sözlüğün sabah okunabilir öğleden sonra çekilmez olması
aynen ya bende sabah okuyorum keyifli oluyo özellikle bazı bilgi içerikli paylaşımlar okumak çok zevkli oluyor. içimden iyiki bu platformdayim falan diyorum . en azından birşeyler öğrenmek mutlu ettiği için. ancak bazı başlıklar çok bunaltiyo . endiselenmeme neden oluyo. ya sözlüğün kalitesi bozulur da bişey olursa diye . özellikle sürekli yazarlar hakkında başlık açmak bana pek mantıklı gelmiyo k.bakmasin arkadaşlar sonuçta burası bir sözlük . sözlüğe giren halk napsın yazar ın zevklerini bilmem nelerini. tabi açılabilir en azından bazı konularda kendimizi ifade etme şansı buluruz ancak fazlası sıkar aga yaa.
devamını gör...
kafa izni
elim gidip gidip geliyor, öyle bir buton bu.
çünkü kendimi biliyorum, hadi bi gazla bastım butona işin yoksa sonra kıvran dur.
hadi bununla başedebildim, yazma isteğim bitmeyecek ki bu seferde buraya dönemediğim için başka alternatifler arayışına gireceğim.
sonra idareten gittiğim yere alışacağım, bu seferde biraz kafamı dinleyim diyerek çıktığım yolda bağımlı olduğum cephe sayısı 2 ye çıkacak.
napcaz be kamil, ne serden geçiliyor ne yardan.
çünkü kendimi biliyorum, hadi bi gazla bastım butona işin yoksa sonra kıvran dur.
hadi bununla başedebildim, yazma isteğim bitmeyecek ki bu seferde buraya dönemediğim için başka alternatifler arayışına gireceğim.
sonra idareten gittiğim yere alışacağım, bu seferde biraz kafamı dinleyim diyerek çıktığım yolda bağımlı olduğum cephe sayısı 2 ye çıkacak.
napcaz be kamil, ne serden geçiliyor ne yardan.
devamını gör...
olmasaydın olmazdık
bir keresinde bu söz için sözde bir gazete ''olmasaydın da olurduk'' şeklinde bir şeyler zırvalamıştı ve dünyanın en ünlü prezervatif markalarından biri olan okey firması da ''olsaydık, olmazdın'' yazarak cevap vermiştir.
tanım: ulu önder için söylenen bir söz.
tanım: ulu önder için söylenen bir söz.
devamını gör...
çok pis dedikodu döndüğü düşünülen yerler
mutfak abi net ya. o mutfak masasında neler konuşulmadı, hangi akrabalar çekiştirilmedi, ne marka sigaralar yakılmadı ki..
devamını gör...
tavşan jojo
absürt komedi gibi , alman faşizmi ve hitlerin her alman çocuğunun kafasında var oluşunu konu edinen bol göndermeli, vicdanlara sığmayan yakın yy'ın dev mesajlarının içerildiği geçtiğimiz yıl oscar adayı bir taika waititi filmi. bir uyarlama filmi olduğunu biliyorum fakat kitabı okumadım, bilmem. film güzeldi izlenir arkadaşlar (+).
ayrıca;
--! spoiler !--
katil uşak.
--! spoiler !--
ayrıca;
--! spoiler !--
katil uşak.
--! spoiler !--
devamını gör...
açacak başlık bulamayınca bu başlığı açan yazar
benimdir.
tanım: "açıcak başlık bulamayınca" şeklinde başlayan başlık açma furyasına tepki olarak açılan başlıktır.
tanım: "açıcak başlık bulamayınca" şeklinde başlayan başlık açma furyasına tepki olarak açılan başlıktır.
devamını gör...
mucize bir olasılık mıdır sorunsalı
olasılıksa bile bende olmayan olasılıktır.
devamını gör...
nesne kalıcığı
nesne kalıcılığı, bir nesnenin görülmediği, duyulmadığı veya kısaca 5 duyu organıyla algılanmadığı durumlarda da var olduğunu bilme farkındalığımızdır. jean piaget tarafından ortaya atılmıştır. bilişsel gelişim açısından önemli bir teoridir.
elbette belli bir yaşa gelmiş ve engeli bulunmayan bireylerin, bir nesneyi görmedikleri anda da o nesnenin varlığını sürdürdüğünü bilmeleri doğaldır. işte bu nesne farkındalığıdır.
belli bir yaşa kadar bebekler, görmedikleri şeyin var olmadığını/varlığının sona erdiğini sanır. ''ce-ee'' oyununda elle kapatılan yüz açıldığında fazlasıyla keyif almaları da bunun bir göstergesi olabilir. ya da herhangi bir nesneyi arkamıza sakladığımızda belli bir yaşın altındaki çocukların ''x nerede?'' sorusunu cevaplayamamaları da bundandır.
jean piaget, nesne kalıcılığını ölçmek için önce bebeklere bir oyuncak gösterir ve sonrasında o oyuncağı bir battaniyeyle örtüp bebeğin oyuncağı arayıp aramadığını gözlemler. belli bir yaşa gelmeyen bebeklerin oyuncağı aramadığı görülür. teorisini bu deneyle desteklese de bu anlayışı eleştirenler de mevcut. onlara göre bebek, nesnenin devamlılığını algılıyor fakat nesneyi aramak için gerekli olan fiziksel koordinasyona sahip olmadığı için nesneyi aramıyor, daha doğrusu, arayamıyor.
elbette belli bir yaşa gelmiş ve engeli bulunmayan bireylerin, bir nesneyi görmedikleri anda da o nesnenin varlığını sürdürdüğünü bilmeleri doğaldır. işte bu nesne farkındalığıdır.
belli bir yaşa kadar bebekler, görmedikleri şeyin var olmadığını/varlığının sona erdiğini sanır. ''ce-ee'' oyununda elle kapatılan yüz açıldığında fazlasıyla keyif almaları da bunun bir göstergesi olabilir. ya da herhangi bir nesneyi arkamıza sakladığımızda belli bir yaşın altındaki çocukların ''x nerede?'' sorusunu cevaplayamamaları da bundandır.
jean piaget, nesne kalıcılığını ölçmek için önce bebeklere bir oyuncak gösterir ve sonrasında o oyuncağı bir battaniyeyle örtüp bebeğin oyuncağı arayıp aramadığını gözlemler. belli bir yaşa gelmeyen bebeklerin oyuncağı aramadığı görülür. teorisini bu deneyle desteklese de bu anlayışı eleştirenler de mevcut. onlara göre bebek, nesnenin devamlılığını algılıyor fakat nesneyi aramak için gerekli olan fiziksel koordinasyona sahip olmadığı için nesneyi aramıyor, daha doğrusu, arayamıyor.
devamını gör...
kılıçdaroğlu’nun mutfağı
adam mütevazı olabilir ,çalmamış olabilir bla bla ancak unutmamak gerekir bugün bu iktidar hala başımızdaysa bu adamın yadsınamaz katkıları yüzündendir . erdoğan'ın 1 numaralı ilham kaynağıdır . önümüzdeki süreçte umarım bi hata yapıpta imamoğlu ve yavaş gibi potansiyel liderlerin önüne set çekmeye çalışmaz .
devamını gör...
yazmaktan keyif almak
can sıkıntısından, normalde pek fazla arkadaş edinemediğim için ortaokulda yazmaya başlamıştım. insanları ve çevreyi fazla gözlemlememin de bir faydası oldu tabii yazmamamda. yeni karakterler ve tiplemeler yaratıp onları istediğim olay çevrçevesine göre şekillendirmek dışarı çıkıp gezmekten daha çok keyif veriyor bana. kafam rahatlıyor. bir şekilde her şeyi kafasına takan biri için herhangi bir konuda veya edebi olarak bir metin yazmak en büyük nimet. ama benim için bir öykü ya da deneme metini yazmak ne kadar kolay ve keyifliyse şiir yazmakta bir o kadar zor. belki biraz daha yaşım ilerleyince bunu da başarırım. iyi yazıyor muyum bilmiyorum fakat okuyan çoğu kişi beğeniyor da yazdıklarımı. umarım bırakmam.
devamını gör...
vurucu filmler ve film replikleri
bak koçum! belli olmuyor ama benim bir tek kulağımın arkası kaldı. artık acı çekmekten ve acı çektirmekten zevk almamayı öğrendim. sevgililer, bizim olanlar ya da olmayanlar. hepsi iz bırakır. bu izler şimdi seninki gibi çok derinini çiziyor. hepsi kalır ama inan yeni izler de olacak. yaşlıları düşün, sanki her şeyi bilirlermiş gibidirler ama öyle değil. ne kadar acı çekersen çek şunu hiç unutma; çizilecek bir yer hep vardır ve çizecek bir yer… ressam olur insanlar başkalarının kalbini kazıya kazıya ya da resim olurlar senin gibi kazına kazına…
(bkz: dar alanda kısa paslaşmalar)
(bkz: dar alanda kısa paslaşmalar)
devamını gör...
cinsellik içerikli başlıklardan nefret etme nedenleri
cinsellikle alakalı bilimsel veriler paylaşılırsa kimsenin bundan rahatsız olacağını düşünmüyorum.* açılan başlıklar daha çok kadınlar üzerinden dönmekte ve aşağılama boyutuna kadar gitmekte. neden erkeklerle alakalı bu tür başlıklar açılmıyor. bu tür başlık açanları, gizli iç dünyalarını ve bastırılmış duygularını buraya yazarak rahatlama yolu seçtiklerini düşünüyorum artık.
cinsellik içeren başlıklardan ziyade; gerçek hayatında yapamadığını, gerçekmiş gibi hayal dünyasını yazan ve daha çok kadınları aşağılayan kişilerden rahatsız olmak.
cinsellik içeren başlıklardan ziyade; gerçek hayatında yapamadığını, gerçekmiş gibi hayal dünyasını yazan ve daha çok kadınları aşağılayan kişilerden rahatsız olmak.
devamını gör...
birinci nesil sözlük yazarı olmanın faydaları
hicbir sey. 3 aya kalmaz kafa sozluk diye bir sey kalmayacak. en iyi ihtimalle mayis haziran gibi kimsenin gitmedigi cinli koye donecek burasi. hadi bakim bol bol anket doldurun.
devamını gör...
leyla ile mecnun replikleri
-ardına bakma mecnun
+kader almaya mı geldi beni benden
-bunu bir daha sorma mecnun
+neden at mı var arkamda
+kader almaya mı geldi beni benden
-bunu bir daha sorma mecnun
+neden at mı var arkamda
devamını gör...
edward hopper
1882-1967 yılları arasında yaşamış amerikalı ressam ve grafiker. çağdaşlarının aksine kübizm gibi akımlardan değil idealizm ve gerçekçilikten etkilenmiştir, bu yüzden de yaşamı boyunca hak ettiği ilgiyi görememiştir.*
en bilinen eseri nighthawk için walter wells ismindeki eleştirmen ernest hemingway'in "a clean, well-lighted place" isimli öyküsünün etkilerini gördüğünü söyledi ve "hem resim hem de hikâye, tanrısız ya da manevi avuntusuz bir dünyada, en büyük geceye karşı (örn. ölüm) duran bir mabedi temsil ediyor." diye ekledi.
hopper'ın resimlerindeki en güzel şey ışıktır bence. zaten gerçekçi çizimleri insanın içine işliyor bir de ışığı çok etkili kullanmasıyla birlikte baktığınız resmin içinde hissediyorsunuz. bu dediğime bazı yönetmenler de katılmış olacak ki filmlerinde hopper tablolarından etkilenmişler. ikisi burada listelenmiş.
nighthawks
chop suey
automat
en bilinen eseri nighthawk için walter wells ismindeki eleştirmen ernest hemingway'in "a clean, well-lighted place" isimli öyküsünün etkilerini gördüğünü söyledi ve "hem resim hem de hikâye, tanrısız ya da manevi avuntusuz bir dünyada, en büyük geceye karşı (örn. ölüm) duran bir mabedi temsil ediyor." diye ekledi.
hopper'ın resimlerindeki en güzel şey ışıktır bence. zaten gerçekçi çizimleri insanın içine işliyor bir de ışığı çok etkili kullanmasıyla birlikte baktığınız resmin içinde hissediyorsunuz. bu dediğime bazı yönetmenler de katılmış olacak ki filmlerinde hopper tablolarından etkilenmişler. ikisi burada listelenmiş.
nighthawks
chop suey
automat
devamını gör...
makar devuşkin
tanımlarını, düşüncelerini ve fikirlerini aşırı sevdiğim bir yazardır kendisi. ona yazar demek pek içimden gelmez daha çok üzümlü kekim diye hitap etmek isterim kendisine. paylaştığı tanımlarla sözlüğü bilgiye boğan, kendine has yazım dili ile herkesi kendine bağlayan bir yazardır. tanımlarını okudukça beğenmemek elde değil, profilini stalk yaparsanız eğer anlayacaksınızdır. ayrıca herkesin onu sevmesi hiç içten değil, sevecekseniz uzaktan sevin diye uyarıyorum şimdiden. sevgili üzümlü kekim, ilham kaynağı olup insanları aydınlattığın için müteşekkirim sana. kemik yazar olup kendini gösteriyorsun iyi ki varsın!
devamını gör...
kınamak
t: eski türkçe kın veya kıın veya kıyn veya kıny köküne dayanan kelimedir.
kın sözcüğü "ceza" anlamındadır. kıyın şeklinde de geçer. kıymak fiili ile kökdeş olması muhtemeldir.
kelimenin ilginç bir anlam daralması serüveni var. nişanyan'ın aktardığı örneklere göre şu aşamalardan geçmektedir: *
1000'li yıllardan önce ve daha sonrasına kadar olan anlamı "işkence etmek",
1300'lerden sonra "cezalandırmak",
osmanlı döneminde "alay etmek ve ayıplamak",
günümüzde ise yalnızca "ayıplamak"
şiddetle kınamalarıyla meşhur olan bir devlet yöneticisinden cümle içinde kullanım örneği:
kın sözcüğü "ceza" anlamındadır. kıyın şeklinde de geçer. kıymak fiili ile kökdeş olması muhtemeldir.
kelimenin ilginç bir anlam daralması serüveni var. nişanyan'ın aktardığı örneklere göre şu aşamalardan geçmektedir: *
1000'li yıllardan önce ve daha sonrasına kadar olan anlamı "işkence etmek",
1300'lerden sonra "cezalandırmak",
osmanlı döneminde "alay etmek ve ayıplamak",
günümüzde ise yalnızca "ayıplamak"
şiddetle kınamalarıyla meşhur olan bir devlet yöneticisinden cümle içinde kullanım örneği:
devamını gör...
en sevilen dizi çifti
poyraz-ayşegül
tefo-kerpeten ali
marshall-lily
jesse-walter white
tefo-kerpeten ali
marshall-lily
jesse-walter white
devamını gör...

