reddeden kişinin kıskanması
toksik insan. ne istiyorsun bizden?! ne.
devamını gör...
havlulardaki işlemelerin gereksizliği
bir bu havludaki işlemeler bir de yastık klılfındaki danteller çok gereksiz.
devamını gör...
evlenmek için beklenilen şey
tamamen kendi ayaklarının üstünde duran, tamamen kendine yetebilen bir birey olmayı.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
/dilerim ki mutlu ol sevgilim
ben olmasam bile, hayat gülsün sana
günahım boynunda
ağlayan bir çift göz, bıraktın arkanda/
hıhhhhh.
ben olmasam bile, hayat gülsün sana
günahım boynunda
ağlayan bir çift göz, bıraktın arkanda/
hıhhhhh.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin'i görecek miyiz sorunsalı
bir soru acaba kimdir nedir nur cemali bunlar merak konusu kafa sözlük youtube kanlında bir röportaj olsa güzel olurdu .
ha birde (bkz:yoldaş benjamin franklin de bizi görecek mi ?).
ha birde (bkz:yoldaş benjamin franklin de bizi görecek mi ?).
devamını gör...
selvi boylum al yazmalım
kıymetli cengiz aytmatov'un 1970 yılında kaleme aldığı romanı. aynı isimle türk sinemasına da uyarlanmıştır.
cengiz aytmatov romanında iki zıt karakter olan ilyas ve baytemir'i büyük bir ustalıkla işlemiş. öyle iki karakter ki, hem güçlü benzerlikleri hem de onları birbirinden ayıran güçlü farklılıkları var. zaten filmden de bildiğimiz üzere asya'nın filmin sonunda yaptığı seçimin nedeni de bu farklılık. küçükken filmi izlerken hep cemşit'in (kitapta baytemir) tarafını tutardım. kitabı okurken ilyas'ın duygularını daha iyi anlayabildiğimi düşünüyorum fakat ben yine baytemir'in tarafındayım. gerçek sevgiyi gösteren kişi oydu çünkü. eğer hayatta sevgi denen duygu/ his gerçekten varsa, baytemir'in sahip olduğu şeydi bu. çünkü sevgi neydi? sevgi; iyilikti, dostluktu. sevgi, emekti.
film'i de güzel elbet, hatta türk sinemasında türkan şoray, kadir inanır ve ahmet mekin gibi oyunculardan dolayı ölümsüz bir yere sahip lakin bazı duyguları daha iyi anlayabilmek için kitap filmden emin olun daha önemli. gerçi ben ikisini de çok seviyorum ve birbirinden ayrı düşünemem.
cengiz aytmatov romanında iki zıt karakter olan ilyas ve baytemir'i büyük bir ustalıkla işlemiş. öyle iki karakter ki, hem güçlü benzerlikleri hem de onları birbirinden ayıran güçlü farklılıkları var. zaten filmden de bildiğimiz üzere asya'nın filmin sonunda yaptığı seçimin nedeni de bu farklılık. küçükken filmi izlerken hep cemşit'in (kitapta baytemir) tarafını tutardım. kitabı okurken ilyas'ın duygularını daha iyi anlayabildiğimi düşünüyorum fakat ben yine baytemir'in tarafındayım. gerçek sevgiyi gösteren kişi oydu çünkü. eğer hayatta sevgi denen duygu/ his gerçekten varsa, baytemir'in sahip olduğu şeydi bu. çünkü sevgi neydi? sevgi; iyilikti, dostluktu. sevgi, emekti.
film'i de güzel elbet, hatta türk sinemasında türkan şoray, kadir inanır ve ahmet mekin gibi oyunculardan dolayı ölümsüz bir yere sahip lakin bazı duyguları daha iyi anlayabilmek için kitap filmden emin olun daha önemli. gerçi ben ikisini de çok seviyorum ve birbirinden ayrı düşünemem.
devamını gör...
babanın normal sözlük nickini öğrenmesi
benim biliyorlar. sözlük dergisinde yayınlanan yazımı okutmuştum.
sonra nickaltımı okuttum. şaşırdılar. bunları sana mı yazdılar dediler. eyvallah baba eyvallah dedim geçtim. kalbim kırıldı.
sonra nickaltımı okuttum. şaşırdılar. bunları sana mı yazdılar dediler. eyvallah baba eyvallah dedim geçtim. kalbim kırıldı.
devamını gör...
sinestezi
duyuların bir arada algılanmasına denir. yunanca "syn" birlikte ve "aesthesis" algılamak demekti. isminden de anlaşılacağı üzere sinestezi birçok farklı duyuyu aynı anda yaşamak demektir.
sinestezik kişilerin duyularından herhangi birinin çalışması diğerinin de çalışmasına olanak sağlar. örneğin; "çiçek" dendiğinde sinestezik kişinin kulak duyusu da harekete geçer ve kafasında bir müzik çalmaya başlar. veyahut duyduğu bir müziğe renkle karşılık verebilir. duyular beyin bağlantıları sebebiyle birbirleriyle ilişkilidir. sinestezik birey harfleri birer renk olarak görebilir. matematiksel olguları hızla kavrarlar. kadınlardaki görülme sıklığı fazla olmakla birlikte, her yirmi bin kişiden biri sinestezik olarak doğar. sol elle yazmaları sinestezi hastalarının özelliklerindendir. çoğunda müziğe karşı duyarlılık/yatkınlık bulunur. sanata karşı hayli yeteniklidirler.
bilim bunu beynin "normal" bir beyinsel işlev olduğunu söyler. yani herhangi bir yerde "normaldir" kelimesine rastlamanız mümkün. ek olarak "diğer insanlara nazaran daha çok hissederler, normaldir, yalnızca bir tık." benzeri sözcük öbeklerine de rastlamak mümkün.
deneyleyerek görmek adına journal of neuroscience'ta bir çalışma yapılmıştır. on iki sinestezik hasta ve on iki tane beyni normal insan fonksiyonlarında çalışan kişi, beyinleri uyanık haldeyken fmrı cihazıyla görüntülendiler. çalışma sonuçları açıkça gösterdi ki; sinestezik hastaların beyin bağlantıları diğerlerine oranla daha farklıydı.
sinestezik kişilerin duyularından herhangi birinin çalışması diğerinin de çalışmasına olanak sağlar. örneğin; "çiçek" dendiğinde sinestezik kişinin kulak duyusu da harekete geçer ve kafasında bir müzik çalmaya başlar. veyahut duyduğu bir müziğe renkle karşılık verebilir. duyular beyin bağlantıları sebebiyle birbirleriyle ilişkilidir. sinestezik birey harfleri birer renk olarak görebilir. matematiksel olguları hızla kavrarlar. kadınlardaki görülme sıklığı fazla olmakla birlikte, her yirmi bin kişiden biri sinestezik olarak doğar. sol elle yazmaları sinestezi hastalarının özelliklerindendir. çoğunda müziğe karşı duyarlılık/yatkınlık bulunur. sanata karşı hayli yeteniklidirler.
bilim bunu beynin "normal" bir beyinsel işlev olduğunu söyler. yani herhangi bir yerde "normaldir" kelimesine rastlamanız mümkün. ek olarak "diğer insanlara nazaran daha çok hissederler, normaldir, yalnızca bir tık." benzeri sözcük öbeklerine de rastlamak mümkün.
deneyleyerek görmek adına journal of neuroscience'ta bir çalışma yapılmıştır. on iki sinestezik hasta ve on iki tane beyni normal insan fonksiyonlarında çalışan kişi, beyinleri uyanık haldeyken fmrı cihazıyla görüntülendiler. çalışma sonuçları açıkça gösterdi ki; sinestezik hastaların beyin bağlantıları diğerlerine oranla daha farklıydı.
devamını gör...
yazarların yazın yapmak isteyip de yapamadığı şeyler
gece denize girmek.
devamını gör...
bir kadına edilebilecek en güzel iltifat
ilber ortaylı'nın bir tv programında bahsettiği söz;
" platon, iyi ideasını güneşe benzetiyormuş.
seni görseydi fikrini değiştirirdi."
" platon, iyi ideasını güneşe benzetiyormuş.
seni görseydi fikrini değiştirirdi."
devamını gör...
bir şarkısın sen
ukde sahibi: ice
asıl adı samanyolu olan şarkıdır. samanyolu aslında sözleri sonradan - müziğe uygun şekilde- uydurulmuştur. hikayesi şöyle
1960'lı yıllarda hülya koçyiğit ve ediz hun'un oynadığı samanyolu filmi büyük ilgi görmüş, çok konuşulan bir film olmuş. film müziği de çok beğenildiği için insanlar filmi izledikten hemen sonra soluğu plakçıda almış, her gelen bu şarkıyı sormuş. bunu öğrenenen hürrem erman; film müziğini yapan metin büke'yi çağırıp bu fırsatı değerlendirmesini söylemiş. sözleri yazmakta fazla zorlanmamışlar ama filmin ve kitabın ismi olan samanyolu kelimesini uyarlayamamışlar bir türlü. daha sonra yazdığı sözleri şarkı şeklinde değil şiir şeklinde olmasının daha uygun olacağına karar vermişler. işte o sözler
samanyolu
sen kalbimin mehtabısın güneşisin
sen ruhumun vazgeçilmez bir eşisin
bir şarkısın sen ömür boyu sürecek
dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek
ruhum senin kalbim senin ömrüm senin
yıllar geçse ölmeyecek bende sevgin
bir şarkısın sen ömür boyu sürecek
dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek
uzaklara kaçıversek seninle biz
birgün elbet göze gelir bu sevgimiz
bir şarkısın sen ömür boyu sürecek
dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek
bir şarkısın sen
not: hikayeyi ayrıntılı yazamadım. bildiğim kısımları yazmaya çalıştım.
asıl adı samanyolu olan şarkıdır. samanyolu aslında sözleri sonradan - müziğe uygun şekilde- uydurulmuştur. hikayesi şöyle
1960'lı yıllarda hülya koçyiğit ve ediz hun'un oynadığı samanyolu filmi büyük ilgi görmüş, çok konuşulan bir film olmuş. film müziği de çok beğenildiği için insanlar filmi izledikten hemen sonra soluğu plakçıda almış, her gelen bu şarkıyı sormuş. bunu öğrenenen hürrem erman; film müziğini yapan metin büke'yi çağırıp bu fırsatı değerlendirmesini söylemiş. sözleri yazmakta fazla zorlanmamışlar ama filmin ve kitabın ismi olan samanyolu kelimesini uyarlayamamışlar bir türlü. daha sonra yazdığı sözleri şarkı şeklinde değil şiir şeklinde olmasının daha uygun olacağına karar vermişler. işte o sözler
samanyolu
sen kalbimin mehtabısın güneşisin
sen ruhumun vazgeçilmez bir eşisin
bir şarkısın sen ömür boyu sürecek
dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek
ruhum senin kalbim senin ömrüm senin
yıllar geçse ölmeyecek bende sevgin
bir şarkısın sen ömür boyu sürecek
dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek
uzaklara kaçıversek seninle biz
birgün elbet göze gelir bu sevgimiz
bir şarkısın sen ömür boyu sürecek
dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek
bir şarkısın sen
not: hikayeyi ayrıntılı yazamadım. bildiğim kısımları yazmaya çalıştım.
devamını gör...
ismi yanlış yazmak
yurdumun, devlet dairesi memurlarına mahsus eylem.
elin yabancısı, kyle ismini yanlış yazmıyor, bizim memurlar, ne isimler uyduruyorlar.
bugün, bankadaki çalışan ismimi okudu,
-isminiz hep yanlış yazıldı değil mi, dedi.
-evet, nerden anladınız, dedim.
-benim ismimi de yanlış yazdılar hep, dedi
yabancılar bunu can you spell ile çözmüş, biz çözemedik.
liseye kadar, ismime uyuz olurdum, kimse doğru yazmıyor diye, halbuki ismimi yanlış yazanlara uyuz olmalıymışım. çözümü her seferinde uyararak buluyorum.
-aman gözünü seveyim yanlış yazma, sonra kayıtlarda çıkmıyor, diye.
elin yabancısı, kyle ismini yanlış yazmıyor, bizim memurlar, ne isimler uyduruyorlar.
bugün, bankadaki çalışan ismimi okudu,
-isminiz hep yanlış yazıldı değil mi, dedi.
-evet, nerden anladınız, dedim.
-benim ismimi de yanlış yazdılar hep, dedi
yabancılar bunu can you spell ile çözmüş, biz çözemedik.
liseye kadar, ismime uyuz olurdum, kimse doğru yazmıyor diye, halbuki ismimi yanlış yazanlara uyuz olmalıymışım. çözümü her seferinde uyararak buluyorum.
-aman gözünü seveyim yanlış yazma, sonra kayıtlarda çıkmıyor, diye.
devamını gör...
romeo ve juliet
william shakespeare'in gençlik yıllarında kaleme aldığı bir oyundur.
bu oyun için çoğunluktan farklı bir düşünceyi benimsemeye başladım sanırım. herkes romeo ve juliet'in hikayesinin ilk görüşte aşk olduğunu düşünür. öyle ki birbirleri için ölen, diğerinin nefesinin içinde bulunmadığı bir havayı içine çekmeye değer görmeyen iki aşık... peki, ya hikaye aslında bu kadar trajik değilse ya shakespeare sadece aşkla dalga geçiyorsa? kitabın başında ana karakterlerimizden biri olan romeo, rosaline adlı bir kadına kafayı taktığını dile getiriyor. ancak yakın bir zamanda, capuletlerin evinde olan bir maskeli baloda juliet'le tanışıp ona sırılsıklam aşık oluyor. aşk dediğimiz kavram bu kadar basit mi? dün aşkından kederlendiğin bir kadını unutmak ve bir anda tarihe adını yazdıracak bir hikayeye dönüşmek bu kadar kolay mı? hiç sanmıyorum. gerçi "yarayla alay edermiş yaralanmamış olan." belki bu yüzdendir yazarı ve milyarlarca insanı anlamıyor olmam.
bu oyun için çoğunluktan farklı bir düşünceyi benimsemeye başladım sanırım. herkes romeo ve juliet'in hikayesinin ilk görüşte aşk olduğunu düşünür. öyle ki birbirleri için ölen, diğerinin nefesinin içinde bulunmadığı bir havayı içine çekmeye değer görmeyen iki aşık... peki, ya hikaye aslında bu kadar trajik değilse ya shakespeare sadece aşkla dalga geçiyorsa? kitabın başında ana karakterlerimizden biri olan romeo, rosaline adlı bir kadına kafayı taktığını dile getiriyor. ancak yakın bir zamanda, capuletlerin evinde olan bir maskeli baloda juliet'le tanışıp ona sırılsıklam aşık oluyor. aşk dediğimiz kavram bu kadar basit mi? dün aşkından kederlendiğin bir kadını unutmak ve bir anda tarihe adını yazdıracak bir hikayeye dönüşmek bu kadar kolay mı? hiç sanmıyorum. gerçi "yarayla alay edermiş yaralanmamış olan." belki bu yüzdendir yazarı ve milyarlarca insanı anlamıyor olmam.
devamını gör...
ceza
ceza ya da gerçek adıyla bilgin özçalkan, türk rap müzisyeni ve söz yazarıdır. çok hızlı konuşup şarkı söylemesiyle meşhurdur.
devamını gör...
aşırı saygılı insanlar
her alanda olsa bu insanlardan. karşıdaki vatandaşı kırmadan onun da bir birey olduğunu unutmadan saygı çerçevesi içinde oluşan konuşmalar olsa. evet o zaman her yer daha yaşanılası bir yer olurdu muhtemel.
yalnız yine de bu tipler beni geriyor hacı abi. ben biraz böyle gelişine insanım, onlar da tam tersi full istanbul türkçesi düzgün diksiyon olunca bir yerimde doğruluyorum şimdi yalan yok. yapmayın yahu.
yalnız yine de bu tipler beni geriyor hacı abi. ben biraz böyle gelişine insanım, onlar da tam tersi full istanbul türkçesi düzgün diksiyon olunca bir yerimde doğruluyorum şimdi yalan yok. yapmayın yahu.
devamını gör...
arada sırada radyo yayını
değişik soru ve konular gelmeye devam ediyor. buradan ya da özelden fikir ve sorularınızı iletebilirsiniz arkadaşlar.
bu gece saat 00.00'ı unutmayın.
bu gece saat 00.00'ı unutmayın.
devamını gör...
kunut duaları
kafiyeli olmasına rağmen yine de zor ezberlenen dualardır. küçük tatlı bir mümin adayı iken kuran kursunda bu duaları ezberleyene kadar alnımın damarı çatlamıştı. oysa ezberim iyiydi tabii kunut dualarını görene kadarmış meğer.
devamını gör...
aşı karşıtlığı
covid için olanı değil de genel manada aşı karşıtlığı gerçekten mücadele etmesi çok zor bir akım. bu karşıtlığa canı gönülden kendini kaptırmış birini ikna etmeniz çok zor. sanılanın aksine cahil ya da bilgisiz değil gayet kültürlü, okumuş tipler var bunlar arasında. istediğiniz kadar makale çıkartın, aksi yönde yazılmış bir makale gösterirler size. istediğiniz doktorun açıklamasını gösterin, aşı karşıtı bir doktor, evet yanlış duymadınız, tıp fakültesi mezunu bir doktor gösterir size. siz bak şu çocuk aşı olmadığı için şöyle olmuş diyemiyorsunuz ama, o size bir sürü haber ya da yazılmış yorum gösterir aşı olduktan sonra şöyle oldu, böyle oldu diye. velhasıl ben aşı karşıtı bu kişiyle mücadele edemedim, ikna olmadı. ikna olmayı bırakın sunduğu bütün argümanlar! sonrası benim aşıyı nasıl desteklediğime şok olduğunu söyledi. ya ben bu konuda çok bilgisiz, yetersizim ya da aşı karşıtı şahıs çok inatçı bilmiyorum. ama zor bir mücadele. kesin veriler olmadığı sürece bu tartışma sürecek. sanılanın aksine sayıları çok fazla.
devamını gör...
hayatın bir eşya olsaydı
bir defter. kiminin bir şeyler yazdığı, kiminin bir şeyler karaladığı, kiminin sayfalarını kopardığı...
içini açıp bakmadığınız sürece hiçbir şey ifade etmeyen ama içinde dünyalar saklı olan bir defter..
içini açıp bakmadığınız sürece hiçbir şey ifade etmeyen ama içinde dünyalar saklı olan bir defter..
devamını gör...
