içimiz kor, dilimiz lal, yüreğimiz hüzün içinde!
sanırım asla anlayamayacağım öteki hissedilene zulüm yapmayı reva görmeyi. hala bu çağda - burada bile- bazı yazılanları görünce kanım donuyor.
biraz merhamet, biraz iyilik diliyorum. biraz insanlık...
ötekileştirmeyen bunca insanı görünce de yüreğimde bir umut. iyi ki...
devamını gör...

yalnızca kıymetli keyfim böyle istediği için olmasın?
bununla birlikte sizin geceniz benim gündüzüm,sizin gündüzünüz benim gecemdir.
ek olarak sadece yöneticilerin isteğiyle değişiklik yaparım.
bir dahaki sefere gece görselleri için saat 22.00'yi,gündüz için de 10.00'u beklerim.
zamanı gelince"sözlüğün muhtarı"olan siz zat-ı şahanelerinden onay alıp devam ederim.
devamını gör...

almanın bile insanın içini kıpır kıpır ettiği mesaj. detaylı hazırlanmazsınız. yazsa efil efil bir elbise, dolgu topuklu ayakkabı; kışsa balıkçı yaka kazak, deri ceket ve topuklu bir çizme... hemen şöyle bir rimel, biraz yanağa renk... saçlar iyiyse zaten iyisin. aç müziği, bas gaza, suratında içten bir gülüşle o anın keyfini çıkar... ay yazarken bile ne kadar içine işliyor insanın...
devamını gör...

son bug bügücü başlıklardan birisidir.
devamını gör...

empati efendim. o kadar kolay ve o kadar zor ki. sadece biz olsaydık diyeceğiz ve buna göre değeriendirip, davranacağız ama malesef bunu başarabilmek göründüğünden daha zor.
devamını gör...

yahu nefret söylemlerinin nelere sebebiyet verdiğini görün artık. sizin kamuya açık mecralarda yazmış olduğunuz şuursuz yazılar farklı insanlarda farklı karşılıklar buluyo. ben bu tür cinayetlerde -aynı kadın cinayetlerini meşrulaştıran sözlerin sahiplerinde olduğu gibi-mülteci nefretini körükleyici açıklamaların sahiplerini de sorumlu addediyorum, umarım bu bi gün yargıya da intikal eder..

edit 1 : katilin ırkının önemi yok. bu ülkede mültecinin can güvenliği yok.
devamını gör...

daha önce dinlemiş yazar varsa yönetim beni çaylak yapabilir, buyrunuz:


edit: bir bilen çıktı arkadaşlar, sayonara.
devamını gör...

bir alberto manguel kitabıdır.

daha önceki birçok tanımda adını andığım ve bundan sonra defalarca daha anacağım dünyanın en büyük okurlarından biri olan alberto manguel’in yazdığı bu muhteşem kitap insanda öğrenme araştırma isteği uyandırmakla kalmıyor, ayrıca okuru alıp öğrenmek istediği şeylerin tam yanına götürüyor.

bir fikir olarak kütüphanenin doğuşundan modern kütüphanelere uzanan muhteşem bir yolculuk vaadiyle başlayan kitap bu vaadi yerine getirmiş olmanın haklı gururuyla son buluyor.

bir kütüphanedeki kitapların nasıl dizilmesi gerektiğinden kütüphane mimarisinin nasıl olacağına, bir kütüphanenin sahibi hakkında neler anlatabileceğinden yok olan kütüphaneler için yakılan ağıtlara kadar her şey var kitapta.

nitelikli bir okur olduğunu iddia eden ya da böyle bir hevesi olan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap. aynı zamanda eğer kendinize ait bir kütüphane sahibi olmak istiyorsanız da bu kitabı mutlaka ama mutlaka okuyun.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kendisine ait altmış bin kitaplık dev bir kütüphaneyi eski bir kilise satın alarak kuran büyük okur kullanılmayan eşyalar deposuna benzeyen kütüphanemi yeniden gözden geçirmeme neden olmuştur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ayrıca büyük okur alberto manguel bir insanın kütüphanesindeki kitapların dizilişinden o insan hakkında her şeyin öğrenilebileceğini de söyler. bu benim için korkutucu oldu biraz.
devamını gör...

yaşam ile ölüm arasında var olan çizginin artık bir şey ifade etmemesi durumudur.
devamını gör...

param var tavırları. yapmayın hemcinslerim. lütfen.
devamını gör...

anlaşılması güç taraflarımızdan biri.
- kendimizi sevmezken sevilmeyi beklemek,
- kendimizi anlatmazken, hissimizi anlatmaya üşenirken anlaşılmayı beklemek,
- kimseye anlayış göstermezken hoşgörü beklemek
- kimse için fedakarlık yapmazken fedakarlık beklemek,
gibi. edilgenliği bırakıp etken olmayı seçersek hayat daha güzel ve anlamlı olacaktır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: sagopa kajmer)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

unutulmak.
devamını gör...

doğduğumdan beri içinde olduğum batak.
(bkz: batak kelimesinin cuk diye oturduğu yerler)

saçlarımın boyu yalnızca iki yıl omzumdan aşağıdaydı. onun haricinde yıllardır omuz yahut boyun üstü. liseye kadar kulağımda keserdi mesela annem. zamanla gürleşti, zaten kıvırcık olan kafa iyice bonusa döndü ama olsun. seviyorum, sevmeye devam edeceğim!

yaşasın kısa saç seven kadınlar! *
devamını gör...

bugün doğum günü olan minnoş yazar tanesi.

iyi ki doğdun minik kuşummm.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

genellikle kişiyi dengeler,dinlendirir,geliştirir.

psikolojik, bilişsel, duygusal
şarj ve deşarj sağlar.
bakış açısını güçlendirir.

ucuz olanları da vardır:
yürümek,koşmak,müzik dinlemek,kitap okumak,resim yapmak ...

mutlaka bir hobiniz olsun,her kişide aynı olmayabilir.
devamını gör...

- kaç sigaramız kaldı ?
- sigaramız diye genel bir durum yok.
devamını gör...

asla yapamadığım olay. tam tersine, bugün kalkmam gereken saatten 1 saat önce uyandım. o vakti uyuyarak geçirsem? yok. bünye streslere boğularak 1 saat boşluğa bakmayı seviyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim