söyleyen kişiye göre ‘bit yeniği mi var’ diye düşündüren ya da mutlu eden 2 kelimeden oluşan sevgi cümlesi.

her zaman kullanırım; insanların ve haliyle benim de sevilmeye ihtiyacı oluyor. mutlaka hareketlerden sevdiğimizi belli ediyoruz ama dilimize yapışmıyor ya, arada söyleyiverelim.

çok sevdiğim arkadaşlarıma, aileme , eşime sürekli söylerim. inanın bir halt ettiğimden değil; halt ettiysem, yediğim haltı bilir ve susarım. ama dedim ya, bazen sevdiğim kişinin bunu duymaya ihtiyacı var gibi hissediyorum. bazen de sadece yüzlerine bakıp, onları ne kadar sevdiğimi farkedip dile getiriyorum.

sevmek , sevdiğini söylemek güzel bir eylemdir efendim. siz de sevdiklerinize sık sık söyleyin ki kayıp durumunda ‘keşke daha çok sevdiğimi söyleseydim’ diye hayıflanmak zorunda kalmayın.
devamını gör...

bir türlü yayınına konuk olup işemeli mişemeli hikayemi anlatamadığım yazar tanesi. madem yayın yapınca denk gelemiyoruz, ben de böyle anlatayım. dilerse o billur sesinden sizlere yayında da okur, arkamdan gülersiniz. sonra yayına bağlayıp daha çok gülebiliriz de. problem değil.

şimdi efendim, ben çok küçük bir çocukken annem hanımefendi tuvaleti işgal eylemiş. ben de küçük vücuduma daha fazla söz geçirememiş, yere işemeyle işeyecek başka bir alternatif bulma arasında savaş verirken gözüme kocaman saksıdaki ağacımız çarptı (palmiyemsi bir çiçek aslında. ama ağaç gibi değişik). ben de çüydürdüm dibine.

1 hafta orası çiş koktu. annem kanepede çiçeğin olduğu tarafa her oturduğunda "burası bi garip kokuyor yahu. çiş gibi sanki" dediğinde ben halının desenlerini izledim, tavandaki gölgelerle oynadım, ağacın yapraklarını saydım (18 tane), falan filan... bu da böyle bir anımdır.

adama anlatmak nasip olmayınca geçenlerde anneme anlattım. terlikle kovaladı beni. üzgün suratlı smayl.
devamını gör...

siz merak etmeyin, yakında suriyelilerle birlikte bütün bu muhabbetleri bırakıp gelen afganları ne yapacağımızı konuşacağımız için muhtemelen uzun bir süre rafa kaldırılacak problemdir o.
devamını gör...

yazarların bayramlaştığı başlık.

bayramı, lanet akrabalarımla bayramlaşmadığım bir bayram haline getirdiği için, devlete teşekkürü bir borç biliriz.

şeker alın.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

evet güzel olmuş.
devamını gör...

rahatsız ukdesi

herkesin dayanılabilirlik derecesi ve bakış açısı farklı.ben en ufak şeyde yıkılırken, karşımdaki koca koca dağları sırtlıyor olabilir.

bir an 'başlarım kendi derdime be!' desem de hissedilen acı değişmiyor.

yani anlık utanırım ama geçer, çünkü canımı yakan benim derdim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir soru cümlesidir.

eğer görürse iyi değil. ev halidir kardeşim, insan icabında donla geziyor. koskoca zeki müren'e karşı olur mu?
devamını gör...

avusturyalı ressam. girilen entrylerde hayatı ve sanatı hakkında detaylı bilgi verilmiş. resimlerinde kadını, romantizmi ve erotizmi müthiş resmeylemiştir. yaşadığı dönemde özellikle kiliseler resimlerini müstehcen bulmuştur.

benim beğendiğim ressamların başında yer alır. bir bilgi olarak şunu belirtelim; avusturya kültür bakanlığı klimt eserlerini toplamak için ciddi uğraş vermiştir. ancak tablolara sahip kolleksiyoncular eserleri satmamışlardır.
dönem dönem yapıtları, viyana sanat tarihi müzesinde sergilenmektedir. (kunsthistorische museum wien)

aşağıya bir eserinin replikasını koyalım. siz orjinalini düşünün artık.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kaşlarını almaları. kesinlikle kadınsı bir hava katıyor. sözüm kadınsı görünmek istemeyen heterolara tabi; yoksa kadınsı görünmek istediği için bunu yapanlara hiçbir sözüm olamaz.
devamını gör...

herkes kendi kapasitesine göre hareket ediyor neticede. onların kapasitesi şimdilik bu, belki diğer konulara da ilgi duyarlar, biraz okurlar ve dünyada kadınlardan başka konuşulacak konular olduğunun da farkına varırlar diye umuyorum. fazla mı iyimserim. belki. birilerinin ağzından çirkinlik saçılıyor diye her şeyin kirlenmesine izin mi verelim. bence hayır.
devamını gör...

hayatımda; siyah üzeri baskılı tshirt giydim mi : yok
sakal bıraktım mı; asla, 1 haftadan sonra mutlaka keserim.
saçımı uzattım mı; hiç sevmem hep kısacıktır, çabuk yağlanıyor meret.
kedi kestim mi; yok daha neler ( şaka,şaka bırakın satanisttirler, kedi keserler lafını )

beni görenler sorduklarında metal dinliyorum dediğimde tip tip bakıyorlar, bende espiri olsun diye bende kendisini jiletleyen müslümcü tipi var ama heavy metal dinliyorum diyorum, inanamıyorlar.

insanların aklına metal müzik denilince hep siyah giyinen, saçı sakalı uzun, satanist, kedi kesen biri geliyor. hayatımda hiçbir zaman ne herhangi bir şekile girdim ne de kimsenin şeklini sorgular oldum.

14-15 yaşından beri heavy-metal ile haşır neşirim. yavaş yavaş dinlemeye başlayıp, şuanda bütünüyle diyebileceğim şekilde heavy-metal dinliyorum.

pek çok metal konserine , barına gittim, ortamlarda çok bulundum. geriye dönüp baktığımda abd den dönen arkadaşımın getirdiği o zamanlar çıkalı 1-2 sene olmuş olan metallica kill’m all albümünü iyi ki dinlemişim. ilk dinlediğimde ulan bu ne dediğimi hatırlıyorum, bunu derken ne olumlu ne de olumsuz manada dedim. tam anlayamadım açıkçası. bir şarkı, iki şarkı, sonra diğer arkadaşlara oğlum şöyle bir şey var dediğimde bu ne lan diye bana uzaylı gibi bakmaları, tabii o zamanlar yaşımızın icabı modern talking de dinliyoruz, orhan gencabay da, mazhar-fuat-özkan da.

sonra üniversite hayatı ile birlikte iyice doğru yola girme, tamamen belli bir tarza yönelme,black sabbathlar, judaslar, metallica, iron maidenler vesaire vesaire . askerden dönünce ilk iş doğubanka gidip iyi bir müzik seti alma, onu bangır bangır açma, rahmetli babamın buna zaman zaman kızması, onların yazlıkta olduğu bir gece zom olarak arkadaşlarla eve gelme, gecenin bilmem kaçında bangır bangır müzik dinlerken kapıya komşunun gelmesi ve şuan.

yaş olmuş bilmem kaç kendimi “too old to rock'n'roll too young to die” olarak görüyorum, şimdi oğlumla birlikte dinliyoruz. gitar sololarını çok sevdiğim için her şarkıda solo başladığı zaman küçükken burası babamın en sevdiği yer demesi.(her şarkıda mutlaka derdi). bir iki sene öncesine kadar benim her türlü takılmalarıma rağmen yaşı gereği piyasa müziği dinlerken, şimdi hem elektro hem de bas gitar çalması, benim adını bile duymadığım grupları dinlemesi, bak bu da var demesi. youtube dan birlikte heavy metal üzerine videolar, konserler izlemeler…

70 ve 80 lerin heavy metali ile thrash favorim, diğer türlerini de dinliyorum ama en keyif aldıklarım saydıklarım.

bu müzik türünde beni kendine çeken şey gitar riffleri, soloları ve ritimleri, bir de iyi böğüren bir frontman varsa ufffff. futbolda bir tabir var, atanında tutanında iyi olacak diye. heavy metal de de öyle , atanın frontman in, tutanın ritm tarafı (bateri ve bas). bunlar sağlam olursa korkma. çok iyi bir gitarcın varsa, riff ve soloların iyiyse, bir de yanına iyi bir frontman, tamamdır. bunun istisnası yok mu megadeth mesela frontman hariç her şey 10/10 olan grup ama solist kötü, alışıyorsun mustaine’in sesine zamanla (mustaine ritm gitarda çok iyidir, sadece sesi kötü.)

bu müzikten ne anlıyorsun diyenlere hep şunu diyorum, bu müziği sevebilmen için sabırlı olacaksın. bir kere dinlerken adam bası nasıl çalmış ona dikkat edeceksin,
sonrakinde bateriye bakacaksın, bakacaksın sonra diyeceksin ki ulan adam ne güzel çalıyor. sonra birlikte oluşan armoniye bakacaksın ve diyeceksin ki müziğin hası bu işte. önce analiz sonra sentez yani, böl ve bir araya getir.

genelde bu tarzı dinleyenler klasik müzikte sever, pink floyda da bayılır ve benim gibi kaliteli olmak kaydıyla arabeskte sever.

diyeceğim o ki dünyaya yeniden gelsem gene bu müziği dinlerdim. ah keşke tony iommi gibi gitar çalabilseydim veya james hetfield gibi şarkı söyleyebilseydim……….
devamını gör...

buradan ulaşılabilecek açıklamadır.
rant için tüm insanlığa ait olan ormanlarımız yakıldıysa sorumluları açığa çıkarılmalı denmiştir. ülkemizde maalesef korku diye büyük bir güç var hükümetin elinde. hükümet, ormanları pkk yaktı diyor ve siz bunun hiç mantıklı olmadığınız biliyor olsanız bile pkk’lı ilan edilme korkusuyla konuşamıyorsunuz. hükümetin çizdiği çizgi içinde yapılan muhalefet, muhalefet değil danışıklı dövüştür. pkk eylem yaparak adını duyurur. bu saldırıyı yapmış olsaydı daha ilk saniyede biz yaptık derdi.
devamını gör...

kendilerinden zayıf ve güçsüz olan insanlara karşı iyi ve adil davranırlar; egolarını başkaları üzerinde tatmin etmeye çalışmazlar.
devamını gör...

hocaların olmadığı ortamlarda şerefsizliğin kitabını yazıp hocayla sohbet havasında geçen derslerde görmüş geçirmiş, ahlak bekçisi mahalle abisi moduna giren yavşak tiplerin başı çektiği listedir.

ikinci sırada önüne gelene sataşıp pislik yapan ama iş icraate gelince korkudan altına sıçan tipler yer alır.
devamını gör...

her şeyi yazıyor oluşum. kendim oluşum. şiirden az çok anlıyor olmam...
devamını gör...

türkiye'deki güncel versiyonu ekmek bulamıyorlarsa ev ve araba alsınlardır.
(bkz: ev ve araba almanın artık çok kolaylaştığını anlatacağız)
devamını gör...

benim koku algılarımda mı bir farklılık var bence bebekler çok güzel kokuyor ayrıca kusmuklarının bile sizden güzel koktuğuna eminim.
devamını gör...

(bkz: hiçbir şey olmadıysa bile kesinlikle bir şeyler oldu) mantığı ile aynı doğrultuda ifadeler. benim yolumdan gelmiyorsan ahmaksın düşüncesiyle yapılan her işin vasatlığıdır. cahillik başa beladır ama daha çok farkına varanlar içindir bu bela. bu sözler için tartışmaya bile gerek yok. yüzyıllar boyunca insanları hep bir kalıba koymaya çalıştılar. insan fikren özgürdür felsefe,siyaset,din konularında da özgürdür neticede. ama birine düşüncemi dikte edemem çünkü benim felsefeme göre haşa çarpılırım.* programlanmış robotlar değiliz, insanız ve istersek mantı istersek felsefe yaparız. kendime olan maksimum faydayı ben bilebilirim. bunun için elbette ilim irfandan yararlanacağım. ben dünyayı dar değil daha geniş bir gözle görmek istiyorum!
devamını gör...

yukarıdaki soruya ithafen;

kaplumbağa terbiyeciliği osmanlı devletinin lale devrinin sefahat, lüks ve görkemli yaşamanı da temsil eden bir meslektir aynı zamanda.

rivayet odur ki: sabahlara kadar süren sazlı sözlü saray eğlencelerinde geceyi aydınlatmaları için sırtlarında mum taşıyan kaplumbağaları eğiten kişidir kaplumbağa terbiyecisi.

osman hamdi bey tabloda, sanayi devriminin ve elektriğin çok gerisindeki osmanlı devletinin geri kalmışlığını eleştirmekle kalmamış, nedenini de gözlerimizin önüne sermiştir fikrimce.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim