bu kitap ilk çıktığında okuyan insanlar avrupada werheri o kadar içsellestirmişler ki intihar oranları artmış, ortalıkta sari pantolon, mavi ceketle gezen werthervari kişiler peyda olmuştur. ben okuduğumda bu kadar etkilenmesem de güzel bir kitaptır.
devamını gör...

boğaziçi üniversitesi rektörü melih bulu'nun cumhurbaşkanı kararnamesi ile görevden alınması olayıdır. haber sitelerine az önce düştü.

buradan
devamını gör...

sanki kendilerinin de hataları ve saçmaladıkları noktalar yokmuşçasına, diğer insanları hataları ve kusurları sebebiyle küçük görüp aşağılamalarıdır.
devamını gör...

güçsüzüm.elimden geleni yapamıyorum hiç.hep eksik hep eksik.
devamını gör...

eğer ben "spiderman'e tapınmayanların yaşamaya hakkı yok" dersem benim için ne düşünürsünüz? ben de dindar insanlar için aynısını düşünüyorum.

edit: aslında spiderman daha inanılır bir varlık.* yehova, uçan spagetti canavarı, allah vs daha fictional karakterler. cinler, büyüler, görünmez varlıklar, ışınlanma falan.... bu gibi masallar yüzünden insanlar binlerce yıldır birbirini kesiyor.
-olum hz muhammet bir atın sırtına binip mescidi aksa'ya ordan da evrenin en tepesine gitti. orada allah'la konuştu.
-sana inanmıyorum.
-kafir! chop!*

-isa tanrının oğlu olum! o da tanrı!
-kardeşim kalk git işine ya, gerçek tanrı odin'dir bi kere!
-kafir! chop!

hahahhahaa çok komik lan. spiderman daha inandırıcı değil mi? adamı görüyoruz, bu bir. sonra iyi kalpli, öyle öç alayım, beni sevmeyenleri yakayım derdi yok. inananlar spiderman'in tanrı olmadığından nasıl eminseler, ben de herhangi bir şeyin tanrı olmadığından çok eminim. özellikle en sevdiği kulunun uçkurunu düşünen, öç almaya yeminler içen bir şeyin tanrı olmadığına en çok eminim.
devamını gör...

bu bir thedansözkiller ukdesidir.

kırkpare olarak ta ifade edilir.

fakirliğin gözü kör olsun efenim, fakirin, fukaranın elbiselerini uzun zaman giymeleri üzerine elbiselerde yırtılır. peki elbiseler atılır mı? tabi ki hayır ... ''yama'' adında elbiselerin ömrünü uzatan metod kullanılır. sevgili dostlar bu ''yama'' ev ekonomisi dehaları olan kadınların aklına ''ulan ben bunu birleştirirsem harika battaniye olur'' düşüncesini doğurur. bu birleştirilen kumaşların, görsel olarak harika bir desen oluşturması ise ''kırkyama sanatı''nın doğmasına sebep olur.
çeşitli ''küçük'' kumaşların birleştirilerek farklı şekillerde dikilmesi ile elde edilen bir sanata kırkyama denir.
mesele burada ''arta kalan'' kumaşların rastgele dikilmesi değildir; onu ''sanat'' yapan şey yaratılan desenlerdir.
örtü, giyim, battaniye, çanta, şapka, nevresim, yastık, yatak örtüsü hatta mobilya döşemelerinde kullanılmaktadır.

yoksulluğun var olduğu tüm yıllarda var olan yama işi, özellikle 1929 buhranıyla birlikte artış gösterdi.
sevgili dostlar, 1929- 1939 yılında yoksul kadınların un çuvallarından çocuklarına elbise diktiğini fark eden bazı un fabrikaları çiçekli çuvallar ürettiler. bunu yoksulluğun boyutunu anlayabilmeniz için yazıyorum.
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''

''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''

özellikle büyük savaşlardan sonra artış gösteren kırkyama, ikinci dünya savaşı sonlarında artık bir moda akımı haline gelecektir.
adına da patchwork deniliyor.
inanmayacaksınız romare bearden diye bir adam var ve 1970'te yaptığı kırkyama, new york modern sanatlar müzesinde sergilenmektedir.
ahanda şu;
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''

bitti mi? bir çok alanda uygulanmaya başlamıştır kırkyama...
bunlardan en önemlisi kırkyamayı seramik sanatına uygulayanzoe hillyard'tır.
kim derdi ki, yokluğun, yoksulluğun sembolü olan ''yama'' müzelerde milyonlar ödenen bir sanat akımı olacak...
hey gidi hey...

''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
devamını gör...

ülkemizde batı anadolu'da edremit körfezi üzerinde bulunan doğa harikası kaz dağları'nın mitolojik dönemlerdeki ismi.
devamını gör...

lüzumsuz ise söndür, lüzumsuz ise kapat.
türkiye'de lüzumsuz insan bolluğu var, keşke onları da kapatabilseydik.
devamını gör...

o kadar güzel olmuş ki gülerken sahne kaçıracağım korkusunda kahkalarımı* biriktirip videonun sonunda patlatıyorum *

devamı kesinlikle gelmesi gereken bir montaj olmuş* kafasına kalp atarım ki ben bunun*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"yine seks hikayesi mi yazıyorsun feridun abi" sorusuna muhatap olan genel kültür seviyesi yüksek kişi.
devamını gör...

hayatının aşkını erkenden bulmuş çifttir. çok tatlı geliyorlar bana.
devamını gör...

biraz terslese, naz yapsa kezban, sağlıklı bir insan gibi hoşlandığı kişiye karşılık verince de basit diyorsunuz dediğim başlıktır.

kadınların bazı davranışlarını eleştiriyoruz ama bu konuda biz erkekler sanki ne istediğimizi bilmiyor gibiyiz.
devamını gör...

1555-1561 yılları arasında rus devletinin kazan ve astrahan hanlıklarına karşı kazandığı zaferleri kutlamak amacıyla korkunç ivan tarafından yaptırılmıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
katedral italyan mimar barma tarafından inşa edilmiş. bilinen bir efsaneye göre, bu eserin bir örneğini başka yerde inşa etmemesi için korkunç ivan'ın mimar barma'nın gözlerini dağlandığı söylenmekte.
toplamda 8 kubbesi bulunan katedral, merkezdeki şefaat kilisesinin etrafında bulunan sekiz ayrı kilisenin toplamından oluşmaktadır. katedralin her bir kubbesinin uzunluğu birbirinden farklıdır.
sekiz farklı kubbesi birbirlerinden farklı zaferleri sembolize eder. en yüksek kubbenin tepesi altın işlemelidir. oldukça ilginç bir görüntüye sahip olan soğan kubbelerde, islam mimarisinin etkileride görülür.
20. yüzyılın ortalarında aziz vasil katedrali müze olarak kullanılmaya başlanmış. 1934 yılında devletin tarihsel müzesi olarak kabul edilmiş. müze tapınakta 16. ve 17. ait yaklaşık 400 simge, portreler, peyzaj boyama ve süsleme örnekleri bulunmaktadır. günümüzde bir müze olarak hizmet veren aziz vasil katedrali unesco dünya listesinde bulunmaktadır.
16. ve 17. yüzyıla ait 400 aşkın eser barındıran bu müzenin en ilginç parçası 17.yüzyıldan kalma çar aleksey mihayloviç'e ait kadeh.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugün sizlere ön raffaelloculuk akımını kısaca anlatmak istiyorum ama önce...

yazıma başlamadan önce, sizlere iki resim göstereceğim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
john everett millais'in ophelia'sı

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
john william waterhouse'un shallot leydisi

bu iki güzel resmi birçok yerde gördünüz değil mi? hatta birçoğunuz bu resimler sonrası john everett millais'i john william waterhouse'u araştırıp yaptığı resimleri hayranlıkla izledi...

işte, ön raffaelloculuk birçoğumuzun aşina olduğu, hayranlık duyduğu ama hakkında pek bilgi sahibi olmadığı bir resim akımı.

nedir bu ön raffaelloculuk, kimlerdir bu ön raffaellocular önce bundan bahsedelim.

ön raffaelloculuk veyahut özgün adıyla pre-raphaelita art, cennet vatan ingiltere'de, 1848 yılında ortaya çıkan sanat ve edebiyat akımıdır. bu sanat akımının isminin pre-raphalite art olma sebebi ise, raffaello öncesi sanatın daha saf, daha bilgelik ve donanım gerektirdiği düşündükleri için, o saf ve bilge sanatı geri getirmeyi amaçladıklarından dolayı pre-raphaelite art, yani ön raffaelloculuk olarak kararlaştırılmıştı.

gelelim en güzel ve en önemli kısma, kimdi bu ön raffaellocular?

bu akımın çekirdek kadrosu, ingiltere'nin kraliyet akademisinin belki de en donanımlı öğrencileri içerisinde yer alan william holman hunt, john everett millais ve dante gabriel rossetti'dir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
rosetti'nin leydi lilith'i.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
william holman hunt'ın dünyanın ışığı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
john everett millais'in mariana'sı.

daha sonraları, james collinson, william michael rossetti, frederic george stephens ve bir heykeltıraş olan thomas woolner'ın da katılması ile, yedi kişilik ön raffaellocu kardeşler tamamlanmış oldu.

bu ön raffaellocuların tablolarında nelerden esinlendikleri, neleri resmettikleri ve o resimlerde neler anlatmak istediklerinden de kısaca bahsedelim madem.

başlarda kutsal kitaplardaki metinleri resmediyor ve bunu olabildikçe saf bir biçimde tuvale aktarmayı deniyorlardı. ama daha sonraları, arkeolojik kazılar neticesinde gerek antik yunan-roma, gerek orta çağ efsanelerine de bir şekilde bulaşmış oldular ve bu kısım, ilk başta aktarmayı denedikleri kutsal kitaplardaki metinlerden birkaç tık daha öne geçti.

antik yunan ve roma efsanelerinden, kral arthur efsanesine... orta çağ'ın epik şiirlerine ve hatta shakespeare'ın eserlerine kadar birçok şeyi resmettiler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bunları resmederken ise, simgecilik üzerine kurulu üsluplarını hem daha da süslediler, hem de daha çarpıcı renkler ile bizlere aktardılar.

bu akıma kesin olarak bağlı diyemeyeceğimiz ama eserlerine belirgin bir biçimde ön raffaelloculuk sezilen sanatçılardan da birkaç örnek vermek isterim.
yazının en başında örneğini verdiğim sevgili john william waterhouse
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

frederic leighton
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sophie gengembre anderson

charles william mitchell
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ve son olarak girdiyi dante gabriel rosetti'nin bu akımı sürdürmüş şiirlerinden biri ile noktalıyorum.

"the ark of the lord of hosts
whose name is called by the name of him
who dwelleth between the cherubim.
o thou that in no house dost dwell,
but walk'st in tent and tabernacle.
for god of all strokes will have one
ın every battle that is done.
lancelot lay beside the well:
(god's graal is good)
10 oh my soul is sad to tell
the weary quest and the bitter quell;
for he was the lord of lordlihood,
and sleep on his eyelids fell.
lancelot lay before the shrine;
(the apple tree's in the wood)
there was set christ's very sign,
the bread unknown and the unknown wine
that the soul's life for a livelihood
craves from his wheat and vine."
devamını gör...

/ izmir bugün bir garip, ben de öyle.
uyumsuzluklar, uykusuzluklar
ah düşünceler, düşünceler
beni bitirmekteler
nefes alamıyorum
hem mecazen hem fiziksel
öksürüklerim karışıyor düşüncelerime
hem cigaradan hem de gripten
susmuyor beynim susmuyor
anladım artık
izmir bugün garip, ben de öyle... /

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benim değil ama, aziz nesin'in soyadı tespitidir. kişilerin özelliklerinin soyadlarının tam tersi olduğudur.

dünyanın en cimrileri ‘eli açık’, dünyanın en korkakları ‘yürekli’, dünyanın en tembelleri ‘çalışkan’ gibi soyadları aldılar. her türlü yağmada hep sona kaldığım için, güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime ‘nesin’ soyadını aldım. herkes ‘nesin’ diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim.”
devamını gör...

evden çıkarken ütünün fişini kontrol et. yok bu o değildi. sağlıklı ve hareketli yaşa diyorum.
devamını gör...

en büyük fantezilerimden birisi.
herkes ve her şey çok ciddi.
devamını gör...

ya okumuyor işte alüminyum hayal de bile! diyelim ki diye iç mi dökülür ekşi özentiliğinizi ayrı sizi ayrı şaapıcam sonunda !

herkes romantik tospaa .
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim