manzara denince akla gelen şehir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

anne babasının eğitemediğini eğitmeye çalışmak..
sanırım bana normal bir insan evladı denk gelmedi.
devamını gör...

8 aralık 2020 günün ünlüsü yazarımız jack the ripper oldu.
instagram postumuz
devamını gör...

her şey yolunda
devamını gör...

1963 istanbul doğumlu besteci, şarkıcıdır. bir dönem grup yorum solistliği yapmıştır.
efkan şeşen-yüreğim yangınlarda en sevdiklerimden. *
devamını gör...

tavuk dürüme bayılan biri olarak yiyemediğim dürüm çeşididir.

ilk defa denediğim mekandaki tavuklar dünden kalmaydı ve içindeki ek malzemelere alışamadım. standart tavuk dürüme devam.*

dürüm yerine sürüm yazmışım editi: allah affetsin. deneme sürümünün berbat olmasının acı bir neticesi bu zannedersem.*
devamını gör...

tanım girmeyi inanılmaz keyifli hale getiren eylemdir. türden türe atlayan parçalar yaratıcılığınızı körükler resmen, yazarsınız da yazarsınız.
devamını gör...

rahmetli levent kırca'nın programını kapatan sistemden ne beklenirdi ki?
devamını gör...

antika hayranlarından biri olarak adetten olduğu üzre, her sözlükte hakkında destan yazdığım senfonik metal grubudur.
bir 15 sene önce falan kafayı bu grupla o kadar bozmuştum ki finlandiya’ya yerleşmek için ciddi uğraşmıştım. şu an yollarına eski after forever solisti floor jansen’le devam etmektedir. floor’y gruba almak müthiş bir adım oldu ama gel gelelim, gruba dahil olduğundan beri kadının o insanın içini titreten yorumlarını duyamaz olduk. aslen bakılacak olursa grup orijinalinde power metale daha yakın bir tonda ilerlerken, century child albümüyle birlikte senfonik metal yoluna girdi. tarja turunen’i gruptan çıkarmakla elbette orijinal dokusunu kaybettiler ama dünyadaki tarja fanatiklerine rağmen, anette olzon’la çıkardıkları dark passion play en çok satan nw albümü oldu. anette’nin yetersiz vokaline rağmen kabül edelim ki kusursuz bir albümdü. grup artık bence son demlerini yaşıyor. özellikle son iki albüme bakıldığında şarkıların basitliği insanın yüzüne tokat gibi vuruyor. tuomas’a evlilik ve mutluluk hiç yaramamış bence. adam mutluyken güzel şarkı yapamıyor sfsfaga nerede ghost love score, bless the child, deep silent complete, nerede bu üçüncü sınıf gotik metal grubu tadında şarkılar?!
devamını gör...

düğün istemiyorum, o parayı yiyebiliriz.
devamını gör...

başrollerini seçkin özdemir ve irem helvacıoğlunun paylaştığı atv’nin yeni yaz dizisi. umarım reyting kurbanı olmaz ve kışın da devam eder diyerek başlıyorum anlatmaya;

dün başladım alışılagelmişin dışındaki diziye. iki bölüm izledim, gayet akıcı. göze sokulan vıcık vıcık romantizmli aşk yok. holdingler, yatlar, katlar, altından varaklar yok. fakir güzellemesi yok. tanındık yüzler yok. her bölüm göreceğimiz ekip hariç tabii.

peki ne var bu dizide?

maviş gözler var. öfff buraya parmak basmayacaktım ama ne yapayım herkesinde bir zaafı var kardeşlerim. neyse, devam…

bir klişe olarak cinayet büroda çalışan başkomiserimiz tam bir badboy. başına buyruk, duyguları savruk değil fakat intihar girişiminde bulunup, çatıya çıkan adamı sen misin zırt pırt bizim ekibi yollara düşüren dercesine koşup, iten, anlık kalp krizi geçirten bir serseri. salaş, bakımsız, haldır huldur konuşup, laf sokmayı seven, zeki birisi.

bir de onun zekasına rakip olacak psikologluğu hobi olarak yapan bir ev hanımı var. hanımefendi adeta bir türk sherlock. hatta dizinin giriş introsudaki müzik de sherlocktan uyarlama. insanı otomatikmen iyi hissettiriyor.

dizide göz miktarı kadar espritüellik ve mizah var. şuana dek beş bölümü yayınlanmış. iki bölümde de cinayet var, belki her hafta cinayet olucak ki böylesi iyi. bir cinayeti bir sezon boyunca çözme olayı yok. uzun bakışmalar yok. dizideki kadınlar aldatılıyor, kocaları katil olmakla suçlanıyor ve bu duygular çok hızlı sindiriliyor. ne çabuk hazmediyorsunuz demeye kalmadan diğer sahne meşgul ediyor zihniyetinizi. ben bu akışkanlığa bayıldım. öte yandan olayları çok çabuk sindirdikleri için ya bana duygu geçmiyor, ya da az bilindik yüzler ve figüranlar güzel oynayamıyor. yermiyeyim şimdi de, olurda buralara bakarlarsa eleştirimi de yapayım, iyi oyuncular seçiniz ilerde lütfen. şu mis gibi diziyi harcamayınız.

daha fazla bilgi edinmek veya spoilerlı olsun benim olsun demek isterseniz ünlü youtuber murat soner diziyi kanalında eleştirmiş. ve inanır mısınız o her şeye bok atan adam bile bu diziyi sevmiş. insan hayret ediyor.

şuraya dizinin tanıtımını bırakamıyorum çünkü atv yasaklamış videolarının başka sitelerde paylaşılmasını. yine de bir göz atın. haftada iki saatlik güzel vakit geçirmek için birebir dizi. cips sosu, acılı cips ve buz gibi kolanızı da yanınızda bulundurunuz çiçeklerim.
devamını gör...

iskambil kağıtları ile bakılan fallardan sadece bir tanesidir ancak diğer falların tamamından farklı olarak çok tehlikelidir.

solitaire ya da spider solitaire oynarken karşılaşılacak bir tehlikeden bahsetmiyorum. bu iki oyundaki tehlike iş saatlerinde oynanan oyunlar oldukları için patrona ya da amire yakalanma tehlikesi olabilir. ben kurukafa falı ile ilgili çok daha büyük bir tehlikeden söz ediyorum.

iskambil kağıtları ile fal bakmak eğlenceli olabilir ya da sadece zaman geçirmek için yapılan bir etkinlik olarak görülebilir ama bazı insanlar bu tür falları bir yol gösterici olarak görür ve hatta zamanlarını bu fallara göre belirleyebilirler. ama kurukafa falı bu planlama mevzuunda diğer bütün fallardan üstündür.

aynı mantıkla işler oyun diğer fallarla. her seferde dört kağıt açılır ve en üstteki kağıt eğer yerde serili olan kağıtlarla uyumlu ise üzerlerine yerleştirilir. sadece bir siyah bir kırmızı olmak zorunda üst üste gelen kağıtlar.

diğer bir durum ise kurukafa falını açan kişinin falın çıkmasını istemiyor oluşudur. zira eğer kurukafa falı çıkarsa fal açan kişi o gece ölecektir. denemek isteyecek kadar cesursanız biraz araştırıp fal kurallarını tam olarak öğrenerek yapabilirsiniz bunu.

ben h.h.munro’nun yalancısıyım ama bunu yapan üç nesil kadının öldüğü bilinmekte.

şeytanınız bol olsun!
devamını gör...

sally rooney'nin aynı adlı romanından uyarlanan dizi. ortalamanın epey üstü bir iş nedense pek popüler olamamış.

hikaye, marianne sheridan ve connell waldron etrafında dönüyor. marianne mesafeli annesi ve erkek kardeşiyle yaşayan, varlıklı, zeki ama dışlanmış bir genç kız. annesi lorraine'in mariannelere temizliğe gittiği connell ise atletik ve popüler bir delikanlı. ikili lisedeyken tanışıyorlar, aşık oluyorlar, üniversite boyunca da birbirlerinden tam anlamıyla kopamayışlarını takip ediyoruz. bu süreçte ikisinin de hem iç dünyalarındakini dışarı yansıtmadaki acizlikleri hem de topluma ayak uydurma çabalarının yarattığı çatışma sebebiyle toksikliğe varan ilişkilerinin bir nevi çözülmesini izliyoruz.

oldukça sıradan gözüken bir hikayenin işlenişindeki özenle ne kadar duygusal ve özdeşleşilesi bir anlatıya dönüştüğünü keşfetmek isteyenleri kitabı okumaya ve/veya diziyi izlemeye davet ediyorum. bilhassa diziyi sevenlere romanını öneririm. öyle modern klasik olacak, aldığı ödülleri hak edecek ölçüde aşmış bir roman olmadığının altını çizmek lazım elbette. normal insanların toksik ilişkisini epey gerçekçi ve yalın bir dille aktardığından sürükleyiciliğiyle cezbedici bir roman diyebilirim. rooney'nin dilinin sadeliği ve dobralığı bazen öyle ağır ki sanırsınız böğrünüze öküz oturmuş. araya sıkıştırdığı politik görüşleri ve göndermeleri tam ayarında, karakterlerine söyletiyor ve düşündürüyor bunları fakat asla didaktik bir tarzda değil.

--- alıntı ---

“ıt was culture as class performance, literature fetishized for its ability to take educated people on false emotional journeys, so that they might afterward feel superior to the uneducated people whose emotional journeys they liked to read about.”

--- alıntı ---
devamını gör...

istenmeyen tüylere karşı yürütülen ve genellikle kan dökülmeden sona eren amansız mücadele.
devamını gör...

o mesajı gerçekten atmak istesen niye tereddütte olurdun, veya o mesajı gerçekten atmak istemesen niye içinden atmak gelirdi? durun ve gecenin 3’ünde duygularınızla hareket edin, boka sararsa mantıkla harekete devam.
devamını gör...

(bkz: yalnız bu bana biraz abartılı geldi)

uçurulan yazarlar için yönetimden açıklama falan istemem şahsen. takip ettiğim, tanıdığım bir yazar olmadığı sürece merak da etmem neden uçurulduğunu. bazen yönetimin bile açıklamaya utandığı olaylar oluyor. gördük zamanında.

ayrıca hristiyanismail kimdir, tanımam etmem. ilgili yazarın eksikliğini hissettiğim söylenemez.
devamını gör...

dinlerken 2009 yılında, yağmurlu bir akşamda sokak lambasının ışığını anımsatan* çok sevdiğim bir şarkı.
devamını gör...

hâla, genellikle dedikodu bağımlısı ve hemen bütün akrabalar arası sorun çıkarır.

amca, mal paylaşımı konusunda sürekli sorun çıkaran, genellikle herkesten borç para söğüşler ve her işi iflasla biter.

kayınço, garip bir tiptir kız kardeşini verdi diye sürekli sizi kendine karşı borçlu hissettiren gereksiz bir varlıktır.

enişte, sırf enişte olması bile sinir bozmaya yeterlidir, aileye sonradan dahil olan ve burnunu her işe sokan bu tiplerin her konuda kendince doğru fikirleri vardır.

bacanak, hiç bir kan bağı olmadığı halde sürekli aile içinde olup sürekli bir çakallık kurnazlık peşindedir.

baldız, ismi bile tedirginlik havası yaratıyor, ablayı enişteye karşı sürekli zırhla gezdirir.

dayı, genelde işsiz ve hovarda, ve parasızdır.

elti, genelde rekabet halindedir ve iki elti kargaşası tüm aileyi felakete sürükler.

kuzen, aslında arkadaş gibi görünür ama sizinle sürekli sidik yarışı halindedir.

kaynana, iyisi anneden öte kötüsü ise şeytanla yarışan bir akraba türüdür.
devamını gör...

zorunlu sevginin olduğu şeydir.
akrabalar arası saçma, zorunlu bir sevgi bağı vardır. oysa sevgi kazanılan birşeydir.
dostoyevski.
devamını gör...

tanım yorumlama çok keyfli olmuş. başarılı buldum, devamı gelmeli.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim