keanu reeves
aşık olduğum oyuncu. hem oyunculuğuna hem karakterine hem de görüntüsüne bayılıyorum.
bu profil keanu reeves aşığıdır evet.
bu profil keanu reeves aşığıdır evet.
devamını gör...
birine söylenecek en kötü söz
ölümüne bile üzülmem.
devamını gör...
exxen'de üyeliğin iptal edilememesi
exen'e üye olmuş yazarları gördüğüm başlık. derin hayal kırıklığına uğradım, şu an moralim çok düştü, birazdan şekerim de dibi görür. kafa sözlük dediler, herkes entel, içerisi şampuanlar ligi, geometri bilmeyeni zopayla kovalıyorlar dediler bu muymuş? bi tık üzüldüm.
devamını gör...
sünnet olmak
diamond tema isimli youtuber konuyu açıklayıcı şekilde anlatan bir video çekmiş. videoda sünnet geleneğinin tarihçesi, tarih boyunca hangi toplumlarda görülmüş, neden ortaya çıkmış ve sünnet olmanın zararlarıyla faydalarına değindiği ve aslında ne kadar çok zararının olabileceğini gösteren video için; buradan
devamını gör...
on iki dev adam
athena grubu tarafından türkiye milli basketbol takımı için yazılmış marş, serdar erener'in üzerinde günlerce düşünüp bulduğu slogan. 2001 yılında kullanılan bu sloganla birlikte ülkenin basketbola olan sevgisi coşar ve takıma büyük destekler gelir. o sene 12 dev adam bizlere avrupa ikinciliği getirmiş ve göğsümüzü kabartmıştır.
devamını gör...
voyager uzay araçları
güneş sistemi'ni, özellikle de jüpiter ve satürn gibi gaz devlerini, sonrasında da dış uzayı incelemek amacıyla uzaya gönderilen kardeş araçlar. bu kardeşler sayesinde bazı gezegenlere ilişkin atmosfer yapısı, halkalar, uydular, manyetik alan, volkanizma gibi birçok bilgi edindik.
***
voyager 1 görevine 1977 yılında başladı. yanından geçtiği gezegenlere ilişkin bilgiler gönderdikten sonra şimdi ophiuchus takımyıldızı'na doğru dış uzayda hareket ediyor. şu anda dünyadan yaklaşık 152 astronomi birimi kadar uzakta.
günümüz bilgisayarlarına kıyasla son derece düşük özelliklere sahip olan, bir sorun çıktığında alarm vermek, dünya ile iletişimi sağlamak ve bilimsel veri sağlamak için kullanılan 6 bilgisayara sahip. elinizdeki cep telefonları bile bunlardan milyonlarca kat hızlı veri akışı sağlıyor.
voyager 1'de saat yok, bunun yerine ürettiği titreşim frekansını saat dilimine çevirmek için kullandığımız bir osilatör var.
bu tür görevlerde kullanılan uzay araçları, birkaç ampul aydınlatmaya yetecek kadar düşük güçle çalışıyor. şu anda zaten aracın kameraları ve bazı fonksiyonları kapatılmış durumda. toplam 10 sisteminden 6'sı kapalı.
1990 yılında voyager 1, son bir kez kameralarını geriye doğru çevirdi ve güneş sistemi'nin aile fotoğrafı adı verilen bu fotoğrafları çekti. şimdi ise karanlık uzayda bilinmeyen bir nihai noktaya doğru salınmakta.
***
voyager 2 aslında önce gönderilen araçtı uzaya. satürn ve jüpiter öncelikli amaçtı ama aracın sağlam şekilde veri gönderdiği görülünce uranüs'ten de veri alındı. kardeşi voyager 1 gibi o da uzayda bir yöne,sagittarius ve pavo takımyıldızlarına doğru salınıyor artık. şu anda yaklaşık 126 astronomi birimi uzaklıkta dünya'dan.
voyager 2'nin de toplam 10 sistemi var ve yanılmıyorsam bu sene bunların tamamı kapatıldı. eğer kapatılmadıysa da yakında kapatılacak. voyager 1'in kalan sistemleri ise 5 sene sonra kapatılacak.
büyük ihtimalle gelecekte bir gün bu sistemleri tekrar açıp, veri gönderip göndermeyeceklerine bakılacaktır. eğer başarılı olurlarsa, son derece ilginç ve işe yarar veriler elde edebiliriz ama bu olasılık düşük gibi görünüyor.
***
bu siteden araçların şu anda ne kadar uzakta olduğunu eşzamanlı olarak takip edebiliyorsunuz.
edit: meşhur soluk mavi nokta fotoğrafı da voyager 1 tarafından çekilmişti. dünyaya yaklaşık 6.4 milyar km uzaktayken...
soluk mavi nokta olan dünyamız
***
voyager 1 görevine 1977 yılında başladı. yanından geçtiği gezegenlere ilişkin bilgiler gönderdikten sonra şimdi ophiuchus takımyıldızı'na doğru dış uzayda hareket ediyor. şu anda dünyadan yaklaşık 152 astronomi birimi kadar uzakta.
günümüz bilgisayarlarına kıyasla son derece düşük özelliklere sahip olan, bir sorun çıktığında alarm vermek, dünya ile iletişimi sağlamak ve bilimsel veri sağlamak için kullanılan 6 bilgisayara sahip. elinizdeki cep telefonları bile bunlardan milyonlarca kat hızlı veri akışı sağlıyor.
voyager 1'de saat yok, bunun yerine ürettiği titreşim frekansını saat dilimine çevirmek için kullandığımız bir osilatör var.
bu tür görevlerde kullanılan uzay araçları, birkaç ampul aydınlatmaya yetecek kadar düşük güçle çalışıyor. şu anda zaten aracın kameraları ve bazı fonksiyonları kapatılmış durumda. toplam 10 sisteminden 6'sı kapalı.
1990 yılında voyager 1, son bir kez kameralarını geriye doğru çevirdi ve güneş sistemi'nin aile fotoğrafı adı verilen bu fotoğrafları çekti. şimdi ise karanlık uzayda bilinmeyen bir nihai noktaya doğru salınmakta.
***
voyager 2 aslında önce gönderilen araçtı uzaya. satürn ve jüpiter öncelikli amaçtı ama aracın sağlam şekilde veri gönderdiği görülünce uranüs'ten de veri alındı. kardeşi voyager 1 gibi o da uzayda bir yöne,sagittarius ve pavo takımyıldızlarına doğru salınıyor artık. şu anda yaklaşık 126 astronomi birimi uzaklıkta dünya'dan.
voyager 2'nin de toplam 10 sistemi var ve yanılmıyorsam bu sene bunların tamamı kapatıldı. eğer kapatılmadıysa da yakında kapatılacak. voyager 1'in kalan sistemleri ise 5 sene sonra kapatılacak.
büyük ihtimalle gelecekte bir gün bu sistemleri tekrar açıp, veri gönderip göndermeyeceklerine bakılacaktır. eğer başarılı olurlarsa, son derece ilginç ve işe yarar veriler elde edebiliriz ama bu olasılık düşük gibi görünüyor.
***
bu siteden araçların şu anda ne kadar uzakta olduğunu eşzamanlı olarak takip edebiliyorsunuz.
edit: meşhur soluk mavi nokta fotoğrafı da voyager 1 tarafından çekilmişti. dünyaya yaklaşık 6.4 milyar km uzaktayken...
soluk mavi nokta olan dünyamız
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
neden? içimden atamıyorum. seninle çok mutluydum ben. beni seviyorsun sandım,öyle oldu belki de. sen sevdim dedin niçin üzdün bu kadar? mutlu değilim dedin, kendimden nefret ettim, sevgimden de. sevdiğim kişi sevgimden mutsuzmuş, o zaman mutlu olman bensizliğine bağlıydı. sana hiçbir zaman sahte bir şey yapmadım, kandırmadım. beni anlıyorsun, yanımdasın sandım, ben seni sanmışım. sen sevseydin beni ellerimi tutmak için, benle sarılmak için, öpmek için, birlikte gülmek için fırsat oluşturup gelirdin, bir yolunu bulurdun. seni yokken de sevdim, hayallerimde, sabahımda, gecemde... sesinle, gülüşünle mutluydum. ta ki o cümleyi kurana dek. demek ben seni şimdi de üzdüm ilerde de üzerim. ben seni hiçbir zaman üzmek istemedim. sendeki fırsat ben de olsaydı şimdiye dek gelmiştim ama yoktu. boş ver ne fark eder? senin başkasıyla olacağını düşününce bile çıldıran ben şimdi seni bıraktım. mutlu ol, olacaksın. benle olamadın öyle dedin, şimdi doyasıya mutlu ol. bensiz gülüşlerin güzelleşmiştir, ne mutlu senin kocaman kalbini hissedenlere. gücüm yetseydi kafa yapımızı denkleştirip senle mutlu olmayı dilerdim. hiçbir zaman aşılamayan tek yolu aşılır hale getirirdim.
devamını gör...
bipolar duygudurum bozukluğu
yukarıda zaten ne olduğunun tanımı girilmiş. tekrara düşmeden başlayayım.
günümüzde gerçeklikten uzak,net bağımlısı, hayatı herhangi bir şekilde sadece havaya bağlı yaşamak sanan bir kitlenin ufak ve tam anlam teşkil etmeyen bazı göz gedirmeleri sonucu benimsemek için can attıkları hastalıklardan biri.
aynı zamanda benim içinde yıllardır çırpındığım,çırpındıkça daha da battığım güzide hastalık.
teşhis konmadan önce karakterimin gel-gitli olduğuna inanıyordum. ki insanın kendini bile tanıyamayacağı fikrindeki ben için çok fazla üzerinde durulmayacak bir olaydı. böyleydim,böyleyim.
iki ayrı uçurum arasında sonsuz başka koordinat değişikliğini de barındırır içinde. atak döneminde atağın şiddetine de bağlı olarak hafızanın neredeyse tamamen silinmesine ramak bırakır. gündelik hafızama da ket vurması bana yaptığı ufak(!) sürprizlerden ki her şeyi neredeyse saati saatine hatırlayan ben çoğu kez kendi evimin yolunu unutup paniğe düşücek hale geldim.
balataları yaktırmayan kısmı o mükemmel iyiliğin eninde sonunda geleceğini-bazen dehşet derece zor - bilmek galiba.
dibin dibini bulmakla nirvana arası bir hayat. ne öldürüyor ne yaşatıyor. omurganı kaybedip kadrolu bir sürünme haliyle belirsiz bir boşlukta can çekişiyorsun. evinden daha fazla benliğine katmak zorunda olduğun hastane koridorları,hapishaneden farkı olmayan her yanı demir parmaklıklı lanet hastane odaları,çok arada da olsa maruz kaldığın o yoğun bakımın kelimelere gelmeyecek kadar berbat havası ( sanırım kendini kaybetmenin en önemli eşiği. hani azıcık bilincin olsa hayatta kalma ihtimalin yok ya da o eşiğe gelme durumun), hayatının tek düzeni olan her gün o bir avuç ilaç,...
bilmiyorum,kelimelere gelmeyecek sonsuz şey. yaşayan bilir. delirmenin garip bir eşiği. ve asla havalı olmayan üstelik insana soluyacak hava da bırakmayan bir girdap.
***üstelik bu benliğe +okb ve ileri derece anksiyete.(hayata dair bir kalite kalmıyor zaten. kalan sana bile ait olmayıp kendi ateşinle sevdiğin ne varsa yakıp yıktığın kocaman bir cehennem.)
günümüzde gerçeklikten uzak,net bağımlısı, hayatı herhangi bir şekilde sadece havaya bağlı yaşamak sanan bir kitlenin ufak ve tam anlam teşkil etmeyen bazı göz gedirmeleri sonucu benimsemek için can attıkları hastalıklardan biri.
aynı zamanda benim içinde yıllardır çırpındığım,çırpındıkça daha da battığım güzide hastalık.
teşhis konmadan önce karakterimin gel-gitli olduğuna inanıyordum. ki insanın kendini bile tanıyamayacağı fikrindeki ben için çok fazla üzerinde durulmayacak bir olaydı. böyleydim,böyleyim.
iki ayrı uçurum arasında sonsuz başka koordinat değişikliğini de barındırır içinde. atak döneminde atağın şiddetine de bağlı olarak hafızanın neredeyse tamamen silinmesine ramak bırakır. gündelik hafızama da ket vurması bana yaptığı ufak(!) sürprizlerden ki her şeyi neredeyse saati saatine hatırlayan ben çoğu kez kendi evimin yolunu unutup paniğe düşücek hale geldim.
balataları yaktırmayan kısmı o mükemmel iyiliğin eninde sonunda geleceğini-bazen dehşet derece zor - bilmek galiba.
dibin dibini bulmakla nirvana arası bir hayat. ne öldürüyor ne yaşatıyor. omurganı kaybedip kadrolu bir sürünme haliyle belirsiz bir boşlukta can çekişiyorsun. evinden daha fazla benliğine katmak zorunda olduğun hastane koridorları,hapishaneden farkı olmayan her yanı demir parmaklıklı lanet hastane odaları,çok arada da olsa maruz kaldığın o yoğun bakımın kelimelere gelmeyecek kadar berbat havası ( sanırım kendini kaybetmenin en önemli eşiği. hani azıcık bilincin olsa hayatta kalma ihtimalin yok ya da o eşiğe gelme durumun), hayatının tek düzeni olan her gün o bir avuç ilaç,...
bilmiyorum,kelimelere gelmeyecek sonsuz şey. yaşayan bilir. delirmenin garip bir eşiği. ve asla havalı olmayan üstelik insana soluyacak hava da bırakmayan bir girdap.
***üstelik bu benliğe +okb ve ileri derece anksiyete.(hayata dair bir kalite kalmıyor zaten. kalan sana bile ait olmayıp kendi ateşinle sevdiğin ne varsa yakıp yıktığın kocaman bir cehennem.)
devamını gör...
teoman
sus konuşma,klibi de hoştur.
devamını gör...
gülünmemesi gereken durumda gelen gülme isteği
ciddi ortamlarda başa gelen kötü bir durumdur. toplantı olabilir namaz olabilir kavga olabilir mahkeme salonu olabilir aniden böyle durumlarda gülme isteği gelir ve kendinizi tutmaya çalışırsınız. çok zor bir durumdur.
devamını gör...
cem karaca
şarkılarında hep bir hikaye anlatır, özellikle tamirci çırağını dinlerken film izliyormuşum gibi gözümün önünden görüntüler geçer gider.
geçen yaz hiç bilmediğim safinaz isimli 18 dakikalık bir şarkısını dayım sayesinde öğrendim. dinlerken niyaziye sövmeniz çok muhtemel.
geçen yaz hiç bilmediğim safinaz isimli 18 dakikalık bir şarkısını dayım sayesinde öğrendim. dinlerken niyaziye sövmeniz çok muhtemel.
devamını gör...
lahmacunun yanında kola içen insan
en son lahmacunu yaklasık 10 ay once falan yedıgımden, kola da olur, ayran da olur. allah'ını seven ustume lahmacun atsın.
devamını gör...
19 yaşındaki kadının 32 yaşındaki adamla çıkması
kimine göre normal, kimine göre anormal gelecek ilişkidir.
bana soracak olursanız taraflardan birini veya ikisini de böyle bir ilişkiye girdi diye yaftalamam, yaftalasam da bir tarafına takacak ya sanki.
ama madem böyle bir başlık açtık, tanımını ve değerlendirmesini de kendi görüşümle yapmak istiyorum.
özellikle "sevgililik" kavramında ele alacak olursam çok da sağlıklı bir ilişki gibi durmuyor. mesele yaş farkı da değil, 30 yaşındaki kadın 43 yaşındaki erkekle iyi anlaşır mesela. veya 43 yaşındaki kadın 32 yaşındaki erkek.
ama her şeyin başladığı dönemde, 19 yaşında olan bir kadın 32 yaşında bir adamla duygusal ilişkiye girse olsa olsa hayalkırıklığı çöker üstüne. kadın erkek fark etmeden daha genç sayılan biri muhtemelen akranı veya yakın yaşlarındaki biriyle sağlıklı bir duygusal ilişki kurar.
onun dışında sadece cinsel ilişki amaçlı, özellikle sugar daddylik ilişkilerinde iki taraf da birbirinden memnun oluyor, iki taraf da birbirinden istediğini alabiliyor.
bana soracak olursanız taraflardan birini veya ikisini de böyle bir ilişkiye girdi diye yaftalamam, yaftalasam da bir tarafına takacak ya sanki.
ama madem böyle bir başlık açtık, tanımını ve değerlendirmesini de kendi görüşümle yapmak istiyorum.
özellikle "sevgililik" kavramında ele alacak olursam çok da sağlıklı bir ilişki gibi durmuyor. mesele yaş farkı da değil, 30 yaşındaki kadın 43 yaşındaki erkekle iyi anlaşır mesela. veya 43 yaşındaki kadın 32 yaşındaki erkek.
ama her şeyin başladığı dönemde, 19 yaşında olan bir kadın 32 yaşında bir adamla duygusal ilişkiye girse olsa olsa hayalkırıklığı çöker üstüne. kadın erkek fark etmeden daha genç sayılan biri muhtemelen akranı veya yakın yaşlarındaki biriyle sağlıklı bir duygusal ilişki kurar.
onun dışında sadece cinsel ilişki amaçlı, özellikle sugar daddylik ilişkilerinde iki taraf da birbirinden memnun oluyor, iki taraf da birbirinden istediğini alabiliyor.
devamını gör...
kadınların seks yapmayı bir ödül olarak kullanması
kadınların kendilerini cinsel meta olarak görmelerinden kaynaklanır. tabi erkeklerinde bundan büyük payı vardır, seks yapmayı abartı bir durum haline getirmeleri kadınların seksi bir ödül amacı kazandırmalarını sağlamıştır.
devamını gör...
kendi çocukluğunu evlat edinmek
küçük kızımın gittiği her yeri ondan önce gezer, zararı dokunacak bir şey varsa ortadan kaldırmaya çalışırdım. en güzel okullarda okusun diye elimden geleni yapardım. arkadaş çevresi ilk beş yıl çok önemli; çevresine hep iyi insanları alması için gözetirdim onu, böylece ilerde rüyalarına sınıfta korkup utandığı anlar girmezdi. prensesimin bilinçaltında, kalbinde arkadaş yarası olmazdı.
kütüphanesi olan ve insanların birbirine saygı duyduğu bir evde büyürdü. bağrışmalar olmazdı. böylece tavşanım bağırışlar duyunca tedirgin olmaz, korkuya kapılmazdı.
yanından ayrılmazdım, iş seyahati dahi olsa uzaklaşmazdım ondan. sevgiyi öğrenmesi için eğitirdim. kavgacı olmazdı, sigara içmezdi, kolunda yara izleri taşımazdı.
kızım bugün olduğu insan haline gelince ona olanı bileni anlatır, kocaman sarılırdım.
(bkz: gelmeyin üstüme fena dağıldım)
kütüphanesi olan ve insanların birbirine saygı duyduğu bir evde büyürdü. bağrışmalar olmazdı. böylece tavşanım bağırışlar duyunca tedirgin olmaz, korkuya kapılmazdı.
yanından ayrılmazdım, iş seyahati dahi olsa uzaklaşmazdım ondan. sevgiyi öğrenmesi için eğitirdim. kavgacı olmazdı, sigara içmezdi, kolunda yara izleri taşımazdı.
kızım bugün olduğu insan haline gelince ona olanı bileni anlatır, kocaman sarılırdım.
(bkz: gelmeyin üstüme fena dağıldım)
devamını gör...
değnekçi
istanbul'da ismine sık rastladığımız bir kelime. gerçek anlamından sıyrılarak yankesici veya kapkaççı kelimeleriyle benzer hale geldi.
çünkü, kanuna aykırı şekilde vatandaşın hakkı olan alanları gasp eden bu şahıslar, buralara park eden araç sürücülerinden haksız ve usulsüz şekilde para topluyorlar. tamamen kanunlara aykırı ve cebire giren bir suçtur.
çünkü, kanuna aykırı şekilde vatandaşın hakkı olan alanları gasp eden bu şahıslar, buralara park eden araç sürücülerinden haksız ve usulsüz şekilde para topluyorlar. tamamen kanunlara aykırı ve cebire giren bir suçtur.
devamını gör...
cinnet geçirten yazım yanlışları
toplumun %50-60'ı şarz, carz, jarz yazıyor halen, öğrenin artık şunu; şarj ulan bu, şarj!!
devamını gör...
özel yetenekleri olan insanlar
ailelerin taş koyduğu şeylerdir. atletizm kısa mesafe yarışmasına gidecektim ortaokulda ancak otur dersine çalış, gitar kursuna gidecektim otur dersine çalış, şarkı söylüyorum otur dersine çalış. içimdeki yeteneği öldürdünüz. :)
devamını gör...
benito mussolini
italyan politikacı ve gazeteci. binyıllar geçse bile unutulmayacak adam. çünkü adını tarihe kazıdı. tıpkı augustus gibi. 1922'den 1943'e kadar italya başbakanlığı yaptı. mussolini, duce (lider) olarak tanındı ve faşizmin kurucusu sayıldı. işte mevkisi bu kadar ilerledikten sonra mussolini artık sadece italya başbakanı değildi, hem de italya'nın diktatörüydü. mussolini aslında sosyalist bir politikacı ve avanti! gazetesinde çalışan bir gazeteciydi.
ama 1912 yılında italyan sosyalist partisi'nin ulusal müdürlüğüne üye oldu. fakat partinin tarafsızlık tutumu vardı, buna rağmen mussolini birinci dünya savaşına karşı askeri müdahaleyi savundu. bunun üzerine italyan sosyalist partisinden ihraç edildi, yani üyelikten çıkarıldı. bunun üzerine 1914 yılında mussolini yeni bir gazete, ii popolo d'italia gazetesini kurdu.. ayrıca italyan kraliyet ordusu'nda görev yaptı. fakat 1917 yılında savaş sırasında yaralanınca terhis oldu. mussolini daha sonra herhalde öfkesini alamamış olacak ki italyan sosyalist partisini kınamaya başladı. artık sosyalizmi düşünmüyordu, sadece italyan milliyetçiliğine odaklanmıştı....
mussolini eşitlikçiliğe ama hem de sınıf çatışmasına karşı gelmek istedi ve bunun için faşist hareketi kurdu. 1922 yılında, roma yürüyüşünün ardından mussolini, başbakan olarak atandı. mussolini böylece o zamana kadar bu görevi elinde tutan en genç kişi olmuştu. mussolini, gizli polis aracılığıyla tüm siyasi muhalefeti ortadan kaldırdı ve işçi grevlerini yasakladı. ardından mussolini, yandaşlarıyla birlikte ulusu tek parti diktatörlüğüne dönüştüren bir dizi yasayla iktidarı pekiştirdi.
mussolini 5 yıl içinde hem yasal hem de yasadışı yollarla diktatörlük otoritesi kurmuştu. mussolini, totaliter bir devlet kurmayı arzulamıştı. o, italyan sömürge mülklerini ve faşist nüfuz alanını genişleterek roma imparatorluğunun kadim ihtişamını geri getirmeyi amaçlamıştı. 1920'li yıllarda yunanistan ile yaşanan bir olay üzerine, korfu'nun bombalanması talimatını verdi. arnavutluk üzerinde bir himaye kurdu ve yugoslavya ile yapılan anlaşmalarla fiume şehrini italya devletine dahil etti. 1936 yılında, ikinci italya-etiyopya savaşı ile birlikte etiyopya işgal edildi. ardından eritre ve somali ile birlikte italyan doğu afrikası kuruldu. yani bildiğiniz mussolini imparatorluk kurma yolunda adım-adım ilerliyordu.
1939 yılında italyan kuvvetleri, arnavutluk'u da egemenliği altına aldılar. mussolini ilk başta büyük savaşlara girmekten kaçınsa bile, 1940 yılında, mihver devletleri tarafında savaşa girmeye karar verdi. ilk başta her şey iyiydi, başarıyla ilerliyorlardı fakat ardından mihver birden fazla cephede çökmeye başladı. bunun üzerine mussolini faşist parti nüfusunun ve üyelerinin desteğini kaybetti. sonuç olarak 1943'ün başlarında, faşizm büyük konseyi, mussolini'ye güvensizlik önergesi verdi. aynı günün ilerleyen saatlerinde hükumet başkanı olarak kral iii. vittorio emanuele, mussolini'yi görevden aldı ve başbakan görevine başkasını atadı.
mussolini esir alındı. fakat ateşkes oldu ve böylelikle mussolini esaretten kurtarıldı. hitler, mussolini ile görüştükten sonra onu farklı bir görevin başına geçirdi. fakat 1945 yılında büyük bir yenilginin ardından mussolini, metresi clara petacci ile isviçre'ye kaçmaya çalıştı. fakat her ikisi de italyan komünist partizanlar tarafından yakalandı ve 28 nisan(doğum günümden 2 gün önce) 1945 yılında idam mangası tarafından idam edildi. daha sonra mussolini ve metresinin cesetleri milano'ya götürüldü ve burda bir servis istasyonunda baş aşağı asıldı. bu ölümlerinin kamuoyu önünde teyit edilmesi için yapıldı..
ne demişler, mal sahibi, mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi.... ne alaka, ben de, bilmiyorum....

ama 1912 yılında italyan sosyalist partisi'nin ulusal müdürlüğüne üye oldu. fakat partinin tarafsızlık tutumu vardı, buna rağmen mussolini birinci dünya savaşına karşı askeri müdahaleyi savundu. bunun üzerine italyan sosyalist partisinden ihraç edildi, yani üyelikten çıkarıldı. bunun üzerine 1914 yılında mussolini yeni bir gazete, ii popolo d'italia gazetesini kurdu.. ayrıca italyan kraliyet ordusu'nda görev yaptı. fakat 1917 yılında savaş sırasında yaralanınca terhis oldu. mussolini daha sonra herhalde öfkesini alamamış olacak ki italyan sosyalist partisini kınamaya başladı. artık sosyalizmi düşünmüyordu, sadece italyan milliyetçiliğine odaklanmıştı....
mussolini eşitlikçiliğe ama hem de sınıf çatışmasına karşı gelmek istedi ve bunun için faşist hareketi kurdu. 1922 yılında, roma yürüyüşünün ardından mussolini, başbakan olarak atandı. mussolini böylece o zamana kadar bu görevi elinde tutan en genç kişi olmuştu. mussolini, gizli polis aracılığıyla tüm siyasi muhalefeti ortadan kaldırdı ve işçi grevlerini yasakladı. ardından mussolini, yandaşlarıyla birlikte ulusu tek parti diktatörlüğüne dönüştüren bir dizi yasayla iktidarı pekiştirdi.
mussolini 5 yıl içinde hem yasal hem de yasadışı yollarla diktatörlük otoritesi kurmuştu. mussolini, totaliter bir devlet kurmayı arzulamıştı. o, italyan sömürge mülklerini ve faşist nüfuz alanını genişleterek roma imparatorluğunun kadim ihtişamını geri getirmeyi amaçlamıştı. 1920'li yıllarda yunanistan ile yaşanan bir olay üzerine, korfu'nun bombalanması talimatını verdi. arnavutluk üzerinde bir himaye kurdu ve yugoslavya ile yapılan anlaşmalarla fiume şehrini italya devletine dahil etti. 1936 yılında, ikinci italya-etiyopya savaşı ile birlikte etiyopya işgal edildi. ardından eritre ve somali ile birlikte italyan doğu afrikası kuruldu. yani bildiğiniz mussolini imparatorluk kurma yolunda adım-adım ilerliyordu.
1939 yılında italyan kuvvetleri, arnavutluk'u da egemenliği altına aldılar. mussolini ilk başta büyük savaşlara girmekten kaçınsa bile, 1940 yılında, mihver devletleri tarafında savaşa girmeye karar verdi. ilk başta her şey iyiydi, başarıyla ilerliyorlardı fakat ardından mihver birden fazla cephede çökmeye başladı. bunun üzerine mussolini faşist parti nüfusunun ve üyelerinin desteğini kaybetti. sonuç olarak 1943'ün başlarında, faşizm büyük konseyi, mussolini'ye güvensizlik önergesi verdi. aynı günün ilerleyen saatlerinde hükumet başkanı olarak kral iii. vittorio emanuele, mussolini'yi görevden aldı ve başbakan görevine başkasını atadı.
mussolini esir alındı. fakat ateşkes oldu ve böylelikle mussolini esaretten kurtarıldı. hitler, mussolini ile görüştükten sonra onu farklı bir görevin başına geçirdi. fakat 1945 yılında büyük bir yenilginin ardından mussolini, metresi clara petacci ile isviçre'ye kaçmaya çalıştı. fakat her ikisi de italyan komünist partizanlar tarafından yakalandı ve 28 nisan(doğum günümden 2 gün önce) 1945 yılında idam mangası tarafından idam edildi. daha sonra mussolini ve metresinin cesetleri milano'ya götürüldü ve burda bir servis istasyonunda baş aşağı asıldı. bu ölümlerinin kamuoyu önünde teyit edilmesi için yapıldı..
ne demişler, mal sahibi, mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi.... ne alaka, ben de, bilmiyorum....

devamını gör...
konuşurken sık sık ııı diyen insan
bir serenay sarıkaya değildir diyorum:
devamını gör...