sözlükte maalesef sayıları bir hayli fazla olan, nokta sanki karneyle dağıtılıyormuş gibi yazan kişiler. bu kadar temel bir şeyi nasıl atlar bir insan anlamıyorum. hadi bir kere yapmış olabilirsin, o kabul ama seri şekilde nokta koymadan yazmak nedir allah aşkına.
devamını gör...

(bkz: lucifer)
(bkz: hazreti berkecan)


gibi sözlüğü uludağ sözlüğe benzetmeye çalışan kişilere hala moderatörler hiç bir işlem vb. şeyler yapmıyor.

şu an ne kadar sözlüğün hali iyi olsa da bunlar gelecek aylar'da başınıza dert olur, benden söylemesi.

edit : şu yukarıdakiler kadar troll olmasa'da trolleyen birisi daha var
(bkz: kulanici)
devamını gör...

sürekli devam eden stres, kaygı, korku halidir.

bilinçaltında sürekli kaynayan bir kaygı yanardağı vardır. her an patlayacak korkusuyla kişinin ruhunu günden güne zayıflatır ve sinirli, huzursuz, korkak bir insan haline dönüşmesine neden olur.

herkesin bu durumu yaşama şekli başkadır. herkesteki belirti birbirinden farklıdır. kimisi ufak bir kalp çarpıntısıyla bu atağı atlatırken kimisi kendini evlere kapatır.

çevresindeki bir çok olay, durum ve kişiyi tehdit olarak algılayabilirler o atak halindeyken. ya da beynin kaygı bölümü sürekli çalıştığından bu durumda olmayan bir insan için normal görünen bir durum onlar için çok korkutucu bir hal gibi algılamalarına neden olur sürekli.

asansöre binemez, yüksek bir yere çıkamaz, başkasının evine giremez hatta bazen sokağa bile çıkamazlar.

temizlik konusu onlarda temizlenmek için değilde beyinlerinin onları oyalama takdiğidir. bir eli 5 kere yıkayabilir, çamaşırlarını 10 kere üstüste makineye atabilirler. sizin göremediğiniz tozları görüp sürekli evi süpürebilir ve evdeki kediyle beni hasta edeceksin her yere oturma kavgasına tutuşabilirler. diğer bir yandan temizlik malzemesi kullanmayabilirler kimyasal olduğu için kendilerine zarar verdiğini söylerler ve temizlikten dem vururken evlerinin belli bölümleri kullanılamayacak kadar yağ, kreç, pas tutmuş olabilir. (mutfak, wc)

herkeste başka başka dedik ya kimisi hafif hafif atlatır bu durumla dost olurken kimisi her anını her dakikasını bu kabusla geçirir.

çevrelerindeki insanlara etki etmeye başladılarsa vay ki vay. karanlık taraflarını o kişilere yansıtıp sürekli huzursuz bir tutumla sizi ve hayatınızı dibe çekiyorlarsa sakın dur yahu ben destek olmalıyım beraber halledebiliriz demeyin. ya da deyin siz bilirsiniz ama sonunuz bir psikiyatri ya da psikolog olabilir.

nereden mi biliyorum?
dört senem geçti böyle bir insanla. öğrenilmiş, aktarılmış kaygı bozukluğu vardı kendisinde. psikoloğunun yalancısıyım ben o bize o şekilde aktardı. annede olan yoğun kaygı durumu kendisine geçmişti. büyürken yaşadığı, yaşatılan, mağdur bırakılan bir çok olay sonrası her haline yansımıştı bu durum.

aslında pek iyi pek merhametli bir insandı. zaten öyle aşık olmuştum ona. sokak hayvanları için yaptığı şeyler içimi ısıtmıştı. lakin zamanla tanıdıkça ve annesini kaybetmesiyle olaylar iyice çığırından çıktı. ilk 1 sene idare edebildiğim durumlar bir süre sonra kaosa dönüştü. sürekli asık suratlı, geçimsiz, huzursuz, her hareketinizi eleştiren ne yaparsanız yapın tam tersini olması gereken olduğunu iddia eden bir insan oldu. beni tehdit olarak gördüğünü düşünmeye başladım bir ara, bir ara beni yaşama tutunmak için bir araç olarak gördüğünü sandım böyle böyle psikolojimin altına dinamitleri yerleştirdim.

görüşmeyi bıraktığım dönemlerde daha kötüye sarıyor ve ben vicdan yapıyordum. annesinin vefat ederken 'kızım, oğlum sana emanet' sözü geliyordu aklıma. en başa dönüyorduk en başa. bir dönem toparlanır gibi oluyor sonra eskisinden daha kötü bir hal alıyordu aramızdaki ilişki. bir ara annesi gibi olduğumu fark ettim. onunla ölmeden önceki diyaloglarını kuruyordu bana nefretle bakıyordu gözlerime.

sonra kabul ettim. benim artık onun için yapabilecek hiç bir şeyim yoktu. doktorlar bulmuş evine kadar getirmiştim aylarca terapi görmüştü bu şekilde. destek olmuş her türlü aşağılamasına, ezmesine sırf düzelir diye göz yummuştum. boşluğa düşmesin, karanlıktan çıksın diye uğraşırken en son o beni karanlığına çekmiş ve boşluğa itmişti. zor zamanlardı. ona üzülmeyi bırakmazsam üzülecek bir kendim bile kalmayacak eşiğe gelmiştim ki babamı kaybettim ve tüm taşlar yerine oturdu.

o dönem biz kanserle savaşırken o benimle savaştı. her gün yeni bir kavga meselesi buldu. her gün yeni bir eziyet sebebi. söylediği cümleler akıl işi değildi. artık ne annesi ne de bir arkadaşı değildim onun sadece bir düşmanıydım. babamı kaybettikten kısa bir süre sonra onu hayatımdan komple çıkardım.

tavsiye ister misiniz bilmem ama dikkat etmenizi öneririm. evet tabi ki bu hepimizin başına gelebilir destek olmak lazım orada tamamım ki ben de bunun için uğraştım yıllarca ama bir insan bu durumu kanıksamış ve iyileşmek istemiyorsa çevresinde durmayın, uzak tutun kendinizden. zararı çok büyük oluyor.

hele ki ailesi hani eskiden insanlar hastalanır evlensin evlensin düzelir algısı olurmuş ya heh işte öyleydi onlarda. ben sürekli tedavi olabileceği bir merkez bir doktor araştırırken onlar bana ee düğünü çok uzattık diyordu. karşıma alıp anlatıyor bakın bu böyle olmaz her geçen gün kötüye gidiyor durumu kötü diyordum. ahlanıp vahlandıktan sonra biz düşünmüştük ki sen ona iyi gelirsin diyorlardı. ki bunları söyleyenler öyle cahil diyebileceğimiz insanlar değil. mevki makam sahibi insanlar.

malesef ileri seviye kaygı bozukluğu yaşayan insanların çevresindeki insanlarda çok önemli bu durumu körükleyecek ya da durumu normalleştirecek insanlar olmaması lazım. babası tamam oğlum çalışma deyip maaş bağlıyor ablası evden çıkmaması için ona öğütlerde bulunuyordu. biz psikoloğuyla konuşup evet bebek adımları gibi ilerleyeceğiz bugün bir sokak yarın diğer sokağa gideceğiz derken ablası ne alaka fena oluyor adam siz sokağa çıkarmaya çalışıyorsunuz diyordu.

iyilik yaptıklarını sanıyorlardı ama en büyük kötülüğü onlar yapıyordu. destek bu muydu? evet destek oluyorlardı.

size tavsiyem dikkat edin. uzak durun. kimse sizden sizin sağlığınızdan daha önemli değil. elinizden geleni yaptıysanız ve çözüm olmadıysa arkanıza bakmadan çekip gidin en azından kendinize o kadar değer verin.
devamını gör...

fikirleriyle başlıklara ışık tutan yazardır. var olsundur.
devamını gör...

@lucifer ----> @gerceklucifer

öz hakiki tosunpaşa benim.

ekleme: bu iki mahlası karıştıracak kadar mal değiliz. başlık birleştirilmeden önce benzer nickler gibi bir şeydi.
devamını gör...

zor bir geçmiş, zorla giden yaşamlar. kendini takip ettiren yazarımız. ben kendimden parçalar buldum, yaşantımdan kesitlere dalıp gittim.
güzel yazan, güzel insan. teşekkürler paylaşımlarınız için...
devamını gör...

şimdi sen oradasın. evet. orası güzel. orası lutfedilmiş hak edenlere. orası rabbin cennet bahçesi evet. şimdi sen oradasın. evet. sen orda çiçek açan bir memleketsin. yazın yağmur bulutu. kışın gün ışığısın. dağda açan çiçeksin, dalda öten kuş. şimdi sen oradasın, evet. ben değilim. ben sıcaktayım. ben soğuktayım. ben mevsimlerden bilmem araftayım. bir yanım yangın. bir yanım bataklık. ışık var tepemizde ama karanlıktayım. kendiyle kapışmış bir balçıktayım. ben buradayım, evet. burası sensiz. burası siyah beyaz filmlerin çekildiği dönemde perdesi çekilmiş evlerin karanlık odalarında dayak yiyen kadınlar ve mutsuz çocuklarla dolu. şimdi sen oradasın, evet.
devamını gör...

her mahlas birbirinden şahane, her yazar birbirinden güzel yazıyor. böyle başlıklar birini överken, birini kırıyor. yapmayın arkadaşlar.

bu arada (bkz: hayırlı forumlar)
devamını gör...

tek yön olan trafikte, ters yönde durup yarım saat şehir içi dolmuşlarını bekledim. aforizma doğurtacak türden dalgınlıklarım, pardon salaklıklarım var. laflarım değilse de eylemlerim adeta kamyon arkası.
devamını gör...

çocukluğumdan beri kiril okuyabildiğim için lise yıllarımdayken elime fono yayınlarının yunanca sözlüğünü almamla yarım saat içerisinde okumayı söktüğüm alfabedir. ama dili bilmeyip sadece okumanın hiçbir esprisi yok.

(bkz: okuyabiliyorum ama bilmiyorum)

ama şöyle güzel bir tarafı da olmuştu. 2012 yılında amasya müzesini gezerken rehberimiz ''yunanca olduğunu'' iddia ettiği lahitlerin önüne geçip ''işte bu zeus'un, bu afrodit'in'' gibisinden poz kesiyordu. ben de lahitlerin üzerindeki yazıtlara şöyle bir göz gezdirdim, hiç afrodit mafrodit değil yani. bildiğin maşallah, allah filan yazıyor. sonra daha dikkatli bakınca, adının daha sonrasında karamanlıca olduğunu öğreneceğim, türkçe ile yazılmış olduğunu fark ettim. sonrasında da ''sen kimi yiyon, burada türkçe yazıyor. al bak burada maşallah yazıyor, şurada şu yazıyor'' gibisinden adamı herkesin ortasında rezil kepaze etmiştim. şu alfabeyi bilmesek mezar taşlarını zeus diye yutturacaktı.

(bkz: dedemizin mezar taşını okuyamıyoruz)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel martin johnson heade -blue morpho butterfly (1865)
kelebeğin güzelliğine mi inanamasam yoksa ressamın nasıl çizdiğine mi bilemedim.
devamını gör...

sözlüğü kendince tehdit eden bazı yazarımsıların yapmaya calıstıgı eylemdir.
bakın yapacak insan pzt gununu beklemez alır ss goruntuleri cimere bildirir.
burası insanların fikirlerini beyan ettiği yerdir 2 3 kişi atarlandı diye geri dönecek değilim varsa fikriniz adamın karşısına koyar fikri çürütürsünüz, her birinize ayrı ayrı sözlük tasarlayamam! oturun ya iletişim kurmaya calısın ya da elinizden geleni ardına koymayın ama yeter ki boş gürültü yapmayın kafam şişiyor.
devamını gör...

uçurulmasına sevindiğim yazar.
devamını gör...

çok güzel tanımları olan arkadaşımızdır kendileri.

keyifle takip ediyorum. en kısa zamanda yazar olacaktır eminim.

takipteyiz efendim.
devamını gör...

tatlı dilim pastanesi.
devamını gör...

run forrest run.
devamını gör...

senin yazılarının bende oluşturduğu his nasıl biliyor musun?
durgun bir su gibi. bir kelime seçiyorsun. normal bir kelime işte. o kelimeyle ilgili en fazla ne yazılabilir ki? suda bir şey dikkatimi çekiyor. sonra ben, o suya balıklama atlıyorum. ilerledikçe  a aa diyorum, bu suyun altında bambaşka bir dünya varmış diyorum. suyun altında ilerledikçe ilerliyorum... senin yazıların da bana göre öyle işte.
devamını gör...

komik olan kombinasyondur efenim.
örnek vermek gerekirse;
erol cloud
şenol sun
aykut the great
ibrahim sweetvoice
mahsun redrose
binali lightning
abdullah rose.
devamını gör...

sizi erkekten alçak gören, erkeğin ekeneği olarak değerlendiren ve regl olduğunuzda pis olduğunuzu söyleyen bir dine inanmayı tercih ediyorsanız sizin bileceğiniz iş ama ben kocama beni dövme hakkının verilmesini kabul etmiyorum.
devamını gör...

bu tiplerin "çok yaşa" ile büyük problemleri var. "yarhekumullah"ı ilk defa duydum ama bahsedilen tipleri iyi biliyorum.
"çok yaşa" dediğimde "öyle deme bidibidi denir" diyene, ben direk "öl açık mert korkusuz" diyorum. tavsiyedir.
(bkz: küfürsüz sözlükte yazabilmek)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim