herkes abartmış ben de abartayım;

yağmur sonrası toprak kokusu, yeni biçilmiş çimen kokusu, taze ekmek kokusu, mahpusta vuslat, çölde su gibidir. sevgilinin göğsüne sokulup uyuya kalmak yada mırıldanan bir kedinin kucağınızda rüyalara dalması gibidir. metrobüste yer bulmak, kapalıçarşıda kazıklanmamak, sultan ahmet'de güvercin yemi, ayasofya'da alçı ile kapatılmış bir mozaik, kız kulesinde kuru simit yemekten kabız olmuş bir martı gibidir. velhasıl kafa sözlükte yazar olmak bizim gibidir...
devamını gör...

kitaplar.
devamını gör...

inandığınız peygamberle müşrik diye nitelendirdiğiniz insanlar arasında yaşanan tek şey iktidar kavgasıdır. peygamberin dedesi abdülmüttalip meşhur fil olayı sırasında mekke'yi yöneten güçlü bir adamdı. lakin ölünce güç peygamberinde mensubu olduğu haşimi sülalesinden emevi sülalesine geçti. işte peygamberin tek amacı bu yitirdiği iktidarı yeniden ele almaktı. erkek çocuk sahibi olmak için gösterdiği çaba (bkz: hz. muhammedin 11 karısı olması) bunu ölümünden sonra da sürdürmek istediğinin en güzel göstergesidir. peygamberin ölümünden sonra ise erkek çocuğunun olmayışı sebebiyle taht kavgaları çıkmış, haşimi sülalesinden olan peygamberin damadı ali bin ebu talip peygamberin azılı düşmanlarından olan ebu süfyanın oğlu muaviyeye yenilmiştir. lakin savaş hala bitmemiş daha sonra bu sülale gene yıkılacak yerine haşimi soyuna mensup abbasi sülalesi geçecekti. evet bizim islam tarihi diye okuduğumuz şey aslında arap kabilelerinin iktidar kavgasıdır.
devamını gör...

umut_yazar isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.

çok fazla para harcayan, çok fazla tüketim yapan insanlar için kullanılan sıfattır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

vergilius'un aeneis'inden cehennemi karıştıracağım anlamına gelen latince bir alıntı. tam hali: " flectere si nequeo superos, acheronta movebo." yüksekteki tanrılara diz çöktüremezsem, akheron'u atlayıp geçeceğim veya eğer cennete gidemezsem, cehennemi karıştıracağım olarak çevrilebilir.
devamını gör...

katılmadığım kampanya. kendi özgürlüğümüzü kendi ellerimizle kısıtlıyoruz. kimden neden çekingen davranıyoruz ki, oylama belli olsa ne olur, olmasa ne olur. tanımı beğeniyorsanız artılarsınız. zaten anonimsiniz bir kez daha anonim içinde anonim olmak, bilemiyorum. artıladğınız yazarla aynı fikirde olduğumuz anlamına gelmez. tanımı hoşunuza gitmiştir.
devamını gör...

bu başıboş sokak köpeklerin birinci sorumlusu belediyelerdir, çünkü onların sorumluluk alanına giriyor.
ikinci sorumlusu ve hatta suçlusu da bir hevesle köpek edinip, sonra bakamayınca onları sokağa bırakan sahipleridir.
devamını gör...

çocukken gezici sirk olan bir çingene topluluğuna katılıp dünyayı dolaşarak dans etmek istiyordum. lakin felsefe akademisyeni olacağım. en azından sirk kısmını tutturdum
devamını gör...

durduk yere "mamaaaa" diye bağırmanıza sebep olur.
devamını gör...

zamanın başlangıcından beri varolagelmiş ve insan ırkını kontrol altında tutmak için sürekli varlığı vurgulanan ama var olduğuna inanmamız için hiçbir somut delile sahip olmadığımız yanılsamayı anlatan sözcüktür.

goethe “ nerede bir kavram yoksa bir sözcük tam zamanında imdada yetişir.” demişti bir keresinde. aslında bu özgürlük sözcüğü için de geçerli. öyle bir kavram yok ama bu yanılsamayı anlatan bir sözcük olduğu için gölgeler arasında kalmış bir görüntü olarak bize zaman zaman görünüyor.

george orwell’a göre “ özgürlük iki kere ikinin dört ettiğini söyleyebilmektir.” peki bu kadar açık bir gerçeği öylece ifade edebilmek kolay mı? değil elbette. winston smith’in çektiklerini unutmadık, unutturmayacağız.

ocean vuong ise bol ödüllü kitabı yeryüzünde bir an için muhteşemiz kitabında özgürlüğü “ özgürlük, avcıyla av arasındaki mesafeden başka bir şey değilmiş.” diyerek tanımlamıştır. peki o mesafe ne zaman kapanır? hiç ummadığınız kadar hızla ve hiç ummadığınız anda.

dolayısıyla özgürlük bir simülasyondur. bunu anlamak için mavi hapa ihtiyacınız yok. güvenli alanınızın dışına çıkın ve daha da ileri gitmek için şansınızı zorlayın. göreceksiniz ki özgürlük sandığınız şey bir karahindabaya dönüşecek elinizde.

yeteneksiz bir yazarın söylediği bir sözle bitireceğim tanımımı. çünkü özgürlük yanılsamasını yerle bir eden şeyin insan zihni olduğunu da unutmamak gerekir:

insan zihni tamamen özgür bırakılsaydı esareti seçerdi.
devamını gör...

domatesin soyulmamasıdır.
behzat ç sahnesinde çok iyi açıklanıyor aslında. (bkz: akbaba).
devamını gör...

edebiyat ve okuma kulübünün başlattığı kitap okuyoruz akımında okunacak ilk kitabın adıdır..
devamını gör...

hayata duygu değil kişi ve olay bazında bakarak gereksiz beklenti ve hayalkirikligina uğramamak.
devamını gör...

izlanda‘nın doğa harikalarından blue lagoon, buzlar ülkesinin altının ne kadar sıcak olduğunun bir kanıtı. jeotermal kaynağın yer yüzüyle buluştuğu noktada bulunan blue lagoon, üzeri tüten kaynar suları ve buz gibi havasıyla, insanı şaşırtıyor. cilt hastalıklarına iyi geldiği söylenen suyun sıcaklığı ortalama 35-39 derece arasında.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hemen hemen her misafirliğe gittiğimde başıma gelen hadise.
yerimi mi garipsiyorum nedir, erkenden ayağa dikiliyorum.
sonrası tavanı izlemece..beklemece...
devamını gör...

ingilizce union of soviet socialist republics (ussr), türkçesi sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği (sscb), orjinal rusçası сою́з сове́тских социалисти́ческих респу́блик (sojúz sovétskix socialistíčeskix respúblik) olan 1917-1991 yılları arasında sovyet rusya'nın resmi adı olan kısaltmadır. şöyle tshirtlerde güzel durur:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

içindeki insanı tanımıştır. normalde insanların başkalarıyla yaptığı bir şeyi bu kişi tek başına yapar ve daha mutlu olur.
ailemizle, arkadaşlarımızla kısaca sevdiğimiz insanlarla vakit geçirmek elbette güzel. ama ben bazen kendimi özlüyorum. şarkı söylemek, dans etmek, şiir yazmak, müzik dinlemek, kitap okumak ve daha sayamadığım yüzlerce aktiviteyi ben tek başıma yapınca daha çok eğleniyorum.
her insan biraz yalnız kalmalı diye düşünüyorum. çünkü yalnız kalınca kendimizle tanışıyoruz. öbür türlü diğer insanlardan kendimize sıra gelmiyor. zaten kendimizi tanıdıktan sonra tek başımıza mutlu olmak kolay.
devamını gör...

eski sevgililerin isimleri.
devamını gör...

"cut to the chase" olarak düşünülebilecek olandır.

(bkz: sadede gelmek)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim