posta güvercini
birinci dünya savaşı'nda 194 askerin hayatını kurtarmış olan bir güvercindir.
1. dünya savaşında, almanlar argonne ormanında amerikan 77. tümeninden 554 kadar askeri izole eder. almanlarla girdikleri çatışmada tümenin büyük bir kısmı ölür veya esir düşer. geriye kalan askerler ise, orada olduklarını bilmeyen amerikan topları tarafından bombalanmaktadır. 3 posta güvercini uçururlar. ilk 2 güvercin hedeflerine ulaşamadan vurulur. 4 ekim 1918 günü ellerinde kalan son güvercin olan cher ami (fr. maskülen, değerli dostum) sol bacağına bağlanan mesajı iletmeyi başarır. cher ami havalanırken almanlar tarafından vurularak düşürülür, ancak tekrar uçmayı ve 40 kilometrelik mesafeyi 25 dakika kadar kısa bir sürede almayı başararak mesajı iletir.
1. dünya savaşında, almanlar argonne ormanında amerikan 77. tümeninden 554 kadar askeri izole eder. almanlarla girdikleri çatışmada tümenin büyük bir kısmı ölür veya esir düşer. geriye kalan askerler ise, orada olduklarını bilmeyen amerikan topları tarafından bombalanmaktadır. 3 posta güvercini uçururlar. ilk 2 güvercin hedeflerine ulaşamadan vurulur. 4 ekim 1918 günü ellerinde kalan son güvercin olan cher ami (fr. maskülen, değerli dostum) sol bacağına bağlanan mesajı iletmeyi başarır. cher ami havalanırken almanlar tarafından vurularak düşürülür, ancak tekrar uçmayı ve 40 kilometrelik mesafeyi 25 dakika kadar kısa bir sürede almayı başararak mesajı iletir.
devamını gör...
haydi gel içelim
2,3 kez dinleyince gercekten rahatlıyorsun.
bu evrende bir tozsun,tarih seni unutsun...
bu evrende bir tozsun,tarih seni unutsun...
devamını gör...
geceye ilginç bir bilgi bırak
ceviz ağacının altına ekilen kavunlardan çok iyi verim alınır.
devamını gör...
bas bariton
emre yücelen ahmet kaya'yı örnek vererek nankör kedi şarkısında karşılaştırma yapmıştı. hakikaten bir insanın sesi güzel olmalı, tenor olsun bas bariton olsun farketmez. ortaya çok güzel şeyler çıkabiliyor. buyrun efendim buradan
devamını gör...
stoacılık
stoacılık; tepkiye dönük davranışlardan (öfke, kin, suçlama gibi) kaçınmamızı öngörür; bu tür davranışlar toplumsal ilişkilerimizin olağan bir parçasıdır ve "ilgisiz şeyler"in gereğinden fazla dikkate alınmasıyla bağlantılıdır.
yapmamız gereken; erdemli davranışları ussal bir biçimde uygulayarak "bize bağlı" olan şeyi yapmaktır; başkasına da böyle yapmalarını gerektiğini göstererek yararlı olmaktır.
en sevdiğim temsilcilerinden biri (bkz: marcus aurelius)'tur.
"kötülük nedir? birçok kez gördüğün şeydir.
şunu aklından çıkarma: olup biten her şey, birçok kez gördüğün bir şeydir. nereye baksan hep aynı şeyleri göreceksin; antik tarih, daha sonraki çağların tarihi, yakın zamanın tarihi onlarla doludur; şimdi de kentlerimizi, evlerimizi onlar dolduruyor. yeni olan hiçbir şey yok:
her şey kendini yineliyor ve hemen geçip gidiyor."
yapmamız gereken; erdemli davranışları ussal bir biçimde uygulayarak "bize bağlı" olan şeyi yapmaktır; başkasına da böyle yapmalarını gerektiğini göstererek yararlı olmaktır.
en sevdiğim temsilcilerinden biri (bkz: marcus aurelius)'tur.
"kötülük nedir? birçok kez gördüğün şeydir.
şunu aklından çıkarma: olup biten her şey, birçok kez gördüğün bir şeydir. nereye baksan hep aynı şeyleri göreceksin; antik tarih, daha sonraki çağların tarihi, yakın zamanın tarihi onlarla doludur; şimdi de kentlerimizi, evlerimizi onlar dolduruyor. yeni olan hiçbir şey yok:
her şey kendini yineliyor ve hemen geçip gidiyor."
devamını gör...
hiçlik
hepimiz bir hiçiz. hiçlikte usulca süzülüp duruyoruz. her şey eninde sonunda bir hiçe dönüşüyor. çok da gözümüzde büyütmemeliyiz her şeyi kısaca..
ben gideyim de kaldığım yerden devam edeyim varoluşsal sancılarıma.*
ben gideyim de kaldığım yerden devam edeyim varoluşsal sancılarıma.*
devamını gör...
köpeksiz sokaklar istiyoruz
sokak köpekleri ve bakımları yapılmayan üzüntüden kahrolan köpekler bizim sonucumuz. siz hediye niyetine hayvanları alır sonra yavru köpek az biraz büyüyünce sokağa atarsanız sokak köpekleri tabii olur. avrupadaki gibi güzel işleyen barınaklarınız olur (ve burada çalışanlar hayvanları sever sayar hayvanlar eceli gelmeden çok kaldı diye öldürülmez) o zaman diyelim ki sokak köpekleri barınağa yerleştirilsinler. ama durum bundan çok uzak.
ben de hayvan nefreti olan insanlarla aynı havayı solumak istemiyorum. çünkü bu kadar acımasızlık başka bir boyut kusura bakmayın.
ben de hayvan nefreti olan insanlarla aynı havayı solumak istemiyorum. çünkü bu kadar acımasızlık başka bir boyut kusura bakmayın.
devamını gör...
tüm yazarların profilinde kurucu yazması
özelsiniz demişler.
eksik olmasınlar, yazarları çok olsun.
eksik olmasınlar, yazarları çok olsun.
devamını gör...
hayvanlarda bilinç
hayvanlarda da elbet bilinc vardir. ama insandan oldukca keskin bir cizgiyle ayrilacak kadar farklidir. oncelikle bilinc nedir ondan bahsedeyim; bir canlinin bir nesneyi hatta cevresini algilamasidir. gunumuz caginda bilinc, darwin'in evrim kuramini ele alarak uc farkli ogeye ayrilmaktadir. insan beyninden ornekleyecegim;

yukaridaki resimde goruldugu uzere insan beyni uc ogeye ayrilmaktadir. bu uc bolumunde faliyetleri farklidir ve surungen beyin ve memeli beyin olarak adlandirilan bolum hayvanlarla insanlarin bilinclerini ortak kilmaktadir.
surungen beyin yada beyin sapi: beynin arka kisminda bulunur, neredeyse surungenlerin beyniyle birebir aynidir. sindirim, solunum, denge, kalp atimi, bu bolge tarafindan yonetilir. ayrica savasma, avlanma, ureme, hayatta kalma gibi faliyetsel davranislar burada kontrol edilir. bilim insanlarinca buradaki bilinc duzeyine numara olarak bir puan verilmistir.
memeli beyin yada limbik sistem: bu bolge duygular ilgili yapilar icerir. birini sevmek yada potansiyel dusman olarak algilama, kisacasi bir seyi siniflandirma buranin gorevidir. ayriyeten anilar burada birikir. kararlar burada alinir (avi yakalama, atesten kacma, tehlikeli alandan uzak durma gibi ilkel icgudusel kararlar) hisler burada olusur vs vs. bilinc duzeyi ise numarasi 2'dir
insan beyni: insani diger canlilardan ayiran bolumdur. zaman algisi (gecmis gelecek bilinci), soyut dusunme, dil becerileri, hayal kurma,irade yonetimi bu merkezde gerceklesmektedir. insani diger canli turlerinden daha zeki yapan mekanizma tam olarak burasidir. bilinc duzeyine 3 numara verilmistir.
goruldugu uzere bilinc duzeyi canlilarda turlerine gore bile ayrilmaktadir. hatta memeli hayvanlarda ozellikle limbik sistem daha az gelismis/ cok gelismis olarak siniflandirilabilmektedir. (maymunun komut algisi farklidir keza kopegin farkli). sonuc olarak insanlari diger canlilardan ayiran en onemli farklar insan beyni olarak adlandirilan serebral korteks bolumunun, insani ozellikleri yonetmesidir. yani diyebilirz ki, hayvanlari insanlardan ayiran en belirgin bilincel ilk fark; gecmis gelecek algilarinin bulunmamasidir. ikinci bilincsel en onemli fark ise idare kontroludur. ornegin bir ayi, kis uykusuna kis mevsimi geldigi icin girmez, zaman algisi yoktur. mevsimsel sogukluktan oturu vucut sicakligi duser ve kendini muhafaza etmek icin kis uykusuna yatar. keza bir yirtici yakaladigi avini yerken, yarina da ac kalma korkusuyla bir bolumunu saklamaz. ama! hayvanlarda yasadiklarini kisa sureli de olsa hatirlar. verilen komutlari zeka duzeylerine gore algilayabilir. bir canliyla ozel bag kurup, nefret edebilir. duygulari vardir, hissiyatlari vardir...

yukaridaki resimde goruldugu uzere insan beyni uc ogeye ayrilmaktadir. bu uc bolumunde faliyetleri farklidir ve surungen beyin ve memeli beyin olarak adlandirilan bolum hayvanlarla insanlarin bilinclerini ortak kilmaktadir.
surungen beyin yada beyin sapi: beynin arka kisminda bulunur, neredeyse surungenlerin beyniyle birebir aynidir. sindirim, solunum, denge, kalp atimi, bu bolge tarafindan yonetilir. ayrica savasma, avlanma, ureme, hayatta kalma gibi faliyetsel davranislar burada kontrol edilir. bilim insanlarinca buradaki bilinc duzeyine numara olarak bir puan verilmistir.
memeli beyin yada limbik sistem: bu bolge duygular ilgili yapilar icerir. birini sevmek yada potansiyel dusman olarak algilama, kisacasi bir seyi siniflandirma buranin gorevidir. ayriyeten anilar burada birikir. kararlar burada alinir (avi yakalama, atesten kacma, tehlikeli alandan uzak durma gibi ilkel icgudusel kararlar) hisler burada olusur vs vs. bilinc duzeyi ise numarasi 2'dir
insan beyni: insani diger canlilardan ayiran bolumdur. zaman algisi (gecmis gelecek bilinci), soyut dusunme, dil becerileri, hayal kurma,irade yonetimi bu merkezde gerceklesmektedir. insani diger canli turlerinden daha zeki yapan mekanizma tam olarak burasidir. bilinc duzeyine 3 numara verilmistir.
goruldugu uzere bilinc duzeyi canlilarda turlerine gore bile ayrilmaktadir. hatta memeli hayvanlarda ozellikle limbik sistem daha az gelismis/ cok gelismis olarak siniflandirilabilmektedir. (maymunun komut algisi farklidir keza kopegin farkli). sonuc olarak insanlari diger canlilardan ayiran en onemli farklar insan beyni olarak adlandirilan serebral korteks bolumunun, insani ozellikleri yonetmesidir. yani diyebilirz ki, hayvanlari insanlardan ayiran en belirgin bilincel ilk fark; gecmis gelecek algilarinin bulunmamasidir. ikinci bilincsel en onemli fark ise idare kontroludur. ornegin bir ayi, kis uykusuna kis mevsimi geldigi icin girmez, zaman algisi yoktur. mevsimsel sogukluktan oturu vucut sicakligi duser ve kendini muhafaza etmek icin kis uykusuna yatar. keza bir yirtici yakaladigi avini yerken, yarina da ac kalma korkusuyla bir bolumunu saklamaz. ama! hayvanlarda yasadiklarini kisa sureli de olsa hatirlar. verilen komutlari zeka duzeylerine gore algilayabilir. bir canliyla ozel bag kurup, nefret edebilir. duygulari vardir, hissiyatlari vardir...
devamını gör...
napıyorsun sorusuna verilecek en ilginç cevap
küçük çocuklara “napıyorsun?” diye sorduğumda verdikleri cevaplardır.
-napıyorsun bakalım umut?
-hiç bişi yapmıyorum...
gerçekten çocukların kafası ilginç çalışıyor biz yetişkinlere göre. biz o anla ilgili bir şeyler anlatmaya çalışırız ya da saçmalarız ama çocuklar gerçekçi ve bir o kadar da ilginç oluyorlar...
-napıyorsun bakalım umut?
-hiç bişi yapmıyorum...
gerçekten çocukların kafası ilginç çalışıyor biz yetişkinlere göre. biz o anla ilgili bir şeyler anlatmaya çalışırız ya da saçmalarız ama çocuklar gerçekçi ve bir o kadar da ilginç oluyorlar...
devamını gör...
hayati
o bilmez belki ama ben ona kadıköy filozofu diyordum dediğim yazardır. kafa izninin uzun sürmemesini dilerim. onu saçma sorularımla daha çook rahatsız edeceğim.
devamını gör...
marakeş
fas'ın ünlü şehri, dünyanın en iyi 20 gastronomi şehrinden biri. dünyanın dört bir yanından gelen yemek meraklıları ve gurmeler, bu şehrin ilginç restoranlarını dolduruyor. şehrin mimarisi, kırmızı renkli binaların yanı sıra, kendine has mutfağı ile de ziyaretçileri cezbediyor.
devamını gör...
perinatal yas
bir bebeğin ölü doğum, düşük veya yenidoğan ölümü nedeniyle kaybı, travmatik bir yaşam olayı olarak kabul edilir. doğum öncesi kayıptan sonra komplike yas gelişiminin yordayıcıları arasında sosyal destek eksikliği, önceden var olan ilişki güçlükleri veya hayatta kalan çocukların yokluğu ve ayrıca kararsız tutumlar veya hamileliğin gerçekliğine ilişkin yüksek algı yer alır. fetal anormallik nedeniyle gebeliğin sonlandırılmasından sonra komplike yas riski özellikle yüksek bulunmuştur. ebeveynler bebekleriyle bir ilişki kurmamış olsalar da, hamilelik kaybından sonraki yas, diğer kayıp senaryolarından yoğunlukta önemli ölçüde farklı değildir. birinci derece akrabaları içeren yas vakalarında olduğu gibi, yas belirtileri genellikle ilk 12 ayda yoğunlukta azalmaktadır. boylamsal çalışmalar, normal bir yas sürecinde, gebelik kaybından sonraki 2 yıllık bir süre içinde yasın azaldığını göstermiştir. perinatal kayıpların da ebeveynler ve aileler üzerinde önemli bir psikolojik etkiye sahip olduğu ve travma sonrası stres, depresyon, anksiyete ve uyku bozuklukları ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. genel olarak, yüksek cg seviyeleri genellikle daha zayıf bir zihinsel sağlık durumu ile ilişkilidir. bir perinatal kaybın ardından cg reaksiyonlarını öngören bir dizi değişken; örneğin, sosyal desteğin yas sonrası uyum sağlamada büyük bir rol oynadığı yaygın olarak belgelenmiştir. stres teorisine göre, sosyal desteğin bir tampon etkisi olduğu ve aile ve arkadaşlardan gelen zayıf sosyal desteğin kg tepkileri ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. toplumdan algılanan yüksek düzeyde duygusal destek, onu inceleyen tüm çalışmalarda tutarlı bir şekilde daha düşük perinatal keder puanları ile ilişkilidir. ayrıca, daha fazla dini katılım, ebeveynler için daha az kederle ilgili sıkıntıya katkıda bulunan artan sosyal destek algısı ile ilişkili olduğundan, dini toplulukların başka bir sosyal destek kaynağı olarak faydalı olduğu bulunmuştur. bu argümanın ardından, eşten destek alamama ve evlilikteki zayıf ilişkiler, daha yoğun yasla ilişkili diğer güçlü bileşenler olarak tanımlanmıştır. suçluluk ve suçlamanın yanı sıra bir ortağa karşı öfkeli duygular ve bir aile olarak bir gelecek vizyonunun kaybı, ilişki üzerinde önemli bir stres yaratabilir. yas yoğunluğunun bir diğer önemli yordayıcısı yaşayan çocukların varlığıdır. perinatal kaybın psikiyatrik bozukluklara ve cg'ye yol açabileceği yaygın olarak bilinmesine rağmen, düşük yaşayan kadınların sadece küçük bir kısmı rutin takip psikolojik desteği almaktadır.
devamını gör...
pazartesi akşamını güzelleştiren şeyler
günü tek parça bitirmiş olmak.
her pazartesi akşamı ya tekli koltuğuma kurulurken ya da balkonda uzanıp gökyüzünü izlerken kendi kendime "bu günü bitirdiysen diğer günleri de bitirirsin leylimley." diyorum.
he bir de tatil hayali beni her daim biraz daha dinç, diri ve iri tutuyor. *
her pazartesi akşamı ya tekli koltuğuma kurulurken ya da balkonda uzanıp gökyüzünü izlerken kendi kendime "bu günü bitirdiysen diğer günleri de bitirirsin leylimley." diyorum.
he bir de tatil hayali beni her daim biraz daha dinç, diri ve iri tutuyor. *
devamını gör...
çok mutsuz olmasına rağmen gülebilen insan
"sen bakma bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma, ben çok gülerim. ve gülerken hiç kimse yalan olduğunu anlayamaz."*
yaklaşık bir aydır bu benim. içimdeki mutsuzluğu kimseye yansıtmıyorum sormasınlar diye. ne onlara anlatacak mecalim var ne de hislerimi gözlerim dolmadan anlatabilirim. sadece yazıyorum. içimdeki gerçekleri bir tek yazılarım biliyor. bir tek orada hüzünlüyüm. ama işte cemal süreya demiş ya bakmayın siz hüzünlü şeyler yazdığıma. güldüğümde kimse yalan olduğunu anlamaz. ki ben artık öyle çok da gülemiyorum. ama işte sabrediyorum. yakında çok yakında her şey düzelip daha da iyi olur diye umut ederek sabrediyorum. gerçekten mutlu olduğum ve gerçekten güldüğüm günler yakındır umarım.
yaklaşık bir aydır bu benim. içimdeki mutsuzluğu kimseye yansıtmıyorum sormasınlar diye. ne onlara anlatacak mecalim var ne de hislerimi gözlerim dolmadan anlatabilirim. sadece yazıyorum. içimdeki gerçekleri bir tek yazılarım biliyor. bir tek orada hüzünlüyüm. ama işte cemal süreya demiş ya bakmayın siz hüzünlü şeyler yazdığıma. güldüğümde kimse yalan olduğunu anlamaz. ki ben artık öyle çok da gülemiyorum. ama işte sabrediyorum. yakında çok yakında her şey düzelip daha da iyi olur diye umut ederek sabrediyorum. gerçekten mutlu olduğum ve gerçekten güldüğüm günler yakındır umarım.
devamını gör...
gün olur asra bedel
büyük yazar cengiz aytmatov'un ustalık döneminde kaleme aldığı eseri.
bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir, gider gelirdi... bu yerlerde demiryolunun her iki yanında ıssız, engin, sarı kumlu bozkırların özeği sarı özek uzar giderdi. coğrafyada uzaklıklar nasıl greenwich meridyeninden başlıyorsa, bu yerlerde de mesafeler demiryoluna göre hesaplanırdı. trenler ise doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir, gider, gelirdi...
bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir, gider gelirdi... bu yerlerde demiryolunun her iki yanında ıssız, engin, sarı kumlu bozkırların özeği sarı özek uzar giderdi. coğrafyada uzaklıklar nasıl greenwich meridyeninden başlıyorsa, bu yerlerde de mesafeler demiryoluna göre hesaplanırdı. trenler ise doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir, gider, gelirdi...
devamını gör...
niye benim hiçbir şeyden haberim yok
anladığım kadarıyla sözlükte ittifak ve itilaf devletleri var. avusturya veliahtının suikastini bekliyorlar. war is coming.
devamını gör...
kötü yazı yazmanın deha göstergesi olması
genellikle kötü yazı yazanlar ellerinin beyinlerindeki düşünce hızına yetişememesinden veya yazı yazarken başka konuları derinlemesine düşünmelerinden dolayı yüksek zekaya sahiptirler. ayrıca tarihte birçok büyük ismin de yazı şekli çirkindir.
devamını gör...
