lord of the rings rise to war
lotr temalı mobil strateji oyunudur. klasik bir şekilde kale güçlendirip, maden işgal edip, ekonomi kurup asker basıyoruz, diğer ırkları fethetmeye doğru yollanıyoruz.
seçebileceğimiz fraksiyonlar şöyle;
arnor, inşaat maliyetlerinden kısıyor. özel askeri kuzey kolcusu.
ısengard; silahlandırma maliyetini kısıyor. özel askeri snaga thrak.
lindon; ahşap toplama bonusu veriyor. özel askeri noldor atışçısı.
gondor; inşaat süresinden kısıyor. özel askeri kuğu şövalyesi.
lothlorien, komutan deneyimi bonusu veriyor. özel askeri sınır muhafızı.
erebor, çağrı süresinden kısıyor. özel askeri demir savaşçı.
mordor, üretim bonusu veriyor, özel askeri çapulcu.
rohan, savaşa gitme hız bonusu veriyor, özel askeri başkumandan.
rhun, npc ordulara hasar bonusu veriyor, özel askeri savaş arabası.
angmar, kuşatma hasar bonusu veriyor, özel askeri günahkar.
oyunun güzel tarafı bir yandan görevler vasıtası ile hikayeyi takip ediyorken, sadece o kulvarda kalmayıp bağımsız bir şekilde de yönlendirmeye devam edebiliyorsunuz. tabi senaryonun da akması şart ama açık bir harita sayesinde temponuzu belirlemeniz mümkün.
her strateji oyununda olduğu gibi topluluklar önem arz ediyor. aynı fraksiyonlardaki klanlar birbirleri ile geçinemezler ise fethedilmeleri an meselesi oluyor. o yüzden aynı fraksiyondaki farklı klanların da bir arada çalışması oyunun kilit noktalarından biri.
hedef ise orta dünya haritasında en çok bölgeyi ele geçirip dol guldur'da bulunan güç yüzüğünü ele geçirmek. ben de yeni başladım, süresi ile ilgili bilgi veremeyeceğim fakat zannediyorum ki bir sezon 3-4 ay sürüyor. sezon bittiğinde geliştirdiğiniz kaleniz ve kahramanlarınız aynı seviye ile sizde kalmaya devam ederken kazandığınız tüm toprak sıfırlanarak her şeye baştan başlıyorsunuz.
strateji sevenler kaçırmasın derim, zira oyun kesinlikle pay to win değil. elbet avantajları var, lakin sistem sizi ezdirmeyecek kadar rekabetçi.
seçebileceğimiz fraksiyonlar şöyle;
arnor, inşaat maliyetlerinden kısıyor. özel askeri kuzey kolcusu.
ısengard; silahlandırma maliyetini kısıyor. özel askeri snaga thrak.
lindon; ahşap toplama bonusu veriyor. özel askeri noldor atışçısı.
gondor; inşaat süresinden kısıyor. özel askeri kuğu şövalyesi.
lothlorien, komutan deneyimi bonusu veriyor. özel askeri sınır muhafızı.
erebor, çağrı süresinden kısıyor. özel askeri demir savaşçı.
mordor, üretim bonusu veriyor, özel askeri çapulcu.
rohan, savaşa gitme hız bonusu veriyor, özel askeri başkumandan.
rhun, npc ordulara hasar bonusu veriyor, özel askeri savaş arabası.
angmar, kuşatma hasar bonusu veriyor, özel askeri günahkar.
oyunun güzel tarafı bir yandan görevler vasıtası ile hikayeyi takip ediyorken, sadece o kulvarda kalmayıp bağımsız bir şekilde de yönlendirmeye devam edebiliyorsunuz. tabi senaryonun da akması şart ama açık bir harita sayesinde temponuzu belirlemeniz mümkün.
her strateji oyununda olduğu gibi topluluklar önem arz ediyor. aynı fraksiyonlardaki klanlar birbirleri ile geçinemezler ise fethedilmeleri an meselesi oluyor. o yüzden aynı fraksiyondaki farklı klanların da bir arada çalışması oyunun kilit noktalarından biri.
hedef ise orta dünya haritasında en çok bölgeyi ele geçirip dol guldur'da bulunan güç yüzüğünü ele geçirmek. ben de yeni başladım, süresi ile ilgili bilgi veremeyeceğim fakat zannediyorum ki bir sezon 3-4 ay sürüyor. sezon bittiğinde geliştirdiğiniz kaleniz ve kahramanlarınız aynı seviye ile sizde kalmaya devam ederken kazandığınız tüm toprak sıfırlanarak her şeye baştan başlıyorsunuz.
strateji sevenler kaçırmasın derim, zira oyun kesinlikle pay to win değil. elbet avantajları var, lakin sistem sizi ezdirmeyecek kadar rekabetçi.
devamını gör...
andrew jackson
a.b.d'nin yedinci başkanıdır. kendinden önceki başkanlar gibi eğitimli değil, asker kökenlidir.
kızılderili tehcir kanunu'nu çıkarmış ve buna direnen kızılderili kabilelere zulmetmiş ve hepsini batıya sürmüştür. bu yüzden kızılderililerin "keskin bıçak" dediği başkandır.
kızılderili tehcir kanunu'nu çıkarmış ve buna direnen kızılderili kabilelere zulmetmiş ve hepsini batıya sürmüştür. bu yüzden kızılderililerin "keskin bıçak" dediği başkandır.
devamını gör...
yalnızlığın en çok dokunduğu an
refakatçi talep edildiği anlarda.
devamını gör...
#helpturkey
help turkey , türkiye'de orman yangınlarıyla baş etmeye çalışan halkın çıldırıp uluslararası yardım çığlığıdır.
itfaiyenin su vermemesi, malum hava desteğinin yetersiz olması, yangınların durdurulamaması, üstüne halka çay fırlatılması sonucu türk milletinin yardım çığlığıdır. fetö diyenler oradaki halkın çaresizliğini görememiş veya algılama sorunu yaşayanlardır.
itfaiyenin su vermemesi, malum hava desteğinin yetersiz olması, yangınların durdurulamaması, üstüne halka çay fırlatılması sonucu türk milletinin yardım çığlığıdır. fetö diyenler oradaki halkın çaresizliğini görememiş veya algılama sorunu yaşayanlardır.
devamını gör...
gece vakti çöken yalnızlık hissi
ölümün soğuk yüzüyle birleşti mi hele yutar insanı. ne garip değil mi? dakikaların saniyelerin kıymetini biliyorsun da bir insan ömrünün kıymetini bilemiyorsun.
devamını gör...
amerikan iç savaşı
1861-1865 yılları arasında gerçekleşen ve bugünkü amerika birleşik devletleri sınırı içinde yer alan 13 güney eyaleti ile 15 kuzey eyaleti arasında meydana gelen iç savaştır. savaşın çıkış sebebi güney eyaletlerinin pamuk tarlalarında ağır şartlarda çalıştırılan afrika kökenli kölelerin yaşam şartlarına ve olmayan sosyal haklarına kuzey eyaletlerinin karşı çıkmasıdır. abraham lincoln’un kölelik karşıtı söylemlerle başkan seçilmesinin ardından sayıları sonradan 13’ü bulacak güney eyaletlerinin jefferson davis liderliğinde ve konfederasyon adıyla bağımsızlığını ilan etmesi sonucu savaş başlamıştır. kuzey eyaletleri de birlik adı altında ve abraham lincoln önderliğinde birleşmiştir. tarihçiler aslında savaşın gerçek sebebinin ingiltere’ye ucuz ham pamuk satan güney’e karşı kuzey’in rahatsızlığıyla başladığını ve kuzeyin galibiyeti sonucu bugünkü kapitalizmin doğduğu tezini ileri sürerler. 9 nisan 1865 tarihinde kuzey ordularının güneyin ünlü komutanı robert e. lee'nin ordularını yenmesiyle kuzey zaferini ilan etmiştir. bu zaferden 5 gün sonra 14 nisan 1865 tarihinde ise ‘’amerikalı kuzenimiz” adlı oyunu izlemek için ford tiyatrosuna giden abraham lincoln bir suikast sonucu öldürülmüştür. aynı yılın haziran ayında geri kalan bütün güney askerleri de silahlarını bırakarak teslim olmuş ve amerikan iç savaşı kuzeyin zaferiyle sona ermiştir. kuzeyin zaferi sonrası kölelik kaldırılmıştır.
devamını gör...
fuckbuddy'e aşık olmak
bu salaklığı bir ben yapardım zaten dediğim durumdur.
devamını gör...
ucemak
en nazik, en naif yazardır bence. çokça mesajlaştık. ama son zamanlarda okuma moduna geçmiş. inşallah üniversiteyi istediği bir bölümü kazanmıştır.
devamını gör...
sofie'nin dünyası
benim, yıllar önce alıp bir kaç kez baştan başlayıp, okuyup bıraktığım, okuyup bıraktığım, kursa konu soruları düşünmekten, içerisine bir türlü nüfuz edemediğim, yahut içime nüfuz etmesinden, bir türlü dış dünyaya dönmediğim bir kitaptır. kronolojik felsefe tarihi ve felsefe yapım aşaması romanıdır. aşaması dedim, çünkü bu aşama sizin, aşağıda anlatacağım, merak duygunuzun ne kadar diri kaldığına bağlıdır.
kitaba, kitap olarak baktığınız ve salt bitirmeye odaklandığınızda, bu aşamaya geçemiyorsunuz.
sadece siz değil, hepimiz geçemiyoruz: ve aslında kitabı elimize alıp alıp bırakmalarımızın yegane sebebi de bu. en azından benim açımdan.
... iyi bir filozof olmak için gereksindiğimiz tek şey hayret etme yeteneğimizdir...
kitabın sen kimsin? bölümünden sonraki başlığı...
başlıktan da anlaşıldığı üzere, iyi bir filozof öncelikle hayret etme yeteneğini kaybetmemiş olacak. bu da, yazarın niçin 15 yaşında, çocukluktan genç kızlığa adım atan sofie'yi seçtiğini göstermektedir.
çünkü sadece çocuklar. hayret etme yeteneğine sahiptir. bir de filozoflar.
..
çocuklar ise, zamanla* bu yeteneklerini kaybeder ve dünyada meydana gelen olaylara merak duymak yerine, monoton bir alışma yada yaşama uyum sağlama sürecini benimserler.
peki ya sofie?.. işte yazarın, tam da bu* zaman ayrımındaki kızı, hayret yeteneğinden tutup felsefenin ocağına atması, yazarın bize mesajıdır: hayatın monotonluğuna alışmamamız ve gördüğümüz her şeye merakla bakmamızı aşılamak istemesindendir. kitabın ilerleyen evrelerinde, esasında bu felsefe kursunun sofie amundsen için değil, bizim için olduğunu görürüz.
yazarın, bunu yaparken kullandığı dilin basitliği de kitabı daha anlaşılır kılıyor.
gelelim bana;
şimdi hincime allah aşkına kendi yaşamından örnek verme riv riv diyeceksiniz. yooo
.. o da sözlüğün en sevdiğim kısmı...
kitabın içerisinde bulduğum buğday başağını ayraç olarak kullanmaya başladım, en azından bu kitap için. ve bununla ilk defa, kitap ayracına bir bağ kurduğumu fark ettim. bu kitap, sanırım bu kez bitecek. aslında yazacak daha çok şeyim var fakat uzun zamandır olduğu gibi yine zihnimi toplayamıyorum ve cümlelerimi bir diziye sokamıyorum. o nedenle, kitap hakkında söylenecek zırvalarım bu kadar. haa bir de mümkünse yazıyı, can bonomo eşliğinde okuyun. yahut kitaba ara verip, bir süre can bonomo dinleyin: kitap derinize nüfuz etsin. benim önerim bu şarkı, şimdilik* keyfim bilir... : varsa sizin de önerileriniz bonibon tadında... keyfiniz bilir.
kitaba, kitap olarak baktığınız ve salt bitirmeye odaklandığınızda, bu aşamaya geçemiyorsunuz.
sadece siz değil, hepimiz geçemiyoruz: ve aslında kitabı elimize alıp alıp bırakmalarımızın yegane sebebi de bu. en azından benim açımdan.
... iyi bir filozof olmak için gereksindiğimiz tek şey hayret etme yeteneğimizdir...
kitabın sen kimsin? bölümünden sonraki başlığı...
başlıktan da anlaşıldığı üzere, iyi bir filozof öncelikle hayret etme yeteneğini kaybetmemiş olacak. bu da, yazarın niçin 15 yaşında, çocukluktan genç kızlığa adım atan sofie'yi seçtiğini göstermektedir.
çünkü sadece çocuklar. hayret etme yeteneğine sahiptir. bir de filozoflar.
..
çocuklar ise, zamanla* bu yeteneklerini kaybeder ve dünyada meydana gelen olaylara merak duymak yerine, monoton bir alışma yada yaşama uyum sağlama sürecini benimserler.
peki ya sofie?.. işte yazarın, tam da bu* zaman ayrımındaki kızı, hayret yeteneğinden tutup felsefenin ocağına atması, yazarın bize mesajıdır: hayatın monotonluğuna alışmamamız ve gördüğümüz her şeye merakla bakmamızı aşılamak istemesindendir. kitabın ilerleyen evrelerinde, esasında bu felsefe kursunun sofie amundsen için değil, bizim için olduğunu görürüz.
yazarın, bunu yaparken kullandığı dilin basitliği de kitabı daha anlaşılır kılıyor.
gelelim bana;
şimdi hincime allah aşkına kendi yaşamından örnek verme riv riv diyeceksiniz. yooo
.. o da sözlüğün en sevdiğim kısmı...
kitabın içerisinde bulduğum buğday başağını ayraç olarak kullanmaya başladım, en azından bu kitap için. ve bununla ilk defa, kitap ayracına bir bağ kurduğumu fark ettim. bu kitap, sanırım bu kez bitecek. aslında yazacak daha çok şeyim var fakat uzun zamandır olduğu gibi yine zihnimi toplayamıyorum ve cümlelerimi bir diziye sokamıyorum. o nedenle, kitap hakkında söylenecek zırvalarım bu kadar. haa bir de mümkünse yazıyı, can bonomo eşliğinde okuyun. yahut kitaba ara verip, bir süre can bonomo dinleyin: kitap derinize nüfuz etsin. benim önerim bu şarkı, şimdilik* keyfim bilir... : varsa sizin de önerileriniz bonibon tadında... keyfiniz bilir.
devamını gör...
misafirin çok az yemek yemesi üzerine hissettiğim
allah'tan az yediler. çok yeselerdi de bir kase daha çorba isteyene yok demek zorunda kalsaydım. fazlasıyla kötü. *
devamını gör...
yalnızlığın anlaşıldığı anlar
her an.
devamını gör...
kadına şiddet gösterenlerin kadına şiddeti kınaması
sadece erkeklere has bir özellik değildir. kendi hemcinsine psikolojik şiddet ve sözel şiddet uygulayıp; bazı özel günlerde, sempozyumlarda vb. şiddeti kınadığını, şiddete karşı olduğunu vb. dile getiren kadınlar hatta kadın akademisyenler gördüm. kadınlar kendi aralarında bu şiddet sorununu çözemedikleri için erkeklerin kadınlara yaklaşımı hakkında çok bir şey söylemek istemiyorum.
devamını gör...
kötü günlerde kişiye güç veren sözler
çocukken amak-ı hayal'de okuduğum, hz. ali'ye ait olduğu söylenen şiirden alıntı:
katlanılmaz bir kötülük gelirse eğer başına,
suskun kayalar gibi dur ve diren tek başına,
rahat günler de gelir geçer, zor günler de,
sabırlı ol, dünya harcı değmez gözyaşına.
en bilge insan, eksiğini kusurunu bilen kişidir,
sözünü tutan, bencil tutkuları silen kişidir, kötülüklere yüz vermeyen, iyiliklerle güzelleşen, dünya yıkılsa, kendi değerlerini söyleyen kişidir.
katlanılmaz bir kötülük gelirse eğer başına,
suskun kayalar gibi dur ve diren tek başına,
rahat günler de gelir geçer, zor günler de,
sabırlı ol, dünya harcı değmez gözyaşına.
en bilge insan, eksiğini kusurunu bilen kişidir,
sözünü tutan, bencil tutkuları silen kişidir, kötülüklere yüz vermeyen, iyiliklerle güzelleşen, dünya yıkılsa, kendi değerlerini söyleyen kişidir.
devamını gör...
türklerin işgale fetih demesi
işgalle fetih cok ayrı şeylerdir. işgalde sonsuz gözyaşı, tecavüz, işkence vardır. fetihte ise olabildiğince az can yakmaya çalışılır. amaç yakmak, yıkmak değil ihya etmektir.
türkler ve müslümanlar ne kadar canidir, şudur budur deseniz de bu konuda batasıca batı'nın eline su dökemezler.
bizim yaptığımız fetihtir, evet.
türkler ve müslümanlar ne kadar canidir, şudur budur deseniz de bu konuda batasıca batı'nın eline su dökemezler.
bizim yaptığımız fetihtir, evet.
devamını gör...
eritrofobi
yüz kızarmasından duyulan korkudur.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hobileri
yobaz tokatlamak. *
devamını gör...
kafamıza göre radyo yayını
dinlemedeyiz.
elveda rumeli'den bir şeyler çıksa keşke.
elveda rumeli'den bir şeyler çıksa keşke.
devamını gör...
hamileler sokağa çıkmasın diyen yobaz
yobaz acaba ağaç kovuğundan mı cıktı?
ya da annesi onu neyzen tevfik'in de dediği gibi "doğurmayıp ...tı" mı?
ya da annesi onu neyzen tevfik'in de dediği gibi "doğurmayıp ...tı" mı?
devamını gör...
feryal özel
1975 istanbul doğumlu gök bilimci, kara delik görüntüleme çalışmalarıyla adını bilim tarihine yazdıran değerli bilim insanı.
olay ufku teleskobu*'ndan alınan verileri işleyerek, bir kara deliğin tarihteki ilk görüntüsüne dönüştüren ekipte yer almaktadır ve matematik modelleme grubunun başkanıdır. ayrıca nötron yıldızı araştırmalarına yaptığı katkılar sayesinde 2013'te maria goeppert-mayer ödülünü kazanmıştır. halen arizona üniversitesi astronomi bölümünde profesörlük yapmaktadır.
olay ufku teleskobu*'ndan alınan verileri işleyerek, bir kara deliğin tarihteki ilk görüntüsüne dönüştüren ekipte yer almaktadır ve matematik modelleme grubunun başkanıdır. ayrıca nötron yıldızı araştırmalarına yaptığı katkılar sayesinde 2013'te maria goeppert-mayer ödülünü kazanmıştır. halen arizona üniversitesi astronomi bölümünde profesörlük yapmaktadır.
devamını gör...
mahlas değiştirmek
bir mahlasla tanındıktan sonra zordur. eğer değiştirmek isterseniz öncelikle "bakın mahlasımı değişiyorum ama ben şu kişiyim unutmayın" falan demeniz gerekir diğer yazarlara.
sonuçta birbirimizi mahlastan tanıdığımız inkar edilemez bir gerçek. bugün ben son feci mars yerine bir anda x kişisi olsam tanıyan yazarlar bir afallar. bu kimdi ya, moduna girerler ister istemez, e biz de bunu asla istemeyiz, öyle değil mi? o zaman ya zamanında güzel bir mahlas seçip yola koyuluyoruz, ya da kararlı olduğum zaman mahlası değiştiriyoruz. nacizane tavsiyemdir.
sonuçta birbirimizi mahlastan tanıdığımız inkar edilemez bir gerçek. bugün ben son feci mars yerine bir anda x kişisi olsam tanıyan yazarlar bir afallar. bu kimdi ya, moduna girerler ister istemez, e biz de bunu asla istemeyiz, öyle değil mi? o zaman ya zamanında güzel bir mahlas seçip yola koyuluyoruz, ya da kararlı olduğum zaman mahlası değiştiriyoruz. nacizane tavsiyemdir.
devamını gör...