türkçe'ye 'olağan şüpheliler' diye çevrilmiş olan 1995 yapımı olağanüstü film. yönetmenliğini bryan singer yapmıştı. kayzer söze rolünde kevin spacey oynamıştı. ilk izlediğimde sanırım lise yıllarımdı. bana çok eğlenceli gelmişti. tabi ki daha sonraki izlemelerimde ne kadar iyi bir film olduğunu anladım ve benim için kült filmler listesine girdi.
film aslında bir kara komedi filmi. ya da kara film diyelim. sinema çevrelerinde bu tarz filmlere noir diyorlar. bir gemi, 27 ceset, milyonlarca dolarlık uyuşturucu. kayzer söze isimli efsanevi bir katil. şüpheli olarak göz altına alınan 5 suçlu. öyle birbirlerinden farklı tipler ki asla nasıl bir araya geldiklerini anlamıyorsunuz. hatta film boyunca birlikte olabilecekleri aklınıza bile gelmiyor. sinema tarihinini en ters köşe filmlerinden biridir de diyebilirim. diğer bir ilginç kısmı filmin gerçek olaylara dayanıyor olması. yine bir ilginç yanı film mükemmel bir suç filmi sürekli acaba ne olacak diye bekliyorsun kafanda kurduğun planlar bir türlü tutmuyor falan ama filmin içinde çok çok güzel aşk hikayesi de mevcut. buyur buradan yak.
peki ya ödüller? 90'lı yıllar sinema açısından mükemmel zirve yılları idi. o kadar çok iyi film oluyordu ki her yıl bir çok mükemmel film ödül alamadan geçmiştir. olağan şüpheliler ise şanslı olanlardan bir çok uluslar arası festivalde ödül almıştır. oscar'da 2 ödülle dönmüştür. en iyi özgün senaryo oscar'ı ve en iyi yardımcı erkek oyuncu oscar'ı (kevin spacey) almıştır.
benim en beğendiğim yanlarından biri ise film afişi. bir çok film bir çok şeyi ile akıllarda kalmıştır. bence bu filmin akıllarda kalan yanı ikonik film afişi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

alet işler el övünür atasözünün anlamını şimdi öğrendim, meğer kibirli insanların kendilerine yardım eden insanları yok sayıp onları mal* yerine koyarak sadece kendilerini ön plana çıkartmasını anlatıyormuş. milleti hem alet olarak kullan, hem de yapılan işle övün vay çakallar, bizim atalar az söylemiş bunlara ben olsam söverdim...
devamını gör...

çok ama çok değerli bir yazar büyüğümdür. iyi ki vardır. saygı ve sevgilerimle:)).
devamını gör...

artık hiç bir şeyin değil bir milyon, bir lira bile olmamasiyla açıklanabilir.
devamını gör...

televizyon izlemiyorum, izleyene de geçmiş olsun diyorum (o kutuya hapsolmak gerçekten o kadar üzücü ki tanrı kurtarsın diyorum). bilgisayar, telefon, tablet vs. ortamlarda da adblock (reklam engelleme) uygumaları var, kurun-kullanın, kullandırın. bilgisayarda, telefonda kullanıyorum gayette kafam sakin ve rahat, bir tane reklam ile uğraşmak zorunda kalmıyorsunuz. yaşlı insanların anlarım da umarım gençler tv izlemiyordur.
devamını gör...

güneş ısıtmadığı için soğuk ürpertir, ancak güneş ışığı da psikolojik rahatlama sağlar.
devamını gör...

insanı yiyip bitiren bir his. kişinin kendisine dair inancıyla ilgili bir şey.

kendini değersiz gören insanlar herkesten aşağıda görür kendisini. sürekli eksik olduğuna inanır. olumlu taraflarını göremez. hep olumsuzluklara odaklanır. olumlu tarafları görebilse bile onun değerini düşürmeye çalışır. [bir şeyi iyi yapsa bile bunu yapamayan da ne bileyim yani gibi sözleri dilinden düşürmez]. kendisine karşı acımasız bir dil kullanır. başkasından ilgi görmek için küçüldükçe küçülür.

bu hisse sahip insanlarda iki tip davranış biçimi gözlenir. birincisi başkasının onayını almak için kendinden taviz vermeye başlar. hayır diyemez. kendi düşüncelerini rahatça ifade edemez. karşı tarafın düşüncelerine göre hareket eder. her kalıba girer. ama bunları yaparken de içinde birikir birikir ve karşısındakine karşı bilinçaltında bir düşmanlık/nefret besler. *

ikinci tipte ise aşırı özgüvenli görünerek altta yatan değersizlik hissini kapatmaya çalışır. bir yerden sonra artık kendini o kadar değersiz bulur ki kendi değersizliğini kapatmak adına başkasını değersizleştirmeye başlar.
devamını gör...

havalı kelimesinin orijininin ingilizce cool kelimesini çevirme amacını taşımamasındadır. kelimede mantık hatası yoktur ancak başlık yazarın düştüğü mantık hatasını yansıtmaktadır.
hava mecazi anlamda kişinin duruşuyla, davranışlarıyla, fikirleriyle görünüşüyle yarattığı izlenimi ifade eder. köşedeki kadının bohem bir havası vardı.
hava atmak tabiri kişinin kendisinin üstün olduğu ya da üstün olduğunu düşündüğü konuda böbürlenerek, gösteriş yapmasını ifade eder. ingilizceye show off, bragging vb. olarak çevirilebilir.
havalı olmak ya da havalı ise ise kişinin ya da herhangi bir davranışın, objenin vb. çevrede yarattığı imajla ilgilidir. gösterişli olmak, popüler olmak gibi anlamları taşır.
havalı kelimesi ingilizceye kullanıldığı cümleye bağlı olarak swanky, trendy, showy, popular ya da argo having a swag, cool , dope vb. olarak tercüme edilebilir sanırım.
cool kelimesinin eş anlamlısı olarak seçkin kullanılamaz.
cool kelimesinin başlıkta ifade edilen tarzsa mecazi kullanımında anlamları iyi, güzel, mükemmel, etkiyelici, çekici, moda olan gibi anlamlara gelir.
seçkin kelimesinin gerçek ve mecazi anlamlarını karşılayacak pek çok kelime vardır ancak cool bunlardan biri değildir.
bu arada tercümeden hiç anlamam. her dilde her kelimenin ifade ettiği şey aslında sadece o dile özel. dolayısıyla özellikle insana, duygulara, davranışlara dair konularda tam bir çeviri mümkün olmuyor. her dilde kelimeleri çevirmen olmadığınız sadece o dildeki kendi anlamıyla öğrenmek ve kullanmak her zaman için en iyi yol. bir dili başka bir dile çevirerek kullanmaya çalışmak o dilin ruhunu eksiltiyor. güdük kalıyor.
devamını gör...

artık yapmadığım şeydir, kaç kez gerçekleşmediğine şahitlik yaptığım için.
devamını gör...

1960 lı yıllarda süleyman demirel'in adalet partisi zamanında ortaya atılan slogandır.
bkz #538218
devamını gör...

aynayla yüzleşmektir. çünkü ölüm insanın kendisidir. hayalleri suya düşenler bu yüzden daha çabuk yüzleşirler ölümle. ölümle yüzleşmek yürek ister. o da herkeste yok.
devamını gör...

millet olarak gelişmenin ilk adımı kendi ırkını sevmek ve onu yüceltmek için ileriyi hedeflemekten geçen. bugün gıpta ettiğiniz, modern gördüğünüz avrupa hayali ile yanıp tutuşurken benim gibi insanların arap nefretini aşağılayan bu hümanist kişiler avrupa insanının arap toplumuna hangi gözle baktığının farkında mı acaba? iki yüzlü insanları hiç sevmiyorum.
bir kişi sana, toplumuna ve kültürünü zarar veriyorsa onu def edersin. aynı şekilde bir toplum tümden zararlıysa onu def edersin. avrupa da bunu yapıyor güzel bir şekilde.
bizim hümanist geçinen zavallılarımız da bizleri kafatasçı olmak ile suçluyor. valla helal.
devamını gör...

acımı içiyorum ve bundan sarhoş oluyorum. o zaman çektiğim acının niteliği değişiyor ve kendimi bambaşka bir insan hissediyorum. der çok sayın dostoyevski

değerli dostlar şu an acı yaşıyor olabilirsiniz. yaşadığınız bu acı ne kadar canınızı yaksada bir de onu sevmeyi ve anlamayı deneyin. işte o zaman yaşıdığınız acının gerçekten şekil değiştireceğini göreceksiniz.
devamını gör...

(bkz: vay anam vay neler dönmüş serhat ya)
devamını gör...

homeros bu olayı şöyle yazar:

--! spoiler !--

"12 ulu tanrı, olimpos'un eteklerinde oturmuş cennetin badesinden içmekte ve fanilerin bu hayat koşturmacası hakkında nükteli sohbetler etmekteydi. zeus biraderlerinden en çok hades'le uğraşmayı sever, ona sataşırdı. yine aynı gün, yeraltı ve ölüler diyarı komutanı ulu hades, gökyüzünün ve şimşeklerin tanrısı ağabeyi zeus'a el kol hareketleriyle sataşmaya başladı. zeus ona dönerek: "sen bana on kere vur ben sana bir kere vurayım tamam?" dedi, hades bu meydan okumayı kabul etmişti. 12 tanrı gökyüzünde patlamış mısırlarını hazırlamışlardı, bereket versin hermes onlara ara sıcaklarını hazırlamıştı. derken hades on kere vurdu, zeus gerildi ve "benim sıram!" diyerek ver eyledi şimşeğini. hades oracıkta ağlamaya başladı. zeus annesi gaia'ya şikayete edeceğinden korktuğu için ona para teklif etti. gelgelelim hades ağabeyiyle arasında gerçekleşen kardeş kavgasında mağlup olsa da parayı kazanmayı bilmişti."

homeros' ıllıad / extended version volume ii. based on ancient manuscripts- university of arizona 1978.

--! spoiler !--
devamını gör...

şu anlık beni rahatsız etmeyen durum. ilerde ne olur bilemeyiz tabii.
devamını gör...

9 kere leyla isimli çöp üstü çöp bir filmde rol alarak bizleri ciddi anlamda hayal kırıklığına uğratmış oyuncu.
devamını gör...

bence hali hazırda beyaz sweat tshirt'üm varken böyle bir şey;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yapmam çok güzel olurdu. hem sweat'in üzerine baskılanmış nasa yazısından daha güzel bence. *
isteyenlere çoğaltıp gönderebilirim. son feci mars fan club gibi bir kulüp olması lazım ama yoksa saçma olabilir. sonuçta neden olmasın? *
devamını gör...

bir gün öleceğimizi bilerek yaşamıyor muyuz?
devamını gör...

1750 yılında doğup 2006 yılında 256 yaşında ölen adwaitya adlı kaplumbağa zamanının en yaşlı hayvanı olarak anılıyordu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim