normal sözlük'ten biriyle evlenmek
nikah memuru da yoldaş benjamin olur.
devamını gör...
dune: çöl gezegeni (2021)
film kısaca güzel. burada birçok kişi hemfikirdir. ama tanımlamakta zorlandığım eksik bir şey var filmde. iyi filmlerde şöyle bir an vardır bilirsiniz; film bir yere kadar yükselir yükselir yükselir ve olaylar koptuğunda heh şimdi hikaye başlıyor dersiniz. iyi filmler, süreyi de çok iyi kullanarak bunu yaparlar. yüzüklerin efendisi serisi böyledir mesela. kalp ritmi gibidir filmde yaşanan olaylar. yükselir düşer tekrar yükselir ve seyirciyi sürekli canlı tutar.
dune için bunu söylemek zor işte. yani anlatılan hikaye çok düz bir çizgide gidiyor. o yükselme bir türlü yaşanmıyor.
yine de bize sunulan evren ilgi çekici. izlerken o evrenin varlığından hiç şüphe etmiyorsunuz. oyunculuklar iyi. kullanılan metaforlar gayet yerinde. devam filmlerinde umarım daha güzel şeyler izletirler.
not: kitaplarını hiç okumadım. müsait bir zamanda okuyup filmi bunun üstüne tekrar izleyeceğim. kitapları okuyanların genel kanısı bu kitapların filme uyarlamasının ne kadar zor olduğu yönünde. bu da cesaret isteyen bir iş olduğunu gösteriyor. sırf bu yüzden emeği geçenlere helal olsun diyorum.
dune için bunu söylemek zor işte. yani anlatılan hikaye çok düz bir çizgide gidiyor. o yükselme bir türlü yaşanmıyor.
yine de bize sunulan evren ilgi çekici. izlerken o evrenin varlığından hiç şüphe etmiyorsunuz. oyunculuklar iyi. kullanılan metaforlar gayet yerinde. devam filmlerinde umarım daha güzel şeyler izletirler.
not: kitaplarını hiç okumadım. müsait bir zamanda okuyup filmi bunun üstüne tekrar izleyeceğim. kitapları okuyanların genel kanısı bu kitapların filme uyarlamasının ne kadar zor olduğu yönünde. bu da cesaret isteyen bir iş olduğunu gösteriyor. sırf bu yüzden emeği geçenlere helal olsun diyorum.
devamını gör...
korku çekiciliği
bir pazarlama tekniğidir. insanların kaybetme riskinin, kazanma olasılığına oranla karar vermede daha etkili olduğu saptanmasından ötürü kullanılan aktif teknik.ayrıca aşağıdaki sorunların da cevabı olabilir;
(bkz: terk edilme korkusundan dolayı kişiliğinden ödün vermek)
(bkz: kendinden ödün vermek)
korku bir noktaya kadar önemlidir faydalıdır. hayatta kalmamızı sağlar. lakin aşağıdaki gibi takrik etmeye yönelik propaganlar ile oluşan korku insanda düşünme yetisini olumsuz etkiler. bir nevi rasyonelliğe ket vurur. akıl alınmaz yanlışlara iter, tercihlerde bulundurur.
"günde binlerce saç teliniz kırılıp,dökülüyor bunu önlemek sizin elinizde!"
"diş eti kanamanız mı var, diş kaybi yasamadan önce bu ürünü deneyin"
"laiklik elden gidiyaaah,irtica geliyaaahh"*
"her gün şu kadar vitamin almazsanız şu olur. o yuzden şu desteği kullanin.."
"komünizm gelecek millet ateist olacakk."
"akp demek türkiye demek. akpsiz türkiye bir yıkım olur"
"chp gelirse ülke boyle boyle olur bunlar koyun bile güdemez "
yukardaki propaganda,reklamlar aslında korkunuzu kullanarak yapılan bir algı yönetimi,pazarlama hilesidir.
sonuç olarak; bir insanın korkusunu, korktuğu şeyleri bilirsen, ki filmlerde erkek için ailesidir, ona yaptıramayacağin şey yok. haliyle gözü kara korkusuz olanlarla devrim olur. korkusu olan kişiyle bir davaya girilmez. korkak kişiyi satın almak kolaydır.
korku zaafiyeti, tiranların besin kaynağıdır. en tehlikeli insan kaybedecek bir şeyi olmayan insandır.
(bkz: terk edilme korkusundan dolayı kişiliğinden ödün vermek)
(bkz: kendinden ödün vermek)
korku bir noktaya kadar önemlidir faydalıdır. hayatta kalmamızı sağlar. lakin aşağıdaki gibi takrik etmeye yönelik propaganlar ile oluşan korku insanda düşünme yetisini olumsuz etkiler. bir nevi rasyonelliğe ket vurur. akıl alınmaz yanlışlara iter, tercihlerde bulundurur.
"günde binlerce saç teliniz kırılıp,dökülüyor bunu önlemek sizin elinizde!"
"diş eti kanamanız mı var, diş kaybi yasamadan önce bu ürünü deneyin"
"laiklik elden gidiyaaah,irtica geliyaaahh"*
"her gün şu kadar vitamin almazsanız şu olur. o yuzden şu desteği kullanin.."
"komünizm gelecek millet ateist olacakk."
"akp demek türkiye demek. akpsiz türkiye bir yıkım olur"
"chp gelirse ülke boyle boyle olur bunlar koyun bile güdemez "
yukardaki propaganda,reklamlar aslında korkunuzu kullanarak yapılan bir algı yönetimi,pazarlama hilesidir.
sonuç olarak; bir insanın korkusunu, korktuğu şeyleri bilirsen, ki filmlerde erkek için ailesidir, ona yaptıramayacağin şey yok. haliyle gözü kara korkusuz olanlarla devrim olur. korkusu olan kişiyle bir davaya girilmez. korkak kişiyi satın almak kolaydır.
korku zaafiyeti, tiranların besin kaynağıdır. en tehlikeli insan kaybedecek bir şeyi olmayan insandır.
devamını gör...
üşümemek için öneriler
müsaitseniz bağdaş kurun. ayağını sıcak tut başını serin demişler.
devamını gör...
pis kokuyormuş gibi duran ünlüler
bu da bir çeşit horn etkisi sanki.
devamını gör...
sözlük yazarlarının konuştuğu kişi sayısı
14 kişi. 2'si yazar. diğerleri moderatör admin falan.
devamını gör...
eş cinsellik terör suçu sayılmalı
bu ülke insanda "yeter" diye bağırma isteği uyandırmaya başladı. yormayın artık be.
devamını gör...
tanrının insana verdiği en büyük ceza
varoluş.
devamını gör...
albrecht dürer
alman ressam, gravürcü ve teorist. anlatmaya nereden başlasam bilemedim gerçekten.
italyan rönesansını alman stiliyle karıştırmada en başarılı isim olmuştur ki bu da kuzey rönesansının başlamasındaki en büyük etkenlerden biridir.
dürerin zamanında reformdan dolayı kilise resimleri çizmede azalma olmuştu, sanatçılar da bu boşluğu portrelerle doldurmaya başlamıştı. dürerin otoportreleri de uzun yıllar sanatçıların ilham kaynağı olmuştur. aynı zamanda seri otoportre yapan ilk ressamdır.
isminin baş harfleriyle oluşturduğu logonun tarihteki bilinen ilk logo olduğu söylenir. ı. maximillan'ın himayesine girdiğinde de ondan imtiyaz hakkı talep etti, bunun da tarihte bilinen ilk telif hakkı olduğu söylenir.
dürer egzotik nesnelere ve hayvanlara epey düşkündü, meşhur gergedan çizimi bunun örneklerinden biridir. dürer hayatında hiç gergedan görmemişti, çizimi ise bir tasvirden yola çıkarak yaptı. sanat tarihinin en çok kopyalanan hayvan figürü olarak tarihe geçti. yüzyıllar boyunca insanlar gergedan hayvanını dürerin çiziminden görerek tanıdı.
dini resimlerinden ziyade gravür ve suluboya eserleriyle tanınır, zaten kendi de bu yöntemlere kafayı o kadar takmıştı ki bir tavşanın incecik tüylerini bile tek tek gösterebilecek bir teknik düzeye ulaşmıştır.
a rhinoceros (gergedan)
a young hare
self portrait at the age of twenty eight
kanuni sultan süleyman
blaurackenflügel
italyan rönesansını alman stiliyle karıştırmada en başarılı isim olmuştur ki bu da kuzey rönesansının başlamasındaki en büyük etkenlerden biridir.
dürerin zamanında reformdan dolayı kilise resimleri çizmede azalma olmuştu, sanatçılar da bu boşluğu portrelerle doldurmaya başlamıştı. dürerin otoportreleri de uzun yıllar sanatçıların ilham kaynağı olmuştur. aynı zamanda seri otoportre yapan ilk ressamdır.
isminin baş harfleriyle oluşturduğu logonun tarihteki bilinen ilk logo olduğu söylenir. ı. maximillan'ın himayesine girdiğinde de ondan imtiyaz hakkı talep etti, bunun da tarihte bilinen ilk telif hakkı olduğu söylenir.
dürer egzotik nesnelere ve hayvanlara epey düşkündü, meşhur gergedan çizimi bunun örneklerinden biridir. dürer hayatında hiç gergedan görmemişti, çizimi ise bir tasvirden yola çıkarak yaptı. sanat tarihinin en çok kopyalanan hayvan figürü olarak tarihe geçti. yüzyıllar boyunca insanlar gergedan hayvanını dürerin çiziminden görerek tanıdı.
dini resimlerinden ziyade gravür ve suluboya eserleriyle tanınır, zaten kendi de bu yöntemlere kafayı o kadar takmıştı ki bir tavşanın incecik tüylerini bile tek tek gösterebilecek bir teknik düzeye ulaşmıştır.
a rhinoceros (gergedan)
a young hare
self portrait at the age of twenty eight
kanuni sultan süleyman
blaurackenflügel
devamını gör...
ironiden anlamayan insan
acayip sinir bi kişilik bu ya. harbiden bazen dalga geçtiğim ironi yaptığım bir şeyi ciddiye alıp salak salak şeyler yazan var. ironi dili ve edebiyatı dersi verilse keşkem de gerginlik yaşanmasa.
devamını gör...
almanya
almanya'dan ziyade almanları örnek almamız gereken çok şey var. misal vermek gerekirse sigara içtin lak diye izmariti sallıyoruz ülkece halbuki izmaritin ateşini düşür ne kadar uzak olursa olsun çöp kutusuna at. atamıyor musun çöp uzakta mı? bir küçük selpak poşedi olsun cebinde koy ona sonra salla. almanlar hiç bir çöpü bütün halinde atmaz. kağıt ayrı yere, bitkisel ürünler ayrı yere, plastik ayrı yere. hepsinin ayrı çöpü var günleri var ve herkes buna uyuyor. israftan nefret ederler ve tutmaya bayılırlar. çalışma disiplinleri harikadır. türkler az mı çalışıyor elbette hayır ancak sistem ve disiplin yok. bizde mesai süreleri uzun verim yerlerde onlarda mesailer daha orantılı verim yüksek. her işin başı eğitim. öğrencimize çöpü çöpe atmayı, kişisel temizlik ve bakımı, iş disipinini okulda vermek zorundayız. bizim eğitim sistemi öğretmenin derse girip dersi vermesi üzerine kurulu. ekip çalışması birlikte ürün ortaya koyma vs yok. sıfır. böyle olunca da almanya almanya oluyor bizde neden böyleyiz diye sorunu siyasette arıyoruz. halbuki sorun sistemde.
devamını gör...
sürekli eleştiren insan
eleştiri sadece olumsuz bir şey olmadığından normal insandır.
devamını gör...
türklerin işgale fetih demesi
ne diyelim, mahmut’mu diyelim?
devamını gör...
sanal parçacıklar
boşluk enerjisi ya da boşluktaki çalkantılar gibi bir ifadeyle özetleyebileceğimiz, kuantum fiziğindeki birçok olguyu açıklayabilen parçacık türü.
meraklısı için biraz detay;
boş uzay ya da vakum diye tanımladığımız, evrenin dokusunu oluşturan yapı, aslında tamamen boş değil. bunu şöyle hayal edebilirsiniz: boşluk olarak düşündüğünüz uzay dokusunun her yerine, son derece küçük, gözle görülemeyen noktacıklar ekleyin. bu noktacıkların her birine biraz da enerji ekleyin. bu enerjinin etkisiyle tüm bu noktacıklar salınım olarak da adlandırabileceğimiz bir osilasyon hareketine başlar. evet, şimdi elimizde, salınım yapan noktalarla donanmış bir evren dokusu var. tabi bu hareketler nedeniyle, etraflarında bulunan uzay dokusunu da etkiliyorlar.
heisenberg belirsizlik ilkesine göre, parçacıkların konum ve momentumu ya da enerji ve zaman arasında belirli bir limit bulunur. bunu, konuya ilişkin başlıktan detayıyla okuyabilirsiniz. bu başlıkta ise şu kadarını bilmemiz yeterli: parçacığın sahip olduğu enerji ile o enerjiye sahip olacağı sürenin çarpımı, belirli bir sabitten büyük ya da ona eşit olmak zorundadır. yani hiçbir zaman 0 olamaz. o halde enerji de, zaman da 0 olamaz. bu, fiziğin temellerinden biridir. yukarıda bahsettiğimiz noktacıklar da bu kurala uyacağından, bunların enerjileri 0 olamaz. bu enerji "boşlukta", kuantum vakum dalgaları ya da kısaca kuantum dalgaları denilen harekete neden olur. işte tanımda bahsi geçen boşluk enerjisi, bu dalgalanmaların yarattığı enerjidir.
hiçbir gerçek parçacık, temel durum enerjisi ya da sıfır noktası enerjisi de diyebileceğimiz ve bir kuantum sisteminin izin verdiği en düşük enerji seviyesinden daha düşük enerjiye sahip olamaz. ancak sanal parçacıklar, bu son derece düşük enerji seviyelerine sahip olabilir.
sanal parçacıklar, boşlukta madde ve antimadde çiftleri halinde bir anda ortaya çıkar ve son derece kısa bir süre içerisinde yok olur. belirsizlik ilkesini bir kez daha hatırlamakta yarar var bu noktada: bu parçacıkların enerjisi ne kadar büyük olursa, var oldukları süre o kadar kısalır. tersi de geçerlidir.
***
bu parçacıkların sanal olması, onların varlığını gözlem yoluyla tespit edemeyeceğimiz anlamına gelmiyor. casimir etkisi deneyi ile bunların varlığı tespit edildi. deneyi, ilgili başlıkta anlatmak üzere şimdilik bırakıyorum.
***
sanal parçacıklar, hawking radyasyonu adlı fenomen aracılığı ile kara delikleri daha iyi anlamak yolunda bir ipucu veriyor bize. ayrıca kuantum köpüğü adlı yapıyı tanımlayarak, kütle çekimini de farklı bir bakış açısıyla açıklayabiliyor.
meraklısı için biraz detay;
boş uzay ya da vakum diye tanımladığımız, evrenin dokusunu oluşturan yapı, aslında tamamen boş değil. bunu şöyle hayal edebilirsiniz: boşluk olarak düşündüğünüz uzay dokusunun her yerine, son derece küçük, gözle görülemeyen noktacıklar ekleyin. bu noktacıkların her birine biraz da enerji ekleyin. bu enerjinin etkisiyle tüm bu noktacıklar salınım olarak da adlandırabileceğimiz bir osilasyon hareketine başlar. evet, şimdi elimizde, salınım yapan noktalarla donanmış bir evren dokusu var. tabi bu hareketler nedeniyle, etraflarında bulunan uzay dokusunu da etkiliyorlar.
heisenberg belirsizlik ilkesine göre, parçacıkların konum ve momentumu ya da enerji ve zaman arasında belirli bir limit bulunur. bunu, konuya ilişkin başlıktan detayıyla okuyabilirsiniz. bu başlıkta ise şu kadarını bilmemiz yeterli: parçacığın sahip olduğu enerji ile o enerjiye sahip olacağı sürenin çarpımı, belirli bir sabitten büyük ya da ona eşit olmak zorundadır. yani hiçbir zaman 0 olamaz. o halde enerji de, zaman da 0 olamaz. bu, fiziğin temellerinden biridir. yukarıda bahsettiğimiz noktacıklar da bu kurala uyacağından, bunların enerjileri 0 olamaz. bu enerji "boşlukta", kuantum vakum dalgaları ya da kısaca kuantum dalgaları denilen harekete neden olur. işte tanımda bahsi geçen boşluk enerjisi, bu dalgalanmaların yarattığı enerjidir.
hiçbir gerçek parçacık, temel durum enerjisi ya da sıfır noktası enerjisi de diyebileceğimiz ve bir kuantum sisteminin izin verdiği en düşük enerji seviyesinden daha düşük enerjiye sahip olamaz. ancak sanal parçacıklar, bu son derece düşük enerji seviyelerine sahip olabilir.
sanal parçacıklar, boşlukta madde ve antimadde çiftleri halinde bir anda ortaya çıkar ve son derece kısa bir süre içerisinde yok olur. belirsizlik ilkesini bir kez daha hatırlamakta yarar var bu noktada: bu parçacıkların enerjisi ne kadar büyük olursa, var oldukları süre o kadar kısalır. tersi de geçerlidir.
***
bu parçacıkların sanal olması, onların varlığını gözlem yoluyla tespit edemeyeceğimiz anlamına gelmiyor. casimir etkisi deneyi ile bunların varlığı tespit edildi. deneyi, ilgili başlıkta anlatmak üzere şimdilik bırakıyorum.
***
sanal parçacıklar, hawking radyasyonu adlı fenomen aracılığı ile kara delikleri daha iyi anlamak yolunda bir ipucu veriyor bize. ayrıca kuantum köpüğü adlı yapıyı tanımlayarak, kütle çekimini de farklı bir bakış açısıyla açıklayabiliyor.
devamını gör...
golgi cisimciği
4. sınıfta öğretmenimizin "golgi salgi" şeklinde bize öğrettiği ve hala aklımdan çıkmayan organeldir.
devamını gör...
eş cinsellerden nefret etme hakkı
ben genel olarak haterların yaşam motivasyonuna çok üzülüyorum. düşünsene birinden, bir şeyden ya da bir olgudan nefret etmek benliğinin bir parçası. nefret görmezden gelinecek, yok sayılacak, umursanmayacak bir duygu değildir çünkü.
lise zamanlarımda homofobiktim. homofobiden kastım da kızlarla fazla zaman geçiren, kız gibi davranan ya da biraz narin olan erkekler için "top lan bu galiba" demekten öteye geçmedi.
yıllar yıllar sonra bir sevgilim vasıtasıyla eşcinsel insanlarla tanıştım. homofobi bir kenara dursun üzüldüm yaşamak zorunda kaldıkları şeylere. bir insanın ırkı, dini, cinsel yönelimi, memleketi falan o insanın iyi insan olup olmadığını tanımlamaz, tanımlayamaz. bu sebepten bir gruba karşı toptan nefret beslemek pek sağlıklı insan işi gelmiyor bana.
"merhaba. 33 yaşındayım, yazılım mimarıyım, 2 dil biliyorum ve eşcinsellerden nefret ederim" bu ne oğlum ahahsdhsd
lise zamanlarımda homofobiktim. homofobiden kastım da kızlarla fazla zaman geçiren, kız gibi davranan ya da biraz narin olan erkekler için "top lan bu galiba" demekten öteye geçmedi.
yıllar yıllar sonra bir sevgilim vasıtasıyla eşcinsel insanlarla tanıştım. homofobi bir kenara dursun üzüldüm yaşamak zorunda kaldıkları şeylere. bir insanın ırkı, dini, cinsel yönelimi, memleketi falan o insanın iyi insan olup olmadığını tanımlamaz, tanımlayamaz. bu sebepten bir gruba karşı toptan nefret beslemek pek sağlıklı insan işi gelmiyor bana.
"merhaba. 33 yaşındayım, yazılım mimarıyım, 2 dil biliyorum ve eşcinsellerden nefret ederim" bu ne oğlum ahahsdhsd
devamını gör...
trollerin çaylak yapılması
destekledigim durumdur. yapanın eline sağlık.
devamını gör...
15 nisan 2021 adana'da kadına şiddet videosu
arkadaşımın yanındaydım bu videoyu gördüğümde, ikimiz de donakaldık. hiçbir şey diyemeden, bi tepki veremeden kaldık oyle. diyecek tek bir şey bulamıyorum dostlar çünkü maalesef ki sözün bittiği yerdeyiz.
devamını gör...
goodfellas
harikulade bir martin scorsese filmidir. 1990 yılında izleyiciyle buluşmuştur. nicholas pileggi'nin, wiseguy adlı kitabından uyarlanmış, gerçek bir hikayedir.
başrollerinde ray liotta, joe pesci, robert de niro gibi mükemmel oyuncular bulunmakta. hele joe pesci öttürüyor bu filmde...
the godfather'dan sonra mafyayı anlatan en iyi filmdir. konuları işleyişlerinde farklılıklar olsa da mafya denilince akla gelen ilk iki film bunlardır. ve ikisi de tam bir şaheserdir. izlemediyseniz bu tanım sizin için bir işaret olabilir, muhakkak izlemenizi tavsiye ederim.
son olarak müzikleri sahneye cuk oturan, dönemini kasıp kavuran, şahane eserlerdir. sadece şu bile yeter;
gerisi spoiler..
şimdi filmi sizlere kısaca tanıtacağım.
filmimizde mafyanın içinde bulunan ve daha sonrasında içinde bulunduğu mafyayı ifşa eden henry hill'in hikayesi anlatılmaktadır.
henry küçüklüğünden beri mafyaya dahil olmak istemekte. bunun için de fazlasıyla azimli. en nihayetinde istediğine kavuşuyor ama sonu hiç beklediği gibi çıkmıyor.
ray liotta, henry hill rolünü muazzam canlandırmıştır. tabii bunda martin scorsese'nin etkisi çok büyüktür. aynı zamanda henry hill'in de katkılarıyla ya da taktikleriyle ray liotta, henry hill karakteriyle özdeşleşmiştir.
joe pesci filmde tommy devito rolünü öylesine güzel, öylesine karakterle bütünleşerek canlandırmış ki inanamazsınız. yine bu rolüyle "en iyi yardımcı erkek oyuncu oscarı" nı kazanmıştır. daha önce kesinlikle denk gelmişsinizdir ya da duymuşsunuzdur "funny how" sahnesini. işte o kısacık sahnede dahi joe pesci'nin enfes oyunculuğunu net bir şekilde gözlemleyebilirsiniz. buyurun gözlemleyin;
ve robert de niro. canlandırdığı her karakteri en iyi şekilde yansıtan, yılların eskimeyen karizmasıdır kendisi. filmde jimmy conway karakterini canlandırmakta. yer yer iyi yer yer kötü ama hep çıkarlarına göre hareket eden biri. gel gör ki hep karizmatik.
son olarak yönetmen martin scorsese tam bir dehadır. bunu; filmdeki çekim tekniği, hikayenin akıcılığı, benzersizliği karşısında mest olurken fark edebilirsiniz.
ufacık bilgilendirme de salayım. gerçek hayattaki henry hill'imiz, filmden ziyadesiyle memnun kalmış ve herkesin henry hill'in kim olduğunu bilmesi gerektiğini düşünüp tanık koruma programında olmasına rağmen kendisini açık etmiştir. bu durum sebebiyle fbi henry hill'i tanık koruma programından çıkarmıştır.
son sözü muddy waters söylesin o halde; *
başrollerinde ray liotta, joe pesci, robert de niro gibi mükemmel oyuncular bulunmakta. hele joe pesci öttürüyor bu filmde...
the godfather'dan sonra mafyayı anlatan en iyi filmdir. konuları işleyişlerinde farklılıklar olsa da mafya denilince akla gelen ilk iki film bunlardır. ve ikisi de tam bir şaheserdir. izlemediyseniz bu tanım sizin için bir işaret olabilir, muhakkak izlemenizi tavsiye ederim.
son olarak müzikleri sahneye cuk oturan, dönemini kasıp kavuran, şahane eserlerdir. sadece şu bile yeter;
gerisi spoiler..
şimdi filmi sizlere kısaca tanıtacağım.
filmimizde mafyanın içinde bulunan ve daha sonrasında içinde bulunduğu mafyayı ifşa eden henry hill'in hikayesi anlatılmaktadır.
henry küçüklüğünden beri mafyaya dahil olmak istemekte. bunun için de fazlasıyla azimli. en nihayetinde istediğine kavuşuyor ama sonu hiç beklediği gibi çıkmıyor.
ray liotta, henry hill rolünü muazzam canlandırmıştır. tabii bunda martin scorsese'nin etkisi çok büyüktür. aynı zamanda henry hill'in de katkılarıyla ya da taktikleriyle ray liotta, henry hill karakteriyle özdeşleşmiştir.
joe pesci filmde tommy devito rolünü öylesine güzel, öylesine karakterle bütünleşerek canlandırmış ki inanamazsınız. yine bu rolüyle "en iyi yardımcı erkek oyuncu oscarı" nı kazanmıştır. daha önce kesinlikle denk gelmişsinizdir ya da duymuşsunuzdur "funny how" sahnesini. işte o kısacık sahnede dahi joe pesci'nin enfes oyunculuğunu net bir şekilde gözlemleyebilirsiniz. buyurun gözlemleyin;
ve robert de niro. canlandırdığı her karakteri en iyi şekilde yansıtan, yılların eskimeyen karizmasıdır kendisi. filmde jimmy conway karakterini canlandırmakta. yer yer iyi yer yer kötü ama hep çıkarlarına göre hareket eden biri. gel gör ki hep karizmatik.
son olarak yönetmen martin scorsese tam bir dehadır. bunu; filmdeki çekim tekniği, hikayenin akıcılığı, benzersizliği karşısında mest olurken fark edebilirsiniz.
ufacık bilgilendirme de salayım. gerçek hayattaki henry hill'imiz, filmden ziyadesiyle memnun kalmış ve herkesin henry hill'in kim olduğunu bilmesi gerektiğini düşünüp tanık koruma programında olmasına rağmen kendisini açık etmiştir. bu durum sebebiyle fbi henry hill'i tanık koruma programından çıkarmıştır.
son sözü muddy waters söylesin o halde; *
devamını gör...
