dolar
ikinci dünya savaşı sonrası avrupa devletlerinin ekonomisi ve parası çökünce ve savaşın galibi olan abd'nin dünya sahnesine çıkmasıyla kendini gösteren dolar, çok güçlü kehanetler içermesi, her milimine sihirle dokunması, giderek altından bile güçlü madene dönüşmesine sebep oldu. çeşitli metalleri altına çevirme bilimi olarak da bildiğimiz simyanın da ötesinde ve çok ileri bir teknikle kağıt dolar, altın ve tüm kıymetli madenlere dönüştürülerek simya ilminin içinin boş olmadığını da göstermiş oldu.
devamını gör...
freud purosu
dün akşam ilk nickaltını girecektim, biraz daha izlenim edineyin dedim. geç kaldık, gece ikide adama nickaltı girmek akıllarına gelmiş ya.. neyse, kendisiyle freud okumalarım bitince, eksik hissettiğim yer olursa biraz sohbet etmek isterim, şimdilik severek takip ettiğim bir yazar.
devamını gör...
türk tarihinin en iyi komedi dizisi
leyla ile mecnun olma ihtimali yüksek. bir ismail abi kadar gamsız ya da erdal baggal kadar tirt bir karakter başka bir dizide yoktu.
devamını gör...
16 haziran 2021 türkiye galler maçı
türk futbolcuları arasında bir arda turancılık var, bir kavga etme tutkusu. paşalar siz futbol oynamak için para kazanıyorsunuz. şov adamı değilsiniz. burak yılmaz, sen arsız bir terbiyesizsin.
burak'ı aratmayacak bir çirkef yetişiyor, ülkemize hayırlı uğurlu olsun; irfancan kahveci...
maça giriş anında yüzünde bir farklılık hissettim, sanırım bıçak altına yatmadan, ufak müdahalelerle yüzünde değişiklik yaptırmış. keşke yüz güzelliğinden ziyada futbol kariyerine, iyi top oynayabilmek için çaba gösterebilse..... yaşı küçük, en iyi ihtimalle 6 yıl daha kendisine katlanacağız, umarım kötü karakterli abileri gibi çirkefliğiyle kazınmaz futbol tarihine.*
maçı seslendiren kişiye, en süslü küfürleri yürekten armağan ediyorum.
saçma sapan, kişisel ve abartılmış cümlelerle kulaklarımıza tecavüz etti.
halil dervişoğlu, bakınız bu çocuk, kıymeti bilinmeyen ve gerçekten muazzam bir oyuncu. adamın futbol kariyeri adeta kısık ateşte 15 dakika filmi gibidir. süper ligde son bir ayda 90 dakika şansı tanıdılar. umarım hollanda'ya döner....
hakan çalhanoğlu'nun tribi kime idi acaba?
ozan tufan umarım futbolu bırakır, yorumcu veya spiker olur. baba bu tombilik nasıl milli takımda? hayır bütün bir sene süper ligde izledik, hasbelkader ayağına bir top gelecek... uzaktan sallayacak.... ve gol olacak.
merih, çağlar, zeki bence hiç durmadan mücadele ettiler, e tabi 3 kişi ile ne yapılabilir ki?
bu takımdan bir iş olmaz, bir sonraki dünya kupasına bakarız artık.
düzenleme: dünya kupası ironisini anlamayanlar, profilimi incelemeden mesaj atma zahmetinde bulunmasın, bıkkktım!
burak'ı aratmayacak bir çirkef yetişiyor, ülkemize hayırlı uğurlu olsun; irfancan kahveci...
maça giriş anında yüzünde bir farklılık hissettim, sanırım bıçak altına yatmadan, ufak müdahalelerle yüzünde değişiklik yaptırmış. keşke yüz güzelliğinden ziyada futbol kariyerine, iyi top oynayabilmek için çaba gösterebilse..... yaşı küçük, en iyi ihtimalle 6 yıl daha kendisine katlanacağız, umarım kötü karakterli abileri gibi çirkefliğiyle kazınmaz futbol tarihine.*
maçı seslendiren kişiye, en süslü küfürleri yürekten armağan ediyorum.
saçma sapan, kişisel ve abartılmış cümlelerle kulaklarımıza tecavüz etti.
halil dervişoğlu, bakınız bu çocuk, kıymeti bilinmeyen ve gerçekten muazzam bir oyuncu. adamın futbol kariyeri adeta kısık ateşte 15 dakika filmi gibidir. süper ligde son bir ayda 90 dakika şansı tanıdılar. umarım hollanda'ya döner....
hakan çalhanoğlu'nun tribi kime idi acaba?
ozan tufan umarım futbolu bırakır, yorumcu veya spiker olur. baba bu tombilik nasıl milli takımda? hayır bütün bir sene süper ligde izledik, hasbelkader ayağına bir top gelecek... uzaktan sallayacak.... ve gol olacak.
merih, çağlar, zeki bence hiç durmadan mücadele ettiler, e tabi 3 kişi ile ne yapılabilir ki?
bu takımdan bir iş olmaz, bir sonraki dünya kupasına bakarız artık.
düzenleme: dünya kupası ironisini anlamayanlar, profilimi incelemeden mesaj atma zahmetinde bulunmasın, bıkkktım!
devamını gör...
kafa filmler radyo yayını
hemen akıllara gelen canet ve marion cotillard'ın başrolde olduğu love me if you dare (jeux d'enfants). ikinci olarak da müttefik. tamamen aşk hikayesi üzerine kurulu bi film değil ancak sonu çok can yakıcı. ilerledikçe editlerim efenim, iyi yayınlar.
unutmadan, bilek kesenler: bir aşk hikayesi.. bunu atlayamazdım.
son bir düzenleme de iran sinemasından gelsin. a separation. mükemmel filmdir.
unutmadan, bilek kesenler: bir aşk hikayesi.. bunu atlayamazdım.
son bir düzenleme de iran sinemasından gelsin. a separation. mükemmel filmdir.
devamını gör...
wattpad
ergenlerin cirit attığı hikaye anlatma platformu.
kısa bir hikâye diyecek olursak: yeni okuluma kaydımı yaptırmış, ilk derste bir sıra bulmuş oturmuştum. o sırada serseri tipli biri geldi. yerine oturduğum için bana bunu ödeteceğini söyledi. berke’ymiş adı. sanırım aşık olmuştum. çıkışta kolumdan tuttu beni ve kendine çekti. onu çok istiyordum, seviştik.
elbette güzel hikâyeler de vardır ancak genel özeti yukarıda. ayrıca maalesef ki bunun için kesildiğini duysa ağacın hüngür hüngür ağlayacağı kitapların çıkma yerlerinden bir tanesidir.
kısa bir hikâye diyecek olursak: yeni okuluma kaydımı yaptırmış, ilk derste bir sıra bulmuş oturmuştum. o sırada serseri tipli biri geldi. yerine oturduğum için bana bunu ödeteceğini söyledi. berke’ymiş adı. sanırım aşık olmuştum. çıkışta kolumdan tuttu beni ve kendine çekti. onu çok istiyordum, seviştik.
elbette güzel hikâyeler de vardır ancak genel özeti yukarıda. ayrıca maalesef ki bunun için kesildiğini duysa ağacın hüngür hüngür ağlayacağı kitapların çıkma yerlerinden bir tanesidir.
devamını gör...
maskeyle güzel olmak
--! açılın bilişsel psikolog geldi !--
maske takmanın yüz tanıma/işleme becerimize olan etkilerin bir sonucudur.
yüzdeki güzellik algısının genellikle göz çevresinden hareketle değerlendirildiği öne sürülüyordu. ancak aşağıdaki çalışmanın sonuçları, başlıktaki yazarların da söylediği gibi, yüzün alt bölgesinin de çekicilik algısına katkı yaptığına işaret ediyor.
yakın zamanda tam da maskenin çekicilik üzerindeki etkisini araştıran şu çalışmanın bulguları ilginç. sonuçlar maske yokken ortalama çekicilik düzeyinin altında algılanan yüzlerin, maske takıldığında anlamlı biçimde daha çekici olarak algılandığına işaret ediyor. ancak bu etki, ortalama çekiciliğe sahip olan ve ortalamanın üzerinde çekici olan yüzlerde bu yönde değil. hatta çalışmada maskesiz hali yüksek düzeyde çekici olarak puanlanan birkaç yüzün maskeli olarak sunulduğunda algılanan çekicilik düzeyinin düştüğü bile gözlenmiş. buna karşın, maskenin çekici olmayan yüzlerin istisnasız tamamının daha çekici algılanmasına yol açtığı bulunmuştur.
uzun lafın kısası, siz siz olun yüzlerinin tamamını görmediğiniz insanlara aşık olmayın efendim.
--! açılın bilişsel psikolog geldi !--
maske takmanın yüz tanıma/işleme becerimize olan etkilerin bir sonucudur.
yüzdeki güzellik algısının genellikle göz çevresinden hareketle değerlendirildiği öne sürülüyordu. ancak aşağıdaki çalışmanın sonuçları, başlıktaki yazarların da söylediği gibi, yüzün alt bölgesinin de çekicilik algısına katkı yaptığına işaret ediyor.
yakın zamanda tam da maskenin çekicilik üzerindeki etkisini araştıran şu çalışmanın bulguları ilginç. sonuçlar maske yokken ortalama çekicilik düzeyinin altında algılanan yüzlerin, maske takıldığında anlamlı biçimde daha çekici olarak algılandığına işaret ediyor. ancak bu etki, ortalama çekiciliğe sahip olan ve ortalamanın üzerinde çekici olan yüzlerde bu yönde değil. hatta çalışmada maskesiz hali yüksek düzeyde çekici olarak puanlanan birkaç yüzün maskeli olarak sunulduğunda algılanan çekicilik düzeyinin düştüğü bile gözlenmiş. buna karşın, maskenin çekici olmayan yüzlerin istisnasız tamamının daha çekici algılanmasına yol açtığı bulunmuştur.
uzun lafın kısası, siz siz olun yüzlerinin tamamını görmediğiniz insanlara aşık olmayın efendim.
--! açılın bilişsel psikolog geldi !--
devamını gör...
saniyelik salaklıklar
10 saniye düşünsek * gerçekleşmeyecek olaylar.
cafeye girip 1 çay 1 kuşbaşı diye bağırmaktır.
yerine otur garson gelsin sakin sakin sipariş ver.
bre heyecan tillahi! nedir bu akıl almaz salaklık?
ama hala çok tatlıyımdır.*
cafeye girip 1 çay 1 kuşbaşı diye bağırmaktır.
yerine otur garson gelsin sakin sakin sipariş ver.
bre heyecan tillahi! nedir bu akıl almaz salaklık?
ama hala çok tatlıyımdır.*
devamını gör...
türklerin her yemeğe soğan koyma merakı
sabah çorba içerken kelle soğanı kırarım.
kelle söğüş yerken yanında söğüş soğanı eksik etmem.
lahmacunun arasında olmazsa olmazıdır.
çoban salata için vazgeçilmezdir.
yediğiniz etlerin terbiyesinin hemen hemen tamamında soğan var.
menemen soğanlı daha lezzetli.
soğan hayattır, soğan candır...
kelle söğüş yerken yanında söğüş soğanı eksik etmem.
lahmacunun arasında olmazsa olmazıdır.
çoban salata için vazgeçilmezdir.
yediğiniz etlerin terbiyesinin hemen hemen tamamında soğan var.
menemen soğanlı daha lezzetli.
soğan hayattır, soğan candır...
devamını gör...
çok fena değer kaybeden şeyler
türk lirası.
devamını gör...
cumhurbaşkanlığı başdanışman şoförünün uyuştucuyla yakalanması
lağım patladı ve her yerden fışkırıyor artık.
4 kg. skunk ile yakalanan cumhurbaşkanlığı başdanışmanı'nın makam şoförü ’nün hikayesini t24 haberleştirmiş.
...
burak s.'nin cumhurbaşkanlığı başdanışmanı'nın makam şoförü olduğu anlaşılıyor. ardından, ilgili kurumlarla temas kurulduktan sonra operasyondan önce devletle olan ilişiği kesiliyor. sonrasında operasyon yapılıp gözaltına alındığında ise "sıradan bir vatandaş" konumundaydı deniyor ve haber basına sızdırılmıyor.
...
detay ve fazlası.
4 kg. skunk ile yakalanan cumhurbaşkanlığı başdanışmanı'nın makam şoförü ’nün hikayesini t24 haberleştirmiş.
...
burak s.'nin cumhurbaşkanlığı başdanışmanı'nın makam şoförü olduğu anlaşılıyor. ardından, ilgili kurumlarla temas kurulduktan sonra operasyondan önce devletle olan ilişiği kesiliyor. sonrasında operasyon yapılıp gözaltına alındığında ise "sıradan bir vatandaş" konumundaydı deniyor ve haber basına sızdırılmıyor.
...
detay ve fazlası.
devamını gör...
pulbiber mahallesi
-mahallede bomba patlıyor-
mahallemizde bomba patladı
martılar çok uçtular
mahallemizin çığırtkan gözyaşları olup havaya saçıldılar
bu bir çocuk romanıydı, artık anlaşılmıştı
çocuk sonunda ölecekti, geleneklerimize göre
son duası olarak patlamış mısır sunacaktı tanrı'ya
bu bir oyun romanıydı, bir araf
sırtından bıçaklanacaktı daima çocuk
sendemibrütüs balığı kızartacaktı şiirin kara tavasında
yanında roka, üstüne tahin helvası
şangır şungur bir romandı bu, anlaşılmıştı
gözlerdeki buğu camlar gibi kırılıp inecekti aşağıya.
biz de ölmüş olabilirdik dedi leman
bu söz nedense aklımda kaldı.
bazı geceler uyanıp sigara içiyorum karanlıkta
odamdaki aynada yanıp sönen küçük kırmızı bir yıldızım
musevi bir kadının ruhu dolaşıyor evde, ya da müslüman
ya da ateist bilmiyorum.
gelip yamuk tabloları düzeltiyor, biraz çorba içiyor mutfakta
sanırım yağmuru yapısalcı bir yaklaşımla karşılıyor
saçma bir kadın, anlaşılmaz
ama iyidir saçmalamak dostlarını satmaktan
iyidir adanmak, yalandan
bir çocuk romanı olarak anlaşılmıştım artık.
(özgürlüğü çalınan tüm çocuklara).
mahallemizde bomba patladı
martılar çok uçtular
mahallemizin çığırtkan gözyaşları olup havaya saçıldılar
bu bir çocuk romanıydı, artık anlaşılmıştı
çocuk sonunda ölecekti, geleneklerimize göre
son duası olarak patlamış mısır sunacaktı tanrı'ya
bu bir oyun romanıydı, bir araf
sırtından bıçaklanacaktı daima çocuk
sendemibrütüs balığı kızartacaktı şiirin kara tavasında
yanında roka, üstüne tahin helvası
şangır şungur bir romandı bu, anlaşılmıştı
gözlerdeki buğu camlar gibi kırılıp inecekti aşağıya.
biz de ölmüş olabilirdik dedi leman
bu söz nedense aklımda kaldı.
bazı geceler uyanıp sigara içiyorum karanlıkta
odamdaki aynada yanıp sönen küçük kırmızı bir yıldızım
musevi bir kadının ruhu dolaşıyor evde, ya da müslüman
ya da ateist bilmiyorum.
gelip yamuk tabloları düzeltiyor, biraz çorba içiyor mutfakta
sanırım yağmuru yapısalcı bir yaklaşımla karşılıyor
saçma bir kadın, anlaşılmaz
ama iyidir saçmalamak dostlarını satmaktan
iyidir adanmak, yalandan
bir çocuk romanı olarak anlaşılmıştım artık.
(özgürlüğü çalınan tüm çocuklara).
devamını gör...
direksiyon sınavına gireceklere tavsiyeler
sakin ol, aynaları kullan, gözünü ve kulaklarını aç.
gerisi zaten basit.
gerisi zaten basit.
devamını gör...
bıçaklı saldırıya karşı yapılacaklar
boks geçmişi olan bir insan olarak boks öğrenin önerisinde bulunabilirim. napcaz bıçağa mı yumruk atacağız diye düşünecek arkadaşlar çok minimon. hepsine bayılıyorum.
savunma sporu bilmek değişik bir şey. bir kez çok aniden bir sokak köpeği yüzüme saldırdı, köpeğe yumruk atarken buldum kendimi. bunu planlamadım o panik anında. kendimi yumruk atarken buldum. bu duruma son derece tepki gösteren hayvansever arkadaşlardan özür diliyorum. hayvanın yüzümü parçalamasına izin veremedim. burnumu o köpekten daha çok seviyorum. ayrica burnuma ihtiyaç duyuyorum. bir anda yüz mesafeme zıplayıp nefesini hissettiğim an başını okşayamadım. o da çok ayrı bir mesele.
bunun yanında karanlıkta karşıma bööö yaparak iki farklı zamanda iki farklı kişi çıktı. korkmaya fırsat bulamadım, bir hırsız neden bööö yapsın diye düşünemedim, hırsız sandım ve yumruk attım. iki seferinde isabet ettirebildim.
haliyle olaya böyle bakmak lazım. biri bıçak çektiği zaman beyniniz en iyi neyi biliyorsa onu yapıyor. yani savunma sporu bilmeyen biri şaşırıyor ve öylece kalıyor. savunma sporu bilen biri ise doğru anı kollayıp kendini savunuyor. siz beyninizin verdiği o kararı ancak yumruk atınca fark ediyorsunuz.
bir bıçaktan yumrukla kaçmak mümkün müdür?
bu da garip bir meseledir. bizim türk insanı genellikle yumruk atarken ya da bıçak çekerken savrulur. çünkü bir insana zarar verebilmek için vücut gücünüzü doğru şekilde kullanmak zorundasınız. bıçak çeken kişi çok büyük ihtimalle savrularak üstünüze gelecek. haliyle yumruk ile uzaklaştırmak mümkün. eminim günde 100 kişi bıçak sallıyorsa bizim beyinsizlerin yarısı ilk seferinde savrulduğu için isabet ettiremiyordur.
çok daha başarılı olmak için çok yakına gelip bıçaklamalıdır ki hiçbir boksör kol mesafesi kaldığı zaman öylece bakmaz. en baştan önlemi alır.
ha arkadan bıçaklanma mevzusu olur, ne bileyim bıçağı kalem kullanan john wick ustalığı ile kullanır orasını bilemem. geçmiş olsun o zaman.
yakın mesafeyi kapsayan savunma sporları var, çok nefis hareketler var. onlar öğrenilebilir, bazı insanlar için daha etkilidir. ben öğrendim, bir insanın kolunu yakalamak çok ciddi bir disiplin ve soğukkanlılık istiyor. haliyle benim için çok etkili olmadı. ben hala boksu tercih ediyorum.
ve şunu belirtmem gerek. hanımlar çubuk kraker kollu, omuzları olmayan, solucan gibi ortalarda gezen tiplerin şiddetine uğramayın. ha bu demek değil 2 metrelik adamların şiddetine mi uğrayalım? lütfen.. kendinizi savunmayı öğrenin bu topraklarda. çünkü gerekli. sevgiler.
savunma sporu bilmek değişik bir şey. bir kez çok aniden bir sokak köpeği yüzüme saldırdı, köpeğe yumruk atarken buldum kendimi. bunu planlamadım o panik anında. kendimi yumruk atarken buldum. bu duruma son derece tepki gösteren hayvansever arkadaşlardan özür diliyorum. hayvanın yüzümü parçalamasına izin veremedim. burnumu o köpekten daha çok seviyorum. ayrica burnuma ihtiyaç duyuyorum. bir anda yüz mesafeme zıplayıp nefesini hissettiğim an başını okşayamadım. o da çok ayrı bir mesele.
bunun yanında karanlıkta karşıma bööö yaparak iki farklı zamanda iki farklı kişi çıktı. korkmaya fırsat bulamadım, bir hırsız neden bööö yapsın diye düşünemedim, hırsız sandım ve yumruk attım. iki seferinde isabet ettirebildim.
haliyle olaya böyle bakmak lazım. biri bıçak çektiği zaman beyniniz en iyi neyi biliyorsa onu yapıyor. yani savunma sporu bilmeyen biri şaşırıyor ve öylece kalıyor. savunma sporu bilen biri ise doğru anı kollayıp kendini savunuyor. siz beyninizin verdiği o kararı ancak yumruk atınca fark ediyorsunuz.
bir bıçaktan yumrukla kaçmak mümkün müdür?
bu da garip bir meseledir. bizim türk insanı genellikle yumruk atarken ya da bıçak çekerken savrulur. çünkü bir insana zarar verebilmek için vücut gücünüzü doğru şekilde kullanmak zorundasınız. bıçak çeken kişi çok büyük ihtimalle savrularak üstünüze gelecek. haliyle yumruk ile uzaklaştırmak mümkün. eminim günde 100 kişi bıçak sallıyorsa bizim beyinsizlerin yarısı ilk seferinde savrulduğu için isabet ettiremiyordur.
çok daha başarılı olmak için çok yakına gelip bıçaklamalıdır ki hiçbir boksör kol mesafesi kaldığı zaman öylece bakmaz. en baştan önlemi alır.
ha arkadan bıçaklanma mevzusu olur, ne bileyim bıçağı kalem kullanan john wick ustalığı ile kullanır orasını bilemem. geçmiş olsun o zaman.
yakın mesafeyi kapsayan savunma sporları var, çok nefis hareketler var. onlar öğrenilebilir, bazı insanlar için daha etkilidir. ben öğrendim, bir insanın kolunu yakalamak çok ciddi bir disiplin ve soğukkanlılık istiyor. haliyle benim için çok etkili olmadı. ben hala boksu tercih ediyorum.
ve şunu belirtmem gerek. hanımlar çubuk kraker kollu, omuzları olmayan, solucan gibi ortalarda gezen tiplerin şiddetine uğramayın. ha bu demek değil 2 metrelik adamların şiddetine mi uğrayalım? lütfen.. kendinizi savunmayı öğrenin bu topraklarda. çünkü gerekli. sevgiler.
devamını gör...
the bookshop
katalan yönetmen ısabel coixet‘in penelope fitzgerald‘ın kitabından uyarlanan 2017 yapımı bir film. tiyatral bir havada geçen filmde emily mortimer‘ın performansı ile diğer oyunculardan bir adım öne çıkıyor.
filmin konusuna gelecek olursak:
cesur olmak, sevmek, iyimserlik ve mücadele ile ilişkilendirebiliriz. hardborough kasabasında yalnız bir kadının kitapçısında kasabaya ve onların fikirlerine verdiği mücadeleyi kitap dükkanında geçen bir hayal dünyası şeklinde aktarıyor . kadının oldukça gizemli bir adam ile gerçekleştirdiği mektuplaşmalar ve görüşmeler filmin ana temasını oluşturmaktadır. filmde özellikle kullanılan pastel renkler filme başka bir boyut kazandırmıştır. ve kullanılan bazı eşyalar fazla imgesellik katmak açısından saçma bir şekilde izleyenin gözüne sokulmaya çalışılmıştır. kapının önünde duran çiçekli kabin ya da mektup sahnelerinde sürekli arkada duran vazo gibi. oyunculuklardan ise bazıları gerçekten çok amatörce ve ruhsuz durmaktadır. müzikler ise belki emily mortimer'den sonra en güzel şey filmin içersinde olan ispanyol gazeteleri tarafından çok poh pohlanmasına rağmen çok sıradan durağan yayvan bir film olmanın ötesine geçememiştir.
şahsi fikrimce film biraz yavaş tempoda ilerliyor ve bu izleyeni çok yoruyor.
filmin konusuna gelecek olursak:
cesur olmak, sevmek, iyimserlik ve mücadele ile ilişkilendirebiliriz. hardborough kasabasında yalnız bir kadının kitapçısında kasabaya ve onların fikirlerine verdiği mücadeleyi kitap dükkanında geçen bir hayal dünyası şeklinde aktarıyor . kadının oldukça gizemli bir adam ile gerçekleştirdiği mektuplaşmalar ve görüşmeler filmin ana temasını oluşturmaktadır. filmde özellikle kullanılan pastel renkler filme başka bir boyut kazandırmıştır. ve kullanılan bazı eşyalar fazla imgesellik katmak açısından saçma bir şekilde izleyenin gözüne sokulmaya çalışılmıştır. kapının önünde duran çiçekli kabin ya da mektup sahnelerinde sürekli arkada duran vazo gibi. oyunculuklardan ise bazıları gerçekten çok amatörce ve ruhsuz durmaktadır. müzikler ise belki emily mortimer'den sonra en güzel şey filmin içersinde olan ispanyol gazeteleri tarafından çok poh pohlanmasına rağmen çok sıradan durağan yayvan bir film olmanın ötesine geçememiştir.
şahsi fikrimce film biraz yavaş tempoda ilerliyor ve bu izleyeni çok yoruyor.
devamını gör...
üniversitede yaşanmış en büyük pişmanlık
daha fazla gezmek, daha çok görmek isterdim...
devamını gör...
yazarların google nick araştırma sonucu
the summer queen diye bir kitap varmış o çıkıyor. adıma kitap yazmışlar ne çok hayranım var be.
devamını gör...


