fizik ve astronomi hakkındaki görüşleri de önemli olan filozof. devinimi bilimsel bir şekilde açıklamak isteyen yunana birkaç dahinin durumu hariç salt mekanik görüş kendini pek hissettirmemiştir. iki fenomen kümesinden hareket edildiği düşünülmüştür: hayvanların hareketleri ve gök cisimlerinin hareketleri. modern bilim insanı için bir hayvanın vücudu çok karmaşık olmasına rağmen makine şeklinde açıklanacak bir biçime bürünmüştür. her yeni keşifle birlikte canlı ve makine arasındaki uçurum azalmaktadır. cansız devinimleri hayvanların devinimlerine benzetmek yunana daha doğal görünür. bir çocuğun canlı hayvanları diğer şeylerden kendi başına hareket edebilmeleriyle ayırması gibi bir özellik yunanlara ve özellikle aristoteles'e genel bir fizik teorisinin temeli gibi göründü. gök cisimlerine gelince; gök cisimlerini ilahi kabul etmeyen bir filozof yunanlara özgü düzen ve geometri sevdasına sahip bir ilahi varlığın iradesinin bir sonucu olarak onların hareket ettiğini düşünürdü. her hareketin kaynağı iradedir: dünyada insan ve hayvanların iradesi gökte ilahi varlığın iradesi. ilki değişken ikincisi değişken olmayan bir iradedir. değişmeyen irade düzenli hareketi, değişken irade düzensiz hareketi doğurur. aristoteles'in imgesel arka planı bu şekildedir.
aristoteles'te "fizik" kelimesinin ayrı bir anlamı var. dilimize "doğa" olarak çevrilir(physis) ama bu bizim ona atfettiğimiz anlamdan ziyade "bir şeyin uğruna var olduğu amaç" olarak aktarılır ve böylece teleolojik bir anlama sahip olur. bazı şeyler doğası gereği vardır, bazılarının farklı nedenleri bulunmaktadır. hayvanlar, bitkiler ve elementler doğası gereği vardır; içsel bir devinim(hareket, ebat, yer veya nitelik değiştirme) ilkesine sahiplerdir. şeylerin bu türden bir iç ilkeleri varsa bir doğaları vardır. "içlerindeki bir ilkeden kaynaklanan sürekli bir hareketle bir amaca ulaşan şeyler doğaldır." aristoteles, empedokles'in zorunluluk, amaçsızlık ve en güçlü olanın hayatta kalması gibi öğretilerine karşı çıkar.
devinim onun anlatımına göre potansiyel olarak var olanın gerçekleşmesidir ancak bu herşey bir yana yer değiştirmenin göreliliğiyle bağdaşmaz(a, b'ye göre hareket edince, b de a'ya göre hareket etmez mi?). modern fizikte hiçbir "amaç" kavrayışının yararlı olmayacağı ve bir devinimin göreliliği dışarıda bırakarak ele alınamayacağı görülmüştür.
aristoteles'e göre zaman "sayılamaya" olanak veren devinimdir. ona göre zamanın ruhsuz var olup olamayacağından söz etmek mümkündür. çünkü sayacak kimse olmadıkça sayılacak birşey de olmaz ve zaman sayılamayı gerektirir. ona göre bazı şeyler zamanda olmamak anlamında öncesiz-sonrasızdır(sayı gibi şeylerden bahsediyor olabilir). devinim hep vardı ve hep olacaktır; çünkü devinimsiz zaman olamaz ve her yunan filozofu zamanın yaratılmadığını kabul etmiştir(platon hariç). burada hristiyan aristotelesçiler kutsal kitaplarına dayanarak ona karşı gelmek zorunda kaldı çünkü incil evrenin başlangıcı vardır diyordu. ayrıca doğrudan dairesel devinime neden olan bir "hareket etmeyen hareket ettirici" vardır. işte bu ilk hareket ettiricinin parçaları ya da büyüklüğü yoktur ve dünyanın çemberindedir.
şimdi gökyüzü ile ilgili görüşlerinden bahsediyorum: ayın altındaki şeyler üremeye ve çürümeye tabidir. ayın yukarısında hiçbir şey üremiş değildir ve yok edilemez. dünya küre şeklindedir ve evrenin merkezindedir. ayaltı alanda herşey dört öğeden oluşur. ateş, su, toprak, hava. gök cisimleri ise bunlar dışında başka beşinci bir öğeden oluşur. yeryüzündeki şeyler doğrusal, gökyüzündekiler dairesel hareket eder. gökyüzünün mükemmel bir küreselliği vardır ve üst bölgelere gidildikçe ilahilik artar. gök cisimlerinin devinimleri bağlı oldukları kürenin deviniminden kaynaklanır. dört öğe birbirinden türemiştir; ateş mutlak olarak hafiftir, toprak mutlak olarak ağır. hava hafif ve su ağırdır.
bu görüşler tabii ki sonraki çağların bilimine binbir güçlük çıkardı. örneğin yeryüzü cisimleri doğrusal hareket ettiği için ateşlenen bir merminin yatay hareketinin bittiği anda aniden yere doğru dikey olarak düşeceği varsayıldı. galileo, kepler ve kopernik teorilerini geliştirirken aristoteles'le de savaşmak zorunda kaldı.
devamını gör...

ponçik minnoş beğenisi genelde yaptığım beğeni çeşididir, tşk...
devamını gör...

o ne tatlı bir programcı?
bir fanı daha oldu artıkın.
bir insan bu kadar mı ince olur?
başarılar. *
devamını gör...

kemal kükrer
devamını gör...

salaklıktır. ve bulaşıcıdır.
devamını gör...

genovese sendromu bu deneye göre sokakta gördüğünüz bir olaya eğer tek başınaysanız müdahale etme olasılığınız yüksek iken , etraf kalabalık olduğunda bu ihtimal düşer. çünkü nasıl olsa biri yardım eder düşüncesi içine girer birey. kaza olduğunda kalabalık ise, ambulansı arayan elbet olmuştur diye çekimser olamayın, bu sendromun etkisinde olabilirsiniz.
devamını gör...

sonra yazarlar kankacı!*
devamını gör...

rambol ve ekibinin çok güzel işler yapacağı proje. ben biliyordum haha.
devamını gör...

sürekli gelecek kaygısı çekmek.
devamını gör...

bazı romanlar vardır ismini herkes bilir ama okuyanı azdır. aynı vadideki zambak gibi. belki de yazarın verdiği isimden şöhreti yakalamıştır bu eser. ismini ve nasıl bir kitap olduğunu okul zamanı edebiyat derslerinden çok kişi bilir ama okuyanı azdır.
devamını gör...

(bkz: çiya)
devamını gör...

niye dolar üzerinden ? dolarla mı maaş alıyoruz? şuraya bak daha 3. seviyesi bile 100 tl ediyor ayda. kafa sözlük kitlesi yaş ortalaması genç olduğu için (bkz: tüm kafa sözlük yazarlarının ergen olması) tl üzerinden aktarım yapan bir yer çok daha mantıklı olur bence. o zaman herkes 5-10 bir şeyler atabilir.
devamını gör...

ms 2. yüzyılda yaşamış filozof imparator.

savaş sırasında yazdığı ve türkçe'ye "kendime notlar" adıyla çevrilen günlükleri yakılmasını istediği halde ölümünden sonra saklanmıştır. kendime notlar bugün stoacı felsefenin en önemli metinlerindendir.
devamını gör...

'iyi ki doğmuş' yazarı.
nice yaşlara sayın yazar.
gelecek güzel, huzurlu, mutlu yıllarınız olsun.
sevgiler...
devamını gör...

alalala bir bu başlık vardı ben daha önce yazmıştım deja vu olayı daha. neyse bir daha yazalım elimizemi yapışır efenim. petibördür, petibör ikiye kırılır, yarısı çaya batırılır ve yımışayan püskevit kopup düşmeden ivedelikle ağza götürülür. bu fiyata bu lezzet bu heyecan başka abur cuburda yoktur. afiyet olsun.
devamını gör...

çevremde tutunacak dal aramayı,
ağacın kendisi olduğumu fark ettiğimde bıraktım.
devamını gör...

yalnızlık çukurundan kurtulmaya çalışan bir yalnızın haykırışı.
devamını gör...

geceleri başınıza bir iş gelmesinden korkmayarak tek başına gezmek nasıl bir duygu ?
devamını gör...

henüz kitabın önsözü bitmemişken, sonunu konuya dahil edene öfkeyle bakmak için geldim.
biri bunu yapmalı değil mi? kesinlikle...*
devamını gör...

vay be başlık açılmamış bu zamana kadar.

lisede, sınıfta bir eleman vardı. din hocasıyla bir gün atışmaya başladılar. hoca baktı ki en son mücadele edemiyor arkadaşımızla "sen git krem şantiye tap o zaman evladım" demişti. aklımda hep krem şantiye tapan şahıs olarak kaldı kendisi.

t: su ile çırpılırsa daha yoğun kıvamlı oluyor. süt ile yapılınca daha lezzetli olan pasta süslemesi diyebilirim sanırım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim