"akbabaların" diye okudum bir an ama yanlış anlamamışım sonuçta eş anlamlı diyebiliriz. tüm gençlerimizin allah yardımcısı olsun dediğim gündür. *
devamını gör...

yazımında büyük hatalar yapılan bağlaç. bakın hemen size püf noktasını veriyorum ki yanlış başlık açmayın. siz yanlış başlık açınca ben çok üzülüyorum*

eğer 'ki' ekini alan kelimenin sonuna -ni ekleyince anlamsız oluyorsa ayrı yazılır çünkü bağlaçtır.
örnek
sen ki -> senkini anlamsız bir kelime
sendeki -> sendekini anlamsız değil o yüzden bitişik yazılır çünkü bağlaç değildir.
devamını gör...

normal sözlükteki hiç bir yazarın nickinizi favori yazarım diye belirtmemesi durumudur.

mendil ve bir bardak soğuk su müessemizin ikramıdır.
devamını gör...

gülüşüm gülüşlerinde
ellerin ellerimde
gözlerim gözlerine kenetli
ahh kalbim, sensin.
sarılıyorum, öpüyorum, seviyorum doyamıyorum. seni bensiz, beni de sensiz bıraksın mevla'm. gözlerinin kahvesi, gözlerimin yeşiliyle birleşince içimdeki orman canlandı. kelebek, kuş, karınca mesut. sevdiğim, sevdiceğim, canım benim, biricik sevgilim.
devamını gör...

fenilketonüri hastalığını taramada yardımcı bakteriyel bir testtir.

fenilketonüri hastalığı için kesin tanı ise kan fenilalanin düzeyi yüksekliği ile konulur.
devamını gör...

literatürde sonofobi, akustikofobi, fonofobi, ligirofobi gibi farklı türlerle ortaya çıkan, belirli seslerden korkma rahatsızlığı.

havai fişek, trafik gürültüsü, kapı çarpması, patlama gibi yüksek sesler bu gruba girerken, bazı durumlarda kişi kendi sesinden dahi korkabilir. hatta bu tür fobilere sahip kişi, karşısında bir balonu patlatacak gibi yapmanız ve patlatmamanız durumunda bile, çıkabilecek yüksek ses nedeniyle paniğe kapılır.
devamını gör...

--- alıntı ---

hayatta hiç bir zaman bir başkasına tüm benliğinle güvenme,
çünkü; hiç kimse sana tüm benliğiyle görünmez.
pablo neruda

--- alıntı ---
devamını gör...

vahim bir meseledir, çok başımızı ağrıtacaktır.

sanıldığı üzere asıl can yakıcı olan şey o kusmuk, köpük gibi görünen yüzeyin yüzeyde yarattığı görüntü ve çevre kirliliğinden çok öte bir şeydir. bataklıkla çok benzer bir oluşumdur. ilgili mikroorganizmaların yarattıkları o yumurta akı gibi oluşum, içlerine hava kabarcıkları vb. şeyleri hapsederek ağırlaşır ve deniz yüzeyine doğru çöker. yüzeyde bulunan ve dibe doğru çöken o katman, güneş ışınlarının derinlere ulaşmasını da engelleyerek deniz altındaki yaşamı da çok ağır bir şekilde olumsuz yönde etkiler... yüzeye yakın yerlerde bulunan balık yumurtalarını tehlikeye sokar, yaşam dengesi alt üst olur... yani aslında denizin altında durum yüzeyde gördüklerimizden çok çok daha korkutucu bir durumdadır.

bu durum ayrıca 1-2 haftada olan bir durum da değildir. uzman görüşleri, 1989 yılından beri marmara denizi'nin ölmekte olduğunu söylemektedir. en büyük sebebi çevre kirliliği, atıklardır. yani doğada tüketmekten başka hiçbir halta yaramayan, yaradığı her şey de sadece kendisi gibi insanlığa yarayan insanlardır...

bir şeyler düşünmesi, harekete geçmesi gereken tüm yetkililer; her zaman olduğu gibi üç maymunu oynamaktadırlar. bu coğrafyada yumurta kapıya dayanmadan iş yapıldığını görmek; öyle zannediyorum ki bana nasip olmayacak...

marmara'da yaşanan ve acil müdahale gerektiren bu hadiseyi, umarım en az zararla atlatabiliriz...
devamını gör...

evde yalnız iken duşta ayağımın kayarak düşmem sonucu uzun süre kimse tarafından farkedilememek. bulunduğumda ise kan içinde ve çırılçıplak oluşum....
devamını gör...

of of başlangıçta bu kadar uzağa götürebildiyse, yolculuğun sonunda nereye varmış olacağız acaba. efsane başladı.
devamını gör...

aile demek istediğim başlıktır.
acun ılıcalı bir ailesi olması için her şeyini verirdi.
aile çok önemlidir anne baba hiç bir şekilde yeri dolmayacak kavramlardır.
devamını gör...

lucifer bende. geri almak istiyorsanız söyleyeceğim miktarda karma puanı istediğim yere getireceksiniz. tekrar ararım ve yeri bildiririm daha sonra.

edit: ben de öyle düşünmüştüm *
devamını gör...



aksamı beklerken.. cigarayla.. saygılar.
devamını gör...

"insan, kendini bir dünyaya sığdıramadı;
bir karış toprağa gireceğini bile bile..."
devamını gör...


akaryakıtı 1 kuruş daha ucuza almanın ekonomiye 300 milyon lira katkı sağlayacağına dikkat çekilerek, "markayı değil ucuz olanı tercih edin" tavsiyesine yer verildi.

haberin devamı için
devamını gör...

işte budur üstad dediğim konulara damgasını vuran yazardır.*
devamını gör...

''la fée verte (yeşil peri)'' olarak da bilinen bir garip içki türü. bir çok hastalığa karşı etkili olacağı düşünülen içki, diğer tanımlarda da bahsedildiği üzere halüsinasyonlarla başlayıp sinir sisteminin yıkılmasına kadar giden bir çok yan etkiye sahip. buna rağmen 20. yüzyılın başında sanatçılar tarafından yaygın olarak tüketiliyormuş, öyle ki özellikle kokteyl saatleri bu sebeple ''l'heure verte (yeşil saat)'' olarak anılmaya başlanmış.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel viktor oliva - the absinthe drinker (1901)
devamını gör...

ufacık yere beton dökmek için gelen 3 ustanın elinden çok çenesi işleyince ortaya çıkan neden.
devamını gör...

güzel insan aramakla insandaki güzelliği aramak arasında derin bir fark var. “güzel insan” dediğimizde göreceli bir kavramdan bahsederken “insandaki güzellik” dediğimiz zaman iş bambaşka bir boyuta taşınıyor.

güzel insanla mı yaşanır, yoksa insandaki güzellikten mi doğar diye sorgulatır kendini aşk. kimine göre güzel insanla yaşamır kimine göre insandaki güzellikten doğar. ama bana göre insandaki güzellikten diyebilirim kuşkusuz. o insanın güzelliğinden doğan aşk zaten o kişiyi güzelleştirir de özelleştirir de. zaten bozulmayacak mı yüzümüzün ütüsü? geçmeyecek mi zaman? düşmeyecek mi saçlarımıza ak? zaman diye bir kavram varken güzellikten bahsetmek çok basit geliyor bana insandaki güzelliğe kıyasen.

birinin sen yanında yokken de seni düşünmesi ne kıymetli değil mi? güzel bir an yaşarken seni yanında düşünüyor mesela ya da bişeyleri seni düşünerek alıyor, seversin diye. ya da bişeyleri sırf seni mutlu etsin diye yapıyorsa yine sen yanında yokken, asıl güzellik bu değil midir? bu daha özel ve zamanın bile ütüsünü bozamayacağı birşey değil midir? uzak ya da yakın olmanın bir önemi kalmıyor, aynı düşüncelerde bir araya gelmek güzellik değil de nedir?

işte bu insandaki güzellikle doğan aşk sayesinde denk gelir insanlar birbirlerine. evet belki ilk başta etkilenmek için güzellik de gerekebilir ama her güzel gördüğümüzün içinde güzellik de bulamayabiliriz. o yüzden aşk denk gelmektir bana göre. “ömrünün geri kalanına denk geldiğinde hissedilecek birşeydir.” der bir yazar kitabında. ne kadar derin, içinde ne çok anlam barındıran bir cümle. bedenen yan yana olamasanız da ömrünün geri kalanına denk gelmek ne büyük bir anlam taşır, küçücük cümleye sığmayacak kadar aslında.

gerçek sevgi, gerçek aşk insanın yüreğinde saklıdır. duymadan seslenmeyi biliyorsa bir yürek, görmeden de sevmeyi ve özlemeyi de bilir elbet. o gerçek güzelliğini keşfedebileceğiniz insanlarla karşılaşırsınız umarım. o zaman bu güzel duygunun tadını bir ömür alırsınız. hayat da kimine göre uzun kimine göre kısa bir yoldur nihayetinde. yol arkadaşınızı bu yüzden iyi seçin. iyi seçin ki her nefesiniz kesildiğinde bahanelerle değil, yüreğiyle gelebilsin.

dokunmadan, dokunan cümleler biriktirebiliyoruz zaman zaman. kullanamadıktan ve aktaramadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı ki?

o yüzden hani meşhur bir söz var ya;
“yüreğin yorgunluk görmesin!”
yüreğiniz yorgunluk görmesin, kalbi güzellik dolu insanlara denk gelesiniz.

ve son olarak,
oscar wilde şöyle der;
“güç erkeğe, güzellik kadına verilmiştir. ama herşeyi yenen güç bir güzelliğe yenilmiştir.”
bir kadını güzel yapan yüreğinin güzelliğidir bence.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim