kişiye özgürlük ve ahlaki ortam hazır olarak sunulmaz; fakat bu, kişinin asla özgür olamayacağı anlamına gelmez. çünkü otodeterminizm de kişi kendi özgürlüğünü kendi yaratır.bu özgürlüğün tek sınırı vardır ve o da tanrı ya da doğa gibi dış etkenler tarafından değil, ancak insan aklının kendisi tarafından konulmuş bir sınır olabilir. bu sebeple, insan aklını kullanarak özgürleşebilir.
devamını gör...

(bkz: grup yorum)un büyük şair nazım hikmet'in ölümünü andığı şarkısıdır.

bıraktım acının alkışlarına 3 haziran 63'ü...
devamını gör...

haluk levent'in 1993 yılında çıkardığı yollarda kasedinde yer alan güzel bir şarkı.
benim de şu dünyaya gelişim
hey canım
rinna nay.
devamını gör...

insanlar psikolojik olarak kendi ile eşit konumda olan birine hak ettiği ilgi ve değeri göstermezler. bilinç altında ben daha iyisini yaparım mantığı hakimdir. ama oy verilmeyen kişi bir süre sonra popi olursa zamanında oy vermeyen pek çok kişi daha okumadan şak şak butonuna basar.
devamını gör...

kaşık çat*
devamını gör...

ermeni dölü, rum tohumu, hamsi kafalı, bilmiyorsam arap olayım...

hiç sanmıyorum efendim.
devamını gör...

ilk günden yapılmaması gerekilen tespittir.
biraz sakin olun ve benjamin amcaya güvenin.
devamını gör...

ferrari'nin 1987-1992 yılları arasında ürettiği kurucusu enzo ferrari'nin yapımında emeği geçtiği son otomobildir.. ferrari'nin 40. yılı anısına f40 ismini almıştır..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
enzo ferrari'nin hakkında "mühendislerime dünyanın en iyi spor otomobilini üretmelerini söyledim, ve şimdi onun yanında duruyorum" dediği araçtır..
çıktığı yılın en hızlı ve en pahalı otomobiliydi.. fabrika çıkışı sıfır km'si 400.000$ idi.. ünlü f1 pilotu nigel mansell'e ait olan bir tanesi 1990 yılında 1 milyon dolara satılmıştı..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
1984 yılında group b dünyasına girmek isteyen ferrari yöneticileri bu sınıf için bir araç yapalım der, küçük bir ekip oluşturur.. group b gibi haşin bir sınıfta artık turbolu motorların kontrol edilemeyecek güce sahip olmasından ve porsche'nin de 959 modeliyle group b'ye girmesinden dolayı ferrari'nin kendisini bu sınıfta kanıtlaması gerekiyordu.. bunun üzerine gto evoluzione adını verdikleri group b programını başlatırlar.. 1986 yılında 5 adet 288 gto evoluzione üretilir.. ama gelin görün ki, 1986 yılında group b iptal edilir.. yani temelli, komple group b organizasyonu kaldırılır fia tarafından.. ferrari elinde 5 tane group b aracıyla kalır.. bunun üzerine enzo ferrari bu araçlar üzerinden edindikleri tecrübe ile pahalı, hızlı, tarihte iz bırakacak bir araba yapma işine girişirler..

tasarımı pininfarina tarafından yapılmıştır.. motoru, şanzımanı yürüyeni büyük oranda 288 gto'nun geliştirilmiş, azıcık da trafikte kullanılabilmesi için geliştirilmiş versiyonudur.. 2.9 litrelik v8 motoru 471 hp güç üretir.. tork eğrisi üretilen her f40'ta farklıdır.. arka tarafta ortaya konumlandırılmış 3 egzoz çıkışı vardır, sağdaki ve soldaki normal egzoz gazlarını dışarı atarken ortadaki biraz küçük olanı ise turbodaki wastegate içindir, wastegate'den çıkan gazı dışarı atar..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
şase karbon fiberden, kevlardan alüminyum'dan aklınıza gelebilecek hafif materyallerden yapılmıştır.. boru parçalar da mevcut tabi ki..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hafiflik için feragat edilen donanımlar tam sıralı liste:
ses sistemi
kapı kolları
torpido
deri iç trimler
yer döşemesi
kapıların iç panelleri..
normal cam.. (hafif olsun diye plastik cam kullanmışlar)
neyse ki klimamız mevcut..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hatta ilk üretilen 50 araçta lexan windows denilen yarış araçlarının çoğunda bulunan geriye doğru açılan küçük camlardan vardır, bu camlar kapının içine inmez, bildiğiniz kapıya vidalanmış camdır.. resimde görülen bir örneği.. neyseki sonraki üretilen araçlarda normal cam koymuşlar.. ama cam kol çevirerek açılıyor..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ülkemizde var mıdır..? yoktur.. ama bir tanesi körfez savaşında ırak, kuveyt'e girdiğinde, saddam'ın askerleri tarafından kuveyt'teki bir galeriden çalınmıştı.. saddam'ın oğlu uday usain'in savaş ganimeti olarak 2000'li yıllarda bakım için istanbul'a gelir giderdi.. savaş sonrası türkiye'ye kaçırılmıştı ama biz sonradan ırak hükumetine iade ettik aracı ve şu anda erbil'de kürt bölgesel yönetiminin elinde, adeta millete ibret olsun diye çürümeye terkedilmiş vaziyette yatmaktadır..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ingilizceye 'whisper of the heart', türkçeye ise 'yüreğinin sesi' olarak çevrilen 1995, studio ghibli yapımı animasyon filmi.

studio ghibli denince akla ilk olarak hayao miyazaki gelir lakin mimi wo sumaseba'nın yönetmenliğini yoshifumi kondo yapmıştır.

kendimizi ve hayallerimizi bulma yolculuğumuz yorucudur, çoğu zaman acı verir. bir de üzerine gizemler ve beklenmediklerle doludur. peki bu arayışa çocukların saf duyguları eşlik ederse ne olur?

mimi wo sumaseba, yaşıtları lise sınavına hazırlanırken tek yaptığı kitaplarına gömülmek olan bir kız çocuğu olan shizuku'yu konu alıyor. shizuku okumayı sevdiğinden kütüphaneden ödünç kitap alıyor fakat aldığı kitapların daha öncesinde hep aynı kişi tarafından alınıp okunduğunu fark ediyor. merak ediyor o kişiyi, hatta nasıl biri olduğu ile ilgili türlü hayaller kuruyor ve bir gün bu kişi ile yolları kesişiyor. bu kişi sayesinde shizuku ne olmak istediğini bilmeyen biri olduğunu fark ediyor. yüreği acıyor. o acıya yol gösterecek biriyle daha tanışıyor. yüreğinin sesini dinleyerek hayallerinin peşinden koşmaya çalışan shizuku ve arkadaşına ne oluyor?

oradan oraya savrulmaya devam mı ediyor yoksa yüreğinin sesine kulak astığından bir şeyler mi değişiyor?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görsel için kaynak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

garip huyları yazarlarımız
huyları yazarlarımız garip
yazarlarımız garip huyları
huyları garip yazarlarımız

(necip fazıl abasıyanık)

ed: başlık düzeltilmiş. es. bşlk (huyları garip yazarlarımız)
devamını gör...

bu sözlük ne kadar da olsa yeni bir sözlük. söz sahibi bir sözlük olması için çok daha fazla zaman yorum ve yazar olması gerektiği kesin. bunun olması için burada ki insanları dinlemek gerekiyor. istek ve arzuları şikayetleri göz ardı edilmeden dinlenmesi gerekir. zaman içerisinde şikayet istek başlıkları açan yazar çok oldu ama malesef. bu sözlük içinde kral dan çok kralcı olduğu için bu tür başlık açanlar linç edildi ve aynı şekilde devam ediyor. bunu yapınca sözlük savunuldu sanılıyor. böyle bir durum yok. derdi sorunu olan ve bu durum için başlık açan insanları linç etmek onları kaybetmek demektir. bu durum sözlüğe zarar vermekten öte gidemez. bu yüzden yetkili kişilerin bu tip başlıklar ile özel ilgilenmesi şart. yoksa bir avuç sözlük olarak olduğu yerde kalacaktır burası.amaç burasını kötülemek değil aksine burasını sevdiğimiz için bunları yazıyorum. uzun zamandan beri buradayım olurum da ölmezsem. ama lütfen insanların söylediklerine kulak verin.
devamını gör...

güney afrika'nın cape town şehrindeki bir hastanede devamlı esrarengiz ölümler oluyordu. hemşireler haftalardır üst üste her cuma günü 311 numaralı yoğun bakım odasına yatırılan hastaları ölü bulmaktaydılar.bu sırlı ölümlere uzun süre açıklama getirilemedi. herkes meselenin çözülmesi için seferber oldu. uzmanlar odanın havasını bakteriyolojik bakımdan kontrol ettiler.güney afrikanın önde gelen bilim adamları ölenlerin aileleriyle üç hafta boyunca görüşmeler yaptılar.hatta işin içine polis girdi ve akla gelen her ihtimal tek tek değerlendirildi,ancak onların araştırmaları da sonuçsuz kaldı. ve tabii bu arada 311 numaralı odadaki hastalar sebepsiz ölmeyerek hastaların kaldığı 311 numaralı yoğun bakım odası devamlı gözetim altına alındı ve sonunda odadaki ölümlerin sebebi ortaya çıktı.

sonuç traji komikti.cuma sabahı saat 6'da odaları temizleyen temizlikçi kadının,hastanın bağlı bulunduğu solunum cihazının fişini çekerek kendi elektrik süpürgesinin fişini taktığı ve işini bitirince sonra solunum cihazının fişini tekrar yerine takip gittiği görüldü.
devamını gör...


“a man tells his stories so many times that he becomes the stories. they live on after him, and in that way he become"


dev bir kadroya sahip, çok sağlam bir tim burton filmi. sımsıcak, büyülü bir masal dünyası.
ayrıca filmin sonunda will'e abuzer kömücü edasıyla noldu lan it demiştim.*
devamını gör...

fantezi rock arabesk, ne tarz müzik yaptıklarına anlam veremediğim müzik grubu.
devamını gör...

sokağa çıkma yasaklarıyla birlikte geçen sene balkonundan içeri girmeyen bir insan olarak tek amacım nefes almaktı. kulaklığı takıp filmi de balkonda izledim, kitabımı, dergimi de balkonda okudum.
devamını gör...

ölür. japon balıklarının balık başına 20 lt suya ihtiyacı olurmuş. basit bir balık gibi görünse de ciddi bakım gerektiriyor.
devamını gör...

girne'deki askeri malzeme satan dükkanlar derin göğüs dekolteli personel çalıştırır hafta sonları.elbette tek amaç çarşı iznindeki askerlerin daha fazla alışveriş yapmasını sağlamaktır.tahmin edileceği üzere başarılı da olurlar.
devamını gör...

yeni kitaba başlama heyecanı diye bir his var, anlatılmaz yaşanır...
devamını gör...

bir oruç aruoba kitabıdır.

yürüme üçlüsünün ikinci kitabıdır. ilk kitabı için (bkz: yürüme) girdiğim tanım için ise #1108937 .
kitap oruç aruobanın felsefi söylemlerinden oluşur. sayfalarca şiirsel metinler. düşünmek için bırakılan boşluklar.

kitap 4 bölümden oluşuyor.

anlama-
rayış

ölüm (de )

yaşam (ki)

felsefe (işte)


genel olarak oruç aruoba tespitleriyle öne çıkıyor. şu şöyledir bu böyledir şeklinde yazıları okuyucuya düşündürtüyor. her bölümden büyük keyif aldım.
tabi yaşam ve felsefe bölümlerine ayrı parantez açmak istiyorum özellikle felsefe yani işte kısmı müthişti.
felsefe kısmı bizle oruç aruobayı ayıran kısım. diğer konularda en azından bilgi sahibiyiz. felsefe kısmında büyük usta nasıl bir felsefeci olduğunu göstermiş.
zaten daha önce dediğim gibi türkiye'de felsefe hakkında konuşabilecek en yetkin kişilerden biridir kendisi.
okurken cidden öyle dediğim ve canımı yakan bol bol tespitler vardı.
hoşuma giden başka kısım ise oruç aruobanın büyük düşünürlerin söylemleri hakkında yorum yapması oldu. mesela bazı sayfalarda bir düşünürün düşüncesi ile ilgili kendi yorumlarını yapmış ve altına o düşünürün adını yazmış.
tabi bol bol oruç aruobanın etkilendiği felsefecileri görüyoruz. özellikle nietzsche, kant ve wittgenstein ağırlıklı şekilde düşüncelerini okuyoruz.
felsefe hakkında nedir ne değildir nasıl yapılmalı gibi sorulara cevap getirmeye çalışıyoruz hem de oruç aruoba yardımıyla.
büyük felsefecilerin hakkında hikayeleri sayfa altında ufak yazılarla okuyup öğreniyoruz.
ölüm ve yaşam hakkında nefis analizleri bize ders oluyor.
ölüm nedir yaşam ne değildir görüyoruz.
bazen başımıza gelen olayları yazdığını görüyoruz ve yutkunuyoruz. altta örnek vereyim hemen.

yaşamında şunları da yaşayabileceksin:

1
birisini, ona söyleyecek bir şey bulamadığın için aramak.

2) birisini, onu artık görmeyeceğini söylemek için beklemek.

3) birisini, onu görmeye dayanamadığın için terk etmek.

neler yaşamayacaksın ki ! )

mesela bunların yazılı olduğu sayfa kalbime tornavida soktu. hepsini yaşamış biri olarak boğazım düğümlendi.

ölüm hakkında dedikleriyle ölüme sarıldım. ölümden korkmamayı gördüm. her bölümden ayrı ayrı keyif aldım. herkese yürüme üçlüsünü tavsiye ederim.

ha bu arada kitap metis yayınlarından yayınlanmıştır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim