şiir seven biri olarak kendi yazdığı şiiri şevkle okuduğum, tanımlarında yıllar önce arkadaşının da beğendiği kolyeyi kendisi aldığı için hala pişmanlık duyacak kadar güzel yürekli olduğunu hissettiğim tatlı yazar. inşallah bol bol da yazar...
devamını gör...

hazırlanmayın.
devamını gör...

(bkz: nauru)
21 km²'lik yüzölçümü ile dünyanın en küçük ada ülkesi. ayrıca 12.704 kişilik nüfusu ile vatikan’dan sonra en az nüfusa sahip olan ülkedir.
devamını gör...

milattan önce 2600 yıllarında, sümerlilere ait tapınaklarda çivi yazısı kullanılarak yazılmış tabletlerde(dönemin ticari faaliyetleri, hükümet belgeleri) bulunmuş.

dünya tarihinde bu bulunan arşiv ilk kütüphane kabul ediliyor.
devamını gör...

zaglossus adıyla da bilinen, dikenli karıncayiyengiller familyasına ait, yeni gine'de bulunan endemik bir canlı. 4000 metre irtifada ki ormanlarda yaşarlar. ortalama olarak 44–76 cm uzunluğa ve 6-16 kilo ağırlığa ulaşabilirler.
dünya doğa ve doğal kaynakları koruma birliği tarafından soyu tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan türler listesine alınmıştır. lezzetli olan etinden dolayı yerliler tarafından aşırı şekilde avlanmaktadır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

olur öyle, bana da oluyor.
devamını gör...

dünyanın en uzun nehirlerinden bir tanesi.
jeff bezosun şirketine bu ismi vermesinin sebebi ise sözlükte şirketine isim ararken bu kelimenin hoşuna gitmesi ve a harfi ile başlayan bir ismin internet aramalarında daha avantajlı olacağını dusunmesidir.
devamını gör...

çok neşeli, samimi tanımları olan yazarımız.
insana iyi gelen türden. tam benlik hatta.
başarılar dilerim. sevdim.
devamını gör...

onlar hayatla kedi yavrularının ipek yumaklarla oynadıkları gibi oynuyorlar. ipeklerin bir gün ellerine, ayaklarına dolaşabileceğini akıllarına hiç getirmiyorlardı.

sinekli bakkal - halide edip adıvar
devamını gör...

senaryo yazım aşamalarının sinopsisten sonra gelen hali. sahne dökümünün daha uzun hale dönüştürülmüş şeklidir.tıpkı senaryodaki sırayla sahneler birbiri ardına sıralanır ve her sahnenin birkaç satırlık detaylı bir özeti verilir. bazı durumlarda küçük diyaloglarda eklenebilir.

ülkemizde film sektöründe belirli dağıtım anlaşmaları dahilinde senaryo için ayrılan zaman çoğunlukla kısıtlıdır. bu sebepten tretman yapmadan birer cümlelik özetler yazılabilir ve doğrudan senaryo yazımına geçilebilir. emerikalı senarist george axelrod, hiçbir zaman klasik anlamda tretman yazmadığını, bunun boşa enerji kaybı ve aslında aynı şeyi iki defa yapmak olduğunu savunmaktadır: " hayatımda hiçbir zaman tretman yazmadım. yalnızca önemli sahneleri ve hangi sırada geleceklerini içeren bir döküm yaparım. 1'den 20'ye kadar numaralanmış her sahne bir satırda özetlenir: (1) kız eve gelir (2) adam kızın kim olduğunu bilmiyor (3)şimdi bir geriye dönüşle oraya alman polisi tarafından gönderildiğini öğreniyoruz vs...

buna karşılık dizi piyasasında, tretman yazmak neredeyse bir zorunluluktur. bu tip çalışmalarda, önce tretman yazılır. hemen sonrada senaryo yazımına geçilir. hatta çoğu zaman tretmanın dizi senaryosunun zor kısmı olduğu savunulur.

bir filmin ya da bir televizyon dizisinin bir bölümünün tretmanı, ortalama olarak 10 ile 20 sayfa arasında bir uzunlukta olur.her sahnenin birkaç cümlelik açılımını içeren bu metin net ve anlaşılır olmalıdır ki, senaryo metnine geçiş yapıldığında diyalogları eklemek yeterli olur.

not: alıntı değildir. senaryo kursuna gittiğim dönemde kendi tuttuğum notlarımdır.
devamını gör...

t:yarın bayram namazı münasebetiyle bir çok örneğinin gerçekleşeceği malum durum.
*çok muhterem diyanet işleri başkanı saygı değer insan ali erbaş "salgın tedbirlerinin en güzel uygulandığı mekanlar camilerimiz oldu. cemaatimiz, tedbirler noktasında çok düzenli hareket etti. bu tedbirlere riayet ederek inşallah bayram namazlarımızı kılacağız. kardeşlerimizin titizlikle tedbirlere uyarak, kimseye zarar vermeden kısa zaman içerisinde bayram namazını kılıp evlerine dönmelerini buradan tavsiye ediyorum" demiş. haydi allah kabul etsin muhteremler..
devamını gör...

kitap okuyorum bi süre sonra sıkılıyorum.
video izliyorum sıkılıyorum.
el işi, kanaviçe falan yapıyorum sıkılıyorum.
resim karalıyorum sıkılıyorum.
ders çalışıyorum sıkılıyorum.
dergi elime geçince okuyorum sıkılıyorum.
hayvanımla ilgileniyorum sıkılıyorum.
yazı yazıyorum sıkılıyorum.
salona gidiyorum sıkılıyorum, geri dönüyorum yine sıkılıyorum.
insanların arasında sıkılıyorum ama yokluklarında da sıkılıyorum.
kendimden sıkılıyorum.
manita yapalım cici cici konuşuruz diyorum lan ondan bile sıkılıyorum.

haz yok haz
yok
devamını gör...

“çalıştığı biber tarlasında sancılanınca kaldırıldığı hastanede doğum yapan 18 yaşındaki e.ö.'nün 3 yıl boyunca cinsel saldırıya uğradığı ortaya çıktı. gözaltına alındıktan sonra tutuklanan zanlı, yaptığı itiraz üzerine 12 gün kaldığı cezaevinden adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.“
kaynak

boğazımı düğümleyen haberdir. içimden çok şey geçiyor ama konuşmaya mecalim kalmadı artık.
devamını gör...

artık sen de herkes gibisin be kafa sözlük... saçma sapan başlıklar açılıyor acilen yazar alımı durdurulmalı, acilen!
devamını gör...

romanya sibiu
buradan
devamını gör...

martina lee.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlükten kazandığınız kitapları da çeyizinize koyarsınız.
devamını gör...

mısırlı yazardır. 1988 yılında nobel edebiyat ödülünü kazanmış ama mısır’dan ömrü boyunca ayrılmadığı için gidip ödülü almamıştır.

çok büyük bir yazar olduğunu söylemek benim haddim değil. bunu yapmayacağım. yazarım hayatı hakkında bilgiler her yerde bulanabilir. bunları da anlatmayacağım. edebi tarzı da araştırmalardan okunabilir. buna da fazla değinmeyeceğim.

ben kendi bildiğimi, kendi bildiğim gibi anlatacağım. benim için necib mahfuz okumak çocukluğumdan beri tanıdığım, içinde yaşayan herkesle bir merhabam olan bir mahalleye dönmek gibi. her seferinde aynı hissi yaşatıyor bana yazarın kitapları.

kütüphanemde bütün kitapları var yazarın ve okumadığım belki üç dört kitabı kaldı sadece. edebiyata dalıp dalıp çıktığım, artık okuyacak, yazacak hatta düşünecek takatim kalmadığında elime bir necib mahfuz kitabı alıyorum.

dinleniyorum ilk sayfayı okuyunca çünkü biliyorum neler olacağını, o mahalleleri tanıyorum, o kahramanları tanıyorum, o hikayeleri biliyorum ama her seferinde aynı keyfi alabiliyorum.

necib mahfuz benim güvenli bölgem. onu okurken denizde balık gibiyim. bu kötü bir şey görülebilir ama asla değil. bana hep bir şeyler öğretiyor insana dair, hayata dair ama bunu beni yormadan yapıyor.

ara ara bir bardak çay içiyorum midak sokağında. beklerim.
devamını gör...

kendini parçalar.
elli dakikada bir sözlüğe girmeye çalışır.
50 saat dolunca yetmez sözlüğün mailini işgal eder. açın huleyyn hesabımı diye yakasını paçasını yırtıp sokaklarda koşar.
deli galiba evet. ben galiba evet.
devamını gör...

yerli uçağımız göklerde!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim