güne bir erkek yalanı bırak
çok iyi çocuk, bak valla bak, ben onları yoldan çıkarıyorum.
namaz falan kılıyor.
allah'ıma, kitabıma bak.
(bkz: bak demeden konuşamayan erkek)
(bkz: bak diyorsa yalandır o yalan).
namaz falan kılıyor.
allah'ıma, kitabıma bak.
(bkz: bak demeden konuşamayan erkek)
(bkz: bak diyorsa yalandır o yalan).
devamını gör...
eğitim hayatınızdaki başarılarınız
full istikrar.
devamını gör...
kokusu yaşam sevincini artıran şeyler
kokusunu içinize çektiğinizde şanslı ve mutlu olduğunuzu düşündüren şeylerdir.
benim için sevdiğim yemeklerin kokusu, kek, çikolata ve kahve kokusu diyebilirim.
benim için sevdiğim yemeklerin kokusu, kek, çikolata ve kahve kokusu diyebilirim.
devamını gör...
lima sendromu
lima sendromu, adını 1996 yılında peru’nun lima kentinde, japon büyükelçiliği’ndeki bir kaçırma olayından almıştır. bir grup militan, yüzlerce insanı elçilikteki bir kutlama sırasında rehin almıştır. birkaç saat içinde ise kaçıranlar, rehinelerin çoğunu onlara duydukları sempati sebebiyle serbest bırakmışlardır.
lima sendromunda tutsak alan kişi/kişiler, rehineye karşı olumlu duygular besler.
(bkz: hırsızlarında merhameti vardır)*
lima sendromunda tutsak alan kişi/kişiler, rehineye karşı olumlu duygular besler.
(bkz: hırsızlarında merhameti vardır)*
devamını gör...
düğün sevmeyen insan
sevdiğim akrabalara, arkadaşlara ayıp olmasın diye giderim ve bir an önce bitse de gitsem diye beklerim.
devamını gör...
değişik kelimeler ve anlamları
serendipçe: hiç ortalıkta yokken gelen mutluluk demektir dostlar.
devamını gör...
buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak
(bkz: human universals)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
75 yaşındaki dedem bile benden geç uyuyordur. gece 11:30 oldu mu uyku hazırlıklarım başlar. ev ahalisi de sabahlar olmasın modunda.
devamını gör...
diocletianus
diocletian olarak da bilinen roma imparatoru. imparatorluk krizine son vermiştir. imparatorluk krizi, roma'da aynı aynı anda gerçekleşmiş 3 tane krizdir. roma'da var olan iç savaş, ekonomik çöküş ve dıştan gelen istilalar. işte diocletianus da bu 3'üne son vermiştir. ve böylelikle de 49 yıl süren bir devri kapatmıştır. diocletianus'un kurduğu hükumet sisteminde, otokrasi hakimdi. otokrasiise, yöneticinin bütün * yetkileri elinde bulundurması demektir. diocletianus'un yaptıkları, imparatorluğun uzun bir süre daha varlığını koruyabilmesi adına etkili olmuştur.
diocletianus'un "imparatorluk krizi" devrini kapatması baya zor olmuştur. çünkü bu devirde kim imparator olsa hepsi suikast sonucunda ölmüştür. diocletianus, bu devri kapamak adına epey zorluklar çekmiş hatta kendisinin de suikast sonucu diğer imparatorlar gibi ölecek basit bir imparator olduğu düşünülmüştür. fakat diocletianus'un başarılı siyaseti neticesinde, siyasî yönden bir galibiyet elde etmiş, dış istilaları durdurmuş ve imparatorluğa yapılan saldırıları da durdurabilmiştir. böylelikle diocletianus'un bir suikaste kurban gidecek basit bir imparator olduğu düşüncesi de ortadan kalkmıştır.
o koskoca imparatorluğu tek başına, otokrasi ile yönetiyordu fakat birkaç yıl kadar sonra, koskoca imparatorluğu tek başına yönetemeyeceğini anlamıştı. her ne kadar krizle geçen bir devri kapatsa bile, sorunlar devam etmekteydi. ve o, imparatorluğu ikiye bölmek kararı aldı. fakat düşünsenize; koskoca imparatorsunuz, koskoca bir imparatorluğunuz var ve siz onu ikiye bölmek istiyorsunuz. aslında diocletianus bunu yaparak, gözünü makam sevdasının bürüdümediğini ve roma imparatorluğu için çalışan başarılı bir lider olduğunu gösterdi. diocletianus'un bu bölme isteği gerçekleşti fakat kalıcı olmadı. fakat gerçekleştirdiği bu kısa süreli bölme işleminin, bir zaman sonra, kalıcı bir bölünme işlemine dönüşeceğini nerden bilebiirdi ki?..
aslında roma imparatoru olmak çok kolaydı! evet, her ne kadar zamanında bazı imparatorlar, imparator olmak adına bazı kurallar getirseler dahi, bu kuralları kalıcı olmadı. ve roma'da hiçbir zaman bir kişinin nasıl imparator olacağı hiç çözülemedi. bu konuda kurallar yoktu. fakat diocletianus, dörtlü yönetim sistemini kurdu. dörtlü yönetim, öyle bir sistem ki, bu zaman roma, yönetimsel açıdan ikiye ayrılıyor ve her birine de iki farklı "majesteleri" hakim oluyordu. daha da açıklamak gerekirse, yani her iki tarafa da 2 kıdemli imparatoru başa geçirmek fikrindeydi diocletianus! "majesteleri" yani augustus unvanı ise, o dönem en büyük unvandı. ve diocletianus, 2 imparatora da bu unvanı verme niyetindeydi! bir imparator emekli olunca da, ya da ölünce de, yerine "sezar" geçecekti.
evet artık diocletianus, imparatorluğun bir kısmı için bir imparator bulmuştu bile. kendisi ise imparatorluğun diğer kısmını yönetmekteydi. diocletianus kendi başkentini izmit yaptı. * daha sonra, diocletianus bir süre sonra diğer imparatorla birlikte varislerini seçtiler. hatta bu 2 tane varis yani "sezar"a imparatorluğun dörtte birini verdiler.
305 yılında, diocletianus ve diğer imparator kendi istekleriyle istifa ettiler. * bu olaydan 90 yıl sonra roma kalıcı olarak bölündü. diocletianus iyi biri değildi. hristiyanlara işkence veren bir adamdı. o binlerce hristiyanı öldürmüştü. hristiyanların ibadet için bir araya gelmeleri de yasaklandı.
peki diocletianus'un istifasındaki sebep neydi? ölümcül bir hastalık. hastaydı nerdeyse ölecekti. o da emekli oldu ve sarayına çekildi. lahana yetiştirmeye başladı. diocletianus'un göreve yeniden dönmesi istendiyse de, sebzelerimi görseniz, böyle konuşmazdınız diyerek reddetti. diocletianus, imparatorluktan kendi isteğiyle ayrılan ilk roma imparatoru olarak tarihe geçti.
diocletianus'un "imparatorluk krizi" devrini kapatması baya zor olmuştur. çünkü bu devirde kim imparator olsa hepsi suikast sonucunda ölmüştür. diocletianus, bu devri kapamak adına epey zorluklar çekmiş hatta kendisinin de suikast sonucu diğer imparatorlar gibi ölecek basit bir imparator olduğu düşünülmüştür. fakat diocletianus'un başarılı siyaseti neticesinde, siyasî yönden bir galibiyet elde etmiş, dış istilaları durdurmuş ve imparatorluğa yapılan saldırıları da durdurabilmiştir. böylelikle diocletianus'un bir suikaste kurban gidecek basit bir imparator olduğu düşüncesi de ortadan kalkmıştır.
o koskoca imparatorluğu tek başına, otokrasi ile yönetiyordu fakat birkaç yıl kadar sonra, koskoca imparatorluğu tek başına yönetemeyeceğini anlamıştı. her ne kadar krizle geçen bir devri kapatsa bile, sorunlar devam etmekteydi. ve o, imparatorluğu ikiye bölmek kararı aldı. fakat düşünsenize; koskoca imparatorsunuz, koskoca bir imparatorluğunuz var ve siz onu ikiye bölmek istiyorsunuz. aslında diocletianus bunu yaparak, gözünü makam sevdasının bürüdümediğini ve roma imparatorluğu için çalışan başarılı bir lider olduğunu gösterdi. diocletianus'un bu bölme isteği gerçekleşti fakat kalıcı olmadı. fakat gerçekleştirdiği bu kısa süreli bölme işleminin, bir zaman sonra, kalıcı bir bölünme işlemine dönüşeceğini nerden bilebiirdi ki?..
aslında roma imparatoru olmak çok kolaydı! evet, her ne kadar zamanında bazı imparatorlar, imparator olmak adına bazı kurallar getirseler dahi, bu kuralları kalıcı olmadı. ve roma'da hiçbir zaman bir kişinin nasıl imparator olacağı hiç çözülemedi. bu konuda kurallar yoktu. fakat diocletianus, dörtlü yönetim sistemini kurdu. dörtlü yönetim, öyle bir sistem ki, bu zaman roma, yönetimsel açıdan ikiye ayrılıyor ve her birine de iki farklı "majesteleri" hakim oluyordu. daha da açıklamak gerekirse, yani her iki tarafa da 2 kıdemli imparatoru başa geçirmek fikrindeydi diocletianus! "majesteleri" yani augustus unvanı ise, o dönem en büyük unvandı. ve diocletianus, 2 imparatora da bu unvanı verme niyetindeydi! bir imparator emekli olunca da, ya da ölünce de, yerine "sezar" geçecekti.
evet artık diocletianus, imparatorluğun bir kısmı için bir imparator bulmuştu bile. kendisi ise imparatorluğun diğer kısmını yönetmekteydi. diocletianus kendi başkentini izmit yaptı. * daha sonra, diocletianus bir süre sonra diğer imparatorla birlikte varislerini seçtiler. hatta bu 2 tane varis yani "sezar"a imparatorluğun dörtte birini verdiler.
305 yılında, diocletianus ve diğer imparator kendi istekleriyle istifa ettiler. * bu olaydan 90 yıl sonra roma kalıcı olarak bölündü. diocletianus iyi biri değildi. hristiyanlara işkence veren bir adamdı. o binlerce hristiyanı öldürmüştü. hristiyanların ibadet için bir araya gelmeleri de yasaklandı.
peki diocletianus'un istifasındaki sebep neydi? ölümcül bir hastalık. hastaydı nerdeyse ölecekti. o da emekli oldu ve sarayına çekildi. lahana yetiştirmeye başladı. diocletianus'un göreve yeniden dönmesi istendiyse de, sebzelerimi görseniz, böyle konuşmazdınız diyerek reddetti. diocletianus, imparatorluktan kendi isteğiyle ayrılan ilk roma imparatoru olarak tarihe geçti.
devamını gör...
basiret
arapça "basar" yani görmek sözcüğünden gelir. basiret, insanın sadece gözüyle görmemesi kalp gözüyle de görebilmesidir. insanın kalp gözüyle, br şeyi anlaması, kavraması ve idrak etmesi anlamına gelir. basiret, uzağı görüş sağgörü, seziş anlamlarına da gelir
ayrıca dilimizde, gerçeği kavrayamama ve ileriyi görememe, doğru karar verememe anlamına gelen basireti bağlanmak deyimi de yer alır.
ayrıca dilimizde, gerçeği kavrayamama ve ileriyi görememe, doğru karar verememe anlamına gelen basireti bağlanmak deyimi de yer alır.
devamını gör...
sözlükte mükemmel biri olmaya çalışmak
bir tür terapi gibi bir şeydir belki.
doğduğumuz andan itibaren taklitlerle bir şeyler öğrendiğimizi düşünürsek şimdi de kandırmaca da olsa mükemmel görünmeye çalışmak bir başlangıç olabilir bazıları için.
bırakın insanlar kimseye zarar vermediği sürece (kendisi de dahil) yansımalarını istedikleri gibi sunsunlar.
dip not: başlığı açan yazarın ilk paragrafı tam da benim nickimi, kişisel iletimi ,(belki de) beni anlatıyor.
doğduğumuz andan itibaren taklitlerle bir şeyler öğrendiğimizi düşünürsek şimdi de kandırmaca da olsa mükemmel görünmeye çalışmak bir başlangıç olabilir bazıları için.
bırakın insanlar kimseye zarar vermediği sürece (kendisi de dahil) yansımalarını istedikleri gibi sunsunlar.
dip not: başlığı açan yazarın ilk paragrafı tam da benim nickimi, kişisel iletimi ,(belki de) beni anlatıyor.
devamını gör...
normal sözlük hukukçu yazarlar veri tabanı
sözlük hukukçuları siyah ama simli siyah cübbeleriyle fantastik öykülere konu olmuş, silahları cümleleri olan, manipülasyon yeteneği süper gücüne sahip kahramanlardır. gündüz mü gece mi görünürler o bile belli olmaz. sadece uslu bir çocuk olmazsanız size bulaşırlar. ve sizi pişman ederler. korkutucudurlar. ifadesizdir suratları. bazen sırıtırlar. en çok da o zaman korkuturlar.
bir iddiaya göre 3 kere butlan derseniz rüyanıza geliyorlarmış. ya da karabasanınıza. bilemiyorum. söylemeye cesaret edemedim ki hiç.
bir iddiaya göre 3 kere butlan derseniz rüyanıza geliyorlarmış. ya da karabasanınıza. bilemiyorum. söylemeye cesaret edemedim ki hiç.
devamını gör...
dan dolayı
neden anlatım bozukluğu dediklerini anlayamadığım durumdur. tdk, "dolayı" sözcüğünü taradığınızda "-dan dolayı" kullanımına örnek verir. eş anlamlısı olan ötürü sözcüğününse başka kullanımı yoktur. metnin okunmasını kolaylaştırmak için bazen anlamı pekiştirecek kelimeler kullanılabilir.
2. zarf, halk ağzında ötürü:
"ona böylesi kararlarından dolayı soru sorulmazdı." - ayla kutlu
2. zarf, halk ağzında ötürü:
"ona böylesi kararlarından dolayı soru sorulmazdı." - ayla kutlu
devamını gör...
fibromiyalji
yaygın kas iskelet sistemi ağrısı, uyku bozukluğu ve yorgunluğun birlikte bulunduğu kronik bir ağrı sendromudur. bu kişilerde ibs, kronik baş ağrısı, depresyon, anksiyete, huzursuz bacak sendromu, kronik yorgunluk sendromu gibi bazı semptom ya da sendromlara sık rastlanmaktadır. görülme sıklığı kadınlarda %3.5, erkeklerde %0.5 olarak bulunmuştur. sebebi kesin olarak bilinmemekle birlikte; genetik eğilim, bazı enfeksiyonlar (ebv, parvovirusler, hepatit c) fiziksel ve duygusal travmaların fibromiyaljinin gelişmesinde rolü olduğu ileri sürülmektedir. fibromiyalji hastalarının; serumda ve bos’da serotoninve norepinefrin düzeyi düşük bulunmuştur.
tedavisinde ise ön plana çıkan semptomlar ve bunların şiddetlerine göre farmakolojik(analjezikler, nsaii, kas gevşeticiler antidepresanlar, antiepileptikler) nonfarmakolojik tedavi yöntemleri (egzersiz, masaj, akupunktur, kaplıca tedavisi vb.) kullanılmaktadır.
özel bir diyet tedavisi yoktur. semptomlara göre bazı besinler (mono sodyum glutamat, aspartam vb.) diyetten çıkarılabilir veya bazı destekler (balık yağı) yapılabilir. hastalara yeterli ve dengeli beslenmeleri, öğünlerini düzenli tüketmeleri önerilmektedir. bu hastalarda irritabl bağırsak sendromu sık görülen bir sorun olduğu için diyette gaz yapıcı besinlerin (soğan, lahana, kuru baklagiller, gazlı-karbonatlı içecekler) bulunmaması, posalı besinlerin ve su tüketiminin arttırılması ve egzersiz yapılması önerilebilir. kısa dönemli (<6 ay) uygulanan vegan diyetin fibromiyaljide ağrıyı, uyku kalitesini ve eklem sertliğini iyileştirdiği gösterilmiştir. ancak uzun dönemde besin ögesi eksiklikleri görülebilir. (b12, fe, ca)
tedavisinde ise ön plana çıkan semptomlar ve bunların şiddetlerine göre farmakolojik(analjezikler, nsaii, kas gevşeticiler antidepresanlar, antiepileptikler) nonfarmakolojik tedavi yöntemleri (egzersiz, masaj, akupunktur, kaplıca tedavisi vb.) kullanılmaktadır.
özel bir diyet tedavisi yoktur. semptomlara göre bazı besinler (mono sodyum glutamat, aspartam vb.) diyetten çıkarılabilir veya bazı destekler (balık yağı) yapılabilir. hastalara yeterli ve dengeli beslenmeleri, öğünlerini düzenli tüketmeleri önerilmektedir. bu hastalarda irritabl bağırsak sendromu sık görülen bir sorun olduğu için diyette gaz yapıcı besinlerin (soğan, lahana, kuru baklagiller, gazlı-karbonatlı içecekler) bulunmaması, posalı besinlerin ve su tüketiminin arttırılması ve egzersiz yapılması önerilebilir. kısa dönemli (<6 ay) uygulanan vegan diyetin fibromiyaljide ağrıyı, uyku kalitesini ve eklem sertliğini iyileştirdiği gösterilmiştir. ancak uzun dönemde besin ögesi eksiklikleri görülebilir. (b12, fe, ca)
devamını gör...
insanı mahcup eden şeyler
kalabalık bayram toplantılarında, yokluğunu her zerresiyle hissettiren yetimlik.
o mahcubiyet o keder ile küçücük bedeninin bırak koca eve sanki yeryüzüne sığamayışı.
düğüm, serim ve ölüm.
o mahcubiyet o keder ile küçücük bedeninin bırak koca eve sanki yeryüzüne sığamayışı.
düğüm, serim ve ölüm.
devamını gör...
kadınların araç kullanırken yaptıkları ufak tefek yanlışlar
arkadaş , araba kullanamıyor diye yerden yere vurduğunuz kadınlara , çocukken çay takımı ve oyuncak bebek almayın o zaman. bize de araba alın. biz de arabaları sevelim. bir erkek arabasını namusu gibi görüyorsa ve arabaların içine doğmuşsa suç bizim değil. biz hep arka koltukta gittiğimiz için direkisyonu sevmeye zaman olmadı. bagajda gittiğimiz de vâkidir.
devamını gör...
ingilizce atasözü
easy come, easy go, will you let me go?
bismillah! no, we will not let you go...
bismillah! no, we will not let you go...
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
tell me now of the very souls that look alike, look alike
do you know the stranglehold covering their eyes?
ıf ı call on every soul in the land on the move
tell me if ı'll ever know a blessing in disguise
the curse ruled from the underground down by the shore
and their hope grew with a hunger to live unlike before
and the curse ruled from the underground down by the shore
and their hope grew with a hunger to live unlike before
devamını gör...

