respira
nefes al anlamına gelen ispanyolca kelimedir. motivasyon dolu bir kelime olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
zihinden matematiksel işlem yapma karizması
matematikle adam çok kötü olmasına rağmen 4 işlemi genellikle rahat bir şekilde kafadan yapabiliyorum.
çocukluktan beridir böyle bu durum.
çocukluktan beridir böyle bu durum.
devamını gör...
kadınların kışın mini etek giymesi
kimseyi ilgilendirmeyen sıradan bir durumdur.
kadın, istediği zaman, istediği şekilde giyinebilir. kimsenin en küçük bir psikolojik baskı yapmaya hakkı yoktur. kendini öyle güzel ve şık hissediyordur, öyle mutlu oluyordur, öyle keyif alıyordur ya da belki soğuğu seviyordur kime ne.
kadın, istediği zaman, istediği şekilde giyinebilir. kimsenin en küçük bir psikolojik baskı yapmaya hakkı yoktur. kendini öyle güzel ve şık hissediyordur, öyle mutlu oluyordur, öyle keyif alıyordur ya da belki soğuğu seviyordur kime ne.
devamını gör...
leyla gencer
leyla gencer -avrupa'da bilinen ismiyle la diva turca- türk opera sanatçısı ve yirminci yüzyılın en önemli sopranolarından birisidir. hem seçkin opera sahnelerinde hem resitallerinde hayranlık uyandırmış sanatçılardandır.opera repertuvarı 23 bestecinin 72 yapıtını kapsamıştır.
ilk defa 1953 yılında, türkiye ile italya arasında imzalanan kültür anlaşması çerçevesinde bir radyo konseri vermek için roma'ya gitti. bu konserin başarısı üzerine napoli yaz festivali'nde sahnelenen cavalleria rusticana operası'nda başrol üstlenmek fırsatını elde etti. bir sonraki sezon napoli'nin ünlü san carlo operası'nda eugenio onegin ve madam butterfly operalarında başrol oynama teklifi aldı. leyla gencer'in uluslararası platformdaki opera serüveni böylece başladı, madam butterfly operasındaki başarısı ile napolillerin sevgisini kazandı. bu başarı bir sonraki sezon san carlo operası'nda sahnelenen la traviatadaki violetta rolü ile sürmüştü. sanatçı "la traviata"'yı palermo, trieste, ankara, torino, varşova, poznan, lodzi krakov'da, viyana devlet operası'nda herbert von karajan yönetiminde, san francisco ve philadelphia'da, moskova ve leningrad'da seslendirdi. 1956'da san francisco operasında san francesca da rimini operasında son anda oynayamayacağını bildiren ünlü soprano renata tebaldi'nin yerine başrolü seslendirdi. eserin san francisco ve los angeles temsillerinden sonra san francisco operası ile kontrat imzaladı.
leyla gencer, 1988 yılında "devlet sanatçısı" unvanıyla onurlandırıldı. 2004 yılında darphane ve damga matbaası genel müdürlüğü tarafından 1000 yılın türkleri özel koleksiyonunda adına 15.000.000 tl değerinde gümüş hatıra para basıldı. 10 mayıs 2008'de milano'daki evinde kalp ve solunum yetmezliğine bağlı olarak hayatını kaybetti. leyla gencer’in cenazesi 12 mayıs günü milano’da la scala operası’nın santa babila kilisesi‘nde düzenlenen kalabalık bir törenden sonra vasiyeti doğrultusunda krematoryuma götürülerek yakıldı. leyla gencer’in külleri daha sonra istanbul’a getirildi. kendi vasiyeti gereği küller, 16 mayıs günü dolmabahçe sarayı ile dolmabahçe camii arasındaki yapılan bir törenden sonra dolmabahçe açıklarında boğaz sularına döküldü.
leyla gencer
kaynak: daha fazlasına buradan ulaşabilirsiniz
ayrıca buradan müthiş sesini dinleyebilirsiniz.
ilk defa 1953 yılında, türkiye ile italya arasında imzalanan kültür anlaşması çerçevesinde bir radyo konseri vermek için roma'ya gitti. bu konserin başarısı üzerine napoli yaz festivali'nde sahnelenen cavalleria rusticana operası'nda başrol üstlenmek fırsatını elde etti. bir sonraki sezon napoli'nin ünlü san carlo operası'nda eugenio onegin ve madam butterfly operalarında başrol oynama teklifi aldı. leyla gencer'in uluslararası platformdaki opera serüveni böylece başladı, madam butterfly operasındaki başarısı ile napolillerin sevgisini kazandı. bu başarı bir sonraki sezon san carlo operası'nda sahnelenen la traviatadaki violetta rolü ile sürmüştü. sanatçı "la traviata"'yı palermo, trieste, ankara, torino, varşova, poznan, lodzi krakov'da, viyana devlet operası'nda herbert von karajan yönetiminde, san francisco ve philadelphia'da, moskova ve leningrad'da seslendirdi. 1956'da san francisco operasında san francesca da rimini operasında son anda oynayamayacağını bildiren ünlü soprano renata tebaldi'nin yerine başrolü seslendirdi. eserin san francisco ve los angeles temsillerinden sonra san francisco operası ile kontrat imzaladı.
leyla gencer, 1988 yılında "devlet sanatçısı" unvanıyla onurlandırıldı. 2004 yılında darphane ve damga matbaası genel müdürlüğü tarafından 1000 yılın türkleri özel koleksiyonunda adına 15.000.000 tl değerinde gümüş hatıra para basıldı. 10 mayıs 2008'de milano'daki evinde kalp ve solunum yetmezliğine bağlı olarak hayatını kaybetti. leyla gencer’in cenazesi 12 mayıs günü milano’da la scala operası’nın santa babila kilisesi‘nde düzenlenen kalabalık bir törenden sonra vasiyeti doğrultusunda krematoryuma götürülerek yakıldı. leyla gencer’in külleri daha sonra istanbul’a getirildi. kendi vasiyeti gereği küller, 16 mayıs günü dolmabahçe sarayı ile dolmabahçe camii arasındaki yapılan bir törenden sonra dolmabahçe açıklarında boğaz sularına döküldü.
leyla gencer
kaynak: daha fazlasına buradan ulaşabilirsiniz
ayrıca buradan müthiş sesini dinleyebilirsiniz.
devamını gör...
disparoni
cinsel ilişki sırasında meydana gelen kasıkta yanma, acı,huzursuzluk olarak ortaya çıkar.
devamını gör...
kımıl zararlısı
böceğinin bitkilere verdiği zarardan başka, insana, dünyaya, tabiata, hayvana zarar verenler için de kullanılan söz.
devamını gör...
sınıf grubu
normal zamanlarda ortasından kovboy filmlerindeki çalının geçtiği, sınav dönemindeyse adeta bir metropole dönüşen, iletişim kurulması amacıyla kurulmuş ama kesinlikle iletişim kurulamayan bir platform.
devamını gör...
püriten
kutsal kitabı, yeniden ve değişik bir anlayışla okumaya büyük bir önem veren ve çoğu amerika'ya yerleşmiş presbiteryen tarikat üyesi.
devamını gör...
nar ekşisi
tavuklu salatamı güzelleştiren, ekşi gibi olan ama pek ekşi de olmayan muhteşem sos. iyi ki varsın nar ekşisi, iyi ki hayatımdasın. sen olmasan tavuklu salatalarım yavan ve anlamsız kalırdı...
devamını gör...
ikizler burcu
17 yaşındaki oğlumun burcu. aklı kestiğinden beri, bana olan bakışları ile tatlı dili ile beni mest etti.
eve gelen insanlara hal hatır sorar, yakınlarına ilgi gösterir, çok sosyaldir, sokağa çıkma yasağı olan bir gün, evde durmadı, tüm mahalleyi tanır, ne zaman istesem bakkala gider, tek kötü huyu canı sıkılınca aksileşiyor, o kadar kusur kadı kızında da olur.
tam bir ideal evlat burcu.
aynı zamanda 45 yıllık dostumun burcu.
iyi geçindiğim burçlardan.
eve gelen insanlara hal hatır sorar, yakınlarına ilgi gösterir, çok sosyaldir, sokağa çıkma yasağı olan bir gün, evde durmadı, tüm mahalleyi tanır, ne zaman istesem bakkala gider, tek kötü huyu canı sıkılınca aksileşiyor, o kadar kusur kadı kızında da olur.
tam bir ideal evlat burcu.
aynı zamanda 45 yıllık dostumun burcu.
iyi geçindiğim burçlardan.
devamını gör...
normal sözlük merdumgiriz tarikatı
bir gece ansızın ge-le-bi-li-riz*
çok güzel değil miyiz ama a dostlar? bakın ne güzel parıl pırılız**.
bekleyin görün, daha neler yapacağız...
çok güzel değil miyiz ama a dostlar? bakın ne güzel parıl pırılız**.
bekleyin görün, daha neler yapacağız...
devamını gör...
normal sözlük'te küfrün yasak olması saçmalığı
"kaliteli bir sözlük istemenin nesi saçmalık olabilir" dedirten başlık. kaliteli ve dozunda trol içeriklerin olduğunu bir sözlük istiyoruz.
devamını gör...
uzun süre nickaltı yazılmayan yazar
benim de yazılmıyor, ben bu sözlükte sevilmiyorum, bir miktar hüzünçlü.
devamını gör...
normal sözlük'ün kadın yazarları
epeydir dahil olduğum gruptur.
her türlü devrecilik imtina ile yapılır.
her türlü devrecilik imtina ile yapılır.
devamını gör...
uzaylılar müslüman mı sorusu
hayvanlara nasıl müslüman mı sorusu yöneltilmiyorsa uzaylılara da yöneltmek saçmadır.
devamını gör...
de stijl
de stijl, 20. yüzyıl’ın başlarında, hollanda’da bir grup sanatçı tarafından başlatılan hareket olup adını, bir dergiden almıştır. ı. dünya savaşı sırasında farklı alanlardan gelen sanatçılar ‘neo plastisizm’ adını verdikleri anti-natüralist ve soyut sanat anlayışlarını, theo van doesburg tarafından kurulan ve ilk kez 1917’de hollanda’da yayınlanmaya başlayan ‘de stijl’ adlı güzel sanatlar dergisinde açıklamaya başlamışlardır.
de stijl, 1917-1928 tarihleri arasında örgütlü bir akım olarak kendini göstermiş; geleneksel simetrinin yerine serbest asimetrik dengeyi geçirmiş ve temel renkleri kullanma biçimini ortaya atmıştır. 1930’a kadar de stijlcilerin eserleri soyut sanat olarak nitelendirilmiş; 1930’da doesburg, ilk kez ‘somut sanat’ kavramını kullanmıştır. doesburg’a göre, soyut olan doğa biçimleridir. doğa somut olsa da resme aktarıldığında soyutlaşmaktadır. çünkü canlının resmi cansızı vermektedir. oysa soyut düşünce (sanatçının düşünme ve oluşturma gücü) resimlerde biçim alarak somutlaşmaktadır.
de stijl’in, mimari olarak diğer akımlarla karşılaştırılmasında
tarihten kopma ve yeni bir başlangıç oluşturma konusunda, art nouveau ile;
soyut gerçeğe ulaşma ve görecelik konusunda, empresyonizm ile;
zamansal hareket ve soyut gerçeği ifade etmede saf geometrileri kullanma konusunda, kübizm ile;
hız ve devinim konularında da fütürizm ile kesiştiği söylenebilir.
de stilj akımı da fonksiyonel yaklaşımı önemsemiş; fakat formun estetiğini arka plana atmamıştır. hatta fonksiyonel düzeni savunmasına karşın, bu yaklaşımla oluşturulan mimari ürünlerin sanatsal ve estetik ağırlıklı olduğu; bu nedenle teorisyenler ile uygulamacılar arasında anlaşmazlığa yol açtığı da belirtilmiştir.
de stijl'e uygun en iyi örnek olarak 'rietveld schröder house ' verilebilir.
hollanda’da inşa edilmiştir. evin temel şekli bir küpe benzese de yatay çıkıntılar ve dikey duvar plakaları, parapet panelleri ve destekler ile bozulmuştur. dinamik olmamakla birlikte bir küpün parçalanması üstüne kurgulanmıştır ki bu parçalanma renk, malzeme ve geometrik formların hem yatayda hem de düşeydeki kombinasyonu ile sağlanmıştır. schröder evi, de stijl’in formal uzaysal ve ikonografik fikirlerini
tüm kapsamıyla içinde barındıran ilk gerçek bina olarak kabul edilmektedir. ileriki tarihlerde de stijl’in bazı yapılarda etkisini
görebiliyoruz, örnek olarak:
1936 da şelale evi frank lloyd wright
1967 de habitat 67 moshe safdie

de stijl, 1917-1928 tarihleri arasında örgütlü bir akım olarak kendini göstermiş; geleneksel simetrinin yerine serbest asimetrik dengeyi geçirmiş ve temel renkleri kullanma biçimini ortaya atmıştır. 1930’a kadar de stijlcilerin eserleri soyut sanat olarak nitelendirilmiş; 1930’da doesburg, ilk kez ‘somut sanat’ kavramını kullanmıştır. doesburg’a göre, soyut olan doğa biçimleridir. doğa somut olsa da resme aktarıldığında soyutlaşmaktadır. çünkü canlının resmi cansızı vermektedir. oysa soyut düşünce (sanatçının düşünme ve oluşturma gücü) resimlerde biçim alarak somutlaşmaktadır.
de stijl’in, mimari olarak diğer akımlarla karşılaştırılmasında
tarihten kopma ve yeni bir başlangıç oluşturma konusunda, art nouveau ile;
soyut gerçeğe ulaşma ve görecelik konusunda, empresyonizm ile;
zamansal hareket ve soyut gerçeği ifade etmede saf geometrileri kullanma konusunda, kübizm ile;
hız ve devinim konularında da fütürizm ile kesiştiği söylenebilir.
de stilj akımı da fonksiyonel yaklaşımı önemsemiş; fakat formun estetiğini arka plana atmamıştır. hatta fonksiyonel düzeni savunmasına karşın, bu yaklaşımla oluşturulan mimari ürünlerin sanatsal ve estetik ağırlıklı olduğu; bu nedenle teorisyenler ile uygulamacılar arasında anlaşmazlığa yol açtığı da belirtilmiştir.
de stijl'e uygun en iyi örnek olarak 'rietveld schröder house ' verilebilir.
hollanda’da inşa edilmiştir. evin temel şekli bir küpe benzese de yatay çıkıntılar ve dikey duvar plakaları, parapet panelleri ve destekler ile bozulmuştur. dinamik olmamakla birlikte bir küpün parçalanması üstüne kurgulanmıştır ki bu parçalanma renk, malzeme ve geometrik formların hem yatayda hem de düşeydeki kombinasyonu ile sağlanmıştır. schröder evi, de stijl’in formal uzaysal ve ikonografik fikirlerini
tüm kapsamıyla içinde barındıran ilk gerçek bina olarak kabul edilmektedir. ileriki tarihlerde de stijl’in bazı yapılarda etkisini
görebiliyoruz, örnek olarak:
1936 da şelale evi frank lloyd wright
1967 de habitat 67 moshe safdie

devamını gör...
dostoyevski'den alıntılar
baylar, yemin ederim, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır hem de tam anlamıyla, gerçek bir hastalık.
devamını gör...
insanlığa güncelleme gelse ilk istenecek özellik
kesinlikle "bilgin yoksa fikrin de olmayacak" mekanizması. düşünsenize, b olayı hakkında tam atıp tutacaksınız, öyle mal gibi kalıyorsunuz. hem fikir oluşması için teşvik edici de olur* kötü yanı, boş yapmanın önüne geçilirdi. vazgeçtim, olmasın.
devamını gör...
mutluluğun formülü
kendini sevmek derdim ben.çünkü insan kimden ne kötülük görürse görsün,çevresinde ne kadar insan olursa olsun belirli bi zaman sonra kendiyle kalıyo. o yüzden herkesi ve her şeyi bırakıp önce kendinizi sevin ki mutlu olabilesiniz.
devamını gör...