kullanıcı adımı aldığım başlıktır.
devamını gör...

cat stevens - lady d'arbanvile ,
rem- losing my religion,
devamını gör...

daha daha nasılsınız?
güzel sorudur? deneyin
devamını gör...

geldi sonunda sözlük yoldaşım beniiiim. hep beraber bir daha gitmemesi için baskı yapalım lütfen.
hoşgeldin hidocuk.*
devamını gör...

uzun beyaz bulut anlamına gelen maori dilinde bir kelime ve yeni zelanda’nın maorice adı. buket uzuner’in kaleme aldığı ve hem anzakların hem de osmanlıların gözünden çanakkale savaşını anlattığı romanı gelibolu (kitap)’nun tam adı uzun beyaz bulut gelibolu‘dur.
devamını gör...

menemenin üzerindeki yumurta sarısı gibi, o sarıya banılan taze ekmek gibi. yanında da bir bardak sıcak çay gibi. çok şey istemiyorum bence.
devamını gör...

bir mutluolmayibilenbiri ukdesidir.

bir yaşar kemal kitabıdır.

baldaki tuz yaşar kemal’in gazete ve dergilerde yayımlanmış olan kurmaca dışı yazılarından oluşan ufuk açıcı, düşündürücü ve bazı çağrışımları ile rahatsız edici olan yazılarıdır.

bütün yazılarda yaşar kemal’in nerde görsek tanıyacağımız o tadına doyulmaz üslubu okuyanı mest ediyor. anlattıkları elbette önemli, bir yazar ve sanatçı olarak duruşu, düşünceleri ve tavrı çok mühim benim için ama anlatma tarzındaki samimiyet ve korkusuzluk her şeye değiyor.

halkın mutluluğunun önünde duran herkesin karşısında duran bir adam yaşar kemal, yani öyleydi, belki hala da öyledir. o gökgürültüsü gibi, fırtına gibi, kıyamet gibi ses tonuyla anlattığı şeyleri aynı melodiyle yazıya da dökmesi olacak gibi değil.

yaşar kemal hayatı boyunca halkın yanında oldu, ezilenin arkasına geçip burdan bir fayda elde etmeye çalışmak yerine önlerine geçip onlara gelecek darbeleri karşılamaya çalıştı, halkı mutlu olsun diye yazdı da yazdı.

yaşar kemal cümlelerini okuduktan sonra okuyan insana bir güç, bir kuvvet geliyor sanki. sanki halkı mutlu edebilirmişiz gibi. baldaki tuz gibi.
devamını gör...

1- the century of the self -> belgeselde sigmund freud’un öğretilerinin toplumsal kitleler üzerinde nasıl kullanıldığı anlatılmış diyerek kısa bir özet cümlesi kurabiliriz.
freud’a göre insanın doğuştan sahip olduğu arzuları, istekleri yani irrasyonel yönü bilinçdışı ile kontrol edilmelidir. insan arzularını değil, arzuları insanı yönetir. sigmund freud’un bilinçdışı kavramının yeğeni edward bernays tarafından kamuoyunu yönlendirmek, özellikle ürünlerin satılmasını sağlamak için nasıl kullanıldığı ayrıntılı bir şekilde anlatılmış. yani, insanların sadece ihtiyacı oldukları şeyleri satın alırken nasıl ihtiyaç olmayan şeyleri almaya başladıkları kısaca tüketici toplumunun temellerinin nasıl atıldığı hakkında örnekler bulunuyor. bütün bu söylenenlerin psikanalizle yapıldığını görebiliyoruz.

3- food, inc -> tabağımıza koyduğumuz yemek nereden geliyor, paketlenmek ve o paketin içinde kalabilmek için neler yaşıyor, doğal dediğimiz birçok ürün aslında nasıl bir çöpten ibaret, hayvanlar insanlıktan neler çekiyor ve gıda işçileri ne gibi şartlarda yaşıyor. izledikten sonra gidip organik market kapısı yalayacağınız bir belgesel.

3- taboo -> dünyanın büyük bir çoğunluğu için tabu sayılacak çok çok ilginç şeylerin bazı kabilelerde, toplumlarde nasıl ritüelleştirildiğini gördükçe saç baş yolacaksınız. özellikle afrika ve asya'nın bizden ne kadar farklı olduğunu bir kez daha anlamak için muazzam belgesel.
devamını gör...

milyarlarca insanla aynı gökyüzüne baktığımız için pek şaşırmadığım durumdur.
devamını gör...

seneler önce, ilk kurumsal iş tecrübemim olduğu orta ölçekli bir şirkette yönetici asistanlığı yapıyorum. tam da o dönem kapalı alanlarda sigara içmenin yasaklanmaya başladığı dönemler. kimse ne yapacağını tam olarak bilmiyor. sigara odaları vardı. öyle sert bir geçiş olmamıştı. neyse indim sigara odasına. hava buz gibi. satış temsilcilerinden biri geldi. adam gıcık. bütün şirket görünce aman laf sokmasın diye yolunu değiştiriyor. adam gelince dedim eyvah, bana da salça olacak. cam kenarına doğru yaklaştım ama üşüyorum da ısıtıcının dibine kadar girdim. adam alaycı şekilde başını kaldırdı suratıma bile bakmadan 'annen baban sigara içtiğini biliyor mu senin?' diye sordu. ufak tefeğim o zamanlar çok. güya dalga geçiyor. boş zamanlarınızda mahmut hocacılık yapıyorsunuz heralde diye tersledim. yüzüme baktı. dil de pabuç kadar, nerelisin sen dedi. istanbulluyum dedim. yok yok değilsin dedi. allahallah dedim, sizi mi inandıracağım bir de istanbulluyum işte. aslen nerelisin sen onu söyle dedi. 3 kuşak istanbulluyum dedim. dünyanın yer yerinde insanlar üşüdüğünde ısıtıcıya ellerini uzatır. sadece karadenizliler poposunu ısıtmaya çalışır, sen de bir karadenizlilik var dedi. tabi ben bastım kahkahayı, o gergin hava dağıldı. evet dedim batısından karadenizliyim. belli dedi gitti.

özetle poposunu ısıtmaya çalışan birini görürseniz o kişi karadenizliymiş. bilimsel bir veri değil ama sosyolojik bir veri olabilir, sonrasında benim de dikkatimi çekti %100 çalışıyor *
devamını gör...

evlenip çoluk çocuğa karıştı. mutluluklar dileriz.
devamını gör...

euplectes progne olarak da geçen bu kuş türünün ana vatanı güney afrika. adlarını siyah renkli olmalarından ve uzun kuyruklarından alırlar. uzun kuyruklu dul kuşlarının erkeklerinin kuyrukları 40 cm kadar uzayabiliyor. dişiler ise çiftleşmek için her zaman en uzun kuyruklu erkekleri seçer. uzun kuyruklu dul kuşları hepcil beslenir. hem tohumlarla hemde meyvelerle beslenen bu kuşlar eklembacaklı gibi canlıları da severek yerler. afrikada geniş çayırlarda yanlız olarak dolaşıp çiftleşme dönemlerinde bir araya gelirler. bu dönemde genel olarak agresif bir yapıya sahip olurlar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel kaynak
devamını gör...

bakayım kimsenin favorisi miyim? değilmişim.
devamını gör...

gereksiz vakit kaybetmek istemeyen, cevabının önemli olmadığı nasılsınlardan, aslında iyi olunmayan iyiyimlerden sıkılmış insandır. aferindir.
devamını gör...



şu müzik eşliğinde okuyunca ağlatan başlık ve tanımdır çok duygulandım lan.
devamını gör...

2 haftadır yokum kimse de fark etmemiş ya. boğazıma bir şey düğümlendi şuan. biri de çıkıp dememiş ki vasıfsız nerde??
bu geceki (#) imiz: (bkz: vasıfsız nerde sorunsalı).
devamını gör...

kızıma çok yakışıyor.

beyaz meleğim.
devamını gör...

yaşadığımız coğrafyanın etkisinin fazlasıyla olduğunu düşünüyorum. okuyacağı bölüme kadar hatta giyeceği kıyafete kadar karışılması, sürekli bir kıyaslama durumunun olması, son zamanlarda telefonunu çıkar göster diyen dayıların türemesi, ne düşündüklerinin neler yapmak istediklerinin dikkate alınmaması, kitap fiyatlarının artması, bilim-sanat yerine siyaset hakkında konuşmak durumunda bırakılmaları... say say bitmez. çok üzücü.
devamını gör...

--- alıntı ---
sevişti bir bakir ile bakire. erkeğe milli dediler, kadına fahişe.
--- alıntı ---

cemal süreyya
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
5 dakikadır ders çalışmak... bu kadar yeter.. çok bile çalıştım..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim