muhafazakar gençlerin sözlüklerde azınlık olması
selamun aleykum kafa sözlük yazarları *birileri beni çağırmış * ne yapalım “ben geldim biliyor musun ?azınlık dediğin tayfadanım “diye kimliğimizle mi konuşalım herkes özgür iradesiyle burada düşüncelerini beyan eder ,bas bas bağırmaz. ben buyum şuyum diye statü ya da kimlik dayatmaz insana insan olduğu için değer veririz çünkü kimlik,statü dayatan kişiye o an gözünde olan değeri biçersin bireyi bizzat tanımazsın yalnız belirtmeliyim muhafazakar kelimesinden çok dindar denilmesini tercih ederim ..hamdolsun ilmimizi ahiret ve dünya dengesi içinde her daim dört dörtlük olamazda ilerletmeye çalışıyoruz çabalamak ilkemiz. heh oldum piştim demeden beşikten mezara her manada kendimizi geliştirme, yetiştirme gayesindeyiz burada ezberden konuşan, saygısızca hakaretle bir yere varmaya çalışan arkadaşlara aynı şekilde cevap vermeyi ben kendime yakıştırmam yazılanlardan gördüm ki herkes inandığı fikrin ,düşüncenin yobazı olmuş... zaten şu da bir gerçek taraflardan biri üslubunu bilmediği için kaybediyor ve bu hakaret,küfür, nefret zinciri devam ediyor...merak ediyorum neden hayatınıza bir insan kazanmak yerine nefret ve kin duyuyorsunuz ?farklılıklarımız zenginliklerimizdir diye düşünmeyip boş boş altı doldurulamayan saygı kelimesini öğrenemiyoruz ? üslupluca neden birbirimizle konuşamıyoruz sürekli öfke kusuluyor? dindar ya da başlıkta denildiği gibi muhafazakar denilince aklınıza akp ya da siyasi islamcılar gelmesin tek başına kelimeyi dindar nasıl olmalı , tek başına islam nedir ne değildiri? ele almanızı tavsiye ederim insan masum değil insanoğlu menfaatçi, istismarcı ama bunların faturasını islama kesmeyiniz. öğreniniz.. objektif bakış açısıyla araştırınız.. bana da mesaj atabilirsiniz memnuniyet duyarım aradaki bu kini nefreti düşünen bireyler olarak çözebiliriz düşünmek zor gelmesin bu kadar ezberci olmayalım..*
devamını gör...
pour over
kimyada kullanılan süzme düzeneğine benzer şekilde bir düzenekle kahve demleme yöntemidir.
devamını gör...
nikola tesla
dahiligine soylenecek soz yok. bundan farkli olarak "dost kazigi" denince aklima gelen ilk isimdir...
devamını gör...
fallout
"war.
war never changes."
1997 yılında interpay tarafından piyasaya sürülmüş post-apokaliptik dönemde geçen rol yapma oyunu. türünün wasteland'den sonra gelen ilk örneğidir. günümüzde hala devam etmekte ve büyük kitlelere hitap etmekte olan başyapıtın kronolojik sırası şu şekildedir;
fallout
fallout 2
fallout tactics: brotherhood of steel
fallout: brotherhood of steel
fallout 3
fallout: new vegas
fallout 4
fallout 76
oyun, nükleer savaş sonrası yaşanan kıyametin ardından insan ırkının devamını anlatır. yaşanan olaylardan arda kalan çorak arazi "wasteland" olarak adlandırılmaya başlamıştır. işte bu çorak topraklarda, yeniden oluşan sistematik yapılar, yerel yönetimler, yer yer anarşinin hakim olduğu alanlar, radyoaktif canlılar ve diğer birçok unsur sizleri beklemektedir. oyun serisi 22. yüzyılda geçmekte, bu konuyu spoiler vermemek adına fazla detaylandırmıyorum.
karakter yaratımı beceri ve özellik bakımından oldukça detaylı, oynayış kısmı ise büyük oranda okumaya dayalı. oyuncunun elinde büyük bir özgürlük var. her durum için farklı diyaloglar ve seçenekler, farklı işleyiş sıraları, kararından vazgeçme hatta komple lore'u boşverip açık dünya rol yapma oyunu şeklinde hayatını sürdürmek tamamıyla oyuncunun elinde.
savaş sistemi tur bazlı gerçekleşiyor. belli bir puanınız var ve bu puan dahilinde aksiyonlarınızı gerçekleştiriyorsunuz. ardından tur düşmana/düşmanlarınıza geçiyor ve onlar da aynı şekilde turlarını gerçekleştiriyor.
özellikler demiştim. s.p.e.c.i.a.l olarak geçen, strength, perception, endurance, charisma, intelligence, agility, luck şeklinde yedi temel özellik, bu özelliklere bağlı birçok yetenek var. bu yüzden çok farklı karakterler, çok farklı senaryolar görmek mümkün.
oynanış notları *spoiler içerir*
fallout 1 ve 2 için geçerli bir durum, diğerlerini bilmiyorum. zekanız 4 puanın altındaysa karakteriniz sağlıklı diyaloglar kuramayabiliyor. size bulunduğunuz yerdeki insanların kurtuluşu olan çipin yeri ya da bir nükleer santralin radyoaktif sızıntısını engellemek için gereken kombinasyon sorulduğunda "hö?" deme imkanınız var. bazen de normal şartlarda girilmesi neredeyse imkansız yerlere zararsız bu diyerek geçiş izni kazanabiliyorsunuz. bazı görevler düşük zekanız olduğu için size verilmiyor vs.
fallout 2'de vault citizen olmak için inteligence, charisma ve luck statlarınızın 9 olması gerekiyor. öbür türlü denemeyin boşuna.
not: buffout, mentat ve gözlük işe yarıyor. duruma göre ayarlamasını yaparsınız artık.
fallout 2'de, cafe of broken dreams diye bir special encounter var. haritada güney bölgesinde seyahat ederken çıkıyordu yanlış hatırlamıyorsam. burada, fallout 1'de başarısız olmuş olan oyuncu karakterleri, oyuncularını eleştiren şeyler söylüyor. bu bölgenin ismi aynı zamanda "boulevard of broken dreams" tablosuna selam çakmakta.
fallout 2de oyun başında önce san francisco'ya gidip brotherhood of steel'la görüşür; sonra navarro'ya giderseniz anında 7. seviyeye gelecek kadar tecrübe puanı kazanır ve power armorla oyuna devam edersiniz. ama yapmayın öyle şeyler, hikayenin tadını çıkarın.
şununla da bitirmiş olayım.
war never changes."
1997 yılında interpay tarafından piyasaya sürülmüş post-apokaliptik dönemde geçen rol yapma oyunu. türünün wasteland'den sonra gelen ilk örneğidir. günümüzde hala devam etmekte ve büyük kitlelere hitap etmekte olan başyapıtın kronolojik sırası şu şekildedir;
fallout
fallout 2
fallout tactics: brotherhood of steel
fallout: brotherhood of steel
fallout 3
fallout: new vegas
fallout 4
fallout 76
oyun, nükleer savaş sonrası yaşanan kıyametin ardından insan ırkının devamını anlatır. yaşanan olaylardan arda kalan çorak arazi "wasteland" olarak adlandırılmaya başlamıştır. işte bu çorak topraklarda, yeniden oluşan sistematik yapılar, yerel yönetimler, yer yer anarşinin hakim olduğu alanlar, radyoaktif canlılar ve diğer birçok unsur sizleri beklemektedir. oyun serisi 22. yüzyılda geçmekte, bu konuyu spoiler vermemek adına fazla detaylandırmıyorum.
karakter yaratımı beceri ve özellik bakımından oldukça detaylı, oynayış kısmı ise büyük oranda okumaya dayalı. oyuncunun elinde büyük bir özgürlük var. her durum için farklı diyaloglar ve seçenekler, farklı işleyiş sıraları, kararından vazgeçme hatta komple lore'u boşverip açık dünya rol yapma oyunu şeklinde hayatını sürdürmek tamamıyla oyuncunun elinde.
savaş sistemi tur bazlı gerçekleşiyor. belli bir puanınız var ve bu puan dahilinde aksiyonlarınızı gerçekleştiriyorsunuz. ardından tur düşmana/düşmanlarınıza geçiyor ve onlar da aynı şekilde turlarını gerçekleştiriyor.
özellikler demiştim. s.p.e.c.i.a.l olarak geçen, strength, perception, endurance, charisma, intelligence, agility, luck şeklinde yedi temel özellik, bu özelliklere bağlı birçok yetenek var. bu yüzden çok farklı karakterler, çok farklı senaryolar görmek mümkün.
oynanış notları *spoiler içerir*
fallout 1 ve 2 için geçerli bir durum, diğerlerini bilmiyorum. zekanız 4 puanın altındaysa karakteriniz sağlıklı diyaloglar kuramayabiliyor. size bulunduğunuz yerdeki insanların kurtuluşu olan çipin yeri ya da bir nükleer santralin radyoaktif sızıntısını engellemek için gereken kombinasyon sorulduğunda "hö?" deme imkanınız var. bazen de normal şartlarda girilmesi neredeyse imkansız yerlere zararsız bu diyerek geçiş izni kazanabiliyorsunuz. bazı görevler düşük zekanız olduğu için size verilmiyor vs.
fallout 2'de vault citizen olmak için inteligence, charisma ve luck statlarınızın 9 olması gerekiyor. öbür türlü denemeyin boşuna.
not: buffout, mentat ve gözlük işe yarıyor. duruma göre ayarlamasını yaparsınız artık.
fallout 2'de, cafe of broken dreams diye bir special encounter var. haritada güney bölgesinde seyahat ederken çıkıyordu yanlış hatırlamıyorsam. burada, fallout 1'de başarısız olmuş olan oyuncu karakterleri, oyuncularını eleştiren şeyler söylüyor. bu bölgenin ismi aynı zamanda "boulevard of broken dreams" tablosuna selam çakmakta.
fallout 2de oyun başında önce san francisco'ya gidip brotherhood of steel'la görüşür; sonra navarro'ya giderseniz anında 7. seviyeye gelecek kadar tecrübe puanı kazanır ve power armorla oyuna devam edersiniz. ama yapmayın öyle şeyler, hikayenin tadını çıkarın.
şununla da bitirmiş olayım.
devamını gör...
insanı en sakin anında bile sinir eden şeyler
durmadan bulunduğum odaya giriş çıkış yapılması net.
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
bu akşam sözlükte en çok kullandığım buton şikayet et oldu. sebebi ise çılgınlar gibi yazar yapılan çaylakların girdiği tanımsız ve forumsal girdiler. ben sözlüğe geldiğimde 100 karma puan şartı aranıyordu ve yazarın ilk girdilerinin tanım olması gerekiyordu. bugün sol frame okunamayacak hale geldi. bilgi katagorisinde takılayım dedim ancak orada da bir sürü forumsal girdi doldu taştı. birçok çaylak arkadaşımıza özel mesaj yoluyla ulaşarak tanım girmelerinin yazar olmalarını kolaylaştıracağı ile ilgili mesajlar attım ama görüyorum ki buna gerek kalmıyor. sadece anket başlık doldurarak yazar olan çok fazla kişi var. sözlük hepimizin ve okunacak bir sözlük yine hepimizin hakkı. bu sebeple moderasyondan bu konuda daha hassas davranması rica ediyorum. çaylaklık sisteminin getiriliş amacı; sözlüğe yeni gelenlerin sözlük mantığını kavramasını sağlamaktı ama bugün ne oldu hiç bir fikrim yok bir sürü çaylak doğru düzgün entry yazmadan yazar yapıldı. bi salsak arkadaşları mesela bknz kullanmayı öğrenseler, tematik modunu öğrenseler daha hoş olmaz mıydı?
devamını gör...
kaba insanı baş tacı etmek
bunlarla iletişime bile girmeyiniz bırakın da kendilerine kaba davransınlar, dünya kaba insanlarla güzelleşemez.onları el birliği ile dışlayalım.kibar insanları baş tacı edelim.
devamını gör...
enteresan atasözleri
devamını gör...
15 ocak 2021 takvim'in çöpçüler kralı manşeti
devlet devlet olsa bu manşete halkı kin ve düşmanlığa sevketmek ayrıca,belirli bir meslek grubunu küçümsemekten dava açması gerekir, ama nerdeee.
devamını gör...
yazarların en son ağladığı zaman
bu ikindi vakti.
güçlü olan taraflarım ağrıyordu da, yarım saatlik bir çöküş yaşadım.
güçlü olan taraflarım ağrıyordu da, yarım saatlik bir çöküş yaşadım.
devamını gör...
samsun’da sokak ortasında eşi tarafından şiddete uğrayan kadın
harbi harbi yozlaşmış gotham'a döndüğümüzü gösteren haber.
devamını gör...
rte'nin 2021'i şahlanış senesine döndüreceğiz açıklaması
ata binemeyen adam şahlanış diyor ya.
buradan kendisini sırtından atan şerefli at cihan'ı tekrar rahmetle anıyoruz.
buradan kendisini sırtından atan şerefli at cihan'ı tekrar rahmetle anıyoruz.
devamını gör...
birçok konuda eksik olunduğunu fark etmek
olgunlaşmanın, zihinsel olarak evrimleşmenin ilk kuralıdır bence.
devamını gör...
domates biber soğan
menemeni nirvanaya taşıyan sebzelerdir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey
empati..
değer yargılarımiz sadece kendimizi ilgilendirir..
o gibi olabilmek maharet..
yoksa küçük dunyalarimiz da boğulmak olur aksi..
değer yargılarımiz sadece kendimizi ilgilendirir..
o gibi olabilmek maharet..
yoksa küçük dunyalarimiz da boğulmak olur aksi..
devamını gör...
anlatırken ağlarım diye anlatamadıklarımız
bir gün kaleme alırsam bestseller olacağına inandığım yaşanmışlıklar.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
sanırım hayatımda ilk defa bu kadar içtim, içmek istedim ve unutmak, her şeyi...
başta plan biraz çakır keyif olup güzel bir gün geçirmekti ama günün sonunda çok farklı bir yerde buldum kendimi.
en son aklımda can yakan bir şarkının melodileri, elimde yol parasından arta kalan parayla alınmış kalitesiz ve en ucuzundan bir şarap, gözlerimde yaşla
bilekliğime bakarak oturuyordum halının üzerinde. hala deli gibi başım ağrıyor, midem bulanıyor ve her şey kaldığı yerden devam ediyor. bile bile lades olmaktı bugünkü sarhoşluğum, bir o kadar da gereksiz.
gecenin sonunda ise hala bulgur pilavı kaşıklarken beklemeye devam ediyorum. bir cuma gecesi dediğim gibi. ben hep beklerim ki...*
başta plan biraz çakır keyif olup güzel bir gün geçirmekti ama günün sonunda çok farklı bir yerde buldum kendimi.
en son aklımda can yakan bir şarkının melodileri, elimde yol parasından arta kalan parayla alınmış kalitesiz ve en ucuzundan bir şarap, gözlerimde yaşla
bilekliğime bakarak oturuyordum halının üzerinde. hala deli gibi başım ağrıyor, midem bulanıyor ve her şey kaldığı yerden devam ediyor. bile bile lades olmaktı bugünkü sarhoşluğum, bir o kadar da gereksiz.
gecenin sonunda ise hala bulgur pilavı kaşıklarken beklemeye devam ediyorum. bir cuma gecesi dediğim gibi. ben hep beklerim ki...*
devamını gör...


