öğretmen mağduriyeti
ogretmenlerimiz bizim canlarimiz, cigerlerimizdir. vazifeleri kolaydir, zordur tartisilir ama oldukca degerlidir. saglikli bireylerin olusmasinda katkilari goz ardi edilemeyecek kadar fazladir. hatta anne babalardan sonra cocuklarin uzerinde emegi olan yegane insanlardir. bunun karsiligi ne dolgun bir maasla ne de rahat calistirma kosullariyla odenir. heleki bir cocuk iyi bir ogretmenin elinden gectiyse eger, hayati boyunca basina gelebilecek en guzel seylerden birine denk gelmistir. cok sevelim ya ogretmenleri, elimizden geldigince gonullerini hos edelim...hem basogretmenimizin dedigi gibi; "geleceğin güvencesi eğitime, eğitim ise öğretmene dayalıdır!" m. kemal ataturk
devamını gör...
büyük resmi görmek
büyük resmi görmek zordur .çok uzaklaşmak gerekir resimden.soyutlaması gerekir insanın kendini .ama bizim insanımızın büyük resmi görmesi için bakması yeterli.
devamını gör...
her şey bitti derken çıkagelen insan
vazgeçmeyi bildiysen artık pek de yaptırımı olmayan bir durumdur.
ama 'derkeeen' ibaresi olduğu için henüz karar verilmemiş bir mevzu olduğundan top direkten dönebilir.
ama 'derkeeen' ibaresi olduğu için henüz karar verilmemiş bir mevzu olduğundan top direkten dönebilir.
devamını gör...
gelirken ekmek al
şermin yaşar, nam-ı diğer oyuncu anne'nin öykü kitabı.
çok keyifli bir kitap dili akıcı ve samimi. zaten şermin yaşar'ın bütün kitapları öyledir. sıcaktır, samimidir. bir çırpıda okuyup bitirir insan.
bir gün parkta yalnız oturup, düşüncelere dalmışken:
yanıma çok hoş bir hanımefendi oturdu. kendisiyle biraz sohbet etme şansı bulduk.
halet-i ruhiyyemi anlamış olacaktı ki bana:
şermin yaşar'ın ev yapımı sihirli değnek kitabını önerdi.
neyse efendim, bir süre sonra o kitabı temin edip, yukarıda da söylediğim gibi bir çırpıda okuyup bitirdim. aslında bir kişisel gelişim kitabı. ama asla bir kişisel gelişim kitabı okuduğunuzu anlamıyorsunuz.(kişisel gelişim kitapları biraz sıkıcı olur)
"kalk ve kendin için bir şeyler yap" diyordu kitabında. ben de hemen kalktım ve kendim için bir kahve yaptım.
ertesi gün, hiç üşenmedim kendim için çay yaptım.
o gün bugündür kendim için kahve ve çay yapıyorum.
neyse bu kitabı bitirip ruhen huzura kavuştuktan sonra şermin yaşar'ı yakın markaj altına almaya başladım.
sırasıyla:
dedemin bakkalı: yazarımız bu kitabında çocukluğunu anlatıyor çok keyifli sıcacık.
tarihi hoşça kal lokantası:29 öyküden oluşuyor hepsi birbirinden sıcak öyküler.
bu iki kitabını da zevkle okudum.
annelere rehber olabilecek başka kitapları da var. onları da artık ileride okurum.
bu arada şermin yaşar ve kitaplarıyla tanışmama vesile olan, o güzel hanımefendiye;
gıyabında teşekkürlerimi sunuyorum.*
çok keyifli bir kitap dili akıcı ve samimi. zaten şermin yaşar'ın bütün kitapları öyledir. sıcaktır, samimidir. bir çırpıda okuyup bitirir insan.
bir gün parkta yalnız oturup, düşüncelere dalmışken:
yanıma çok hoş bir hanımefendi oturdu. kendisiyle biraz sohbet etme şansı bulduk.
halet-i ruhiyyemi anlamış olacaktı ki bana:
şermin yaşar'ın ev yapımı sihirli değnek kitabını önerdi.
neyse efendim, bir süre sonra o kitabı temin edip, yukarıda da söylediğim gibi bir çırpıda okuyup bitirdim. aslında bir kişisel gelişim kitabı. ama asla bir kişisel gelişim kitabı okuduğunuzu anlamıyorsunuz.(kişisel gelişim kitapları biraz sıkıcı olur)
"kalk ve kendin için bir şeyler yap" diyordu kitabında. ben de hemen kalktım ve kendim için bir kahve yaptım.
ertesi gün, hiç üşenmedim kendim için çay yaptım.
o gün bugündür kendim için kahve ve çay yapıyorum.
neyse bu kitabı bitirip ruhen huzura kavuştuktan sonra şermin yaşar'ı yakın markaj altına almaya başladım.
sırasıyla:
dedemin bakkalı: yazarımız bu kitabında çocukluğunu anlatıyor çok keyifli sıcacık.
tarihi hoşça kal lokantası:29 öyküden oluşuyor hepsi birbirinden sıcak öyküler.
bu iki kitabını da zevkle okudum.
annelere rehber olabilecek başka kitapları da var. onları da artık ileride okurum.
bu arada şermin yaşar ve kitaplarıyla tanışmama vesile olan, o güzel hanımefendiye;
gıyabında teşekkürlerimi sunuyorum.*
devamını gör...
23 nisan 2021 cumhurbaşkanı erdoğan'ın korona virüs uyarısı
miting yapıp yüz binleri aynı alana toplayan kişinin yaptığı uyarılardır.
devamını gör...
doktora başvurusu
insanın sinirlerini yıpratan süreçtir.
yurt dışı ve yurt içi programlar bir arada düşünüldüğünde; en az 3-4 tane sınava girmek -ales, yds, toefl, ielts, gre; siz çoğaltın-, bunların her birinde başvurmayı planladığınız üniversitelerin şartlarını tutturmak, her üniversiteye ayrı motivasyon mektubu yazmak, her başvuru için utana sıkıla referans istemek, tonla belgeyi bir araya getirip istenilen formatta sunmak, mülakata girmek ve en acısı kimi başvuru için $100-200 para ödemek gibi birçok aşamadan oluşan uzun ve karmakarışık bir iştir. bunun haricinde kimi zaman çalışmak istediğiniz hoca tamam demiş üniversitede yeriniz bile hazırken burs peşinde koşturursunuz. başvuru süreci kimi zaman insana hayatın anlamını sorgulatır.
ben de şu anda bu süreçten geçmekteyim, aynı durumda olan kafacıları başlığa/sohbete bekliyorum efendim. henüz yalnızca birkaç üniversite/enstitüye başvuru yaptım. yakın gelecekte başvuru yaptığım yerlerden dönüş almaya başlayacağım. umuyorum bu tanımımı güzel bir haberle güncellerim.
edit: efenim güncellerim demişim ve unutmuşum. pek yakında boğaziçi üniversitesi'nde doktoraya başlıyorum.
yurt dışı ve yurt içi programlar bir arada düşünüldüğünde; en az 3-4 tane sınava girmek -ales, yds, toefl, ielts, gre; siz çoğaltın-, bunların her birinde başvurmayı planladığınız üniversitelerin şartlarını tutturmak, her üniversiteye ayrı motivasyon mektubu yazmak, her başvuru için utana sıkıla referans istemek, tonla belgeyi bir araya getirip istenilen formatta sunmak, mülakata girmek ve en acısı kimi başvuru için $100-200 para ödemek gibi birçok aşamadan oluşan uzun ve karmakarışık bir iştir. bunun haricinde kimi zaman çalışmak istediğiniz hoca tamam demiş üniversitede yeriniz bile hazırken burs peşinde koşturursunuz. başvuru süreci kimi zaman insana hayatın anlamını sorgulatır.
ben de şu anda bu süreçten geçmekteyim, aynı durumda olan kafacıları başlığa/sohbete bekliyorum efendim. henüz yalnızca birkaç üniversite/enstitüye başvuru yaptım. yakın gelecekte başvuru yaptığım yerlerden dönüş almaya başlayacağım. umuyorum bu tanımımı güzel bir haberle güncellerim.
edit: efenim güncellerim demişim ve unutmuşum. pek yakında boğaziçi üniversitesi'nde doktoraya başlıyorum.
devamını gör...
melancholia
bir lars von trier harikası film.
film, bilinç dışı (din, mistisizm) ve bilim arasındaki o amansız ama bir o kadar da birbirinden ayrı olmayan ilişkiyi konu alıyor. bunu çeşitli metaforlar kullanarak anlatıyor. aslında anlatmaya çalışmıyor da ben öyle anladım. bir sci-fi asla değil.
kimileri bu film için, von trier'in o depresif, çalkantılı ruh halinde bir gezintiyi anlatıyor derler. bu film, lars'ın kendisidir, derler. aynı zamanda burjuva toplumuna eleştiri de içerir.*
ben var yaa, saatlerce konuşabilirim bu film hakkında. puanım 10 üzerinden 9.
film, bilinç dışı (din, mistisizm) ve bilim arasındaki o amansız ama bir o kadar da birbirinden ayrı olmayan ilişkiyi konu alıyor. bunu çeşitli metaforlar kullanarak anlatıyor. aslında anlatmaya çalışmıyor da ben öyle anladım. bir sci-fi asla değil.
kimileri bu film için, von trier'in o depresif, çalkantılı ruh halinde bir gezintiyi anlatıyor derler. bu film, lars'ın kendisidir, derler. aynı zamanda burjuva toplumuna eleştiri de içerir.*
ben var yaa, saatlerce konuşabilirim bu film hakkında. puanım 10 üzerinden 9.
devamını gör...
pasta kalıbı deneyi
şekilleri algılamadaki değişmezliği ortaya çıkarmak adına james jerome gibson'un yaptığı deneydir. deneyde kullandığı malzemeler günümüzde birçok evde bulunan kurabiye/pasta kalıpları gibi maddelerdi.
gibson'un yaptığı bu deneye kadar, psikolojik deneyler pasif duyuları ele alıyordu. rivayetlere göre pasta kalıbı deneyi; müller yasası'na ve algıların duyumlardan ibaret olduğuna dayanan bir taktiktir.
birey kafasını sağa sola hareket ettirdiğinde dünya kendisine sabit olarak görünür fakat retinaya düşen görüntülerin değişmesi gerekir. görüntü değişmese bile duyumlarca dünya sabittir. eğer kafanın üzerinden hareket halindeki bir madde geçerse ve göz maddeye odaklanırsa bu kez dünyadaki her şey hareket halindeymiş gibi görünür. diğer deneyler algılardaki bu değişimleri retinaya düşen görüntülere dayandırırken, pasta kalıbı deneyi bunun yanlış olduğunu vurgular. algının değişmediğini, salt görüntülerin değiştiğini söyler.
gibson'un yaptığı bu deneye kadar, psikolojik deneyler pasif duyuları ele alıyordu. rivayetlere göre pasta kalıbı deneyi; müller yasası'na ve algıların duyumlardan ibaret olduğuna dayanan bir taktiktir.
birey kafasını sağa sola hareket ettirdiğinde dünya kendisine sabit olarak görünür fakat retinaya düşen görüntülerin değişmesi gerekir. görüntü değişmese bile duyumlarca dünya sabittir. eğer kafanın üzerinden hareket halindeki bir madde geçerse ve göz maddeye odaklanırsa bu kez dünyadaki her şey hareket halindeymiş gibi görünür. diğer deneyler algılardaki bu değişimleri retinaya düşen görüntülere dayandırırken, pasta kalıbı deneyi bunun yanlış olduğunu vurgular. algının değişmediğini, salt görüntülerin değiştiğini söyler.
devamını gör...
sahilde kafka
ilk kez 2002 yılında yayınlanan haruki murakami romanıdır. 2009 yılında hüseyin can erkin tarafından türkçeye çevrilmiştir.
bence gelmiş geçmiş en iyi murakami romanıdır. kitap ayrıca amerika'da yayınlandığı yıl the new york times tarafından yılın en iyi romanı seçilmiş.
tam gezi olayları zamanında okumaya başlamıştım bu kitabı. gündüz iş, akşam nöbet, uyumadan hemen önce gözüm sızlarken okumaya çalışmıştım. şahane bir başkaldırı. şahane bir kaçış hikayesi. ilk kez murakami okuyacaksınız kesinlikle bu kitabından başlayın derim.
kitabın kahramanı kafka ile şehir şehir dolaşmak çok güzel ve nefes nefeseydi benim için. kafka'nın 16 yaşında henüz bir çocuk olması bir yana, bu çocuğun evi terkedecek kadar cesur olması, terkederken yaşadığı çekinceleri ve tabii yol hikayeleri bu kitabı gönlümde çok başka yerlere koyuyor. sanki kafka'yla kendi çocukluğundan uzaklaşıyorsun ve gerçekliğini bulma yolculuğuna çıkıyorsun.
bence gelmiş geçmiş en iyi murakami romanıdır. kitap ayrıca amerika'da yayınlandığı yıl the new york times tarafından yılın en iyi romanı seçilmiş.
tam gezi olayları zamanında okumaya başlamıştım bu kitabı. gündüz iş, akşam nöbet, uyumadan hemen önce gözüm sızlarken okumaya çalışmıştım. şahane bir başkaldırı. şahane bir kaçış hikayesi. ilk kez murakami okuyacaksınız kesinlikle bu kitabından başlayın derim.
kitabın kahramanı kafka ile şehir şehir dolaşmak çok güzel ve nefes nefeseydi benim için. kafka'nın 16 yaşında henüz bir çocuk olması bir yana, bu çocuğun evi terkedecek kadar cesur olması, terkederken yaşadığı çekinceleri ve tabii yol hikayeleri bu kitabı gönlümde çok başka yerlere koyuyor. sanki kafka'yla kendi çocukluğundan uzaklaşıyorsun ve gerçekliğini bulma yolculuğuna çıkıyorsun.
devamını gör...
moderatörler mesaj kutumuzu görüyor mu sorunsalı
valaa arkadaşlar. ne yalan söyleyeyim ‘görüyolla’
ufak bir whatsapp grubumuz var özellikle hafta sonları gece 03 gibi bütün moderatörler haftalık malzemeyi gruptan paylaşıyor.
adam modern şekspir mesela.. tam bir entel bombası. adam tr’nin entelektüel ortalamasına yüzde 10 katkı sağlıyor tek başına..profesyonel google kopyalama üstadı.. anaa noluyorsa bu herife geceleri küçük islenderi yatırıyor yatağa yerine kadın yazarları nude bombasına tutan bir şahin k geliyor.
puhaha sen git de bunu anahtar deliğine sok diye basıyoruz kahkahayı eylül hocam ile.
itiraf etmesem içime katran olurdu lan. sısısıs
ufak bir whatsapp grubumuz var özellikle hafta sonları gece 03 gibi bütün moderatörler haftalık malzemeyi gruptan paylaşıyor.
adam modern şekspir mesela.. tam bir entel bombası. adam tr’nin entelektüel ortalamasına yüzde 10 katkı sağlıyor tek başına..profesyonel google kopyalama üstadı.. anaa noluyorsa bu herife geceleri küçük islenderi yatırıyor yatağa yerine kadın yazarları nude bombasına tutan bir şahin k geliyor.
puhaha sen git de bunu anahtar deliğine sok diye basıyoruz kahkahayı eylül hocam ile.
itiraf etmesem içime katran olurdu lan. sısısıs
devamını gör...
geceye bir 90'lar şarkısı bırak
deniz arcak-yağmurdan kaçarken.
devamını gör...
kendi başlığına gelen tüm tanımlara favori atan yazar
verilen selamı almak gibidir. bence racon bunu gerektirir. aksini iddia eden lolliktir.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
felaketim olurdu, ağlardım.
devamını gör...
çayla birlikte giden en iyi şeyler
sen.*
devamını gör...
baş ağrısına iyi gelebilecek şeyler
en acilinden etkili bir ağrı kesici.
başka türlü ağrı geçmiyor. bol suyla yüz yıkamakmış, göz kenarları ve şakakları ovmakmış bunlar çare etmiyor. çıldırtacak ve yerinde durutmayacak ağrı nöbetlerine dayanması zor.
başka türlü ağrı geçmiyor. bol suyla yüz yıkamakmış, göz kenarları ve şakakları ovmakmış bunlar çare etmiyor. çıldırtacak ve yerinde durutmayacak ağrı nöbetlerine dayanması zor.
devamını gör...
yazarların unutamadığı geri dönüşler
tarih 30 ekim 2012. reading ve arsenal arasında bir maç yok çünkü reading adeta katliam yapıyor. maçın ilk yarısı daha bitmemiş ama 4-0'lık bir skor ile reading önde ve arsenal taraftarı bile artık maçı kazanamayacaklarına emin. yetmezmiş gibi arsenal 5 sarı kart görüyor o meşhur maçta. sonra walcott çıkıp ilk kurşunu atıyor sözlük zaten daha da reading belini doğrultamıyor. ardından bir walcott bir giroud top yağmuruna tutuyor reading'in ağlarını. koscielny de gol atmıştı sanırım ondan emin değilim ama maçın adamı walcott. uzatmalarda 4-0'lık skor birden chamakh'ın golü ile 4-5 oluyor ve arsenal öne geçiyor. dakika artık 100'ü çoktan geçmiş durumda ve readingli pogrebnyak gol atıp eşitliyor durumu. 5-5 giden maçın son uzatmalarında walcott ve şu an adını hatırlamadığım başka bir arsenal oyuncusu iki gol daha atıyor ve 4-0 giden maç 5-7 bitiyor. futbol tarihi böyle muhteşem bir dönüş görmemiştir. devre arasında reading oyuncularına rüşvet verseler bu kadar olmaz. maç izlemedik katliam izledik. böyle bir takım ruhu, walcott gibi bir oyuncu görülmemiştir.
edit: maçın son dakikalarında walcott ile beraber gol atan diğer futbolcu yine chamakhmış, düzeltme için ismini vermek istemeyen yazar arkadaşa teşekkürler. ayrıca maçta walcott 3, chamakh 2, giroud 1 ve koscielny 1 gol atmış. bu adamların isimlerini armana ne zaman yazdıracaksın ey arsenal?
edit 2: orta kafa gol radyo yayını ahalisi 2016 yılındaki benfica - beşiktaş maçını unutmayınız. ilk yarı bütün umutlarımız bitmiş, daha da çeviremeyiz bu maçı diye tırnaklarımızı yiyoruz ekran başında. devre arası cehennem gibi geliyor hepimize, bizim kalenin önüne tır mı çeksek goygoyu dönüyor. ikinci yarı ve sonra cenk'in vurduğu top ağlarla buluşuyor ama o gol nasıl bir gol ben bu anı tarif edemem. bir umudum sensin nidaları dolduruyor odayı, hepimiz ekrana kitlenmişiz. 3-0'lık skor 3-1 olmuş ama olsun ne önemi var o gol yeter çünkü beşiktaş bu ya ilk yarı muhteşem oynayıp ikinci yarıda illallah ettirir ya ilk yarıda derbeder olur sonrasında toparlar. öyle de oldu zaten. quaresma veeee aboubakar çok az arayla iki gol daha karakartalın hanesine yazılıyor ve o daha da dönemeyiz buradan dediğimiz maç 3-3 bitiyor. eşek kadar kadınım oturup ağladım ben o maçın sonunda, diyecek başka hiçbir sözüm yok sözlük.
edit: maçın son dakikalarında walcott ile beraber gol atan diğer futbolcu yine chamakhmış, düzeltme için ismini vermek istemeyen yazar arkadaşa teşekkürler. ayrıca maçta walcott 3, chamakh 2, giroud 1 ve koscielny 1 gol atmış. bu adamların isimlerini armana ne zaman yazdıracaksın ey arsenal?
edit 2: orta kafa gol radyo yayını ahalisi 2016 yılındaki benfica - beşiktaş maçını unutmayınız. ilk yarı bütün umutlarımız bitmiş, daha da çeviremeyiz bu maçı diye tırnaklarımızı yiyoruz ekran başında. devre arası cehennem gibi geliyor hepimize, bizim kalenin önüne tır mı çeksek goygoyu dönüyor. ikinci yarı ve sonra cenk'in vurduğu top ağlarla buluşuyor ama o gol nasıl bir gol ben bu anı tarif edemem. bir umudum sensin nidaları dolduruyor odayı, hepimiz ekrana kitlenmişiz. 3-0'lık skor 3-1 olmuş ama olsun ne önemi var o gol yeter çünkü beşiktaş bu ya ilk yarı muhteşem oynayıp ikinci yarıda illallah ettirir ya ilk yarıda derbeder olur sonrasında toparlar. öyle de oldu zaten. quaresma veeee aboubakar çok az arayla iki gol daha karakartalın hanesine yazılıyor ve o daha da dönemeyiz buradan dediğimiz maç 3-3 bitiyor. eşek kadar kadınım oturup ağladım ben o maçın sonunda, diyecek başka hiçbir sözüm yok sözlük.
devamını gör...
normal sözlük’ün hayatınızda yarattığı değişiklikler
hayatımı aşırı iyi yönde etkileyen değişikliklerdir. bunlardan birisi de coldboy mahlaslı tatlı tavşanımla tanışmış olmak! kafa sözlük olmadan önce ne halt yiyormuşum cidden, akıl almaz... bütün günümü burada, tanımların arasında ve tavşanın yanında geçirmek istiyorum.
devamını gör...
aşk bir baharat olsaydı ne olurdu sorunsalı
baharat değil ama pudra şekeri olurdu. çoğu zaman tatlıdır, ve bazen de kafa yapar...*
devamını gör...

