portakal hamamı radyo yayını
eyyy normal sözlük ahilisiiii duyduk duymadıık demeyiiiin portakal hamamı geliiyooor. *
geliyor hoş geliyor da o da ne derseniz eğer şöyle ki; pek mi pek sevgili merdumların kaptanı ve de nevi şahsına münhasır sevgili nadir bir de tabii ki bu kadroya bir deli gerek diyerek bendeniz merdümgirizbirdeli bütün enerjimizle, heyecanımızla ve deee birbirinden denişik sorularımızla toplandık. şu sözlük ahalisini sorularımızla bir terletmeyelim mi ya dedik.*
sizin sorularınız bana vız gelir tırıs gider heheheyt diyorsanız ya da bunlar da soru mu canım siz asıl şunu sorun diyorsanız ister bana ister sevgili yayın arkadaşlarım merdumkaptan a, nadir e ulaşabilirsiniz canlar.
simdiii bu akşam ve hatta durun durun 2-3 dakika sonra normal sözlük radyosundayiz bekliyoruz efenim. çıkın çıkın gelin.
geliyor hoş geliyor da o da ne derseniz eğer şöyle ki; pek mi pek sevgili merdumların kaptanı ve de nevi şahsına münhasır sevgili nadir bir de tabii ki bu kadroya bir deli gerek diyerek bendeniz merdümgirizbirdeli bütün enerjimizle, heyecanımızla ve deee birbirinden denişik sorularımızla toplandık. şu sözlük ahalisini sorularımızla bir terletmeyelim mi ya dedik.*
sizin sorularınız bana vız gelir tırıs gider heheheyt diyorsanız ya da bunlar da soru mu canım siz asıl şunu sorun diyorsanız ister bana ister sevgili yayın arkadaşlarım merdumkaptan a, nadir e ulaşabilirsiniz canlar.
simdiii bu akşam ve hatta durun durun 2-3 dakika sonra normal sözlük radyosundayiz bekliyoruz efenim. çıkın çıkın gelin.
devamını gör...
50 cent
fifty cent şarkıları ile büyüdük kulağa çok hoş gelirdi. in da club.
devamını gör...
baş ucu eserleri
ohh be. şimdi güzel oldu. profilimde sürekli aynı tanımlarımı görmekten çook sıkılmıştım kaldırmaya da kıyamıyordum e o kadar karma harcadık.
bir tıkla her şey elimizin altında. teşekkürler iko bey yoksa iko hanım mı? bilemedim şimdi. *
bir tıkla her şey elimizin altında. teşekkürler iko bey yoksa iko hanım mı? bilemedim şimdi. *
devamını gör...
yazarların sempati duyduğu kötü karakter
çok üzülerek söylüyorum ama hannibal lecter. bir seri katile sempati duyduğum için dilerseniz deri eldivenli üstü çıplak halleriniz ile beni kabataş meydanında zincirler ile dövebilirsiniz. daha sonra röportaj yapılır, bundan müthiş bir mağduriyet kasarım ve eşim yeni bir ihale aracılığı ile..
neyse siyasi bir eleştiri yapmak istemiyorum. çünkü böyle bir konu başlığında bunu neden yapayım?
hannibal serisini izlememiş olanlar varsa hâlâ, yazıklar olsun diyorum. izlemediyseniz okumayı burada bırakabilirsiniz. hatta izlemediyseniz lütfen beni engelleyin. bu durum beni çok gaza getirdi çünkü. kişisel algıladım ki son derece saçma. konunun kendisine gelemedim konuşmaktan. yemin ediyorum bomboş bir tipim.
serinin tamamını izleyen bilir ki kitabı var yine, hannibal müthiş travmalara sahip bir çocuk. anne ve babasının ölümünü, soğuğu, açlığı, savaşı ve en sonunda kardeşinin ölümünü görmüştür. hatta kardeşini yediler, bilirsiniz. katil olarak doğmamış, zorla katil haline getirilmiştir. güney kore sineması bu konuyu müthiş inceler. amerikalı sadece şöyle bir koklatır, ölümün kendisini gösterir. yasık.
bunun yanında disiplinli, zeki, harika zevklere sahip ve adam centilmen. sevdiği kadının kolunu kesmemek için kendi elinden vazgeçecek kadar duygu yüklü bir manyaktır. daha önemlisi karakteri canlandıran oyuncu asperger sendromludur, o soğuk, karanlık ve mimiksiz yüzü iliklerine kadar korkutur insanı.
ve saygı takıntısı vardır ki oradan benziyoruz birbirimize. seviyorum, elimde değil.
vurun banaaa!! zincirlerle!
neyse siyasi bir eleştiri yapmak istemiyorum. çünkü böyle bir konu başlığında bunu neden yapayım?
hannibal serisini izlememiş olanlar varsa hâlâ, yazıklar olsun diyorum. izlemediyseniz okumayı burada bırakabilirsiniz. hatta izlemediyseniz lütfen beni engelleyin. bu durum beni çok gaza getirdi çünkü. kişisel algıladım ki son derece saçma. konunun kendisine gelemedim konuşmaktan. yemin ediyorum bomboş bir tipim.
serinin tamamını izleyen bilir ki kitabı var yine, hannibal müthiş travmalara sahip bir çocuk. anne ve babasının ölümünü, soğuğu, açlığı, savaşı ve en sonunda kardeşinin ölümünü görmüştür. hatta kardeşini yediler, bilirsiniz. katil olarak doğmamış, zorla katil haline getirilmiştir. güney kore sineması bu konuyu müthiş inceler. amerikalı sadece şöyle bir koklatır, ölümün kendisini gösterir. yasık.
bunun yanında disiplinli, zeki, harika zevklere sahip ve adam centilmen. sevdiği kadının kolunu kesmemek için kendi elinden vazgeçecek kadar duygu yüklü bir manyaktır. daha önemlisi karakteri canlandıran oyuncu asperger sendromludur, o soğuk, karanlık ve mimiksiz yüzü iliklerine kadar korkutur insanı.
ve saygı takıntısı vardır ki oradan benziyoruz birbirimize. seviyorum, elimde değil.
vurun banaaa!! zincirlerle!
devamını gör...
logaritma
logaritma matematikte bir konudur. nasıl ki çarpmanın tersi bölme, toplamanın tersi çıkarma ise üstel fonksiyonların tersi de logaritmadır.bir denklem çözerken eşitliğin bir tarafında x bilinmeyeni üs olarak kullanılmışsa onun değerini bulmak için altındaki sayıyı diğer tarafa logaritma olarak göndeririz.
devamını gör...
harbiye nazırlığı
1908 yılında seraskerlik makamı yerine kurulmuş olan, şimdiki savunma bakalnlığına karşılık gelen kurum. 1922 yılına kadar varlığını sürdürmüştür.
ilk harbiye nazırı, ömer rüştü paşa, son harbiye nazırı ise çürüksulu ziya paşa'dır.
ilk harbiye nazırı, ömer rüştü paşa, son harbiye nazırı ise çürüksulu ziya paşa'dır.
devamını gör...
tarlabaşı
doğduğumdan beri istanbul'da yaşamama rağmen hiç gitmediğim bir istanbul semtidir.
yazılıp çizilenlere bakılırsa devletin el atması gerekiyor.
torbacılık, kapkaççılık, hırsızlık gibi şeyler övünülecek şeyler değildir çünkü.
süleyman soylu üniversite öğrencileriyle, haklarını arayan kadınlarla, işçilerle uğraşacağına gelsin bu tür yerler ile uğraşsın daha mantıklı olur.
yazılıp çizilenlere bakılırsa devletin el atması gerekiyor.
torbacılık, kapkaççılık, hırsızlık gibi şeyler övünülecek şeyler değildir çünkü.
süleyman soylu üniversite öğrencileriyle, haklarını arayan kadınlarla, işçilerle uğraşacağına gelsin bu tür yerler ile uğraşsın daha mantıklı olur.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
özledim hem de çok özledim, kendimi özledim, kendimde kalmayı özledim..
devamını gör...
konuşacak birinin olmaması
yalnızlıktan artık kendi kendinle konuştuğun evreye geçilir. bu bi ruhsal bozukluk mudur, sanmam.
devamını gör...
çocukken ansiklopedi okumak
ilkokuldayken kütüphaneye girer, okurduk.allah affetsin çıplak resimlere de bakardık.
devamını gör...
sorunsal yerine kullanılabilecek kelimeler
-ması ekiyle* biten cümlelere ekstradan "sorunsal" eklenmemesiyle çözülebilen durum.
örn: sigara dumanının göze kaçması sorunsalı (yanlış)
sigara dumanının göze kaçması (doğru)
(bkz: sigara dumanı göze kaçmışken tanım girmek)
örn: sigara dumanının göze kaçması sorunsalı (yanlış)
sigara dumanının göze kaçması (doğru)
(bkz: sigara dumanı göze kaçmışken tanım girmek)
devamını gör...
fahiş fiyat zamlarına erdoğan'ın tepkisi
daha önce de yazmıştım.
1000 liralık bir cep telefonunu tüketici en az 2200 lira ödeyerek alıyor.
üstelik gümrük vergisi rakamla "0" yazıyla "sıfır" olduğu halde.
adamlar 1000 liraya telefon satıyor telefon türkiye'ye geliyor.
bu telefonu üreten qulacomm'a işlemci parası ödüyor.
s-gpu için arm mali ye para ödüyor.
ekran için lg'ye para ödüyor.
batarya için go max'a para ödüyor.
kamera için sony'e para ödüyor.
yazılım için google'a para ödüyor.
ram veya depolama ya da kaplama vb tüm bu imalat sürecinde parça yazılım malzeme lisans vb için kısaca open handset alliance gibi konsorsiyumlar yapılara şirketlere para ödüyor.
aynı zamanda güncelleme destek servis nakliye garanti hizmetleri için de para ödüyor ve 1000 liraya telefonu bize satıp para kazanıyorlar.
ama vatandaş bunu 2200'e alıyor.
bunun suçlusu bu cep telefonunu satan teknosa mı, vatan bilgisaray mı, media markt mi?
aileniz ve sizin için hem güvenli hem şehirde hem kırsalda kullanacağınız volvo'nun en ucuz araba modeli v60 cross country b5 awdmild hybrid benzin 1.969 cc.250 hp8 ileri geartronic modelini volvo üretiyor.
işçilik, mühendislik, malzeme, nakliye, km-yıl garantisi giderlerini karşılama, ar-ge bütçesi, sonra ki model için yatırım parası, hissedarların kar payı, bayi teşvikleri promosyonları, reklam vb markething giderleri, kendi kar payı lisans ücretleri vb masrafları da düşünürek aracı türkiyeye getirip 228.250 tl fiyata satıyor ve volvo para kazanıyor.
benim gibi cahil amele bu arabayı almak için kalkıp 677.238 tl ödüyor.
arada olan 438.988 lira fark için bu arabayı satan volvo bayisi otokoç mu suçlu?
bunu domates biber ayçiçek yağı vs tüm tüketim-tüketici mallarında düşünün ki etkenler değişse de sonuç fahiş fiyat ve bu durum emir denetleme ceza ile düzelmez.
ama yaklaşım tepki doğru.
sn cumhurbaşkanımız ne yapsın, bu pahalılıkta onun suçu etkisi yok.
bunlar dış güçlerin oyunu.
büyümemizi çekemiyorlar.
işlem tamam.
1000 liralık bir cep telefonunu tüketici en az 2200 lira ödeyerek alıyor.
üstelik gümrük vergisi rakamla "0" yazıyla "sıfır" olduğu halde.
adamlar 1000 liraya telefon satıyor telefon türkiye'ye geliyor.
bu telefonu üreten qulacomm'a işlemci parası ödüyor.
s-gpu için arm mali ye para ödüyor.
ekran için lg'ye para ödüyor.
batarya için go max'a para ödüyor.
kamera için sony'e para ödüyor.
yazılım için google'a para ödüyor.
ram veya depolama ya da kaplama vb tüm bu imalat sürecinde parça yazılım malzeme lisans vb için kısaca open handset alliance gibi konsorsiyumlar yapılara şirketlere para ödüyor.
aynı zamanda güncelleme destek servis nakliye garanti hizmetleri için de para ödüyor ve 1000 liraya telefonu bize satıp para kazanıyorlar.
ama vatandaş bunu 2200'e alıyor.
bunun suçlusu bu cep telefonunu satan teknosa mı, vatan bilgisaray mı, media markt mi?
aileniz ve sizin için hem güvenli hem şehirde hem kırsalda kullanacağınız volvo'nun en ucuz araba modeli v60 cross country b5 awdmild hybrid benzin 1.969 cc.250 hp8 ileri geartronic modelini volvo üretiyor.
işçilik, mühendislik, malzeme, nakliye, km-yıl garantisi giderlerini karşılama, ar-ge bütçesi, sonra ki model için yatırım parası, hissedarların kar payı, bayi teşvikleri promosyonları, reklam vb markething giderleri, kendi kar payı lisans ücretleri vb masrafları da düşünürek aracı türkiyeye getirip 228.250 tl fiyata satıyor ve volvo para kazanıyor.
benim gibi cahil amele bu arabayı almak için kalkıp 677.238 tl ödüyor.
arada olan 438.988 lira fark için bu arabayı satan volvo bayisi otokoç mu suçlu?
bunu domates biber ayçiçek yağı vs tüm tüketim-tüketici mallarında düşünün ki etkenler değişse de sonuç fahiş fiyat ve bu durum emir denetleme ceza ile düzelmez.
ama yaklaşım tepki doğru.
sn cumhurbaşkanımız ne yapsın, bu pahalılıkta onun suçu etkisi yok.
bunlar dış güçlerin oyunu.
büyümemizi çekemiyorlar.
işlem tamam.
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
ukde sayfasındaki dolu ukdeler temizlense süper olur.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
lisede bir konserimiz vardı bende orada şarkı söylüyordüm.mikrofonun sesi kısıkmış ilk bir dakika sesim duyulmamış.o mikrofonu ayarlayan arkadaş garezin bana mıydı?
devamını gör...
3 7 ve 9 yaşındaki çocuklarını bıçaklayarak öldüren anne
milletçe psikolojimiz bozuldu. kolay zamanlar değil hem ekonomik olarak hem sosyolojik olarak sıkıntılı ve neredeyse umudumuzun kalmadığını zamanlardan geçiyoruz. belirsizlik, güvensizlik ve her anlamda yoksulluk içindeyiz ama hiçbirimiz çocuğumuzu doğramıyoruz. içimizdeki caniyi beslemiyoruz.
evet kadın cani bir anne. hiçbir durum birden bire çocuğunu doğrayacak duruma getirmez insanı. bu bir süreç, işte bu noktada akıl devreye girmeli. kontrolsüz üretmek yerine, ben bu çocuklara ne verebilirim, mutlu bireyler yetiştirebilir miyim, güvenli ortam sağlayabilir miyim diye düşünmeli dünyaya gelen büyür demek yerine. kaldı ki büyümesine bile izin vermeyen de dünyaya getiren anne. hiç olmayan hayatlarını elinden alan anne.
çocuklar için kahroluyorum. çocukların ayrıştırıldığı dünyaya lanet ediyorum. hiç yaşanmayan hayatları sonlanan çocukların haberlerini almak yüreğimi sıkıyor ve biliyorum ki bu çocukların günahları hepimizin boynuna, sadece üzülüp geçtiğimiz, bu konuya hiç eğilmediğimiz, çözüm için sokaklara düşüp ebeveynliğe uygun olmayan insanların yanında güvensiz bıraktığımız için.
evet kadın cani bir anne. hiçbir durum birden bire çocuğunu doğrayacak duruma getirmez insanı. bu bir süreç, işte bu noktada akıl devreye girmeli. kontrolsüz üretmek yerine, ben bu çocuklara ne verebilirim, mutlu bireyler yetiştirebilir miyim, güvenli ortam sağlayabilir miyim diye düşünmeli dünyaya gelen büyür demek yerine. kaldı ki büyümesine bile izin vermeyen de dünyaya getiren anne. hiç olmayan hayatlarını elinden alan anne.
çocuklar için kahroluyorum. çocukların ayrıştırıldığı dünyaya lanet ediyorum. hiç yaşanmayan hayatları sonlanan çocukların haberlerini almak yüreğimi sıkıyor ve biliyorum ki bu çocukların günahları hepimizin boynuna, sadece üzülüp geçtiğimiz, bu konuya hiç eğilmediğimiz, çözüm için sokaklara düşüp ebeveynliğe uygun olmayan insanların yanında güvensiz bıraktığımız için.
devamını gör...






