sözlükte herkesi artılamam
beğendiğim tanım sevmediğim yazara ait olsa bile oylarım lan. yiğidi öldüreceksin ama hakkını da vereceksin. valla biz de ortam böyle yapacak bir şey yok.
devamını gör...
know your meme
oldukça faydalı bulduğum site, keşke bizim de memenibil. com'umuz olsa ya da şey göğüsünübil. com hayır hayır, latifenibil. com evet.
devamını gör...
greta

2018 yılında vizyona giren neil jordan'ın yönettiği ray wright’ın senaristliğini yaptığı gerilim filmi.
film metroda unutulmuş bir çanta bulan bir kızın, çantayı sahibine verdikten sonra başına gelen olayları konu alıyor. başta gayet normal duran olay, başroldeki kızımızın çantayı vermeye gittiğinde kadının aynı çantadan birden fazla bulundurup bunu sürekli yaptığını anlayınca ilgi çekici olmaya başlıyor.
açıkcası filmin konusundan dolayı farklı bir şey izleyeceğimi düşündüm. oyuncular arasında (bkz: isabelle huppert)'ı görünce de düşünmeden açtım fakat film tamamen hayalkırıklığı.
çok fazla mantık hatası bulunuyor yarısından sonra sıkılmaya başlıyorsunuz. boş vakit varsa izlenir mi kararsız kaldım.
kadının psikopat gibi kızın çalıştığı yerde kıpırdamadan sabahtan akşama kadar beklediği sahnelerde aşırı gerildim. başıma gelse oturur ağlardım.
ayrıca filmin sonunu da aşırı mantıksız buldum. ev arkadaşının farklı kılığa girip kızı kurtaracağı tahmin edilebilirdi. şaşırmadım. konu güzel olsa da üstüne düşünüldüğünü sanmıyorum. ayrıca başroldeki kızın oyunculuğunu da kötü buldum. güzel bir iş çıkarabilecekken çıkaramamışlar gibi bir film olmuş.
hele son sahnede sandığı minyatür eyfel kulesi ile kapattıklarında kriz geçirecektim. inanmışlar mı yani kadının oradan çıkamayacağına. saçma.
devamını gör...
arada nickaltına girip bakmak
yapmadığımdır. millet nickime takmış. yok beni anlatan nick. şöyle nick böyle nick. salın kardeşim nickimi.
nickaltı denen şey yazarın tanımlarını beğendiğiniz için yazılır benim bildiğim. bana yazmamışlar ki nickime yazmışlar* neyse sinirlendim... gidip abdest alayım
nickaltı denen şey yazarın tanımlarını beğendiğiniz için yazılır benim bildiğim. bana yazmamışlar ki nickime yazmışlar* neyse sinirlendim... gidip abdest alayım
devamını gör...
mama
anne anlamına da gelen kelime.
devamını gör...
uzak mesafe ilişkisi yaşayanlara tavsiyeler
hep kötücül bakıyorsunuz duruma.
asla yürümez gitmez ilerlemez diye bir şey yok. eğer kişi aldatmak istiyorsa bunun yakın mesafe uzak mesafeyle bi ilgisi yoktur.
sevip sevmememe isteyip istememe ile alakası vardır.
yakın mesafe ilişkisi nedir ayrıca.
gözünün ucunda olmak mıdır.
aldattı mı acaba şuan kimle y.tıyor acaba dur bi bakim yakınım zaten demek mi.
siz olayı çok başka yere götürmüşşünüz dostlar
aşın bunu.
sevgi varsa eğer her şey vardır.
asla yürümez gitmez ilerlemez diye bir şey yok. eğer kişi aldatmak istiyorsa bunun yakın mesafe uzak mesafeyle bi ilgisi yoktur.
sevip sevmememe isteyip istememe ile alakası vardır.
yakın mesafe ilişkisi nedir ayrıca.
gözünün ucunda olmak mıdır.
aldattı mı acaba şuan kimle y.tıyor acaba dur bi bakim yakınım zaten demek mi.
siz olayı çok başka yere götürmüşşünüz dostlar
aşın bunu.
sevgi varsa eğer her şey vardır.
devamını gör...
geometri bilmeyen giremez
platon’un akademiası olarak bilinen üniversitenin kapısında yazılı sözdür. anlamak için önce matematiksel olarak kavramak gerekir. felsefeyi küçümseyenlere bir uyarı diyebiliriz. bugün felsefe, pek çok kişi için ilim kapısını aralayan, insanı anlamak için atılan olmazsa olmaz bir ilk adımdır.
devamını gör...
en yakın kitabın 75. sayfasının 5. cümlesi
bu, tahminimce, arabesk bir flörtün girizgahıydı.
antika titanik- murat menteş
antika titanik- murat menteş
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
bir ihtimal daha var
o da ölmek mi dersin
söyle canım ne dersin
vuslatın başka âlem
sen bir ömre bedelsin ah
sen bir ömre bedelsin
sükût etme nazlı yâr
beni mecnun edersin
beni mecnun edersin
resul dindar
o da ölmek mi dersin
söyle canım ne dersin
vuslatın başka âlem
sen bir ömre bedelsin ah
sen bir ömre bedelsin
sükût etme nazlı yâr
beni mecnun edersin
beni mecnun edersin
resul dindar
devamını gör...
sevme sanatı
ruhbilimci erich fromm'un kaleme aldığı ve sevgi üzerine düşünceler barındıran çok güzel bir kitap.
sevgiyi çoğunlukla kuramsallığa dayandırır. kuramsallık diyorsam aklınıza bilimsel bilimsel şeyler gelmesin hemen. akıcı, sade ve anlaşılır bir dille yazıldığından deneme tarzında olmuş. sevgi nedir, sevgi nasıl uygulanmalıdır gibi sorulara cevap verir. zaten yazar ön söz içerisinde bundan bahseder;
••
bu kitap, sevme sanatı konusunda hazır bilgi isteyenleri umut kırıklığına uğratacaktır. tersine, burada gösterilmek istenen şey; sevginin, belli bir olgunluğa erişmeden, rastgele herkesin tadabileceği bir duygu olmadığıdır.
••
okurken "nereden çıktın karşıma?" diye bağırasınız geliyor, test edildi, onaylandı. altını çizdiğim birkaç cümleyi de yazmadan geçmeyeyim;
••
insanın sevimli olmak için yaptıklarının çoğu başarılı olmak, dost edinmek ve başkalarını etkilemek için yaptıklarıyla aynıdır.
•
sevgi ta derinden özlenen bir şeyken, öbür şeylerin hepsi sevgiden daha önemli sayılır. başarı, ün, para, güç -bunları elde etmek için varımızı yoğumuzu veririz; sevmeyi öğrenmek içinse hiçbir şey yapmayız.
•
yalnızlık duygusunun bilinçte belirmesi huzursuzluk yaratır; gerçekte bütün huzursuzlukların kaynağı budur.
edit: imla.
sevgiyi çoğunlukla kuramsallığa dayandırır. kuramsallık diyorsam aklınıza bilimsel bilimsel şeyler gelmesin hemen. akıcı, sade ve anlaşılır bir dille yazıldığından deneme tarzında olmuş. sevgi nedir, sevgi nasıl uygulanmalıdır gibi sorulara cevap verir. zaten yazar ön söz içerisinde bundan bahseder;
••
bu kitap, sevme sanatı konusunda hazır bilgi isteyenleri umut kırıklığına uğratacaktır. tersine, burada gösterilmek istenen şey; sevginin, belli bir olgunluğa erişmeden, rastgele herkesin tadabileceği bir duygu olmadığıdır.
••
okurken "nereden çıktın karşıma?" diye bağırasınız geliyor, test edildi, onaylandı. altını çizdiğim birkaç cümleyi de yazmadan geçmeyeyim;
••
insanın sevimli olmak için yaptıklarının çoğu başarılı olmak, dost edinmek ve başkalarını etkilemek için yaptıklarıyla aynıdır.
•
sevgi ta derinden özlenen bir şeyken, öbür şeylerin hepsi sevgiden daha önemli sayılır. başarı, ün, para, güç -bunları elde etmek için varımızı yoğumuzu veririz; sevmeyi öğrenmek içinse hiçbir şey yapmayız.
•
yalnızlık duygusunun bilinçte belirmesi huzursuzluk yaratır; gerçekte bütün huzursuzlukların kaynağı budur.
edit: imla.
devamını gör...
yakışık almayan durumlar
bir kişiyi överken başka bir kesimi yermek
örnek veriyorum:
x yazar çok iyi, manyak iyi, acaip iyi, o kadar müthüş ki hatta, mükemmel insan tabiri bu insana bakılıp esinlenilmiş.
bu senin görüşün, buna katılmayanlara mensup olmadığı bir siyaset partili yaftalamasında bulunamazsın arkadaşım, kardeşim, abiler ablalar!
ne zaman öğreneceğiz acaba başkalarının fikirlerine saygı duymayı? efendim özgürlük kisvesi altında her haltı söylüyorsunuz diyorsunuz. söylemeyip, eleştirmeyip susunca da boyun eğen koyunlarsınız diyorsunuz. ee ne brokoli yesin bu millet? ne istediğinizi bildiğiniz halde, kendinizle çeliştiğinizi gördüğünüz halde bunu yapmaya devam ediyorsunuz.
başka bir örnek: x kisi gitti size 2003 doğumlularla başarılar ne demek?
“bütün z kuşağını aptal yerine koyuyorum ve siz anca bu aptalları hak ediyorsunuz” demek. genelleme belirten bir görüş. hmm. sonra z kusağı biz y kuşaklarına veyahut dahil olmadığım x kuşağına ithamlara cevaben sallayınca da bak gördün mü bu nesil saygısız, nasıl da dediklerim çıkıyor ama diye kendinizi tatmin ediyorsunuz.
bi sakin olun ve kendinizin farkına varın!
bir de karşı tarafın penceresinden bakmaya çalışın. kırmadan, dökmeden, yaftalamadan, iftiralara gark ettirmeden bir bakın düşüncelerinizin neleri yansıttığına ve nelere yol açacağına. lütfen!
gereken "az bilinen efsane duyar"ı kastığıma göre, asıl rahatsız olduğum meseleye döneyim. tabii ki de her yaşanılan hikayenin iki tarafı var. bunun bilincedeyiz. fakat bir taraf diğer tarafa kendini açıklamak için, kişinin durup düşünmesi, durulması için yeterince süre vermiş. bu ne demek oluyor? susan kişi kendi isteyerek sustu. holiganlıklarına “katlanılan” süreçte, konuşmayı tercih etseydi şayet, şahitlik ederdik ikinci tarafın hikayesine de.
anlamayan olursa diye kendimden örnek vereyim. ben boşanma sebepleri başlığına istediğim gibi dayar, döşerim. karşı tarafı dinleyene kadar bana katılabilir/katılmayabilirsiniz. siz bilirsiniz! isterdim hikayemin iki tarafını da dinleyip objektif bakma şansınızın olmasını fakat üstte de belirttiğim susan şahıs gibi, benim hikayemin diğer tarafı da susmayı tercih edebilir, veyahut bu sözlükte yazar olmayabilir, belki çoktan yazdı ama siz hikayeleri bağdaştıramadınız? bilemeyiz vatandaşlar.
sistanızdan tavsiye: yermeden evvel bi objektif olmayı deneyin. inanın ne sizin canınız acır, ne de acıtırsınız!
- bir sevgi pıtırcığından tavsiyeler
veyahut
- bir mal beyanı
ben anlatmak istediğimi anlatırım, bakış açınıza göre beni çözmek yine karşı tarafa bağlı. * *
örnek veriyorum:
x yazar çok iyi, manyak iyi, acaip iyi, o kadar müthüş ki hatta, mükemmel insan tabiri bu insana bakılıp esinlenilmiş.
bu senin görüşün, buna katılmayanlara mensup olmadığı bir siyaset partili yaftalamasında bulunamazsın arkadaşım, kardeşim, abiler ablalar!
ne zaman öğreneceğiz acaba başkalarının fikirlerine saygı duymayı? efendim özgürlük kisvesi altında her haltı söylüyorsunuz diyorsunuz. söylemeyip, eleştirmeyip susunca da boyun eğen koyunlarsınız diyorsunuz. ee ne brokoli yesin bu millet? ne istediğinizi bildiğiniz halde, kendinizle çeliştiğinizi gördüğünüz halde bunu yapmaya devam ediyorsunuz.
başka bir örnek: x kisi gitti size 2003 doğumlularla başarılar ne demek?
“bütün z kuşağını aptal yerine koyuyorum ve siz anca bu aptalları hak ediyorsunuz” demek. genelleme belirten bir görüş. hmm. sonra z kusağı biz y kuşaklarına veyahut dahil olmadığım x kuşağına ithamlara cevaben sallayınca da bak gördün mü bu nesil saygısız, nasıl da dediklerim çıkıyor ama diye kendinizi tatmin ediyorsunuz.
bi sakin olun ve kendinizin farkına varın!
bir de karşı tarafın penceresinden bakmaya çalışın. kırmadan, dökmeden, yaftalamadan, iftiralara gark ettirmeden bir bakın düşüncelerinizin neleri yansıttığına ve nelere yol açacağına. lütfen!
gereken "az bilinen efsane duyar"ı kastığıma göre, asıl rahatsız olduğum meseleye döneyim. tabii ki de her yaşanılan hikayenin iki tarafı var. bunun bilincedeyiz. fakat bir taraf diğer tarafa kendini açıklamak için, kişinin durup düşünmesi, durulması için yeterince süre vermiş. bu ne demek oluyor? susan kişi kendi isteyerek sustu. holiganlıklarına “katlanılan” süreçte, konuşmayı tercih etseydi şayet, şahitlik ederdik ikinci tarafın hikayesine de.
anlamayan olursa diye kendimden örnek vereyim. ben boşanma sebepleri başlığına istediğim gibi dayar, döşerim. karşı tarafı dinleyene kadar bana katılabilir/katılmayabilirsiniz. siz bilirsiniz! isterdim hikayemin iki tarafını da dinleyip objektif bakma şansınızın olmasını fakat üstte de belirttiğim susan şahıs gibi, benim hikayemin diğer tarafı da susmayı tercih edebilir, veyahut bu sözlükte yazar olmayabilir, belki çoktan yazdı ama siz hikayeleri bağdaştıramadınız? bilemeyiz vatandaşlar.
sistanızdan tavsiye: yermeden evvel bi objektif olmayı deneyin. inanın ne sizin canınız acır, ne de acıtırsınız!
- bir sevgi pıtırcığından tavsiyeler
veyahut
- bir mal beyanı
ben anlatmak istediğimi anlatırım, bakış açınıza göre beni çözmek yine karşı tarafa bağlı. * *
devamını gör...
konuşurken araya ingilizce kelimeler sıkıştıran insan
farklı görünmek dikkat çekmek adına durup dururken araya ingilicce sıkıştıran insanlardan ben de hoşlanmıyorum ama literatüre yerleşen bazı kelimeleri olduğu gibi kullanıyorum istemsizce. en basitinden meslektaşlarımla konuşurken default kelimesini kullanınca herkes tam olarak ne dediğimi anlıyor ama günlük hayatta yanlışlıkla default diyip anlaşılmayınca varsayılan diye düzeltiyorum yine de o kesin aydınlanma yaşanmıyor.
devamını gör...
yeşil çay
siyah çaya göre pek tercih edilmese de alışınca içimi güzel geliyor. sağlık üzerinde olumlu etkisi araştırmalara bile konu olduğundan, en iyi şekilde bu faydadan yararlanmak için bizler de bu bitkisel besini afiyetle içiyoruz.
devamını gör...
2002 yılındaymış gibi yazmak
dolar olmuş 1.35 tl nokia 3310 alınmaz bu devirde.
devamını gör...
barınamıyoruz hareketi
başka şehirde çocuğunu okutan bir anne olarak yürekten destekliyorum.
üniversite açmanın ön koşulu barınma ile ilgili yatırımların olmasıdır.
kyk yurdunda kalsın, henüz çıkmadı.
ev tutun, bulamıyoruz.
özel yurtta kalsın, karşılayamıyoruz.
tarikat yurdu, asla olmaz.
nerede kalacak bu çocuk peki?
üniversite açmanın ön koşulu barınma ile ilgili yatırımların olmasıdır.
kyk yurdunda kalsın, henüz çıkmadı.
ev tutun, bulamıyoruz.
özel yurtta kalsın, karşılayamıyoruz.
tarikat yurdu, asla olmaz.
nerede kalacak bu çocuk peki?
devamını gör...
90'lı yılları hatırlatan şeyler
devamını gör...




