geometri bilmeyen giremez
platon’un akademiası olarak bilinen üniversitenin kapısında yazılı sözdür. anlamak için önce matematiksel olarak kavramak gerekir. felsefeyi küçümseyenlere bir uyarı diyebiliriz. bugün felsefe, pek çok kişi için ilim kapısını aralayan, insanı anlamak için atılan olmazsa olmaz bir ilk adımdır.
devamını gör...
şarkılarda sorulan en zor soru
yetinmeyi bilir misin,
sana verdiği kadarıyla hayatın?
sana verdiği kadarıyla hayatın?
devamını gör...
yeni başlayanlar için bahis
olum bir kumar reklamımız eksikti, sözlük lan burası bildiğin bir şeyler okuyalım öğrenelim dediğimiz mecra!
devamını gör...
ahmet telli
devamını gör...
sözlükte çok takip edilmenin aslında iyi bir şey olmaması
katıldığım başlıktır. bazı arkadaşlar takılabilirler bu duruma. her insan farklı sonuçta. ben takılmıyorum. umurumda olmuyor rezil tanımlar giriyorum arada sırada.
benim bu rezil tanımlar kimliğim ulan !
benim bu çirkin tanımlar üslubum ulan !
benim bu rezil tanımlar kimliğim ulan !
benim bu çirkin tanımlar üslubum ulan !
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
arkadaşlar bugün 4 yıllık hayat arkadaşıma evlenme teklifi edeceğim çok romantik olacağına inanıyorum. bana bol şans dileyin lütfen.
devamını gör...
babaya söylemek istenip de söylenemeyenler
şuan sol tarafımda bilgisayar başında oturuyor. ona diyemiyorum. sürekli terslemesinden, laf atmasından çekiniyorum. geçmişe bakınca güzel anılarımızın çok az olduğunu fark ediyorum. ben senden kaçmak istemiyorum. senden azar işitmek istemiyorum. ne yapsam beğendiremedim. sürekli 'tam size güvenmeye başlamışken...' diye başlayan cümleler duydum. artık vazgeçirttin beni. kendimi sana beğendirme isteğimin geri gelmesini istiyorum. beni yapmak istediklerim için engel olmak yerine desteklemeni istiyorum. kendime zarar verirsem tekrar sana sığınmak istiyorum. senden zarar gelmesini değil para da değil destek istiyorum sadece.
ne zaman tekrar sevsem uzaklaştırdın beni kendinden. beni aç bırakmadın açık bırakmadın, dini olarak güzel eğittin bunlar için çok teşekkür ederim. ama bunları yaparken beni çok yıprattın. çok dayak yedim senden. 13 sene öncesi anı hala unutamıyorum. daha 10 yaşındaydım. ceza olarak beni dışarda yapayalnız bıraktın. çok dil döktüm sana ben yapmadım diye, dinlemedin.
bu hayatta ameliyat dışı tek 1 sefer bayıldım o da senin elinde oldu. şimdi gücün yetmiyor diye fiziksel şiddet uygulamıyorsun ama sözlerin dayaklarından daha çok canımı acıtıyor.
(bizim yaptığımız çıkarımlar sonucu narsist kişilik bozukluğu olduğuna kanaat getirdik ama gel gelelim hastalığını kabul etmeyen hastaya tedavi uygulanamaz.)
ne zaman tekrar sevsem uzaklaştırdın beni kendinden. beni aç bırakmadın açık bırakmadın, dini olarak güzel eğittin bunlar için çok teşekkür ederim. ama bunları yaparken beni çok yıprattın. çok dayak yedim senden. 13 sene öncesi anı hala unutamıyorum. daha 10 yaşındaydım. ceza olarak beni dışarda yapayalnız bıraktın. çok dil döktüm sana ben yapmadım diye, dinlemedin.
bu hayatta ameliyat dışı tek 1 sefer bayıldım o da senin elinde oldu. şimdi gücün yetmiyor diye fiziksel şiddet uygulamıyorsun ama sözlerin dayaklarından daha çok canımı acıtıyor.
(bizim yaptığımız çıkarımlar sonucu narsist kişilik bozukluğu olduğuna kanaat getirdik ama gel gelelim hastalığını kabul etmeyen hastaya tedavi uygulanamaz.)
devamını gör...
divan-ı hümayun
osmanlı devletinde padişahın başkanlık etmesiyle toplanan, şimdiki bakanlar kuruluna denk gelen en büyük yasama ve yürütme organı. divana padişah başkanlık eder sıralama ise şu şekilde.
veziriazam, 2.vezir, 3.vezir,4. vezir bu sayı 7'ye kadar çıkabilir. ardından defterdarlar, sedaret kethüdaları, reisül küttab, çavuşbaşı, yeniçeri ağası ve eğer seferde değilse kapdan-ı derya şeklinde olurdu.
19.yüzyılda 2.mahmud döneminde başlayan reformlar ile birlikte tam olarak kaldırılmasa da yapısı epey değiştirilmiştir. vezaret makamları yerini nazırlıklara bırakmış ve artık topkapı sarayında değil babıali'de toplanmaya başlamışlardır.
veziriazam, 2.vezir, 3.vezir,4. vezir bu sayı 7'ye kadar çıkabilir. ardından defterdarlar, sedaret kethüdaları, reisül küttab, çavuşbaşı, yeniçeri ağası ve eğer seferde değilse kapdan-ı derya şeklinde olurdu.
19.yüzyılda 2.mahmud döneminde başlayan reformlar ile birlikte tam olarak kaldırılmasa da yapısı epey değiştirilmiştir. vezaret makamları yerini nazırlıklara bırakmış ve artık topkapı sarayında değil babıali'de toplanmaya başlamışlardır.
devamını gör...
fagositoz
katı maddelerin hücre içine giriş ve hemen akabinde sindirilme (ya da parçalanma/yenilme) prosedürüne veilen addır.
fagositoz prosedürü, bağışıklık sistemini oluşturan hücrelerin patojenlere karşı savunmasında hayati bir işlem görür.
fagositoz prosedürü, bağışıklık sistemini oluşturan hücrelerin patojenlere karşı savunmasında hayati bir işlem görür.
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
#444587 şurada bahsedilen önerinin yeniden altını çizmek gerek. zira ben sözlükte kaybolmaya başladım. çoğu zaman yolumu bulamıyorum. o başlık senin bu tanım benim gezerken, harap ve bitap düşüyorum. yan tarafta akan gürül gürül bir dünya var. aksın zaten onunla ilgili herhangi bir sorunumuz yok. geyik başlıklar boynuzlarını daha da sivriltsin, millet eğlensin buna da bir şey demiyoruz. amma velâkin gelin görün ki, o başlıklar yüzünden köstebek oldum iğne ile kuyu kazıp, arkeolojik eser bulur gibi tanım ve başlık buluyorum. istediğim tarz bir tanım/başlık bulunca heyecandan evraka evraka diye bağırıyorum. bunu yaparken harcadığım enerji sonrasında, yazıları okurken gözlerim düşmeye başlıyor. sızıp kalıyorum.
işte bu sıkıntıya bir çözüm bulmak lazım. sözlükte cidden okunası ve okumayı atladığımız yığınla yazı var. ben bu yazılara sayısal loto çekilişi sonrası, ikramiye kazanmış talihli mutluluğunda ulaşmak istemiyorum. dediğim gibi gerekli kazı çalışmaları da ziyadesiyle yorucu oluyor.
artı bazı başlıklar var ki, onlarda da ciddi bir akış var. misal sözlük yazarlarının şiirleri başlığı ya da karalama defteri vesaire. inanılmaz şiirler var mesela, hele bir yazarımızın yazdığı şiirler var ki es geçilmemesi gerek. ama o kalabalığın içerisinde atlıyoruz bunları ve cidden hakkını veremiyoruz, içinde emek ve güzellik barındıran şeylerin. hal böyle olunca şu vitrin önerisini de okuyunca öneri çok mantıklı geldi. geliştirilmeye de açık...
yönetim bu konuda bir adım atarsa çok iyi olur. sağ olsunlar her şeye kulp takma mütehassısı olan bizlerin taleplerini ellerinden geldiğince yerine getirmeye çalışıyorlar. yönetim derken yoldaşı kast etmiyorum elbette. o bir diktatör. o bir kitle imha silahı. onunla hesabımız mahşerde bile kapanmaz (!)
bu son kısım havalı oldu sanki. oldu oldu. son günlerdeki yoldaşa sallama şenliklerine ben de katılayım dedim. sözlükte itibarı arttırıyor vesselam.
alttaki mesaja el cevap: ben dün senin manas destanını okudum. direkt diploma verdiler bana. o derece. ermolettin şahit.
işte bu sıkıntıya bir çözüm bulmak lazım. sözlükte cidden okunası ve okumayı atladığımız yığınla yazı var. ben bu yazılara sayısal loto çekilişi sonrası, ikramiye kazanmış talihli mutluluğunda ulaşmak istemiyorum. dediğim gibi gerekli kazı çalışmaları da ziyadesiyle yorucu oluyor.
artı bazı başlıklar var ki, onlarda da ciddi bir akış var. misal sözlük yazarlarının şiirleri başlığı ya da karalama defteri vesaire. inanılmaz şiirler var mesela, hele bir yazarımızın yazdığı şiirler var ki es geçilmemesi gerek. ama o kalabalığın içerisinde atlıyoruz bunları ve cidden hakkını veremiyoruz, içinde emek ve güzellik barındıran şeylerin. hal böyle olunca şu vitrin önerisini de okuyunca öneri çok mantıklı geldi. geliştirilmeye de açık...
yönetim bu konuda bir adım atarsa çok iyi olur. sağ olsunlar her şeye kulp takma mütehassısı olan bizlerin taleplerini ellerinden geldiğince yerine getirmeye çalışıyorlar. yönetim derken yoldaşı kast etmiyorum elbette. o bir diktatör. o bir kitle imha silahı. onunla hesabımız mahşerde bile kapanmaz (!)
bu son kısım havalı oldu sanki. oldu oldu. son günlerdeki yoldaşa sallama şenliklerine ben de katılayım dedim. sözlükte itibarı arttırıyor vesselam.
alttaki mesaja el cevap: ben dün senin manas destanını okudum. direkt diploma verdiler bana. o derece. ermolettin şahit.
devamını gör...
din tüccarı
kendi inancını karşısındakine kabul ettirmeye (bazen zorla) çalışan kişidir. teknoloji çağındayız, doğru kaynaklara ulaşabilirlik oldukça kolay. aklı selim insanlar olduğumuzu da varsayarsak, bırakın herkes özgür iradesiyle aklıyla inanacağı dini bulsun.
devamını gör...
merve dizdar'ın boşanması
iyi de bundan bize ne dediğim haber.
edit: başlık sahibi kaçmış başlık başıma kalmış.
edit: başlık sahibi kaçmış başlık başıma kalmış.
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
hoş gelmiş sözlüğün çalışkan arısı. özlendiniz efendim. bilin istedim.*
devamını gör...
trt dinle
trt’nin; müzik çeşitleri, radyo tiyatrosu, sesli kitap vs barındıran ve tahminimden çok daha iyi olan uygulaması.
dinlemek istediğin müzikleri moduna göre seçmen de ayrı bir keyifli.
dinlemek istediğin müzikleri moduna göre seçmen de ayrı bir keyifli.
devamını gör...
aşk acısı çekenlere tavsiyeler
unutmayın; ayrılıklar da sevdaya dahil.
çekmeniz gerekiyorsa çekin, teselliyi başka kollarda, başka bedenlerde aramayın.
çekmeniz gerekiyorsa çekin, teselliyi başka kollarda, başka bedenlerde aramayın.
devamını gör...
antilopla empati kurup sırtlanı ötekileştirmek
+pis hayvan ne olacak!
-hanım sakin ol.
+bak gördün mü nasıl boğazladı yavrucağı, belki çocukları vardı.
-canım belki sırtlanın da...
+sus sus erkek milleti değil mi hep şiddet yanlısısınız.
-hanım sakin ol.
+bak gördün mü nasıl boğazladı yavrucağı, belki çocukları vardı.
-canım belki sırtlanın da...
+sus sus erkek milleti değil mi hep şiddet yanlısısınız.
devamını gör...
calcifer (yazar)
hayao miyazaki’nin muhteşem bir animasyonu olan yürüyen şato filmini çoğumuz seyretmişizdir. diana wynne jones'un wizard's castle kitaplarından ilki olan howl's moving castle'da, kayan yıldız iken düşme sonrasında howl'un kalbiyle hayatta kalan çok sevimli bir karakter vardır: calcifer. yürüyen şatonun içindeki ocaktaki ateştir ama sadece şato için enerji üretmekle kalmaz; şatonun kaptanlığını da yapar. onun yanında asla sıkılmazsınız. kafa sözlük’e de bir calcifer lazımdı ve aramıza gelip bize pozitif enerji verdi. hoş geldin kıymetli yazar calcifer.
devamını gör...
küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan sözler
kürtler de insandır
karıncayı bile incitmem
kadınlar acizdir, allah'ın emanetidir
kızını dövmeyen dizini döver
karı gibi... yapmak
karıncayı bile incitmem
kadınlar acizdir, allah'ın emanetidir
kızını dövmeyen dizini döver
karı gibi... yapmak
devamını gör...
çilekeş
orhan gencebay'ın 1979'da seslendirdiği güzel bir eserdir.
orhan gencebay - çilekeş
orhan gencebay - çilekeş
devamını gör...
yazarların çocukken en sevdiği oyuncakları
ne porselen bebeğim ne legolarım oldu çocukluğumda. kaysı ağaçlarının sulandıktan sonra oluşan çamurla yaptığım bebeklerin ve diğer oyuncaklarım benim için çok değerliydi. çünkü kendim üretiyordum ve emek harcıyordum.
devamını gör...