ne zaman çalmaya kalksam altında yatanları bildiğimden olsa gerek ellerimin titremesine ve sürekli penayı yere düşürmeme sebep olan the cranberries şarkısı. yıllar geçti yine de gitarı elime aldığımda çalmaktan kaçıyorum. sanatın bazı şeyleri insanın yüzüne nasıl vurduğunun en kesin kanıtıdır bu şarkı.

"another mother's breaking
heart is taking over
when the violence causes silence
we must be mistaken
ıt's the same old theme, since nineteen-sixteen
ın your head, in your head they're still fighting"
devamını gör...

ukdeyi bırakan: supportgirl

manalı sözleri olan sadık gürbüz türküsüdür.

demiri toz ederler loy
kan serperler gökyüzüne
sevgiyi yoz ederler loy
kül serperler kör gözüne




not: sözlerinin hüseyin ilbey'e ait olduğunu söyleyen bir kaynağa denk geldim. hikayesini ise tam doğrulamadığım için paylaşmadım.
tık
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

en güzel şekli, kabuğunu üstten soyup rafadan yumurta gibi çay kaşığı ile kaşıklamak. hem kabuğuyla uğraşmıyorsunuz hem de çabuk tükenmiyor.
devamını gör...

evet, içimizden nadir de olsa dahiler çıkarıyoruz. ancak, genele veya ortalamaya bakılırsa doğru önermedir.
devamını gör...

murathan mungana ait bir şiirdir.

daha az seviyorum seni
giderek daha az
unutur gibi seviyorum
azala azala
aramızdaki uzaklığın karanlığında
geceler kısalıp, gündüzler uzuyor böyle olunca
daha az seviyorum seni
kendini iyileştiren bir yara gibi
daha az
ve zamanla

sen geceyi tutuyorsun, ben nöbetini
uzak dağ kışlalarında
görmüyoruz birbirimizi
usul usul sis iniyor
kopmuş yollara
ışığı hafif, uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin
bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda
sevgilim sevgilim
yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da

artık daha az seviyorum seni
unutur gibi, ölür gibi daha az
yeniden ödetiyorum kendime
onca aşkın öğretemediğini
kolay değildi
yalnızca sevgilimi değil, evladımı da kaybettim ben
kaç acı birden imtihan etti beni
bir tek gece vardır insanın hayatında
ömür boyu sürer nöbeti
bu da öyleydi,
iyi ol, sağ ol, uzak ol
ama bir daha görme beni.
devamını gör...

bu durum aslında kabileden kabileye biraz farklılık gösteriyor. gerek takılan tüyler anlamında gerekse sembolize ettiği değer anlamında mevzu biraz karışık.* misal lakotalar'da ilk tanımda belirtildiği üzere savaşçı tüyü kazanılması gereken bir ongundur. tıpkı isim hakkı gibi ilk tüyün takılması da çok önemlidir ve merasimlerle kutlanır. amma velakin tüm kabile erkekleri savaşçıların taktıkları tüylerden takmaz. misal bazı yaşlı şamanlar baykuş tüyü takarlar ki, bu onların bilgeliğini sembolize eder. ancak onlarda ritüellerinde muhakkak kartal tüyü kullanırlar. bu tüylerin edinilmesinde ise kartal avcıları büyük rol oynar.

şuraya edward curtis'in çektiği bir kartal avcısı fotoğrafını iliştireyim;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ha keza apaçiler'de kartal tüyünü en yoğun takanlar savaşçılar değil şamanlardır. başlıkları kartal tüyünden olduğu gibi aynı zamanda asaları da kartal tüylüdür. çünkü kartal tüyünün hem şifa verdiğine hem de yaratıcı ile iletişim kurma noktasında etki icra ettiğine inanırlar. ayrıca bizim barış çubuğu olarak adlandırdığımız kızılderili pipoları genellikle lakotalar'da kartal tüyü ile süslenir. sebebi de şöyle açıklanmıştır;


kutsal pipo’nun sapının tömbeki basılan kafa
kısmına eklenen yerde 12 tane tüy vardır,
bu tüyle damalı kartalın tüyleridir.
bu tüyler yeryüzünde yaşayan bütün
kanatlı yaratıkları temsil eder.
onlar, sizlerin arasında, sizlerle birlikte yaşar.
her kim bu kutsal pipoyla kutsal ruha haber salarsa
bu alemde canlı yaşayan her ne var ona katılır.
bu kutsal pipoyu yakarışlarınızda kullanırsanız,
siz, bütün canlı varlıklarla her canlıya yakarmış olursunuz.
bu kutsal pipo sizi, bütün akrabalarınıza bağlar.
sizi atalarınızın atasına,
büyük annelerinizin büyük annesine götürür.
kutsal pipodaki kızıl taş, toprak anayı simgeler,
üzerinde yaşamakta olduğun toprak anayı.
kızıl topraklar üzerinde yaşayan
iki ayaklı yaratıklar da kızıldır
wakan tanka, sizin önünüze bir kızıl yol çizmiştir...

ed mcgaa / eagle man/ mother earth spirituality syf 3-5


yine güneş dansı yapan bazı dansçıların da farklı tüyler taktıkları bir vakıa. cheyenne'lerde ise massaum dansı yapan kızılderililerin kimi zaman daha fazla tüye sahip olduklarını görürsünüz. cheyenne başlığında yanlış hatırlamıyorsam biraz değinmiştim o konuya.

hülasa; genel olarak bir mertebe simgesi olsa dahi pek çok kabilede kullanımı farklılık göstermiş. kullanan kişi, nesne ve olaya göre değişiklik arzetmiştir.
devamını gör...

soğuk bir eskişehir günüydü.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...


"sevdim seni gizlisi saklısı yok
sevdim seni başkası yok
bir savaştır sürüp gider aramızda, haklısı yok
~
ne bu aşk bir kedi ne de sen bir kuşsun
ne hayat bir hamal ne de sen yokuşsun
ne yalnızlık peçete ne de aşk leke
dökülmüş üstüne hadi sil
hadi sil sararıp solan aşkımızı
güller ve hayaller
isimler ve resimler silinir
aşklar da bir gün eskir
~
ister sev ister sevil
hiçbir şey olması gerektiği gibi değil
"

ezginin günlüğünün aşk yüzünden albümünden bir şarkı.
devamını gör...

amerika birleşik devletleri'nin connecticut eyaletinde doğmuş olan doktor william beaumont'un 19. yüzyıl başlarında yaptığı ve mide ile ilgili çok önemli bulgular elde ederek adını tarihe yazdırdığı bir garip deney.

beaumont, askeri bir görev için mackinac kalesi'ne gönderilir. burada çalışmaya başlamasının 2. yılında bir hasta getirilir. alexis adlı hastası bir tüfekle vurulmuştur. saçmalar alexis'in karnının sol üstüne doğru olan bölgeyi parçalamıştır. bu arada da mide ile karın arasında bir fistül oluşmuştur.

1 seneye yakın bir zaman geçer. hasta hayatta kalmış ve iyileşmeye başlamıştır. ancak fistül olduğu yerde durmaktadır. bu durum beaumont'un kafasında bir fikir oluşturur ve doktor 2,5 santimetre çaplı bu fistülden göründüğü kadarıyla hastanın midesini incelemeye karar verir. hastanın onayı ve gerekli izinler ile çalışmalara başlar. yiyecekleri ipe bağlayarak fistül içerisinden hastanın midesine sarkıtır. bir süre sonra geri çekerek nasıl sindirildiklerini gözler.

hasta için bu deneyler nasıl bir histir bilmem ama sonuçlar mide hakkında önemli detaylar verir. örneğin sindirim olayının mekanik değil kimyasal bir süreç olduğu, bu deneyler neticesinde çıkar ortaya. bazı besinlerin diğerlerine kıyasla daha geç sindirildiği, mide asidinin yapısı, bu asidin çalışmasına en uygun sıcaklık ve alkolün mide üzerindeki olumsuz etkileri gibi birçok bilimsel kanıt, bu deneyler sayesinde girmiştir literatüre.

çalışmaları nedeniyle, daha sonra müzeye dönüştürülen mackinac kalesi'ne beaumont'un adına bir anıt dikilir. beaumont da tarihe "gastrointestinal fizyolojinin babası" olarak geçer.
devamını gör...

ikisi bir arada nescafe
müzik
deniz esintisi
sarılmak
öpmek
gülmek
ormanda yürüyüş
hayvan kardeşlerimizle vakit geçirmek
çocukların masumiyetini hissetmek
devamını gör...

şiirin adı: içimdeki bsen

tür: gilisel kisişim mavrası

kalabalığın kaçınılmaz yalnızlığının tamircisiysem, okunması ve lakin anlaşılması zor olmayan bir kaynak eleştirisine maruz kalıyorsam, kişisel sebeplerden ötürü yaşamaya devam etmek zorundaysam, kendimde değilim demektir.

çiçeklerin dilinde seviyorum demek isterdim seni. senin, bulutların içinde kaybolmak gibiydi gözlerin. senin, denize yada doğaya kaçışın izlerini anımsatan sesinle bakıyorum bu hayata. klişelerin daha bir klişe olduğunu ispatlamak değil derdim. yinede benim toprağımda filizlenmeli senin köklerin. bencilce seviyorum seni her şeyinle kendime dolanıp sıkmalıyım ikimizi bir boğumda. bizde her şey biraz manyakça bütün bir saygımla nefret edebilmem gerek, samimi ve içten bir nefreti herkes hakeder. göğün benzersiz hikayesi gibisin şimdi, geceleri doğuyor gündüzleri kayboluyorsun mevsimlerce sarhoşsun derken bayılıyorsun ve çıplak bir şekilde mağaramda güzelce uyuyorsun.
devamını gör...

uzun süredir kalemi elime almıyorum işi gücü sebep edip. içimden kendime kızıyorum 'ne güzel çiziyorduk, çizmeye çalışıyorduk!'. eskilerden belki 2 sene öncesinden bir resim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"kapılar açıldı ve içeriden üniformalı, omuzları düşük bir beyefendi çıktı.. kapıdan çıkan beyefendi bizzat kendi burnuydu!"
devamını gör...

yapılan, tasarlanan ya da hissedilen bir eylem, tutum, duygu vs gibi davranışlara gerek maddi gerek de manevi -tek taraflı olarak- paha biçmek, bunun karşılığını talep etmek ve bu talepten medet ummak anlamı taşıyan his, durum.
devamını gör...

kalça ekleminde bulunan ve aşırı iç rotasyon yapmasını engelleyen bağdır.
devamını gör...

bazı insanlarımızın sanki tırnağını etinden ayırıyormuşcasına ayırmadıkları, ayırmamakta direttikleri bağlaçtır.

lütfen ayırınız.
devamını gör...

kendi halinde kafasını dinlemek isteyen insandır. hem belki sadece tek başına zaman geçirmekten hoşlanıyor olabilir. belkide sosyopat falandır. rahatsız edilmemesi gerekir.
devamını gör...

mersin'den.
(bkz: nazife bilgin hazar)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ışıklar kapanınca çığlık atmak.
neden yaptıklarına asla anlam verememiştim, şimdi de veremiyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim