yazarları en çok ağlatan film sahneleri
leon heard, j.c.van damme, güzel müziği ve küçük kıvırcık saçlı kızın " senin yabancı olmadığını anlamıştım "repliği ardında burnunuzu sızlatmış, aksiyon filmlerinde çığır açmıştır.
f tipi film' de görüşe giden anneyi soyundurmak isteyen gardiyanın sahnesi..
selvi boylum al yazmalım'ın finalinde, "sevgi neydi" deyip dönüp giden asya!
f tipi film' de görüşe giden anneyi soyundurmak isteyen gardiyanın sahnesi..
selvi boylum al yazmalım'ın finalinde, "sevgi neydi" deyip dönüp giden asya!
devamını gör...
yazarların yatırım tercihleri
kendime yatırım yapıyorum, şuana kadar hiç kaybettiğimi söyleyemem.
devamını gör...
kafa filmler radyo yayını
"ölmeden önce izlenmesi gereken filmler " gibi konularına ve tarihe göre başlık açıp radyo yayınının ardından film listesini yayınlarsanız,hatta güzel bir sıralama yaparsanız bizim icinde sözlükte ara ara dönüp bakabileceğimiz güzel bir arşivimiz oluşur, emeğinize saglık ,güzel bir içerik.
devamını gör...
müvezzi
osmanlı'nın son dönemlerinde sokakta gazete satanlara verilen isim.
devamını gör...
armoni
üst başlık: (bkz: merdivenaltı_müzisyen ile müzik teorisi 101)
hadi bakalım, başlayalım, bu biraz zor olacak, sorusu olan çekinmesin portakalı soyup başucuma atsın.
ayrıca, (bkz: akor) (bkz: tonalite) (bkz: gam) (bkz: gam dereceleri) (bkz: müzikal aralıklar) (bkz: kontrpuan)
en temelinde ana melodiye eşlik eden kısımlar bütünü olarak düşünebiliriz. fakat her ses her sese eşlik etmez. hangi sesler hangilerine eder peki? bunun birkaç farklı metodu var,
1- akor üzerinden gitmek.
her müzikal cümlenin bir akoru vardır. bir müzikal cümlenin üzerine o akor çalındığında uyum hissiyatı olur ve en temel armoni budur. bu akoru da ritimli bir şekilde verirseniz gayet tatmin edici bir armonik destek olur. peki bu akoru nasıl buluruz? bahsi geçen cümlenin bir kısmı bir akorun notaları etrafında dönüp dolaşır, başka kısmı ise başka akorun, falan filan. illa ki sadece o akorun notalarını bulundurmak zorunda değil, eğer ki bir vuruştan daha bir kısa süre boyunca çalınıyorsa, veya, vuruşa denk gelmeyen bir yerde çalınıyorsa akor dışı bir ses de olabilir. bu yöntem ile armoni kurmanın en verimli yolu deneme yanılmadır. zaten akor işlevlerini biliyorsanız, melodinin parçanın geri kalanına göre durgunlukta olduğunu duyar, haaa bu dominant akor bu yüzden tonun v akorunu çalayım; do majör tonundayım yani sol oluyor dersiniz.
2- üçlüler üzerinden gitmek.
dört ses armoni'de daha detaylı değineceğim buna fakat şimdilik yüzeysel bir şekilde anlatayım. tondan çıkmadığımız sürece melodinin incesine veya pesine üçlü aralıktaki notalar ile melodiye paralel giden bir armoni oluşturulabilir. dikkat edilmesi gereken şey diğer armoniler varsa aynı akorda kalması ve onlarla çatışmaması.
3- kontrpuan üzerinden gitmek.
en özgür, ama en zorlayıcı yöntemdir. armonideki müzik ile melodideki müzik sanki birbirinden bağımsız gibi gözükür, fakat birbirilerine eşlik ederler aslında. melodinin akorları bulunduktan sonra aynı akorları paylaşan ve ilk melodinin önüne geçmeyecek bir başka melodi yazmaktır. kontrpuan üzerinden gitmek için imitasyon gibi şeyler kullanılabilir.
tabii ki bunların hiçbiri kural değil, sadeedce bunlardan yola çıkarak güzel şeyler yapabilirsiniz.
armoni yazarken kaçınılması gereken şeyler:
paralel beşliler: mükemmel beşli aralığa sahip ve birbirine paralel giden iki melodinin aynı zamanda çalınması kötü bir armoni olarak sınıflandırılır.
paralel sekizliler: oktav aralığa sahip ve birbirine paralel giden iki melodinin aynı zamanda çalınması kötü bir armoni olarak sınıflandırılır.
üçlüler: dört ses armonide detayına gireceğim ama şimdilik şunu bilmeniz yeter, eğer üçlüler üzerinden gidiyorsanız ve melodiye ek olarak birden fazla üçlü eklediyseniz (hem üste hem alta üçlü mesela) bunların sadece ikisi paralel haraket edebilir. hepsinin paralel haraket etmesi kötü armoni olarak sınıflandırılır.
hadi bakalım, başlayalım, bu biraz zor olacak, sorusu olan çekinmesin portakalı soyup başucuma atsın.
ayrıca, (bkz: akor) (bkz: tonalite) (bkz: gam) (bkz: gam dereceleri) (bkz: müzikal aralıklar) (bkz: kontrpuan)
en temelinde ana melodiye eşlik eden kısımlar bütünü olarak düşünebiliriz. fakat her ses her sese eşlik etmez. hangi sesler hangilerine eder peki? bunun birkaç farklı metodu var,
1- akor üzerinden gitmek.
her müzikal cümlenin bir akoru vardır. bir müzikal cümlenin üzerine o akor çalındığında uyum hissiyatı olur ve en temel armoni budur. bu akoru da ritimli bir şekilde verirseniz gayet tatmin edici bir armonik destek olur. peki bu akoru nasıl buluruz? bahsi geçen cümlenin bir kısmı bir akorun notaları etrafında dönüp dolaşır, başka kısmı ise başka akorun, falan filan. illa ki sadece o akorun notalarını bulundurmak zorunda değil, eğer ki bir vuruştan daha bir kısa süre boyunca çalınıyorsa, veya, vuruşa denk gelmeyen bir yerde çalınıyorsa akor dışı bir ses de olabilir. bu yöntem ile armoni kurmanın en verimli yolu deneme yanılmadır. zaten akor işlevlerini biliyorsanız, melodinin parçanın geri kalanına göre durgunlukta olduğunu duyar, haaa bu dominant akor bu yüzden tonun v akorunu çalayım; do majör tonundayım yani sol oluyor dersiniz.
2- üçlüler üzerinden gitmek.
dört ses armoni'de daha detaylı değineceğim buna fakat şimdilik yüzeysel bir şekilde anlatayım. tondan çıkmadığımız sürece melodinin incesine veya pesine üçlü aralıktaki notalar ile melodiye paralel giden bir armoni oluşturulabilir. dikkat edilmesi gereken şey diğer armoniler varsa aynı akorda kalması ve onlarla çatışmaması.
3- kontrpuan üzerinden gitmek.
en özgür, ama en zorlayıcı yöntemdir. armonideki müzik ile melodideki müzik sanki birbirinden bağımsız gibi gözükür, fakat birbirilerine eşlik ederler aslında. melodinin akorları bulunduktan sonra aynı akorları paylaşan ve ilk melodinin önüne geçmeyecek bir başka melodi yazmaktır. kontrpuan üzerinden gitmek için imitasyon gibi şeyler kullanılabilir.
tabii ki bunların hiçbiri kural değil, sadeedce bunlardan yola çıkarak güzel şeyler yapabilirsiniz.
armoni yazarken kaçınılması gereken şeyler:
paralel beşliler: mükemmel beşli aralığa sahip ve birbirine paralel giden iki melodinin aynı zamanda çalınması kötü bir armoni olarak sınıflandırılır.
paralel sekizliler: oktav aralığa sahip ve birbirine paralel giden iki melodinin aynı zamanda çalınması kötü bir armoni olarak sınıflandırılır.
üçlüler: dört ses armonide detayına gireceğim ama şimdilik şunu bilmeniz yeter, eğer üçlüler üzerinden gidiyorsanız ve melodiye ek olarak birden fazla üçlü eklediyseniz (hem üste hem alta üçlü mesela) bunların sadece ikisi paralel haraket edebilir. hepsinin paralel haraket etmesi kötü armoni olarak sınıflandırılır.
devamını gör...
insanın sevildiği zaman aptallaşması
böyle bir şeyin gerçekten varlığına inanıyorum. gitgide ilerleyen bir akademik kariyere sahibim, çoğu konu hakkında saatlerce konuşup, tartışıp, bilgi alışverişi yapabilirim, sürekli kendimi geliştirebileceğim kitaplar okuyorum ama sevgilim geliyor şöyle gülümseyerek bir bakıyor bir sarılıyor, öpüyor... kafamın içindeki her şey yok oluyor bir anda 3 yaşına dönüyorum saçmalığa bakar mısınız
devamını gör...
kiminle vakit geçirirsek beynimizin onunkine benzemeye başlayacak olması
bunun için araştırma yapmaya gerek yoktu sevgili bilim insanları. atalarımız vakti zamanında demiş;
(bkz: körle yatan şaşı kalkar)
(bkz: üzüm üzüme baka baka kararır)
(bkz: körle yatan şaşı kalkar)
(bkz: üzüm üzüme baka baka kararır)
devamını gör...
aktif yazar sayısının 3.000 olması
gittikçe çok sesli oluyoruz, maşallahlık durum.
devamını gör...
aşk
aşk
işitin ey yârenler,
kıymetli nesnedir aşk.
değmelere bitinmez,
hürmetli nesnedir aşk.
hem cefadır hem safâ
hamza'yı attı kaf'a.
aşk iledir mustafa,
devletli nesnedir aşk.
dağa düşer kül eyler,
gönüllere yol eyler,
sultanları kul eyler,
hikmetli nesnedir aşk.
kime kim vurdu ok?
gussa ile kaygu yok.
feryad ile âhı çok,
firkatli nesnedir aşk.
denizleri kaynatır,
mevce gelir oynatır.
kayaları söyletir,
kuvvetli nesnedir aşk.
akılları şaşırır,
deryalara düşürür.
nice ciğer pişirir,
key odlu nesnedir aşk.
miskin yunus n'eylesin?
derdin kime söylesin?
varsın dostu toylasın,
lezzetli nesnedir aşk.
|yunus emre
işitin ey yârenler,
kıymetli nesnedir aşk.
değmelere bitinmez,
hürmetli nesnedir aşk.
hem cefadır hem safâ
hamza'yı attı kaf'a.
aşk iledir mustafa,
devletli nesnedir aşk.
dağa düşer kül eyler,
gönüllere yol eyler,
sultanları kul eyler,
hikmetli nesnedir aşk.
kime kim vurdu ok?
gussa ile kaygu yok.
feryad ile âhı çok,
firkatli nesnedir aşk.
denizleri kaynatır,
mevce gelir oynatır.
kayaları söyletir,
kuvvetli nesnedir aşk.
akılları şaşırır,
deryalara düşürür.
nice ciğer pişirir,
key odlu nesnedir aşk.
miskin yunus n'eylesin?
derdin kime söylesin?
varsın dostu toylasın,
lezzetli nesnedir aşk.
|yunus emre
devamını gör...
annesini telefonuna annem diye kaydeden kadın
kelimenin başına birkaç ''a'' daha koyar ki rehberde en üstte kalsın ve kolay bulunsun.
devamını gör...
normal sözlük meslek ve aylık gelir dağılımı
eğer evinize dört maaş girmiyorsa, huzur hakkı almıyorsanız, güreşçi olduğunuz halde bir bankanın yönetim kuruluna atanmadıysanız, altınızda on milyonluk makam arabası yoksa, nişan için kapalı olan restoranı açtıramıyorsanız, fransız marka çantalarınız yoksa, pikniğe sekiz uçak ile gitmiyorsanız, salgının başında gelen test kitlerini instagrama koymuyorsanız, garantili bir projeniz yoksa, en nihayetinde hepimiz maaşlı çalışanız.
devamını gör...
beni mutlu etmek için
bir şiir yeter mesela. ya da güzel bir söz, sen seversin diye alınan küçük hediyeler. mutlu olmak bu kadar kolaydır dostlar.
devamını gör...
etkisi altında kalınan rüyalar
gerçekmiş gibi insanın tüm benliğini saran, sarsan rüyalardır.
bugün biraz hüzünden gidiyoruz. hem ruh halim hem başlıkların anımsattıkları bu yöne çekti bugün beni. kusura bakmayınız artık.
üst üste sürekli aynı rüyaları görüyordum. rüyamda abim sürekli 'ben ölmedim banu' diyordu. ama bu aylar yıllar sürdü ve ben her defasında çok üzülüyordum.
bir gece bir bankta oturuyorum. lapa lapa kar. göz gözü görmüyor. fırtına kıyamet. abim çıktı geldi. kocaman sarıldı bana 'kuzum korkma' dedi. bir anda hafif sakin hani böyle tatlı tatlı yağar ya kar heh işte ona döndü hava. nasıl bir huzur kapladı içimi. sonra abim 'banum ben artık gelmeyeceğim çünkü sen hep çok üzülüyorsun bundan sonra uzaktan izleyeceğim seni kendine dikkat et tamam mı?' dedi ve uzaklaşmaya başladı. bir anda ayağa kalktım ama o gözden kaybolmuş ve her yer yine fırtına tipi olmuştu. 'abi abi' diye bağırmalarımı hatırlıyorum. etrafa koşuşturuyor ama onu göremiyordum. o gece ağlayarak uyandım. sanki rüya değildi. o günden sonra abim hiç gelmedi rüyalarıma. hiç göremedim onu bir daha. ve bu rüyanın etkisi aylarca sürdü.*
bugün biraz hüzünden gidiyoruz. hem ruh halim hem başlıkların anımsattıkları bu yöne çekti bugün beni. kusura bakmayınız artık.
üst üste sürekli aynı rüyaları görüyordum. rüyamda abim sürekli 'ben ölmedim banu' diyordu. ama bu aylar yıllar sürdü ve ben her defasında çok üzülüyordum.
bir gece bir bankta oturuyorum. lapa lapa kar. göz gözü görmüyor. fırtına kıyamet. abim çıktı geldi. kocaman sarıldı bana 'kuzum korkma' dedi. bir anda hafif sakin hani böyle tatlı tatlı yağar ya kar heh işte ona döndü hava. nasıl bir huzur kapladı içimi. sonra abim 'banum ben artık gelmeyeceğim çünkü sen hep çok üzülüyorsun bundan sonra uzaktan izleyeceğim seni kendine dikkat et tamam mı?' dedi ve uzaklaşmaya başladı. bir anda ayağa kalktım ama o gözden kaybolmuş ve her yer yine fırtına tipi olmuştu. 'abi abi' diye bağırmalarımı hatırlıyorum. etrafa koşuşturuyor ama onu göremiyordum. o gece ağlayarak uyandım. sanki rüya değildi. o günden sonra abim hiç gelmedi rüyalarıma. hiç göremedim onu bir daha. ve bu rüyanın etkisi aylarca sürdü.*
devamını gör...
evde battaniyeyle oturanlar ülkesi
çoğu binada dış yalıtım yok, zira doğalgaz fiyatları da zaten el yakıyor bilinen bir gerçek.
bize nasip olmaz o doğalgazı indirimli kullanmak falan, hiç ümitlenmeyin efendim.
yerin altında işlenmiş hazır benzin bulsalar, onu bile kazık fiyatına satarlar halka.
bu malum dikta rejimi maalesef böyle. elini eteğini öpen ak koyunlar sağolsunlar.*
bize nasip olmaz o doğalgazı indirimli kullanmak falan, hiç ümitlenmeyin efendim.
yerin altında işlenmiş hazır benzin bulsalar, onu bile kazık fiyatına satarlar halka.
bu malum dikta rejimi maalesef böyle. elini eteğini öpen ak koyunlar sağolsunlar.*
devamını gör...
10 kasım
her yıl 10 kasım sabahı dondurucu soğuk olur.
çocukluğumuzdan beri ellerimiz üşürken atamızı ziyarete gitmek bambaşka bir duygudur bizim için. yani elbet hüznümüz hiç dinmez fakat bize bugünleri armağan eden ve hiç görmesek de derinden sevdiğimiz kişinin bulunduğu yere gideceğimiz için heyecan da eşlik eder hüznümüze. kaç kez gitmiş olursak olalım aynı heyecanı duyarız. sanki ilk ziyaretimizmiş gibi. zaten o ısıtır içimizi. evet, o hüzünlü ve soğuk günde, yoktan var edilmiş ülkemizi düşünmek ve o ülkenin, insanları, hayvanları ve milletini seven birinin önderliğinde kurulduğunu düşünmek iç ısıtır.
ve ben her 10 kasım günü o küçük çocuğa dönüşürüm. üşüdüğü için ellerini cebinden çıkaramayan ama bir an önce atasına kavuşabilmek için sabırsız ve dolu gözlerle kalabalığa bakan o küçük çocuğa.
saygı, sevgi, özlem ve minnetle.
çocukluğumuzdan beri ellerimiz üşürken atamızı ziyarete gitmek bambaşka bir duygudur bizim için. yani elbet hüznümüz hiç dinmez fakat bize bugünleri armağan eden ve hiç görmesek de derinden sevdiğimiz kişinin bulunduğu yere gideceğimiz için heyecan da eşlik eder hüznümüze. kaç kez gitmiş olursak olalım aynı heyecanı duyarız. sanki ilk ziyaretimizmiş gibi. zaten o ısıtır içimizi. evet, o hüzünlü ve soğuk günde, yoktan var edilmiş ülkemizi düşünmek ve o ülkenin, insanları, hayvanları ve milletini seven birinin önderliğinde kurulduğunu düşünmek iç ısıtır.
ve ben her 10 kasım günü o küçük çocuğa dönüşürüm. üşüdüğü için ellerini cebinden çıkaramayan ama bir an önce atasına kavuşabilmek için sabırsız ve dolu gözlerle kalabalığa bakan o küçük çocuğa.
saygı, sevgi, özlem ve minnetle.
devamını gör...




