yaşamın başlangıcı deneyleri arasında en meşhur olandır. (bkz: harold urey)'in dünyanın ilk zamanlarında atmosferin oksijensiz olduğunu belirtmesi bir dizi deneyin yapılmasının önünü açtı. çünkü oksijenli olması demek kimyasal maddelerin yanması demekti. öğrencisi stanley miller ile birlikte yapmıştır ve urey bu deneyin miller deneyi olarak geçmesini istese de stanley hocasına haksızlık etmek istemez. bu nedenle miller -urey deneyi olarak geçer. bu deney de miller oksijensiz cam bir düzeneğin icerisine dünyanın başlangıcında var oldugunu düşündüğü 4 kimyasalı ekler: kaynar su, hidrojen gazı, amonyak ve metan. ve yine o zamanlar yıldırım çarpmalarının çok olduğu bilindiği için bu düzeneğe elektrik şokları uygular. bir hafta sonunda cam düzenekteki kimyasallar tepkimeye girer ve koyu kırmızımsı bir renk alır. miller karışımı analiz ettiğinde iki aminoasit oluştuğunu gözlemler: alanin ve glisin.vücudumuzdaki çoğu biyokimyasal süreci kontrol eden proteinlerin en basit halini onlar oluştururlar. böylece miller yaşamın en önemli iki bileşenini sıfırdan yapmayı başarmıştır. bu deneyle beraber bilim dünyasında çok büyük gelişmeler yaşanmıştır.daha sonra yaşamın başlangıcında sadece 4 kimyasal olmadığı başka kimyasallarında olduğu keşfedilse de bu miller-urey deneyinin önemine gölge düşürmemiştir .

ingiltere’nin cambridge şehrindeki moleküler biyoloji laboratuvarı’nın grup liderlerinden john sutherland, deneyin önemini şu sözleriyle vurgulamaktadır:
miller-urey deneyinin gücü, basit bir atmosferden yola çıkıp birçok biyolojik molekül üretilebileceğini göstermesinden gelmektedir.
sutherland deneyin son derece simgesel bir önem taşıdığını, birçok insanın hayal gücünü canlandırdığını ve çok sayıda çalışmada referans gösterildiğini söylemektedir.

başka bilim insanları da miller deneyinin izinden giderek basit biyolojik molekülleri sıfırdan üretme yollarını bulmaya başlamışlardır. artık yaşamın başlangıcı gizeminin çözümü yakın görünmektedir.

fakat sonra yaşamın düşünüldüğünden daha karmaşık olduğu anlaşılır. hücrelerin sadece birer kimyasal haznesi değil, anlaşılması güç minik makineler olduğu ortaya çıkar. birdenbire yaşamın sıfırdan oluşturulması, bilim insanlarının beklediğinden çok daha zorlu bir işe dönüşmüştür.
devamını gör...

karbonhidratı kaliteli kaynaklardan almaya çalış. hergün iki saat tempolu yürü. erken yatıp erken uyanmaya çalış. ve şeker tüketme. ayrıca 3 öğünü 6 seferde ye üç defa ara öğün yap. bu sayede ani şeker düşüşleri yaşamazsın. 21 gün kendini bu şekilde alıştırırsan sonraki günler bunu otomatikman uyguladığını göreceksin. şimdiden başarılar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

toz şeker ve karbonat ile yapılan kore şekeri.

tüm dünyayı kasıp kavuran squid game dizisinin oyunlarından biri olan kore şekerini bugün işşiz olduğumdan ve meraktan denemiş bulundum çünkü neden olmasın. *

gerekli malzemeler;
- 2 yemek kaşığı toz şeker
- çay kaşığının ucu ile çok az karbonat
- şekil vermek için kalıp( ben çay bardağı kullandım)

yapılışı
2 yemek kaşığı toz şekerimizi teflon bir tavada en kısık ateşte eriyene kadar karıştırıyoruz. karamelize olmuş şekerin üzerine karbonatı ekleyip karıştırmaya devam ediyoruz. karbonatı ekleyince köpürüp hemen kıvamını buluyor. ocaktan alıp yağlı kağıdın üzerine döküyoruz. yağlı kağıt kullanmazsanız sonunuz benim gibi olur kırılır. 20 saniye içinde şekerin üzeri hafif sertleştikten sonra kalıbı çıkarıyoruz. ve hazır afiyet olsun.
devamını gör...

benim acimdan; bekarligin eksi olan yönleri evlenince artı oluyor. bekarligin artı olan yönleri de evlenince eksi oluyor. başka da bir numarası yok.
örneğin bekarken ailemle yaşıyordum ve ev işleri ile ilgili hiç bir sorumluluğum yoktu bu artı yöndü şimdi evliyim ev ile ilgili sorumlulukların yarısı bende. bu da eksi bir yön.
bekarken ne zaman bir sırrımı arkadasima ya da yakınıma anlatsam "bakalım bunu ne zaman bana karşı kullanacak ?" diye endişe ederdim. bu eksi bir yön. evlendim sırlarımı paylaştığımda benden daha dikkatli saklayan bir eşim oldu. bu da artı bir yön.
not: yatırım tavsiyesi degildir.
devamını gör...

hoş bulduk efem sizler de nickaltıma hoş geldiniz. buralar şenlenmiş sizlerle. geceniz nasıl geçiyor? benim için bugün yorucuydu tek gözüm kapalı yazıyorum şuan. çok uykum var ama diğer gözüm kapanmamak için direniyor. herkeslere iyi, güzel, tatlı geceler... sevgiler, saygılar.
devamını gör...

artık kadın cinayetlerini değil sayılarını tartışıyoruz.. acınası bir durum ve ben buna alışmak istemiyorum..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bi' fav be abim vallaha dilenci değilim.
devamını gör...

şahsiyet dizisiyle anlamını öğrendiğimiz isim.

-kız arkadaşının ismi ne?
+süveyda
-ne demek süveyda?
+bilmiyorum
-her insanın kalbinin ortasında siyah bir nokta bulunur, insanın gizli günahı o noktadadır. işte o noktaya süveyda denir. insan önce sevdiğinin isminin anlamını öğrenmekle işe başlamalı.

gibi bir diyalog hatırlıyorum. herkes böyle olsa dediğim sahnelerdendir.
devamını gör...

geçenlerde bir olayı okudum. melek gibi bir insan; her davranışı, düşüncesi ile dört dörtlük olan bir şahıs kendisinden ayrılan kız arkadaşını şehirler arası seyahat ederek bir de, öldüresiye dövüyor. adamı tanıyan hiç kimse inanamıyor çünkü mükemmel erkek nasil olur deseler biz onu tarif ederdik diyor yakınları. işte bu en basitinden bir örnek. böyle bir durumda kadın mı suçlu doğru erkeği seçemedi diye ?
devamını gör...

- bu yakışıklı da kim?
- aaa benmişim.

tadında bir yazar.
devamını gör...

bizi kimin takip ettiğini göremediğimiz ancak takip ettikleriminizin takip menüsüne tıklayarak yazdıkları tanımlara ulaşmayı sağlayan özellik.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

varlığından bu gece haberdar olduğum sözlük. hem eğlenceli hem de gündemin takip edilebildiği bir yapısı var. nitelik-nicelik dengesinin nitelik tarafı ağır basıyor gibi. günümüz popüler sözlüklerinin en büyük sorunu yıllar içinde bu dengeyi koruyamaması. bakınız ekşi sözlük gözlerimizin önünde kocaman bir çöplüğe dönüştü. bir başlığa girip de bilgi alabilmek artık çok zor. ne yazdığından çok bir şekilde ilk 3 5 entry'de yer bulup daha çok okunup fav almanın peşindeler. günümüz sosyal medyasının like uğruna insanları soktuğu durum sözlüklere de yansıdı elbette. bir fav uğruna ne şaklabanlıklar... neyse dolmuşum galiba.

iyi, güzel sözlük gibi.
devamını gör...

salata yaparken rendelediğim havucun kalan kısmını ağzıma atıyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ilk defa bir söylediğine canı gönülden katıldığım zat-ı şahaneleri.
ne güzel de söylemiş gülcağzım.
devamını gör...

"aman ali rıza bey ağzımızın tadı kaçmasın" politikası. klasik örneği ikinci dünya savaşı öncesinde birleşik krallık ve fransa'nin almanya'ya olan yaklaşımıdır. rahmetli winston churchill bu durumu "bizi en son yer umuduyla timsahı beslemek" olarak özetlemiştir.
devamını gör...

din kültürü öğretmeni anne ve babanın çocuğuyum.

bakın psikolojik baskıyı falan bir kenara bırakırsak o kadar büyük bir toplumsal baskı altında büyüdüm ki inanın kafayı yemediğime şükrediyorum. küfür edersin senin annen baban din kültürü öğretmeni değil mi ayıp. sakız çiğnersin adab-ı muaşeret öğretmedi mi sana annen baban ayıp. sevgilin olur anan baban ilahiyatçı değil mi senin bilmiyor musun evlenmeden eline kız eli bile değmeyeceğini ayıp. içki içersin haram haram boğazında kalır.

sizin kendi benliğiniz ve hayatınızı yönlendirebilme yetiniz olduğunun farkında değildir insanlar. sürekli belirli kalıplar altında yaşamınızı idame ettirmenizi beklerler. bir birey olarak sekülerleşen çılgın hafız değilsinizdir, din kültürü öğretmeni x ve din kültürü öğretmeni y'nin oğlusunuzdur. bütün seçimleriniz bu yapılanmanın üstüne kurulmalıdır-sanki-.

karakteriniz şekillenirken sırf bu düşünce yapısından kurtulmak için farklı görüşlere eğiliminiz artar, sorgulamaya kendinizi başka bir insan olarak lanse ettirmeye çalışırsınız fakat bu arada aynı aile yapısında hayatınızı sürdürmenizde gerekir. yani sürekli bir ikilem içinde olursunuz. ne içinde ne dışındasınızdır yaşadığınız hayatın. bu yüzden hep bir kapı eşiğinde gibi yarım yamalaksınızdır. bazıları çok cesur olur resti çeker istediği hayatı yaşamak için bazıları şanslı olur ailesi bir birey olarak olduğu şekilde kabullenir. benim asıl üzüldüğüm annesini babasını toprağa koyana kadar yarım yamalak yaşayanlardır.


velhasıl kelam aynı ceza hukukundaki gibi suç ve cezanın şahsiliği ilkesinin insan yaşamında da uygulanması gerekir.

leküm diniküm veliyedin. senin dinin sanadır annecim/babacım, benim dinim banadır. her koyun kendi bacağından asılır.
devamını gör...

hahhahh neşeli şarkı seçemeyen bir ben sanıyordum. kaç kişi seçememiş. vay be. biz baya melankolinin aşığı bir grupmuşuz ya :)
haftaya arabesk konsepti müstehak bize sjsjjsnk.
devamını gör...

roger michell’in yönettiği julia roberts ve hugh grant’in oynadığı romantik komedi filmidir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

klasik bir zengin kız fakir oğlan filmidir. ülke çapında ünlü bir aktris ile gezi kitapları satan bir kitabevi sahibinin aşkını anlatır ki bence normal dünyada var olması imkansız gibidir.

film izlenmeye değer, bir romantik komedi için oldukça başarılı. müzikleri ise fevkaladenin fevkinde. müthiş bir soundtrack olduğunu düşündüğüm albümde iki şarkı özeldir benim için.

birincisi elvis costello abimizin söylediği she. şarkı aslında charles aznavour tarafından seven faces of woman dizisi için 1974 yılında seslendirilmiştir, sonrasında şarkıcı bu şarkıyı şekilden şekile sokup birçok versiyonda ve birçok dilde kullanmıştır. elvis costello ise şarkıyı mükemmel hale getirip bu film için seslendirmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ikinci şarkı ise bir zamanların ünlü boyband’i boyzone’dan ronan keating tarafından seslendirilen when you say nothing at all şarkısıdır ki bu şarkı kişisel tarihimde önemli bir yer tutardı bir zamanlar.

filmin gösterime girdiği zamanlar ciddi anlamda ilk aşkımı yaşamakta idim. kız arkadaşımla bu filme gitmeye karar verdik. baş başa ilk film seansı olacağı için heyecan veren bir andı. ve bizim bir şarkımız yoktu o güne kadar ve bunun eksikliğini yaşıyorduk. çünkü hikayemize mutlaka ama mutlaka bir soundtrack gerekiyordu.

film başladığında her şey gayet sıradan ilerlerken bir sahnede birden bu şarkı çalmaya başladı ve dönüp birbirimize baktık, o andan sonra bu şarkı ikimizin şarkısı oldu. hatta filmde julia roberts’ın yemek sahnesinde yaptığı bir saç stilini yapmaya başladı eski kız arkadaşım o filmden sonra ve söylemeliyim ki ona julia’dan daha çok yakışıyordu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu ergen romantizmi kısmını geçtikten sonra söyleyebilirim ki romantik bir atmosfer yaratmak için en ideal filmlerden biridir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim