geçen sene buna benzer bir vaka ödev olarak geldiğinde iki gün ağlamaktan ödevi yapamadım.. gözlerim doldu.. bu nasıl bir vicdansızlık? ben ileride allah bana bir çocuk nasip etsin diye dualar ederken insan müsveddeleri yavruları öldürüyor.. söyleyecek kelimem yok ya gerçekten.. baba demekle baba olunmuyor işte. kahretsin ya. etimle kemiğimle nefret ediyorum bu çağdan!
devamını gör...

karakter ve kişilik sorunları olan eştir. erkek ya da kadın fark etmeksizin bu tercihi sunan insan yeterli olgunluğa erişememiş, akıl mentalitesi yerinde olmayan insandır. zira ne kadar sevmiyor olsanız bile eşinizin ailesine, sırf eşiniz için saygı duymak zorundasınız. şartlar gereği, belki de yaşadığınız kötü hadiselerden ötürü görüşmek bile istemeyebilirsiniz fakat eşinizin görüşmesini engelleme hakkına sahip değilsiniz!
devamını gör...

deliliktir.

ertesi gün etrafta ruh gibi dolaşacağını, gözlerinin kızaracağını, hayattan ×2 kat nefret edeceğini biliyorsun. neden uyumuyorsun güzel kardeşim, değil mi?
ya da hadi bir gün yaptın diyelim bu hatayı. ertesi gün aynı şeyleri yaşayacağını bile bile neden hâlâ o güzel gözlerini kapatıp derin bir uykunun kollarına bırakmıyorsun kendini?
cidden anlamıyorum.
bu arada bunları kendime söyledim, üstünüze alınmayınızdır.*
devamını gör...

tam tersi.
travmalar arasında geçen bir çocukluk.*
devamını gör...

süper baba dizisinde şevket altuğ'un oynadığı karakter. namı diğer çengelköylü romeo yahut fiko.



sürmeneli kurtuluş savaşı gazisi yakup çavuş'un torunu, yusuf reis'le emine yengenin küçük oğludur. henüz 6 yaşındayken anasıyla babası boşanır, annesi fikret'i ve abisi cevdet'i alarak istanbul'a göç eder. çengelköy'de bir ahşap eve yerleşen emine yenge iki çocuğu büyütmeye çalışırken genç yaşında ölür gider. cevdet pazarlarda zerzevat satarak eve ekmek getirirken fiko hercaidir, ortaokuldan sonra okumadığı gibi futbol kariyeri de pek iyi gitmemiş, en yakın dostu kahveci nihat'ın bacısı eczacı ipek'le nişanlanmak üzereyken son dakikada zengin çocuğu şule'yle evlenerek kızcağızı da yüzüstü bırakmıştır. ahı mı tuttu ne, şule'yi de üç çocuktan sonra boşamış, ama şizofreni hastası olan şule'den yakası kurtulmaz...

dizide gördüğümüz kadarıyla fiko, ergenliğin çeşitli evrelerinde üç çocuğun dertleriyle uğraşan, alkolik ve kavgacı abisi cevdet'le, babası yusuf ve üvey annesi sabire'nin kavgalarıyla, azgın teke dedesinin çapkınlık maceralarıyla boğuşan, bu ortamda da evini geçindirmeye çalışıp yine de eğlencesinden, rakısından eksik kalmayan, bir yandan dışarıdan lise sınavlarına girip öbür yandan da karı kız kısmına yaranacağım derken süper babalığı da boşvermiş bir adamdır. tüm absürtlüğüne rağmen bizden biri olduğu bellidir aslında. tam bir yavuz turgul karakteri işte...

devamını gör...

"sıkılmak çağımızın hastalığı ve ilacı henüz bulunmadı."

bana müsade. herkese iyi sözlükler.
devamını gör...


kavga etmek yerine küfretmeyi seçen ilk insan uygarlığın kurucusuydu.


sözü ile küfüre olan bakış açımı değiştirmiştir. freud sansasyonların babasıdır. tanrıyı abartılmış bir baba figürü olarak görmeyi tercih eder. bunun yanı sıra; insan, çocukluk ve gelişim süreçleri, kadınlar, toplum, medeniyet, psikoloji ve sosyoloji alanlarında mihenk taşı sayılabilecek görüşlerin de sahibidir. ayrıca kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren, psikanalitik kuramın kurucusudur.


sigmund freud, 6 mayıs 1856 tarihinde avusturya-macaristan imparatorluğu'nda dünyaya gelmiştir.
o dönemlerde çalkantılı dünya düzeni ve bulunduğu bölgelerdeki iç karışıklığın üzerine ekonomik bunalımda eklenince, ailesi ile viyana'ya yerleşmek zorunda kaldığında, freud henüz 4 yaşındaymış. bir nevi göçmen bir hayat sürdürmüş. çok sık seyahat etmeleri farklı ırklar ve kültürlerle karşılaşmasını ve farklı insanlar tanımasını kolaylaştırmış. hayatını biraz daha yakından incelediğinizde dinden ve tanrıdan nefretinin çocukluğa dayandığını göreceksiniz.

avrupanın ekonomik buhranlarına yakından şahit olmuş. tabiri caiz ise avrupanın göbeğindeki gizli su savaşlarını yaşamış bu yaşadıklarının toplum ve millet yargılarını şekillenmesinde önemli bir yer tuttuğunu düşünüyorum.

hala çok tartışılan ve ispatlanması çok güç olan bir teorisi, tüylerimi diken diken eder.
davranışlarımızın bilinc altı ve bilinç dışı ile bağlantısını savunurken şöyle bir tez ileri sürer:

"bir insanın tüm bilinç altı üç yaşına kadar dolar. geri kalan ömrü, o üç yaşına kadar yaşadıklarının yansıması ve sonucudur."

dolayısıyla bilinci, seçimleri ve iradeyi bir kenara iteler. bu ve bunun gibi pek çok sansasyonel teorinin kralı freud ' u gülünç bulmak gülünçtür...

kendi yaşadığı dönemi aşmış ve asırlar sonrasına bile ışık tutabilecek yahut soru işareti olabilecek fikirler ardında bırakmıştır.

ileriye sürdüğü soru ve sorunlara cevap bulunabilecek zihinsel seviyeye ulaşamamış insanlarız, ne gülünçlüğünden bahsediyorsunuz?
devamını gör...

bu saatte uyanınca ev halkı;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok zor bir soru ama 'hazar' koyardım.

tanım: tek bir çocuğumuz olsa ismini ne koyardık sorusuna cevap verdiğimiz başlıktır.
devamını gör...

bırak insanlar sadece mücevherlerimizi konuşsun.
devamını gör...

saçlarımın oldukça kısa ve kıvırcık olması sebebiyle lahana bebeklere benzediğim söylenir. uzun süreler boyunca saçlarımı hep uzun kullandım. yine kafama estiği bir gün gecenin saat 3'ü. banyoda makası gördüm, aynada kendimle bakıştım ve hiç düşünmeden gögüslerime kadar olan saçlarımı kısacık kestim. tam 1 yıldır da bu şekilde kullanıyorum. saçlarım şu an tam olarak profil fotografimda olduğu gibi. kısa saç yakışana büyük rahatlıktir dostlar-bana yakışıp yakışmadığı tartışılır tabii-
devamını gör...

o yokken kendin olduğunu anladığın andır.
devamını gör...

herhangi bir şeye bu kadar tutkuyla bağlı başka bir insan görmedim. harry potter'ı çok seven bir abimiz. (bkz: delice bir sevda)
devamını gör...

durum değiştirmektir. alışılmış, süregelen, bilindik olan risksizdir.zor olan konfor alanından çıkmaktır. bu her şey için geçerlidir. yeni bir iş , yeni şehir ,yeni insan. başarı için mutluluk için de çıkmak gerekiyor konfor alanından. bir şeyi keşfetmek, fark edilmeyeni görebilmek ya da hiç var olmamış bir şeyi icat etmek. bunlar için farklı bir yere bakman, yeni bir şeyi görmen gerekir. zordur durum, yer değiştirmek ama unutulmamalı ki tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar: ya bir insan bir yolculuğa çıkar; ya da şehre bir yabancı gelir.
devamını gör...

gecikmeli de olsa maaşım yatmış. teşekkürler patron. *
devamını gör...

üniversitemi dünya gözüyle görmek.
devamını gör...

dünya üzerinde yıkılması imkansız tek duvar.
sahi bunun yıkılamaz olduğunu düşünmek ile de bir ön yargı oluşturuyorum.
imkansız değil de zor mu demeli?
belki de yıkmak gerekmiyordur. belki sadece parmak uclarına yükselip dünyaya o duvarın ardından bakmalı sadece.
devamını gör...

1- shakespeare döneminde tiyatroların önünde çürük domates satılırmış, oyunu beğenmeyen insanlar sahneye çürük domates atarmış, ama shakespeare'in oyunlarından hiçbirinde sahneye çürük domates atılmamış.

2- louisa may alcott huckleberry finn'i ahlaksız bulmuş hatta yasaklansın diye amerika çapında bir kampanya başlatmış.

3- hüseyin rahmi gürpınar'ın son sözleri ''lütfen kedilerimi iyi doyurun'' (çok üzücü bence)

4-can yücel arkadaşı ile birlikte paralarını biriktirip eğitim için yurt dışına gitmek istiyor. hasan ali yücel, oğluna ayrıcalık yaptığı düşünülür diye göndermiyor . arkadaşı giderken can yücel biriktirdiği parasını ona veriyor. gazi yaşargil, cerrah olarak dönüyor . can yücel, şair kalıyor.

5-sabahattin ali çok çapkınmış hatta sanırsam küçük yaştaki öğrencileriyle bile ilişkisi olmuş.

6- bu çok bilinir ama içlerinde en sevdiklerimden biri de budur: mehmet akif ersoy veterinerdir aslında. bir gün biri onu aşağılamak için ''siz baytardınız değil mi?'' diye sorar o da ''evet, bir yeriniz mi ağırıyor?'' diye cevap verir.

7- nedim biseksüeldir.

8-dostoyevski bir gün bir baloya gitmektedir. tam salona girdiğinde turgenyev'i dönemin diğer edebiyat üstadları olan herzen ve nekrasovla birlikte kahkaha atarken görür. ellerinde bir defter ve kalemle bir şeyler çiziktirmektedirler. dostoyevski kendisiyle alay edildiği düşüncesindedir. nitekim haklıdır da. iddiaya göre bu üç edebiyat ustası, bu koca koca adamlar, dostoyevski'yi aşağılayan bir şiir yazmakla meşguldur.(ekşiden aldım)

9-james joyce - marcel proust : dönemlerinin bu en büyük iki yazarı hayatlarında sadece bir kez karşılaşır. yirminci yüzyılın en önemli iki romanı olan ulysses ve kayıp zamanın izinde yazarları, içlerinde pablo picasso ve igor stravinski gibi efsane sanatçıların da olduğu bir baloda yan yana denk gelirler. pek tabii herkesin gözü bu ikilinin üzerindedir. derin bir edebi sohbet beklenmektedir. ancak proust ona sağlık sorunlarından bahseder. joyce ise o meşhur muzipliğini konuşturur. üstelik birbirlerinin yapıtlarını bile okumadıklarını itiraf ederler. proust balodan erkenden ayrılmak durumunda kalır ve arabasına geçer. joyce da koşturarak çıkar ve arabaya izinsiz atlar. girer girmez de pencereyi açar. bu proust'u öldürmeye teşebbüs etmekle aynı anlama gelir. çünkü proust ağır astım hastasıdır. yine de nezaketiyle ünlü proust ses etmez. piçliği ile ünlü joyce ise belki de içten içe bundan haz almıştır. proust bu geceden sadece altı ay sonra işbu rahatsızlıktan dolayı vefat etmiştir.(ekşiden aldım)
devamını gör...

çok beyazdı, kir tutardı. ömrü kelebek kadardı.. *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

soğuk gecenin ışıkları..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim