sözlükteki kan aranıyor duyuruları
acil şifalar diliyorum. umarım bir an önce bulunur.
devamını gör...
yazarlar olarak tuttu tutmadı oynuyoruz
ege'de bir sahil kasabasına yerleşme hayalim vardı. her 3 ün 1in de olduğu gibi. ama işte malum.
yani tutmadı.
alttaki canım yazar en az üç ülkeye gitmiştir.
yani tutmadı.
alttaki canım yazar en az üç ülkeye gitmiştir.
devamını gör...
işsiz bırakan bölümler
felsefe.
devamını gör...
eve doktor çağırmak
filmlerde görüp hep özendiğim hadisedir.
gerçek hayatta bunu yapanı daha görmedim en fazla ambulans çağırılıyor. belki devletin böyle bir hizmeti vardır bilemiyorum ama sanki çok zengin işi. yani yalı olmayan eve doktor girmez gibi bir önermesi var bu elinde kahverengi çantayla eve gelen doktor sahnesinin.
gerçek hayatta bunu yapanı daha görmedim en fazla ambulans çağırılıyor. belki devletin böyle bir hizmeti vardır bilemiyorum ama sanki çok zengin işi. yani yalı olmayan eve doktor girmez gibi bir önermesi var bu elinde kahverengi çantayla eve gelen doktor sahnesinin.
devamını gör...
dış görünüşün her şey olduğu gerçeği
aslinda her sey degildir. bir zamana kadar cok seydir. kayda deger icsel bir hazine kesfedilirse eger sonrasinda yalnizca bir seydir.
devamını gör...
türk halkı ne zaman ayaklanacak sorunsalı
böyle şeyler için ne gerekir halk bilinci türk halkında ne yok sadece bu değil herhangi başka bir bilinç de yok.
devamını gör...
çay tiryakiliği
rizeli olduğumdan dolayı mıdır bilinmez ama günde 10 kupa bardağı geçiyor. ayrıca 2 kupa filtre kahve içiyorum. (abartısız) azaltmam gerek galiba şu an fark ettim.
edit: oha abi napıyonuz 20 bardak çay ne
edit: oha abi napıyonuz 20 bardak çay ne
devamını gör...
serkan ertem
şuan elimde 'azazel' adlı kitabı bulunan yazar. bir kitabı okumadan önce onu yazan kişiyi tanımak isterim. daha sonra kitabını okuyup karakterlerini daha iyi analiz eder hikayeyi daha iyi anlayabilirim.
gelelim serkan ertem kimdir sorusuna.
serkan ertem 1974, kayseri doğumludur. yazarlığa ilk küçük yaşlarda, küçük hikayelerle başlamış ve daha sonra hikayelerini geliştirerek bir çok kitap yayınlamıştır. sabit bir tarzı olmayan yazar bir çok farklı konuda kitap çıkarmıştır.
çocuklar için hikaye setleri, tarihi savaşlar, polisiye ve korku gerilim alanlarında kitapları basılmıştır.
yazar aynı zamanda koçluk ve eğitmenlik eğitimleri ve sertifikaları sahibidir. uluslararası 'ce' statüsünde eğitimler vermektedir.
en çok ilgi gören eserlerinden 'azazel' serisinin kurgu aşaması 5 yıl sürmüştür.
serinin ilk iki kitabı yayınlandı. üçüncü ve final kitabının yazım süreci devam ediyor.
(benim de hâlâ heyecanla finalini beklediğim kitap)
sizlere bir kaç kitabını önermek isterim:
en başta tabi ki benim favorim olan
1. azazel - iman hasadı
2. azazel - istila
3. sessiz anzaklar
4. mülteci
gelelim serkan ertem kimdir sorusuna.
serkan ertem 1974, kayseri doğumludur. yazarlığa ilk küçük yaşlarda, küçük hikayelerle başlamış ve daha sonra hikayelerini geliştirerek bir çok kitap yayınlamıştır. sabit bir tarzı olmayan yazar bir çok farklı konuda kitap çıkarmıştır.
çocuklar için hikaye setleri, tarihi savaşlar, polisiye ve korku gerilim alanlarında kitapları basılmıştır.
yazar aynı zamanda koçluk ve eğitmenlik eğitimleri ve sertifikaları sahibidir. uluslararası 'ce' statüsünde eğitimler vermektedir.
en çok ilgi gören eserlerinden 'azazel' serisinin kurgu aşaması 5 yıl sürmüştür.
serinin ilk iki kitabı yayınlandı. üçüncü ve final kitabının yazım süreci devam ediyor.
(benim de hâlâ heyecanla finalini beklediğim kitap)
sizlere bir kaç kitabını önermek isterim:
en başta tabi ki benim favorim olan
1. azazel - iman hasadı
2. azazel - istila
3. sessiz anzaklar
4. mülteci
devamını gör...
şaka maka öğretmenlerin 1 senedir yatıyor olması
ben yatıyorum öyle mi? yattığım için mi gözlerim yarım numara ilerledi? yatmak keyifli olduğu için mi oğlumun kahvaltısını bile hazırlayacak vaktim olmadı öğle yemeği ve kahvaltıyı birleştirmek zorunda kaldı? öğlene kadar canlı derste bilgisayarın karşısında olup akşama doğru en az 1,5 saati elde telefon ödev kontrol etmekle geçirmek öğrenciyle sınıf ortamını paylaşamamanın sıkıntısını yaşayıp,onların motivasyonunu yüksek tutmaya çalışmak ne demek biliyor musun sen? arka planda "ona aferin dedi benim kızıma demedi"şu şöyle oldu bu böyle dedi şeklinde her şeye müdahil veli grubundan bahsetmiyorum bile. sağlıkçılardan sonra süreci idare etmekte en çok zorlanan meslek grubudur öğretmenler azıcık saygılı olmayı bilin! imkanı yokmuş okuyamamış,sen benim ne zorluklarla okuduğumu biliyor musun okul dönemi part time, tatillerde vardiyalı çalıştığımı eş dosttan gelen zekat ve fitrelerle idare ettiğimi biliyor musun peki? hayır anca kuru laf ebeliği! çocuklarınız sizlere benzemesin diye her zaman heryerde her koşulda elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz bizler. boş yere eğitim şart demiyoruz.en güzel örneği de bu tanımın başlığı işte.
edit: bugün arka plandaki velilerimden birinin beni milli eğitim müdürlüğüne şikayet ettiğini duydum. kızının hayat bilgisi ve türkçe dersi çokiyi iken matematik dersi iyi imiş nasıl iyi verirmişim.sinif değişikliği istiyormuş.şahane yatıyoruz yalnız.
edit: bugün arka plandaki velilerimden birinin beni milli eğitim müdürlüğüne şikayet ettiğini duydum. kızının hayat bilgisi ve türkçe dersi çokiyi iken matematik dersi iyi imiş nasıl iyi verirmişim.sinif değişikliği istiyormuş.şahane yatıyoruz yalnız.
devamını gör...
özel hastane tedavi ücretlerine yüzde 15 zam yapılması
zam değil güncellemedir o. zam olsa duramayız.
sgk, özel hastanelere dayanamadı, zam yaptı özel hastanelerin talepleri kabul edildi; uzun bir süre sonra sağlık hizmetleri fiyatlarına zam yapıldı.
sosyal güvenlik kurumu'nun (sgk) 28 nisan 2021'de yayınlanan sağlık uygulama tebliği'ne (sut) göre sağlık hizmetlerinde yüzde 20'e varan bir zam yapıldı. dr. ergün demir ve dr. güray kılıç, "yapılan fiyat ve ilave oran artışı ile birlikte 3. basamak bir hastanede yoğun bakım ünitesinde yatan koronavirüs tanılı hastanın sgk'ya bir günlük paket fiyat faturası 2 bin 982 lira olmuştur" dedi.
kaynak: www.memurlar.net/haber/9698...
sgk, özel hastanelere dayanamadı, zam yaptı özel hastanelerin talepleri kabul edildi; uzun bir süre sonra sağlık hizmetleri fiyatlarına zam yapıldı.
sosyal güvenlik kurumu'nun (sgk) 28 nisan 2021'de yayınlanan sağlık uygulama tebliği'ne (sut) göre sağlık hizmetlerinde yüzde 20'e varan bir zam yapıldı. dr. ergün demir ve dr. güray kılıç, "yapılan fiyat ve ilave oran artışı ile birlikte 3. basamak bir hastanede yoğun bakım ünitesinde yatan koronavirüs tanılı hastanın sgk'ya bir günlük paket fiyat faturası 2 bin 982 lira olmuştur" dedi.
kaynak: www.memurlar.net/haber/9698...
devamını gör...
yazarların sevdiği ön yargıları
herkes ve her şey zamana yenik düşer.
devamını gör...
tüm yazarların profilinde kurucu yazması
günlerdir baskı yapıyoruz, yoldaş koltuğu birisine bırak diye. adam hepimize bırakmış.* en temizi.
kurucu olduğuma göre, store'dan istediğimi alabiliyor muyum, alamıyor muyum? gidip kavga edeyim bari, "buralar benim, ne demek istediğinizi alamazsınız" diyen kasa görevlisiyle.
kurucu olduğuma göre, store'dan istediğimi alabiliyor muyum, alamıyor muyum? gidip kavga edeyim bari, "buralar benim, ne demek istediğinizi alamazsınız" diyen kasa görevlisiyle.
devamını gör...
pame radyo yayını
pame'de bu hafta "eskiler" var.
öyle eski şarkılar değil lakin, eski hikayelerden bahseden, eskiye özlem duyan, eski insanlar, nesneler ya da yerlerden medet uman seslerin şarkıları. keramet zamanda mı yoksa insanda mı diye düşündüren, bir parça da içe dokunabilecek, hesap soracak şarkılar...
pazar akşamını sakince ve huzurla tamamlamak isteyenler, yunan müziği sevenler için pame radyo yayını, saat 22:30'da (bkz: sözlük radyosu)'nda.
dinlemek için:
blog.normalsozluk.com/
sosyal medya hesaplarımız:
instagram: www.instagram.com/sozlukrad...
twitter: twitter.com/radyosozluk
şuraya da selanik'ten bir eski manzara bırakalım:
öyle eski şarkılar değil lakin, eski hikayelerden bahseden, eskiye özlem duyan, eski insanlar, nesneler ya da yerlerden medet uman seslerin şarkıları. keramet zamanda mı yoksa insanda mı diye düşündüren, bir parça da içe dokunabilecek, hesap soracak şarkılar...
pazar akşamını sakince ve huzurla tamamlamak isteyenler, yunan müziği sevenler için pame radyo yayını, saat 22:30'da (bkz: sözlük radyosu)'nda.
dinlemek için:
blog.normalsozluk.com/
sosyal medya hesaplarımız:
instagram: www.instagram.com/sozlukrad...
twitter: twitter.com/radyosozluk
şuraya da selanik'ten bir eski manzara bırakalım:
devamını gör...
rijksuniversiteit groningen
hollanda'nın groningen kentinde 1614 yılında kurulmuş güzide bir eğitim kurumudur. rug, 2020 yılı times higher education sıralamasında dünyanın en iyi 73. üniversitesi olmuştur.
küçük bir kent olan groningen'in sokakları bu üniversitenin kampüsüdür aynı zamanda. hatta öyle ki üniversitenin akademi binası şehrin de sembollerinden biridir. eski bir kilise üzerine inşa edilmiş olan kütüphanesi de oldukça etkileyicidir.
kötü şöhretli sosyal psikolog diederik stapel bu üniversitede çalışmıştır. ünlü primatolog ve etolog frans de waal de bu üniversitenin mezunudur. 2016 yılında nobel ödülü almış olan ben feringa da çalışmalarına rug'da devam etmektedir.
küçük bir kent olan groningen'in sokakları bu üniversitenin kampüsüdür aynı zamanda. hatta öyle ki üniversitenin akademi binası şehrin de sembollerinden biridir. eski bir kilise üzerine inşa edilmiş olan kütüphanesi de oldukça etkileyicidir.
kötü şöhretli sosyal psikolog diederik stapel bu üniversitede çalışmıştır. ünlü primatolog ve etolog frans de waal de bu üniversitenin mezunudur. 2016 yılında nobel ödülü almış olan ben feringa da çalışmalarına rug'da devam etmektedir.
devamını gör...
muhteş ikiliyle kafa rock radyo yayını
sabirsizlikla bekleyip, can kulagiyla dinleyecegimiz yayindir... isin icinde havuc canavari (bkz: eyluling ve kafadandeniz) * varsa, bol kahkaha, dolu dolu sohbet ve on numara bir playlist var demektir. kaciramayiz efendim, mumkun degildir...
devamını gör...
yunan mitolojisi
diğer tüm mitolojiler gibi insanın dünyayı, evreni ve kendini anlama çabasının bir ürünü olarak uzun bir süreç sonunda ortaya çıkmış anlatılar külliyatı.
hem temel gelişimi hem de okumak isteyenler açısından birer başlangıç olabilecek birkaç eserden bahsedelim. bu külliyat her ne kadar zaman içinde çok sayıda kültürel etkileşimle beraber yavaş yavaş oluşsa da her zamanki gibi ilk kez yazıya geçirildiği eserler milat kabul edilir. bu bakımdan yunan inanç sisteminde evrenin nasıl yaratıldığı, birinci, ikinci ve üçüncü kuşak tanrılar, insanın yaratılması, insanın ve tanrıların sınanması, ve yeryüzünde müesses nizamın kurulması gibi konuların anlatıldığı ilk derli toplu eser hesiodos'tan gelir. hesiodos'un yazdığı theogonia* adlı eser bu konuları ele alır. kitabın başında hesiodos bunları kendisinin yazmadığını, zeus dokuz kızı olan ilham tanrıçaları mousalardan gelen ilahi bir ilhamla* bütün bu hikayeleri dile getirdiğini söyler. helikon dağı'nın eteklerinde çobanlık yapan birinin tanrıların kendisine anlattıklarını dönüp insanlara aktarması, bize semavi dinlerdeki peygamberlik kurumunun bir benzeri olarak görünübilir. ancak bu ifadeler, aslında bir ozan olan hesidos'un zaten bildiği ve kendisinden önceki ustalarından öğrendiği hikayeleri anlatmaya başlamadan önce ilham tanrıçalarına saygısını sunduğu bir bir girizgahtan öte bir şey değildir.
ancak aynı hesiodos, erga kai hemerai* adlı eserinde kardeşine seslenir gibi konuşarak insanlara hangi işin ne zaman ve nasıl yapılacağı, ahlaki davranışların neler olduğu gibi baya baya on emir benzeri bir takım kaideleri öğüt olarak verir. hesiodos'un semavi dinlerdeki peygamber modeline en çok benzediği kısım burasıdır.
hesidodos'un adını anıp da ondan daha büyük bir şair olan smyrnalı homeros'u anmamak olmaz. homeros'un dokuz yıl süren troya savaşının sonundaki 51 günlük süreyi ele aldığı ilyada ve bu savaşın ardından akha kahramanlarından odysseus'un on yıl süren acılı eve dönüş yolculuğunu anlattığı odysseia eserleri sadece yunan mitolojisinin değil, batı edebiyatının da temel taşları sayılabilecek eserlerdir. bu eserlerde tanrıların insanlarla kurdukları ilişkiler, onların karakterleri, ruh halleri, insanların tanrılara bakış açıları, tanrılarla olan ilişkileri gibi yunan mitolojisinin satır araları sayılabilecek çok sayıda değerli bilgiye erişilebilir. özellikle odysseia'da homeros'un bugün modern edebiyatta ve sinemada flashback ve flash forward olarak bildiğimiz anlatım tekniklerini ta 2500 yıl önce kullanmış olması ile sadece mitoloji ve dinler tarihi değil, edebiyat alanında da ne kadar değerli bir eser olduğunu bize gösterir.
her ne kadar homeros'a atfedilseler de bu iki eserin de içinde farklı dönemlerde yazılmış ve bu eserlere sonradan eklenmiş olduğunu düşündüren kısımlar vardır. bu durum elbette ki çok tabiidir. çünkü ne homeros bu eserleri bir araya getiren ilk kişidir, ne de günümüze kadar gelen el yazmaları ilk yazılan kopyalardır. homeros da en nihayetinde usta-çırak ilişkisi içinde yetişmiş bir ozandır. hatta denilen odur ki kendisi kördür. nesiller boyunca ağızdan ağıza aktarılan şiirleri o da kendi zanaatıyla kendince yorumlayarak insanlara aktarmıştır. bu lirik destanlar onun zamanında yazıya geçirildiği için altına kendi ismi yazılmıştır. halbuki çok büyük ihtimalle homeros yüzlerce yıllık bir sözlü şairlik geleneğinin son halkası ve bilinen temsilcisidir. kendisinden sonra da bu eserlere farklı kişilerin farklı ekleme-çıkarmalar yapmış olmaları oldukça muhtemeldir.
bunlar giriş seviyesi eserler olsalar da bize bir şeyi çok net bir şekilde gösterirler; yunan tanrıları esasında bir nevi süper güçlerle donatılmış ölümsüz insanlardır. insanlar gibi aşk, acı, nefret, cinnet, pişmanlık, kıskançlık gibi duyguları yaşarlar. hatalar yaparlar. çoğu zaman adil değildirler, işlerine geldiği gibi davranırlar. ilahi bir ethos sahibi değildirler. insanların tanrılarla olan ilişkileri de onlardan korkma ve onları memnun etme üzerine kuruludur. ancak en önemlisi de tanrıları da aşan bir irade vardır antik yunan kozmosunda. o iradenin adı kaderdir. kendine ait kuralları vardır ve tanrılar bile kaderin mutlak iradesine boyun eğerler. yeri geldiği zaman tanrıların babası zeus bile çıkarır kaderin terazisini ve o neyi gösterirse ona boyun eğer. yani bütün insanların, tanrıların ve evrenin davranış ve işleyişinin tâbi olduğu bir dizi evrensel kurallar, kaideler ve ilkeler vardır. bu da yunan felsefesi denen ve modern dünyanın bütün bilim ve düşünce sistemine temel oluşturmuş olan bir düşünce sisteminin doğmasını sağlamıştır. yunan mitoloji külliyatı her ne kadar hikayeler bakımından başka mitolojilerden alıntılara yer verse de arkasındaki bu düşünce onu eşsiz ve özel kılmaktadır.
ancak yunan mitolojisi ve yunan felsefesi arasındaki ilişkiyi başka bir zaman, başka bir entry'de anlatalım. anlattığım zaman onu da buraya eklerim.
meraklısı için entry'de bahsi geçen kitaplar:
- theogonia & işler ve günler - hesiodos (tek cilt) goodreads sayfası *
- ilyada - homeros goodreads sayfası *
- odysseia -homeros goodreads sayfası *
hem temel gelişimi hem de okumak isteyenler açısından birer başlangıç olabilecek birkaç eserden bahsedelim. bu külliyat her ne kadar zaman içinde çok sayıda kültürel etkileşimle beraber yavaş yavaş oluşsa da her zamanki gibi ilk kez yazıya geçirildiği eserler milat kabul edilir. bu bakımdan yunan inanç sisteminde evrenin nasıl yaratıldığı, birinci, ikinci ve üçüncü kuşak tanrılar, insanın yaratılması, insanın ve tanrıların sınanması, ve yeryüzünde müesses nizamın kurulması gibi konuların anlatıldığı ilk derli toplu eser hesiodos'tan gelir. hesiodos'un yazdığı theogonia* adlı eser bu konuları ele alır. kitabın başında hesiodos bunları kendisinin yazmadığını, zeus dokuz kızı olan ilham tanrıçaları mousalardan gelen ilahi bir ilhamla* bütün bu hikayeleri dile getirdiğini söyler. helikon dağı'nın eteklerinde çobanlık yapan birinin tanrıların kendisine anlattıklarını dönüp insanlara aktarması, bize semavi dinlerdeki peygamberlik kurumunun bir benzeri olarak görünübilir. ancak bu ifadeler, aslında bir ozan olan hesidos'un zaten bildiği ve kendisinden önceki ustalarından öğrendiği hikayeleri anlatmaya başlamadan önce ilham tanrıçalarına saygısını sunduğu bir bir girizgahtan öte bir şey değildir.
ancak aynı hesiodos, erga kai hemerai* adlı eserinde kardeşine seslenir gibi konuşarak insanlara hangi işin ne zaman ve nasıl yapılacağı, ahlaki davranışların neler olduğu gibi baya baya on emir benzeri bir takım kaideleri öğüt olarak verir. hesiodos'un semavi dinlerdeki peygamber modeline en çok benzediği kısım burasıdır.
hesidodos'un adını anıp da ondan daha büyük bir şair olan smyrnalı homeros'u anmamak olmaz. homeros'un dokuz yıl süren troya savaşının sonundaki 51 günlük süreyi ele aldığı ilyada ve bu savaşın ardından akha kahramanlarından odysseus'un on yıl süren acılı eve dönüş yolculuğunu anlattığı odysseia eserleri sadece yunan mitolojisinin değil, batı edebiyatının da temel taşları sayılabilecek eserlerdir. bu eserlerde tanrıların insanlarla kurdukları ilişkiler, onların karakterleri, ruh halleri, insanların tanrılara bakış açıları, tanrılarla olan ilişkileri gibi yunan mitolojisinin satır araları sayılabilecek çok sayıda değerli bilgiye erişilebilir. özellikle odysseia'da homeros'un bugün modern edebiyatta ve sinemada flashback ve flash forward olarak bildiğimiz anlatım tekniklerini ta 2500 yıl önce kullanmış olması ile sadece mitoloji ve dinler tarihi değil, edebiyat alanında da ne kadar değerli bir eser olduğunu bize gösterir.
her ne kadar homeros'a atfedilseler de bu iki eserin de içinde farklı dönemlerde yazılmış ve bu eserlere sonradan eklenmiş olduğunu düşündüren kısımlar vardır. bu durum elbette ki çok tabiidir. çünkü ne homeros bu eserleri bir araya getiren ilk kişidir, ne de günümüze kadar gelen el yazmaları ilk yazılan kopyalardır. homeros da en nihayetinde usta-çırak ilişkisi içinde yetişmiş bir ozandır. hatta denilen odur ki kendisi kördür. nesiller boyunca ağızdan ağıza aktarılan şiirleri o da kendi zanaatıyla kendince yorumlayarak insanlara aktarmıştır. bu lirik destanlar onun zamanında yazıya geçirildiği için altına kendi ismi yazılmıştır. halbuki çok büyük ihtimalle homeros yüzlerce yıllık bir sözlü şairlik geleneğinin son halkası ve bilinen temsilcisidir. kendisinden sonra da bu eserlere farklı kişilerin farklı ekleme-çıkarmalar yapmış olmaları oldukça muhtemeldir.
bunlar giriş seviyesi eserler olsalar da bize bir şeyi çok net bir şekilde gösterirler; yunan tanrıları esasında bir nevi süper güçlerle donatılmış ölümsüz insanlardır. insanlar gibi aşk, acı, nefret, cinnet, pişmanlık, kıskançlık gibi duyguları yaşarlar. hatalar yaparlar. çoğu zaman adil değildirler, işlerine geldiği gibi davranırlar. ilahi bir ethos sahibi değildirler. insanların tanrılarla olan ilişkileri de onlardan korkma ve onları memnun etme üzerine kuruludur. ancak en önemlisi de tanrıları da aşan bir irade vardır antik yunan kozmosunda. o iradenin adı kaderdir. kendine ait kuralları vardır ve tanrılar bile kaderin mutlak iradesine boyun eğerler. yeri geldiği zaman tanrıların babası zeus bile çıkarır kaderin terazisini ve o neyi gösterirse ona boyun eğer. yani bütün insanların, tanrıların ve evrenin davranış ve işleyişinin tâbi olduğu bir dizi evrensel kurallar, kaideler ve ilkeler vardır. bu da yunan felsefesi denen ve modern dünyanın bütün bilim ve düşünce sistemine temel oluşturmuş olan bir düşünce sisteminin doğmasını sağlamıştır. yunan mitoloji külliyatı her ne kadar hikayeler bakımından başka mitolojilerden alıntılara yer verse de arkasındaki bu düşünce onu eşsiz ve özel kılmaktadır.
ancak yunan mitolojisi ve yunan felsefesi arasındaki ilişkiyi başka bir zaman, başka bir entry'de anlatalım. anlattığım zaman onu da buraya eklerim.
meraklısı için entry'de bahsi geçen kitaplar:
- theogonia & işler ve günler - hesiodos (tek cilt) goodreads sayfası *
- ilyada - homeros goodreads sayfası *
- odysseia -homeros goodreads sayfası *
devamını gör...
arkadaşının seni rakip gördüğünü anladığın an
üniversite de birlikte aynı yemeği paylaştığım, zor günlerimde yan yan olduğum dost zannettiğim kişinin sınıf ikinciliği, üçüncülüğü muhabbetinde bizzat hocayla konuşup,
-hocam bu son dönemi de baz alalım, haksızlık oluyor demesi aklıma geldi. ben dereceye girmeliyim dediğini duydum bizzat kendi kulağımla. ikimizde çok iyi öğrenciydik ben son dönem saldım fakat ilk dönem notları baz alınınca dereceye girmiş oldum. o son gün öyle bir anladım ki, benimle arkadaşlığı sadece rekabet etmek içinmiş. nitekim notlarımın da ekmeğini çok yemiştir. bu da böyle bir anımdır. okuldan sonra zinhar görüşülmedi. o arkadaş orada kaldı.
-hocam bu son dönemi de baz alalım, haksızlık oluyor demesi aklıma geldi. ben dereceye girmeliyim dediğini duydum bizzat kendi kulağımla. ikimizde çok iyi öğrenciydik ben son dönem saldım fakat ilk dönem notları baz alınınca dereceye girmiş oldum. o son gün öyle bir anladım ki, benimle arkadaşlığı sadece rekabet etmek içinmiş. nitekim notlarımın da ekmeğini çok yemiştir. bu da böyle bir anımdır. okuldan sonra zinhar görüşülmedi. o arkadaş orada kaldı.
devamını gör...
zenci vajinası
(bkz: merak edilen konunun saçmalığı)
(bkz: allah başka dert vermesin kardeş)
(bkz: ama bunlar ne saçma salak sorular)
(bkz: allah başka dert vermesin kardeş)
(bkz: ama bunlar ne saçma salak sorular)
devamını gör...
acaba sadece bana mı oluyor diye düşünülen şeyler
ne zaman yapacağım ya da yapmak istediğim bir şeyden başkalarına bahsetsem o işi yapamıyorum ya da yapasım gelmiyor.
devamını gör...
