herkes mahlasına yakışanı yapsın
ya ben buralara yabancıyım. birileri yardım edebilir mi bana. yeni geldim de
evet rakıyı da bırakıcam. bak söz veriyorum bırakacağım
evet rakıyı da bırakıcam. bak söz veriyorum bırakacağım
devamını gör...
şemsiye ile uçan adam
uzaya giden ilk türk vatandaşı.
devamını gör...
z kuşağının normal sözlük'e girişinin yasaklanması gerekliliği
kalbimi çok kıran başlık. aydın z kuşağı bireyleri ne yapsın peki? sırf z kuşağının yarısından fazlası malca hareketler yapıyor diye hepsini mi aforoz ediyorsunuz? ön yargılıların girişi yasaklansın.
devamını gör...
aşık veysel şatıroğlu
çok büyük adammış rahmetli.
aşık veysel'in torunu çiğdem özer, üç yıl önce bir röportajda dedesinin ilk evliliğiyle ilgili pek bilinmeyen bir olayı böyle anlatmıştı:
köyün en güzel kızıyla evlendirilmiş dedem... yol arkadaşlıkları aileleri tarafından tayin edilmiş iki insan. hayat sürprizlerle dolu, gel zaman git zaman evdeki hizmetli hüseyin'e kayıyor gönlü güzeller güzeli esma'nın. aşk bu, insanın gözünü karartır.
aşıklar bir gün kaçmaya karar veriyor ve esma çocuğunu ve dedemi bırakıp kaçıyor. ama veysel de aşık ve kaçacakları gece görmeyen gözlerine rağmen her şeyi hissediyor.
neyse, bizim kaçaklar samsun'a vardıklarında bafra civarında soluklanmak için bir çeşmenin başında duruyorlar. bitkinler, açlar, ceplerinde bir kuruş para yok. esma çoraplarını çıkarıyor ve bir bakıyor ki içinde bir tomar para...
evet yaban ellerde kurda kuşa yem olmasınlar diye... işte bazılarımızın gönlü zengin... hikaye burada bitmiyor aslında. hüseyin'le esma günün birinde perişan vaziyette köye dönüyor. bu arada dedem ve esma annenin çocuğu da ölüyor.
dedem o zaman çok meşhur, "esma'ların bir ihtiyaçları var mı?" diye sorduruyormuş devamlı akrabalarına. o kadar içi acımış ki, bir şiir yazmış "zalim, kafir, yetim koydun kuzumu/ çocuğunu geride bırakıyor, zalim kafiri hüseyin" diye.
dedem ölüm döşeğindeyken helallik almak için kapıya kadar geliyor esma anne, ama "içeri girmeye yüzüm yok" deyip vazgeçiyor...
kaynak:
aşık veysel'in torunu çiğdem özer, üç yıl önce bir röportajda dedesinin ilk evliliğiyle ilgili pek bilinmeyen bir olayı böyle anlatmıştı:
köyün en güzel kızıyla evlendirilmiş dedem... yol arkadaşlıkları aileleri tarafından tayin edilmiş iki insan. hayat sürprizlerle dolu, gel zaman git zaman evdeki hizmetli hüseyin'e kayıyor gönlü güzeller güzeli esma'nın. aşk bu, insanın gözünü karartır.
aşıklar bir gün kaçmaya karar veriyor ve esma çocuğunu ve dedemi bırakıp kaçıyor. ama veysel de aşık ve kaçacakları gece görmeyen gözlerine rağmen her şeyi hissediyor.
neyse, bizim kaçaklar samsun'a vardıklarında bafra civarında soluklanmak için bir çeşmenin başında duruyorlar. bitkinler, açlar, ceplerinde bir kuruş para yok. esma çoraplarını çıkarıyor ve bir bakıyor ki içinde bir tomar para...
evet yaban ellerde kurda kuşa yem olmasınlar diye... işte bazılarımızın gönlü zengin... hikaye burada bitmiyor aslında. hüseyin'le esma günün birinde perişan vaziyette köye dönüyor. bu arada dedem ve esma annenin çocuğu da ölüyor.
dedem o zaman çok meşhur, "esma'ların bir ihtiyaçları var mı?" diye sorduruyormuş devamlı akrabalarına. o kadar içi acımış ki, bir şiir yazmış "zalim, kafir, yetim koydun kuzumu/ çocuğunu geride bırakıyor, zalim kafiri hüseyin" diye.
dedem ölüm döşeğindeyken helallik almak için kapıya kadar geliyor esma anne, ama "içeri girmeye yüzüm yok" deyip vazgeçiyor...
kaynak:
devamını gör...
normal sözlük yazarları için instagram grubu
(bkz: hay aklınla çok yaşa ferudun)
devamını gör...
her şeyden sıkılmış olmak
karamsar bir dönemden geçmektir. sürekli ama sürekli olumsuzlukla çevrelenmiş bir hayatın içinde dönüp durmaktır.
bunalmış olmak ve hayattan tat alamama durumudur.
değişen ve gelişen dünya yüzünden insanların büyük bir çoğunluğu her şeyden sıkılmış bir halde yaşıyorlar ve haklılar.
bunalmış olmak ve hayattan tat alamama durumudur.
değişen ve gelişen dünya yüzünden insanların büyük bir çoğunluğu her şeyden sıkılmış bir halde yaşıyorlar ve haklılar.
devamını gör...
erdal inönü
babasının soyadının hatırası için politikaya girdi, ama isteyerek girmedi, girdikten sonra da hiç ısınamadı, hoşlanmaya çalışsa da sevemedi. ana muhalefet partisi genel başkanı, dışişleri bakanı ve başbakan yardımcısı olarak iz bıraktı. gerçek yeri ve mesleği üniversite ve fizik profesörlüğü. hatta mecliste kavga olurken bile kafasını kaldırmayıp fizik problemi çözermiş.
devamını gör...
kızıl saç
geçen yaz ahlaksız biriyken bu sene 'ahlaklı' kategorisine giriyorsam ben bu oyunu bozarım arkadaş.
çok severek kullandığım eşsiz bir renkti. tek zorluğu çabuk akması ve biraz makyaj istemesi. pek de makyaj sevmeyen biri olarak solgun gösteren bir saçtı benim için. bu arada akıyor dediğime bakmayın kızıl akınca daha tatlı bakırımsı bir renk oluyor. çok daha güzel.
çok severek kullandığım eşsiz bir renkti. tek zorluğu çabuk akması ve biraz makyaj istemesi. pek de makyaj sevmeyen biri olarak solgun gösteren bir saçtı benim için. bu arada akıyor dediğime bakmayın kızıl akınca daha tatlı bakırımsı bir renk oluyor. çok daha güzel.
devamını gör...
amcasının tecavüzüne uğrayan kız
artık bunlara öyle yaptırımlar verilmeli ki, böyle bir şeyi bırak başkalarına yaşatmayı düşündüklerinde bile korkmaları gerek.
(bkz: küfürsüz yazılması zor başlıklar)
(bkz: küfürsüz yazılması zor başlıklar)
devamını gör...
herkesle iyi geçinen insan
'insanlarla öyle bir geçinin ki düşmanınız bile ölümünüze ağlasın'*rivayetini yanlış anlamış kişidir belki de.
zira “zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur..' sözü hep geçerliliğini korur.
zira “zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur..' sözü hep geçerliliğini korur.
devamını gör...
ihtiyaç olmamasına rağmen bir şeyler almak
aşırıya kaçılmadığı ve israfa girmediği sürece insanın kendi kendini şımartmasıdır. mutlu eder, terapi gibidir.
devamını gör...
anın fotoğrafı
devamını gör...
müslümanların en büyük hataları
neye inandığını bilmeden takip etmek. düşünmemek. oysaki kuran'da bile hiç düşünmez misiniz yazar.
devamını gör...
zaman yetmiyor
zaman sen olmayınca geçmiyor,
sen olunca da yetmiyor...
cemal süreya*
sen olunca da yetmiyor...
cemal süreya*
devamını gör...
ege ve akdeniz sahil yörelerindeki kürt esnaf terörü
dişi geçmediği için , yapacağı tek bir şey var çamur atmak , dişi geçse asıl mafya, gaspçı o olacak işte yapamadığı için tek seçenek burda ve gerçek hayatta provokatör luk yapıp insanları hedef göstermek.
biraz insaf , biraz allah korkusu , madem istemiyorsunuz yer satmayın, zorla mı alıyorlar, zorla mı ticaret yapıyorlar, iki tane çakal barci, geçe kulüpcuye denk gelmiş, herkesi aynı zan ediyor, hayır derdini hakaret etmeden düzgün yazsa tamam , niye hakaret ediyorsun.
on yargı iyi değildir.
biraz insaf , biraz allah korkusu , madem istemiyorsunuz yer satmayın, zorla mı alıyorlar, zorla mı ticaret yapıyorlar, iki tane çakal barci, geçe kulüpcuye denk gelmiş, herkesi aynı zan ediyor, hayır derdini hakaret etmeden düzgün yazsa tamam , niye hakaret ediyorsun.
on yargı iyi değildir.
devamını gör...
normal sözlük'te eksi butonunun olmaması
o kadar pozitif bir ponçiğim ki başlığı tesadüfen görene kadar asla dikkatimi çekmeyen bir durum. baktım, bulamadım. gerçekten yok!
lütfen hep böyle kalsın...
lütfen hep böyle kalsın...
devamını gör...




