bir bardak kolada 32 küp şeker bulunmaktadır.
devamını gör...

erken emekli olan kocalardan çekenlerin yaşadığı sendrom sanırım bu. * bir erkeğin erken emekli olup evde oturması gerçekten çok zorlayıcı. her şeye karışıyorlar. her şey onların istediği gibi, istediği zaman, istediği şekilde olsun istiyorlar. annem babama, kaynanamdan çekmedim senin kadar, diyor. sanırım kadınlar gençken, erkekler yaşlanınca çekilmiyor.*
devamını gör...

bitmiş ise kızıllığını avuç avuç içtiğimiz sefalar,
öğlenler, ikindiler çoktan geçmişse,
bir akşam üstü garipliği
sarmışsa her yeri,
güneş devrilmiş,
renkler solmuş,
sesler kesilmişse,
son kuşlar da geçip gitmişlerse ufuktan
ve çiçekler
bükmüşse boyunlarını dalgın dalgın
bil ki ölüm vakti geldi...
devamını gör...

en sevdiğim iki dostumla bir uçakta.. yine.. yeni bir seyahat.. belki de o seyahate yolda geçen eğlenceli vakitler için gidiyoruzdur..
sizi çok özledim çook..
devamını gör...

insanları yüksek mertebelere çıkarırım kafamda. fakat bir anda yerin dibine de indirebilirim.

bana çok şey ifade eden bir insan kendini nimetten saymaya başladı mı öyle bir soğuyorum ki çiziveriyorum üzerini bir anda. o saatten sonra ağzıyla kuş da tutsa umurumda olmuyor. her şey zamanında güzel. hayat, kıymet bilmeyenlerin peşinde harcanmak için fazla kısa.
devamını gör...

tanımların beğeni alması.
devamını gör...

annemin senelerce çektiği sendromdur. babam da 42 yaşında emekli olarak kendisine hissedilen sendromu hak etmiştir.
devamını gör...

ya ben canım dün akşam meyve suyu istedi alamadım ya.
devamını gör...

o bölümü ben de izledim. dun gibi aklımda. hatta yemek yiyordum, bir anda ağzım açık kalmıştı, çocuk halimle " ne oluyor yaa " diye kalakalmıştım.
devamını gör...

şiropraktör: insan vücudundaki kemik ve kaslarda meydana gelen bozuklukları elle veya çeşitli aygıtları kullanarak tedavi eden kişi.
buradan
devamını gör...

omurgasız insan olacaksın. daha doğrusu omurgasız yazar olacaksın.

ağırlık hangi yöndeyse o yöne doğru tanımlar gireceksin.
iyi insan taklidi yapacaksın. aman şu taraf incinmesin aman bu taraf kırılmasın şeklinde hareket edeceksin.
yani kısaca dötünü yiyim ayağı yapacaksın. bol bol artı oy alırsın.
devamını gör...

acı..

"esas mesele, acının nasıl oluştuğu değil..
onunla ne yapmayı seçtiğimdir.."

ne yaşamış olmalı ki,
o büyük büyük duvarları sıralamış önüne içi bilinmesin diye..
zor diyemedim başlığı okuyunca,
burada olan bir tercih olmalı
dünyaya evrene ama en çok insana karşı.
devamını gör...

olumsuz olan ne varsa sizi yorar.
tv'de, sosyal medyada enkaz, vahşet, konuşanların ve yazanların üslubu, dayatılan kurgu dolu şaşalı diziler ve internet paylaşımları gibi insani duygulardan uzak şeyler sizinle alakası olmasa bile sizi yorar.
naçizane tavsiyem buralara ayrılan sureyi düzenlemeniz.
devamını gör...

en acı yenilgidir.
devamını gör...

(bkz: michael owen)
devamını gör...

çok bilgili olmaktan değil o bilgiyi sürekli anlatmandan olabilir.
en ufak muhabbeti bile teferruatalar içinde boğmandan dolayı; karşındaki insanların seninle konuşurken yorulması yüzünden , muhabbet etmekten kaçınması olabilir.
yoksa herkes ister böyle bir arkadaş.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu ülkede daha çok dinsizlik vatan hainliği sanılıyor gibi geliyor bana ama neyse...
devamını gör...

sol literatürde komünist devrim uğruna yaşamını kaybedenlere verilen ünvan. bir pkk üyesinin ortalama yaşam süresi 5 senedir. şahsi menfaatlerini saçma sapan bir ideolojiyle kamufle eden üç beş yaban domuzuna kanıp da dağa çıkmakla ne halkınıza bir faydanız dokunur ne de ölümsüzleşmiş olursunuz. hem kadınlarınızı ne diye bu adamın önüne seriyorsunuz?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bakın bakalım, bu adamın etrafında kendi yaşıtı bir kadın var mı? siz hiç saçı başı ağırmış bir pkk'lının öldüğünü gördünüz mü? örgütte yönetici kadro dışında başka yaşlı bulamazsınız ve gençler de 5 yıl içinde ölüp yerlerini başka gençlere bırakırlar. ne için ölüyorsunuz siz? ne oluyor siz ölünce? güya ölümsüzleşiyorsunuz, güya devrim şehidi oluyorsunuz. bu kavramların hiçbirinin, uğruna öldüğünüz ideoloji için hiçbir şey ifade etmediğini bilmiyor musunuz?

ölümsüzleşmekmiş... devrim şehidiymiş...

her fırsatta suçladığın, düşman ilan ettiğin, yok etmeyi amaçladığın bir dinden de kavram çalmazsın yahu! insan biraz utanır! ama gerçi yöneticiletiniz de haklılar. size şöyle diyecek halleri yoktu ya:

-yoldaş rojan, tesadüfen oluşmuş olan bu kocaman evrenin ufacık bir gezegeninde yaşamaktasın. katılacağın çatışmada emperyal mermiler beynini delip geçince patates çuvalı gibi yere yapışacaksın. boşuna değil rojan! bir gün gerçekleşeceğine seni inandırdığımız komünist devrimimiz için, dahası bilim için rojan, kutsal bilim için, uyuşturucu rotamız aksamasın diye, baronlarımızın çocukları sefahatlerini kaybetsinler diye yapışacaksın yere! sonra da bedenin toprağa karışacak ve devrim gerçekleştirdiğimiz topraklarda patates olarak tekrar yeşereceksin, rojan... biz de işcilere dağıttığımız üretim araçlarıyla seni toplayacak ve kızartma yapıp yiyeceğiz. belki de haşlarız, bilmiyorum. her neyse. bu kutlu amaç için, kardeşlerimiz için, ölümden sonra hayat olmadığından hiçbir zaman göremeyeceğin devrim için, tanrısız dinimiz için, bizim için rojan, bizim için hadi git de geber şimdi! sonsuza dek yok olmak üzere git de öldürt hadi kendini!

bunları böyle söylemiyorlar ama tabii size... komünist ideolojinin benimsediği ateist felsefede ortaya çıkan bu manzarayı böyle olduğu gibi anlatsalar bu boktan ideoloji uğruna ölecek adam bulamazlar çünkü. bu durumda kalan ihtimaller belli: aslansınız, kaplansınız, kahramansınız, ölümsüzsünüz, yetmedi; şehitsiniz... buradaki iç tutarsızlığı göremeyecek kadar cahil misiniz gerçekten?

ölümden sonra sonsuza dek yok olacağınızı söyleyen bir ideoloji için nasıl gidip öldürebiliyorsunuz kendinizi? zaten öldükten sonra size ne ki geride bıraktığınız dünyanın yerel siyasetinden? varsayalım ki siz öldükten sonra kürdistan kurulsun; hatta bütün dünya kürdistan olsun. eee? size ne? bunu ne göreceksiniz ne de hissedeceksiniz zaten... size ne ki artık geride olup bitenlerden? sen yoksun artık. hiçbir şeyden de haberin olmayacak. belki de siz öldükten sonra nükleer savaş çıkacak ya da bir göktaşı çarpacak ve yeryüzündeki tüm hayat silinecek... eee? size ne yine? siz yok olduğunuzda her şey de sizinle birlikte yok olmuş oluyor zaten... bu iç tutarsızlığınıza rağmen şehitlik kavramını kullanacak kadar acizsiniz ama... çünkü eğer ölümden sonra yeni bir hayat daha yoksa bu dünyada yapıp ettiğiniz her şeyin aslında anlamsız ve boş olduğunu biliyorsunuz içten içte... sizi anlamsızlığa sürekleyen ruhunuzdaki bu derin boşluğu da biricik düşmanınız saydığınız dinin ortaya koyduğu şehitlik kavramıyla yamayarak kapatmaya çalışıyorsunuz. ama bu yama üstünüzde öyle ironik duruyor ki anlatamam... bu aciz tavrınızla aslında dinin ortaya koyduğu sistemin iç tutarlılığını kabul ederken, kendi sisteminizin ne kadar tutarsız ve saçma olduğunu itiraf etmiş sayılıyorsunuz.

bir pkk'lının yaptığı en komik espri nedir biliyor musunuz? ölmek...
devamını gör...

arkadaşım nurettin ile dandanakan savaşı'nı konuşup horasan'ın jeopolitik önemi ve selçukluların devlet yönetiminde attığı adımları tartışıp analiz ederken aklıma gelen düşünce.

masanın üzerindeki karper peynire baktım. o da bana baktı. sonra yedim. afiyet olsun abi.

evet ne diyordum sevgili dostlarım. babalarımız bir kutu ezine peynirinin nerede olduğunu bulabilmek için bir ömrü arayışla geçiriyor. ellerine oradan buradan, işyerindeki arkadaşın köyünden vesair peynirler geçiyor lakin hiçbiri mükemmel beyaz peynir değil. hatta öyle ki, birçoğu mükemmel olmaktan fersah fersah uzak, fabrikasyon peynirler.

babacığınız sağsa yanına gidin, yanınızda değilse telefonla arayıp sorun:

"baba nasılsın?" diye.

"iyiyim aynı oğlum-kızım senden n'aber?" der.

bu pek düşünülmeden verilen cevabın arkasında aslında büyük bir anlam gizlidir. o da şudur: "bir ömrü mükemmel kalitede beyaz peyniri aramakla geçiriyorum."

babaların bu arayış halinde olduğu kutsal yiyeceği düşünmediği bir zaman dilimi yoktur. evet, uykuda bile...

şimdi babamı anlayabiliyorum. baba değilim henüz ama anlayabiliyorum babamı. bir gün onun durumunda olacağım çünkü. biz erkeklerin toplumsal kodlarında sünnet, ilk aşk, askerlik, iş, aşk, evlilik, çocuk sıralamasında son hedefi budur. bu arayışa hiçbir zaman ulaşamadan göçüp gideceğiz ancak...

mükemmel, tıpkı platon'un dediği gibi 'idealar' dünyasında gizlidir.

ama onu aramakla geçen bir ömür bile dostlarım, inanın boşa geçmez.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim