cadı avı
bir dönem öyle revaçtadır ki kadınlar birbirlerine cadı olduğuyla ilgili iftira atarak sevmediği kişileri öldürtmüştür.
devamını gör...
vemiz (yazar)
yeni keşfettiğim iyi bir yazarımız. tanımlarını okurken hiç sıkılmadım. umarım hep yazar, biz de kendisini keyifle okuruz. sözlükte daim olsun efenim *.
devamını gör...
vazelin
müstehzi gülüşlere sebebiyet veren krem. halkımızca mizah unsuru olarak kullanılmaktadır.
devamını gör...
günün şiiri
özlemek için nazım var,
mavi için edip,
rakı için can yücel,
sevda için ahmed arif,
bazen özledim diyemezsin; "nazım okuyorum" dersin..
"ben nazım okuyorum sen ne yapıyorsun? "
mavi için edip,
rakı için can yücel,
sevda için ahmed arif,
bazen özledim diyemezsin; "nazım okuyorum" dersin..
"ben nazım okuyorum sen ne yapıyorsun? "
devamını gör...
aziz nesin
efendim, biz okumuyoruz. okumayınca ne olur?
memleket ilerler mi?
ilerlemez elbet...
işte ilerlemiyoruz.*
memleket ilerler mi?
ilerlemez elbet...
işte ilerlemiyoruz.*
devamını gör...
hülya avşar'ın rol arkadaşını hastanelik etmesi
elim çok hafiftir diyen hemşire temsili fmdkfkd
devamını gör...
pembe göl
içinde barındırdığı algler (su yosunları) ve bazı bakterilerin yardımıyla bu isme sahip olan göldür. özellikle yaz mevsiminde algler, güneşin de zararlı etkilerinden korunmak amacıyla, sıcaklık ve tuzluluğun artmasıyla birlikte beta-karoten adlı kırmızı bir madde üretirler. aynı dönemde zaten pembe renkli olan bazı bakterilerin sayısı da hızla artar ve göl rengine kavuşmuş olur.*
devamını gör...
yeni takipçi bildirimi
devamını gör...
19 yaşındakilere tavsiyeler
ileride üzülmeyeceğiniz şeylere şu an üzülüyorsunuz. üzülmenin bile keyfini çıkarın hayatınızın değerini bilin . empati kurmayı öğrenin okuyun geliştirin kendinizi belgesel seyredin içki için eğlenin sevişin insanlar tanıyın demek istediğim başlıktır.
devamını gör...
6 mayıs 1972
annesine;
“ve nerede birileri özgür olmak için mücadele ediyorsa, onların gözüne bak anne, beni göreceksin.” demişti.
6 mayıs sabahı ayaklarının altında olan tabureyi tekmelemeden önce ise;
“ve ben 24 yaşındayken kendimi türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum.”
celladına bırakmadı. ah be deniz
yusuf geldi dar ağacına. mağrur ve kendinden emin ve yüksek sesle;
“ben ülkemin bağımsızlığı ve halkımın mutluluğu uğrunda şerefimle bir defa ölüyorum. sizler, bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz. biz halkımızın hizmetindeyiz. sizler amerika’nın hizmetindesiniz. yaşasın devrimciler! kahrolsun faşizm!” diye haykırdı.
celladına bırakmadı. ah be yusuf
hüseyin kendi çıktı tabureye. ulucanlar cezaevinde herkes duydu onun sesini;
“ben şahsi hiçbir çıkar gözetmeden halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım.bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım.bundan sonra bu bayrağı türk halkına emanet ediyorum.
yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler. kahrolsun faşizm.”
celladına bırakmadı. ah be hüseyin
bir şarkı bırakalım gökyüzüne, belki duyarlar diye.
“duvarlarda yazı, haberlerde ölüm
çocuk aklım ilk kez karıştı.
silahlar satıldı.
denizler asıldı.”
söz ve müzik: erdal yıldırım
solist: aslı gökyokuş
buradan
“ve nerede birileri özgür olmak için mücadele ediyorsa, onların gözüne bak anne, beni göreceksin.” demişti.
6 mayıs sabahı ayaklarının altında olan tabureyi tekmelemeden önce ise;
“ve ben 24 yaşındayken kendimi türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum.”
celladına bırakmadı. ah be deniz
yusuf geldi dar ağacına. mağrur ve kendinden emin ve yüksek sesle;
“ben ülkemin bağımsızlığı ve halkımın mutluluğu uğrunda şerefimle bir defa ölüyorum. sizler, bizi asanlar şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz. biz halkımızın hizmetindeyiz. sizler amerika’nın hizmetindesiniz. yaşasın devrimciler! kahrolsun faşizm!” diye haykırdı.
celladına bırakmadı. ah be yusuf
hüseyin kendi çıktı tabureye. ulucanlar cezaevinde herkes duydu onun sesini;
“ben şahsi hiçbir çıkar gözetmeden halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım.bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım.bundan sonra bu bayrağı türk halkına emanet ediyorum.
yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler. kahrolsun faşizm.”
celladına bırakmadı. ah be hüseyin
bir şarkı bırakalım gökyüzüne, belki duyarlar diye.
“duvarlarda yazı, haberlerde ölüm
çocuk aklım ilk kez karıştı.
silahlar satıldı.
denizler asıldı.”
söz ve müzik: erdal yıldırım
solist: aslı gökyokuş
buradan
devamını gör...
ayın en çalışkan 10 yazarı hakkında ne dediler
d&r'dan hediye çeki veriyormuşsun yoldaş bilmeseydim buralar daha arsayken başlardım çalışmalara.
kitapsever bir yazarımsı olarak içinde olmak istediğim yazarlar listesi.
sevgili romalılar desteğinizi benden esirgemeyeceğinize eminim.
kitapsever bir yazarımsı olarak içinde olmak istediğim yazarlar listesi.
sevgili romalılar desteğinizi benden esirgemeyeceğinize eminim.
devamını gör...
bebek gözü bitkisi
bebek gözü bitkisi, 'kukla gözü' olarak da bilinir ve 'ranunculaceae' familyasına ait bir türdür.abd'de doğal olarak yetişir ve en çok kuzey amerika ile doğu kanada’da bulunur. çiçekli bitkilerden olan bu türün ilginç bir görünümü vardır.
bebek gözü bitkisi kardiyojenik içerir ve üstünde bulunan göz gibi meyveler yendiği zaman kalp kaslarını sakinleştirir ve kalp kasını zayıflatarak kalbi çalışmaz hale getirebilir.
bebek gözü bitkisi kardiyojenik içerir ve üstünde bulunan göz gibi meyveler yendiği zaman kalp kaslarını sakinleştirir ve kalp kasını zayıflatarak kalbi çalışmaz hale getirebilir.
devamını gör...
sahafların çakal oğlu çakal olması
sahaf var sahaf var dedirten başlık. yazılan tanımlara katılmakla beraber uzun zamandır -ihtiyaç olmadığı sürece- sahaf dışında bir yerden kitap almam. çok dolaşmak gerekiyor işinin hakkını veren birisini bulmak için. ama bulduğunuz zaman da bırakmamak gerek. sahaflarla genelde arkadaş olmak için çabalarım. çoğu da tatlı insanlar çıktılar. ne muhabbetler dönüyor o sahaflarda. bazen nazım hikmet'i çekiştirirler bazen necip fazıl'ı. eski basımlara da hâlâ gereken değer verilmediği için kolayca bulabiliyorum. ilk 20tl diyor biraz pazarlık sonrası 10 oluyor o. bazısı da var ihtiyacın olduğunu bildiği için arttırıyor da arttırıyor. valla herkes ekmeğinde tamamen insanından insanına değişen durumdur.
devamını gör...
iyi pazarlar bayım
az önce suratıma tokat gibi inen mesaj şeysi.
aynen böyle dedi ya, sanki kilise bahçesinde öylece karşılaşmışız?
öyle yaban, öyle soğuk.
lucifer'e hak veriyorum artık, kadın denen varlık alacağını alınca sizi kirli bir bez gibi kenara atan, kalbi olmayan vahşi bir yaratık.
e noldu şimdi o dün gece yazılanlar?
hiç?
(bkz: entel de olsa kadın kadındır)
aynen böyle dedi ya, sanki kilise bahçesinde öylece karşılaşmışız?
öyle yaban, öyle soğuk.
lucifer'e hak veriyorum artık, kadın denen varlık alacağını alınca sizi kirli bir bez gibi kenara atan, kalbi olmayan vahşi bir yaratık.
e noldu şimdi o dün gece yazılanlar?
hiç?
(bkz: entel de olsa kadın kadındır)
devamını gör...
uzun süre sözlükte takılmanın zeka geriliğine sebep olması
tam olarak nerede takıldığınıza göre değişir.
kötü niyetli bir bilim insanı tarafından 2011 yılında kaçırıldım. aykümün 138 olduğu söyleniyordu o zamanlar. aykü testi sırasında hava olsun diye son ses şarkı dinliyordum ve başka bir şarkıya bağıra bağıra eşlik ediyordum. hatta bir ara başımın üstünde durarak yapmak istedim testi ama lütfen dediler kendimizi daha fazla kötü hissetmek istemiyoruz.
ertesi gündü işte. kendimi bir odanın içinde buldum. odanın içinde bir yatak, koltuk, tohalöt ve bilgisayar vardı. bilgisayardan sadece uludağ sözlük diye bir siteye giriş yapmak mümkündü ama polis, kaçırıldım, yardım edin gibi en işime yarayan uyarıları yazmam mümkün değildi. bilgisayar direkt kendini kapatıyordu. p o l i s falan yine yazılamıyordu. ayrık yazabildiğim tek kelime y o r u l d u m idü.
yaklaşık 1 yıl takıldım o sözlük ortamında. vurdurmak, anan, zaaaaxd, qapak falan yazmayı öğrendim. yıl sonunda aykü testi yaptılar, 56 çıktı.
deneyin ikinci ayağında ekşi üyeligim başladı. oturduğum yerde 10k maaş almaya başladım. hiç gitmediğim filmlerin yarısında çıktım, zaman zaman sandalyeden düştüm, hiçbir şey beğenmedim, her şeye doymuş bir hale büründüm. 2 sene böyle devam etti, aykü testi yapıldı yine, 23 çıktı.
şu an deney için buraya gönderildim. sonuçlar çıkmadı, çıkınca paylaşırım. haklılık payı var yani arkadaşın. hıhı.
kötü niyetli bir bilim insanı tarafından 2011 yılında kaçırıldım. aykümün 138 olduğu söyleniyordu o zamanlar. aykü testi sırasında hava olsun diye son ses şarkı dinliyordum ve başka bir şarkıya bağıra bağıra eşlik ediyordum. hatta bir ara başımın üstünde durarak yapmak istedim testi ama lütfen dediler kendimizi daha fazla kötü hissetmek istemiyoruz.
ertesi gündü işte. kendimi bir odanın içinde buldum. odanın içinde bir yatak, koltuk, tohalöt ve bilgisayar vardı. bilgisayardan sadece uludağ sözlük diye bir siteye giriş yapmak mümkündü ama polis, kaçırıldım, yardım edin gibi en işime yarayan uyarıları yazmam mümkün değildi. bilgisayar direkt kendini kapatıyordu. p o l i s falan yine yazılamıyordu. ayrık yazabildiğim tek kelime y o r u l d u m idü.
yaklaşık 1 yıl takıldım o sözlük ortamında. vurdurmak, anan, zaaaaxd, qapak falan yazmayı öğrendim. yıl sonunda aykü testi yaptılar, 56 çıktı.
deneyin ikinci ayağında ekşi üyeligim başladı. oturduğum yerde 10k maaş almaya başladım. hiç gitmediğim filmlerin yarısında çıktım, zaman zaman sandalyeden düştüm, hiçbir şey beğenmedim, her şeye doymuş bir hale büründüm. 2 sene böyle devam etti, aykü testi yapıldı yine, 23 çıktı.
şu an deney için buraya gönderildim. sonuçlar çıkmadı, çıkınca paylaşırım. haklılık payı var yani arkadaşın. hıhı.
devamını gör...
kazıklı maria
severek takip ettiğim youtuber kişisi. küfürden arınmak için kendisi de bu aralar kafasözlük detoksu yapıyor sanırım.
devamını gör...











