bu sefer gerçekten karalama defterine yazdığım küçük, küçücük bir şeyi paylaşıyorum dostlar. her şeyi paylaşırsam ruhuma ne kalır ki? lakin nedensizce bunu paylaşmak geldi içimden. iyi akşamlar....*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir zamanlar çok sevdiğim ama artık sözlükte olmayan bir yazarı anımsatan yazar.

tanımlarını keyifle okuyorum. bu kadar kısa bir zamanda sözlük halkının sevgisini kazandığı içinde ayriyaten tebrik ediyorum*
devamını gör...

bedavacılık sorunu (ingilizce: free rider problem), kamusal mal sunulduğunda toplumdaki kimsenin kamusal malın finansmanına katılıp katılmadığına bakılmaksızın, kamusal malın tüketiminden dışlanamadığı gerçeğinin farkında olan bireyin de kamusal mala ilişkin gerçek tercihini açıklamayarak bedel ödemeden de saf kamusal malın tüketimine devam edebileceği güdüsüdür. bu sorunun genellikle kamusal mallarda görülmesinin sebebi, kamusal malların bir bütün olarak sunulması ve tüketiminden kimsenin dışlanamaması özelliklerine sahip olmalarıdır.
devamını gör...

illaki sonuç kansere bağlanır.
devamını gör...

benim de birkaç sorum olacak;

celebrant kim?
neden celebrant?
ben neden onu merak ediyorum?
öğrenince elime ne geçecek?
neden böyle bir uygulama var sözlükte?
işsiz misiniz?

teşekkürler.
devamını gör...

(bkz: 128 milyar dolar yok ölüyorum)
(bkz: duman (grup))'ın en sevdiğim şarkısı olur kendisi.*
devamını gör...

ah yüreğimde dört nala atlar,
atların sağrısında kanatlar...
devamını gör...

köy domatesi ile yapılmasını tavsiye etmediğim çorbadır. evet organik ve sağlıklı oluyor ama köy domatesinin ekşimtrak olmasından sebep, çorbanın tadını biraz değiştiriyor.
üzerine taze fesleğen ile denemenizi tavsiye ederim. mis kokulu, ohhh... afiyetler olsun.
devamını gör...

kötü zan, anlamına da gelen ”su-i zan”  kötümserlik ve hiçbir şeyi beğenmeme durumudur.
yani insanların her zaman kötü bir iş yaptığını düşünme hali.
bir bakıma insanı temelsiz kaygı, kuruntu ve kuşkulara sürükleyen, toplumsal ilişkileri mahveden tehlikeli ve sinsi bir hastalık.
bu bakış açısı çoğu zaman subjektif ve yanlıştır.
fakat bazen insanların da hata yapabileceğini akıldan çıkarmamak lazımdır. bu da çok abartılı olmamalıdır.
zira ne hayat, ne insanlar hiçbir zaman çok temiz ya da çok kirli değildir.
hayat bir sınanma yeridir. insan da bu sınanmanın içerisindedir.
yine de negatif düşünen bir kimsenin negatif sonuçlar alması gibi kötü zandan olabildiğince kaçınmak gerekir...
devamını gör...

yıllar sonra tekrar okunduğunda etkileri farklılık gösteren muazzam distopik roman. 20. yüzyıl kurgu romanlarının en başarılısı ve yanılmıyorsam 1932 senesinde yazılmış. huxley, birinci dünya savaşında yaşananlar ve savaş sonrasındaki belirsizlikten o kadar etkilenmiştir ki başta devlet, ekonomi ve ekonomi eksenli değişen siyasal-sosyolojik travmalara şahane eleştiriler getirmiştir.

ahlak, yalnızlık, doğa, teknoloji, endüstri, birey-toplum ikilisi ve bağı, tanrı, üreme, yaradılış, duygu, bilim, bilinç, hipnopedya, sorgusuz sualsiz ifadeler, hizmet, sınıf gibi daha birçok, bize biç yabancı olmayan meseleye getirdiği eleştiriler sebebiyle tekrar tekrar okunmaya değer bir kurgu.

-- spo --
kitabı daha önce hiç okumayanlar için, hollywood filmlerinden aşina olduğumuz bir kurtarıcı, bir büyük kahraman bulamamak hayal kırıklığı oluşturabilir. ancak zaten amaç bir çıkmaz, bir anti-ütopya yaratmak olduğundan o hayal çok da kırılıyor denmez. bernard marx karakterinden daha sert, daha gerçek çıkışlar bekliyorsunuz ama olmuyor. helmholtz, gereğinden fazla arka planda kalıyor. lenina'dan beklenen o aydınlanma anı hiç yaşanmıyor. soma'yı ve etkilerini birebir yaşamak istiyorsunuz. vahşi'yi kurtarmak... kurgunun yönünü komple değiştirmek, insanları uyandırmak... ama hiçbiri olmuyor. çünkü distopya olmak bunu gerektirir.

romanın sonlarına doğru vahşi ve mustafa mond arasındaki diyalog tekrar tekrar okunasıdır. o bölüm bana matrix serisinin ikinci filmindeki neo-mimar diyaloglarını anımsattı tekrar okuyunca.
-- spo --

huxley, distopyasını yazarken içinde bulunduğu çelişkiyi oldukça dürüst aktarmıştır. yani yarattığı evrendeki distopik gidişatın aslında mümkün, yaşanabilir ve haklı yanları olduğunu yansıtmayı başarmıştır. bazı noktalarda her şeye rağmen okuyucuda da "acaba"lar oluşmuyor değil.

ilgili olarak (bkz: soma)
devamını gör...

kısık ateş. harlı ateşte her şeyi kontrol edemezsiniz ama kısık ateşte yavaş pişirmeyle daha lezzetli yemekler yapabilirsiniz.
devamını gör...

edebi eser yazarları için konuşursak, dönem dönem mesela ressamlara da olduğu gibi, ilham eksikliği ile açıklanabilecek olay.

sözlük yazarları için konuşuyorsak, herkesin kendi uzmanlık alanı ile ilgili bir şeyler yazması ile aşılacak sorun. trollük hep aynı konular etrafında döner ama mesleki konular derya deniz...
devamını gör...

(bkz: harry potter). bir oturmaya tüm seriyi izliyorum.
devamını gör...

kız istemeye geldikleri sahne izleyen herkesi güldürmüştür sanırım. demet akbağ, salih kalyon arka sokaklarda ki hüsnü'nün karısı suat tam bir yıldızlar topluluğuydu.
devamını gör...

azar azar acıtmadan zamcık zamcık yapın, yaz da geldi sessiz sedasız geçirelim mirim!
devamını gör...

yıl 2010 mu 2011 mi neydi. dolar 1.5 tl idiydi. şaka gibi gerçekten. yaklaşık 5.5 kat arttı.
devamını gör...

ilk regl olduğumda anneciğim babama koşup bunu anlattığı için aşırı utanmıştım. daha sonra ebeveynlerim boşandı. babamda her kalışımda “baba bana ped alır mısın?” diye soramayışlarım aklıma geldi. şimdi bunu neden paylaşıyorum?

regl olmak utanılacak bir şey değildir. her ay periyodik olarak kanayan bir kadın sağlıklıdır. regl kanaması, yumurtalıkların kendini yenilemesiyle ilgili bir şeydir.

bu başlığın altında sıçtığınız b*ku da anlatın gibi saçma sapan tanım giren erkek yazarlara sesleniyorum. regl ile barışık bireyler olmanız ileride -olursa- kızınızla sağlıklı iletişim kurabilmek için idealdir. yoksa kızınız sizden ped almanızı rica edemez ve bunun üzerine hayatı boyunca unutamayacağı anılar yaratır. eşinize, kızınıza, sevgilinize ped almak utanç meselesi olmamalı. parmağınızı kesip kanaması kadar normal bir olayı bu kadar büyüten bir toplum oluşumuzu hayretler içerisinde izliyorum.

son olarak bir iki şey daha eklemek isterim. dünya üzerinde ped alamadığı için eğitimden ya da sosyal hayattan mahrum kalan kız çocuklarının mevcut olduğunu biliyor muydunuz? ya da ülkemizde ped fiyatlarına eklenen %18lik “lüks ihtiyaç kdvsi”nden haberiniz var mıydı? yoktur tabii, anca boş beleş konuşun.
devamını gör...

genelde huzurlu bir yaşam sürmek amacıyla bir siteden ev alanların maruz kaldıkları terör türüdür. efenim burada gevşek aileler çocuklarının insanları rahatsız ettiğinin farkında olmadan veya daha korkuncu umrunda olmadan çocuklarının sitede böğürmesine, doğadaki değişik canlıları çağrıştıran hareketlerini sergilemelerine göz yumar.
bu terör insanları evlerinde huzur içinde oturmalarını engellediği gibi, yaşadığımız topluma neden bu tür yaşamların uymadığı, arkadaş ortamında konuşulan beylik sözlerin aksine, toplumla en az iletişimde olacak şekilde bir yaşam sitili benimsenmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatır. mesela bu yaşanan terör bile insanlara neden selam dahi verilmemesi gerektiğinin güzide bir kanıtıdır.
edit: site yaşamı çocuklar böğürsün diye olmaz. çocuklar sitede koridorlarda koşmaz. toynakları yontulmamış anne ve babaları alır çocuklarını sitenin parkına götürür, orada böğürtürler....
devamını gör...

günün aydın hali ile,
herkeslerime..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ritmi duy
devamını gör...

yaşayan bir bedenin içinde ölen bir ruhun hayatını okudunuz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim