nereye kadar böyle gidecek sorusu.
devamını gör...

bisiklet.
devamını gör...

konsantrasyon eksikliği.
devamını gör...

tövbe estağfurullah gece gece kendinize mi yükseliyorsunuz siz kızz!! aloo bir tarafımızda savaş vuvuzellaları çalıyor arkadaşlar? damarlı el ne demek hahahaha diğerleri yağ bazlı mı? ilahi azgınlar*.
devamını gör...

dukkani kapatip eve gidemiyorsun.
devamını gör...

“çayı demle sana geliyoruz.”

çok sıkıldım evet. arkadaşlarımı da çok özledim. öyle böyle değil ağlicam şimdi.
devamını gör...

yeni alinan ayakkabilar cok kiymetli olurdu. ozellikle isikli ayakkbilar,giymeye kiyilmazdi. bayramliklar keza cok ozel olurdu. gezmelerden gezmelere giyilen kiyafetlerdi.
devamını gör...

günün kısalığından, karanlık havalardan ve güneş ışığına maruz kalınan zaman azlığından yakalanınan mevsimsel depresyondur.

-umutsuz ya da değersiz hissetmek
-uyku problemine sahip olmak
-sürekli halsiz veya sıkıntılı hissetmek
-iştahta veya kiloda değişiklikler olması
-daha önce yapmaktan hoşlandığınız aktiviteleri artık yapmak istememek

bu tanının konulabilmesi için en az iki yıl kış boyunca bu halde olmak gerekiyor.

bu güneş ışığı eksikliği sirkadiyen ritmi bozup melatonin* hormonunun daha fazla,serotonin* hormonunun daha az salgılanmasına sebep oluyor.
devamını gör...

dün gece yaptığımdır ha mesajlara cevap verir miyim vermez miyim bilemem.
devamını gör...

"hani herkes arkadaş
hani oyunlar sürerken
hani çerçeveler boş
hani körkütük sarhoş gençliğimizden
hani şarkılar bizi henüz bu kadar incitmezken
eskidendi, eskidendi, çok eskiden" (bkz: sezen aksu)
devamını gör...

sana gülümseyen birisi.
devamını gör...

hamile sokak kedileri, doğurmaya yakın zamanlar, doğum için kuytu ve sakin mekanları tercih ederler. apartmanların bodrum daireleri, virane binalar, izbe katları da olabilir. etrafınızda hamile bir kedi varsa ve doğum zamanı ortadan kaybolmuşsa, bu tarife uygun yerlere bakmak gerekir.
devamını gör...

18 yaş altı yazarlar sözlükte 13:00 ile 16:00 saatleri arasında yazabiliyor diye biliyorduk.

demek kural değişmiş.
devamını gör...

burada aklı başında olan beş on kişiden biri.
devamını gör...

yengemin arkadaşı her regl oluşunda bembeyaz kesilip acillik oluyormuş, asla abartılan bir ağrı olduğunu düşünmüyorum. ne kadar empati yoksunu bir başlık.
devamını gör...

--- alıntı ---

16.yüzyılın sonların istanbulda doğdu. bir kapıkulu sipahisi'nin oğludur. hızlı ve güzel yazı yazması sebebi ile önce mali işlerden sorumlu kişi olarak saraya girdi. çok geçmeden sadrazam kemakeş kara mustafa paşa zamanında "tezkireci" yani resmi yazıları yazan kişi oldu. çok geçmeden sadrazam sultanzade mehmet paşa zamanında "mevkūfatçı" yani mevkufat adı altında toplanan kaçkın resmi, boşalmış timar ve vakıf gelirleri ile geleneksel vergilerden savaş için ayrılan para işleriyle uğraşan görevli oldu.

ardından 1646 yılında defterdar vezir olarak göreve getiridi. 17 eylül 1647’de vezîriâzam sâlih paşa’nın katli üzerine, vezîriâzamlık seferde bulunan mûsâ paşa’ya verilmişken o sırada getirildiği sadâret kaymakamlığında çevirdiği entrikalarla ve bir rivayete göre sultan ibrâhim’e sunduğu 300.000 kuruş karşılığında sadrazamlık makamını elde etti.

sadâret makamına getirildiği sırada devlet içeride büyük bir karışıklık içinde, dışarıda ise girit yüzünden venedik’le savaş halinde idi. çanakkale boğazı’nı tutan venedikliler bosna taraflarında da üstün durumdaydılar ve kırka sancağında bazı kale ve palankaları alarak ilerliyorlardı. bu arada stratejik önemi bulunan ve sınır boylarında yer alan klis kalesi de venedikliler’in eline geçti. vezîriâzam ahmed paşa, klis’in venedikliler’ce zaptedildiğini padişahtan sakladı ve bunu küçük bir kilise ve birkaç önemsiz palanka kaybı olarak gösterdi.

o sıralarda rumeli beylerbeyiliğinden ikinci vezirlikle istanbul’a getirtilen ve padişahın damadı olan fazlı paşa, gerçeği vezîriâzamın yanında sultan ibrâhim’e söylediği gibi onu rüşvet almak, devlet mansıplarını satmak ve gerçekleri padişahtan gizlemekle itham etti. bunları ilk defa duyan sultan ibrâhim fazlı paşa’yı azarladı; daha sonra hapsedilen fazlı paşa azak kalesi muhafızlığıyla istanbul’dan uzaklaştırıldı. ahmed paşa, gerçekleri padişahın öğrenebileceği endişesiyle sarayda savaşın konuşulmasını yasaklamış, bu arada venedik donanmasının çanakkale boğazı’nı kapattığını da padişahtan gizlemişti.

vezîriâzam ahmed paşa, bu tutum ve davranışlarıyla çeşitli kesimlerin tepkilerini çekmeye başladı. başta kara murad ağa olmak üzere yeniçeri ocağı ileri gelenleri de bu uygulamalardan rahatsızlık duymaktaydılar. yeniçeri ileri gelenlerinin düşmanlığını kazanan ahmed paşa bu muhalif grubu ortadan kaldırmaya çalıştı.


nitekim oğlu bâkî bey’in düğününe kara murad ağa ve arkadaşlarını da çağırarak onları topluca öldürtmek istediği, ancak ocak ağalarının bu davetin bir tuzak olduğunu öğrenerek düğünü terkettikleri belirtilir. yeniçerilerle olan anlaşmazlık ve onlar üzerinde otorite kurma mücadelesi vezîriâzamın sonunu hazırlayan sebeplerin başında gelir. ocak ağaları etmeydanı’ndaki orta cami’de toplandılar ve vezîriâzamın azlini kararlaştırdılar. ardından bu kararı şeyhülislâma bildirerek ondan ulemâyı ikna etmesini istediler.


fâtih camii’nde toplanan ağalar ve ulemâ meclisine sipahiler de katıldı. daha sonra vezîriâzam camiye davet edildi. ancak ahmed paşa durumu önceden öğrenip gizlenmişti. gelişmelerden haberdar olan sultan ibrâhim bir haseki göndererek cemiyetin dağılmasını istediyse de şeyhülislâm hoca abdürrahim efendi, hasekiye vezîriâzam kendilerine teslim edilmeden bunun mümkün olmayacağını söyledi.

öte yandan son gelişmelerden haberdar olan ve firar eden ahmed paşa, telhisçisi ve bir hizmetkârı ile kılık değiştirip bir heybe altın, değerli mücevherler ve şeyh hamdullah hattı bir mushafı alarak bazı tanıdıklarının evlerine sığınmak istedi, fakat hiçbiri tarafından kabul edilmedi. bunlardan hacı behram adlı bir kişinin ihbarı üzerine yakalandı ve o gece yarısı şeyhülislâm fetvasıyla boğularak öldürüldü.

cesedi çıplak olarak atmeydanı’nda bir çınarın altına konuldu ve burada “insan yağı mafsal ağrılarına iyi gelir” inancıyla kılıç darbeleriyle parça parça edildi. bundan dolayı ahmed paşa ölümünden sonra “bin parça” anlamına gelen hezarpâre lakabıyla anılmıştır.

--- alıntı --- buradan
devamını gör...

ben bir garip aşığım..
köşe bucak kaçar.. kovalanirim..
bana her yer bahar bahçe..
siz atışın ben köşeden bakarım..
devamını gör...

sevgili bakkal,

bir haftadır uğramamıştım. çünkü çok ve boş konuşuyordun. bir haftadır uğramadığım için de, "hayırdır nerelerdesin" diye sorup duracaktın. işte o gün, sana gelmek yerine uzaktaki bir markete gittim. o gün bugündür, neredeyse iki sene oldu; sana uğramıyorum. fakat market çok uzak ve benim de boş boş konuşmaya ihtiyacım var.

sahte gülümsememi takıp geliyorum birkaç gün içinde. bekle beni. alıştırma bile yaptım "nerelerdesin" sorusu için: önce ben davranacağım ve "hayırdır ya, hiç uğramıyorum, nerelerdeyim ben?" diyeceğim. efsane bir giriş olacak.
devamını gör...

kurtlarını dökmek için birebirdir.tak kulaklığı murrraaa..bir o yandan bir bu yandan..
bir elimde cımbız bir elimde ayna umrumda mı dünya modunda...
devamını gör...

bana deniyor ki serbescim senin bankada 21 milyon doların var teşekkür ederim sağolun. ya benim canım geçen akşam meyve suyu istedi alamadım ya...(bkz: ölümlü dünya)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim