çocuk korosunu atlamışım aman tanrım!
müthüştünüz leeeen ablanız yanaklarınızı ısırsın emi! best of!
devamını gör...

bu insanlara karşı sormasalar da “iyiyim teşekkür ederim sen nasılsın” diye iğneleyici bir laf sokasım geliyor.
nezaket önemli bir erdem ve herkeste bulunmuyor.
devamını gör...

sevgiliniz aynı zamanda en iyi arkadaşınızsa ne yapsanız en güzeli, en keyiflisi olur.
devamını gör...

lichess.org da an itibarıyla 70 kişi olduğumuz turnuva takımıdır. sen de katılmak istiyorsan discord.gg/VCbSnAe6 bu linkten discord kanalımıza gel ve aramıza katıl!!! kafa sözlüğün satrançsever yazarları olarak discorddayız.*
devamını gör...

ortadogu ulkelerinin halinden de anlaşılacağı üzere.
devamını gör...

(bkz: allah iflas etsin)
(bkz: mozart anlaşması)
devamını gör...

"oto galerisini dolandırdığım günü hatırlıyorum: sessizliği uğuldayarak dağıtan ayazın yüzümde patlayıp ensemi yaladığı bir gündü. pardösümün yakasını kaldırmıştım. yaktığım sigaradan birkaç fırt çekip fırlattım. sol cebimden çıkardığım telefonun tuşlarına bastım. karşımdaki kadının sesini ezecek tonda konuşmaya başladım:
"işyeri sahibiyle görüşmek istiyorum."
"kim arıyor diyeyim?"
"keçiören belediye başkanı yardımcısı murat ürkmez ben."
"bir saniye efendim," diyen kadının heyecanı sesinde dalgalandı. doğru yoldaydım. bekleme müziğini dinlerken derince soluyup yutkundum.
karşıdaki ses, "merhaba başkanım, beklettim sizi kusura bakmayın," dedi. "orhan çerçi efenim, galerinin sahibiyim. nasıl yardımcı olabilirim?"
"orhan bey biliyorsun mübarek ramazana neredeyse bir hafta kaldı."
"evet başkanım."
"şimdi biz belediye olarak, her yıl olduğu gibi büyük bir çadırda iftar yemeği verecez, her günün masrafını keçiören'deki itibarlı müesseselerden biri karşılasın istiyoruz, bir günü de sen alacaksın, uygunsan tabii."
"hay hay başkanım, ne demek!"
"büyük sevap işlersin valla orhan bey, çok büyük."
"inşallah başkanım."
belediyeyle "iyi ilişki" kurmanın hazzını duyan orhan,"bu vesileyle belediyemize bir dahlimiz olacaksa, yani sizi temin ederim, benim için büyük şeref bu," dedi. "miktarı, bir de nereye yatırmam gerektiğini söylerseniz, gerisini hallolmuş sayın beyfendi."
"her gün ortalama 15 bin tutar diyoruz, kağıt kalem hazırla banka bilgilerini vericem... çok teşekkür ederiz tabii iyilik yapan iyilik bulur. belediyeyle ilgili bir problem olursa bu numaradan arıyosun orhan kardeşim, tamam mı?"
"sağ olun başkanım, allah başımızdan eksik etmesin sizi."
işte, her şey bu kadar kolay gerçekleşmişti. bundan böyle benzeri bir iş çıkarmam neredeyse imkansızdı. şimdi ise bırakın dolandırıcılık yapmayı, süte düt diyecek kadar zavallı bir durumdaydım. belki de hayatta olduğum için şanslıydım."

alocu tilki'nin serencamı, emrah polat 2. baskı 2015, sf 44-45 iletişim yayınları

bir dolandırıcının başından geçenler anlatılıyor romanda. olaylar ankara'da geçiyor. bu ayrıca hoşuma gitmişti.
sade ve samimi bir anlatımı var. karakterlerin konuşma tarzları ait oldukları sosyal çevreyi yansıtıyor diyebiliriz.
kitapta alıntıladığım kısma benzer tespitler de var. insanların menfaatperest olması bir dolandırıcının gözünden anlatılmış.
zaten dolandırılmanın içinde bir parça menfaat olduğunu söyleyebiliriz.

şu yukarıda anlatılan kısım size biraz, "kaldı mı böyle dolandırılmak?" dedirtebilir. yazarımız 1974 doğumlu. anlattığı hikaye 90'lı yılların sonlarında geçiyor tahminim. bu da dönem için gerçekçi bir dolandırıcılık hikayesi demektir.

yazar, ankara'da doğumlu. odtü sosyoloji bölümünü bitirmiş. 2000 yılında kendisine manik depresif bozukluk tanısı konulmuş.
hastalığı intihara teşebbüs etmesine sebep olmuş. olaydan sonra belkemiği kırıldığı için artık yürüyemiyormuş.
köpek adamlar adlı romanı arnavutluk, bulgaristan ve romanya’da da basılmış.
yazar aynı zamanda hâlen edebiyat haber www.edebiyathaber.net/ adlı online edebiyat dergisinin yayın yönetmenliğini yürütüyor.

şu kitabın kaliteli olduğuna adım gibi eminim. kim peki emrah polat? belki edebiyat camiası onu çok iyi tanıyordur.
ama ben onu kitap fuarında yakaladım. üstünde pembe bir 5 tl özel fiyat etiketiyle.
bir gün tüm yazarlar hak ettiği değeri bulur umarım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
buradan kitabın ilk üç bölümüne ulaşabilirsiniz. kitap da zaten altı liraymış. desenize bir lira kârdayım.
devamını gör...

başkalarına karşı "hızlı söyleyen ben değilim, yavaş dinleyen sizlersiniz" deme isteği duyan insan.

(bkz: ceza)

her ne kadar zamanla biraz azaltmış olsam da hızı, bu özellik bende mevcut. tabi ki can sıkıcı olabiliyor; karşımdaki için de, benim için de... anlayamayan kişi zaten zorlanıp gıcık olurken, konuşan kişi için de ne söylediğini sürekli tekrar etmek zorunda kalmak can sıkıcı oluyor bazen. sanırım en rahat yapacağım işlerden biri spor spikerliği.

fakat bu durum insanın çok da elinde olan bir şey değil. o nedenle kızmayın, dalga geçmeyin ya da benzer şeyler yapmayın.

çok fazla düşüncenin ağızdan aynı anda, hep birlikte çıkma isteği duyması olabilir bunun nedeni. laf kalabalığı yapan insanların bir özelliği olabileceği gibi çok fazla şeyi aynı anda düşünen gayet normal insanlarda da görülebilir.

barış manço güzel bir örnektir. genellikle çoğu insana kıyasla gayet hızlı konuşur.
devamını gör...

sezarın halkını sezara veren insandır.
kenan imirzalioğlu için yakışıklı
nurgül yeşilçay için güzel der.
güzele güzel deyip sevap kazanmak ister.
devamını gör...

zekirdek ve matrax dinlemek. şarkı söylemek. limonlu çay. şiir okumak. salata yapmak. yeni kitap almak. çalışmak. hep öğrenmek. içinde olduğun yaşı kendine hatırlatmak ve sevinmek. kedi öpmek. reśim yapmak. sabah dörtte bir şeyler içmek. aytuğ akdoğan videoları... sevilen yazarları okumak. yürümek...
bana bunlar iyi geliyor.
devamını gör...

sağlık...
devamını gör...

allahın akıl fikir vermesi gereken topluluk.
bir insan kendi kendiye nasıl çelişir.
ayrıca
(bkz: bayan değil kadın)
devamını gör...

en fazla oda'dan çıkmazsın başka ne yapabilirsin ki? şu pandemi zamanında yapılacak bir şey bulamadım.en iyisi küsmemek.
devamını gör...

karadaniz'de yoğun yeşilin müsebbibi olan,ot kurutanların başladığında koşa koşa serili otları toplamasına sebep olan hava olayı.
devamını gör...

sofrayı kendim kurdum diye boburlenir
iki tek atınca uçan kuşa kuruluverir
sen iflah olmazsın paşam..
bir yetmişlik bir ömür boyu gider sana..
devamını gör...

felsefeci itirafçıdır.
bu ilk elden bir gözlem değil, (bkz: agah aydın)dan duydum ilk kez. sonra düşündüm üzerine. gittikçe daha da oturdu. önce ne demek felsefe biraz onu düşünmek lazım. ondan sonraysa itirafçılığın üzerine düşünürüz.

felsefeci olmak illa çok okumak, çok yazmak ya da akademide olmak değildir. felsefeci olmak en temel haliyle söylersek “ne düşündüğünü düşünen insanın kendi kendini kovalamasıdır.” derim ben. bu tabii ki insan olmanın bir getirisi olduğundan hepimiz zaman zaman felsefe yapıyoruz. fakat her pasta yapan pastacı olamadığına göre her düşünen de felsefeci olamıyor doğal olarak. bunu hayatının en azından bir bölümünde önemli bir noktaya koyup ona göre yaşayan biri olmak gerekir kendine felsefeci diyebilmek için. dolayısıyla bu konulara kafa yoran birinin ‘ben felsefeciyim’ demesi kadar doğal bir şey olamaz. bu kısmı biraz açmış olmamın sebebi “sen kimsin ulen felsefeciyim diyorsun?” sorusuna önceden cevap vermek istememdi.

ikinci kısımda itirafçı olmanın ne demek olduğuna baktığımızda şunu görüyoruz: olayın içerisinden bilgi sızdıran kişi. bu bakımdan yalnızca gözlemci olmaktan da ayrılıp kendisini de işin içine dahil etmek kastediliyor. yani bir sosyolog ya da psikolog gibi dışarıdan gözlem yapmak yerine olayı deneyimleyerek sonuçlara ulaşmak kastediliyor. evet, sahiden felsefeci olmak itirafçılık yapmaktır. hayatın karanlık yönlerini aydınlatmaktır. insanın ne’liğini sorgulamak ve bu konuda itiraflarda bulunmaktır. sizi şaşırtmayan birisi felsefeci olamaz. size sizi itiraf eder felsefeci. ondandır ki felsefeci karşısındakini bilir. beylik laflar etmez öyle, atıp tutmaz. itiraf eder.

kendimce itiraf ediyorum. hayatın, ahlakın, aşkın ne olduğunu çözmeye ve sonra da itiraf etmeye çalışıyorum. niye peki? çünkü anlam arıyorum. itiraf ederken aslında yardım dileniyorum, sürünüyorum ben. tıpkı diğer felseficiler gibi, itiraf ediyorum. annesinden onay almak için ispiyonlayan bir çocuk gibi. hep onun peşindeyiz biz. en büyük itirafımız da bu zaten. onaylanmak istiyoruz biz.
devamını gör...

hayatımı aşırı iyi yönde etkileyen değişikliklerdir. bunlardan birisi de coldboy mahlaslı tatlı tavşanımla tanışmış olmak! kafa sözlük olmadan önce ne halt yiyormuşum cidden, akıl almaz... bütün günümü burada, tanımların arasında ve tavşanın yanında geçirmek istiyorum.
devamını gör...

ilahi kitaplar arasında insan dışı bir canlının yazdığı belli olan kitaptır. diğerleri insan tarafından yazılmış gibi görünüyor anlaşılıyor. ama nedense kuranı insan dışı birisi yazmış gibidir. olabilir de olmayabilir de konu o değil tabi benim analizlerim bu yöndedir.
devamını gör...

(bkz: zihnefend)
bir kişinin zihnini kontrol etmeye, aklındakilerle anılarına ulaşmaya yarayan büyüdür. kısaca karşıdakinin zihnine girme, zihnini ele geçirme de denebilir. snape'in harry'e kendini kapatmayı öğrettiği büyüdür.
devamını gör...

yapalım bir atışma bugünlük,
sizin yaptığınızın adı bücürlük,
aşıklar da pek fenaymış,
lakin yoktur onlarda özgünlük.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim