bengaripsengüzeldünyaumutlu
bu gece bize pandemiyi unutturmuştur.
devamını gör...
9 mayıs 2021 kafa sözlük radyocusunun müslümanlığı övmesi
(bkz: zoruna mı gitti)
imza : kuduruk bir ateist.
kanzuk mutlu musun eserinden??
yok lan o başka tarafın lafı.. ahahah
imza : kuduruk bir ateist.
kanzuk mutlu musun eserinden??
yok lan o başka tarafın lafı.. ahahah
devamını gör...
gri yapışkan senaryosu
nanoteknoloji alanında ortaya atılmış küresel felaket senaryosu.
nanoteknolojinin bir hedefi, kendi kendini kopyalayabilen robotlar yapmak ki bunun bir örneği geçenlerde başarıldı. kök hücrelerden yapılmış olan xenobot adı verilen robotlar kendi kendilerine üreyebiliyorlar.
gri yapışkan senaryosuna göre kendi kendini kopyalayıp üstel olarak inanılmaz bir süratle büyüyen nanorobotlar, çok kısa bir süre sonra dünyanın ağırlığından bile daha fazla ağırlığa sahip olacak kadar çok üreyerek dünyayı yok edecekler. bir başka açıdan bakarsak, dünya üzerinde kendilerini kopyalamaya yarayan tüm malzemeyi kısa sürede tüketirken, işlerine yaramayan malzemeleri "tükürerek" geride bırakacaklar. burada gri yapışkan ya da gri kusmuk benzeri terimler, maddesel bir konuyu tarif etmek için değil, insanlar ile bu robotlar arasındaki rekabetin robotlar lehine olduğunu anlatmak için kullanılıyor.
bazılarımıza uçuk kaçık bir senaryo gibi görünse de prens charles bile bu konuyla ilgili olarak bir araştırma yapılmasını istedi. şu siteden ulaşılabilir.
bu şekilde bir üretime insanlığın hangi konuda ihtiyacı var? yani nanorobotlar ne işimizi görecek? aslında tıp alanında, mesela hastalıklı hücrelere doğrudan ilaç taşınmasını sağlamaktan tutun, çok büyük olan ve tehlikeli konumlarda bulunabilen köprü gibi mühendislik harikalarının tamir işlerinde kullanmaya kadar birçok alanda kullanılabilirler. bu nedenle "asla böyle şeyler üretmemeliyiz" diye kestirip atmak yerine kontrolü nasıl sağlarız konusu üzerinde kafa yormak çok daha mantıklı bir hareket olacaktır.
nanoteknolojinin bir hedefi, kendi kendini kopyalayabilen robotlar yapmak ki bunun bir örneği geçenlerde başarıldı. kök hücrelerden yapılmış olan xenobot adı verilen robotlar kendi kendilerine üreyebiliyorlar.
gri yapışkan senaryosuna göre kendi kendini kopyalayıp üstel olarak inanılmaz bir süratle büyüyen nanorobotlar, çok kısa bir süre sonra dünyanın ağırlığından bile daha fazla ağırlığa sahip olacak kadar çok üreyerek dünyayı yok edecekler. bir başka açıdan bakarsak, dünya üzerinde kendilerini kopyalamaya yarayan tüm malzemeyi kısa sürede tüketirken, işlerine yaramayan malzemeleri "tükürerek" geride bırakacaklar. burada gri yapışkan ya da gri kusmuk benzeri terimler, maddesel bir konuyu tarif etmek için değil, insanlar ile bu robotlar arasındaki rekabetin robotlar lehine olduğunu anlatmak için kullanılıyor.
bazılarımıza uçuk kaçık bir senaryo gibi görünse de prens charles bile bu konuyla ilgili olarak bir araştırma yapılmasını istedi. şu siteden ulaşılabilir.
bu şekilde bir üretime insanlığın hangi konuda ihtiyacı var? yani nanorobotlar ne işimizi görecek? aslında tıp alanında, mesela hastalıklı hücrelere doğrudan ilaç taşınmasını sağlamaktan tutun, çok büyük olan ve tehlikeli konumlarda bulunabilen köprü gibi mühendislik harikalarının tamir işlerinde kullanmaya kadar birçok alanda kullanılabilirler. bu nedenle "asla böyle şeyler üretmemeliyiz" diye kestirip atmak yerine kontrolü nasıl sağlarız konusu üzerinde kafa yormak çok daha mantıklı bir hareket olacaktır.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
sanki bütün gün 1568 tane taşınma kolisi hazırlamamışım gibi... bana bu halimde bu enerjiyi ancak güzelciğim verebilirdi herhalde. aşırı bir şekilde seviyorum.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük, az önce okula gelirken benim için garip* belki de insanlık için normal bir duruma denk geldim.
arabayı park ettim; çantayı al, maskeyi tak, anahtarı, termosu unutma komutlarını sırasıyla gerçekleştirirken okuldan bir öğretmenin hem yürüyüp hem de yürürken yüzüne şu aletle masaj yaptığını gördüm.

ögretmeni tanımıyorum, sadece selamlaşmadan ibaret tanışıklık. arabadan indim, beni fark etti, gülümsedim o da gülümsedi.
"ehehe hocam malum hava soğuk, krizi fırsata çeviriyorum bu soğuk havada cildime cok iyi geliyor bu yeşim taşı. geriyor, kırışıklıkları gideriyor. tavsiye ederim." dedi iyi dersler dileyip gitti.
işte o an aydınlandım. kadın buz gibi soğukta yürürken yüzüne masaj yapıyor, ben yataktan kalkıp lavaboda yüzümü yıkarken su soğuk diye ağlıyorum, peteğin üzerine bıraktığım havluya sarılıyorum falan.
hayatı şu kadar sevsek yeterdi be sözlük. hazır sevmek demişken sabah kendi iradem dışında erken uyanmaktan nefret ettiğimi söylemiş miydim?
sevgimi de ifade ettiysem herkese mutlu günler dilerim.*
arabayı park ettim; çantayı al, maskeyi tak, anahtarı, termosu unutma komutlarını sırasıyla gerçekleştirirken okuldan bir öğretmenin hem yürüyüp hem de yürürken yüzüne şu aletle masaj yaptığını gördüm.

ögretmeni tanımıyorum, sadece selamlaşmadan ibaret tanışıklık. arabadan indim, beni fark etti, gülümsedim o da gülümsedi.
"ehehe hocam malum hava soğuk, krizi fırsata çeviriyorum bu soğuk havada cildime cok iyi geliyor bu yeşim taşı. geriyor, kırışıklıkları gideriyor. tavsiye ederim." dedi iyi dersler dileyip gitti.
işte o an aydınlandım. kadın buz gibi soğukta yürürken yüzüne masaj yapıyor, ben yataktan kalkıp lavaboda yüzümü yıkarken su soğuk diye ağlıyorum, peteğin üzerine bıraktığım havluya sarılıyorum falan.
hayatı şu kadar sevsek yeterdi be sözlük. hazır sevmek demişken sabah kendi iradem dışında erken uyanmaktan nefret ettiğimi söylemiş miydim?
sevgimi de ifade ettiysem herkese mutlu günler dilerim.*
devamını gör...
bilim bir gün tanrının varlığını somut olarak ispatlarsa olabilecek şeyler
bilim ne tanrının varlığını ne de yokluğunu kanıtlayabilir. tanrı bilimin konusu değil.
devamını gör...
film tanımı sorunu
bana göre sorun olmayan bir durum.
ben, film bana ne hissettiriyorsa onu yazarım. başlığını ben açmıyorsam bu sorulara cevap verme zorunluluğunda hissetmem kendimi. ama spoiler kısmı kullanılmalı tabii ki. bazen o kadar uzun yazıyorum ki, boşver kimse okumaz deyip spoiler de veriyorum.* kimse de demiyor neden yazdın bunu diye.*
herkes filmin bir köşesinden tutuyor işte. benim gözlemlediğim kadarıyla genelde ilk tanımlar bu sorulara cevap verilir nitelikte oluyor. zaten herkes aynı film tanıtımı yapsa üç aşağı beş yukarı çok benzer tanımlar ortaya çıkar. size de arayıp tarayıp içlerinden kendinize en uygun tanımı bulmak düşüyor. biraz yorulabilirsiniz. olacak o kadar, tanım deryasındayız. arada boğulabiliyoruz.*
o zaman film ve dans diyelim..
ben, film bana ne hissettiriyorsa onu yazarım. başlığını ben açmıyorsam bu sorulara cevap verme zorunluluğunda hissetmem kendimi. ama spoiler kısmı kullanılmalı tabii ki. bazen o kadar uzun yazıyorum ki, boşver kimse okumaz deyip spoiler de veriyorum.* kimse de demiyor neden yazdın bunu diye.*
herkes filmin bir köşesinden tutuyor işte. benim gözlemlediğim kadarıyla genelde ilk tanımlar bu sorulara cevap verilir nitelikte oluyor. zaten herkes aynı film tanıtımı yapsa üç aşağı beş yukarı çok benzer tanımlar ortaya çıkar. size de arayıp tarayıp içlerinden kendinize en uygun tanımı bulmak düşüyor. biraz yorulabilirsiniz. olacak o kadar, tanım deryasındayız. arada boğulabiliyoruz.*
o zaman film ve dans diyelim..
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
"adalet uygulanmıyorsa, namussuzluk örtbas ediliyorsa ve inançlarını koruyan insanlar acı çekiyorsa, sizin gerçekliğiniz ne işe yarıyor peki?"
-joanne greenberg- sana gül bahçesi vadetmedim
-joanne greenberg- sana gül bahçesi vadetmedim
devamını gör...
ponpon kız etkisi
grup halindeyken bakılan ponpon kızların, tek tek bakılmasına oranla daha çekici gelmesinden hareketle, insanların grup içinde yanlız olduklarından daha çekici göründüğünü açıklayan duruma "cheerleader effect / amigo etkisi /ponpon kız etkisi" denmiştir.
130 katılımcılı iki ayrı grup ile yapılan araştırmada grup halinde gösterilen erkek ve kadın resimlerinin, teker teker gösterildiğinden daha çok beğenildiği görülmüştür.
bir algı yanılsaması olarak açıklanmaktadır.
kaynak
ponpon kız etkisi pazarlamada da sıkı sık kullanılmaktadır. ayrı ayrı incelediğiniz ürünleri bir arada ya da kombin halinde görünce daha çok beğeneceğiniz varsayılarak ürünler kataloglarda gruplanmış olarak size sunulmaktadır.
aynı nesneleri grup içinde farklı görme yanılsaması ile ilgili örneği aşağıdaki şekilde görebilirsiniz. solda bulunan mavi daire aynı ölçüde olmasına rağmen sağdakinden daha küçük gözükmektedir.
130 katılımcılı iki ayrı grup ile yapılan araştırmada grup halinde gösterilen erkek ve kadın resimlerinin, teker teker gösterildiğinden daha çok beğenildiği görülmüştür.
bir algı yanılsaması olarak açıklanmaktadır.
kaynak
ponpon kız etkisi pazarlamada da sıkı sık kullanılmaktadır. ayrı ayrı incelediğiniz ürünleri bir arada ya da kombin halinde görünce daha çok beğeneceğiniz varsayılarak ürünler kataloglarda gruplanmış olarak size sunulmaktadır.
aynı nesneleri grup içinde farklı görme yanılsaması ile ilgili örneği aşağıdaki şekilde görebilirsiniz. solda bulunan mavi daire aynı ölçüde olmasına rağmen sağdakinden daha küçük gözükmektedir.
devamını gör...
yedi numara dizisi replikleri
-çok isterdim aslında.
+birinin elini tutmayı mı?
-hayır, aşık olmayı. ama öylesine gelip geçici bir şey değil. ben hep büyük bi’ aşk düşledim, sonsuza kadar sürecek özel bir aşk. ancak öyle birinin elini tuttuğumda dünyanın renkleri değişir benim için. ne gözler ne sözcükler. aşkı,aşkı ancak öyle birinin eli elime çizebilir gibi geliyor. yani, yani sahici bir aşkı ellerimle anlayacakmışım gibi geliyor sanki bana. anlıyor musun beni?
haydar ile armağan arasında geçen bir diyalog.
+birinin elini tutmayı mı?
-hayır, aşık olmayı. ama öylesine gelip geçici bir şey değil. ben hep büyük bi’ aşk düşledim, sonsuza kadar sürecek özel bir aşk. ancak öyle birinin elini tuttuğumda dünyanın renkleri değişir benim için. ne gözler ne sözcükler. aşkı,aşkı ancak öyle birinin eli elime çizebilir gibi geliyor. yani, yani sahici bir aşkı ellerimle anlayacakmışım gibi geliyor sanki bana. anlıyor musun beni?
haydar ile armağan arasında geçen bir diyalog.
devamını gör...
asker zoruyla evlere girip aşı yapılsın
aşı olmayanları gaz odasında yakmalıyız kesin çözüm olarak.
devamını gör...
arkadaşının arkadaşın olmadığını anladığın an
eskiden çok sevdiğim bir arkadaşım, ‘seni de biliyoruz ama susuyorum neyse’ demişti. o günden beri hiçbir şeyim değil kendisi. insan seni de biliyoruz diyebileceği biriyle arkadaş olmasın bence.
devamını gör...
washed out
t: janrası chillwave olarak geçse de dream pop ve synth pop* ögeler de barındıran ernest greene'nin kurduğu grup. çoğunlukla tek başınadır.
ilk e.p'si high times harika bir parçayla başlar belong ilk darbe budur. sonra ortalarda bir de olivia darbesi gelir.
ikinci e.p'si life of leisure 80'lerdeki 4 parçanın* bir nevi washed out'un kendinden ögeler ekleyerek özgün coverlarıdır. biraz daha gürültülü bir sound var bu e.p'de fakat rahatsız edici değildir. favorim get up.
asıl patlaması 2011 yılında çıkardığı within and without adlı ilk stüdyo albümüyle olmuştur. bu albümden, belki sağda solda bir yerlerde duymuş olabileceğiniz amor fati. ama insanları kandırmayı bırakalım. albümün en iyi parçası far away'dir. aksini iddia eden fetöcüdür.
diğer albümleri paracosm, mister mellow ve geçtiğimiz yıl çıkardığı, bence çıtayı da arşa çektiği purple noon'dur.
purple noon'un tüm parçaları sigara yaktıran şarkılar listesi'ne eklenmelidir. albümdeki en harika parçalardan biri olan, normal şartlar altında erişiminin türkiye'de yasak olması gereken (muhtemelen gözden kaçan) klibiyle birlikte paralyzed. diğer bir darbeli parça too late.
albüm üzerine bir eleştiri yazısı*
ilk e.p'si high times harika bir parçayla başlar belong ilk darbe budur. sonra ortalarda bir de olivia darbesi gelir.
ikinci e.p'si life of leisure 80'lerdeki 4 parçanın* bir nevi washed out'un kendinden ögeler ekleyerek özgün coverlarıdır. biraz daha gürültülü bir sound var bu e.p'de fakat rahatsız edici değildir. favorim get up.
asıl patlaması 2011 yılında çıkardığı within and without adlı ilk stüdyo albümüyle olmuştur. bu albümden, belki sağda solda bir yerlerde duymuş olabileceğiniz amor fati. ama insanları kandırmayı bırakalım. albümün en iyi parçası far away'dir. aksini iddia eden fetöcüdür.
diğer albümleri paracosm, mister mellow ve geçtiğimiz yıl çıkardığı, bence çıtayı da arşa çektiği purple noon'dur.
purple noon'un tüm parçaları sigara yaktıran şarkılar listesi'ne eklenmelidir. albümdeki en harika parçalardan biri olan, normal şartlar altında erişiminin türkiye'de yasak olması gereken (muhtemelen gözden kaçan) klibiyle birlikte paralyzed. diğer bir darbeli parça too late.
albüm üzerine bir eleştiri yazısı*
devamını gör...
sayrılık
tdk tarafından anlamına bakıldığında hastalık manasına gelmekte.
mecazi bir durumda kullanılırsa da aşırı düşkünlük, tutku manasına gelmekte.
kök hali sayrıdır. yapım eki olan -lık ekini alarak sayrılık olmuştur.
sayrı, eski türkçe'den olan sayru kelimesinden dönüşmüştür.
not: bu kelimeyi ilk defa gorgeous'un şu şiirinde:#881256 gördüm.
ilk ayrılıktır herhalde yazım hatası vardır*dedim. meğer doğruymuş.*çok yerinde kullanılmış.
kaynaklar:buradan
buradan
mecazi bir durumda kullanılırsa da aşırı düşkünlük, tutku manasına gelmekte.
kök hali sayrıdır. yapım eki olan -lık ekini alarak sayrılık olmuştur.
sayrı, eski türkçe'den olan sayru kelimesinden dönüşmüştür.
not: bu kelimeyi ilk defa gorgeous'un şu şiirinde:#881256 gördüm.
ilk ayrılıktır herhalde yazım hatası vardır*dedim. meğer doğruymuş.*çok yerinde kullanılmış.
kaynaklar:buradan
buradan
devamını gör...
günaydın sözlük
hani sabahında erken kalkman gereken günün gecesinde kafanın içindekileri susturamaz da saat seslerini duyar deliye dönersin ya aha da zaman geçiyor ve uykumu alamıyorum diye, işte öyle tedirgin geçen uyku ile günaydın.en azından şimdilik uykum yok,umarım derste öğretmenin yüzüne bakarak uyumam yine!
devamını gör...
mobbing
türkçe karşılığı olarak işyerinde yapılan psikolojik taciz. psikolojik taciz de bir insanlık suçu. tüm dünya bunu böyle kabul ediyor. türkiye'de mobbing ile ilgili kanun yok, yalnız başbakanlık genelgesi bulunuyor.
devamını gör...
sevgili günlük
bir kaplumbağa olduğum için bitiremediğim, 1 haftadır sürünerek yaptığım işlerimi sonunda hallettim. şimdi omzuma vurup kendimi tebrik ettikten sonra en az 12 saatlik bir uykuya dalacağım. iyi geceler dünya.
devamını gör...


