sahaftan aldığın kitabın içinden çıkan notlar
devamını gör...

ben olandır efendim.
popüler başlıklarda dolaşmaktan çok, bilgimin olduğu başlıklarda bulunuyorum. eziği kabul etmiyorum.
devamını gör...

“o son kurşunu kafamıza sıkacaktık” diyenlere*

“haliç'te bir vapuru vurdular dört kişi
polis kaatilleri arıyordu
deli cafer ismail tayfur ve şaşı
üzerime yüklediler bu işi
sarhoştum kasımpaşa'daydım
vapuru onlar vurdu ben vurmadım
cinayeti kör bir kayıkçı gördü

ben vursam kendimi vuracaktım”

attila ilhan- cinayet saati
devamını gör...

küfür yasak ama başlıklar gayet sapıkça isteyen istediği gibi sapıklık yapıyor bu daha kötü bence.
devamını gör...

her zaman bir "dördüncü"yü içinde barındırmasa bile; hem geometrik, hem de yakıştırma anlamında "yamuk" olan yapıdır.
devamını gör...

bir jose saramago kitabıdır.

jose saramago’ya olan büyük hayranlığımı zirveye çıkaran kitaplardan biridir. ve sayfa sayfa aklımda kalan bir kitaptır. kitabı okurken film izliyormuş duygusuna kapıldım. o kadar iyi yazılmış bir kitap ki sanki bir şeyler kitap okumadım da bir film izledim.

kitabımızın kahramanı ölüm, doğum ve başka bazı bilgilerin yazılı olduğu kartların tutulduğu bir arşivde arşiv memuru olarak çalışan senhor jose. aslında işini doğal akışında yerine getirmekte olan jose bir gün ünlü insanların kartlarını toplamaya karar verir ancak yanlışlıkla bilinmeyen bir kadının kartını da alır ve bu kadını bulmayı bir takıntı haline getirir.

bu takıntı yavaş yavaş senhor jose’nin hayatını ele geçirmeye başlar. jose geceleri gizli gizli arşive girmektedir artık. beline bir ip bağlayıp karanlık arşivin içinde kaybolduğu sahneyi -evet, sahne, sayfa değil- sanki ordaymışım gibi izledim.

işini de savsaklamaya başlayan jose başka insanların dikkatini çekmeye ve onları rahatsız etmeye de başlar. özellikle de çalışma arkadaşlarını.

kitabın ismi bütün isimler olmasına rağmen kitapta ismi olan tek karakter senhor jose’dir. kalan bütün karakterler bir özellikleri ile anılır.
devamını gör...

kimi kapının önünden ayrılmaz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mensubu olduğum burç
not: harikayız
devamını gör...

cenk'in yine karizmasını konuşturduğu yayın!
devamını gör...

evlenmeden önce bu hakkı iyi öğrenmeniz tavsiye olunur. hak sahibine bir malı kullanma ve semerelerinden yararlanma hakkını veren haktır. mülkiyetten farkı hak sahibinin tüketme hakkı bulunmamaktadır.
intifa hakkı (usus fructus) 4721 sayılı türk medeni kanununun 794 ile 822’nci maddeleri arasında düzenlenmiştir. kanununun “intifa hakkı ve diğer irtifak hakları” başlıklı bölümünde intifa hakkının; taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir mal varlığı üzerinde kurulabileceği, intifa hakkının sahibinin hakkın konusu olan malı zilyetliğinde bulundurma, yönetme, kullanma ve ondan yararlanma yetkilerine sahip olduğu belirtilmektedir.
intifa hakkı konusu, kurulması ve sona ermesine ilişkin hükümler türk medeni kanununda düzenlenmiş olmasına karşın bir sözleşme ile kurulması nedeniyle kanunun emredici hükümlerine aykırı olmamak şartıyla borçlar kanununun 26’ncı maddesi gereğince taraflar sözleşmenin içeriğini özgürce belirleyebilirler.
devamını gör...

düz mantık gidersek;
pkklı teröristtir.
orman yakan da teröristtir.
gerisini tamamlayıver.
devamını gör...

delikanlı kelt halkının ülkesidir ama zamanında vikingler, normanlar ve britanya imparatorluğu'nun işgaline uğradılar.
eski kavimlerin, işgal ettikleri yerlerde kadınlara nasıl davrandıkları tahmin edildiğinden pek saf ırk olduklarını sanmıyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yeşilçam tadında bir aşk yaşayabilirdik, seni salak.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

soft renklerin ve ahengin hakim olduğu evdir. gereksiz bir titizlik gösterilmiştir. sanki 3 5 seneye ne olacağı belli değilmişçesine.
devamını gör...

vicdanlı, merhametli, ahlaklı, öğrenmeyi seven, saygılı ve sevgili çocuk yetiştirmek. keşke herkes çocuğunu böyle yetiştirse, o zaman dünyada kötülük kalmazdı.
devamını gör...

bugün sahilde yürürken küçük bir kız çocuğu koşarak geldi ve yolumu kesti.aklıma bir fikir geldi' nedir nedir? fikir geldi diyor sadece.sonra 'al bunu tak' diyerek çiçekli tacını uzattı.sen tak,dedim ama sonra da; hadi sen git.. durdu, ben de gidiyorum'dedi.

şaşırttın beni tatlı kız,hep böyle kal.

şimdi ben bunu neden anlattım*
devamını gör...

dirilin dedi, iskeletinizden
üşüdüğünüz adımlarla ısınacak içiniz

karalama defteri ruhun kabuğu
ve mümkün değil incitmeden
sözcüklere bölmek renkleri

gerçeğin kanatları altında -zaman
uyunmuyor
herkes kendi adını biriktiriyor kum saatine
göğün gözünde herkes -bir
damla
kan
ve okşanmak için
değil
duvarlar

duymuyorsan gerçek olanı
senden bir ân değil sesin
ân ile bütün
değil

kalbim dinamit kuyusu*
biliciler yazıyor buzdan pençeleriyle tarihi
yirmi birinci yüzyılda -hâlâ
mürekkep yerine kan
ve en büyük güç boğazına kadar para

-her şey normalmiş taklidi yapılıyor…
burası görüntüler dünyası,
bugün ne giymese acaba küçük kızlar?
paravanlara voltaj yüklense biraz
aşık olabilirdi ev’siz birine altın prenses!

küçük adamlar sivriltip dişlerini
kimin büyük, güzel düşlerini ısırmasa…
olur mu büyük patronun gözüne girmemek!

incitmeden
yazmak kalemi
mümkün mü? -

penceremde güvercin masalları
rapunzel değilim, diyorum
göz içinde aynalar…
tanrı’m, ver bana ayaklarımı!
uzun bir yürüyüş için…
bağlaçsız gülümseyelim
hiçbir şey
normal
değil

kuyruklu bir yıldızdan düşmüş
-tüm
paramparça çocukların
göğsünde
sabahlıyorum

içimden
damla damla su
yürüyor…

sis’li geçmiş yüzümün ardı
dört duvar arası çelimsiz rüzgârlar
alnını güneşe dayamış
melankolik bir bulut
parmak uçlarımda

otuz yıl oldu öleli
doğumumu bekliyorum

kaç deniz sığar küçücük bir balığa,
bilmiyorum.
hangi fırtına göğü içinde
susar

başucunda melekler…
cennetin kokusuyla
dirilir kalbin

bir geceye, bir güne
kendi etrafında dönerken
her gün başka -uyanıyor ateş
su başka…


yedinci dem şiiri.
*şiiri yazarken şiirde geçen bu dizenin ahmed arif'in bir şiirinin adı olduğundan bihaberdim.
devamını gör...

çok güzel seviyordun ama bir şeyler hep eksikti be...

bir daha bu ilişkinin aynısını yaşamak istemiyorum.
çünkü sen hep suçlu küçük bi oğlan gibi kalbimi kırıyor, bir özürle geçiştiriyordun.
sadece şunu biliyorum ki, seninle mutlu zamanlarım olduğu kadar banyoda yere çöküp ağladığım zamanlarda bir hayli çoktu.
kalbimi eline alıp kaç kere kırdın sayısı hatırlamayacağım kadar çok.
fakat beni gülümsettin, şu var ki sayamayacağım kadar çok beni yaraladın be iyi adam.

sen iyi bir adamsın fakat sana asla kalbimi vermemeliydim...
çünkü iyi bir adam kalbini kırınca çok daha kötü bir acıyla kaplanıyormuş kalbin dört bir tarafı.
ikimizde kusursuz değildik ama ben bizim hep kusursuz bir ilişkimiz olduğunu inanırdım kendimi..
şimdi ben yoluma bakarken aklımın bir köşesinde, yine sana duyduğum sevgi sadece bir hataymış kırmızı ışıklı bir tabela ile bana yanlışımı gösteriyor.

güzel zamanlarımız için teşekkür ederim. acı ile hatırlayacağım bu kalp sızı için şunu söyleyebilirim, umarım kimse senin kalbini benim kalbimi kırdığın şekilde kırıp acı vermez.
devamını gör...

bazı başlıklarda yaptığım eylem. paragraflarca yazıyorum, anlatıyorum. sonra anlamayacak ki diyip siliyorum. güzel bir etkinlik oluyor en azından yazarak rahatlıyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim