eyyorlamam bu kadar
devamını gör...
düş kurma zamanı radyo yayını
yayına katılmaya çalışırım ama bu tür müzikli yayın yapan arkadaşlardan bir ricam var.
yahu şu konuşma kısımlarını biraz daha uzun tutun arkadaş. iki kelam ediyorsunuz sonra yangından mal kaçırır gibi hemen şarkı giriyorsunuz. birazcık hoş sohbetinizi de dinlemek isteriz efenim.
yahu şu konuşma kısımlarını biraz daha uzun tutun arkadaş. iki kelam ediyorsunuz sonra yangından mal kaçırır gibi hemen şarkı giriyorsunuz. birazcık hoş sohbetinizi de dinlemek isteriz efenim.
devamını gör...
house md
8 sezon boyunca nerdeyse tüm bölümlerinde “everyone lies” repliğinin kullanılıp, dizinin son bölümünün adı “everyone dies” olması, beni mest etti. spoiler yok rahatça okuyabilirsin.
bi diziden beklediğim her şeyi karşıladı. en beklenmedik anlarda güldüm. yer yer ağlattı. en derinlerime sakladığım yaralarımı gün yüzüne çıkardı. ve her zaman hatırlamam gereken büyük bi ders verdi.
bi diziden beklediğim her şeyi karşıladı. en beklenmedik anlarda güldüm. yer yer ağlattı. en derinlerime sakladığım yaralarımı gün yüzüne çıkardı. ve her zaman hatırlamam gereken büyük bi ders verdi.
devamını gör...
limonluekşilisalata
çok sıcakkanlı tatlı biri. arada profiline girip bakıyorum ki bugün ne göreyim çook güzel bir kadın değil mi ama?* çok beğendim kendisini. yanındaki tatlı kız çocuğu da kızı galiba mutlu bir aile tablosu canlandı gözümde.*
devamını gör...
uykuluk
sütten kesilmemiş kuzu ve danadan elde edilen bir sakatat türüdür. bu ciğer, böbrek, dalak gibi organ değil salgı bezidir. şiş, ızgara ve tavada pişirilir.
devamını gör...
çocuğum olmuyor bana yardımcı olabilir misiniz
komik olduğunu düşünmesi trajikomiktir.
bir iki popülist çıkış yaparak gündemde kalacağını düşünüyor fakat bu sefer resmen sıçmıştır.
anlattığı anısında, kadın karakterin türbanlı olmasına özellikle vurgu yaptığını düşünüyorum.*
bir belediye başkanından her türlü yardımın isteneceğini bilmiyor olması skandaldır. *
tüp bebek tedavisinin pahalı ve zorlu bir süreç olduğunu herkes bilir.
bir belediye başkanı, ''çocuğum olmuyor, bana yardımcı olabilir misiniz'' sorusu karşında bu kadar çirkin düşünemez ve utanmadan da bunu anlatamaz.
bir iki popülist çıkış yaparak gündemde kalacağını düşünüyor fakat bu sefer resmen sıçmıştır.
anlattığı anısında, kadın karakterin türbanlı olmasına özellikle vurgu yaptığını düşünüyorum.*
bir belediye başkanından her türlü yardımın isteneceğini bilmiyor olması skandaldır. *
tüp bebek tedavisinin pahalı ve zorlu bir süreç olduğunu herkes bilir.
bir belediye başkanı, ''çocuğum olmuyor, bana yardımcı olabilir misiniz'' sorusu karşında bu kadar çirkin düşünemez ve utanmadan da bunu anlatamaz.
devamını gör...
unutulmayan magazin olayları
gökhan özen’in jet-ski ile denizde kaybolması.
devamını gör...
nicolas poussin
fransız ressam, genellikle mitolojik sahneler ve dini konular üzerine çalışmıştır. klasik fransız barok akımının öncülerindendir. paul cezanne gibi sanatçılara ilham olmuştur.
otoportreleri haricinde hiç çağdaş konularda resim yapmamıştır. çok az forma eğitim almış olmasına rağmen din ve mitoloji konularında kendin çok iyi eğitmiştir ve resimdeki konularını da burdan almıştır. her bir resmi bir hikaye anlatır.
hristiyan ve pagan kültürünü birbirine karıştırmada başarılı olmuştur. pagan konularına hristiyan figürlerini çizerek ilginç bir tarz yaratmıştır. ( 4 mevsimi resmettiği the four seaons serisinde baharı temsil eden flora yerine adem ve havvayı kullanması gibi)
resimlerinde renklerden ziyade açıklık ve mantığı önde tutmuştur. çağdaşları gibi duyguları vurgulamak yerine beyni/zekayı vurgulamıştır.
et in arcadia ego
the rape of sabine women
the massacre of innocents
otoportre
otoportreleri haricinde hiç çağdaş konularda resim yapmamıştır. çok az forma eğitim almış olmasına rağmen din ve mitoloji konularında kendin çok iyi eğitmiştir ve resimdeki konularını da burdan almıştır. her bir resmi bir hikaye anlatır.
hristiyan ve pagan kültürünü birbirine karıştırmada başarılı olmuştur. pagan konularına hristiyan figürlerini çizerek ilginç bir tarz yaratmıştır. ( 4 mevsimi resmettiği the four seaons serisinde baharı temsil eden flora yerine adem ve havvayı kullanması gibi)
resimlerinde renklerden ziyade açıklık ve mantığı önde tutmuştur. çağdaşları gibi duyguları vurgulamak yerine beyni/zekayı vurgulamıştır.
et in arcadia ego
the rape of sabine women
the massacre of innocents
otoportre
devamını gör...
marcus aurelius
marcus aurelius, platon' un 'devlet' kitabında hayal ettiği filozof yöneticidir.
içinde bir iyilik pınarı var. sen kazdıkça o fışkırarak akacak.
düşün ki bir imparatorsun,
istediğin güce, ünvana, paraya sahipsin.
hâl böyle olunca bilgeliğin insana daha zor ulaşması gerekir. çünkü bu ihtişam beraberinde kibir de getirir.
marcus bir imparator olmasına rağmen sert yataklarda yatmış, doymadığı sofralardan kalkmıştır. o imparator olmasının yanında stoacı bir yaşamı benimsemiş bir filozoftur. tabii hayatta bizi yetiştiren, eğiten karşılaştığımız insanlarında bizi etkileme gücünden bahsetmek gerekecek. marcus'un hocası, fikirleriyle özgürleşen köle epiktetos tur. ondan etkilenmemek mümkün değildir.
marcus, bilgelik, cesaret, adalet ve ölçülülük paralolarına sadık kalmıştır.
marcus aurelius, öfkeden çokça bahseder. öfkenin doğaya aykırı olduğunu, sürekli öfke takınan birinin gün gün solmaya başladığını söylemiştir. öfke akıl dışıdır. ve bu duygu zarar vermeden bırakmaz. marcus öfkesini gösterebilecek konuma sahipken bu yolu tercih etmemiştir.
mutluluk ve düşünce biçimimiz arasında bir bağ vardır. içinde karanlık duygular varsa hayatın ona göre şekillenir. her şey düşüncene bağlı, düşüncen sana bağlı. o hâlde değişim için yola koyulmalı. hakikate ulaşmak için değişime açık olmalı.
istediğin şeyi aramaktansa onun önündeki engelleri kaldırmak daha mantıklıdır. bu engellere göğüs germek ise cesur bir harekettir. ilgilendiklerin, isteklerin senin insanlar üzerindeki intibandır. değerin ilgi duyduğun şeylerle ölçülür.
bugün liderliğini çok doğru bir şekilde kullanmış, topluma ışık olan filozoflardan marcus aurelius'u anlattık.*ilkelerinden, ideallerinden ve karakterinden ödün vermeyen değerli bir önderi konu alarak rengime renk kattım.. bir de allah yürü ya kulum derse tamamım. **
içinde bir iyilik pınarı var. sen kazdıkça o fışkırarak akacak.
düşün ki bir imparatorsun,
istediğin güce, ünvana, paraya sahipsin.
hâl böyle olunca bilgeliğin insana daha zor ulaşması gerekir. çünkü bu ihtişam beraberinde kibir de getirir.
marcus bir imparator olmasına rağmen sert yataklarda yatmış, doymadığı sofralardan kalkmıştır. o imparator olmasının yanında stoacı bir yaşamı benimsemiş bir filozoftur. tabii hayatta bizi yetiştiren, eğiten karşılaştığımız insanlarında bizi etkileme gücünden bahsetmek gerekecek. marcus'un hocası, fikirleriyle özgürleşen köle epiktetos tur. ondan etkilenmemek mümkün değildir.
marcus, bilgelik, cesaret, adalet ve ölçülülük paralolarına sadık kalmıştır.
marcus aurelius, öfkeden çokça bahseder. öfkenin doğaya aykırı olduğunu, sürekli öfke takınan birinin gün gün solmaya başladığını söylemiştir. öfke akıl dışıdır. ve bu duygu zarar vermeden bırakmaz. marcus öfkesini gösterebilecek konuma sahipken bu yolu tercih etmemiştir.
mutluluk ve düşünce biçimimiz arasında bir bağ vardır. içinde karanlık duygular varsa hayatın ona göre şekillenir. her şey düşüncene bağlı, düşüncen sana bağlı. o hâlde değişim için yola koyulmalı. hakikate ulaşmak için değişime açık olmalı.
istediğin şeyi aramaktansa onun önündeki engelleri kaldırmak daha mantıklıdır. bu engellere göğüs germek ise cesur bir harekettir. ilgilendiklerin, isteklerin senin insanlar üzerindeki intibandır. değerin ilgi duyduğun şeylerle ölçülür.
bugün liderliğini çok doğru bir şekilde kullanmış, topluma ışık olan filozoflardan marcus aurelius'u anlattık.*ilkelerinden, ideallerinden ve karakterinden ödün vermeyen değerli bir önderi konu alarak rengime renk kattım.. bir de allah yürü ya kulum derse tamamım. **
devamını gör...
dünyanın en iyi gitaristleri
gitarı konuşturan insanlar.
ben değilim gerisi de beni ilgilendirmiyor.
jimi hendrix
ben değilsem o olsun ne yapayım artık. *
10 üzerinden 10 abime.
ben değilim gerisi de beni ilgilendirmiyor.
jimi hendrix
ben değilsem o olsun ne yapayım artık. *
10 üzerinden 10 abime.
devamını gör...
gülseren budayıcıoğlu
popüleriteyi 73 yaşında yakalamasına üzüldüğüm, ana akım medyada aynı anda üç eseri yayınlanan yazar.
devamını gör...
haytalı
üretiminde süt, nişasta ve gül şurubu kullanılan antakya tatlısıdır. oldukça tatlı bir görünüme sahiptir. ben gül suyunun tadını fazlasıyla almıştım. bana çok hitap ettiğini söyleyemeyeceğim ancak farklı bir lezzet olduğu için denenmeli.

haytalı ismi bu tatlıyı yaratan köyün adından gelmektedir. anlatıldığına göre köyün fakir bir köy oluşundan tatlı olarak mısır unu ve sütün karışımından yapılan muhallebiyi gerçek bir gül suyu üzerine koyularak ikram edilerek ortaya çıkmıştır.
buradan

haytalı ismi bu tatlıyı yaratan köyün adından gelmektedir. anlatıldığına göre köyün fakir bir köy oluşundan tatlı olarak mısır unu ve sütün karışımından yapılan muhallebiyi gerçek bir gül suyu üzerine koyularak ikram edilerek ortaya çıkmıştır.
buradan
devamını gör...
günün sosyal medya ünlüsü
31 mart günün ünlüsü yazarlarımız;
günün bilgilisi: kalender
twitter ünlüsü:che_che
instagram ünlüsü: güncişk
oldu. (bkz: kocaman alkış)
günün bilgilisi: kalender
twitter ünlüsü:che_che
instagram ünlüsü: güncişk
oldu. (bkz: kocaman alkış)
devamını gör...
lazarus refleksi
beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerde vücudun belli bir noktasına dokunulduğunda kolların göğüste çapraz bir şekilde istemsiz olarak kapanmasına (mumya pozisyonu) verilen isimdir. omurullik tarafından kontrol edilirler.
devamını gör...
sokrates'in savunması
kuzguncuktaki vişne'nin tanıtımında yer alan resim kitap kapağı olmanın ötesinde jacques louis david’in sokrates'in ölümü tablosu. kitapla ilgili zaten bilgi verilmiş ama o tablonun yansıttıklarının kitapla nasıl örtüştüğüne değinmek lazım. bir kere karşınızda omurgalı bir adam. diğer tüm özelliklerini bir kenara koyun, bu yönüne odaklanın derim. çünkü insanın hayattaki kendisini inşa sürecinin en temel unsuru omurga. her şeyi onun üzerinde yükseltiyorsunuz. bir adam ortaya koyduğu düşüncelere ve geliştirdiği fikirlerle ve doğrularına göre yaşıyorsa günümüz insanı için saf/saftirik/enayi olarak tanımlanıyor. bunun en büyük sebebi de olamayacağı, başaramayacağı şeye olan tepkisi. zira omurga sahibi değilseniz bir şey inşa edemezsiniz. sadece yakıcı ve yıkıcı duygu ve düşünceleri zihninizde ve ruhunuzda barındırabilirsiniz. buradan sokrates'e dönersek omurga nasıl olmalı sorusunun cevabını direkt alırız. bir adam düşünün özü sözü bir olmuş. adama atılmayan iftira kalmamış. suçlamalar da çok yaratıcı yalnız. tanrılara inanmamak * gençleri yoldan çıkarmak * ve bir dolu zırva. ama aslında olan insanları düşünmeye, sorgulamaya ve bir şeyleri değiştirme arzusu içine sokması. zaten böyle olduğunuzda hemen hakkınızda hüküm verilir. ama sen inanmıyorsun şeklinde başlayıp yola düşer kendi inandıklarının bile farkında olmayan akbabalar. etlerinden parça koparmak isterler beslenip doyacaklarını düşünürler ama yanılırlar çünkü kopardıkları her parça insanın düşün dünyasına, fikir dünyasına, geleceğine vurulan bir darbedir. yani bizatihi kendilerine vurdukları bir darbedir. sokrates bunu bilir. mahkeme kendisinden af dilemesini istediğinde, adam ol seni affedelim dediğinde, bu akbabalara nanik yapar. bak değişirsen cezanı kendin seçersin derler. hayır der ben bildiğimden şaşmam felsefe öğretmeye devam edeceğim, kaldı ki, bu suçlamayı niye kabul etmiş olayım. yanlış bir şey yapmadım ki diyerek, omurgasını cümle aleme gösterir. e dostları, arkadaşları per perişan, seviyorlar adamı... yani o aralar omurgalı insanları sevenler varmış bilginiz olsun * kaçıralım seni derler. bunun tüm savunduklarına sekte vuracağını söyler onu da reddeder. işte tablodaki dostların arkadaşların üzüntüsü, mutsuzluğu buradan gelir. sokrates'in keyfi ise kendisini inkar etmemesinden ve doğrularıyla dimdik ayakta durmasından... zaten resme bakarsanız bu dik duruşta net bir şekilde tasvir edilmiştir.
karanliktakimum'un değindiği yaşadı mı yaşamadı mı tartışmalarına ise şöyle bakmak lazım; velev ki yaşamadı diyelim, bu dünya üzerinden pek çok sokrates geçmiştir. en azından onların sembolleştirilmesi açısından önemli bir figür halini alır ki, bu kafidir. hem platon abiye'de ayıp etmemek lazım. kitap netice olarak size omurgalı bir adamın fikriyatını ve duruşunu net bir şekilde anlama fırsatı veriyor. heybenize doldurabileceğiniz yığınla şey var. ama iş bankası yayınlarından okunması bana göre daha doğru olur. yine de siz bilirsiniz tabi *
karanliktakimum'un değindiği yaşadı mı yaşamadı mı tartışmalarına ise şöyle bakmak lazım; velev ki yaşamadı diyelim, bu dünya üzerinden pek çok sokrates geçmiştir. en azından onların sembolleştirilmesi açısından önemli bir figür halini alır ki, bu kafidir. hem platon abiye'de ayıp etmemek lazım. kitap netice olarak size omurgalı bir adamın fikriyatını ve duruşunu net bir şekilde anlama fırsatı veriyor. heybenize doldurabileceğiniz yığınla şey var. ama iş bankası yayınlarından okunması bana göre daha doğru olur. yine de siz bilirsiniz tabi *
devamını gör...
bir tanesi az iki tanesi fazla gelen şey
sevgili.
devamını gör...
11 eylül 2021 önemli sözlük duyurusu
sözlük kapanacak falan sandım, ödümüzü ebemizle yarıştırdın yoldaşcım, mutlu musun?
valla buradan sadece maddi* olarak değil, manevi olarak da çok şey kazandım. sözlük yazarlığını iyice öğrendim desem yalan söylemiş olmam herhalde. isminin önemi yok, cismi önemli hepimiz için yanisi.
portakal sözlük dışında bir şey yaparsanız da bir garip kasım günü buraya yapmış olduğum kaydımı alır giderim. *
valla buradan sadece maddi* olarak değil, manevi olarak da çok şey kazandım. sözlük yazarlığını iyice öğrendim desem yalan söylemiş olmam herhalde. isminin önemi yok, cismi önemli hepimiz için yanisi.
portakal sözlük dışında bir şey yaparsanız da bir garip kasım günü buraya yapmış olduğum kaydımı alır giderim. *
devamını gör...
yazarların whatsapp durumları
özgür olmak en güzel şeyy * uç özgürceğ ğee
devamını gör...
engizisyon
orta çağ avrupası’nda katolik kilisesi’nin dini inançlara karşı gelenleri cezalandırmak amacıyla kurduğu kilise mahkemeleridir.
engizisyon mahkemeleri ile kilisenin baskıcı düşünce sistemine karşı çıkılması engellenmek istenmiştir. katolik kilisesi’nin baskıcı düşünce sistemine ve dini inançlara karşı çıkanlar en ağır cezalara çarptırılarak çeşitli işkencelere maruz bırakılmıştır. ilk engizisyon mahkemesi papa 9. gregory tarafından 1203 yılında fransa’da kurulmuştur.
engizisyon mahkemeleri kilisenin başkanlığında toplanır ve kilisenin öğretilerine karşı çıkanlar ağır cezalara çarptırılırdı. insanlar çeşitli işkencelerle korkutularak kilisenin kararlarına karşı çıkmaları engellenmeye çalışılırdı. kimse kilisenin öğretilerine karşı çıkmayı göze alamazdı; çünkü çok ağır cezalar verilir ve acımasız işkenceler uygulanırdı. engizisyon mahkemeleri uyguladıkları acımasız işkence yöntemleriyle uzun yıllar hafızalardan silinmemiştir. akla mantığa sığmayacak işkence yöntemleri mevcuttu. hatta suçlu bulunan kişi şayet ölmüş biriyse mezarından çıkarılarak cesedine işkence edilirdi.
engizisyon mahkemeleri’nin uyguladığı işkence yöntemleri arasında en korkutucu olanı böğüren boğa yöntemiydi. bu yöntemde suçlu kişi metalden yapılmış bir boğanın karnının içine konuyor ve metal boğa ateşe tutularak kişi canlı canlı yakılarak öldürülüyordu. bu yöntemde suçlu bulunan kişi çok büyük acılar çekerek yavaş yavaş ve bağıra bağıra can veriyordu. boğarak öldürme, kırbaçlayarak öldürme, aç ve yırtıcı hayvanların önüne canlı canlı atılarak öldürme ve testereyle ikiye ayırma gibi işkence ve ölüm çeşitleri de engizisyon mahkemeleri’nde uygulanmaktaydı.
engizisyon mahkemeleri ile kilisenin baskıcı düşünce sistemine karşı çıkılması engellenmek istenmiştir. katolik kilisesi’nin baskıcı düşünce sistemine ve dini inançlara karşı çıkanlar en ağır cezalara çarptırılarak çeşitli işkencelere maruz bırakılmıştır. ilk engizisyon mahkemesi papa 9. gregory tarafından 1203 yılında fransa’da kurulmuştur.
engizisyon mahkemeleri kilisenin başkanlığında toplanır ve kilisenin öğretilerine karşı çıkanlar ağır cezalara çarptırılırdı. insanlar çeşitli işkencelerle korkutularak kilisenin kararlarına karşı çıkmaları engellenmeye çalışılırdı. kimse kilisenin öğretilerine karşı çıkmayı göze alamazdı; çünkü çok ağır cezalar verilir ve acımasız işkenceler uygulanırdı. engizisyon mahkemeleri uyguladıkları acımasız işkence yöntemleriyle uzun yıllar hafızalardan silinmemiştir. akla mantığa sığmayacak işkence yöntemleri mevcuttu. hatta suçlu bulunan kişi şayet ölmüş biriyse mezarından çıkarılarak cesedine işkence edilirdi.
engizisyon mahkemeleri’nin uyguladığı işkence yöntemleri arasında en korkutucu olanı böğüren boğa yöntemiydi. bu yöntemde suçlu kişi metalden yapılmış bir boğanın karnının içine konuyor ve metal boğa ateşe tutularak kişi canlı canlı yakılarak öldürülüyordu. bu yöntemde suçlu bulunan kişi çok büyük acılar çekerek yavaş yavaş ve bağıra bağıra can veriyordu. boğarak öldürme, kırbaçlayarak öldürme, aç ve yırtıcı hayvanların önüne canlı canlı atılarak öldürme ve testereyle ikiye ayırma gibi işkence ve ölüm çeşitleri de engizisyon mahkemeleri’nde uygulanmaktaydı.
devamını gör...
