mafya bozuntularına hayran olan kitleler.
devamını gör...

bir yerden bununla ilgili basit bir şey duymuştum: "kara mizah bir çift bacak gibidir, herkeste olmayabilir."
devamını gör...

ömrün boyunca sadece bir sanatçı dinleme hakkın var deseler, hiç düşünmem bu hakkı mor ve ötesi'nden yana kullanırım.
şarkıları sanki yavaş yavaş ruhumu çözümlüyor. bir kaç düğümü dinlerken çözdüğümü hissediyorum. şarkılar karşınıza geçmiş kafa sallıyor sizi anladığını onaylıyor resmen. düşüncelerime ve duygularıma çok yakından bakan şarkılar bunlar. bir tane diyemiyorum işte aralarından en iyisi bu diye. hepsi çok iyi.. bir derdim var'ın çok acayip bir tadı var ona bir şey diyemem ama her dönem farklı bir mor ve ötesi şarkısını bulup defalarca dinliyorum. o zaman en iyisi o oluyor sonra bir başka şarkısı... dünden beri tekrar tekrar dinlediğim o şarkı.. anlatamıyorum.. sözlerine çok takıldım. daha önce de defalarca dinledim ama şu an çok daha fazla takıldım.

orhan veli dizeleri nakarat bölümünde,
bir yer var, biliyorum;
her şeyi söylemek mümkün;
epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
anlatamıyorum.


şarkının şiirselliği şu sözler ile devam ettiriliyor;

ne oldu?
karıştı her şey
korktuğum sözün bir adım geride
şimdi duyuyor musun?
her şey, ama her şey geçer
sakinsin, biraz derdin var
kendi kendine dünyayı ters çevirmişsin
bir şey biliyor musun?
ben doğduğumdan beri hep böyleyim
ne çok şey gizlemişim rüyalarıma
ne kadar çok hüzün yüklü omuzlarımda
bir şey içsem, sorunları çözsem
olur mu?
olur mu?
bir yer var biliyorum.
(yine efsane sözler)

bu işi hakkıyla yapıyorlar. onlar gerçek sanatçılar.
orhan veli kanık içinde söylenecek çok söz var. onu da kendi başlığında karşılarız artık.
devamını gör...

termal içlik.
devamını gör...

özellikle gecenin bu saatinde yaptınız. umarım bu kararı verenler bu sözleşmeye muhtaç kalır, umarım başınızı duvarlara vura vura parçalarsınız. ok size dönmeyecek sanıyorsunuz ama verdiğiniz kararların en büyük acısını siz çekeceksiniz. bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa bir gün ama o gün gelecek ve zerre vicdan duymayacağım hiçbirinize.
devamını gör...

tesettür oteller.
alkol vermediğin, dansöz oynatmadigin, köpük partisi yapmadığın mekanı neden iki katı fiyatına satıyorsun ? fazladan bir kadınlar havuzu bulundurmak ne kadar fark eder ki ? tamamen enayi silkelemek.
devamını gör...

otostop türkiye sınırları içinde tehlikeli olsa da,dünya açısından bakarsak çok mantıklı bir ulaşım yöntemidir. hatta bu yüzden bir çok insan dünyayı otostop ile gezer. neredeyse hiç para harcamanız gerekmez.
bi örnek
bi örnek daha
ve bir örnek daha
büyük olasılıkla hayatınız boyunca dünyayı böyle gezen insanlardan birine rastlamışsınızdır. şimdi versusun diğer tarafına bakalım.

otobüs elbette daha konforlu ve daha güvenlidir. ama otobüsün en büyük eksisi ücretli olmasıdır. kısa yolda otobüs mantıklı olabilir ama uzun yolda kesenin ağzını baya bi açmanız gerekebilir.

bana göre versusun kazananı kısa yolda da uzun yolda da otostoptur. her yeni araç yeni bir insan,yeni bir hikaye ve yeni bir maceradır.
devamını gör...

herkesin ne giydiğine ne yaptığına ne dediğine laf etmeyi kendine görev edinen böyle bir grup var malesef. yahu sana ne? sarılmışlar, öpüşmüşler ne var bunda. hep hasetlik hep fitnelik. salın şu insanları örümcek bağlamış beyinlerinizden artık. oh iyi yapmışlar. sefaları olsun.
devamını gör...

(bkz: kanalıma hoş geldiniz)
devamını gör...

bu şehire aşina olanların bildiği kurallardır.

*kadıköy boğa heykelinde buluşacaksanız asla heykelin yanında durmamalısınız. iki tarafta heykeli gören bir yere geçer ve orada birbirlerini görüp buluşurlar.

*kadıköy, taksim, beşiktaş tarzı insanların kalabalık olduğu yerlerde mutant tipli bir ayakkabı boyacısı size yaklaşıp ayakkabınızı "içinden geldiği için" boyamak istiyorsa boyatmayın. para alana kadar bırakmaz.

*sahilde elinde tavşan olan garip birisini görürseniz uzaklaşın. tavşanı sevdiğiniz için sizden para isteyebilir.

*çok kısa vaktinizi alabilir miyim? diye soran birine asla var demeyin. sizden ya para istiyordur ya da dolaylı yoldan para istiyordur.

*bildiğiniz bir ürünü farklı bir yerden alacaksanız ya da bilmediğiniz bir ürünü yine aşina olmadığınız bir yerden alacaksanız "bu ne kadar?" gibi bir soru sormayın. az çok fiyatını biliyorsanız; "bunun fiyatı şu muydu?" ya da "bu ne kadardı?" gibi bildiğinizi varsayan şekilde sorun. yoksa iki katı fiyatına kitlerler.

*moda sahile giderken 2 bira mı alsam 3 mü? diye düşünmeyin. 3 alın.

*maç günleri olabildiğince yer üstü ulaşımdan uzak durun.

*bir yerde robocop gibi polisler görürseniz orada ya bir olay olmuştur ya da olacaktır ona göre hazırlıklı olun.

*karşıdan karşıya geçerken minibüsçü ve taksilere güvenmeyin. yavaşlamazlar.

*sarı dolmuşlara biner binmez (ilk duraktan biniyorsanız) şoför koltukta yoksa şoför geldiğinde hemen parayı uzatmayın özellikle arkada oturuyorsanız. çünkü öndeki de henüz uzatmamıştır ve uyuz olur. fakat bana ne diyorsanız devam edin.

*otobüse ilk bindiğinizde bir yer boşaldıysa daha siz binerken hemen geçip oraya oturmayın. sizden önce ayakta olanların oturmasını bekleyin. bu aslında çok basit, yazılı olmayan bir görgü kuralı fakat çoğu öküz buna uymaz. siz öküz olmayın.

*dükkanın önünde sığır gibi bağıran gıda işletmelerine girmeyin. hem yemekleri kötüdür hem de çomarlardır.

*kampanya yazan her hangi bir şeyden uzak durun.

*fazla akbili olan var mı? sorusuna kayıtsız kalmayın. yarın sizin ki bitecek. az insan olun.

*minibüse (özellikle sabah) asla ama asla 200 tl vermeyin.

*otobüse at sokmayın. çünkü sığmazlar. binin.

*taksim'e gitmeyin. oranın istanbul ile bir alakası kalmadı.

*galata kulesi ve kız kulesi tamamen overrated'dır. boşuna gitmeyin.

*midyeci ahmet overrated.

*taksiye biniyorsanız kesinlikle ama kesinlikle telefondan harita açın. çünkü asla gidecekleri yeri bilmezler. geçen gün kadıköy'de bir taksici "ortaköy neredeydi? mecidiyeköy'ün altı mı?" dedi. 70 iq'larıyla sizi kandırmaya çalışırlar. bir de asla bilmiyorsanız bile gideceğiniz yeri biliyormuş gibi bir hava takının.

*bilmediğiniz bir yere gidiyorsunuz ve minibüçüye söylediniz. o size hatırlatacağını söyledi diye güvenmeyin. yolculardan birine sorun daha sorumlu hissederler kendilerini. minibüsçüye kaldıysanız da shrek gibi minibüsçüyü delirtene kadar defalarca sorun. geldik mieeeee?

*bir şeyin önünde sıra varsa sosyal medyada popüler olmuştur ve yüzeysel bir yerdir. asla oraya girmeyin. sıraya da girmeyin komik gözüküyor.

*adalarda'ki faytonlara asla binmeyin.

*tanımadığınız insanlara asla güvenmeyin. her bok çıkabilir.

*birisi yolunuzu kesip "yanlış anlama dilenci değilim" ile cümleye giriş yapıyorsa sinyalcidir. bu da dilenci olduğunu gösterir. çelişki dolu insanlarla muhattap olmayın.

*yürürken önünüze bakın malak gibi yürümeyin her yer insan.

*anadolu yakasında e5 yakayı sosyoekonomik olarak bıçak gibi ikiye böler. 500 metrede çevrenizin nasıl değiştiğine şaşırırsınız. gezilecek, gidilecek yerler sahile bakan taraftadır. oturulacak yerlerde tabii ki. paranız yeterse...

*dudullu'ya gitmeyin.

*yağmurlu günlerde kaldırımın yola bakan tarafından yürümeyin.

*kimseyle gereksiz muhabbete girmeyin deli dolu.

*bir deli görürseniz de sizin de deli olduğunuzu ona hissettirin. tırsak durmayın. ağzınıza sıçar.

*arabanız varsa başkasının evinin önüne park etmeyin. olay çıkar.

*kadıköy rıhtım tarafında yemek yemeyin. çok sarhoş değilseniz :)

*gece içtikten sonra ayık 24'e gidebilirsiniz. çorbaları güzeldir. (lokasyon kadıköy)

*karaköy'deki hipster kafelere gitmeyin. bohem adı altında özenti dolu leş gibi bir ortamda bir çay ve tatlıya 50 tl verip götünüze baka baka çıkarsınız.

* her yerden benzin almayın.

*sahilde bisiklet yolundan yürümeyin. üsküdar'dakine bakmayın o göstermelik. orada asla bisiklete binmeyin. hatta üsküdar'a gitmeyin bile bence.

*marmaray'da, sirkeci'de indiyseniz asla merdivenleri kullanmayın. khazad-dumgibi kazmışlar. asansörü kullanın.

*öğleden sonra simit alacaksanız asla "simitler taze geldi, akşam simidi" gibi teranelere inanmayın. yok öyle bir şey.

*kadıköy osmanağa camiinin oradaki durakların arkasında oturmayın. orada hep sapık amcalar oturur.

*aynı şekilde semtin yabancısıysanız haldun taner'in çaprazındaki tuvaletin olduğu parktan geçecekseniz olabildiğince hızlıca geçin. haldun taner yanındaki heykelin yanındaki parkta da oturmayın.

*içip içip sokaklara işemeyin diyecem ama yapacaksınız.
devamını gör...

valla heyecanlaniyorum.
devamını gör...

yarın olmayacakmış gibi harcama yapıyorlar. kendileri de biliyor. benden sonra kim gelirse ona girsin borçlar diyorlar.umurlarında bu ülke değil kendi makam hırsları. içlerinde göz boyayalım da çalışıyoruz görünelim düşüncesi var.bunların ki hizmet değil, dış mihraklara borçlu bir gelecek bırakmak.
devamını gör...

canı katılmak istemeyen, yeni insanlar tanıma zorunluluğu hissetmeyen, arkadaş edinmek gibi bir amacı olmayan bireyler de olabilecekleri ihtimali göz önünde bulundurulmalı dediğim kitle. bunlardan biri ya da hepsi birden olabilirim.
devamını gör...

benimdir. çok utanıyorum bu durumdan. şimdi ağlayarak tiktok hesabı açıp ağır çekimde kameraya yürüdüğüm videolar çekeceğim. bu utancı ancak böyle temizleyebilirim...
devamını gör...

iktidara ne kadar gülüyorsam muhalefetin atıp tutmalarına da o kadar gülüyorum artık. senelerdir olduğu gibi bu sözünde arkasında durulmayacağı belli. artık olanlar danışıklı dövüş savımı iyice güçlendiriyor.
devamını gör...

nasıl bir nickaltı olduğuna bağlı.
şöyle olacağına hiç olmasın:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendisi için en uygun mahlası seçmiş biri. gerçekten öyle biri. enerjisi yüksek biri. modu hiç düşmeyen biri. girdiği yerde ortamı yükselten biri. beni biraz karamsar bulan biri. hayır vişne ben hiç öyle hissetmiyorum diyen biri. karamsarlığımı kursağımda bırakan biri. çok iyi biri.*
mizahı acayip iyidir. sizi en boş anınızda gafil avlayıp, gülme krizine sokabilir. benim okuma zevkimi çok iyi bilir. bak bunu seveceksin dediği şey'i sevmeme ihtimalim yok. sayesinde bir dizi, bir kitap ekledim hafızama, daha devamı gelir. yalnız şu mutlu olma işini bana bir öğretse ne güzel olur. şu felsefeler nereye kadar canımm.

bu nick altı için hiçbir ücret talep etmedim. çünkü seni iyi bilirim. yalan yazmam. ben öyle biri miyim *
devamını gör...

güneşin oğlu filminde haluk bilginer'in oynadığı* ülkü tamer şiiri.

"aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.

iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci...
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen
."



ayrıca olağan mottom.
devamını gör...

amacınız nedir sayın yayıncı demek istediğim radyo programı. yoksa yoksa sabahlara kadar dans etmemizi,yorgun düşüp işe geç kalmamızı,aynı zamanda yüzümüzde gülümseme oluşmasını mı istiyorsunuz.o halde bu akşam buralarda olacaklar için şu karikatürü bırakıyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çizer:yiğit özgür
devamını gör...

sıcak havalarda insanı bir nebze olsun ferahlatan; rengi ve kokusu ile de gönülleri fetheden muhteşem içecek.

ben reyhan şerbetini, ilk olarak diyarbakır'da bir kafede içmiştim ve çok hoşuma gitmişti. zaten diyarbakır'da hemen hemen bütün kafelerde türk kahvesinin yanında reyhan şerbeti ikram edilir.

yapımı o kadar kolay ki, hazırsak başlıyorum.
malzemeler;
- bir demet reyhan
- 2 litre kaynatılmış şu
- 1 su bardağı şeker
- 2 çubuk tarçın
- 4-5 adet karanfil
- 1 çay kaşığı limon tuzu

reyhanımızı bir güzel yıkıyoruz. yapraklarını derin bir tencereye alıp;
üzerine şeker, karanfil ve çubuk tarçını ilave ettikten sonra üzerine kaynatılmış suyumuzun tamamını ekliyor ve şeker eriyene kadar karıştırıyoruz.
limon tuzu rengi için önemli bir etken. ben tatlı sevdiğim için limon tuzunu az koymayı tercih ediyorum. ekşi sevenler arttırabilir miktarını.

neyse efendim limon tuzunu da ekledikten sonra, tekrardan bir miktar karıştırıyoruz.
bütün bu basit işlemlerden sonra, tenceremizin kapağını kapatıyor, 5-6 saat kadar kendilerini demlenmeye bırakıyoruz.
demlenme süresi bittikten sonra, süzüyor ve soğutmak amaçlı buzdolabına kaldırıyoruz.

sonra ne mi oluyor? reyhan şerbeti elde etmiş oluyoruz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim