin formüllere bakalım
e(foton)=e(bağlanma)+e(elektron)(ev'elektrovolt) ''e=enerji''
formülde görüldüğü üzere fotonun enerjisi eşitmiş neye? elektronun kopma enerjisi +koptuktan sonra kazandığı enerjiye. burada sabit bir metal için yani sabit bir atom için e(bağlanma) değişmezdir. atıyorum x atomu için bu enerji 6 iken y atomu için bu enerji 4 olabilir. yani sayın yazarımızın dediği kırmızı renk fotonunun sökemediği elektronu mor söker değil. kırmızı renk fotonu başka ve daha düşük bağlanma enerjili bir atomun elektronunu sökebilir. yani kısaca her metalin elektronunu sökmek için belirli bir eşik değer var. her dalga boyunun (frekansın tersi)(1/frekans) bir enerjisi var. gücü yeterse söküyor yetmezse sökemiyor.
gelelim fotonun enerjisi (frekansı) artarsa ne oluyor? gene bir elektron söküyor. fakat artan enerjiyi elektrona kazandırıyor. yani hız kazandırıyor. karşılıklı duran levhalardan birinden kopan elektron diğer levhaya ulaşacak enerjiyi buluyor ve hoooop diğer levhaya çarpıyor. ne mi oluyor? elektrik akımı oluşmuş oluyor. güneş panellerindeki olay ise tamamen bundan ibaret.(tabi basitçe)
son olarak bu olayda fotonun dalga olarak değil tanecik olarak görüyoruz. eğer dalga özelliğinden faydalanarak bu etkiyi gerçekleştirseydi ; bir fotonun onlarca belkide yüzlere elektron kopartması gerekecekti. bunu şöyle düşünebiliriz. bir pompalı tüfekten çıkan saçmaların karşısındaki birçok hedefe isabet etmesi yerine. aynı silahın tek bir domdom kurşunu atması gibi. bir kurşun=bir hedef.
toparlayacak olursak: foton gelir elektrona çarpar , gücü yetiyorsa kopartır kopan elektron uçaaaar gider :)
kullanıldığı alanlar: sensörlü her şey! otomatik kapı ,fotoselli lambalar, güneş panelleri vb
minik bir örnek

bu yazı kendini güncelleyecektir.
edit1:
enerjinin küçük enerji paketleriyle yayılmasını (bkz: kuanta) ilk kez planck ortaya atmış. 1905 yılında einstein fotoelektrik olaylarını açıklarken planck'in kuanta fikrini kullanmış ve nobel ödülünü bu çalışmayla almış. yalnız einstein'ın fotoelektrik açıklamasına ilk karşı çıkanlardan biri planck imiş. böyle de ironik bir adam.
devamını gör...
küçükken inandığımız yalanlar
ayrıca annem odamı toplamam için, geceleri kitap açık kalırsa şeytan gelip okur derdi...
devamını gör...
kafa sözlük
umarım bütün taleplere kulak verilmez. ilişki durumu ve nude butonu gelirse yandığımızın resmidir. * kızıl öfke benjamin titre ve kendine gel, sözlüğü ve kendini yakma!
devamını gör...
olgunluk belirtileri
hiçbir şeye şaşırmamak ,duygularını içinde yaşamak ve tek olduğunu bilmek.
devamını gör...
tiger tankı
-1944 haziran ayında bir tiger tankı, 3900 metreden bir t-34 tankını vurmuştur.. bir t-34'ün bunu yapabilmesi imkansızdır..

-88'lik topuyla bi koydu mu, t-34'müş, sherman'mış dinlemez, mermisi önünden girer arkasından çıkar.. 88'lik mermisinin namludan çıktıktan sonra neredeyse 1km kadar dümdüz gidebilmesi, o zamanların en kaliteli zeiss optikleri ile birlikte düşman tanklarının menziline girmeden uzaktan uzaktan avlayabilmesine olanak sağlamıştır.. 200 metre atışlarında %100 isabet oranına sahiptir.. çağının ötesindedir..
-ağırlığından dolayı oldukça hassas olan şanzımanı, günümüzdeki otomobillerin otomatik viteslerine ön ayak olmuştur..
-iyi eğitilmiş bir mürettebat ile savaş alanındaki en etkili, en tehlikeli, en ölümcül tank olabilmekteydi.. bu sebeple "tiger ace" isimli ikinci dünya savaşı sırasında en fazla düşman tank imha eden tiger tanklarının komutanlarının olduğu bir liste vardır..
+(bkz: kurt knispel) - 168
+(bkz: michael wittmann) - 138
+(bkz: martin schroif) - 161
+(bkz: johannes bölter) - 139+
+(bkz: paul egger) - 113
+(bkz: arno giesen) - 111

-kursk muharebelerinde tek bir tiger tankı 50 adet t-34 tankıyla karşılaşmış, bunlardan 22 tanesini imha etmiş ve en sonunda kalan t-34'ler geri çekilmiştir..
-milletin tankında kontrol için levyeler var iken, bu tankta hidrolik direksiyon vardı.. t-34'lerin ise tareti dönerken nişancı taretin içinde kendisi dönmek zorundaydı.. düşünün aradaki teknoloji farkını.. ağırlığına rağmen nispeten seri de bir tanktı, azami hızı 40 km/h civarlarındaydı..
-bu tank zamanında almanya'nın düşmanları tarafından adı öyle bir duyulmuştu ki, o zamanların düşman askerleri arasında "tiger fobisi" oluşmuştur.. gördükleri her alman tankını tiger tankı zannediyorlardı..
-tüm bu sofistike özellikleri maalesef kendisinin dezavantajıydı.. kendisinin üretimi zordu, 50000 sherman tankına karşılık sadece 1300 civarında üretilebilmişti..
-bir ingiliz subayı "tiger la savaşmak anlamsızdı, yapabileceğiniz tek şey kaçmaktı. neyse ki etrafta fazla tiger olmuyordu" demiştir..

tiger tankı çok başarılı bir tanktır.. eğer almanya ham madde, lojistik gibi sıkıntılar yaşamasaydı da, bu tanktan sherman'lar, t-34'ler kadar üretebilmiş olsaydı, şu an çok farklı bir dünyada yaşıyor olabilirdik bu tank sayesinde..

-88'lik topuyla bi koydu mu, t-34'müş, sherman'mış dinlemez, mermisi önünden girer arkasından çıkar.. 88'lik mermisinin namludan çıktıktan sonra neredeyse 1km kadar dümdüz gidebilmesi, o zamanların en kaliteli zeiss optikleri ile birlikte düşman tanklarının menziline girmeden uzaktan uzaktan avlayabilmesine olanak sağlamıştır.. 200 metre atışlarında %100 isabet oranına sahiptir.. çağının ötesindedir..
-ağırlığından dolayı oldukça hassas olan şanzımanı, günümüzdeki otomobillerin otomatik viteslerine ön ayak olmuştur..
-iyi eğitilmiş bir mürettebat ile savaş alanındaki en etkili, en tehlikeli, en ölümcül tank olabilmekteydi.. bu sebeple "tiger ace" isimli ikinci dünya savaşı sırasında en fazla düşman tank imha eden tiger tanklarının komutanlarının olduğu bir liste vardır..
+(bkz: kurt knispel) - 168
+(bkz: michael wittmann) - 138
+(bkz: martin schroif) - 161
+(bkz: johannes bölter) - 139+
+(bkz: paul egger) - 113
+(bkz: arno giesen) - 111

-kursk muharebelerinde tek bir tiger tankı 50 adet t-34 tankıyla karşılaşmış, bunlardan 22 tanesini imha etmiş ve en sonunda kalan t-34'ler geri çekilmiştir..
-milletin tankında kontrol için levyeler var iken, bu tankta hidrolik direksiyon vardı.. t-34'lerin ise tareti dönerken nişancı taretin içinde kendisi dönmek zorundaydı.. düşünün aradaki teknoloji farkını.. ağırlığına rağmen nispeten seri de bir tanktı, azami hızı 40 km/h civarlarındaydı..
-bu tank zamanında almanya'nın düşmanları tarafından adı öyle bir duyulmuştu ki, o zamanların düşman askerleri arasında "tiger fobisi" oluşmuştur.. gördükleri her alman tankını tiger tankı zannediyorlardı..
-tüm bu sofistike özellikleri maalesef kendisinin dezavantajıydı.. kendisinin üretimi zordu, 50000 sherman tankına karşılık sadece 1300 civarında üretilebilmişti..
-bir ingiliz subayı "tiger la savaşmak anlamsızdı, yapabileceğiniz tek şey kaçmaktı. neyse ki etrafta fazla tiger olmuyordu" demiştir..

tiger tankı çok başarılı bir tanktır.. eğer almanya ham madde, lojistik gibi sıkıntılar yaşamasaydı da, bu tanktan sherman'lar, t-34'ler kadar üretebilmiş olsaydı, şu an çok farklı bir dünyada yaşıyor olabilirdik bu tank sayesinde..
devamını gör...
sürekli eleştiren insan
bu senin değil, onun bir problemi olduğunu gösterir, fazla kafaya takmadan eleştiriden çıkaracağınız bir ders varsa çıkarın, yolunuza devam edin...
devamını gör...
ayın en çalışkan 10 yazarı hakkında ne dediler
d&r'dan hediye çeki veriyormuşsun yoldaş bilmeseydim buralar daha arsayken başlardım çalışmalara.
kitapsever bir yazarımsı olarak içinde olmak istediğim yazarlar listesi.
sevgili romalılar desteğinizi benden esirgemeyeceğinize eminim.
kitapsever bir yazarımsı olarak içinde olmak istediğim yazarlar listesi.
sevgili romalılar desteğinizi benden esirgemeyeceğinize eminim.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
devamını gör...
hem laik hem müslüman olunmaz
(bkz: bal gibi olur)
devamını gör...
yazarların en eften püften başarıları
lisedeyken rusya temel bilimler olimpiyatı biyoloji dalında derece alıp mülakata çağırıldım. canım okulum başka bir ilde gerçekleşecek olan mülakata beni hazırlamak şöyle dursun sınav haftasıyla çakıştığı için yoluma taş koymuştu.
devamını gör...
bir şeyi şiddetle tavsiye etmek
yapmazsak kafamıza mı vuracak hissi uyandıran emir kipimsi söz öbeği.
devamını gör...

