gündem o kadar yordu ki, artık yazasım bile gelmiyor. ama sussan olmuyor, susmasan olmaz!

öyle işte.
devamını gör...

fiyakalı kaybedenler yaratan yönetmendir.

karakterleri yalnızca yenilmezler, yenilgilerini de tekrar ederler. bir kez daha deneseler bile, daha iyi yenilmezler. bir tekerrür hali, sürer gider.

zeki demirkubuz’un karakterleri durağandır, dinamik değildir, gelişmezler. büyük iç sorgulamalar yaşamazlar, kısacası değişmezler, ama çoğunlukla kendi isteklerine yenilirler, marazi kişiliklerdir.
devamını gör...

beraber eğlenemediğimiz birliktelikleri neden evliliğe dönüştürelim ki ?
devamını gör...

(bkz: ahmet'in hababam sınıfına verdiği ayar)
devamını gör...

1 liraya mutlu eden lezzettir. şimdi 1.50 olmuş ama hala mutlu etmekte
devamını gör...

ses aç sözlük, uçan yayın!
devamını gör...

milli değerimiz ajdar'ın özgün bir yapımı;
şurup gibiyim şurup
turp gibiyim turp turp
ben ateş sen barut hmmmm
öptüm seni şap şup (haşaaap haşuuuup)
devamını gör...

parası olana araç, olmayana amaçtır.
devamını gör...

geleceği görmek.
devamını gör...

tanrı
bin birinci gece şairi yarattı,
bin ikinci gece cemal'i,
bin üçüncü gece şiir okudu tanrı,
başa döndü sonra,
kadın'ı yeniden yarattı. (bkz: cemal süreya)

kadın ve şiir denince akla kırk yama gelir. şiir gibi kadın. sesi, sözü, özü. tüm mükemmel sıfatlar bir bünyede toplanmış, şaşılası. ne yazsam yetersiz. gözlerine kurban olduğum, ciğerimin köşesi, gurbet kuşu ahahagagssvs. sözlük seninle güzel, radyo da öyle tabi. hep ol. canım keke. kalp kalp kalp.
devamını gör...

prometheus sağlam heykeltıraşmış. şu balçık işinde de bayağı bayağı ustalaşmış. derler ki, beyzade boş zamanlarında oturup, insan ve hayvan figürleri yaparmış, sonrada bunlara ruh üflermiş. hani bilinen bir fıkra var ya, tam da o misal! balçık katmış, göz yaşı katmış, ruh katmış insan yapmış. işin içine göz yaşını niye karıştırmış orası muamma. belki de insanoğlunun sulu gözlü olmasının tek müsebbibi prometheus'tur. neyse asıl mevzu şu; prometheus içince biraz sapıtan bir abimizmiş. yani haddini hududunu pek bilmiyormuş. alkol abimizi fena çarpıyormuş. sen titan çocuğu da olsan, bu meret şişede durduğu gibi durmuyor. ağzınla içemiyorsan uzak duracaksın. her ne kadar zeus'a pabucunu ters giydirecek zekaya bile sahip olsan alkolizm adamı bitiriyor işte.

günlerden bir gün dionysos elinde birkaç şişe köpek öldüren ile dayanmış prometheus'un kapısına. gel demiş içelim güzelleşelim. bizim ateş hırsızı kayıtsız kalamamış bu davete. balıklama atlamış hemen, icabetin kralını yapmış. bak işte insan hayret ediyor, birader gelen zaten şarap tanrısı zıkkımın kökünü bile içse arkadaşı çarpmaz. sen onunla niye aynı masaya oturursun? azıcık aklı selim ol değil mi? yok işte, içmiş de içmiş. içtikçe de sapıtmış. dionysos gidince de oturmuş heykellerin başına. eh o kafa ile yapılan heykellerden kime ne hayır gelecek. gelmemişte zaten. insan denen kusurlu varlığın bütün arazlarının sebebi procan'ın alkol düşkünlüğü. ayık kafa ile yapsaymış bizi böylede illet yaratıklar olmazdık herhalde. titan çocuğu da olsan, meslek ahlakına sahip değilsen yarattığın yıkımlar büyük oluyor. sonra lunapark yakan manyaklarla aynı havayı solumak zorunda kalıyoruz. iyi halt etmişsin procan aferin sana!
devamını gör...

yüksek doz cahil olan bir vatandaşın dediğidir. cahilliğe bir tanım yapamayız. ancak videodaki gibi örnek gösterebiliriz dediğimdir.
devamını gör...

acilen bir psikolog tarafından düşünce ve duygularımın çözümlenmesine ihtiyacım var galiba.
bir süredir duygularımı düşüncelerimi anlayamıyor, çözemiyorum. düşünüyorum adlandıramıyorum. düşünürken bedenim garip tepkiler veriyor ama anlamıyorum. çok garip bir durum. çok acayip. bugün bu yüzden uyuyamadım.
devamını gör...

gogol'un keyifle okuduğum bir öyküsü. iki kadim dost sırf bir tüfek nedeniyle bir kavgaya tutuşuyor ve olayların seyrini bu tüfek belirliyor. eseri, geçmişte gazete eki olarak verilen cumhuriyet yayınlarının aynı isimli kitabından okumuştum, yeni baskısı helikopter yayınları tarafından (bkz: iki ivan'ın münakaşası (kitap)) adıyla okuyucuya sunulmuş.

bu kısa öyküde rusya'ya eleştiriler göze çarpıyor, bunun yanında oldukça komik ve trajik bir öykü. insan ilişkileri, çatışmalar ve dönemin bürokrasisi konusunda çıkarımlarda bulunmanın mümkün olduğu bir eser.

bu parçaları birleştirince aklıma ister istemez bulgakov da geliyor. köpek kalbi ile bu öyküdeki olayların gelişimi, eleştirinin öyküye yedirilmesi, yer yer oldukça komik bir dil ve üslupsal özellikler ile zannımca ciddi benzerlikler gösteriyor.
devamını gör...

neye maruz kaldığını, ne için canına kıydığına bakmaksızın "ergen, sosyal medyadan özenmiştir, sevgilisi terk etmiştir" etiketleriyle yaftalanmaları durumudur.
kimse hayatına öyle keyfe keder son vermez. sosyal medyadan görüpte kendimi şuradan atıp öleyim diyene henüz rastlamadım.
(bkz: bak yeğenim biz neler yaşadık kendimizi attık mı ?)
devamını gör...

uzun süredir birbirinizi göremediğiniz, görüşmediğiniz bi arkadaşla denk gelinir ve ayaküstü laflanır biraz. sonrasında tam ayrılıcakken ağızdan o samimiyetsiz kelimeler dökülüverir “bir ara görüşelim, bir şeyler yapalım ya.”
devamını gör...

şimdi size hüzünçlü bir hikaye anlatmak isterim sayın romalılar, toplaşın bakalım.

öğretmenlik eğitim bilimleri derslerinin içinde öğrenme psikolojisi içerisinde yer alan bilgiyi işleme kuramında(gagne) yer alan bellek destekleyici ipuçlarının sözel semboller yoluyla gerçekleştirenler kategorisinde yer alır. hatırlanmak istenen sözcüklerin baş harfleri ile anlamlı bir sözcük oluşturma akronim; cümle oluşturma akrostiştir. bir gün için dershaneye gitmişim, en öne oturmuşum. konumuz bu kuram. sınıftakileri tanımam etmem, arkada çok samimi arkadaşım emre bey var sadece.

konu bilgiyi işleme kuramı. akrostiş, akronim gibi kodlama teknikleri bu kuram dahilinde ele alınır. hoca akroştişe geldi, senin adın ne dedi söyledim tahtaya adımı yazdı ve sordu sana kaç kişi akroştiş yazdı?
cevap hiç idi. hocam yok kimse yazmadı dedim. cevap beni boğdu boğdu duvardan duvara attı, yerlerin dibine girdim çıktım.
"seni hiç sevmemiş mi?" dedi.

hocam ben sevgilimle yeni ayrılmışım sen ne soruyorsun ya hu.

çıktık araya(nefes alın ve ikinci cümleyi okurken efkarlı bir şekilde verin) ben yaktım bir sigara. emre geldi beni teskin ediyor güya, ben ağlıyorum o dalga geçiyor (çünkü emre'nin bir şeyle alay etme şiddeti sizin alınmanızla doğru orantılıdır) sevmemiş kimse seni diye. ben bu adamın çok yakın bir arkadaşımla arasını yaptım. ulan ben! yarın bir sorayım sena'ya yazmış mı ona diye? sonra seyredeyim cümbüşü.

bana mı? kimse yazmadı hala be sözlük!

edit: miko yazdı ama bana özel size söylemem.*
devamını gör...

bakın 14 madalyam var, olası düğünde bunları takmak isterim. zaten altın fiyatı uçmuş, madalya takmak daha hesaplı gibi duruyor.
devamını gör...

arkadaş olduğuma gerçekten pişman olduğum biri var, onla arkadaş olmazdım.
devamını gör...

hayatım bu yayını dinlediğini biliyorum. seni çok seviyorum öpüldün.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim