tavşanladalgageçenkaplumbağa
yarışın son saniyesinde tavşana nanik yaparak kurdeleyi göğüsleyen kaplumbağadır. istikrarını bozmamış umudunu asla kaybetmemiştir.
kim bilir belki yeni yazarımız da ayın en iyi 10 yazarı arasına kurdeleyi göğüsleyerek girer.
hoş gelmiş daim olsun. *
kim bilir belki yeni yazarımız da ayın en iyi 10 yazarı arasına kurdeleyi göğüsleyerek girer.
hoş gelmiş daim olsun. *
devamını gör...
2 yaşındaki tecavüz mağduru
herkesin aklından geçen ama diline dökmekten korktuğu o cümle zihnime sığmıyor ve dilime dökülüyor.
o melek tecavüze uğrarken tanrının ne yaptığını ve neden buna müsade ettiğini düşünmeden edemiyorum.
o melek tecavüze uğrarken tanrının ne yaptığını ve neden buna müsade ettiğini düşünmeden edemiyorum.
devamını gör...
mısır piramitleri
-mısır piramitleri kimin adına yapıldıysa onun bulunduğu odaya, doğum ve tahta çıktığı günler olmak üzere yılda iki defa güneş girmektedir.
-mısır piramitlerinin içi yazın soğuk, kışın sıcak olur.
-mumyalarda radyoaktif madde olduğu için mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür.
-piramitlerin içerisindeki süt birkaç gün geçtikten sonra hiç bozulmadan yoğurt haline gelmektedir.
www.neoldu.com/service/amp/...
-mısır piramitlerinin içi yazın soğuk, kışın sıcak olur.
-mumyalarda radyoaktif madde olduğu için mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür.
-piramitlerin içerisindeki süt birkaç gün geçtikten sonra hiç bozulmadan yoğurt haline gelmektedir.
www.neoldu.com/service/amp/...
devamını gör...
normal sözlük rezaleti
aklıma yahşi batı filmindeki köfte satma sahnesi geldi allah affetsin. birazdan birisi mısır koçanı fırlatır kavga çıkar.
devamını gör...
gizli bakınız
normal sözlük içinde, herhangi bir metnin bir bölümünde geçen kelime ya da kelime gruplarına link vererek başka bir tanıma yönlendirmeyi sağlar.
bu sayede metin bölünmez ama arzu eden gidip o "gizli bakınız" yazan yeri de okuyabilir.
bu sayede metin bölünmez ama arzu eden gidip o "gizli bakınız" yazan yeri de okuyabilir.
devamını gör...
hayatı kaçırma hissi
şu an çok fena bu hisse kapıldım. en çılgın en korkusuz yaşlarımda olmama rağmen eve tıkıldım kendimi yaşını başını almış insanlar gibi hissediyorum ama değilim işte. benim şu an arkadaşlarımla deli danalar gibi gezmem lazım, yeni yerler keşfetmem lazım, sabahlara kadar eğlenmem lazım ama yapamıyorum. ileride gençliğimi ah ne çılgın yıllardı diye hatırlamak istiyorum ama çok stabil bir hayatım var bana göre değil ki bu. bilemiyorum altan. çok fenayım. sıkıldım bunaldım.
devamını gör...
karnında kelebekler uçuşması
bana genelde ishalken oluyor.
devamını gör...
ruhi mücerret
bir murat menteş kitabıdır. hızlı süratli okuyacağınız (iddia ediyorum) bir macera okumaktan çok keyif aldım mutlaka okunması tavsiye edilir.
murat menteş okuyanlar kendisinin nasıl bir tarzı olduğunu bilirler o yüzden okumayanlar için biraz bir şeyler yazayım.
yazar çok zeki aşırı zeki satırlarından bunu belli ediyor ve zekice yazılmış bir kurgu okuyorsunuz. yer yer kahkaha atıyorsunuz yer yer üzülüyorsunuz. yer yer sizinle dalga geçiyor ve size soruyor. yani okunması gereken bir kitap nasıl olması cevabını size verecek bir kitap.
beğenmediğim kısımları spolier vererek yazıp bitireyim. --! spoiler !--
yahu güzel abicim murat abicim öyle bir üslubun var ki bir süre sonra hiç bir şeye şaşırmıyoruz konudan uzak kalıyoruz hikayenin içinde gezemiyoruz. trenle gemi çarpışıyor adamın hikayesinde sonra can alıcı bir noktada şok olamıyorum çünkü tarzın yüzünden beklediğim bir şey oluyor. bu okurken beni çok ama çok rahatsız etti. mesela biri ölüyor aha kesin ölmedi diyorum ve ölmemiş olarak karşıma çıkıyor. serpir silahlıperi karakteri bir yerden çıkacaktı en başından anlamıştım ve çıktı son derece canımı sıktı bu durum.
--! spoiler !--
dublörün dilemmasına göre daha kötü bir kitap bence ama murat menteş çıtasında bir kötülük.
--- alıntı ---
aşk, birine seni mahvetme yetkisi vermek ve bunu kullanmayacağına güvenmektir.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
tamam, ölenle ölünmüyor. lakin yaşayanla da yaşanılmıyor.
--- alıntı ---
murat menteş okuyanlar kendisinin nasıl bir tarzı olduğunu bilirler o yüzden okumayanlar için biraz bir şeyler yazayım.
yazar çok zeki aşırı zeki satırlarından bunu belli ediyor ve zekice yazılmış bir kurgu okuyorsunuz. yer yer kahkaha atıyorsunuz yer yer üzülüyorsunuz. yer yer sizinle dalga geçiyor ve size soruyor. yani okunması gereken bir kitap nasıl olması cevabını size verecek bir kitap.
beğenmediğim kısımları spolier vererek yazıp bitireyim. --! spoiler !--
yahu güzel abicim murat abicim öyle bir üslubun var ki bir süre sonra hiç bir şeye şaşırmıyoruz konudan uzak kalıyoruz hikayenin içinde gezemiyoruz. trenle gemi çarpışıyor adamın hikayesinde sonra can alıcı bir noktada şok olamıyorum çünkü tarzın yüzünden beklediğim bir şey oluyor. bu okurken beni çok ama çok rahatsız etti. mesela biri ölüyor aha kesin ölmedi diyorum ve ölmemiş olarak karşıma çıkıyor. serpir silahlıperi karakteri bir yerden çıkacaktı en başından anlamıştım ve çıktı son derece canımı sıktı bu durum.
--! spoiler !--
dublörün dilemmasına göre daha kötü bir kitap bence ama murat menteş çıtasında bir kötülük.
--- alıntı ---
aşk, birine seni mahvetme yetkisi vermek ve bunu kullanmayacağına güvenmektir.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
tamam, ölenle ölünmüyor. lakin yaşayanla da yaşanılmıyor.
--- alıntı ---
devamını gör...
anın feryadı
hikayenin sonunu biliyordum. ama insan bazen yanılmayı ölesiye istiyor.
devamını gör...
hiç sevgilisi olmamış erkek
eğer 18 yaşını geçip halen bir ilişki yapmadıysa onun için tehlike çanları çalmıştır. bundan sonra da yalnız kalacaktır muhtemelen.
edit: alttaki enrtry'e istinaden "bu devirde" diye düzeltelim. zira z kuşağı ergenlerinin birini yaftalarken artık kimseye acıması yok.
edit: alttaki enrtry'e istinaden "bu devirde" diye düzeltelim. zira z kuşağı ergenlerinin birini yaftalarken artık kimseye acıması yok.
devamını gör...
8 cm topuklu giyen kapalı kadın
ortamlarda sorarlarsa tesettürlüyüm falan der ama sadece başı kapalıdır.
burada kapalı olmak eleştirilen şey değildir, asıl eleştirilen şey kapalı olduğu halde dikkat çekeceğini bilip o topukluları giymesi ve tak tak diye ses yaparak gezmesi.
burada kapalı olmak eleştirilen şey değildir, asıl eleştirilen şey kapalı olduğu halde dikkat çekeceğini bilip o topukluları giymesi ve tak tak diye ses yaparak gezmesi.
devamını gör...
au hasard balthazar
bir eşek ve bir kızın hikayesinden film olur mu? robert bresson gibi bir usta bir yönetmen var ise bal gibi olur. az diyolog bol bol görüntü ve mükemmel bir şaheser. başrolde yer alan anne wiazemsky ve hikayenin başkahramanı eşeğimiz balthazar ne güzel bir masalsı dildir.
filmin konusuna gelirsek:
bir çiftlik evinde doğan eşeğe balthazar adını koyan, onu evlatları yerine koyup vaftiz eden marie ve jacques’in çocukluklarının temizliği masumiyetiyle başlayan film ilerleyen sahneler ile bu masumiyetin yerini hayatın acımasız tokatları alacaktır.
yaşamlarının aynı yollarında aynı yıllarında bir genç kız marie ve bir eşek balthazar, aynı olayları farklı canlılar olarak yaşarlar. değişik ve kötü insanlarla olmadık ortamlarda hayatlanı devam ederken, türlü acımasızlık ve istismara uğrarlar. insanının bastırılamayan kötülük duygularını bir tokat gibi çarparlar bize.
filmin içine girdiğinizde asla kötülüğün ipuçları verilmez belirtilmez sahnelerde, aksine görüntü karmaşasını içerisinde bulunan eşek sesinden, bakışlarından film boyunca kendinizi dünyayı sorgularsınız . kendi dürtüleri için balthazar’a ve marie’ye zarar veren insanlardan olduğunuzu , tüm insanlığın aynasını yansıttığınızı anlarsınız. yeryüzündeki tüm canlılara zarar veren yegane vasıf bencilliktir ve bu bencilliğin asıl sahibinin insan olduğunu yani siz olduğunuzu anlamanızı bekler film. insanoğlunun kendi türüne ve tüm karşı türlere verdiği zarar, bu bencilliğin bir sonucu olarak balthazar ve marie’yi birleştirir. sonunda ne mi olur bu savaşta ne marie ne de balthazar mücadele etmez edemez tüm sessizlikleriyle kaderlerine küser ve yaşarlar.
filmin konusuna gelirsek:
bir çiftlik evinde doğan eşeğe balthazar adını koyan, onu evlatları yerine koyup vaftiz eden marie ve jacques’in çocukluklarının temizliği masumiyetiyle başlayan film ilerleyen sahneler ile bu masumiyetin yerini hayatın acımasız tokatları alacaktır.
yaşamlarının aynı yollarında aynı yıllarında bir genç kız marie ve bir eşek balthazar, aynı olayları farklı canlılar olarak yaşarlar. değişik ve kötü insanlarla olmadık ortamlarda hayatlanı devam ederken, türlü acımasızlık ve istismara uğrarlar. insanının bastırılamayan kötülük duygularını bir tokat gibi çarparlar bize.
filmin içine girdiğinizde asla kötülüğün ipuçları verilmez belirtilmez sahnelerde, aksine görüntü karmaşasını içerisinde bulunan eşek sesinden, bakışlarından film boyunca kendinizi dünyayı sorgularsınız . kendi dürtüleri için balthazar’a ve marie’ye zarar veren insanlardan olduğunuzu , tüm insanlığın aynasını yansıttığınızı anlarsınız. yeryüzündeki tüm canlılara zarar veren yegane vasıf bencilliktir ve bu bencilliğin asıl sahibinin insan olduğunu yani siz olduğunuzu anlamanızı bekler film. insanoğlunun kendi türüne ve tüm karşı türlere verdiği zarar, bu bencilliğin bir sonucu olarak balthazar ve marie’yi birleştirir. sonunda ne mi olur bu savaşta ne marie ne de balthazar mücadele etmez edemez tüm sessizlikleriyle kaderlerine küser ve yaşarlar.
devamını gör...
dokunmatik ekran ve çalışma prensibi
bazı elektronik cihazlarda bulunan ve yüzeyine dokunmak suretiyle istediğiniz işlemleri gerçekleştirmenizi sağlayan ekran tipine dokunmatik ekran denir.
dokunmatik ekranlar çok çeşitli türlerde karşımıza çıkabilir.
genellikle cep telefonlarımızda kullandığımız türlerin nasıl çalıştığını anlatmaya çalışayım. bunlardan biri, rezistif dokunmatik ekran olarak bilinir.
bu tip ekranlar, aralarında boşluk olan 2 basit katmandan oluşur. bu katmanlar elektriği iletebilir. bir tanesi dirençli, diğeri ise geçirgendir. ekrana dokunduğunuzda, dokunduğunuz bölgede aradaki boşluk ortadan kalkar ve 2 katman birbiriyle temasa geçer. normal şartlarda bu 2 katman arasında bir elektrik akımı vardır. dokunarak katmanları birbirine değdirdiğinizde akımın yönü de değişir. kullanılan cihazın yazılımı, bunu algılayacak şekilde geliştirildiğinden, cihaz ekrana dokunduğunuzu algılar ve dokunulan bölgedeki komut her neyse onu çalıştırır.
bu tür ekranları, mesela elinizde eldiven varken ya da parmağınız yerine başka herhangi bir aleti kullanarak da çalıştırabilirsiniz çünkü bu ekranlarda önemli olan, baskıyla ortaya çıkan direnci sağlamaktır. bunu nasıl yaptığınız önemsizdir.
rezistif ekranlar çoklu dokunmayı desteklemez.
***
bir başka tür de kapasitif dokunmatik ekrandır.
bu ekran türü çalışabilmek için elektrik yüklerini kullanır. genellikle 2'si iletken*, orta kısımda kalan ise yalıtkan olan 3 tabakadan oluşur. alttaki tabakada, yalıtkan nedeniyle diğer tabakaya geçemeyen ama o tabakayı, negatif bir elektrik alanı oluşturarak etkileyen elektronlar bulunur. etkilenen tabakada da pozitif yük yoğunluğu ortaya çıkar. parmağınız pozitif yüklerin olduğu tabakaya dokunduğunda yük dengesi değişir ve ortaya bir gerilim düşmesi çıkar. ekranın diğer kısımlarında olmayan bu gerilim farkı işlemci tarafından algılanır ve dokunduğunuz bölgeye karşılık gelen komut çalıştırılır.
bu tip bir ekrana sahip olan akıllı telefonunuzu ya da herhangi bir dokunmatik cihazı, elinizde eldiven varken çalıştıramazsınız çünkü eldiven elektriği iletmez. ıslak parmakla ekrana dokunduğunuzda cihaz yine tepki vermez çünkü bu kez de su, elektriği ilettiği için, ekran nereye dokunulduğunu algılamaz.
bu tür ekranlar çoklu dokunmayı destekler ve diğerlerine göre biraz daha pahalıdır.
***
bunlardan başka bir de kızılötesi dokunmatik ekranlar bulunur. bu ekranlar, kendilerine dokunulduğunu algılamak için elektrik yerine ışığı kullanırlar. bunlar en basit ekran tipleridir. sürekli olarak ekran boyunca kızılötesi ışık ışınları bir uçtan diğer uca doğru akar haldedir. ekrana dokunulduğunda ışık kesintiye uğrar ve böylece ekrana dokunulduğu ve dokunulan yerin neresi olduğu algılanmış olur. bu tip ekranları da yine bazı atm'lerde, kiosklarda yahut e-kitap okuyucularda görebilirsiniz.
dokunmatik ekranlar çok çeşitli türlerde karşımıza çıkabilir.
genellikle cep telefonlarımızda kullandığımız türlerin nasıl çalıştığını anlatmaya çalışayım. bunlardan biri, rezistif dokunmatik ekran olarak bilinir.
bu tip ekranlar, aralarında boşluk olan 2 basit katmandan oluşur. bu katmanlar elektriği iletebilir. bir tanesi dirençli, diğeri ise geçirgendir. ekrana dokunduğunuzda, dokunduğunuz bölgede aradaki boşluk ortadan kalkar ve 2 katman birbiriyle temasa geçer. normal şartlarda bu 2 katman arasında bir elektrik akımı vardır. dokunarak katmanları birbirine değdirdiğinizde akımın yönü de değişir. kullanılan cihazın yazılımı, bunu algılayacak şekilde geliştirildiğinden, cihaz ekrana dokunduğunuzu algılar ve dokunulan bölgedeki komut her neyse onu çalıştırır.
bu tür ekranları, mesela elinizde eldiven varken ya da parmağınız yerine başka herhangi bir aleti kullanarak da çalıştırabilirsiniz çünkü bu ekranlarda önemli olan, baskıyla ortaya çıkan direnci sağlamaktır. bunu nasıl yaptığınız önemsizdir.
rezistif ekranlar çoklu dokunmayı desteklemez.
***
bir başka tür de kapasitif dokunmatik ekrandır.
bu ekran türü çalışabilmek için elektrik yüklerini kullanır. genellikle 2'si iletken*, orta kısımda kalan ise yalıtkan olan 3 tabakadan oluşur. alttaki tabakada, yalıtkan nedeniyle diğer tabakaya geçemeyen ama o tabakayı, negatif bir elektrik alanı oluşturarak etkileyen elektronlar bulunur. etkilenen tabakada da pozitif yük yoğunluğu ortaya çıkar. parmağınız pozitif yüklerin olduğu tabakaya dokunduğunda yük dengesi değişir ve ortaya bir gerilim düşmesi çıkar. ekranın diğer kısımlarında olmayan bu gerilim farkı işlemci tarafından algılanır ve dokunduğunuz bölgeye karşılık gelen komut çalıştırılır.
bu tip bir ekrana sahip olan akıllı telefonunuzu ya da herhangi bir dokunmatik cihazı, elinizde eldiven varken çalıştıramazsınız çünkü eldiven elektriği iletmez. ıslak parmakla ekrana dokunduğunuzda cihaz yine tepki vermez çünkü bu kez de su, elektriği ilettiği için, ekran nereye dokunulduğunu algılamaz.
bu tür ekranlar çoklu dokunmayı destekler ve diğerlerine göre biraz daha pahalıdır.
***
bunlardan başka bir de kızılötesi dokunmatik ekranlar bulunur. bu ekranlar, kendilerine dokunulduğunu algılamak için elektrik yerine ışığı kullanırlar. bunlar en basit ekran tipleridir. sürekli olarak ekran boyunca kızılötesi ışık ışınları bir uçtan diğer uca doğru akar haldedir. ekrana dokunulduğunda ışık kesintiye uğrar ve böylece ekrana dokunulduğu ve dokunulan yerin neresi olduğu algılanmış olur. bu tip ekranları da yine bazı atm'lerde, kiosklarda yahut e-kitap okuyucularda görebilirsiniz.
devamını gör...
vedalaşırken en sevilen kişiyi sona bırakmak
yüz ifaden değişir en çok ona değer verdiğin hissettirilir ve oradan uzaklaşılır.
devamını gör...
annenin en iyi olduğu konu
karşılıksız sevmek, karşılıksız yardım etmek, karşılıksız ilgilenmek... kısacası bu dünyada yaptığı her şeyi ben ve kardeşim için karşılık beklemeden tüm samimiyeti ile yapmak, hem de yaşamı boyunca.
devamını gör...
spontane radyo yayını
x
devamını gör...


