hayatında hiç avrupa'ya seyahat etmemiş kültürsüz insan
seyahat yazamayan işlevsiz insanlara dert olmuşlardır.
devamını gör...
küçükken inandığımız yalanlar
taşa oturma çocuğun olmaz ilerdee..
devamını gör...
yavaş yemek yiyen insan
ben de çok yavaş yerim. hayır atlı mı koşturuyor arkamızdan tadını çıkara çıkara yemek varken ne diye hızlı yiyelim?
devamını gör...
sözlüğe tanım girmeye utanmak
sözlüğe bi şeyler yazarken yaşadığım durumdur çünkü düşüncem gerçekten bu kadar önemli mi diye sorup siliyorum
devamını gör...
bol bol oy dağıtıp saçma entry'lerine oy bekleyen ezik
doğukancım öncelikle hoşgeldin.
konuya dönecek olursak genelde saçma entryler oy aldığı için çokta haksız bir beklenti içinde olmadıklarını düşündüğüm kişilerdir.
konuya dönecek olursak genelde saçma entryler oy aldığı için çokta haksız bir beklenti içinde olmadıklarını düşündüğüm kişilerdir.
devamını gör...
yalnızlığın en iyi tanımı
tek başına olmak kendi seçimin degilse dibine kadar yalnızsın arkadaş.
devamını gör...
insana kendini güvende hissettiren şeyler
her daim arkanda duracak insanlara sahip olmaktır.
devamını gör...
hadi yarın görüşürüz
bir william maxwell romanıdır.
hafıza dipsiz bir kuyudur. içinde neler barındırdığını tam olarak bilmemiz mümkün değildir. güçlü olduğu için ne kader övürse övünsün insan, hafıza zamanının bir yerinde onu yarı yolda bırakacak, mutlaka hayal kırıklığına uğratacak ya da bir şekilde bazı illüzyonlar aracılığıyla gerçeklik algısını paramparça edecektir.
unutmak insan ırkına bahşedilmiş en büyük armağan da olabilir, insanlığın başına salınmış en görkemli lanet de. hatırlamak da öyle. unutmak ve hatırlamak arasında net bir işlevsel fark olmadığını düşünüyorum.
hayatınızın yaşadığınız kısmı yaşayacağınızı umduğunuz kısmından daha uzun olduğunu düşünmeye başladığınız zamanlarda. hafızanız sizi uyarmaya başlar. geçmişte kalmış bazı eksiklikleri gidermeniz için bir uyarıdır bu. saçma bir aşk sarmalında kaldığınız bir dönemin kırık dökük muhasebesini yapmak için kalan az zamanınızı değerlendirmeniz gerektiğine dair iyi niyetli bir ihtardır.
hafızanızın bu çağrısına uyup geçmişin dökümünü yaparken hatırlayamadığınız her anı parçasını zihniniz dolduracak ve ortaya kurgulanmış bir gerçeklik çıkacaktır ve bu andan sonra belki de kurgu gerçeklikten daha sahici gelmeye başlayacaktır size.
benim kitaplar ilgili anlatacaklarım bu kadar. hadi, yarın görüşürüz.
hafıza dipsiz bir kuyudur. içinde neler barındırdığını tam olarak bilmemiz mümkün değildir. güçlü olduğu için ne kader övürse övünsün insan, hafıza zamanının bir yerinde onu yarı yolda bırakacak, mutlaka hayal kırıklığına uğratacak ya da bir şekilde bazı illüzyonlar aracılığıyla gerçeklik algısını paramparça edecektir.
unutmak insan ırkına bahşedilmiş en büyük armağan da olabilir, insanlığın başına salınmış en görkemli lanet de. hatırlamak da öyle. unutmak ve hatırlamak arasında net bir işlevsel fark olmadığını düşünüyorum.
hayatınızın yaşadığınız kısmı yaşayacağınızı umduğunuz kısmından daha uzun olduğunu düşünmeye başladığınız zamanlarda. hafızanız sizi uyarmaya başlar. geçmişte kalmış bazı eksiklikleri gidermeniz için bir uyarıdır bu. saçma bir aşk sarmalında kaldığınız bir dönemin kırık dökük muhasebesini yapmak için kalan az zamanınızı değerlendirmeniz gerektiğine dair iyi niyetli bir ihtardır.
hafızanızın bu çağrısına uyup geçmişin dökümünü yaparken hatırlayamadığınız her anı parçasını zihniniz dolduracak ve ortaya kurgulanmış bir gerçeklik çıkacaktır ve bu andan sonra belki de kurgu gerçeklikten daha sahici gelmeye başlayacaktır size.
benim kitaplar ilgili anlatacaklarım bu kadar. hadi, yarın görüşürüz.
devamını gör...
tek cümleyle hayatı tanımla
yılmaz erdoğan'ın "cebimde kelimeler" adlı stand up gösterisinde kolayı tanımlarken kurduğu cümleyi örnek verebiliriz.
"valla siyahtır, köpüğü var köpüğü beyazdır, içiyorsun yakıyor fakat aynı zamanda tatlıdır."
"valla siyahtır, köpüğü var köpüğü beyazdır, içiyorsun yakıyor fakat aynı zamanda tatlıdır."
devamını gör...
dışarıda koca bir dünya varken odasında takılan genç
dışarıdaki koca dünya da şey, baldızımı cin s*kti, kaynım bana kaydı, sevgilisini 16 yerinden bıçakladı, hamile kediyi tekmeledi, kuran kursunda çocuk tacizi, iş yerinden son yevmiyesini almaya giden çocuk işçi ölesiye dövüldü, x memlekette köpeğe tecavüz skandalı, nefret cinayeti, 86 gündür kayıp çocuk amcası tarafından istismar edilip öldürülmüş halde bulundu, otobüste şortlu kadına tekme...
gezsen nereyi gezcen dolar olmuş 8, gitsen nereye gitcen her yer olmuş virüs, eğlensen nerede eğlenecen mekanın sulu birası olmuş 30, yesen ne yicen menüler olmuş 50. bu çocukların parası mı var, bu çocukların umudu mu var, bu çocukların hayatı mı var? nispeten şanslı olanların odası var. otur aslanım odanda kitabını oku, müziğini dinle. sen bakma üniversite mezuniyetinin bir işe yarayabildiği son neslin sana verdiği öğütlere, bize de zamanında ilkokul mezuniyetiyle memur olmuş dayı tayfa kendi öğüdünü veriyordu. hadi birader, hadi abi...
sure grandpa let’s get you to bed.
gezsen nereyi gezcen dolar olmuş 8, gitsen nereye gitcen her yer olmuş virüs, eğlensen nerede eğlenecen mekanın sulu birası olmuş 30, yesen ne yicen menüler olmuş 50. bu çocukların parası mı var, bu çocukların umudu mu var, bu çocukların hayatı mı var? nispeten şanslı olanların odası var. otur aslanım odanda kitabını oku, müziğini dinle. sen bakma üniversite mezuniyetinin bir işe yarayabildiği son neslin sana verdiği öğütlere, bize de zamanında ilkokul mezuniyetiyle memur olmuş dayı tayfa kendi öğüdünü veriyordu. hadi birader, hadi abi...
sure grandpa let’s get you to bed.
devamını gör...
türk gençliği
bir coskulandım.
hiç dikkatli baktınız mı bilmiyorum harabe evlerin kiremitlerinde otlar çıkmıştır. onu geçtim beton zeminde bir avuç toprakta çıkan otları gördünüz mü? o otlar bana; olmaz deme, bir olduran vardır sözünü hatırlatıyor.
türk gençliği bir avuç toprak gibidir. o toprak ki bir tohum bekler türlü olumsuz şartlara rağmen. mevsim ne olursa olsun o tohum öğretmenden gelir.
toprağımız bereketlidir. ne ekersen onu biçersin. şimdiye kadar hep nadasa bırakıldı ama unutulmamalıdır ki bir avuçta çıkan otlar ne kadar kısa sürede bitiyorsa, egitimde yapacağımız tohumlar ile bu gençlik çok şey yapabilir. bu toprakta büyük potansiyel var. benim umudum hep vardır.
şuan bu gençliğin gözlerinde belirsizlik,hedefsizlik,basibosluk var ayni zamanda gençlik heyecani,enerjisi ve en onemlisi merak var. bu merak bu toprağın ham maddesi. haliyle çok sey yapmak elimizde.
gençlik her şeyimizdir.
(bkz: mahmut hoca)
hiç dikkatli baktınız mı bilmiyorum harabe evlerin kiremitlerinde otlar çıkmıştır. onu geçtim beton zeminde bir avuç toprakta çıkan otları gördünüz mü? o otlar bana; olmaz deme, bir olduran vardır sözünü hatırlatıyor.
türk gençliği bir avuç toprak gibidir. o toprak ki bir tohum bekler türlü olumsuz şartlara rağmen. mevsim ne olursa olsun o tohum öğretmenden gelir.
toprağımız bereketlidir. ne ekersen onu biçersin. şimdiye kadar hep nadasa bırakıldı ama unutulmamalıdır ki bir avuçta çıkan otlar ne kadar kısa sürede bitiyorsa, egitimde yapacağımız tohumlar ile bu gençlik çok şey yapabilir. bu toprakta büyük potansiyel var. benim umudum hep vardır.
şuan bu gençliğin gözlerinde belirsizlik,hedefsizlik,basibosluk var ayni zamanda gençlik heyecani,enerjisi ve en onemlisi merak var. bu merak bu toprağın ham maddesi. haliyle çok sey yapmak elimizde.
gençlik her şeyimizdir.
(bkz: mahmut hoca)
devamını gör...
moderatörler neden bu kadar kibar sorunsalı
anlam veremediğim sorunsal. çok sakinler.çok anlayışlılar. uslu uslu duruyorlar. işkilleniyorum.saygılar.
devamını gör...
pandeminin götürdükleri
yaşama hevesim. dört duvar arasında fotosentez yapmaktan bir hal oldum..
devamını gör...
jose manuel rodriguez delgado
1950 ile 1970 yılları arasında yaptığı zihin kontrolü çalışmalarıyla tarihe geçen ispanyol doktor. "bize çip takacaklar" mevzusunun da esas çıkış noktalarından biridir çalışmaları.
ispanya iç savaşı'nın hemen öncesinde doktorluk unvanını kazanmıştı delgado. başlarda göz doktoru olmak istiyordu babası gibi ama bazı makaleler okuduktan sonra beyin daha çok ilgisini çekmeye başladı.
bugün çok net biliyoruz ki, beynimiz elektrik sinyalleri yayıyor ve bu sinyallerin manipülasyonu mümkün. delgado da bunu başaran en ünlü isim.
***
delgado, stimoceiver adlı bir alet icat eder. bu aletle beynin yaydığı sinyalleri kontrol etmek mümkündür. insanlar ve hayvanlar üzerinde çeşitli deneyler yapan delgado, 20 yıl içerisinde bu konu hakkında 134 makale yayımladı. deney sonuçları oldukça ilginçti: sakin hayvanları vahşileştirme, vahşi hayvanları sakinleştirme, 2 kişinin birbirine aşık olmasını sağlama vesaire...
***
delgado bunları ilk başta, kablolu birtakım aracıların beyne yerleştirilmesi aracılığıyla yapıyordu. ancak zamanla yöntemi geliştirmiş ve çip + uzaktan kumanda ile işi halletmeye başlamıştı. yaklaşık 50-60 yıl önce bu aşamaya gelmiş olan bir işin günümüzde hangi aşamaya geldiği bilinmez ama özellikle "bize aşıyla çip takacaklar" iddiasının çıkış noktası budur, başta dediğim gibi. yani çip konusu insanları takip etmek amacıyla değil, zihin kontrolü sağlama amacıyla birlikte anılmaktadır literatürde.
delgado'nun en meşhur deneyinden bir parça izleyelim. matadora saldırmak üzere olan bir boğanın, düğmeye basıldığı an durduğunu videodan izleyebilirsiniz:
ispanya iç savaşı'nın hemen öncesinde doktorluk unvanını kazanmıştı delgado. başlarda göz doktoru olmak istiyordu babası gibi ama bazı makaleler okuduktan sonra beyin daha çok ilgisini çekmeye başladı.
bugün çok net biliyoruz ki, beynimiz elektrik sinyalleri yayıyor ve bu sinyallerin manipülasyonu mümkün. delgado da bunu başaran en ünlü isim.
***
delgado, stimoceiver adlı bir alet icat eder. bu aletle beynin yaydığı sinyalleri kontrol etmek mümkündür. insanlar ve hayvanlar üzerinde çeşitli deneyler yapan delgado, 20 yıl içerisinde bu konu hakkında 134 makale yayımladı. deney sonuçları oldukça ilginçti: sakin hayvanları vahşileştirme, vahşi hayvanları sakinleştirme, 2 kişinin birbirine aşık olmasını sağlama vesaire...
***
delgado bunları ilk başta, kablolu birtakım aracıların beyne yerleştirilmesi aracılığıyla yapıyordu. ancak zamanla yöntemi geliştirmiş ve çip + uzaktan kumanda ile işi halletmeye başlamıştı. yaklaşık 50-60 yıl önce bu aşamaya gelmiş olan bir işin günümüzde hangi aşamaya geldiği bilinmez ama özellikle "bize aşıyla çip takacaklar" iddiasının çıkış noktası budur, başta dediğim gibi. yani çip konusu insanları takip etmek amacıyla değil, zihin kontrolü sağlama amacıyla birlikte anılmaktadır literatürde.
delgado'nun en meşhur deneyinden bir parça izleyelim. matadora saldırmak üzere olan bir boğanın, düğmeye basıldığı an durduğunu videodan izleyebilirsiniz:
devamını gör...
corona biterken sözlüğün entübe olması
öhöm! evet dostlar, uzun zamandır sosyal mecra olarak nerdeyse tek kullandığım mecra burası. kısa çalışma zamanıma denk geldi kaydım, öyle bir birikim kusma yaşadım aldı başını gitti tanımlar. akabinde rutinim, ufak kaçamak keyfim oldu tanımlar yazmak. bir tanımımı zoraki yazmadım, net. tamam çok boş tanımım vardır sırf eleştiri amaçlı ama herkesin tarzı başka. ama şu an sözlük bana kör düğüm gibi hissettiriyor. yahu 2-3 gün girmiyorum, hala stoğa girmeyen ürün gibi yazacak başlık yok! daha burası şenlenmeden gidildi discord sunucuları panayırları kuruldu. ok tamam ben de dahil oldum ama baktım sunucu değil, george orwell 1984 özeti! big brother is watching us modu. onu geçtim adliye koridoru gibi, mübaşir lazım eğleneceğin platformu bulman için. kıssadan hisse ben burada yazmayı çok seviyorum, elimden geleni yaptığımı da profilimden anlarsınız ama terkedilmiş viran eylediniz burayı! yapmayın etmeyin.
devamını gör...
normal sözlük'ün haram sunucusu
bugün tuvaletteyken düşündüm;
bu kafa sözlük sunucuları nerede acaba?
ahh düşünmez olaydım.
bir domuz barbekü restoranının içindeymiş.
önce buradan ip adresini aldım
104.26.2.18 bunu.
sonra buradan kordinatları aldım

39.0438 -77.4874 bu koordinatlar çıktı.
google mapsten bu koordinatlara gittiğimde acı gerçekle karşılaştım.

carolina brothers pit barbeque restoranı karşıma çıktı.
ilk etapta sıradan bir restoran sandım fakat öyle olmadığını kısa sürede anladım.
restoranın street view görselleri mevcuttu.
içeri daldım.
her taraf domuz fotolarıyla kaynıyordu.
allahım sen affet.
içerdeki iki günahkar da büyük bir zevkle domuzları mideye gömüyordu.
beynimden vurulmuşa döndüm.
inanmıyorsanız siz de bakın;
buradan
tanım: günaha sokan sunucudur.
bu kafa sözlük sunucuları nerede acaba?
ahh düşünmez olaydım.
bir domuz barbekü restoranının içindeymiş.
önce buradan ip adresini aldım
104.26.2.18 bunu.
sonra buradan kordinatları aldım

39.0438 -77.4874 bu koordinatlar çıktı.
google mapsten bu koordinatlara gittiğimde acı gerçekle karşılaştım.

carolina brothers pit barbeque restoranı karşıma çıktı.
ilk etapta sıradan bir restoran sandım fakat öyle olmadığını kısa sürede anladım.
restoranın street view görselleri mevcuttu.
içeri daldım.
her taraf domuz fotolarıyla kaynıyordu.
allahım sen affet.
içerdeki iki günahkar da büyük bir zevkle domuzları mideye gömüyordu.
beynimden vurulmuşa döndüm.
inanmıyorsanız siz de bakın;
buradan
tanım: günaha sokan sunucudur.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
yeni keşif, taze çıktı.
devamını gör...








