işte bu kitap konuşulur. benim için sabahattin ali'nin en iyi kitabı. şeytan diye isimlendirdiği de karakterin kendi tembelliği ve ihmalkarlığıdır. içimizde sığındığımız bahaneleri yazar çok iyi açığa çıkarmıştır.
devamını gör...

özledim, yan yana yürümeyi özledim. günün nasıl geçti anlatmanı özledim.
devamını gör...

ne dön abi ne dön dönsem tanıycan mı beni? adam beni döve döve başka birine çevirdi. bana paspasla adam öldürttünüz paspasla adam öldürttünüz bana.
devamını gör...

dilimize insan hakları olarak çevrilmiş olan ve iki ciltten oluşan thomas paine eseri. ilk kısmı 1791 yılında yayımlanmıştır ve veraset sistemine bir taşlama niteliği taşır. eserin ikinci kısmı ise bir yıl sonra yayımlanmıştır ve ingiltere'de büyük bir galeyana sebep olur. pain, ikinci kısımda yasaların sorgulanabilir olması gerektiğini, toplumun alt tabakası olarak görülen yoksul sınıfın sorunlarını ve haklarını ele almış; mutlak ve sorgulanamaz bir yönetimi reddetmiştir. eser, özünde ihtilal karşıtı açıklamalar yapan edmund burke'a yönelik bir eleştiri ve fransız ihtilalinin haklı sebeplerini aktarmak üzerinedir. çoğu eserinde olduğu gibi paine onlarca satan bu kitaptan tek kuruş bile para almamayı tercih etmiştir.

--- alıntı ---

“there never did, there never will, and there never can, exist a parliament, or any description of men, or any generation of men, in any country, possessed of the right or the power of binding and controlling posterity to the "end of time," or of commanding for ever how the clauses, acts or declarations by which the makers of them attempt to do what they have neither the right nor the power to do, nor the power to execute, are in themselves null and void. every age and generation must be as free to act for itself in all cases as the age and generations which preceded it. the vanity and presumption of governing beyond the grave is the most ridiculous and insolent of all tyrannies. man has no property in man; neither has any generation a property in the generations which are to follow.”

--- alıntı ---
devamını gör...

ar. ön söz.

sıklıkla ibn haldun'un başlı başına bir kitabı olduğu yönünde yanılgıya düşülür. aslında yine ibn haldun'un bir eseri olsa da, kitabı değil, kitâbu'l-iber adlı kitabının ön sözüdür. gerçi zamanla müstakil bir eser olarak anılmaya başladığı, hatta kendisinin dahi bunu bu şekilde kanıksadığı da doğrudur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ilginç bir filmdir bu 1975 yapımı atıf yılmaz şaheseri
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
modern bir köroğlu uyarlamasıdır. başrollerde bütün karizması ile cüneyt arkın abimiz ve efsane güzelliği ile zerrin arbaş ablamız oynar. ama kadroda kimler yoktur ki ali şen, kadir savun, osman alyanak, erol keskin, kudret karadağ ....vb

konusuna gelecek olursak :

abbas bolulu(ali şen) yasadışı işler yapan bir fabrikatördür. çamlıbel’deki gecekonduları yıkmak ister. halk, bolulu abbas’a karşı deli yusuf'tan ( kadir savun) yardım ister. suikaste uğrayıp ölüm korkusuna düşen abbas da deli yusuf’a kendisi için kurşun geçirmeyen bir araba sipariş eder. yusuf araba karşılığında abbas’ın mahalleliye tapularını vermesini ister abbas bey kabul eder. deli yusuf ve oğlu ali (cüneyt arkın) araba için çalışmalara başlarlar fakat mahallelinin ilgi odağı olurlar. bu arada bolulunun kızı (zerrin arbaş ile) aralarında bir yakınlaşma başlar. deli yusuf arabayı bitirip boluluya götürdüğünde arabanın beğenilmemesi üzerine dayak yer oğlu alide bu olaylardan dolayı intikam mücadelesi başlatır. mahalleliden ilk önceleri herkes bolulu'dan korktuğu için kimse yanında yer almaz ama ali evi basar arabayı ve sevgilisini kaçırır bolulu ise ali ve arabayı teslim ederlerse tapuları vereceğini söyler. ali mahallelinin zulüm görmemesi için arabayı ve kızı teslim eder ama bolulu oyun yaparak tapular yerine aldın mı yazılı boş kağıtlar verir mahalleliye sonrasında ali tekrar bolulunun evini basarak arabayı ve kızı kurtarır ama bu sefer yanında bütün çamlıbel vardır.

filmde efsane komik sahneler vardır hele arabanın yaptıkları, gerdeğe giremeyen çift, araba yapılırken yayılan dedikodular, kudret karadağ ile cüneyt arkının kavga sahneleri.
devamını gör...

ergenliğimi daha bilinçli yaşardım, sosyal medyanın etkilerinden olabildiğince korunmaya çalışırdım. bir de insanlara güvenmek gibi bir hataya düşmezdim.
devamını gör...

amerika birleşik devletlerinde kimliği belirlenmeyen kadın maktullere verilen isim. amerikalılar her şeyi metalaştırmayı ve etiketlemeyi sevdikleri, bu huyları ile kapitalizmi bir şekilde destekledikleri ve popüler kültür ateşini harladıkları için bu isimlendirme işine de bayılıyorlar.

zira bir şeyin popüler olabilmesi için havalı ya da gizemli bir isme ihtiyacı vardır. babsuhka lady’yi de aklımızda tutalım.

tabii kadın maktullere isim takan amerika ahalisi erkekleri de boş geçmemiş ve onlara da john doe ya da john q. demeyi ihmal etmemişler. ve de bu isimlerin kullanıldığı filmler de eksik olmayıp hemen mevzu üzerinden kapitalizm pompalanmaya başlamış.

ama jane doe sadece böyle bir takma isim değil. ayrıca toronto’da seri şekilde tecavüz suçu işleyen ve adı balkon tecavüzcüsüne çıkan bir caninin kurbanlarından birinin de adıdır.

bu kadın kolluk kuvvetlerine dava açmış ve gündemi uzun süre meşgul etmiştir haklı olarak. zira ilk dört tecavüz vakasından kimsenin haberi olmamış, kolluk kuvvetleri akıllarınca kimseyi galeyana getirmemek için olayları gizli tutmuştur.

jane doe kendisinin bu caninin yakalanması için bir yem olarak kullanıldığını iddia ederek açtığı davayı da kazanmıştır.

ayrıca jane doe, chuck palahniuk’un bir haz markası beautiful you kitabının 95. sayfasının altındaki çevirmenin notunda da anılmaktadır.
devamını gör...

geldiğiniz şekilde dönerseniz bize en büyük iyiliği yapacaksınız. özrünü de al git yavaştan yaylanın artık. ayrıca zerre pişman olduğunu düşünmüyorum.
buradan
twitter'da +18 videolar beğenip sonra ahlâk dersi vermeye çalışmak, hiç mi şaşmaz. böyle konuşanların istisnasız hepsi böyle.
ayrıca bigolive ne ya, ne ahlaksız site varsa hepsine girmişsin. bir de ahlak dersi veriyor namus fukarası.
edit:kimseden nefret ettiğim falan yok. isteyen herkes gidip tanımlarıma bakabilir. sadece bu şahsa özel konuştum bir de yaptıklarına iyi taraftan mı bakacağım. insanlara sadece insan oldukları için bakarım hayatım boyunca ırk ayrımı yapmadım bunların yaptıkları ayrı bir şey. ben böyle şeylere tahammül edemiyorum varsın isteyen bu kadara şeye rağmen hala sempati duyabilir.
devamını gör...

yok.
ama beni engelleyen 1 yazar var.
yaptığım bir tanımla ilgili,
bana ciddi misiniz diye yazdı.
hayır ironi yaptım diye yazdım.
beni engelledi.
yoğun duygusal bir dönemindeydi herhalde yada ironi sevmiyor.
devamını gör...

dünyanın en yakışıklı/güzel yazarı. boşversin ortaokuldaki öğretmenini, halt etmiş o.

aynı zamanda #129648
devamını gör...

yoldaşın alkol kullandığını söyleyerek bir şeyler ima edilmeye çalışılan başlıktır.

bir gün donatır masayı gelin arkadaşlar hep bebarer olsun derse koşa koşa gideriz. şimdilik bizi ilgilendiren bir durum yoktur.
bir kadehte bizim için içsin efem, afiyet olsun.
devamını gör...

sayın dinleyen,
başladık sizi de bekliyoruz...
devamını gör...

kimileri sevmese de güzel şarkıdır aslında.
devamını gör...

cesare pavese’nin yalnız kadınlar arasında isimli romanında geçen ve çok isabetli bir tespit içeren cümlesidir.

bahsi geçen cümle herhangi bir şekilde bir çıplak kadın teni gördüğü anda kurt adama dönüşüp ulumaya başlayan erkeklerin anlayabileceği bir cümle değil.

soyunan bir kadının sanat eserine dönüşmesini izleyebilecek kadar sanat zevki gelişmiş olan insanların anlam verebileceği bir cümle bu.

kadın bedeninin içinde bütün sanat dallarını barındırabileceğini anlayacak zekaya sahip olmak gerekir öncelikle. ve bu ince zevki destekleyebilecek bir sanat zevkine. ve her şeyin sosu olacak, bu sanatsallığa tatlı bir lezzet katacak olan şehvete.

gördüğü güzelliğe hemen sahip olmaktan başka bir şey düşünemeyecek kadar gözü dönmüş yarı evrilmiş insansılar anlatmak istediklerimi anlayamayacaklardır. çünkü bu insansılar sanata düşkün entelektüellerin cinsellikle mesafeli tavırları olduğunu düşünen varlıklardır. onların varlığı kağıt mendiller içinde yok olmaya mahkûmdur.

soyunan bir kadın izlenmeye değer, insanın sanata olan aşkını pekiştiren, dünyanın varoluş amacını anlamlandıran bir tablodur.

ben bu tanımı yazarken biraz cesare pavese’nin etkisi altında kalmış olabilirim. ama yetkin fırça darbeleri ile yapılmış gamzeler birçok rönesans ressamına fırça kırdıracak kadar sanatsaldır.
devamını gör...

karaciğer ile ince bağırsak arasında bulunur .normalde her organda bir atardamar bir de toplardamar vardır . ama karaciğer istisnadır .bir atardamar ,bir toplardamar bir de kapı toplardamara sahiptir . kapı toplardamarın asıl amacı ince bağırsakta emilen glikozu karaciğerden göndermektir . karaciğerden de karaciğer toplardamarı aracılığıyla kan dolaşımına katılır . glikozun fazlası karaciğerde glikojen olarak depolanır . tokluk durumunda kapı toplardamarındaki glikoz miktarı karaciğer toplardamarındakinden fazladır . açlık durumunda ise tam tersidir
devamını gör...

ırkçılığın ideolojiden öte patolojik olduğunu belirten yaklaşım.

albert einstein'ın bir söylemi vardır:

aptallara göre insanlar; ırk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, din ve dil başta olmak üzere sekizden fazla kategoriye ayrılırlar. halbuki olay bu kadar komplike değildir. insanlar sadece 2'ye ayrılırlar: iyi insanlar ve kötü insanlar…
devamını gör...

kimsenin bana ihanet edeceği kozu eline vermediğim için kafam rahat hayatıma devam ederim.
devamını gör...

gıdaya ve temiz suya erişimin bu kadar kolaylaştığı 21.yüzyılda uzak coğrafyalarda insanların ve bilhassa çocukların aç ve susuz uyumaları. coğrafya kader mader değil, hepimizin ayıbı bu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim