imparator çay bahçesi
ilk yayım tarihi 1997 olan, türk fantastik edebiyatının kraliçesi nazlı eray'ın kitabıdır.
konusunu anlat deseniz, hiçbir zaman tam anlamıyla anlatamayacağım. konuşan mezar taşı fotoğrafları, 'öbür taraf' ile bizim dünyamızı bir araya getiren bir çay bahçesi, cennetin bekçisi olan irfan adlı şahıs, her biri gül abla'nın hayatındaki bir erkeği temsil eden konuşan afrika menekşeleri var. ve bir kadın, nereden kaçıyor, nere gidiyor belli değil.
bu kitabın bendeki yeriyse çok özel. hayatımda okuduğum ilk romandır bu kitap*. ortaokuldaydım, içindeki fantastik ögeler başımı döndürmüş, beni kitabın içine çekip bitirdikten sonra uzunca bir süre etkisi altında bırakmıştı. romandaki konuşan afrika menekşeleri yüzünden afrika menekşesi aldırmıştım anneme. nazlı eray çok acayip bir yazar, her hikayesiyle her romanıyla farklı şeyler hissettiriyor insana. fantastik ögeleri öylesine güzel yediriyor ki kitaba, fantastik değil de yaşanan her şey olağanmış gibi okumaya başlıyorsunuz bir süre sonra. bu kitap belki size hiçbir şey katmaz ama okumanızı öneririm. sırf keyifli vakit geçirmek için bile.
konusunu anlat deseniz, hiçbir zaman tam anlamıyla anlatamayacağım. konuşan mezar taşı fotoğrafları, 'öbür taraf' ile bizim dünyamızı bir araya getiren bir çay bahçesi, cennetin bekçisi olan irfan adlı şahıs, her biri gül abla'nın hayatındaki bir erkeği temsil eden konuşan afrika menekşeleri var. ve bir kadın, nereden kaçıyor, nere gidiyor belli değil.
bu kitabın bendeki yeriyse çok özel. hayatımda okuduğum ilk romandır bu kitap*. ortaokuldaydım, içindeki fantastik ögeler başımı döndürmüş, beni kitabın içine çekip bitirdikten sonra uzunca bir süre etkisi altında bırakmıştı. romandaki konuşan afrika menekşeleri yüzünden afrika menekşesi aldırmıştım anneme. nazlı eray çok acayip bir yazar, her hikayesiyle her romanıyla farklı şeyler hissettiriyor insana. fantastik ögeleri öylesine güzel yediriyor ki kitaba, fantastik değil de yaşanan her şey olağanmış gibi okumaya başlıyorsunuz bir süre sonra. bu kitap belki size hiçbir şey katmaz ama okumanızı öneririm. sırf keyifli vakit geçirmek için bile.
devamını gör...
sagittarius a
içerisinde bulunduğumuz samanyolu galaksisi'nin merkezindeki kara delik olduğu tahmin edilen cismin adı. aslında ismi sagittarius a* şeklinde yazılıyor. sgr a* olarak da kısaltılıyor. yay takımyıldızı olarak da bilinen sagittarius doğrultusunda olduğundan bu ismi aldı.
biliyoruz ki kara delikler doğrudan gözle görülemiyor. galaksimizin merkezini görmek de yine güç bir iş çünkü bu bölge oldukça yoğun. üstelik içeriği gaz kadar tozdan da oluşuyor ve bu yoğun ortam, merkezi görmemizi engelliyor. bu nedenle bu tür yerlere optik teleskoplarla değil, radyo, kızılöte, x-ışın ya da gama ışın teleskoplarıyla bakılır.
bu tür gözlemler sonucunda gördük ki, galaksi merkezinde yoğun radyo dalgaları yayan bir cisim var. burada doğu ve batı sagittarius a adlı birtakım yapılar var. doğu sagittarius a'nın bir süpernova kalıntısı olduğu tahmin ediliyor. ancak bu kalıntının oluşabilmesi için son derece yüksek enerjili bir şeylerin varlığı söz konusu olmalı. zira bu, normal bir yıldızın ölümünden kalan süpernovalardan çok daha farklı ve güçlü.
batı sagittarius a ise yakınında bulunan genç yıldızlar nedeniyle iyonize olmuş bir gaz bulutu. bunun saniyede yaklaşık 1000 km gibi bir hızla bir yere doğru gittiği ve bu hareketin de onu spiral hale getirdiği hesaplandı.
sgr a*, bu bölgedeki 3. cisim. aslına bakarsanız her ne kadar kara deliğin adı bu demiş olsak da, aslında bu kara deliğin yakınındaki bir radyo dalgası kaynağının ismi. kara delik de bu isimle anılıyor.
***
sgr a*'ın etrafındaki yıldızların hareketleri ve yörüngeleri incelendi. bunlardan özellikle bir tanesinin bu radyo kaynağının yakınından geçerken hızlandığı ve saniyede yaklaşık 5000 km hızla hareket ettiği görüldü. burada teknik detaylarına girmeyeceğim birtakım hesaplama yöntemleri ile kütlesi hesaplanan cismin, güneş kütlesinin yaklaşık 4 milyon katı kadar kütleye sahip olduğu görüldü. bulunduğu bölgenin çapı da yaklaşık 44 milyon km. bu kadar bir hacim içerisinde bu kadar büyük kütlenin bulunmasının şu an için tek açıklaması bir kara delik. ayrıca radyo sinyallerinin de kara deliklerin kutuplarındaki jet akımı adlı madde hareketlerinden geliyor olabileceği tahmin ediliyor.
bölgenin radyo teleskop gözlemleri ile alınmış görüntüsü:
biliyoruz ki kara delikler doğrudan gözle görülemiyor. galaksimizin merkezini görmek de yine güç bir iş çünkü bu bölge oldukça yoğun. üstelik içeriği gaz kadar tozdan da oluşuyor ve bu yoğun ortam, merkezi görmemizi engelliyor. bu nedenle bu tür yerlere optik teleskoplarla değil, radyo, kızılöte, x-ışın ya da gama ışın teleskoplarıyla bakılır.
bu tür gözlemler sonucunda gördük ki, galaksi merkezinde yoğun radyo dalgaları yayan bir cisim var. burada doğu ve batı sagittarius a adlı birtakım yapılar var. doğu sagittarius a'nın bir süpernova kalıntısı olduğu tahmin ediliyor. ancak bu kalıntının oluşabilmesi için son derece yüksek enerjili bir şeylerin varlığı söz konusu olmalı. zira bu, normal bir yıldızın ölümünden kalan süpernovalardan çok daha farklı ve güçlü.
batı sagittarius a ise yakınında bulunan genç yıldızlar nedeniyle iyonize olmuş bir gaz bulutu. bunun saniyede yaklaşık 1000 km gibi bir hızla bir yere doğru gittiği ve bu hareketin de onu spiral hale getirdiği hesaplandı.
sgr a*, bu bölgedeki 3. cisim. aslına bakarsanız her ne kadar kara deliğin adı bu demiş olsak da, aslında bu kara deliğin yakınındaki bir radyo dalgası kaynağının ismi. kara delik de bu isimle anılıyor.
***
sgr a*'ın etrafındaki yıldızların hareketleri ve yörüngeleri incelendi. bunlardan özellikle bir tanesinin bu radyo kaynağının yakınından geçerken hızlandığı ve saniyede yaklaşık 5000 km hızla hareket ettiği görüldü. burada teknik detaylarına girmeyeceğim birtakım hesaplama yöntemleri ile kütlesi hesaplanan cismin, güneş kütlesinin yaklaşık 4 milyon katı kadar kütleye sahip olduğu görüldü. bulunduğu bölgenin çapı da yaklaşık 44 milyon km. bu kadar bir hacim içerisinde bu kadar büyük kütlenin bulunmasının şu an için tek açıklaması bir kara delik. ayrıca radyo sinyallerinin de kara deliklerin kutuplarındaki jet akımı adlı madde hareketlerinden geliyor olabileceği tahmin ediliyor.
bölgenin radyo teleskop gözlemleri ile alınmış görüntüsü:
devamını gör...
türkiye'de ve dünyada islam'a yönelişin iyice hız kazanmasının nedeni
bir tarikat müridinin saçma sapan hezeyanları. türkiye'de islam maskesi altında yapılan hırsızlığın ve vurgunun haddi de yok, hududu da yok.
devamını gör...
orgazm
kısaca doruk noktası.sadece zevk değil rahatlama,meditasyon şekli olarak da nitelendirilebilir.
devamını gör...
başlık açıp başlığı tanımlamadan entry girmek
sırf başlık açmış olmak için başlık açanlarda görülen yetersizlik. bir başlık açıyor iseniz, o başlığı tanımlayın. ilk entry size ait çünkü.
devamını gör...
sevgiliyi dövmek
arkadaş 'burada' ağzımı bozmayacağım ama gelmiş iyi bir halt yemişçesine sevgilimi dövdüm yazmış buraya. bir de övünüyor. tekrar ediyorum bu yazıda bozmadım ağzımı, reelde neler oldu neler.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
mevsim çiçekleri
her yerde rengarenk kır çiçeklerinin açtığı
zamanların
tam da bu zamanların şarkısı.
profilimin şarkısı.
her yerde rengarenk kır çiçeklerinin açtığı
zamanların
tam da bu zamanların şarkısı.
profilimin şarkısı.
devamını gör...
o zamanlar mutluymuşum ama fark edememişim
sorun, şu anda mutsuz olmanızdır. mutsuz insan, anıların güzel kısımlarını hatırlayıp kahırlanmaya yatkındır. dolayısıyla, yeter doz mutlulukla bu durum değişir.
devamını gör...
kimsenin aslında seni gerçekten anlamaması
her insan ilk doğduğu andan itibaren kendi dünyasını inşa ediyor. ben kendi dünyamda otururken ne kadar görebilir ne kadar işitebilirsem karşımdakini o kadar anlayabilirim.
karşımdakini tam olarak anlayabilmem için onun dünyasını inşa ederken yaşadığı her anı bilmem gerekir ki yine de bunu kendi öğrendiklerimle yorumlayabilirim.
ve bunu gördüğüm tanıdığım her insan için her an yapmam mümkün değil zira her anı yoğun emek isteyen bir süreç.
fakat sevilen, değer verilen insanlar için bu emeğin karşılıklı olarak verilmesi gerekir. herkes kendi dünyasında oturup anlamayı değil de sadece anlaşılmayı istediğinde sonuç ne yazık ki kimsenin birbirini hiç bir zaman anlamadigi kopuk, yalnız bir yaşama dönüşüyor.
sonuç olarak diğerlerinin dünyasını anlamaya çalıştığımızda dahi sezgisel bir anlayış söz konusu olduğundan aslında hepimiz yalnızız.
bu kimseyi boşluğa itmemeli... halil cibran'ın bir sözü var.
güzelliğin şarkısını söylersen, çölün ortasında tek başına olsan bile bir dinleyicin olacaktır.
karşımdakini tam olarak anlayabilmem için onun dünyasını inşa ederken yaşadığı her anı bilmem gerekir ki yine de bunu kendi öğrendiklerimle yorumlayabilirim.
ve bunu gördüğüm tanıdığım her insan için her an yapmam mümkün değil zira her anı yoğun emek isteyen bir süreç.
fakat sevilen, değer verilen insanlar için bu emeğin karşılıklı olarak verilmesi gerekir. herkes kendi dünyasında oturup anlamayı değil de sadece anlaşılmayı istediğinde sonuç ne yazık ki kimsenin birbirini hiç bir zaman anlamadigi kopuk, yalnız bir yaşama dönüşüyor.
sonuç olarak diğerlerinin dünyasını anlamaya çalıştığımızda dahi sezgisel bir anlayış söz konusu olduğundan aslında hepimiz yalnızız.
bu kimseyi boşluğa itmemeli... halil cibran'ın bir sözü var.
güzelliğin şarkısını söylersen, çölün ortasında tek başına olsan bile bir dinleyicin olacaktır.
devamını gör...
tanım sözlük içindir vs tanım artı içindir vs tanım bedava kitap içindir
tanım kendim içindir.
kafamı boşaltmam içindir, diğer yönleri yan aksesuar gibidir.
kafamı boşaltmam içindir, diğer yönleri yan aksesuar gibidir.
devamını gör...
spring waltz
gerçek ismi mariage d'amour olan ve paul de senneville tarafından bestelenen parça. en sevdiğim klasik eserlerden biridir.
youtube ta yanlış isimle yüklendiği için çoğu kişinin yanlış bildiği bir eser. bilgi kaynağı olarak youtube u kullanırsanız doğru bilgilerin bazılarını yanlış bilgilerin ise tamamını öğrenirsiniz, lütfen yapmayın.
youtube ta yanlış isimle yüklendiği için çoğu kişinin yanlış bildiği bir eser. bilgi kaynağı olarak youtube u kullanırsanız doğru bilgilerin bazılarını yanlış bilgilerin ise tamamını öğrenirsiniz, lütfen yapmayın.
devamını gör...
hurdy gurdy
t: birçok enstrüman gibi kökleri eskilere uzanan harika bir enstrüman. genellikle medieval music'te kullanılır, epik ve masalsı bir sesi vardır. laterna da denir. laterna'nın farklı versiyonları da var tabii.
şuraya kulak verirseniz sesi hemen tanıdık gelecektir. genellikle müziklerin girişinde kullanılır, daha sonra müzik boyunca çoğunlukla arka planda kalır. yine arany zoltan'dan buradan.
şuraya kulak verirseniz sesi hemen tanıdık gelecektir. genellikle müziklerin girişinde kullanılır, daha sonra müzik boyunca çoğunlukla arka planda kalır. yine arany zoltan'dan buradan.
devamını gör...
otuz beş yaş
cahit sıtkı yüzünden yolu yarıladığımız fikrinin bilinçaltına işlenmesi sebebiyle ürküten yaştır.*
devamını gör...
türkiye’de asla yaşanmayacak fantastik olaylar
devamını gör...
bir ebeveynin çocuğuna yapacağı en büyük iyilik
yeteneklerini keşfetmesine yardımcı olmak.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın dostlarım. benim için azap dolu bir gün olacak. o yüzden benim yerime güzel ve bol dinlenmeli bir pazar geçirmeniz dileğiyle.
(bkz: ben yandım siz yanmayın)
(bkz: ben yandım siz yanmayın)
devamını gör...
miko
kişisel tarihimin oğlakbaşı.
biz, üç benzemezin, hem gerçek hem metaforik anlamda mutfak köşesi, simyacısı. anaçlığıyla açı toku, sevdiği herkesi toplasın bir masanın etrafına, katsın, çırpsın, yoğursun, pişirsin, beslesin, doyursun, kimse aç kalmasın, herkese afiyet olsun ister.
bunca yıldır iki aynamdan biri diye bakarım, sevdiği birinin afiyette olmaması kadar büyük hüzün ve korku görmedim yüzünde daha.
çiğlik karşısında saman alevi gibi parlaması bile karşısındaki pişip olgunlaşsın diyedir mutlaka. çünkü güzel bakar, sevilmeyi öğrenememiş olan bazılarının kendini haddinden fazla güzel sanmasına sebep olacak kadar güzel bakar miko.
sevdikleri için sadece balık tutmaz, aynı zamanda balık tutmayı öğretir de.
tam bir sözlük gurusudur mesela. yedi yirmi dört bitmeyen tüm sorularımı -saçmalayıp yanlış sorduğum abuk soruları bile sabuk bir şekilde doğru anlayarak- cevaplar. sabırla öğretir, cesaret verir.
çok güzel şarkı söyler. güzel şarkı söyleyenler ikiye ayrılır. şarkı söylerken herkesi susturup sesiyle diğer tüm sesleri dövenler, bir de aşkı içinden taşıp tuhaf bir telepatiyle herkesi eşliğe meşke davet edenler. hah miko hep ikincisi işte…
sarhoşluğu çok komik ve aşırı sevimlidir. sarhoş olup sızmışsa uyandırıldığında müzik kutusuna dönüşebilir. kafasını koyduğu kanepenin sol başından yavaşça doğrulup yastığına sarılıp sağ başına doğru yeniden devrilmek üzere bir yay çizerken, uykuyla uyanıklık arasında bir yerden size şarkılar söyleyerek sövebilir.
“yola çıkan kişinin tek yardımcısı, yolu, yanında, onunla birlikte yürüyendir–yoldaştır..yol üstünde tek yardım yolu, yürümektir.” der oruç aruoba. birlikte yola çıktığım, yol gittiğim, yol yürüdüğüm, birlikte düştüğüm, birlikte gülmekten kalkamadığım, düştük mü kalkamayışlarımız olacaksa bir tek gülmekten olacağını bildiğim, ‘biz varken bize bir şey olmaz üçgeni’min mutfak köşesi yoldaşım.
biz, üç benzemezin, hem gerçek hem metaforik anlamda mutfak köşesi, simyacısı. anaçlığıyla açı toku, sevdiği herkesi toplasın bir masanın etrafına, katsın, çırpsın, yoğursun, pişirsin, beslesin, doyursun, kimse aç kalmasın, herkese afiyet olsun ister.
bunca yıldır iki aynamdan biri diye bakarım, sevdiği birinin afiyette olmaması kadar büyük hüzün ve korku görmedim yüzünde daha.
çiğlik karşısında saman alevi gibi parlaması bile karşısındaki pişip olgunlaşsın diyedir mutlaka. çünkü güzel bakar, sevilmeyi öğrenememiş olan bazılarının kendini haddinden fazla güzel sanmasına sebep olacak kadar güzel bakar miko.
sevdikleri için sadece balık tutmaz, aynı zamanda balık tutmayı öğretir de.
tam bir sözlük gurusudur mesela. yedi yirmi dört bitmeyen tüm sorularımı -saçmalayıp yanlış sorduğum abuk soruları bile sabuk bir şekilde doğru anlayarak- cevaplar. sabırla öğretir, cesaret verir.
çok güzel şarkı söyler. güzel şarkı söyleyenler ikiye ayrılır. şarkı söylerken herkesi susturup sesiyle diğer tüm sesleri dövenler, bir de aşkı içinden taşıp tuhaf bir telepatiyle herkesi eşliğe meşke davet edenler. hah miko hep ikincisi işte…
sarhoşluğu çok komik ve aşırı sevimlidir. sarhoş olup sızmışsa uyandırıldığında müzik kutusuna dönüşebilir. kafasını koyduğu kanepenin sol başından yavaşça doğrulup yastığına sarılıp sağ başına doğru yeniden devrilmek üzere bir yay çizerken, uykuyla uyanıklık arasında bir yerden size şarkılar söyleyerek sövebilir.
“yola çıkan kişinin tek yardımcısı, yolu, yanında, onunla birlikte yürüyendir–yoldaştır..yol üstünde tek yardım yolu, yürümektir.” der oruç aruoba. birlikte yola çıktığım, yol gittiğim, yol yürüdüğüm, birlikte düştüğüm, birlikte gülmekten kalkamadığım, düştük mü kalkamayışlarımız olacaksa bir tek gülmekten olacağını bildiğim, ‘biz varken bize bir şey olmaz üçgeni’min mutfak köşesi yoldaşım.
devamını gör...
düğünlerdeki kapalı genç kadın oynaması
.
devamını gör...
