mavi
"mavi huydur bende....
hayat hiç mavi yerinden vurmadı..çünkü ben maviyi beyazı koruyan masumiyet olarak tanırım,karanlığı görünür kılan bir renktir mavi,öyle bilirim..
sürükleyendir, bitmeyendir... mavi olarak anlatmalıyım herşeyi...
kaldırın başınızı gökyüzüne,görmek istediğinizi değil gördüğünüzü söyleyin bana! yaşamın ta kendisidir mavi..belkide sadece bu yüzden ölmeye değil..yaşamaya mahkum edilmiştir..
maviyi soruyordun, gözlerimden yüzüme yayılan maviyi mi bir renk değildir.
mavi huydur bende ve benim yetinmezliğimdir
ve herkesin yetinmezliğidir belki denecektir ki bir süre ve denenecektir.
bir akşamüstünü düşünmek bir akşamüstünü düşünmekten başka nedir ki
gönül gözü görendedir,derinler mavidir..."
edip cansever
hayat hiç mavi yerinden vurmadı..çünkü ben maviyi beyazı koruyan masumiyet olarak tanırım,karanlığı görünür kılan bir renktir mavi,öyle bilirim..
sürükleyendir, bitmeyendir... mavi olarak anlatmalıyım herşeyi...
kaldırın başınızı gökyüzüne,görmek istediğinizi değil gördüğünüzü söyleyin bana! yaşamın ta kendisidir mavi..belkide sadece bu yüzden ölmeye değil..yaşamaya mahkum edilmiştir..
maviyi soruyordun, gözlerimden yüzüme yayılan maviyi mi bir renk değildir.
mavi huydur bende ve benim yetinmezliğimdir
ve herkesin yetinmezliğidir belki denecektir ki bir süre ve denenecektir.
bir akşamüstünü düşünmek bir akşamüstünü düşünmekten başka nedir ki
gönül gözü görendedir,derinler mavidir..."
edip cansever
devamını gör...
omletli pilav
turist dilinde omurice olarak geçen, bir yakın asya ve dahi uzak doğu uyarlaması, pirinç pilavı ile omletten oluşan, karma bir lezzettir.
tarifi ve uyarlama stili, ustadan ustaya değiştiği gibi ve ülkeden ülkeye de değişkenlik gösterir.
misal: japonya'da, tavuk, bezelye, soğan, soya sosu kullanılıp, omlet cilbir tarzında hazırlanırken;
güney kore'de pirinç, beyaz pişirilir, omlet daha katıdır ve üzerine ketçap sıkılır;
tayland, tayvan ve çin'de deniz ürünlerine ek soyalı ve soyasız olarak hazırlanır ve genellikle ketçap kullanılmaz*;
ve tabii hindistan'da,
pakistan ve afganistan'da (kısmi yakın asya da olsa) biraz daha baharatlı ve daha az soslu olarak hazırlanır. ve bu onlar için vazgeçilmez bir sokak lezzetidir.
japonya ve güney kore hariç diğer ülkelerde omlet, pilavla içiçe yedirilmiş, karıştırılmış vaziyette servis edilirken; kore ve japonya'da pilav alta, omlet üste konur. çeşitli stillerinde pilav, kuru omletin arasına sarılır...
şimdi eyyh hincime, o kadar anlattın da, sen hangisini tercih ediyorsun? derseniz, bana japonya'nınki bi'tık el sallamadı değil. fakat temizliğine güvensem hindistan'daki de bağırıyor. amma ve lakin her birini, gidip yerinde test etmeliyim. dedim ve bunu da yapılacaklar listeme tevcih ediverdim.
haa bir de, bu değişik lezzetin asıl sahibi, membağı kim? derseniz, işte asıl sorun da orada çıkıyor. kore ve japonya her zamanki gibi sen benden çaldın, sen benden çaldın tartışmasında birbirini yiyedursun, arap chefler bu tartışmaya hiç karışmıyor asıl bizden çıktı demeye tenezzül dahi etmiyor. her iki asya cenahının chefleri de, durumu kotarmayı bilmiş ve bundan nemalanmayı ve turistler aracılığıyla voleyi vurmayı başarmış mı evet hem nasıl başarmış.. .
bakınız efendim şu japon ustanın şaheserine. insanın canı nasıl çekmesin..
tarifi ve uyarlama stili, ustadan ustaya değiştiği gibi ve ülkeden ülkeye de değişkenlik gösterir.
misal: japonya'da, tavuk, bezelye, soğan, soya sosu kullanılıp, omlet cilbir tarzında hazırlanırken;
güney kore'de pirinç, beyaz pişirilir, omlet daha katıdır ve üzerine ketçap sıkılır;
tayland, tayvan ve çin'de deniz ürünlerine ek soyalı ve soyasız olarak hazırlanır ve genellikle ketçap kullanılmaz*;
ve tabii hindistan'da,
pakistan ve afganistan'da (kısmi yakın asya da olsa) biraz daha baharatlı ve daha az soslu olarak hazırlanır. ve bu onlar için vazgeçilmez bir sokak lezzetidir.
japonya ve güney kore hariç diğer ülkelerde omlet, pilavla içiçe yedirilmiş, karıştırılmış vaziyette servis edilirken; kore ve japonya'da pilav alta, omlet üste konur. çeşitli stillerinde pilav, kuru omletin arasına sarılır...
şimdi eyyh hincime, o kadar anlattın da, sen hangisini tercih ediyorsun? derseniz, bana japonya'nınki bi'tık el sallamadı değil. fakat temizliğine güvensem hindistan'daki de bağırıyor. amma ve lakin her birini, gidip yerinde test etmeliyim. dedim ve bunu da yapılacaklar listeme tevcih ediverdim.
haa bir de, bu değişik lezzetin asıl sahibi, membağı kim? derseniz, işte asıl sorun da orada çıkıyor. kore ve japonya her zamanki gibi sen benden çaldın, sen benden çaldın tartışmasında birbirini yiyedursun, arap chefler bu tartışmaya hiç karışmıyor asıl bizden çıktı demeye tenezzül dahi etmiyor. her iki asya cenahının chefleri de, durumu kotarmayı bilmiş ve bundan nemalanmayı ve turistler aracılığıyla voleyi vurmayı başarmış mı evet hem nasıl başarmış.. .
bakınız efendim şu japon ustanın şaheserine. insanın canı nasıl çekmesin..
devamını gör...
farklı bakış açılarına sahip insan
dünyadaki tüm bilimsel gelişmelere,ilerlemelere kaynak olan insanlardır.her devirde vardır bu insanlar. zaten onları hatırlarız o devirlerden sadece.
devamını gör...
tayyip erdoğan'ın hayvan öldürdün mü sorusu
tayyip erdoğan'ın 1 haziran gecesi katıldığı trt yayınında, gazeteci hasan öztürk ile arasında geçen diyalog esnasında sorduğu soru. kaynak. aralarında geçen diyalog aynen şöyledir:
öztürk: son soru bana kaldı. ben bir hayvan sever olarak, kalbimi yumuşatan insandan çok küçücük hayvanlar olduğunu bilerek bu soruyu soruyorum
erdoğan: allah allah.. (baya bir şaşıyor burada)
öztürk: hayvan hakları ile ilgili bir yasa çıkacaktı efendim..
erdoğan: sende kaç tane hayvan var?
öztürk: geçen haftaya kadar iki taneydi, şimdi bir tane.
erdoğan: öldürdün mü? (önce gülmesini zor tutuyor, sonra gek gek gülüyor)
öztürk: hayır efendim ben öldürmedim efendim. çocuklarımın da haberi yoktu, şimdi öğrendiler.
önce süleyman soylu'nun çocuk pornosu örneği, sonra da tayyip erdoğan'ın bir hayvanın ölümünden sonra aklına gelen ilk sorusu.
freud ve psikanalizin temel ilkeleri çerçevesinde, bilinçaltının dışa vurumuna verilebilecek iki örnek sanırım.
öztürk: son soru bana kaldı. ben bir hayvan sever olarak, kalbimi yumuşatan insandan çok küçücük hayvanlar olduğunu bilerek bu soruyu soruyorum
erdoğan: allah allah.. (baya bir şaşıyor burada)
öztürk: hayvan hakları ile ilgili bir yasa çıkacaktı efendim..
erdoğan: sende kaç tane hayvan var?
öztürk: geçen haftaya kadar iki taneydi, şimdi bir tane.
erdoğan: öldürdün mü? (önce gülmesini zor tutuyor, sonra gek gek gülüyor)
öztürk: hayır efendim ben öldürmedim efendim. çocuklarımın da haberi yoktu, şimdi öğrendiler.
önce süleyman soylu'nun çocuk pornosu örneği, sonra da tayyip erdoğan'ın bir hayvanın ölümünden sonra aklına gelen ilk sorusu.
freud ve psikanalizin temel ilkeleri çerçevesinde, bilinçaltının dışa vurumuna verilebilecek iki örnek sanırım.
devamını gör...
mübalağa
abartma sanatıdır. pireyi deve yapan türk insanının en iyi olduğu sanattır.
devamını gör...
toto karaca
geçenlerde rüyama giren teyze. hiç hesapta yokken rüyamda bomboş sokakta karşıma çıkıyordu. oğlu rahmetli cem karaca rüyalarıma uğramamışken, kendisini görebilmeye bir ihtimal verebilecekken, yaşlı anasını görmek hakikaten enteresan.
devamını gör...
kitap okuma alışkanlığı
kişiyi bulunduğu konumdan bir üstte çıkaracak eylemdir.
devamını gör...
er ryan okusun da kendini kurtarsın diyen çok bilmiş teyze
hayatının her döneminde er ryan ve kendi çocuklarını kıyaslayan teyzedir aynı zamanda. er ryan'ın kendini kurtarmasının teyzeye ne faydası olduğu ise tam bir muammadır.
devamını gör...
çoban kavurma
halka halka doğranmış soğanlar, çarliston biberler, sarımsak ve et bir tencereye konulup harlı ateşte 3 dakika kadar çabuk çabuk çevrilir. kekiğin yarısı ve karabiber ilave edilip hiç su koymadan ağzı kapalı olarak ve ateş kısılarak 1.5 saat kadar pişirilir. piştikten sonra üzerine kekik serpilir. * not : kesinlikle tahta kaşık kullanınız.
devamını gör...
madalyasız yazarların boş beleş tipler olması
durun! ben madalyasızların yanındayım. madalya iadesi için nereye müraacat edilmeli onu söyleyeyin! isyankar ruhum madalyayı kabul etmedi.* bir an için uygulamaya katıldım lakin bir baktım olan var olmayan var sonra bir pişmanlık çöktü.
yönetime sesleniyorum, herkese bir adet kafa'dan da olsa madalya verilmeli.göz hakkı diye bir şey var.sonra nasıl biliyorsanız öyle yapın.
yaşasın madalyasızlar...*
yönetime sesleniyorum, herkese bir adet kafa'dan da olsa madalya verilmeli.göz hakkı diye bir şey var.sonra nasıl biliyorsanız öyle yapın.
yaşasın madalyasızlar...*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi
çekilin ben geldim. çok felsefesik bir nick'im var ancak hiç öyle nick'im gibi ciddi takılmayı düşünmüyorum.
hikayesi şu; ibn sinan'ın bilinci açıklamak için ortaya attığı uçan adam metaforundan esinlenerek aldım bu nick'i.
hikayesi şu; ibn sinan'ın bilinci açıklamak için ortaya attığı uçan adam metaforundan esinlenerek aldım bu nick'i.
devamını gör...
185 cm boyunda 55 kilo alfa erkek
rüzgar az kuvvetli esse uçar da bu arkadaş.
devamını gör...
sanal arkadaşlığı reel hayata taşımak
günümüzde gayet normal olan bi durum. ben kendi adıma bi sakıncasını görmedim. zaten ilk etapta public ortamlarda görüştüğümüz müddetçe sorun yok. ki öncesinde de bi diyaloğun oluyor zaten. az çok anlıyorsun yani karşıdaki insanı da, zarar gelir mi gelmez mi. genelde buna bakılıyor çünkü. iyi anlaşmak ikinci planda kalıyor maalesef. velhasıl güven duyduğunuz, muhabbetini sevdiğiniz insanlarla, dediğim gibi ilk etapta kalabalık ortamda, - sonrası da size kalmış - görüşüp iki sohbet edip, arkadaşlık etmek gayet güzel. bakarsınız ordan çok güzel, uzun vadeli arkadaşlar bile edinirsiniz. ben öyle olsun isterdim. bi dönem hiç insan yüzü bile görmek istemeyen biri olarak söylüyorum bunu hem de. hayat yalnız çok sıkıcı dostlar, arkadaş olalım birbirimize, dert ortağı olalım. yoksa daha çoook yalnız kalırız, demedi demeyin.
devamını gör...
srebrenitsa katliamı
...
vakitlerden ölüm
gökyüzü ağlamaklıdır bağdat'ta
refah seviyesi yüksek
bir kurşun saplanır alnımın ortasına
...
bu da medeniyettir
bizden ırak
tuna boyunda
ve en medeni kurşun göğsünde durur
bosnalı bir çocuğun
srebrenitsa'da
...
vakitlerden ölüm
gökyüzü ağlamaklıdır bağdat'ta
refah seviyesi yüksek
bir kurşun saplanır alnımın ortasına
...
bu da medeniyettir
bizden ırak
tuna boyunda
ve en medeni kurşun göğsünde durur
bosnalı bir çocuğun
srebrenitsa'da
...
devamını gör...
dünyanın en güzel şehrinin edirne olması
balkanladan gelen soğuk hava dalgasının uğrak yeridir edirne. sabah donarsın öğlen yanarsın akşam yine donarsın. kafam karışmış bu şehir'e uygun ikili mont almıştım dışı yağmurluk olan. kış aylarında şehir her an buz pisti olabilir buz dansına müsait düşmeli kalkmalı.. bir gün bir yağmur yağmıştı öyle böyle değildi selimiye cami'ye sığınmıştım.yazın ortasında meriç nehrine götürmüştüm bir arkadaşı ama ortada nehir yoktu kurumuştu, kışında tutamaz kendini bol bol taşar. evet iklimi sıkıntılı olmasa güzel şehir aslında.
devamını gör...
günün sözü
hangi yara birden iyi olmuştur?
shakespeare
shakespeare
devamını gör...



