30 yaşından sonra insanın zevklerinin değişmesi
kimine göre doyumsuzluk, kimine göre ise kendini bulma, kendinle barışma. eğer bu değişimler çok nadir veya bir defalık ise kendini bulma oluyor sanırım. dinlediğim müziklerden izlediğim dizilere, okuduğum kitaplardan giyime, yaşama, dine bakış açısından ideolojik değişimlere kadar çok geniş bir alanı kapsar. en azından benim içimde olduğum süreç böyle. gerçi kötü yerlere varabiliyormuş bazen işi sonu ama şöyle bir şey var, sonunu düşünen kahraman olamaz. zaten kahraman olmaya falan da çalıştığını sanmıyorum ben değişim içerisinde olan insanın.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
altüst olacak, umutsuzluktan öleceğini sanacaksın. ama iç dünyan seni yine kurtaracak.*
friedrich hölderlin
friedrich hölderlin
devamını gör...
insan sevmeli
insan sevmeli:
bâzen bir insanı,
yahut bir ağacı,
ya da kanadı kırık bir kuşu.
zaten sevmezse insan,
insan mı olur?
cahit zarifoğlu
bâzen bir insanı,
yahut bir ağacı,
ya da kanadı kırık bir kuşu.
zaten sevmezse insan,
insan mı olur?
cahit zarifoğlu
devamını gör...
çalışan öğrencilere tavsiyeler
kendi imkanlarınızla okuduğunuz için her zaman bir adım önde olduğunuzu unutmayın. belki çalıştığınız iş sizi yoracak bunalıma sokacak ama şunu unutmayın siz farklısınız. kendi paranız olduğu için daha bir zevkle harcamalarınız olacaktır. ayrıca ailenizin üzerinde baskı kurmayacağı bir durum oluşmaya başlayacaktır. çünkü artık kendi kendinize bakıyorsunuzdur.
devamını gör...
datça’da turistlere bakıp denize giren vatandaşa ceza
'en kötü ihtimalle türkiye'deyim' sözünü anımsatan olay.
devamını gör...
11 eylül 2021 önemli sözlük duyurusu
sözlük kapanacak falan sandım, ödümüzü ebemizle yarıştırdın yoldaşcım, mutlu musun?
valla buradan sadece maddi* olarak değil, manevi olarak da çok şey kazandım. sözlük yazarlığını iyice öğrendim desem yalan söylemiş olmam herhalde. isminin önemi yok, cismi önemli hepimiz için yanisi.
portakal sözlük dışında bir şey yaparsanız da bir garip kasım günü buraya yapmış olduğum kaydımı alır giderim. *
valla buradan sadece maddi* olarak değil, manevi olarak da çok şey kazandım. sözlük yazarlığını iyice öğrendim desem yalan söylemiş olmam herhalde. isminin önemi yok, cismi önemli hepimiz için yanisi.
portakal sözlük dışında bir şey yaparsanız da bir garip kasım günü buraya yapmış olduğum kaydımı alır giderim. *
devamını gör...
sevdik sevdalandık
klip, memleketteki tren istasyonlarının hemen hemen hepsinin birbirine benzediğini öğretti.
devamını gör...
ironi yapmak
ironi yaygın kullanımıyla fransızca kökenli bir sözcük. öz türkçe karşılığı alaysılama . tdk sözlüğüne göre söylenen sözün tersini söyleyerek kişiyle veya olayla alay etmek demektir.
günlük hayatta, edebiyatta, basın yayın organlarında ironiden sıklıkla yararlanılıyor. ama türkiye'de sözlü ya da yazılı yapılan ironi, bazen yanlış anlaşılıp ve ciddiye alınıp hoş olmayan sonuçlara götürebiliyor.
günlük hayatta, edebiyatta, basın yayın organlarında ironiden sıklıkla yararlanılıyor. ama türkiye'de sözlü ya da yazılı yapılan ironi, bazen yanlış anlaşılıp ve ciddiye alınıp hoş olmayan sonuçlara götürebiliyor.
devamını gör...
lazerle göz çizdirme ameliyatı
buraya daha önce olacağımı yazıp sonunda olduğum ameliyat.
keşke daha önce gözlerim uygun olsaydı da o zaman yaptırsaydım diyorum. hala iyileşme aşamasındayım ama böyle bir rahatlık yok, eğer siz de düşünüyorsanız muhakkak gidin bir muayene olun derim. fiyatı da inanılmaz yüksek değil bence, en azından çalışan insansanız rahatlıkla ödeyebilirsiniz.
ben no touch yöntemiyle oldum. ameliyatın kendisi inanılmaz kısa sürüyor, öyle ki benim ameliyathaneye girip çıkmam 10 dakika kadar sürdü. ameliyata alınmadan önce bir kez daha ölçümlerim yapıldı, operasyon sonrası süreçle ilgili bilgilendirildim ve sonra ameliyathane katına çıkartılıp beklemek için bir odaya alındım. orada ayakkabılarımı çıkarıp terlik ve ameliyathane önlüğü giydim. bir de bone taktılar tabii ki. daha sonra ameliyathaneye alındım.
sedyeye yattıktan sonra yaptıkları ilk iş doğal olarak anestezi damlası damlatmak oldu. ondan sonra benim içim sancılı süreç başladı diyebilirim. çünkü acı olmasa da insan gözüne bir şey yapıldığını hissederken gözünü kapatmak istiyor, ancak böyle bir imkanınız yok. o yüzden ilk başta çok panik yaptım. beni biraz rahatlattılar, sonra yanlış hatırlamıyorsam yüzümü örtme aşamasına geçtik. örtmekten kastım tabii ki kalın örtü vs. değil, şeffaf plastiğimsi bir şeyle yüzünüzü kapatıyorlar. o aşama da benim için korkunçtu, sanki nefes alamayacak gibi hissettim. ama tabii ki öyle olmuyor, rahat rahat nefes alabiliyorsunuz.
daha sonra gözlerimi kapalı haldeyken bir güzel sildiler ve ilk gözümü ameliayata hazırlamaya başladılar. öncelikle gözünüzü açık tutacak bir alet yerleştiriliyor, hiçbir acı vs. olmuyor zaten onu çok görmüyorsunuz. sonra da gözünüzü yıkıyorlar. evet bildiğiniz yıkıyorlar. hem de buz gibi suyla. benim için ameliyatın en ağrılı kısmı buydu ki aslında o an yaşadığım bir acı yoktu, sadece su o kadar soğuktu ki inanılmaz rahatsız olmuştum. gözü iyice yıkadıktan sonra artık işleme başlıyorlar. yeşil bir ışık var, ona bakıyorsunuz. sanırım bu dokuyu kazıdıkları kısım oluyor ama emin değilim. sonra tekrar gözünüzü yıkıyorlar ve gözlerinizi çizme aşaması geliyor. yine aynı şekilde yeşil ışığa bakıyorsunuz, ama bu defa hem bir ses geliyor hem de yanık kokusu. * bu kısım 1 dakikadan biraz fazla sürmüştü ama çok çabuk geçti. hiçbir ağrı sızı olmuyor kesinlikle. ben ameliyat öncesi ya gözüm kayarsa da ışığa bakamazsam diye bir korkmuştum ama hiç öyle olmuyor, gerçekten inanılmaz kolay geçiyor.
ve sonra tüm bunları diğer göz için de yapıyorlar. en sonunda yine gözlerinizi bir yıkıyorlar, ilaçlarını sürüyorlar, koruyucu bir lens takıyorlar ve bitti. işte bu kadar. sedyeden yavaşça kalkarken "bunun için mi bu kadar panik yaptım ben" diye düşündüm açıkçası, o kadar kolaydı.
ameliyathaneden çıkarken takmam gereken gözlüğümü taktılar, sonra biraz hastanede durdum ne olur ne olmaz diye ve çok beklemeden eve geçtim. ilk 4-5 saat ışık hassasiyeti dışında hiçbir sorun yaşamadım. odama çekildim, perdeleri kapattım ve yattım. ameliyattan bir 8-9 saat sonra da yanma, batma ve akma başladı. ama hiçbiri dayanılamayacak seviyede değildi. bol bol dinlendim, damlalarımı doktorumun söylediği şekilde kullandım ve gözümü zorlayacak hiçbir şey yapmadım.
ilk 2 gün her şey inanılmaz bulanıktı, yazıları hiç göremiyordum neredeyse. objeler biraz daha netti. ekranlar ise berbattı, hiçbir şey okuyamıyordum. telefona ya da bilgisayara bakmak imkansız gibiydi. ama 3. gün biraz düzelmeye başladım, yine çok bulanıktı her şey ama yavaş yavaş düzeliyordu. 4. gün artık ekrana bakabilmeye başladım, yazılar da biraz netleşmeye başladı.
5. gün lenslerimi çıkarmak için doktora gittim. o kazıdıkları dokunun tamamen iyileştiğini söylediğini. lensleri çıkarırken de yine anestezi damlası damlatıyorlar ve cımbız benzeri bir aletle alıyorlar. zaten gözler uyuşuk olduğu için herhangi bir acı olmuyor.
o günden sonra yine her gün görüşüm daha netleşmeye başladı. ama hala çok yeni, hala iyileşme aşamasındayım. ona rağmen iyi ki olmuşum diyebiliyorum.
benim sürecim genel olarak çok rahat geçti, bu yöntemle gözlerini çizdirenler genelde çok fazla acı çektiklerini yazmışlardı ama ben çok kolay geçirdim dediğim gibi. korkulacak ya da çekinecek hiçbir şey yok, şu an ameliyat anına geri dönsem hiç panik yapmadan korkusuzca girerim o odaya.
yaklaşık 3.5 ay sonra gelen edit: damla kullanma sürecim ve gözlükle gezinme zorunluluğum bitti. sol gözüm sıfırlandı sağ gözüm 0.25 kaldı. gözümde eskisinden farklı olarak hiçbir hassasiyet kuruluk vs. yok. herhangi bir şeye ihtiyaç duymadan görebilmek çok güzel bir duyguymuş arkadaşlar, eğer siz de düşünüyorsanız muhakkak gidin bir muayene olun. doktorunuz onay verirse inanın korkacak bir şey yok.
keşke daha önce gözlerim uygun olsaydı da o zaman yaptırsaydım diyorum. hala iyileşme aşamasındayım ama böyle bir rahatlık yok, eğer siz de düşünüyorsanız muhakkak gidin bir muayene olun derim. fiyatı da inanılmaz yüksek değil bence, en azından çalışan insansanız rahatlıkla ödeyebilirsiniz.
ben no touch yöntemiyle oldum. ameliyatın kendisi inanılmaz kısa sürüyor, öyle ki benim ameliyathaneye girip çıkmam 10 dakika kadar sürdü. ameliyata alınmadan önce bir kez daha ölçümlerim yapıldı, operasyon sonrası süreçle ilgili bilgilendirildim ve sonra ameliyathane katına çıkartılıp beklemek için bir odaya alındım. orada ayakkabılarımı çıkarıp terlik ve ameliyathane önlüğü giydim. bir de bone taktılar tabii ki. daha sonra ameliyathaneye alındım.
sedyeye yattıktan sonra yaptıkları ilk iş doğal olarak anestezi damlası damlatmak oldu. ondan sonra benim içim sancılı süreç başladı diyebilirim. çünkü acı olmasa da insan gözüne bir şey yapıldığını hissederken gözünü kapatmak istiyor, ancak böyle bir imkanınız yok. o yüzden ilk başta çok panik yaptım. beni biraz rahatlattılar, sonra yanlış hatırlamıyorsam yüzümü örtme aşamasına geçtik. örtmekten kastım tabii ki kalın örtü vs. değil, şeffaf plastiğimsi bir şeyle yüzünüzü kapatıyorlar. o aşama da benim için korkunçtu, sanki nefes alamayacak gibi hissettim. ama tabii ki öyle olmuyor, rahat rahat nefes alabiliyorsunuz.
daha sonra gözlerimi kapalı haldeyken bir güzel sildiler ve ilk gözümü ameliayata hazırlamaya başladılar. öncelikle gözünüzü açık tutacak bir alet yerleştiriliyor, hiçbir acı vs. olmuyor zaten onu çok görmüyorsunuz. sonra da gözünüzü yıkıyorlar. evet bildiğiniz yıkıyorlar. hem de buz gibi suyla. benim için ameliyatın en ağrılı kısmı buydu ki aslında o an yaşadığım bir acı yoktu, sadece su o kadar soğuktu ki inanılmaz rahatsız olmuştum. gözü iyice yıkadıktan sonra artık işleme başlıyorlar. yeşil bir ışık var, ona bakıyorsunuz. sanırım bu dokuyu kazıdıkları kısım oluyor ama emin değilim. sonra tekrar gözünüzü yıkıyorlar ve gözlerinizi çizme aşaması geliyor. yine aynı şekilde yeşil ışığa bakıyorsunuz, ama bu defa hem bir ses geliyor hem de yanık kokusu. * bu kısım 1 dakikadan biraz fazla sürmüştü ama çok çabuk geçti. hiçbir ağrı sızı olmuyor kesinlikle. ben ameliyat öncesi ya gözüm kayarsa da ışığa bakamazsam diye bir korkmuştum ama hiç öyle olmuyor, gerçekten inanılmaz kolay geçiyor.
ve sonra tüm bunları diğer göz için de yapıyorlar. en sonunda yine gözlerinizi bir yıkıyorlar, ilaçlarını sürüyorlar, koruyucu bir lens takıyorlar ve bitti. işte bu kadar. sedyeden yavaşça kalkarken "bunun için mi bu kadar panik yaptım ben" diye düşündüm açıkçası, o kadar kolaydı.
ameliyathaneden çıkarken takmam gereken gözlüğümü taktılar, sonra biraz hastanede durdum ne olur ne olmaz diye ve çok beklemeden eve geçtim. ilk 4-5 saat ışık hassasiyeti dışında hiçbir sorun yaşamadım. odama çekildim, perdeleri kapattım ve yattım. ameliyattan bir 8-9 saat sonra da yanma, batma ve akma başladı. ama hiçbiri dayanılamayacak seviyede değildi. bol bol dinlendim, damlalarımı doktorumun söylediği şekilde kullandım ve gözümü zorlayacak hiçbir şey yapmadım.
ilk 2 gün her şey inanılmaz bulanıktı, yazıları hiç göremiyordum neredeyse. objeler biraz daha netti. ekranlar ise berbattı, hiçbir şey okuyamıyordum. telefona ya da bilgisayara bakmak imkansız gibiydi. ama 3. gün biraz düzelmeye başladım, yine çok bulanıktı her şey ama yavaş yavaş düzeliyordu. 4. gün artık ekrana bakabilmeye başladım, yazılar da biraz netleşmeye başladı.
5. gün lenslerimi çıkarmak için doktora gittim. o kazıdıkları dokunun tamamen iyileştiğini söylediğini. lensleri çıkarırken de yine anestezi damlası damlatıyorlar ve cımbız benzeri bir aletle alıyorlar. zaten gözler uyuşuk olduğu için herhangi bir acı olmuyor.
o günden sonra yine her gün görüşüm daha netleşmeye başladı. ama hala çok yeni, hala iyileşme aşamasındayım. ona rağmen iyi ki olmuşum diyebiliyorum.
benim sürecim genel olarak çok rahat geçti, bu yöntemle gözlerini çizdirenler genelde çok fazla acı çektiklerini yazmışlardı ama ben çok kolay geçirdim dediğim gibi. korkulacak ya da çekinecek hiçbir şey yok, şu an ameliyat anına geri dönsem hiç panik yapmadan korkusuzca girerim o odaya.
yaklaşık 3.5 ay sonra gelen edit: damla kullanma sürecim ve gözlükle gezinme zorunluluğum bitti. sol gözüm sıfırlandı sağ gözüm 0.25 kaldı. gözümde eskisinden farklı olarak hiçbir hassasiyet kuruluk vs. yok. herhangi bir şeye ihtiyaç duymadan görebilmek çok güzel bir duyguymuş arkadaşlar, eğer siz de düşünüyorsanız muhakkak gidin bir muayene olun. doktorunuz onay verirse inanın korkacak bir şey yok.
devamını gör...
okuyana ilaç olacak sözler
kendini yakmaya hazırlan; kül olmadan nasıl yükseleceksin?.
devamını gör...
ismet inönü
kürt asıllı, eski osmanlı askeri ve türkiye cumhuriyetinin eski orgenerali, eski ikinci cumhurbaşkanı. kurtuluş savaşına katılmış, ve lozan anlaşmasını imzalamış siyasi kişilik. çerkez ethem isyanlarını bastıran kişidir. kurtuluş savaşında önemli cephelerde yer almıştır. birinci inönü muharebesinde ki başarısı kurtuluş savaşının kazanılmasında büyük rol oynamıştır bu savaş da yunan ilerlemesini durdurmasıyla miralaylığa yükselmiştir.
devamını gör...
daddy (yazar)
bugün profile baktığımda kendisi uzaklaşmış yazısını görünce şaşırıp kaldığım bir yazar.
tanımlarını beğeniyordum. bence aklı başında ve değerli biriydi. gittiğine üzüldüm*
tanımlarını beğeniyordum. bence aklı başında ve değerli biriydi. gittiğine üzüldüm*
devamını gör...
her aferine koşan tazının bacağı çabuk kırılır
güzel laflara ve iltifatlara kanarak olur olmaz yerlerde "gaza gelmenin" kişinin başına hoş olmayan işler açacağını anlatan cümle.
devamını gör...
çok tanım girmek vs az ve kaliteli tanım girmek
az ve kalitesiz tanım girerek içinden çıktığım durum.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu'nun hüzne gark eden yayınları
dost dost diye nicesine sarıldım, benim sadık yarim kara fatmaymış.

vay be, yayını dinlerken "kendimizden geçiyoruz" dediğinizde gerçekten geçiyormuşsunuz demek bilemedim ben onu.*
tamam o halde madem böyle bir istek var, şimdiden duyuralım haftaya olacak yayının konsepti "neşeli şarkılar" olsun.
duyanlar duymayanlara, görenler görmeyenlere, bilenler bilmeyenlere elden ele ulaştırsın sevgili yazarlar.
ne çabuk kabul ettim, bende de hiç irade yok canım!

vay be, yayını dinlerken "kendimizden geçiyoruz" dediğinizde gerçekten geçiyormuşsunuz demek bilemedim ben onu.*
tamam o halde madem böyle bir istek var, şimdiden duyuralım haftaya olacak yayının konsepti "neşeli şarkılar" olsun.
duyanlar duymayanlara, görenler görmeyenlere, bilenler bilmeyenlere elden ele ulaştırsın sevgili yazarlar.
ne çabuk kabul ettim, bende de hiç irade yok canım!
devamını gör...
sözlük yazarlarının sözlük hesaplarının şifresi
şu an şifremi hatırlamadığımı fark ettim.
devamını gör...
murat soner
az önce exxenle ilgili incelemesini izledim. herşeyi geçtim de türk dizileri ile ilgili arayıp da bulamadığım bir tanım yaptı resmen uzun zamandır bu cümleyi aramışım :
"gözyaşından reyting damıtmak"
"gözyaşından reyting damıtmak"
devamını gör...


