cümle sonuna iki nokta koyan insanın anlatmak istediği
bir noktada sen koy beraber susalım demenin falanıma filanca hali.
ünlü bir düşünürün de dediği gibi;
sana bir nokta koysam ikincinin hatri kalır, iki nokta koysam üçüncünün hatri kalır,kalirsa kalsın be kalırsa kalsın al..
ünlü bir düşünürün de dediği gibi;
sana bir nokta koysam ikincinin hatri kalır, iki nokta koysam üçüncünün hatri kalır,kalirsa kalsın be kalırsa kalsın al..
devamını gör...
şu yaşa kadar hiç yapılmayan şeyler
şu yaşıma kadar :
-hiç hamburger yemedim(hayatım boyunca da yemicem.)
-midye yemedim.
-alkol içmedim. esrar vb. türler kullanmadım.
- banka soygunu yapmadım.
...
gidiyor gibi. ilginç olanları yazalım, renklenelim.
-hiç hamburger yemedim(hayatım boyunca da yemicem.)
-midye yemedim.
-alkol içmedim. esrar vb. türler kullanmadım.
- banka soygunu yapmadım.
...
gidiyor gibi. ilginç olanları yazalım, renklenelim.
devamını gör...
dünya moral bozma örgütü
buna alternatif olarak şu isimler düşünülebilir:
(bkz: okul bitti şimdi ne yapacaksın örgütü)
(bkz: ee evlilik ne zaman örgütü)
(bkz: okul bitti şimdi ne yapacaksın örgütü)
(bkz: ee evlilik ne zaman örgütü)
devamını gör...
akıllı telefonlardan önce gençlerin yaptıkları şeyler
atari oynuyorduk, arkadaşlarımızla buluşuyorduk, kitap okuyorduk, küçükken sokaktan içeri girmiyorduk, boş boş yatağa uzanıp müzik eşliğinde hayal kuruyorduk, okul arkadaşlarımızdan en samimi olduklarımızın evinde toplanıyorduk, mezun olurken yumurta savaşı yapıyorduk ve daha aklıma gelmeyen bir sürü şey.
sokaklar şimdikinden çok daha canlı, renkli ve umutluydu o zamanlar. haftanın 1 günü tunalı'da öyle bir eğlenirdiniz ki tüm haftaya yeterdi o eğlence ve ertesi haftayı iple çekerdiniz. kıymeti vardı o eğlencelerin. şimdikiler gibi çabuk tüketilmiyordu hiçbir şey.
her dönem kendi içerisinde kendisine yetebiliyor. şimdiki şartlarda doğup "ay o zaman yaşasam ne sıkıcı olurdu!" demek yanlış.
sokaklar şimdikinden çok daha canlı, renkli ve umutluydu o zamanlar. haftanın 1 günü tunalı'da öyle bir eğlenirdiniz ki tüm haftaya yeterdi o eğlence ve ertesi haftayı iple çekerdiniz. kıymeti vardı o eğlencelerin. şimdikiler gibi çabuk tüketilmiyordu hiçbir şey.
her dönem kendi içerisinde kendisine yetebiliyor. şimdiki şartlarda doğup "ay o zaman yaşasam ne sıkıcı olurdu!" demek yanlış.
devamını gör...
bir sözlük yazarına aşık olmak
görmeden? havanda su dövmek gibi bir şey olsa gerek.
devamını gör...
erkekleri çekici kılan detaylar
nezaket.
net nezaket. cümle içinde çok basit bir kelime gibi gözüken 'nezaket', olduğunda dünyanın en güzel şeyi iken olmadığında bir iç sızısı. sevdiğiniz birinden her gün dayak yemekten bir farkı olmayan bir süre sonra da içinizdeki sevgiyi kazıya kazıya söküp alan bir meziyetsizliktir nezaketsizlik. öküzlük ile doğallığın birbirine karıştırıldığı ülkemde de öyle zor bulunuyor ki.
net nezaket. cümle içinde çok basit bir kelime gibi gözüken 'nezaket', olduğunda dünyanın en güzel şeyi iken olmadığında bir iç sızısı. sevdiğiniz birinden her gün dayak yemekten bir farkı olmayan bir süre sonra da içinizdeki sevgiyi kazıya kazıya söküp alan bir meziyetsizliktir nezaketsizlik. öküzlük ile doğallığın birbirine karıştırıldığı ülkemde de öyle zor bulunuyor ki.
devamını gör...
recep tayyip erdoğan'ın bokunu yiyin
makarna ve kömürden beyni erimiş, sözde anadolu irfanından dem vurup da "recep tayyip erdoğan'ın bokunu yiyin" diyecek kadar alçalan bir anadolu çomarı söylemidir.
link
link
devamını gör...
özenilen meslekler
kütüphane memuru olmak isterdim. tam karakterime uygun bir iş. üniversite bittiği dönemde kpss ye girip lise mezunu olarak memuriyete geçen pek çok arkadaşım olmuştu. ben devletin bize verdiği eğitimin ailemizin bize verdiği emeğin hakkını vermemek yanlistir, başkasının layık olduğu yere geçmek kul hakkına girer diye denememistim. sonra bir baktım ki bizim branş açıköğretim mezunu öğretmen kaynıyor. yaptığım işi çok seviyor olsam da bugün fırsatım olsa geçiş yapabilecek cesaretim olsa yine de kütüphane memuru olmak isteyebilirim.
devamını gör...
bilgisayar almak için 2 yıl kumbarada para biriktirmek
üstteki yazara katılmakla birlikte, 2 sene sonunda istediğin bilgisayar türkiye şartlarında kur farkından dolayı 2 katına çıkacaktır. o yüzden bilgisayar almak için bi 2 sene daha kumbarada para biriktirmeyi gerektirecek olan eylemdir.
(bkz: acı gerçekler)
(bkz: kur farkı)
(bkz: welcome to turkey)
(bkz: acı gerçekler)
(bkz: kur farkı)
(bkz: welcome to turkey)
devamını gör...
arif'in manchester'a attığı gol
yıllardır arayıp bulamadığım goldür.
her seferinde youtube arama butonuna yazmak için klavyeye elimi attığımda;
arif verimli komik
arif fetö
niye mi verdim 5 milyonu
videoları ile youtube dehlizinde kayıp oluyorum.
her seferinde youtube arama butonuna yazmak için klavyeye elimi attığımda;
arif verimli komik
arif fetö
niye mi verdim 5 milyonu
videoları ile youtube dehlizinde kayıp oluyorum.
devamını gör...
anonim yazar
sözlükte iyi ki var dediğimiz yazar arkadaşlardan birisidir.
devamını gör...
bim sözlük olsa alınabilecek nickler
"ana yurdu baba ocağı" zira her görüldüğü yerde kişiyi şehrinde, semtinde, mahallesinde evine yakın hissettiriyor, zenginin kısıtlı zaman ihtiyacı, dar gelirlinin fiyat dostu.
devamını gör...
sevdiğiniz kızın arkanızdan size ultra mal demesi
bundan çok güzel avm ismi olur hem mallar çeker.
ultramall.
ultramall.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının oy vermiyor olması
bir başka ikiyüzlülüğü ortaya çıkaran gerçek.
bir kısım insanlar birilerinin sadece kendisini oylayan ya da tanıyan kişilere oy verdiğini * söylüyor. buraya kadar haklılar ve kendileriyle hemfikiriz, tamam. yalnız "sadece tanıdıklarına oy veriyorlar" diye şikayet eden bazı kimselere bakıyorum, tanıdıklarına da tanımadıklarına da oy vermiyorlar. ne iş?
"kankacılık" diyoruz, "yapmayın" diyoruz, "1 kişi bütün oyları toplarken diğerlerinde hiç oy yok" diyoruz ya hani; neden hiç oy yok diğerlerinde peki? kankacılıktan şikayetçi olan arkadaşlar neden o "diğer grubun yazarları"na da oy vermiyor hiç? akşama kadar yazıp çizen insanların bazılarının nickini hiç öyle sözlükte "fenomen olmayan" yazarların tanımlarında beğeni olarak görmüyoruz, niye? sözlük mağazasından şunu bunu alayım diye düşünen ama sözlüğe yeni geldiği için karması yetmeyenler var mesela. kim oylayacak ki bu insanları, karmaları yükselecek? haydi diyelim eskilerin bir kısmını gözden çıkardık, onlar kendi aralarında al gülüm ver gülüm yapıyorlar. onların dışında kalan ya da yeni geldiği halde oylamaya eli gitmeyenler kim?
şimdi burada şunu ayrı tutuyorum; kimse oy vermek gibi bir mecburiyet içerisinde değil. sadece okuyup geçenler de var. beğenmediğini oylamak zorunda zaten değil kimse, onu da ayırıyorum bu konudan. tamamen "oylanmıyor kimse "dediği halde kendisi de taşın altına elini koymayanlardan bahsediyorum burada. bir konu başlığı altında birbirine 90'ar derece açıyla farklı şekilde muhalif olan düşünceler var. birine katılmıyorsanız birine mutlaka katılacağınız anlamına geliyor bu çünkü bazıları birbirine taban tabana zıt. "beğenmedim, ondan oylamadım" savunması da çöpe gidiyor bu durumda. klavyesinde akrep olanlar var, kabul edelim bunu. adamlar okusa da, beğense de oylamıyor. bu tiplere yapılabilecek hiçbir şey yok.
"oylanmak çok mu önemli?" sorusunun cevabı değil bunlar bu arada. bence önemli değil. sadece şikayet ettiğimiz şeyleri kendimizin yaptığına dikkat çekmeye çalışıyorum. cem yılmaz'ın dediği gibi "tek tek o değilsiniz ama hepinizi toplayınca o çıkıyor." cümlenin orijinali böyle olduğundan bu şekilde yazdım. bundan sadece sizlere söyleyip kenara çekildiğim anlamını çıkarmayın. kendimi de dahil ediyorum bu yazdıklarıma.
bir kısım insanlar birilerinin sadece kendisini oylayan ya da tanıyan kişilere oy verdiğini * söylüyor. buraya kadar haklılar ve kendileriyle hemfikiriz, tamam. yalnız "sadece tanıdıklarına oy veriyorlar" diye şikayet eden bazı kimselere bakıyorum, tanıdıklarına da tanımadıklarına da oy vermiyorlar. ne iş?
"kankacılık" diyoruz, "yapmayın" diyoruz, "1 kişi bütün oyları toplarken diğerlerinde hiç oy yok" diyoruz ya hani; neden hiç oy yok diğerlerinde peki? kankacılıktan şikayetçi olan arkadaşlar neden o "diğer grubun yazarları"na da oy vermiyor hiç? akşama kadar yazıp çizen insanların bazılarının nickini hiç öyle sözlükte "fenomen olmayan" yazarların tanımlarında beğeni olarak görmüyoruz, niye? sözlük mağazasından şunu bunu alayım diye düşünen ama sözlüğe yeni geldiği için karması yetmeyenler var mesela. kim oylayacak ki bu insanları, karmaları yükselecek? haydi diyelim eskilerin bir kısmını gözden çıkardık, onlar kendi aralarında al gülüm ver gülüm yapıyorlar. onların dışında kalan ya da yeni geldiği halde oylamaya eli gitmeyenler kim?
şimdi burada şunu ayrı tutuyorum; kimse oy vermek gibi bir mecburiyet içerisinde değil. sadece okuyup geçenler de var. beğenmediğini oylamak zorunda zaten değil kimse, onu da ayırıyorum bu konudan. tamamen "oylanmıyor kimse "dediği halde kendisi de taşın altına elini koymayanlardan bahsediyorum burada. bir konu başlığı altında birbirine 90'ar derece açıyla farklı şekilde muhalif olan düşünceler var. birine katılmıyorsanız birine mutlaka katılacağınız anlamına geliyor bu çünkü bazıları birbirine taban tabana zıt. "beğenmedim, ondan oylamadım" savunması da çöpe gidiyor bu durumda. klavyesinde akrep olanlar var, kabul edelim bunu. adamlar okusa da, beğense de oylamıyor. bu tiplere yapılabilecek hiçbir şey yok.
"oylanmak çok mu önemli?" sorusunun cevabı değil bunlar bu arada. bence önemli değil. sadece şikayet ettiğimiz şeyleri kendimizin yaptığına dikkat çekmeye çalışıyorum. cem yılmaz'ın dediği gibi "tek tek o değilsiniz ama hepinizi toplayınca o çıkıyor." cümlenin orijinali böyle olduğundan bu şekilde yazdım. bundan sadece sizlere söyleyip kenara çekildiğim anlamını çıkarmayın. kendimi de dahil ediyorum bu yazdıklarıma.
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
profiline girdiğimde içimi ısıtan, yazılarını okuduğumda tebessüm ettiren yazar. çok hanım ve çok neşeli. adeta etrafına ışık saçıyor. pek sevdim kendilerini. bu nickaltı yazı yazma olayını yeni keşfettim malum henüz çok yeniyim yoksa ilk dikkatimi çeken sözlüğü sevmemi sağlayan yazarlardan. çok tatlısınız hanımefendi daim olun buralarda emi.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
massive attack- teardrop
devamını gör...



