ameliyat yapan uzmanlığı ameliyat yapmak olan hekim cerrah. bir santrali ya da makineyi işleten. bilgisayarı çalıştırıp gerekli uygulamayı yapan kimse işletmen. basılacak metinleri dizgi makinesinde dizen kimse.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
evet değerli dostlar bu haberin pek mizahi bir boyutu yok ama yine de yazılması gerekiyor. zira bu turnuvanın yapılabilmesi için ciddi emek sarf eden başta hicligindansi, hidano ve 0330'un ihanete uğramış olmaları affedilebilir bir şey değil. arkadaş şurada biraz eğlenecektiniz, işin içine hile hurda karıştırıp, hurdaya çıkmanın ne lüzumu vardı? kürsüye çıkmasanız ne olacaktı? bakın adam 25. sırada yer aldı ama kürsünün ballı ekmek kadayıfını yaptırdı kendisine. herkesin gönlünde yer etti. bunu da sırf çabası sayesinde başardı. filleri tepişmedi dolayısıyla çimenleri ezmedi. efendi gibi yenildi ama turnuvanın kazananlarından biri oldu. kusura bakmayın ama adamın hunisi bile şu turnuvada sizden daha başarılı bir performans sergiledi.

bu arada bahislerin de içine ettiniz. bütün ajans çalışanları olarak, evi, arabayı, kabuğu artık allah ne verdiyse satıp, sekülerlesen çılgın hafız ile senden nefret ediyor olabilirim'e yatırmıştık. doğal olarak sayenizde avucumuzu yaladık!!! yalnız her şeye rağmen öngörülerimizde haklı çıktığımızı görüyoruz. ne demiştik?


senden nefret ediyor olabilirim: mahlası bile insanı sürüncemede bırakan bir oyuncu ile karşı karşıyayız. nefret ediyor mu etmiyor mu belli değil. istikrarlı bir soru işareti gibi! ihtimaller, olasılıklar bu arkadaşımızla maç yaparken havada uçuşabilir. kafa karıştırıcı bir stili var bence. ya da net bir oyun oynayıp kafanızın karışmasına bile izin vermeden, şahınızı alıp kaçabilir. yani garip bir hissiyat veriyor. siz bu adam ne halt edecek derken, oyunun bitme olasılığı bile var. genelde hislerimde yanılmam. bakın bu arkadaş final oynar. oynamasa bile final oynamış gibi yapabilir. alekhine savunması önereceğim bu arkadaşa karşı ama bilemiyorum, emin olamıyorum. muammalı çok hummalı bir yapısı var gibi. satranç tanrıları yar ve yardımcınız olsun!

adam hakikaten final oynamış gibi yaptı sayenizde.

kürsüye çıkan arkadaşları tebrik etmekle birlikte bizim bahislerin akıbeti için tüm bahislerin geçersiz sayılmasını talep ediyoruz. asrın soygunu gerçekleşti bu iki hilekar arkadaş yüzünden. belki de bahis baronlarının tetikçiliğini yapıyorlardı kim bilir? bundan sonraki turnuvalarda hile yapmanın cezası, hile yapan oyuncuyu katrana batırıp sonrasında kaz tüyü ile bir güzel harmanlayıp, sözlük içerisinde gezdirmek olsun derim ben.

bu güzel etkinliğe emek veren, hilesiz hurdasız efendi gibi katılıp güzel bir organizasyon olması için çabalayan herkese teşekkür ediyoruz. hepiniz gözümüzde şampiyonsunuz. bir de şam piyonları var ki, işte onlar sadece piyon! önümüzdeki turnuvada her şey gönlünüzde olsun!
devamını gör...

atlatıldığı zaman kişinin gökkuşağına dönüşmesinin kaçınılmaz olduğu hastalıktır.
devamını gör...

gündem değiştirme çabaları, kimse son 3 gündür yaşadığımız olayları unutturamaz.
(bkz: 29 temmuz 2021 türkiye yangınları)
(bkz: kafa sözlük fidan kampanyası)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
5 dakikadır ders çalışmak... bu kadar yeter.. çok bile çalıştım..
devamını gör...

alt ve üst çenede 2'şer adet olmak üzere toplam 4 tane son derece gereksiz ve çekilirken insana travma yaşatan cinsten azı dişleri olur kendileri. hayatı çıkarken ayrı, çektirirken ayrı zindan eder insana.

miktarını bilmediğim kadar anestezi aldım, diş hekimim sanırım 1,5-2 saat uğraştı benimle ve kaprislerimle *, o kadar anesteziye acıya dayanamayıp ağladım bile ama kurtuldum senden sevimsiz, gereksiz diş.
devamını gör...

1999-2002 yıllarında yönetmenliğini nihat durak'ın senaristliğini tayfun güneyer'in yaptığı ve kanal d'de yayımlanmış komedi, polisiye, dram ve aile dizisidir.

başrollerini meltem cumbul ve mehmet ali alabora paylaşmaktadır. yapımcı osman yağmurdereli'dir. 3 sezon devam etmiş ve meltem cumbul diziden ayrılmış fakat bir süre daha devam etmiştir.

ayten gökçer, çetin tekindor, emre kınay, tunca aydoğan ve süleyman turan dizinin kadrosu arasındadır.

zeyno'yu (meltem cumbul) kandıran erkan (emre kınay) köyü terk etmiş ve peşinden istanbul'a kadar zeyno'yu sürüklemiştir.

zeyno istanbul'da komiser memoli'nin (mehmet ali alobora) yanına gider ve erkan'ı bulmak için yardım ister. hikaye böylece başlar.

memoli başarılı ve bir çok düşmanı olan bir polistir. mafyanın korkulu rüyasıdır ve bu durum başına bir çok olayın gelmesine sebep olmuştur. can düşmanları tarafından öldürülür ve memoli oğlunun ölümü üzerine hayata küser ve mafyaya kök söktürür.

memoli ve ailesi geçmişte zeynoların köyünde yaşamış ve zeyno'yu oradan tanıyordur. zeyno, istanbul'a geldikten sonra o da maceradan maceraya savrulur. zeyno'nun kanlısı erkan, istanbul'un en büyük mafyalarından biri olan hasan ağa'nın yeğenidir. hasan ağa ölmüş ve tüm miras erkan'a kalmıştır. hasan ağanın sağ kolu kürşat (tunca aydoğan) ve genç karısı gülsüm (neriman uğur), erkan'nın varlığından rahatsız olur ve çeşitli planlar kurarlar. bu nefretten memoli'de payını alır ve dizi boyu bu ikiliden yakasını kurtaramayacaktır. tabi onlarda memoli'den.

mafyaların mafyası sinan (çetin tekindor), ölmüş numarası yapmış ve sırra kadem basmıştır. ama varlığı hala dizi içinde gizliden gizliye devam etmektedir.

memoli ve zeyno yakınlaşmış farklı bir ilişki içerisine girmişlerdir. olaylar 'yılan hikaye' sine dönüşmüş ve dizi değişik olay örgüleriyle örülmüştür. dizi yayınlandığı dönemde en çok izlenen diziler arasındadır. reyting rekorları kırmıştır.
devamını gör...

fransız yazar albert camus tarafından yazılan ve 1947’de yayınlanan bir romandır.
kitapta, cezayir’deki veba salgını ile ikinci dünya savaşında nazilerin fransa’yı işgali özdeşleştirilmiştir.
bununla birlikte insanların hayatla ölüm arasında kaldığı ince çizgi de tasvir edilmektedir.
devamını gör...

hani keşke olsa.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yiyip yiyip kilo almayanlar. nasıl olur ,seçilmiş kulumudur, hayret ettirendir.
devamını gör...

sürükleyicilik, akıcılık, merak, özgünlük, üzerinde düşünülmüşlük, emek ve çaba.
devamını gör...

kendinizin değerini bilin. eğer bilirseniz karşıdaki kişi de bunu illa ki hisseder ve gereksiz diyaloglara maruz kalmazsınız. haa ayrıca evlilik cocuk bunlar icin asla mecbur değilsiniz ama " ilerde yasamak istiyorum" dediğiniz şeylerden biriyse de once kendinizi güzelce tanıyın,sevin once kendinizi siz sevin ki doğru kişiyi bulma kriterlerleriniz size daha uyumlu ve sizi doyurucu olsun. haa son birşey daha var o da hayatınıza giren kişiye kölenizmiş gibi yada onu emir altına alacakmış şekilde davranmayin. sonucta o da bir insan. sadece cinsiyet farkınız var.
devamını gör...

esencılıs döner evi.
devamını gör...

ilki "tablo edalı bir pencerem ve manzaram var" adlı çalışmam.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir diğeri ise "hamburger aşkımızı kimse sorgulamasın" temalı bu fotoğraftır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sıcaktan bunalan kişi soğuk ama üşütmeyecek bir nesneye muhtaçtır. o yorgan bu nesnedir ve tam olarak şiirdir. yastığın soğuk yüzü de öyle.
devamını gör...

devrimci faşizan ve çalkantılı siyasal iklimde banka soyar. bu hırsızlık değildir. turgut uyar da devrimci arkadaşlarının banka soyacağını duyunca beylik silahım var benim, ben yapayım diyerek ortaya atılmıştır. şimdi uyar hırsız mı. dar kalıplarla düşünmeyin. atatürk de saltanatı yıktı ama yıkıcı değil kurucu diyoruz kendisine. dönemin şartları ve ideolojik açıdan bakacaksınız bu tür olaylara. adam banka soyup güney amerika'ya mı kaçacaktı? bankalar kapitalizmin kasası ve kalbi. komünist devrimci için özel mülkiyet hakkının kutsallığı diye bir şey zaten yok. ceza hukuku açısından bakma olaya. indirgemeci olma. devrim başarılı olursa iktidar oluyorsun zaten. olmayınca da asılıyorsun. adam davası uğruna asılmış peki sen ne yaptın. banka soymamak mı en büyük başarın? deniz kaç para çalmış akp kaç para çalmış ve sonuçları ne olmuş ?
devamını gör...

cool insandır. aynı zamanda karşıda ki kişinin son görülmesini de merak etmeyen insandır.
devamını gör...

okulun ilk haftasında oryantasyon programında, bir gün boyunca toplulukların tanıtımları yapılıyordu. türk müziği topluluğuydu zannedersem ismi ya da klasik türk müziği topluluğu da olabilir, tanıtım sırasında çok yakışıklı bir bey kanun çalıyordu. ben tabi hemen aşık oldum. ilk tanışma toplantısına gittim. kanun çalmak istiyorum dedim. bu istekle giden 4 kişi vardı toplamda ve perşembe günleri akşamüstü dersler olacaktı. ilk derse gittim, tabi hemen çocuğu soramıyorum, zannediyorum ki o çok tatlı bey gelip bizlere kanun çalmayı öğretecek. neyse ilk dersin sonunda çay içip, sohbet ederken sordum ''tanıtım günü kanun çalan biri vardı, ne de güzel çalıyordu, acaba o nerede'' diye bir ağız yokladım. aldığım skandal cevap ile yıkıldım, beyefendi makine mühendisliğinden mezun olup, amerikada master programdan kabul almış ve gitmiş. hayal kırıklığına uğradım ama kanun konusuna gelecek olursak, notaları öğrendim. öğreten tatlı hocam ise solakların her zaman daha iyi kanun çalabildiğini söylenmişti. üzerine fazla düşmedim fakat ileride bir kanun almayı düşünüyorum.
aşkın kanununu yazarım belki yeniden.
devamını gör...

yalnızca fransa'da yaşamış olan, fransızcası la nouvelle vague olan bu güzel sinema akımı, 2.dünya savaşı sonrasında yeni yeni toparlanan 1950'lerin fransasında ortaya çıkmış ve ortaya çıkma sebepleri arasında da o zamanın hollywood'una rakip olabilmek ve sinemaya gereken değeri göstermekti.

o dönemlerde yeni kurulmuş olan ulusal sinematografi merkezi, bu akım sayesinde fransa sinemasını olağanüstü canlandırırken, bu akım da birçok ilki bünyesinde barındırmıştır.

örnekler verecek olur isek, ilk kez bir sinema akımında, kendinden önceki filmlere veyahut film serilerine oldukça bol göndermeler yapılmıştır.

1945 yıllarında italya'da ortaya çıkmış olan yeni gerçekçilik akımından da oldukça etkilenmiş ve yoğun bir biçimde beslenmiş bu akımda, yeni gerçekçilik gibi oldukça doğal ışıklandırma kullanılması da bu akımı bir tık daha yükseğe taşımıştır bana kalırsa.

devam edecek olur isek, bugünlerde "tarantino tarzı..." olarak adlandırdığımız karmaşık kurgular, kronolojik olmayan sahne sırası da kendisini oldukça net bir biçimde bu akımın bayrak taşıyan yönetmenlerinin filmlerinde sık sık görülüyor. hah unutmadan, ilk bu dönemde yapılmış bu tarz...

hmm devam edeyim, bu akımın beni en etkileyen akımı ise bir anda "n... nasıl ya?!" diye haykırmama sebebiyet vermiş olaylar bütünü; misal bir adam ve bir kadın çok komik bir sohbet içerisindeyken sizi kahkaha tufanına sokarken bir anda hiç olmayacak bir biçimde kadın, eline bir bıçak alıp adamı 42 yerinden *42 hehehe canım otostopçunun galaksi rehberi okumak çekiyo tekrar...* bıçaklayabiliyor... yani anlatmak istediğim oldukça uyumsuz ve çarpıcı geçişler olabiliyor bu akımın filmlerinde...

bu arada bu akımın karakterleri de genelde siyasetten ve gündelik koşuşturmacadan, aile kavramından uzak öğrenciler, hayat kadınları...

bu film akımının benim için en güzel filmleri de şunlar;
bu akımın en büyük temsilcisi olarak gördüğüm godard ağabeyimin vivre sa vie'si...
yine godard ağabeyimizin pierrot le fou'su..
veeeeeee ke-sinlikle ama kesinlikle godard ağabeyimizin bande a part'ı... hele o louvre'da koşma sahnesi vardır ya, hani seneler sonra dremaers filminde o sahneye selam çakılmıştır... size bir itirafta bulunayım ben ne zaman o sahneyi görsem hep salya sümük ağlıyorum, o kadar hoşuma gidiyor; hatta bir filmde en etkilendiğim sahne olabilir o sahne...

hadi godard dışında bi yönetmen ve filmini de söyleyeyim bari ayıp olmasın.
françois truffaut'nun les quatre cents coups'u...

bu arada bu akımı ne zaman düşünsem aklıma hep anna karina geliyor, onun sigara içerken bi sahnesi vardı vivre sa vie'de, hep dövme yaptırmak istemiştim ama hep param yetişmemişti, ağlamadan sonlandırıyorum bu girdiyi.

bande a part izleyin ama tamam mı? o louvre'da koşma sahnesini izlerken de beni hatırlayın.
devamını gör...

cuculiformes adıyla da bilinen papağangiller familyasından, vucudu gri başı ve tepeliği kırmızı olan meyveyle beslenen bir kuş türü.
anavatanı avustralya olan bu kuş türü, malay yarımadası ve sumatra'da da yaşıyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim