pdf kitap bulabileceğimiz siteler
uzun aramalarımın sonunda elle tutulur bir şey bulamadığım konudur. böyle bir başlık da sözlükte yokmuş onu farkettim. şuna bir el atalım arkadaşlar. varsa alırım bir tavsiyenizi*)
edit: tabi ki kul hakkına karşıyız ama ülkede bu denli kul hakkı yenerken bu derece usulsüzlük dönerken bir kere de kitap okumak için hak yiyelim. zaten bizim hakkımız yenmeseydi burda pdf kitap arayışına düşmezdik.
edit: tabi ki kul hakkına karşıyız ama ülkede bu denli kul hakkı yenerken bu derece usulsüzlük dönerken bir kere de kitap okumak için hak yiyelim. zaten bizim hakkımız yenmeseydi burda pdf kitap arayışına düşmezdik.
devamını gör...
makar devuşkin
devamını gör...
eşkışkın
değerli yazar dostum (bkz: quinn)'in en çok sevdiği yabanı ot. ilk fırsatta birkaç adet alıp ona götüreceğim.*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çocukluk fotoğrafları
yazarların sevimli hallerine baktığım başlıktır.
devamını gör...
a haber için birkaç kelime söyle
sürekli provoke edici açıklamalar yapan, haber kanalı olduğu tartışmalı olan kurum. uydurma kelimesinin tdk sözlük karşılığı olarak kullansa yeridir.
devamını gör...
uzun saçlı'nın yeri
seneler önce karadeniz turunu planlarken, nerelere gidilir ne yenir ne içilir derken hakkında biseyler duymuştum ve sonrasında gidip buldum kendisini.
ordu perşembe ilçesinde bolaman virajlarında en güzel manzarada duruyorsunuz işte tam orda uzun saçlı, salaş bir mekanı var ama çayın tadı ve manzaraya kimse laf edemez, mümkün değil.
oraya gitmeden yok ben çay içtim, yok çok iyi çay demleyebiliyorum falan demeyin. hayatınızın en güzel çayını içeceksiniz garanti ediyorum. ( hala hayatta ise tabi uzun saçlı, o zaman bile yaşlı ve huysuz bir ihtiyardı kendisi )
ilk gidince kaç bardak içersiniz diye soruyor garipsemeyin. beni daha önce uyardılar, beğendim bir tane daha dersen yok vermez peşin peşin söyleyeceksin diye. ona göre demliyormuş çayı kendisi. bizden sonra gelip çay vermeyip kovduğu insanları gördü bu gözler.
yolunuz düşerse şiddetle tavsiye ederim.
ordu perşembe ilçesinde bolaman virajlarında en güzel manzarada duruyorsunuz işte tam orda uzun saçlı, salaş bir mekanı var ama çayın tadı ve manzaraya kimse laf edemez, mümkün değil.
oraya gitmeden yok ben çay içtim, yok çok iyi çay demleyebiliyorum falan demeyin. hayatınızın en güzel çayını içeceksiniz garanti ediyorum. ( hala hayatta ise tabi uzun saçlı, o zaman bile yaşlı ve huysuz bir ihtiyardı kendisi )
ilk gidince kaç bardak içersiniz diye soruyor garipsemeyin. beni daha önce uyardılar, beğendim bir tane daha dersen yok vermez peşin peşin söyleyeceksin diye. ona göre demliyormuş çayı kendisi. bizden sonra gelip çay vermeyip kovduğu insanları gördü bu gözler.
yolunuz düşerse şiddetle tavsiye ederim.
devamını gör...
felsefe hocalarının ortak özellikleri
felsefe yapmadıkları zaman daha çok sevilmeleri.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
değerli kardeşim bengaripsengüzeldünyaumutlu'ya çok teşekkür ederim. güzel bir yayın oluyor. malum ben programa denk gelemediğim için bayağı şikayetçiydim. sağ olsun bu vesile ile 3 istek türkümüzü de hazır programı dinleyebilecekken, yayınladı. demiri toz ederler, tevhid ve düşürdün aşkın narına adlı eserlerin arka arkaya gelmesi eşimle beni ziyadesi ile mutlu etti. bu arada iletiyi yazarken marikaki'nin anonsuna denk geldim, efe/ege damarım kabardı var olsun kendisi.
devamını gör...
bir erkeği kırmadan ona şaman olduğunu söylemek
içtiğin ot senin olsun bana gördüklerini anlat. o elindeki ile ne yapıyordun? sana şaman olduğunu diyen oldu mu? o kostümler sana çok yakışıyor bence...
devamını gör...
alttaki yazara bir alıntı bırak
çocukları seven hayatı da sever.
dostoyevski.
dostoyevski.
devamını gör...
erkeklerin kaba olması
be de istisnayim kardeşim. sözlüğün tüm erkeklerini bu başlık altında istisna olduklarını deklare etmeye davet ediyorum. valla hepimiz öyleyiz.
devamını gör...
cümlenin sonunu efendim sözcüğüyle bitirmek
saygı ifadesi olarak kullanıyorum efendim.
devamını gör...
naruto
ilk izlediğim anime olur kendisi. yer yer duygulanır hatta ağlama eşiğine bile gelebilirsiniz. çok şey öğretir bana öğrettiği şeylerden biri; seçtiğimiz yolu kendi ellerimizle inşaa ederiz ve bu yolda sevgiyle ya da nefretle ilerlemek yine bizim seçimimizdir. şiddetle tavsiye ederim, size çok şey katacaktır.
devamını gör...
öz güvensiz çocuklar yetiştirmek
türkiye 'ye has bir şey değildir belki de. zira, belki 'zengin' veya 'sosyetik' çevreden bahsederseniz böyledir ancak, orta halli, fakir ve kırsal kesim için bu kesinlikle geçerli değildir ülkemizde. zira, bugün özellikle yaz aylarında, çocuk çalışanlar görürsünüz etrafınızda, 11-12 yaşında çocuklar, konfeksiyonlarda, berberlerde, kasaplarda, marketlerde, araba tamircilerinde zibil gibidir. kimisi yaz ayını değerlendirsin diye gönderilir oralara, kimisi hakikaten para kazansın diye. bu çocukların mı sorumlulukları yoktur acaba?
peki kırsal kesim? 12-13 yaşından itibaren para kazanacağı bir işte çalışmaya mecburdur bu çocuklar. bu çocukların sorumluluklarını ebeveynleri mi yüklenmiştir acaba?
hadi onları geçtim, orta halli kesimin çocukları, daha 11-12 yaşında bir sınav, bir gelecek telaşına girmiyor mu bu ülkede? onlar sorumluluk almıyor mu? bunlar mı özgüvensiz yetişiyor, sen, ben, o, biz, siz, onlar??
çocukların özgüvensiz yetişmesi, ilgiden dolayı olmaz, ilgisizlikten, sevgisizlikten veya yokluktan olur. aile içinde mutluluk, sevgi yoksa, aile için çocuk sadece bir çocuksa, evlat değilse veya çocuğun anne veya babası yoksa, o çocuğun özgüvensiz bir birey olması daha yüksek bir olasılıktır..
peki kırsal kesim? 12-13 yaşından itibaren para kazanacağı bir işte çalışmaya mecburdur bu çocuklar. bu çocukların sorumluluklarını ebeveynleri mi yüklenmiştir acaba?
hadi onları geçtim, orta halli kesimin çocukları, daha 11-12 yaşında bir sınav, bir gelecek telaşına girmiyor mu bu ülkede? onlar sorumluluk almıyor mu? bunlar mı özgüvensiz yetişiyor, sen, ben, o, biz, siz, onlar??
çocukların özgüvensiz yetişmesi, ilgiden dolayı olmaz, ilgisizlikten, sevgisizlikten veya yokluktan olur. aile içinde mutluluk, sevgi yoksa, aile için çocuk sadece bir çocuksa, evlat değilse veya çocuğun anne veya babası yoksa, o çocuğun özgüvensiz bir birey olması daha yüksek bir olasılıktır..
devamını gör...
mağara alegorisi
platon’un adalet, gerçeklik ve güzellik kavramlarını inceleyerek ideal bir toplum hayalini canlandırdığı devlet (kitap) eserinin 7. kitabında bahsettiği alegoridir.
gerçeklik, bilgi ve hayatın anlamı nedir? bazı temel konular bunları mecazen ele alır ve varoluşu bir yolculuk olarak açıklar. bir yol imgesiyle veya okyanus üzerinden; bir tırmanış, savaş, kitap, ince bir çizgi, oyun ya da bir fırsat penceresi... veya zamansız sönmüş bir ışık ya da alev olarak tanımlar.
2400 yıl önce platon; hayatın, bir mağara içerisinde zincirlenmek ve taş duvara yansıyan gölgeleri izlemeye mecbur kalmak olduğunu söyledi.
bir grup tutsak, doğumlarından itibaren bir mağaraya kapatılırlar ve sırtları mağara kapısına dönüktür. sadece kapıdan geçenlerin gölgeleri ile dış dünyayı anlamaya çalışıp gölgeleri adlandırıp sınıflandırırlar. sonrasında bir tutsak serbest bırakılır. girdiği yeni ortamını karışık bulan tutsak, gölgelerin sadece birer yansımadan ibaret olduğu söylendiğinde inanmaz ya da inanmak istemez. çünkü gölgeler, onun asıl gerçekleriydi. fakat daha sonrasında alışır ve ışığın kaynağını, yani güneşi keşfeder.
bu keşiflerini paylaşmak için daha önce hiç mağaradan dışarıya çıkmamış olanların yanına gidip anlatır, fakat diğerleri bu yolculuğun onu aptal ve kör ettiğini düşünürler. serbest bırakılmayı da istemezler.
ve platon bunu, halkı eğitmeye çalışan bir filozofun durumuna benzetir.
çoğu insan, cehalet içinde yalnızca mutlu olmakla kalmıyor aynı zamanda bu cehaletlerini dile getirenlere karşı da düşmanlık besliyor diyerek bu bahsi de kapatıyoruz.
gerçeklik, bilgi ve hayatın anlamı nedir? bazı temel konular bunları mecazen ele alır ve varoluşu bir yolculuk olarak açıklar. bir yol imgesiyle veya okyanus üzerinden; bir tırmanış, savaş, kitap, ince bir çizgi, oyun ya da bir fırsat penceresi... veya zamansız sönmüş bir ışık ya da alev olarak tanımlar.
2400 yıl önce platon; hayatın, bir mağara içerisinde zincirlenmek ve taş duvara yansıyan gölgeleri izlemeye mecbur kalmak olduğunu söyledi.
bir grup tutsak, doğumlarından itibaren bir mağaraya kapatılırlar ve sırtları mağara kapısına dönüktür. sadece kapıdan geçenlerin gölgeleri ile dış dünyayı anlamaya çalışıp gölgeleri adlandırıp sınıflandırırlar. sonrasında bir tutsak serbest bırakılır. girdiği yeni ortamını karışık bulan tutsak, gölgelerin sadece birer yansımadan ibaret olduğu söylendiğinde inanmaz ya da inanmak istemez. çünkü gölgeler, onun asıl gerçekleriydi. fakat daha sonrasında alışır ve ışığın kaynağını, yani güneşi keşfeder.
bu keşiflerini paylaşmak için daha önce hiç mağaradan dışarıya çıkmamış olanların yanına gidip anlatır, fakat diğerleri bu yolculuğun onu aptal ve kör ettiğini düşünürler. serbest bırakılmayı da istemezler.
ve platon bunu, halkı eğitmeye çalışan bir filozofun durumuna benzetir.
çoğu insan, cehalet içinde yalnızca mutlu olmakla kalmıyor aynı zamanda bu cehaletlerini dile getirenlere karşı da düşmanlık besliyor diyerek bu bahsi de kapatıyoruz.
devamını gör...
normal sözlük'e girişte ilk mesaj atan moderatör
ben de ilk inanmadım, "kendine gel cevap verme sakın" diye diye komik de bir cevap verdim hatta, gerçekmiş.
pek hoş hareketler bunlar, eksik olmayınız efenim *
yalnız 3 ayrı kişiden hoşgeldin mesajı alan arkadaşlarımız olduğunu gördüm, ben 1 kişiden aldım *
pek hoş hareketler bunlar, eksik olmayınız efenim *
yalnız 3 ayrı kişiden hoşgeldin mesajı alan arkadaşlarımız olduğunu gördüm, ben 1 kişiden aldım *
devamını gör...
geceye sosyolojik bir tespit bırak
hayatında toplum tarafından başarılı sayılacak şeyleri olmayan insanlar belli metalarla övünür.ırk ya da takım gibi. onların başarısından kendisine pay çıkarır.gece özeti yeterli bu kadar şimdilik
devamını gör...
emek verilip karşılığı alınamayan şeyler
16 küsür sene okuyup bir iş bulamamak da dahildir buna. bilgiye ulaşma yolunda verilen emeği hiçbir karşılığı yoktur.
devamını gör...
kalender (yazar)
geçen güne kadar "özgürlük" çizgimizi pek beğendiği için moderasyon başvurusu yapan, ancak ne olduysa bir anda fikirleri 180 derece değişen, bold yazı uzmanı yazar.
edit : canım yazarlarım, kafası atan sözlüğe ya da moderasyona sarıyor.
önceden marketlerdeki kasiyerlere sarardık, pandemi yasaklar denince bu görevi moderasyon ekibi üstlendi sanıyorum.
bir yazarımız "bu zamana kadar hangi eleştiriyi haklı bulup gereğini yaptınız" demiş.
belki 55 tane tanım sayarım ama buna gerek yok. çünkü sizi asla ve kata tatmin edemeyeceğimi biliyorum(u: :()
olsun sorun değil.
son olarak, lütfen eleştirin ancak böyle ağır ithamlardan (b: emin olmadığınız sürece) kaçının.
bunun moderasyon-yazar ile alakası yok. insan olmanın bize getirdiği asgari sorumluluklar var.
edit : canım yazarlarım, kafası atan sözlüğe ya da moderasyona sarıyor.
önceden marketlerdeki kasiyerlere sarardık, pandemi yasaklar denince bu görevi moderasyon ekibi üstlendi sanıyorum.
bir yazarımız "bu zamana kadar hangi eleştiriyi haklı bulup gereğini yaptınız" demiş.
belki 55 tane tanım sayarım ama buna gerek yok. çünkü sizi asla ve kata tatmin edemeyeceğimi biliyorum(u: :()
olsun sorun değil.
son olarak, lütfen eleştirin ancak böyle ağır ithamlardan (b: emin olmadığınız sürece) kaçının.
bunun moderasyon-yazar ile alakası yok. insan olmanın bize getirdiği asgari sorumluluklar var.
devamını gör...
