daha birkaç yıl önce kızılderili topraklarına gelen beyaz adamlar, 1867'de kabilelere ulaklar gönderdiğinde tosawi, comanche kabilesinin reisiydi. bu ulaklar dediki, gelip teslim olmayan herkesi düşman sayıp, saldıracağız. bazı kabileler bunu umursamadı, çünkü asırlardır kendi ülkelerinde barış içinde yaşıyorlardı ve niye gidip beyazlara teslim olsunlardıki. ama tosawi onlar gibi değildi, kabilesini alıp beyazların kalesine götürdü. generalin karşısına çıkarıldığında, hemen gelip teslim olduğu için beğenileceğinden emindi ve yalakalığını yaptı. kırık dökük bir ingilizce ile "ben tosawi, iyi kızılderili" dedi. tosawi'nin bu yalaka sözlerine rağmen general sheridan "gördüğüm en iyi kızılderili, ölü kızılderilidir" dedi. bu olay o kadar meşhur oldu ki, başka ülkelerdeki ırkçılar bile kendi ülkelerinin etnik halkları için kullandı.
devamını gör...

üzerinde düşünmek için güzel bir soru.

aslında tek başına, mekanik bir alet, bir yazılım olarak düşündüğümüzde, herhangi bir yapay zekânın bilinç kazanması konusu epey tartışmalı hale gelebilir. ancak ben işe dahil edilmesi gereken bir konu daha olduğu görüşündeyim: yapay dokular ve sinir ağları.

bugün biliyoruz ki 3 boyutlu yazıcılarla canlı hücrelere sahip çeşitli organlar elde edilebiliyor. ayrıca robotlara hissetme ve acıya tepki verme konularının öğretildiği birtakım projeler de var. her ne kadar tüm bunların robotların kendilerini tehlikelere karşı savunabilmesi ve meydana gelebilecek mekanik yahut elektronik bozulmaların önüne geçmek amacıyla yapıldığı söylense de, hissedebilmeyi öğrenen ve kendiliğinden öğrenme yeteneği olan bir alet bana biraz tehlikeli gibi görünüyor.

bundan yıllar önce bir program izlemiştim. ışığa tepki veren bir robot yapılmıştı. ampul nereye götürülürse robot başını o tarafa çevirerek onu takip ediyordu. ampulü elinde tutan kişi onu bir anda robota doğru hızla yaklaştırdığında, robot irkilmiş gibi bir hareketle gözlerini kapatıp başını başka bir yöne doğru çevirdi. herhangi birimizin, gözüne aşırı ışık gelmesi durumunda yapabileceği bir hareket...

tabi ki bunu ışığa duyarlı sensörler ve birtakım kodlar aracılığıyla yapabilirsiniz. bu bir canlılık belirtisi olmak zorunda değil. fakat yapay dokularla, robotların hissetmesini sağlarsanız ve tüm bunları birbiriyle birleştirirseniz bunun sonu ne olur, kestirebiliyor musunuz?

diyoruz ki "bir yapay zekâ, ancak ona kodlanan bilgileri bilebilir." peki, kodlayıcıların her zaman iyi niyetli olacağına güvenme şansımız var mı? örneğin hissetme gücüne sahip bir yapay dokuyu bağladığınız bir robota, acımasızlık hissinin iyi, merhametin kötü olduğunu kodlarsanız, bu robot bir insanla karşılaştığında ona nasıl davranır, bir fikrimiz var mı? elysium adlı filmde gördüğümüz, şu türden bir yaratığa bu dediğim yazılımı yükleyerek onu polis, gardiyan, doktor falan yapsanız, sonuçları ne olur? sahip olduğu bu "yarı bilinç" ile aslında bir insana asla uygulamaması gereken acımasızca yöntemlerin iyi bir şey olduğunu "düşünerek" eyleme geçerse dünya nasıl bir yer olur?

bir de, kendiliğinden öğrenebilen yapay zekâların sınırlarını bilmiyoruz. kendiliğinden öğreneceği şeyler, sadece bizim ona verdiğimiz konulardan ibaret mi olacak, yoksa bir noktadan sonra tamamen kendi isteğiyle, etrafında görüp duyduğu her şeyi öğrenmeye başlayabilecek mi? bu noktada da bu kodları yazan kişilere ne kadar güvenebileceğiz?

örneğin fedor adlı robotun silah kullanmayı öğrenmesi epey tartışma yaratmıştı. video linki

bilinci falan geçtim, bir robota neden silah kullanmayı öğretirsiniz ki? bu robot ne için lazım olacak? bu soruların cevapları oldukça sıkıntılı yerlere çıkıyor gibi geliyor bana.

sorular, sorular...

neyse... izlememiş olan varsa ex machina (film) tavsiyemdir; izleyiniz.
devamını gör...

bana bi balgam atsa müzik hayatı sona erecekmiş gibi gelen sanatçı. değerlidir efendim.
devamını gör...

üzerimde kendi mahlasım yazılı tshirtümü giyip, hogwarts sırt çantamda bulunan sudoku defterimle teşrif ederim.

bir mangal partisi isterim. salatayı da yaparım. ne kadar böcek fobim olsa da çimenlerde kırmızı kareli sofra bezinin üzerinde oturur etrafı seyrederim. sonrasında yazıştığım, sevdiğim süperötesi yazarlar da orada ise yüz yüze iletişim kurarım. birlikte yemek-kahve-sigara-sohbet yapıp dağılırız diye düşünmekteyim.
devamını gör...

srebrenica ve hocalı, modern zamanların modern katliamları; lakin ne ironiktir ki en modern devletlerin pek de tınmadığı.

görünen o ki, katı olan her şeyin değil acıların buharlaştı/rıldı/ğı zamanları yaşıyoruz.

yazık.
devamını gör...

avusturya'lı opus adlı bir müzik grubunun 1985'te piyasaya çıkardıkları şarkıdır.
ama bu parça bu gruptan daha çok diego armando maradona ile anılmaktadır.
devamını gör...

valla mis gibi yöntem. kimse kusura bakmasın.

ben mesela çok uzatmam. varsa konuşulması gereken bir şey oturur konuşuruz, aynı fikirde oluruz olmayız mühim değil, sakince dağılırız. bir insanla karşılıklı bağıracak noktaya gelmem sahiden zordur. bu nedenle hep ortamda bi çıkıntının hedefi olmuşumdur. sessizliğim korkaklık olarak algılandı hep ya da uzatmıyorum diye umursamaz zannedildim. çok az insan duygularım olduğunun farkına varmış şekilde davrandı. oysa duygularım var. yüz üstü yatıp ağlıyorum.

ama mesela dikkat ediyorum, böyle çok kolay bağıran, hakaretler eden insanlar her zaman daha çok saygı görüyor. korkunun getirdiği o saygı ile besleniyor ve net güçleniyor. korku imparatorluğu kuruyor ve istediği gibi domine ediyor ortamı. sonra olan benim gibi en ufak saygısızlık gördüğü zaman sabrı taşıp savaş başlatan insanlara oluyor. başka insanların korktuğu için güçlendirdiği insanlar ile savaşmak zorunda kalıyoruz. sadece onunla değil, onu o hale getiren insanlar ile yine savaşıyoruz. ınsanlar sonsuz güç verdiği insanların başarısızlığını kişisel algılıyor. siyasetin cogunluk için bu denli yıkıcı olmasının altında yine bu psikoloji yok mudur?

iş yaşamında bile böyle. bir ortamda 3 yönetici var, ikisi bağırarak, hata kabul etmeden, otoritesini nefret kusarak gösteriyor, personel ve iş yaptığımız herkes onlara çok dikkatli davranıyor ve hata yapmadan çalışmaya özen gösteriyorlar. merhaba adil bey nasılsınız? eğer her şey uygunsa belirttiğim adrese yönlendirme sağlamanızı rica edebilir miyim dediğin o kişi her şeyi baştan savma yerine getiriyor. evet ona nasılsın dediğin için seni çok seviyor ama profesyonel davranmıyor. nasıl olsa hata yaparsak ses çıkarmaz diyor. bağırarak haklılığını göstermez güveni orada çok sabit duruyor.

taksiciye merhaba rica etsem bilmem nereye gidebilir miyiz dedim, resmen yalvarmana gerek yok götürürüm dedi. hizmet satın alıyorum, parası ile götürüyorsun, ben sana yalvarmam. niye gururumu kırıyorsun hayvan? ufacık bir kibarlık sonrası bile böyle orası burası oynayan o kadar çok tip var işte.

bu nedenle işte o bağıran, kaba, nezaketsiz tiplere özeniyorum ben. büyüyünce bunlardan biri olacağım. hatta belki bu tipler bir zamanlar nezaketinin sonucu olarak bu hale gelmiştir. bilebilir miyiz? bence bilemeyiz.
devamını gör...

bazı olaylar karşısında türk milletinin bir araya gelmesi omuz omuza vermesi anlamına gelir.
başakşehirin oyuncusu weboya ırkçılık yapıldığı andan itibaren bütün ülke bütün takımlar herkes kenetlendi ırkçılığa hayır mesajı veriyor.
günümüzde hala ırkçı insanların bulunması çok üzücü çok vahim.
kenetlenince ülkemiz çok güzel oluyor.
no to racısm!
devamını gör...

alttaki yazar ben oldum. neyse bu şiir de yine alttaki yazara gelsin.

bütün iyi kitapların sonunda
bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda
meltemi senden esen
soluğu sende olan
yeni bir başlangıç vardır

parmağını sürsen dünyaya, rengini anlarsın
gözünle görsen elmayı, sesini duyarsın
onu işitsen, yuvarlağı sende kalır
her başlangıçta yeni bir anlam vardır.

nedensiz bir çocuk ağlaması bile
çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır
devamını gör...

kolay kolay saklanamayacak kadar büyük bir yolsuzluk yapan kimse, sorumluluktan kurtulma yollarını iyiden iyiye düşünür ve ortaya çıkmasını önleyecek tedbirleri önceden alır anlamındaki atasözü.
devamını gör...

ay sonu da sana köklerler. doğalgaz faturasını yani.
devamını gör...

bana"neden hala başka yerde yaşıyorsun"dedirten özlenen güzel şehir.
devamını gör...

niye ezik oluyorum acaba diye sorarım.
olmuyorsa bunun benim suçum mu olması gerekiyor veya sevgilim olacak kişinin suçu mu olması gerekiyor?
benim için imkânsız bir ilişki türüdür sevgili olmak mesela.
geleceği olmayan biri olarak karşımdaki insana neyi nasıl vaad edebilirim ?
engeller sadece kişiliklerle alakalı olmayabilir.
insanları yargılarken biraz ama biraz empati yapabilirsiniz. bu sizi küçültmek yerine yuceltir inanın.
devamını gör...

sokak ortasında ağzını yaya yaya sakız çiğnemek.

beni ilgilendirmiyor ama gerçekten çok irrite edici değil mi sizce de? yazarken bir garip oldum.
devamını gör...

tahin ve pekmez.
devamını gör...

her zaman konuşmadan, yazmadan önce düşünmeye sebep olan güzel bir tedbirdir. zaten ne kadar ömrümüz var ki ? bu kısa sürede de kimseyi kırmamak, üzmemek lazım. lazım ki bir gün hak vaki bulduğunda arkadan kötü anılmayalım.
devamını gör...

futbolla ilgilenen kadınların da tanımını gayet iyi bildiği, galatasaray'da oynarken ümit karan'ın sık sık düştüğü pozisyon.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
iyi insanlar heryerde varlar.
selanik/beyazkule
devamını gör...

birkaç tanımıyla içimin yağlarını eriten, kokpit resmiyle tebessüm ettiren yazar.
devamını gör...

tecavüzcü pedofilinin ilk 6 ay içerisinde şikayette bulunulmadığı için beraat etmesi haberi. aldığı güçle bir de gidip çocuğun ailesine tehditler savurmuş ''bana bir şey olmaz'' diyerek.

15 yaşındaki e.ö.'ye tecavüz etmesine rağmen, 6 ay içinde şikayetçi olunmadığı için serbest bırakılan arzık, e.ö.'nün ailesinin yaşadığı köye gidip aileye "devlet beni serbest bıraktı, dava düştü, kimse bana bir şey yapamaz" diyerek aileyi tahrik etmeye çalıştı. ifadesi alınan arzık, serbest bırakıldı.
kilis’te mehmet arzık adlı erkeğin cinsel istismarına maruz bırakılan e.ö.’nün zamanında şikayette bulunmadığını gerekçe gösterilerek istismar yerine “reşit olmayanla cinsel ilişki” suçundan devam eden dava, e.ö’nün “sanık beni tehdit ederek tecavüz etmiştir. kendisinden korktuğum için şikayetçi olmadım” beyanına rağmen düşürülmüştü.

buradan
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim