erkeklerin regl olması durumunda yaşanabilecekler
koşmak.
doktora gitmek.
bacaklarımı açmak.
''ölüyor muyum doktor'' diye sormak.
bunu her ay tekrar etmek.
bacaklarımın arasından kan gelmesini kabullenememek.
ağlamak.
doktora gitmek.
bacaklarımı açmak.
''ölüyor muyum doktor'' diye sormak.
bunu her ay tekrar etmek.
bacaklarımın arasından kan gelmesini kabullenememek.
ağlamak.
devamını gör...
ibiş
orta oyunu karakteri, günümüz ben sevgi kelimesi.
çok seviyorum kullanmayı, küçük, sevimli, güzel bişi var kafamda tanım olarak, mıncırılası.
yani günümüz kötülerinin aşağılama kelimesi olarak kullandığının tam aksi, sıcak bi de, bu kelimeler niye bu kadar güzel allahım?
edit : 48 demiştik?
çok seviyorum kullanmayı, küçük, sevimli, güzel bişi var kafamda tanım olarak, mıncırılası.
yani günümüz kötülerinin aşağılama kelimesi olarak kullandığının tam aksi, sıcak bi de, bu kelimeler niye bu kadar güzel allahım?
edit : 48 demiştik?
devamını gör...
iko (yazar)
fişeklerin hepsini kullanmasa miydik? yılbaşında ne edecez?
devamını gör...
özel mesajda küfreden yazar
hadsiz kişi.
tek kelime konuşmadığımız yazardan bile küfür yediğimiz oluyor. tartışsak da yesek gam yemeyeceğiz yani...
özel mesajlarda olup bitenlere yönetim karışmaz. yalnız aynı kişi hakkında 1'den fazla şikayet olursa o zaman değerlendirirler. "karışmıyorlarsa neden mesaj atıp anlatayım?" diyebilirsiniz. demeyin. siz yine de şikayetçi olun ki sizden başkalarının şikayeti de olursa, hepsi birlikte değerlendirilsin.
tek kelime konuşmadığımız yazardan bile küfür yediğimiz oluyor. tartışsak da yesek gam yemeyeceğiz yani...
özel mesajlarda olup bitenlere yönetim karışmaz. yalnız aynı kişi hakkında 1'den fazla şikayet olursa o zaman değerlendirirler. "karışmıyorlarsa neden mesaj atıp anlatayım?" diyebilirsiniz. demeyin. siz yine de şikayetçi olun ki sizden başkalarının şikayeti de olursa, hepsi birlikte değerlendirilsin.
devamını gör...
nadirkitap
online sahaftır. türkiye'nin birçok farklı noktasındaki sahaflar kendilerini buraya kaydederek bir nevi görünürlüklerini arttırır. satış yaparlar.
istanbul'da yaşamamamın güzelliği olsa gerek alacağım kitapları burada bakınıyorum,satıcı istanbul avrupa yakasında ise atlıyorum metroya hem istanbul'u geziyorum hem de sahafa gidip kitabımı alıyorum. bazen aslıhan pasajında bazen beşiktaş taraflarında bazen istiklalin ara sokaklarında bazen de beyazıt da.. her yerde olabiliyor. güzel bir şey efenim.
istanbul'da yaşamamamın güzelliği olsa gerek alacağım kitapları burada bakınıyorum,satıcı istanbul avrupa yakasında ise atlıyorum metroya hem istanbul'u geziyorum hem de sahafa gidip kitabımı alıyorum. bazen aslıhan pasajında bazen beşiktaş taraflarında bazen istiklalin ara sokaklarında bazen de beyazıt da.. her yerde olabiliyor. güzel bir şey efenim.
devamını gör...
cözülemeyen sudoku (yazar)
ilk kez böyle bi şey yaşıyorum. çok sevindim. neden ç değil de c orasının gizemi inception filminin sonuyla kapışır. iyi günler.
devamını gör...
ilk gün
training day (2001), yönetmen antoine fuqua' nın polisiye suç filmidir. çaylak bir dedektifin tecrübeli bir dedektifin yanında ilk gününü anlatılır. filmin tamamı tek bir günde geçer.
öncelikle film hakkındaki en iyi kısımın oyunculuklar olduğunu belirteyim. özellikle denzel washington bu film ile kazandığı oscarı kesinlikle haketmiş. filmin özellikle son 15 dakikasında karakterini oynamaktan çok adeta yaşamış.
ethan hawke' da yardımcı erkek oyuncu akademi ödülü adaylığını da bana sorarsanız hakederek kazanmış.
film özellikle polislerdeki yozlaşma konusunu çok güzel işlemiş. yapılanın yanlış olduğunu bildiği halde sesini çıkaramayan bir dedektifi izliyoruz. filmin sonunda ise tüm film boyunca biriken öfkesini ve tiksinme duygusunu adeta denzel abimizin suratına suratına vuruyor.
filmin temposu da oldukça yüksek karakterler ile birlikte oradan oraya sürükleniyormuşuz gibi hissediyoruz. akıcılık konusunda film oldukça başarılı.
izlemesi gayet keyifli ve oyunculukların tavan yaptığı bir film.
özelikle king kong ain't got shit on me sahnesi benim ev sevdiklerimdendir. doğruysa senaryoda olmayan bu cümle denzel' in doğaçlamasıdır.
öncelikle film hakkındaki en iyi kısımın oyunculuklar olduğunu belirteyim. özellikle denzel washington bu film ile kazandığı oscarı kesinlikle haketmiş. filmin özellikle son 15 dakikasında karakterini oynamaktan çok adeta yaşamış.
ethan hawke' da yardımcı erkek oyuncu akademi ödülü adaylığını da bana sorarsanız hakederek kazanmış.
film özellikle polislerdeki yozlaşma konusunu çok güzel işlemiş. yapılanın yanlış olduğunu bildiği halde sesini çıkaramayan bir dedektifi izliyoruz. filmin sonunda ise tüm film boyunca biriken öfkesini ve tiksinme duygusunu adeta denzel abimizin suratına suratına vuruyor.
filmin temposu da oldukça yüksek karakterler ile birlikte oradan oraya sürükleniyormuşuz gibi hissediyoruz. akıcılık konusunda film oldukça başarılı.
izlemesi gayet keyifli ve oyunculukların tavan yaptığı bir film.
özelikle king kong ain't got shit on me sahnesi benim ev sevdiklerimdendir. doğruysa senaryoda olmayan bu cümle denzel' in doğaçlamasıdır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının oy vermiyor olması
en saçma yoruma bile oy veriyorum. sırf emek vermiş diye. şurda vereceğiniz bir oy sizin için bir ifade olmaz iken yazar açısından bir hoş duygudur. sözlük için yapın bunu.*
devamını gör...
ederin olsun
devamını gör...
çocukları can kulağıyla dinlemek
değerli oldukları, dinlendikleri, ilgiyle kabul gördükleri hissiyatı oluşturur.
gördüklerini yapacakları için, siz konuştuğunuzda onlar da sizi can kulağıyla dinliyor olacak.
dinlenen bir çocuk duygularını çok güzel ifade etmeyi öğrenir. duygularını ifade etmeyi öğrenen bir çocuk ise, empati yapma becerisi kazanır. özgüven problemi yaşamaz. değersizlik hissi yaşamaz.
onu can kulağıyla dinleyecek öyle çok kişi var ki dışarda.'' çocuğum beni dinlemiyor, benimle konuşmuyor, odasına kapanmış çıkmıyor.'' diyorsunuz ya hani.. zamanında yeterince dinlenmemiş çocuklar, ergenlikte aile bağları pamuk ipliğine bağlı yaşıyor.
bazen çok konuşuyor, hep aynı şeyleri söylüyor ve bu hayat telaşının içinde çok bunalıyorken dinleyemiyoruz. ama genel manada çocuğunu can kulağıyla dinleyen, söylediklerini merak eden, önemseyen ve bundan keyif alan; onunla sohbet etmeyi sabırsızlıkla bekleyen, birlikte kikirdeyen ebeveynler olmamız dileğiyle..
gördüklerini yapacakları için, siz konuştuğunuzda onlar da sizi can kulağıyla dinliyor olacak.
dinlenen bir çocuk duygularını çok güzel ifade etmeyi öğrenir. duygularını ifade etmeyi öğrenen bir çocuk ise, empati yapma becerisi kazanır. özgüven problemi yaşamaz. değersizlik hissi yaşamaz.
onu can kulağıyla dinleyecek öyle çok kişi var ki dışarda.'' çocuğum beni dinlemiyor, benimle konuşmuyor, odasına kapanmış çıkmıyor.'' diyorsunuz ya hani.. zamanında yeterince dinlenmemiş çocuklar, ergenlikte aile bağları pamuk ipliğine bağlı yaşıyor.
bazen çok konuşuyor, hep aynı şeyleri söylüyor ve bu hayat telaşının içinde çok bunalıyorken dinleyemiyoruz. ama genel manada çocuğunu can kulağıyla dinleyen, söylediklerini merak eden, önemseyen ve bundan keyif alan; onunla sohbet etmeyi sabırsızlıkla bekleyen, birlikte kikirdeyen ebeveynler olmamız dileğiyle..
devamını gör...
mahlas değil takma ad
bana da yazdığı ilk mesaj * olmuştu. ben trol sanıp "kızım kanka" yazmıştım ama sonradan bana onunla ilgili mesajlar atıldı. sözlükteki kadınları taciz ediyormuş. evli barklı adamsın kardeşim git karını taciz et.
devamını gör...
ölmedim ama hafif sürünüyorum (yazar)
en yaratıcı kullanıcı adlarından birine sahip sıcakkanlı yazar.
devamını gör...
mandela etkisi
tarkan filminde "+babanı kim öldürdü kurt?
-hav hav
+hain kostok!" diye bir replik yok.
ayrıca: (bkz: hugo'da küfreden çocuk)
-hav hav
+hain kostok!" diye bir replik yok.
ayrıca: (bkz: hugo'da küfreden çocuk)
devamını gör...
insanı mutlu eden bedava şeyler
yağmur ve sonrasındaki mis gibi toprak kokusu..
devamını gör...
edebiyat dedikoduları
bir dedikodu sayılır mı bilmem ancak ismet özelin turgut uyar hakkındaki şu anekdotu ustaya saygımı perçinledikçe perçinlemiştir.
ilk okuduğumda içimden üç kez şair be diye haykırmıştım.
"ben edebiyat, şiir dünyasına ilk adımlarımı attığım sırada ankara'da idim. hüseyin cöntürk çarşamba akşamları davet ettiği bazı insanları ağırlardı. o akşamlardan birinde turgut uyar ve ben karşı karşıya konuştuk. ben biraz önce söylediğim sözlerin paralelinde bir şeyler söyledim. bir dünyada yaşıyoruz. bu dünyada şairin sözü her şeyden önemli, mesela geçenlerde peru'da bir futbol maçı sırasında halk tribünlerden indi ve kendilerine müdahale etmek isteyen polisleri dövdü. yıl 1964. yani 27 mayıs ihtilalinin üzerinden 4 sene geçmiş geçmemiş. türkiye'de böyle bir şey olması bahis söz konusu değil. polis kelimesinin ne ifade ettiği yaşayanlar için bile tam yerine oturmuş değil. biz o zaman bunu gazete-haber olarak öğreniyoruz. ben dedim ki şairin söylediği şey dünyada olandan daha kıymetli olmalı dünyada bir şeyler oluyor hem o olan şeyi yansıtacaksınız yaşatacaksınız. ama aynı zamanda ortaya bir şiir çıktığına göre başka insanların beslenebileceği bir şey de ortaya koyacaksınız, yani şiir başka türlü nasıl olur? ne yapardın?
peki, dedi turgut uyar yani sen olsan ne yapardın?
valla gayret ederdim ki buna denk düşen bir mısra kurayım, daha sonra mısra ile yüz yüze gelen insanın beslenebileceği bir şey ortaya çıkarayım.
-hayır dedi turgut uyar, böyle olmaz. ne olmuşsa onu söyleyeceksin. ben olsam şöyle söylerim dedi: "peru'da halk polisleri dövüyor. bir de sebep göstereceksin, aşktan."
ilk okuduğumda içimden üç kez şair be diye haykırmıştım.
"ben edebiyat, şiir dünyasına ilk adımlarımı attığım sırada ankara'da idim. hüseyin cöntürk çarşamba akşamları davet ettiği bazı insanları ağırlardı. o akşamlardan birinde turgut uyar ve ben karşı karşıya konuştuk. ben biraz önce söylediğim sözlerin paralelinde bir şeyler söyledim. bir dünyada yaşıyoruz. bu dünyada şairin sözü her şeyden önemli, mesela geçenlerde peru'da bir futbol maçı sırasında halk tribünlerden indi ve kendilerine müdahale etmek isteyen polisleri dövdü. yıl 1964. yani 27 mayıs ihtilalinin üzerinden 4 sene geçmiş geçmemiş. türkiye'de böyle bir şey olması bahis söz konusu değil. polis kelimesinin ne ifade ettiği yaşayanlar için bile tam yerine oturmuş değil. biz o zaman bunu gazete-haber olarak öğreniyoruz. ben dedim ki şairin söylediği şey dünyada olandan daha kıymetli olmalı dünyada bir şeyler oluyor hem o olan şeyi yansıtacaksınız yaşatacaksınız. ama aynı zamanda ortaya bir şiir çıktığına göre başka insanların beslenebileceği bir şey de ortaya koyacaksınız, yani şiir başka türlü nasıl olur? ne yapardın?
peki, dedi turgut uyar yani sen olsan ne yapardın?
valla gayret ederdim ki buna denk düşen bir mısra kurayım, daha sonra mısra ile yüz yüze gelen insanın beslenebileceği bir şey ortaya çıkarayım.
-hayır dedi turgut uyar, böyle olmaz. ne olmuşsa onu söyleyeceksin. ben olsam şöyle söylerim dedi: "peru'da halk polisleri dövüyor. bir de sebep göstereceksin, aşktan."
devamını gör...
lehtar
arapça'dan dilimize geçmiş bir kelimedir.söz konusu haktan faydalanandır. hakkın doğmasından sorumlu veya hakkın doğmasına neden olan anlaşmada taraf olmasa da kendi lehine sonuç doğandır. örneğin ; çek bono,poliçe gibi çeşitliliğe sahip olan ticari senetlerde, bu senetlerden fayda sağlayacak olan yani senet üzerinde ismi yazılı bulunan kişidir.
devamını gör...
mohsen namjoo
hakkında bu kadar az yazılması bir miktar üzdü. zira kendisi iran müziğinin çok önemli bir sesidir. zaten iran ve fars edebiyatı müzik anlamında çok fazla malzeme verir sanatçılara. mohsen namjoo da muhalif tarzıyla geleneksel acem müziğini modern batı müzik tarzlarıyla harmanlıyor. şarkılarındaki muhalif tarzı bazı insanların hoşuna gitmiyor elbette. 2007'de çıkardığı en meşhur albümlerinden biri olan toranj çok fazla olumlu ve olumsuz ses getiriyor. bu albümde kuran'dan ayetler kullandığı için sürgün yiyor ve hâtta ülkede dinlenmesi yasaklanıyor. düşünsenize öyle bir sanatçısınız ki sizden korktukları için sizi yasaklıyorlar. fakat bu yasaklar halkının onu sevmesine engel olamıyor. mohsen namjoo ünü ile zaten ülkelerin sınırlarını ortadan kaldırıyor. tüm insanlara ulaşıyor sesi ile. müzik çevresi kendisine iran'ın bob dylan'ı dese de kendisi bu sıfatı kabul edemiyor :) neden kabul etmediğini kendi cümlelerinden dinlemek için (bkz: https://youtu.be/-GLh-RZ_Jts)
mohsen namjoo'nun sesini uzun yıllar duyabilmek dileği ile... çok yaşa mohsen.
mohsen namjoo'nun sesini uzun yıllar duyabilmek dileği ile... çok yaşa mohsen.
devamını gör...


