fenerbahçe'nin 9 türkiye şampiyonluğu için tff’ye başvurması
gerçekleşmesi zor olan başvuru. ha yok kurullar bizden falan diyerek bu başvuruyu yapıyorlarsa hepten boş girişim, nihat özdemir isimli şahsın, kulüp hisselerinin bir kısmını elinde bulundurduğu herkesin malumu. tff bu gidişle sağlam patlayacak zaten.
gelelim fenerbahçe'nin iddiasına. resmi sitesindeki açıklamalar tamamen boş ve yanlış yönlendiren iddialar ile dolu. yani yıldız hesabına dahil etmek istemek, hatta bununla yetinmeyip bu sezonlara ait tazminatın hesaplanması istemek falan ancak fenerbahçe yönetimine yakışır bir harekettir zaten, garipsemedim. bu arada o para yaklaşık 800 milyon tl civarında. yani 100 milyon dolar falan ediyor. he canım he anam bekle verirlerdi sana o parayı, ananın en kıymetli çocuğu sendin zaten değil mi?*
flood 1
flood 2
flood 3
bu attığım linklerde mehmet şenol'un bu konu ile alakalı yaptığı detaylı analizler mevcut. üşenmedim hepsini tek tek okudum. eğer biraz vaktiniz varsa açın okuyun bu konuda biraz olsun aydınlanın derim. amacın ne olduğunu görün derim. ve geceye 2014 yılından bir görsel bırakarak bu tanımı noktalayalım. fotoğraf halen resmi hesaplarında duruyor bu loserların. inanmayan girip baksın rezaleti görsün.
gelelim fenerbahçe'nin iddiasına. resmi sitesindeki açıklamalar tamamen boş ve yanlış yönlendiren iddialar ile dolu. yani yıldız hesabına dahil etmek istemek, hatta bununla yetinmeyip bu sezonlara ait tazminatın hesaplanması istemek falan ancak fenerbahçe yönetimine yakışır bir harekettir zaten, garipsemedim. bu arada o para yaklaşık 800 milyon tl civarında. yani 100 milyon dolar falan ediyor. he canım he anam bekle verirlerdi sana o parayı, ananın en kıymetli çocuğu sendin zaten değil mi?*
flood 1
flood 2
flood 3
bu attığım linklerde mehmet şenol'un bu konu ile alakalı yaptığı detaylı analizler mevcut. üşenmedim hepsini tek tek okudum. eğer biraz vaktiniz varsa açın okuyun bu konuda biraz olsun aydınlanın derim. amacın ne olduğunu görün derim. ve geceye 2014 yılından bir görsel bırakarak bu tanımı noktalayalım. fotoğraf halen resmi hesaplarında duruyor bu loserların. inanmayan girip baksın rezaleti görsün.
devamını gör...
hürgeneraliye
çok kaliteli yazıları olan ve beğenilerini eksik etmeyen yazar arkadaşımızdır.
çok da kibardır kendileri.
takipteyiz efendim.
çok da kibardır kendileri.
takipteyiz efendim.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yaşları
bilmeyen kalmamış olabilir, yazayım gene.*
46 yaşındayım çocuklarrrr.
yeni yazarlara da söyleyin, seneye kadar, daha da yazmayayım.
seneye de 47 oldugumu yazarım.
46 yaşındayım çocuklarrrr.
yeni yazarlara da söyleyin, seneye kadar, daha da yazmayayım.
seneye de 47 oldugumu yazarım.
devamını gör...
sevilmeyen yazar mesaj atınca oluşan yüz ifadesi
arasıra rastgele yazarım günaydın, iyi akşamlar, hal hatır sorarım.
kimin ne olduğu, nasıl olduğu, ne düşündüğü umrumda değil ben beni sevenide sevmeyenide sever sayar saygı duyarım.
beni en sevmeyenle bile sohbet ederim kimbilir belkide eksik kalan bilgimi onunla tamamlarım.
her insan bir rehberdir, her rehber bir bilgedir benim için.
kimin ne olduğu, nasıl olduğu, ne düşündüğü umrumda değil ben beni sevenide sevmeyenide sever sayar saygı duyarım.
beni en sevmeyenle bile sohbet ederim kimbilir belkide eksik kalan bilgimi onunla tamamlarım.
her insan bir rehberdir, her rehber bir bilgedir benim için.
devamını gör...
sevgiliyle yapılan en güzel aktivite
sabahlara kadar dans etmek.. sonunda yorulmak.. hiç yorumlamış gibi tekrar devam etmek.. dans ederken onu izlemek.. onun seni izledigini görmek.. vucutlarin aynı ritimle senkronize olması.. ayy daha yazmayayım..
devamını gör...
hot tamale
en son 3 sene duyduğum ve etkisinden 1 gün çıkamadığım değişik bir şarkı. bugün yine maruz kaldım kendisine ve sizler de kalın istiyorum.
do you like tamale, warm tamale?
no! i like hot tamale.
hot tamale, hot hot tamale.
hot tamale, hot hot.
do you like tamale, warm tamale?
no! i like hot tamale.
hot tamale, hot hot tamale.
hot tamale, hot hot.
devamını gör...
kehr belirtisi
kehr belirtisi , bir kişi uzanırken ve bacaklar yükseldiğinde periton boşluğunda kan veya diğer tahriş edici maddelerin varlığına bağlı olarak omuzun ucunda akut ağrı oluşmasıdır . sol omuzdaki kehr bulgusu, dalağın yırtılmasının klasik bir belirtisi olarak kabul edilir.
diyafragmatik veya peridiyafragmatik lezyonlar, böbrek taşı, dalak yaralanması veya rüptüre ektopik gebelikten kaynaklanabilir.
diyafragmatik veya peridiyafragmatik lezyonlar, böbrek taşı, dalak yaralanması veya rüptüre ektopik gebelikten kaynaklanabilir.
devamını gör...
tüketim çılgınlığı
yaşama anlam katmalara doyamayan homo duble sapienslerin mutluluğun formülünü tüketme ibadetinde buluşu. insanın son akıldışılık limanı. reklamlarla şahaneleştirilmiş mükemmelliklere bir siparişle sahip olabilmenin verdiği o müthiş haz. canımız kanımız influencerlarımız sayesinde varlığından haberdar olduğumuz kullan at nesneleri. ah ne güzel! oh ne şahane! alın canlarım bunu da alın. daha doymazsanız şunu da alın. tüketiyorsunuz öyleyse varsınız. alıyorsunuz, çünkü siz harikasınız. harika olmasaydınız alamazdınız. bakın bu şampuan, akıyor, kokuyor, mis gibi yapıyor. hele şu ayna, bakan kişiyi dünyanın en güzeli/yakışıklısı yapıyor. hadi alın. onu da alın. hepsini alın.
fakat haksızlık etmiş olmayayım, corona günlerinde bir nebze de olsa azaldı sanki tüketme olayı. ya da başka bir taraflara evrildi bilemiyorum.
fakat haksızlık etmiş olmayayım, corona günlerinde bir nebze de olsa azaldı sanki tüketme olayı. ya da başka bir taraflara evrildi bilemiyorum.
devamını gör...
spontane radyo yayını
saat 21:00 olsa da dinlesek denilen yayın..
cenk kusura bakma yalnız artık kız tarafını tutuyorum ben, robnaja ne dese "hakkıdır, haklıdır" diye yanında yer alacağım.*
seni artık başka yayında hoş tutarım.*
şimdiden kolay gelsin, iyi yayınlar.
cenk kusura bakma yalnız artık kız tarafını tutuyorum ben, robnaja ne dese "hakkıdır, haklıdır" diye yanında yer alacağım.*
seni artık başka yayında hoş tutarım.*
şimdiden kolay gelsin, iyi yayınlar.
devamını gör...
insanı mutlu eden bedava şeyler
bedava olan şeylerin bütünüdür.
devamını gör...
yolun başı
sertab erener'in 1999 yılında columbia şirketinden çıkan sertab erener isimli albümündeki parçalardan bir tanesi.
sözler aysel gürel imzası taşırken müzik ise sanırsam fuat güner'e aittir.
şarkı biten bir aşk macerasının ardından "acımadı ki, acımadı ki," diye çirkinleşen bir kadının, aslında erkeğin arkasında aslında ağıt yakıyor olmasını anlatıyor. (cinsiyet yüklemelerim söz yazarı ve icracının kadın olmasından kaynaklanmaktadır.)
sözleri yorumlayalım;
önce resimleri duvardan kaldırdım.
somut nesnelerin yer değiştirtilmesi gibi türkçe şarkılarda az rastlanan bir olayla başlıyor şarkı.
kadının yaşadığı evde erkekle birlikteliklerine ait olduğunu düşündüğüm fotoğraflar var.
çay içtiğin bardağı, rafa sakladım.
demek ki adam evde bir bardağını bırakmış ya da mevcut olan bir bardağı kullanmaya alışacak kadar bu eve gelmiş ve çay içmiş. şarkının adını tam bu noktada bir daha okuyun.
giydiğin ne varsa, bir bir katladım.
demek adam kıyafetlerini kadının evinde bırakabiliyor.
bir damla yaş düştü, (ı ıh) çok ağlamadım.
parantez içindeki nidayı ben ekledim ama tam o duyguyu veriyor. yani kadınımız ingiltere milli futbol takımı karşısında türkiye ayaklarına yatmış. yenildik ama ezilmedik edebiyatı.
kokun uçtu gitti, açık camlardan
adamın yoğun bir koku problemi olduğunu düşünmek istiyorum. baksanıza eve sinmiş koku, günlerce havalandırınca falan çıkıp gidiyor. ayrılık nedeni bu olabilir mi acaba?
sevdiğin şarkıyı hiç söylemedim.
demek ki daha önce adamın sevdiği şarkıyı romantik anlarda adama söyledin.
şarkı buraya kadar oldukça somut. bardak, kıyafet, duvarda asılı fotoğraf, buzdolabında birlikte gidilmiş şehre ait magnet falan... seviyorum gerçek nesnelerin şarkıda şiirde yer almasını. olay gözümde canlanıyor.
şimdi soyutlaşıyoruz.
korkmuyorum sensin akşamlardan
yanında erkeği olmayan gecelerden korkacak kadar alışılmış bir ilişki bu. yoksa kadın "koruma" (bkz: bodyguard) filmini izlemiş, erkeği koruması falan sanıyor olacak değil. doksanların sonunda yazıldığı için şarkı oldukça muhtemel de aslında haaa!
sevdiğimi unut
özleyemedim
daha yeni ayrılmışlar, özleyememiş bile. koku ancak çıkmış evden ama özleyecek zaman olmamış. aksi halde, yani özleyecek kadar bir süre geçtiyse adamın koku problemi sandığımdan daha büyük olabilir.
seeeeeen, haylaz rüzgarlar önünde şimdiiii
sen'e büyük vurgu yapıyor. adama yakarış başladı. haylaz rüzgar nedir hiç anlamadım. tarkan'ın şeytan azapta şarkısındaki rüzgarla aynı rüzgarsa o baya sapık bir rüzgardı.
sevdanın yükünü, attım omuzumdan
baya baya dert olmuş büyük bir aşk bu. ilişki kolayca çözülebilecek sorunlara çare bulunmamasından, boş vermişlik ya da ego savaşından işkenceye dönmüş. ancak adı hala sevda. kara sevda diye övmeyin, bildiğin zehirli bir ilişki olmuş artık bunlarınki. adamın koku da zehirli olabilir. oraya gönderme var gibi. ayaklarının koktuğuna bahse girebilirim.
seeeeeeen, sandığım şey belki benim yüreğimdi.
ah aşık veysel ah... senin suçun değil tabii bu "güzelliğin on par etmez bu bendeki aşk olmasa" kafasının her ortamda kullanılması. kadın yana yakına "seeeeen" diyor ama aslında seni değil, "gönlümdeki seni sevdim"e getirmeye çalışıyor. tamam adam kokuyor olabilir ama hiç mi yok bir iyi yanı, zamanında sevdiğin falan? neden şimdi adamı hiç sayıyorsun da her şeyi o kendi güzel gönlüne, tıkalı burnuna şey ediyorsun?
iyi ki dönmüşüm, yolun başından??????
kokulu, çaylı, şarkılı sözlü belli ki biraz da seksli falan bir olay yaşanmış, sevda demişsin. bitti ya, yolun başı. la bu yolun sonu baya nereden başı? kendi kuyruğunu yiyen bir yılan mı sizin ilişki? bir de yani ayrılan benim vurgusu neden? nasıl bir kuyruk acısı bu? belli ki aklın kamış elemanda ama yiğitliğe bok sürdürmemek için iyi ki dönmüşüm falan diyorsun. geç ablacım bunları, ilişkinizi adamın kokusu zehirlemediyse senin bu kuyruğu dik tutma çabaların zehirledi. sanmıyorum ama hayatta başarılar...
şarkının devamında bu sözler tekrar ediliyor. müzik falan biraz daha hareketlendi, sonuna doğru güzel bir elektro gitar solo var.
bu aynı sözleri tekrar etmeyi de hiç anlamıyorum. aynı şeyleri dinlemeyi çok seviyorsak, şarkıyı iki kere dinleriz. ha daha hareketli kısmı da olsun istediysen farklı düzenleme falan, ayrı şarkı yap. ben mesela ilk kısmı seviyorum ama ikinci kısım elektro gitar solosuna kadar çekilmiyor.
bir de şarkının son sorunu, bitmiyor. sertab sürekli "seeeeeen" diye bağırıyor. ooooffffff yolun başında diyor. yol mu kaldı ablacım? yoldan da bıhtık senden de. sal bizi.
gittim.
sözler aysel gürel imzası taşırken müzik ise sanırsam fuat güner'e aittir.
şarkı biten bir aşk macerasının ardından "acımadı ki, acımadı ki," diye çirkinleşen bir kadının, aslında erkeğin arkasında aslında ağıt yakıyor olmasını anlatıyor. (cinsiyet yüklemelerim söz yazarı ve icracının kadın olmasından kaynaklanmaktadır.)
sözleri yorumlayalım;
önce resimleri duvardan kaldırdım.
somut nesnelerin yer değiştirtilmesi gibi türkçe şarkılarda az rastlanan bir olayla başlıyor şarkı.
kadının yaşadığı evde erkekle birlikteliklerine ait olduğunu düşündüğüm fotoğraflar var.
çay içtiğin bardağı, rafa sakladım.
demek ki adam evde bir bardağını bırakmış ya da mevcut olan bir bardağı kullanmaya alışacak kadar bu eve gelmiş ve çay içmiş. şarkının adını tam bu noktada bir daha okuyun.
giydiğin ne varsa, bir bir katladım.
demek adam kıyafetlerini kadının evinde bırakabiliyor.
bir damla yaş düştü, (ı ıh) çok ağlamadım.
parantez içindeki nidayı ben ekledim ama tam o duyguyu veriyor. yani kadınımız ingiltere milli futbol takımı karşısında türkiye ayaklarına yatmış. yenildik ama ezilmedik edebiyatı.
kokun uçtu gitti, açık camlardan
adamın yoğun bir koku problemi olduğunu düşünmek istiyorum. baksanıza eve sinmiş koku, günlerce havalandırınca falan çıkıp gidiyor. ayrılık nedeni bu olabilir mi acaba?
sevdiğin şarkıyı hiç söylemedim.
demek ki daha önce adamın sevdiği şarkıyı romantik anlarda adama söyledin.
şarkı buraya kadar oldukça somut. bardak, kıyafet, duvarda asılı fotoğraf, buzdolabında birlikte gidilmiş şehre ait magnet falan... seviyorum gerçek nesnelerin şarkıda şiirde yer almasını. olay gözümde canlanıyor.
şimdi soyutlaşıyoruz.
korkmuyorum sensin akşamlardan
yanında erkeği olmayan gecelerden korkacak kadar alışılmış bir ilişki bu. yoksa kadın "koruma" (bkz: bodyguard) filmini izlemiş, erkeği koruması falan sanıyor olacak değil. doksanların sonunda yazıldığı için şarkı oldukça muhtemel de aslında haaa!
sevdiğimi unut
özleyemedim
daha yeni ayrılmışlar, özleyememiş bile. koku ancak çıkmış evden ama özleyecek zaman olmamış. aksi halde, yani özleyecek kadar bir süre geçtiyse adamın koku problemi sandığımdan daha büyük olabilir.
seeeeeen, haylaz rüzgarlar önünde şimdiiii
sen'e büyük vurgu yapıyor. adama yakarış başladı. haylaz rüzgar nedir hiç anlamadım. tarkan'ın şeytan azapta şarkısındaki rüzgarla aynı rüzgarsa o baya sapık bir rüzgardı.
sevdanın yükünü, attım omuzumdan
baya baya dert olmuş büyük bir aşk bu. ilişki kolayca çözülebilecek sorunlara çare bulunmamasından, boş vermişlik ya da ego savaşından işkenceye dönmüş. ancak adı hala sevda. kara sevda diye övmeyin, bildiğin zehirli bir ilişki olmuş artık bunlarınki. adamın koku da zehirli olabilir. oraya gönderme var gibi. ayaklarının koktuğuna bahse girebilirim.
seeeeeeen, sandığım şey belki benim yüreğimdi.
ah aşık veysel ah... senin suçun değil tabii bu "güzelliğin on par etmez bu bendeki aşk olmasa" kafasının her ortamda kullanılması. kadın yana yakına "seeeeen" diyor ama aslında seni değil, "gönlümdeki seni sevdim"e getirmeye çalışıyor. tamam adam kokuyor olabilir ama hiç mi yok bir iyi yanı, zamanında sevdiğin falan? neden şimdi adamı hiç sayıyorsun da her şeyi o kendi güzel gönlüne, tıkalı burnuna şey ediyorsun?
iyi ki dönmüşüm, yolun başından??????
kokulu, çaylı, şarkılı sözlü belli ki biraz da seksli falan bir olay yaşanmış, sevda demişsin. bitti ya, yolun başı. la bu yolun sonu baya nereden başı? kendi kuyruğunu yiyen bir yılan mı sizin ilişki? bir de yani ayrılan benim vurgusu neden? nasıl bir kuyruk acısı bu? belli ki aklın kamış elemanda ama yiğitliğe bok sürdürmemek için iyi ki dönmüşüm falan diyorsun. geç ablacım bunları, ilişkinizi adamın kokusu zehirlemediyse senin bu kuyruğu dik tutma çabaların zehirledi. sanmıyorum ama hayatta başarılar...
şarkının devamında bu sözler tekrar ediliyor. müzik falan biraz daha hareketlendi, sonuna doğru güzel bir elektro gitar solo var.
bu aynı sözleri tekrar etmeyi de hiç anlamıyorum. aynı şeyleri dinlemeyi çok seviyorsak, şarkıyı iki kere dinleriz. ha daha hareketli kısmı da olsun istediysen farklı düzenleme falan, ayrı şarkı yap. ben mesela ilk kısmı seviyorum ama ikinci kısım elektro gitar solosuna kadar çekilmiyor.
bir de şarkının son sorunu, bitmiyor. sertab sürekli "seeeeeen" diye bağırıyor. ooooffffff yolun başında diyor. yol mu kaldı ablacım? yoldan da bıhtık senden de. sal bizi.
gittim.
devamını gör...
dom za vesanje
şaheser.
emir kusturica tarafindan, tamamı çingenece çekilen ilk filmdir. orjinali 270 dakika ama internetten 140 dakikalik bi kısmı mevcut.
beni hüngür hüngür ağlatan aynı zamanda da en sevdiğim filmdir. oyunculuklar, müzikler (bkz: ederlezi)her şeyiyle harikadır.
goran bregoviç'i hala dinlerim hatta.
perhan karakterinin "kendime yalan söylemeye basladigimdan beri kimseye inanmiyorum" repliğiyle de karsınıza çıkma olasılığı yüksek olan filmdir aynı zamanda.
emir kusturica tarafindan, tamamı çingenece çekilen ilk filmdir. orjinali 270 dakika ama internetten 140 dakikalik bi kısmı mevcut.
beni hüngür hüngür ağlatan aynı zamanda da en sevdiğim filmdir. oyunculuklar, müzikler (bkz: ederlezi)her şeyiyle harikadır.
goran bregoviç'i hala dinlerim hatta.
perhan karakterinin "kendime yalan söylemeye basladigimdan beri kimseye inanmiyorum" repliğiyle de karsınıza çıkma olasılığı yüksek olan filmdir aynı zamanda.
devamını gör...
18 yaşında futbol kariyerini noktalayan oyuncu
adam harvard üniversitesi beni kabul etti diyor,
millet adama mal diyor.
oğlum herkes türkiye’de yaşamıyor bunu artık anlayın.
aklı başında adamdır.
millet adama mal diyor.
oğlum herkes türkiye’de yaşamıyor bunu artık anlayın.
aklı başında adamdır.
devamını gör...
sözlükle ilgili bir dedikodu yap
bir bilen açacağı başlıkları unutmasın diye önce kağıda yazıp sonra sözlüğe aktarıyormuş.
devamını gör...
tebessüm ettiren sözlük nickleri
devamını gör...
korsan33 adlı yazarın aşırı çekici olması
inanır mısınız şu anda new york 7th ave -13th st köşesinde ufak çaplı bir protesto var, neymiş, neden new york'tan korsan33 gibi çekici kişiler çıkmıyormuş. çay simit yaparak keyifle izliyorum şu anda.
devamını gör...
kasnak yuvarlandı elek oldu eski kaşarlar melek oldu
böyle amcalar var, hayatında yapmadığı şey kalmamış bir sürü insanı üzmüş, sonra bir ayağı çukurda dine yönelmiş,nasihat çeken amcalar,teyzeleride mevcuttur tabi.
devamını gör...
üfürükçüye 700 bin tl kaptırmak
ya dolar olsaydı
devamını gör...

