babaların garip huyları
odaya baskın yapar gibi girmeleri
devamını gör...
atatürk düşmanlarını normal sözlük'te istemiyoruz
sadece sözlükte değil, ülke sınırları içerisinde istemediğim şahıslardır diyerek katıldığım kampanyadır. ne olursa olsun ülkenin kurucusuna bu kadar ihanet, hakaret edilmez ya.
devamını gör...
yazdığı nickaltıyı silen yazar
gece sarhoşluğu ile yazdık bir şeyler,sabah olunca da kızım dedim "ya hoşnut olmazsa?" ondan sildim rahatsız,ben sildim.*
devamını gör...
erdoğan'ın bu ülkede gençlere her şey veriliyor demesi
madem öyle sayın başkan sandıkta hak ettiğiniz teşekkürü vereceğimizden şüpheniz olmasın.
devamını gör...
suskunluk sarmalı
bireyin, toplumdan dışlanma korkusuyla, duygu ve düşüncelerini ifade edememesinin bilimsel açıklamasıdır. kitle iletişim teorilerinden biridir. elisabeth noelle-neumann (alman siyaset bilimci) tarafından geliştirilmiştir.
“sussam olmuyor, susmasam olmaz” diye düşünüp kendinizi frenlediğinizde; beslemeye devam ettiğiniz ve sürekli toplumun sessizliğine sitem edip farkında olmadan ateşini harladığınız sarmal, zincir.
“sussam olmuyor, susmasam olmaz” diye düşünüp kendinizi frenlediğinizde; beslemeye devam ettiğiniz ve sürekli toplumun sessizliğine sitem edip farkında olmadan ateşini harladığınız sarmal, zincir.
devamını gör...
15 temmuz 2021 melih bulu'nun görevden alınması
cumhurbaşkanı kararnamesi ile görevden alınmış, atanmış rektör(idi).
görevden alınan birinin yerine, göreve istediğini atayabilen şahsım karar verecek.
aklımda bir aday var, boğaziçi üniversitesinin taptaze fakültesi olan hukuk fakültesinin dekanı, (bkz: selami kuran).
kendisi aylardır, pardon, fakültenin kurulduğu o skandal günden beri o kanal senin, bu kanal benim dolanıp duruyor. bir kanal istanbul’a çıkmadı, allah’ın izni ile kanal istanbul yapıldığı vakit oraya da gocunmadan çıkar ve gelen geçen gemilere türk hukukunu, yine çok pardon, türk tipi başkanlık sisteminin mükemmelliğini ve akp başrı hikayelerini* ballandıra ballandıra anlatır.
adam sürekli yahu her gün yorulmadan saçmalıyor.
bir o, bir de (bkz: yaşar hacısalihoğlu). üniversitede araştırma yapması gereken adamlar, esra erol’dan çok televizyondalar.
neden mi esra erol, katıldıkları programların sunucuları dahi, haftada en fazla 2 kere program yapabiliyorlar, fakat bu iki yüce profesör, her gün televizyondalar.
neden mi esra erol, çünki ikiside esra erol kadar gerçeklikten öte olayları anlatıyorlar.
selami bey atanırsa şaşırmam. yaşar’ı da atayabilirler…..
hilal kaplan’ı atarlarmış bir de, neyse şaşırmayız.
bugün boğaziçi rektörünün görevden alınması ülkede güzel şeyler de oluyor demekten çok uzakta bir gelişmedir. biliyoruz ki, daha skandal bir isim atanacaktır.
umarım yanılırım, umarım şaşırırız!
görevden alınan birinin yerine, göreve istediğini atayabilen şahsım karar verecek.
aklımda bir aday var, boğaziçi üniversitesinin taptaze fakültesi olan hukuk fakültesinin dekanı, (bkz: selami kuran).
kendisi aylardır, pardon, fakültenin kurulduğu o skandal günden beri o kanal senin, bu kanal benim dolanıp duruyor. bir kanal istanbul’a çıkmadı, allah’ın izni ile kanal istanbul yapıldığı vakit oraya da gocunmadan çıkar ve gelen geçen gemilere türk hukukunu, yine çok pardon, türk tipi başkanlık sisteminin mükemmelliğini ve akp başrı hikayelerini* ballandıra ballandıra anlatır.
adam sürekli yahu her gün yorulmadan saçmalıyor.
bir o, bir de (bkz: yaşar hacısalihoğlu). üniversitede araştırma yapması gereken adamlar, esra erol’dan çok televizyondalar.
neden mi esra erol, katıldıkları programların sunucuları dahi, haftada en fazla 2 kere program yapabiliyorlar, fakat bu iki yüce profesör, her gün televizyondalar.
neden mi esra erol, çünki ikiside esra erol kadar gerçeklikten öte olayları anlatıyorlar.
selami bey atanırsa şaşırmam. yaşar’ı da atayabilirler…..
hilal kaplan’ı atarlarmış bir de, neyse şaşırmayız.
bugün boğaziçi rektörünün görevden alınması ülkede güzel şeyler de oluyor demekten çok uzakta bir gelişmedir. biliyoruz ki, daha skandal bir isim atanacaktır.
umarım yanılırım, umarım şaşırırız!
devamını gör...
yakışıklı olmayan ama yakışıklı gibi de olan erkekler
en tehlikeli erkektir. neyseniz o olun! kafa karıştırmaya gerek yok.
devamını gör...
bilge karasu
canım bilge karasu sohbetinden bir kesit:
"kendim olmak gibi bir kaygım yok galiba. (gülerek) işte nasıl yazıyorsam öyleyimdir diyorum herhalde. bu da yine imgelere getirecektir bizi ama, kendim olmak diye bir kaygım yok, onu anlatmak çok güç. nasıl tasarlıyorsam, nasıl yaşıyorsam öyle oluyor. kendim olmak, başka bir şey değil ki, çünkü onun dışında, onun ötesinde bir kendimlik yok ki, kendimlik burada söylediğimde, yazdığımda, yaptığımda.
kendim olmak diyorduk ya, zaten öyle olunuyor, kendim olayım diye değil, birtakım cendereler yarattığım için kendime."
bilge karasu, [1993], "bitmemiş bir konuşmadan"
"kendim olmak gibi bir kaygım yok galiba. (gülerek) işte nasıl yazıyorsam öyleyimdir diyorum herhalde. bu da yine imgelere getirecektir bizi ama, kendim olmak diye bir kaygım yok, onu anlatmak çok güç. nasıl tasarlıyorsam, nasıl yaşıyorsam öyle oluyor. kendim olmak, başka bir şey değil ki, çünkü onun dışında, onun ötesinde bir kendimlik yok ki, kendimlik burada söylediğimde, yazdığımda, yaptığımda.
kendim olmak diyorduk ya, zaten öyle olunuyor, kendim olayım diye değil, birtakım cendereler yarattığım için kendime."
bilge karasu, [1993], "bitmemiş bir konuşmadan"
devamını gör...
kongo cumhuriyeti
eski adı " kongo halk cumhuriyeti" olan, afrika'nın orta batısında bulunan bir ülkedir. başkenti brazzaville, yüzölçümü 342.000 km²'dir.
hemen yanında olan demokratik kongo cumhuriyeti ile karıştırmamak lazım.
hemen yanında olan demokratik kongo cumhuriyeti ile karıştırmamak lazım.
devamını gör...
yazarların gününü özetleyen kelime
ve şans kapıyı çalar...
devamını gör...
sabahattin ali
25 şubat 1907 gümülcine / iğridere doğumludur.. ilköğrenimini üsküdar, çanakkale ve edremit üçgeninde tamamlamıştır..
1927 yılında balıkesir muallim mektebi'ni bitirince aynı yıl yozgat cumhuriyet ilkolulu'na öğretmen olarak atanır sabahattin ali..
milli eğitim bakanlığı bursuyla 1928'de almanya'ya gider, 1930 yılında ise yurda döner..
aydın , konya ve ankara'da öğretmenliğini sürdürür... nazım hikmet'le tanışarak, onun çalıştığı (resimli ay'da) öykülerini yayımlamaya başlar..
daha sonra , yazdığı söylenen bir şiirle tutukluluk hayatı başlayacaktır sabahattin ali'nin 1932 yılında .. gerekçe ise : ''ataturk'e hakaret''
olacaktır..
bu dönemde memurluktan ihraç edilince görevine geri dönebilmek için atatürk hakkında bir şiir yazdı ve tekrar devlet kurumlarında görevlendirildi. ayrıca kendisine yüklenen sosyalist algısını kırmak için de ''esirler''adlı bir oyun kaleme aldı.
29 ekim 1933'de cumhuriyetin onuncu yıl dönümünde çıkarılan afla hapisten çıkar
hikaye kitapları: değirmen, kağnı, ses, yeni dünya, sırça köşk
romanları:kuyucaklı yusuf, içimizdeki şeytan, kürk mantolu madonna
şiir:dağlar ve rüzgar
oyun:esirler
[alıntı]hakkındaki davaların aleyhinde seyrettiği bir dönemde türkiye'den ayrılmak istedi ve bulgaristan sınırını geçmek isterken kendisine kaçma girişiminde rehberlik eden ali ertekin tarafından milliyetçi gerekçelerle öldürüldü.
dağlar şiirinden [[alıntı]]
"bir gün kadrim bilinirse,
ismim ağza alınırsa
yerim soran bulunursa:
benim meskenim dağlardır."
demiştir.
1927 yılında balıkesir muallim mektebi'ni bitirince aynı yıl yozgat cumhuriyet ilkolulu'na öğretmen olarak atanır sabahattin ali..
milli eğitim bakanlığı bursuyla 1928'de almanya'ya gider, 1930 yılında ise yurda döner..
aydın , konya ve ankara'da öğretmenliğini sürdürür... nazım hikmet'le tanışarak, onun çalıştığı (resimli ay'da) öykülerini yayımlamaya başlar..
daha sonra , yazdığı söylenen bir şiirle tutukluluk hayatı başlayacaktır sabahattin ali'nin 1932 yılında .. gerekçe ise : ''ataturk'e hakaret''
olacaktır..
bu dönemde memurluktan ihraç edilince görevine geri dönebilmek için atatürk hakkında bir şiir yazdı ve tekrar devlet kurumlarında görevlendirildi. ayrıca kendisine yüklenen sosyalist algısını kırmak için de ''esirler''adlı bir oyun kaleme aldı.
29 ekim 1933'de cumhuriyetin onuncu yıl dönümünde çıkarılan afla hapisten çıkar
hikaye kitapları: değirmen, kağnı, ses, yeni dünya, sırça köşk
romanları:kuyucaklı yusuf, içimizdeki şeytan, kürk mantolu madonna
şiir:dağlar ve rüzgar
oyun:esirler
[alıntı]hakkındaki davaların aleyhinde seyrettiği bir dönemde türkiye'den ayrılmak istedi ve bulgaristan sınırını geçmek isterken kendisine kaçma girişiminde rehberlik eden ali ertekin tarafından milliyetçi gerekçelerle öldürüldü.
dağlar şiirinden [[alıntı]]
"bir gün kadrim bilinirse,
ismim ağza alınırsa
yerim soran bulunursa:
benim meskenim dağlardır."
demiştir.
devamını gör...
kahvaltıda portakal suyu içmek
tv reklamlarında gördüğüm durum . hayatım da kahvaltıda çay hariç bir şey icmedim. annemin meşhur bir lafı var: çaysız kahvaltı mı olur?
devamını gör...
yazarların gününü özetleyen kelime
yaşanmasaydı da olurdu.
devamını gör...
36 numara ayakkabı giyen kadın
buyrun benim
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
kalemleri bileme zamanı
uzun oldu arayı açalı
belki unuttunuz atışmayı
görev bildim size hatırlatmayı.
uzun oldu arayı açalı
belki unuttunuz atışmayı
görev bildim size hatırlatmayı.
devamını gör...
entomoloji
kısaca, böcek bilimi. benim, böcekleri kıymetsiz gören yanımı da yok etmiştir bu bilim.
öncelikle biliyorsunuz, böcekler de canlı. fakat bazıları sırf güzellikleriyle ön planda olup halkın takdirini kazanırken bazıları cinayet çözüyor, suçları ortaya çıkarıyor. yani sırf ölenlerin kolayca yok olmasını sağlamıyor. burada elbette gören gözlere ihtiyacı var böceklerin. bu gören göze de adli entomoloji diyorlar.
farz edelim bir cinayet işlendi. antalya'da bulunan bu cesette üreyen böceklerin yayılımı/ gelişimi göz önüne alınarak kişinin ne zaman öldürüldüğünü saptayabiliyor böcek bilimciler. ayrıca -kesinlikle sallıyorum- sadece trabzon'da bulunan bir böcek saptanırsa bu cesette yine böcekler sayesinde cesedin trabzon'dan antalya'ya taşınmış olduğunu anlayabiliyoruz. bununla beraber sistematik şiddete uğrayıp bunu dile getiremeyenlerin de (özellikle çocuk ve yaşlılar) anlatamadıklarını anlamamızı sağlıyorlar.
artık doğal yaşamı savunurken böcekleri unutmayacağım.
öncelikle biliyorsunuz, böcekler de canlı. fakat bazıları sırf güzellikleriyle ön planda olup halkın takdirini kazanırken bazıları cinayet çözüyor, suçları ortaya çıkarıyor. yani sırf ölenlerin kolayca yok olmasını sağlamıyor. burada elbette gören gözlere ihtiyacı var böceklerin. bu gören göze de adli entomoloji diyorlar.
farz edelim bir cinayet işlendi. antalya'da bulunan bu cesette üreyen böceklerin yayılımı/ gelişimi göz önüne alınarak kişinin ne zaman öldürüldüğünü saptayabiliyor böcek bilimciler. ayrıca -kesinlikle sallıyorum- sadece trabzon'da bulunan bir böcek saptanırsa bu cesette yine böcekler sayesinde cesedin trabzon'dan antalya'ya taşınmış olduğunu anlayabiliyoruz. bununla beraber sistematik şiddete uğrayıp bunu dile getiremeyenlerin de (özellikle çocuk ve yaşlılar) anlatamadıklarını anlamamızı sağlıyorlar.
artık doğal yaşamı savunurken böcekleri unutmayacağım.
devamını gör...
en çabuk unuttuğumuz şey
bu vatan için canını feda etmiş şehitlerimiz.
devamını gör...


