kuzey amerika'nın büyük ovalar bölgesinde yaşayan siouan dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
eskiden ohio vadisinde yaşarken, iroquoi saldırılarından kaçan büyük sioux grubunun bir koludur. büyük ovalara gelip, nebraska'da niobrara ırmağı civarına yerleştiler. bizon avı yapsalarda, tarım ile de meşguldüler. amerikalıların bölgeye gelmesinden sonra hastalık kaptılar, güçleri zayıfladı ve istenilen antlaşmaları imzalayarak topraklarını yavaş yavaş kaybettiler.
en son imzaladıkları antlaşmada beyazlar oklahoma'ya gidilecek şartını imzalattılar ama kızılderililer tercümanların böyle bir şey demediğini söyleyerek itiraz ettiler. reis dinelen ayı kendisine uyanlar ile birlikte eski topraklarına geri döndü. a.b.d tarihinde ilk defa kızılderililer bir a.b.d generalini mahkemeye verdi ve mahkeme kızılderilileri insan ve birey kabul etti.
mahkeme sonucu kızılderililerin eski topraklarına dönmesi doğru bulundu.
reis ve yanındakilere nebraska'da, antlaşmaya uyup gidenlere ise oklahoma'da bir rezervasyon verildi. bugün hâla bu iki rezervasyonda yaşamaktadırlar.
devamını gör...

düşük desibelli sosyal hayat. özellikle de trafikte.
devamını gör...

kıyması bol cevizli yaparım.
şeklini de güzel veririm. yapıp buzluğa atıyorum.
canım istedikçe çıkartıp yerim.
devamını gör...

zaten öleceksin o yüzden hiç uğraşma.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kupa üzerine çizim sayılır mı?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

üniversite birinci sınıftaydım. ilk defa makarna yapacağım. lisedeyken annemden duyduğum bir bilgi vardı. yemeğin suyu biterse su eklersin diye. hangi yemeği yaparken, hangi durum için dedi bugün bile muamma.
makarnayı attım suya, geçtim tvnin başına. bi ara baktım suyu bitmiş su ekledim. geri geçtim tvnin başına. yarım saat sonra bi daha baktım. yine suyu bitmiş, biraz daha ilave ettim. bi 10 dakika daha ocakta kaldı. dedim yeter heralde süzdüm aldım. baktım pek çatallık bi yemek olmadı. üzerine biraz ketçap, bi miktar ekmek, süper çorba...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kumru*dostumla pencere önünde iki lafın belini kıralım dedik.**
sık sık gelir pencere önüme, sanırım onu gördükçe beslediğim için.**
devamını gör...

her akşam çay demlenip ailecek içilmesi.
devamını gör...

orta çağ avrupasında kliselerin otoriter olduğu dönemde bilim en karanlık dönemini yaşıyordu. bir çok bilim insanı kliseye ters olan keşiflerinden dolayı idam ettiriliyordu. bu karanlık dönemde aydınlar, illuminati=aydınlanmışlar olarak kliseden gizlenmek için gizli buluşmalar, çalışmalar yürütüyorlardı. gittikçe büyüyen aydınlanmışlar maddi desteği taş ve duvar ustası olan mason gruplar sayesinde sağlamaya başladılar. (masonların sembolünün pergel olmasının sebebininde bu olduğu söylenir). bu ittifak yıllarca sürmüştür. sonrasında dini reformlar yapılıp bilimin önemi anlaşılınca bu gizli örgüt günümüze kadar varlığını sürdürmemiştir. yani şuan kimse bilime engel olmuyor avrupa da. şimdiki komplo severler de kendilerinin ismini bolca kullanıyorlar.
kısaca hikayesinin böyle olduğunu okumuştum... doğru mu yanlış mı bilemiyorum
devamını gör...

19. yüzyılın ortalarında yapıldığı düşünülen ve milanolu ünlü heykeltraş giovanni strazza'ya ait sanat eseridir.pek çok ismi bulunsa da özellikle 'duvaklı bakire heykeli' olarak bilinmekte ve hz.meryem'i tasvir etmektedir. bu heykeldeki en ünlü ve göze çarpan nokta her ne kadar gerçek sanılacak denli mükemmel bir işçilikle oyulmuş peçesi olsa da bu heykelin detayında pek çok müthiş nokta bizi beklemektedir.öncelikle duvaklı bakire'nin yüzüne baktığımızda onun anatomik açıdan ne kadar detaylı ve gerçekçi bir tasvir olduğunu görmekteyiz.o,gözlerini kapatmış, başını oldukça zarif bir açıyla eğmiş halde huşu içerisinde dua etmekte veya -bizlerin öyle düşünmekte pek bir ısrarcı olduğumuz şekilde- birçok zamanlar yaptığı gibi yine kederli bir anını yansıtmaktadır bizlere.

aslında duvaklı heykeller strazza dışında birçok yetenekli sanatçı tarafından tercih edilmiş bir figürdür. bunun sebebi elbette ki yekpare mermerlere burgulu ve gerçekçi bir örtü görünümünü verebilmek için cidden büyük bir yeteneğe sahip olunması gerekliliğidir. bu da bir sanatçının sahip olduğu mahareti doğrudan gösterebilmesi için harika bir yoldur.zaten tam olarak bu sebepten dolayıdır ki italyan rönesansı haricinde antik yunan hellenistik dönemi'nde de duvaklı kadın büstleri oldukça rağbet görmüştür. her iki dönemde de bu eserleri oyabilmek için en uygun mermerin, üst düzey kaliteye sahip karara mermeri olduğu kabul edilmiştir.

bu heykeldeki bir başka zorluk, ıslak giysi görünümü taşımasıdır. bu görünümü verebilmek de büyük maharet istemekte, kökeninde de elbette hellenistik döneme ait izler yer almaktaysa da aslında bu örtünün biraz daha derin bir sembolik anlamı vardır. o dönemlerde italya siyasi bütünlüğünü sağlamaya başlamış, buna da 'risorgimento' veya 'yeniden diriliş' adı verilmişti. strazza ve onun çağdaşı olan bazı sanatçılar, böyle semboller kullanarak risorgimento'ya karşı olduklarını dile getirmek istemişlerdir. ancak bu da bazı soruların oluşmasına sebep olmuştur. yani strazza'nın herhangi bir dini inancı yoktur ve neden meryem ana'nın tasvirini yapmayı tercih etmiştir? ve neden o dönemdeki siyasi-milli bir sembolü bu katolik ikonla birleştirmeyi uygun bulmuştur? buna verilen cevaplardan bazıları bunun strazza'nın değerlerine olan bağlılığıyla ilgisi olduğunu söyler.

bu ölümsüz tasvir, kanada new foundland'de yer alan saint john's katedralinin bulunduğu yerde sergilenmektedir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

veiled virgin'den sonra pek çok yarı-saydam peçe örtüsüyle tasvir edilmiş heykel ortaya çıkarılmıştır. fakat nedense bana bu heykellerde hep bir şeyler eksikmiş,sanki heykeltraş işini tam bitirmemiş ve geri dönüp heykeli üzerinde biraz daha çalışarak bu eksiği tamamlamaya çalışacakmış gibi gelir. kısacası, insanlığın kalbinde 'peçeli meryem heykeli' farklı bir yere sahiptir ve fikrimce daima öyle kalacaktır.

*benim için de veiled virgin'in yeri çok başkadır. onun karakalem replikasını çizmiş ve daima başucumda tutmuşumdur. sık sık hayranlıkla izlemekteyimdir kendisini. bu kadar huzurlu ve huşu içerisinde oluşuna daima imrenmişimdir. o, sessiz haliyle bana pek çok öğüt vermekte, harika bir numune oluşturmaktadır.

kaynağım buradadır;
www.sanatlaart.com/zarif-19...
orijinal kaynağı orijinal dilinde okumak isteyenler böyle buyrun;
mymodernmet.com/the-veiled-...


not: bu hikaye için nezaket yüklü ısrarlarını belirten evernevergreen'e çokça sevgiler.çok beklettim kendisini bu hikayenin tanımını yapabilmek için,farkındayım. fazla yeşillenmemiş ama bolca çiçek açmıştır diye umuyorum*.
devamını gör...

maalesef ki cevabı aynı olan sorudur. insanlar felan değişiyor sadece.
devamını gör...

ikinci çağ'da karanlık lord sauron tarafından, başta elfler olmak üzere, orta dünya'nın özgür halklarına hükmetmek amacıyla oluşturulan antik bir yüzüktür.
aynı zamanda iktidar yüzüğü ve isildur'un felaketi (isildur'un ölümüne neden olması nedeniyle) olarak da bilinir. yüzüğün üzerindeki kara lisan'la yazılmış dizelerde ash nazg olarak anılır.
“elfler birçok yüzük yaptı; ama sauron gizlice, tek yüzüğü diğerlerine hükmetmek için yaptı ve güçleri buna tamamen bağlıydı ve sadece sürmesi gerektiği sürece devam etti."
yüzük geometrik olarak kusursuz bir saf altın çemberine benziyordu, bu mükemmellik ve saflık, çekiciliğinin bir parçasıydı. kullanıcının parmağına sığmak ya da parmağından çıkmak için genişlediği ve daraldığı görülmüştür. ateşte ısıtıldığında, büzüşen ince çizgiler, yüzüğün içinde ve dışında akıyor gibi görünür.
üzerinde mordor'un kara lisanı'nın tengwar'ında yazılmış harflerle şunlar yazar.
ash nazg durbatulûk, ash nazg gimbatul, ash nazg thrakatulûk, agh burzum-ishi krimpatul.
(hepsine hükmedecek bir yüzük, hepsini o bulacak, hepsini bir araya getirip, karanlıkta birbirine bağlayacak)
sauron’dan başka hiç kimse yüzüğe onun hükmedebildiği gibi hükmedemez, gücünü açığa çıkaramaz. zira sauron ile yüzük birdir ve sauron bu güç yüzüğü sayesinde diğer tüm yüzükleri ve sahiplerini kontrol edip hüküm sürebilir.
yüzük, niyetleri ne olursa olsun kullanıcısını yavaşça ve kaçınılmaz olarak kötülüğe sevk eder.
sauron yüzüğü takarken en büyük güce sahip olur ama yüzük parmağında değilse, gücü önemli ölçüde zayıflar. basit bir altından yapılmış gibi görünse de, büyülü yüzük sadece orijinal olarak dövüldüğü orodruin alevinde imha edilebilir.
sadık númenórlular sürgündeki diyarlar'ı kurduğunda, sauron bu diyarlardan biri olan gondor'a karşı bir saldırı başlattı. prens isildur savaş esnasında sauron’un parmaklarını kesti ve yüzüğü kendisi için aldı. ısildur, yüzüğün gücüne kapıldı ve gerektiği gibi imha etmek yerine onun etkisi altına girdi.
ferah çayırlar felaketi sırasında bir grup ork saldırınca ısildur kaçmak için ferah nehir'e atladı. ama yüzük ona ihanet ederek parmağından fırlayıp ferah nehir'de kayboldu. ısildur, nehirden çıktığında orklara gözüktü ve öldürüldü.
yüzük, deagol tarafından bir balık avında keşfedilinceye kadar o nehir yatağında 2.000 yıldan fazla gizli kaldı. déagol’ü öldüren smeagol yüzükten etkilenerek gollum adındaki yaratığa dönüştü. 500 yıl gollum’da kalan yüzük bilbo baggins tarafından keşfedildi.
gandalf'ın nasihatini dinleyen bilbo yüzüğü yeğeni ve kabul edilen varisi frodo'ya verdi. yüzüğün yeniden ele geçirilmesini önlemek için, frodo ve mordor'a gitmek için rivendell'den yola çıkan diğer sekiz arkadaş, hüküm dağı'nın alevinde yüzüğü imha etmek amacıyla yola çıktı.
yüzüğün tom bombadil hariç herkesin üzerinde etkisi vardı.
yüzük parmağına takıldığı kişiyi görünmez yapıyor ve ömürlerini uzatıyordu ama bu özellikler akıl çelmek amaçlıydı. nazguller yüzük takanı görürdü. yüzüğünü takanın duyuları öncekinden daha keskin olur ve her şeyi eskisinden daha kolay fark etmeye başlar. örneğin bir insanı cesaretlendirip, öncesinde korktuğu bir şeyden korkmamasını sağlayabilir. hatta karşısında bir düşman bulunuyorsa, ona da korku salarak yüzüğü takan kişiyi daha yüce gösterebilir. başkalarına daha kolay hükmedebilir ve onu yönetebilir.
başka bir güç yüzüğü taşıyan birinin düşüncelerini görmesine ve kontrol etmesine izin verir. yüzük güç de olsa imha edildi.
“çünkü ilk başta hiçbir şey kötü değildir. sauron bile değildi.”
devamını gör...

şimdi bu tanıma duygusal aforizmalar döşemeyeceğim. bunu sol frame’de birbirinden seviyeli başlıklarda yeterince yapanlar var.

özgürlük en kısa açıklamasıyla; birinin engellenmeden ya da sınırlandırılmadan istediğini seçebilmesi, yapabilmesi ve hareket edebilmesi durumudur.

iyi de böyle bir dünyada yaşamıyoruz ki! gelin isterseniz tanımı kişiselleştirelim ve özgürlüğü daha küçük detaylarda arayalım.


“iyi bir aileye sahip olmak, size özgürlüğünüzü hissettirir.”
devamını gör...

ısrarla "sorarlar birgün sorarlar" desede kimsenin rahatını bozup sormaya niyeti yok.
devamını gör...

günü kurtarmak.
devamını gör...

bir hevesle mutfak toplarken bulaşık makinesinin dolu ve çalıştırılmamış olduğunu görmek.
devamını gör...

bir kaplumbağa olduğum için bitiremediğim, 1 haftadır sürünerek yaptığım işlerimi sonunda hallettim. şimdi omzuma vurup kendimi tebrik ettikten sonra en az 12 saatlik bir uykuya dalacağım. iyi geceler dünya.
devamını gör...

latince adı polianthes tuberosa olan, güzel mi güzel ve ağırca kokusu olan soğanlı bir bitki ve çiçeği.

imgyukle.com/i/HwIf71


turgut uyar'ın kırlardan geliyorlar şiirinde de bolca adı geçer.

kırlardan geliyorlar ellerinde sümbülteber
elbette kırlardan kırlardan gelecekler
başka türlü nasıl güzelleşir bu akşamüstleri
söyleyin nasıl dayanılır dükkânlara depolara
bu katran kokusu başka türlü nasıl geçer

sonsuza varmadan bir önceyiz sanki
-o sayının da bir adı vardı unuttum-
her şey öyle saydam öyle madensel
kapıların kilitleri açık ve herkes uykusuz
hepsinin elinde bir saat bir sümbülteber

eskiden şaşardık bazı şeylerin yokluğuna
artık bu yokları var etmeyi usladık
ağaçları budadık ormandan balıkları tuttuk denizden
hani bazı açılmaz sanılan kapıları omuzladık
çünkü herkesin elinde bir saat bir sümbülteber

hey koca dünya nasıl avucumuzdasın
nasıl da parlıyorsun ey gözleri maden
çözdüğüm bütün bulmacalardan zorludur yüreğin
elbette kırlardan gelecekler kırlardan
kırlardan gelecekler ellerinde sümbülteber

ey güzelim sümbül ve teber ey canım
gördüğüm sanki o değildi
sanki kuşlar albümünden bir maden
devamını gör...


"hacamat yapan adam ise itibarım sarsıldı diyerek bardak kaçan adamdan şikayetçi oldu"

hem adamın makatına çay bardağı sok hem tazminat bekle*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim