uzun zamandır yazmak istiyordum içten içe ancak ne o gücü bulabiliyordum kendimde ne de o motivasyonu. aslına bakarsanız şu anki yazma nedenimi de tam olarak bilmiyorum. günün akışında “aklımın boş olduğu günlerden biri” diye adlandırsam da bugünleri, o kadar iyi biliyorum ki içten içe her şeyi arkalara hapsedip önümdekini bitirme içgüdümün canlılığını, artık son damlasına varmışımdır belki de.
açıkçası yazdığım cümleyi tekrar okumayacağım için oldukça devrik, yazım yanlışları olan cümleler kurmuş bulunabilirim. okuyacak biri yoktur diye düşünüyorum genelde ama, ola ki okuyan biri çıkarsa şimdiden belirtmek istiyorum.
bu benim karalama defterimden alıntı bir bölüm ve kimseye herhangi bir şey anlatmak için yazmıyorum. teşekkürler.

her şeyim tam desem dahi, zihnimden ziyade kalbimi (?) oyalayamadığım bir dönemdeyim. geçirdiğim yıllar, süreçler ve yaşım itibarı ile hormonlarımın eskisine nazaran daha normal seviyelerde olmasından dolayı son birkaç aydır kendimi daha farklı görebiliyordum dışarıdan baktığımda.
şu yaşıma kadar asla olduğum yere, yaşa ait hissedemeyip hep o ait olduğum yeri aramaya yönelik yapsam da planlarımı, bugünlerde o kadar çok “sanırım olmak ve kalmak istediğim yaş aralığı bu” dedim ki, alışmış olduğum aranan kişilik modelimden biraz olsun sıyrıldığım için adeta çırılçıplak kaldım ortada.
kendimi psikolojik olarak koruyabilmeyi öğrenmişim örneğin yıllar içinde, ait olduğum yeri koruyabiliyorum artık.
tabii ki istediğim ben ve olduğum ben arasında oldukça fark var ancak, sanki şu an o denli memnunum ki şu halimden, istediğim şeylerin daha fazlasına kavuştuğumda (hepsi olabilirliği olan şeyler, imkansıza oynamıyorum ve bahsim aklımdaki “bluesther modeli” değil.) çok çok daha memnun ve huzurlu olacağımı bildiğim halde şu an nefes alabildiğimi fark ettiğim için burada da kalabilirim diyorum.

evet, yaşadığımı hissettiğim anları dahi unuttum, ki bu hissi tedavi edebileyim.

içimdeki boşluk yıllar sonra o kadar farklı bir boşluk ki, bu sefer beynimin içinde bir yerde değil. bu sefer iman tahtamın tam ortasında, nefes almamı da engelliyor çoğu zaman.

örneğin yarın için randevu aldım dahiliye doktorumdan. bu nefes aldıktan broşlarımın yapıştığını zannettiğim, sanki içimdeki boşluğun bir kısmının artık ciğerlerimi sakin sakin yemeye başladığını hissettiğim midemi bulandıran his için. gidip gitmeyeceğimi bile bilmiyorum şu an, yalnızca gerçek olup olmadığını öğrenmek istiyorum çünkü. vakalar bu haldeyken bu denli önemsiz bir şey için hayatımı/hayatımızı tehlikeye atmak istemiyorum.
inanın bilmiyorum ne yaparım. muhtemelen gitmeyeceğim.

öyle bir boşluk ki bu arada nükseden, sanki birileri iyileştikçe geçmişe saplanıp kalıyorum. sanki kendimi hiçbir zaman bulamayacağım, sanki kişisel menkıbem elimde yitip gideceğim…

geçen yıl bu zamanlarda da aynısını yapıyordum. yine yapıyorum, yapmamak için kaçtım haftalarca. bugün çok yorulmuşum, durmak zorunda kaldım.

madem burada kaldıysam, neden bu kadar acıyor göğsüm? midem neden bulanıyor?
ben burada kaldıysam, tüm güzel hisler için kaldım. yaşamak ve yaşadığımı hissetmek için kaldım. sorgulamalarımın ardı arkası kesilmese dahi onlara önemle dinleyip her birini cevapsızlığıyla sevmek için kaldım.
kaldım ve tutundum sıkı sıkı. hala da tutunuyorum ama bu sefer ellerim kaymıyor. bu sefer rüzgar o denli hızlı esiyor ki, esintiye kapılanlar bana çarpa çarpa beni yok ediyor.
ben ellerimi bırakabileceğimi sanmıyorum ama ellerimin gücü yitene kadar ben kişiliğinin kalacağına emin değilim.
ölüm zamanım geldiğinde bırakabileceğim bir parmağım olacağına emin değilim.

bu boşluk hiçbir zaman dolmayacak, bunu çok iyi biliyorum. kendimi topyekün zamanlar çerçevesinde istediğim kadar kabul edeyim, istediğim kadar etrafımdaki insanları olduğu gibi sevip savaşmayı bırakayım, hayatı tam anlamıyla akışına bırakayım veya tam tersini yapayım, bir elimle tutunup diğer elimle dizginleri tutayım, sevileyim, aşık olayım…

belki arada bir olduğu gibi o boşluğu görmezden gelebileceğim kadar mutlu, heyecanlı olacağım. ancak o yine beni ne yapıp ne edip bulacak ve biz birbirimizi yok edeceğiz.


kendimle yüzleşmekten çok korkuyorum. o yüzden ne yazdıysam hepsi ikinciye okumadığım cümleler.
alıntı yapıp burada paylaşmamın sebebi ise az sonra kağıtlarımı çöpe atacağım, bu en yakın tarihli olduğu için saklamak istiyorum.

artık kendimi unutmak istemiyorum ya da kendim olduğunu düşündüğüm kişiye içtenlikle inanmak istiyorum.
devamını gör...

tatil gibi bir şey.

bir süre içinde bulunacağım durum.
buraya yazıyorum çünkü ayrımı pek bilmiyorum. yani mesaj alımını kapattığımız zaman bana mesaj atan yazar arkadaşlarım engelledim mi yoksa mesajı mı kapatmış anlar mı bilmediğimden şuraya not düşeyim dedim.

pek sevdiğim arkadaşlarım var yanlış anlaşılmaya mahal vermeyelim diye diye işte. seviliyorsunuz söylemiş miydim?
ben beğeni ve favlarımla hissettiririm hoş. elim dursa favım durmaz. gerçi son zamanlarda beğenme konusundada sıkıntılarım var ama o buranın konusu değil bir ara o başlığa da karalayacağım bir şeyler.

iletişime dair olan tüm uygulamaları bir süre askıya aldım. whatsapp dışında. onu alamıyorum anam hemen fenalık geçiriyor ulaşamayınca. anlatamıyorsun whatsapı kullanmıyorumu ona. bir şey oldu sanıyor.

ara ara dünyayla bağlantıyı koparmak iyi oluyor. yani bana iyi geliyor en azından.
bir süre kendim çalıp kendim oynayacağım.
sevgiler...
devamını gör...

bunu söyleyen atalar da tam bir malmış, gerçi halen kalıntıları devam ediyor.
devamını gör...

“bir nevi teşekkür etmek, memnuniyet ve minnet” anlamlarına gelen kelimedir.
devamını gör...


abd'de new york eyaleti ile new jersey eyaletinin sınırını oluşturan 507 kilometre uzunluğundaki nehir. nehrin adını aldığı kişi henry hudson'dır. hudson nehri okyanusa döküldüğünden suyunda tatlı suyun yanı sıra tuzlu suda içermektedir. aynı zamanda us airways'in 1549 sefer sayılı uçuşu, 15 ocak 2009'da, motorlarına yaban kazlarının girmesi sonucu bu nehre zorunlu iniş yapmak zorunda kalmıştır.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel kaynak
devamını gör...

ben affetmem affedilmemeli de bence. yani şöyle düşünüyorum öncelikle adam sizinle sevgili olduğu halde başka biriyle birlikte oluyor ve hani madem artık sizi sevmiyor ayrılmak varken bunun yerine sizi aldatması bana göre karaktersizliktir. ki zaten bir kere yapan bir kere daha yapar. bir de sizin affettiğinizi de gördü daha rahat davranma ihtimali de var. ha belki akıllanır orası çok istisna gibi duruyor. ama ne olursa olsun yapmaması gerekiyordu. sallıyorum aranız bozuktu o da o anın 'gafletiyle' yaptı diyelim. siz her kavga ettiğinizde bu adam başkasına sığınacak kadar aciz mi? bu bile affetmemek için bir neden. siz oturup aranız düzelsin diye çabalarken o gitmiş başkasıyla birlikte. sizin duygularınızı bu kadar hiç eden birini bence affetmemelisiniz. en azından ben affetmek istemezdim.
devamını gör...

insan bedeninin estetik görünümünün ana temeli oluşturduğu fotoğrafçılık dalıdır. bilindiği üzere erotik görseller her zaman izleyiciler tarafından ilgi gören görseller olmuştur. nü fotoğraf, insan bedeninin sanat alanına yansıdığı ( b:beden) kavramından başlayarak insani duyguların yüklendiği erotik veya pornografik içerikler ile belki de küçük ayrıntılar ile ayrılmaktadır. aslında bu toplımsal akış açısının etkilediği sınırları toplumlara göre değişen kavramlar olabilir. çünkü editorial nü fotoğraf çekiminde ana amaç bedeni zaman ve mekan ilişkisi içerisinde ele alarak gerektiğinde cinsiyet, haz, acı, güç gibi elementleri de kullanarak fotoğraflar yapmaktır.

nü fotoğraf çekimi sırasında önceden çekeceğiniz kareleri tasarlamak, bunları model ile konuşmak, modeli hazırlanırken yanlız bırakmak, çekimleri kısa sürede bitirmek, fotoğrafları modele göstererek hem merakını gidermek hemde onun görüşlerini almak, modeli rahatlatmak için belki yanınızda aynı cinsten bir yardımcı bulundurmak elde edeceğiniz fotoğraflardaki başarı oranını arttıracaktır.

doğal ışık kullanarak, eski mekanlarda çekilmiş nü kareler ile, high-key çekimler her zaman benim favorim olmuştur. yapay ışık kullanımı model üzerinde patlamalara sebep olabileceğinden çok dikkatli kullanılmalı, genelde iç çekimlerde de pencereden gelen ışık seçimi başarı oranını arttıracaktır.
devamını gör...

önümüzdeki dönemde en büyük ve topyekûn savaş yobazlığa karşı olmalıdır. artık bu coğrafyada bilişsel bir devrim şart oldu. 19 yıllık akp ve ondan önceki sağ hükümetlerin en büyük zararı çalmaları değil, bıraktıkları bu kültür enkazı oldu. cehalet hiç bir dönemde bu kadar yaygınlaşmamıştı.

eşiktekinden beşiktekine, sopayla döve döve, insan hakları, empati, erdem, ahlak, doğruluk herkese öğretilmeli. bütün medya, internet v.s. bu amaç uğruna kullanılmalı. yoksa bu b.k çukurundan kurtulmamız çok zor.

t: insanı hayattan soğutan haber.
devamını gör...

rasim ozan kutahyali
devamını gör...

bunu niye burdan yazma geregi duydunuz sayin yazar? cunku ekside rahatca ifade edemediniz sanirim. ama bizler burada baska bir sozlugun dedikodusunu okumak zorunda degiliz diye dusunuyorum.
devamını gör...

evrim teorisini bilim camiasında tartışmaya açan ülkeler ile bunu uzan zaman önce bilim dünyasında tartışma unsuru olmaktan çıkaran ülkelerin refah seviyesi arasındaki farka bakılınca durum biraz olsun netlik kazanacaktır.
devamını gör...

bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yetermiş.

bana en çokta bunu öğretten canım öğretmenim
devamını gör...

cemal süreya'nın genel sanılanın aksine babası hayattayken yazdığı infial barındıran şiiri.

amma velakin babası sağ olana dahi yaşatır ızdırabı.
devamını gör...

bi normal olanı sıkıntısız sorunsuz olarak halledin de sıra oraya gelsin dediğim başlık.
devamını gör...

duvarın öbür tarafındayım şu an.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eğer özel bir gün ise kız arkadaşım ile bira içeceksem bomonti filtresiz tercih ediyorum. depresif bir günümde bira içeceksem efes özel seri. birkaç değerli dostum ile bir araya gelmişsem hogarden isimli belçika yapımı buğday birası tercihimdir.
devamını gör...

yara bandı kadından hiçbir farkı olmayan insan.

sanırsın erkekler hiç kullanmıyor kadınları da, başlık yine kadınlar üzerinden açılmış. 2 taraf da yapıyor bunu ve kim yapıyorsa yanlış. kadını erkeği yok.

neyse. kime neyi anlatacağım ki...
devamını gör...

hayat ince düşünenler için cehennemdir.*
devamını gör...


stephen king'in aynı isimli romanından uyarlanan 1980 yapımı stanley kubrick filmidir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


film torrance ailesinin kış döneminde bekçilil yapmak üzere overlook hotel'e gitmelerinin ardından baba jack torrence'ın cabin fever, yani en yakın türkçe anlamı ile kapanma bunalımı yaşamasını konu alır.

stephen king'in "perili ev" odaklı kitabının aksine kubrick shining'de insan doğasına odaklanır. bu sebeple de jack torrence'ın kontrolünü kaybedişini yavaş yavaş, her aşamasına şahit olabileceği şekilde aktarır seyirciye.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


film üzerine yapılan birçok analize göre kubrick'in üzerinde durduğu diğer bir şey de amerikan emperyalizmidir. filmin başlarında otel müdürü jack'e otelin bir kızıldereli mezarlığının üzerine inşa edildiğini açıklar. ilerleyen dakikalarda da otelin birçok kızıldereli motifiyle süslendiğini görürüz.

bu noktada vurgulanan şey kızıldereli soykırımıyla kurulan amerika'dır.

labirent sahnesinde babasından kaçan danny'nin karda izini kaybettirmek için adımlarını tersten izlemesinin bir kızıldereli iz kaybettirme tekniğine işaret ettiği, kan gölünün odaya döküldüğü sahnedeki sessizliği de kızıldereli soykırımının konuşulmaması şeklinde yorumlamalar da mevcuttur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

jack'in barmen ile konuştuğu sahnede söylemiş olduğu "beyaz adamın yükü, lloyd!" sözü de beyaz bir amerikan olan jack'in kontrolünü kaybetmesine sebep olan yük'ün bu soykırıma bağlanmasının sebebidir.

diğer bir işaret olarak da, amerikan kültürünün sembollerinden biri sayılan beysbol topu ile duvardaki kızıldereli halılarına* vurduğu sahne gösterilir.

aynı zamanda grady ile lavaboda koştukları sahnede lavabonun üst kısmının beyaz, alt kısmının ise kırmızı olması kan üzerine kurulu bir medeniyeti sembolize ettiği söylenir.*

özetle kubrick the shining ile insanoğlunun kontrolünü kaybetme ve yok etme özelliklerine odaklanarak "korku" terimini insanoğlunun karanlık doğasına bağlamaktadır.
devamını gör...

sözlüğün entel yazarlarından olarak yapabilirim böyle şeyler.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim