icinizden geldigi gibi, hakaret ve kufur icermeden, guzel guzel tanim girmeye devam etmek. (bkz: eyluling sizi bulur)*
devamını gör...

başka gezegende yaşam ihtimaliyle başka gezegende zeki yaşam formu olması ihtimali çok farklı mevzular. yaşam ile zeki yaşam formunu eşleştirebiliyor olmamız bu konuda ufkumuzun ne kadar gelişmiş olduğuna ayna tutuyor zaten.
devamını gör...

japonya'daki bir üniversitede geçen yıl keşfedilen bir karbon formu. beşli elmas olarak da adlandırabileceğimiz bu form, grafit kadar hafif ve elmas kadar sert olduğu için birçok alanda kullanılabilir.

molekülün temsili çizimi:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, nature. com'dan alıntıdır.)
devamını gör...

klasik bir tabirle yıldızlar da doğar, büyür ve ölürler. ölümleri süpernova olarak isimlendirlir.
ayrıca "hepimiz yıldız tozuyuz" (bkz: carl edward sagan)
devamını gör...

hiç unutamadığım, ömrüm boyunca unutamayacağımı bildiğim bir insan.

haddi, hududu, sınırı bilip bilmemek konusunda turnusol aynı zamanda. intiharı ile ilgili, insanları özendirip özendirmeme meselesi ile ilgili daha doğrusu, görüş beyan edemem. bilin bakalım neden? çünkü haddimi biliyorum.

"intihar, öyle birini görüp özenerek verebileceğiniz bir karar değil."
"çektiği videoyla intiharın kıyısındaki insanlara cesaret verdi, çok sakıncalı."

bu ya da buna benzer bir tespit yapabilmek için uzmanlığınız olmak zorunda arkadaşlar. bi' kendinize gelin ya. ama mesela şunu söylemek için bir uzmanlığa gerek yok; kimi rol model alacağımız, neyden ne oranda etkileneceğimiz insanların problemi değil. kimse eylemlerine bunu gözeterek karar vermek zorunda değil. çocuklarınızın ebrar karakurt'u görüp lezbiyen olmaya ya da mehmet pişkin videosu izleyip intihar etmeye karar vereceğinden korkuyorsanız -bu ne kadar mümkün dediğim gibi bilmiyorum ve birçoğunuz da bilmiyorsunuz- dönüp aynaya bakmanız gerekiyor. her gördüğünden etkilenecekse, kendi karar verme mekanizmasını gördüklerini taklit etmek parametresine bağladıysa oturup sizin düşünmeniz, sizin eylemlerinizi yeniden kurgulamanız gerekiyor. sorumluluk alanınız başka insanları değil kendinizi, bir ölçüde de yetiştirdiğiniz insanı kapsıyor. ya da size çok süper, böyle kırılmaz falan, bi' de görüş açısını sınırlandırabileceğiniz, içine hem kendinizi hem de çocuklarınızı koyabileceğiniz bir cam fanus üretecek adres lazım. mutlu mesut yaşarsınız içinde.
devamını gör...

şahsini ölmedim ama hafif sürünüyorum vesilesiyle tanidiğım 1972 ankara dogumlu biyolog. kendisi ayni zamanda bir akedemisyen, yazar ve nörobilimcidir. herhangi bir kitabini henuz okumadim ama açıkbeyin adli youtube kanalinin içine düsmus durumdayim diyebilirim. kanalın icerigi oldukca zengin, kesinlikle takip etmenizi tavsiye ederim. kitaplarina da değineyim, bir cok kitabi hakkinda oldukca olumlu geri donuslere denk geldim. dijital gelecekte insan, değisen beynim, beynin sırları kitaplarini okunacaklar listeme simdiden ekledim hatta. eserlerinden bagimsiz yazarin hayata bakis acisini ve dusunce yapisini oldukca begendim. degerlerine bagimli, kararinda gelenekci fakat olabildigince modern, yeniliklere acik ve de akilci biri. ozellikle genç tayfa youtube videolarını izlemeli derim. genclere hitaben söyledigi her cumlenin alti cizilebilecek kadar degerli cunku.
devamını gör...

soyut olmayan, duyu organlarımız ile algılayabildiğimiz, elle tutulur gözle görülür kavramların tamamıdır.
kısaca var olan her şeydir.
devamını gör...

kürt sözlü edebiyatını ezgili bir şekilde icra eden ses sanatçısı.

dengbej kelime olarak 'ses söyleyen' manasına gelir. bu sanatçılar, enstrümansız* bir şekilde tarihi olayları, aşkları, kısacası yaşanmışlıkları anlatıp, aktarır kuşaktan kuşağa.
yaşar kemal de bir ada hikayesi ve ağrı dağı efsanesi gibi eserlerinde bu sanatı icra edenlerden epey bahseder.

bu geleneği sürdüren sanatçıları otantik bir ortamda canlı dinlemek, dinlerken ücretsiz kaçak çay içmek isterseniz, diyarbakır'daki dengbej evi'ni ziyaret edebilirsiniz. * tarihteki bilinen meşhur dengbejlerin bazıları şunlardır:

şakiro
mehmed arif cizrevi
karapetê xaço
devamını gör...

alman edebiyat eleştirmeni, düşünür, kültür tarihçisi ve estetik kuramcısı. bu abinin en etkili ve ilginç tarafı marksizm ile mistisizmi birleştirmiş olması. çağdaşları tarafından "ne saçmalıyor bu" denilip öldükten sonra dehası kabul edilmiştir. özellikle tarih kavramı üzerine getirdigi yorum marksistleri dumura uğratmıştır.
devamını gör...

okuduğunuzu anladığınızı ve hayatınızda da kullandığınız anlamına gelir.
yukarıda yazılanları okuyunca dehşete düştüm. hele biri kuş beyinli olmak yazmış. gerçekten inanılır gibi değil. bir çevrenin kitap okumayla, kitap okuyan insanla derdi var. istiyorlar ki okumasınlar. bilgiye bu kadar düşman olmayın.
devamını gör...

parodisi en çok yapılmış tablolardan biridir.* 1930'da grant wood tarafından yapılmıştır.

incelemek gerekirse:

portrenin önplanında, çiftçinin yanında bulunan ciddi duruşlu kadının sıkıca toplanmış topuzundan sarkan bir tutam saç, bir bir yıkılmaya başlamış taşranın bastırılmış değerlerine karşı bir hicvidir. grant wood'un kendi kız kardeşinden ilham alarak çizdiği, kadının yakasında bulunan broşun, hades tarafınca tecavüze uğramış yarı tanrıça persephone'nin mitolojik hikayesine bir atıf olduğu genel kanısı mevcuttur.

etraflıca tartışılmış konulardan başka birisi, kadının sıkıca toplanmış saçından düşen bu tutamın ve kadının korku & ciddiyetle başka bir yöne bakışının, sanatçının hayatında yakın zamanda gerçekleşmiş mitolojidekine benzer bir olayın yansıması olma ihtimali üzerinedir.
devamını gör...

aslında az önce bu başlığa bir tanım girmiştim ve tanımda aynen şunu yazmıştım " hayal mayal yok, kalmamış yani"...

sayamadığım yıldızların altında düşündüm biraz bunu. sahi her hayalin gerçekleşmesi gerekir mi? hayal değil mi bu yahu? olsun ya da olmasın, aklımla ve kalbimle; düşünmüş ve kurmuşum. kime ne?

sonra karşımdaki küçük ışıkları gördüm. telefonum pek iyi çekemese de...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hemen hemen manzara bu. aşağı köyün yollarındaki ışıklar bunlar.

ben küçükken yazları babaannemin yanında kalırken bir süre sonra sıkılır ve annemleri isterdim. babaannem de beni susturabilmek için "eğer yeterince dua edersen şu karşında gördüğün ışıklar var ya, heh işte onlar annenle babana yolu gösterirler ve onlar da çabucak buraya gelirler" derdi. gerçi geçen yıllarda babaanneme sordum " ben küçükken bunları bunları derdin, hatırlıyor musun?" diye. "ne bilem gızım ben, sorsana bakem ben dün yediğim yemeğe hatırleyon mu?" dedi. güldüm...

ve şunu hayal ettim.
/acaba yeterince dua edersem sen de o ışıklar sayesinde çabucak yanıma gelir misin?/
devamını gör...

sega master system atarilerde yüklü gelen, mario'ya cevap niteliğindeki kült oyundur.

1986 yılında çıkartılmış, bense sanıyorum 1993-1994 gibi tanıştım kendileriyle.

bir kere hikaye ve aksiyonu ile gerçekten mario'ya bin basar. rpg oyunları gibi planlı hareket etmeniz gereken bir akışı, ilerleyebilmek için önem vermeniz gereken ekonomik yaptırımları, daha öncesinde yaptığınız tercihlere bağlı olarak sizi en başa döndürebilecek şans faktörleri; her senaryoda farklı bir harita -ki hepsi için farklı bir oyun stili geliştirmeniz gerekiyor, nasıl yok edeceğinizi bol yanılma ile çözmeniz gereken bölüm sonu canavarları; yine her harita için tasarlanmış farklı zorluklar, daha niceleri.

hikayesi, yetim bir çocuk olan alex kidd, eternal dağı denilen bir yerde dövüş eğitimi alır ve o kadar başarılı olur ki, yumrukları ile kayaları dahi parçalayabilecek kıvama gelir.

bir zaman sonra hiç tanımadığı ailesini aramak için yollara düşmeye karar verdiğinde ölmek üzere olan bir ihtiyar ile karşılaşır, o ihtiyar son arzusu olarak işgal altındaki radactian şehrinin kurtulması için alex kidd'den yardım ister. böylece alex kidd yollara düşer ve atılacağı macerada süpriz bir şekilde kendi geçmişi ile de karşılaşacağından bihaberdir.

otur da skyrim öv desen bu kadar övemezdim.

sanıyorum şu an bir kaç oyun konsolunda yenilenmiş versiyonları mevcut; tereddüt etmeden deneyin derim.
devamını gör...

-@1: bir yazara mesaj at

+ben: neden?

-@1: at işte

+ben: tamam
devamını gör...

bir de olmamasının verdiği eksiklik ve korku?
devamını gör...

günaydın sözlük nasıl gidiyor.
her şey yolunda mı?
mis gibi bir gün olsun hepimize.
yola çıkanlara hayırlı yolculuklar.
devamını gör...

'bir keyfimiz vardı ama...' başlığı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

2 haziran 2013 tarihinde ümraniye'de tem otoyolunda yitirdiğimiz gezi şehidimiz.
failleri beraat etti. 1 gün bile hapis yatmadılar.
mehmet 20 yaşındayken öldü. acısına dayanamayan annesi 6 ay sonra mehmedinin yanına gömüldü. unutmayacağız. affetmeyeceğiz.
devamını gör...

şimdi ben buraya yazdım ama bilin bakalım niye yazdım. radyoda istek şarkısının anonsunu yaparken farkettim net bir şekilde ben sadece şarkımı bırakıp kaçıyorum havasındaydı hedefe kilitlenmişti taktir ettim doğrusu.buraya tarzı olan hareketli bir şeyler lazımdı.* paylaşımlarına hugo'yu izler gibi bakıyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

lutfen saka olsun o ben olmayayim şaka dimi dedigim.

not:erkeğim
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim