okumak, yazmak, ev işi yapmakla baş edilebilecek durum.
zevkli değil ama kafayı yememek için boş durmamak lazım. en azından benim boş durmamam lazım. geçen sene ramazanda tüm evin duvarlarını bile silmiştim. durdukça bunalmamak için.
devamını gör...

brooklyn nine-nine dizisinin yeri doldurulamaz başrol oyuncusu, amerikalı komedyen, yazar. the lonely island grubunda müzisyen, gereğinden fazla yetenekli şahsiyet. imrenerek izliyoruz efendim.
devamını gör...

çok doğru.

bence sadece otistik çocuklar üzerinde değil tüm çocuklar ve bebekler üzerinde hatta tüm insanlar üzerinde evcil hayvanların oldukça olumlu etkisi vardır.

en başta sorumluluk almayı öğretir. kolay değildir evcil hayvan beslemek çünkü onlar da bir candır.

insana merhameti öğretir her canlıya karşı.
devamını gör...

müzikleri yunus emre'ye ait ilahilerden seçilmiş, mükemmel ötesi senaryo ve oyunculuklar barındıran türk sinemasının yüz akı bir filmdir.
hâlâ belli aralıklarla youtube'dan açarak izlediğim, sadece müzikleri için bile defalarca daha izleyeceğim bir filmdir.

bir yunus emre ilahisi uyarlaması şebnem dönmez ve haluk bilginer'den vaktiniz varsa mutlaka dinleyin.
"dört kitabın manası, budur eğer var ise."

ilâhi, bir aşk ver bana
neredeyim bilmeyeyim
yavı kılayım ben beni,
isteyi ben bulmayayım.

al gider benden benliği,
doldur içime senliği.
dirliğinde öldür beni,
varıp orda ölmeyeyim.

bülbül olayın öteyim,
dost bahçesinde yatayım.
gül olup da açılayım,
senden ayrı solmayayım.

aşkdurur derdin dermanı,
aşk yoluna kodum canı.
yunus emre söyler bunu,
bir dem aşksız olmayayım.
devamını gör...

yazar olabilmek*
devamını gör...

filofobi, aşık olma korkusu olarak tanımlanmaktadır. genellikle olumsuz yaşantılar ve sonrasındaki duygu durumları sonrasında ortaya çıkar. ihanete uğramış, ayrılık acısı çekmiş veya beklentilerine ulaşamamış kişilerde görülme olasılığı yüksektir. filofobinin sebepleri tam olarak kanıtlanamamakla birlikte;aile içi ilişkiler, kültürel yapı, dini etkenler, kişisel özellikler(özgüven eksikliği, olumsuz zihniyet, geçmiş dönem yaşantıları) filofobinin oluşmasını etkileyen faktörler arasındadır.
devamını gör...

(bkz: avokado)

çiğ kuyruk yağından hallice tadı var.
devamını gör...

yazdığı tanımları da silen yazardır. kafası güzeldir, sonradan ben ne yazdım yahu deme olasılığı yüksektir.
devamını gör...

dikkat ederseniz filmin başından sonuna kemal sunal hakime ifade veriyor. lakin bir defa bile hakim gösterilmiyor. filmin sonunda da şöyle bir cümle geçiyor :
" siz söyleyin hakim bey burada suçlu kim ?" yani aslında en başından beri hakim biz izleyicileriz. doğru yada yanlışın taktiri de bize bırakılıyor.
devamını gör...

kafadaki sesle başbaşa kalmaktır. iyi anlaşıyorsanız mükemmel zaman, kötü anlaşıyorsanız bir eziyet başlangıcı demektir. bu yüzden insan önce kendiyle iyi anlaşmalı, kendiyle konuşmayı bilmelidir.
devamını gör...

risk almaktır.
onun gülüşü için çaba sarf etmektir.
sağlığına dikkat etmesi için uyarmaktır.
bazen hayallerden vazgeçmektir.
onu üzüp canını sıkanları tokatlamak istemektir.
sevdiği yemeklerden yapıp yeyince mutlu olduğunu hissettmektir.
sabır göstermektir.
sadakatli, saygılı davranmaktır.
huzuru hissetsin diye uğraşmaktır.
yalnız olmadığını onu seven, yanında olan, destekleyen, üzüldüğünde ağlayacak omzu, mutlu olduğunda paylaşacak kişiyi bilmesini sağlamaktır.
ve bunları sırf onu sevdiğimiz için yaptığımızı bilerek mutlu olduğumuzu bilmesidir.
devamını gör...

diyette bile başardığımdır,
artık kilo almanın vermenin kitabını yazacak kıvama geldiğim halde, yediğim herşeyin psikolojik etkilerine kadar bildiğim halde, beslenme şeklimi tamamen değiştiremiyorum, hala canım çayın yanında kurabiye, kek yemek istiyor...
sadece kilo vermek için diyet yapıyorum, zaten kilo versem de asla ince görünmüyorum, bunu nasıl beceriyorum bilmiyorum ama, ya kilo alıyorum, yada diyette olduğum için vermeye çalışıyorum,
evdekiler sürekli tatlı da yiyor, kızartma da yiyor, pilav hamur işi fiks yerler zaten herşeyle, herkes aynı duruyor, ne şişmanlıyorlar, ne zayıflıyorlar, o tartı salona geliyor bazen herkes çıkıyor tek tek, (ben hariç) hepsi aynı kilosunda, hele pandemide gece 12 de 3 te sofra kuruluyor, ben limonlu su, kahve sigara, aç aç, hep aç, zar zor 70-75 arası kilo bandımı, 65-70 arasına çektim, boyum 1,70 ama 60 kilo olmayı çok isterdim, şu an yine diyetteyim 70 kiloya dayanınca el mecbur, başlıyorum yine aynı telaşeye, diyet alışverişi, sebze yemekleri filan, ömrümü yedi bu kilo işleri benim ömrümü...
devamını gör...

antoine de saint-exupéry tarafından esasında yakın dostu léon werth'in trente-trois jours -otuz üç gün- romanına önsöz olarak kaleme alınan eser, romanın yayımlanması mümkün olmayınca saint-exupéry tarafından hayli değiştirilmiş. werth metinde isimsiz bir dost haline bürünmüş ve fransız halkının bir temsili vaziyetine gelmiş. çok sevdiği dostu léon werth, aynı zamanda saint-exupéry'nin küçük prens (kitap)'ı da ithaf ettiği isim. kitap, kırmızı kedi yayınevi tarafından basılmış, turuncu kitaplar serisinde yer alıyor, dolayısıyla ebat olarak minik bir kitap.

gezgin, esir, mülteci gibi kavramlarla ilgili bakış açımı derinleştiren bir kitap oldu. saint-exupéry'nin dostluğa ve insan ilişkilerine bakışı içimi tam anlamıyla kıpır kıpır etti. yazarın eserlerinde zaman zaman rastladığım mistik yanı seviyorum, bu kitap da bundan nasibini almış diyebilirim. en nihayetinde doğu mistisizmi yok ancak rüzgarla gelen bir çiçeğin kokusu gibi duyuyorum yine de. yazar bu metinde yaşamıyla, seyahat ettiği ülkeler ve deneyimleriyle ilgili bilgilere de değiniyor. bu nedenle yazarı çok küçük bir pencereden de olsa tanımak ve anlamak için birinci elden güzel bir kaynak niteliğinde.

iki kitabı tesadüfen ardı ardına okuyunca sadık hidayet'in diri gömülen (kitap) isimli öykü kitabındaki fransız esir isimli öyküden ayrı düşünemez oldum bu kitabı. talih. fransız esir, bu eseri tamamlayıcı nitelikte benim için. hatta öyle ki, aynı kişi düşünülerek yazıldığını dahi iddia edebilirim. fakat bir yerde aynı kişidir, mevzu bahis aynı halk ve maruz kalınan aynı acımasızlıktır.


devrimci öncüler, hangi partiye mensup olurlarsa olsunlar, insanların değil de (insanı özüne göre tartmazlar) semptomların peşine düşerler. rakip hakikatler onlara birer salgın hastalık gibi görünür. varlığı şüpheli bir semptom uğruna, bulaşıcı hastalık taşıyan kişi karantinaya gönderilir. mezara.

kaynak: bir rehineye mektup - antoine de saint-exupéry, s. 36-37, 2018, kırmızı kedi yayınevi.
devamını gör...

düşündüğünüz kadar değerli değilsiniz. ya da üzüldüğünüz kadar değersiz değilsiniz.

değeri belirleyen sizsiniz.
devamını gör...

benim bildiğim kadarıyla* 4 yaşımdan beri her yaz gittiğim, bütün okul tatillerimin büyük bi kısmını geçirdiğim ilçe. insanlar genelde karabük’ten çok safranboluyu bilirler zaten çünkü kendisi evleriyle, lokum çeşitleriyle, safran çiçeğiyle, son zamanlarda daha da bilinmeye başlayan mükemmel manzarasıyla insanı kendine hayran bırakan ama yüksekliğinden dolayı da biraz korkutan cam terası ve tokatlı kanyonuyla ünlenmiş turistik açıdan önemli bi yerdir. hayatınızda bi kere de olsa 2 günlük minik bi turu hak eden bu tarihi yeri gezmelisiniz bence. etrafında zonguldak,bartın, amasra ve kastamonu gibi yerler olmasından dolayı güzel ve tercih edilen bi uğrak noktasıdır.*
devamını gör...




"başkaları gitmiş olur gidince,
bir sen yakınsın uzakta kalınca..."
devamını gör...

feminist duygularımı coşturan başlık. ama gaza gelmeyeceğim, gaza gelmeyeceğim.
devamını gör...

eyvahlar olsun toy yazarlığımın bir göstergesi varmış dediğim başlıktır. ara ara kullanırım.
(bkz: allahın bildiğini kuldan saklamamak)
devamını gör...

nihayet suyla ilgili yüz güldüren bir haber.

aralık ayı sonunda üzerinde kum adacıkları oluşan meriç nehri eski günlerine döndü. son yağışlarla birlikte meriç nehri'nde su seviyesi 8 ayın zirvesine yükseldi.

--- alıntı ---
balkanlar'dan gelen soğuk ve yağışlı hava sıcaklıkları hissedilir derecede düşürdü. havaların daha da soğuması beklenen bölgede gelecek hafta sonu kar yağışı ön görülüyor.

bu arada bölgedeki su kaynakları da son yağışlarla arttı.

meriç nehri'nin debisi, bölgeye düşen yağışlarla son 8 ayın zirvesine yükseldi.
--- alıntı ---

kaynak
devamını gör...

+fakir mi oluyoruz?
-daha neler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim