o nasıl baldan tatlı bir ses cimcime.
devamını gör...


insan ağaçlar, otlar, çiçekler gibi
her bahar yeniden başlasaydı sevmeye
ne güzel olurdu değil mi?
iyi ki hatıralar bir yere gitmiyor...
biz onlara tutunarak unutuyoruz ölümü
biz onlara tutunarak dünyaya inanıyoruz
biz onlara tutunarak yalnızlığı seviyoruz.

şükrü erbaş
[otların uğultusu altında]
devamını gör...

rus yazar ivan gonçarov'un bir ayda yazdığı romanı. kitabı okurken resmen ürperdim çünkü kitap benimle alakalı çok şey anlatıyordu.
oblomov, sorunların farkındadır, çözümün ne olduğunu da biliyordur. hayatını değiştirmek için sürekli birbirinden güzel planlar yapmaktadır. fakat o planları uygulamaz. ciddi işleri bir yana bırakarak içine kapanmak, kendi yarattığı hayal dünyasında yaşamak oblomov’un en büyük zevkidir.


"bir gün bir şeyi istersin, ertesi gün tutkuyla, ölesiye ona bağlanırsın, daha ertesi gün onu istediğinden utanırsın, arzun yerine geldiği için hayata lanet edersin. işte insan hayatta kendi isteğinin peşinden serbestçe giderse böyle olur. bastığımız yeri yoklayarak yürümeliyiz; bazı şeylerden gözlerimizi çevirmeliyiz, mutluluk hülyalarına kapılmamalıyız, mutluluk elimizden kaçarsa isyan etmemeliyiz; hayat budur işte... kim demiş hayat zevk ve mutluluktur diye. ne saçma düşünce! hayat hayattır, bir ödevdir, ödev dediğin de çetin bir iştir."

" stoltz: ama bu hayatta sevmediğin şey ne? onu söyle.
oblomov: her şey, durmadan öteye beriye koşmalar, küçük ihtiras oyunları, hele de aç gözlülükler, rekabetler, dedikodular, birbirine çelme atmalar, birbirini tepeden tırnağa süzmeler.konuşmalarını dinledikçe insan budalalaşıyor. ilk bakışta zeki insanlar sanırsın, yüzlerinde ciddilik okunur, ama bütün söyledikleri şu biçim şeyler: "falanca veya filanca, bilmem ne satın aldı, bilmem neresini kiraladı." başka birisi: " aa! olur şey değil niçin acaba?!" yahut: "falanca dün akşam kulüpte müthiş para kaybetti, bir başkası üçyüz bin kazandı." illallah bunlardan. bunlar arasında insanlık nerede? insanlığın yüceliği, bütünlüğü nerede kaldı? insanlık ufak paralar haline gelmiş... hayat amma da hayat ha. ne bulabilir insan orada? fikir meseleleri mi var, duygu meseleleri mi var? bu hayatın bir ekseni yok: derin, hayati hiç bir yanı yok!"

“ insan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. bugün nasıl yaşadım sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat.”

"zamanı saatlerle, dakikalarla değil, güneşin doğup batmasıyla değil, sizinle ölçüyorum: "onu gördüm, görmedim, göreceğim, görmeyeceğim, gelecek, gelmeyecek..."

"- gerekirse senin için seve seve ölebilirim.
- buna gerek yok. senden bunu isteyen yok. ne diye hayatını feda etmeni isteyeyim? sadece kendi işini yapmanı istiyorum. ancak dürüst olmayan insanlar kendilerinden istenen şeyi yapmamak için istenmeyen ve yapılmayacak fedakârlıklardan söz ederler."
devamını gör...

saçların mı ıslak yoksa ıslak mı yaşamak dedim senin için rüzgarda hep yağmur mu var?
devamını gör...

x ve y kuşağının çok iyi bildiği kahvaltıdır. üzerine hakiki köy tereyağı ile muhteşem bir ikili olurlar.
devamını gör...

bunca zaman bu meslekle ilgili bu kadar az tanım girilmesine şaşırdığım başlıktır. kendilerini sever sayarız.
devamını gör...

latince: dysphoría, dys: dis, phoria: tasimak/ icermek

genel belirtileri: üzüntü, ilgisizlik, yorgunluk, endise, huzursuzluk, kendinden ve yasamdan tatmin olmama hali.

disfori genel anlamda bir ruh sagligi hastaligi olarak görülmemektedir. bu nedenle alt türlere tam olarak ayrilamasada, bazi ruh sagligi hastaliklari ve durumlari disfori ile iliskili oldugundan asagida ki alt türlerde toplanabilmektedir:

- cinsiyet disforisi
kisinin dogumda belirlenen cinsiyetiyle kendini bagdastiramamasidir. transseksüel bazi kisiler dogumla gelen biyolojik cinsiyetlerini ve cinsiyet kimliklerinin uyumsuzlugundan kaynaklanan cinsiyet disforisi yasayacaklardir. cinsiyet disforisi genellikle cocuk yasta baslasada, bazi insanlar bunu ergenlikte veya daha ileriki yaslarda da yasabilirler.

- reddedilmeye duyarli disfori
genelde dikkat eksikligi hiperaktivite bozuklugu (dehb) ile görülmektedir. reddedilmeye duyarli disfori yasayan kisiler baskalarini hayal kirikligina ugrattiklarini düsündükleri anda, cok yogun izdirap cekerler.

- gec disfori
uzun süre psikotropik ilaclarin kullanimi sonu, hastanin bünyesinin ilaclara direnc göstermesi sonucu olusan depresyondur.

- cilsel iliski sonrasi disfori
cinsel iliskiden hemen sonra kisilerde olusan üzüntü veya öfke durumudur. sebebi hala bilinmemektedir.

- premenstrüel disforik bozukluk
pms (premenstrüel sendrom) ile karistirilsada aslinda daha siddetlidir. kisinin hayatini ciddi sekilde yogun depresyon ve ruh hali sorunlariyla etkiledigi durumdur.

daha detayli bilgi isteyenler icin
devamını gör...

yaşasın tam bağımsız türkiye! yaşasın marksizm-leninizm! yaşasın türk ve kürt halklarının kardeşliği! yaşasın işçiler, köylüler! kahrolsun emperyalizm!" şiarı için mücadele eden devrimci.



“türkiye'de gelişen gençlik hareketinin en önemli önderlerinden ve türkiye halk kurtuluş ordusu thko nun kurucu ve yöneticilerinden. 27 şubat 1947 de ankara'nın ayaş ilçesinde doğdu. öğretmen bir ailenin çocuğu olması sebebiyle ilk ve ortaöğrenimini sivas ta, liseyi istanbul da okudu. henüz lise öğrencisiyken sol düşünceyle tanıştı ve kendini dönemin eylemleri içinde buldu. 1965 de türkiye işçi partisi nin üsküdar ilçe başkanlığına üye oldu. ilk kez 31 ağustos 1966'da ankara dan istanbu a yürüyen çorum belediyesi temizlik işçilerinin taksim anıtına çelenk koymaları sırasında işçileri destekleyen ve türk-iş yöneticilerini protesto eden gösteri sırasında gözaltına alındı.
7 kasım 1966'da istanbul üniversitesi hukuk fakültesine girdi. ardından 19 ocak 1967 de türkiye milli talebe federasyonu binasının yedd-i emine verilmesi sırasında çıkan olaylarda yakalandı ve bir gün sonra iki arkadaşıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı. 22 kasım 1967'de öğrenci örgütlerinin düzenlediği kıbrıs mitingi sırasında (bkz: aşık ihsani) ile birlikte abd bayrağını yaktıkları gerekçesi ile gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakıldı. hukuk fakültesi nde birlikte okuduğu arkadaşlarıyla birlikte 30 ocak 1968 de devrimci hukuklular örgütünü kurdu. öğrenci eylemleri içinde etkinliği giderek artan deniz gezmiş, 12 haziran 1968'de istanbul üniversitesi nin işgal edilmesinde önderlik etti. işgal konseyi adına iü senatosu ile baltalimanı nda yapılan görüşmelere katılan öğrenci heyetinin içinde yer aldı; öğrenci haklarının elde edilip işgalin sona erdirilmesinde etkili oldu. işgalden kısa bir süre sonra istanbul'a gelen 6. filo'yu protesto eylemlerinde yer alan gezmiş, 30 temmuz da bu eylemlerden dolayı tutuklandı ve 20 eylül'de serbest bırakıldı.

tip içinde yoğunlaşarak, ayrılıklara ve tartışmalara yol açan ideolojik sorunlarda milli demokratik devrim mdd görüşünü benimseyen deniz gezmiş, bu görüşün özellikle devrimci öğrenciler arasında yayılmasında etkili oldu. ekim 1968 de eylemlerde birlikte olduğu (bkz: cihan alptekin), mustafa ilker gürkan, mustafa lütfi kıyıcı, cevat ercişli, m. mehdi beşpınar, selahattin okur, saim kurul ve ömer erim süerkan la birlikte devrimci öğrenci birliği ni kurdu. 28 kasım 1968'de abd büyükelçisi kommer'in gelişi sırasında yeşilköy havaalanı'nda düzenlenen protesto gösterileri nedeniyle tutuklandı ve bir süre sonra serbest bırakıldı.

istanbul üniversitesi nde faşistlerin 16 mart 1969 da girişmiş olduğu hareketlere öğrenci kitlesiyle birlikte karşı koyan gezmiş, bu eylemi gerekçe gösterilerek 19 mart'ta yeniden tutuklanarak 3 nisana kadar hapis yattı. ardından 31 mayıs 1969 da iü hukuk fakültesi öğrencilerinin, reform tasarısının gerçekleşmemesini protesto için giriştikleri işgale önderlik etti. üniversitenin kapatılıp, polise teslim edilmesi nedeniyle çıkan çatışmalarda yaralandı. hakkında gıyabi tutuklama kararı olmasına rağmen hastaneden kaçan gezmiş, haziran'ın sonunda (bkz: filistin)'e gitti. filistin'e gitmeden önce 23 haziran 1969'da tmgt'nin topladığı 1. devrimci milliyetçi gençlik kurultayı'na kendisi gibi haklarında tutuklama kararı olan fkf genel başkanı yusuf küpeli ile birlikte bir mücadele programı gönderdi. eylül'e kadar filistin'de gerilla kamplarında kalan deniz gezmiş,1 eylül 1969 da, 10 haziran'da üniversiteyi işgal ettiği gerekçesiyle hukuk fakültesi'ndenatıldı.

hakkında tutuklama kararının olduğu bu dönemde gazetecilere gizlendiği yerden demeçler verdi. 23 eylül 1969 da hukuk fakültesinde olduğu sırada haber verilen polislerin de fakülteye gelmesi üzerine teslim olan gezmiş, 25 kasım'da serbest bırakıldı. ancak yıldız devlet ve mühendislik akademisi'nde (bkz: battal mehetoğlu)'nun faşistler tarafından öldürülmesinden sonra okulda yapılan aramada, ele geçirilen dürbünlü bir tüfeğin gezmiş'e ait olduğu öne sürülerek hakkında yeniden tutuklama kararı alındı. 20 aralık 1969'da yakalanan gezmiş, kendisiyle birlikte tutuklanan cihan alptekin le birlikte 18 eylül 1970 e kadar tutuklu kaldı. bundan sonra öğrenci eylemlerinden uzaklaşarak, mücadelesini değişik alanlarda sürdürdü. (bkz: sinan cemgil) ve (bkz: hüseyin inan)'la birlikte (bkz: thko)'yu kurdu. 11 ocak 1971'de thko adına ankara iş bankası emek şubesi'nin soygununu gerçekleştirenler arasında yeraldı. 4 mart 1971'de dört abd'li erin balgat'taki tuslog tesisleri'nden kaçırılması eyleminde de bulundu. kaçırılan erler daha sonra serbest bırakıldı.

12 mart darbesinin ilk günlerinde (bkz: yusuf aslan) ile birlikte malatya da olan thko üyeleri ile buluşmak için sivas'a gitmekte iken motorsikletleri bozuldu. bir ihbar sonucu polislerin gelmesi üzerine çıkan çatışmada aslan ile birbirlerini kaybettiler. aslan o esnada, gezmiş ise 16 mart 1971 salı günü sivas'ın gemerek ilçesinde yakalandı ve kayseri'ye getirildi. buradan ankara'ya zamanın içişleri bakanı haldun menteşoğlu'nun makamına götürüldü.

mahkemesi 16 temmuz 1971 günü altındağ veteriner okulu binası'nda tuğgeneral(bkz: ali elverdi) başkanlığında (bkz: baki tuğ) savcılığında ankara sıkıyönetim komutanlığı 1 no'lu mahkemesi'nde başladı ve 9 ekim 1971 günü bitti. deniz ve arkadaşları 16 temmuz 1971'de başlayan thko-1 davası'nda tck'nin 146. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, 9 ekim 1971'de idam cezasına çarptırıldı.mahkemede partisini ve sosyalizmi savunan savunmasını yaptı.



idam cezaları o zamanlar senato tarafından onaylanmak zorundaydı. (bkz: ismet inönü)"siyasi suçlar idamla cezalandırılmamalıdır" diyerek bülent ecevit ile birlikte red oyu kullanır. ama kendi partileri chp den milletvekilleri evet oyu kullanır. ap genel başkanı (bkz: süleyman demirel) ise infazdan yana oy kullanır. olaydan 15 yıl sonra, süleyman demirel bir gazeteciye verdiği demeçte idamlar için:soğuk savaşın talihsiz olaylarından biri yorumu yapar. cumhurbaşkanı cevdet sunay ise idamları onaylayarak özür dilemeyi reddeder.

(bkz: yusuf aslan) ve (bkz: hüseyin inan) ile birlikte 6 mayıs 1972 tarihinde, gece 1:00-3:00 arası, ankara merkez kapalı cezaevi'nde idam edildi. ''
devamını gör...

yoğun dehşetengiz duygular hissettiren bir durum. her insanda benzer ve farklı yaşanan semptomları var.
bir de yaşadığın şeyin gerçekte ne olduğunun farkına varmak kolay olmuyor. ben biraz geç farkettim. bence bazı olaylar veya gün içinde yaşananlar tetikleyici rolde olabiliyor. kaygı oluşturacak durumlara dikkat edip kaçınmak belki de engelleyici olabilir. ben deniyorum en azından.
devamını gör...

asıl adı adila sedraïa. göbek adı olan ‘indila’ (hint kökenli) ismini kullanır.

çok farklı bir ses rengi vardır. parmak izi gibi sadece ona ait bir sesten bahsediyorum.
sesindeki evrenselliğin ve özgünlüğün tesadüf olmadığını düşünüyorum. babasının cezayirli, annesinin ise hindistan ve mısır kökenli olması sesindeki mozaiğin en büyük nedenlerinden biridir.
devamını gör...

kocaman sevgi dolu yürekleriyle mükemmel olmaları. *
devamını gör...

hayırlısı.
devamını gör...

paylaştığı kitap arşivi ile sözlük ahalisine büyük hizmette bulunmuş, koca yürekli yazar.
devamını gör...

gergin bir milletin, kasıntı çocukları ile yaşıyoruz.
insanların fotoğraflarına bakabilirsin, sürekli bir kaş havada, sürekli bir ciddiyet, sürekli bir gerginlik.
sanırım proporsiyon bozulmasın diye her zaman dik durmaya çalışıyorlar, eee sopa yutmadıklarına göre sırtı dik tutmak için çok gergin olmaları gerekiyor.
senlennnn aynı kaderi paylaşıyorum sevgili lahmacuncunun kurumu. yıllardır espri yaparım, yıllardır offfff püfffff tepkilerine maruz kalırım.
bazen cidden manasız ve alakasız komikliklerime kahkaha atan insanlar oluyor, işte bu çok dikkatli davranılması gereken insan tipidir. mutlaka bir çıkarı vardır, köprüyü geçene kadar ayı'ya güzelim diyen, riyakar insan tipidir. uzak dur.
neyse ülkenin mizah seviyesi yükselemez, insanlar tebessümden aciz, sürekli ağlıyorlar.
gençlerde para yok, aşk yok, merhamet yok, gelecek kaygısı sorunu ile günün tadını çıkarmaya mecalleri yok.
bütün bu sıkıntılı hayata, ülkeye rağmen hayata dair küçük ayrıntılar yakalayarak gülmeye çalışan biz, yani ben, sen ve sanırım bir kaç kişi daha var, işte bizler bu hayatı yaşanılır kılıyoruz. en azından kendimiz için yaşanılır kılıyoruz, devrimci miyiz neyizzzz....
mutsuz insanlara gülümsemeyi aşılayamayız, ne diyordu cem adrian, ve mizah... şimdi görmeyen birine gökkuşağını anlatmak kadar zor ve imkansız....
devamını gör...

y-chp istanbul il başkanıdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türk şair yazardır. garip akımının öncülerindendir kendisi. lise arkadaşları orhan veli ve oktay rıfattır. garip akımını beraber ortaya çıkarırlar zaten. bugün aramızdan ayrılışının 18.yılı huzur içinde uyusun. üstadın bir şiirini ekleyeyim unutmadan.
yağmur bir adım ötemizde
kabarmış ağulu mantar

sessizliktir ateşin yanındaki kütük
suyun ışık değmiş kabuğu

sen tane tanesin sevgilim
denizim ben batık aşklarla dolu
devamını gör...

karanlıktan ötürü aniden gelen hüzündür.
hüzünlü bir şarkıda açıksa radyoda sabah olmayacak gecedir.
devamını gör...

(bkz: çelme takmak)
devamını gör...

kendindir.
devamını gör...

"şu telaşlarım bir bitse diyorum.
belki uzaklara giderim.
çoktandır gitmek istediğim yollar var."

ahmed arif
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim