can sıkıntısıdır o, ölüm olsa yerinde duramazsın dediğim başlıktır.
devamını gör...

recep tayyip erdoğan ve devlet bahçeli için oldukça önemli bir icattır.
devamını gör...

valla radyoyu bilmem de sözlüğün podcast yapması güzel bir fikir olabilirdi diye düşünüyorum . ayrıca radyoda güzel fikir hatta playlisti yazarlar oluşturur . bu gece çalınmasını istediğiniz şarkıları yazın oylamaya göre çalalım mantığı olabilir. büyük bir zevkle telefonla falan katılabilirim bu arada radyoya .
devamını gör...

çoğu türk annesine çocuğunu doğurduğun için bakıyorsun ve bu seni kutsal yapmıyor derseniz bu sefer 9 aylık süreç ve doğum sancısından bahsederek kendisini kutsal ilan eder. böbrek taşı düşürenler yine kutsal o zaman. o da ağrılı bir sürecmiş çünkü. kolay da değil, öyle bir anda düşmüyor sanırım. bu durumda böbrek ağrısı çeken herkes kutsal mıdır?

16 sene boyunca çocuğu için bir sabah bile uyanmamış, kahvaltıyı kendisi acıktığı zaman hazırlamış, çocuğu sokağa salıp akşam ezanı okunmadan önce eve almış, bir kez olsun çocuğu ile ders çalışmamış, çocuğu ile özel hiçbir şey paylaşmamış anneler çocuklarına çok ciddi bir şiddet uyguluyor ve annedir yapar mantığı ile buna kimse ses çıkarmıyor. çünkü annelik dediğim gibi çocuk olmaktan daha büyük haklar veriyor size.

bunu dediğim zaman allah inşallah sana çocuk nasip etmesin ve allah belanı versin tepkilerini görmüş bir kadın olarak, anne olduğum için kutsal görülüp toplum tarafından belirli haklara sahip olabilmek yerine, tüm çocukları kendimden daha üstün bir yere koyuyorum. kimse beni doğurabileceğim için yükseğe koymasın, kutsal olduğumu düşünmesin, çocuğumu kutsal görsün istiyorum. bu da beni şimdiden kötü anne yapıyorsa yapacak bir şey yok.

gerçekleri görmek isteyen insanların pembe dünyasından çıkmasını öneririm. annesi evde pembe dizi izleyen çocuklar sokaklarda mendil satıyor, etraf şiddet gören ve istismara uğrayan çocuk dolu, çoğu çocuk aç bırakılıyor, anne ve babaları tarafından öldürülüyor, hatta çoğu camdan atılıyor, sonra çocuk kendi düştü diyorlar. kendini koruyamayan ve seslerini duyuramayan bu kadar çok çocuğun olma sebebi de anne kutsaldır, baba kutsaldır, anne ve babası başındadır anlayışıdır.

ayrıca çocukların olanlardan etkilenmediğini düşünmek için çok romantik olmak lazım. çocukluk cağı travmalarını ilerleyen yaşlara taşıyıp öyle bir gelecek kuruyorsun kendine. yetişkinler gider kendi ayağı ile tedavisini olur, bir çocuğun tedavi olmayı tercih etmesi için bile yetişkin olmayı beklemesi gerekiyor. yetişkin bir şekilde olanların mantığını kurabilir, çocuklar kuramaz. çocuk olmak başlıbaşına zavallı olmaktır.

sevgiliden ayrılıp 2 ay boyunca kendimizi toparlayamıyoruz ama çocuklar bizden daha güçlüdür. peki.
devamını gör...

burhan altıntop’un yandım bittim sendromu olarak çok keyifli ve gerçekçi bir şekilde canlandırdığı sendromdur. ingilizcesi; “burn out syndrome” dur.

devamını gör...

çocukluğum, gençliğimdir. bahar ayından ekim ortasına kadar sürekli zaman geçirdiğim mekandır. çekirdek satan amaçlardan çekirdek alıp çitlemedim mi, turfanda kayısı çağlası satan amcalardan çağla alıp orada yemedim mi? içinde zaman zaman ping pong oynadık, halısahaya maç yapmaya gittik. parkurunda yürüdük koştuk. düğün salonunun yanındaki semavercide gözleme yedik, çay içtik. kurtuluş parkı benim için gözbebeğidir. ankara'nın havasıdır.
devamını gör...

beyaz elbisesi vardı, hayal benim değil mi vardı işte, çok aşırı değil ama yine de sarhoştu kadın, kendi ile kalıp kendine kaçtığı yolun üzerindeydi, beyaz bir elbise de giymişti evet, hayal benim değil mi ne istersem giydirirmiştim ona. en sonunda yolun, o yürüdüğü yolun çıkmaz olduğunu görünce bir kahkaha patlattı o su yeşili sesi ile, etrafındaki doğa bir saygı duruşuna kalktı aniden, sonra hayat biraz daha güzelleşti herkes için. yaz günüydü, eylülü yazın son hatırası sayarsanız, kadın güzeldi, kadın ufacık ve kocamandı, kadın tuhaf bir şekilde herkesi ve her şeyi kendine çeken küçük ve yaramaz bir varlıktı, evrende kapladığı yer ile başkaları tarafından bilindiği yer arasında koskocaman bir ters orantı vardı. ansızın yol kenarındaki nergis kılığındaki çiğdem çiçeklerine takıldı gözü, ben rüzgâra adımı söylemedim, üstelik bunların mevsimi değil, bunlar ve her şey çok saçma diye düşündü, benim hayalimdeki kadın bunları söyleyecek kadar sarhoş ve söyletecek kadar güzeldi. zaman eve dönme vaktiydi, onu bekleyen şanslı bir azınlık vardı, yüzü gülüyordu, bir an geriye döndü, "belki bir gün" dedi, hikayede adı olmayan adam gülümsedi, tabiat yüzünü bir kez daha ona döndü, akşamdı, kadın sarhoştu ve bu hikaye ve dünyanın ona sevgisi burada bitecek gibi gözükmüyordu.
devamını gör...

kara deliklerin sahip olduğu ufuklardır. ışık da dahil herhangi bir şey olay ufkunun içerisine girerse kara delikten kaçamaz. örneğin ışık, saf enerjidir, kütlesi yoktur, hızı 300.000 km/s’dir ancak ışık bile kurtulamaz.
kara delikler maddeleri yuttukça olay ufku genişler ve kara deliğin çekim gücü artar.
kara delik doğrudan gözlemlenemez çünkü yukarıda da bahsettiğim gibi olay ufkuna giren ışık bile kurtulamaz ve kara deliğe çarpan fotonlar gözümüze ulaşamaz. peki bize kara deliğin fotoğrafı diye gösterdikleri şey ne? kara deliğin yaptığı ışıma. (bkz: hawking radyasyonu)
devamını gör...

bir kasabada yaşadığımızı farzedelim. belediye başkanı oluyorum ve bir tane imar fonu kuruyorum. imar fonunun başkanı benim ve her inşaattan komisyon alıyorum. yapılacak inşaatlar için ihale açmadan kafamda belirlediğim ücretten inşaatları yaptırıp, komisyonumu alıp inşaatı belediye garantisine alıyorum. inşaat için para alan şirket yeteri kadar kar edemezse belediyeden garanti olarak parasını alıyor. hatta bazı ihalelere naylon şirketimlerimi sokuyorum, ihaleyi ona verip şirketi iflas ettiriyorum. bu sayede ortada beton demir yokken, inşaat için bir girişim yapmadan bile bedavadan cebimi dolduruyorum. bu sayede dünyanın en zengin belediye başkanları listesine ilk 5ten giriyorum.

senin o inşaat gelişim dediğin gelişmenin işleyişi bu şekilde. ülkedeki bütün varlık fonu, banka fonu, doğalgaz fonu vs. hepsinin yönetim kurullarında erdoğan ve bütün aile kütüğü sırasıyla yer alıyor. bu gelişim sonucu devlet 5 şirkete 10 sene içinde 250 milyar dolar ödeme yapmak zorunda. şehir hastanelerinin 1 senelik kira-ödeme vs. masraflarının 5te1i ile zaten o hastaneler yapılabiliyordu. ülkenin en çok kar eden kurumu olması gereken çaykur o varlık fonun 500 milyon zarar açıklıyor.

bütün bunlar olurken erdoğan ve tayfasının nazi dönemini aratmayacak propaganda ve medya kontrolünün, dinin uyuşturucu etkisinin ve muhalefetin etkisizliğinin sayesinde bu insanlar hep aynı şeyi yapıp istediklerini alabiliyorlar. her şeye rağmen bunların ne yaptığının farkında olanların elinden ise sadece sızlanmak ve bu ateşe bir kibrit çöpü dahi taşıyanları aşağılamak geliyor. maalesef.
devamını gör...

zamanlarının çoğunu suda geçiren sevimli mi sevimli, lutrinae alt familyasında bulunan etçil memelilerdir.
13 türü bulunan su samurları, balıklar ve omurgasızlarla beslenir.
araç gereç kullanabilme yetisine sahiptirler, oyuna düşkündürler.

su samurları hakkında edindiğim en ilgi çekici bilgi, uyurken el ele tutuşmaları sanırım.
bunun sebebi, uyurken denizde birbirlerini kaybetme korkusuymuş. başka bir neden ise eşlerini başka bir erkeğe kaptırma ihtimaliymiş.*
tabii bir diğer nedeni ise kendilerini tehlikelerden korumak.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

su samurları, el ele tutuştukları kişiyi seçerken oldukça seçicidirler. herkesle el ele tutuşmazlar. el ele tutuştukları kişi genelde ya ailelerinden biri ya da dişisidir.
bir dişiye veya aileye sahip olmayan su samurları denizin tabanından yüzeye kadar büyümüş olan yosunlara sarılarak uyurmuş. *
el ele tutuşamayacak kadar küçük olan yavru su samurları ise annelerinin üstünde uyurlar.
anne ava gideceği zaman, yavrusunu yosuna sarar ve yavru anne gelene kadar hareketsiz kalırmış.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu minnoş canlılar maalesef değerli kürkleri nedeniyle avlanarak insanoğlunun caniliğine kurban gidiyorlar.
insanoğlu dünya'nın başına gelen en kötü şey olabilir.
devamını gör...

bir bar taburesi üstünde babamın öldüğü yaştayım.
siz hesaplayın.
devamını gör...

asıl, sorun o telefonun avrupa'da 50 dolar olması burada 3500 tl olması adam onun bile farkında değil.
devamını gör...

huni başıma
huni başıma
huni başımaysa
fes neremeydi, aklım karıştı biraz.
devamını gör...

kariyerine arif sağ müzik kursunda aldığı derslere başlıyor. ilerleyen zamanlarda birlikte bir çok proje'ye imza atmanın temelini bu kurslarla atmış bulunuyor.
almanya'da, avusturya'da, hollanda'da, iran'da bu ülkelerin cumhurbaşkanlarının destekleriyle ünlü orkestralarla birlikte çeşitli konserler veriyor. sürekli üreten, öğrenen, sazını elinden bırakmayan bu üstad zaman içinde bağlama bilgisini kendi adını taşıyan müzik kursunda öğrencileriyle paylaşıyor. hem müzik eğitmeni hem de yorumcu olarak anılır. gezici bağlama atölyesi adlı çalışmasıyla yetenekli olan köy çocuklar'ının ayağına gidip bağlama dersleri vermiştir. arif sağ ile birlikte hazırladığı bağlama metodu adlı kitabı vardır. türkülere ömrünü adayan bir sesimiz. canla başla bağlamasını çalıp, o köklü kültürü anlatabilme bilgisine ve yeteneğine sahip halk müziği sanatçısıdır.


arif sağ'dan da dinlemesek olmaz.
devamını gör...

herhalde ssk'sız çalıştırdıgı için bunu yaptı diye düşünüyorum.
devamını gör...

dünün aynısı.
devamını gör...

ellerimi ve yüzümü yıkayıp lenslerimi takmak.
devamını gör...

unutulamayan, unutulamayacak olandır.

aynı zamanda 2001 yılında çıkmış hayatına devam et ama mutlu da olama temalı kararsız bir mirkelam şarkısıdır.



o an, kulakların çınlasın
seni burdan andığımda
aman, sakın ağlamayasın
bizi sakla gözyaşında.

unutulmaz, unutulmaz
yaşadığımız unutulmaz

bize olanlar, yaşananlar
nasıl olur unutulur?

o an, dudakların sızlasın
başka birini öptüğünde
aman, sakın bağırmayasın
acını sakla dudaklarında.

unutulmaz, unutulmaz
yaşadığımız unutulmaz

bize olanlar, yaşananlar
nasıl olur, unutulur?

ne yapalım,
bir kez kaçtı bu aşk vapuru
peki bu sahiller, unutulur mu?


n'apalım, bir kez
kaçtı bu aşk vapuru
peki bu sahiller, unutulur mu?

unutulmaz, unutulmaz
yaşadığımız unutulmaz

bize olanlar, yaşananlar
nasıl olur unutulur?

unutulmaz, unutulmaz
yaşadığımız unutulmaz

bize olanlar, yaşananlar
nasıl olur unutulur?
devamını gör...

ankara cumhuriyetin kentidir. örnek şehridir. atatürkün en büyük mirasıdır. istanbul ise çöplüktür.
devamını gör...

(bkz: imkansız)

şarkılar onu söylüyor, ben ne yapabilirim?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim