fransız ihtilali
hanneh arendt'e göre kitlelerin maddi açıdan refahını sağlama amacını güttüğü için başarısız olan devrimdir. arendt bunun karşısında mesela amerikan devrimi'ni örnek gösterir; orada ülkenini büyük olması, devasa toprakları ve doğal kaynakları ile zaten belirli bir maddi zenginlik seviyesi tutturulmuştur, bu sebeple amerikan devrimi kitlelerin maddi sıkıntılarına odaklanmamıştır ve yalnızca iyi işleyecek bir politik düzen kurma işine soyunmuştur. bana kalırsa arendt burada ağzındaki baklayı çıkarmamaktadır. söylediklerinin şöyle bir alt metnine inince, fransız devriminin, ayak takımının hınç (nietzcshe ressentiment derdi) duyguları ile gerçekleştirdiği bir devrim olduğunu düşündüğü anlaşılıyor. dolayısı ile bu çok büyük ve rasyonel olmayan kitle devrimin ana motorunu oluşturmuştur ve bu gücü kontrol etmek imkansız olduğu için zamanın şartlarına göre oraya buraya savrularak bir zincirleme reaksiyon yaratmıştır. bastil'in basılması, versailles'ın basılıp kral ve ailesinin zorla tuileries'e götürülmesi, sonra tuileries'nin de basılıp kralın öldürülmesi, grondin'lerin meclisten toplanıp idam edilmeleri, aristokratlara karış gerçekleştirilen cadı avı, hapishanelerde bulunan monarşistlerin katledilmesi, meşhur jakobin terörü, fransız devriminin savaş yolu ile tüm dünyaya yaygınlaştırılmaya çalışılması, termidor reaksiyonu ve bu sefer jakobenlerin katledilmeye başlanması vb. vs. bir zincirleme reaksiyon gibi birbirini takip eden bu olaylar, hep bu hınç, kıskançlık ve nefret duyguları (bu duyguların tümünü en iyi karışlayan kelime ressentiment) ile hareket eden irrasyonel kalabalıkların zamanın şartlarına göre bir o bir bu cenah tarafından harekete geçirilmesi ile gerçekleştirilmiştir.
devamını gör...
güne bir sanat eseri bırak
güne günün en güzel zamanından, gün batımından bir tablo bırakayım.
frederic edwin church (1826-1900) - ship at sunset
frederic edwin church (1826-1900) - ship at sunset
devamını gör...
takip edilesi sözlük yazarları
benim takip ettiğim karşılıklı sevgi, saygı, beğeni, favori ayarlarımız tam olan yazarlar.
onlar kendilerini biliyor.
onlar kendilerini biliyor.
devamını gör...
akrep
tek batırmada zehirli bir yara oluşturma gücüne sahip canlıdır. kavisli kuyruğunun ucundaki kıvrımlı iğnesini böcekler ve örümcekler gibi avlarını felç etmek ve öldürmek için kullanır.
devamını gör...
madalyasız yazarların boş beleş tipler olması
tüm madalyalara hükmeden tek bir yüzük... bu saatte bu kadar şaka yapabiliyorum. şimdi bu şakayı yapmasam bir taraflarım şişer. benim şişeceğine sizin şişsin kardeşim.
bize milletimizin taktığı madalyalar yeter ey kılışdaroğlu.
bize milletimizin taktığı madalyalar yeter ey kılışdaroğlu.
devamını gör...
okunması gereken kitaplar
kafa sözlük hediye ederse okuyacağım kitaptır.
devamını gör...
friedrich nietzsche sözleri
kim namus ve ahlâk şövalyeliği yapıyorsa bilin ki en namussuzu o' dur.
devamını gör...
kadınlar parasız erkeği sevmez
para demek güç ve zeka demektir. akıllı kadın paraya, zeki kadın güç ve zekaya bakar. yani biri için nicelik/netice önemli iken, diğeri için nitelik/hatice önemlidir.
sonuç olarak ortak nokta güçtür. kadınlar güçlü erkekleri sevebilir. bu mental olarak da fiziksel olarak da böyledir. kadın korunmak ister, yeri gelince geleceği de korunsun ister. kadın yüzeyselse buna anlık ve çıkarcı gözle bakabileceği gibi bu aynı zamanda neslin devamı için bir savunma mekanizmasıdır da diyebiliriz.
yani kadın cüzdana bakar deyip sakın konuya bok atmayın derim. bakarsa bakar abi, o da tercihtir. kimse erkekler güzel kadına, dolgun kalçaya, iri memeye bakar diye fırçalıyor mu sizi? her kadının tercihi olmak zorunda değilsiniz.
sonuç olarak ortak nokta güçtür. kadınlar güçlü erkekleri sevebilir. bu mental olarak da fiziksel olarak da böyledir. kadın korunmak ister, yeri gelince geleceği de korunsun ister. kadın yüzeyselse buna anlık ve çıkarcı gözle bakabileceği gibi bu aynı zamanda neslin devamı için bir savunma mekanizmasıdır da diyebiliriz.
yani kadın cüzdana bakar deyip sakın konuya bok atmayın derim. bakarsa bakar abi, o da tercihtir. kimse erkekler güzel kadına, dolgun kalçaya, iri memeye bakar diye fırçalıyor mu sizi? her kadının tercihi olmak zorunda değilsiniz.
devamını gör...
ölü başlıkları diriltme hareketi
3 kere akış ve gündemi yeniliyorsanız 1 kere de rastgele butonuna basarak önceden girilmiş tanımları da başlıkları da görebileceğiniz durum.
öyle ki arada bildirim gelir, açar bakarsınız, yazmayı unuttuğunuz bir konunun tanımı önünüze düşer ve bi mutluluk gelir. hem yaşamak hem yaşatmak; hem de sözlüğü canlandırmak için etkili bir hareket olabilir.
öyle ki arada bildirim gelir, açar bakarsınız, yazmayı unuttuğunuz bir konunun tanımı önünüze düşer ve bi mutluluk gelir. hem yaşamak hem yaşatmak; hem de sözlüğü canlandırmak için etkili bir hareket olabilir.
devamını gör...
bir yazarın en güzel yeri
o güzel entry leri giren parmaklarıdır. parmaklarınız dert görmesin efenim.
devamını gör...
hayatında hiç kimseyle tartışmayan insan
cımbızla olmak suretiyle tek tek sinirlerini aldırmış, minnoş insandır. hayatın tadına varamamıştır. kaos, kavga, gürültü, tartışma insan fıtratında olduğundan mütevellit, bir yanı eksik kalmıştır.
devamını gör...
carrington olayı
1859 yılında gerçekleşen ve dünyada, bugünün değeriyle yaklaşık 2.5 trilyon dolarlık zarara neden olan güneş fırtınası.
güneş, diğer yıldızlar gibi manyetik alanla ilgili etkinliklere ev sahipliği yapar ve bir manyetik döngüsü vardır. döngü, manyetik alanın ve güneş lekelerinin önce gittikçe artması, sonra azalıp kaybolması ile tamamlanır. döngünün çok şiddetli olduğu tarihlerde, güneş üzerinde çeşitli hareketlilikler gözlenir. bunlardan biri de güneş plazmasının şiddetle uzaya fırlatıldığı manyetik patlamalardır. bu patlamalar bazen, diğerlerine kıyasla çok daha şiddetli olabilir.
***
1859 yılında, tam da bahsettiğim türden şiddetli bir patlama gerçekleşti güneş yüzeyinde. ingiliz astronom richard christopher carrington, bir süredir güneş'i gözlemliyordu ve hareketliliği fark etmişti. 1 dakika kadar süren olağanüstü bir parlaklığın ardından, akşam saatlerinde farklı olaylar gerçekleşmeye başladı.
dünyanın manyetik alanı ile güneş'ten bu patlamalar aracılığıyla gelen yüklü parçacıklar arasında bir etkileşim olduğunda, kutup ışıkları dediğimiz doğa olayı meydana gelir. bu olay normal şartlarda, belirli enlemlerde gözlenir sadece. fakat o yıl olay dünyanın neredeyse her yerinde ve çok şiddetli ışıklar eşliğinde gözlenmeye başlandı. öyle ki insanlar gece bu ışıklar altında gazete okuyabilmiş, sabah oldu zannedip kahvaltı hazırlayanlar olmuş.
ancak bu güzel manzaraya ek olarak büyük bir sorun da varmış: tüm elektrik ve telgraf şebekeleri, patlamanın ardından arızalar vermeye başlamış: telgraf direklerinden saçılan kıvılcımlar, güç kaynağı ile bağlantısı bile olmadığı hâlde kendiliğinden çalışan telgraflar...
bunun toplam zararı başta da belirttiğim gibi yaklaşık 2.5 trilyon dolar. bunu da geçen yıllardan birinde, bir araştırma grubu hesaplamıştı.
***
güneş'te neler olup bittiğini düzenli şekilde takip etmek, dünyadaki etkileri nedeniyle çok önemli. bu nedenle özellikle güneş gözlemi yapan uzay teleskoplarının sayısı gittikçe artıyor. soho, parker solar probe bunlardan bazıları. bugün benzer bir patlamanın dünyaya vereceği ekonomik zarar çok daha büyük olacaktır. bu nedenle güneş aktivitelerini önceden bilmek ve tedbir almak son derece önemli.
güneş, diğer yıldızlar gibi manyetik alanla ilgili etkinliklere ev sahipliği yapar ve bir manyetik döngüsü vardır. döngü, manyetik alanın ve güneş lekelerinin önce gittikçe artması, sonra azalıp kaybolması ile tamamlanır. döngünün çok şiddetli olduğu tarihlerde, güneş üzerinde çeşitli hareketlilikler gözlenir. bunlardan biri de güneş plazmasının şiddetle uzaya fırlatıldığı manyetik patlamalardır. bu patlamalar bazen, diğerlerine kıyasla çok daha şiddetli olabilir.
***
1859 yılında, tam da bahsettiğim türden şiddetli bir patlama gerçekleşti güneş yüzeyinde. ingiliz astronom richard christopher carrington, bir süredir güneş'i gözlemliyordu ve hareketliliği fark etmişti. 1 dakika kadar süren olağanüstü bir parlaklığın ardından, akşam saatlerinde farklı olaylar gerçekleşmeye başladı.
dünyanın manyetik alanı ile güneş'ten bu patlamalar aracılığıyla gelen yüklü parçacıklar arasında bir etkileşim olduğunda, kutup ışıkları dediğimiz doğa olayı meydana gelir. bu olay normal şartlarda, belirli enlemlerde gözlenir sadece. fakat o yıl olay dünyanın neredeyse her yerinde ve çok şiddetli ışıklar eşliğinde gözlenmeye başlandı. öyle ki insanlar gece bu ışıklar altında gazete okuyabilmiş, sabah oldu zannedip kahvaltı hazırlayanlar olmuş.
ancak bu güzel manzaraya ek olarak büyük bir sorun da varmış: tüm elektrik ve telgraf şebekeleri, patlamanın ardından arızalar vermeye başlamış: telgraf direklerinden saçılan kıvılcımlar, güç kaynağı ile bağlantısı bile olmadığı hâlde kendiliğinden çalışan telgraflar...
bunun toplam zararı başta da belirttiğim gibi yaklaşık 2.5 trilyon dolar. bunu da geçen yıllardan birinde, bir araştırma grubu hesaplamıştı.
***
güneş'te neler olup bittiğini düzenli şekilde takip etmek, dünyadaki etkileri nedeniyle çok önemli. bu nedenle özellikle güneş gözlemi yapan uzay teleskoplarının sayısı gittikçe artıyor. soho, parker solar probe bunlardan bazıları. bugün benzer bir patlamanın dünyaya vereceği ekonomik zarar çok daha büyük olacaktır. bu nedenle güneş aktivitelerini önceden bilmek ve tedbir almak son derece önemli.
devamını gör...
durup dururken hayatı sorgulamak
ara ara ; geç kalmışlık hissi aklıma geldiğinde, ülkemin durumu aklıma geldiğinde yaptığım aktivitedir.
aşırıya kaçılmadığı sürece faydalıdır.
aşırıya kaçılmadığı sürece faydalıdır.
devamını gör...
9 mayıs 2021 kafa sözlük radyocusunun müslümanlığı övmesi
bir kaç gün önce sözlük trolü kadın memesini övüp, "hard disklerimde nudeler biriktiriyorum" derken hiç sorun yok, ama bugün dini yayına gerek yok öyle mi ? hani biz demokratik ve özgür bir ülke istiyorduk? daha sözlükte birbirimize tahammülümüz yok. radyoda yayın kurallarına ve kişisel hak ve özgürlüklere saldirilmadığı,eşitlik ilkesine bağlı kalindiğı sürece herkes istediği dini ovsün.
devamını gör...
atatürk olmasaydı olmazdık
atatürk’e bağlanan cumhuriyettir. özgürlüktür. kadın olarak birinin bilmem kaçıncı karısı olmayışımdır. atatürk’e bağlanan benim bir birey olabilmem. evet olmasaydı olmazdım. *
devamını gör...
etiket kesme takıntısı
ben de mevcut olan takıntı halidir. yeni alınan bir kıyafet önce yıkanacak sonra etiketi kesilecek ve sonra iç kısımda ki etiketlerde kesilecek tabi. öyle alalade bir kesmeden bahsetmiyorum mesela. giydiğimde asla batmayacak. en ufak bir pıtırtı bile kalmayacak eğer o şekilde giymişsem ve dışarıya çıktığımda pıtırtılar batıyorsa tüm günüm berbat olabilir. ya o kıyafeti değiştirip kurtulacağım ya da o batan pıtırtı çıkartılacak. bir çeşit obsesif kompülsif bozukluk bu da sanırım. kendi öz eleştirimi de yaptığıma göre çekilebilirim. teşekkürler.(swh)
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
bu tarz başlıklar açıldığında ilk akla gelen "acaba beni de seven var mı?" oluyor. bu kadar çok dikkat çekmeye çalışmak bir yerden sonra bağımlı yapar insanı. orada adı çıkanlara ayrıca üzülüyorum. düşünsene seni seviyorlar ve senden birşeyler yazmanı bekliyorlar hissine bi kapıldın mı geçmiş olsun. yemez, içmez, uyumaz durmadan sözlüğe birşeyler yazar, ha bire kimler beğenmiş diye entry takip edersin.
aslında insanları sözlüğe müptela yapmanın en kestirme yolu galiba.
aslında insanları sözlüğe müptela yapmanın en kestirme yolu galiba.
devamını gör...
post-truth
bu entry ortalama 2 dakika 25 saniyede okunacak uzunluktadır. vakti olmayanları uyarmak amacıyla bu bilgilendirme yapılmıştır.
post-truth kelimesinin oxford sözlüğü tarafından 2016 yılında yılın kelimesi seçilmesi ile önümüze sıkça gelen bu kavram yeni olduğundan dolayı sürekli tartışılmakta ve içi doldurulmaya devam etmekte. hatta olur olmaz yerde o kadar çok kullanılır hale geldi ki bazen öh dedirtti. okumalar yapanlar vardır muhakkak ama kendi anladığımı aktarmak isterim.
öncelikle kavramı daha iyi anlamak ve başka kavramlardan ayırt edebilmek için kavramın yeni bir dönemi mi (çağı mı) yoksa eski dönemleri de kapsayan bir durum mu olup olmadığına bakmak gerekiyor.
oxford sözlüğü tanım olarak şöyle diyor; “tarafsız gerçeklerin kamuoyunu etkilemede duygulara ve kişisel inançlara cazip gelen şeylerden daha az etkili olması.” basitçe böyle bir tanım yapılırsa, bu eski dönemleri de kapsayan bir duruma yeni bir ad bulmaktan öteye gitmeyecektir. fakat bu olguya yeni bir isim bulunduğuna göre ve çoğu kaynakta post-truth çağı gibi bir tanımlama yapıldığına göre içinde bulunduğumuz yeni çağı anlatmak gibi bir dert edinildiği kesindir. bu durumda post-truth, popülist söylemin artması, yalan haberler ile insanları yönlendirmek ve gerçekliğin çarpıtılması diyerek açıklanamaz. çünkü bunlar yeni şeyler değiller. otoritenin gerçekliği çarpıtarak toplumu manipüle etmesi belki insanlık tarihine yakın yaşlardadır. içinde bulunduğumuz çağı ayıran faktör ise başat iletişim aracımızın sosyal medya olmasıdır.
dönemin önde gelen iletişim aracı toplumsal yapıyı fazlasıyla etkiler. yazıdan önce söz kitle iletişim aracıydı. sonra yazı sözün yerini, daha sonra görsel medya (fotoğraf, tv) yazının yerini aldı. buraya kadar dikkat edilirse toplumu yönlendirme aygıtı belirli bir kesimin ve otoritenin güdümündeydi. günümüzde ise asıl kitle iletişim aracı internet ile birlikte sosyal medya oldu. artık pasif kitle de aktif duruma geçerek bilgiyi yayma gücüne erişmişti. şu an yaptığımız gibi.
bu süreçte ise artık durum hakikatin çarpıtılması değil, gerçeği aramanın anlamsızlaşması ve hakikatin yitimi oldu. doğruluk arayışı gereksiz hale geldi. aramak isteyen kişi ise takip edilemeyecek hızla devam eden çılgınca veri akışında boğuldu. verilerde artık nitelik değil, nicelik ve hızlı olma çabası önem kazandığı için hakikat kayboldu. sosyal medyada anonim olan kişi ihtiyat zincirinden kurtuldu, hakikati yazma zorunluluğunu zamanla yitirdi. ayrıca takip ettiği ve geri bildirim aldığı başka veri kaynaklarını kendi benzerlerinden seçerek kendi “yankı fanusu” içerisinde, kendi gerçeğinde hapsoldu. o kişi için artık hakikati aramak manasızlaştı.
bu nedenlerle post-truth kavramını otoritenin yaptığı her türlü manipülatif söylemler için kullanmak doğru olmayacaktır. post-truth daha çok günümüz için, daha doğrusu internet ve sosyal medya çağı için kullanılan bir kavramdır. hakikatin çarpıtılması değil, artık onun yitirilmesidir.
post-truth kelimesinin oxford sözlüğü tarafından 2016 yılında yılın kelimesi seçilmesi ile önümüze sıkça gelen bu kavram yeni olduğundan dolayı sürekli tartışılmakta ve içi doldurulmaya devam etmekte. hatta olur olmaz yerde o kadar çok kullanılır hale geldi ki bazen öh dedirtti. okumalar yapanlar vardır muhakkak ama kendi anladığımı aktarmak isterim.
öncelikle kavramı daha iyi anlamak ve başka kavramlardan ayırt edebilmek için kavramın yeni bir dönemi mi (çağı mı) yoksa eski dönemleri de kapsayan bir durum mu olup olmadığına bakmak gerekiyor.
oxford sözlüğü tanım olarak şöyle diyor; “tarafsız gerçeklerin kamuoyunu etkilemede duygulara ve kişisel inançlara cazip gelen şeylerden daha az etkili olması.” basitçe böyle bir tanım yapılırsa, bu eski dönemleri de kapsayan bir duruma yeni bir ad bulmaktan öteye gitmeyecektir. fakat bu olguya yeni bir isim bulunduğuna göre ve çoğu kaynakta post-truth çağı gibi bir tanımlama yapıldığına göre içinde bulunduğumuz yeni çağı anlatmak gibi bir dert edinildiği kesindir. bu durumda post-truth, popülist söylemin artması, yalan haberler ile insanları yönlendirmek ve gerçekliğin çarpıtılması diyerek açıklanamaz. çünkü bunlar yeni şeyler değiller. otoritenin gerçekliği çarpıtarak toplumu manipüle etmesi belki insanlık tarihine yakın yaşlardadır. içinde bulunduğumuz çağı ayıran faktör ise başat iletişim aracımızın sosyal medya olmasıdır.
dönemin önde gelen iletişim aracı toplumsal yapıyı fazlasıyla etkiler. yazıdan önce söz kitle iletişim aracıydı. sonra yazı sözün yerini, daha sonra görsel medya (fotoğraf, tv) yazının yerini aldı. buraya kadar dikkat edilirse toplumu yönlendirme aygıtı belirli bir kesimin ve otoritenin güdümündeydi. günümüzde ise asıl kitle iletişim aracı internet ile birlikte sosyal medya oldu. artık pasif kitle de aktif duruma geçerek bilgiyi yayma gücüne erişmişti. şu an yaptığımız gibi.
bu süreçte ise artık durum hakikatin çarpıtılması değil, gerçeği aramanın anlamsızlaşması ve hakikatin yitimi oldu. doğruluk arayışı gereksiz hale geldi. aramak isteyen kişi ise takip edilemeyecek hızla devam eden çılgınca veri akışında boğuldu. verilerde artık nitelik değil, nicelik ve hızlı olma çabası önem kazandığı için hakikat kayboldu. sosyal medyada anonim olan kişi ihtiyat zincirinden kurtuldu, hakikati yazma zorunluluğunu zamanla yitirdi. ayrıca takip ettiği ve geri bildirim aldığı başka veri kaynaklarını kendi benzerlerinden seçerek kendi “yankı fanusu” içerisinde, kendi gerçeğinde hapsoldu. o kişi için artık hakikati aramak manasızlaştı.
bu nedenlerle post-truth kavramını otoritenin yaptığı her türlü manipülatif söylemler için kullanmak doğru olmayacaktır. post-truth daha çok günümüz için, daha doğrusu internet ve sosyal medya çağı için kullanılan bir kavramdır. hakikatin çarpıtılması değil, artık onun yitirilmesidir.
devamını gör...
alaattin çakıcı'nın adliyeye çakarlı araçla gitmesi
ülke ülke değil ki dallas dizisi seti sanki anasını satayım. bu adam sokak ortasında infaz yapsa şaşırmam şu saatten sonra.
devamını gör...
