ayakkabı ev
asıl ismi the haines shoe house olan bu ev,abd'li milyoner albay mahlon haines tarafından 1948 yılında inşa edilmiştir. 'york ayakkabı sihirbazı" olarak bilinen haines, bu evle ününe ün katmış ve adeta kendi reklamını yapmıştır. 45 metre uzunluğunda, 25 metre yüksekliğinde ve 17 metre genişliğinde olan bu ev günümüzde haines'ın anısına bir müze olarak faaliyet gösteriyor.
devamını gör...
ideal kadın ayak numarası
sinderalla'yı arayan başlık.
elindeki ayakkabı kaç numara?
elindeki ayakkabı kaç numara?
devamını gör...
noose (kısa film)
bir shirley zhou kısa animasyon filmidir.daha önce aynı yönetmenin bounty isimli kısa filmiyle ilgili bir tanım yazmıştım.bu da yönetmenin bir diğer ödüllü filmi.

iki nokta üzerinden yaklaşmam gerek filme. birincisi; intihar bağlamındaki yaklaşım. intihar kader ve ölüme kafa tutmak gibi görünse de içinde belki de bambaşka motivasyonlar barındırır. yaşama güdüsü her şeyin üzerindedir. bir köprüden ya da binanın tepesinden atlayan insanlar son anda can havliyle havayı kucaklamaya çalışırlar ya da bağırarak son birkaç nefes daha almak için mücadele ederler. tabii ki bu söylediğim her intihar vakası için geçerli olmayabilir. anlatmak istediğim yaşama arzusu bir şekilde baskın çıkar.
ikinci bakış açımsa elimizde tuttuğumuz nesnelerin ne olduklarının işlevsel değerlerine bağlı olması üzerine. okuduğum bir kitapta şöyle bir anekdot vardı. karadeniz’de örgütlenme çalışması yapmak için bölgeye giden bir grup devrimciye orada bulunan devrimciler bir uyarıda bulunurlar. buradaki insanların kafası farklı çalışır derler. buna örnek olarak da gelen devrimcilere bir kalem gösterip bunun ne olduğunu sorarlar, devrimciler cevaben hemencecik kalem olduğunu söylerler. daha sonra aynı kalem o köyde yaşayan bir amacaya gösterip ne olduğunu sorarlar. amca tam da bu filmden benim aldığım mesaja benzer bir cevap verir:
“ yazayisa kalemdur.”
özetlemek gerekirse hayatta kalma arzusunun baskınlığını ve nesnelerin işlevselliğini anlatan güzel bir animasyondur.
noose

iki nokta üzerinden yaklaşmam gerek filme. birincisi; intihar bağlamındaki yaklaşım. intihar kader ve ölüme kafa tutmak gibi görünse de içinde belki de bambaşka motivasyonlar barındırır. yaşama güdüsü her şeyin üzerindedir. bir köprüden ya da binanın tepesinden atlayan insanlar son anda can havliyle havayı kucaklamaya çalışırlar ya da bağırarak son birkaç nefes daha almak için mücadele ederler. tabii ki bu söylediğim her intihar vakası için geçerli olmayabilir. anlatmak istediğim yaşama arzusu bir şekilde baskın çıkar.
ikinci bakış açımsa elimizde tuttuğumuz nesnelerin ne olduklarının işlevsel değerlerine bağlı olması üzerine. okuduğum bir kitapta şöyle bir anekdot vardı. karadeniz’de örgütlenme çalışması yapmak için bölgeye giden bir grup devrimciye orada bulunan devrimciler bir uyarıda bulunurlar. buradaki insanların kafası farklı çalışır derler. buna örnek olarak da gelen devrimcilere bir kalem gösterip bunun ne olduğunu sorarlar, devrimciler cevaben hemencecik kalem olduğunu söylerler. daha sonra aynı kalem o köyde yaşayan bir amacaya gösterip ne olduğunu sorarlar. amca tam da bu filmden benim aldığım mesaja benzer bir cevap verir:
“ yazayisa kalemdur.”
özetlemek gerekirse hayatta kalma arzusunun baskınlığını ve nesnelerin işlevselliğini anlatan güzel bir animasyondur.
noose
devamını gör...
burada yaşarsam çok huzurlu olurum denilen yerler
yeşillik ve suyun olduğu her yer.
devamını gör...
hediye olarak alınmaması gereken şeyler
annelere ev eşyası.
tencere tava gibi.
ev eşyası hediye olmaz olamaz.
tencere tava gibi.
ev eşyası hediye olmaz olamaz.
devamını gör...
girift radyo yayını
aile evinden dinleyici koltuğunda online olacağım yayındır. çayımı örgümü aldım -birkaç gün önceki itlik ve serserilikleri yapmamışızcasına- beklemedeyim efenim.
devamını gör...
okan bayülgen
hastasıyım, net..
ilk çıktığında, herkes yattıktan sonra gizlice televizyonu açıp, karanlıkta onu izlerdim.. çocuktum daha dikkatimi çekmiş..
sonra hep izledim, çok seviyorum onu,
öyle fanlık hayranlık anlamında değil ama, objektif dinleyebiliyorum, katılmadığım fikirleri de var, kendisini tanımayı çok isterdim, bu başlığı açmayı düşünüyordum, şimdi tesadüfen gördüm sözlüğe girişte, ekşi yi onun sayesinde tanıdım sevdim, hatta girdim, buraya gelmemde de aslında onun girip okuma ihtimalinin de etkisi var :) kendi evinde çekilmiş bir video var, sevdiği küçük eserleri almış, tanınmamış sanatçıların eserlerini, o büyük galerilerdeki pahalı eserlere inanmıyor, yani onu pazarlama ile kandıramazsınız, gerçek olan, anlamlı ve değerli eserleri bulmuş, bugün istese en baba kanalda en baba günde saatte gelir oturur televizyona, hiçbir kanalda hayır demez, parada kazanır, ismi kaşe olmuş, ama radyo programı yapıyor.. anlamlı olanı, ruhu olanı "tercih ediyor" buyursunlar demesi olsun, hoşuna giden akıllıca bir espri duyunca uzata uzata gülmesi olsun, bayılıyorum kendisine..
mesela arkadaşlarım bana birşey anlatırken, bir kavram, yada bir durum, benim anlamam için şunu söylerler "mesela okan bayülgen gibi" o zaman anlarım.. gidip ben sizin hayranınızım filanda demem yani, o tarz da değilim, ama bir şekilde, özellikle iş vesilesiyle filan tanışmayı çok isterdim, kız arkadaşı zaten uzay bir kadın, cv si yle dövüyor bütün eski sevgililerini, şu an beraberlermi bilmiyorum ama biraz sıkılmış gibi görünüyor.. seviyor öyle özgün kadınları, akıllı, özgüvenli kadınları, biliyorum ama ne bileyim, merakını dindirmişse, şu saatlerde sıkılmış olması lazım, evlilikle ilgili tespitleri çook yerinde ve enteresandır, kimsedende duyulmamış şeylerdir, ve sporla ilgili çok şahidim var, spor ve vücuduna çok zaman ayıranlarla ilgili aynı şeyleri söylemiştim daha önce, sosyal medyadaki paylaşımlarla ilgilide öyle, kızına koyduğu isimde benim ondan öncede kullandığım kelime istanbulla aynı, ve son olarak çocuğuna dünyadaki başkentlere gidip kalabilmesi için evler alması beni benden almıştır diyip ben harakiri yapmaya gidermişim
seni seviyorum okan bayülgen
bana ilham veriyorsun
ilk çıktığında, herkes yattıktan sonra gizlice televizyonu açıp, karanlıkta onu izlerdim.. çocuktum daha dikkatimi çekmiş..
sonra hep izledim, çok seviyorum onu,
öyle fanlık hayranlık anlamında değil ama, objektif dinleyebiliyorum, katılmadığım fikirleri de var, kendisini tanımayı çok isterdim, bu başlığı açmayı düşünüyordum, şimdi tesadüfen gördüm sözlüğe girişte, ekşi yi onun sayesinde tanıdım sevdim, hatta girdim, buraya gelmemde de aslında onun girip okuma ihtimalinin de etkisi var :) kendi evinde çekilmiş bir video var, sevdiği küçük eserleri almış, tanınmamış sanatçıların eserlerini, o büyük galerilerdeki pahalı eserlere inanmıyor, yani onu pazarlama ile kandıramazsınız, gerçek olan, anlamlı ve değerli eserleri bulmuş, bugün istese en baba kanalda en baba günde saatte gelir oturur televizyona, hiçbir kanalda hayır demez, parada kazanır, ismi kaşe olmuş, ama radyo programı yapıyor.. anlamlı olanı, ruhu olanı "tercih ediyor" buyursunlar demesi olsun, hoşuna giden akıllıca bir espri duyunca uzata uzata gülmesi olsun, bayılıyorum kendisine..
mesela arkadaşlarım bana birşey anlatırken, bir kavram, yada bir durum, benim anlamam için şunu söylerler "mesela okan bayülgen gibi" o zaman anlarım.. gidip ben sizin hayranınızım filanda demem yani, o tarz da değilim, ama bir şekilde, özellikle iş vesilesiyle filan tanışmayı çok isterdim, kız arkadaşı zaten uzay bir kadın, cv si yle dövüyor bütün eski sevgililerini, şu an beraberlermi bilmiyorum ama biraz sıkılmış gibi görünüyor.. seviyor öyle özgün kadınları, akıllı, özgüvenli kadınları, biliyorum ama ne bileyim, merakını dindirmişse, şu saatlerde sıkılmış olması lazım, evlilikle ilgili tespitleri çook yerinde ve enteresandır, kimsedende duyulmamış şeylerdir, ve sporla ilgili çok şahidim var, spor ve vücuduna çok zaman ayıranlarla ilgili aynı şeyleri söylemiştim daha önce, sosyal medyadaki paylaşımlarla ilgilide öyle, kızına koyduğu isimde benim ondan öncede kullandığım kelime istanbulla aynı, ve son olarak çocuğuna dünyadaki başkentlere gidip kalabilmesi için evler alması beni benden almıştır diyip ben harakiri yapmaya gidermişim
seni seviyorum okan bayülgen
bana ilham veriyorsun
devamını gör...
lens takmak
ilk takacak bireylerin gözünü kan çanağına döndürmesine neden olay eylem. alıştıktan sonra saniyesinde takılıyor. alışana kadar işkence. hijyene dikkat ediniz.
devamını gör...
edi
trt'de bir dönem yayinlanan susam sokağı isimli çocuk programında büdü ile birlikte yaşayan neşeli ve olaylara farklı bir bakış açısı ile bakan karakter.
(bkz: ego)
(bkz: ego)
devamını gör...
çocuksuz restoran
çocuklu ailelerin kendilerine küfür edilmişçesine tepki gösterdiği, çocukların alınmadığı restorandır.
çocuklu aileler! inanmayacaksınız ama istisnalar haricinde herkes çocuk yapabiliyor o yüzden sizin çocuğunuz dünyanın son harikası değil. restoran çocuk kısıtlaması koymuşsa demek ki çocuklara uygun olmayan bir konsepti vardır ya da müşteri potansiyeline uygun bir mekan düzenlemesi yapmıştır. çocuklu aileler! gidebileceğiniz bir sürü yer var biliyor musunuz? oradaki restorana gitmeyiverin. ayrıca kimse sizi ayrıştırmıyor gerçekten. keşke çocuklarınızın geleceğini, gideceği restorandan daha çok düşünseniz.
çocuklu aileler! inanmayacaksınız ama istisnalar haricinde herkes çocuk yapabiliyor o yüzden sizin çocuğunuz dünyanın son harikası değil. restoran çocuk kısıtlaması koymuşsa demek ki çocuklara uygun olmayan bir konsepti vardır ya da müşteri potansiyeline uygun bir mekan düzenlemesi yapmıştır. çocuklu aileler! gidebileceğiniz bir sürü yer var biliyor musunuz? oradaki restorana gitmeyiverin. ayrıca kimse sizi ayrıştırmıyor gerçekten. keşke çocuklarınızın geleceğini, gideceği restorandan daha çok düşünseniz.
devamını gör...
yollar uzak
türk sanat müziği sanatçısı sevim tanürek in seslendirdiği bu parçanın yeri bende çok ayrı, biz çocukken, akşam yemeğinden sonra rahmetli annem bulaşıkları yıkarken bu şarkıyı söylerdi....
devamını gör...
komşunun tuhaf davranışları
sürekli olarak eve giriş çıkış saatlerimizi ve nereye gidip nereden geldiğimizi takip etmesi. kadının başka işi gücü yok gün içindeki hareketlerimizin kaydını tutuyor. 'kocan gece üçte geldi, seni sabah bir yere giderken gördüm hayırdır inşallah' gibi hayatımız hakkında sürekli bildirim yapıyor. peki deyip geçiyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
gözyaşlarım süzülürken yanaklarımdan, solgun gecenin hiddetli rüzgarı yüzüme çarpıyor. inanın hanımlar, baylar. insan hayatında bu kadar kötü durumda olamaz. ha bire içiyorum. canım felaket sıkılıyor. dünya bana dar geliyor. ama tuhaftır ki üzüldüğüm, ağladığım ölçüde de keyifleniyorum. diş ağrısından çekilen zevk vardır ya, o mesele benimki de. ben de zevk alıyorum. fakat bundan zevk aldığımı anımsadığım an da kendime lanetler ediyorum. niçin? bunun nedenini de kestiremiyorum. bazı noktalarda tıkanıveriyor akıl etme yetim.
oh, kaçıncı kez karalıyorum! gerçi karalayıp karalamadığım da şüpheli. aslında bakarsanız her şey şüpheli.
insan acıdan zevk alamaz. en azından bize söylenen bu, öyle değil mi? acıdan zevk alamayacağımız söylenir, teolojik bir kökeni bile var denebilir bu işin. bakın, kimse acıyı övmüyor. deliliği övmüyor. hüznü övmüyor. ölümü övmüyor! niye!
illaki hayat ve neşe mi övülecek?
insan doğası deyip duruyorum nice zamandır. insan olmak, insan doğasından sıyrılmaktır, diyorum. kendi kendime aforizmalar üretip sefa içinde yaşıyorum. ama benliğimin bir parçası insan doğasından ayrılarak ne kadar yabanileştiğimi kanıksıyor gittikçe. bu ne demek biliyor musunuz? siz anlayamazsınız. eğer kendinize insan diyorsanız, anlayamazsınız. ayrımı anlayabildiniz mi? asıl insan kim? biliyorsunuz artık.
ve nokta nokta nokta. uzunca bir üç nokta! siz doldurun!
oh, kaçıncı kez karalıyorum! gerçi karalayıp karalamadığım da şüpheli. aslında bakarsanız her şey şüpheli.
insan acıdan zevk alamaz. en azından bize söylenen bu, öyle değil mi? acıdan zevk alamayacağımız söylenir, teolojik bir kökeni bile var denebilir bu işin. bakın, kimse acıyı övmüyor. deliliği övmüyor. hüznü övmüyor. ölümü övmüyor! niye!
illaki hayat ve neşe mi övülecek?
insan doğası deyip duruyorum nice zamandır. insan olmak, insan doğasından sıyrılmaktır, diyorum. kendi kendime aforizmalar üretip sefa içinde yaşıyorum. ama benliğimin bir parçası insan doğasından ayrılarak ne kadar yabanileştiğimi kanıksıyor gittikçe. bu ne demek biliyor musunuz? siz anlayamazsınız. eğer kendinize insan diyorsanız, anlayamazsınız. ayrımı anlayabildiniz mi? asıl insan kim? biliyorsunuz artık.
ve nokta nokta nokta. uzunca bir üç nokta! siz doldurun!
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
sana karışmak istiyorum. birbirimizin içinde kaybolalım istiyorum.
seni öz-lemek istiyorum. özüm ol istiyorum.
susuyorum sana. içmek isterken susayım istiyorum. hem içeyim seni kan-a kan-a hem de gıkımı çıkartmadan bakayım istiyorum sana.
mevcudiyetimin anlamsızlığını dokunarak yok et istiyorum. fakat sana öyle bir dokunayım ki mevcudiyetin yok olsun istiyorum.
sen içimde bastırdıklarımın dışımdaki söylemlerisin.
sen zıtlıklarımsın, bütünlüklerimsin, tamamlanamamışlıklarım ve asla tamamlanamayacaklarımsın.
hem her şeyimsin hem hiçbir şeyim.
bir “şey”sin sen sadece. orada öylece duran fakat ben baktıkça anlam kazanan.
öyle bir “şey”sin ki sen, ben yokken yok olurken kendi bakışlarımla beni var edecek kadar güçlüsün.
sana bakmak beni yaratıyor.
bu kadar mı muhtacım sana?
bu kadar mı anlamsızım sensiz?
bu kadar mı anlamsızsın sen bensiz?
hiç mi yoksun bensiz yoksa ben mi sensiz bir hiçim?
yarım kalmışlıklarımsın benim, gel de tamamla beni, gel de öldür beni.
seni öz-lemek istiyorum. özüm ol istiyorum.
susuyorum sana. içmek isterken susayım istiyorum. hem içeyim seni kan-a kan-a hem de gıkımı çıkartmadan bakayım istiyorum sana.
mevcudiyetimin anlamsızlığını dokunarak yok et istiyorum. fakat sana öyle bir dokunayım ki mevcudiyetin yok olsun istiyorum.
sen içimde bastırdıklarımın dışımdaki söylemlerisin.
sen zıtlıklarımsın, bütünlüklerimsin, tamamlanamamışlıklarım ve asla tamamlanamayacaklarımsın.
hem her şeyimsin hem hiçbir şeyim.
bir “şey”sin sen sadece. orada öylece duran fakat ben baktıkça anlam kazanan.
öyle bir “şey”sin ki sen, ben yokken yok olurken kendi bakışlarımla beni var edecek kadar güçlüsün.
sana bakmak beni yaratıyor.
bu kadar mı muhtacım sana?
bu kadar mı anlamsızım sensiz?
bu kadar mı anlamsızsın sen bensiz?
hiç mi yoksun bensiz yoksa ben mi sensiz bir hiçim?
yarım kalmışlıklarımsın benim, gel de tamamla beni, gel de öldür beni.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
seni düşünmek güzel şey,
ümitli şey,
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum...
nazım hikmet
ümitli şey,
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum...
nazım hikmet
devamını gör...
turkish airlines'ın bir köpeği öldürmesi
hayvanların da bir canlı olduğunu anlayamayan uçuş görevlileri. o canların insanlara evlat, yoldaş olduğunu farkında bile değiller. çok üzüldüm. umarım son olur. umarım.
devamını gör...
kabataş erkek lisesi'nde atatürk resmini parçalayan öğrenci
kurucu liderler her toplumda önemlidir yine de buna rağmen sevip sevmemek herkesin kendi bileceği iştir. lakin kurucu liderlerin anısının bu örnekteki gibi aşağılanması normal değildir, ahlaksızlığın dik alasıdır. gerekli yaptırımlara maruz kalacağını umduğum ıslah edilmesi gereken bir öğrencidir.
devamını gör...


