yunan mitolojisine göre "sonsuz hayat" veren balımsı bir maddedir. tanrıların içeceği olarak bilinir. ambrosia içen insanların yarı tanrı statüsüne geçtikleri ve ölümsüz oldukları bazı mitolojik eserlerde anlatılır.
...thessalialı lapithlerin kralı iksion’a tanrılarla birlikte yemek yeme şerefi bahşedilmiş ve ambrosia içirilmiş, böylece ölümsüz hale getirilmiştir. ne var ki, iksion zeus’un karısı hera’ya âşık olup ona tecavüze kalkışmıştır. zeus, onu suç üstü yakalayıp ağır bir cezaya çarptırmıştır. iksion'u, alev alev yanarak dönen bir tekerleğe zincirlerle bağlatmıştır. içtiği ambrosiadan dolayı ölemeyen iksion bu cezayı ebedî olarak çekmiştir. (mitolojide bile tecavüzler ağır bir şekilde cezalandırılmaktadır).
günümüzde ise ambrosia sevgililerin birbirlerine kullandıkları bir terim haline gelmiştir.
devamını gör...

şu kızları bi rahat bırakın rica ediyorum. hep de şunu şöyle yapan kız, bunu böyle yapan kız, şöyle diyen kız, böyle diyen kız diye başlık açılıyor ya da canlandırılıyor. yav bi salın artık ayıp ama ha! biz size böyle başlıklar açsak ya da canlandırsak olur mu? olmaz. ananız bacınız yok mu sizin? ben niye bu kadar sinirlendim bilmem!
devamını gör...

başkasının hayatı sorun değil de insan kendi hayatında yan karakter gibi hissediyorsa işte o zaman sıkıntıdır.
devamını gör...

bertolt brecht ve üç kuruşluk opera'nın muhteşem bestecisi kurt weill'in taşlama eseri. dilimize yedi ölümcül günah olarak çevirebiliriz bu balenin adını gerçi brecht daha sonra eserin adında değişikliğe gitmeyi tercih etmiş ve oldukça kinayeli başka bir isim tercih etmiştir; die sieben todsünden der kleinbürger.(küçük burjuvaların yedi ölümcül günahı ) eser aynı karakterin iki farklı kişiliğinin bir yansıması olan iki kız kardeş anna i ve anna ii etrafında döner. ikisinin ayırt edici özelliği anna i'in şarkıcı anna ii'nin dansçı olmasıdır. eser 9 bölümden oluşuyor giriş ve kapanış bölümü dışında kalan yedi bölüm yedi ayrı şehirde geçer ve her birinde kıskançlık, şehvet, öfke, gibi ayrı bir günah temsil edilir. ki aynı zamanda yunan korosunu temsil eden ve 4 erkekten oluşan bir 'aile' de mevcuttur. ahlak üzerinden oldukça çarpıcı noktalara değinir brecht ki bunlardan en belirgini anna ii yani dansçının erdemli davranmaya çalıştığı zaman koro (aile) ve anna i tarafından azarlanması ve hor görülmesi üzerinden rahatlıkla gözlemlenebilir.
devamını gör...

islam üzerine çalışmalar yapmış 1911 doğumlu fransız profesör.

islam'da felsefi düşünce nasıl kötürümleşti isimli yazısından gördüğümüz kadarıyla islamı hiç anlamamış.

bu fransizlarda bir sıkıntı var herhalde... roger garaudy isimli abimiz de her fırsatta resmen islam'ın vaaddettigi sosyalizm* daha iyi şeklinde bişiler diyor.

kendisi islamı anlamamış ancak bugün bile dediklerinden bir şey anlamayan, sırf hava olsun diye ellerinde kitaplarını taşıdıklari ibn rüşt'çülere karşı gazali'nin net bir şekilde herkese haddini bildirdiğini, hatta gazali'ye cevap verme cüretinde bulunan ibn rüşt'ün gazali'den çok şey öğrendiğini yazabilmistir ki tutarsızlığın tutarsızlığı isimli eserin bir çok yerinde bunu okuyabilirsiniz.

umarım yazısında bahsi geçen arap kelimesinden islam ümmetini değil, sadece arap milletini kastetmektedir ki aksi halde bir facia olur. çünkü kendisi "araplarin" felsefeye yeterince önem vermediğinde bahisle, verselerdi galile, newton gibi nice bilim insanı yetiştirmis olabileceğini söyler. hmmm... eğer böyle ise bu dünya böyle dengede duramaz, bunun arkasında da bir kıta olmalı diye biruni'ye, hipokrat'ın yaninda bile başında taç ile resmedilen ibn sina'ya... ve daha nicelerine büyük haksızlık etmiş olur ki bence arap diyerek islam ümmetini kastetmektedir ve bilim dünyasına sayısız katkısı olan müslüman bilim insanlarını yok saymaktadir.
devamını gör...

kafa karıştırıcı, tartışmalı ve karşılaştırmalı bir başka renk. mercan rengi ve yavru ağzı ile karıştırılır. hakkında kesin uzlaşma olmayan bir renk.
devamını gör...

borçlarının son taksidini ödemek.
devamını gör...

"bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın"
(bkz: albert camus)
devamını gör...

gereksiz antibiyotik kullanma.
devamını gör...

sözlük sizin için çok ıssız olur. yapmayın ...
devamını gör...

rus yazar ivan gonçarov'un bir ayda yazdığı romanı. kitabı okurken resmen ürperdim çünkü kitap benimle alakalı çok şey anlatıyordu.
oblomov, sorunların farkındadır, çözümün ne olduğunu da biliyordur. hayatını değiştirmek için sürekli birbirinden güzel planlar yapmaktadır. fakat o planları uygulamaz. ciddi işleri bir yana bırakarak içine kapanmak, kendi yarattığı hayal dünyasında yaşamak oblomov’un en büyük zevkidir.


"bir gün bir şeyi istersin, ertesi gün tutkuyla, ölesiye ona bağlanırsın, daha ertesi gün onu istediğinden utanırsın, arzun yerine geldiği için hayata lanet edersin. işte insan hayatta kendi isteğinin peşinden serbestçe giderse böyle olur. bastığımız yeri yoklayarak yürümeliyiz; bazı şeylerden gözlerimizi çevirmeliyiz, mutluluk hülyalarına kapılmamalıyız, mutluluk elimizden kaçarsa isyan etmemeliyiz; hayat budur işte... kim demiş hayat zevk ve mutluluktur diye. ne saçma düşünce! hayat hayattır, bir ödevdir, ödev dediğin de çetin bir iştir."

" stoltz: ama bu hayatta sevmediğin şey ne? onu söyle.
oblomov: her şey, durmadan öteye beriye koşmalar, küçük ihtiras oyunları, hele de aç gözlülükler, rekabetler, dedikodular, birbirine çelme atmalar, birbirini tepeden tırnağa süzmeler.konuşmalarını dinledikçe insan budalalaşıyor. ilk bakışta zeki insanlar sanırsın, yüzlerinde ciddilik okunur, ama bütün söyledikleri şu biçim şeyler: "falanca veya filanca, bilmem ne satın aldı, bilmem neresini kiraladı." başka birisi: " aa! olur şey değil niçin acaba?!" yahut: "falanca dün akşam kulüpte müthiş para kaybetti, bir başkası üçyüz bin kazandı." illallah bunlardan. bunlar arasında insanlık nerede? insanlığın yüceliği, bütünlüğü nerede kaldı? insanlık ufak paralar haline gelmiş... hayat amma da hayat ha. ne bulabilir insan orada? fikir meseleleri mi var, duygu meseleleri mi var? bu hayatın bir ekseni yok: derin, hayati hiç bir yanı yok!"

“ insan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. bugün nasıl yaşadım sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat.”

"zamanı saatlerle, dakikalarla değil, güneşin doğup batmasıyla değil, sizinle ölçüyorum: "onu gördüm, görmedim, göreceğim, görmeyeceğim, gelecek, gelmeyecek..."

"- gerekirse senin için seve seve ölebilirim.
- buna gerek yok. senden bunu isteyen yok. ne diye hayatını feda etmeni isteyeyim? sadece kendi işini yapmanı istiyorum. ancak dürüst olmayan insanlar kendilerinden istenen şeyi yapmamak için istenmeyen ve yapılmayacak fedakârlıklardan söz ederler."
devamını gör...

yönetici napsın sizin b.klu mesajlarınızı.
devamını gör...

kafa iznine ayrılmış olan değerli dostum. arada güzel muhabbet çeviriyorduk yahu neden böyle bir şey yaptın ki? o bim'den alıp deli gibi yediğin badem sütü kreması yüzünden depresyona girmiş olmayasın sakın? en kısa sürede dönmen dileğiyle, seviyoruz seni.*
devamını gör...

soğuk ,kimine göre bencil ,kendine özgü ama insancıl oluşum.
devamını gör...

kendinizi 5 yıl içinde nerede görüyorsunuz?
devamını gör...

terkedilmiş şarkılar söylerdin, sonra beni fısıldadın...
devamını gör...

içerisinde bulunmak zevk duyduğum grup. başka bir renk yapamıyorum,bağımlılık oldu artık.
devamını gör...

katilini yada katillerini az çok biliyorduk ama alenen dillendiremiyorduk. yine bir "pazar" günü içimizi acıta acıta söyledi birisi.
devamını gör...

2 gündür mensup olduğum erkek türüdür. son derece zararsız olmaları ile birlikte oldukça kırılgandırlar. bağırıp çağırsanız odasına girip pijamalarını giyer yatakta çikolata yer.
devamını gör...

insanı uyutmayan,tedirgin eden ruh hali.sevimsiz bir şey hayattan soğutur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim