geçtiğimiz ay başıma gelmiş olay.

henüz karantinada yok. kızla uzun zamandır whatsapp'tan yazışıyoruz, buluşalım dedik. oturduk bir kafede. muhabbet epey ilerledi.

"yaa işte böyle emre.... ben sırf dini düşüncelerim yüzünden babam tarafından dışlandım."
"anladım tatlımm... ama işte annelerimiz babalarımız bizim kadar açık görüşlü değil inanç konusunda."
"maalesef öyle. ee senin dinlerle aran nasıl, pek bu konuya girmedik *))"

o esnada bir ezan sesi duyduk. lan allah allah diyom bu ses nerden geliyo. kız sonra:

"hmm emre sanırım senin telefonundan geliyor bu ses ama *"
"nas-nasıl?"
"baksana"
"aa evet.. anaa öğle ezanı okunuyor baksana heh-heh.. neyse..."
"...."

ben de ezanı dışarılarda falan okunuyo sanıyom lan. meğer ezanmatik pro uygulamasından geliyormuş. ilk date'te elendik tabii.
devamını gör...

durduk yere gelmeyen histir. ve, değersiz hissedilmez, hissettirilir. üzücüdür. bir kere de düşünce akla bu, sonrasında hiçbir şey o kişi/kişilerle eski gibi olmaz. olmaması da gerekir. hayat, böyle hissettirenlerle yola devam edecek kadar da uzun değil maalesef. değerli hissettirecek kişi(ler) mutlaka vardır, olacaktır da.
devamını gör...

nereden geliyor bu çeşmenin suyu diye sorulması gereken insandır.
devamını gör...

akıllara binali yıldırım'ın alevilerden oy isterken adımda ali var sözünü getirmiştir
devamını gör...

hayatın gerçekleri ile yüzleşmeyi amaçlayanlara yönelik etkileyici bir film. seyrettikten sonra “bizimki de dert mi” diyorsunuz.
nadine labaki filmin konseptini şöyle anlattı: "günün sonunda, çocuklar gerçekten çatışmalarımız, savaşlarımız, sistemlerimiz, aptalca kararlarımız ve hükümetler için çok yüksek bir bedel ödüyorlar. sorun hakkında konuşma ihtiyacını hissettim ve düşündüm ki, eğer bu çocuklar konuşabilseydi ya da kendilerini ifade edebilselerdi, ne derlerdi? onları görmezden gelen bize ne söylerlerdi…"
zain al rafeea, savaş nedeniyle lübnan'a göçen bir ailenin çocuğuydu. başrol oynayana kadar filmdeki karakterin hayatından farksız bir hayat sürdü. çekimler sırasında 12 yaşında olan zain, hayatında hiç okula gitmemiş, sefalet içinde yaşamış, kendisine ait bir yatağı bile olmamıştı.
"yetişkinlerin beni dinlemesini istiyorum. çocuk yetiştiremeyen yetişkinlerin çocuk yapmasını istemiyorum.
ben de isveç'e gitmek istiyorum. hem orda çocuklar sadece doğal yollarla ölüyormuş".

ama dünya çapında ses getiren, 2018 cannes film festivali'nde jüri özel ödülü'nü alan filmden sonra kendisi ve ailesinin hayatı tamamen değişti. şu an zain artık norveç'te yaşıyor, kendine ait bir yatağı var ve okula gidiyor .
devamını gör...

bi şeyleri bilmediklerini kabullenemiyor insanlar. herkes her diziyi filmi izlemek bilmek zorunda değil, her kitabı okumuş olmak zorunda değil, her popüler şeyden haberdar olmak zorunda değil. bilmediğiniz bir şey konuşulduğunda ben bilmiyorum demek yalan söylemekten daha zor değil inanın. bilmemek normal bir şey, eğer bilmiyorsanız ve merak ediyorsanız bi yere not edin ve başka bi zaman araştırın öğrenin. ama herkesin bilmediği şeyler olduğunu ve bunun normal olduğunu kabul edin nolur.
devamını gör...

beni fazlasıyla memnun eden ve gülümseten gelişme.

not : ekşi sözlük'te, kafa sözlük'ün diyarbakır'da bir köy okuluna yardım ediyor diye linç edildiğini ve "neden batıda bir okula yardım edilmiyor?" diye tepki gördüğünü biliyor muydunuz?
devamını gör...

bütün konsantrasyon'u bozar.
devamını gör...

muzei: her gün bir sanat eserini telefonunuza wallpaper yapıyor.
dailyart: her gün yeni bir sanat eseri öğrenmek isteyenler için. bildirim olarak telefonunuza geliyor.
devamını gör...

sanal parçacıkların varlığına kanıt olarak görülen, casimir kuvveti adlı kuvvet tarafından ortaya çıkan, varlığı hollandalı fizikçiler hendrik casimir ve dirk polder tarafından kanıtlanan etki.

bu etki aşağıdaki şekilde tasarlanmış bir deney sonucu ortaya çıktı:

deneyde, yüksüz ve iletken 2 levha birbirine paralel biçimde ve aralarında son derece küçük bir mesafe olacak şekilde, vakum içerisine yerleştirir. klasik fizik, levhalar yüksüz olduğundan burada bir elektrik alanı ve dolayısıyla elektriksel kuvvetin ortaya çıkmayacağını söyler. ancak gözlemlenen şey, levhaların bir güç tarafından birbirine doğru itilmesidir. bu durum, kuantum fiziğindeki sanal parçacıkların varlığı ile açıklanır.

durumu basitçe şöyle özetleyebiliriz:

bu iki levha arasında belirecek herhangi bir sanal parçacık, belirli bir dalga boyu ve enerjiden fazlasına sahip olamaz. levhalar arası aralık, bunu kısıtlar. ancak levhaların dış kısmında böyle bir kısıtlama yoktur. yüksek enerjili bir sanal parçacık çifti, levhaların dış bölgesinde var olabilir ve iki taraftan neden oldukları basınç aracılığıyla levhaları birbirine doğru itebilir. bu basınç, levhaların iç kısmındaki sanal parçacıkların neden olduğu basınçtan büyük olursa, levhalar birbirine yapışacaktır.

bu kısım bilimgenc. tubitak. gov. tr'den alıntıdır.


casimir kuvveti ile ilgili önemli bir gelişme yakın zamanlarda yaşandı. geçmişte özdeş (bileşimi, büyüklüğü ve biçimi aynı) iki cisim arasındaki casimir kuvvetinin her zaman çekici olduğunu söyleyen bir teorem vardı. ancak qing-dong jiang ve franck wilczek, bu teoremde bir eksiklik tespit etti ve bazı durumlarda özdeş cisimler arasındaki itici casimir kuvvetlerinin ortaya çıkmasının da mümkün olduğunu gösterdi.

yazının tamamı için link
devamını gör...

mütemadiyen yollarda ağaçlara, direklere ve insanlara çarpıyorum.
devamını gör...

dünyanın en sinir bozucu şeylerinden biridir, dayanılmazdır. o orda kıçında pireler horlaya horlaya uyurken hayat senin gözünde gittikçe anlamsızlaşır, manasını kaybeder, odaklanamazsın, sabah olmuştur uyuyamışsındır hala.
yastıklara gömersin kafanı ama o da kurtarmaz. en sonunda beyninin horlamayı algılayan bölümü uyuşup hissizleşir ve uykuya anca böyle dalabilirsin. tabi tekrar uyanman işten bile değildir.
devamını gör...

(bkz: tutankamonun laneti)
devamını gör...

yoktur. fakir kızın elinde 10 binlik telefon var. yollar 5 dk sürüyor istanbul trafiğinde. vee gidilen hastane hiçbir zaman söylenmiyor.
devamını gör...

ahmet ümit de olmasa ülkede cinayet işleyecek kimse yok!
devamını gör...

eşim olur kendileri. ben ise çayı şekerli içerim ve ziyadesiyle dalgınımdır. bu da beni mutfakta kendisi için ölümcül bir yaratık hâline dönüştürüyor.

en olmadık anlarda onun çayına şeker atarak ağzından püskürtmesine sebep oluyorum.

sağolsun her seferinde gülümseyerek tepki veriyor. tabi içinde kopan fırtınaları kimse bilemez.

hem bu konuda kendimi bayağı geliştirdim. şu aralar taş çatlasın bu olay haftada iki üç kere yaşanıyor. gayet iyi durumdayız bence.
devamını gör...

gece cadıları ıı. dünya savaşı sırasında, sovyetler birliği hava kuvvetleri'ne bağlı, daha sonraları taman muhafızları 46. gece bombardıman hava alayı olarak adlandırılacak, 588. gece bombardıman hava alayının tüm kadın pilotlarına almanlar tarafından takılan lakap.
yukarıdaki alıntıdır.
hikayesi ise oldukça ilgi çekicidir. güçlü kadın dendiğinde aklıma gelen kadınlardandır bu insanlar. sovyetlerin ikinci dünya savaşındaki bombardıman uçakları teknolojik açıdan donanımlı ve güçlü uçaklar değildi , küçük ve nispeten daha dayanıksız bu uçakları kullanan kadın pilotlar geceleri havalanır karanlıktan faydalanarak önce yüksekten uçarak düşman bölgesine girerler sonra yukarıdayken uçakların motorlarını durdurur süzüle süzüle sessizce düşman mevzilerine yaklaşır ve hiç fark edilmeden düşman bölgelerini bombalar ve geri dönerlerdi. almanlar sovyetlere girerken kadın savaşçıları hesaba katmamıştı xd.
devamını gör...

nefret.
devamını gör...

sözlük forum değildir.
sözlük wiki değildir.
sözlük forum ve wiki sentezi değildir.
sözlük ebeveynleri forum ve wiki değildir.

forumda armut üzerine ikili tartışmalar üçlü tartışmalar grup tartışmaları yapılır.
wikide armutun edebi, biyolojik, botanik, tarihsel vb tanımları yapılır.
sözlük armutun wiki halinin kişisel tecrübe ve yorum katılmış halidir.

yani sözlük forumla alakasızdır. wikinin samimiyetle gelişmişi gibidir.

wikide armutu anlatan sayfanın altına "sen armuttan ne anlarsın" yazılamaz. sözlükte de yazılamaz.
wikide armutu anlatan sayfanın altına "falan ildeki armutlar diğerlerine nazaran suludur ama erken bozulur" yazılamaz. sözlükte yazılması tercih edilir.

wikiden yada benzer mecralardan kopyala/yapıştır bir yer de değildir sözlük. bir miniwiki değildir yani. bilakis wikinin kişisel tecrübeleri de kapsayan halidir. yani sözlükler wikinin parçası değildir. aksine, sözlükler wikileri içinde barındıran tecrübe tahtalarıdır.

ancak forumdan fersah fersah uzaktır sözlük. iki ve daha fazla kişinin karşılıklı muhabbet ortamı değildir. bu yüzdendir aynı başlığa birden fazla tanım girilememesi. forumlardaki gibi armut hakkında benim fikrime karşı/yandaş polemik geliştirilmez sözlüklerde. herkes kendi tecrübesini tanımlar ve bu tanım bir başkasının hoşuna gitmese o da tanımlar. odakta kişiler olmaz başlıklar olur.

"burası forum değil" ifadesi, yazılan tanımın kişinin fikrini diğerlerinin işine geldiği şekilde ifade etmemesi anlamında değildir. olayı sözlükten uzaklaştırıp iki ya da daha fazla kişi arasında polemiğe ya da muhabbete dönüştürülmemesi anlamındadır. odağın, başlık hakkındaki fikirlerimizden, tanımlayan kişilere doğru kaymaması hakkında uyarıdır.

neticede sözlük forum değildir. moderasyonun inisiyatifi ile forumsal başlıklara müsamaha gösterilen sözlüktür.

forumdan çok uzak bir başka özelliği de edit ahlakıdır. tanımını editlediğin zaman tanım altına editi ve amacını belirtmek de sözlük etiği gereği gereklidir. tanımını beğenen ve favoriliyenler ve editten sonra okuyacaklar için uyarıdır. "bu tanımdaki beğeniler editten önceki haline gelmiş olabilir. ben bu tanımda bunu bunu editledim" demeye çalışmaktır.

sözlüğün neden forum olmadığına dair sayfalarca yazılabilir ama o anafikir o sayfalar okunduğunda anlanılacak bir şey değildir. zamanla öğrenilir.piştikçe anlamlandırılır.

troller geçicidir yazarlar kalır.



metnin tamamını okumaya üşenenler için özet: üşendiyseniz okumalısınız. tam da sizin için yazıldı.
devamını gör...

takvim yılı içerisinde gerçekleşen 13. dolunay evresine verilen isimdir. geleneksel bir ihanet eden anlamına gelen belewe kelimesinin zaman içerisinde blue yani mavi kelimesine dönüşmesinden alan bu kültürel olgu, insanlar bir yılda 12 dolunay beklerken gerçekleşen 13. dolunayın takvime ihanet ettiği göndermelerinden alır. yani ay'ın rengi ile hiçbir ilgisi yoktur.
en son 22 ağustos 2021 tarihinde sahnelere çıktı. sanki her şey dolup dolup taştı. ah astrologlar kovaydı akrepti derken uyuşturdunuz beynimizi. mavisi geldi geçti derken sıraya moru gelirse şaşırmam. bu tutulmalar beni aşar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim