“çayı demle sana geliyoruz.”

çok sıkıldım evet. arkadaşlarımı da çok özledim. öyle böyle değil ağlicam şimdi.
devamını gör...

başkaları hakkında ukalalık ederek ahkam kesmem mümkün değil.
ben sadece kendi adıma konuşabilirim.
okumadığım, beğenmediğim, saçma bulduğum, espri barındırmayan, emek ve bilgi barındırmayan tanımlara beğeni girmem.
tanım ; içinde bir şeyler barındırıyorsa beğenirim.
fakat tanımlarımı beğenen yazarların profil sayfalarına girerim ve beğendiğim tanımları like'larım.
devamını gör...

belki güzel demlenmiş kaliteli kahvenin yanında bir parça bitter çikolatayala arkadaşlarınla iki lafın belini kırdığın an.
devamını gör...

sevinçten ağlarım heralde, sonra gözyaşımı silip, hemen partilemeyi düşünüyorum,
baba parti vericem...
devamını gör...

çoğu insanın "anamız babamız yok deriz" şarkısıyla tanıdığı grup. ilk dinleyişte anlamayıp dikkatle izleyince klibin lgbt temalı olduğunu fark etmiştim. sonda intihar etmeleri de klibe ayrı bir farkındalık katmış. güzel işler başarmalarının temelinde enerjilerinin de fazlasıyla etkili olduğunu düşünüyorum.
pamuk prensese aşık olan bir cücenin ağzından yazdıkları şarkı da gayet eğlenceliydi. hemen bırakayım aşağıya.
devamını gör...

daha önce antidepresanlardan bir avuç yutarak yaşamına son vermeye çalışmış fakat başarılı olamamıştır.gazla intiharı seçmiş,gazı açarak kafasını fırının içine sokmuş ve yaşamına son vermiştir. içeride uyumakta olan evlatları gazdan etkilenmesin diye kapıları iyice kapatmıştır.intiharı baya düşündürtmüştür.ayrıca sylvia plath öldükten sonra pulitzer ödülü kazanan ilk şairdir.mezar taşında “harlı alevlerin ortasında bile altın nilüfer yetiştirilebilir.” yazmaktadır ve yine bu da beni çok etkilemiştir.
devamını gör...

çok eski zaman anlamına gelen kelime.

kökeni şu olaya dayanır:
dünya ve canlılar yaratılmadan önce allah, insanların ruhlarını, ruhlar aleminde toplar. buradan huzuruna çıkan ruhlara sorar:
- ben sizin rabbiniz değil miyim!
ruhlar yanıtlar:
- evet, sen bizim rabbimizsin. ancak sana ibadet eder, senden yardım dileriz. bunun üzerine, ne derece doğru söylediklerini ortaya çıkarmak üzere onları, bir imtihan yeri olan dünyaya gönderir. konuşmanın yapıldığı bu çok eski zaman islam'da "kâlû belâ" olarak adlandırılır. türk dil kurumu kelimeyi kalubela şeklinde kabul etmiş.

edit: 1881. tanımım olmuş. bu vesileyle atatürk'ü saygıyla anıyorum.
edit 2: küçük bir düzeltme yaptım. @aristokrates'e teşekkür ediyorum uyarı için.
devamını gör...

goethe diyor ki; "insan kalbinde ne taşırsa dünyayı da öyle görür." ismet özel bunu; "neyi bastırdıysan göğsüne, göğsünü soludukça büyüyen odur." diye anlatmış. bu böyledir. göğsünüzde beslediğiniz şeye dikkat edin.
devamını gör...

lisede alt sınıflara 'çömez' diyenlerin açtığı başlıktır.
devamını gör...

eh işte katıldığım başlıktır.
öncelikle adam özenmiş değer vermiş fikir belirtmiş bir sayfa yazı ortaya çıkarmış hala adama şöyle yazmış bunu yanlış yazmış falan diyorlar gerçekten şaka gibi.
şimdi birisi doğru bir cümle söylediği zaman yaptığı yazım yanlışları o cümlenin doğruluğunu götürür mü ?
ama bu metin bir farkındalık yaratırken bence bir çözüm bulmalıdır.
şimdi bütün goy goy yapan insanlar günde 500 tanım giren yazarlar toplanıp yan tarafta başlık açalım ikiye bölünelim madem sonra birbirimize portakal fırlatırız.
insanların bir yere yaklaşım alanı farklılık gösterebiliyor.
mesela bazı insan buraya gerçek dünyadan kaçmak için geliyor siyaset gündem bunalıyor ve sıkılıyor o yüzden eğleneyim yazıyor ki çok normaldir kuralları ihlal etmediği sürece istediği gibi eğlenmeli insan.
bende uzun süredir gözlemlemelerime dayanarak burada bir yazar olarak şunları sormak ve söylemek istiyorum.
neden herkes bir şekilde çığırtkanlık yapmak yerine bir çözüm üretmeye çalışmıyor?
neden herkes adam akıllı başlıklar açıp sonra ilgi görmeyince pes ediyor ?
neden herkes son derece ciddi ve soğukkanlı takılmaya çalışıyor?
ben günde 500 tanım giren bir yazar olarak bir sürü inceleme yazısı yazdım ve hiç bir şekilde görülmedi görülmesin zaten.
son derece değerli bilgilerle donattım başlıkları tanımlar girdim ilgi görmedi görmesin zaten.
ben ilgi görmedi diye yazı yazmayı bırakayım mı?
öncelikle benden yaşça büyük bir abinin açtığı farkındalık başlığı için kendi adıma teşekkür ederim gerçekten ses çıkaran insanlar değerli insanlardır.
ama neden o adamı beğenen hak veren insanlar bir şeyler yapmıyorlar sıkılıp usanıp gidiyorlar.
herkes verimli başlıklar açsın madem herkes değerli tanımlar girsin herkes ciddi olsun madem.
çığırtkanlığa gelince en önde olanlar tuğla taşıyalım gelin dediğimizde hep geride kalıyorlar.
edebiyat topluluğunda insanlar kitap okuyorlar bu sözlüğe yorum giriyorlar ve ilgi görmüyorlar bıraksınlar mı yazmayı bırakalım mı yazmayı.
öncelikle bence haddim olmayarak mevzu tamamen böyledir.
ilgi istediği için yazı yazan yazarın yazarlığını seveyim.
tutsun diye yazsaydık atardık biz insan gibi önünüze koyuyoz.
devamını gör...

çok konuşanlar yazmaz. çok yazanlar da konuşmaz...
devamını gör...

günlük konuşmalarımda da tanım yapıyorum.
devamını gör...

3.5 yaşındaki kızımla cips yerken yaşanan diyalog.

+baba bu cipsi nasıl yapıyoyyay
-mısırı un haline getirip şekil veriyorlar aşkım
+nasıl un haline getiriyoyyay
-benim kahve öğüttüğüm makine gibi değirmen var bebeğim onunla yapıyorlar
+çok ses çıkaran makine mi babacım
-evet güzelim
+annemde yapay mı bize cips
-yapar hayatım
+nasıl yapay
-onu da anne sor bebeğim
+ bebeğim demiştin ama balım demedin babacım.
devamını gör...

aşık iken evlenmeyin. insanız, hepimizin kusurları ve zaafları var. aşık iken bunları göremezsiniz. her şey biraz daha rayına oturunca evlenin. "ben bu kadını/adamı, her şeyi ile gerçekleşten kabul edip sevebilir miyim, iyi gününde kötü gününde gerçekten yanında olabilir miyim, evet şunu yapmıyor ya da yapıyor ama yine de ben onu seviyor muyum gerçekten" şeklindeki soruların cevabını kendinize vermeniz gerekir evlenmeden önce.
devamını gör...

kısık ateşte yanan hafız.
devamını gör...

pencere açık uyumak.
devamını gör...

atakları geçirmemek için mükemmeliyetçi olmaktan vazgeçilmelidir.
yıllarca bu olayı çekiyorum. belki birazcık faydam dokunur diye yazıyorum. mümkün olduğunca az şeyiniz olsun. ve sahip olduğunuz şeylere çok fazla anlam yüklemeyin. bu çocuğunuz olabilir, eşiniz, anne ve babanız da olabilir eviniz, arabanız da olabilir. bu yaşam bir şekilde bitecek ve sizin sahip olduğunuz her şey bir gün artık sizin olmayacak. madem bir gün sizin olmayacak o zaman bu düşünceye kendinizi şimdiden hazırlayın. ve şöyle düşünmeye başlayın. benim gerçekte hiçbir şeyim yok. arabam yok eşim yok. o zaman gereğinden fazla bir şeyleri de önemsemeye gerek yok. işte böyle düşünmeye başladıkça bu mükemmeliyetcilik sorunu azalmaya başlıyor. haliyle ataklar da. umarım faydalı olur.
devamını gör...

benim için strateji ve spontane. diyeceksiniz ki neden ne alaka yahu! bu kelimeleri babam çok kullanır. yani kullanamaz söyleyemez aslında ısrarla kullanmaya çalışır. caağnım babam ya
devamını gör...

32. küçükken 32 yaşındaki adamlara amca diyorduk. amcalığı bırak abilik halim yok. yaşımdan küçük gösteriyorum biraz belki. ama hayata dair düşüncelerim ya da çıkarımlarım olması gerekenden daha fazla. tanımlamayı seviyorum olayları. insanlar değişmiyor, sadece yaş alıyor.

yaşın saygı duyulacak bir şey olduğunu sandım bir de yıllarca. bu yaşımda o kadar da büyük bir şey olmadığını anladım 50 yaşındaki benden çocuk adamları görünce.
devamını gör...

övmek benim için sorun değil, özellikle sevdiğim kişilere karşı ama biri beni övünce yerin dibine giriyorum ben. övülmek değer gördüğünü gösteriyor, güzel bir şey tabi ki ama bünye kabul etmiyor. sistemde bir sorun var.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim